Atilla Sandıklı Kimdir Kısaca

Atilla Sandıklı Hayatı


Atilla Sandıklı Kısa Biyografisi

Atilla Sandıklı 1957 yılında İzmir’de doğdu. 1976 yılında İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra Kara Harp Okulu’na girdi. Sırasıyla Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi’nde eğitimine devam etti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ve Marmara Üniversitesi Avrupa Topluluğu Enstitüsü’nde doktora derslerine iştirak etti.Atilla Sandıklı İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde doktora eğitimini tamamladı. 2010’da Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Anabilim dalında doçent oldu.

Atilla Sandıklı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli kademelerinde karargâh subayı ve komutan olarak görev yaptı. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde müşavirlik, Harp Akademileri Komutanlığı’nda uluslararası ilişkiler öğretim üyesi ve uluslararası ilişkiler bölüm başkanlığı görevlerinde bulundu.

Atilla Sandıklı Harp Akademileri Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin kuruluşunda görev aldı ve bir süre bu enstitünün müdürlüğünü yaptı. Kur. Kd. Alb. rütbesinde kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olduktan sonra Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM’ın kuruluşunda genel müdür olarak görev aldı ve bu merkezi kurdu. Bu görevi ve Stratejik Öngörü Dergisi’nin editörlüğünü 4 yıl sürdürdü. TASAM’dan ayrıldıktan sonra Türkiye’nin akil adamlarını bir platform içinde bir araya getirmek maksadıyla Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi’ni (BİLGESAM) kurdu. Halen BİLGESAM başkanlığı görevini sürdürmektedir.

Atilla Sandıklı Çok sayıda ulusal ve uluslararası sempozyum ve kongrenin düzenlenmesinde birinci derece görevler üstlendi. Çeşitli makaleleri ve 15 kitabı yayınlandı. Askeri ve sivil yaşantısında madalya dahil çok sayıda başarı ödülü aldı.

Atilla Sandıklı İngilizce ve Fransızca bilen Atilla SANDIKLI evli ve iki çocuk babasıdır.

Voleybol Hakkında…

VOLEYBOLUN TARİHÇESİ

Voleybol Amerikalı William Morgan tarafından 1895’te A.B.D’de bulundu.Morgan YMCA adlı bir dernek üyesi olarak gençlerin spor yapması için bu oyunu geliştirmiştir.Morgan ,bu oyunu Basketboldan daha az fiziksel temas gerektiren bir oyun oluşturmak üzere basketbol,beyzbol,tenis ve hentbolun bazı özelliklerini biraraya getirmiş ve bu oyuna MINTONETTE adını vermiştir.
Morgan fileyi tenisten ödünç almış ve onu yerden yaklaşık 183 cm. yükselterek ortalama insan boyunun biraz üzerine çıkarmıştır.1896 yılında Springfield kolejinde Y.M.C.A kongresi toplandığında Dr. Mintonette adını VOLLEYBALL olarak değiştirmiştir.
Çünkü önemli olan topu öne-geriye getirmektir ve bu ingilizce volley anlamına gelmektedir. Bir oyun olarak voleybol önceleri A.B.D. iş adamları tarafından oyun sahalarında görülmüştür.1900 yılında Kanada bu sporu benimseyen ilk ülke olmuş ve uluslararası bir kuruluş olan Y.M.C.A. voleybolun bütün dünyaya yayılmasına öncülük etmiştir ve ayrıca aynı yılda voleybol için özel top tasarlanmıştır. İlk uluslararası turnuva 1913 yılında Asya kıtasında düzenlenmiş ve turnuvaya Çin ,Japonya ve Filipinler katılmıştır.
1916’da Filipinler’de topu belli bir açıyla yükselterek başka oyuncu tarafından vurulması şeklinde hücüma yönelik bir stil geliştirilmiştir. Birinci Dünya savaşında Avrupa’ya gelen A.B.D. askerleri voleybolu tanıtmaya başlamışlar ve 1917 yılında Y.M.C.A. üyesi A.B.D. askerleri bu sporu Fransa’ya götürmüşlerdir.1917 yılında Çekoslavakya’da oynanmaya başlamıştır.Aynı yılda oyun puanı 21’den 15’e düşürülmüştür.2.13 metre olan file yüksekliği 2.43 metreye yükseltilmiştir.1918 yılında sahadaki oyuncu sayısı 6 oyuncuyla sınırlı tutulmuştur.
Voleybol 1920’de Polonya’da oynanmaya başlanmış ancak her ülke oyun kurallarını değişik olarak belirlemiştir.Örneğin Asya kıtasında voleybol 9 kişiyle ve alçak filede oynanmıştır.1922’de her takım için üç vuruştan sonra topu karşıya atma kararı alınmıştır.
1922’de ilk defa Y.M.C.A. ulusal şampiyonası Brooklyn Newyorkta 11 eyaletten 27 takımın katılımıyla gerçekleşmiştir. 1928’de turnuvalara ve kurallara ihtiyaç duyulduğu görülmüş ve USVBA(Birleşik Devletler Voleybol Federasyonu) kurulmuştur.Voleybol sahasının YMCA takımı dışındakilere açılımı ile ilk defa ABD açık hava oyunu gerçekleşmiştir.
1930’da ilk defa ikili plaj voleybolu gerçekleşmiştir. 1934’te ulusal voleybol hakemleri onaylanmış ve aynı yıl Stocholm’de IAHF (Uluslararası Hentbol Federasyonu ) kongresinde Polonya başkanı bir teknik komite kurulmasını teklif etmiş ve kurulmuştur.
1936’da Berlin’de Olimpiyatlar sırasında II. Kongre yapılmış ve uluslararası bir komitenin kurulmasına karar verilmiştir.Ancak 2. Dünya savaşının çıkması bu girişimi etkilemiştir.
1937’de Boston’daki Amatör Sporlar Birliği toplantısında A.B.D. voleybol federasyonunu ulusal,resmi ,idari örgüt olarak kabul etmiştir. 1938 yılında Amerika’da uygulanan kurallar küçük değişiklerle uluslararası kurallar olarak kabul edilmiştir.
1947’de Pariste yapılan uluslararası kongrede Uluslararası Voleybol Federasyonu belirlenmiştir. Bu federasyona ilk üye olan ülkeler ; A.B.D., Brezilya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya, Macaristan, Mısır, Portekiz, Polonya, Uruguay ve Yugoslavya’ dır.

• 1948’de ilk ikili plaj voleybolu turnuvası yapılmıştır.
• 1949’da ilk dünya şampiyonası Prag Çekoslavakya’da yapılmıştır.
• 1961 yılında Marsilya’da Olimpik branş olarak kabul edilmiştir.
• 1964 yılında Tokya’da yapılan Olimpiyatlarda erkekler ve bayanlar voleybol müsabakaları Olimpiyat programına konulmuştur.
• 1964 yılında Tokya’da bayanların bir defaya mahsus müsabakaya katılabilecekleri kararı alınmıştır.
• 1966 yılında Prag’da bayanların Olimpiyatlara katılmaması kararı kaldırılmıştır.
• 1974’de Meksika’daki Dünya şampiyonası Japonya’da Televizyondan yayınlanmıştır.
• 1987’de uluslararası voleybol federasyonu Dünya plaj voleybolu serisini programa almıştır.
• 1989’da uluslararası voleybol federasyonu voleybol sporuna yardım programı oluşturmuştur.
• 1990’da Dünya Ligi kurulmuştur.
• 1992’de Amerika’da 4 kişilik profesyonel plaj ligi başlamıştır.
• 1995’te voleybol sporu 100 yaşındaydı.
• 1996’da ikili plaj voleybolu olimpiyat programına alınmıştır.

TÜRKİYE’DE VOLEYBOL

Voleybol Türkiye’ye 1919 yılında Amerikalılar tarafından getirilmiştir.Bu sporu Türkiye’ye tanıtan kişi Dr.DEAVER isimli bir Y.M.C.A.üyesidir.Dr.Deaver 1919-1925 yılları arasında Y.M.C.A. müdürlüğünü yapmış ve adı geçen derneğin Çarşıkapı’daki spor salonunda başlayan voleybol müsabakaları İstanbul’luların ilgisini çekmiş ve rahbet görmüştür.Aynı zamanda Cağaloğlu’nda bulunan Erkek Muallim Mektebinde beden eğitimi öğretmeni Selim Sırrı Tarcan, Y.M.C.A. derneğinde oynanan voleybolla ilgilenmiş ve öğrencilerine bu sporu öğretmiştir.1920-1924 yılları arasında Selim Sırrı Tarcan’ın yetiştirdiği öğretmenler, voleybol öğretmeni olarak görev aldıkları yerlere bu sporu götürmüşler ,yayılmasına neden olmuşlardır.
İstanbul’daki bütün okullarda(Kabataş,Galatasaray,Vefa,İstanbul L.) voleybol futboldan daha öncelikli hale gelmiştir.Bu liselerden mezun olup eski mühendis mektebine geçenler voleybolu 1924-1944 yıllarında buranın sembolü haline getirmiş ,İstanbul şampiyonaları ilgi görmüştür.
1949’da Türkiye voleybol şampiyonası yapıldı.Bu şampiyonaya Beyoğlu, G.S, Altınordu, Moda, Kurtuluş, Vefa, Kadıköy kulüpleri katıldı. 1952’de Ayhan Demir üniversite takımını Mısır’a götürmüş ve modern voleybol ile karşılaşılmıştır.
1953’de ülkemizde Yugoslavya’da oynanan maçlarla oyun sistemimiz değiştirilmeye başlanmış ve 1956’da ilk defa Dünya şampiyonasına katılarak Dünya voleybolu hakkında ,kurallar konusunda bilgi sahibi olunmuştur. Bu arada ülkemize getirilen Yugoslav antrenör gençlerimize modern voleybolu öğretmeye başlamıştır.

TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU
İstanbul şampiyonası 1928’den beri düzenli olarak yapılmaktayken, Türkiye voleybol şampiyonası da 1949’dan itibaren düzenlenmeye başlanmıştır.Türkiye 1948’de Uluslararası Voleybol Federasyonuna üye olmuştur.
Bu duruma rağmen ülkemiz de ayrı bir federasyon kurulmamış, Voleybol,Basketbol ve El topu spor oyunları federasyonu olarak idare edilmiştir.Kulüplerde çoğu zaman basketbol takımları biraraya gelerek voleybol takımı kurmuşlardır.
1958’de yetkililer,federasyonları ayırmış ‘Voleybol ve El Topu’ federasyonu kurmuşlardır.Bu büyük bir aşama olmuştur.
1958’de ilk defa erkeklerde Avrupa şampiyonasına katılan takımımız diğer yıllardaki tüm şampiyonalarda yer almıştır.Kız takımımız 1963’de oynanan Avrupa şampiyonasına katılmıştır.1967’de 35 takımın katılımıyla Avrupa şampiyonasını ülkemizde organize ederek modern voleybolun ülkemize yayılmasını sağlamıştır.
Türkiye ,1998 yılında ilk defa elemelerden geçerek Japonya’da yapılan Dünya voleybol şampiyonasına katılmıştır.

Tarihte Bugün 14 Ocak

Tarihte Bugün
14 Ocak
Tarihte Bugün 14 Ocak

14/01/1850 Bir süre İstanbul’da da yaşamış olan Fransız romancı Pierre Loti.

14/01/1861 Son Osmanlı Sultanı Mehmed Vahideddin.

14/01/1875 1952 Nobel Barış Ödülü sahibi Alman din bilgini, filozof, orgcu, ve misyoner doktor Albert Schweitzer.

14/01/1892 Tanınmış Nazi karşıtı dinbilgini ve vaiz, Bekennende Kirche’nin (İtiraf Kilisesi)kurucusu Friedrich Gustav Emil Martin Niemöller.

14/01/1896 Birinci Dünya Savaşı sonrası “kayıp kuşak”ın önde gelen yazarlarından, ülkesinin yaşam tarzına yönelik sert eleştirilerini yansıttığı Amerika üçlemesiyle tanınan Amerikalı yazar John Dos Passos.

14/01/1923 Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, İzmir’de öldü.

14/01/1923 Mustafa Kemal, Batı Anadolu’da geziye çıktı.

14/01/1923 Londra- New York arası ilk telefon görüşmesi yapıldı.

14/01/1923 Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım.

14/01/1932 Amerika Birleşik Devletleri’nde işsizlerin sayısının 8,2 milyona ulaştığı açıklandı.

14/01/1938 Türkiye- Irak – İran – Afganistan arasında imzalanan Sadabad Paktı Türkiye Büyük millet Meclisi’nde onaylandı.

14/01/1938 Dışişleri Bakanlığı kuruluş kanunu kabul edildi.

14/01/1941 İstanbul Valiliği Üniversite Talebe Birliği tüzüğünü onayladı; Talebe Birliği faaliyete geçti.

14/01/1941 Gergin ve izleyiciyi kendine çeken icrasıyla ünlü Amerikalı kadın sinema oyuncusu Faye. Dunaway.

14/01/1941 Türkiye’de ilk sinemayı açan ve filmcilik konusunda ilk girişimde bulunan, Kemal Film’in sahibi Kemal Seden.

14/01/1943 Sir Winston Churchill, Franklin Roosevelt ve Charles De Gaulle Casablanca Konferansı’nda bir araya geldiler.

14/01/1944 Şair Mehmet Emin Yurdakul.

14/01/1945 Ekmek istihkakı kişi başına 450 grama çıkarıldı.

14/01/1953 Josip Broz Tito Yugoslavya devlet başkanı oldu.

14/01/1957 “Casablanca” filmindeki performansıyla film dünyasının unutulmazları arasında yer alan Amerikalı sinema oyuncusu Humphrey Bogart.

14/01/1963 Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle İngiltere’nin Ortak Pazar’a girmesini reddetti.

14/01/1964 Meclis, Ortak Pazar anlaşmasını onayladı.

14/01/1966 Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lyndon Johnson’ın eski Başbakan İsmet İnönü’ye gönderdiği mektup Meclis’te görüşüldü. Mektupların kamuoyuna açıklanması istendi.

14/01/1970 Mahkum aileleri “genel af” için yürüyüş yaptılar.

14/01/1970 Milli Mücadele kahramanlarından, Genelkurmay ikinci başkanlarından Orgeneral Asım Gündüz öldü.

14/01/1974 Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy.

14/01/1974 Antalya Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.

14/01/1975 Tüm Üniversite, Akademi ve Yüksek Okullar Asistanları Birliği (TÜMAS) kuruldu.

14/01/1977 Güncesiyle tanınan Frnasız kökenli Amerikalı yazar Anais Nin.

14/01/1983 Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e fahri profesörlük ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin fahri hukuk doktorluğu unvanları verildi.

14/01/1986 Yazar Enver Naci Gökşen.

14/01/1987 Yapımcı ve film yönetmeni Turgut Demirağ.

14/01/1987 Uluslararası Ticaret Odası Vehbi Koç’u “Dünyada Yılın İşadamı” seçti.

14/01/1990 Eski Milli kaleci, iş adamı Sabri Dino, Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak intihar etti.

14/01/1993 Nubar Terziyan, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Emek Ödülü”ne değer bulundu.

14/01/1994 4 şehirlerarası yolcu otobüsüne yerleştirilen bombaların patlaması sonucu 3 kişi öldü,17 kişi yaralandı. Eylemleri PKK’nın (Kürdistan İşçi Partisi) askeri kanadı ARGK (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) üstlendi.

14/01/1994 Sinemamızın karakter oyuncusu Nubar Terziyan.

14/01/1995 İlk kez düzenlenen Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Ödülü, İstanbul’da yapılan bir törenle Lübnan’lı şair Adonis’e verildi.

14/01/1996 Besteci Onno Tunç, Bursa’dan İstanbul’a gelirken kullandığı tek motorlu uçağın Armutlu, Bozburun’da düşmesi sonucu yanındaki Hasan Kanık’la birlikte öldü.

14/01/1998 Ses sanatçısı Safiye Ayla.

14/01/2005 Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti harekatına katılarak, Kabil Çok Uluslu Tugay Komutanlığı görevini 27 Ocak’ta 6 ay süreyle üstelenecek 28’inci Mekanize Piyade Tugayı için uğurlama töreni düzenlendi.

14/01/2005 Avrupa Uzay Ajansına (ESA) ait Huygens sondası, Satürn’ün gizemli uydusu Titan’a inişe geçti.

Msn Mesajları

Msn Mesajları

Tugbam sitesinde en güzel Msn Mesajları sizler için hazırlandı
. Buyurun Msn Mesajları

Seni Msn’me Kazıdım Sensiz Olamam..

Bu gün bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında , Eğer ki bir gün beni ararsan ya meyhanedeyimdir yada tam karşısında…

Seni oNline Olarak değil Seni canlı yaşamak istiyorum..

BuGüNü yaşıyorsam yarının seni bana getireceğine inandığım içindir….

Bırak Artık Adresleri Hadi gel BuL Beni!

Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parcalayacak kadal asildir.

Yavaş yavaş başladı içimdeki sevgi şimdi ellerim titriyor tut ellerimi seviyorum seni.. Bir sevgi diledim gözyaşı buldum. Bir dost diledim sırtımdan vuruldum. Derdime derman diledim derdimin tiryakisi oldum. Bilki gerçek sevgiyi ben sende buldum!

Seven unutmaz unutansa sevmemistir eğer sevipte unutmusa sevmesini bilmemistir.

Kül olmuş ateş yanar mı? Buz tutmuş su akar mı? Bu gözler seni sevdi başkasına bakar mı?

Sevgini taşımak değil hasretini çekmek zor gülmeyi unutmak değil ağlamaya alışmak değil ölmekte değil özleyipte görmemek zor…

Sev ama yürekten olsun, gel ama ebedi olsun, gidersen benide ***ür, gittigimiz yer kara toprak olsun

Kızlar sevgiyi kalplerine,erkekler ise ceplerine koyar! benim ceplerim dolu sevgini bomboş olan kalbime yazıyorum

Seviyorum seviyorum haykırarak söylüyorum kimselerden korkmuyorum ölümüne seviyorum

bigün bana soracaksin ben mi dünya mi diye.Ben dünya diyecegim ve sen küsüp gideceksinama bilmeyeceksinki benim bütün dünyam SENSIN!

gülmek icin mutlu olmayi bekleme, belki mutluluk gülüsünde saklidir. sakin aglayayim deme, kim bilir belki bir yerde senin bir tek gülüsün icin yasayan biri vardir.

Eger Son Nefesimi Vermeden Once Mutlu Olacagini Bilirsem Cehenneme Bile Gulerek Giderim.!

Seni ben değil gözlerim seçti , onlar sevdi onlar beğendi , banane gidersen ONLAR AĞLASIN !!!

Zenginbir adam darbir sokaga girmis ayni anda yandan bir filozof gelmis,zengin adam demiski benbir serseri için yoldan çekilmem filozofda demisbençekilirim

Cicekler bahcesinde gecsede ömrüm senin üstüne gül koklamam gülüm seni koklamak olsada ölüm sen buna degersin be gülüm

Düşlerim vardıgörmekten korktuğum,hislerim vardı söylemektenkorktuğum,şiirlerim vardı yazmaktan korktuğum,şimdisen varsın kaybetmekten korktuğum

Vücudun otobüs, beynin şöfördür kalbin şöför maaline geçerse aşık oldun demektir.

Aşık bir insansan mantığını unut, mantıklı bir insansan aşkı unut. Hem aşık hem mantıklıysan kıskanırım seni ben.

Sen seni seveni göremeyecek kadar körsen seni sevende seni sevdiğini söylemeyecek kadar gururludur.

Gidene kal demeyeceksin.gidene kal demek zavallılar****alana git demek terbiyesizlere.dönmeyene dön demek acizlere yakışır…

Sadece çocuklar ağlar ve sadece Allah affeder eğer bir gün gidersen çocuk değilim ağlamam Allah değilim affetmem.

Polis bi gün 3 arkadaşın evine baskın düzenlemiş.Sizi uluslararası kaçakçılıktan tutukluyorum demiş.Adamlarda ;”Abi biz Fenerbahçeliyiz uluslararası ne işimiz olabilirki?”demiş.

GözLerin daLarSa ßiLki dü$ündüm Seni, kuLagIn CInLarSa ßiLki aNdIm Seni, GeCe UyanIrsan ßiLki ReSMiNi Öptüm, GözLeriNden Ya$ damLaRSa ßiLki SenSiz ÖLdüM..

DUNYADA UC SEYI SEVDIM. SENI, KALBIMI VE UMIT ETMEYI. SENI SEVDIM SENSIN DIYE, KALBIMI SEVDIM SENI SEVDI DIYE, UMIT ETMEYI SEVDIM BELKI SEVERSIN DIYE

seni denizdeki canlılara anlattım. benin canım sevgilim balıkları bile aglattın