Yeni yıl sms mesajları

Yine bir yıl başı yaklaşıyor bu yıl başı sevdiklerinizle birlikte mutlu huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızın aynı güzellikte geçmesini diliyorum.

Her yeniyıl bir başka güzel.. 2009 yeniyıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeniyıl ınız kutlu olsun.

Herkes bir başkasına yardım etseydi, herkesin işi yapılmış olur. Yeni yıl paylaşımlarımızın yılı olsun. Mutluluk, esenlik ve sevinçler getirsin. Mutlu yıllar dilerim.

Sağduyu aklın kapıcısıdır. Görevi: Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine, ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır.Yeni yılda hepizin mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle..

Düşsüz büyük şeyler yapılamaz. 2009 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle..

Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2009 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar..

Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır. Gelecek yıllar varlığımızı zenginleştirecek. Yeni yıl ilk adım.. Nice yıllar, mutlu yıllar..

Gül için dikene razı olur musunuz, yoksa dikeni de gülü de red mi edersiniz? Yeni yıllarda güllerle dolu günlerin dikenleri sizi düşmanları koruyan çitler olsun. Mutlu Yıllar!!

Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır. Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar seninle olsun. Mutlu Yıllar dilerim.

Zamanı yapamayacağımızı şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa gücümüz tüm zamanları zorlar. Yeter ki kendimize ve dostlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle..

Dünyayı değiştirmek istersen yüreğine inan , dostlarına güven, sevgine sarıl.. Yeni yıl senin başarılarının anahtarıyla tüm kapıları açacaktır.. Mutlu Yıllar!!

Susmak, dayanılması çok güç bir yanıttır. Yeni yılda tüm sorunların yanıtları seninle olsun.. Mutlu yarınlar, mutlu yıllar..

İnsan, armağanını kalbi ile birlikte vermezse ne değeri vardır. Yeni yıllar Tanrı’nın bizlere verdiği armağandır. En mutlu günler seninle olsun.. Armağanınla yücel..

En işe yaramayan günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle mutlu yıllar..

Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2009 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır. Tüm adımlarımızın sağlam olması dileğiyle nice mutlu yıllar dilerim..

İdeal denen şey bir yıldıza benzer, ona hiçbir zaman ulaşamayız ama, tıpkı denizcilere olduğu gibi bize de yolumuzu gösteren odur. Yeni yılda tüm ideallerine kavuşman dileğiyle mutlu yıllar..

En büyük zaman hırsızı, yaşadığımız kararsızlıktır. 2006 yılı tüm kararlarımızın gerçekleşmesi ve mutluluğu getirmesi dileğiyle, nice mutlu yarınlara..

Şunu unutma: Her şeyin yok olduğunu düşündüğünüz anda, gelecek hâlâ yerindedir. Yeni yıl geleceğin ilk adımıdır. Mutluluk ve başarı dileklerimle..

Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabilirsiniz ancak, yeniden denemezseniz işte o zaman sizin için her şey bitmiş demektir. 2006 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle..

Bugün, yarına dünle beslenerek yol alır. 2009 yılı senin güzel yüreğinle birlikte sana mutluluk getirecektir, eminim. İyi yıllar dileğiyle ..

Bu dünyada mutlu olan insanlar; ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan, bulamazlarsa da yaratan insanlardır. Nice mutlu yıllar sana yakışacaktır..

Mutlu insan sevgisine ve kendine güvenendir. Sevgi bütün kapıları açar .. Yeni yılda sevgi dolu günler dilerim.. Mutlu yıllar.

Değişmez kural, değişmez kuralın olmayacağıdır. Yeni yılın en mutlu değişimlerle başarı, sağlık ve bol paralar getirmesi dileğiyle..

Yaşamı seviyor musun? Öyleyse zamanı harcama, çünkü yaşamın yapıldığı madde zamandır. 2009 yılının her anını dolu dolu yaşaman ve mutlu olman dileklerimle..

Özlü Sözlerle Bayanlar

İyi bir kadın bir erkeği etkiler ,zeki bir kadın onda ilgi uyandırır,güzel bir kadın büyüler , anlayışlı bir kadın ise ona sahip olur ( Helen Rowland )

Kadın kendi başına ne gül goncasıdır , ne de diken .Koklamasını bilirsen gül , tutmasını bilmezsen diken olur . ( Refik Halid Karay )

Kadın , insanın gölgesi gibidir ; kovalarsanız kaçar , kaçarsanız kovalar . ( Chamfort )

Kadınların gözleri keskin , zekaları uyanık , düşünceleri vesveseli olur . ( Guy de Maupassant )

Kadınlarda feci olan şey , ne onlarla ne de onlarsız yaşanabilmesidir. ( Byron )

Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar . ( Alexandre Dumas Filles )

Bir kadın ya sever , ya da nefret der ; ortası yoktur . ( Pubillius Syrus)

Kadın öyle bir konudur ki , onu ne kadar incelersen incele herzaman yepyenidir .( Tolstoy )

En mükemmel kadın , çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır . ( Goethe )

Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler. ( H. Edip Adıvar )

Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın. ( Stuart Mill )

Krallar gibi kadınlar da kendileri için yapılan her şeyin esasen bir borç teşkil ettiğine inanırlar. ( Balzac )

Kadınla müziğin yaşı olmaz.( Oliver Goldsmith )

Güzel bir kadın gözü, iyi bir kadınsa gönlü okşar. ( Napoleon )

Kadın her şeyi affeder fakat asla unutmaz. ( Conficius )

Kadını güzel yapan Allah, sevimli yapan şeytandır.( Victor Hugo )

Bir kadının güzelliği, ancak sevmeye başladığı zaman meydana çıkar.( La Bruyere )

Kişiye imandan sonra verilen şeylerin en hayırlısı saliha kadındır. ( Hz. Ömer )

Kadınlar, erkeklerden daha çok hikmet sahibidirler, daha az bilir, daha çok
anlarlar. ( J. Duhamel )

Kadın kocasının, delikanlılıkta sevgilisi, olgun çağda arkadaşı,ihtiyarlıkta da hasta bakıcısıdır. ( Bacon )

İnsan gerçekten bir kadını severse, onun gözünde dünyadaki bütün öteki
kadınlar kesin olarak manasını kaybeder. ( Oscar Wilde )

taraftar mesajları

askım dun doktora gıttım bobregımde kum buldular kalbimde sarı lacivert.

azir babadan bir golcu o ban houjdonku bir stat ıstedım o ban sukru saracoglunu bir salak istedim senin numaranı verdi

eger maca gidemiyorsan 7070 sms yolla yerinize gidelim biz buna maccell dioruz

taraftarsan koy cimbomluysan hoş fenerliysen coş besiktaslıysan naber lan nonoş

seni seyretmek olsada olum ınan senın ıcın deger fenerbahcem

seni benden fazla sevenler sana benim kadar hasret kalsın

mustafa denizli bogulursa kim kurtarır ?? mustafa sandal

En iyi vurusun buysa delıkanlı deılsın elın cok hafıf heralde cimbomlusun ıgnecı deılsen ..ne sin

avrupa fatihi oldu dilenci vazonun altında kemer naber kikirik cimbom

şike şaibe senin neyine haydi luce evine

donsuz kal ama macsız kalma

kufur nedir bilmeyiz edenide sevmeyiz bızımle urasmayın saygı gosterır operıız.

hakemler her seyi gorur ama dedikodu yapmaz.

taraftar olun olanaklarınız cogalsın

eger biri sana esek oldugunu soylerse kulak asma eger bunu bes kısı soylerse gıt kendıne bır semer al

fenerli olmaktansa karanlıkta kalmayı tercih ederim

dereceye girmek icin cok calıstı hasta oldu derece ona girdi

can bedenden cıkmadıgı ıcın ne olur can sınıfta kalır.

bayan bir kaleci olsa heralde en cok bacak arası gol yerdi

cok iyi gobek atan kazana ne denir iyi oynayan kazansın

ben herkesin icinde tekim tek oldugum surece zafer benım cunku ben FENERBAHÇELİYİM.

sari lacivert rengin vazgeçilmez yeminim sana canım feda fenerbahcem benim.

kartal dediniz söndünüz aslan dediniz kactınız hamsiydiniz yendiniz fener oldunuz sampiyonsunuz

baska bir rengi sevmeyen renk olur ben senı sevıyorum kalbım kırmızı beyaz.

bu sene sensın sampıyon haydı bastır haydı bastır haydı bastır sanlı trabzon

gemi üstünde biber fenere goller gelir gider

iki taraftar mactan sonra benzin istasyonuna gitmis biri benzin pompasını almıs …üne sokmus dieri ona saskın bır bakısla bu yaptıgın normalmı demıs oda hayır super demıs

hicbir sut yasamdan daha sert olamaz

kutu kutu ıcınde mektup kutunun ıcınde dur oynasma avrupa azıcık kalsın ıcınde

tanrı bos zamanında galatasaraylıları yaratmıs

sampıyon olmadan olursem eger kefenim sarı lacivert olsun

Sendeki bu şanlı taraftar baska hic kimsede yok.

itiraf ediyorum askım galiba fenerbahceyi senden daha fazla seviyorum

ovunmekte cok haklıyız cunku fenerbahceliyiz.

Hedefimiz feneri yada beşiktası yenmek değil hedefimiz galatasarayı aşmaktır.

takımların hepsi guzeldır ama fenerbahce kadar deıl senı herkes sever ama benım kadar deıl.

bu senede olmadı kesin olur seneye basını one egme SAMPIYONSUN FENERBAHÇE

sarı lacivert rengimiz
sampiyonluk hedefimiz
avrupayı titretiriz
cunku FENERBAHÇELİYİZ

Cimboma can feda sevmeyene elveda

Mesaj gönderdiğiniz kişi şuan 6-0 galibiyeti kutluyor

Herkes Fenerli doğar
7 yaşına kadar beşiktaşlı
10 yaşına kadar trabzonlu
ölene kadar cimbomlu olur…

Fenerliysen sus cimbomluysan itaat et

Mondi abi
Ne var lan
Mesajın var 6-0 olmuş
Biliyoz lan D

cocuk babasına sorar baba bebekler dogdugu zaman neden aglar
:fenerli dogarda o yuzden.

Hakkını helal askım
Dur
gitmem lazım
nereye
olmpyat stadına

Tuttugun Takımı Söyle Sana Kim Oldugunu söylüyeyim

Vurmak isteyipte vuramadıgınız top varsa top hojdonk yazıp 3852 ye gonderin biz sizin yerinize vuralım buna hojdonkcell diyoruz.

Aramasın Gözlerin Çünkü olmpyat stadındayım

Ne şan ne şöhret ne para bul Tek dileğim seni şampiyon görmek

facebook aşk şiirleri resimli

facebook aşk şiirleri,facebook kısa aşk şiirleri,facebook resimli aşk şiirleri

Senden Uzakta

Bir hasret şarkısı yakar içimi
Bana bir hal olur senden uzakta
Ayrılık bir başka dalar gözüme
Gözyaşım sel olur senden uzakta.

Ellerimde sevda demetim.
Yıllardır dinmeyen hasretim.
Her günüm yıl oldu senden uzakta.


Seni Seviyorum

Yine sensizliğin açtığı bir kapıdan girdim bu gece
Yine sensizliğe yelken açıyorum
Duy bu feryadımı ey sevgili
Seni hala çok seviyorum

ölüyorum….

Uzaklaş….
Yoksa sana dokunurum,
Yoksa yasak tanımam Günahkâr olurum, günahım olursun.
Kaç…..
Görme,Görürsen hatırlama, Hatırlarsan ağlama.
Gelme…..
Yoksa sana dokunurum, Dudaklarına konarım Gözlerini esir alırım Kölem olursun, Gecelerce kölen olurum, Didik didik ederim hayatini, Benden başkasına yaşatmam seni,ben içimde yaşarım seni. Tarihini vururum, anılarını aşarım, Yüreğine saplarım kendimi, Bedeninde yatıya kalırım Teninde beklerim geleceğimi.
Yaklaşma…
Seni alırım, Senin olurum, Özgürlüğüm yoldaş olur yanına, Sensiz düşüncelerim toprak olur.
Taparım …
sana,yüreğine tapınak derim, Yüzünde güneşler beklerim.Gitmezsen sana dokunurum.. Sahiplenirim seni, Sana aşkı yaşatırım,
Daha küçük aşklara katlanamazsın,

Benimle ölürsün……

Bırak..



BIRAK

Bırak..
Gün olur ben bile unuturum,
Neymiş seni sevmek, senden bahsetmek…
Efkarım diner içimde bir gün.
Bir kız ölür içimde,
Onu bile unuturum çıkmadan kırkı.

Bırak..
Gün olur ben bile severim başkalarını
Acım diner, yaşım diner, sancım diner…
Gün olur ben de yaşlanırım,
Başkalarının başında dizlerim titrer…

Bırak..
Gün olur ben bile uyanırım
Senden sensizliğe cesaretle, güçle…
Sendelemeyecek gibi asla, tutunurum yaşama.
Git şimdi uzatma…
Vedalar bize göre değilmiş.
Yine anlaşalım beraber,
Yarın yine görüşecek gibi ayrılalım.
Başkaları dokunana kadar uyanmayalım.
Öyle sitem etmesin gözlerimiz.
Yudum, yudum iç sigaranı.
Ellerini ellerimden hemen ayırma.
Bitene kadar gün,
Gidene kadar yanımdan… beni bırakma.
Sonra… sonra… bırak…

Bırak..
Gün olur avlanır yine ceylan gibi yüreğim.
Yalnız bir aslanın pençelerine.
Ruhum söndü derken kıvılcımlanırım ben yine.
Tam elimi ayağımı çekmeden senden,
Son kez gülümseyerek bak gözlerime,
Bir iki satır yazsın gözlerin beynime.
Gidince eve, öldü diyeceğim resimlerimize.
Dualar edeceğim huzur bulman için.
Güzel sözler edeceğim sana.
Baştan aşağı süzeceğim hatıralardaki bebeğimi.
Bir mezar kazacağım anılarımın tam ortasına,
Kefensiz koyacağım seni içine.
Son giysine sarılıp ağlamak için,
Çalacağım onu senden.

Bırak..
Gün olur başkaları için bile yazarım şiirler.
İltifatlarım olur onlara da birkaç kelime.
Gün olur doğarım yine.
Hem… hem belki sahiden,
Öpebilirim de birilerini.
Dokunduğumda yangın hissederim yine bir tende.

Hadi git şimdi…
Son yalancı tebessümünü koy dudağına,
Kokunu son kez ver bana,
Ellerimi bırak hadi.
Aynı anda birbirimize dönelim arkamızı.
Hadi son kez değilmiş gibi de
Dünyada en sevdiğim o sözü,
“Seviyorum seni” de, yalan olsa bile…
yapabildiğin en güzel rolü yap şimdi
hızlandır kalp atışlarını ben hızlandırmışım gibi…
durduracağım kalbi hissetmek istiyorum.
Tamam işte, şimdi vakti geldi,
Yum gözlerini bana ve düne.
Arkanı dön şimdi,
Üç adım at büyük büyük,
Sonra da arkana bakmadan koşmaya başla,
Bensizliğe, yalnızlığa…

Bırak..
Gün olur,
Ben olmam,
Sen olmazsın.
Bilmiyorum ne olur?!

hiç sevmedim

Hiç sevmedim kimseyi senin kadar
Yüreğim yanmadı hiç bu kadar
Çok yanlızım seninle bir yarım
Yok söylemeden olmaz
Ben sana aşığım ahhh ah ben sana aşığım

Eğer elindeyse ne olur çal kapımı
Eğer yüregindeysem ne olur sil göz yaşımı

Sen bilmezsin alırım haberini
Yollara küsmüşsün hissettin mi gittiğimi
Ahhh hissettin mi gittiğimi..
Buralar cehennem oldu inan bana
Yanıp kavrulsamda seninle güzel ankara
Ahhhh seninle güzel ankara
Güneşimiz bu aşk yakar yüreğimizi
Her dolmuş gözlerimizle göremeyiz hiçbirşeyi

Eğer elindeyse ne olur çal kapımı
Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşımı..

Benim kara haberim senindir
Eğer Leylan ölmüş derseler gelme sakın İstanbul’a
Bulamazsın ki beni buralarda
Bir bulut olup git Ankara’ya
Yağ istediğin kadar toprağıma
Ben bizim bahçede olacağım
Tam siyah kordonlu saatin yanında
O zaman bensiz dünyaya istediğin kadar bağırabilirsin
Sensiz bu dünyayı sevmiyorum sevmiyorum sevmiyorum diye
Ama şimdi ne olursun gel
Leylan hayatta ve İstanbul’da
Nefes almakta zor gelecek mi bir gün bana?
Tek hayalim hissettiğim son nefesleri seninle alıp vermek
Hissettiğim son nefesleri seninle alıp vermek nefeslerimi seninle alıp vermek
Ahhhhhh ben sana aşığım…


iki gülücükk

Ne gidecek kadar cesur,

Ne kalacak kadar güçlü

Kendi kendime yabancı

Bir masal yolcusuyum…”

Şahdamarımın atışında bir aşk bu…Bir masal perisinin sihirli değneğinin

ucundaki ışıltılı yıldız..”.Hayır” diyemez insan bu parlak coşkuya…Sonra bir

gün gelir yeniliverir kahraman, yüreğini kötülüğün bürüdüğü devin

hoyratlığına…Al ipekli, gümüş sicimlerle sardım sarmaladım seni bir kuytu

köşede, ellerin uzanamayacağı bir saraya…Hapsoldun sevdama çarpışan iki gözün

yarattığı bir zindanda…Gönüllü tutsağın oldum, esaretinde seni yalnız

bırakmamak adına!

“Alazlanan bir yüreğin

Çatlak sesi kulaklarımda

Özünü eritip akıtmış

Yangınımın en alevli yerine.”

Emanetin; yüreğin, gözyaşların sımsıkı tutundu sevdalı gecelerime. Korkma

birtanem, hiç üzer miyim kanımla adını yazdığım, alt tarafı bir yumruk

büyüklüğündeki parçamı…Kanatır mıyım sanıyorsun? Boğar mıyım gözyaşlarını

kanımla…Kutsal tüm bedenim. Dudaklarınla mühürledin

“Ben sende saklı,

Sen kaderime büyük harflerle yazgılı

Yenilmeyen bir de AŞK var

Yaman mı yaman bir deli savaşçı”

Zamanın acımasız hükümdarlığına yenilir bu aşk dediler. Kilometrelerin koca

kuyusunun içinde yitip gider…Gözden ırak olan gönülden de ırak olur diye

kandırmaya çalıştılar…Birbirimizin yapraklarına dolanan iki sarmaşık olduk.

Mesafeler uzayınca, yeşillerimiz yeni filizler verdi. Denizler ayırmaya kalksa,

sarmaşıklar yüzmeyi öğreniverdi! Yoklukları, barındırdığı o deli tutkuyla

varlığa çevirdi. Ve asla yenilmedi…

“Gözbebeğinle seviştim ben ilkin,

Kalbimi öptü gülen bir çift kahve çekirdeği

Belki bu yüzden hiç silinmedi bedenimden

İki gülücüğün kırmızı izi”…

Ağla Yüreğim

Ağla Yüreğim

Akşam olur
Bir başıma kalınca
Bu yerde…

Özlemin
Ateş olur..!
Dokunduğun her yerde
Kıvılcımlar saçar
Özlem ateşin
Yangınlara döner…

İçimde
Yıkılmaz sandığım
Dağlar erir
Ormanlar bir bir yanar.

Eğil başım
Sen..
Öne eğil….

Bunca yıldız varken
Gece neden karanlık olur
Sevdiğim…..

Kaybetmeyince
İnsan
Bilmezmiş
Elindeki nimetin kıymetini.

Ağla yüreğim kendi haline
Sen
Şimdi ağla..

Melih Baki

Şimdi biz ayrıldık ya!!!

Senden sonra hic acim olmadi
ne deliligim kaldi sevdadan yana
ne de aska inancim bir damla
Oysa ben seni severken hic aci cekmemistim
ne olduysa sen beni sevince oldu
bir zaman varligini arzulayan gonlum
yeri geldi yoklugunu aradi durdu
yazik sevilme sureni kendin kisalttin
artik donmesende olur
hem sen yokken daha guzeldim
hem sen varliginda tanidigim sen degildin
yine sevilirdin bu kadar
inan donusune bagli degildi sevdamin agirligi
yokluguna ve imkansizligina direnmek herseyden daha anlamliydi
eger donmeseydin ne yapar ne eder gozlerini tedarik ederdim bir yerlerden
elini en karanliklarda bulup tutardim
en azindan oyuncagiyla oynayan cocuk gibi
kirmadan kirilmadan kendi kendime severdim seni
artik donmesende olur
Herseyin ikincisi yenilgidir
Her donus ispatidir biraz daha kaybetmisligin
maluptur ileriye bakamayan
bakamaz ki bir turlu pismanligindan
onu tutar geride biraktigi her neyse
daha da baglanir ardinda kalana
terkedilen cabuk buyur
huzun kalana dussede
pismanlik hep gidenin payina
ayrilik zor zanaat
kimse yuzde yuz gulemez
kimse yuzde yuz gidemez
giden donuyorsa sevdiginden degil kaybettigindendir
ve aradigini bulamadigindan
donene kapiyi acmayin
sevseydi o gitmezdi hic bir zaman
iste bu yuzden donene kapilarinizi bir daha asla acmayin
ve sen
Gelme
O kapi hic acilmayacak sana
Eski ruzgarlarin sozu gecmez terkettikleri daglara
geceye yeni siirler gerek
gemiye yeni firtina
her eylule baska yagmur
kalana taze baharlar lazim
ve gidene biraz yurek
kacanlar pisman simdi
kalanlar sevmeye devam edecek
simdi biz ayrildik ya
birkac gun sendeleyerek yururum
ayagim takilsa da dusmem
yine dogrulurum biliyorum
yasadigim tum asklarin uzerine yemin ediyorum
ben artik senden vazgeciyorum !!!

alntı

Zalim Felek

Zalim felek dargın gülmez yüzüme,
Hergün huzur,yaşam düş olur bana,
Elaleme bahar, bayram, yaz olur,
Yıl boyu dört mevsim kış olur bana.

Zaman ile sarpa sardık yolları,
Kırdık tutunacak bütün dalları,
Dost bağının demet demet gülleri,
Batar şu kalbime şiş olur bana.

Güneşsiz doğada var olmaz hayat,
Haykırmaz köroğlu, kişnemez kırat,
Cahil mekanında olur mu hayat,
Kuş tüyünden yatak, taş olur bana.

Arkadaşlar bir gazeteden gördüğüm şiiri sizlerle paylaşmak istedim bn çok beğendim umarım siz de beğenirsiniz yorumlarınızı bekliyorum…

Aşk Komutu


Sağım sensin , solum sen .
Her adımımı sana doğru atar ,
Sana doğru koşarım her marş marşta .
Her selam verişimde karşımdadır hayalin .
Gözlerim gözlerinde ,
Dudağından çıkacak emri bekler kulağım .
İsterim ki gel diyesin ;
Kaç gel , her ne cezası varsa .
Zaten , cezanın en ağırını çekiyorum ,
Senden ayrı kalmakla .

Bir boru sesi yoklar yüreğimi .
Bir perde iner gözlerime , bulut bulut ;
Sana yollarım ,
Benim için ağlasın diye .

Bir kalem alır , hançerlerim yüreğimi .
Bir kurşunda beynim param parça ,
Bir dalışta gözlerim kör ,
Kulaklarım sağır olur ;
Sen can verirsin bana .

İstemem omuzlarım dolusu yıldızı .
İstemem , saman yolu bile benim olsa .
Güneşe hükmetsem , istemem .
Denizleri kara , karaları deniz yapsam ,
Geceyi gündüz , gündüzü gece kılsam ,
Irmakların akışını değiştirsem ,
Tüm dağları düzlesem , istemem .
Yeter ki sen gelip kon omuzlarıma
Ve
Şarkılar fısılda kulaklarıma .
Güzelliğini yalnız ben göreyim .
Yeter ki
Sen ver tüm komutlarımı ;
Ö l de
Ö l e y i m .

Abidin Tatar

Aşk Vuslatın İzinde Ey Sevgili – abdullah oral şiiri

Aşk Vuslatın İzinde Ey Sevgili

Yarsız gecelerde yanarken, ayrılığa yüreğim
Sensizliğe çekildim ağladım gecelerce yar,
Önce ılık sevdan aktı içime_
Sonra başladı gözlerimden_
_________ dökülmeye hasretin.
Seni hissettim damarlanırımda_
_____ki, yüreğimi sardı ateşin.

Yelken açtım gözyaşı denizinde sensizliğe,
Yazıyorum adını artık / her dem gözlerimle
Çıldırasıya vurur göğüs / kafesine gizlice arzular…
Ki duygular esiri sevdanın__
____aşk, vuslatın, izinde ey sevgili…

Sana sakladığım gülüşlerim __
________şimdi ıslak yanaklarımda
Hiç değilse ağlarken gelseydin rüyalarıma
Gözlerim:
Uykusuzluğa bölerken yokluğuna mutlulukları.
Sensizliğe doysaydı arzular ey sevgili

Gelseydin dikenler güle dönüşürdü önünde.
Dizlerine koyacağım yüreğim vardı ellerimde.
Silip atacaktım acı tebessümleri yüzümden,
Ki razıydım kessin__
_____parçalasın kalbimi_
_____ hayalimin cam kırıkları ey sevgili,

Sen olunca samanlık seyran olur / yeterki gel…
Gelişine ölüm bile çaresiz kalır gözümde.
Kavuşmak varsa yolun sonunda,
Bilirim çekilen acılar kutsal / ey sevgili,

Ne olurdu bir yağmur tanesi olsaydım _
_________ şimdi yanağında,
Oynaşırken elin elimle / dokunsaydım dudaklarına,
Sen rüzgâr olup geçseydin üzerimden
Ki ben bir nefes zerresi olup__
__geçseydim yanaklarından / sonsuzluğa ey sevgili….

Abdullah Oral

gecedir

gecedir
calarsın kapıyı acan olmaz
gecedir
hemde yıldızsız
gözgözu gormez
bir ses duyar ırkılırsın
sarar korkusu yanlızlıgın
ruzgar eser savrulursun
dusersın kucagına karanlıgın

gecedır
ararsınyolların bulunmaz
gecedır
kalbının gurultusunden durulmaz
üşürrsün
sevdiğini dusunur
ısınırsın
gözleri gelır aklına
bir çift yıldız gıbı
asılır kalır o karanlık göğe

gecedır
an olur yenersın korkuyu
an olur canın ceker
oturursun bır koseye
dinlersın geceyı
hissedersın…
gözlerını yumup susarsın
an olur gece olursunn……

Dedi falcı! Oğlum dinle

Dedi sana falcı kadın, bunun huyu güzel diye.
Dedi para yoktur bunda, hamurunda mutluluk var.
Dedi sana dünya güzel, varsa da yüzlerce el.
Sevgisinde şüpheler yok, seni sever senden de çok.

Yazma dedin artık bana, kadın dedi yazıl ona.
Dedim küsmüş dargın bana, dedi dertli harlı içi.
Dedim ana nedir derdi, evlat bekler bugün yarın.
Dedi bana üzülme sen, o da seni candan sever.

Dedi kadın sabır size, bekleyin hep metanetle.
Okuması yazması yok, aklı senden benden de çok.
Gül’ü verdi elimize, oturun der hep diz dize.
El âlemden sizlere ne, fayda varsa sizden size.

Torba değil büzesin ki, gözyaşların süzülmesin.
Hayat bize dersler verir, falcı dedi sonuncu ders.
Dedim falcı kader nedir, dedi senin yanındadır.
Dedim falcı alev sarar, dedi bana gönlündedir.

Dedim falcı çare nerde, dedi bana esmerdedir.
Dedim falcı esmer nerde, dedi yazan alevdedir.
Dedim falcı köz ola ben, söyleyesin kınalıya.
Nazım geçer sana sade, sorar ise nazlı yâre.

Dedi falcı, oğlum kör sen; dedim falcı her yer siyah.
Dedi baksan dışı siyah, ama dedi içi beyaz.
Dedi nazdır kadın evi, mutlu olur düğün günü.
Bilemezsin adetleri, hadi dedi önden yürü.

Dedi ona be hey kadın, anla artık yas da adam.
Görüntüsü bitmiş ama gönlü gençtir yaşlı adam.
Yaşamının tecrübesi, yoktur artık hevesleri.
Sever seni deli gönül, yaşayın der kalan ömür.

Falcı ana!

Nerde diye sorar belki, taşı tarif olsun işin.
Kalan gülle işaretle, beyaz olsun goncaları.
Yazan biri garip adam, çok görmesin Fatiha’yı.
Sevdi içi yanaraktan, sulasın göz damlaları.

15 ağustos 2011
Beyas-çorlu
YILMAZ BARITLI

Acı Ayrılık…

Bunca gün, aylar ve sene,
Görmeden, sesini duymadan,
Nasıl yaşar garip gönlüm,
Ayrılık zamanı geldi.

Gözlerimizin içi dolu,
Öyle bir öptüm ki!
Yanağımı okşadı,
Hangi yürek dayanırdı.

İkimizden boşalan,
Yağmur gibi, gözyaşları,
Sımsıkıca sarıldık,
Çek git ne olur git,

Çaresizce,
O gün bu gün ağlıyorum.
Dudaklarımdan çıkan,
Sana yeryüzündeki.

Aşkların tertemizini verdim,
Hala o güzellikle,
Seni seviyor, seveceğim,
Aşkım, gül yüzlüm…

Sami Arlan…

Affet allah’im

AFFET ALLAH’IM
Onu senin kadar seversem eğer
Çok seven kulunu affet Allah’ım
Ona bu canımı verirsem eğer
Gücenme ne olur affet Allah’ım
Aşkıma sevgime yenik düşersem
Her söylediklerine boyun eğersem
Bir gün bu halime isyan edersem
Gücenme ne olur affet Allah’ım
Sevdim onu ölecek kadar
Uğruna canımı verecek kadar
Güzel yaratmışsın tapacak kadar
Taparsam beni affet Allah’ım

UnUt GöZleRiM

sus artık ne olur ağlama yeter

ben unuttum sende unut gözlerim,

ne ismi aklımda nede gözleri

ben unuttum sende unut gözlerim
****************************
değmezmiş uğruna döktüğüm yaşlara

değmezmiş sevmeye aşık olmaya

değmezmiş ismini bile anmaya

ben unuttum sende unut gözlerim
*****************************
bir rüya idi farzet gördüklerimizi

ben unuttum sende unut gözlerim

sevseydi terk edip gidermiydi hiç

ben unuttum sende unut gözlerim

Yıkıntılar_Türkçe Öğretmenimin şiiri :)


YIKINTILAR
Harabeye döndü gönül Sarayım
Tamiri imkansız yıkıntılar var
Ben nasıl sevinip hayal kurayım
İçimde tarifsiz sıkıntılar var

Sevilen seveni sever zannettim
Sevmeyi kendime tavır tarzettim
Kendimi sana sundum arzettim
Gözlerimde dinmez akıntılar var

İyiye güzele ma’il olmuşam
Sonsuz ızdıraba nail olmuşam
Eriyip mum gibi zail olmuşam
Ümit bahçesinde döküntüler var

Mehmet Çivioğlu

Kendisi Türkçe öğretmenim olur.

Ellerinden belli olur bir kadın…Mona Roza..

MONNA ROSA Mona roza siyah güler ak güller Geyve’nin gülleri beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah senin yüzünden kana batacak Mona roza siyah güller ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona roza bu gün bende bir hal …var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni perdelerini çek Mona roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla mona roza benbir deliyim Açma pencereni perdelerini çek Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığına Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi Seni hatırlatır her zaman bana Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallarda durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli olur bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ve parmakların Zaman nede çabuk geçiyor mona Saat on ikidir söndü lambalar Uyuda turnalar gelsin rüyana Bakma göğe tuhaf tuhaf bu kadar Zaman nede çabuk geçiyor mona Akşamları gelir incir kuşları Konarlar bahçemin incirlerine Kiminin rengi ak kiminin sarı Ah beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki ben mona roza bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar su kenarında Kırgın kırgın bakma yüzüme roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım uymaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun söyler Kırgın kırgın bakma yüzüme roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Bir garip bir soğuk bir mavi sızı Alev alev sardı her yanımı Artık inan bana muhacir kızı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyveler sabırla olgunlaşırmış Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapalı geceye güne Altın bilezikler o kokulu ten Mona roza siyah güler ak güller Geyve’nin gülleri beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah senin yüzünden kana batacak Mona roza siyah güller ak güller MONNA ROSA niçin yazıldı? Belki de mahşeri kalabalığa okunan bu şiirin hangi hislerle yazıldığını tahmin bile edemezsiniz? Bilinen gerçekleri arda, arda sıralamak sizleri aydınlatabilir. Dilenirse şairimiz hakkında kısaca bilgi vererek konuya girmek istiyorum. Şöyle ki; şiirimizin yazarı Sezai Karakoç ilk, ortaokulu ve liseyi Diyarbakır, Gaziantep, K.Maraş’ta tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal bilimler fakültesini kazanır. Ve gider, gider ama başına geleceklerden veya başına getireceği olaylardan habersizdir. Neden sonra başlar okula dersler devam ederken şairimim gönlünü kaptırır bir muhacir kızına ve işte bütün mesele başlar, başlar ki ne başlar. Sonu olmayan bir başlangıçtır. Kısa bir süreden sonra dayanamaz ve kendini o kıza açmaya karar verir. Uzun bir tasavvurdan sonra İstediği gibi yapar ve gönlünde biriktirdiği aşkı artık kaldıramaz olmuştur.teklifine ret cevabı alma riski yüksek olduğu halde bırakır kendini uçsuz bir ummana.istediği cevabı alamamıştır,bu samimi Anadolu çocuğu kırılmıştır işte o an. Lakin bu kırgınlık uzun sürmez (çünkü uzunu daha başlamamıştır.) azimle tekrar deneyecektir.lakin istediği gibi hiç olmayacaktır.Ve bu hep böyle sürer gider. Ta ki gelir ,gelir ve bir yerde tıkanır işte bu tıkandığı yer 4. sınıf olur.ama o samimi delikanlı hiç pes etmemiştir.tam dört yıl hep istemiştir onu ,kendinden. Ama istediği hiç olmamıştır.belkide bir gün olacaktır.! Artık okul bitmek üzeredir.tam dört yıl geçmiştir .Geçmiştir ,ya delmişte geçmiştir kimi sineleri. Mezuniyet merasimi düzenlenmektedir Ankara üniversitesinde öğrenciler 4 yılın yorgunluğunu ,bitirmenin sevinciyle bu merasimde birleştirecektir.lakin birleştiremeyenlerde vardır o mahşeri kalabalıkta onlar gerçekle yapışmış yüreklerini koyacaklardır ortaya. İşte burada Sezai Karakoç onların hepsine tercüman olacaktır o mükemmel ve emsalsiz sevgisiyle . Bu program da Sezai Karakoç yazdığı şiiriyle yerini almıştır.ve de işte o beklenen an gelir çatar. O yılların gerçekleri bir şamar gibi patlar ortada ve sesi yankılanır Ankara sokaklarında. Sezai Karakoç anons edilir. Yazdığı şiiri okumak üzere. Ankara siyasalın önü ana baba günü gibidir herkes ordadır bütün hocalar öğrenciler ve hatta misafirler lebalep dolup taşmıştır.merasim alanı.Sezai Karakoç şöyle bir kalabalığa bakar o buğulu gözlerle ,gönlünde yer alamadığı insanı aramaktadır mahşeri kalabalık içinde ve şiirini okumaya başlar. Mona roza siyah güler ak güller Geyve’nin gülleri beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah senin yüzünden kana batacak Mona roza siyah güller ak güller … Şiir bitene kadar kalabalıktan hiç ses gelmez olur, ta ki son kıtayı okuyana dek ve kalabalıkta müthiş bir uğultu patlar. Herkes bir birine bir şeyler sormaktadır ama sadece bilinen bir gerçek var ki herkes bu şiirden çok etkilenmiştir hele biri var ki gönlünde fırtınalar kopmuştur tam dört yıl sonra geçte olsa anlamıştır ve işte o uğultunun arasından bir kız öğrenci sıyrılır kürsüye yaklaşır dört yılı harabeden ve sonrasını da edecek olan kişidir O,O MUAZZEZ AKKAYA’ dır.Ağlayarak ve yalvarmalı bir sesiyle -ben seni kabul ediyorum der. Ama çok geçtir artık çünkü bu samimi genciz bu ağır aşka dayanacak takati kalmamıştır kürsüye dönerek -şimdi de ben kabul etmiyorum der ne derece yürekten gelerek söylediği tartışılır ama beklide bir intikamdır ,beklide ilk defa gururu aşkının önüne geçmiştir delikanlının Ve bir daha Muazzez Akaya’yı hiç kimse görmemiştir çünkü o ret cevabının ardında intihar etmiştir. ve karakoç da bu şiirin ikincisini yazar (YAZAR HALA HAYATTA VE BEKARDIR…) Ve Monna Rosa Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi. Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara: Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi. Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara, Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara… Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü Ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun. Günahkar toprağıma saçından bir tel düştü; Sana ne olmuş Rosa, bir derde tutulmuşsun. Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti: Noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun, Bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü… Şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa; Her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar. Rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa, İçine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar. Günahını sırtına yüklenen kaplumbağa Gibi ölüm önünde öz benliğim yavaşlar. Öyleyse şu şapkayı fırlatayım ırmağa. Bu erkekler kokuyu kediler gibi alır Ve kediler her gece sürünür yastıklara. Denizleri bahtiyar eden günler kısalır; Satılmayan çiçekler, zehirli ve kapkara, Unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır. Bir geyiğin gözleri düşer eriyen kara Ve erkekler kokuyu kediler gibi alır. Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık! Ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi. Sana da Monna Rosa, taş bebeği bıraktık. Ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi. Senin hatıran gibi büyük, yeni, karanlık; Senin hatıran kadar Allah ve şeytan işi… Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık! Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim; Ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura. Tüyüme horozdan çok itimat edeceğim, İtimat edeceğim şu belalı yağmura. Ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim Asılmış bir adamın iki eli yağmura. Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim. Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni Ve bir şehir yaratmak, ruhundan Gülce diye. Parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni Katıvermek sessizce söylenen bir türküye. Ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni Ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya, Bir tren ışığına, güneşe çekmek seni. Sana tavuskuşunun içime girdiğini Son, en son söz olarak söylemek istiyorum. İçime girdiğini, tüyünü yolduğunu Son, en son söz olarak söylemek istiyorum. İçimde tavusların bir bir kaybolduğunu, Bana da bir çift ak kanat kaldığını Son, en son söz olarak söylemek istiyorum. Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi. Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara: Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi. Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara, Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara… (1952, Kış, Yılbaşı Gecesi) Sezai Karakoç