Doğum günü mesajları dayıya

Doğum günü sözleri dayıya
Dayıya doğum günü kutlama mesajları
Dayılar için doğum günü sözleri

Dayıcığım doğum günün kutlu olsun… Sevdiklerinle birlikte nice mutlu yıllara ulaşmanı temenni ederim.

Anne yarısı biricik dayım doğum günün kutlu olsun.

Bol gülücüklü yılların olsun dayıcım iyi ki tanımışız seni .

Farkında mısın biraz daha yaşlandın, ama olsun sen tanıdığım en tatlı dayısın. İyiki doğdun

Dedim, diyorum ve sonsuza dek diyeceğim: İyi ki doğmuşsun dayıcığım, iyi ki varsın!

Yeni yaşını kutluyorum, eski yaşını şutluyorum, bugün doğum günün madem doğum gününü kutluyorum dayıcığım

Bu mesajı neden çekiyorum, unuttum, inan hiç hatırlamıyorum. Dur bakayım.. dur dur aklıma geldi:) Doğumgünün kutlu olsun dayıların en tatlısı

Günlerden cumartesi, şimdi geliyor yağmurun sesi, bir elimde telefon kutlamak istiyorum ben seni. İyi ki doğdun dayı

Pastanın etrafında sevdiklerin, kalbinin etrafında sevgilerin, senin etrafında yeğenlerin doğum günün kutlu olsun.

umutlar, hayaller bugüne saklandı. Üflediğin mumlarla gün yüzüne çıktı sağlıklı mutlu bir yıl geçirmen dileğiyle iyi ki doğdun dayıcığım

Acının “sen” hali


Acının “Sen” hali

acının rahmine düştü sevdam
çoğaldıkça, kan kustu dünya üstüme
zehirledim adını hatırlatan her yağmuru ….
toprak utandı…..
gelmiş geçmiş en büyük yalandı senin söylediğin
yalan kendinden şüphe etti,
gece ağladı, şarkılar ağladı, şiirler yasta
zaman şimdi en sancılı vaktinde…..
derin derin işliyor içime…

bütün aynalar, yüzsüzlüğüne kırıldı
her parçada, kestiğin söz battı gözlerime
kafiyesi kalmadı ağlamanın….
canını acıttım, adını hatırlatan her yağmurun..
tenim çürüdü, elleri titredi gecenin…..

/….susmalardan geçtim,
avazım çıktığı kadar koynundayım kelimelerin…./

kaç hali var ki bunu anlatmanın?
“sen” hali sırtımda bıçak yarası gibi

Aşk sendin…

Bir balıkçının oltasına takılan umuttu aşk.
Gökkuşağının pembesiydi.
Belki bir martının kanadında…
Belki bir çileğin kırmızısında…
Küçük bir çocuğun dondurmasıydı aşk.
Aceleyle yazılmış hasret kokan bir mektuptu.
Bazen bir damla göz yaşında, bazen dudaklardaki bir gülümsemede gizlenen duygu seliydi.
Sırılsıklam olmaktı aşk yağmurda.
Bir şampanyayı yudumlamaktı ay ışığında.
Bir kahkahaydı aşk.
Gülümsemekti acılara.
Ve bir öpücüğü paylaşmaktı yiten günün ardından sevgiliye verilen bir ince kır çiçeğiydi aşk…
Bir çift kara gözdü…
Her gün yenilenmekti aşk aslında hiç değişmeden.
Bir melodiydi sevgilinin sesinden sonsuzluğa uzayan.
Aynı rüyayı görmekti.
Yağmurun kokusuydu aşk…
Yosun kokan beyaz köpüklerin türküsüydü.
Bir hayali paylaşmaktı ve yaşatmaktı o hayali.
Hayata sarılmaktı sevgilinin siluetinde.
Aşk bir heyecandı kaçamak bakışlarda sobelenen.
Özlemekti aşk…
Seni özlemekti…
Aşk sendin…

HerŞey sende gİzlİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Can Yücel

Herşey Sende Gizli..

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Yazar:Can Yücel..

Seni Çok Özledim

Yagmur da var
Çok sevdigim rüzgar da
Bugün Pazar
Daha uyanmadi komsular
Damlarin üzerinde kuslar
Daha rahatlar
Radyolarda eski sarkilar çaliyorlar bu saatlerde
Gönül penceresinden ansizin bakip geçenlere dogru
Yagmur da var
Çok sevdigim rüzgar da
Daha uyanmadi komsular
Bugün Pazar
Ve ben seni çok özledim

Disarı çikmak istiyor canim
Tek basina haytalik etmek
Islanmak Pazar sabahinda yagmurda
Bos caddelerde dolasmak
Vitrinlerine bakmak magazalarin
Sinemalarin afislerine
Sokaklarin isimlerine
Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
Bir merhaba demek sessizce
Sahilde martilara simit atmak
Otobüslerin ilk seferlerine binmek
Gitmek istiyor canim
Hayatin gittigi yere…

Islik çalip sarkilar uydurmak kendi kendine
Firindan taze ekmek alip
Bugusunu çekmek içine
Ve ben seni çok özledim

Tam böyle bir sey
Çiçege su yürümesi
Bebegin aglamasi
Topragin uyanmasi
Yagmurun yagmasi
Atesin sicagi
Bu Pazar sabahi
Tam böyle bir sey
Bir sabahçi kahvesine ugramak
Bir bardak çay
Taze dem kokusu
Hayatin atardamarlarinda dolasmak
Bölmeden sehrin uykusunu
Bir siir yazmak
Pazar bulmacasinin bos karelerine
Siirde tam da bunu anlatmak delice
Tam böyle bir sey
Hesapsiz gölgesiz bedelsiz kimsesiz
Bir siir yazmak
Bir bardak çay içmek
Sokaklarda gezmek
Yagmurda islanmak
Ve ben seni çok özledim!.

İbrahim SADRİ