Resimli Asker Şiirleri

Asker Şiirleri Resimli
Asker Şiirleri kısa

Asker
asker,korkusuz bir kahraman
asker,cesaretli bir kaplan
asker,milletini satmayan,
asker,vatanın huzurunu sağlayan
asker,gece gündüz bizi koruyandır.

Güven Aşık


Türk Askeri

Asker,güçlüklere göğüs geren,
Asker,umduğunu değil bulduğunu yiyen,
Asker,soğuk gecenin karanlığında nöbet tutandır.

Asker,birlik beraberliği bilen,
Asker,tanımadığına kardeşim diyen,
Asker,karşısındakine güven verendir.

Asker,bizi koruyan,
Asker,yeri geldiğinde hüzünlenen,
Asker,sevdiği için canını verendir.(Filozof)

Canım Askerim

Tarihte yazılı şerefin, şanın
Her şeyden kıymetli sana vatanın
Uğruna verirsin severek canın,
Tarihi kanınla yazdın askerim.

Canından çok sever, korur vatanı
Çekinmeden verir vatana canı.
Her karış toprakta, bayrakta kanı
Bayrağı kanınla çizdin askerim.

Vatan, bayrak, millet, namus uğruna
Kurşun gelse kaçmaz açık bağrına
Ümitle bakarım senle yarına.
Düşmanı çizmenle ezdin askerim.

Nereye bakarsam anın var senin
Tarihler boyunca şanın var senin,
Bayrakta, toprakta kanın var senin
Dilde türkü şarkı sözdün askerim.

Biz rahat yatarken sıcak yatakta
Siz savaşırsınız Kuzey Irak’ta
Hakkari de bizim, bizim Şırnak da
Ayrım diyenlere kızdın askerim.

Dün Kardak’ta idin bugün Irak’ta
Ölürsen şehitsin kanın bayrakta.
Bedenin çürümez yatsan toprakta
Ne yazık bizleri üzdün askerim.

Durmuş Yığman

Asker Ocağı

Sabah kalk düzelt yatağını giy üstünü 15 dakikada
Burası ana kucağı değil asker ocağı
Bir saat boyunca mıntıka sonra işdimaya
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Sabah kahvaltısı beş zeytin çay kaşar
Öğle akşam yemekte değişik bir koku var
Pilavları hiç karıştırma içinde taşlar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Akşam bot boya birde traş var
Bir yandan soğuk bir yandan rüzgar
Üst değiş saat on deyince herkes yatar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Yağmurda çamurda eğitim yapıyor
Soğuk kış demeden çalışıyor
Çamur içerisinde bıkmadan geziyor
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Mektup bekliyor uzaktaki sevdiklerinden
Nöbet tutarken türkü söylüyor içinden
Yarini özlemiş belli oluyor gözlerinden
Burası ana kucağı değil asker ocağı

550 Gün geçer mi geçer diyorlar
Bu askerlik biter mi biter diyorlar
Sayılı günler çabuk geçer diyorlar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Üşümez donmaz yorulmaz asker
Sevdiğinin hasretiyle yanıyor asker
Gün sayıyor şafak sayıyor asker
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Sefer Kurt

Facebook’u Türkçe Yapmak

Hiçbir program, yama, eklenti vb. kullanmadan facebook’u 1 dk içinde Türkçe’ye çevirebilirsiniz.

1. Öncelikle kullanıcı adı ve şifrenizi girerek facebook’a giriş yapın.

2. Facebook’a girdikten sonra sağ üst tarafta “account” yazan yere tıklayın.

3. “Language” yazan yere tıklıyoruz.

4. Açılan sayfanın altında “Translations Application” yazan yere tıklayın lütfen.

5. Sağ üst tarafta “Add Application” linkine tıklıyoruz.

6. Sayfa altında bulunan “Add Translations” linkine tıklıyoruz.

7. Sağ üstte “English” yazan yere tıklıyoruz ve açılır pencereden “Türkçe”yi bulup, ona tıklıyoruz.

8. Ve işlem tamamdır. Artık facebook’unuz Türkçe. Profilinize girdiğinizde hemen hemen her şeyin Türkçe olduğunu görebilirsiniz.

[DIPNOT].[/DIPNOT]Yapmış olduğunuz bu işlem sayesinde artık nereden girerseniz girin facebook’u Türkçe olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca bu Türkçeleştirme ile Facebook’u en son Türkçeleştirme çalışmalarıyla görüntülemiş olacaksınız. Bildiğiniz gibi bu Türkçeleştirme %100 değildir, ancak varolan en iyi derecede Türkçeleştirmedir.

Orhan Veli Kanık / İstanbul’u Dinliyorum


İstanbul’u Dinliyorum

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhanelerıyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geciyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

Atatürk’ü Anma İle ilgili Şiir

Atatürk’ü Anma ile İlgili şiir
Atatürk Şiirleri
10 Kasım şiirleri
10 Kasım ile ilgili Şiir


ATAM

Atam’ın gözleri kapalı,
Yatıyor mezarında.

Şiirleri okuduk ağlaya,ağlaya
O adam o adam vatanımızı kurtaran

Hayatteyken her yerde barışı sağlayan

Şimdi yatıyor mezarında o büyük kahraman
onsuz kalbimize hançer saplanız
bizi bu acıdan ölüm kurtarı


10 KASIM

Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki

Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli

Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde yaşlar tükendi
Aradan 78 yıl geçse bile
Senin hatıran hiç bitmedi

Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatırlatmadıkça
Günaydın denir ama


10 kasım

yine geldi 10 kasım
mutluklar ve üzüntüler
yine gelir buraya
atatürk ü anarız

ah şu atatürk
hiç unutulurmu
bize hayat verdi
10Kasımı gönderdi

ne güzel sabah var
ne güzel bayram var
keşke hiç bitmese
10 kasım

atatürk ölmeseydi
herkes onu karşılayacaktı.
onu sevecekti
ama öldü


10 kasım

on kasım sabahında
kuşlar bile ötmüyor
seni tarif etmeye
kelimeler yetmiyor

seni kaybettiğinde
millet kara bağlandı
bütün yurt hatta düya
sana içten ağladı

tarihi karıştırırsın
bilmeyen ibret alsın
dileğimiz ALLAH’DAN
mekanın cennet olsun


10 kasım

Yıl otuzsekiz, on kasım perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
Yaman geçmiş Dolmabahçe/de rüzgar

Gerçek olamaz olsa bile bir düş
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş
Böyle toptan bir yas nerde görülmüş
Berabar ağlıyoruz kurtlar, kuşlar

Bu memlekete en çok hizmet eden
Bu aşk ile dağlara gücü yeten
On sekiz milyonun omuzunda giden
Atam Ankara sırtlarında yatar.


10 kasım

Saat 9′5 geçe
Atam dolma bahçedei
Gözlerini kapamış,
bütün dünya ağlamış.

Doktor,doktor kalksana
Lambalarını yaksana
Atam elden gidiyor
Çağresine baksana

Uzun,uzun kavaklar,
Dökülüyor yapraklar
Ben atama doymadım
Doysun kara topraklar


10 Kasım Türküsü

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
Bozkır ovalarına, Erciyes’e, Ağrı’ya
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca

Atatürk’ü Anma şiirleri

Atatürk’ü Anma Şiirleri
10 Kasım şiir
10 Kasım şiirleri
Atatürk Şiirleri


10 Kasım

Her doğum başlangıçtır ölüme
Ölüm;
sığdırılmışsa içine bir yaşam
yaşam adanmışsa yaşamlara
ve öldüğünde insan
selam duruyorsa hala
topuyla,tüfeğiyle ve elinde çiçeğiyle
gözyaşlarıyla damla damla
insanlar

ve varsa hala ardından
ağlayan kadınlar
ve çocuklar
doğduklarında yokken bile sen
senin resminse yakalarındaki
cepheye giderken

ve anılıyorsan hala
senin adını taşıyorsa sokaklar,okullar
akıyorsa damlalar gözpınarlarından
yığınların
ve hala adın yazılamıyorsa
nüfus kütüklerinde
ve hala varsa öldürmek isteyenlerin
ölümün adı değildir
10 kasım
olsa olsa bir merhabadır ölüme

10 KASIM ATA’ YA SESLENİŞ

Sensiz 10 kasım da, nasıl güleyim
Ah çeker ağlarım, dertli yüreğim
Albayrak yarıda, durur direğim
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Hazan geldi Atam, çiçekler soldu
Hergün şehit geldi, millet kahroldu
Şehit anaları saçların yoldu
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Güneşler tutuldu, ayda karardı
Ağladı ulusun bahtı karardı
10 kasımda ulus sana ağladı
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Ordular ilk hedef, akdeniz dedin
Savaşın sonunda zafere erdin
Sana yas tutuyor, şimdi milletin
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Gündüz güneş idin, gecede aydın
Bütün devrimleri ülkeye yaydın
On kasım da aramızdan ayrıldın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Yurdumuzdan hain düşmanı attın
Kurtardın ülkeyi bayram yaşattın
Ecel geldi atam, bahtımızı kararttın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Devrimlerle bu günlere gelindi
Zaferlerle bütün ulus sevindi
Bayram etti ulus, sana güvendi
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Bakari’ yem ben Atamı ararım
On kasımlar da, sever anarım
Kaybettim ben Atama yanarım
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

10 KASIM
Atatürk’üm biliyorum ugün 10 Kasım.
Senin ölüm yıl dönümün.
Ama sen gidince seni buvatan arar oldu,
Bu genç yüreğim seninle doldu.

Sen merak etme Atam.
Senden aldığımız örneklerle olduk adam,
Atam seninle var olduk,
Senin ilkelerinle yoğrulduk.

Sıra biz gençlerde yolundayız,
Sözlerinle ilkelerinle doğru yoldayız,
Seni canaım kadar vatanım kadar,
Çok seviyorum Atam,dünyalar kadar…

10 KASIM

Atam seni çok seviyoruz!
Türk ordusu ile savaştın.
Atam!seni saygı ile anıyoruz.
Türk cumhuriyetini kurdun.
Ülkemizi korodun.
Ruhun hep cennette olsun.
Keşke seni görebilseydim…

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Şiirleri

19 mayıs şiirleri
Atatürk’ü anma gençlik ve spor bayramı ile ilgili şiirler
Anlamlı 19 mayıs şiirler
19 mayısla ilgili şiirler

O GELİYOR

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
Yeryüzüne can veren,
Cana heyecan veren
Al yüzlü Oğan güneş.
Takanın burnu nasıl Karadeniz’i yırtar ?
Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
Uyanın Samsunlular!
Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
Al yüzlü Oğan güneş.
Bugün Çaltıburnu’ndan gülerek doğan güneş.

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Uyanın Samsunlular.
Uyumak ölüme eş.
Diriltir ruhunuzu,
Ufukta bir gemi var.
Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor ?
Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır ?
Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü !
İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
Sanki harlı bir ateş
Yakıyor ruhumuzu.
Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
Üzülmemek elde mi ?
Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.

O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
Gizli inleyen her yürek canlanacak.
Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
Gittikçe büyükleşen
Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel !
Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel !

Celal Sahir EROZAN

19 MAYIS GENÇLİK MARŞI

Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var…

Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
Bir emanet taşırız, Ata’mıza söz verdik.
Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak…

Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı…
Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi…

İ. Hakkı TALAS

ŞU SONSUZ KOŞU

Samsun’a ayak basmış Kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü…
Biz sonsuz bir sabahtayız… O uyusun,
Sevincimiz coşturur O’nun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola,
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağın Ankara Kalesi’nde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

On dokuz Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ay’ı, gül ay’ı,
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

Ceyhun Atuf KANSU

19 MAYIS

19 Mayıs günü,
Yaşıyor kalbimizde,
Atatürk güneş gibi,
Her zaman içimizde.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan Türk gençleri.

Ülkü verir, hız verir.
Bize 19 Mayıs.
Yurdumuzu kurtaran,
Ata’yı unutmayız.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

F. ELMALI

19 MAYIS

Gençlik şölenimiz var,
Yurdumun dört bucağında.
Meşaleler yanıyor,bandırma vapurunda.
Güneş doğuyor,o güzelim Samsun’un ocağında…

Denizler artık dar geliyor,
Zalim düşmanların yaptıkları,ar geliyor.
Bakın; bakın enginlere,
Mustafa Kemal’imiz geliyor…

Yeşeriyor artık umutlarımız,
Şenleniyor artık otağımız evimiz.
Bakın; bakın,enginlere…
Mustafa Kemal’imiz geliyor

Kürtajın Dini Boyutu

Kürtajın Dini Hükmü

Kürtajın Dini Yönü

Iskat-ı cenîn, döllenme gerçekleştikten sonra rahimde oluşan ceninin dış etki ve müdahale ile düşürülmesi; yani çocuk düşürme demektir. Bu da iki şekilde olabilir. Birincisi anne ve babanın rızasıyla gerçekleşen kürtaj; ikincisi ise, darp, korkutma ve benzeri fiillerle çocuğun düşmesine sebep olmak şeklindeki, cenîne karşı işlenen cinâyetlerdir. Hamile kadının karnındaki çocuğun düşmesine neden olan müessir fiilde, gurre denilen bir tazmînat ödenmesi gerekir. (bk. Gurre)

Cenînin dış etki ve müdahalelerle düşürülmesi, yani kürtaj, çok eski dönemlerden beri dinin, ahlâk ve hukukun tasvip etmediği bir davranıştır. Yahudilik ve Hristiyanlıkta olduğu gibi İslâm dininde de kürtaj caiz görülmemiştir. İnsanın yaşama hakkı, erkek spermi ile kadının yumurtasının birleşip döllenmenin başladığı andan itibaren Allah tarafından verilmiş temel bir haktır. Artık bu safhadan itibaren anne-baba da dahil hiç kimsenin bu hakka müdahale etme hakkı yoktur.

İslâm âlimleri, ruh üflendikten sonra çocuk düşürmenin veya aldırmanın haram olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak, bazı fakihler 120 günden veya 40 günden önce çocuğa ruh üfürülmediği için kürtajın caiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak günümüzde tıb sahasındaki ulaşılan bilgiler göstermektedir ki, cenin döllenmeden itibaren bir canlılık ve bütünlük kazanmakta, safha safha oluşum ve gelişimini tamamlayıp ilk birkaç haftadan itibaren organları teşekkül etmektedir. Hatta kalp atışlarının hissedildiği belirtilmektedir. Bu nedenle, ceninin canlılığının, mahiyetini hiçbir zaman kavrayamayacağımız ruhun üflenmesiyle aynı şey olduğunu ileri sürerek kürtajın bu döneme kadar caiz olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim İslâm hukukçularının çoğunluğu da bu görüştedir.

kaynak:diyanet.gov.tr

Hasret Sözleri

Hasret Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel Hasret Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Hasret Sözleri

hasret Mesajları

Hasret Sözleri

Yaşadığım her an Seni özlemeye itiyor beni Ağır geliyor yokluğun Beklediğimsin, özlediğimsin, özlemimsin..

Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa götüremez karanlığımı…

Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça SENSIZ…

Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Lanet edersin yaşadığına… Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin Senin yüzünden bu delicesine içmeler…

Seni görmediğim günler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse İşte öyleyim…

HEY SEN! sen,seni özleyenin haberinden,habersizce özlemle özlenmektesin.sen varya sen özlediklerimin içinde en güzel,en büyük özlemimsin…

unutulanlar unutanlari asla ama asla unutmaz !

merhaba özlenmesi en güzel insan.özümde özlediğim,gözümde tüten,gülünce beni güldüren yüz,duyduğumda en mutlu olduğum ses. SENİ ÇOK ÖZLEDİM ÇAĞLARIM

ya değerimi bileydin ya da değerin kaybolmadan geleydin

Bu gece gözlerinde ayın dogmasını bekle , yıldızlara dokunmaya çalış dokunamagın için üzülme onları segretmekle yetin benim seni özlemekle yetindiğim gibi.

bir bulut gibidir benim kalbim başka yüreklerle çarpışır yağmur yağdırır ve bu yağmurda sadece vazgeçemediklerim ıslanır şimdi dokun saçlarına mutlaka ıslaktır!

bir gülün peşinde koşanlar çiğnedikleri kır çiçeklerinin farkına varmazlar…

BIR ISIM VAR UNUTAMADıGıM.BIR ÇIÇEK VAR KOPARAMADıĞıM.BIR HAYAL VARKURAMADıĞıM.BIRDE SEN VARSıN ÖZLEYIPTE ULAŞAMADıĞıM…

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, Suyun damlasında, selin coşkusunda Kimi yanımdasın kimi rüyamda Ama hep aklımdasın sakın unutma……

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.

SeN NeRDen ßİLiCEkSİnKi Senİ sİLaHiM jArJöRiNe KoyuP hER gECe KaLßİme SıKttıĞıMı…

şimdi daha iyi anlıyorum ki, nefes almak değilmiş,yaşamak ateşlerde yanmak gibi birşey severken bile sensiz olmak

seni hatırlarım güz yağmurlarında hoyrat türkümsün yankılanan dağlarda birden yokluğun gelir aklıma seni sensiz yaşarım dökülen yapraklarda.

bir gün bana soracaksın ,ben mi yoksa hayatımı daha çok seviyorsun diye.hayatı diyecem.küsüp gideceksin ama hiç bir zaman bilmiyeceksin benim hayatım sensin.