Ceyda Düvenci Kimdir, Resimleri

Ceyda Düvenci Resimleri

Ceyda Düvenci Biyografisi

Ceyda Düvenci 16 Nisan 1977, Bursa doğumludur.İsmail ve Zümrüt Düvenci’nin tek çocuğu. Ceyda’nın baba tarafı Selanikli, anne tarafı Kırklarelilıdır. Kadıköy Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur.995 yılında Kandemir Konduk’un Palavra Aşklar adlı TV dizisiyle oyunculuğa başladı. 1997 yılında Star TV’nin düzenlediği güzellik yarışmasında Türkiye 3. güzeli seçildi.

Ceyda Düvenci, 17 Ağustos 2008 yılında iş adamı Engin Akgün ile dünya evine girdi.

Ceyda Düvenci Filmleri
Ejder Kapanı, 2010
Bir Varmış, Bir Yokmuş , 2005
Hoşgeldin Hayat, 2004
Abdülhamit Düşerken, 2003
Her şey Çok Güzel Olacak, 1998

Ceyda Düvenci Dizileri
2011 Umutsuz Ev Kadınları / Kanal D
2010 Şen Yuva
2007-2008-2009 Binbir Gece
2006 Hasret
2005 Maki
2004 Kasırga İnsanları
2004 Sil Baştan
2003 Zalim
2002 Hastayım Doktor
2002 Öyle Bir Sevda ki
2000 Dikkat Bebek Var
1998 Böyle mi Olacaktı
1998 Baba
1998 Babam Olur musun
1998 Canlı Hayat
1998 Çiçek Taksi
1998 Affet Bizi Hocam
1997 Son Kumpanya
1997 Tatlı Kaçıklar
1997 Deli Divane
1997 Köstebek
1996 Palavra Aşklar

Ceyda Düvenci Fotoğrafları






Kıyamam Sana…

Kıyamam Sana…
Bir bakışın yere düşse..arş yere düşer üzüntünle beraber dünyana
Bir damla gözünden dökülen yaşa,yağmurlar yarışır kendinden bir haber acılarına
Dedim ya asma suratını hak vaadi gelir bulur seni ve sevgini
Gözlerini çekme benden dayanamam hasretine yar,ben öleyim yerine…!
Kıyamam sana.
Bakamam gözlerine,dayanamaz bu yürek gözlerindeki acıları görmeye.çaresiz düşer yere bakışlarım
Sanadır düşse bile dökülen göz yaşlarım, ne yağmur ne nehir yarışabilir göz yaşlarımla
Değmesin üzüntü gözlerine,düşmesin yüreğine hasret,sen ölme ben öleyim yar…!
Kıyamam sana
Kıymeti yok gözümde,senden başka hiçbir şeyin,en değerli varlığım sensin,senin sevgin,
İste yoluna fedadır başım,etmem bir an dahi tereddüt,akmaz bir damla yaşım..
Yeter ki sen hep sev beni,seni sevmeme izin ver,varsın gözüm kan ağlasın,
Bu can sana kurban olsun,gönlüm sevgin ile dolsun,sen ölme.! ben öleyim yar…! Kıyamam sana…
Gece olmuş,güneş doğmuş bir haberim ben dünyadan,benim bütün dünyam sensin,
Ne ayın,ne güneşin hükmü yoktur gözümde,karanlık dünyama doğan ayımsın içimi ısıtan güneşim..
Sen yoksan virandır dünyam,yıkılır üzerime bir Çığ misali sensizlik,kesilir sensiz nefesim,
Sen mutlu ol razıyım,bitsin nefesim,kara toprak olsun sonum,sen ölme.! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana.
Seni sevmek ecelse varsın kendi ellerimle kefenimi şimdi yine kendim dikeyim…….
Senden ayrılmak ölümse varıp kibriti şimdi yine kendi ellerimle çakayım…..
Selam olsun benim dilimle, sana ve o güzel kalbine ey .! rahmanın nuru…..
Gel ne yapacaksan sen yap beni ele verme..sen ölme.! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana
Ben bende değilim artık,aklım,kalbim,ruhum sende baktığım duyduğum her şeyde sen varsın..
Elimi uzattığımda ellerini tutacak kadar yakın ama düşlediğim bir hayal kadar uzaksın..
Aşkın ateşten gömlek,sevdan işlemiş kanıma.var eden şahidim olsun,temiz çıkarsız aşkıma,
Ayrılığı düşünmek ölüm,seninle ölüme kucak açmak vuslattır bana sen ölme.! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana..
Gözünde şimdi çakmak gibi çakan,kalbine de güneş gibi yakan bir aşkı koyduk
Kimse üşütemez artık senin bedenini ve gözlerini karanlığa mahkum edecekleri biz kovduk
Yüksekler var artık senin sevdanda ve onlara sevdiren biri vardı seni, işte biz oyduk
Şimdi yeni bir dünya kur kendine kuramazsan biz varız yerine sen ölme.! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana.
Her geceyi sabah olsun diye beklerken bin dertle ,bin hüznü eklersin mazlum olan kendine
Dipsiz bir kuyuya atılmış gibi dermanın kalmamış başın hep yukarda, dizlerin yerde iken bile
Ben seni unutmam öleceğim biliyorum ama seni o büyük özlemle bekleyeceğim o günde
Kalk ayağa ey nur anası, ey nur parçası biz geldik yerine sen ölme.!Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana
Yaralı bir serçe göğsümün sol yanına sığınan, kanadı kırık, ruhu paramparça
Daha uçmayı öğrenemeden vurulmayı öğrenmiş, hem de yakın sandığı uzaklardan…
Hayat hep böyle mi sürer yürekler arasında bunca yüreksiz, bunca vefasız ve sen böyle yalnız.
Sürmezmiş işte, öyle bir yüreğe göç eder ki yüreğin, tek başına bir dağ başında,
Düştüğün zindan köşelerinde, en içinden çıkılmaz sandığın dertlerde bile
Ne yalnızlık ne keder vuramaz seni, yüreğinde o en yakınken
Yüreğine düştüğüm yüreğimi yakan yangın yüreklim sen ölme..! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana
Hasretin mi derin, derin yüreğimi sızlatan, günlerimi asırlar diye önüme seren aşk fermanın
Her dakika yüreğimi bir hançer gibi vuran ak,nerede vurulacak boynum hangi geçmez zamanın…
Önümde uzanıp duran bu uçsuz bucaksız ve de dipsi okyanuslar gibi seni seninle aradığım
Ve menzilinde senin olduğunu bildiğim bitmek bilmez bu yol, hangi bilinmez mekanım
Zaman ve mekan tanımaz sevdasıyla yandığım, sen ölme..! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana
Çepeçevre sarılmış dört bir yanım hangi yana koşsam bir duvara çarpıyor canımı yakıyorum
Kıyamam kimselere, ağlarım sessiz ve kimsesizce, kıyılırım kıyamadığın gül yüzlü kaktüslerce bitiyorum
Elimi uzatıyorum tutulur ümidiyle, bir kelepçe bir pranga daha, hayırsız ellerce vuruluyorum
Özgürlük ümidiyle koştuğum her kapıdan esaretle dönüyor tekrar, tekrar yaralanıyorum
Ve sen düşünce gönlüme gülüm her şeye rağmen özgürlüğü yudumluyorum
Özgürlüğü kendimi kalbine hapsetmekte bulduğum sevgili sen ölme..! Ben öleyim…!
Kıyamam sana
Düşmeye görsün gözlerinden damlalar, düşüp de yüreğime parçalar beni
Zerrelere bölünür havaya karışırım, seni da o dem gözyaşlarınla yarışırım
Sensizliği seninle, yokluğu seninle aşar ,sen gelecen diye coşar seninle koşarım
Hayatı sen varsın diye yaşar, her çileyi sen varsın diye yudumlarım sen ölme ..! Ben öleyim yar…!
Kıyamam sana
An gelir simsiyah bir duman kaplar günümü, boğulurum karanlıklarda ve yorulurum
Pencereyi sen gel diye açarım, nefesi sen diye alır, gözlerimi sana kaparım
Fırtına kopmuş ..sel götürmüş evimi yurdumu seni bur da bekliyorum…..
Ne demişler sel gider kum kalır,o gitsin gelirsen seni selin kumu gibi bekliyorum……
Özledim seni bana getiren rüzgarı arkasında fırtınada barındırsa sen ölme yar..! Ben öleyim…!
Kıyamam sana
Yüreğimdeki sessizliği gözlerin bozar deli yağmurlar gibi herkes beni yağmurlar ıslattı sanır
Sen doğarsın ömrüme ömrüm baharı bulur, gözlerime bakanlar beni gül dalı sanır
Bakarlar gözlerime öylesine boş bakışları insanların ama insanlar beni sana aşkımdan tanır
Bilmezler içimdeki o ışıltı sen, gördükleri sen, yaprağına düşmüş çiğ tanesi ben
Sığınırım kuytuna kokuna bürünürüm bensen sen ölme yar.! Ben öleyim…!
Kıyamam sana
Seni seviyorum demek hiç bu kadar anlamlı olmamıştı haykırıyordum için ,için
Lisan hiç bu kadar çaresiz kalmamıştı bir yüreği yüreklere anlatmak da, bu düzen ne biçim
Ve hiç bir yürek bu kadar kıskanmamıştır bir başka yüreği böyle bir aşkı taşımak için
Ve hiç bir aşk hayatı böyle anlamlı kılmamıştır sen ve ben varken, anlamsız hayatlar için
Varım ben bu hayatta sırf senin için ama ne olur sen ölme yar…!Ben öleyim …!
Kıyamam sana

Alıntı

Beni Sevmek Yürek İster

Ne akılı gördüm deliden de beter
Ne deli gördüm akıllı geçinen
Bana bakma öyle şaşkın şaşkın
Beni sevmek yürek ister

Bazen dalar giderim uzaklara
Bazen kendimi bırakırım
Rüzğarın kolarına
Aklım terketmiş beni kaçarım
Kaçarım gerçek sevgiden
Sorarım sana
Varmı sende benim gibi delilik
Sever durursun umutsuzca

Ağız tadım perişan
Sigara üstüne sigara yakarım
Özlemi hasreti çekerim
her seferinde
Kendimle hesabım
Bilemedin sevginin kıymetini
Eğer istersen sende benden sevgimi
Beni sevmek yürek ister
Beni seveceksen eğer ki
Cehennemde yanmayı göze alman gerek

Şu yazdığım gerçek
Sana deli saçmalığı gelecek
Sanmaki hayat yanlız çekilir
Sıcak çorbaya hasret gidersin
Kendine lanet edersin
Kör olduğun aşk yüzünden
Doğru bir karar veremezsin

Şimdi gel desen
Bugünüm yarınım ol desen
Koşa koşa
sana gelebilir miyim
Sevgimle duygularımla
O büyük aşkımla kadınlığımla

Ben gelmek istesem de
Kök salmışım cehenneme

Ben ben olabilmek için yürek ister
Beni bende bulmak için emek ister
Beni sevmek için cesaret gerek
Beni sevmişsen eğer ki

Cehennemde yanmayı göze almışsın Cehennemde yanmayı göze almışsın demek…

Seni Seviyorum Çünkü

Seni Seviyorum Çünkü
Her Günüm Senin Sesinle Doğuyor, Seninle Sürüyor
Gecem İse Seninle Son Buluyor.
Seni Seviyorum Çünkü
Kilometrelerce Uzakta Olsan Bile,
Buluşma Gününü Özlemle Beklemek Hoşuma Gidiyor.

Seni Seviyorum Çünkü
Yanımda Olmasan Bile,
Yüreğinin Benimle Olduğunu Biliyor
Her An Yanında Olduğumu Biliyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Bu Mesafelere Ragmen
Yaşanmamışı Yaşatabiliyorsun,
Duygularımda Var Olabiliyorsun.

Seni Seviyorum Çünkü
Sesinle Dünyama Bir Anda Girip,
Sürprizlerinle Beni Kendine
Tekrar Tekrar Aşık Edebiliyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Yüreğimin Tam Ortasında Varolabiliyorsun.
Beni Hayallere Götürebiliyor,
Umutlarımı Geleceğimi Düşündürebiliyorsun.
Şiir Yazdırıp, Şarkılarda Hissettirebiliyorsun Kendini.

Seni Seviyorum Çünkü
İkimize Dair Bir Yaşamı Düşündürebiliyorsun,
Mutluluğun,Aşkın Varlığına İnandırabiliyorsun.
Engellerin Aşılacağını,
Mücadelenin Hırsını,
Birlikteliğin Tek Yürek Olmanın Ve
Güvenin Aşamayacağının Olmadığını Gösteriyorsun.

Seni Seviyorum Çünkü
Sen Hayatıma Vazgeçilmez Bir Anlam Katıyorsun.
Seni Seviyorum Çünkü
Sen Benimle Bende Yaşıyor,
Ben Seninle Sende Varoluyorum..

Alıntı

Hayat bana borcun var…

Gülmek güldürmekti niyetim
Aldın gözlerimde ki ışığı
Baktım gülüşler yok
Ne yaptım ben sana
Hayat ver cevabını
Hayat bana borcun var
Ver hesabını
Sevdim ben
Çok sevdim duyuyor musun
Geri istiyorum aşkımı
Senden bir tek onu istedim
Aldın yüreğimdeki Aşkımı sevdamı
Yalnız bıraktın bu bedende canımı
Ne yaptım ben sana Hayat ver cevabını
Hayat bana borcun var
Ver hesabını
Bir beklentim vardı
Oda sevdamdı mutlu olacaktık
Düşünceler hayalde kaldı
Uçurdun onu avucumdan
Gökyüzüne benim canımdı
Şimdi özlem ve hasret beni sardı
Ne yaptım ben sana
Hayat ver cevabını
Hayat bana borcun var
Ver hesabını
Şimdi ümidim var benim
Sevdiğimi yaşamak
Nerde olursa olsun
Onun yanında olmak
Bir kere olsa yeter
Onunla nefes almak
Son gün desen razıyım
Gözlerimi kollarında kapamak
Hayat bekliyorum hadi
Ver bana cevabını Hayat;
Ya cevap ver
Ya da sevdiğimi ver Artık
Yeter…

ALINTIDIR.

HerŞey sende gİzlİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Can Yücel

güne bu şiirle başlamalı

——————————————————————————–

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN…

Aşk İle İlgili Şiirler

Aşkla İlgili Şiirler

En güzel Aşk İle İlgili Şiirler

AŞK

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

Özdemir Asaf


AKIL GÖZÜ

Seni bulmakdan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim.

Özdemir Asaf

AŞKIM GÖZLERİNDE KALDI!!!

Bir gelişin vardı, sanki kalbimi durduracaktı
Geldiğin an, sana sarılmak istedim
Ama önümde mezarım vardı olmadı
Aşkım gözlerinde kaldı

Gidişinden anlamadım gittiğini
Kokun yoktu artık tenimde
Dikkat et önündeki çukura düşme
Mezarımdır orası benim
Sen gitti
Aşkım gözlerinde kaldı

Bir gidişin vardı, yüreğimide götürdü
Sanki depremdi kalbimin en derinlerinde
Sağ elime bak…

SONBAHARDA AŞK

bir sonbahar mevsimimde
yaprakların dallarından
ellerin birbirinden ayrıldıgı
yalnızların agladıgı tanışmıştık seninle
yalmızikimiz vardık sanki

ikimiz yaşıyorduk yer yüzünde
sanki buharlasıp bulut olduk gök yüzünde
saatlerce sen benim gözüme baktın
ben senin gözüne
gözlerimle konuşmuştuk adeta

umut dolu sevgi dolu yaklaşmıştık birbirimize
ayrılan sevgililer misali
boş ümitler vaadetmedik
konuşmadan sessizce
sadece sevgi sevgi istedik
sonbahar da aşıklar gibi

BİR AŞK SAYFASI
Şimdi hatırımda iri,mavi ama sıcaklıktan yoksun bakışları
Kulaklarımda aşkımın ruhumu günaha çağıran ağrı akışları

O şimdi yeni başka bir aşka koşmaya başlar
Akıtacak gözyaşım artık kalmadı arkadaşlar

Ben her gün her gece arınık bir sevgi büyütürken ona
O’ysa sebepsiz boş yere bir ayrılık sundu aniden bana

Hicran yaşama sevincimi alıp götüren bir sel oldu
Sevdiğim ’n’olur gel’ diyeceğim anda bana el oldu

Ansızın ocakta ayrıldı anılar ruhuma sarıldı
Mutluluklar ona, acı burukluklar bana kaldı

BU AŞKIN ADI HASRET OLDU
Yokluğun özlemini biledi bir bıçak gibi
Yollarda dolaştım kimsesiz gibi
Özlemin büyüdü bir çığ gibi
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu

Keşke demicem bu sefer diyemicem
Ne keşke diyecek bi sewgiydi bu
Nede sen bir keşkeye sığabilirdin
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu

Yol ayrımı bu yaşadığımız şimdilerde
Yalnızız artık bu koskoca ewrende
Mutluluk ayrılmasın yanından ömrünce
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu
Sen gittin ya
Ben yarım kaldım…

AŞK
Süzülerek akar boş yüreğime,
Işıklı gözlerin nur bakışları.
Kanatlanır uçar hoş dileğime,
Sineme saplanan yar bakışları.

Yeşeren gönlümde ateş közledim.
İçimdekileri elden gizledim.
Görmedim rüyada nasıl özledim?
Dantele işledim zar nakışları.

Ağaç gövdesine ismini kazdım.
Kıyıda kumsala resmini çizdim.
Adına şiirler ezgiler yazdım.
Gene çare olmaz var akışları.

Ben bir onu sevdim başka bilmedim.
Ağladım yaşımı açık silmedim.
Kader böyle imiş çok da gülmedim.
Eritti bitirdi nar yakışları.

Öznur Karaman

Seni Düşünmek
Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum…

Nazım Hikmet Ran

Birisi

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi Akgün

AŞK BENİM MABEDİMDİ..

Aşk sağ yanımdı
Aşk bir omuzdu yaslandığım
Aşk yanında ağladığım
Gittin bitti…

Aşk küçük çocuktu içimde
Aşk aldığım soluktu
Aşksız ellerim soğuktu
Gittin bitti…

Aşk gözyaşımdı
Aşk senle doğmam

AŞK ŞARKISI

Ellerini ver, öpeceğim,
Binlerce el içindeyim,
Şu beyaz çizgilerden gideceğim.
Ellerini ver, ellerini…
Seni öldüreceğim.

Gözlerinden gireceğim,
İçinde yer edeceğim.
Sana oradan sesleneceğim;
Ellerini ver, ellerini…
Seni öldüreceğim.
Özdemir Asaf

SAÇLARIN
Saçların omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi
İçinde ezgin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi

Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer
Gözünün değdiği yere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gönlümün şimdiki duygusu gibi

Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın
Kararan gözlerin buğusu gibi

Necip fazıl kısakürek

Aşk İki Kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol Behramoğlu

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

Attila İlhan

İyi Geceler Aşkım Şiir

İyi Geceler Aşkım Şiiri
İyi Geceler Aşkım

İyi Geceler Aşkım

Mutsuzluktan kıvranacağımı,
Gözüme uyku girmeyeceğini bile bile,
Uzanıyorum şu kahrolası yatağıma.
Ağlamaktan ıslanmış,
Gözyaşı kokan yastığama,
Koyuyorum dertli başımı.
Ve tüm olup bitenleri gizleyen,
Derdime ortak olan yorganımı,
Bir kefen misali çekiyorum üzerime.
Sabahımı düşünmek bile istemiyorum,
Güneş görmeye hasret kalmış bu odada,
Sonsuza kadar uyumak istiyorum.

Biliyorum yarınımın mutsuz olacağını,
Biliyorum yine bu yastığın ıslanacağını,
Yine bu yorganın bana ortak olacağını,
Biliyorum hepsini yaşamışçasına.

Korkuyorum bir gün gelecek,
Yastığımda ıslanmak,
Yorganımda dinlemek istemiyecek beni,
Ben o günün ne zaman geleceğini de biliyorum.

Kapak Aşk Şiirleri Sevgililere Kapak Aşk Şiirleri

Kapak Aşk Şiirleri , Aşıklar İçin Kapak Aşk Şiirleri , Sevgililere Kapak Aşk Şiirleri

Kapak Aşk Şiirleri Sevgililere Kapak Aşk Şiirleri

KoLaY DeĞiLdİr SeNi SevİyoRUm DemeK…
aSLa DüşünMEden SöyleMeMeK GeREk…
Senİ SevİyOruM DeDiySe YüRek…
öLenE DeK SözÜnDe DuRMAsı GeReK…

Benim en güzel süsüm;
YILDIZ gözüm,
HİLAL kaşım,
TÜRK bakışım..
Bundan gayrisine ne özenmiş, ne bezenmiş nede inanmışım.

Güzellik sözde ise sözün en güzeli sende
Güzellik yüzde ise yüzün en güzeli sende
Ama bana göre güzellik KALPTE
Kimseye söyleme ama KALBİN de en Güzeli sende…

CeSaretin Varmı GeCeye Kafa Tutmaya,
KaranLıĞa Meydan Okumaya.
eĞeR VarSa ßenimde Söz’üm Var Gecene,
KaranLıĞına Işık oLmaya..
CeSaretin Varmı DikenLi yoLLarı aŞıp Yanımda oLmaya,
eĞeR VarSa ßenim de Söz’üm Var O DikenLeri kaLßime ßatırmaya..
CeSaretin Varmı Gökyüzündeki yıLdızLarın ArkaSına ßakmaya…
eĞeR VarSa ßenim…de Söz’üm Var
ßaktıĞın Her yıLdızın ArkaSına ” Seni Çok SeviyORuM ”…

Ey deli gönül aşk mı istiyorsun..
Yaradan sana Yâr değil mi?
Hep soğuk mu geçti ömrün..
Kışın sonu bahar değil mi?
Dünya sana neden hoş geldi ki..
Kabir kapısı dar değil mi?
Sevgilinin senden istdiğini ne çabuk unuttun böyle..
Ak bir alın bir de Ar değil mi

İstanbul sana susamalı
Benim sana susadığım kadar
Bu hasret İstanbul’a da koymalı bana koyduğu kadar

Aşk İlgili Şiir Şiirler

Aşkla ilgili şiirler, aşk üzerine şiirler, aşk şiirleri, en güzel aşk şiirleri

BU AŞKIN ADI HASRET OLDU

Yokluğun özlemini biledi bir bıçak gibi
Yollarda dolaştım kimsesiz gibi
Özlemin büyüdü bir çığ gibi
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu

Keşke demicem bu sefer diyemicem
Ne keşke diyecek bi sewgiydi bu
Nede sen bir keşkeye sığabilirdin
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu

Yol ayrımı bu yaşadığımız şimdilerde
Yalnızız artık bu koskoca ewrende
Mutluluk ayrılmasın yanından ömrünce
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu
Sen gittin ya
Ben yarım kaldım…

AŞK

Süzülerek akar boş yüreğime,
Işıklı gözlerin nur bakışları.
Kanatlanır uçar hoş dileğime,
Sineme saplanan yar bakışları.

Yeşeren gönlümde ateş közledim.
İçimdekileri elden gizledim.
Görmedim rüyada nasıl özledim?
Dantele işledim zar nakışları.

Ağaç gövdesine ismini kazdım.
Kıyıda kumsala resmini çizdim.
Adına şiirler ezgiler yazdım.
Gene çare olmaz var akışları.

Ben bir onu sevdim başka bilmedim.
Ağladım yaşımı açık silmedim.
Kader böyle imiş çok da gülmedim.
Eritti bitirdi nar yakışları.

Öznur Karaman

DİYAR-I AŞK

Gözlerden yüreğe düşen ilk ateş,
Akarken sessizce gizli ve sırdaş.
Artık gülmeler feryatlara eş,
Hüznü sevince katar burada

Aşk kanda kıpırtı küçücük heves
Aşığa bu dünya altından kafes,
Şimdi yaşamak için aldığın nefes,
İnsanı boğmadan beter burada.

Gençliğin ateşi var iken başta,
Zaman durmuş birden sevdalık yaşta,
Akıl pazarlanmış alışverişte,
Tüccar almadan satar burada.

Yaslı sözler elem ile beslenir,
Yaşlı gözler sevdiğine yas/lanır.
Körpe aşklar yaşamadan yaşlanır.
Güneş doğmadan batar burada.

Hayat diken üstünde ölüm tuzakta
Yalnızlık yakında o yar uzakta
Toprağın üstünde kavuşmasak da
Vuslatın kokusu tüter burada.

Sevgiyi bilmeyenin toprağı çorak.
Aşık bedenlerle beslenir toprak.
Bu can ölür ise yarinden ırak,
Kimsesiz sessiz yatar burada.

Gelince huzura ruhun günahı,
Saklayamaz sırları zifrin siyahı.
Elbet bulu o gün, bu canın ahı.
Kaçsa da yakalar tutar burada.

Diyar-ı aşk burası gökler karanlık.
Geceler yıl sürer gündüz bir anlık.
Ruhlar tek vücut yok olmuş benlik,
Herkese tek seda yeter burada…

Sen Gideli 1 Dakika Oldu

Sen gideli 1 dakika oldu,

İçimde tarifsiz kıpırdanmalar…

Sen gideli 2 dakika oldu

İçimde yanmalar var,

Gözlerimde nem..

Sen gideli üç dakika oldu

Nefes alamıyorum,

Ve hüzün bastı geceye,

Uyuyamıyorum..
Sen gideli 4 dakika oldu

Bir sigara yaktım, içimdesin

Doktora gidemem yasaklar seni.

Sen gideli 5 dakika oldu

Söndürdüm sigarayı tat vermiyor.

Ağrılarım çoğaldı, içim acıyor.
Sen gideli 6 dakika oldu

Dayanılması en zor acılar hafif artık

Yokluğun hepsini bastırıyor.

Sen gideli 7 dakika oldu

Gözüm mesajlarda

Gelen giden olmuyor.

Sen gideli 8 dakika oldu

Sabaha daha çok var, biliyorum

Bu da beni korkutuyor.

Sen gideli 9 dakika oldu

Hep duyduğum hasret kelimesi

Yeni yeni anlam kazanıyor.

Beni tek teselli edendir

Gelişinin ilk saniyeleri.

Yokluğun öldürürken….

Varlığınla benliğim hayat buluyor…

Şükürler olsun ki , hala benimlesin

Bu yüzden işte bu kalp atıyor……

Herşey Sende Gizli..

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Yazar:Can Yücel..

Hayat Bazen

Hayat Bazen?

Başladığın noktaya dönmekti bazen hayat,
Hem de,
Maziye dair donuk yaralar bırakarak,
Coşup coşup aniden durulmak,
Kaderin cilveleriyle sevinmek,
Gençliğin en ılık zamanlarındaydı bazen hayat,
Gökkubbeyi delicesine ayaklarken
İki kelime cümleyle dibe çakılmaktı bazen hayat,
Meclup bir bülbülde gülün kokusunu aramak,
Hercai sevgilide vefasızlığı okumak,
Ağlayan bir çocukta unutulmuşluğu hissetmekti bazen hayat
Mecnun olduğu hasret,
Mecbur bırakıldığı asalet,
Muhtaç kaldığı kudretti bazen hayat
Aslında sevmekti çoğu kez hayat
Çılgınca, korkakça, asilce ya da can gibi sevmek
Sevgiyi kan gibi damarlarına sindirebilmek
Ruh gibi sevgiyi de bedene sokabilmek
Bu işte bizim sevgili hayat,
Bilene ab-ı hayat,
Bilmeyene heyhat

En güzel Şiirler

En Güzel şiirler
En güzel aşk şiirleri
En güzel ayrılık şiirleri
En güzel şiir listesi

Hayata bir renk, bir tat katar şiir işte birbirinden güzel onlarca şiir. En çok okunan en çok beğenilen şiirlerden seçilmiş bir liste.

Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Can Yücel

Geri Gelen Mektup

Geri Gelen Mektup

Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu…

Gün senden ışık alsa bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nûru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!..
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince,
Çehren bana uğrunda ölüm hâzzı verince,
Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım;
Gözlerle günâh işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlâh’ın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!

Bir başka füsûn fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler…
Halâ yaşıyor gizlenerek rûhuma “Kaabil”;
İmkânı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik!

Hüseyin Nihal Adsız

Tut Yüreğimden Ustam ..

Ustam!
Aklım firarda.
Gözbebeklerimde müebbet hüzün,
Dilimde ay kesiği bir yara,
Düşüm kırık dökük,
Umudumun boynu bükük,
Bir öksüzün omuzlarında sukut.
Yüreğim sana emanet sıkı tut.
Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

Ustam,
Ne zaman o senin bildiğin zaman,
Ne sevda gördüğün masallardaki.
Eskiden,
Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
Mendillere yazılırdı isimler,
Yüreklere kazılırdı gizlice.
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
Meşru sevdalardan,
Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
Günahkar gecelerden.

Beni herkes sevdaya asi sanır,
Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
Hasret tanır,
Zulüm tanır,
Ölüm tanır,
Yüzüm yüzümden utanır.

Yorgunum ustam;
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Var gücünle asıl sükunetime,
Çığlığım kopsun,
Uzat ellerini güneşe dokun,
Uyandır uykusundan,
Tut yüreğimden ustam tut,
Tut beni, sür güne

Müthişşşş yaaaaaaa
SERKAN UÇAR

Erozyon şiirleri

Erozyon İle İlgili Şiirler
Erozyon Hakkında Şiir
Erozyon Şiir

Erozyon

Doğanın renkleri,
Soldu bugün.
Boyunları bükük,
Yapraklarında hüzün.

Bakındım etrafıma,
Suçluyu aradım.
Çok geçmeden anladım,
Suçluydu toprağım.

Toprak dediğin yemektir çiçeğime,
Dedim nasıl kıydın güzellerime.
Toprak dedi ki ben ne yapayım?
Erozyon dediğin gerçeğe.

Sıla Naz ORKUT

Erozyon

Ağaçlar dikelim nefes alalım
Erozyon belası bitsin gardaşım.
Gelin hep beraber birlik olalım,
Erozyon belası bitsin gardaşım.

Yeşile hasretiz toprak bitiyor,
Her yıl iki milyar toprak gidiyor.
Sanki vatanıma düşman giriyor.
Aymazlık belası bitsin gardaşım.

Sel, yel toprağımı alıp gidiyor
Düşmanlar bir olup kıs kıs gülüyor.
Sanki tabiatın canı gidiyor,
Kuraklık belası bitsin gardaşım.

Çorak toprağada tohum ekilmez,
Kuruyan ağaçlar geri dikilmez.
Yanan ormanlara evler yapılmaz,
Kirlilik belası bitsin gardaşım.

Tema’yı kuranlar cennet erleri,
Yemyeşil edelim kurak yerleri.
Her insan olmalı TEMA neferi,
Kuru çöl belası bitsin gardaşım.

İNCE yeşil ile sevgiye hasret,
Yeşil pehlivanlar giysinler kısbet,
Vatanım yemyeşil toprağa hasret,
Hasretlik belası bitsin gardaşım.


Erozyon

İnatla tutunurum
Kaybetmemek için
Diken sevdana,
Avuçlarım kanar…
Yinede kayıp gidersin
Ellerimden…

Yaşanmış her acı
Her yalan
Sarfedilmiş
Her zehir söz
Ve inançlarımın
Yok oluşu…
Bir parça alıp götürür
Yüreğimden…

Aysun Elagöz

DURDUR EROZYONU

Kesilir ağaçlar ormanlar yanar
İçimde yaradır kapanmaz kanar
Sanma ürün olur ne kuşlar konar
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Rüzgar parça parça alır süpürür
Yağsa yağmur seller gelir götürür
Dünya çoraklaşır hayat bitirir
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Kurudu akmıyor coşan dereler
Topraklar taş olur beni yaralar
Dikmezsen ağacı gelmez çareler
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Bak Adnan Yetimi bir çare arar
Dikersen yeşili dünyayı sarar
Kucaklar toprağı veremez zarar
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Adnan Durdağı

Yunus Emre Şiiri – Ah Nideyim Ömrüm seni

Yok yere geçirdim günü
Ah nideyim ömrüm seni
Seninle olmadım gani
Ah nideyim ömrüm seni

Geldim ve geçtim bilmedim
Ağlayıp güssa yemedim
Senden ayrılam demedim
Ah nideyim ömrüm seni

Hayrım şerim yazılacak
Ömrüm ipi üzülecek
Suret benden bozulacak
Ah nideyim ömrüm seni

Gidip geri gelmiyesin
Gelip beni bulmayasın
Bu benliğe sermayesin
Ah nideyim ömrüm seni

Hani sana güvendiğim
Guveniben yuvandığım
Kaldı külli kazandığım
Ah nideyim ömrüm seni

Miskin Yunus gideceksin
Acep sefer edeceksin
Hasret ile kalacaksın
Ah nideyim ömrüm seni

YUNUS EMRE

Nazım Hikmet Ran Şiirleri

Nazım Hikmet Ran Şiirleri
Nazım Hikmet Ran Şiirleri isimleri


Açlık Ordusu Yürüyor

Asya – Afrika Yazarlarına

Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Bence Sen De Şimdi Herkes Gibisin

Benerci Kendini Neden Öldürdü ?

Berkley

Beş Satırla

Beyazıt Meydanı’ndaki Ölü

Bir Acayip Duygu

Bir Ayrılış Hikayesi

Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları

Bir Gemici Türküsü

Bir Hazin Hürriyet

Bir Küvet Hikâyesi

Bu Vatana Nasıl Kıydılar

Bulutlar Adam Öldürmesin

Büyük İnsanlık

Cevap Dört Numara

Ceviz Ağacı

Ceviz Ağacı İle Topal Yunus’un Hikâyesi

Çankırı Hapisanesinden Mektuplar

Çarlık Rusyasının Ölümü

Çocuklarımıza Nasihat

Dünyanın En Tuhaf Mahluku

Fakir Bir Şimal Kilisesinde Şeytan İle Rahibin Macerası

Fevkalade Memnunum Dünyaya Geldiğime

Gazete Fotoğrafları Üstüne

Gece Gelen Telgraf

Gelmiş Dünyanın Dört Bir Ucundan

Gerileyen Türkiye Yahut Adnan Menderes’e Öğütler

Giden

Giderayak

Gömlek, Pantolon, Kasket Ve Fötre Dair

Gövdemdeki Kurt

Gözlerin

Güneşi İçenlerin Türküsü

Güneşin Sofrasında Söylenen Türkü

Güz

Haber

Hasret

Hasret

Herkes Gibi

Hiciv Vadisinde Bir Tecrübei Kalemiye

Hiçbir Ağaç Böyle Harikulade Bir Yemiş Vermemiştir

Hoş Geldin

Hürriyet Kavgası

İsimsiz Şiirler

İstanbul’da, Tevkifane Avlusunda

İyimser Adam

İyimserlik

Japon Balıkçısı

Kadınlarımızın Yüzleri

Kalbim

Karlı Kayın Ormanında

Kemal Tahir’e Mektup

Kerem Gibi

Kırkıncı Yılımız

Kışlık Saray

Kıyamet Sureleri

Kız Çocuğu

Kore’de Ölen Bir Yedek Subayımızın Menderes’e Söyledikleri

Kuvâyi Milliye – Altıncı Bap

Kuvâyi Milliye – Başlangıç – Onlar

Kuvâyi Milliye – Beşinci Bap

Kuvâyi Milliye – Birinci Bap

Kuvâyi Milliye – Dördüncü Bap

Kuvâyi Milliye – İkinci Bap

Kuvâyi Milliye – Sekizinci Bap

Kuvâyi Milliye – Üçüncü Bap

Kuvâyi Milliye – Yedinci Bap

Lodos

Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın Ve Hanımelleri

Memleketimden İnsan Manzaraları – İkinci Bölüm

Memleketimi Seviyorum

Merhaba Çocuklar

Mor Menekşe, Aç Dostlar Ve Altın Gözlü Çocuk

Mukaddes Karın

Münevver’in Doğum Günü

Nerden Gelip Nereye Gidiyoruz?

Nikbinlik

Niyazalant Sömürgesi

O Ve Aksakallılar

Onun Doğuşu Ve Demirhane Bacası

Orada Tanıdıklarım – I

Orada Tanıdıklarım – Iı

Orkestra

Otobiyografi

Ölçü

Ölüme Dair

Piraye İçin Yazılmış : Saat 21-22 Şiirleri

Portatif Karyola

Rubailer

Salkımsöğüt

Saman Sarısı

Sen

Ses

Sesler Geliyor…..

Sevgilim

Silâhsız İnsanlar

Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı

Şaban Oğlu Selim İle Kitabı

Şair

Şarkılarımız

Şehitler

Tahirle Zühre Meselesi

Teftiş

Türk Köylüsü

Türkiye İşçi Sınıfına Selâm

Üç Selvi

Vasiyet

Vatan Haini

Veda

Yaşamaya Dair

Yine İyimserlik Üstüne

Yine Memleketim Üstüne Söylenmiştir

Yine Ölüme Dair

Yirminci Asra Dair

Yolculuk

Yürümek

Zafere Dair