BJK’de bir isimle daha yollar ayrılıyor

Beşiktaş’a 2008-2009 sezonu devre arasında transfer olan ve Siyah Beyazlı takımın 2008-2009 sezonunda yakaladığı çifte kupalı başarıda pay sahibi olan Fabian Ernst ile Siyah Beyazlı takım ile yolları ayrılıyor.

Bir önceki sezon başında Beşiktaş ile mukavele yenileyen ve Siyah Beyazlı takım ile2013-2014 sezonu sonuna kadar anlaşma imzalayan Ernst’e futbol komitesi ilk olarak yıllık ücretinde indirime gidilmesi teklifinde bulunmuştu.

Geçen sezon Beşiktaş’tan 2.3 milyon euro kazanan Alman futbolcu, 2012-2013 sezonu için 2 milyon Euro (1 milyon 500 bin Euro garanti ücret ve bir kereye mahsus olmak üzere 10 maç için maç başı 50 bin Euro’dan toplam 500 bin euro), 2013-2014 sezonu için ise 1 milyon 700 bin Euro (1 milyon euro garanti ücret ve bir kereye mahsus olmak üzere 10 maç için maç başı 70 bin Euro’dan toplam 700 bin euro) ücret alacaktı.

Ernst kendisi ile yapılan anlaşmada indirime gitmeyeceğini yönetim kuruluna bildirmesinin ardından teknik direktör Samet Aybaba Alman oyuncuyu yurt dışı hazırlık kampına götürmeyeceğini dile getirmişti. Yaşanan bu durum sonrası Ernst’in Beşiktaş’tan ayrılmaya karar verdiği ve farklı bir takım ile anlaşmak için temaslara başlayacağı öğrenildi.

Alman oyuncunun menajerlerinin Beşiltaş ile olan mukavelesini feshetmek ve farklı bir takım ile anlaşmak için görüşmelere başladığı belirtilirken, Ernst’in Siyah Beyazlı takımın 2 Temmuz’da başlayacak sezon hazırlıkları için Nevzat Demir Tesisleri’ne gidip gitmeyeceği ise bilinmiyor.

(Milliyet)

Olcay’ın alacağı ücret belli oldu

Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda da yer alan açıklamada, ”Futbolcu Olcay Şahan’la 4 yıllığına anlaşılmıştır. Futbolcunun kendisine yıllık 1.000.000 avro garanti ücret ödenecektir” denildi.

Siyah-beyazlı ekip, Olcay Şahan’ın eski kulübü Kaiserslautern Kulübü’ne 800 bin avro bonservis bedeli ödeyeceğini ve futbolcunun başka bir kulübe satılması halinde Alman ekibine yüzde 10 pay verileceğini daha önce açıklamıştı.

Almanya ESM ve mali birliği kabul etti

Almanya, Avrupa İstikrar Mekanizmasını ve mali birliği kabul etti

Mecliste dün akşam yapılan oylamalarda, yasa tasarılarının kabul edilmesi için gerekli olan üçte ikilik çoğunluk, iktidar partilerine destek veren muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller Partisi tarafından sağlandı.

Sol Parti ise yasa tasarılarına karşı çıkarak, bunların iptal edilmesi için Pazartesi günü Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunacağını açıkladı.

ESM için yapılan oylamada, oylamaya katılan 604 milletvekilinden 493’ü yasa tasarısını desteklerken, 106’sı buna karşı çıktı, 5 milletvekili de çekimser oy kullandı. Mali birlik ile ilgili yasa tasarısına da 491 milletvekili “evet” oyu kullanırken, buna 111 milletvekili karşı çıktı, 6 milletvekili de çekimser oy kullandı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, oylamadan önce yaptığı hükümet açıklamasında, Avrupa’nın gelecekteki istikrarı için tarihi bir karar almak ve Avro’dan yana olduklarını herkese göstermek istediklerini belirtti.

SPD ve Yeşiller Partisi de, Merkel’i Avro krizini daha da artırmakla eleştirmesine rağmen, hükümetin yasa tasarılarına destek vereceğini açıkladı.

Bundestag’ın aldığı kararları dün gece geç saatlerde Bundesrat’ta onayladı. Söz konusu yasa tasarılarının onaylanabilmesi için hem Bundestag, hem de Bundesrat’ta üçte ikilik çoğunluğun sağlanması gerekiyordu.

Anayasa Mahkemesine söz konusu yasa tasarılarına karşı daha şimdiden yapılan bazı kişisel şikayetler nedeniyle ESM yarın planlandığı gibi yürürlüğe giremeyecek. Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği kararın bir kaç hafta sürebileceği bildirildi.

Sünnet yasağına tepkiler çığı gibi

Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan temsilcilerinden sonra Yeşiller Partisi Eş Başkanı Claudia Roth ile Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de mahkemeye sert eleştirilerde bulundu. Bild gazetesine konuşan Westerwelle, “Karar uluslararası boyutta şaşkınlığa neden oldu. Almanya, farklı fikirlere açık, toleranslı bir ülke olduğunu, din özgürlüğünün güvence altında bulunduğunu ve sünnet gibi dini geleneklerin korunduğunu dünyaya göstermeli.” dedi. Claudia Roth da mahkemenin ‘gerçeklere yabancı’ kaldığına dikkat çekti: “Bu karar, uzun geçmişi olan bir kültürü yok sayıyor, Yahudi ve Müslüman hayatını sınırlıyor, dışlıyor.”

Köln Eyalet Mahkemesi’nin sünneti “yaralama suçu” kapsamına sokan kararı, Köln Savcılığı’nın temyize gitmemesi üzerine geçerlilik kazandı. Köln Savcılığı’nın bir sözcüsü, başarılı olacağına inanmadıkları için temyiz davasından vazgeçtiklerini açıkladı. Böylece sünneti “yaralama suçu” olarak gören mahkeme kararı onaylanmış oldu. Köln Eyalet Mahkemesi, sünnet ettiği bir çocuğun daha sonra kanama geçirmesi sebebiyle hakkında dava açılan bir doktoru serbest bırakmış, ancak gerekçeli kararında “doktorun suç işlediğini bilmediği”ni belirtmiş ve sünnetin “yaralama” suçu kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetmişti.

Çocukları Türkiye’de sünnet ettirmek de suç sayılacak

Çocuğu sünnet ettirmeyi “adam yaralama” sayan kararın, tahmin edilenlerin ötesinde büyük etkileri olacağı ortaya çıktı. Avukat Abdullah Emili, bundan sonra çocuğunu Almanya veya başka bir ülkede sünnet ettiren anne-babaların da suçlu duruma düşeceğini belirtti. Emili, Almanya’da yaşayan bu kişileri 10 yıla kadar hapis cezası beklediğini kaydetti.

Avukat Abdullah Emili, karardan sonra çocuk sünnet eden doktorların ise aynı şekilde hapis cezası ve ömür boyu doktorluktan men cezaları alabileceğine dikkat çekti. Sünnetin binlerce yıldır uygulandığını hatırlatan Emili, böyle bir karara hiç ihtiyaç olmadığını belirterek bunun nereden çıktığını sorguladı ve “O zaman bu karara dayanarak, küpe takmak için çocukların kulağını dedirmek de bir suç.” dedi.

Emili, tatil döneminde, anne-babaların çocuklarını Türkiye’de sünnet ettirmesi durumunda da olayın suç olabileceğini belirterek, “Almanya’daki kurallara göre, suç yurtdışında işlense bile, Alman mahkemeleri çocuk ve aile buraya geldikten sonra konuyu takip edebilir, anne baba yine suçlu duruma düşer.” uyarısında bulundu..

‘Sünneti yasaklamak kimsenin haddi değil’

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Almanya’da bir eyalet mahkemesinin verdiği sünnet yasağı kararına ilişkin “Hazreti İbrahim döneminden beri tüm dinler tarafından kabul gören olmazsa olmaz olan bir durum için bir ülkenin ‘ben bunu uygun bulmuyorum’ deme hakkı olmamalıdır.” dedi. İslam dininin Avusturya’da resmi olarak kabul edilişinin 100. yılı kutlamaları vesilesiyle Viyana’ya gelen Görmez, Yahudilikte sünnetin dini bağlayıcılığının daha da yüksek olduğunu ifade ederek sünnetin dinimizde Hz. İbrahim’in sünneti olarak uygulandığını belirtti.

AB zirvesinde Merkel’den uzlaşma yolu

Merkel’in son günlerdeki açıklamalarına yansıyan katı tutumu nedeniyle piyasaların zirveden beklentisi azalmış, avro dün dolar karşısında son haftaların en düşük düzeyine inmişti.

Bu ortamda başlayan zirvede İspanya’nın ısrarcı olduğu, Avro Bölgesi kriz fonları aracılığıyla bankalara doğrudan sermaye takviyesine, tutum değiştiren Almanya’dan gelen yeşil ışık piyasalar için olumlu sürpriz oldu. Liderler ayrıca, bütçe disiplinine bağlı ülkelere kurtarılmaya ihtiyaç duymaları halinde daha esnek koşullarda kredi verilmesi konusunda uzlaştı.

Zirve kararlarında, Avro Bölgesi kriz fonlarının “piyasalara istikrar kazandırmak için esnek ve etkin şekilde kullanılacağı” belirtildi.

Dün 1,24 seviyelerinde seyreden avro/dolar paritesi bu olumlu kararların etkisiyle bir ara 1,26’nın üzerine çıktı.

Bu arada Hollanda Başbakanı Mark Rutte, basına yaptığı açıklamada İtalya’nın zirveden her istediğini alamadığını söyledi.

Rutte, “Kriz fonunun (Avrupa İstikrar mekanizması) ikincil piyasadan doğrudan (zordaki ülkelere ait) tahvil alabilmesini talep ettiler, bu olmayacak. Faiz oranlarına üst limit getirilmesini istediler, bu da olmayacak” dedi.

Avro Bölgesi’nin daimi kriz fonu olan Avrupa İstikrar Mekanizması’nın, ilk aşamada 500 milyar avroluk sermaye gücüyle faaliyete geçecek olmasına rağmen İtalya ve İspanya’nın vadesi gelmemiş borçlarının toplamının 2,4 trilyon avroyu bulması, piyasalardaki rahatlamanın uzun sürmeyebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.

BU arada AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Avro Bölgesi liderlerinin ortak bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu için anlaştığını açıkladı.

Van Rompuy, tüm AB liderlerinin de daha sıkı siyasi ve mali birliğin ana hatlarını çizen uzun vadeli bir plan üzerinde uzlaşma sağladığını duyurdu.

28 yıllık asker kaçağını ikna için İsveç’e geldiler

Dagens Nyheter gazetesinde yeralan habere göre, asker kaçağı ve sahip olduğu güvenlik bilgileri nedeniyle David Hemler’in ABD’de en çok arananlar arasında olduğu bildirildi.

Hemler’in Almanya’nın Augsburg Hava Üssü’nde görevli olduğu sırada 1984’de Sovyetler Birliği’ne karşı yürütülen gizli bir projede görevli olduğu ve bu sırada firar ettiği bildirildi. İsveç’in başkenti Stockholm’deki Amerika Büyükelçiliği binasında Hemler’in avukatı Emma Persson ile görüşen ABD’li görevlilerin, asker kaçağını ülkesine dönüp mahkemeye çıkması için ikna etmeye çalıştı. Avukatı ile yapılan görüşmeye David Hemler’in katılmadığı bildirildi.

ABD’li görevlilerin avukat ile yaptıkları görüşmede, 28 yıllık asker kaçağı David Hemler’in gerçek kimliğinin tespiti için ne tür bir yol izlemeleri gerektiği ve onu ülkesine dönüp mahkemeye çıkmasına ikna etmek için neler yapılabileceği üzerine durulduğu bildirildi.

“Zorlanamaz”

Bu arada açıklama yapan Hemler ise kimliğinin araştırılabileceğini buna karşı olmadığını, parmak izi ve DNA testleri ile araştırma yapılabileceğini söylerken, “Ancak ABD’ye dönüp mahkemeye çıkma konusuna gelince, dönersem bana ne kadar hapis cezası verecekler. Burada eşim ve çocuklarım var. Onlar bu durumdan nasıl etkilenecekler bunları öğrenmeden ABD’ye dönmeyi düşünmüyorum” dedi. Avukat Emma Persson da Hemler’e ABD’ye dönmesi için zorlanamayacağı bilgisini verdiği öğrenildi.

Eşi kimliğini yeni öğrendi

Asker kaçağı Hemler’in bir İsveçli ile evli ve 3 çocuğu olduğu bildirilirken, Hemler’in Stockholm’de bir devlet dairesinde çalıştığı öğrenildi. Hemler, eşine kendisi ile ilgili gerçekleri birkaç hafta önce anlatması üzerine, çocukları ile ABD’ye yapacakları tatili güvenlikleri nedeniyle iptal etmek zorunda kaldıklarını söyledi. ABD’deki ailesinin ise kendisinden 28 yıldır haber alamadığı ve öldüğünü düşündükleri kaydedildi.

Görevli olduğu birimden 21 yaşındayken firar ederek, İsveç’e gelen Hemler’in İsveç’te 28 yıldan bu yana başka bir kimlik ile yaşadığı bildiriliyor. ABD’li yetkililer, Hemler 100 yaşına da gelse ABD’ye döndüğünde mutlaka yakalanıp mahkeme önüne çıkartılacağını vurguladı.

Sünnet yasağına kiliseler de tepki gösterdi

Alman Katolik Kilisesi yaptığı açıklamada, mahkeme kararının, Almanya’da yaşayan Yahudilerin ve Müslümanların dini özgürlüğünü tehdit ettiği, din özgürlüğüne ve ebeveynlerin eğitim hakkına ağır şekilde müdahale ettiği için de “son derece garip olduğu” belirtildi.

Protestan Kilisesi Daire Başkanı Hans Ulrich Anke de mahkemenin, çocuğun vücudunun korunmasıyla din özgürlüğü ve ebeveyn hakları arasındaki dengeyi iyi değerlendirmediğini ifade ederek, Almanya’da hukuki açıdan güvenli bir durum yaratılması için kararın düzeltilmesi gerektiğini söyledi.

Köln Eyalet Mahkemesi’nin kararına bazı politikacılar ve yerel gazeteler de tepki gösterdi.

Almanya’da sünnet artık kesin suç

Köln Savcılığının bir sözcüsü, başarılı olacağına inanmadıkları için temyiz davasından vazgeçtiklerini açıkladı. Böylece sünneti “yaralama suçu” olarak gören mahkeme kararı onaylanmış oldu.

Söz konusu mahkeme kararına Müslüman ve Yahudi kuruluşların yanı sıra Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile bazı politikacılar, ayrıca Katolik ve Protestan kiliseleri de din özgürlüğüne ve ebeveyn haklarına müdahale anlamına geldiği gerekçesiyle tepki göstermişti.

Köln Eyalet Mahkemesi, sünnet ettiği bir çocuğun daha sonra kanama geçirmesi sebebiyle hakkında dava açılan bir doktoru serbest bırakmış, ancak gerekçeli kararında “doktorun suç işlediğini bilmediği”ni belirtmiş ve sünnetin “yaralama” suçu kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetmişti.

Mahkemenin kararına karşı bir üst mahkeme olan Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesinde, hatta Federal Yargıtay’da (Bundesgerichtshof) da itiraz hakkı bulunuyordu.

Bursaspor, Deniz Yılmaz ile anlaşamadı

Almanya’nın Mainz 05 kulübünde forma giyen Deniz Yılmaz, transfer görüşmesinde bulunmak için Bursaspor tarafından Bursa’ya davet edilmişti. Dün Özlüce Tesisleri’ne gelerek yeşil-beyazlı yöneticilerle görüşen genç futbolcu ile anlaşma sağlanamadığı öğrenildi.

Görüşmelerin olumsuz sonuçlanması üzerine Deniz’in Bursa’dan ayrıldığı belirtildi.

Euro 2012 finalini kim kazanır? ANKET

Haber 7’nin 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası ile ilgili yaptığı dev anket devam ediyor. Almanya’nın rakiplerine büyük fark attığı ilk ankette Haber 7 okurları fena yanıldı. Önceki akşam oyanan yarı final maçında okurlarımızın favorisi Almanya, İtalya karşısında ummadığı bir mağlubiyet alarak kupaya veda etti.

1 Temmuz’da Kiev’de oynanacak dev finalde İspanya ve İtalya kupanın sahibi olmak için mücadele verecek. 

Turnuvanın başında internet sayfamızda düzenlediğimiz yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şampiyon kim olur anketinde Almanya rakiplerine büyük fark atarak yüzde 54 gibi bir oranla okurlarımız tarafından kupanın bir numaraları favorisi gösterilmişti.

 Şimdi okurlarımıza finali kim kazanır diye soruyoruz.

ANKETE KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

İşte ilk anketimizde çıkan sonuçlar:

Andrea Pirlo ışık gibi parlıyor! / VİDEO

Nusret Odabaş’ın haberi

Andre Pirlo. İtalyan futbolunun son yıllardaki en önemli yıldızı. Saha içinde beyin görevi üstlenen en önemli krampon. İtalya’nın Euro 2012’deki en önemli kozu.

BU TURNUVADA YENİ BIR YILDIZ ÇIKMADI, PİRLO PARLADI

Her Dünya Kupası ve Avrupa şampiyonalarında çıkan yeni bir ismi Euro 2012’de göremedik. Favorilerin sürpriz yapmadığı turnuvada parmak ısırtan tek isim İtalya’nın 33 yaşındaki yıldızı Pirlo oldu. 19 Mayıs 1979 doğumlu Pirlo Milan formasıyla beyin görevini başarıyla yaparken 2006 Dünya Kupası’daki performasını bu yıl da devam ettirdi. 2006’da maçın ve turnuvanın adamı olan Pirlo Milan formasıyla 2007 şampiyonlar liginde de şov yapmıştı. Pirlo Euro 2012’de çok merak edilen İtalya’da kilim isim oldu.

PANENKASIYLA GÜNDEME GELDİ

Andre Pirlo İngiltere’ye attığı çok kritik Panenka penaltısıyla gündeme geldi ama grup maçlarında da takımını bir maestro gibi yönetti. İtalya’nın bu turnuvada nasıl oynayacağını merak eden spor otoriteleri artık İtalya’yı ve Pirlo’yu izlemek için artık gün sayıyorlar. 33 yaşında olmasına rağmen Almanya maçında sahada en çok koşan futbolcular arasında 2. sırada olan Pirlo ‘İki takım maç yapar, kazanan Almanya olur’ efsane sözünü tarihe gömdü. 2-1’lik Almanya maçında gollerin asistini veya golleri Pirlo yapmamasına rağmen maçın her dakikasında Mavi Beyazlı takımını bir orkestra şefi gibi yönetti. Maçın hemen başında kale çizgisinden çıkardığı topla sadece orta sahada görev yapmadığını oyunun ve topun bulunduğu her yerde olduğunu belirten Pirlo Euro 2012’ye final maçı öncesinde pençesini attı.

Tümer Metin: Pirlo’yu sabaha kadar izlerdim

Metin Tekin: Pirlo olmasa İtalya böyle oynayamaz

Bünyamin Gezer: Pirlo en iyi oyun kurucu tipi

Almanya’yı 2-1 yenerek finale adını yazdıran İtalya’da Pirlo övgülerden nasibini fazlasıyla nasibini aldı. NTV’de yorum yapan eski futbolcu Metin Tekin turnuvanın en etkili oynanan takımı İtalya’da Pirlo’nun olmaması olmaması halinde etki futbolun arızaya uğrayabileceğini belirtti. Oyunun kale dahil, orta saha ve ofanstaki bloklar arası geçişi Pirlo yaptığını belirten Tekin, İtalyan yıldızın son yıllardaki en etkili maestro olduğunu kaydetti…

TRT’de yorum yapan eski futbolcu Tümer Metin ise Pirlo’yu eski bir oyuncu olarak değil de bir seyirci gibi izlediğini oynadığı oyuna doyamadığını söyledi. Almanya-İtalya maçında Pirlo’nun mükemmel bir performans sergilediğini söyleyen Pirlo Almanlar’ın ipini Balotelli’nin değil Pirlo’nun çektiğini söyledi. Metin Pirlo’yu sabaha kadar izlese doyamayacığını açıkladı.

Eski hakem Bünyamin Gezer ise TRT’de yaptığı açıklamasında Pirlo’nun dünyanın en iyi orta saha oyuncusu olduğunu açıkladı. Gezer Pirlo’nun bildik orta saha oyuncuları gibi durarak oynamadığını hem savunmada, hem orta sahada, hem de ofansta koşan bu mücadelesini tekniğiyle birleştiren mükemmel bir şef olduğunu söyledi…

Şimde herkes 1 Temmuz’daki İspanya-İtalya finalini bekliyor. Şimdi herkes İspanya’nın şov yaparcasına yaptığı pas trafğinde Pirlo’nun da yüzde yüz isabetli pas şovunu bekliyor.

Pirlo İspanya maçında Almanya maçındaki kadar etkili olursa İtalya’da Teknik Direktör Prandelli ve Pirlo kahraman ilan edilecek. Çünkü Pirlo’yu bu kadar etkili hazırlayan İtalyan hoca Prandelli şımarık isim Balotelli’yi de adam eden insan. Prandelli dünya futboluna oynadığı pozitif futbolla yeni bir anlayış da getirmek üzere. Prandelli bu futbol anlayışı için Pirlo’ya sahip olduğu için çok şanslı…

PİRLO’NUN İNGİLTERE MAÇINDAKİ ŞOVU!

(haber7)

Balotelli’den: Ben bu gecelerin adamıyım!

İspanya’nın Portekiz’i yenip finale yükselmesinin ardından ikinci finalisti belirlemek üzere Almanya ve İtalya karşı karşıya geldi.

Yüksek bir tempoda geçen maçın sonunda gülen taraf 2-1’lik sonuçla İtalya oldu.

Gök Mavililerin gollerini 20. ve 36. dakikalarda Mario Balotelli kaydetti. Almanya’nın tek sayısına ise 90. dakikada penaltıdan Mesut Özil imza attı.

Bu sonuçla EURO2012 finalinde 1 Temmuz akşamı İspanya ve İtalya kapışacak.

HIZLI BAŞLADI

Oynadıkları hücum futbolu ile futbolseverler tarafından beğeni cümleleriyle anlatılan Almanya karşılaşmaya da hızlı başlayan taraftı. Henüz 5. dakikada İtalya’nın sağ kanadından kullanılan kornere ceza alanı içerisinde vuran Hummels’in gol sevinci hevesi, topu çizgi üzerinde çıkartan Pirlo’nun müdehalesi ile yarıda kaldı.

BUFFON GÜVEN VERİYOR

İlk 10 dakikada baskıyı kuran Almanlar 13’te Boateng’in ortasında Buffon-Bonnucci anlaşmazlığı sonrası gole yaklaştı ancak sonuca ulaşamadı. Bir dakika sonra ceza alanı dışından kaleyi deneyen Kroos’a ise Buffon izin vermedi. Löw’ün öğrencileri finalde İspanya’nın rakibi olmayı sahaya, oldukça inançlı bir şekilde yansıtıyordu.

BU SEFER SEVİNDİ

Baskıyı kuran Almanya’nın baskı sonucunda tur atlayamayacağını 20. dakikada Mario Balotelli hatırlattı. Sol kanattan gelişen İtalya atağında Cassano topu Boateng ve Hummels’ten müthiş saklayarak kurtardı. Sol ayağı ile altıpasa doğru kestiği topa yükselen Balotelli, küçükken kendisi ile siyahi olduğu için alay edenlere kavgada vurmak üzere kullandığı kafasını bu sefer skor tabelasını değiştirmek için kullandı: 0-1

“BEYLER…”

Golden sonra sazı eline alan isim tabii ki en sevdiği enstrumanları saz olan Türklerin Almanya’daki 3. nesil temsilcilerinden Mesut Özil’di. Fakat sazın akorlarını, İtalya’nın yaramaz çocuğu Balotelli bozdu. Dakikalar 35’i gösterirken Cassano’nun pasında ceza alanı içerisinde müthiş bir pozisyonu harcayan Montolivo, 36. dakikada ‘beni affedin’ mesajı kokan tek pasla Balotelli’yi savunmanın arkasına sarkıttı. Manchester Cityli oyuncu ceza alanına girer girmez sağ ayağı ile, sertlik derecesi gol sonrası bakışları ile doğru orantılı olan bir şut çıkardı. Tribündeki İtalyan pasaportlular için bu şutun anlamı ikinci gol sevinci demekti: 0-2

LÖW GOLÜ DÜŞÜNDÜ

İkinci yarıya başlarken Reus ve Klose’yi oyuna alan Löw’ün aklındaki tek şey goldü. Aslında bu hamleler çok doğruydu. Zira tek başına Klose’nin attığı sol sayısı (64) İtalya’nın 23 kişilik kadrosunda yer alan bütün futbolcuların attığı gol sayısından (50) fazlaydı.

Yine baskıyı kuran taraf Almanya oldu. İlk yarıya oranla daha az etkili gelseler de topun daha fazla sahibi olan takım Almanya’ydı. İtalyanlar ise savunmadan ödün vermeden, ileride Balotelli ile etkili olmaya çalıştı. 62’de Reus’un kullandığı etkili serbest vuruşu Buffon aynı güzellikte çelene kadar gole yaklaşmaya dair herhangi bir etkili atağı yoktu iki takımın da..

DI NATALE’YE VERSE…

75. dakikada ani bir atağa kalkan İtalya, Almanya’nın fişini çekmek üzereydi. Ceza alanı içerisinde topu ayağında bulunduran Marchisio, yanında, penaltı noktasında bomboş durumdaki Di Natale’ye pas vermek yerine, önündeki savunmacının ayağının kayıp yere düşmesini fırsat bilerek yüzünü kaleye döndü. Yerden çıkardığı sert şut yandan auta çıkarken Di Natale’nin yakınmaları tribündeki İtalyan taraftarların feryatlarına karıştı.

Karşılaşmanın son 10 dakikasına genelde galip giren Almanya, 2-0 yenik olmanın etkisiyle de oyundan düştü. 81’de savunmanın arkasına iyi sarkan Di Natale’nin vuruşunda top yan ağlarda kalırken bir dakika sonra Balzaretti’nin ağlara gönderdiği top ofsayt gerekçesi ile gol olarak kayıtlara geçemedi.

UMUTLANDIRAN GOL
90. dakikada Almanya sağdan ceza alanına yaptığı orta sonucunda bir penaltı kazandı. Kafalardan seken top altıpas içerisinde Balzaretti’nin eline çarpınca hakem Stephane Lannoy beyaz noktayı gösterdi. Kazanılan penaltıda topun başına geçen Mesut Özil skoru 2-1’e getirdi.
Almanların savunmayı boşlayıp ofansa verdiği önem, skor tabelasına bir kez daha yansımayınca karşılaşma 2-1 sona erdi ve finalde İspanya’nın rakibi İtalya oldu.
Maçın kırılma anı:

Maçın hemen başında Pirlo’nun çizgiden çıkardığı top adeta oyunun seyrini değiştirdi.

MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)

5. dakikada Kroos’un soldan kullandığı köşe vuruşunda, yakın mesafedeki Hummels’in şutunda, kaleci Buffon’u geçen topu çizgi üzerinden önce Pirlo çıkardı, ardından da Buffon meşin yuvarlağın sahibi olmayı başardı. 12. dakikada sağdan ceza alanına giren Boateng’in yerden ortasında, kaleci Buffon’un sektirdiği top altı pas içindeki Barzagli’ye çarparak konrere çıktı. 13. dakikada Mesut Özil’in soldan kullandığı köşe vuruşunda, Kroos’un ceza alanı dışından sert şutunda, kaleci Buffon topu uzaklaştırdı. 18. dakikada Montoliyo’nun ceza yayının hemen gerisinden şutunda kaleci Neuer, yatarak topa sahip oldu. Aynı dakikada bu kez Cassano’nun ceza sahası dışından sert şutunda yine kaleci Neuer, sol tarafına doğru gelen topu yatarak kontrol etti. 20. dakikada İtalya öne geçti. Bu dakikada ceza alanı sol çaprazında Hummels ve Boateng’den aynı anda şık bir çalımla sıyrılan Cassano’nun ortasında, altı pasa hareketlenen Balotelli, kafa vuruşuyla topu kaleci Neuer’in sağından filelerle buluşturdu: 0-1 27. dakikada Gomez’in pasında, ceza yayının dışındaki Mesut özil’in yerden şutunda, kaleci Buffon yatarak topu kontrol etti. 35. dakikada Khedira’nın ceza alanı dışından sert şutunda, kaleci Buffon sağ köşesine gelen topu güçlükle kornere çeldi. 36. dakikada Montolivo’nun kendi yarı alanından uzun pasında savunmanın arkasında topla buluşan Balotelli, ceza alanına girer girmez yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı kaleci Neuer’in sol üst köşesinden filelere göndererek kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydetti: 0-2 Karşılaşmanın ilk yarısını İtalya, 2-0 önde tamamladı.

MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI)

 48. dakikada ceza alanında iki rakibinden sıyrılan Reus’un yerden şutunda kaleci Buffon, yatarak topa sahip oldu. 49. dakikada Kroos’un pasında, ceza alanı içinde Lahm’un şutunda top üsten auta gitti. 60. dakikada Balotelli’nin ceza alanından sert şutunda top yandan auta çıktı. 62. dakikada Reus’un kullandığı serbest vuruşta, top Buffon’un eli ile üst direğe çarparak kornere çıktı. 67. dakikada organize gelişen İtalya atağında Diamanti, topu Marchisioya aktardı. Bu futbolcunun ceza alanının hemen dışından sert şutunda top az farkla yandan auta gitti. 75. dakikada De Rossi’nin pasında, sağdan ceza alanına giren Marchisio’nun şutunda, kaleci Neuer’i geçen top direğin az farkla yanından auta gitti. 83. dakikada Diamanti’nin pasında az oyuncuyla yakalanan Almanya savunmasının arkasında topla buluşarak ceza alanına giren Di Natale’nin şutunda top yan ağlarda kaldı.
90. dakikada Klose’nin pasında Hummels’in altı pasın hemen gerisinden şutunda kaleci Boffon, gole izin vermedi. 90+2. dakikada Schweinsteiger’in sağ kanattan ortasında, Khedira’nın kafa vuruşunda, yerden seken topa savunmada Balzaretti elle müdahale edince karşılaşmanın hakemi Lannoy, penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Mesut Özil, topu filere göndererek farkı 1’e indirdi: 1-2

Almanya: 1 – İtalya: 2 Stat: Ulusal Stadyum (Varşova) Hakemler: Stephane Lannoy, Frederic Cano, Michael Annonier (Fransa) Almanya: Neuer, Boateng (Dk. 71 Müller), Hummels, Badstuber, Lahm, Khedira, Schweinsteiger, Mesut Özil, Kroos, Podolski (Dk. 46 Reus), Gomez (Dk. 46 Klose) İtalya: Buffon, Chiellini, Barzagli, Bonucci, Balzaretti, Pirlo, De Rossi, Montolivo (Dk. 64 Motta), Marchisio, Balotelli (Dk. 70 Di Natale, Cassano (Dk. 58 Diamanti) Goller: Dk. 20 ve 36 Balotelli (İtalya), Dk. 90+2 (penaltıdan) Mesut Özil (Almanya) Sarı kartlar: Dk. 37 Balotelli, Dk. 61 Bonucci

 

Pizzacılar 3. kez finale çıktı

Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde Almanya’yı 2-1 yenerek finalde İspanya’ya rakip olan İtalya, tarihinde 3’üncü kez finale yükselme başarısı gösterdi. İlk kez 1968 yılında finale yükselen ve o dönemdeki adıyla Yugoslavya’yı 2-0 yenerek kupayı müzesine getiren İtalya, son olarak 2000 yılında finale yükselmiş ve rakibi Fransa’ya, uzatma dakikalarında yediği altın golle 2-1 mağlup olarak kupayı elinden kaçırmıştı.

Futbol şampiyonasının 52 yıllık tarihinde ilk kez İtalya ile İspanya finali oynanacak. 12 yıl sonra final maçına yükselen İtalya, 2’inci kez kupayı müzesine getirmeye çalışacak.
Polonya’daki karşılaşmalar tamamlandı Varşova Ulusal Stadı’nda Almanya ile İtalya arasında oynanan karşılaşmayla birlikte karşılaşmaların Polonya bölümü tamamladı. 8 Haziran’da ev sahibi Polonya ile Yunanistan arasında oynanan ve 1-1 beraberlikle sona eren açılış maçının ardından başlayan heyecanın finali Ukrayna’da yapılacak. 1 Temmuz’da İtalya ile İspanya başkent Kiev’de Olimpiyat Stadı’nda kupayı kazanmak için mücadele edecekler.

Rövanşı vermediler
İtalya, 2006 Dünya Kupası yarı finalinde olduğu gibi Almanya’ya yine galibiyet şansı vermedi. 2006 yılında rakibini uzatmalarda attığı gollerle 2-0 mağlup etmeyi başaran İtalya, bu şampiyonada da rakibini 2-1 yenerek eledi.

Bugüne dek dünya şampiyonaları ve Avrupa şampiyonaları’nda 4 beraberlik, 3 galibiyet alarak rakibine hiç mağlup olmayan İtalya, bu geleneğini bu maçta da sürdürdü.
Kupaya veda eden Almanya’da Mesut Özil, 90+ 2. dakikada attığı penaltı golüyle turnuvadaki ilk golünü kaydetti. İtalya’nın galibiyet gollerini atan Balotelli ise gol sayısını 3’e yükseltti.

 

İtalya üçüncü kez finale yükseldi

Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde Almanya’yı 2-1 yenerek finalde İspanya’ya rakip olan İtalya, tarihinde 3’üncü kez finale yükselme başarısı gösterdi.

İlk kez 1968 yılında finale yükselen ve o dönemdeki adıyla Yugoslavya’yı 2-0 yenerek kupayı müzesine getiren İtalya, son olarak 2000 yılında finale yükselmiş ve rakibi Fransa’ya, uzatma dakikalarında yediği altın golle 2-1 mağlup olarak kupayı elinden kaçırmıştı.

Futbol şampiyonasının 52 yıllık tarihinde ilk kez İtalya ile İspanya finali oynanacak. 12 yıl sonra final maçına yükselen İtalya, 2’inci kez kupayı müzesine getirmeye çalışacak.

-Polonya’daki karşılaşmalar tamamlandı-

Varşova Ulusal Stadı’nda Almanya ile İtalya arasında oynanan karşılaşmayla birlikte karşılaşmaların Polonya bölümü tamamladı. 8 Haziran’da ev sahibi Polonya ile Yunanistan arasında oynanan ve 1-1 beraberlikle sona eren açılış maçının ardından başlayan heyecanın finali Ukrayna’da yapılacak.

1 Temmuz’da İtalya ile İspanya başkent Kiev’de Olimpiyat Stadı’nda kupayı kazanmak için mücadele edecekler.

-Rövanşı vermediler-

İtalya, 2006 Dünya Kupası yarı finalinde olduğu gibi Almanya’ya yine galibiyet şansı vermedi. 2006 yılında rakibini uzatmalarda attığı gollerle 2-0 mağlup etmeyi başaran İtalya, bu şampiyonada da rakibini 2-1 yenerek eledi.

Bugüne dek dünya şampiyonaları ve Avrupa şampiyonaları’nda 4 beraberlik, 3 galibiyet alarak rakibine hiç mağlup olmayan İtalya, bu geleneğini bu maçta da sürdürdü.

Kupaya veda eden Almanya’da Mesut Özil, 90 2. dakikada attığı penaltı golüyle turnuvadaki ilk golünü kaydetti. İtalya’nın galibiyet gollerini atan Balotelli ise gol sayısını 3’e yükseltti.

Türk takımlarına maç yasağının nedeni

Alman Futbol Federasyonu (DFB) Genel Sekreteri Helmut Sandrock, Alman takımlarının Türk takımlarıyla Almanya’da hazırlık maçları oynamaması kararının, geçmişte olayların yaşandığı tüm kulüp ve dernekler için geçerli olduğunu belirtti.

Helmut Sandrock, AA’ya yaptığı yazılı açıklamada, ”Kararımız, geçmişte olayların yaşandığı tüm kulüp ve derneklere yöneliktir. Bizim için burada önemli olan sadece güvenlik ile ilgili konulardır” ifadelerini kullandı.

Olası tehlikeli durumları önlemek ve polise ek iş çıkartmamak istediklerini ifade eden Sandrock, yasaklanan dostluk maçlarının bir kısmının 3. lig takımları olduğunu kaydetti.

DFB, güvenlik gerekçesiyle Rosenheim-Galatasaray, Uerdingen-Trabzonspor, Willem II-Trabzonspor, Fenerbahçe-Mallorca ve St. Pauli-Fenerbahçe arasında yapılması öngörülen hazırlık maçlarının oynanmaması yönünde karar almıştı.

Merkel’in danışmanından Rumlar’ı çıldırtacak sözler

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in danışmanı, Hristiyan Demokrat Parti Ekonomi Konseyi Başkanı Kurt Lauk, Avrupa Destek Mekanizması’na (EFSF) başvurmasının ardından Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmaması gerektiğini açıklayarak, “Kendisi bir krizin ortasındayken krizleri nasıl yönetebilir?” diye sordu. Lauk, İspanya, Portekiz, İrlanda ve Yunanistan gibi mali destek talebinde bulunan bütün ülkelerin AB dönem başkanlığı yapamamalarını istedi. “Sosis deposunun başına köpek getirilirse bu Avrupa paradoksudur” diyen Lauk, AB dönem başkanlığı için ülkenin büyüklüğü değil itibarının kriter olması gerektiğini ifade ederek, “Kıbrıs (Rum tarafı) bu rolü nasıl üstlenebilir?” diye sordu.

‘Kabul edilemez bir durum’

Lauk, şöyle devam etti: “Kurtarma mekanizmasına başvuran bir ülkenin başkanlığı alması diğer üye ülkeler açısından kabul edilemezdir. ‘Kıbrıs’ hangi yetkiyle istikrar çabasına kayda değer ivme kazandırabilir? Kendisi bir krizin ortasındayken krizleri nasıl yönetebilir? Başkanı salgın bir hastalığın pençesinde yoğun bakım ünitesindeyken Avrupa’yı asla tedavi edemeyeceğiz.”

Türkiye başından beri karşı çıkıyor

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, 1 Temmuz’da AB Dönem Başkanlığı görevini Danimarka’dan devralması bekleniyor. Ancak bu duruma Türkiye başından beri karşı çıkıyor. Ankara, Kıbrıslı Rumların AB dönem başkanlığını üstleneceği 1 Temmuz 2012-1 Ocak 2013 tarihleri arasında AB Başkanlığı ile ilişkilerin dondurulacağını açıklamıştı. KKTC Başbakanı İrsen Küçük de Merkel’in danışmanı Kurt Lauk’un sözlerini hatırlatarak, Güney Kıbrıs’ın 1 dönem başkanlığını üstlenecek olmasına sadece KKTC’nin değil, dünyadaki birçok ülkenin tepki gösterdiğini söyledi.

Merkel’den Rumlar’ı çıldırtacak sözler

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in danışmanı, Hristiyan Demokrat Parti Ekonomi Konseyi Başkanı Kurt Lauk, Avrupa Destek Mekanizması’na (EFSF) başvurmasının ardından Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmaması gerektiğini açıklayarak, “Kendisi bir krizin ortasındayken krizleri nasıl yönetebilir?” diye sordu. Lauk, İspanya, Portekiz, İrlanda ve Yunanistan gibi mali destek talebinde bulunan bütün ülkelerin AB dönem başkanlığı yapamamalarını istedi. “Sosis deposunun başına köpek getirilirse bu Avrupa paradoksudur” diyen Lauk, AB dönem başkanlığı için ülkenin büyüklüğü değil itibarının kriter olması gerektiğini ifade ederek, “Kıbrıs (Rum tarafı) bu rolü nasıl üstlenebilir?” diye sordu.

‘Kabul edilemez bir durum’

Lauk, şöyle devam etti: “Kurtarma mekanizmasına başvuran bir ülkenin başkanlığı alması diğer üye ülkeler açısından kabul edilemezdir. ‘Kıbrıs’ hangi yetkiyle istikrar çabasına kayda değer ivme kazandırabilir? Kendisi bir krizin ortasındayken krizleri nasıl yönetebilir? Başkanı salgın bir hastalığın pençesinde yoğun bakım ünitesindeyken Avrupa’yı asla tedavi edemeyeceğiz.”

Türkiye başından beri karşı çıkıyor

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, 1 Temmuz’da AB Dönem Başkanlığı görevini Danimarka’dan devralması bekleniyor. Ancak bu duruma Türkiye başından beri karşı çıkıyor. Ankara, Kıbrıslı Rumların AB dönem başkanlığını üstleneceği 1 Temmuz 2012-1 Ocak 2013 tarihleri arasında AB Başkanlığı ile ilişkilerin dondurulacağını açıklamıştı. KKTC Başbakanı İrsen Küçük de Merkel’in danışmanı Kurt Lauk’un sözlerini hatırlatarak, Güney Kıbrıs’ın 1 dönem başkanlığını üstlenecek olmasına sadece KKTC’nin değil, dünyadaki birçok ülkenin tepki gösterdiğini söyledi.

Merkel’den Rumlar’ı çıldırtacak sözler

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in danışmanı, Hristiyan Demokrat Parti Ekonomi Konseyi Başkanı Kurt Lauk, Avrupa Destek Mekanizması’na (EFSF) başvurmasının ardından Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralmaması gerektiğini açıklayarak, “Kendisi bir krizin ortasındayken krizleri nasıl yönetebilir?” diye sordu. Lauk, İspanya, Portekiz, İrlanda ve Yunanistan gibi mali destek talebinde bulunan bütün ülkelerin AB dönem başkanlığı yapamamalarını istedi. “Sosis deposunun başına köpek getirilirse bu Avrupa paradoksudur” diyen Lauk, AB dönem başkanlığı için ülkenin büyüklüğü değil itibarının kriter olması gerektiğini ifade ederek, “Kıbrıs (Rum tarafı) bu rolü nasıl üstlenebilir?” diye sordu.

‘Kabul edilemez bir durum’

Lauk, şöyle devam etti: “Kurtarma mekanizmasına başvuran bir ülkenin başkanlığı alması diğer üye ülkeler açısından kabul edilemezdir. ‘Kıbrıs’ hangi yetkiyle istikrar çabasına kayda değer ivme kazandırabilir? Kendisi bir krizin ortasındayken krizleri nasıl yönetebilir? Başkanı salgın bir hastalığın pençesinde yoğun bakım ünitesindeyken Avrupa’yı asla tedavi edemeyeceğiz.”

Türkiye başından beri karşı çıkıyor

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, 1 Temmuz’da AB Dönem Başkanlığı görevini Danimarka’dan devralması bekleniyor. Ancak bu duruma Türkiye başından beri karşı çıkıyor. Ankara, Kıbrıslı Rumların AB dönem başkanlığını üstleneceği 1 Temmuz 2012-1 Ocak 2013 tarihleri arasında AB Başkanlığı ile ilişkilerin dondurulacağını açıklamıştı. KKTC Başbakanı İrsen Küçük de Merkel’in danışmanı Kurt Lauk’un sözlerini hatırlatarak, Güney Kıbrıs’ın 1 dönem başkanlığını üstlenecek olmasına sadece KKTC’nin değil, dünyadaki birçok ülkenin tepki gösterdiğini söyledi.

Karabükspor 1-2 transfer daha yapacak

Ziya Alak, gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni sezon için hızlı bir transfer çalışması başlattıklarını ve şimdiye kadar 6 yeni transfer yaptıklarını belirtti. Alak, iç transferde ise takımın iskeleti sayılacak futbolcularla yeniden sözleşme imzaladıklarını söyledi.

Takımdaki diğer futbolcularla da görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Alak, ”Bir iki transfer daha yaparak, kamp için Gerede ve Almanya’ya gideceğiz. İyi bir kamp dönemi ve hazırlık maçlarının ardından sezon açılışıyla hedeflerimiz doğrultusunda lige adımımızı atmış olacağız” diye konuştu.

Kardemir Karabükspor, dış transferde İshak Doğan, Adem Candır, Ahmet İlhan Özek, Yiğit İncedemir, Lomano Lualua, Bertul Kocabaş ve Atilla Aybars Garhan ile iç transferde ise Birol Hikmet, Erdem, Hakan ve Muhammet ile sözleşme imzalamıştı.