Posts Tagged ‘düşen’

Günaydın yazıları

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Günaydın kısa yazıları
günaydın kısa mesajları
Günaydın güzel sözler

Önce kendime Sonra evime Sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda Bana değen ne varsa Yüreğimle beynim arası Çizgi derinliğince Günaydın

Günaydın sabahımı aydınlatan güneşim

Yere düşen yağmur damlaları Kalbine inecek güneşi engellemesin Güneş bulutların arasından Hep sana doğru baksın Güneş güzellikler getirsin Günaydın

Günaydın yüreğime yağmur gibi yağan gece mi yıldız yıldız bezeyen karanlığımı dolunay gibi aydınlatan günaydın..

Günaydın bahar kokulum, kır çiçeğim nefesim, gözüm… her şeyim günaydın günaydın…. CANÖZÜM

Günaydın sevgilerin en güzeli.. günaydın günümün güneşi.. günaydın kalbimi esir alan sevgili.. günaydın düşlerimin kaynağı.. günaydın sevincim ve kaderim.. günaydın herşeyim

Yere Düşen Yağmur Damlaları Kalbine Inecek Güneşi Engellemesin Güneş Bulutların Arasından Hep Sana Doğru Baksın Güneş Güzellikler Getirsin Günaydın..

Atilla İlhan Ücüncü Şahsın Şiiri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Gözlerin,
gözlerime değince, felaketim olurdu,
ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın,
hayırsızın, biriydi fikrimce

Ne vakit, karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit, Maçka’dan geçsem
limanda, hep gemiler olurdu, ağaçlar, kuş gibi gülerdi,
Sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdüm, içim, ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım,
Akşamlar,
bir roman gibi biterdi
Jezabel, kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi, sen,
sen kalkıp ona giderdin
Benzin, mum gibi giderdin, sabaha kadar kalırdın,

Hayırsızın, biriydi fikrimce,
güldü mü, cenazeye benzerdi
Hele, seni kollarına aldı mı,
felaketim olurdu,
ağlardım, ağlardım …

(Sayın Atilla İLHAN’ ın aziz hatırasına)

ve O’na, Gözlerime Düşen Yağmura….

Şiir: Atilla İLHAN

Sen, en çok aşina bana…

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Eteğimden kırmızı karanfiller döküldüğünden bu yana
Gözlerimden vapurlar kalkıyor
İçimdeki maviyi yara yara
Yağmur vurgunu mevsimlerden kalma! /

Tanı beni,
Zarfımın pullu köşesine astığım hayallerimden,
Bulutların yukarısına çıkan merdivenin ilk basamağından,
Haritamın üzerine çizilmiş denizlerden,
Bin beyitli bir şiirin son dizesine gizlenmiş sözcüklerden,
Ve aşka dair ipucu veren her şeyden,
Tanı beni!

Sen, veçhesiz acılardan gözlerime damlarken
Ben, şiirimin bittiği yerde ellerimi çoktan kaybettim.
Demiştin ya,

Aç kollarını da rüzgâr sarsın sevgimle ruhunu

Sırf rüzgâra dokunmak için adımladım sokaklarını
Sırf kollarımı iki yana açmak için durdum bir tepenin ucunda.
Söz dizdim saçlarına eklenen iğfal edilmez isyanın türküsüne
Sen, bir nevi ağıt de buna,
Bir nevi mevt!
Kaçış söylevleri dilimin altında
Karanfile değdiğince yanıyor ellerim

Gözlerinin alacası dağ yeşili / iki dağ yeşili gözlerin
Yokluğun dibe vurdu, aşkın yükseltti beni
Tökezlenmiş acılarımın diliyle
Kirpiğimden düşen kelimelerin bedelini sırtlandı gece
Sen öyle sere serpe, öyle uçsuz bucaksız bir alevdin ki
Meydanlara muttasıl öfkemi partizan pankartlara astılar

Sana hiçbir ismi yakıştıramıyorum / üç harf müstesna /
Sen öyle yakışıyorsun ki aşk a!
Hiçbir şey ötelere âyinem değil sen kadar

Sen, en çok âşina bana!

Karanfil çizdim avucuma
Al al seni resmettim
Az yazdım, çok ağladım
Derdime senden başka derman bulamadım
Aman yandım!
Yâr ben seni ta-nı-dım!!

/karanfiller yanarken/

Şair : Mesira Meriç

Kumsala düşen sızı…

Cuma, Haziran 22nd, 2012

KUMSALA DÜŞEN SIZI…

Deniz körpeliğinden sıyrılırken
Bir esrik düş büyür de büyür
Ve güneşten daha çok kavurur bizi
Upuzun olsa da gece
Uykularımız şafağa varma telaşına teslim olur

Ve iki ayrı ürperiş
Usulca çıkar uzaklardan
Sarmaşıklar gibi dolambaçlıdır özlem
Ilık ilk yaz sabahının birinde
Kavuşma sevinciyle parlar gözlerimiz…
Bir bulut beyazlığı altında buluşur ellerimiz

Hangi seher
Sıcaklığında konuk eder bizi
Ve hangi esrarlı dokunuş
Böylesine apak yapar
Geceden arta kalan esmerliğimizi
Hangi şairin şiirlerinde vardır böylesi vuslatlar?
Hangi ressamın tablosunda
Birbirine bakan mahmur gözlerden
Lime lime dökülür yaşlar
Sevi başlıbaşına bir tümlenişse eğer
Bizden başka kim bilebilir
Nerden gelir ve nasıl başlar?

Sesler ulaşır zambak kokuları gibi usuldan usuldan
Sonsuzluğa doğru birlikte dolanır akreple yelkovan
Dalgalar can bulduğu yerden vururken körfeze
Islanır ayak
Rengarenk çakıl taşlarına düşer gölgeler
Kızıllıkta belirir iki silüet,
Arzuları sivriltiyorken kutsanmış sözler
Sevi’nin sağanaklarından ıslanır tüm bölgeler

Kaç günlük uzaklıkta saklanır durur ayrılık
Kaç arşındır yol gözleyen nar kırmızısı yakınlık.
Bir duman seli kalkmaya görsün
Bir tını cömertçe kurar sofrasını
İşte o an sunulur ötelerden tutunuşlara katık

Ordaydık
Ağırdan ağırdan yırtılılırken yalnızlık
Bir çarpışma an’ıyla büyür demlenişler
Bir var oluşla dile gelir hiç söylenmemişler
Alçalıp yükselirken iç çekişler
Gün kurusu kıvamından alırız haz
Yeni bir muştuyla avutulur yaz
Bir kıvılcımla başlar ya orman yangınları
Biz de öylesine yanarız biraz

O ses bizimdir
O kıvılcım biziz
Odlarla kavrulan hevesi barındırır nedenlerimiz
İlk seherde yaralı yürekler demlenir
O yerlerden semaya uzanırken eller
Ertelenen zaman için kimsenin bilmediği
Göklere uzanan bir yakarı filizlenir

Sen ne soylu can eriğisin ey gülüş
O öyle bir mayadır ki sevinin gizine bulanır
Tüm dereler boz bulanık akarken
Gerçeğin ritmiyle bezenir diriliş…

Uzanır boylu boyunca efkar
Kumsala düşer sızı
Oyuna kanmaz çocuklar gibi afacan
Tutuşur iki gönül hırsızı

Uğradığı yurtlara bereketler sunan his
Sonrasızlığı barındıran nankör sis
Gölgede yürüyen düş
O şarkıyı çalan ıslık
O son öpüş…
O olan her nefes
An biterken suskunlukta yorulur
Odlarda kavrulan iki heves..
Eşkalini bırakmadan kaybolur

Artık
Deniz işvelidir,kumsalda oynaşır
Ortalıkta öksüz bir güneş dolaşır
Ortalıkta öksüz bir güneş dolaşır

Necdet Arslan

Gitme seni Özledim

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Düşen Bir Çocuksa, Tutan Neden Hayat Değildir?

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Keşfedilmemiş bir şiirin son kıtasındayım…/..Bulunmaya varmıyor dilim…

…..merak etmiyorum da,
giderken üşüdün mü bende(n)?
hiç düşündün mü?

oysa ben d/okuyorum şimdi
seni
tenime,
enine, boyuna,
yazıyorum
düşünmeden../..düş(ü)me!

sense çıplaksın
kelimelerini kaybetmiş bir şair kadar
terli şimdi bütün hatırlamaların…
unuttuk (mu) susmayı?
oysa yalnızız
içimiz de
ikimiz de

ki kaybolmuşluğun sesin kadar
ve bulunulmuşluğun kadar suskunluğun…
şimdi
susacak kadar kayıbız
bulunamayacak kadar vurgun….

II

bıraktım çocukluğu(mu)…/..tutulmaya gidiyorum
tut(mayın)!

yerine yenisi alınmasa da bir yüreğin?
siz yine de;
vurun umudun yelkenlisini!..
’yalnız’
ağlamayacağıma söz veremem
bağışlayın!

Aşk verirdi gidişlerin,
nefes alır
gül dikerdi her gece kapıma
dikenini batırır…
alınma sakın!
ben en çok dikenlerini sevdim
susuşlarının…

bu unuttuklarına mı direnişin?
dışına rehin bıraktığın ben miyim?
yoksa kendin mi?
bu içinden çıkan
hangi güçsüzlüğünün kavi?
Bu ne girdap!
bu ne duvar?
bu hangi rahvan gidişin bahçemde salınan?

III

…divit kokusundasın sen…/..yazmadan dağılansa ben!

mealimi kendime bıraktım…
açıklamamı sana
yağmurum!
beni tercüme edebilir misin ayrılıklara?

kaçıngan bir susuş benimkisi..
düne ufak bir bugün kaçamağı…
ağlayışlarım biraz kadınımsı…
ve sen şimdi biraz kağıdımsı…
içine damlıyorum aralıksız…
sus(a) bana!

IV

bazen söylerdin;
’düşe kalka büyürüz çocuk, hayat böyledir’
düşen bir çocuksa şimdi ’sevgili’,
tutan neden hayat değildir?

Hatice Menteş

Bırakıp Gittin Beni..

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Bırakıp Gittin Beni


bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen

Louis Aragon


En Anlamlı Aşk Sözleri

Salı, Haziran 19th, 2012

En Anlamlı Aşk Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel En Anlamlı Aşk Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa En Anlamlı Aşk Sözleri
En Anlamlı Aşk Mesajları,


En Güzel Aşk Sözleri,

Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki…

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur…

Zannetme ki gözlerim sana baktıkça bıkacak, ölsem de ruhum seninle kalacak, kapanırsa gözlerim senden önce bu hayata, inan ki son sözüm seni seviyorum olacak…

Tek başıma değilim, ben ve ümitsiz aşkım var…

Ayrılık küçük sevgileri öldürür, ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp, yangını körüklediği gibi…

Gönlüme taht kurdun, Gönlümün sultanı oldun, Gece gökyüzünde parlayan yıldızım, Sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun ..

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle… Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana…

İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüpte kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar

Kardelen gökyüzüne aşık olur kafasını karın altından kaldırır ya zemheri yüreğim derki içinde kardelen cesareti kadar cesaret yoksa sakın aşık olma

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki mutluluk gülüşünde saklıdır, sakın ağlayayım deme! Belki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır…

Bizim ömrümüzde mezarlarımız doğuşumuzda kazılır şiirlerimiz hayatımızı anlatır seni unuttum kelimesi sadece kan ile mezar taşımda yazılır seni unutmadım

Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem…

Bir kız sevdim beni hiç sevmedi,bir kız sevdim değerimi bilmedi, bir kız sevdim aşkımın değerini bilmedi.Şimdi o aşk yoksunu,bense çok mutluyum.

Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir…

Ağlayışımm terk edip gidişine değil. Ben, sensizken, senden diye sensizliğini de sevmiştim. Sen, seninle, seni de sensizliğini de alıp gittin…

Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın…

İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar…

Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı nekadar severse, damardan nekadar çok kan geçerse, yaşam bir ölüme nasıl değerse sende benim için okadar değerlisin..

Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta, ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim. İnat bu ya, mahşere kadar “seni seveceğim”…

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!

Gül dediğin nedirki solar gider.Gün dediğin nedirki gecer gider.Ateş dediğin nedirki kül olur gider.Ama sana olan sevgim sonsuzdur.Ancak mezarda biter…Serserim

Seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et, çünkü aşk sessiz, sevgi dilsizdir…

Sen bir pınarsın içilen ama kanılmayan, Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan, varlıgına doyulmayan, yokluğuna dayanılmayan..

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o, yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir…

Güzelsin, şirinsin, şahanesin. Çektiğim çileme tek bahanesin. Melek mi, şeytan mı bilmem ki nesin…

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil, güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım…

Allah’ım canımı bir sonbahar günü al ki, o vefasız getirecek bir gül bile bulamasın…

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…

Sevgilerin en güzeli seni sevmek,Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatin tadı sabah kalktığında senin var olduğunu bilmek

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun…

Canımdaki her nefes nefesine eklensin, içimdeki her nefes hayalinle demlensin, bırak bu gönlüm varlığınla renklensin, sen benim gönlümde yaşadıkça özelsin!

Beni terk ettiğin gün saçlarından bir tel koparıp asacağım kedimi beni terk ettiğin gün kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime ve beni terk ettiğin gün öleceğim

Damdan düşer gibi hayatıma girdin, beni deli divane ettin, suçum neydi ki, beni kendine bu kadar aşık ettin

Başkasına kendinden fazla değer verme, ya onu kaybedersin ya da kendini mahvedersin…

Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici,çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen birtanesin

İyi Akşamlar Güzel Sözler

Pazartesi, Haziran 18th, 2012

İyi Akşamlar Güzel Sözler

Tugbam sitesinde en güzel İyi Akşamlar Güzel Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa İyi Akşamlar Güzel Sözler
İyi Akşamlar Güzel mesajlar
İyi Akşamlar Sözleri

İyi Akşamlar; benim viran gönlümün sultanı, İyi Akşamlar; dost bağımın gonca gülü, İyi Akşamlar; Süreyya yıldızım, İyi Akşamlar ay yüzlüm, İyi Akşamlar; canımın cananı, İyi Akşamlar..

Önce kendime Sonra evime Sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda Bana değen ne varsa Yüreğimle beynim arası Çizgi derinliğince İyi Akşamlar olsun …

Elini verene Gözünü değdirene Sözünü diyene Diyemeyene Sevgimi görene Göremeyene İyi Akşamlar..

İyi Akşamlar bahar kokulum, kır çiçeğim nefesim, gözüm, her şeyim İyi Akşamlar CANIMIN CANIM

Sevgi yağmuru olsam yağsam odana Islatsam sen tek tek düşen damlalarımla yavaş yavaş Rüyalarında aşk seli olup aksam üstüne Sen rahat uyu birtanem, İyi geceler sevgilim

Bu gece yağan yağmura yazdım sana olan duygularımı Seni ne çok sevdiğimi anlatsın diye sel olup aksın üstüne İyi geceler birtanem, damlaların çıkardığı ses sana ninni olsun rüzgar haykırsın seni ne kadar çok sevdiğimi ve sensiz geçen gecelerdeki ıstırabımın sesini

Artık sırdaş değil geceler bana Sana duygularımı iletebileceğim telefonuna mesajla En içten duygularımla iyi geceler sevdiğim sana