Harun Çelik – Sende Anlayacaksın

Sende Anlayacaksın

Bir Gün Anlayacaksın Seni Ne Kadar Çok Sevdiğimi
Beni Bırakıp Gittiğinde Arkanda Bıraktığın Özlemi
Hani Hep Derdin ya Hiçbir Zaman Ayrılmayalım
Şimdi Nerdesin O Zaman Neden Gittin Yanımdan

Tabi Sevgim Az Geldi Demi Söylesene Anlatsana Bana
Sen Gidince Tüm Sevgim Duygularım Bitti Anlamsızca
Beni Sensiz Bıraktığın Varlıkla Yaşamaya Mecbur Ettin ya
Biliyorum Sende Yaşayacaksın Bu Acıları Bir Hiç Uğruna

Yazar: Harun Çelik

Sevgilime Mektup

Sevgiliye Mektup
aşkıma mektup 2012

Sevgilim,

Dışarıdaki soğuğa inat yüreğim o denli sıcak ki senin sayende. İçimde sürekli canlı kalan bir ateş, beni yakıp kavuran aşk alevi ve gözlerinde kaybolacağım anı beklemenin heyecanı ile günlerim geçiyor. 1 aralıktan beri kalp atışımın ne denli hızlı, gözlerimin içindeki parıltının ne kadar ışıltılı olduğunu, ruhumdaki fırtınanın keyiften delirmişçesine tüm bedenimi ele geçirdiğini nasıl anlatacağımı inan bilemiyorum.

Güne senin varlığını bilerek başlamak nasıl bir keyif veriyor bana bir bilebilsen. Kendini benim gözümle görüp, o sıcacık yüreğine benim gibi şefkatle sen de dokunabilsen, ne kadar şanslı bir kul olduğunu sen de anlardın. İşte ben her gün bunun için şükrediyorum gamzelim. Senin o bal gibi tatlı yüreğine sahip olduğum, gözlerinin baktığı yerde var olduğum ve nefesini tenimde hissedebildiğim için şükrediyorum.

Senden uzak geçen günlerim de oluyor elbet; tüm ruhumu yaralayan, beni karanlık dehlizlere hiç acımadan fırlatıp atan ve pusulasını kaybetmiş bir gezginin çaresizce sağa sola koşturuşunu anımsatan günler… İşte o anlarda bedenim ruhuma ağır geliyor sevdiğim. Bir hançerle kalbimi deşseler ya da bir anda boğazıma ip geçirseler belki de bu kadar acıtmaz benliğimi. Gözüm saatte, ruhum ateşlerde, bedenim çilelerde bekliyorum gelişini… Halbuki biliyorum emin ellerde olduğunu, halbuki biliyorum mecburi seyahatlerde olduğunu ama olmuyor işte gamzelim. Ne beynime, ne kalbime ne de kendini sana adayan ruhuma söz geçiremiyorum ki… Hep seni yanında istiyor artık bu kadın. Gecesini, gündüzünü, ömrünü, yaşamını sana adamak için bekliyor.

Geceleri senden uzakta uyumanın acısını biliyor musun peki sen gamzelim? Güne senden uzakta başlamanın yakıcılığını? Peki ya tüm gün gözlerinden, teninden ve sevgi ile dökülen kelimelerinden uzak olmanın yıkıcılığını? Ben tüm bunları istemesem de tadıyor ve hiç istemediğim bir leke gibi üstümde taşıyorum. Sevmiyorum… Hem de hiç sevmiyorum…

Yıllarca bu denli büyük bir sevgi ile sana koşan bir kadının oldu mu hiç? Günün her dakikası seni düşünen, kendinden çok seni önemseyen, sen uyurken yüzünün tüm hatlarını ezber edecek kadar saatlerce yüzünü izleyen ve akşam olup da gün geceye dönerken sırf sana sarılmak için tüm gün dualarla seni bekleyen bir kadının oldu mu?

İşte bu kadın seni senden daha çok sevip, sana senden daha çok değer veriyor. İşte bu kadın “seni seviyorum” demekten asla çekinmeyip bunu her söylediğinde yüreğinde anaforlar yaşıyor. İşte bu kadın, senin kadının olmakla gurur duyarken geleceğe dair planlar yapıyor. Ve işte bu kadın, seni canından daha çok seviyor …

Hep kollarımda ve yanı başımda ol sevgili …

alıntı

Sen giderken

Sen giderken
el sallayişlardaki hüzünü öğrendim artik
sen giderken
biliyorum şimdi tren sesineden ağlatir insani
ogrendim ayriligi, ogrendim aciyi sen giderken…

Sen giderken
caresizligi ogrendim, ogrendim aksamlari
ve ogrendimki insan
nicin bakar ufuklara aglamakli…

Sen giderken
geldi huzun, sen giderken geldi dert
sen giderken geldi acilar
ayriliği öğrendim,
yamanmiş…….

Seni Seviyorum

Seni seviyorum,

çünkü her sabah kalktigimda bir günü daha seninle geçirecek olmanin mutlulugunu yasatiyorsun bana. Ben güne seninle basliyorum ve her gün hayati yeniden kesfediyorum.

Seni seviyorum,
çünkü gökkusaginin her tonunu gölgede birakan en parlak renksin sen. Hersey senin rengini tasiyor ve benim için ancak o zaman anlamli oluyor.

Seni seviyorum,
çünkü soguk günlerde içimi isitan meltemsin. Sicak günlerde ise ferahlik veren kuzey rüzgari. Iliklerime isleyerek esiyorsun.

Seni seviyorum,
çünkü herseyde sen varsin. Nasil olmayacaksin ki? Sanki sen dogdugumdan beri içimdeydin. Yüregimin en derin kösesindeydin. Sanki ortaya çikmak için beni bekliyordun. Ve ben orada oldugunu fark edince hakettigin yere çikardim seni.

Seni seviyorum,
çünkü hep benimlesin. Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam ordasin. Gördügüm her yüz aslinda sensin.

Seni seviyorum,
çünkü gözlerinin içindeki binlerce yildiz, gecenin karanligini delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yildizlara bakiyor gibi hissediyorum. O yildizlarin parlakliginda kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamasiyor ama sikayetçi degilim aydinligindan. Günes dogmasa, yildizlar kaybolmasa diyorum, ama biliyorum ki günesim de sen olacaksin gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydinlik çikacaksin karsima.

Seni seviyorum,
çünkü saçlarin ellerimin arasinda kayip giderken , dünyadaki cenneti bulmus gibi hissediyorum kendimi. Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete. Ben o cennette kalmaya kararliyim.

Seni seviyorum,
çünkü her gülümseyisin içime yeniden yasama sevinci dolduruyor. Her gülümseyisin, karamsarligi yikiyor, umutsuzlugu parçaliyor. Bir çiçek bahçesine çeviriyor çorak dünyayi.

Çiçek dedim ya, bir çiçek adi verseydim sana papatya olurdun. Açisiyla dünyaya, insanlara baharin geldigini müjdeleyen papatya. Iddiasiz ama güzel. Güzel ama kibirsiz.

Seni seviyorum,
çünkü seni sevmeyi, sana dokunmayi, seni dinlemeyi, sana bakmayi, seni koklamayi, seninle paylasmayi seviyorum.
Seninle birlikte insana dair ne varsa onlari da seviyorum.
Seni sevdigimi anlatmaya çalisirken ne kadar çaresiz oldugumu da görüyorum. Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düsünüyorum, seni yeterince anlatabildim mi diye.

Biliyorum ki yetmeyecek, bu kadar sözcükten sonra bile sana sevgimi anlatamamis olacagim.
Sözcüklerin bittigi yerde gözlerime bak.
Onlar bu sevgiyi çok daha iyi anlatacaktir sana…

Öyle İçimdesin Ki

Öyle İçimdesin Ki

Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var.
Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.

Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?

Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.

Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.

Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başında içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.

Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.

“Yine zamansız yağmurlar” dedim, “Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları” dedim, “Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?” dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.

Neler yazmışım diye merakımdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

İyi Geceler Aşkım Şiir

İyi Geceler Aşkım Şiiri
İyi Geceler Aşkım

İyi Geceler Aşkım

Mutsuzluktan kıvranacağımı,
Gözüme uyku girmeyeceğini bile bile,
Uzanıyorum şu kahrolası yatağıma.
Ağlamaktan ıslanmış,
Gözyaşı kokan yastığama,
Koyuyorum dertli başımı.
Ve tüm olup bitenleri gizleyen,
Derdime ortak olan yorganımı,
Bir kefen misali çekiyorum üzerime.
Sabahımı düşünmek bile istemiyorum,
Güneş görmeye hasret kalmış bu odada,
Sonsuza kadar uyumak istiyorum.

Biliyorum yarınımın mutsuz olacağını,
Biliyorum yine bu yastığın ıslanacağını,
Yine bu yorganın bana ortak olacağını,
Biliyorum hepsini yaşamışçasına.

Korkuyorum bir gün gelecek,
Yastığımda ıslanmak,
Yorganımda dinlemek istemiyecek beni,
Ben o günün ne zaman geleceğini de biliyorum.

Aşk/larım…

Büyüleyici Aşkım dediğim şehirde,
Mavi patiska gibi uzanan boğazın,
Kıyısına vardım, sabahladım,
Seni çok aradım bir tanem, yoktun,
Martıların çığlık seslerine karşı,
Kadıköy’den kalkan vapurun sesi,
Seni aradım, ekmek arası yediğimiz,
Balıkçılar rıhtımında sevdiceğim.

Güvertede gözlerime düşen hayalin,
Martılara attığımız simitleri,
İçimde kıpırtılar vardı sen yokken.

Sanki yanımdaydın, sandım bir ara,
Ama yoktun çok bekledim gelmeden,
Sen yanımdaydın ama göremiyordum,
Sadece suretin, sıcaklığını biliyorum,
Deniz, sen, ben, oradaydık aslında,
Bir başka güzeldin, güneşin sıcaklığında,
Kollarım boynunda geziyorduk sahilde,
İstanbul bir başka güzeldi seninle.

Aşkım İstanbul’u, seni o kadar seviyorum,
Seni seni ve yine seni belki de daha çok,
Seviyorum yanımda olmasan da,
Sen aşkım ve her şeyim İstanbul’um.

Sami Arlan…

Aaaşk…

Ne güzel şeysin sen
Tamam almayacağım seni dur olduğun yerde
Yeter ki uğra arada bir.

Kumsallar seni çağırır
Ay ancak sen varken dolunay
Rastgele… diyor balıkçılar
Daha bir coşkuyla..

Aaaşşk…
Sorma beni kimselere
Bensiz nasıl? , diye
Korkarım, kanatlarına sığınırım.

Gündüzler bana uğramıyor
Gecelerse yoldaşım
Heeey sen aşk
Gece ben ve sıcaklığın ne güzel de söyleşiriz.

Aaaaşk…
Nedir çektiğin gözyaşlarından
Ben biliyorum seni, iyi niyetini
Değerini bilemediler niceleri.

Sami Arlan..

Sen Gideli 1 Dakika Oldu

Sen gideli 1 dakika oldu,

İçimde tarifsiz kıpırdanmalar…

Sen gideli 2 dakika oldu

İçimde yanmalar var,

Gözlerimde nem..

Sen gideli üç dakika oldu

Nefes alamıyorum,

Ve hüzün bastı geceye,

Uyuyamıyorum..
Sen gideli 4 dakika oldu

Bir sigara yaktım, içimdesin

Doktora gidemem yasaklar seni.

Sen gideli 5 dakika oldu

Söndürdüm sigarayı tat vermiyor.

Ağrılarım çoğaldı, içim acıyor.
Sen gideli 6 dakika oldu

Dayanılması en zor acılar hafif artık

Yokluğun hepsini bastırıyor.

Sen gideli 7 dakika oldu

Gözüm mesajlarda

Gelen giden olmuyor.

Sen gideli 8 dakika oldu

Sabaha daha çok var, biliyorum

Bu da beni korkutuyor.

Sen gideli 9 dakika oldu

Hep duyduğum hasret kelimesi

Yeni yeni anlam kazanıyor.

Beni tek teselli edendir

Gelişinin ilk saniyeleri.

Yokluğun öldürürken….

Varlığınla benliğim hayat buluyor…

Şükürler olsun ki , hala benimlesin

Bu yüzden işte bu kalp atıyor……

Orhan Veli Kanık / İstanbul’u Dinliyorum


İstanbul’u Dinliyorum

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhanelerıyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geciyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

gurbet gelini

Cetin bir kis gecesiydi martti soguktu
Her taraf bembeyaz gök zifiri karanlikti
Icim üsüyordu cocuktum agliyordum
Gizli gizli hickira hickira
Sesim duyulmasin diye yorganin altina girmistim
Cok korkuyordum agliyordum
Son kez öpmüstü ablam beni kala kalmistim
Sus dedi isaret parmagini dudaklarina degdirerek
Hastanelerde gördügüm hemsire ablalarin fotograflarina benzemisti
Sakin sesini cikarma
Ahmetimi de öp benim yerime annemi de
Sizi cok seviyorum
Bende dedim icimden
Bende seni cok seviyorum abla
Bende seni bende seni cok seviyorum
Ablam gitmisti
Nereye diye soramadim
Bi islik sesi duydum inceden
Aklimda hep bu ses kaldi o geceden
O islik felaketi oldu ablamin
Ve yillar süren suskunlugu babamin
Iyice icine kapandi babam
Mahallede kimselerin yüzüne bakamaz oldu
Hayata küstü aylarca yillarca
Annem agladi o sustu
Hep bir haber bekleyerek gecti günleri
Sormuyordu ama bekliyordu
Dedikleri dogruydu
Ne olursa olsun et tirnaktan kopmuyordu
Ablam bir daha dönmedi
Kim bilir belki de dönemedi
Söz verdim kendime ben hic kopmayacaktim onlardan
Evlenmeyecektim
Tek umutlari bendim
Gözümün icine bakardi babam
Bir tane kizim benim der basini öne egerdi
Icim titrerdi
Pek belli etmezdi ama babam en cok beni severdi
Canimi istesinler kizimi istemesinler derdi babam
O daha cok kücük kücücük diyerek geri cevirirdi kismetleri
Hic büyümeyen kiziydim babamin
Sonunda benim de istedigim birine olur dedi babam
Hayirlisi olsun
Beyaz gelinligimi giyecegim güne kadar hep sustu
Agzini bicak acmiyordu
Bir gece annemle konusurlarken duydum
Acaba dogru mu yaptik hanim
Uzaklara verdik kizi gurbet ellere verdik
Taht yaptik da baht yapamadik su kizlara
Yazik bize yazik diyordu
Iyi olur insallah bey dedi annem iyi olur insallah
Sikma canini ablasina benzemesin kaderi
Nerden bilirdim gurbet ellere gelin gidecegimi
Zordu gurbet dedikleri
Simdiden yakti icimi
Kim bilir nasil özlerim annemi babami kardeslerimi
Evimi memleketimi
Gözyaslari icerisinde yatagima girdim
Yorgani basima cektim
Cocuklugumu biraktigim bu evde son gecemdi
Agliyordum
Bu evde dogmustum
Ve ilk defa bu evde aglamistim
Duvarlara baktim
Sokak lambasindan sizan isikta sararmis aile fotografimizi gördüm
Hersey eskimeye mahkumdu demek
Hemen yaninda ablamin astigi Orhan Gencebay posteri duruyordu
Bir teselli ver yaziyordu üzerinde
Ama hic bir teselli vermiyordu
Inadina acitiyordu iste
Icimde bir seyler kopuyordu
Paramparca olmustum
Hepimiz paramparca olmustuk
Kitapligin üzerine cizdigim cöp adamlari gördüm sonra
Nasilda azar isitmistim annemden
Bu cocuklar hic bir seyin degerini bilmiyorlar diye bagirmisti
Biliyorum anne simdi her seyin degerini biliyorum iste
Senin de babamin da kardeslerimin de
Hepinizin degerini cok iyi biliyorum
Sizi cok seviyorum anne sizi cok seviyorum
Sevinci ve hüznü ayni anda yasiyordum
Yorulmustum tam dalmak üzereydim ki kapi gicirtisiyla uyanmistim
Babami gördüm
Uyur gibi gözlerimi kapattim
Yatagimin yanina diz cöktü
Üstümü örttü siki siki
Ilk defa saclarimi oksadi
Saclarimi oksadi babam
Ne kadar da gec kalmisti
Aglamamak icin zor tutuyordum kendimi
Bi taraftan hic bitmesin istiyordum bu rüya
Alnimdan öptü babam
Gözyaslari yanaklarimda kaldi
Daha fazla dayanamadim
Baba dedim boynuna sarildim
Istemezsen gitmem baba
Istemezseniz gitmem
Allaha emanet ol yavrum dedi
Cok mutlu oldum
Canim babam benim canim babam
Ellerini öpüyordum
Hem agliyor hem gidiyordum
Canim babam canim canim…

Okuyan:şebnem kısaparmak

Baba İle İlgili Şiirler

Babalar Günü Şiirleri
Baba Şiirleri 2010
Babalar İçin Şiirler

Baba…

Bir bebeğin
Minik elleriyle dokunuşunu kıskandım
Sana dokunamadım baba..
Bir çocuğun pervasızca sarılışını kıskandım
Sana sarılamadım baba..
Sevgisini haykıran çocukları kıskandım
‘Seni seviyorum’diyemedim baba..
Göz önümde gölge olan kanatları kıskandım
Ben güneşte yandım baba..
Şeker yiyen çocukları kıskandım
Hiç şeker yiyemedim ki baba..
Babalarıyle kenetlenmiş elleri kıskandım
Ellerim acıdı baba…
Masal dinleyerek uyuyan çocukları kıskandım
Benim hiç masalım olmadı ki baba…
İlk aşk,ilk heyecan babalarla yaşanırmış
Yüreğim dağlandı baba…
Çocukluğunu yaşayan çocukları kıskandım
Ben çocukken büyüdüm baba,
Çocukken…
Büyürken ‘altın bileziğim’dediğin
Dürüstlüğün,erdemin
Rehberim oldu yönümü bulmam da
Hayat yolun da hiç şaşmadan,
Şaşırmadan..
Sana layık olmanın onurunu yaşarken,
Sensizliğin can acıtan yokluğun da
Taşmadan,taşırmadan
Yürüyorum..
Ama ne olurdu
Sevginin bir dokunma olduğunun ayırdında
Haykırabilseydik
Yaşasaydık
Sevgilerin en masumunu
Baba kızın sarmalanışın da..
Töre dedin,
Gelenek,görenek dedin
Şu dedin,bu dedin
Gizledin,esirgedin
O en güzel duyguları!
Biliyorum hep sevdiğini
Benim seni sevdiğim gibi
Geceleri üstümü örtüp
Saçlarım okşadığını
Biliyorum..
Sevgiyle yüzümü seyredip
Tanrı’ya yakardığını..
Ama ne olur,
Ne olurdu
Çabuk büyümeseydim baba..
Şımarsaydım
Dokunsaydım
Sana doysaydım baba..
Sevgine,şevkatine
Hasret bırakmasaydın..
Hapsetseydin ellerimi
Kocaman avuçlarına
Keşke..
Geç kaldım baba
Geç kaldık..
Geç bulup tez yitirdiğim
Doyamadığım baba’m..
Bir kerecik’babacığım’
Diyemediğim baba’m..
Kollarımı boynuna
Saramadığım baba’m;
Gururumsun
Övüncümsün
Kara toprağın bağrın da
Rahat uyu baba’m…

en Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim

Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici – hep , hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul’a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ’mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim

Sevmeninde Bazen Gitmek oldugunu Bilmektir ask

Bazen bütün haksızlıklara, yok etmelere, yok saymalara susmaktır ve ne olduğunu, ne yaşadığını sadece senin bildiğin ama asla onun bilmediği cehennemlerde yanarken, kan kusarken, seni terk ederken de tebessüm edebilmektir aşk.

Ellerin üşürken tutmasını beklemek, avuçlarının hapsinde kalmayı düşlemek, avuçlarına can çeken parmaklarının isterikliğini durdurabilmek ve her şeye rağmen, teninin yakıcılığını, teninde umut etmek ama son anda da gittiğine dayanabilmektir aşk.

Bazen uzun yolların sonunda kavuştum diye beklerken terk edilmektir aşk.

Ateşler içinde yatarken, bir bakışına kalmışken, bir nefesine can vermeye hazırken, bırakıp gidilmektir ve yine de tutkuyla beklemektir, her şeye rağmen döneceğinden ümidi kesmemektir aşk.

Bazen mutluluğu için, kalbinin seçimine razı gelmektir ve giderken başka bir kolda yeni hayatına, yinede mutluluklar dilemektir aşk. Onun mutluluğu senin ölümün dahi olsa, yaşam olmaktır ve yaşama dair ne varsa onun için düşünmeden yapabilmektir sonrada çekilip köşene sonsuza kadar dua etmektir, sana gelmeyeceğini bile bile yinede büyük bir tutkuyla sevmektir aşk.

Sevmenin de bazen kazanmak olmadığını anlamaktır aşk.

Tamda son anda kaybetmektir, oldu dediğin an “o” aşk karesinden silinmektir ve kavuşmaya susayan, titreyen bedenine, çatlamaya hazır yüreğine “dur!” Demektir aşk. Bazen durmasını bilmekten, bazen susmaktan ama her şeye rağmen bazen karşılıksız delicesine sevmekten geçer aşk.

Bütün olmak zaman ister, belki de bir ömrü feda bekler.

Aşk en az senin kadar tam, en az senin kadar eksiktir ve olgunluk asırlarla bedellendirilmiştir. Senin ömrün yetmese de, birilerininki yetecektir diye beklemek büyük hatadır. Hiçbir devirde aşkla yaşamak, aşkla sonsuz olmak ve aşkla noktalamak mümkün olmamıştır. Hiçbir aşk bir şey olamamıştır, hiçbir şeyi olamayanlarla dolu nice mevsimleri çürütmüştür aşk. Belki de böyle olmalıdır, belki de kavuşamamaktır aşk. Buluşmaların mahşere kaldığı sevmeler hep sonsuzlukla mükâfatlandırılmıştır aşkın “o” volkan bağrında…

Şimdi al eline kalemi ve yaz;

“Ey! Sonsuzluğun tükenmez ıstırap kraliçesi, (ıstırap kralı) biliyorum ki, sen gelmeyeceksin, biliyorum ki, sen hiç sevmeyeceksin aşıkları ve sen böyle mutlusun, biliyorum, çünkü kavuşmalar sende hep mahşere ertelenmiş.

Şimdi gidiyorum volkan bağrından bağıra bağıra, elbet bir gün gelirim, sukutu bulmak, acımasız ateşini söndürmek adına…”

“Sevmenin de bazen yaşamak değil, yanmak olduğunu bilmektir aşk.”

MURAT İNCE

Yalnızlık Şiirleri Orhan Veli

Orhan Veli Yalnızlık Şiirleri,
Yalnızlık Şiiri Orhan Veli Kanık

Yalnizlik Şiiri Orhan Veli

Bilmezler yalniz yaşamayanlar,
Nasil korku verir sessizlik insana;
Insan nasil konuşur kendisiyle;
Nasil koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.

*****************

Gerin bedenim gerin
Doğan güne karşı
Duyur duyurabilirsen
Elinin kolunun gücünü
Ele güne karşı.

Bak!Dünya renkler içinde!
Bu güzel dünya içinde
Sevin sevinebilirsen;
İnsanlığın haline karşı.

Durmadan işleyen saatlerde
Dişli dişliye karşı
Dişlilerin arasında
Güçsüz güçlüye karşı
Herkes bir şeye karşı
Küçük hanım yatağında uykuda
Rüyalarına karşı

Gerin bedenim gerin
Doğan güne karşı…

Orhan Veli Kanık

ISTANBUL’U DINLIYORUM

Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;
Once hafiften bir ruzgar esiyor;
Yavas yavas sallaniyor
Yapraklar, agaclarda;
Uzaklarda, cok uzaklarda,
Sucularin hic durmayan cingiraklari;
Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;
Kuslar geciyor, derken;
Yukseklerden, suru suru, ciglik ciglik.
Aglar cekiliyor dalyanlarda;
Bir kadinin suya degiyor ayaklari;
Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;

Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;
Serin serin Kapali Carsi;
Civil civil Mahmutpasa;
Guvercin dolu avlular.
Cekic sesleri geliyor doklardan;
Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;

Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;
Basinda eski alemlerin sarhoslugu,
Los kayikhaneleriyle bir yali;
Dinmis lodoslarin ugultusu icinde
Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;

Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;
Bir yosma geciyor kaldirimdan;
Kufurler, sarkilar, turkuler, laf atmalar.
Bir sey dusuyor elinden yere;
Bir gul olmali;
Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;

Istanbul’u dinliyorum, gozlerim kapali;
Bir kus cirpiniyor eteklerinde;
Alnin sicak mi degil mi, biliyorum;
Dudaklarin islak mi degil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doguyor fistiklarin arkasindan
Kalbinin vurusundan anliyorum;
Istanbul’u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

Yalnızlık Şiirleri Özdemir Asaf

Özdemir Asaf Yalnızlık Şiirleri,
Yalnızlık Şiiri Özdemir Asaf,
Yalnızlık Özdemir Asaf

Özdemir Asafın Yalnızlık Şiiri

Yalnızlık

I
Yalniz kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.

II

Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.

Özdemir Asaf


Yalnızlık Paylaşılmaz

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün’de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Özdemir Asaf

Orhan Veli Kanık Şiirleri

Orhan Veli Kanık Şiirler
Şiirler Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Kanık En Güzel Şiirleri

Orhan Veli Kanık Şiirleri

Ekmek

Dilimin ucunda bir eski arkadas adi,
Unutulmus sekilleri tasiyan bulutlar;
Bir gökyüzü genisligiyle ruhuma dolar
Otlarin içine sirtüstü yatmanin tadi.

Avucumda sicakligini duydugum ekmek;
Üstümde hatirasi kadar güzel sonbahar;
O bembeyaz, o tertemiz bulutlara dalar
Düsünürüm bir çocuk türküsü söyleyerek.

Orhan Veli Kanık

Dalgacı Mahmut

İsim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir bas düşünürüm basımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne halt edeceğimi bilemem.

Orhan Veli Kanık

Düşüncelerimin Başucunda

Hasretimin yıllardan beri bel bağladığı…
İste odur düşüncelerimin başucunda.
O, göğsünun taşkın hareketi avlucunda,
Gözlerinde rüyaların gülüp ağladığı.

Kendi bahçesidir onun içinde gördüğüm.
Yollar yine her günkü gibi yaz uykusunda
Ve yaban çiçeklerinin buruk kokusunda
Her ikindi günlük rüyasını gören mürdüm.
Onun da dudaklarında bir eskiye dönüş,
O da yüzmede bir ses yığını üzerinde.
Bin hatırayı bir anda duyan gözlerinde
İnsana ruhlar dolusu haz veren düşünüş.
Sonra kızlık kadar temiz, aydın bir açılma:
Evine giden toprak yolda o yine çocuk,
Yine uykuyla başlayan alemde yolculuk
Ve taptaze sabahlar kayısı dallarında.
Hasretimin yıllardan beri bel bağladığı…
İste odur düşüncelerimin başucunda.
O, göğsünun taşkın hareketi avlucunda,
Gözlerinde rüyaların gülüp ağladığı.

Orhan Veli Kanık

Güneş

Ah aydınlıklardan uzaktayım
Kafamda o dağılmayan sükûn.
Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
Dinle bak: vurmada nabzı ruhun.

Yarasalar duyurmada bana
Kanatlarının ihtizazını.
Şimdi hep korkular benden yana
Bekliyor sular, açmış ağzını.

Ah aydınlıklardan uzaktayım
Kafamda dağılmayan sükûn.
Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
Dinle bak vurmada nabzı ruhun.

Siyah ufukların arkasında
Seslerle çiçeklenmede bahar
Ve muhayyilemin havasında
En güzel zamanın renkleri var.

Ölmedim halâr. yaşamaktayım.
Dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
Ah aydınlıklardan uzaktayım
Kafamda o dağılmayan sükûn.

Ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
Işık yok gecemde, gündüzümde.
Gözlerim görmüyor… lâkin güneş
O her zaman, her zaman yüzümde.

Orhan Veli Kanık

Macera

Küçüktüm,küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım,telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm issiz kaldım,aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.

Ne yardan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama…
Bırakmıyor son gördüğüm,
bırakmıyor geçim derdi.

Oymuş,diyorum,zavallı sairin
Görüp göreceği.

Orhan Veli Kanık

Söz

Aynada başka güzelsin,
Yatakta başka;
Aldırma söz olur diye;
Tak takıştır,
Sur sürüştür;
İnadına gel,
Piyasa vakti,
Muhallebiciye.

Söz olurmuş,
Olsun;
Dostum değil misin?

Orhan Veli Kanık

Hardalname

Ne budala seymisim meger,
Senelerdenberi anlamamisim
Hardalin cemiyet hayatindaki mevkiini…
<>
Bunu Abidin de soyluyordu gecende.
Daha buyuk hakikatlere
Ermis olanlara.

Biliyorum, lazim degil ama hardal
Allah kimseyi hardaldan etmesin.

Orhan Veli Kanık

Bayrak

Ey bir muharebe meydanında
Avuçları kanımla dolu,
Kafası gövdemin altında,
Bacağı kolumun üstünde,
Cansız uyanan insan kardeşim!
Ne adını biliyorum,
Ne günahını.
İhtimal aynı ordunun neferleriyiz,
İhtimal düşman.
Belki de tanırsın beni.
Ben İstanbul` da şarkı söyleyen
Tayyareyle Hamburg` a düşen,
Majino` da yaralanan,
Atina` da açlıktan ölen,
Singapur` da esir edilenim.
Alınyazımı kendim yazmadım.
Bununla beraber biliyorum,
O yazıyı yazanlar kadar olsun,
Çiçekli dondurmanın tadını,
Cazbant sesindeki sevinci,
Meşhur olmanın azametini.
Sen de nimetler tanırsın biliyorum;
Çaydan, simitten,
Kalınca bir paltodan gayrı.
Zeytinyağlı enginar, kremalı keklik
Bir kadeh
Black And White viski,
Kıl pranga kızıl çengi bir esvap.
Kimi yıllık çalışmanın
Bir kurşunluk hükmü varmış,
Hayata
Harkof bölgesinde atılmakmış nasip;
Aldırma.
Biz bir bayrak getirdik buraya kadar;
Onu daha ileriye götürürler;
Şu dünyada topu topu
İki milyar kişiyiz,
Birbirimizi biliriz.

Orhan Veli Kanık

Yolculuk

Yolculuk niyetinde değilim.
Fakat böyle bir iş yapmaya kalksam
Doğru İstanbula giderim.
Beni bebek tramvayında görünce
Ne yaparsın acep?

Mamafih söylediğim gibi
Yolculuk niyetinde değilim.

Orhan Veli Kanık

1 Kıtalık Cumhuriyet Şiirleri

Cumhuriyet Şiirleri 1 Kıtalık

1 Kıtalık Cumhuriyet Şiiri


Cumhuriyet Bayramı

Bayraklarla donatalım,
Yurdun her bir yanını,
Kutlu olsun herkese,
Cumhuriyet Bayramı

****

Hep bir yürek olalım,
Unutmadan yarını,
Kutlu olsun herkese,
Cumhuriyet Bayramı.


Kutlu Olsun Türkiye

Olanca gücümüzle
Haykırırız sevinçle
Cumhuriyet bayramın
Kutlu olsun Türkiye

****

Atatürk’ten bizlere
Ne güzel bir hediye
Cumhuriyet bayramın
Kutlu olsun Türkiye

****

Cumhuriyet

Olmasaydı cumhuriyet,
Ne yapardı bu millet.
Özgürlüğün tadında,
Hayat olmazdı elbet.

****

Gönülden söylüyorum,
Atamı çok seviyorum,
Her 29 Ekim’de,
O’nu çok özlüyorum.

Savaşçı

Söze dair her şey söylenmiş
ama yine de çözüm bulunamamışsa
kılıçlar çekilir,
sonrası savaş demektir.

Savaş

açlık, zulüm ve ölüm
mutluluk getirmez biliyorum.


Cumhuriyet Sevinci

Cumhuriyet sevinci
Sardı bütün vatanı,
İyi bilelim gençler
Çok özeldir anlamı.

****

Duysun bütün dünya
Bu mutlu günümüzde,
Sen rahat uyu atam
Gençlik senin izinde.

En Anlamlı Ayrılık Şiirleri

En Anlamlı Ayrılık Şiirleri

Anlamlı Ayrılık Şiirleri

Dünyayı Gezdim Dolaştım

Dünyayı gezdim dolaştım
Ayrılık gibi dert olmaz
Tatlı canımdan usandım
Ayrılık gibi dert olmaz

Kaçan döndüm yâre baktım
Çözümden kanlı yaş döktüm
Gezdim her belayı çektim
Ayrılık gibi dert olmaz

Hilal kaşı keman değil
Zülfü ahir zaman değil
Be yarenler yalan değil
Ayrılık gibi dert olmaz

Kullar başına gelmesin
Kimse göz yaşın silmesin
Hak, düşmanıma vermesin
Ayrılık gibi dert olmaz

Bana inanmayan varsın
Aşık’ın yüreğin yarsın
Neler çektiğini görsün
Ayrılık gibi dert olmaz

Aşık Paşa

Ayrılık

Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık

Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık

Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık

Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık

Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık

Kış gecesi ıssız sokakta üşürken
Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık

Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken
Nereye gittiğini bilememektir ayrılık

Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane
Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık

Eline kalem alıp şairlere özenmek
Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık

Mehmet Akif Çeçen

Ayrılık

Gitmek, ayrılık demekmiş
Ayrılık, hazan
Hazan, yaprak dökümü
Yaprak dökümü, tükenmek
Tükenmek, yok olmakmış
Hiç olmak bir anlamda

Aşkı ayrılık beslermiş
Ayrılık uzadıkça
Aşk hiç bitmek bilmezmiş

Elveda Sevgilim

Sana gitme beni bırakma,
demiştim ya,
Artık gitmeni istiyorum,
Biliyorum beni hiç sevmediğin.

Bu yüzden gitmeni istiyorum,
Seni her ne kadar çok seversem seveyim.
Sen benim olmayacaksın,
Beni sevmeyeceksin.

Ben senden asla ümidimi kesmeyeceğim,
Seni hep beklicem ve seveceğim.
Sana sarılmayı, ilerde birgün karşılaşmayı dileyeceğim,
Elveda sevgilim.

Ayrıldık Değil mi

Efkar bastı gönlüme yine
Tat vermiyor bu hayat niye
Canıma işlemiş sevgin gönlüme
Söküp atamıyorum neden

Biliyorum olmayacak hayal benim kisi
Seviyorum desem ne kıymeti var ki
Unutamıyorum diye dert yansam önemlimi
Kendim ettim kendim buldum delilik benimkisi

Hasret çekmekle olmuyor güzelim
Seni rüyalarda görmek yetmiyor ki
Zaten mutluluk benim için bir hayaldi
Ayrıldık işde eller sevinsin değilmi?

Elveda

Elveda demenle yıkıldım o an
Hayal mi gerçek mi anlayamadım
Gözümün önündeydi o yüzün bir an
Ağlamak istedim de ağlayamadım

Şimdi beni istiyorsan neden geleyim
Kalbimi kırmana bir daha nasıl izin vereyim
Bakma öyle gözlerime sen beni kaybettin
Bir daha asla seni sevmeyeceğim

alıntı

Farklı Sözler

Farklı Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Farklı Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Farklı Sözler
Farklı Sözler 2012,

Farklı Sözler Kısa,

-İki kelime yetiyor seni seven kalbi kirmaya, sonra roman yazsan ne faydaa

-Gittin evet , gitmez yapmaz dediklerim gibi hemde.
Ve geceler soguk olmaya başladı ama ben ısınmanın bir yolunu buldum , gelme artk geleceksende.

-İki şarkı okundu birisi çok dokundu ,
Dönme derse gururun ona uyma olur mu ?

-Artık üzülmüyorum , çünkü o benim üzüldüğümü anlayamıycak kadar aptal.

-Gordugum her uc kisiden birine sapik, birine hirsiz, birine terorist diye bakiyorum. Tesekkurler Turkiye

-Bazılarına ‘pardon canım bi bakar mısın’ deyip ŞAK diye tokadı indirmek istiyorum. Evet bunu istiyorum.

-“O öyle şey yapmaz” dediğim ne varsa yaptınız. Teskkurler

-Geç kalkıyorum, geç kalıyorum. erken kalkıyorum, yine geç kalıyorum. hiç uyumuyorum, hala geç kalıyorum. yetenek benim!!

-Yalan söylediğini biliyorum. Yalan söylediğini bildiğimi biliyosun. Hala yalan söylüyosun. Gerizekalısın biliyorum, gerizekalısın bilmiyosun.

-Yuzum kirisacak,sacim beyazlayacak,ellerim burusacak bunlari ben de biliyorum. Bunlar olurken sen yanimda olacak misin iste bunu bilmiyorum.

-Çamaşır makinası şu an darbuka solo atıyo.

uzuncası= tabi canım eğlenmek en doğal hakkın git eğlen. Kısacası= gitme.

-Bu aşkta bir sensizlik var. Bensizlik de. Densizlik de olabilir, bilmiyorum. Kafam karıştı şimdi.

-Dizinin sağ altında “4 dakika ara” yazıyoduu. Tamam arıyim 4 dakika konuşalım daa numara nerdee ?

-En anlamlı yemin söz vermektir, En büyük intikam affetmektir, en adi söz hiç sevmedim demek ve en güzel cevap gülüp geçmektir.

Sevgilime Romantik Sözler

Sevgilime Romantik Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Sevgilime Romantik Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Sevgilime Romantik Sözler
Romantik Sözler kısa
Sevgilime Romantik Sözler facebook

Ruhumu yerlere serip hasret cektirende olsan, ne askina bedduam nede sana kinim var,Deryada akar gibi binbir dertle dolsamda, seni mahsere kadar sevmeye yeminim var!

– Sözlerin aklımda yada aklımın ardında, Hayalin karşımda yada sesin kulağımda, Ya ben çıldırıyorum, yada çok özlüyorum, Ya özlemek, yada özlenen çok özel BİRTANEM.

– Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim, Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel, Çünkü gülüşünü çok özledim…

– O sessiz aksamda ay ışığı geceme girdi, karanlıkta kalan kalbimi aydınlattı, ardından yakamozun ışıltıları ressamları kıskandıran resmini yansıttı deryaların kalbine bebeğim…

– Eğer şu an konuşacak durumda olsaydım, Sesini duymak için neler vermezdim, Seni ne kadar çok sevdiğimi anlatamam, Yolunu bulabilseydim zaten şu anda çile çekmezdim..

– Gecenin karanlığındasın, güneşin ışığında, Suyun damlasında, selin coşkusunda Kimi yanımdasın kimi rüyamda Ama hep aklımdasın sakın unutma…

– Sevgimi bir yerde gökyüzüne yerleştirdim, Kimse beni farketmedi, gözyaşı olup yağdım, Sıcak günlere inat, Yağmurun gözyaşı olduğunu kimse anlamadı, Sen bile…

– Yüreğim umulmayan yaralarla başedemezken, Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim, Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel, Çünkü gülüşünü çok özledim…

– Kimine göre ateştim cayır cayır yanan, Kimine göre bir yıldız hep parlayan, Kimi çiçeğe benzetirdi hiç solmayan, Ama ben senin için su olmak isterdim hep muhtaç olunan.

– Elbet rüzgar ve deniz taşır emanetlerini, Bekle gün gelir güneşim bulacaktır seni, Akşamları balkona çık, gözlerini kapat, Rüzgar benim yerime öpecek seni…

– Sana Binlerce Gül Vermek Isterdim Ama Güller Solar, Sana ömrümü Vermek Isterdim Ama Bir Gün ölecegim, Sana Sadece Sevgimi Veriyorum Sonsuza Dek Süreceği Için…

– Sevgiyi Gostereceksin Soylemek Yetmez,sevgi Gozlerinde Olacak Sozlerin Yetmez, Sevgi Herseydir Kalbe Hapsedilmez, Seveceksin Benim Gibi Ama Yuregin Yetmez

– Gökyüzünden Bir Yıldız Seç Bu Gece. Gözlerin Gibi Parlak Ve İşıl İşıl Olsun. Benim Içinde Bir Yıldız Seç. Parlak Olmasına Gerek Yok. Sana Yakın Olsun Yeter…

– Dost deniz kenarindaki ta$lara benzer, önce birer birer toplarsin. Sonra birer birer atmaya ba$larsin. Yalniz bazilarini atmaya kiyamazsin. I$te sen onlardansin..

– ßir gün öLe çok SevmeLiyimki Sonsuza dek içimdE kaLmaLı, kar$ımdaki inSan kar$ı koyamamaLı, ßir gün öLe çok SevmeLiyimki beni yaktıkLarında biLe kaLbim sapasağLam kaLmaLı, bu Sevgiden utanmamaLı, bu Sevgiyi boşa harcamamaLı..

– Seni tanıdığım gün,Hiç ihtimal vermemiştim aşk’a,Dudaklarımda gecenin ıslaklığı,Ben sendeydim,istanbul suskun, istanbul mağrur istanbulda yapayalnız bir geceydim,Zamandı yüreğim, Zaman seni tanıdığım her güne, Alışkanlıktı bildiğim,Hep araya girerlerdi oysa, İlk görüşte değil, İlk öpüşte öldü bütün duygularım..

– Bu aşkın biletini istediğin gibi kes Nasılsa gidiyorsun, biliyorum git Ama ardında ağlayan bir çift göz Paramparça bir yürek Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan Çek silahı daya sırtıma Titrersem namerdim Sen vurdun da ben ölmedimmi

– Sesin Değdiğinde Yüreğime Yüreğim Titriyorsa Avuçlarında ve Her Kapayışta Gözlerimi Üşüyen Bakışlarım Isınıyorsa Bakışlarında Tek Çarem Fısıldamaksa Eğer Avazım Çıktığı Kadar Fısıldayacağım…Seni seviyorum.

– Çilgin gibi sevmistik, Kullar ayirdi bizi. Kader degil sevgilim, Diller ayirdi bizi…

– İliklerimde ki seni sensizlige ilikliyemedim…

– aLaca KaranLıkta oLsun öLümüm Kısın LambaLarı Kısın aLın GötüRün BüTün umutLarımı Kaderim DünYada KaLsın…okuSun öLüm FeRmanımı SaVcı TopLansın üÇ BeŞ dosT oN YaBaNcı KuruSun aRtıK DaRaĞcı…BeNi HayaLLeRimin BiTTiği YerDe aSın.

– Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum..

– Deprem gibi girdin içime, fay hattı çizdin kalbime, enkazlar bIraktın üstümde, artçılar hala devam etmekte yüreğimde… Özlenmektesin bir tanem 8,4 şiddetinde….

– Bir hüzündür aldı yine yüreğimi, Gözlerim doldu ağladım zamansız.. Çıkmıyor aklımdan gözlerin! Sevgi doluydu, masum ve abartısız.. Ayrılıktır bu! Yaşanmadıkça bilinmez amansız.. Acı çekiyor bedenim, dönmek istiyor sana, Ama ruhum kararsız

– Hani Gözler Vardır ya Sözleri Anlatır Hani Sözler Vadır ya Gözleri Ağlatır Hani Anılar Vardır ya Değeri Geç Anlaşılır Birde Aşk Vardır Sseni Anlatır..!! Dostluk Kura Bİlmek İçin Zorlukları AŞmaya Gerek Yok. Dost Olabilmek İçin Tatlı Bİr Tebessüm Bİle Yeter İnan

– Biz kimleriz diye sorma, biz hayata bosvermislerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasinda yüzenlerdeniz. Bizi arama lüks meyhanelerde ,biz dost sarabı icenlerdeniz.Bize dost, arkadas nedir diye sorma, biz onlar için ölüme gidenlerdeniz.

– ÖLüMü TeSLimALDı HüZüN İçİmDe SeNdeN KaLaN CaM KıRıKLaRı AyNaDa SenSiz HüzüN SeNSiz HiçKiMSe DinDiReMeDi Bu HıçKıRıKLaRı BiRGeCe YaRıSı AnSıZıN GöReCeKSiN KöŞe BaŞıNdA NöBeT TuTuYoRDu HüzüN ÖyLe KoLaY DeĞiLDiR BeNi UnUtMaK HaLa SoKaKLaRıMDaDıR AYaK İzİM..

– seNi YıLdızLara Benzetiyorum onLar Kadar etkiLeyici,Çekici ve GüzeLsin Ama AraNızda Tek Fark Var OnLar MiLyonLarca Sen BirtanesiN

– Sesini duyamasam Yüzünü göremesem Varlığını hissetmesem Seni özlemesem Yüreğini sevmesem Yazılarını okuyamasam da Yanımdasın Biliyorum… SENİN YANINDA SENİN ELLERİNLE YAPMAK İSTİYORUM HER ŞEYİ SENİNLE YÜRÜMEK SENİNLE KONUŞMAK SENİNLE PAYLAŞMAK SEVGİYİ VE…. SENİNLE YAŞAYABİLMEK HER ANI…

– HER BAKTIGIMDA SENİ GÖRÜYORSAM, HER İSİTTİGİMDE SENİ DUYUYORSAM, HER DOKUNDUGUNDA SENİ HİSSEDİYORSAM, Bu Seni ÇOK ÖZLEDİGİMDENDİR

– Kalk gel hangi uzak yerdeysen,erimeden karlar.gel gör daldaki beyazını soğunu havanın..Duy sesini yağanın,havadaki sessizligin sensizligini..Karlar erimeden GEL…

– AŞK DENİZİNDE YÜZÜYORUM, BOGULMAMAK İÇİN KULAÇLARIMI SIKLAŞTIRIYORUM,AMA NE FAYDA O DENİZİN İÇİNDE BOĞULUYORUM VE VE BİR BAŞKA ALEME GEÇİYORUMBU ALEMDE NE NEFRET NE İKİ YÜZLÜLÜK VAR.SADECE MASMAVİ DENİZİNDE AŞKIN VAR…

– SENI SEVDIM; GOZLERIN ICIN SENI SEVDIM; SOZLERIN ICIN SENI SEVDIM; GULUSLERIN ICIN SENI SEVDIM; KENDIMI SENDE BULDUGUM ICIN GORMEZ OLDU BU GOZLERIM,HER GECE SENIN ICIN AGLAMAKTAN; KALBIM IFLAS ETTI ARTIK,SUREKLI BU ACIYLA YASAMAKTAN….

– İçimden bir şiir yazmak geldi, Yazıyorum,çünkü seviyorum, Seviyorum,çünkü hissediyorum, Hissediyorum,çünkü yaşıyorum, Yaşıyorum,çünkü seninleyim!…

– Sabahları seninle dogar içimdeki güneşin,gülücüklerinle sıcaklıgımı arttırır ve batmazcasına daha çok ısınırım…Kaynagı sevgi olan ne batar ki hayatta ?

– Şu anda ağlıyorum ama sevinçten.. Niye mi??? sana sahip oldum için,sevgilim birtanem,minik kelebegim,aşkım,dağ çilegim….

– Soguk havalarda hiç üşümedim biliyo musun??? Hep senin sıcaklıgın ısıttı beni… sevginin sıcaklığıydı beni ısıtan.kalbime yazılmışsın bir tanem….

– ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirganlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazan Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Seni tanımadan önceBiri gelip sorsa ki sen hiç şiir yazdın mıGüler geçerdim Hep gülerdim sevda için şiir yazanlara Nasıl anlatılır derdim duygular-kağıt ve kalemle İnsan sevdiğini söylemeli göğsünü gere gereAma şimdi anlıyorum yazanları Ve sevgiliye yazılmıs sözcüklerinNe anlama geldiğiniÇünkü artık ben de yazıyorum Çünkü artık bende seviyorumVe işte bunu söyleyemiyorum Kağıt ve kalemin gözyaşı ile yapmış olduğu dansa Ben sadece titreyen ellerle eşlik ediyorum.

– Ben,Sende sevdim gülümsemeyi, Sende gördüm bakışların en derinini,Yaralı bir kuşu okşar gibi, usulca… Yüreğime yavaş yavaş dolan kelimeleri sende duydum. Bu hasret kalmışlığımızı, gözlerinde parlayanyıldızlarla vurdum. Ben senin, o gamzeli gülüşlerine vuruldum. Kaybettiğim aşk anahtarını ben, senin yüreğindebuldum. Gamzeli gülüşlerine güldüm ben en çok… Bir de bana bakan minicik o kara gözlerine.Ben, bir tek sana güldüm içten, Bir tek seni sevdim, yürekten.Bir tek, seninle birlikte, başbaşa söylediğimiz şarkıyı doladım dilime.Ben senin gamzeli gülüşlerini sevdim, Öylesine içten, öylesine deli dolu, öylesine berrak……..

– Sana öyle muhtacım ki, telefondaki sesine, erkeğim diyen diline, seni seviyorum diyen kalbine.. Sana öyle muhtacım ki o ufacık ellerine bana öyle bakan, dokunmaya kıyamadığım tenine…

– Birgün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana, Bir gün gelipte ayrılacak olursak Aradaki mesafe ,yollar ve menziller Ne kadar uzak olursa olsun Sen yine de omzunu bir yokla Elimi yine orada hissedeceksin !!!

– Sen çatlayan dudaklarıma Bir damla su ıçimdeki yaşama Tutkusu Avuçlarıma düşen Bir kartanesi Sen Sevgilim, sevdigim,taptıgım HERŞEYiMSiN… Seni ne kadar sevdiğimi bilmek istersen Gökyüzünden düşen yağmur damlacıklarını Tek tek tutmaya çalış Tutamadığın her damla Seni sevdiğimin ispatıdır…

– Gerçek aşkı bana tattıransın Özlemle tanrıdan dilediğim, hayatımın anlamısın Gözlerinde içimin titrediği tek insansın Bir tanem, sevdiğim, herşeyimsin aşkım Sabırsız gecem, derin nefesimsin Sevgisine doyamadığım, en güzelisin en güzel çiçeğin Yaşama sebebimsin, herşeyimsin aşkım Bir tanem, sevdiğim, herşeyimsin tatlım Dalgın bakışım, buğulu gözlerimsin Yokluğuna dayanamadığım diğer yarımsın Yürek atışım, gönülden sevdiğimsin

– Seni düşünürken ya bir tebessüm yapışıyor yüreğimden yüzüme , ya gözlerim dayanamıyor ölümcül hasretine baktığım herşey gördüğüm hiç bir şey sana benzemiyor. Hiç bir acı hiç bir hasret seninki kadar ölümcül olamıyor..

– Günesin buz tuttugu yerde bir alev görürsen, Bil ki o yalniz senin için yanan kalbimdir.

– Bu dünya yalanci bir dünyadir, gözleri görmeyen asik olandir, gördüklerimizin hepsi yalandir, Allah’im bu yolcuyu uyandir.

-Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parcalayacak kadal asildir.

Basini gögsüme yasladiginda tek bir düsmanim vardir:geçip giden zaman.

Seni benim kadar sevenler , sana benim kadar hasret kalsin.

Sen elimden tutunca, deniz basardi içimi. Sen elimden tutunca, yüregim yesil yosunlara takilip günlerce dip akintilarinin pesisira gitmk isterdim.

Yanagina konan kar tanesi eriyip dudaklarina indiginde o bir damla serinligi biriyle paylasmak istediginde yönünü rüzgara dön yeter. Çünkü ben o rüzgardayim….

Ben seni dün sevmedim, çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarin sevdim çünkü yarinlar hiç bitmeyecek…

Ask bir elma sekeridir. Sekeri yersin sapi kalir…

Rüyalarini gül yapraklaiiyla yatagini papatyalarla süsledim, üzerini sevgiyle örtüp tüm kabuslari aldim ki en güzel rüyalari sen göresin..

Yillar vardir nasil geçtigini bilmezdim, bir gün vardir yasamin anlamini degistirdi bana dair; hissetmedigimi, bilmedigimi yasatti, iste o ani senle yasadim senle sevdim.

Kalem olsa dünyadaki bütün agaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin siirini yazamam yinede…

Yaprak döken gençligimin satir aralarinda alti kirmiziyla çizilmis ve tirnak içine alinmis suskunlugumun bas harflerisin.

Utanirim , söyleyemem yasadigim yalnizligi , kelimeler yetmiyor ki , bu mu sevda dedikleri.

Yaninda benden yakin baska biri de olsa , her seyi inkar etmis inandirmis olsanda , ve ona duygulanmis sevdalanmis olsanda , biliyorum bu gece beni düsüneceksin.