Hadisenin sevgilisi kim ?

HADİSE’NİN GİZLİ AŞKI!

Eurovision temsilcisi Hadise’nin ünlü bir futbolcuyla aşk yaşadığı iddia edildi.

Hadise yeni bir aşka mı yelken açtı. Eurovision temsilcisi Hadise’nin ünlü bir futbolcuyla aşk yaşadığı iddia edildi. Genç şarkıcının İspanya’nın Recrativo-Huelva futbol takımında olan, Trabzonspor’un eski futbolcusu Ersen Martin’le sık sık görüştüğü konuşuluyor. İBİZA’DA ÖZGÜR AŞK İki sevgilinin ilişkisinin geçen yıl başladığı ve Ersen Martin’in Hadise’ye evlilik teklif ettiği de gelen bilgiler arasında. Cezalı olduğu için kadroda yer almayan genç futbolcunun, Hadise’nin Nürnberg konseri sırasında sevgilisiyle el ele gezme fırsatı bulduğu da söyleniyor. İki sevgilinin fırsat buldukça İbiza Adası’nda aşklarını özgürce yaşadıkları da ileri sürüldü. Ersen Martin, Hadise’yle ilgili “O beğendiğim bir sanatçı, ikimiz de gurbetçiyiz, hepsi bu” derken, Hadise ise “Eurovision için çok yoğun çalışıyorum, aşka vaktim yok. Annemi bile bir aydır görmedim” yorumunda bulundu

milliyet

bir esmer geldi

ESMER

Şarkılardan çıkıp geldi bir esmer ansızın
Koyu renk gözleri çıldırasıya hüzünlü
Bir esmer geldi pencerelerden kapılardan
Bir esmer geldi kokularla baygın
Dökülmüş bir kadeh gibi
Kopmuş bir gerdanlık gibi
Bir esmer geldi darmadağın

Bir esmer geldi diyorum size
Tüy tüy
Işıl ışıl
Kapkara saçları alnına düşmüş
Öylesine öpülesi dudakları
Öylesine alımlı
Öylesine aşka çağıran
Şarkılardan masallardan romanlardan
Beste beste satır satır


…. …..

Aşka Dair_şiir

DUA

Senin ak alnından gök gözlerinden
Önce dallar sonra yapraklar öpsün.
Eğilsin yıldızlar tutsun elinden
Gecelerden sonra şafaklar öpsün.

Aşk diyorlar en mukaddes hayale
Ve sen de düşesin o sonsuz hale
Hazdan dudakların olsun bir lale
Güller, karanfiller, zambaklar öpsün.

Sende kemal bulmuş renk, şekil, biçim
Yaşamanın öz suyusun bir içim
Olanca suların sağlığı için
Seni her gün göller, ırmaklar öpsün.

Kumral saçlarında nisan yağmuru
Yazın ak yüzünden gölgenin moru
Ağzından en serin, hem de en duru
Kayalardan akan kaynaklar öpsün.

Çimenler okşasın ayaklarını
Çiçekler koklasın parmaklarını
Ben öpmeden önce yanaklarını
Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün.

Kıskançlık çakılı kazıktır serde
Bölünsün bu rüya en tatlı yerde
Seni canlı kullar öpmesinler de
Kefenler sarılsın, topraklar öpsün.
A.Karakoç


Aşka sevdalanma

AŞKA SEVDALANMA

Can verme sakın aşka aşk afeti candır
Aşk afeti can olduğu meşhuru cihandır
Sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
Kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
Her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
Her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
Yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
Yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
Aşk içre azap olduğu bilirem kim
Her kimseki aşıktır işi ahü figandır
Yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
Merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandır
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanmaki şair sözü elbette yalandır.

Fuzuli

Kırıldım Aşka Ama Onun Haberi Yok

Kırıldım Aşka Ama Onun Haberi Yok

Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum… Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum… Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda…

Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine… Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor… Bir çocuk gibi
isteklerimi bastıramıyorum… Çalmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum… Bende olan seni,
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum…

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı…
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında… Isınabilmek için onlara sarılıyorum…
Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum… Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı…

Belki de görmeyi istemek gerekiyordu… Gözlerini aç desem kapatacaksın
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım
falıma… Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda… Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil…
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında… Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum…

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş
gibi geliyor… Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana…
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,
gecede, uykumda… Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi…
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki?
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana…

Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım… Ayak uyduramadım
yorgunluğuna… Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım…

Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;
dokunuşlarında kendini bulan… Ama! En çok da imkânsızın oldum…

Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum… İnanamadığın, Yenemediğin,
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum… Ağladığın, bağırdığın ya da
sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum…
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan
bir anı oldum… Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken
belki de hiçbir şeyin oldum… Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim…
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?

Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan
ama bir ömür gibi gelen aşk… Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum… Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum…
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların
sonunda olması acıtıyor içimi… Suskunluğun en büyük silahındı,
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak…

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor …

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor… Görüyorsun işte, aşk’a ve sana ihanet etmiyorum
benim kırgınlığım aşk’a… Sen üstüne alındın…

Pelin Onay

Aşk(a) Dair

Aşk(a) Dair

“İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya

askımdın sen

askımdın sen benim
göz bebeğimdin
sana verdiğim değeri hic bir zaman bilmedin
seni ölesiye sevdim

askımdın sen benim
canımı bile verirddim senin icin
ama sen ne yaptın terk ettin gittin
askımdın sen benim

simdi ne oldu askımıza
ellerin oldun gittin
bir kalemde sildin
askımdın sen benim

simdi ellerin oldun
git artık bir daha sakın geri dönme
git uzaklaragözüme görünme
askımdın sen benim

ama artık ask yok
sevgide yok bende
ben artık bir tasım ruhsuz sevgisiz
lanet olsun böyle aska
:f109 :

Zekat İle İlgili Şiirler

Zekat İle İlgili Şiirler
Zekat Şiirleri

Zekat
Din-i mübîn künyesidir verilen maldan zekat
Tâhir eder mâyesini her bir ahvâlden zekat
Beş vakit namaz müminin mi’racıdır eyce bil
Vermez isen alıkoyar seni bu yoldan zekat

Savm ile tevhid-i Yezdan rehber olur cennete
Hacca varmak kula farzdır fâik ise devlete
İkiyüz âyet inüpdür hakkına bak hüccete
Enbiyâyı kurtarandır tûl-i emelden zekat

Ver zekâtı ‘abdî haktır müstehakın ara bul
Emrine eyle riâyet olmayasın âsî kul
Dinle sen Cemâl Hoca’yı tâatın olur kabul
Destgîrin, nara siper, verdiğin elden zekat

Kağızmanlı Cemal Hoca

Zekat Olmasa

ZEKÂT OLMASA
Belki yakınırdım belki bıkardım
Hayatım bir aşka zekât olmasa…
Her olaya daha farklı bakardım
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Izdıraptan alev alır yanardım
İstifamı amirime sunardım
Belki eksi otuzlarda donardım
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Çileye gelmezdi gülmezdi yüzüm
Hayâlimi götürmezdi gündüzüm
Sözlerime tesir etmezdi özüm
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Kâbusa dönerdi hayâlim düşüm
Ağlamama karışırdı gülüşüm
Angarya gelirdi bana tüm işim
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Aklım mağlûp olur gönlüm sinerdi
İçimdeki fırtınalar dinerdi
Ömrümün bayrağı yere inerdi
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

ŞAKALAR’ı dünya hırsı sarardı
Muhabbeti mum yakarak arardı
O zaman bir ömür neye yarardı
Hayatı bir aşka zekât olmasa…

Turan Şakalar

İman ve Zekat
dünya kazanç yurdudur cehennem ya da cennet
dünyalığa meyletmek insanlarda bir yarış
zengin olmadım diye sakın geçirme cinnet
Allah taksım etmiştir dünyayı karış karış

Allah zenginlik verip denemekte kulunu
imandaki sebatı onu ikrama zorlar
zekat ibadetinin bulmalıdır yolunu
şeytana kulak asma o hep küfürde zırlar

zekat farizasında önce yakından başla
imkanın ne kadarsa zekatın ona göre
verdiğin kimseleri incitme gözle kaşla
imanında müslüman tırmanır öre öre

bir kimseki zekatı unutmuştur çok yazık
musibetler ard arda malını talan eder
zengindir lakin ona dünyası olmuş kazık
adı müslümansa da ahreti olmuş heder

karun bir örnek bize zekat vermedi battı
bir mucize olarak kur’an-da dermeyandır
demesinler Allah’ı iki kuruşa sattı
çokta olsa zekat ver inanmazı utandır

İlyas Demirbaş

Tevfik Fikret Aşk Şiirleri

Tevfik Fikret Aşk Şiirleri
Tevfik Fikret Aşk
Resimli Tevfik Fikret Aşk

Aşk
iyi bir aşkta tarafların birbirine bıraktığı boşluğu
dolduramaz gök yüzü bile…

yalnız kalarak gider tek başına bırakıp
ayrılan iyi bir aşkta,
hep bir rastlaşmak arzusu….

iyi bir aşkta iki yaralı hayvan bırakılmıştır doğaya
kalplerden evlatlık diye alınıp…

iyi bir aşkta sevme yetilerini birbirinde bırakıp gider taraflar
‘kimi sevsem sensin’ atilla bonapart

gitmek fiilini çeker bütün aşklar
hiç bir tanrı aşka müdahele etmez
tarafsızdır…

iyi bir aşkta kadın saftır
ışınır..yarılanma süresi vardır
uranyum denilebilir
iyi bir aşkta kadın azalır…….

iyi bir aşkta delil fazlalığından düşer içinizdeki dava, içinize
celse celse
şahit talep etmez taraflar…

iyi bir aşkta kimse kendi değildir
başkası da…..
ve
bir ayrılıktan sonra sorulandır
iyi bir aşk….
varsa da yoksa da

Tevfik Fikret