1 Kıtalık Kızılay Şiirleri

Tek Kıtalık Kızılay Şiirleri,

Kızılay Şiirleri Tek Kıtalık,

KIZILAY

Sevgisi gelir en başta,
Adı anılır her yaşta,
Cepheye koşar savaşta,
İnsanlık gereği Kızılay.

KIZILAY

Kızılay koşar,
Doğal afetlere,
İnsanlara yardım,
Aş ve battaniye.

KIZILAY

Biz kızılayı severiz
Her sözünü dinleriz
Kızılay bizim herşeyimiz
Can kurtaran kızılay

KIZILAY

Yardımımıza koştun
Bizi korudun
İyiki varsın kızılayım
Sensiz nolur hayat

23 Nisan Şiirleri İki Kıtalık

23 Nisan Şiirleri kısa

23 Nisan Şiirleri 2 Kıtalık

23 nisan

Geldi 23 nisan
Herkez sevinçli olsun
Erken kalkıp gidin okula
23 nisanınızı kutlayın

Giderim oyunlar oynarız
Yürüş yaparız
Güzel şeyler yaparız
23 nisan çok güzel

ÇOCUK BAYRAMI ŞİİRİ

Arkadaşlar, sevinelim,
Hep gülelim, eğlenelim;
Sıkılmasın hiç canımız;
Çünkü bugün bayramımız…
Oyun, alay, dernek düğün,
Hepsi bizim işte bugün…
Çocuklara hor bakmayın;

İncitmeyin, esirgeyin…
Ana yurdun oğlu, kızı,
Umut veren şen yıldızı.
Yarınları parlatacak;
Şenlenecek her bir ocak…
Korunacak cumhuriyet,
Yükselecek bu memleket…

Ekrem ŞENOZAN

23 Nisan

23 Nisan’da açtı Büyük Meclisi.
Meclise oldu başkan Atatürk’ün kendisi.
Dedi: Kendin yönetir halkın kendi kendisi.
Bu millete yakışan en iyi demokrasi.

23 Nisan

Atamızdan armağan
Bu mutlu gün bize
Sevinsin her türk
Bu bayram hepimize

Biz çocuklar buradayız
Hep gülüp oynamalıyız
Atamız bize verir bayram
Biz bu bayramı kullanmalıyız

Burcu Çarıkçı

23 Nisan

Bugün ne mutlu bize,
Haydi hep gülsenize,
Müjde dağa, denize,
Geldi 23 Nisan.

Sokaklar dolu bayrak,
Yollara kurulmuş tak,
Şöyle bir etrafa bak,
Geldi 23 Nisan.

Fahrunnisa Elmalı

2 Kıtalık Baba Şiirleri

Baba Şiirleri 2 kıtalık


2 Kıtalık Baba İle İlgili Şiirler

Baba

sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
anlatmak isterim seni dünyaya,
acelen neydiki uçtun semaya,
mezarının başında ağlarım baba,

gururu sevgiyi senden öğrendim,
mis gibi kokunu özledim baba,
bu kadar genç yaşda ölmemeliydin,
hasretin ciğerimi deliyor baba,


Babama Mektup

Yine bu gece de rüyamda gördüm
Tatlı tebessümünle seslendin baba
Dünya ahvalinden haberler verdim
Büsbütün rüyamı süsledin baba

Canım baba.. Altı evlat büyüttün
Talim verdin,yol gösterdin eğittin
Merhem oldun,canımıza can kattın
Bizi kuş sütüyle besledin baba

BİR BABANIN DİLİNDEN

Baba olmak, dağ gibi
Baba olmak, gönlü saray gibi
Baba olmak, her derde şifa gibi
Baba olmak, bir rüya gibi

Baba olmak, değildir cismi
Baba olmak, değildir resmi
Duyulunca, evde ismi
Kucağına atlamal,ı çocukların her birisi

*****

Baba

Sendin
Doğduğum gün
Bana ezan okuyan

Boyun kocaman
Kolların güçlü
Bir hamlede kaldırıyorsun
Üçümüzü

****

Baba

Sakın ha aldırma çileye derde,
Bunları çok çabuk aşarsın Baba
Ağzından kötüsöz çıkmaz biryerde
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.

Şefkatle kol kanat açarken bize,
Ciğerde hastalığa almışsın vize
Yer yoktur kalbinde karabir ize
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.

*****

Baba

Baba rahmet
Baba merhamet
Baba aş, baba ekmek
Babaya düşer, çile çekmek

Baba koruyucu
Baba kollayıcı
Baba dert, baba acı
Baba tüm dertlerin tek ilacı


BABA

Sevgisiz çıkarsan hayat yoluna
Dünyada tek başına kalırsın baba
Unutma ki bizler hep biriz
Birlikten güç doğarmış baba

Karanlık yüreğinin efendisi olmuş
Bizi karanlığa neden sokarsın baba
Yüreğin korkuyla beslenir olmuş
Bizi neden korkutursun baba


OY BABA

Gezerim yalın ayak
Oy baba fakir baba
Yoksulluk biz ne yapak
Vay baba garip baba

Çorap, lastik parası yok
Oy baba işsiz baba
Metelikle arası yok
Ağzında dişsiz baba


BABAYA

Bir baba babayı toprağa verir
Her baba yüreği babaya erir
Bir baba babayı her yerden görür
Bir baba babayı bekler boşuna

Baba gider baba kalır ardında
Baba ağlar garip kalan yurdunda
Her bir baba evladının derdinde
Baba derdi derde ekler boşuna

Baba diye yüreklere köz düşer
Babadan oğula güzel söz düşer
Yaralı yürekler yere tez düşer
Acıdan babalar tekler boşuna

3 Kıtalık Bayram Şiirleri

3 Kıtalık Kurban Bayramı Şiirleri

Kısa Ramazan Bayramı Şiirleri

KURBAN BAYRAMI

Kurban Bayramı geliyor
Sokaklarda bir telâş bir telaş!
Sevinçten, kuşlar bile hoş uçar,
Çocuklar, büyükler sarmaş dolaş.

Kurbanlık sesleri yayılır sokaklarda
Sıkılır eller, pazarlıklar yapılır pazarlarda.
Gönülden açılır duaya eller,
Hep beraber getirilir, camilerde tekbirler.

Sevindirir; fakir, yoksul ve yetimler
Manası budur Kurbanın kenetlenmeli eller
Bitmeli küslükler, barışmalı kırgın kalpler,
Sevdikçe birbirimizi, huzur bulur gönüller.

Kurban Bayramı

Kısmetse keserim kurbanımı
Bunun adı hayvan katliamı mı
Ah canım önce sen veriver
Şu öldürdüğün çocukların hesabını
Sevsinler senin işine geldiğince
Dünyaya bakışını

Kurbana eziyet etmeyeceksin
Bu kutlu günü kirletmeyeceksin
Başına kurdele tak
Bembeyaz yününe kına yak
Sev okşa hayvanı
Kara gözlerinde beyaz bez bağlı
Yaradan inşaalah kabul eder kurbanını

Amaç et yemeyene yedirmek
Büyüklerin, çocukların, eşin dostun gönlüne girmek
Küskünlükleri gidermek
Önce yetimleri yoksulları giydirmek
Onlarla kavurma yemek
Kavruk yüreklere sevinç serpmek
İşte bayram bu demek

RAMAZAN BAYRAMI

Ramazan boyunca yandı kandiller
Ramazan Bayramı mübarek bayram
Aydınlatan nurla ışıdı âlem
Ramazan Bayramı mübarek bayram

Güzel hoş ay mutlu güne sözlendi
Hasret gidermeye dağlar düzlendi
Bayramlaşmamıza yaren gözlendi
Ramazan Bayramı mübarek bayram

Allah’ım kuluna verdi sevinci
İmanlı yüreğe girdi sevinci
İnsanlarız olmayalım biz kinci
Ramazan Bayramı mübarek bayram

İlahi böcekte uçan kuşlarda
İnci inci akan gözden yaşlarda
Bereket çoğalır yenen aşlarda
Ramazan Bayramı mübarek bayram

SANCAKİ’m bir görsen coşar çocuklar
Şeker toplamaya koşar çocuklar
Bayramda bambaşka yaşar çocuklar
Ramazan Bayramı mübarek bayram

Hacı Yiğid

Ramazan Bayramı
İşte geldi bayramlardan, biricik Ramazan Bayramı
Dostlukların daima bayramıdır. Ramazan Bayramı
Bugünde oruç haramdır, çünkü Ramazan Bayramı
Herkes camiye koşuyor, bugün Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramında, büyükler hep ziyaret edilir
Bugünde küsler barışarak, bütün günahları af edilir
Bayramlarda sadakalar, yardımlar daima sevk edilir
Bugünlerde yapılacak bütün dualar, hep kabul edilir

Bayramlar demek değildir, yurt dışına tatile gitmek
Nedense bayram gelince, adet oldu valizi alıp gitmek
Sen tatile gidince, büyüklerine kimler? Varıp gidecek
İyi düşün seni dünyaya getireni, olur mu? Silip gitmek

Bayramlar, hep kardeşliğimizi ve birliğimizi hatırlatır
O gün gelince büyüklerin ellerini, öpülmesini yaşatır
Uzaktakilerini telefonla arayarak, hep onları şaşırtır
Ramazan Bayramı bana, dostlukları ve barışı hatırlatır

Fikret Gürsoy

Aşk Şiirleri 3 Kıtalık

3 Kıtalık Aşk Şiirleri


En Güzel Aşk Şiirleri 3 Kıtalık

Sen ve Ben


Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin
Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin
Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım
Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin

Hikaye

Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

Edip Cansever


Hala Koynumda Resmin

Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hâlâ koynumda resmin

Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Hâlâ koynumda resmin

Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın “merhaba” demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Hâlâ koynumda resmin


AŞKIM

Seni seviyorum aşkım
Her ne kadar sana anlatamasamda
Seni seviyorum

Sen de beni sevdiğini söylüyorsun
Korkuyorum aşkım
Sana inanmaktan korkuyorum

Sonu nasıl olacak sanıyorsun ki
HHer ne kadar sevdiğimizi söylesekte
Engeller var aşkım

AŞKIN TARİFİ

Mevsim sonbahar

Hafif yağmurlu bir günün akşamı
Yıldızlar parlak
Meydan okuyorduk adeta
Geçip giden zamana

Şavaşıyoduk sanki
Hep birlikte olabilmek adına
Sevgimizin aşkımızın adına
Nasıl anlatılabilirdi ki başka
Bu aşkın tarifi

Nasıl yaşanırdı acaba
Bundan daha görkemli, daha gösterişli
Titreyen iki bedende, tek yürek
Soğuktan üşüyen ellerimiz

SENİ SEVİYORUM AŞKIM

1 Kıtalık Aşk Şiirleri

Aşk Şiirleri 1 Kıtalık



1 Kıtalık Aşk Şiir Örnekleri


Özlem Bitti

Sona erdi fırtınalı günlerim
Özlem rüzgarları çiçek açtı, gel
Doğdu özgürlüğün ısındı içim
Özlem taburları çiçek açtı, gel

Seni Seviyorum

Sana baktığımda nedense içim ısınıyor
Güneşin bile ısıtamadığı bu kalbi,beni ısıtıyosun
Bilmiyorum şuan nerdesin
Belki gezip,tozuyosun ama şunu unutmaki
Yakında benim güneşim olacaksın

***

Demek ben suçluyum bir tek sen haklı
Ben zalim bir düşman sense zavallı
En güzeli alıp beni asmalı
Beni affetmedin affetmiyceksin

***

Zorlama kendini veda etmeye
Zorlama gözünden yaşlar dökmeye
Mecbur değilsin birşey demeye
Hiç bir şey demeden gidebilirsin..

****

Seninde gözlerin ıslanır bir gün
Hele bir ümidin kırılsın da gör
Ne yaşama arzun ne aşkın kalır
Kurduğun hayaller yıkılsın da gör

****

Dumansız bir yangın başlar
Amansız bir deprem kopar
Yıkılır kalırsın bir dağ olsan da
Hele bir sevdiğin terketsin de gör
Bu koca dünyayı yakasın gelir
Eski resimleri yırtasın gelir
Bütün aynaları kırasın gelir
Sırtına bir hançer vurulsun da gör

***

Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek

****

Hangi mahkum çekmiş böyle işkence
Asmalı mı dersin bu kalbi sence
Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece
Sensizlik kanıma girdi girecek

****

Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.

***

Sevmeyi bilemedin
Sevilmeye hakkın yok
Gün sayıp beklemedin
Özlenmeye hakkın yok!
Sevdamla coşmadın ki
Dağ deniz aşmadın ki
Umutla koşmadın ki
Kavuşmaya hakkın yok!

****

Aşk nedir bilmedin ki
Sevildin sevmedin ki
Mutluluk vermedin ki
Mutluluğa hakkın yok

***

Aşk nedir bilmezdim
Aşk boş iş deeer geçerdim
Ben sevmeyi öğrenemedim
Bana sevmeyi öğrettin

Öğretmen Şiirleri 2 Kıtalık

2 Kıtalık Öğretmen Şiirleri,
İki Kıtalık Öğretmen Şiirleri,
Kısa Öğretmen Şiirleri iki Kıtalık

Canım Öğretmenim Şiiri

Ailemden sonra seni tanıdım.
Aynı sevgi,ilgi,sıcaklıgı sende tattım.
Sen ögrettin sayıları,şekilleri,renkleri,

Sevmeyi,paylasmayı,ortak olmayı.
Kendimi seninle kesfettim.
Seni herseyden cok sevdim.
BENİM CANIM ÖĞRETMENİM.

Sevgili Öğretmenim

Sevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.
Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.

Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.
Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne – baba gibisin,
Bizi, bağrına hep basarsın.

Fethi BOLAYIR

İsim Bulunmaz Sana

İsim Bulunmaz Sana Kutsal İşine Uyan
Sen Ki Örnek İnsansın Acıyan, Seven,Duyan

Kalbin Uçsuz, Bucaksız, Engin Denizler Gibi,
Gözlerin İçindeki Cevheri Gizler Gibi

Öğretmenim

Yolsuz köye gittin yaya
Gönül verdin cagdasliga
Karanligi del dedinya
Delecegim ögretmenim

Olur ettin olunmazi
Deldin kaleminle tasi
Bil dedinya bilinmezi
Bilecegim ögretmenim

Öğretmenim

Bana bir harf öğretenin
kırk yıl kölesi olurum
demiş ulu bir kişi
sen bana sen yirmi dokuz
harf öğrettin öğretmenim.

Köleliğe karşı olsan da sen
ben olurum seve seve
yirmi dokuz kere kırk yıl
senin kölen!

Fevzi GÜNENÇ

KÖY ÖĞRETMENİ

Ben bir köy öğretmeniyim,
Alnımda ışık, Gözlerimde nur..
Alıp götürmeyin beni şehirlere, Götürmeyin, ne olur..
Bir köy öğretmeniyim, Katıksız duygular içinde yaşarım.

Çıplak ayaklar basar yüreğime, Onları tutar, okşarım.
Bir köy öğretmeniyim, Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde, Dağlardan daha çok yücedir başım.
Ben bir köy öğretmeniyim, Evlerde motif, dillerde destan Gölgesi düşer
ay-yıldızın üstümüze, Ve gönüllerde büyür vatan…

Göktürk Mehmet UYTUN

Canım Öğretmenim

Bir çok şeyler öğrettin,
Yaramazlıklarıma sabrettin,
Hatalarımı düzelttin,
Benim Canım Öğretmenim.

Sen bir gül gibisin,
Bize hep gülümsersin,
Bilirim bizi seversin,
Benim Canım Öğretmenim.

Atatürk’ü översin,
Onu örnek alın dersin,
En iyi olmamızı istersin,
Benim Canım Öğretmenim.

Birbirinizi sevin dersin,
Hepimizi seversin,
Barışın güzel olduğunu söylersin,
Benim Canım Öğretmenim.

1 Kıtalık Cumhuriyet Şiirleri

Cumhuriyet Şiirleri 1 Kıtalık

1 Kıtalık Cumhuriyet Şiiri


Cumhuriyet Bayramı

Bayraklarla donatalım,
Yurdun her bir yanını,
Kutlu olsun herkese,
Cumhuriyet Bayramı

****

Hep bir yürek olalım,
Unutmadan yarını,
Kutlu olsun herkese,
Cumhuriyet Bayramı.


Kutlu Olsun Türkiye

Olanca gücümüzle
Haykırırız sevinçle
Cumhuriyet bayramın
Kutlu olsun Türkiye

****

Atatürk’ten bizlere
Ne güzel bir hediye
Cumhuriyet bayramın
Kutlu olsun Türkiye

****

Cumhuriyet

Olmasaydı cumhuriyet,
Ne yapardı bu millet.
Özgürlüğün tadında,
Hayat olmazdı elbet.

****

Gönülden söylüyorum,
Atamı çok seviyorum,
Her 29 Ekim’de,
O’nu çok özlüyorum.

Savaşçı

Söze dair her şey söylenmiş
ama yine de çözüm bulunamamışsa
kılıçlar çekilir,
sonrası savaş demektir.

Savaş

açlık, zulüm ve ölüm
mutluluk getirmez biliyorum.


Cumhuriyet Sevinci

Cumhuriyet sevinci
Sardı bütün vatanı,
İyi bilelim gençler
Çok özeldir anlamı.

****

Duysun bütün dünya
Bu mutlu günümüzde,
Sen rahat uyu atam
Gençlik senin izinde.

1 Kıtalık Meyve Şiirleri

Tek Kıtalık Meyve Şiirleri,

Meyve Şiirleri Kısa,

Ayva
Sarı sarı rengim var,
Ne güzel de kokarım.
İstersen reçel yap ye,
İstersen kompostomu.

Nar
Çiçek olur açılırım,
Mercan gibi saçılırım.
Hastaya nar sorulmaz,
Şurubuna doyulmaz.

Kestane
Kestaneyi istersen,
Kavurup da yersin sen,
İstersen suda haşla,
Onun tadı da başka.

Kayısı
Malatya kayısısı,
Yemişlerin nazlısı
Pestili de yapılır,
Yiyenler pek bayılır.

Şeftali
Bursa’nın şeftalisi,
Kilodur bir tanesi.
Şeftaliyi kim sevmez,
Tadına doyum olmaz.

Portakal
Portakal sulu sulu,
İçi vitamin dolu.
Adana, kozan, dörtyol,
Git ağaçtan ye bol bol.

Mandalina
Adımdır mandalina,
Sağlık veririm sana.
Pek sevimli meyveyim,
Bol bol yiyin bakalım.

Elma
Amasya elmasıyım,
Meyvelerin başıyım.
Al sarı yanağım var,
Beni yersen kan yapar.

Armut
Ankara memleketim,
Koyu sarıdır rengim,
Isırınca pek yarar,
Yiyenlere can katar.

Üzüm
İzmir’in üzümleri,
Sevilmez mi arkadaş?
İnsanlara pek yarar,
Kurusu var yaşı var.

İncir
Tatlı Aydın inciri,
Pek güzel iri iri.
Hurma alma, incir al,
Ağzına aksın bal.

23 Nisan Şiirleri Üç Kıtalık

23 Nisan Şiirleri Üç Kıtalık

Üç Kıtalık 23 Nisan Şiirleri

23 NİSAN

Gün aydın, gözün aydın,
Sayısız devrim saydın.
Dünyaya bin ün yaydın.
O mutlu Nisan bugün
Buldun taze can bugün.

İşte neşe, işte haz,
Sevincin çok, derdin az.
Bundan ünlü gün olmaz:
Her lezzete kan bugün,
O mutlu Nisan bugün,

Seyir için bu töreni,
Durma aç pencereni,
Sana onu vereni,
Saygıyla an bugün,
O mutlu Nisan bugün,

RIZA POLAT AKKOYUNLU

———————————-

23 NİSAN

Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, Atatürk’ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

Saip EGÜZ

————————————-

BİZİM BAYRAMIMIZ

Bu gelen bizim bayram
Yükseldi bak ünümüz,
23 Nisan bizim
En şerefli günümüz.

Al bayrağı açalım
Gel gidelim törene
Bin teşekkür bizlere
Bugünleri verene.

Bizim için harcanan,
Boşa gitmez bu emek
Çünkü her Türk çocuğu,
23 Nisan demek.

İSMAİL HAKKI SUNAT

———————————–

23 Nisan

Biz dünyaya gelmeden
Her yeri düşman almış.
Atatürk düşmanları,
Yurdumuzdan çıkarmışlar.

23 Nisan günü
Meclis kuruldu diye,
Büyük bayram verilmiş
Çocuklara hediye.

Gülelim eğlenelim,
Kutlayalım bayramı
Verelim hep el ele
Yükseltelim vatanı.

MELAHAT UĞURKAN

1 Kıtalık Okul Şiirleri

1 Kıtalık Okul Şiiri

Okul Şiirleri 1 Kıtalık

Okul Yolu

Okul yolu çalı olsa
Yalın koşar insan olan
Parçalanmış ayağıyla
Dağlar aşar insan olan

Okul

Okullu çocuk çalışkandır,
Her çocuk okula gidecek.
Herkes yazı yazmayı öğrenecek,
Okuma yazmayan olmayacak dünyada.


Okul

Okula mecbur gidecez
Yeni şeyler öğrenecez
Öğretmenimizi severiz
Dersi iyi dinleriz


Okulum

Okulum seni
Bana sevdiren
Nedir diye sorsalar
Defter kitap kalemim
Melek öğretmenim derim

OKUL YOLU

Okul yolu çalı olsa
Yalın koşar insan olan
Parçalanmış ayağıyla
Dağlar aşar insan olan

2 Kıtalık İlkbahar Şiirleri

2 Kıtalık İlkbahar Şiirleri

İlkbahar Şiirleri 2 Kıtalık

İlkbahar

Bir senede dört mevsim var
Birbirini kovalar
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış
Çiçekli, karlı bir akış
İlkbaharda canlanır yer
Kırlar hep yeşiller giyer
Döner geline her ağaç

Süslü bir etektir yamaç
Dere akar çağıl çağıl
Kuzularla dolar ağıl
Şimdi bakarsın gök nurlu
Şimdi bakarsın yağmurlu
Güneş bir doğar bir kaçar
Hava bir kapar bir açar

YUSUF ZİYA ORTAÇ

BAHAR GELİYOR

Damlardaki kar, saçaklardaki buz
Kanı kaynayan suya dar geliyor
Haberin var mı Oluklardan
Akan su sesinde bahar geliyor

Duy güneyden estiğini rüzgarın
Göreceksin neler olacak yarın
Yuvada çırpınan yavru kuşların
Uçmak hevesinde bahar geliyor

Cahit SITKI TARANCI

Bilsen

Sen yanımdayken
Baharı soluğunda buldu dallar
Açtı çiçek çiçek
Günlere
Dallar
Açtı bahar bahar
Seni

Gittin
Hüznü yokluğunda doldu dallar
Döktü çiçek çiçek
Yollara
Dallar
Döktü bahar bahar
Seni

İlhami İnceöz

Kardelen

Erken doğum yaptı bahar
Karçiçeği doğdu
Karların altından
Artık bahar yakın derken
Erken doğum yaptı bahar

Kış bahara gebe
Bahar çiçeklere
Oysa kış bahardan önce
Kardeleni doğurdu

Hikmet Elp

2 Kıtalık İstanbul Şiirleri

İstanbul Şiirleri


İstanbul Şiirleri 2 Kıtalık


İSTANBUL

Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul

Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul

Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul

Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul

BENİM ADIM İSTANBUL

istanbul benim şehrim
aynaya yansıyan yüzüm
istanbul benim şehrim
durmadan kanayan yaram

istanbul aglayan kadınım
aldatan erkek
istanbul aglayan kadınım
aglayarak ürkek


SULTAN ŞEHİR

İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem,
Bilir misin dostum İstanbul olur benim, benim şehzadem,
Ya İstanbul beni alır, ya da ben İstanbul’u alırım be diyen,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

Söylesene, İstanbul değil miydi, böyle asırlarca özlenen,
Söylesene, İstanbul değil miydi böyle asırlarca beklenen,
İstanbul Galata Kulesi’dir, Hezarfen Ahmet Çelebi diyen,

CENNETTEN BİR KÖŞE İSTANBUL

Yerde sararmış bir yaprak görürsen eğer,
İstanbul seyretmeye değer,
Gel ara beni,
Gel İstanbul,
İstanbul canım İstanbul,
İstanbul Mevla dan almış güzelliğini,
Sana borçluyum güzelliğimi,
Ah! Canım İstanbul,
Gel ara beni,
Bul,İstanbul,
Tepelerin var,tane tane,
Geceleri pişer sokaklarında kestane,
Canım İstanbul,
Şarkılarda dolanır dillere,
Bebek ve Aşiyan,
Ne mutludur senin ile iç içe yaşayan,


İSTANBUL, İSTANBUL

İstanbul, hayallerim
İstanbul, emellerim
İstanbul, sevdiklerim
İstanbul, İstanbul

İstanbul, emek
İstanbul, ekmek
İstanbul, sevmek
İstanbul, İstanbul

GÖRDÜN MÜ İSTANBUL

Sen böyle acı gördün mü İstanbul
Sen böyle yalnızlık gördün mü
Öfke kusan,damar damar kan akan
Böyle ölüm gördün mü İstanbul

Geceleri bana mahrum ettin İstanbul
Geceleri beni mahkum ettin İstanbul
Sen böyle zulüm gördün mü İstanbul
Sen böyle aşk gördün mü İstanbul
Neler istiyorum İstanbul biliyormusun


HEP İSTANBUL

Nereye bakarsam karşımda hep o
Dağlarda İstanbul,yolda İstanbul;
İlmek,ilmek nakış,nakış işlenmiş
Kovanda istanbul,balda istanbul

Ellerimi açsam dualarımda
Gözümü kapasam rüyalarımda,
Her sabah her akşam hülyalarımda,
Tavırda İstanbul,halda İstanbul

2 Kıtalık Kısa Şiirler

Güzel Şiirler Kısa

Kısa Şiirler 2 Kıtalık

kitaplar

En iyi dostumdur kitaplar benim
Kitap okumayı çok severim
Her insan kitap okumalı
Çeşit çeşit bilgilerle donanmalı

Kitaptır bizi cahillikten kurtaran
En iyi dostumuzdur hiç darılmayan
Çevirdiğinde sayfalarını elini okşayan
Kitap okumak bir ayrıcalıktır her zaman

Beyza Nihan Ercan

orman

Ağaçlar ormana
Ormanlar ağaca
Fidanlar ağaca
Bağlıdır ormana

Kuşlar böcekler ormanda
Sevinin dala dala
Bitkiler toprağa
Bağlıdır ormana

nagehan uysal

Çırpınıp İçinde

Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
Dalgalanır coşar rüzgarından
Mevce gelir coşar inleyen aşkım
Ah çektikçe kaynar gelir derinden

Derya coşar inci saçar kenara
Aşk ehli dayanır ateşe kara
Bülbüller gül için giyinler kara
Seherler uyanır gülizarından

Dert ile mihnete dalmayan aşık
Ne yemiş ne doymuş eli bulaşık
Kınama Veysel’i fikri dolaşık
Ayrılmış yarinden yar diyarından

AŞIK VEYSEL

BAHAR GELİYOR

Damlardaki kar, saçaklardaki buz
Kanı kaynayan suya dar geliyor
Haberin var mı Oluklardan
Akan su sesinde bahar geliyor

Duy güneyden estiğini rüzgarın
Göreceksin neler olacak yarın
Yuvada çırpınan yavru kuşların
Uçmak hevesinde bahar geliyor

Cahit SITKI TARANCI

Kardelen

Erken doğum yaptı bahar
Karçiçeği doğdu
Karların altından
Artık bahar yakın derken
Erken doğum yaptı bahar

Kış bahara gebe
Bahar çiçeklere
Oysa kış bahardan önce
Kardeleni doğurdu

Hikmet Elp

Vatan Ve Sen

Bir elinde vicdan, bir elinde cüzdan,
Savaşıp kendini bulacaksın.
Bir elinde silah, bir elinde Bayrak,
Gerektiğinde VATAN için öleceksin.
Sevdanda Ayla-Yıldız olmasa,
Kendinden utanacaksın.
VATAN için varsın sen,
Bunu asla unutmayayacsın..

Yılmaz Çelik

2 Kıtalık Hayvan Şiirleri

Hayvan Şiirleri Kısa,

Hayvan Şiirleri,

GÜZEL KELEBEK

Uçuyorsun renk renk,
Kanatların rengarenk.
Yaprakların içinde,
Uçuşan bir çiçeksin!

Hergün dahada renklisin,
Bütün herkez seni tanır.
Güzel renklerinle,
Dolaşırsın heryerde!

Anka kuşu

Koparır bir fırtına,
Alır seni sırtına.
Seni hiç incitmeden
Taşır masal yurduna.

Çocukları çok sever,
Onlara hep “gülün” der,
Ve gülünce çocuklar,
O da bizimle güler…

BENİM GÜZEL KEDİCİĞİM

Kedimin adı maviş.
Ben kedimi çok severim
Benim güzel kediciğim,

Ben kedimi çok seviyorumm
Maviş diye çağrırım onu,
Hemen koşar yanıma
Benim güzel kediciğim

2 Kıtalık Nazım Hikmet Şiirleri

Nazım Hikmet Şiirleri

Nazım Hikmet Şiirleri 2 kıtalık

GÜZ

Günler gitgide kısalıyor,
yağmurlar başlamak üzre
Kapım ardına kadar açık bekledi seni
Niye böyle geç kaldın?

Soframda yeşil biber, tuz, ekmek
Testimde sana sakladığım şarabı
içtim yarıya kadar bir başıma
seni bekleyerek
Niye böyle geç kaldın?

CENAZE MERASİMİM

Bizim avludan mı kalkacak cenazem?
Nasıl indireceksiniz beni üçüncü kattan?
Asansöre sığmaz tabut,
merdivenler daracık

Belki avluda dizboyu güneş ve güvercinler olacak,
belki kar yağacak çocuk çığlıklarıyla dolu,
belki ıslak asfaltıyla yağmur
Ve avluda çöp bidonları duracak her zamanki gibi


PENCERELER

Sabaha karşı mıydı bilmiyorum
yoksa akşamüstü müydü
belkide gece yarısı
bilmiyorum
girdi odama pencereler
perdeli perdesiz
ben basma perdeleri severim
ama tül perdeler de vardı
kara ustorlar da
ustorları çekip çekip bırakıyordum
bir daha inmez oldu kimisi
kimisi bir daha çıkamadı yukarı
ve camları kırık pencereler
elimi kestim
kimi camsızdı büsbütün
camsız pencereler içime dokunur
camsız gözlükler gibi

Pencereler
yağmur yağıyordu camlarınıza
kızıl saçları kederli uzun
ben alt dudağımda cıgaram
türkü söylüyordum içimden
yağmur sesini kendi sesimden çok severim

Pencereler

beşinci katta güneşli boşluğunuzda bir deniz
bir deniz mavi yüzük taşından
serçe parmağıma geçirdim usulcacık
üç kere öptüm ağlayarak
öpüp alnıma koydum üç kere

Pencereler
çıktım kırmızı velenseli yataktan
çocuk burnumu dayadım terli camına pencerenin
oda sıcaktı ve genç anamın kokusu vardı odada
dışarda kar yağıyordu
ben kızamık çıkarıyordum

Pencereler

sabaha karşı mıydı bilmiyorum
belki de gece yarısı
bilmiyorum
odamın içindeydi yıldızlar
ve gece kelebekleri gibi
çırpınıyorlardı camlarınızda
ben onlara dokunmaktan çekinerek
açtım sizi pencereler
salıverdim yıldızları geceye
aydınlık sınırsız hür geceye
yapma ayların geçtiği geceye

kurtlar duruyor ayın altında
hasta aç kurtlar
kurtlar duruyor önünde pencerenin
kadife perdeleri kapasam da sımsıkı
ordadırlar bilirim
gözetliyorlar beni

Pencereler

düştüm bir pencereden
bir güzele bakarken
dünya halime güldü
güzel dönüp bakmadı
belki farkında değildi

Pencereler
pencereler
kırk evin penceresi odama girdi
ben oturdum birinin içine
sarkıttım ayaklarımı bulutlara
bahtiyarım
diyebilirdim belki

Ceviz Ağacı

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,
Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Davet

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!

ÇEKİLMEZ BİR ADAM

Çekilmez bir adam oldum yine
Uykusuz, aksi, lanet
Bir bakıyorsun ki ana avrat söver gibi
Azgın bir hayvan döver gibi
O gün çalışıyorum
Sonra birde bakıyorsun ki
Ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü
Sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün
Ve beni çileden çıkarıyor büsbütün
Kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet
Çekilmez bir adam oldum yine
Uykusuz, aksi, lanet
Yine her seferki gibi haksızım
Sebep yok olması da imkansız
Bu yaptığım iş ayıp rezalet
Fakat elimde değil
Seni kıskanıyorum

2 Kıtalık Orman İle İlgili Şiirler

2 Kıtalık Orman İle İlgili Şiirler

Orman İle İlgili Şiirler 2 Kıtalık

Orman

Sen insansın, o ağaçtır,
Suya, ışığa, sevgiye
Bir insan kadar muhtaçtır;
Ağaçların şehri orman.

Onu ne yak, ne sök, ne kır.
Bir dal kopardığın zaman.
Gizli bir sesle hıçkır..
Her orman yurda bir ordu
Ormanı iyi koru…

Hüseyin KALABA

_________________________________

AĞACIM

Mahallemizde
Senden başka ağaç olsaydı
Seni bu kadar sevmezdim.
Fakat eğer sen
Bizimle beraber
Kaydırak oynamasını bilseydin
Seni daha çok severdim.

Güzel ağacım!
Sen kuruduğun zaman
Biz de inşallah
Başka mahalleye taşınmış oluruz.

Orhan Veli KANIK

____________________________________

AĞAÇ ve UYGARLIK

Yeter uyuduğun asırlar boyu,
Aç artık şu gözlerini haydi aç!
Yağıyorken bunca yağmur, bunca kar,
Ah! Şu yamaçlar hâlâ, niçin kıraç?

Kuşlar şarkı söyler hüzünden ırak,
Yeşile durduğu gün şu karşı yamaç.
Ölçü diyorsan; gökdeleni bırak,
Uygarlık timsali dikilen ağaç!

Mehmet EROL

___________________________________

alıntı

2 Kıtalık Rüya İle İlgili Şiirler

Rüya İle İlgili Şiirler

2 Kıtalık Rüya İle İlgili Şiirleri

BİR RÜYA

Bir rüyaydın bir gece ansızın gördüğüm
Bir rüya sözlerim gibi kördüğüm
Bir rüyaydın hiç yaşanmamış
Bir rüya adı henüz konmamış

Bir rüyaydın görülmeye değer
Bir rüya yalanmış meğer
Bir rüyaydın zamansız uyandığım
Bir rüya büyüsüne bulandığım

Bir rüya,ki sorma

Akşamın alaca karanlığında,
Acı bir rüya, bir rüya,ki sorma,
Yıldız tutmuşsun sımsıkı avcuna,
Ben kayıyorum meçhul uçuruma,

Gök kuşağı taç güzelim başına,
Ay düşmüş sım sıcacık kucağına,
Ben buz kesmişim tepeden tırnağa,
Acı bir rüya, bir rüya,ki sorma.

Bir bulut beni kollar,katran kara,
Yıldırımlar çakar ardı ardına,
Adın kazdığım dilek ağacına,
Acı bir rüya, bir rüya,ki sorma.

Boşalan aşkımızın sokağında,
Bey zebaniler durmaz kol geziyor,
Cezalı çocuklar kulak çekiyor
Bin bir mahlukat yolumu kesiyor.
Acı bir rüya,bir rüya ki sorma.

Bir vahşet görüyorum, göz kapalı
Bir tılsım çözüyorum,sen yaralı
Zençirlere vuruldum beden tutsak,
Sabah nerde seher, gecikmiş şafak,
Acı bir rüya,bir rüya ki sorma.

Aslında bir gerçeği görüyorum,
Hep kıl payı ölümden dönüyorum,
Dehşeti ilmek ilmek diziyorum.
Acı bir rüya,bir rüya ki sorma.

Uyurgezer rüya gördü
Çıktı yol üstünde durdu
Tamah etti hayal kurdu
Sosyal Devlet rüya imiş

Mazotçu’da kuyu dipsiz
Meydan doldu ipli ipsiz
Ulusalcı tip’li tipsiz
Sosyal Devlet rüya imiş

Rüyalarıma Girmeyin Korkarım

rüya-1

Korkar yüreği yufka insan
Silahın ağzına sürdüğüm şiirden

rüya-2

Çok üşümüştüm
Seni düşündüm
Yüreğimi güneşin çarptı

rüya-3

Bir öpücük kondurmuştum baharda
Yanakların gelincik tarlası

rüya-4

Çığlığa dönüşürdü gülüşlerimiz
Cıvıldaşan resimlerde

rüya-5

Gülümsediğim yüzler
Aynalarda kalsın
Dağılmasın
Sır olsun

rüya-6

Dünya bir gülistandır sanmayın çevresi diken
Rüya gibi gelip geçer yaşama ben gülümserken

Barış Erdoğan Anamur

3 Kıtalık Anne Şiirleri

Anneler günü Şiirleri 3 Kıtalık

Üç Kıtalık Anne Şiirleri

ANNE

Annemi ben çok severim,
Melek annem, güzel annem,
Üzülmesin sakın derim
Melek annem, güzel annem.

İyi doğru sözler onda,
Şefkat dolu gözler onda,
Sevgi, ışık var yolunda,
Melek annem, güzel annem.

Anne yüzü ne asil yüz,
Anne gözü ne derin göz,
Anne özü, pırlanta öz,
Melek annem, güzel annem.

ANNEM

Annelerin en güzeli,
Sensin, benim güzel annem.
Ilık esen bahar yeli,
Sensin, benim güzel annem.

Güneş yüzlü, altın kalpli,
Ağır başlı, tatlı dilli,
Meleklerin eşi sanki
Sensin, benim güzel annem.

Açan çiçek, çağlayan su,
Gülümseyen engin duygu,
Evimizin mutluluğu
Sensin, benim güzel annem.

Anneciğim
Ne sevimli bir annesin!
Ne tatlıdır senin sesin!
Benim canım mısın nesin
Sen olmazsan yapamam ben!..

Senden yakın kim var bana?
Kalbim, canım bağlı sana!..
Üzüntüm yok ondan yana
Seviyorsun beni de sen.

Gülsem güler yüzün
Ağlamamdan alır hüzün…
Senin gecen ve gündüzün
Işık alır sanki benden!

ANNEM

Bağım olsa, bahçem olsa
İpek kumaş bohçam olsa,
Sabah olsa, akşam olsa
Annem gitmese yanımdan

Her zaman baksam yüzüne,
Uyurum yatsam dizine.
Rastlamadım kem sözüne
Sesi çıkmaz kulağımdan.

Bir sözünü iki etmem.
Canımı verir incitmem
Annemsiz cennete gitmem
Onu severim canımdan

İbrahim Şimşek

ANNE SEVGİSİ

Sıcağın sinmiş bana,
Seni severim ana.

Sensin bana can veren,
Sensin bana kan veren.

Küçükken yudum yudum,
Sütlerinle uyudum.

Kulağıma ninniler,
Neler söyledin, neler.

Beni büyüttün ana,
Beni yürüttün ana.

M.Necati ÖNGAY

Anam

Sen yoksun,martılar uçmuyor anam
Tek bir kul kapımı açmıyor anam
Yıllanmış şaraba döndü gözyaşım
Kimseler bir yudum içmiyor anam

Talihim olsaydı doğmazdım anam
Çorak gönüllerde solmazdım anam
Gözlerin zamansız kapanmasaydı
Böyle tek başıma kalmazdım anam

Kabrinde bırakıp gidemiyorum
Hoşça kal,elveda diyemiyorum
Bu nasıl ayrılık bilemiyorum
Ne olur yanına al canım anam

Tuncer Önal

Anneler Günü

Anneciğim bugün sen dur,
Ben bakayım sana n’olur..
Ne istersen pişireyim,
Evi silip devşireyim.

Ben doldurdum aklarını,
Ödeyemem haklarını.
Bugün senin günün anne,
Bak kendini yordun gene.

Canım kadar sevdiğim kim
Benim canım anneciğim.
Canım kadar sevdiğim kim?
Benim canım anneciğim.

ANACIĞIM
Dünyada apayrı yeri olan bir sevgi
Anne sevgisi.
Artık ben de bir anayım.
Anam seni dünden daha çok seviyorum!
Çocukluğumda dua ederdim Allah’a
Anam ölmesin diye.
Tanrım kabul etti dualarımı,
Göstermedi bana senin acını.
Bu yıl da geldi ‘Anneler Günü’
Ne alsam sana yetmez,
Senin hakkın ödenmez!
Sana duygularımdan bir demet.
Anneler günün kutlu olsun.
Ellerinden öptüm, canım anacığım!

Nuray Zaralı

Anneler Günü

Anneciğim bugün sen dur,
Ben bakayım sana n’olur
Ne istersen pişireyim,
Evi silip devşireyim

Ben doldurdum aklarını,
Ödeyemem haklarını
Bugün senin günün anne,
Bak kendini yordun gene

Canım kadar sevdiğim kim
Benim canım anneciğim
Canım kadar sevdiğim kim?
Benim canım anneciğim

Hüseyin KALABA