Posts Tagged ‘karanlığın’

Senİ sensİz yaŞamayi dÜŞÜndÜm dÜn gece

Cuma, Haziran 22nd, 2012

seni sensiz yaşamayı düşündüm dün gece
yapayalnızdı kimsesiz bir sokak çocuğu gibi sokaklarda kalmış
soğuktu içimi titretiyordu bu gece yarısında
dedimya sensizliği düşünüyordum
ayyaş bir şarapçı gibi köşe başlarında
parklarda sızıvermiş ve hayata küsmüştü
başıma dünyaların yıkıldığını hissettim
diyorumya sadece düşünüyordum
ve bu düşünceyle heran daha iyi kavrıyordum sensiz hayatın anlamsızlığını
ve her saniye seni daha çok seviyordum
belkide güneşin doğmayacağından dünyanın dönmeyeceğinden
belkide sensiz karanlığın soğuğundan korkuyordum
seni sensiz yaşamayı düşündüm dün gece
deliydi ne yaptığını ne yapmak istediğini bilmiyordu
karanlıktan yalnızlıktan kaçmaya çalışıyor
bir çıkar yol bulamıyordu
sefildi sensizlik yoksul ve sefalet içinde bir aileden farksızdı
huzursuz mutsuz ve umutsuzdu
bütün bunları düşündükten sonra
sensiz zenginlikleri mutlulukları sevinçleri düşündüm
bir şeye yaramazdı ki sensiz mutlu olmak ki zaten
sensiz mutlu olamazdım ki..

Unutacağım seni

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Yalnızlığın buğusu kapladı gözlerimi,
Yokluğunun sitemi akıyor gözlerimden damla damla,
İç savaş başladı yüreğimle aramda,
Ya seni unutacağım ya unutacağım…

Umutlarda gider bulutlarla uzak şehirlere,
Yağmur gibi yağar sensizlik üzerime,
Hayallerimde yıldızlarla birlikte karanlığın içinde mahkum,
Sensizlik derin bir kuyu dibi olmayan…
Karanlığın tek sahibi gecelerde; yağmurlu gecelerde,
Ya seni unutacağım yada unutacağım…

Duygularım hapishane aşkım mahkum,
Karanlık bir gecede sensizliğe başlar yolculuğum,
Ellerimde bir gül yaprağı başımda gardiyan…
Her adımda gözyaşı her adımda adın,
Ya seni unutacağım yada unutacağım…

Bir ağaç misali dökerim duygularımı kağıda,
Bir seni seviyorum yazamadım beyaz sayfaya,
Kalem elimde, hayalin gözlerimde hep yazarım seni sitem ile,
Karalarım kağıtları seni seviyorum yazayım diye,
Her seferinde sitem her seferinde yokluğun,
Ne kadar çok uğraştımsa da yazamadım…
Ben seni değil, seni unutmaya çalışan beni yazdım şiirlerime,
Elbet unutacağım seni, elbet bir gün yazacağım ”seni seviyorum”
Alıntı

Aşk sewmekse sevmek nedir ??

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Aşk Sevmekse Sevmek Nedir?

Dün gece yine seni düşündümKaynakwh:
her zaman ki gibi
geçtiğimiz yaz aylarını düşündüm
hasretin sevginle birleşti gözyaşı olarak döndü bana.
Sensizliğine bürünmüş dünyamda
kendi egemenliğimi kurmaya çalışıyordum
tam kendim için bir şeyler yapacaktım ki
tekrar geldi hiç gözümün önünden gitmeyen
gözlerin.

Sandığın içinden fotoğraflarımızı buldum
sanki sensizliği tadacakmışım gibi sarılmışım sana
yüzüm gülüyor. Mutluyum!
Artık dayanamıyorum sensizliğe.
Acı veriyor fotoğraflarınla yaşamak bana
belki de aşkımızın kayan bir yıldız kadar.Kaynakwh:
Çabuk parlayıp söndüğünü bilmek yıpratıyor bedenimi
artık ben eski ben değilim. Mutlu olamıyorum eskisi gibi
bedenim susuz kaldı ne kadar içsem de daha kalacak.
Çünkü ben suya değil benim için daha da önemli olan sana,
senin sevgine susadım. Tam sevdanın rengini bulmuştum ki
gökteki yıldızımız kaydı. İlişkimizin başladığı gün bir fidan
dikmiştik ve söz vermiştik birbirimize sevgi ile büyütecektik diye.
Şimdi o ağaca kim bakacak sevgisiz kalıp sonsuzun derinliğine mi
kapılacak benim gibi çünkü ben sensiz karanlığın içinde kaybolmuş
gibiyim tek ışığım sendin yok olup gittin.
Artık kendi içimde 4 mevsim kış yaşıyorum çünkü yazım ve baharlarım beni
terk etti.
Bende artık yalnız içiyorum senin sevdiğin şarabı. Aynaları da kaldırdım
artık sevmiyorum onları.
Bana iyi bir yüz vermiyorlar baktığımda. Bahçemdeki kuşlar da sustu
artık aşkımızı şarkılara vurmuyorlar. Ne olur geri dön artık bebeğim
hayatımı artık siyah beyaz yaşamak istemiyorum…

Kasem..

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Çağırma beni ..
O ruhumu delen bakışlarını salma geceye
Gel deme n’olur…
Karanlığın orta yerine mührünü koyan tüm muskasız yüreklere andolsun, ve andolsun o yüreklerin sahibine ki, bu kalp itaatsizliği maharet bilmedi..

Geceydi.. Pusluydu..
Su uyur düşman uyumazdı.
Beklerdi kaotik bir kabusu korkak dişlerini sıkarak yürekler. Sen uykunun kollarında bulurdun bebeksi kokunu, ben sağır yamaçların intihar bekçisi .. Fakat kalp hep bir umuda gebeydi.

Gecenin karanlığı sindi mi zemheriye, dağ taş sen kokardı. Yolların sapasına saklanırdı aşk. Kaç çapraz ateş, kaç kumpas aşmak gerekirdi ona varmak için? Ve ulaşıldıktan sonra aşk ne kadar aşktı?
Bu acizin dualarında sabahlayan, aklına her gelişinde saklı bir tebessüme yerini bırakan, bir tel saçına dokunmaktan gayrısı değildi.
Şehre inişler bayram vakitleriydi o zamanlar. Kokunun sindiği kaldırımlara kıvrılıp, pencerenden sızan ışıkla ısınmak geceleri. Oralarda olduğunu bilmekti mutluluk. Görebilmeyi değil, görebileceğini bilmeyi umut etmekti ..

Ama benim postallarım hiç yakışmadı şehrin ışıltılı sokaklarına. Yüzümdeki taşralı ifade, alnımdaki bin yıllık yazı ve ensemde soluğunu hissettiğim o ölümcül melek peşimi hiç bırakmadı.
Beni dost dualarla uğurladığın her vakit yüzüm caddeye, kanım geceye akardı. Ne senin sevdana benim adım yazılmıştı, ne benim kaderime bir sevgili busesi. düşlemenin bile yasak olduğu senli sabahları yedeğime azık diye aldım ben can .. devriyelerin, apoletlerin, tel örgünün, yumruğun olduğu yere senin adın yakışmazdı.

Pusulası bir kez bile beni göstermeyecek gözlerini gözlerime, tercümesi bir ömür bana susmak olan iki ucu keskin hançer sözlerini yüreğime kazıdım. Yokluğuma rabtettiğim varlığına inat, sonu baştan uçurum bir sevdanın adı “yazık”a çıkmış zavallısı olduğumu kabul etmek için damarlarımdaki bütün seni boşaltmam gerekti. Haklıydın, benim yolum yâre çıkmazdı. Ve asla yüzünü güneşe dönemezdi kan çiçekleri..

Yürüdüm..
Bütün “e” hallerimi “den” haline çevirinceye dek yürüdüm..
Sana uzanan niyetlerimin külleri düştü gözbebeklerime.. her adımda biraz daha karanlık bulaştı sessizliğime. Her adımda biraz daha kan yürüdü parmak izime.

….

Ve şimdi sen bunca birikmişliğime ve kusulası kötücüllüğüme rağmen yaralarımı sarmaya çağırıyorsun.
Çağırma can.
Gel deme ..
Sana düşmek kavgadan, senden düşmek hayattan düşmektir, biliyorsun ..

Canım yanıyor sevgili ..
Aklıma düşende hasret kuşanıyorum her hazan. Gözlerim çakmaklanıyor yolların imkansızlığına .. Sana kavuşamadan kavuşuyor ruhum seni yaradana, O’ na seni sormak için sabırsızlanıyorum ..
Ve dualar yeminlere bırakıyor yerini. Kan kusuyorum vakit daraldıkça. Yine de, ben de bir kalp sahibiyim. Umutlarımı kardelenlere emanet ediyorum ..

Can..
Karanlığın orta yerine mührünü koyan tüm muskasız yüreklere andolsun ve andolsun o yüreklerin sahibine ki, bu kalp ebedi yolun herhangi bir yerinde kalbine ulaştığı günü bekleyecek, ve bende sana kavuşamayan ne varsa sonsuza dek senin olarak yüreğine gömülecek ..
Andolsun …

AYŞEGÜL MOR