Kurtlar Vadisi Pusu 225.Bölüm Fragmanı

Geçen hafta izleyenlerin beğendikleri bir bölüm ile karşımıza çıkan Kurtlar Vadisi Pusu 225.bölümünün ardından bu hafta yeni heyecanlı ve unutulmayacak sahneleri ile Kurtlar Vadisi Pusu 225.bölümü 8 mayıs perşembe günü bizlerle olacak. İçeriğin devamında son fragmanı izleyebilir ve seyredebilirsiniz arkadaşlar. Kurtlar Vadisi Pusu 225.Bölüm Fragmanı izle
http://fragman.bizsohbet.com/izle/kurtlar-vadisi-pusu-225-bolum-fragmani/238/

Cuma Namazı Hakkında Herşey,

Cuma Namazının Önemi,

Cuma Namazının Önemi ve Fazileti,

Cuma günü, Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar. Topluca yapılan bu ibâdet, o günü bayram günü değerine yükseltir.

Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü’l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı, efendisi de denir.

Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok kudsî hâdiselerin hep Cuma günü zuhûr ettiği rivâyet edilir.

Hadîs-i şerîf’te şöyle buyrulur:

“Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür. Âdem (as) o günde yaratılmış, o gün Cennete konmuş, o gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyâmet de ancak Cuma günü kopar…”

Çoklarının zannettiği gibi Cuma günü, iş yapmak, hayırlı ve faydalı mevzularla meşgul olmak haram değildir. İş yapma yasağı, sadece namaz kılma vaktine mahsustur. Namaz dışında çalışmak, alış-verişte bulunmak mübahtır. Zaten âyette de, namazdan sonra yeryüzüne rızık aramak üzere dağılınız, emredilmektedir.

Cuma’nın Hükmü Nedir?

Cuma’nın farz olduğu Kitab, Sünnet ve İcma’ ile sabittir. Cum’a sûresinin 9. âyetinde şöyle buyrulur:

“Ey îman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman hemen Allah’ın zikrine (namaza ve hutbe dinlemeye) gidin. Alış – verişi bırakın. Böyle hareket etmeniz, sizin için daha hayırlıdır…”

Resûl-i Ekrem (asm) îrad ettikleri bir hutbelerinde, bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır:

“Biliniz ki, Allah Teâlâ Cumayı bu makamda, bu senenin bu ayında, bu günde farz kıldı. Bu farziyet, kıyâmete kadar sürecektir. Kim onu inkârından veya küçümseyerek, ben hayatta iken ve vefatımdan sonra terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin. İşlerinde de feyiz ve bereketi kaldırsın. Dikkat ediniz. O kimse tevbe edinceye kadar onun ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu, hiçbir hayır ve hasenatı kabûl edilmez.”

Bir hadîs-i şerîf’te de şöyle buyrulur:

“Cuma namazına gelmeyen kimseyi melekler ‘Eyvah, ne oldu, neden geri kaldı?’ diye birbirlerine sorarlar. Sonra: ‘Allahım, eğer fakirliğinden gelemiyorsa sen ona helâl mal ver. Hastalığından gelemediyse şifa ver. Oyun ve eğlenceye kapıldıysa, ona ibâdetin zevkini tattır…’ diye dua ederler.”

Cumayı terketmenin uhrevî ceza ve mânevî zararına ise, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde temas etmişlerdir:

“Kim özürsüz olarak ve ciddiye almayarak üç cumayı terkederse, Allah onun kalbini mühürler. Allah kimin kalbini mühürlerse, onu cehennemin en alt tabakasına koyar.”

Cuma Namazı Ne Zaman Farz Kılındı?

Cuma namazı, Mekke’den Medine’ye hicret esnasında farz kılınmıştır. Mekke’den Medine’ye hicret eden Resûl-i Ekrem Efendimiz, bir haftayı geçen uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, Medine yakınındaki Ranuna denen mevkie gelince, devesinden inerek Salim oğulları yurdunda ilk Cuma namazını kıldırmıştır. Böylece de, Cuma günleri kılageldiğimiz Cuma namazı, o günden itibaren farz namazlar sırasına girmiştir.

Cuma Namazı Kaç Rek’attır, Nasıl Kılınır?
Cuma namazı aslında iki rek’atır. Öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Tek başına kılınmaz. Cuma namazına yetişemeyen kimse, yerine öğle namazını kılar.

Cuma’nın farz olan bu iki rek’atından ayrı olarak, 4’ü farzdan önce, 4’ü de farzdan sonra olmak üzere, 8 rek’at da sünneti vardır.

Vakit girdikten sonra, önce Cuma’nın 4 rek’atlı ilk sünneti kılınır. Ondan sonra camiin içinde iç ezan okunur. Ezandan sonra hatib minbere çıkar ve hutbe okur. Hutbe bittikten sonra, mihraba geçerek imam olur ve cemaatle iki rek’at Cuma namazı kılınır. Bu iki rek’at farzdan sonra, cemaat 4 rek’at da Cuma’nın son sünnetini kılarlar. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.

Bundan sonra biri 4, diğeri 2 rek’at olarak kılınan iki namaz daha vardır ki, bunlar Cuma ile ilgili değildir. Dört rek’atlı olan Cuma’nın ilk sünneti gibi kılınır. İstenirse, son iki rek’atta sûre okunmadan da kılınabilir (öğlenin farzı gibi). Kılınan bu namazın ismi, Zuhr-i âhirdir. Niyet şöyle yapılır: “Niyet ettim vaktine yetişip de henüz üzerimden sâkıt olmayan son öğle namazına.” Bu namaz şayet Cuma namazının sahih olmama durumu olursa, o günün öğle namazı yerine geçmesi için fakîhler tarafından düşünülmüş bir tedbirdir. Şayet Cuma namazı sahih olmuşsa, bu namaz kazaya kalmış bir öğle namazı yerine geçer. Kaza borcu olmayan için ise, nafile namaz hükmünü alır. Zaten Cumanın sünneti gibi kılınmasının efdal olması da bu sebebdendir.

Zuhr-i âhirden sonra da, iki rek’at vaktin sünneti diye bir namaz kılınır. Bu iki rek’at, sabah namazının kazâsı olarak da kılınabilir.

Sâat-i İcâbe – Eşref Saat

Cuma gününde bütün duaların kabûl olduğu ve insanlarca gizli ve gaybî olan bir vakit vardır ki, bu vakte sâat-i icâbe veya eşref saat denir.

Bir hadîs-i şerîfte bu mevzuda şöyle buyrulur:

“Cuma gününde makbûl bir saat vardır. Duasını bu saate denk getiren Müslümana Allah dilediğini verir.”

Diğer bir hadîs-i şerîfte de şöyle denilmektedir:

“Bugünde hayırlı bir saat vardır. Kim o saate tesadüf eder de Allah’tan hayırlı bir şey dilerse, o şey de kısmetinde varsa Allah onu ona verir. Kısmetinde yok ise, ondan daha hayırlısını âhirette verir. Kim bir miktar belânın kaldırılması için o saatte dua ederse, Allah duasını kabûl eder ve daha büyüğünü onun üzerinden kaldırır.”

Sâat-i icâbenin Cuma içindeki yerinde ihtilâf edilmiştir. Bâzıları güneş doğarken bâzıları ezan vakti, bâzıları imam hutbeye başlarken, bâzıları namaz kılarken, kimisi ikindinin son vakti, kimisi de güneş batarken demişlerdir.

Hz. Fâtıma, gurub zamanını bekler ve hizmetçisi kendisine haber verince, hemen güneş batıncaya kadar dua ve istiğfarını yapar, bu vaktin eşref saat olduğunu Resûlüllah Efendimizden işittiğini söylerdi.

Bir kısım âlimler ise; Kadir gecesinin Ramazan ayı içinde saklı olması gibi, bütün günü ibâdet ile ihya etsinler diye bu eşref saatin de Cuma günü içinde gizli olduğunu, vaktini kimsenin bilmediğini söylemişlerdir.

Eşref saatin, muayyen bir saatte durmayıp Cuma gününün saatleri içinde devrettiğini söyleyenler de vardır. En uygun izah şekli de bu olsa gerektir.

İşi Bırakmak ve Cuma Namazına Koşmak
Cuma sûresinin 9. âyetinde beyan buyrulduğu gibi, her Müslüman Cuma günü Cuma ezanı okunduğu andan itibaren, bütün şahsî işlerini bırakıp mutlaka camiye gitmek mükellefiyetindedir. Çünkü Cuma ezanı okunduktan sonra yapılan alışverişler, elde edilen kâr ve kazançlar, haram kılınmıştır. Cuma namazı bitene kadar, haramlık ve alışveriş yasağı devam eder.

Cuma Namazının Farz Olmasının Şartları Nelerdir?
Cuma namazı herkese farz değildir. Cumanın farz olması için şu şartların bulunması lâzımdır:

1 – Âkıl – bâliğ ve erkek olmak. Henüz bülûğa ermemiş çocuklarla kadınlara Cuma farz değildir.

2 – Hür ve serbest olmak. Esir ve kölelere Cuma farz değildir.

3 – Yolcu olmayıp mukîm olmak.

4 – Hasta olmamak, sıhhatı yerinde olmak. Ayakta yürüyüp camiye gidemiyecek kadar hasta olan kimselere Cuma farz olmaz. Tâkatsız ihtiyarlara da farz değildir.

5 – Kör ve kötürüm olmamak.

6 – Namaza gitmeye mâni ve gitmemeyi mübah kılacak bir özrü olmak. Şiddetli yağmur, kar, fırtına v.s. gibi… Cumaya gitme imkânı olmayan hapisteki mahkûmlara da Cuma farz olmaz.

Cumanın Sıhhat Şartları Nelerdir?

Cumanın farz olması için bâzı şartlar olduğu gibi, sahih olması için de bâzı şartlar vardır. Bu şartlar şunlardır:

1 – Cumayı öğle vaktinde kılmak.

2 – Namazdan evvel hutbe okunmak.

3 – Cuma kılınan yer, herkese açık olmak. Muayyen kişileri içeriye alıp sonra kapısı kilitlenen bir Camide Cuma kılınmaz.

4 – İmamdan başka en aşağı 3 erkek cemaat bulunmalıdır. Bu sayı, İmam Mâlik’de 30; Şâfiî’de 40 kişidir. Ebû Yûsuf’a göre ise iki erkek cemaat de kâfidir.

5 – Cuma namazını kıldırmak için vazife sahibi, yani, Cumayı kıldırmaya resmen izinli bir kimse bulunmalıdır. Eğer yetkili bir kimseden izin alınmış olmaz da Müslümanlar da namaz için toplanmış bulunurlarsa, içlerinden birini imam yaparak Cumayı kılabilirler.

6 – Cuma kılınacak yer, şehir veya şehir hükmünde olmalı.

Şehrin ne demek olduğu müctehidler arasında ihtilâflıdır. Daha sonraları köylerde bile, Cuma namazının kılınabileceği hükme bağlanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığının da bu konuda izni vardır.

Bir camiye cemaat sığmadığı takdirde, o beldedeki sair camilerde de Cuma namazı kılınabilir. Fakat müteaddit yerlerde kılınamıyacağını söyleyen fakihler de vardır. Bunlara göre, bir beldede ilk kılınmaya başlanan Cuma namazı sahih, diğer yerlerde kılınan Cumalar ise fâsiddir. Bu durumda cemaate öğle namazını kılmak vâcib olur. Sıhhatli olan görüş, Cumanın muhtelif camilerde kılınabileceği görüşüdür.

CUMA HUTBESİ

Hutbenin Hükmü Nedir?

Cuma hutbesi farzdır. Hutbesiz Cuma namazı sahih olmaz.

Cuma Günü Kaç Hutbe Okunur?

İki hutbe okunur. Birinci hutbede mü’minlere vaaz ve nasihat; ikincisinde ise, bütün Müslümanlara dua yapılır. Her iki hutbede de, Allah’a hamd ü senâ ve Resûlüne salâvat vardır.

Cuma Hutbesinin Farzları Nelerdir?

Cuma hutbesinin farzları ikidir:

1 – Vaktin girmiş olması. Hutbe, öğle vakti girdikten sonra namazdan önce okunur. Vakitten önce veya namazdan sonra okunması caiz değildir.

2 – Hutbede Allah Teâlâ’yı zikretmek, yahut ona hamdetmek, onu tesbih etmek… Bunlar hutbe kasdı ile yapılmalıdır.

Hutbe ile namaz arası, başka bir şey ile kesilmemesi de şarttır.

Cuma Hutbesinin Sünnetleri Nelerdir?

Cuma hutbesinin sünnetleri:

1 – Hutbeyi ayakta okumak. Oturarak veya yaslanarak okumak caiz ise de, sünnete aykırıdır.

2 – Hatibin, minbere çıktığında yüzü cemaata dönük olması.

3 – Hatibin huzurunda ezan okunması.

4 – Birinci hutbeye hamd ile başlamak.

5 – Hutbeyi sesli okumak.

6 – Şehadet getirmek ve Peygambere salâvatta bulunmak.

7 – Müslümanlara dünya ve âhiretlerine faydalı nasihatta bulunmak.

8 – Eûzü-besmele çekip bir âyet okumak. Okuyuş ya uzun bir âyet veya 3 kısa âyet olmalıdır.

9 – Hutbeyi ikiye ayırarak iki hutbe arasında bir müddet oturmak. Üç âyet okuyacak kadar oturmalıdır.

10 – İkinci hutbeye de birinci hutbe gibi hamd ve salâvatla başlamak.

11 – İkinci hutbede mü’minlere dua etmek.

12 – Her iki hutbeyi de uzatmayarak mümkün olduğu kadar kısa kesmek. Uzun okumak mekruhtur. Hadîs-i şerîf’te:

“Namazı uzatıp hutbeyi kısa kesiniz. Şüphesiz ki bâzı sözler, sihir gibi kalbleri teshir eder” buyrularak hutbenin az, öz ve beliğ olması istenmiştir. Zaten Hz. Peygamberin okuduğu hutbelere baktığımız zaman bu özellikleri rahatça görebiliriz.

Hutbe okurken kimse ile konuşulmaz, hiç dünya kelâmı söylenmez, hattâ yakındaki birine “sus, konuşma” tarzında elle işarette bile bulunulmaz. Namazda imiş gibi susularak Hatib efendi dinlenir.

Resûlüllah Efendimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:

“Hutbe okunurken birisi arkadaşına “sükût dur’ veya ‘sus’ dese, lağvetmiş, yani kendisi sükût etmemiş olur. Hutbe okunurken lâğv edenin Cumasının fazileti yoktur.”

Dinlerken yüzü hatib efendiye çevirerek dinlemeli, başı sağa sola çevirip etrafına bakınıp durmamalıdır.

Cuma’nın Âdâbı Nelerdir?
Cuma gününde Müslümanlar bir araya gelir, topluca Cuma namazı kılar, birbirleriyle görüşüp kaynaşırlar. Bu hususta şu âdâba dikkat etmek lâzımdır:

1 – Cuma gününe imkânı olanlar sabahtan hazırlanmalıdırlar. Bu hazırlık, gerekli temizliği yapıp abdest almak, yeni ve temiz elbiseler giyip güzel kokular sürünmek, vekar ve ciddiyet içinde erkenden camiye çıkmak gibi hususlardır.

Bu konuda hadîs-i şerîflerde şöyle buyurulur:

“Kim ki Cuma günü elbisesini temizler, yıkanır, erkenden de camiye gider, imama yakın oturur ve imamı dinlerse, iki Cuma arasındaki günahlarına, hattâ üç gün de ziyadesiyle keffâret olur.”

“Cuma günü olunca melekler mescidin kapısında oturur ve sıra ile ilk gelenleri kaydederler.”

“Üç şey var ki, insanlar bunların faziletini bilseydi onları ede etmek için yarışırlardı. Onlar da: Ezan okumak, birinci safa yetişmek ve erkenden Cuma’ya gitmektir.”

2 – Cuma günü için gusletmek. Cünüplükten kurtulmak için gusledilse de olur. Hadîs-i şerîf’te:

“Cuma günü abdest almak çok güzeldir. Fakat gusletmek daha da güzel ve faziletlidir” buyrulmuştur.

3 – Cuma günü, Cuma namazından önce veya Cuma gecesi, Kehf, Duhan veya Yâsîn, yahut da başka bir sûre okumak; bu da olmazsa Kur’an’ın herhangi bir yerinden okumak.

Bu mübarek günü, İlâhî kelâmın nûru ile tezyîn etmek güzel bir amel, sevablı bir iştir.

4 – Cuma namazı için camiye girince, henüz hutbe başlamamış ise, kıbleye yakın boş bulunan bir yere oturmak, hatib minbere çıkınca onu can kulağı ile dinlemek.

5 – Hatib minberden inerken mihraba geçmesi için ayağa kalkmak. Bu, minber ile mihrab arasında oturanlar içindir.

6 – Hatibin hutbesinden öğüt almak.

7 – Cuma günü Peygamberimize bol bol salâvat getirmek de müstehabdır.

Hadîs-i şerîfte salâvatın mağfirete vesîle olacağı bildirilmiştir.

8 – Cuma günü fakirlere sadakalar dağıtmak da müstehabdır. Mükâfatı iki katlıdır.

Kolay Doğum İçin Hangi Dua Okunur,

Kolay Doğum İçin Okunacak Dua,

Doğum yapacak hanımın sıhhat ve kolaylıkla doğumunu yapması niyetiyle, Önce Âyete’l-Kürsî okunur, sonra (Felâk ve Nâs) sûreleri okunur. Bunlardan sonra da şu âyet okunur:

İnne rabbekümüllahüllezi halekas semavati vel erda fi sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasisev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemin. (Araf 54)

Resul-i Ekrem Efendimiz kızı Fâtıma validemizin doğumunda bu duayı okutmuş, netice sevindirici şekilde huzurlu ve sıhhatli bir doğum olarak tecelli etmiştir, Mübarek nesil Hazret-i Hasan ve Hüseyin Efendilerimiz böyle dualarla dünyaya gelmişlerdir. Sıhhatli bir doğum haberini alınca Allah’a şükretmek, konu komşuda bulunan yoksullara yardım etmek, münasip olan bîr cömertliktir.

Semaya Bakınca Okunacak Dua

Semaya Bakınca Okunan Dua,

Gökyüzüne bakınca okunacak dua,

Dua : Rabbena ma halakte haza batıla sübhaneke fe kına aza bennar.

MANASI:Ey bizim Rabbimiz!Sen bunları boşuna yaratmadın.Zat’ı Ecelli Ala’nı noksan sıfatlardan tenzih ederiz ,bizi cehennem azabından koru.

“Peygamber Efendimiz semaya bakınca bu duayı okurlardı.”

Sabah Namazının 2. Rekatında Okunan Diğer Duaların Anlamı Nedir?

Namazın İkinci rekatlarında okunacak duaların anlamı

Besmele ,Fâtiha, ve bir sure okunur.

Okunuşu:

Bismillâhirrahmânirrahîm (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla)

Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm.Mâliki yevmiddîn. İyyâke na`büdü ve iyyâke nestaîn. İhdinessırâtal müstakîm. Sırâtallezîne en`amte aleyhim ğayril mağdûbi aleyhim veleddâllîn.

Anlamı:

Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O, Rahmandır ve Rahîmdir. Ceza gününün malikidir. (Rabbimiz) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil.

Fâtihadan sonra Besmele okunmaksızın bir zamm-ı sûre (meselâ; (KUREYŞ SURESİ))okunur.

Li iylafi kurayş İylafihim rıhleteş şitai ves sayf Felya’büdu rabbe hazelbeyt Ellezı at’amehüm min cuıv ve amenehüm min havf

ANLAMI

Kureyş’e imkan sağlandığı için, kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için,
hiç olmazsa onun için,bu Beyt’in (Kabe’nin) Rabbine kulluk etsinler! Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Rukuda 3 kere “sübhane rabbiyel-azim” denilir.

(Sübhane Rabbiye’l-Azîm) Azim olan Rabb’imi yaratılmışlara ait bütün eksikliklerden tenzih ederek O’nu güzel isim ve sıfatlarıyla tesbih ederim

Rükudan kalkışta: “Semi Allahulimen hamideh” dedir.
(Semiallahülimen hamideh) Allah (c.C.) kendisine hamdedenin hamdini(işitir)kabul buyurur.

Dik dururken, “Rabbena lekel hamd” diyorsun veya daha uzun şekli ile; “Rabbena lekel hamdu kemâ yenbagıy licelâli vechike ve liazıymi sultanik.”
diyorsun…Ki Allah Rasûlü çoklukla böyle söylerdi.

ANLAMI:

(rebena lekel hamd) Ey Rabbimiz ezelden ebede, dil ile, kalb ile ve hal ile olmuş ve olacak tüm hamdüsena (gönülden isteyerek yapılan en güzel şekilde övmeler) senin Mukaddes zatına (Hâmid ve Mahmûd olan mukaddes zatına) mahsustur.

VEYA
(Allahümme rabbena ve lekelhamd) Ey Rabbimiz ezelden ebede, dil ile, kalb ile ve hal ile olmuş ve olacak tüm hamdüsena (gönülden isteyerek yapılan en güzel şekilde övmeler) senin Mukaddes zatına (Hâmid ve Mahmûd olan mukaddes zatına) mahsustur.

Allahu Ekber(Allah en büyüktür) deyip secdeye vardığımızda 3 kere: “Sübhane Rabbiyel-a’la” denilir.

(Sübhane Rabbiyel’alâ) Kuvvet, beden, kudret, mal ve mülk bakımından herkesten üstün olan Allah’ı bütün noksanlıklardan tenzih ederim (çok uzaklaştırırım).

Secde 2 defa tekrarlandıktan sonra”TEŞEHHÜD VE TEŞEHHÜDDE OKUNACAK DUALAR” yani 2 secdeden sonra oturulduğunda okunacak dualar;

Ettehiyyatü

Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühüü esselâamü aleynâa ve alâa ıbâadillâhis salihıyn Eşhedü ellâa ilâahe illallâah ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasüülüh.

Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah’a mahsustur. Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah’ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah’ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah’ın kulu ve Resûlüdür.
Okunduğu yerler: Namazların her oturuşunda okunur.

Allahumme Salli

Allahümme salli alâa Muhammediv ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd

Allah’ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim’e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle


Allahumme Barik

Allahümme barik alâa Muhammedi ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd

Allah’ım Hz.Muhammed ve âline, Hz.İbrahim’e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl.

Okundukları yerler: Bütün namazların son oturuşlarında Ettehıyyâtü’den sonra. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünnetinin birinci oturuşunda Ettehıyyâtü’den sonra. Cenâze namazında ikinci tekbîrden sonra.

Rabbenâa Âatina

Rabbenâa âatina fiddünyâa hasenetev ve fil âahirati hasenetev ve kınâa azâabennâar

Ey Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette iyi hal ver ve bizi o ateş azabından koru.

Rabbenâağfirlii

Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü’miniyne yevme yekuumül hisâab

Ey Rabbimiz, hesab günü geldiği zaman bizi mağfiret et. Anne ve babamı ve müninleri de mağfiret et.

Okundukları yerler: Namazlardaki oturuşlarda Allahümme salli ve Allahümme Bârik’ten sonra,

En son;
önce sağ omuza sonra sağ omuza bakılarak selam verilirken okunacak olan;
(Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullah) Allahın selamı ve rahmeti üzerinize olsun

Dua Ederken Ellerin Ters Çevrilmesi

Dua Ederken Ellerin Ters Çevrilmesi Nedemektir,

Dua Ederken Ellerin Ters Çevrilmesinin Anlamı,

Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.

Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çogu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşilmaktadır.

Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.

Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:

Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.”

Cuma Namazı Nasıl Kılınır Resimli

Cuma Namazı Nasıl Kılınır Resimli Anlatım,

Cuma Namazı Nsıl Kılınır,

Cuma Namazı tek başına kılınmaz.
Öğle vaktinde cemaatle kılınır.
Öğle ezânı okununca, önce dört rek’at Cum’a namazının ilk sünneti kılınır.
Niyet ederken:
“Niyet ettim, Allah rızası için Cuma Namazının ilk sünnetini kılmaya” denilir.

Bu namaz aynı öğle namazının sünneti gibi kılınır.
Yani bütün rekatlarda Fâtiha ve zamm-ı süre okunur.
İlk oturuşta sadece Etteahiyyatü okunur.
Son oturuşta:

Etteahiyyatü, Allahumma Salli, Allahumme Barik, Rabbena
duaları okunur.

Sonra, câmi’ içinde, ikinci ezân okunur.
Sonra, İmam hutbe okumak için minbere çıkar. Hutbe okunur.
Hutbe okunurken cemâ’atin namaz kılması ve konuşması harâm olur.
Hatîb efendi duâ ederken, cemâ’at sesli âmîn demez.
İçinden sessiz denir.
Namaz kılarken yapması harâm olan her şey, hutbe dinlerken de harâmdır.
Hutbe okunup bittikten sonra müezzin kamet getirir.
Sonra, cemâ’at ile iki rek’at Cum’a namazının farzı kılınır. Bu namaz aynı sabah namazının farzı gibi kılınır.

Niyet şöyle edilir: “Niyet ettim, Allah rızası için Cuma namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama”
Sonra, dört rek’at son sünneti, Niyeti şöyledir: “Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının son sünnetini kılmaya”.
Bu sünnetde aynı ilk sünnet gibi kılınır. Böylece esas itibariyle Cuma namazı farzı ve sünnetleriyle birlikte kılınmış olur.
Son sünnetin ardından zuhr-i ahir, niyetiyle dört rekat daha namaz kılınmaktadır. Niyet edilirken şöyle denilir: “Niyet ettim edâsı üzerime olup da henüz üzerimden sâkıt olmayan en son öğle namazının farzına”. Bu şekilde niyet edilirse, eğer o günün cuma namazı şartlarında bir noksanlıktan dolayı kabul olunmamışsa, öğle namazı kılınış olur. Kabul olunmuşsa, en son kazaya kalmış öğle namazına sayılır.

Bundan sonra, iki rek’at vaktin sünneti kılınır. “Vaktin sünnetine” diye niyet edilir. Cum’a sahîh olmadı ise, bu on rek’at, öğle namazı olur. Bundan sonra, Âyet-el-kürsî ve tesbîhler okunup, duâ edilir.

Dua Ederken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Dua Ederken Dikkat edilmesi gerekenler

Nasıl Dua Edilmelidir

Duâ, hayrı çeker, belâ ve zararı defeder. Duâ, insanı belâdan korur, inmiş ve inecek musîbetlere karşı bir kalkandır.
Belâların etkisini azaltır, Allah’ın kaderini hafifletir.

Dua ederken dikkat etmemiz gerekenler:

1- Şerefli Vakitleri Gözetmek; Senenin Arefe gününü, aylardan Ramazan ayını, haftanın Cuma gününü ve saatlerin de seher vaktini gözetmek.
Nitekim Allah Teala ´Sabahın erken vakitlerinde de istiğfar ederlerdi´ buyurmaktadır. (Zariyat, 18)
2- Şerefli Halleri Fırsat Bilmek; Ebu Hureyre (ra) şöyle der: “Gök kapıları Allah yolunda, Allah´ın düşmanlarıyla çarpışanların safları
düşman saflarına yaklaştığı zaman açılır ve yine o kapılar, yağmur yağdığı zaman, farz namazlar için kamet edildiği zaman açılırlar.
Bu bakımdan bu vakitlerde dua etmeyi bir ganimet bilin. Kulun, rabbine en yakın olduğu hal secde ettiği haldir.
Bu nedenle secdenizde çok dua ediniz!”(Müslim) “Oruçlu bir kimsenin duası geri çevrilmez.” (Tirmizi)
3- Kıbleye Yönelerek Dua Etmek; Selman-ı Farisi Resulullah’ın (cc) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: Muhakkak Rabbimiz hicap edici ve Kerim dir.
Kulları ellerini dergah-ı izzetine kaldırdıkları zaman o elleri boş çevirmekten hayâ eder. (Tirmizi)
4- Sessizce Ve İhlasla Dua Etmek; Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin. Muhakkak ki Allah, bağırıp çağırarak haddi aşanları sevmez. (Araf, 55)
Kur´an-ı Kerim’de mealen buyruluyor ki: İhlaslı olarak dua edin! (Mümin, 65)
5- Duayı Kafiyeli Okumaya Çalışmak; Hz. Peygamber (sav) duayı kafiyeli söylemek suretiyle ifrata kaçmayı şu hadisiyle yasaklamıştır:
Duada seci (kafiyeli okumaktan) yapmaktan kaçının. Ey Allahım! Ben senden cenneti isterim ve cennete yaklaştırıcı söz ve amelleri isterim.
Cehennemden sana sığınırım. Ona yaklaştırıcı söz ve amellerden de sana sığınırım, demeniz kafidir.
6- Yalvarış, Korku, İstek ve Sığınma; Onlar, hayırlara koşarlar. Umarak ve korkarak bize dua ederler. (Enbiya, 90)
Hz Peygamber şöyle buyurmuştur: Allah Teala bir kulunu sevdiği zaman, onun yalvarış ve yakarışlarını duymak için onu belalara müptela kılar. (Deylemi)
7- Duanın Kabul Olunacağına Kesinlikle İnanmak; Kabul edileceğine yüzde yüz inanarak Allah Teala’ya dua ediniz ve biliniz ki, muhakkak Allah Teala,
gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez. (Tirmizi)
Dua edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür yahut ahirette mükâfatını bulunur. (Deylemi)
8- Duada Israrla Yapmak; İbn Mesut (ra) Hz. Peygamber’in, dua ettiği zaman duasını üç defa tekrarladığını, Allah´tan istediği zaman istediğini
üç defa tekrarladığını söylemektedir. (Müslim) Herhangi biriniz acele etmedikçe duası Allah tarafından kabul olunur.
Acele etmek şu demektir: Ben dua ettim, duam kabul edilmedi. Bu nedenle ey Allah´ın kulu! Dua ettiğin zaman Allah´tan çokça iste.
Çünkü sen Kerim ve cömert bir zattan istiyorsun. (Müslim ve Buhari)
9- Allah´ın Zikriyle Duaya Başlamak; Hz Peygamber´den şöyle rivayet edilmektedir: Siz Allah Teala´dan bir ihtiyacınızı istediğiniz zaman,
önce salavat getirmekle başlayınız. Çünkü Allah Teala’nın şanına yakışmaz ki, kendisinden iki türlü ihtiyaç istendiğinde birisini (salavat-ı şerifeyi)
kabul edip diğerini reddetsin!
10- Duanın Kabulü Edep İledir; Duanın kabul olunmasının temeli edeptir ki o da, tevbe etmek, bütün varlığıyla Allah Teala´nın ibadetine yönelmektir.
Malik Bin Dinar (ra) şöyle demiştir: İsrailoğullarında büyük bir kıtlık meydana geldi. Birkaç defa yağmur duasına çıkmalarına rağmen, yağmurun yüzünü
göremediler. Bunun üzerine Allah Teala, peygamberlerine şöyle vahiy gönderdi: Onlara söyle ki, sizler necis bedenlerinizle benim huzuruma geliyorsunuz.
Kana boyanmış ellerinizi benim dergâhıma uzatıyorsunuz. Mideleriniz haramla dolu olduğu halde geliyorsunuz.
Şimdi ise benim gazabım sizin üzerinize daha da artar. Bu durumda bana gelmeniz sizi gittikçe benden uzaklaştırır;
(bu söylediklerimden tevbe eder gelirseniz, o zaman size rahmet ederim. Aksi takdirde rahmetin yüzünü göremezsiniz. (İhya-i Ulum id-Din)

Alıntı

Duanın Önemi Nedir

Duanın Önemi ,

Duanın Önemi ve Fazileti,

Duâ, Vesile-i Rahmettir İnsanı maddi ve mânevi sıkıntılardan kurtarır Yunus’ (AS)’u balığın karnından en sıkışık ve sıkıntılı olduğu bir durumdan kurtarmaya vesile olan duâsını ruhumuzun sıkıldığı, içinden çıkamadığımız sıkıntılara düştüğümüz anlarda biz de tekrar edelim ve Allah’ın kudret ve rahmetini celb edelim: “Lâ ilâhe illa ente sübhaneke inni küntü minez’zalimin…”

Bilindiği gibi Hz Eyyub (as) sabır ve metaneti ile dillere destan olmuştu Bir rivayete göre o meşhur hastalığını on sekiz sene çekmişti Hiçbir zaman isyan etmeyen Hz Eyyub (AS)’e hanımı bir gün şöyle sorar:

“ Bu hastalığın bitmesi, çektiğin dertlerin gitmesi için Cenab-ı Hakk’a duâ etsen olmaz mı? der

Çekmiş olduğum darlık ve sıkıntılı zaman ise daha bu süreye ulaşmamıştır“ Benim bolluk ve refah içinde yaşadığım müddet 80 yıldır Bu durumda ben Allah’tan utanırım Ona (cc) bu halin üzerimden gitmesi için nasıl duâ ederim ki?

Bütün Peygamber ve nebilerin tek silahı olan duâ, günümüz insanı için de aynı görevi görmektedir Ve kıyamete kadar da görecektir Peygamber Efendimiz (SAV) buyurmaktadır ki: “Duâ Mü’min’in silahıdır”Yine sevgili Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurmaktadır: “İki duâ reddolunmaz, yahut nadir olarak reddolunur: (Biri) Ezan okunurken yapılan duâ, diğeri de savaş şiddetlendiği zaman harp esnasında süngü süngüye yapılan duâdır”

Duâ’nın amaçlarını ve hedeflerini şöyle sıralamak da mümkün:

Duâ, mü’min’in silahıdır
Duâ, ibadetin aslı ve özüdür
Duâ, ömrün bereketini artırır
Duâ, dinin temel ilkelerindendir
Duâ, Allah katında duâdan makbul bir şey yoktur
Duâ, kısaca istemektir İstemesini de bilmektir

Duâ ve zikirlerin ana kaynağına bakıldığı zaman, sevgili Peygamberimiz vardır Ana kaynak Hadis-i Şerifler olup günümüze kadar gelebilmiş ve kıyamete kadar da gidecektir Bir söz vardır: “Yer gök duâ üzerine durmaktadır” evet, bunu gören göz, duyan kulak, anlayan kalp, zikreden dil daha iyi görmektedir

Hem size kim diyor ki yan gelip yattın? Asıl insan Yaradanına muhtaçtırAkıl derki; geriye iyi bakmak gerekir Hani dünya malı için koşan, şan şöhret sahibi kişiler nerede? Herkesin gideceği yer belli değil mi? Madem belli! O halde neden bu dünyalık için telaş? “Muhannete muhtaç mı olalım?” diye bir deyim akla hakim olabilir Kimsenin muhannete muhtaç olması söz konusu değil Gayrisi palavradır “Yattığımız yerde rızk ayağa gelmiyor ki?”denilebilir; elbette gelmeyecek İnsana düşen şudur ki; çalışacak, tevekkül edecek, hamd edecek, şükredecek, yarın azığım yetmez telaşına düşmeyecek “ çünkü yarına çıkmaya kimsenin senedi yoktur” haram yemeyecek, başkasının rızkına-namusuna göz dikmeyecek, hayat çizgisini yaratanın istediği doğrultuda çizerse, hiçbir zaman dünya korkusu olmaz İnsan kendisini yaratana teslim olup, O’na sığındığı zaman korkmasına gerek yoktur Ki, bu dünyaya imtihan için geldik, eğlenmeye, mal-mülk yığmaya değil!

Varlıkta bir imtihan şekli, yokluk da bir imtihan şeklidir Sağlık da bir imtihan şekli, hastalıkta Bunu böyle bilip, buna göre yaşamak zorundadır insan

İnsanoğlu biraz nankörleşerek “ bunun sebebi de daha fazla kazanmak hırsıdır” kainatın, yaşadığı ortamın düzenini bozabilir Bu da yine kendisine ve başka canlılara zarar verecektir Muhtaç olan sadece ve sadece insandırKâinatı yaratan Allah’û Zü’l-Celal hiçbir şeye muhtaç değildir İnsan harici iki mahlukatın birbirine zarar vermesine insanın hayıflanması bile gerekmez, asıl onda hikmet araması gerekir Çünkü akıl sadece insana verilmiştir Diğer canlıların yaptıkları sadece insana ibret vermesi içindir Madem ki yüce Allah’a inanıyoruz, haşa, kuşku duymak neden? Başka canlılar arasındaki yok oluşa sadece ibret ve hikmet aşkı için bakmalıyız Kainatta bir zerre dahi, Rabbim’den habersiz hareket imkanı bulamazken, cüzi akıl ve olanak ile insan buna engel olma imkanı asla bulamaz ve verilmemiştir de Başka canlıların helakı ise, kendi sonunu hazırlayacaktır
İnsan, hayatta bir imtihan için vardır İşte bu nedenle başına gelen bir musibet karşısında hiddetlenmeyip, en büyük silahı olan duaya sarılarak, kendisinin ve kâinatın sahibi olan Allah’a duâ etmek, yalvarmak olmalıdır Bir başka canlıdan medet ummak yerine, kendisini yaratandan istemek zorundadır Bu da halis ibadet ve halisane duâ ile olur Gayrisi nafiledir

İnsanlar görür diye ameli bırakmak riyadır ve insanlar görsün diye amel etmek ise şirktirDuâ, yapacağınız zaman, abdestli olmaya dikkat etmeli, birileri görsün diye değil, sadece durumunuzu Allah’a havale etmelisiniz Öyle ise bunlardan uzak durarak, yalnız siz ve Allah olmalı duâ esnasında Duâ ederken bir aracı koymaya da gerek yoktur Eğer bir aracı konulmak istenmişse, Allah’ın sevgililer mertebesindeki kullar hürmetine demek, duâyı daha da güzelleştirir Bunu söylemekte bir beis yoktur Duâ içten ve samimi olmalıdır Riya ve şirk asla bulaşmamalıdır Duanız sizin verdiğiniz, zikriniz kabul oluncaya kadar devam edin Ta ki, kanınızın her damlası bunu kabul etmiş olsun Siz dille söylemezken, vücut diliniz zikretsin Yolda yürürken , bir iş yaparken hatta uyurken bile vücut diliniz devam edebilsin Bu o kadar zor bir şey değil İnanarak, samimi bir şekilde yapılan duâ, siz isteseniz de istemeseniz de vücudunuzdaki tüylerin ayaklanmasına vesile olacaktır!
İşte duanın doruk noktası da burasıdır Bu noktaya erişebildiğiniz zaman, ağzınızdan hep hayırlı söz çıkar, çevrenizde hayranlık uyandırırsınız ..

2013 Dini Bayramlar Ne Zaman

2013 Dini Bayramların Tarihleri

Dini Bayram Tarihleri 2013

2013 yılında;

Ramazan Bayramı 8-9-10 Ağustos 2013 tarihlerine denk geliyor.

Kurban Bayramı ise 15-16-17-18 Ekim 2013 tarihlerindedir.

2013 Dini Günlerin tarihleri ise aşağıdaki listededir

Rüyada Baklava Görmek, Baklava Yemek

Rüyada Baklava Yemek
Rüyada Baklava Yaptığını Görmek
Rüyada Baklava Satın Almak

Rüyada baklava görmek, güçlükle kazanılan paraya yorulur. Baklava yemek ve yapmanın yorumu da böyledir ancak karşılaşılan güçlüklerin sonu iyi gelir. Rüyada baklava yediğini görmek, müjdeli bir haber almaya da yorulur. Bir tepsi baklava satın aldığını görmek, emlak sahibi olmaya delalet eder.

Cuma Namazı En Az Kaç Kişiyle Kılınır

Cuma Namazı En Az Kaç Kişiyle Olur,

Cuma Namazı En Az Kaç Kişiyle Kılınmalıdır,

Cuma namazı için cemaatın en az Kişi Sayısı, imamdan başka üç kişidir. İmam Ebû Yusuf’a göre, imamdan başka iki kişidir. (İmam Malik’den bir rivayete göre otuz, İmam Şafiî ile İmam-ı Ahmed’in mezheblerine göre de kırk kişidir.) Cemaatın aklı yerinde ve erkek olması ve en az bu üç kişinin birinci secdeye kadar hazır bulunması da İmam Azam’a göre şarttır.

Buna göre yalnız kadınların veya çocukların cemaatiyle veya birinci secdeden önce dağılıp da azınlıkta kalan cemaatle cuma namazı kılınamaz. Cemaatın huzuru, iki İmama göre tahrimeye kadar şarttır. İmam Züfer’e göre, hiç olmazsa ka’dede teşehhüd miktarı duruncaya kadar cemaatın hazır bulunması şarttır. Cemaat bundan önce dağılacak olsa, geriye kalan bir veya iki kişinin öğle namazını kılması gerekir. Cemaatın mukim veya hür olmaları şart değildir. Öyle ki, misafir veya köle olan bir müslüman cuma namazını kıldırabilir.

Cuma Namazı Farz Ve Sünnetleri

Cuma Namazı Farz Ve Sünnetleri Nelerdir,

Cuma Namazı’nın Farzları Ve Sünnetleri,

-İlk olarak cuma namazının başında dört rekat sünnet kılınır.. Buna, cumanın ilk sünneti, diyoruz ..

-Bundan sonra imam hutbeye çıkıp, gereken konuşmasını yapar sonra inerek mihraba geçer, Hep birlikte cumanın farzı kılıyoruz Buna da, cumanın iki rekat farzı diyoruz ..

-Bundan sonra ise dört rekat sünnet daha kılınır Buna da, cumanın son sünneti diyoruz..

-Başta dört rekat cumanın ilk sünneti, ortasında iki rekat cumanın farzı, sonunda da yine dört rekat cumanın son sünnetini kılıyor, cuma namazını Farz ve sünnetleriyle birlikte kılmış oluyoruz..

Cuma Namazı Farz mı Vacip mi

Cuma Namazı Farz mı Vacip mi

Cuma Namazı Farz Mı

Cuma Namazı
Cuma namazı, dördü ilk sünnet, ikisi farz ve dördü de son sünnet olmak üzere on rek’attır.Cuma günleri öğle vaktinde kılınır ve o günün öğle namazının yerine geçer. Cuma namazının farzı cemaatle kılınır. Tek başına kılınmaz.

Cuma Namazı Kimlere Farzdır
Cuma namazının bir kimseye farz olması için, müslüman, akıllı ve erginlik çağına gelmiş olmaktan başka altı şartın daha bulunması gerekir.

Cuma Namazının Farz Olmasının Şartları:
1) Erkek olmak (Kadınlara farz değildir.)
2) Hür ve serbest olmak.
3) Mukîm olmak. (Yani misafir olmamak)
4) Sağlıklı olmak. (Cuma namazına gidemeycek şekilde hasta olmamak)
5) Kör olmamak.
6) Ayakları sağlam olmak
Bu şartlar kendisinde olmayan kişiye cuma namazı farz değildir. Ancak bu durumda olan bir kimse câmiye gidip cumayı kılarsa o günün öğle namazının yerine geçer.

Cuma namazının sahih olması için de altı şart lâzımdır.

Cuma Namazının Sahih Olmasının Şartları :
1) Cumanın öğle vaktinde kılınması.
2) Namazdan önce hutbe okunması.
3) Cuma kılınan yerin herkese açık olması
4) İmamdan başka en az üç erkek cemaat bulunması.
5) Cuma namazını kıldıranın, devletin (yetkili makamın) görevlendirdiği veya izin verdiği bir kişi olması.
6) Cuma kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde olması.


alıntı

Doğruyu Yanlışı Öğrenmek İçin Duâ,

Doğruyu Yanlışı Öğrenmek Duâsı,

Doğruyu Yanlışı Öğrenme Duâsı,

Dua:“Allahümme erinel hakka hakkan verzuknâ ittibâ’ahu ve erinel bâtıla bâtılan verzuknâ ictinâbehu bi-hurmeti Seyyidil-beşer “

Manası: Yâ Rabbî! Doğruyu bize doğru olarak göster ve ona uymağı bize nasip et ve yanlış, bozuk olan şeylerin yanlış olduklarını bize göster ve onlardan sakınmamızı nasip et! İnsanların en üstünü hurmetine bu duâmızı kabûl buyur!

Günahların Affı İçin Duâ

Günahların Affı İçin Yapılan Duâ,


Günahların Affı Duâsı,

Dua:Allahümme inni zalemtü nefsi zulmen kesiran la yağfiru’z-zünube ille ente fağfirli mağfireten min ındike inneke ente’l-ğafuru’r-rahim.

Anlamı:“Allahim! Kendi nefsime cok zulmettim, Senden baska günahlari bagislayacak, affedecek yoktur. Ind-i Ilahinden beni bagisla (yargila) ve beni esirge (aci). Zira bagislayan (Gafur) merhamet eden, aciyan (Rahim) ancak sensin.”

2012 Ramazan Umre Fiyatları

Ramazan Umre Fiyatları 2012 ,

Ramazan Umre Ekonomik Fiyatları,

Ramazan umresi’nde Fiyata Dahil Olan Hizmetler
• Ramazan Umre vizesinin alınması (başvuru + takip + vize alınışı)
• Diyanet İşleri Başkanlığı, Turizm Bakanlığı ve Türsab’a ödenmesi gereken teminat ve harçlar,
• Suudi Arabistan’daki Suudi Acente ve resmi makamlara yapılan gerekli ödemeler,
• Ramazan Umre Gidiş-Dönüş Uçak Bileti,
• Havaalanı-Otel transferleri,
• Belirtilen otellerde ve sürede konaklama,
• Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği,
• Ramazan Umre de Mekke ve Medine’de rehber eşliğinde yapılacak ziyaretler,
• Umre, Dini ve teknik ekibin rehberlik hizmetleri,
• Umre Seyahat için çanta seti, Hac & Umre rehber kitapçığı,
• Ramazan Umre Hediyesi Mekke de verilmek üzere Poşetlenmiş, 10 Litre. Zemzem

Ramazan Umresi’nde Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler
• Uçağa Binerken 30 Kg.dan fazla bagaj ücreti,
• İstanbul dışı çıkışlarda ara parkur ücreti (75 €),
• Umre de Program Dışı Geziler ve Yurtdışı çıkış harcı