Kiliselere el bombalı saldırı: 10 ölü

Polis yetkilisi Philip Ndolo, Somali sınırı yakınında Garissa kentinde iki kiliseye, el bombası ve ateş açılarak saldırı düzenlenmesi sonucu 10 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

Ndolo, saldırıda 40 kişinin de yaralandığını kaydetti.

Kiliselere el bombalı saldırı: 10 ölü

Polis yetkilisi Philip Ndolo, Somali sınırı yakınında Garissa kentinde iki kiliseye, el bombası ve ateş açılarak saldırı düzenlenmesi sonucu 10 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

Ndolo, saldırıda 40 kişinin de yaralandığını kaydetti.

İsrail, 3 Filistinli’yi tutukladı

Güvenlik kaynakları, İsrail ile Gazze Şeridi arasında yer alan sınır bölgesindeki el-Burayj kampının doğusunda tutuklanan Filistinli gençlerin isimlerinin Feras Halil, Selman Atiyye el-Avvavide ve Ali Gazi Bidvan olduğunu belirtti.

İsrail, Batı Şeria’daki Ayrılık Duvarı’ndan itibaren şeridin doğu sınırı boyunca 300 metrelik tampon bölge uygulaması yapıyor ve Filistinlileri bu bölgeye yaklaşmamaları konusunda uyarıyor.

İsrail, 3 Filistinli’yi tutukladı

Güvenlik kaynakları, İsrail ile Gazze Şeridi arasında yer alan sınır bölgesindeki el-Burayj kampının doğusunda tutuklanan Filistinli gençlerin isimlerinin Feras Halil, Selman Atiyye el-Avvavide ve Ali Gazi Bidvan olduğunu belirtti.

İsrail, Batı Şeria’daki Ayrılık Duvarı’ndan itibaren şeridin doğu sınırı boyunca 300 metrelik tampon bölge uygulaması yapıyor ve Filistinlileri bu bölgeye yaklaşmamaları konusunda uyarıyor.

Suriye üzerindeki baskı bitmedi

Fabius, TF1 televizyonunda yayımlanan söyleşisinde, Suriye muhalefetinin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dahil olacağı bir geçiş hükümetini kabul etmeyeceğini belirterek, Cuma günü Batı ve Arap hükümetlerini bir araya getirecek, Suriye Halkının Dostları toplantısında Esed üzerindeki ”baskıyı artıracaklarını” kaydetti.

Fransa Dışişleri Bakanı, bunun işe yaramaması halinde BM Güvenlik Konseyi’nin, BM Sözleşmesi’nin ”bilhassa askeri olmak üzere tüm unsurlar dizisinin” yolunu açan bölümüne başvurabileceğini sözlerine ekledi.

Suriye üzerindeki baskı bitmedi

Fabius, TF1 televizyonunda yayımlanan söyleşisinde, Suriye muhalefetinin, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dahil olacağı bir geçiş hükümetini kabul etmeyeceğini belirterek, Cuma günü Batı ve Arap hükümetlerini bir araya getirecek, Suriye Halkının Dostları toplantısında Esed üzerindeki ”baskıyı artıracaklarını” kaydetti.

Fransa Dışişleri Bakanı, bunun işe yaramaması halinde BM Güvenlik Konseyi’nin, BM Sözleşmesi’nin ”bilhassa askeri olmak üzere tüm unsurlar dizisinin” yolunu açan bölümüne başvurabileceğini sözlerine ekledi.

Suriye’deki orman yangınları söndürülüyor

İdlib’in Cisreş Şugur ilçesine bağlı Harabjoz, Bdama ve Biksarya köyleri ormanlık alanlarında dün öğle saatlerinde henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangınlar gece boyunca sürdü.

Suriye tarafından herhangi bir müdahalenin yapılmadığı yangınların sabah saatlerinde etkisini kendiliğinden yitirdiği öğrenildi.

Yer yer dumanların yükselmeye devam ettiği bölgeye yakın Türk köylerinde yangın söndürme ekiplerinin hazır beklediği bildirildi.

ABD Pakistan’a uçakla saldırdı: 8 ölü

Pakistanlı istihbarat yetkilileri, Afganistan sınırı yakınlarındaki aşiret bölgesi Kuzey Veziristan’da bugün düzenlenen saldırıda, Dre Nişter köyündeki bir evin hedef alındığını söyledi.

Yetkililer, vurulan evin Hafız Gül Bahadır’a bağlı militanlar tarafından kullanıldığını, saldırıda ölenler arasında bazı yabancıların da olduğunu ifade etti.

ABD Pakistan’a uçakla saldırdı: 8 ölü

Pakistanlı istihbarat yetkilileri, Afganistan sınırı yakınlarındaki aşiret bölgesi Kuzey Veziristan’da bugün düzenlenen saldırıda, Dre Nişter köyündeki bir evin hedef alındığını söyledi.

Yetkililer, vurulan evin Hafız Gül Bahadır’a bağlı militanlar tarafından kullanıldığını, saldırıda ölenler arasında bazı yabancıların da olduğunu ifade etti.

Krizdeki AB’nin yeni başkanı Rumlar

GKRY, 1 Mayıs 2004’te girdiği Avrupa Birliği’nde ilk kez, 1 Temmuz Pazar gününden itibaren altı aylık süre için AB dönem başkanlığını üstlenecek. Rum yönetimi, bir yandan dönem başkanlığını üstlenirken bir yandan da kötü ekonomik durumu nedeniyle AB destek mekanizmasının denetimi altında olacak.

Rum tarafının, hem destek mekanizmasının denetimi altında olup hem dönem başkanlığı yapacak olması hem de Türkiye’yle ilişkileri nedeniyle objektif bir dönem başkanlığı yapıp yapamayacağı çeşitli çevrelerce sorgulanıyor. Rum yönetiminin başkanlık edeceği üyelerin denetimi altında bir başkanlık yürütecek olması da AB tarihinde bir ilk olacak.

Kıbrıs Rum yönetimi, ekonomik kriz yanında, siyasi krizle de boğuşuyor. Rum tarafında 11 Temmuz 2011’de Mari’de askeri üste meydana gelen, 13 kişinin ölmesi ve onlarca kişinin yaralanmasına neden olan cephanelik patlaması ve devamında elektrik santralının devre dışı kalması, ekonomik krizi derinleştirirken, beraberinde siyasi krizi de getirdi ve Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’a karşı tepkiler arttı.

Öte yandan, Rum tarafı, dönem başkanlığını Kıbrıs’ta AB toprağı olmayan bir mekanda kutlayacak.

Rumlar, AB Dönem Başkanlığı açılış törenini, İngiliz Üsler Bölgesi’nde bulunan, Kurio Antik Tiyatrosu’nda düzenleyecek. Kıbrıs’taki İngiliz Üsler Bölgesi, AB müktesebatı dışında yer alıyor.

”AB buymuş”

KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Rum AB dönem başkanlığıyla ilgili AB’nin yaptığı yanlışlara işaret ederek, “Adam batmış, kediye ciğeri de teslim edersiniz, demek ki AB buymuş” diye konuştu. Rumların dönem başkanlığı süresinde, Avrupalıların Kıbrıs’a ilgisinin artmasıyla, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bir şeyin değişmeyeceğini kaydeden Özgürgün, AB’nin, üyesi olan Rum tarafına baskı yapacak mekanizması ve isteğinin olmadığını, bunu geçmişte gördüklerini söyledi.

AB’nin Rumların borçlarıyla başı dertte

AB dönem başkanlığını 1 Temmuz’da üstlenecek Kıbrıs Rum Kesimi,  ciddi bir borç sorunuyla mücadele ediyor.
Yunanistan’da süregelen borç krizinden ciddi biçimde etkilenen Kıbrıs Rum Kesimi’nin kültürel ve ekonomik anlamda Atina ile son derece yakın ilişkileri bulunuyor.

Bankacılık sektörünün Yunanistan’a yaptığı yüklü yatırımlar nedeniyle sıkıntılı günler yaşayan ve Yunan devlet tahvillerinden uğradığı zararın altından kalkamayan Kıbrıs Rum Kesimi’nde hükümet, hafta başında mali yardım için Avrupa Finansal İstikrar Fonu’na (EFSF) resmen başvurdu.

AB’ye 2004, Avro Bölgesi’ne ise 2008 yılında üye olan Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve İspanya’nın ardından Avrupa Birliği’nden finansal yardım talebinde bulunan beşinci ülke oldu.
Kendisi de ciddi borç sorunuyla mücadele eden bir ülke olarak AB dönem başkanlığında Avro Bölgesi’nde süregelen borç krizine çözüm üretmekte yetersiz kalacağı yönünde eleştiriler alan Güney Kıbrıs, söylentileri doğrularcasına hafta ortasında da Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) finansal yardım talep etti.
IMF verilerine göre, geçen yıl yüzde 0,5 oranında büyüyen Güney Kıbrıs ekonomisinin bu yıl yüzde 1,1 daralacağı öngörülürken, enflasyonun bu yıl yüzde 3,5’ten yüzde 3,4’e gerilemesi, işsizlik oranının da yüzde 7,8’den yüzde 9,8’e yükselmesi bekleniyor.

 

 

 

HABERTÜRK

 

AB zirvesinde Merkel’den uzlaşma yolu

Merkel’in son günlerdeki açıklamalarına yansıyan katı tutumu nedeniyle piyasaların zirveden beklentisi azalmış, avro dün dolar karşısında son haftaların en düşük düzeyine inmişti.

Bu ortamda başlayan zirvede İspanya’nın ısrarcı olduğu, Avro Bölgesi kriz fonları aracılığıyla bankalara doğrudan sermaye takviyesine, tutum değiştiren Almanya’dan gelen yeşil ışık piyasalar için olumlu sürpriz oldu. Liderler ayrıca, bütçe disiplinine bağlı ülkelere kurtarılmaya ihtiyaç duymaları halinde daha esnek koşullarda kredi verilmesi konusunda uzlaştı.

Zirve kararlarında, Avro Bölgesi kriz fonlarının “piyasalara istikrar kazandırmak için esnek ve etkin şekilde kullanılacağı” belirtildi.

Dün 1,24 seviyelerinde seyreden avro/dolar paritesi bu olumlu kararların etkisiyle bir ara 1,26’nın üzerine çıktı.

Bu arada Hollanda Başbakanı Mark Rutte, basına yaptığı açıklamada İtalya’nın zirveden her istediğini alamadığını söyledi.

Rutte, “Kriz fonunun (Avrupa İstikrar mekanizması) ikincil piyasadan doğrudan (zordaki ülkelere ait) tahvil alabilmesini talep ettiler, bu olmayacak. Faiz oranlarına üst limit getirilmesini istediler, bu da olmayacak” dedi.

Avro Bölgesi’nin daimi kriz fonu olan Avrupa İstikrar Mekanizması’nın, ilk aşamada 500 milyar avroluk sermaye gücüyle faaliyete geçecek olmasına rağmen İtalya ve İspanya’nın vadesi gelmemiş borçlarının toplamının 2,4 trilyon avroyu bulması, piyasalardaki rahatlamanın uzun sürmeyebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.

BU arada AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Avro Bölgesi liderlerinin ortak bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu için anlaştığını açıkladı.

Van Rompuy, tüm AB liderlerinin de daha sıkı siyasi ve mali birliğin ana hatlarını çizen uzun vadeli bir plan üzerinde uzlaşma sağladığını duyurdu.

Mursi Tahrir Meydanı’na seslenecek

Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Muhammed Mursi’nin ilk Cuma namazını El Ezher’de kıldıktan sonra bugün Tahrir Meydanı’nda “Yönetimin teslimi” adıyla düzenlenecek gösteriye katılacağı ve burada halka sesleneceği bildirildi.

Açıklamada, Muhammed Mursi’nin yarın Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu önünde (TSİ) 12.00’de cumhurbaşkanlığı yeminini edeceği kaydedildi. Böylece Mursi’nin tartışmalara neden olan yeminini nerede edeceği konusu da açıklık kazandı.

Mursi’nin yemin töreninin ardından, 25 Ocak devriminden sonra Mısır’ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı unvanıyla Kahire Üniversitesi’nde halk temsilcileri, parti ve sendika yöneticileriyle biraraya geleceği belirtildi.

28 yıllık asker kaçağını ikna için İsveç’e geldiler

Dagens Nyheter gazetesinde yeralan habere göre, asker kaçağı ve sahip olduğu güvenlik bilgileri nedeniyle David Hemler’in ABD’de en çok arananlar arasında olduğu bildirildi.

Hemler’in Almanya’nın Augsburg Hava Üssü’nde görevli olduğu sırada 1984’de Sovyetler Birliği’ne karşı yürütülen gizli bir projede görevli olduğu ve bu sırada firar ettiği bildirildi. İsveç’in başkenti Stockholm’deki Amerika Büyükelçiliği binasında Hemler’in avukatı Emma Persson ile görüşen ABD’li görevlilerin, asker kaçağını ülkesine dönüp mahkemeye çıkması için ikna etmeye çalıştı. Avukatı ile yapılan görüşmeye David Hemler’in katılmadığı bildirildi.

ABD’li görevlilerin avukat ile yaptıkları görüşmede, 28 yıllık asker kaçağı David Hemler’in gerçek kimliğinin tespiti için ne tür bir yol izlemeleri gerektiği ve onu ülkesine dönüp mahkemeye çıkmasına ikna etmek için neler yapılabileceği üzerine durulduğu bildirildi.

“Zorlanamaz”

Bu arada açıklama yapan Hemler ise kimliğinin araştırılabileceğini buna karşı olmadığını, parmak izi ve DNA testleri ile araştırma yapılabileceğini söylerken, “Ancak ABD’ye dönüp mahkemeye çıkma konusuna gelince, dönersem bana ne kadar hapis cezası verecekler. Burada eşim ve çocuklarım var. Onlar bu durumdan nasıl etkilenecekler bunları öğrenmeden ABD’ye dönmeyi düşünmüyorum” dedi. Avukat Emma Persson da Hemler’e ABD’ye dönmesi için zorlanamayacağı bilgisini verdiği öğrenildi.

Eşi kimliğini yeni öğrendi

Asker kaçağı Hemler’in bir İsveçli ile evli ve 3 çocuğu olduğu bildirilirken, Hemler’in Stockholm’de bir devlet dairesinde çalıştığı öğrenildi. Hemler, eşine kendisi ile ilgili gerçekleri birkaç hafta önce anlatması üzerine, çocukları ile ABD’ye yapacakları tatili güvenlikleri nedeniyle iptal etmek zorunda kaldıklarını söyledi. ABD’deki ailesinin ise kendisinden 28 yıldır haber alamadığı ve öldüğünü düşündükleri kaydedildi.

Görevli olduğu birimden 21 yaşındayken firar ederek, İsveç’e gelen Hemler’in İsveç’te 28 yıldan bu yana başka bir kimlik ile yaşadığı bildiriliyor. ABD’li yetkililer, Hemler 100 yaşına da gelse ABD’ye döndüğünde mutlaka yakalanıp mahkeme önüne çıkartılacağını vurguladı.

Hollanda’da Liberal Parti’nin listesi hazır

Parti yönetiminin geçen ay belirlediği ve üyelere oy vermeleri için gönderdiği taslak listesinin değişiklik yapılmadan kabul edildiği bildirildi.

VVD tarafından yapılan açıklamada, üyelerin yaklaşık yüzde 16,2’sinin telefon ya da internet yoluyla oy kullandığı belirtilerek, çoğunluğun taslak listeyi onayladığı kaydedildi.

Açıklamada, taslak listenin 9. sırasında bulunan milletvekili Charlie Aptroot’un Zoetermeer Belediye Başkanlığı’na seçilmesinden dolayı oluşan boşluğun diğer adayların birer sıra kaydırılarak doldurulduğuna yer verildi.

Koalisyonun büyük ortağı Liberal Parti’nin hazırladığı 75 kişilik aday listesinin birinci sırasında Başbakan Mark Rutte yer alıyor.

Sağlık, Refah ve Spor Bakanı Edith Schipper’in 2’nci, Meclis Grup Başkanı Stef Blok’un ise 3’üncü sırada yer aldığı listede Türk kökenli aday bulunmuyor.

VVD’nin açıkladığı aday listesinde mevcut milletvekillerinin büyük bölümü yer alırken, partinin başkan yardımcısı Mark Verheijen 19’uncu ve Avrupa Merkez Bankası eski Başkanı Wim Duisenberg’in oğlu Pieter Duisenberg ise 23’üncü sırada yer bulabildi.

Hollanda’da Nisan ayında dışarıdan destekli sağ azınlık hükümetinin düşmesi üzerine 12 Eylül’de erken seçim yapılması kararı alınmıştı.

Muhaliflere havadan saldırı: 13 ölü

Örgüt, Deyr Ez Zor’da 6, Şam banliyölerinde 3, İdlib’te 2, Şam ve Dera’da 1’er kişinin açılan ateşte öldüğünü duyurdu.

Açıklamada, son birkaç gündür güvenlik güçlerinin Şam’ın banliyölerine yönelik karadan ve havadan ağır silahlarla operasyonlar düzenlendiği belirtildi.

Şam’ın merkezinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Yerel kaynaklar, sabah erken saatlerinden itibaren başkent Şam’ın merkez mahalleleri Ebu Rummane, Ceramana, Mesakin, Meydan, Azaz, Salihiye ve Rukneddin’de şiddetli çatışma ve patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.

Suriye Genel Devrim Konseyi (SRGC) ise Şam’ın Duma ve Kefer Şems beldelerinin 4 gündür tank kuşatması altında topa tutulduğunu ve sağlıklı haberlerin alınamadığı bölgede ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe edildiğini belirtti.

Suriye de 170 tankını sınıra sürüyor

Hür Suriye Ordusu Generali Mustafa el Şeyh, Reuters’a yaptığı açıklamada, tankların Halep yakınlarında yer alan ve Türkiye sınırına 30 kilometrede mesafede bulunan Müselmiye köyündeki piyade okuluna getirildiğini söyledi. Muhalif general, tankların Türkiye’nin askeri malzeme sevkıyatına misilleme olabileceği ya da bölgedeki köy ve kasabalara saldırmaya hazırlandığını söyledi.

Sünnet yasağına kiliseler de tepki gösterdi

Alman Katolik Kilisesi yaptığı açıklamada, mahkeme kararının, Almanya’da yaşayan Yahudilerin ve Müslümanların dini özgürlüğünü tehdit ettiği, din özgürlüğüne ve ebeveynlerin eğitim hakkına ağır şekilde müdahale ettiği için de “son derece garip olduğu” belirtildi.

Protestan Kilisesi Daire Başkanı Hans Ulrich Anke de mahkemenin, çocuğun vücudunun korunmasıyla din özgürlüğü ve ebeveyn hakları arasındaki dengeyi iyi değerlendirmediğini ifade ederek, Almanya’da hukuki açıdan güvenli bir durum yaratılması için kararın düzeltilmesi gerektiğini söyledi.

Köln Eyalet Mahkemesi’nin kararına bazı politikacılar ve yerel gazeteler de tepki gösterdi.

Mali’de şiddet dinmiyor: 22 ölü

Ensaruddin Hareketin’den yapıla açıklamada, taraflar arasında Gava havaalanında kontrolü ele geçirmek için çıkan çatışmalarda, Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketine bağlı 22 kişinin öldürüldüğü, 28 kişinin de esir alındığı öne sürüldü.

AA muhabirinin yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Selefi Tevhid ve Cihat hareketlerinin de Ensaruddin Hareketi’ne destek verdiği çatışmalarda, Ensaruddin Hareketi’nden 1, Selefi Tevhid ve Cihat Hareketi’nden de 2 kişi hayatını kaybetti.

Ensaruddin Hareketi ve Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi arasındaki Çarşamba günü başlayan çatışmalar, dün Gava havaalanının kontrolünün Ensaruddin Hareketi’ne geçmesiyle son buldu.

Mali’de geçen yıl Mart aynında yapılan askeri darbenin ardından ülkede oluşan yönetim boşluğu nedeniyle Ensaruddin Hareketi ile Mali’nin kuzeyinde bağımsızlığını ilan eden Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi arasındaki gerginliğin tırmanışa geçtiği belirtildi.

İsrail ajanlarının itirafları yayınlandı

Bakanlık, kendi resmi internet sitesinde, ajanların geçen yıl deşifre olmasının ardından 21 dakikalık itiraf videosunu basına duyurdu.

İçişleri Bakan Vekili Kamil Ebu Madi, birçok Filistinli liderin öldürülmesi olayına karıştığını belirttiği ajanların kendilerine geçen yıl teslim olduğunu ifade etti.

Madi, teslim olan ajanların, Abdulaziz Rantisi Hareketi’nin ileri gelen liderlerinden İbrahim Makadime ve İsmail Ebu Şeneb ile Gazze İçişleri Bakanı Seyyid Siyam ve Kassam Tugayları’nın lideri Salah Şehade suikastlarını gerçekleştirdiklerini öne sürdü.

Gazze’deki Filistin hükümeti İçişleri Bakanlığı, teslim olan İsrail ajanlar hakkında 2010 yılında af çıkartmış ve birçok ajan bu aftan yararlanmıştı.

Suriye’nin hukuksuzluğuna soruşturma

AB zirvesinin Suriye kararlarında, Esed rejiminin sivil katliamı şiddetle kınandı. Zirve kararlarında, sorumlulardan hesap sorulabilmesi için Suriye’nin “uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerinin uluslararası bir komisyonca şeffaf, bağımsız ve acil soruşturulması” talep edildi. Kararlarda Anan Planı’na destek verilerek, Suriye muhalefetine barışçıl dönüşüme izin verecek şekilde aynı ilkeler etrafında birleşmeleri çağrısı yapıldı.

AB liderleri, Suriye’ye yaptırımları sürdürme sözü verdi.

Kararlarda ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’ne askeri müdahale kapısını aralayan 7’nci fasıl yaptırımları dahil Suriye üzerindeki baskıları artırma çağrısı yer aldı.

BM antlaşmasının 7’nci faslı, “barışı tehdit, barış ihlali ve herhangi bir saldırı eyleminde” alınacak askeri ve diğer önlemleri düzenliyor.