Atilla Sandıklı Kimdir Kısaca

Atilla Sandıklı Hayatı


Atilla Sandıklı Kısa Biyografisi

Atilla Sandıklı 1957 yılında İzmir’de doğdu. 1976 yılında İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra Kara Harp Okulu’na girdi. Sırasıyla Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nde eğitimine devam etti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ve Marmara Üniversitesi Avrupa Topluluğu Enstitüsü’nde doktora derslerine iştirak etti.Atilla Sandıklı İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde doktora eğitimini tamamladı. 2010’da Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Anabilim dalında doçent oldu.

Atilla Sandıklı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli kademelerinde karargâh subayı ve komutan olarak görev yaptı. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde müşavirlik, Harp Akademileri Komutanlığı’nda uluslararası ilişkiler öğretim üyesi ve uluslararası ilişkiler bölüm başkanlığı görevlerinde bulundu.

Atilla Sandıklı Harp Akademileri Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin kuruluşunda görev aldı ve bir süre bu enstitünün müdürlüğünü yaptı. Kur. Kd. Alb. rütbesinde kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olduktan sonra Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM’ın kuruluşunda genel müdür olarak görev aldı ve bu merkezi kurdu. Bu görevi ve Stratejik Öngörü Dergisi’nin editörlüğünü 4 yıl sürdürdü. TASAM’dan ayrıldıktan sonra Türkiye’nin akil adamlarını bir platform içinde bir araya getirmek maksadıyla Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi’ni (BİLGESAM) kurdu. Halen BİLGESAM başkanlığı görevini sürdürmektedir.

Atilla Sandıklı Çok sayıda ulusal ve uluslararası sempozyum ve kongrenin düzenlenmesinde birinci derece görevler üstlendi. Çeşitli makaleleri ve 15 kitabı yayınlandı. Askeri ve sivil yaşantısında madalya dahil çok sayıda başarı ödülü aldı.

Atilla Sandıklı İngilizce ve Fransızca bilen Atilla SANDIKLI evli ve iki çocuk babasıdır.

Benjamin Franklin Kimdir

Benjamin Franklin Kimdir Kısaca

Benjamin Franklin Hayatı

On yedi çocuklu bir sabun ve mum imalatçısının onuncu oğlu olarak dünyaya geldi. On yaşında okulu bıraktı. 12 yaşındayken basımevi yöneten ve liberal bir gazete yayınlayan ağabeyi James’in yanına çırak olarak girdi. Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı. 1730’da Philadelphia’da bir basımevi ve gazete kurdu. Poor Richard’s Almanac’ı (Fakir Richard’ın Almanak’ı) yayınlamaya başladı. 1732-1757 yılları arasında yönetmenliğini yaptığı Almanac’da Richard Sounders imzasıyla yazılar yazdı. Siyaset, felsefe, bilim, iş ilişkileri gibi konuların tartışıldığı Junto adlı bir kulüp; kütüphane, hastane ve yangına karşı sigorta şirketi kurdu. Basımevlerini çoğalttı.

Franklin, 1736’da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete atıldı. 1750’de Pensilvanya meclisine seçildi, arazi vergisine karşı olan büyük ailelerle mücadele etti. İngiliz Amerikası postalarının genel müdürlüğüne getirildi. Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı. Özellikle elektrik olaylarıyla ilgili araştırmalar yapan Franklin, elektrik yüklerindeki artı ve eksi uçlarını keşfetti ve elektrik yükünün korunumu ilkesini ortaya attı. Fırtınalı bir havada uçurtma uçurarak gerçekleştirdiği deneyi sonunda şimşeğin elektriksel bir olay olduğunu keşfetti[2]. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak paratoner’i keşfetti, güneş ışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını başlattı.

1757’de Kuzey Amerika Sömürgeler isyanının başlangıcında sömürgelerde yaşayanlar Franklin’i, şikayetlerini Londra’ya iletmekle; 1765’te de damga resmi kanununa karşı itirazları Lord Grenville’e bildirmekle görevlendirdi. 1772’de Massachusetts Valisi Hutchinson’un sömürge halkına karşı hakaretlerle dolu mektuplarını ele geçirerek yayınladı. Sömürge halkı karşısındaki itibarı arttı. Amerikan Kongresi’ne milletvekili seçildi. 1776’da Thomas Jefferson ve John Adams ile birlikte bağımsızlık bildirgesini hazırladı. Eylül 1776’da kongre, ekonomik ve askeri yardım istemek üzere aralarında Franklin’in de bulunduğu üç kişilik bir komisyonu Fransa’ya gönderdi. Franklin, Fransız dışişleri bakanı Charles Gravier ile görüşmelerinde çok başarılı oldu. 1775-1783 Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonunda İngiltere ile barış görüşmelerini sürdürmek üzere seçilen diplomatlardan birisi olarak İngiltere’ye gitti. İngiltere ile barış antlaşmasının imzalanmasından sonra 1785’te Amerika’ya döndü. 1787’de Philadelphia Anayasa Kurultayının çalışmalarına katıldı. Bir müddet sonra da öldü. Onun renkli yaşamı, bilimsel ve politik başarıları Amerika’nın en etkili Kurucu Babaları olarak, Franklin para ve onur gördü; savaş gemileri; birçok şehir, ilçe, eğitim kurumları, namesakes bir isim ve şirketler ve ölümünden sonra fazla iki yüzyıl, sayısız kültürel referanslara onun adı verildi.

Franklin, 17 Nisan 1790 tarihinde, 84 yaşında hayatını kaybetti. Onun cenazesine yaklaşık 20.000 kişi katıldı. Onun ölümü Benjamin Franklin of Dr. John Jones ve hesabından aktardığı kitapta açıklanmıştır:

Ne zaman ağrı ve nefes alma zorluğu tamamen başlasa ve Akciğerlerinde bir imposthume, aniden tüm umutlarını ve gururunu kaybetti ve önemli bir miktar o gücü vardı; ama solunum organları yavaş yavaş baskı gördü ve başarısız oldu. 17 Nisan, 1790 tarihinde gece usulca, seksen dört yıl ve üç aylık uzun ve faydalı ömrü bitti.

kaynak:wikipedia

Benjamin Franklin Biyografisi

Benjamin Franklin Kimdir

Benjamin Franklin Hayatı

Benjamin Franklin (1706-1790) Amerikalı yayımcı, yazar, kaşif, bilim adamı ve diplomat. 17 Ocak 1706′da Boston’da doğdu. 17 Nisan 1790′da Philadelphia’da öldü. On yedi çocuklu bir sabun ve mum imalatçısının onuncu oğluydu.

On yaşında okulu bıraktı. 12 yaşındayken basımevi yöneten ve liberal bir gazete yayınlayan ağabeyi William’ın yanına çırak olarak,girdi. Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı. 1730′da Philadelphia’da bir basım evi ve gazete kurdu. Poor Richard’s Almanac’ı (Fakir Richard’ın Almanak’ı) yayınlamaya başladı:1732-1757 yılları arasında yönetmenliğini yaptığı Amanac’da Richard Sounders imzasıyla yazılar yazdı. Siyaset, felsefe, bilim, iş ilişkileri gibi konuların tartışıldığı Junto adlı bir kulüp, kütüphane,hastane ve yangına karşı sigorta şirketi kurdu. Basımevlerini çoğalttı.

Franklin 1736′da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete atıldı. 1750′de Pennsylvania meclisine seçildi, arazi vergisine karşı olan büyük ailelerle mücadele etti. İngiliz Amerikası postalarının genel müdürlüğüne getirildi. Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı.Özellikle elektrik olaylarıyla ilgili araştırmalar yapan Franklin, elektrik yüklerindeki artı ve eksi uçlarını keşfetti ve elektriğin korunumu ilkesini ortaya attı. Fırtınalı bir havada uçurtma uçurarak gerçekleştirdiği deneyi sonunda şimşeğin elektriksel! Olay olduğunu keşfetti. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak paratoner’i keşfetti, gunes isiginden daha fazla yararlanmak icin saat uygulamasini baslattı.

1757′de Kuzey Amerika Sömürgeler isyanının başlangıcında sömürgelerde yaşayanlar Franklin’i, şikayetlerini Londra’ya iletmekle; 1765′te de damga resmi kanununa karşı itirazları Lord Grenville’e bildirmekle görevlendirdi. 1772′de Massachusetts Valisi Hutchinson’un sömürge halkına karşı hakaretlerle dolu mektuplarını ele geçirerek yayınladı. Sömürge halkı karşısındaki itibarı arttı. Amerikan Kongresine milletvekili seçildi. 1776′da Thomas Jefferson ve John Adams ile birlikte bağımsızlık bildirgesini hazırladı. Eylül 1776′da kongre, ekonomik ve askeri yardım istemek üzere aralarında Franklin’in de bulunduğu üç kişilik bir komisyonu Fransa’ya gönderdi. Franklin, Fransız dışişleri bakanı Charles Gravier ile görüşmelerinde çok başarılı oldu. 1775-1783 Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonunda İngiltere ile barış görüşmelerini sürdürmek üzere seçilen diplomatlardan birisi olarak İngiltere’ye gitti. İngiltere ile barış antlaşmasının imzalanmasından sonra 1785′te Amerika’ya döndü. 1787′de Philadelphia Anayasa Kurultayının çalışmalarına katıldı. Bir müddet sonra da öldü.

alıntı

Ayşe Şasa Kimdir Kısaca

Ayşe Şasa kimdir

Ayşe Şasa hakkında kısa bilgi

Kürt kökenli olan Ayşe Şasa, 1941 yılında İstanbul’da doğdu. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde okudu, 1960 yılında mezun oldu. Robert Kolej’in İdari Bilimleri Bölümü’ne devam etti(1963-1965). 1963 yılından itibaren senaristlik yaptı. Bu yıllarda kendisini Marksist olarak tanımlıyordu. Kemal Tahir ile güçlü bir dostluk kurdu ve bu dostluğun onun üzerinden derin etkileri oldu. Son Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Utanç ve Gramofon Avrat gibi filmlere imza attı. 1993 yılında sinemayla ilgili Yeşilçam Günlüğü adlı denemeleri yayınlandı. Bu ana kadar başından 2 evlilik geçti. İkinci evliliğini Ünlü Yönetmen Atıf Yılmaz ile yaptı.

Benjamin Franklin Kimdir

Benjamin Franklin Hayatı


Benjamin Franklin Biyografisi

Benjamin Franklin 17 Ocak 1706, Boston’da doğdu ABD’li yayımcı, yazar, mucit, felsefeci, bilim adamı, siyasetçi ve diplomat.

Benjamin Franklin On yedi çocuklu bir sabun ve mum imalatçısının onuncu oğlu olarak dünyaya geldi. On yaşında okulu bıraktı. 12 yaşındayken basımevi yöneten ve liberal bir gazete yayınlayan ağabeyi James’in yanına çırak olarak girdi. Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı.

Benjamin Franklin 1730’da Philadelphia’da bir basımevi ve gazete kurdu. Poor Richard’s Almanac’ı (Fakir Richard’ın Almanak’ı) yayınlamaya başladı. 1732-1757 yılları arasında yönetmenliğini yaptığı Almanac’da Richard Sounders imzasıyla yazılar yazdı.

Benjamin Franklin Siyaset, felsefe, bilim, iş ilişkileri gibi konuların tartışıldığı Junto adlı bir kulüp; kütüphane, hastane ve yangına karşı sigorta şirketi kurdu. Basımevlerini çoğalttı.

Benjamin Franklin Franklin, 1736’da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete atıldı. 1750’de Pensilvanya meclisine seçildi, arazi vergisine karşı olan büyük ailelerle mücadele etti. İngiliz Amerikası postalarının genel müdürlüğüne getirildi. Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı.

Fırtınalı bir havada uçurtma uçurarak gerçekleştirdiği deneyi sonunda şimşeğin elektriksel bir olay olduğunu keşfetti. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak paratoner’i keşfetti, güneş ışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını başlattı.

Benjamin Franklin 17 Nisan 1790 tarihinde, 84 yaşında hayatını kaybetti. Onun cenazesine yaklaşık 20.000 kişi katıldı. Onun ölümü Benjamin Franklin of Dr. John Jones ve hesabından aktardığı kitapta açıklanmıştır:

Benjamin Franklin Ne zaman ağrı ve nefes alma zorluğu tamamen başlasa ve Akciğerlerinde bir imposthume, aniden tüm umutlarını ve gururunu kaybetti ve önemli bir miktar o gücü vardı ama solunum organları yavaş yavaş baskı gördü ve başarısız oldu. 17 Nisan, 1790 tarihinde gece usulca, seksen dört yıl ve üç aylık uzun ve faydalı ömrü bitti.

Alexander Graham Bell Kimdir

Alexander Graham Bell hayatı
Alexander Graham Bell biyografi

3 Mart 1847 yılında İskoçya’da Edinburgh’da doğdu. Edinburgh’daki McLauren’s Akademisinde öğrenim gördü. 1860 yılında Kraliyet Lisesi’nden mezun oldu. Graham Bell’in iki erkek kardeşi veremden öldü. Bu ölümler nedeni ile doktorlarının tavsiyesine uydular ve Kanada’ya göç ettiler. 2 sene gibi kısa bir süre burada yaşadıktan sonra Amerika’ya yerleştiler.1873 yılında Boston Üniversite’sinde ses fizyolojisi profesörü oldu.

Kullanılabilir ilk telefonun icadını 1875 yılında yaptı ve patentini 1 yıl sonra aldı.1877 yılında Bell Telephone Company adlı şirketi kurdu. 1880 yılında şirketten ayrıldı ve işitme engelliler üzerinde çalışmak için Volta Laboratuvarı’nı kurdu. İşitm engelliler için konuşmaların ışınlar aracılığı ile iletilebilmesini sağlayan Photophone isimli icadını gerçekleştirdi.

1880 ve 81 yılları arasında Edison’un Fonograf’ını geliştirmeye çalıştı. Bu araştırma geliştirme sonucunda kayıt tutabilen Graphopone ortaya çıktı. Bu prototip ile yaptığı kayıtlar halen Amerika’daki Smithsonian Enstitüsü’nde saklanmaktadır.

Aynı yılın sonlarına doğru ilkel bir metal dedektör icat etti. Bunu geliştirmek için herhangi bir çaba göstermedi ancak 1925 yılında aynı temellere dayanan daha gelişmiş bir modeli Gerhard Fisher icat edecekti.Yeni doğan bir bebeği solunum rahatsızlığı nedeniyle ölünce bunun üzerinde çalıştı. Yapay bir akciğer üretmeyi başardı ve adını Vacuum Jacket koydu.

10 Kasım 1882 yılında Amerikan vatandaşlığına geçti. Bir yıl sonra Dünyaca ünlü bilim dergisi Science’ın kurulmasında birçok katkısı oldu.1888 yılında ise National Geographic Society’nin kurulmasına yardımcı oldu. Sağır vatandaşlara konuşma öğretmek için bir dernek kurdu.

1904 yılında Bileşik Hücresel Hava Aracı isimli bir icat için patent aldı. 1907 yılında havacılık deneyleri birliğinin kurulmasına yardımcı oldu.

Hayatı boyunca 30 patent aldı ve75 yaşına geldiğinde 1922 yılında hayata

Atatürk’ün doğumu ile ilgili şiirler

atatürk’ün doğumu ile ilgili şiir,atatürk doğumu ile ilgili şiirler,atatürk doğumu ile ilgili şiir

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumu ile ilgili şiirler

Atatürk’ün Doğum Yılı

Bin sekizyüz seksen bir, her taraf ışık doldu,
Özgürlüğün güneşi selaniklerden doğdu;
O karanlık günlerin hepsini birden boğdu,
İşte o gün tarihte Mustafa Kemal oldu.

Yurdun her tarafını düşman işgal etmişti,
Osmanlı devletinin gücü sona ermişti;
İşte o son günlerde ata başa geçmişti,
Her savaşta bir zafer ordumuza getirdi.

Birden ordu kükredi, aştı dağı, denizi,
Hani o güçsüz ordu? yol etmişti engini;
Dağ, tepe, taş demeden yürüdü son gücüyle,
Ulaşmıştık zafere Atatürkün izinde.

Hani o azgın deniz? nerde kaldı şelale?
Atatürk’ün izinde türk koşmuştu zefere;
Dere, tepe, demedi, sığmadı enginlere,
Asaletli kanını gösterdi milletlere.

Birçok devrimler yaptı, yeni bir devlet kurdu;
Hani kudurmuş düşman? kimden korktuda durdu?
Atatürk tüm milleti bu zaferde coştudu,
Devrimler bir tarafta, cumhuriyeti kurdu:

O günden dek bu güne, önderim dedi türklük,
Her savaşta zafere aynı tempo yürüdük;
Dünyanın he yanından, her kıtadan görüldük,
Atatürk’le beraber böyle doğdu özgürlük.

Bir güneş gibi doğdu, ufuklardan taşlardan,
Her zaman doğumunu kutluyoruz marşlarlan;
Ne yazıkki ayrılık yazılmıştı anlına,
Erdi Atatürk’ümüz yeni bir doğumuna.

Bilin şunu ölmedi! o Mustafa Kemal’ler!
O osmanlar, ahmetler, mehmetler, mehmetcikler!
O ordu milletimin yüreğinden doğmuştu,
İtilaf devletleri denizlerde boğmuştu.

Artık bu ulus onun kanlarından taşıyor,
Ölmedi önderimiz, şahsiyeti yaşıyor!
Çanakkale zaferi tarihlere sığmıyor,
Dünya tarihçileri bunu böyle yazıyor.

Asya ile avrupa bakın neler soyluyor?
Atam ile mehmedi onlar ölmüş biliyor,
Hayır! onlar ölmedi, asla! onlar yaşıyor!
Bak benim damarlarım kanlarını taşıyor.

Erdoğan Büyük

Atatürkün hayatı

1881 de bir güneş doğdu
annesi adını mustafa koydu
önce babası öldü çiftliğe gittier
orada olmayınca
selaniğe döndüler

harp okuluna gitti
akıllı bir asker oldu
okulu bitirince
güçlü bir er oldu

29 ekimde yeni bir devlet oldu
23 nisanda meclis kuruldu
mayısın 19 unda samsuna gitti
30 ağustosta zaferle geldi

yalnız oda fani idi
oldu ölümcül hasta
tüm türkiye girdi
kocaman bir yasa

güneşin battığı gün
10 kasım dünya karardı
saat dokuzu beş geçe
gözyaşını kimse tutamadı,(ağladı)

Atatürkün Ankaraya gelişi şiirleri

Atatürk’ün Ankaraya Gelişi Şiir
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi İle İlgili Şiir
27 Ararlık Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi Şiirleri


Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi.(27 Aralık)

27.Aralık.1919,
Ankara’da bir güneş,parladı,biliyoruz;

Dikmen ufukları’ndan,saçtı ışıklarını,
Bulmuştu karşısında,özden âşıklarını.

Kentli-köylü Ankara,bastı O’nu bağrına,
Çünkü tam inanmıştı,kahraman olduğuna.

Oğuz soylu Seymenler,’Kızılca Gün’ dediler,
O gün karşılarında,kurtarıcı gördüler.

Kös davullar çaldılar,oyunlar oynadılar,
Ata’nın onuruna,gösteriler sundular.

Bunu gören Atatürk,memnun oldu yürekten,
Duydu Ankaralı’ya,kat kat güven yürekten.

Kurdu karargâhını,Keçiören sırtına,
Çalıştı gece-gündüz,yurt bağımsızlığına.

Seçilen Temsilciler,geldiler bütün yurttan,
Kurdu Millet Meclisi,seçildi Başkomutan.

İntizamlı bir ordu,hazırladı savaşa,
Vatanı düşmanlardan,kurtardı baştan başa.

Kurdu Cumhuriyeti,yaptı devrimlerini,
Değiştirdi milletin,o kötü kaderini.

Değişmez başkent yaptı,yurduna Ankara’yı,
Çünkü hiç unutmadı,gördüğü o vefayı.

Artık her yıl coşuyor,bugün bütün Ankara,
Şerefini taşıyor,Türkiye’nin Ankara…

Naim Yalnız

Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi

Davullar çalıyor, insanlar çoşkulu,

Dumlupınar’ın zeybeği geliyordu işte.

Ankara heyecanlı millet bekleyişte,

Kucak açtı herkes sevgili Atatürk’e.

Duygulu, dopdoluydu gözleri ama!

“Ya istikla ya ölüm”dü söylediği millete

Elleriyle yakarken bağımsızlık ateşini

Türk milleti için Ankara tepelerinde.

Birkan Soylu

Daha Fazla Şiir İçin Atatürkün Ankaraya gelişi ile ilgili şiir başlığımıza da bakabilirsiniz.

Ankara İle İlgili Şiirler

Ankara Şiirleri,

En Güzel Ankara İle İlgili Şiirler,

Ankara

Ankara dediler yavrum götürdüm
Haftalarca hastanede yatırdım
Bırakmadım başucunda oturdum
Çaresiz diyerek attın Ankara

Ankara’da hiç hastane koymadım
Kaçını gezdimse bilmem saymadım
On beş günde hiç elbise soymadım
Gözümde bir hiçsin bittin Ankara

Yirmi yıl getirdim Ankara sana
Hiç umut vermedin çareden bana
Hep zorluk çıkarttın yavrumdan yana
Beni ciğerimden ettin Ankara

Bu kalbin yarası seni bitirir
Gün geçtikçe kalp ritmini yitirir
Gücü kalmaz tehlikeye götürür
Sonsuz karanlığa ittin Ankara

Başkentte dediler ciğer çalışmaz
Ankara tıp dedi dermanı kalmaz
Hacettepe dedi fazla yaşamaz
Ver artık yavrumu yettin Ankara

Yoğun bakımdayken dardı odası
Bir kural koymuşlar girmez babası
Kapısında ağlar garip anası
İster Ali’sini nettin Ankara

Bu acıyı gözyaşında aradım
Her köşede gizli gizili ağladım
Akan yaşla mendilleri suladım
Geri ver Ali’mi çattın Ankara

Ben bu derdi Ankara da azdırdım
Param yoktu beş de altın bozdurdum
Bilet aldım veresiye yazdırdım
Refiki Ali’den ettin Ankara

Refik Kutlu

Ankara Şiiri

Ankara’da doğdu gün;
Öğün Türk oğlu öğün.
Tan yeridir Türklüğün,
Bahtı ak, taşı kara
Adı büyük Ankara.

Ordu kuruldu,
Düşman orda vuruldu.
Türk’e bir kale oldu.
Bahtı ak, taşı kara
Yurdun kalbi Ankara.

Harp meydanı orası
Başkomutan ovası
Bahtı ak, taşı kara
Can evimiz Ankara.

H.Ali YÜCEL

Ankara Marşı

Ankara, Ankara, güzel Ankara,
Seni görmek ister her bahtı kara.
Senden yardım ister her düşen dara,
Yetersin onlara güzel Ankara.

Burcuna göz diken, dik başlar insin,
Türk gücü orada her zoru yensin,
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,
Varolsun toprağın, taşın Ankara.

Halil Bedii YÖNETKEN

27 Aralık

Yirmi yedi Aralık’ta,
Atam geldi, Ankara’ya.
Ülkem kalmış, karanlıkta,
Merhem oldu, her yaraya.

Atam, Ankara’da durdu,
Meclisi, buraya kurdu.
Kurtuluşa, karar verdi,
Hep toplandık, bir araya.

Düşmanları, yurttan attı,
Türklüğüme çok şan kattı.
Ankara’yı, başkent yaptı,
Hemşeri oldu, buraya.

Atatürk’ü, çok severiz,
Onun yolundan gideriz.
Uygar ülke, hedefimiz,
Örnek olalım, dünyaya.

Hüseyin Celep

Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi

Dokuzyüz ondokuz aralık ayı
Dikmen sırtlarına vardı Atatürk
Tüm seğmenler karşıladı Ata’yı
Milleti bağrına sardı Atatürk

Vatan aşkı ile düş olduk nara
Zafer türkün oldu sarıldı yara
Bir yüce ses dedi Başkent Ankara
Millet meclisini kurdu Atatürk

Koca dünya şaştı eyledi hayret
Tükenmedi azim ihtikat gayret
Artık hiç kimseye eylemem minnet
Bana lisanımı verdi Atatürk

Sefil ERÖKSÜZ’üm vatan can bağım
Cumhuriyetliktir tarihim çağım
Göklere taht kurdu şanlı bayrağım
İstiklal gülünü derdi Atatürk

Mehmet Ali Eröksüz

ANKARA

Ey insan arşı yayla! Ey bozkır! Ey Ankara!
Seslen bana: Ben senden nasıl uzak yaşarım;
Bahtım, senin bağrından ayrıldığım an kara,
Ben sendeki gözlerden feyz alarak yaşarım.

“Halep ordaysa arşın burda.” dersen ne çıkar?
Sende al atım için meydan da cirit de var.
Başka yerin sahrası hız almaya bile dar!
Ben sende heyecanım şahlanarak yaşarım!

Koşarım bozkırlarda gem bilmeyen bu tayla,
Hislerim sürü sürü benim, bağrım da yayla.
Ana gibi, yar gibi kaynaştım Ankara’yla,
Alnım gökten yukarı, mermerden ak yaşarım.

Fatih’in gemileri nasıl kaydı karada?
Nasıl bir sızı vardır şerefli bir yarada?
Ben böyle imkânsızlık içinde Ankara’da,
Hayatımı sürerim, hislerimi yaşarım.

Gönlümü atsalar da dünyanın bir ucuna,
Düşer bir gülle gibi Ankara’nın burcuna,
Bilmem şahin sığar mı avuçların ucuna,
Ankara’da ben böyle çırpınarak yaşarım.

Behçet Kemal ÇAĞLAR