Dua Ederken Ellerin Ters Çevrilmesi

Dua Ederken Ellerin Ters Çevrilmesi Nedemektir,

Dua Ederken Ellerin Ters Çevrilmesinin Anlamı,

Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.

Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çogu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşilmaktadır.

Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.

Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.”

Doğum Günü Sözleri

Doğum Günü Sözleri (1)

♥ Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, sensizlik ölüm kadar acı,sen nefes kadar önemli, canım kadar değerlisin, iyiki doğdun bir tanem.

♥ Bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye… Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Bu yılın sonunda geriye baktığında umarım “harika bir yıldı” dersin.. Dileğim bugün dilediğin tüm dileklerinin gerçek olması. Geleceğini oluşturacak her yeni gün, bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olsun! Belki yanında değilim ama bil ki kalbimin en derin yerinde bugünü seninle kutluyorum. Nice yaşlara…

♥ Bugün belki de çok kişiden doğum günü mesajı alacaksın, ancak şu an okuduğun içlerinde en farklısı çünkü tümüyle sevgiden ve dostluktan oluşmuş bir mesaj. Sesim güzel olmadığından sana bir doğum günü şarkısı söyleyemiyorum. Bu yüzdendir ki böyle kısa bir mesaj çekiyorum. Hep olduğun gibi sevgi dolu ve neşeli kal. Nice mutlu yaşlara…

♥ Dikkat! Bu mesaj sevgi, neşe ve iyi dilekler içermektedir. Bir dakika için yaşamın ve seni düşünen birinin olduğunun sevincini hisset ve mutlu ol! Şimdi bu mutluluğuna sımsıkı sarıl ve ümidini koskoca bir yıl boyunca hiç yitirme! Aşkta, parada, sağlıkta her zaman kazanmanı dilerim. Sensiz bir hayatta kime gerçekten “dostum” diyebilirdim bilmiyorum. İyi ki dogdun. Nice mutlu yaslara…

♥ Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman varolduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Bugün beni göremesen de bil ki yanındayım… Senin gibi dosta sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hayatın tüm kötülüklerinin senden uzak olmasını dilerim. İyi ki varsın ve iyi ki dostumsun! Hep birlikte nice senelere… Doğum günün kutlu olsun!

♥ Bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye… Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Bu yılın sonunda geriye baktığında umarım “harika bir yıldı” dersin.. Tüm dileklerinin gerçekleşmesi dileğimle.. Nice yıllara…

♥ Biraz şans, biraz sevgi ve sabır, birer parça zaman, başarı ve memnuniyeti de eklersek malzemelere, hepsini karıştırıp senin için uzun ve dileklerinin gerçekleştiği bir “hayat pastası” yapabiliriz sanırım… Nice yaşlara!

♥ Dilerim yeni yaşında mutlulukların en güzelini yaşar, başarı merdivenlerini rahatlıkla tırmanırsın ve dilerim yüzün hep güler, neşeni hiç yitirmezsin. Sevgi dolu kalman ve mutlu olman dileğiyle… Doğum günün kutlu olsun!

♥ Sakın üzülme hayatın hızına, en güzel yıllar çabuk geçenlerdir… Geleceğini oluşturacak her yeni günün bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olmasını dilerim. Yüzünde her zaman bir gülümseme olsun çünkü sana çok yakışıyor. Daha nice mutlu yıllara…

Alıntıdır…

Hüzünlü mesajlar

Hüzünlü Sözler
Sana bir gül sundum kokla ama soldurma. Sana ömrümü sundum yşa ama harcama. Sana kalbimi sundum sev ama parçalama.

Yalan bakışların sahte gülüşlerin arasında buldum seni. Herşeyi kaybetmeye değecek kdr sevdim seni çünkü sen sahte deilsin!.

Unutmaki fırtınalar martıların denizleri sevmesini engellemez. Tıpkı engellerin seni sevmeme engel olmadığı gibi.

oLüm GéLdiği Zaman YaniMa GéLMé.. Bén AzRaiLLé’Dé HéSap KiTap Yaparim !!

20)Bir ÇığLıkTI YanLızLığım Hépiniz SağirDiniz . .

mútluluklâr dílêrím yêní âskındâ sên bêní dú$únmedên ya$amana bak sênín dêrtlerín varya benim yanımda ben onlarla ya$arIm sen keyfine bak !

Sen Uzaktaysan ßen Yanındayım Sen AteSteysen ßen Kordayım ßirGün ßu Dünyadan Göçersen ßilki Senden Önce Ordayım Sonsuz aSkım..!

Tam KarsiYa GéÇéRKéN BirakTiğin ”O” éL BéNim ..

KraL OLsan Tacın Gider SuLtan OLsan Tahtin Gider… KraL DeğiLim Tacim Gitsin SuLtan DeğiLim Tahtim GitSin Ben Kendi HaLinde ßir Ağacim Fakat DaLimi Kiranin Ağacini Kökünden Sökerim.

SaKın üzmesin seni KarşıLıksız SevqiLer, baqrına taŞ basarsın aCıLar birqün diner. Giden qitsin aLdırma yanqınLarda söner.. SaKın dönüp bakma ardına KraL’Lar önde qider..

BIR CICEGIN ACMAK ICIN SEBEPLER BULDUGU GIBI, YASAMA DAIR SEBEPLER BULMAK ICIN YASIYORUM. EGER BIR GUN GELIRDE YASAMAK ICIN BIR SEBEP BULAMAZSAM OLMEK ICIN BIR SEBEP BULMUSUM DEMEKTIR.

Fırtına Ne Kadar Sert Eserse Essin Kayadan Alıp Götüreceği Sadece Tozudur !

KENDIMIZE UZAK BIR RUZGARIZ BIZ, UZERINE KUS KONMAYAN AGACLAR GIBI DURDUGUMUZ YERDE OLUR GIDERIZ. BIR BASKA ALEMDE KENDIMIZ OLMADAN ESERIZ.

GüL SuNaN Bir eLde Daİma Bir miktar GüL KoKuSu KaLır.

ISSIZ BASI BOS DERYADA GEZIYORUM. YALNIZLIGIN ADINI SENIN ADININ YANINA YAZIYORUM, YAZIYORUM DURMAKSIZIN, HAYKIRIYORUM DUNYAYA BICARESIZLIGIMI!

SéNi BoyLé SévDiğiMi BiLSéLér aSaLAr BéNi aMa GuZéLLiğin 10 PaRa éTMéZ ! BéNDéKi Bu a$k oLmassa . .

YALNIZLIGIN BOYLESI HAYAL ETMEK BILE MUMKUN DEGIL, AMA GERCEK, HAYALIN OTESINDE. BIR SU DAMLASI YALNIZ BIR OKYANUSUN ICINDE, OYSA BINLERCE DAMLAYLA IC ICE!

Béş PaRa éDérmi VarLiğin. . YokLuğun BéNi aCitSİn aLéM af éTsin Séni BéN AfFétMéM NéRDé unuttuySan BéNi Orda KALL..

GONUL ISTERDIKI CAGRILARIMIZA CAGRI ATILSIN. GONUL ISTERDIKI SEVDIGIMIZ ARASIN! HERNEYSE GONUL BUNADA ALISIRSIN!

GéCééLrin KaRanLiği YéTMéZ Gibi GunDuzLérimi Dé KaRarTTin KapanSin KapiLar UstuMé KaRanLikLArDa Vé SoGukLarda YaSamaYa AlisTim

GECE YORULMUS OTURUR BASUCUMDA, YALNIZLIKSA UYUYA KALMIS YATAGIMDA, GOZ YASLARIM BIR ARKADASTAN ODUNC, AGLAYIP GERIVERECEGIM…

BéN YaSaDikÇa séN ÇıLdıRaCaKsın!!!

AKLIMDAYDIN GUN GECEYE DEVRILDIGINDE, GECE UZUNDU, YAGMURLUYDU, HAVA SOGUK SEN UZAKTIN! OYSA BIR SEN VARDIN ICIMI ISITACAK.

uCurumun KéNaRinDa oLsan BiLé Sirf Hayata GiciKlik oLsun DiYé GuLumSé

YURUYORUM YINE SOKAKLARDA, YAGMUR YAGIYOR SACLARIMA, SUZULUP KARISIYOR GOZ YASLARIMA, DAYANAMIYORUM YOKLUGUNA, GEL GOTUR BENI UZAKLARA.

Askini KaNimLa YazDim Hér Bir YaniNa

BIR AVUCTU ARADIGIM, YUREGIMI KOYACAGIM, BIR CIFT GOZDU, GOZUMDEN SAKINACAGIM BAKMAYA KIYAMAYACAGIM. NE SAIRLEIN MISRALARINDA NEDE PICASSONUN MONALISASINDA.

DağLar oNumDé éğiLirKéN KaYaLaRa YaLVArMamm

Genç kızlara Facebook tuzağı!

Dünyanın en büyük sosyalleşme ağı, Facebook’ta çakma ünlüler genç kız peşine düşmüş. Bugün gazetesi yazarı Aşkut Işıklar, çakma ünlülerin peşihe düştüğünde çok ilginç olaylarla karşılamışmış. Siz siz olan bu çakma ünlülerin tuzağına düşmeyin.

Türkiye’de son verilere göre 3 milyon 464 bin 640 kişi Facebook kullanıyor.

Yani yaklaşık 3.5 milyon Türk vatandaşı yalnızlığını Facebook sayesinde dünya ile paylaşıyor. Kimi taa Japonya’daki arkadaşına yazıyor, kimi taa Güney Afrika’dan gelen mesajları okuyor. Bilim adamları bunu incelemeye başladı. Gerçekten Türk halkının Facebook denilen bu siteye ilgisi neden çok fazla?

ABD, İngiltere ve Kanada’dan sonra dördüncü ülkeyiz. Toplam nüfusun yüzde beşi Facebook’ta dolaşıyor. Facebook’ta en çok itibarı, her konuda olduğu gibi ünlüler görüyor.

Bazılarının listesinde beş bin arkadaşı var. Hatta kontenjanı dolup, kapananlar var. Ne kadar üzücü bu ilgi görenlerin çoğunun Facebook’tan haberi bile yok. İsimlerini kullanan sahtekarlar yani çakmalar halkı aldatıyor.

İşte Bugün yazarı Aykut Işıkların Facebook gözlemleri;

(…) Facebook listelerinde o kadar çok sahtekar var ki. Kendini ünlü şarkıcının yerine koyup, genç kızlar ile mektuplaşıyorlar. Gençlerin onları anlaması çok zor. Kimliğine büründüğü kişiyi çok yakından tanıdıkları için ikna edebiliyorlar. İşte size çakma ünlülerin listesi.

Bunların çoğunu bizzat kendi çabamla çözdüm. Ne kadar uğraştılar ise de yakayı ele verdiler. Son zamanlarda liseli genç kızların en sevdiği şarkıcı olan Murat Boz’un pek çok korsan sitesi var. Onların hepsi ‘çakma Murat’… Sakın aldanmayın.

En çok arkadaş olunmak istenen bir başka şarkıcı Tarkan’ı da unutun. Tarkan’ı sevenlerin kurduğu fan kulüpleri var. Siz Tarkan diye bu hayranlar ile konuşuyorsunuz. Onlar da sizinle bir güzel dalga geçiyor. Ebru Gündeş’in kaç tane Facebook listesi var. Acaba Ebru, bilgisayar başına hiç geçiyor mu?

Sibel Can her yerde ‘Aman sakın aldanmayın. Ben Facebook’ta yokum’ diyor. Ama binlerce üyeden oluşan Fan Kulüpleri adına her şeyi yapıyor. Aynen Beyazıt Öztürk gibi. Geçen gün Çelik’in ismini kullanan uyanıkları yakaladım. Çelik de Facebook’ta yok. İbrahim Tatlıses ile Özcan Deniz’in adını kullanan sahtekarlar da var. ‘Sen kimsin? diye sıkıştırınca ‘Ben onların hayranıyım’ diyor. Ama saf kızlara öyle demiyor. Gülben Ergen, Yeşim Salkım, Hülya Avşar gibi bazı şöhretler bu işi Fan Kulüpleri’ne havale etmiş. Hayranlar ile kontağı Fan Kulüp’teki görevliler kuruyor.

Onlar da sahtekarları çok çabuk yakalayıp, kendi yöntemlerinle cezalandırıyor. Birileri Deniz Seki’nin adını kullanıyor. Hadise daha Türkiye’ye gelmeden Facebook’ta sahteleri dolaşmaya başlamıştı. Başta Kurtlar Vadisi dizisi oyuncuları olmak üzere bütün dizi kahramanlarının (Polat Alemdar) sahteleri dolaşıyor Facebook ortamında.

Burcu Kara’dan tutun Özgü Namal, Bergüzar Korel, Gülse Birsel gibi sevilen tüm oyuncuların sahteleri var. Peki sanatçıların gerçek listesi mi yoksa çakması mı nasıl anlayacağız derseniz… İşte bunu anlamak zor. Bazı ünlüler kim başvurursa listesine alıyor. Kimisi ise sadece arkadaşlarını. Siz her koşulda uyanık olun. Sır vermeyin, davetlere gitmeyin, fotoğraf göndermeyin yeter. Tabii ev adresi de bildirmeyin.

Kaynak: İnternet haber

Aşka sevdalanma

AŞKA SEVDALANMA

Can verme sakın aşka aşk afeti candır
Aşk afeti can olduğu meşhuru cihandır
Sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
Kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
Her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
Her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
Yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
Yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
Aşk içre azap olduğu bilirem kim
Her kimseki aşıktır işi ahü figandır
Yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
Merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandır
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanmaki şair sözü elbette yalandır.

Fuzuli

^^böyle sewdim işde^^

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle…

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok…

seni seviyorum


ılık bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum…
nereye gidiyorsun diye sordum..
Özlenen herseye dedi.. Aklima sen geldin.
cünkü özlenen bir tek sendin…
Eger insanlara bos elimi uzatir ve birsey alamazsam cok üzücü;
Ama asil ümitsiz durum;
Dolu elimi uzatip kabul edecek kimseyi bulamamamdir…
Hic yüz vermedim günese bugün..
Resmini gösterip hava attim ciceklere..
Adini zipkinla kazdim gögün en yüksek yerine…
Bir de SENi SEViYORUM diye bagirdim duydun mu?
Hayalin hafizamdan silinene kadar,
izdirabin saclarim dökülene kadar,
Aglamaktan gözlerim kör oluncaya kadar Her dakika Seni Sevecegim…
Sen hic Bugulanmis cama “SENi SEViYORUM” yazip,
Harflerin arasindan disariyi seyrederek,
Kar taneleri altinda Sevdigini hayal ettin mi??
Seni ne yagmurlar,
seller koparabilir kalbimden,
Ne de deli gibi esen firtina,
cünkü bir agacin topraga kök salmasi gibi baglandim sana..
Kulaklarim sessizlige, gözlerim sensizlige,
Gönlüm katlanirsa derde,
Anlami yok yasamanin..
Nefes almak bosuna..
Senin olmadigin yerde …
Bulutlarin gözyaslari pencerene vururken,
Düslere daldigin bir gecede,
Hangi hayaller sana uyumayi unutturuyorsa,
Gelecek sana onlari yasatsin…
icinde öyle umut tasi ki Onu senden kimse alamasin.
Gözlerin hep gülsün,
mutlulugu hep sende arasinlar.
Ama onu kalbinde öyle sakla ki,
Gercekten isteyen bulsun…
Her aya bakisinda beni hatirla, Yildizlar gözlerine takilirsa,
Gözlerine baktigimi sakin unutma,
Bir yaprak düserse avuclarina,
Ellerimdir sakin birakma….
Hayatin bir sevgi öpücügü kadar doyumsuz,
Sevinc gözyaslari kadar güzel,
Seven bir kalp kadar heyecanli,
Askin dokusu kadar masum,
Bir gül kadar gururlu olsun…Askin Kalbindeyse..
Mutlulugun elindeyse, istedigin iki kelimeyse SENi SEViYORUM…

askımdın sen

askımdın sen benim
göz bebeğimdin
sana verdiğim değeri hic bir zaman bilmedin
seni ölesiye sevdim

askımdın sen benim
canımı bile verirddim senin icin
ama sen ne yaptın terk ettin gittin
askımdın sen benim

simdi ne oldu askımıza
ellerin oldun gittin
bir kalemde sildin
askımdın sen benim

simdi ellerin oldun
git artık bir daha sakın geri dönme
git uzaklaragözüme görünme
askımdın sen benim

ama artık ask yok
sevgide yok bende
ben artık bir tasım ruhsuz sevgisiz
lanet olsun böyle aska
:f109 :

Seni Beklerim

Seni Beklerim

Tesadüf ya, yıllardan sonra seni tekrardan gördüm
Geçen gün, geçen zaman seni ne çok değiştirmiş
Elin elini tutmuş bir de erkek çocuk gördüm
Demek ki son aşkın şirin bir meyvesini vermiş

Otuz metre ileriden aheslice yürüdünüz
Bir an dayanamayıp, koşup gelmek istedim
Lakin, siz ne benim karım, ne de çocuğumdunuz
Ve herşeyden habersiz yürüdünüz sakin sakin

Çocuğun da sana benziyor, senin kadar güzel
Saçları siyah, yanağı al…Burnu sen değilsin
Görmedim ama, belki de babasına çekmiş
Bırak şimdi babasını ..Sen, hala çok güzelsin

Hani bizim de böyle çocuğumuz olacaktı
Hani kaşları saçları sana, burnu da bana
Hani gözü sana, eli bana benzeyecekti
Hani, elinden tutup gezdirecektik parkları

Böyle olmadı bir tanem, böyle olmamalıydı
Yine geldiğim gibi, geri gitmek zorundayım
Sen ellerin olmuşsun, benim umudum kalmadı
Gitmeliyim bir tanem, burada kalmamalıyım

Sen unut beni, unut aramızda geçenleri
Beni nasıl da seviyordun, öyle sev onları
Kocanı sev, çocuğunu sev, koy kenara beni
Ben unutmalıyım, unutmalıyım buraları

Yalnız! ..Belki bir gün, ölüm haberimi duyarsan
Mezarıma beklerim, unutma seni beklerim
Gül gibi yanaklarını toprağıma koyarsan
Mezarda bile onu gözyaşlarımla beslerim

Bu adam neyin oluyordu diye sorarlarsa
Sevdalımdı de, ben aşağıda seni dinlerim
O’nu bu kadar da çok mu seviyordun derlerse
Sevdamla öldürecek kadar demeni beklerim

Alıntıdır

Cesaretiniz Yoksa.. Sevmeyin Beni

Cesaretiniz yoksa sevmeyin beni!
Mesafeler aşacaksa duygularınızı
kaçacaksanız bucak bucak benden
arkadaşım olarak kalmayı isteyip itiraf edemeyecekseniz sevginizi

Değmeyin feryadıma
figanıma değmeyin
eğer sevda bu demekse…
Ben vazgeçtim

SEVMEYİN BENİ…

Sevgi oyuncak oldu herkesin elinde.!
Kalpler hep yaralıgözler yaşlı.!
Seven bırakıyorsevilen hergün kırılıyor parçalanıyor…
Neden bütün bunlar?
Cesaret istemez mi aşk?
Biraz tutkuşevkatsadakat istemez mi aşk?
Sahip değilseniz bu özelliklerekorkuyorsanız sevmeye sakın sevmeyin beni.
Seni seviyorum diyip kaçacaksanız
hiçbir şey olmamış gibi birde dostum olmaya çalışacaksınız

SEVMEYİN BENİ

Ben herşeyi göze alabilecek
mutluluğun cisimde değil ruhta
bulunduğuna inanan insanları kabul ederim gönlüme.
Biraz cesur her daim dürüst olamıyorsanız gelmeyin bana.

Aşk kolay mı?
Aşk doğruluk isteraşk emek isterbiraz çılgınlık ister.
Yaşama sevinciniz yoksa sevmiyorsanız hayatı beni de sevmeyin.
Yalan sevgilere ihtiyacım yok benim.
Yalan bir sevgidense ömür boyu yalnız kalmayı tercih ederim ben.
Aldatmamaldanmamyıkılırım ama çabuk toparlanırım.
Paylaşmayısevgi dolu olmayı severim.

KALDIRAMAYACAKSANIZ BENİM SEVGİMİ

SEVMEYİN BENİ…

Hani kardelen güneşe aşık olur da karlar altından kafasını çıkarır ya
bir kardelen kadar cesaretiniz yoksa aşık olmayın.

GÖNLÜMÜN KARDELENİ OLAMAYACAKSANIZ SAKIN SEVMEYİN BENİ

Yegane varlık

Öyle özledimki,
Güzel gözlerini,
Yanlış anlama,
Sakın sözlerimi.

Uğrunda almışım ,
Göze ölümü,
Korkuyorum canım,
Yokmu çözümü.

Korkuyorum canım,
Zaten hayatta tek korkum,
Sensiz kalma nın,
Vereceği sonsuz işkence.

 

Seni seviyor özlüyorum,
Seni kaybetmekten korkuyorum,
Şu dünyada beni mutlu eden,
Yegane varlık sensin.

By: Oğuz Demirci

Para Para Para …

Para

Onun gücünü sakın yadsıma.
Aşk masal,sevgi de bir palavra.
Samanlık seyran olmaz sakın ha!
İnanma inanma,her şey para.

Para para para,ah bu para.
Gez para,otur para,kalk para.
Anayı kızında ayırmış ya
Para para para,ah bu para.

Doktor der”para”.Doğumda para,
Meme para,bez para,ya mama? …
Bebeğim ağlıyor para para.
Beşikten mezara kadar para.

Para para para,ah bu para.
Gez para,otur para,kalk para.
Anayı kızından ayırmış ya
Para para para,ah bu para.

Kısaca yaşamak para para.
Korkup öleyim demesakın ha.
Kefen para,tabut para,mezar para.
İster öl,ister yaşa hep para.

Para para para,ah bu para.
Gez para,otur para,kalk para.
Anayı kızından ayırmış ya
Para para para,ah bu para.

Nesrin Olcay

Vergi Haftası Şiirleri

Vergi Haftası İle İlgili Şiirler
Vergi Konuşu Şiirler
Vergi Şiirleri

VERGİ DÖNER SANA

Bu havayı çektiğin
Bu ekmeği yediğin
Bu sulardan içtiğin
Borçtur ödemediğin

Memleket kalkınması
Refahın yükselmesi
İnsanların gülmesi
Boştur başka gerisi

Kalkınma lafla olmaz
Peynir gemisi yüzmez
Hep ellerden beklenmez
Yarından af dilenmez

Vergi insan borcudur
Kalkınmanın yoludur
Para fen kurucudur
Memleket orucudur

Sende vergini öde
Rezil olma millete
Yarına bak güvenle
Gez hep başın ilerde

Bu memleket bizlerin
Vergi senin eserin
Elektrik, yol, suyun
Döner sana verdiğin

Vergi Nedir

Vergi nedir dersem size
Bir hizmettir ülkemize
Sıcak yuvadır öksüze
İşte budur vergi budur
Onu vermek bir onurdur

Sınırlarda hudut taşı
Devlet çarklarının başı
Mehmetçiğe baba aşı
İşte budur vergi budur
Onu vermek bir onurdur

Köprüdür okuldur bize
Bir sevgidir gönlümüze
Uçak limandır denize
İşte budur vergi budur
Onu vermek bir onurdur

Orman kağıt ışık sestir
Ülkem için bir nefestir
Dünya yıldız uydu marstır
İşte budur vergi budur
Onu vermek bir onurdur

Vergi sevgi vergi saygı
Vergi vermek güzel duygu
Vergi versen kalmaz kaygı
İşte budur vergi budur
Onu vermek bir onurdur

YETİMİ’yim yurdun harcı
Temel taşı kale burcu
Vergi vermek vatan borcu
İşte budur vergi budur
Onu vermek bir onurdur

Adnan Durdağı


Dağa Taşa Vergi

Sayın Başbakan getirdi
Dağa vergi taşa vergi
Vatandaşını bitirdi
Sıra uçan kuşa vergi

Helal sana bakan ağa
Haber saldı sola sağa
Margarine zeytinyağa
Yemeklere aşa vergi

Hükümete doğdu güneş
Her şey hazır her şey beleş
İşçi kardeş memur kardeş
Öde paşa paşa vergi

Örtünme hiç yorganını
Tak boynuna urganını
Bağışlama organını
Ciğerlere başa vergi

Ne olur hiç sorma soru
Varsın olsun benzin sarı
Makyaj yapma sakın karı
Göz üstünde kaşa vergi

Bebeklerin mamasına
Gelinlerin kınasına
Şehitlerin anasına
Gözden akan yaşa vergi

Yanlış yola hiç sapmayın
Karınıza göz kırpmayın
Sakın ola seks yapmayın
Banyo ile duşa vergi

Saçlarımız kırlaşıyor
Bütçemiz çok darlaşıyor
Evlenmek de zorlaşıyor
Karı koca eşe vergi

Hayal oldu artık murat
Hiç kimsede gülmez surat
Sazını hiç çalma üstat
Piyanoda tuşa vergi

Hayat çok zor imiş meğer
İnsana hiç yokmuş değer
Nefes alacaksan eğer
Ağzındaki dişe vergi

Ülke düzelecek güya
Ne yapalım umut buya
Sakın görme gece rüya
Hayallere düşe vergi

Vergi vermek bizlere farz
Bunlar yetmez bir daha yaz
Elektik, su, doğalgaz
Yaza vergi kışa vergi

ALİ der; bu resmen çile
Bu bir kazık bu bir hile
Tuvalete gitmek bile
Ikınmaya çişe vergi.

Ali Dilki

Vergi Haftası İle İlgili Şiirler

Vergi Haftası Şiirleri
Vergi Konulu Şiirler
Vergi Haftası Şiir

Vergi Borcu

Hükümetler verir ayar
Beni yaktı vergi borcu
Kanun çıkmış ceza koyar
Beni yaktı vergi borcu

Ödüyorum yetmez para
İçimdeki derin yara
Düşünürüm kara kara
Beni yaktı vergi borcu

Memur gelir laf anlamaz
Ceza keser hiç dinlemez
Derdi olmayan inlemez
Beni yaktı vergi borcu

Borcum borçtur, ceza büyük
Sırtımda var ağır bir yük
Bağrım, başım oyuk oyuk
Beni yaktı vergi borcu

Vatandaş hâlini sorun
Kangren olmuş yara, görün
Bu işe bir çözüm verin
Beni yaktı vergi borcu

Çobanoğlu sabır deyip
Dükkân gitti, işim kayıp
Böyle vergi almak ayıp
Beni yaktı vergi borcu

Şevki Çobanoğlu

************************************************** ****

Vergi verin

Derman olmaz laf yerine
Vergi verin, kaçırmayın
Hedef bulmaz gaf yerine
Vergi verin, kaçırmayın

Dış borçları silmek için
Yarınlara gülmek için
Aşı helal bilmek için
Vergi verin, kaçırmayın

Ele muhtaç işsizleri
Eve mahkum güçsüzleri
Düşünerek öksüzleri
Vergi verin, kaçırmayın

Vicdanları durdurmadan
Oyun,düzen kurdurmadan
Mazeretler uydurmadan
Vergi verin, kaçırmayın

Gelin canlar bir olalım
Malımızdan kir alalım
Cennetlere kurulalım
Vergi verin, kaçırmayın

Kral yoksa,taç neylesin
İman yoksa,hac neylesin
Malın çoksa, aç neylesin
Vergi verin, kaçırmayın

Yükü azalt ey devletim
Rahatlasın oy! milletim
Gürsel kapansın zilletim
Vergi verin, kaçırmayın

Gürsel Güveloğlu

************************************************** **

Dağa Taşa Vergi

Sayın Başbakan getirdi
Dağa vergi taşa vergi
Vatandaşını bitirdi
Sıra uçan kuşa vergi

Helal sana bakan ağa
Haber saldı sola sağa
Margarine zeytinyağa
Yemeklere aşa vergi

Hükümete doğdu güneş
Her şey hazır her şey beleş
İşçi kardeş memur kardeş
Öde paşa paşa vergi

Örtünme hiç yorganını
Tak boynuna urganını
Bağışlama organını
Ciğerlere başa vergi

Ne olur hiç sorma soru
Varsın olsun benzin sarı
Makyaj yapma sakın karı
Göz üstünde kaşa vergi

Bebeklerin mamasına
Gelinlerin kınasına
Şehitlerin anasına
Gözden akan yaşa vergi

Yanlış yola hiç sapmayın
Karınıza göz kırpmayın
Sakın ola seks yapmayın
Banyo ile duşa vergi

Saçlarımız kırlaşıyor
Bütçemiz çok darlaşıyor
Evlenmek de zorlaşıyor
Karı koca eşe vergi

Hayal oldu artık murat
Hiç kimsede gülmez surat
Sazını hiç çalma üstat
Piyanoda tuşa vergi

Hayat çok zor imiş meğer
İnsana hiç yokmuş değer
Nefes alacaksan eğer
Ağzındaki dişe vergi

Ülke düzelecek güya
Ne yapalım umut buya
Sakın görme gece rüya
Hayallere düşe vergi

Vergi vermek bizlere farz
Bunlar yetmez bir daha yaz
Elektik, su, doğalgaz
Yaza vergi kışa vergi

ALİ der; bu resmen çile
Bu bir kazık bu bir hile
Tuvalete gitmek bile
Ikınmaya çişe vergi.

Ali Dilki

Özgürlüğe Doğru

Bırakıyor ardından belalara beni
Tedbirim öldü gövdemin binası geçti

Göğsümde ince gergin çelik bağcık
Tenimi bastıran içerilere

Bağırıyor leylaklarım ağlıyor ağlıyor duvarlar
Çatlayacak gibi susuz düzgün ve biçimli sanatlar

Çocuk yığılıyor kalp kalp üstüne konuyor
Bir baba damarı vuruyor sökülen nabzım

Şimdi batar birkaç nesil azdıran bozgun
Simsiyah aklım ve beyaz bir nokta kalbim

Kader akışı alkışlanıyor her kârım
Nazlı buluş git git kabarıyor dalgalar

Çare yok gür gür bağıracağım yoksa bu sefil
İsyan yüklü gemi zor kayalıklarında gönlün

Harp. Ezilen etim söğülen köpekliğin için değil
Güzel ölçülü zulmetmeden yeterince öldürüşüm

Harp geliyor bir güzel bilendin mi kardeşim
Binlerce cilt tutuyor kılıçların hançerin

I believe in you believe in we believe in
In la ilahe illallah la ilahe illallah

Şimdi halk yüceldin guslet suyun götürmesiyle kuşan
Yüzün kolların ateş yakmaz başın ince ayakların

Dünya bir konak bir konuk ölümsüz hayat içre
Geçildikçe hor öpüldükçe soyunur şehvete

Şehvet ahırı değil yeryüzü
Domuz ahırı değil yer toprak

İki bakışımın arasında bulduğun toprak
Dört köşe duvarlar siyah örtü ve göç sesleri

Kapanıyorum kabul et öyle buyur
Bin açılı örtüye daha sar beni

Bin yıl bin daha
Dursam kapında

Sayısız perdeden bir perdecik kalksın için
Başım yüzüm kızarır haddim olmaz aslında

Sakin ve gövdemin mızraklarını döken bir geliş
Vara gele ancak birkaç ağaç alıyor göğsüm

Sakin ve daha sakin mızraklarım dökülsün daha
Aniden çıkıp havlayan köpekte emanet bugün

Binbir helak ve Allah selamıyla girilen ovada
Bir dağ gibi diz çök kendine ırmak ol tut tut bırak yıldırımları

Sakin daha sakin kımıltı yok bakışında
Bırak toprak altında göl olsun gözyaşın

Bir çeşit isyandın gönül ağlaması ilacın
Destur. Nice uzlet makamından geçersin şimdi

Şimdi çağırıyor o güzel aşka beni yalvarıyor beni
Duruyorum ve çeşit çeşit ölüm omuzumun binileri

Bu ova cennet olmalı sayımızca bir cennet safı
Bu çukur ateş olmalı sayımızca bir cehennem safı

Ya bu yol. Ayağın sahibi gövdeden habersiz yürüdüğü
Gövdenin ayağa merbut ayağa dönük ayak kesildiği

Sen gönlünü yukarıya bil

Bir dağ nasıl söylerse öyle söyle
Bir dağ nasıl inlerse başla öyle

Ey zarif sen de ata yoluna meylettin
Korkarım binbir belaya dayanmaz sıkletin

Cahit ZARİFOĞLU

İlhan Selçuk Şiirleri

Seni Düşünmek
Bir gün daha sensiz seni düşünmekle geçti buralarda
Bu özlem ne kötü bir şey,
Sesini duyup seni görememek,
Sesini duyup elini tutamamak,
Ne kadar acı bir şey
Ama bir avuntum var en azından
O da senin her zaman yanımda olduğunu hissetmek
Neden, ne için bilmiyorum ama
Seni daima özlüyorum
Sevgi de zaten uzakta olduğun zaman
Sürekli özlem içinde olmak değil midir?
Olsun senin hayalini kurup,
Seni düşünmek bile beni başka dünyalara götürmeye yetiyor zaten
Ama sana kavuşacağım günü iple çekiyorum
Şunu daima bilesin ki seni her zaman deliler gibi seveceğim


Bahar Yağmuru

Kırk ikindi yağmurları sonrası,
Açan bir güneş gibi içime doğdun,
Benim için bir gökkuşağı oldun,
Umut oldun,
Hayat oldun,
Seni sordum göklere seni sordum yağan yağmura,
Seni seviyor dediler,
Birlikte bir ömür geçir dediler,
Sakın ama sakın yitirme dediler,
Ne kadar güzel söylediler,
Artık benimle en güzel sevgiler.

İleri Marşı Sözleri

ileri Marşı’nın sözleri
İleri Marşı

İleri Marşı

Yürü, bu yol şeref zafer yolu
Karşında bekliyor seni tanyeri
Yürü, atıl devir karanlığı
Durma yürü, haydi ileri.

Varsın gel desin sana
Yeşil gölgeli çamlar
Ninni fısıldayan dereler
Şen nameler, gülen bir bahar.

Hayır, sakın yolunda kalma sen.
Dağları yıkan gücünle sars yerleri
Atam diyor, öğün çalış güven
Durma yürü, haydi ileri.

Tevfik Fikret Şiirleri

Tevfik Fikretin şiirleri
Tevfik Fikret bütün şiirleri

Bana Kimsin Diye Sorma Meleğim

Bana kimsin diye sorma meleğim
Pek güzel dinle de izah edeyim
Nam-ı naçizime `Fikret’ derler
Şi’re de nisbetimi söylerler
Kaldığım varsa da gah ekmeksiz
Kalmadım şimdiye dek mesleksiz
Nur bekler gibi nısf-ı şebde
Bekledim on iki yıl mektebde
Sonra çıktım ne için bilmeyerek
Bu da bir cilve-i baht olsa gerek
Bab-ı Ali’ye müdavimlendim
Ehl-i namus diye mimlendim
Şimdi bir hayli eser sahibiyim
Ahmed İhsan’da musahhih gibiyim
Saye-i lutf-i cihan-banide
Hocayım Mekteb-i Sultani’de…

Balıkçılar

– Bugün açız yine evlatlarım, diyordu peder,
Bugün açız yine; lakin yarın, Ümid ederim,
Sular biraz daha sakinleşir… Ne çare, kader!

– Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim
Diyordu oğlu, yarın sen biraz ninemle otur;
Zavallıcık yine kaç gündür işte hasta…

– Olur;
Biraz da sen çalış oğlum, biraz da sen çabala;
Ninen baban, iki miskin, biz artık ölmeliyiz…
Cocuk düşündü şikayetli bir nazarla: – Ya biz,
Ya ben nasıl yaşarım siz ölürseniz?

Hala
Dışarda gürleyerek kükremiş bir ordu gibi
Döğerdi sahili binlerce dalgalar asabi.

– Yarın sen ağları gün doğmadan hazırlarsın;
Sakın yedek biraz ip, mantar almadan gitme…
Açınca yelkeni hiç bakma, oynasın varsın;
Kayık çocuk gibidir: Oynuyor mu kaydetme,
Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zira
Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha!

Deniz dışarda uzun sayhalarla bir hırçın
Kadın gürültüsü neşreyliyordu ortalığa.

– Yarın küçük gidecek yalnız, öyle mi, balığa?
– O gitmek istedi; “Sen evde kal!” diyor…
– Ya sakın
O gelmeden ben ölürsem?

Kadın bu son sözle
Düşündü kaldı; balıkçıyla oğlu yan gözle
Soluk dudaklarının ihtizaz-ı hasirine
Bakıp sükut ediyorlardı, başlarında uçan
Kazayı anlatıyorlardı böyle birbirine.
Dışarda fırtına gittikçe pür-gazab, cuşan
Bir ihtilac ile etrafa ra’şeler vererek
Uğulduyordu…

– Yarın yavrucak nasıl gidecek?

şafak sökerken o, yalnız, bir eski tekneciğin
Düğümlü, ekli, çürük ipleriyle uğraşarak
ılerliyordu; deniz aynı şiddetiyle şırak –
şırak döğüp eziyor köhne teknenin şişkin
Siyah kaburgasını… Ah açlık, ah ümid!
Kenarda, bir taşın üstünde bir hayal-i sefid
Eliyle engini guya işaret eyleyerek
Diyordu: “Haydi nasibin o dalgalarda, yürü!”

Yürür zavallı kırık teknecik, yürür; “Yürümek,
Nasibin işte bu! Hala gözün kenarda… Yürü!”
Yürür, fakat suların böyle kahr-ı hiddetine
Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?

Deniz ufukta, kadın evde muhtazır… ölüyor:
Kenarda üç gecelik bar-ı intizariyle,
Bütün felaketinin darbe-i hasariyle,
Tehi, kazazede bir tekne karşısında peder
Uzakta bir yeri yumrukla gösterip gülüyor;
Yüzünde giryeli, muzlim, boğuk şikayetler…

Emniyet Kemerinin Önemi İle İlgili Şiir

Emniyet Kemeri Şiirleri

Emniyet Kemerinin Önemi İle İlgili Şiirler

Emniyet kemeri

Hayatın garantisi,
Yaşamın siğortası,
Hayatla ölüm arasındaki,
‘ÇIT’sesini duy.
Geri kalan hayatın,
köprüsünü kur.
Emniyet kemerini tak,
aracını sür.

Ramazan Çiçekli

Emniyet Kemeri

Şehir içi ve şehir dışı yollarda.
Kalsın sağ kol içerde,sol kol dışarıda.
Faydasını görürsün,herhangi bir kazada.
Yoksa bulursun kendini,ön camdan dışarıda.

Kaza sonunda ölüm ihtimali,yüzde altmış azalır.
Böyle güzel bir koruyucudan,niçin kaçılır.
Yoksa etrafa,al kanların nasıl saçılır.
Emniyet kemeri,elbette daim takılır.
01-03-2001-Perşembe
Ankara

Osman Karahasanoğlu

Emniyet Kemerini Tak

Emniyet kemerini tak,
Mutlu ol sende.
Neşe ile
İlerle.
Yanlış yapma sakın,
Emniyet kemerini tak.
Trafiğe dikkat et,
Kurallara uy sende.
Emniyet çok önemli bu devirde,
Mutlu olmak istersen,
Emniyet kemerini tak.
Rahat ol sende,
İlerle neşe ile.

Berna Özkara

Emniyet kemeri

Emniyetli bir yolculuk için

Mutlaka takılmalı emniyet kemeri

Nedenini hiç sorma sakın

İnşallah kaza geçirmezsin

Yolculuk esnasında

Emniyetli olarak gitmek için

Trafikte mutlaka takmalısın kemerini

Korkma kemerin takılıysa

Ehemmiyet göstermişsin zaten hayatına

Mantıklı her insan gibi

Emniyet kemerini takmalıyız

Rahat rahat evimize varmak için

İlle de emniyet kemerini kullanmalıyız

İstanbula Yakın Doğal Güzellikler

İstanbula Yakın Doğal Güzellikler
İstanbula Yakın Yerler
İstanbula Yakın Tatil Yerleri

AĞVA
İstanbul’a arabayla 1.5 saat, otobüsle ise 2.5 saat mesafede bulunan, bir yanında Yeşilçay diğer yanın da ise Göksu deresinin bulunduğu, yeşilin bin bir tonunu barındıran, Karadeniz’e bakan altın sarısı kumsalı olan şirin bir ilçe.

ŞİLE
İstanbul’a arabayla yarım saat 40 dakika, otobüs ile 1.5 saat mesafede bulunan, İstanbul’un akciğerleri olarak adlandırılan Şile, doğal güzellikleri, eşsiz kumsalı ve denizi ile İstanbul’un gözbebeği olmayı başarmış bir tatil beldesi.

POLENEZKÖY
İstanbul’dan arabayla yarım saat, otobüsle ise 1 saat mesafede yer alan, vakti zamanında Polonyalılar tarafından kurulan bu kasaba, şehrin gürültüsünden kaçıp rahat bir nefes almak ve kendini doğanın kollarına bırakmak isteyenler için en doğru adres.

KERPE
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde bulunan Kerpe İstanbul’dan arabayla sadece 1.5 saat ve otobüsle ise 2.5 saatlik bir mesafede bulunuyor. Kerpe doğallığını kaybetmemiş ormanları ile, uzun ve geniş kumsalları ve sakinliğiyle tatil yapmak isteyenler için iyi bir tercih.

İĞNEADA
İstanbul’dan özel araçla 2.5 saat otobüs ile ise 3.5 saat mesafede yer alan İğneada, geniş kumsalı, koruma altındaki yedi gölü, zengin doğası oksijen çadırından farksız havası ve bünyesinde sakladığı sürprizlerle tatil için çok ama çok cazip.

KİLYOS
Trafik kargaşasından uzak ve sakin bir ortamda deniz ve doğa içinde hafta sonu tatili ve dinlencesi yaşamak istiyorsanız, İstanbul’un Sarıyer ilçesinin bu güzel beldesi Kilyos’u ziyaret edebilir, yaz aylarında plaj ve deniz keyfini sürebilirsiniz.

AVŞA
4 tarafı denizle çevreli bu ada kumsalları ve eşsiz manzarası ile ön plana çıkıyor. Özellikle şahin tepesinden nefis bir günbatımını izleyerek doyumsuz bir tatil yapabilirsiniz.

KARASU
Maviyle yeşilin buluştuğu eşsiz bir yer olan Karasu keşfedilememiş yapısıyla sizleri çağırıyor. Sakin ve sessiz bir tatil geçirmek isteyenler için birebir.

ŞARKÖY
Türkiye’nin en uzun ve dünyanın ise en uzun 12. kumsalına sahip Şarköy’ün denizi de ender denizlere verilen mavi bayrağa sahip. Deniz, balık, üzüm ve karidesin merkezi olan Şarköy doğasıyla dikkatleri üstüne çekiyor.

Alntı.