Cuma Namazı İle İlgili Sözler

Cuma Namazı İle İlgili Hadisler,

Cuma Namazı İçin Sözler,

Cuma günü İle İlgili hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

– Cuma, müminlerin bayramıdır Bugün yapılan ibâdetlere en az, iki kat sevab verilir Bugün işlenen günahlar da, iki kat yazılır

-Sevablar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de, Cuma günü ve gecesinde işlenilenden daha kötüsü yoktur Ramuz

-Cuma günü selametle geçerse, diğer günler de selametle geçer İGazali

-Cuma günü, kuşlar, vahşi hayvanlar birbirine, “Selam size, bugün Cumadır” derler Deylemî

-Cuma diğer Cumaya kadar ve fazladan üç gün içinde işlenen günahlara kefaret olur Çünkü iyi bir amel işleyene on kat sevab verilir Taberânî

-Cuma günü veya gecesi ölen, şehit olur, kabir azabından kurtulur Ebu Nuaym

-Büyük günah işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile Cuma namazı, öteki Cumaya kadar aralarda işlenen günahlara kefarettir Müslim

-Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret eden kimsenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur Tirmizî

-Cuma günü gusleden kimsenin günahları affolur Taberânî

Cuma günü sabah namazından önce, “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa, bütün günahları affolur İbni Sünni

-Böyle büyük mükâfat verilebilmesi için, o kişinin, düzgün itikada sahip olması, kul hakkını, kazaya kalan farzlarını ödemesi ve haramlardan vazgeçmesi şarttır

Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn yani iki Kul euzüyü okuyan kimseyi, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, belâdan, kötü işlerden korur İbni Sünni

-Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur Dare Kutni

-Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın günahları affedilir İsfehani

Cuma namazını kılmayan kimsenin kalbi mühürlenir iyilik yapamaz olur, gafil olur – Müslim

Allahü teâlâ, bugünden itibaren kıyamete kadar size Cuma namazını farz kıldı Adil veya zâlim bir imam başkan zamanında küçümseyerek veya inkar ederek Cuma namazını terkedenin iki yakası bir araya gelmesin! Böyle bir kimse tevbe etmezse, onun namazı, zekâtı, haccı, orucu ve hiçbir ibâdeti kabul olmaz ibni Mace

Allaha ve ahırete inanan, Cuma namazına gitsin! Taberânî

-Cuma namazına giderken ayakları tozlanan kimseye Cehennem ateşi haramdır Tirmizî

– Kendisine Cuma namazı farz olan her müslümanın alış-verişini bırakıp namaza gitmesi farzdır Özürsüz Cumaya gitmemek haramdır Ezan okunurken de, alış-veriş yapmak mekruhtur Hâlbuki alış-verişin kendisi helaldir Yani alınan mal mekruh değil, helaldir Fakat ezan okunurken alış-veriş yapılması mekruhtur

– Seferi olana Cuma kılmak farz değildir, kılarsa farz sevabını alır Hindiyye

– Cuma namazı kılınmayan çok küçük köylerde ve kâfir ülkelerinde, cemaatle öğle namazı kılınır ve ikamet okunur

-Cumanın sahih olduğu yerlerde, öğleyi cemaatle kılmak ve ikamet okumak mekruh olur Fetava-i Abdurrahim

– Mahkumlara Cuma namazı farz değildir Öğle namazını cemaatle kılabilirler

– Cuma namazı yalnız erkeklere farzdır Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi şöyle:

-Cuma namazı kılmak, köle, kadın, çocuk, hasta hariç, her müslümana farzdır Hakim

-Cumaya gelmeyen erkeklerin evlerini yıksam diye düşündüm Buharî

– Kadınların Cuma günü, öğle namazını evlerinde kılmak için cemaatin camiden çıkmasını beklemeleri şart değildir Hidaye

Cuma günü oruç tutmak müstehaptır Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Cuma günü oruç tutana, on ahıret günü oruç sevabı verilir- Beyhekî

Bazı âlimlere göre de yalnız Cuma günü oruç tutmak mekruhtur Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Yalnız Cuma günü oruç tutmayın! Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutun Buhari
Sünnet ve mekruh olduğu bildirilen bir işi yapmamalıdır! Bunun için Cuma günü orucu perşembe veya cumartesi ile birlikte tutmalıdir

carlos fuentes kimdir

carlos fuentes kitapları

carlos fuentes Biyografi
Carlos Fuentes Macías, 11 Kasım 1928 de doğdu.
Carlos Fuentes Meksika’nın önde gelen yazarlarındandır.
Amerika Birleşik Devletleri’nde Columbia, Harvard, Princeton ve başka üniversitelerde dersler verdi. Çok sayıda deneme ve senaryo yazdı. Bir süre Meksika’nın Fransa büyükelçiliğini yaptı.
Romanları arasında en önemlilerinden olan “Terra Nostra” Venezuela’da Romulo Gallegos Ödülü’nü kazandı. 1987 yılında, İspanyolca yazan yazarlara verilen en büyük ödül olan Cervantes Ödülü’ne değer bulundu. Octavio Paz ile birlikte Obregon Literature Collection’u yönetti.

carlos fuentes kitapları
Laura Diaz’lı Yıllar (Can, 2001)
Cam Sınır (Can, 1998)
Doğmamış Kristof (Ayrıntı, 1998)
Diana, Yalnız Avlanan Tanrıça (Can, 1997)
Yanık Sular (Can, 1996)
Artemio Cruz’un Ölümü (Can, 1983)
Körlerin Şarkısı (Can)
Deri Değiştirmek (Can, 1984)
İnez’in Sezgisi (Can, 2003)
Kendim ve Ötekiler (Can, 2003)
Koca Gringo (can yayınları)
Kutsal Bölge (Ayrıntı, 1996)
Sefer (Can, 1993)
Aura (Can, 2005)
Terra Nostra – Bizim Toprak (türkiye iş bankası yayınları 2005) -2 cilt karton kutu.
Kartal Koltuğu (Can, 2011)

wikipedia

iyi Sözler

iyiliğin bedeli bu olmamalı sevdiğini bırakıp gitmemeli sende bir iyilik yap beni bende yaşa…

iyilik yapan kötülük bulur, eğer iyilik yapmak istiyorsan tanımadığın insana iyilik yapki iyiliğin değeri oLsun!

iyilik yap denize at

Aşağılık insanlara iyilik etmek, denize su taşımaya benzer. ( Servantes )

Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar. ( Racine )

Başkalarında iyilik, kendinde ise kötülük ara. ( Benjamin Franklin )

Bir dana binlerce inek arasında kendi anasını nasıl seçer ve bulursa, insanın yaptığı iyilik ve kötülüklerde eninde sonunda gelir onu bulur. ( Pançantra )

Bir fenalık ettinse, arkasından bir iyilik icrasına çalış ki, o fenalık defterinden silinsin( Hadis-i Şerif )

Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. ( Hadis-i Şerif )

Bir kimseye edilecek iyiliğin en mükemmeli o kimseyi minnet altında bırakmayanıdır. ( Balzac )

Deryaya bıraksan eylik zayi olmaz. ( Süleyman Baba )

Her iyilik bir sadakadır. ( Hadis-i Şerif )

Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz. ( J.J.Rousseau )

İnsan, hayatında yaptığı iyilikler kadar mutlu olur. ( Şehabeddin Ahmed )

İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür. ( Şheakspeare )

İnsanoğlu hilebazdır, kimse bilmez fendini, Her kime iyilik edersen, sakla ondan kendini. ( La-Edri )

İyiliği, yalnız iyiler anlar, kötülüğü herkes.( Cenap Şehabettin )

İyilik, insanlık sanatıdır. ( Nizami )

İyilik, iyilikten, kötülük de kötülükten doğar. ( Buda )

Milletlerin gelenekleri başka başkadır, fakat iyilik her yerde birdir. ( Heine )

Vahşi hayvan tuzakla, insanoğlu iyilikle avlanabilir. ( Şirazi )

Yaptığın iyiliği hatırlama, gördüğünü unutma. ( Chillon )

Yalnız iki erdem var. Ah bunlar bir birleşse: İyilik hep büyük olsa, büyüklük de hep iyi… ( Schiller )

Zerre kadar iyilik eden mükafatını, zerre kadar kötülük eden de cezasını görür. ( Zilzal Suresi,7-8 )

Zaman İle İlgili Yazılar

Zaman İle İlgili Çeşitli Yazılar,

Zaman İle İlgili Yazı,


Zaman Unutturmaz

Bu suskunluk baba yadigarı ömrüme
Şimdi bütün şiirlerim sukünet ağacında kendini infaz etmekte
Bir bir gebermekte bütün ünlüleri ve ünsüzleri alfabenin
Zengin bir şiirden arakladığım cümlelerle
Fukara bir şiir yazıyorum şimdi
Delik cebimden dökülüyor bütün benzetmelerim
Kırıldı insanlara olan inancım
Ağır geliyor yüreğimdeki sancım
Bitmek tükenmek bilmiyor hıncım
Tutsam elimle gökkubbeyi yırtsam diyorum
Kussam nefretimi asfaltına kentin
Suratına tükürsem bütün kahpeliklerin
Sızsam sonra gecenin koynunda
Mavi olsam denizlerde kaybolsam
Yağmur olsam yağsam şakır şakır
Çamur olsam aksam öyle sokaklara
Bilmese beni kimse ben bilmesem kimseyi
Silinirmiki gözlerimin acımtırak haykırışları
Silinmez biliyorum
Zamanla unutursun demeyin en çok buna kızıyorum
Çünkü zaman hiçbir şeyi unutturmaz sadece acıyı hafifletir…

Günaydın Hayat

Bugün çok ağlamalıyım,gün,güneş,hayat,yıkım,zaman
Gözyaşlarım nehir olmalı
Arınmalı ruhum
kalbim sevginden
Yarın güler geçerim
Acılara.
Ama bugün matem
Tutma zamanı
Yalnız kalmanın var
Bir anlamı
Ve güneş doğuyor
Günaydın hayat,
Bak burdayım
Gitmedim daha
Yıkıldım sandın
Ayaktayım hala
Günaydın hayat
Bak gitmedim
Burdayım daha
Kırıldım sandın ama
Tek parçayım hala…..

Satır Çizgileri-Ah Onlarda Olmasaydı

Satır çizgilerine basit olarak görsek de,
Aralarına kelimeler döküldükçe,
Yük biner, üzerilerine.
Sırlar saklarlar, kimi zaman,
Kimi zaman da gözyaşlarıyla yıpranırlar,
Sevinçler, hayaller, aşklar, ayrılıklar…
Ve daha nicesi…
Önce ona anlatır, yalnız kalanlar,
Şairler, ozanlar, yazarlar…
Ve daha nice zanaatkâr,
Müsvettelerini, eserlerinin son hallerini,
Önce onlara aktarırlar.
Önemli olaylar, yaşanan hatıralar,
Hayatının bir köşesinde kalmış sırlar,
Sadece onların arasında saklanırlar.
Biz ölüp, gitsek bile,
Onlar kalacak ardımızda
Onlar yaşatacak, hatırlatacak
Hayatta kalanlarımıza.

Farmville Facebook’tan Ayrılıyor

Farmville, Facebook’tan ayrılıyor

Facebook’ta fırtınalar estiren Farmville oyununun dönemi bitiyor.

Yaklaşık 48 milyon kayıtlı kullanıcısı olduğu sanılan Facebook’un popüler çiftlik oyunu Farmville, Facebook’tan ayrılıyor.

Facebook’un anlaşmalı olduğu en büyük şirketlerden biri olan Zynga’dan yapılan açıklamaya göre Farmville başta olmak üzere FishVille ve Mafia Wars gibi popüler Facebook oyunları artık Facebook’ta yer almayacak ve Zynga yoluna yalnız devam edecek.

Zynga’nın bu kararı almasında Facebook’un Farmville ve diğer oyunlar için getirdiği bazı sınırlamaların etkili olduğu sanılırken, Zynga’nın ne zaman Facebook’u tamamen bırakacağı henüz netlik kazanmadı.

haber3

Amasya şiirleri

Amasya şiir,
Amasya ile ilgili şiir

Amasya Mektupları

I.
nasıl tanınabilir yüzüm seninle
böyle bırakıp gittin ya beni
dalgın bir kuğuydum, oyalanmadın
sesinin rengine hapsettin beni.

ve şimdi bir büyük anısın sokaklarımda.

nasıl tanınabilir yüzxüm seninle
ıtır kokusu toprağındayım
kapılara paslı kilit vurmuşlar
sarıya boyamışlar evlerimizi
sanki güvercinsin, kanadındayım.

ve bir turuncu kandil kovalar beni.

nasıl tanınabilir yüzüm seninle
bir kış odasında vuruldum ağır
bu yaralar şu kalbime musallat
işte gidiyorum açıyor zakkum.

yüzüme baktıkça çağırıyorum seni.

II.
her şey seninle şimdi, masum ve dilsiz
öyle çıkıyoruz yukarılara
ağzın, ötelerin şelalesidir
saçlarına kar değmemeiş daha ne?
ellerinden tutayım bırakma beni.

sesin okunuyor su çırpıntısından.

her şey seninle şimdi, karanlık kışla
gömleğime değen berrak bir türkü
al al götür beni akşamlarına
gideceğim adres yeni değil ki
oralarda selvi, bir kaç menekşe.

ihanet sıçrıyor ak gerdanından.

her şey dağılıyor seninle şimdi.
ah! künhüne vardığım sırlarım bitti
yüzünle sınandım, senin yüzünle
yalnız tasan kaldı bana, hafifliğinden
bir su kenarında akan gözlerim
ayrılık topluyor dudaklarından.

III.
derler ki imlası kırık kaderin
içinden geçermiş ferhatın kahrı
ya ben sana nasıl gelirim şirin
bulutun içinden rüzgar sesinden
ya ben sana nasıl gelirim ferhat
kalbimdeki ırmak sakinliğinden.

derler ki goncası açmaz bir aşkın
kapıları örtük olurmuş he mi?
mermere yazılan harfler kaybolur
yağmur düşer sızlanırmış karanfil
ben böyle bekliyorum yollarda, gülüm
imlası kırık kalbimle seni.

Cafer Turaç

Düşlerde Güldü Zaman

Düşlerde Güldü Zaman
Zaman geçiyordu düşlerden
hiçliğine tamamlarken gerçeği
kristal küreye vuran ışıktı zaman

Kırık ve renkli

Zaman geçiyordu acıtan gülüşlerden
nakşında kuruyan kirpik rimeli
nemlenmiş vedalarda
bir ipek mendildi zaman

Yırtık ve kirli

Zaman geçiyordu telâşelerden
sıkıntılar dökülüyordu heybesinden bir bir kaygılar
tenhalıktı büyüyen karanlığında zaman

Dehşet ve kindi
Aynıların görüntüsünden geçiyordu zaman
haza haz, acıya acıydı
kimineyse
üzerinden yılları yüklenmiş nehirler geçen
bir çakıl taşıydı zaman

Yük ve mihnetti

Zaman geçiyordu sevişmelerden
ince ışıklarda kırılan aşkın
süzüldüğü camdı zaman
camdan süzülen ışığın hangi tarafı
kimdi

Sen ve öteki

Bir büyük bütünden geçiyordu zaman
silinemez sevgiden
doğumun, ölümün ötelerinde
güzeli yeşertiyordu içinde varoluşun çiçeği
zamanı çoğaltan oydu belki de

Gül ve dikeni

Zaman geçiyordu düşünüşlerden
savuruyordu saçlarını evrene
bir telinde yıldız, diğerinde güneşti
neyi kovalıyordu o koca bilge
bilinir mi nasıl yaşardı zaman

Keyif ve zevki

Acılardan geçiyordu zaman, dertlerden
kemer gibi dolamıştı beline sargı bezini
merhemi dilindeydi
derin yaralar gezginiydi zaman

Yorgun ve terli

Derilmez bahçeydi zaman, uçsuz bucaksız
bütün kipleri içeren
tüm hâlleri de
her şey onun içinde büyütüyordu kendini
aşıyordu zamanı yalnız

Yokluk ve sevgi

Tamlardan geçiyordu zaman kendini büyütenden
hangi varlık tamamlansa, heplense
tümü hiçe gönderiyordu yokluğun teğetinde
hiçi başka zamana
her anıyla kendini bütünlüyordu zaman

Uçuk ve yerli

düşürülen saatlerden geçiyordu zaman tik taksız
bukağıdan, zincirden
zihnin bilince açılan penceresinde
beşikten mezara değildi zaman, daha öteleriydi

Artı ve eksi

Geçilemiyordu yokluk
sessizlikler de

Şimdinin sarpında yaşanan
ulaşılmazlar köprüsüydü zaman
umudun sıratı selleyen uçurumuydu

Sonsuz ve ilki

Ali Rıza Kars

Aşk(a) Dair

Aşk(a) Dair

“İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya

Aşk Komutu


Sağım sensin , solum sen .
Her adımımı sana doğru atar ,
Sana doğru koşarım her marş marşta .
Her selam verişimde karşımdadır hayalin .
Gözlerim gözlerinde ,
Dudağından çıkacak emri bekler kulağım .
İsterim ki gel diyesin ;
Kaç gel , her ne cezası varsa .
Zaten , cezanın en ağırını çekiyorum ,
Senden ayrı kalmakla .

Bir boru sesi yoklar yüreğimi .
Bir perde iner gözlerime , bulut bulut ;
Sana yollarım ,
Benim için ağlasın diye .

Bir kalem alır , hançerlerim yüreğimi .
Bir kurşunda beynim param parça ,
Bir dalışta gözlerim kör ,
Kulaklarım sağır olur ;
Sen can verirsin bana .

İstemem omuzlarım dolusu yıldızı .
İstemem , saman yolu bile benim olsa .
Güneşe hükmetsem , istemem .
Denizleri kara , karaları deniz yapsam ,
Geceyi gündüz , gündüzü gece kılsam ,
Irmakların akışını değiştirsem ,
Tüm dağları düzlesem , istemem .
Yeter ki sen gelip kon omuzlarıma
Ve
Şarkılar fısılda kulaklarıma .
Güzelliğini yalnız ben göreyim .
Yeter ki
Sen ver tüm komutlarımı ;
Ö l de
Ö l e y i m .

Abidin Tatar

HerŞey sende gİzlİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Can Yücel

Düşlerim var, rüzgara ters düşen…

Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi…
Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni…Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduğumu anlamış değilim hala) düştüğüm yüksekliği görmek mi?

Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme?
Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan…
Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye..

Niye farklı olduğumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?… Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı ağlayan bi yüz olduğunu öğrenmek içinmi bütün bu çabalar? Ne zaman acık vericek diye ben kaçtıkca bıkmadan üstüme gelmeleri…
Neden?…

Herşey yalan sadece düşlerim gerçek…
Düşlerim var rüzgara ters düşen…

Her attığım adımda onlara, biraz daha kaybediyorum içimdeki beni… Vardığıma kalacak mıyım?
Bilmiyorum.

Yalnız mıyım? onların dediklerine göre yalnız olamam… Etrafımdalar çünkü…
Ve evet bencede yanlız değilim kimsenin bilmediği 2 kişilik bi dünyam var benim..
Adım hala hayat kitabında yazıyor…
Gerçek cok şeffaf tıpkı, ağladığımda gözlerimin kıpkırmızı kesilmesi kadar…
Kahretsin, acınacak haldeyim yine, kelimelere vurmak bu olsa gerek…

Melekler, duymuyor sesimi
Karanlık işte yine her yer
Gözyaşlarım, keşkeleri yok edemiyor
Korkuyorum
İnancım kalmadı benim….

güne bu şiirle başlamalı

——————————————————————————–

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN…

Seni seviyorum

Seni seviyorum, nedensizce seviyorum ,
Seninleyken benliğimi anlıyorum,
Hayatın bir anlamı oluyor,seviyorum çünkü,
Sende kendimden birşeyler buluyorum.

Ah O! Gözler uğruna neler, neler vermezdim,
Yalnız beni görsünler diye,
Hele O! Ellere bir de diyet verirdim,
Beni, yalnız beni sevsinler diye.

Ya O! Dudaklara ne demeli,
Kahreden O! Dudaklar değilmi,
Öpülesi kan kırmızı dudaklar,
Onlara can feda, Seviyorum demeselerde.

Dünyalar benim olurdu inan,
Kalbinde bir parçacık, yerim olsaydı,
Hayatımın son günü bile,
Yine seni severdim, O! Kalp beni unutsada.

By: Oğuz Demirci

Söyle Bir Tanem

Sitem etme öyle,
Geçen yıllara,
Kalbinde acılar,
Gözlerinde nem.
Boş yere yıkıldı,
Bizim aşkımız,
Kim kimi terk etti,
Söyle bir tanem.
Hani ben ölsemde,
Aşkım yaşardı,
Hani gözlerinden ,
Sevgim taşardı.
Hani kalbin yalnız,
Bana koşardı,
Kim kimi unuttu,
Söyle bir tanem.

Hakkı Yalçın

Ben seni sevdimde öldüm

Ben seni sevdimde öldüm

Bitmiyor sevdan bende
Hasretin bir kaç kelime dilde
Benim gibi sev hele sende
Olur hayatın kördüğüm
Ben seni sevdimde öldüm

Bir gülüşüne yaktım kaderimi
Serdim önüne tüm sevgimi
Mecnun eyledim ben beni
Rüya imiş meğer gördüğüm
Ben seni sevdimde öldüm

Aşk yok idi lugatımda
Senle varoldu hayatımda
Seni sensiz yaşadığımda
Rüya imiş meğer gördüğüm
Ben seni sevdimde öldüm

Uykularımı bölüp düşündüğüm
Yağmurda saatlerce yürüdüğüm
Her lokma boğazımda kördüğüm
Mutluluğu yalnız sende gördüm
Ben seni sevdimde öldüm

Ümit Bahar

Herşey Sende Gizli..

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Yazar:Can Yücel..

Sustum! Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!

Sustum!

Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!

kendimle konuşuyorum şimdi yalnız…

yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime

kimse duymuyor…

sustum!

sustu dudağımdaki şarkı gözlerimdeki şiir

yaraları yalayan rüzgar

sokaklarında kahrolduğum şehir

gözlerim konuşuyor yalnız…

sustum!

bin ah sürüp dudaklarıma

ne kadar susulacaksa o kadar sustum!

sustu benimle deniz

sustu deli dalgalar sustu martılar…

umutlarımı sarıp rüzgarlara

uzaklara savuruyorum her gece

yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne

kimse görmüyor…

saçı ağarmış hayaller

nemli kirpiklerle

bulutlandığında gözlerim

gökte şimşek olup çakıyorum

kimse görmüyor…

Sustum!

tuz basıp yaralarıma!

sustum…

içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi

yaslanıp yalnızlığın duvarına

gül döküp kalabalıklara

kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece

kimse bilmiyor..

sustum!

sustu benimle gök sustu toprak

acılar konuşuyor şimdi yalnız

yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir

atıyorum uçurumlardan

kimse görmüyor…

sustum!

saçlarını kokluyorum rüzgarların

dudaklarından öpüyorum hayatı

içimde incecik bir sevgi ürperiyor

sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme

gelmiyor beklediğim bahar

yaralar merhem tutmuyor

gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara

mendil silmiyor

yağmur dinmiyor

sevdiğim bilmiyor…

Sustum!

sustu benimle sarı sabır sustu zaman

sustum

yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata

kimse duymuyor…

sustum!

İçimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi

sustum

sustu dudaklarım sustu gözyaşlarım

sustu gözlerimdeki şiir

gönlümdeki nehir

bulutlar haykırdı isyanımı

şimşekler haykırdı

sadece ben duydum

sadece ben
sustum!

ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat

kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi

yaralar merhem tutmuyor

geceler avutmuyor

ben sustum

acılarım konuşuyor yalnız…
Ben sustum!

susmuyor yüreğimi kavuran kasırga

pencereme vuran yağmur damlaları

susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar

gelmiyor bahar

kuşlar sevinmiyor

yıldızlar küs

ay üzgün

güneş doğmuyor

acılar dinmiyor

içimde binlerce şiir kanıyor her gece

kimse bilmiyor…
sustum!

sustu benimle sarı sabır

sustu hayat

sustu zaman

acılar konuşuyor yalnız

acılarım konuşuyor

kimse duymuyor…

duymuyor…

duymuyor…

duymu…

duy…

du…

[DIPNOT]Alıntıdır..[/DIPNOT]

Dost..

DOST..

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
Dokunarak uçalım.

insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın.

CAHİT KÜLEBİ

Bu şiir sana gelsin Şeyma’mM..
Gece bize gel

Alaturka

Çık benim şair tabiatım, çık orta yere
Fakir güzelinden söyle
Hasret ateşinden çal
Çal, söyle benim derdimi sevdalı sesinle.

Hep bilinen şarkılar gibi olsun
Hani, dil-i biçareden
Sun da içsin yar elinden
Yani bilinen şarkılardan olsun.
Yeni sözler arama nafile
Derdim yeni olsa anlarım
Gel, hazırından söyle bu akşam
Üzme yetişir, üzme firakınla harabım.

Sonunda ah çekeriz derinden
Kim anlayacak sahiden olduğunu
Sen söyle yalnız
Zülfündedir baht-ı siyahım bestesini
Dede’den.

Melih Cevdet Anday

ben şimdi yine yalnızım

BEN ŞİMDİ YİNE YALNIZ

ben şimdi yine yalnız
dostlar ağlasın

ben şimdi yine yalnız
eller sevinsin

yalnızlığımdan usanmışken
sen çıkıverdin karşıma
severken delicesine
ayrılık canım ne diye

sevmiştik biz umursuzca
dünyalar bizimdi sanki
yüreklerimiz bir atıyordu
gidipte gelmedin ne diye

ben şimdi yine yalnız
bırak dünyam kararsın

ben şimdi yine yalnız
düşmanlar gülüp oynasın

SENİ BEKLERKEN

Bitmiyor hasretler…
Anlamsız geliyor seneler…
Kendinden geçti ümitler…
Sevdam diz çöküp;
Yollarını bekler.

Gözlerimdeki ışıltıya,
Karanlıklar yağar
Bekleyişlerim azar!
Uykusuzluğum yalnızlığımla,
Rüyalarına dalar.

Kalmamışsa senden bir umut;
Ne çıkar, tahtım tacım olmuş(!)
Felek vermişse ayrılıktan bir komut;
Neye yarar, dört mevsim bahar olmuş(!)
Yaşama sevincim varsa!!!
O da senin sevdan olmuş.

Buz tutmuş engeller,
Sevda terimle çözülsün.
Sevda külfeti çileler!
Miadı dolup, mükafatını görsün…

İçimdeki ateş lav olsa da!
Teninden mahrum bedenim üşüyor.
Her damla göz yaşım bin umut boğuyor!
Dualarım benimle el açıp;
Feryad u figanla seni bekliyor.

Sen hayalinle de…
Sen zahirinle de…
Sen inan ki;
Her şeyinle, sevmeye değersin…

Unutma!!!
Yorgun değil yüreğim,
Seni sevmekten.
Beyhude değil dileğim ,
Seni beklemekten.

Sevdamdan güçlü olamaz,
Kahrolası engeller.
Sevdamdaki istikrarı bozamaz,
Umutsuz olsa da hasretler.

Pişman değil ömrüm,
Seni tanımaktan.
Bahtiyardır gecem gündüzüm,
Sevdanı yaşamaktan.