Posts Tagged ‘sevda’

Janjanlı sözler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Altımda Araba Gidiyorum hayat Kumarına Fazla Şansını Zorlama Bağlarsın Kolpaya..

Bizim Havamız Sana Suyumuz Sana Destek Olanlara yeter.

Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Oluğ Çıkarsın Sözlerinle!

Sen Rüzgar Gibi Hızlı Olsanda Ben Kasırga gibi Aklını Alırım Korkma 🙂

Aşkı Senden öğreneceğime Trafik Polisinden Motor Dersi Alırım Daha iyi :p

Güzel Olsan Ne fayda? Benden Ekmek çıkmaz Sana Kendini zorlama Boşuna.

Seni Tekniğimle Değil Fikirlerimle Döverim..

Sosyetik mekanlarda Olmuşsun Kukla Kendini Kaybetmişsin Bir Yalan Sevda Uğruna..

Gözlerindeki Yaşı Sil Ağlamaı bile beceremiyosun..

uçan kaçan Bizden Sorulur, Sürünmeye Çalışma Hayat yolun Kısa Olur.

Çok Nazlı Gördüm Seni, Alırm Senden O güzelliği.

Senin Hayatın Dakika uzatmaları oynatırım sana yalvarma boşuna..

Bir Minik Sevda Kuşuyum Dolanırım Amansızca Kalplerde, Çok Havalı Gördüm Seni Rahat ol Alırım Nefesini.

5 Kuruşluk bedenine 10 Kuruş vericem Seni rezil Edicem.

Yunan Askeri Gibi Durma Karşımda Nefretim Büyüyor Denize Atıcam Senide Sonunda..

Yatak Odası Gibisin Kiminle Yatıp Kalktığın Belli Değil.

Sendeki Namus Benim Köpeğimdeki Asaletten Azdır.

Ezberlediğin Cümleleri Unutturucam Sana…

Sevgi üstüne

Cuma, Haziran 22nd, 2012
SEVGİ ÜSTÜNE

Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lâmba tutulmuş
Gözleri, yüreği kamaşmış insandır
Aptaldır, hastadır, kahramandır
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır.
İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe yürek mi derler
Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar
Bir tek meyve veren dalı keserler
İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgâr bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek meyve veren dalı kesmeli
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.

Gel çıkalım sevgilim gel
Gel kurtaralım birler hanesinden
Çekelim gidelim bir uçtan uca
Açalım yüreğimizin kapılarını sonuna kadar
Sevelim sevelim sevelim
Sevebileceğimiz kadar

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

A love / hikayesi

Cuma, Haziran 22nd, 2012

A LOVE / HİKAYESİ….

l – tanışma

hiç girmemiştin düşlerime ,
kahve fallarımda da yoktun ,
çözemediğim bilmecelerde ,
bir soru bile değildin .

merhaban geldi önce ,
sonra sesin , ardından elin
ve gülümseyen bir iklimin ,
imbatında gözlerin …

ll – ” HAYAL ” gecesi

içtendin , sıcaktın , sıcacıktın ..
o gece , o kalabalıkta – kıskanmasam –
tüm kadehlerde sen olacaktın .

durdurmasam ,
– sevda kavramına yeni bir pencere açıp –
umutsuz sevdanı ,
büyüklere masallar tadında ,
kameralara anlatacaktın ..

güneşin bile pek Sıcak bakmadığı ,
o büyük adayı , Londra’ yı
ve trenlerini Londra ‘ nın .

belliydi ,
sen , çam kokularını ;
uzaklardaki birisi için toplayacaktın ,
yalnızlığınla kanatlanıp ,
yıldız ormanlarından ..

dinlemem ; sevdana saygımdandı ,
hayranlığımdan .
sevgiyle kucaklarken dostluğunu .

lll – ötesi

masalla gerçek arası bir yerlerdeydi zaman ,
gittikçe uzayan hüznünde gecenin .
ben yaşlı bir adam gibi
– ki öyleydim –
sana yaslanıp , gözlerinde izinsiz gezindim .

ama bil ki :
Londra ‘ nın bütün trenlerine kaçak binen ,
ve sana getirebilmek için ,
adını bile bilmediği ,
nefesi çam kokan bir adamı arayan ;
o adam , bendim .

lV – çerçeve

ama ben durdurmadım zamanı ,
resmini çizdim sadece .
bıraksan gidecekti ,
sen çerçeveledin o anı / o gece ..

bir gökyüzü gibi ,
örtülmüşse üstümüze sevda ,
gözlerimizi kaçıramadığımız ,
ve Oksijen kadar bulaşıksa kanımıza ,
biz ne kadar kendimiziz ?

ve kimbilir kaçımız ,
bir başkasını yaşıyoruz ,
o başkası bilmeden , o başkasından habersiz ..?

bazen bir ana sığıyor , cümle zaman…….

Orhun Basat

aşk mı buyur

Cuma, Haziran 22nd, 2012

bari bir acı olarak kal içimde

Madem ki birtanem değilsin
Bari bir acı olarak kal içimde
Ona da razıyım ben

Ölene dek çekerim
Sanma bir gün nefret ederim
Aksine seni öyle de severim
Sırf seni hissetmek için

Ister baş ağrısı ol
Ister kalp ağrısı ol
Istersen de ölümcül bir hastalık ol
Hiç yakamı bırakma
Ama yeter ki bir şekilde içimde ol

Belki çok inlerim
Dayanamaz hale gelirim
Belki de güzel bir şarkı der
Ölene dek dinlerim
Sanma bir iki satırı silerim
Ne varsa içime çekerim
Hemde bir nefes misali

Sana söz veriyorum
Hayat içime siner
Zaten gerçek aşık
Kendini böyle ifade eder

BİTANEM

birtanem sabahı bekledim saatlerce
ama ya sonra
sen yoksun ya şimdi
korktum belki sabah olmaz diye
olsa da sen yoksun diye…

Sevdam İstanbul, kırık hayallerin şehri…
Uzaklara prangasın…
Masum çocuğun hüzünleri sarar yoksan beni…
Yakacağım…
Yoksun sen…
Geçtiğin her yeri…
Huzun ve sevda

Şimdi bir gündönümündeyiz artık
Ve elveda demenin zamanıdır hüzne
Çok zor bir aşk aratıyorsun,
Gözlerine her bakışımda beni ağlatıyorsun. Ben tayfun
Birtanem bu aşkı benim bedenimde parçalıyorsun.

Acımıyorsun söylerken,
Ama sana şunu belirteyim hayatım:
Ben aşkı seninle yüceltip,seninle alçattım.
Kahpe dünyamda,bana gerçeğinde oyun olduğunu anlattın.KN

En tatlı rüyalarımdan birini görüyorum;
Sıcak bir kumsalda,
Ay ve yıldızlar şahidimdirki ben seni çok SEVİYORUM

Azat et beni hayat

Cuma, Haziran 22nd, 2012

“Bir savaştı yıllardır seninle yaşanan
Ey hayat sen galipsin eğdin başımı…”

Azat et beni hayat
Ateş saçan şimşeklerden ürkerek
kuytu saçak altlarına sığınan serçeler misali
bezdim yorgun günlere ilticalardan.
Ben inatçı bir dalgaydım
umut sahiline vurmaya çalışan
sense acımasız dalgakıran…

Azat et beni hayat
Büyüdü yüreğim
masallarına kanmam.
Senin ömür dediğin gücenmişlikti
kirpiğimin ucunda tutunup kalan.
Sevda dediğin yaralı bir gül,
hercâi bülbülün nağmeleriyle avunan…

Azat et beni hayat
Bir mânâsı yok artık nedâmetlerin.
Sararan yapraklar yeniden yeşermez
çırp beni dallarından.
En yazık yerinden vur avazımı
Nâmerdim eğer karşı koyarsam…

Alıntı

İçimde Bir Çiçek Tomurcuk Açıyor

Cuma, Haziran 22nd, 2012
Sen güneş gibi gönlüme,

En yüce duygularla girdin ufuktan,

Nadide bir çiçek gibi,

İçime kokunla sarhoşluk verdin.

Seni düşünüyorum bir tanem,

Ellerin ellerimde göz göze,

Veremem seni kimselere, aşığım delice,

İçimde bir çiçek tomurcuk açıyor,

Yaşıyorum sevginle ölüm yokluğunda,

O! Masum bakışın tatlı tebessümün,

Rüyalarımı süslüyor sensiz gecelerimde,

Ufuklarımı süslüyorsun,gündüzlerimde,

Memleket gibisin her an kalbimde.

By:Oğuz Demirci

”Sen içimdeki sevda tomurcukları oldun,

umut oldun, yarınım oldun.”

Mevsimlik Sevda

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Her mayıs akşamında‚ ürperişim.
Bil ki o… Vefasız gidişin.
Seni sevmemin tek nedeni yalancı suretinin‚
Altında ki o… masum gülüşündür.

Para etmez gönlümde ne sen nede sahte bir sevgili‚
Sevgini çöpte bulsam değerini kaybetmezdi.
Sahte aşkını parlatsan çeyrek sevgi etmezdi.
Bir bir yaksam da umut mumlarını‚
Verdiğin sevgi sevgi olmazdı.

Giden gitti ben yolumu aldım‚ unutma giden geri dönmez.
Bir daha sana geri.
Sana seni seven değil lazım olan‚
Cebi servet dolu bir serseri.

Mevsimlik sevda buda bitti‚sevgi adı altında umutlar.
Hepsi çöpe gitti zamansa eridi.
Mum gibi tükenip bitti mevsimlik sevda bu‚
Diğerleri gibi yok olup gitti.

By: Oğuz Demirci.

Ahmet Selçuk İLKAN Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Ayrılık Çanları

Ayrılık çanları çalsa ansızın
Elveda sevgilim diyecek misin?
Önünde diz çöksem, gitme kal desem
Bakmadan ardına gidecek misin?

Ayrı yönde akan ırmaklar gibi
Dalından uçuşan yapraklar gibi
Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi
Kalbinden aşkımı silecek misin?
Son ümidi yere serecek misin?

Kendini boş yere teselli edip
Sevdadır nasılsa geçici deyip
Yaşlı gözlerini gizlice silip
Bakıp da yüzüme gülecek misin?

Beni Unutamazsın

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.

Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir-iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın!
Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak

Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin…

Bu Nasıl Ayrılık

bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
gözlerin kal diyor, dudakların git.
bakışın anahtar, ellerin kilit,
gözlerin aç diyor, dudakların git.

ayrılık dönüşü olmayan bir nehir
yalnızlık bomboş bir şehir.
kaç sevda kül oldu böyle kimbilir,
gözlerin kal diyor, dudakların git.

gidersem bir daha dönmeyeceğim,
kalırsam kalbime yenileceğim.
çözemedim seni delireceğim.
gözlerin kal diyor diyor, dudakların git.

duvardan insin mi resimlerimiz,
yabancı olsun mu isimlerimiz.
ya deli dolu günlerimiz,
anılar kal diyor, dudakların git.

bu roman da biter belki birazdan,
ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan.
ağlıyor besteler yine hicazdan,
şarkılar kal diyor, dudakların git…

Nankör

Hani ”pazara kadar” değil
”Mezara kadardı” aşkımız
Gel gör ki
”Pazartesine” kadar bile sürmedi
Senin gibi nankörden
Başka ne beklenirdi

ben şimdi yine yalnızım

Cuma, Haziran 22nd, 2012

BEN ŞİMDİ YİNE YALNIZ

ben şimdi yine yalnız
dostlar ağlasın

ben şimdi yine yalnız
eller sevinsin

yalnızlığımdan usanmışken
sen çıkıverdin karşıma
severken delicesine
ayrılık canım ne diye

sevmiştik biz umursuzca
dünyalar bizimdi sanki
yüreklerimiz bir atıyordu
gidipte gelmedin ne diye

ben şimdi yine yalnız
bırak dünyam kararsın

ben şimdi yine yalnız
düşmanlar gülüp oynasın

SENİ BEKLERKEN

Bitmiyor hasretler…
Anlamsız geliyor seneler…
Kendinden geçti ümitler…
Sevdam diz çöküp;
Yollarını bekler.

Gözlerimdeki ışıltıya,
Karanlıklar yağar
Bekleyişlerim azar!
Uykusuzluğum yalnızlığımla,
Rüyalarına dalar.

Kalmamışsa senden bir umut;
Ne çıkar, tahtım tacım olmuş(!)
Felek vermişse ayrılıktan bir komut;
Neye yarar, dört mevsim bahar olmuş(!)
Yaşama sevincim varsa!!!
O da senin sevdan olmuş.

Buz tutmuş engeller,
Sevda terimle çözülsün.
Sevda külfeti çileler!
Miadı dolup, mükafatını görsün…

İçimdeki ateş lav olsa da!
Teninden mahrum bedenim üşüyor.
Her damla göz yaşım bin umut boğuyor!
Dualarım benimle el açıp;
Feryad u figanla seni bekliyor.

Sen hayalinle de…
Sen zahirinle de…
Sen inan ki;
Her şeyinle, sevmeye değersin…

Unutma!!!
Yorgun değil yüreğim,
Seni sevmekten.
Beyhude değil dileğim ,
Seni beklemekten.

Sevdamdan güçlü olamaz,
Kahrolası engeller.
Sevdamdaki istikrarı bozamaz,
Umutsuz olsa da hasretler.

Pişman değil ömrüm,
Seni tanımaktan.
Bahtiyardır gecem gündüzüm,
Sevdanı yaşamaktan.

Dost.!

Cuma, Haziran 22nd, 2012

DOST.!

Dost

Sevda hançeriynen vurulur mu dost
Sevene muhabbet verilir mi dost
Mecnun edip dağa sürülür mü dost
Sevgi gibi duygu bulunur mu dost.

Dost dostda muhabbet cem olmak gerek
Dostdan ayrı olmaz bir olmak gerek
Dost aşkıyla yanıp, kor olmak gerek
Dostluk diyarından salınırmı dost.

Hangi yöne gitsem dost ararım dost
Dostla muhabbeti hep ararım dost
Dostda varmak için yol ararım dost
Saldığın bu yoldan dönülürmü dost.

Osman Gazi Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Osman Gazinin Şiirleri
Osman Gazi Şiirler

Söylemek İstesem Gönüldekini

Söylemek istesem gönüldekini
Dilime dolanan ıstırap olur
Yazsaydım derdimin ben bir tekini
Ciltlere sığmayan bir kitap olur

Ah ne yaman çileli bir insanmışım
Sunulan her zehri şifa sanmışım
Ah ne aldanmışım, ne aldanmışım
Aldanan gönülde aşk serap olur

Dostlar atışır da yiğitler susar mı?
Elma ilen armut, biftek yerini tutar mı?
Adem olan layt marul yutar mı?
Er kişi hazzetmez kepekten liften
Zarar gelmez hiç ufak bir göbekten

Doymuş ile doymamış bir olur mu?
Sıratta kaloriden sual olur mu?
Hiç layttan baklava olur mu?
Er kişi hazzetmez kepekten liften
Zarar gelmez orta boy bir göbekten

Ömrümün güzel çağı

Ömrümün güzel çağı
İçimdeki bin heves,
her güzelin ardından tükendi nefes nefes

Artık Sevdâ yolunda ne dilimde bir Dua
ne mızrabımda şevk var
ne sazımda eski ses,
her güzelin ardından tükendi nefes nefes

Gençlik geldi geçti bir günlük süstü
Nefsim doyamamaktan dünyaya küstü

Coşar bu deli gönül börek,mantı,pizayla

Ürkütme gözünü hiç hacimle,enle,boyla
Elastik bir hayvandır mide olur yayla
Er kişi hazzetmez kepekten liften
Zarar gelmez hiç tahterevan bir göbekten

Çiçek dalda güzeldir, kuzu şişte
Üç beyazı tartışmak boş bu işte
Fikirler değişir her yiyişte
Er kişi hazzetmez kepekten liften
Zarar gelmez kimseye muhteşem bir göbekten.

En Anlamlı Ayrılık Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

En Anlamlı Ayrılık Şiirleri

Anlamlı Ayrılık Şiirleri

Dünyayı Gezdim Dolaştım

Dünyayı gezdim dolaştım
Ayrılık gibi dert olmaz
Tatlı canımdan usandım
Ayrılık gibi dert olmaz

Kaçan döndüm yâre baktım
Çözümden kanlı yaş döktüm
Gezdim her belayı çektim
Ayrılık gibi dert olmaz

Hilal kaşı keman değil
Zülfü ahir zaman değil
Be yarenler yalan değil
Ayrılık gibi dert olmaz

Kullar başına gelmesin
Kimse göz yaşın silmesin
Hak, düşmanıma vermesin
Ayrılık gibi dert olmaz

Bana inanmayan varsın
Aşık’ın yüreğin yarsın
Neler çektiğini görsün
Ayrılık gibi dert olmaz

Aşık Paşa

Ayrılık

Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık

Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık

Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık

Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık

Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık

Kış gecesi ıssız sokakta üşürken
Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık

Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken
Nereye gittiğini bilememektir ayrılık

Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane
Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık

Eline kalem alıp şairlere özenmek
Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık

Mehmet Akif Çeçen

Ayrılık

Gitmek, ayrılık demekmiş
Ayrılık, hazan
Hazan, yaprak dökümü
Yaprak dökümü, tükenmek
Tükenmek, yok olmakmış
Hiç olmak bir anlamda

Aşkı ayrılık beslermiş
Ayrılık uzadıkça
Aşk hiç bitmek bilmezmiş

Elveda Sevgilim

Sana gitme beni bırakma,
demiştim ya,
Artık gitmeni istiyorum,
Biliyorum beni hiç sevmediğin.

Bu yüzden gitmeni istiyorum,
Seni her ne kadar çok seversem seveyim.
Sen benim olmayacaksın,
Beni sevmeyeceksin.

Ben senden asla ümidimi kesmeyeceğim,
Seni hep beklicem ve seveceğim.
Sana sarılmayı, ilerde birgün karşılaşmayı dileyeceğim,
Elveda sevgilim.

Ayrıldık Değil mi

Efkar bastı gönlüme yine
Tat vermiyor bu hayat niye
Canıma işlemiş sevgin gönlüme
Söküp atamıyorum neden

Biliyorum olmayacak hayal benim kisi
Seviyorum desem ne kıymeti var ki
Unutamıyorum diye dert yansam önemlimi
Kendim ettim kendim buldum delilik benimkisi

Hasret çekmekle olmuyor güzelim
Seni rüyalarda görmek yetmiyor ki
Zaten mutluluk benim için bir hayaldi
Ayrıldık işde eller sevinsin değilmi?

Elveda

Elveda demenle yıkıldım o an
Hayal mi gerçek mi anlayamadım
Gözümün önündeydi o yüzün bir an
Ağlamak istedim de ağlayamadım

Şimdi beni istiyorsan neden geleyim
Kalbimi kırmana bir daha nasıl izin vereyim
Bakma öyle gözlerime sen beni kaybettin
Bir daha asla seni sevmeyeceğim

alıntı

Ahmet Arif En Güzel Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

En Güzel Ahmet Arif Şiirleri

Ahmet Arif Şiirleri

Anadolu

Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?

Utanırım,
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım…
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu’yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri…
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda…
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa’da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne – üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?

Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…

Sevdan Beni

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça…
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni…

Uy Havar

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim -leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişim ben seni…

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım…
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni…

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamın
Yarının çocukları, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan-ter içinde, asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni.

Ahmet Arifin Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Ahmet Arifin Şiirleri


Ahmet Arif Şiirleri


OTUZÜÇ KURŞUN

1.

Bu dağ Mengene dağıdır
Tanyeri atanda Van’da
Bu dağ Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karşı
Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanın seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzulların salkımı
Firari güvercinler su başlarında
Ve karaca sürüsü,
Keklik takımı…

Yiğitlik inkar gelinmez
Tek’e – tek doğüşte yenilmediler
Bin yıllardan bu yana, bura uşağı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü değil bu
Gökte yıldız burcu değil
Otuzüç kurşunlu yürek
Otuzüç kan pınarı
Akmaz,
Göl olmuş bu dağda…

2.

Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı
Sırtı alacakır
Karnı sütbeyaz
Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı
Yüreği ağzında öyle zavallı
Tövbeye getirir insanı
Tenhaydı, tenhaydı vakitler
Kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı

Baktı otuzüçten biri
Karnında açlığın ağır boşluğu
Saç, sakal bir karış
Yakasında bit,
Baktı kolları vurulu,
Cehennem yürekli bir yiğit,
Bir garip tavşana,
Bir gerilere.

Düştü nazlı filintası aklına,
Yastığı altında küsmüş,
Düştü, Harran ovasından getirdiği tay
Perçemi mavi boncuklu,
Alnında akıtma
Üç topuğu ak,
Eşkini hovarda, kıvrak,
Doru, seglavi kısrağı.
Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde!

Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı,
Böyle arkasında bir soğuk namlu
Bulunmayaydı,
Sığınabilirdi yüceltilere…
Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,
Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı,
Yanan cıgaranın külünü,
Güneşlerde çatal kıvılcımlanan
Engereğin dilini,
Ilk atımda uçuran
Usta elleri…

Bu gözler, bir kere bile faka basmadı
Çığ bekleyen boğazların kıyametini
Karlı, yumuşacık hıyanetini
Uçurumların,
Önceden bilen gözleri…
Çaresiz
Vurulacaktı,
Buyruk kesindi,
Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreğini leş kuşları yesindi…

3.

Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…

Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

4.

Ölüm buyruğunu uyguladılar,
Mavi dağ dumanını
ve uyur-uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul-usul yoklayıp
Aradılar.
Didik-didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı Acemelinden…

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayrı eşkiyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına…

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

5.

Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Üç nazlı selvi,
Ömrüne doymamış üç dağ parçası.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hısım, dağların çocukları
Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

Bıyıkları yeni terlemiş daha
Benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı,
Hafif,
İyi süvari
Vurun kardaş demiş
Namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını.

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

Anadolu

Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?

Utanırım,
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım…
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu’yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri…
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda…
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa’da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne – üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?

Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…

Sevdan Beni

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça…
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni…

Uy Havar

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim -leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişim ben seni…

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım…
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni…

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamın
Yarının çocukları, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan-ter içinde, asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni.

Janjanlı sözler

Çarşamba, Haziran 20th, 2012

Janjanlı sözler

Tugbam sitesinde en güzel Janjanlı sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Janjanlı sözler
Altımda Araba Gidiyorum hayat Kumarına Fazla Şansını Zorlama Bağlarsın Kolpaya..

Bizim Havamız Sana Suyumuz Sana Destek Olanlara yeter.

Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Oluğ Çıkarsın Sözlerinle!

Sen Rüzgar Gibi Hızlı Olsanda Ben Kasırga gibi Aklını Alırım Korkma 🙂

Aşkı Senden öğreneceğime Trafik Polisinden Motor Dersi Alırım Daha iyi :p

Güzel Olsan Ne fayda? Benden Ekmek çıkmaz Sana Kendini zorlama Boşuna.

Seni Tekniğimle Değil Fikirlerimle Döverim..

Sosyetik mekanlarda Olmuşsun Kukla Kendini Kaybetmişsin Bir Yalan Sevda Uğruna..

Gözlerindeki Yaşı Sil Ağlamaı bile beceremiyosun..

uçan kaçan Bizden Sorulur, Sürünmeye Çalışma Hayat yolun Kısa Olur.

Çok Nazlı Gördüm Seni, Alırm Senden O güzelliği.

Senin Hayatın Dakika uzatmaları oynatırım sana yalvarma boşuna..

Bir Minik Sevda Kuşuyum Dolanırım Amansızca Kalplerde, Çok Havalı Gördüm Seni Rahat ol Alırım Nefesini.

5 Kuruşluk bedenine 10 Kuruş vericem Seni rezil Edicem.

Yunan Askeri Gibi Durma Karşımda Nefretim Büyüyor Denize Atıcam Senide Sonunda..

Yatak Odası Gibisin Kiminle Yatıp Kalktığın Belli Değil.

Sendeki Namus Benim Köpeğimdeki Asaletten Azdır.

Ezberlediğin Cümleleri Unutturucam Sana…

Janjanlı Sözler

Salı, Haziran 19th, 2012

Janjanlı Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Janjanlı Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Janjanlı Sözler
Janjanlı Sözler

Janjanlı Sözler Kısa

Güzel Olsan Ne fayda? Benden Ekmek çıkmaz Sana Kendini zorlama Boşuna.

Seni Tekniğimle Değil Fikirlerimle Döverim..

Sosyetik mekanlarda Olmuşsun Kukla Kendini Kaybetmişsin Bir Yalan Sevda Uğruna.

Çok Nazlı Gördüm Seni, Alırm Senden O güzelliği.

Senin Hayatın Dakika uzatmaları oynatırım sana yalvarma boşuna..

Bir Minik Sevda Kuşuyum Dolanırım Amansızca Kalplerde, Çok Havalı Gördüm Seni Rahat ol Alırım Nefesini.

Fazla Kaptırma Kendini Sanal Aleme Yalan Oluğ Çıkarsın Sözlerinle!

Sen Rüzgar Gibi Hızlı Olsanda Ben Kasırga gibi Aklını Alırım Korkma.

Aşkı Senden öğreneceğime Trafik Polisinden Motor Dersi Alırım Daha iyi.

Ne kimseyi takarım, ne de canımı sıkarım. Müziğimi açar hayatımı yaşarım.

Ben ve yalnızlığım başbaşayız. Peki ya sen neredesin?

Olduğun kişiden asla korkma. Bırak onlar seni nasıl tanımak istiyorlarsa öyle tanısınlar.

Hepinize ‘aklımdan çıkma’ teklifi ediyorum.

Ben yanarsam ateşten değil, buz’dan yanarım.

Sevinme. Çünkü bu limanda kaybettiğim ilk gemi sen değilsin. Şunu da unutma; Rıhtımda kalanı değil, çekip gideni vurur fırtına!

Altımda Araba Gidiyorum hayat Kumarına Fazla Şansını Zorlama Bağlarsın Kolpaya

Ezberlediğin Cümleleri Unutturucam Sana.

Sendeki Namus Benim Köpeğimdeki Asaletten Azdır.

alıntı

Araba Yazıları

Pazartesi, Haziran 18th, 2012

Araba Yazıları

Tugbam sitesinde en güzel Araba Yazıları sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Araba Yazıları
Araba Arkası Yazıları

İstanbul Ankara 1 saat, sana sevgim 24 saat

Sen gökyüzünde dogan günes, ben yollarda çilekes.

Eskiler bizi tanır etikete gerek yok

Asiksan vur saza, söförsen baz gaza!

Cilemse cekerim kaderimse gülerim.

Gas, fren, sanziman… halin duman!

Yaklasma toz olursun, gecme pisman olursun.

Tek rakibim Türk Hava yollari

Miras degil alinteri.

Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.

O simdi asker

Zafer

Dillerdesin

Kaderimsin

Süper İkili

Derin mavi

Ateşle yaklaşma

Köylü güzeli

Bu sevda bitmez

Kime ne

İmparator

Sitem Sözleri 2012

Pazartesi, Haziran 18th, 2012

Sitem Sözleri 2012

Tugbam sitesinde en güzel Sitem Sözleri 2012 sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Sitem Sözleri 2012
Sitem Sözleri
Kısa Sitem Sözleri


Yaşamak için geldiğim bu dünyada sürünerek Aşkı öğrettin bana Teşekkür Ediyorum Sana

Aşk Yaşamakmı? Sevgimi? oNlar nedir Hiç tatmadım hayatımda Hep yarınlara Bıraktı Aşkım beni Hep Yarınları Bekledim belki Döner Geri!

Niye ağlıyorsun dediler, sevdim dedim Niye üzülüyorsun dediler, gönül verdim dedim Elin kızı için değermi dediler, meğerse değmezmiş

Ağlarım Dost Olduğum gecelerime, Sayende Gecelerş Buldum Kendimde, Seni Düşünüp içiyorum her Gece, Duy Sesimi Sevgili Bitsin Bu iŞkence…

YaraLı kalbim Seninle Düzelir Yine Sevgilim, a$k Denilen Duyguyu Seninle iÇerim, Bu SözlerimLe Kendimi teselli Ederim Sevgilim…

Dünya Dönüyor Yine , Sevgimiz parçalandI her parçası Bir yerde, kalbimin Atışları kesiliyor Seni görünce, Gururum Ayaklarının Altında Sevdim Seni Delice…

Birkere Dahi Olsa Anlamanı beklerdim içimdekileri Hep hayata Vurdum Sözlerimi hayat Anladı Ama Sen Anlamadın içimde Sana Olan Sevgimi!

Hep Dertlerim Olunca Bırakıp Gider Dostlarım beni Hep yalnızları Oynarım Sessiz Gecelerimde, Her Yüzüm Güldüğünde Dostum Olur Yanımda Ozaman Dost Olduklarınız Hatırlar Hepsi Güler yanımda, Sadeec Ağladığım Zamanlar Yokturlar Yanımda!

Sen sevda ırmağı, gittin ele aktın, sen dünyamı yıktın Vefasız Aşkım

Dünya döndükçe sen hep bana Dönmeye Başını her yastığa koyduğunda beni Görmeye Her kahkahamda göz yaşı Dökmeye Ben yaşadıkça sen Ölmeye Mahkumsun

Seni Sevdim Delice, her Gece Soruyorum Kendime Ya Biterse Diye, Bitsede Sewgin Saygı DuyarIm Gönlüne, üzüLürüm Sana Böyle Sevgili Bulamazsin Bu tarihte!!!

Dostumuzu Sevdik Yılan Oldu Bize, Arkadaşımız Dedik Yan BaktI Sevgilimize, Bu Sözlerim gelsin Dost Bildiklerime, Yalanları Oynamışız Bu Alemde…

Şehitler Günü Sözleri

Pazartesi, Haziran 18th, 2012

Şehitler Günü Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel Şehitler Günü Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Şehitler Günü Sözleri
Şehitler Günü mesajları
Şehitler Günü sözleri kısa

Şehidin anası çekmesin acı derdi varsa bulunmalı ilacı Şehidin anası olur baş tacı Şehit anasına evlat olmalı…

Nasıl öldü dedim nasıl ben ona, Mehmet’ler ölmez, Şehitler ölmez. Öldü denilmezmiş şehit olana Mehmet’ler ölmez, Şehitler ölmez.

Yetmiş milyon gül dalı…Bu yurt Türk’ün öz malı, Yine Türk’ün kalmalı,Diyen yiğit dilleriyiz.

Senin kanınla yoğuruldu bu kutsal topraklar Senin kanınla yeşerdi nefes aldığımız bu ağaçlar gözün arkada kalmasın, ey şehidim!

Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım Hadi yavrum hadi git ya gazi ol ya şehit

Dağların Tepesine, Eşkiyanın Alnına, Kızların Kalbine Ölümsüz Mehmetcik Yazacağım.

Merhaba Ben Bahriyeliyim Liman Liman Gezerim, Aklıma Eser Kız Tavlarım Aklıma Eser Gemi Temizlerim.

Bu ülke Seninle Gurur Duyuyor. Vatani Görevinde Başarılar. Adam Olmak Adına Son Şansını Da Iyi Değerlendirmeni Dilerim.

Gece Nöbetlerinde Beni Aklına Getirmemeye Çalış. Uyurken Üstlerine Yakalanmanı istemem.

Spora Gidememekten Yakınıyordun Ya. Iste Spor Senin Ayağına Geldi. Iyi Değerlendir.

Bu Söyleyeceklerimi Aklından Çıkarmamaya Çalış: Ay Akşamdan Işıktııır?

Vatan Sana Emanet. Göster Kendini. (yine De Çok Sivrilmemeye Çalışırsan Senin Için Daha Hayırlı Olacak Galiba.)

Sen Askerdeyken Buraları Bize Emanet. (otomobilinin Anahtarlarını Vermeyi Düşünmez Misin? Arada Bir Çalıstırmam İçin Tabi)

O Güzel Askerlik Anılarını Anlatacağın Günleri Sabırsızlıkla Bekliyorum! Sen Yeter Ki Çabuk Gel, Ben Dinlemeye Razıyım

İlk Başlarda Kaç Gün Kaldı Yerine Kaç Gün Geçti Diye Sayarsan Senin İçin Daha Kolay Olacaktır. Gel Teskere Gel. Gönlümüz Seninle

Aşkım Yatağın, Sevgim Yorganın, Yüreğim Yastığın Olsun, Asker Ocağında Rahat Uyu Bitanem.

Şafak Değil Sensizlik Beni Acıtan! Seni çok Özledim Birtanem…

Kapını Çalar Mazi, Dalgınlıkla Açarsın, Arar Gözlerin Beni O Günleri Sorarsın. Pişmanlık Sarar Seni O Günleri Anlarsın Oturup Bu Aşk İçin Sende Ağlarsın.. ama Nafile..?

Aşkın Şarabından Bilmeden İçtim, sevda Yolundan Bilmeden Geçtim, aşkın Bir Alevmiş Yar Yar, bir Ateş Parçası, bilmeden Gönlümü Ateşe Verdim…

Bugün İlk Günüm Sensiz Alışmak Kolay Değil Böyle Bir Anda Ayrıldığımıza İnanmış Değilim Daha…

Şimşekler çakıyor karanlık dağların arkasında.Yıldızlar yine kaybolup gitti küstü bu haysiyetsiz dünyanın o kalleş simasına.Sağnak haliyle yağmur gökleri delercesine yağıyor o da ağlıyor can veren şehitlerinin ardından yas tutarcasına…

Ard arda dizili ay yıldızlı bayraklara bürünmüş, hayatının baharında soldurulmuş, kefenlerine kan bulaştırılmış cennet bekçileri, uğurlanıyor analarının feryatlarıyla mekanların en yücesine
Hain pusularla söndürülen yaşamlara her geçen gün yenileri ekleniyor.Acımadan namertçe arkadan uzanıyor katillerin eli gencecik bedenlere.Kıydıkları canların hesabı bu dünyada sorulmasa bile, mahşer de yakalarına yapışacak koskoca bir millet var bu topraklar üzerinde.

Sitem Mesajları

Pazar, Haziran 17th, 2012

Sitem Mesajları tugbam sitesinde en güzel Sitem Mesajları sizler için hazırlandı
. Buyurun Sitem Mesajları

Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır.
Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kanıp gülü bıraksa da gül binlerce yıldıza kanıp güneşi aldatmazmış.

Niye ağlıyorsun dediler, sevdim dedim. Niye üzülüyorsun dediler, gönül verdim dedim. Elin kızı için değermi dediler, meğerse değmezmiş..

Uzun satırlar yazdım acılar üstüne kısa satırlarda kaldı mutluluk, onu da parantezlere bıraktık ,noktalar koymadık virgüllerle anlatamadıklarımızı ünlemle bitirdik.Yazdıklarımızı soru işaretlerimize bıraktık ,mesela dedik kurduğumuz hayallere umut dedik.İhtimallere sevda dedik boynumuzu uzattık sevda ipliklerine.

Sen sevda ırmağı, gittin ele aktın, sen dünyamı yıktın. Vefasız Aşkım…

Bana geleceksen her şeyinle benim olarak gel.
Bir emanet gibi geldikten sonra,
Yanımda olmanın ne anlamı kalır ki

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında beni ararda bulamassan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

tanrım sana sen gibi bir sevgili versin,umarım sende onu ben gibi seversin o da sever sen gibi bir başkasını,sen sevdiğini seversin seversin,sevdiğinde bir başakasını

Bir Çiçeğin açmak için sebepler bulduğu gibi,
Yaşama dair sebepler bulmak için yaşıyorum…
Eğer bir gün gelir de yaşamak için bir sebep bulamazsam ;
Ölmek için bir sebep bulmuşum demektir

bir beni unutmayı unutmayı denersen,öle biriyle unutki,sana savurduğum kurşunların önüne geçecek kadar cusur,o gün seninle ölcek kadar seviyor olsun.

Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şmdi güneşin doğmasını bekle…