Arthur Rimbaud

Tam adı Jean Nicholas Arthur Rimbuad olan şair, 20 Ekim 1854’te Fransa’nın Charleville kasabasında doğdu. Öğrenimini aynı şehirde yaptı. Babası Frederic Rimbaud, Lion garnizonunda yüzbaşı, annesi Vitalie Cuif de bir köylü ailesinin kızıydı. Babası 1860 yılında ailesini terketti ve Grennoble’daki garnizona katıldı. Babasının ailesini terk etmesi sonucu Rimbaud, annesi tarafından yetiştirilmek zorunda kaldı. Sinirli ve asi bir karaktere sahip olan Rimbaud, kısa bir süre sonra aile, ahlâk ve din kurallarına karşı çıkmaya başladı. 1870’te retorik hocası Georges Izambert, Rimbaud’nun edebiyat yeteneğini anlayıp, onu yazmaya teşvik etti.

1870-71 olayları onun çocukluk yıllarından beri içinde taşıdığı isyancılık ve macera arzusunu daha belirgin bir hale getirdi. Savaş başladıktan sonra çok genç yaşta yazdığı şiirler ile Paris’e kaçtı. Bunların arasına daha sonra ölçülü ve kafiyeli şiirler eklendi. Bunların arasında Le Bal des Pendus (Asılmışlar Balosu), Accroupissement (Çömelme), Les Assis (Oturmuşlar), Les Chercheuses de Poux (Bit Kıran Kadınlar)’ı sayabiliriz. Paris’e giderken bileti olmadan yolculuk yaptığı için tutuklandı. George Izembert tarafından kurtarılan Rimbaud, onunla Douai’de buluştu ve beraber Charleville’e döndüler. İmparatorluğun çöküşünü alkışlayan Rimbaud, Devrim Hükümetini mutlulukla karşıladı. Şiirlerinde sert bir dille III. Napoleon’a, burjuva sınıfına, ve katolik kilisesine saldırılarda bulunan Rimbaud, Les Effares (Şaşkınlar) de fakir çocuklara, Le Dormeur du Val (Vadide Uyuyan Adam) de ise savaşta ölenlere duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Bu süre boyunca tüm amacı Paris’e gidip oradaki sanat çevrelerinin içine girmek ve şiirlerini yayınlatmaktı.

Eylül 1871 yılında bu amacı gerçekleşti ve şiirlere hayran kalan Verlaine, Rimbaud’u Paris’e davet etti. Paris’e geldiği zaman yol boyunca yaşadığı macerayı sembolist bir şekilde anlatan Bateau İvre (Sarhoş Gemi) adında çok uzun bir şiir yazmaya başladı. Davranışlarının kabalığıyla herkesi hayrette bırakan Rimbaud’un Temmuz 1872’de Paris’i terk etme kararını Verlaine de onayladı ve beraber Belçika ve Almanya’da gezgin bir hayat yaşadılar. Bu süre boyunca da, daha sonra Tanrısal Esinler(Illumminations) kitabında yayınlanacak şiirlerini yazdı.

Rimbaud, Sembolistlerin oniki yıl sonra tekrar keşfedecekleri serbest şiiri (özgür koşuk) 1872 sonunda yarattı. Bu şiirler Vers Nouveaux et Chansons (Yeni Mısralar ve Şarkılar) adı altında Illuminations’da yayınlandı. 1873’te Verlaine, Rimbaud’u Bürüksel’de bir tabanca kurşunu ile yaraladı. Kendi din değiştirdikten sonra, boş yere Rimbaud’un da Allah’a inanmasına çalıştı. 1875’te Stuttgart’ta son bir kez daha görüştükten sonra, hayatları boyunca bir daha görüşmediler.

Brüksel’de yaşanan bu dramdan sonra, 1873’te, Rimbaud bütün deliliklerini, taşkınlıklarını anlatan Une Saison En Enfer(Cehennemde Bir Mevsim) adındaki şiir kitabını yazdı. Hemen sonuç almasa da Une Saison En Enfer’deki “elveda”, anlamına kavuşmakta fazla gecikmedi. 1875’te Rimbaud şiir yazmaya son verdi ve yolculuklar ve egzotik maceralarla dolu daha az coşku verici ama daha hareketli yeni bir yaşama başladı.

Avrupa’ya geri döndükten sonra bir süre Avusturya, İtalya ve Almanya’da kaldı. 1877’de Hollanda ordusuna katılarak Cava’ya kadar uzandı, ama çok geçmeden ordudan kaçtı. Daha sonra Kıbrıs’a giden Rimbaud, 1880’den itibaren Afrika’ya yerleşti. Aden ve Harrar’da ticaretle uğraşmaya başladı ve Menelik’e silah satarak hızlı bir yoldan zengin olma hevesine kapıldı. Coğrafya dergisi ve Le Bosphore Egyptien dergilerinde Afrika gezileri yayınlandı. On yıl sonunda işleri çok iyi bir duruma gelen Rimbaud, dizinde çıkan bir tümörden dolayı tedavi olmak üzere Fransa’ya döndü. Marseille’de bir bacağı kesilen Rimbaud birkaç ay sonra 10 Kasım 1891’de Coception Hastanesinde öldü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir