‘Uçağın düşürülmesinde Rus parmağı var’

 Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesinde Rusya’nın da parmağı olduğu iddia edildi.

İngiltere’de yayımlanan Sunday Times’a konuşan Ortadoğulu diplomatik kaynaklar, “Eğer Rus uzmanlar düğmeye basmadılarsa bile, basan Suriyeli uzmanların arkasında olmalarına şaşırmayız” dediler.

22 Haziran’da meydana gelen olayla ilgili konuşan ismi açıklanmayan kaynaklar, Rusya’nın böylelikle NATO’ya çok net bir mesaj verdiğini ileri sürdüler.

Bir diplomat bu mesajı “Suriye Libya değil ve uçuşa yasak bölge uygulaması için her girişiminizin bedeli olur” şeklinde özetledi.

Rusya Suriye’ye üç yıldan bu yana gelişkin hava savunma sistemleri satıyor. Ancak son S-300 teslimatının durdurulduğu iddia edilmişti. Bu teslimatın durdurulması için İsrail’in devreye girdiği ileri sürülmüştü.

Bu sistemlerle ilgili bazı Rus uzmanların, Suriyeli personeli eğittiğini anlatan bir diplomat “Ancak bazı Rus uzmanlar hala Suriye’de” dedi.

‘Uçağın düşürülmesinde Rus parmağı var’

 Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesinde Rusya’nın da parmağı olduğu iddia edildi.

İngiltere’de yayımlanan Sunday Times’a konuşan Ortadoğulu diplomatik kaynaklar, “Eğer Rus uzmanlar düğmeye basmadılarsa bile, basan Suriyeli uzmanların arkasında olmalarına şaşırmayız” dediler.

22 Haziran’da meydana gelen olayla ilgili konuşan ismi açıklanmayan kaynaklar, Rusya’nın böylelikle NATO’ya çok net bir mesaj verdiğini ileri sürdüler.

Bir diplomat bu mesajı “Suriye Libya değil ve uçuşa yasak bölge uygulaması için her girişiminizin bedeli olur” şeklinde özetledi.

Rusya Suriye’ye üç yıldan bu yana gelişkin hava savunma sistemleri satıyor. Ancak son S-300 teslimatının durdurulduğu iddia edilmişti. Bu teslimatın durdurulması için İsrail’in devreye girdiği ileri sürülmüştü.

Bu sistemlerle ilgili bazı Rus uzmanların, Suriyeli personeli eğittiğini anlatan bir diplomat “Ancak bazı Rus uzmanlar hala Suriye’de” dedi.

Rusya’dan düşürülen jetimizle ilgili müthiş iddia!

Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Lavrov, “Biz objektif verilere sahibiz. Bunları iletmeye hazırız” dedi.

22 Haziran’da Türk jeti Suriye tarafından düşürülmüş, iki ülke arasında tansiyon yükselmişti. Suriye yönetimi Türk jetinin kendi hava sahalarını ihlal ettiğini savunurken, Türk makamları jetin uluslararası hava sahasında düşürüldüğünü iddia ediyor.

Lavrov değerlendirmesinde, “Ana konu, kazanın bir ya da diğer yöne olacak şekilde durumun daha da zorlaşmasına izin vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamada Türk uçağının düşürülmesini provokatif bir eylem olarak görmediklerini açıklarken, Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Viktor Bondarev de Suriye’nin hava sahasını ihlal ettiğini iddia ettiği Türk jetini uçaklar kaldırarak vurmadan önce uyarması gerektiğini ifade etmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, Erdoğan’a taziyelerini iletmişti.

İsrail, Güney Kıbrıs’ta PKK’lıları besliyor

A Haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel Yönetimindeki Deşifre Programı’nın bu haftaki konuğu KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’ydu.1 Temmuz’da Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nın Kıbrıs Rum Kesimi’ne geçmesinin ardından, Türkiye ve KKTC”nin yol haritasının ne olacağının, konuşulduğu programda Derviş Eroğlu çok çarpıcı açıklamalarda bulundu…
 
Eroğlu,Kıbrıs Rum Kesiminin tek başına Avrupa Birliği’ne alınmasının büyük bir hata olduğunu belirtirken, bundan sonraki süreçte de Türkiye ile birlikte hareket edeceklerini sözlerine ekledi..
 
İSRAİL, GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİ’NDE 3 BİN PKK”LIYA ASKERİ EĞİTİM VERİYOR
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden canlı yayınlanan programda İsrail -Türkiye gerginliğine de değinen, Derviş Eroğlu, İsrail’in Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki PKK kamplarında 3 bin PKK’lıya askeri eğitim verdiğini, şu ana kadar eğitimden geçen 15 bin PKK’lının da Kandile gönderildiğini ileri sürdü…
 
İSRAİL- RUM TATBİKATI TÜRKİYE’YE KARŞI YAPILDI
 
KKTC Cumhurbaşkanı, Derviş Eroğlu, geçtiğimiz aylarda Akdeniz’de gerçekleşen İsrail- Kıbrıs Rum Kesimi tatbikatının da Türkiye’ye karşı gerçekleştirildiğini belirtti. Güney Kıbrıs’tan İsrail’e, İsrail’den de Kıbrıs Rum Kesimi’ne gemilerle silah taşındığına dikkat çeken Eroğlu, Avrupa Birliği’nin Rumlar’a göz yummasını eleştirdi…
 
RUSYA, GÜNEY KIBRIS ÜZERİNDEN SURİYE’YE YARDIM EDİYOR
 
Derviş Eroğlu , Rusya’nın Kıbrıs Rum kesimi üzerinden Suriye’ye ciddi manada silah yardımı yaptığına dikkat çekerken, “Suriye’nin Türk Savaş Uçağını düşürecek bir teknolojiye sahip olmasını da Rusya”ya bağlıyorum” dedi…

A Haber

Lavrov’un Esed cıkışı uzlaşmayı bozdu

Lavrov, İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan Suriye konulu uluslararası toplantının sonuç bildirisinin yayımlanmasından sonra yaptığı açıklamada, bildiride, ”Suriye halkına, herhangi bir geçiş süreci biçimini empoze etme girişiminin bulunmadığını” söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in görevini bırakmasının gerekmediğini öne sürdü.

Fisk: Esad 2 yıl daha görevde

Robert Fisk’in köşe yazısı

Beşar Esad, rakiplerinin beklediğinden çok daha uzun süre dayanabilir. Hem de rejimin devrilmesinden önce, yeni Avrupa petrol rotalarını Suriye kanalıyla güvence altına almak için telaşlanan Batılı liderlerin üstü kapalı kabullenişleri sayesinde. Baas iktidarının muhtemel değişimi ile yakından ilgili bir kaynağa göre Amerikalılar, Ruslar ve Avrupalılar da, Esad’ın en az iki yıl daha Suriye’nin lideri olarak kalmasına imkan verecek bir anlaşma hazırlığında. Bu İran ve Suudi Arabistan’a, hem Lübnan hem de Irak’ta siyasi tavizler vermesi karşılığında gerçekleşecek.

Rusya’ya ise Tartus’taki askeri üssünün kalacağı ve Şam’da İran ile Suudi Arabistan’ın desteğiyle kurulacak herhangi bir yeni hükümet ile ilişkisinin güvende olacağı teminatı verilecek. Rusya’nın verdiği son taviz, Esad’ın Suriye’nin gelecekteki güç yapısı için vazgeçilmez olmadığını ifade etti. Bu da Batı’daki anlayışın bir parçası: iç savaşa daha da sürüklenmeyi önleyecek bir anlaşma karşılığında Esad’ın başkanlığı kabul edilebilir.

Clinton ve Lavrov’un karşılıklı suçlamalarının ardına gizlenmiş, inkar edilmesi kolay ABD- Rusya müzakereleri şu anlama geliyor: Süper güçler İran’ın Irak üzerindeki etkisini ve Lübnan’daki Hizbullah müttefikleriyle ilişkilerini tanıyacak. Bu esnada Suudi Arabistan ve Katar ise Lübnan ve Irak’taki Sünni Müslümanlar’ın haklarını güvence altına almaya teşvik edilecek. Çünkü Bağdat’ın bir Şii güç odağı olarak belirmesi; Irak’taki Sünni azınlığa desteği şu ana dek yalnız siyasi bölünmeye sebep olmuş Suudi Arabistan’da büyük mutsuzluk yarattı.

Fakat dünya güçleri arasındaki müzakerelerde asıl mevzu, Batı’nın Moskova’nın tedariğine bel bağlamadan, Körfez’den gelen petrol ve gazı güvence altına alma konusundaki kararlılığı etrafında dönüyor. Kaynak, “Rusya istediği zaman Avrupa’nın vanasını kapatabilir ve bu çok büyük bir siyasi güç kaynağı” diyor. “Batı’ya doğru iki temel petrol rotasından bahsediyoruz: biri Katar ve Suudi Arabistan’dan, Ürdün, Suriye ve Akdeniz yoluyla Avrupa’ya, diğeri İran’dan Şii güney Irak, Suriye ve Akdeniz yoluyla Avrupa’ya. Önemli olan bu. Batı bu yüzden gerekirse Esad’ı iki yıl daha iktidarda bırakmaya hazır olacak. Bu onları gayet memnun edecek. Üstelik yeni Suriye’de Rusya’nın da bir yeri olacak.”

Hala bu planları tartışmakta olan diplomatlara, elbette biraz şüpheyle yaklaşmalı. Siyasi liderlerin, insan hakları ihlalleri ve katliamlar sebebiyle Suriye’yi suçlaması bir şey, Batılı diplomatların ise Ortadoğu’da her zaman petrol ve gaz anlamına gelen “büyük resim” için bunları bir kenara koyabileceklerinin farkına varmak başka bir şey.

Başkan’a yakın bir yetkili, geçen seneki savaşın zirvesinde onu arayıp “Humus yanıyor” dedi. Esad’ın tepkisi, yetkiliyle gelecekteki tüm bire bir konuşmaları reddetmek ve sadece SMS ile iletişim kurmakta ısrar etmek oldu. Köstebek, “Esad’ın Suriye’de olanlar üzerinde artık kişisel gücü yok. Bunu istemediğinden değil ancak ülkenin her yerinde, bir insanın takip edebileceğinden çok daha fazla şey oluyor” diyor.

Kıdemli Arap askerlerine göre, Esad hala Cezayir tarzı bir çözüm ümit ediyor. Cezayir’de demokratik seçimin iptalinden sonra ordu ve generaller ülkede isyancılara ve İslami gerillaya karşı acımasız bir savaş sürdürdü. 1990’lar boyunca, iktidarı ellerinde tutmak için işkence ve katliamlar yaptılar ve yaklaşık 200 bin kişinin ölümüne sebep oldular.

Bu krizin ortasında Cezayir ordusu, Şam’a bir heyet gönderdi. Hafız el Esad’ın Suriye ordusundan 1982’de Hama’daki isyanı 20 bin kişinin ölümü pahasına nasıl bastırdıklarını öğrenmek istiyorlardı. Şu anda Esad rejiminin başındaki iç savaşa dikkat çekici derecede benzeyen Cezayir iç savaşı, günümüzde Suriye’de yaşanan trajedinin çoğu özelliğini gösteriyordu: boğazları kesilmiş bebekler, gizemli yarı-askeri “silahlı gruplar” tarafından katledilen aileler, hükümet güçleri tarafından bombalanan kasabalar.

Ve Esad’ın adamlarının dikkatini en çok Batı’nın 90’larda bir yandan insan hakları konusunda şikayet ederken bir yandan da Cezayir rejimini silahla ve siyasi olarak cesaretlendirmesi çekti. Cezayir’in petrol ve gaz rezervleri sivil ölümlerinden daha önemliydi. Tıpkı o zaman olduğu gibi şimdi de Şam, Batı’nın ölümlere göz yumması için Suriye üzerinden geçen petrol ve gaza duyduğu arzuya güveniyor.

Soru bir şekilde hala, Esad’ın askeri olayları kontrol etmeyi başaramasa da, ülkesinde olan bitenin emsalsiz siyasi önemini anlayıp anlayamayacağı. İsyandan önce Avrupalı ve Türk liderler ondan, Lübnan’ın kuzeyindeki Trablus şehrindeki Sünni güçlerin Suriye’yi tehdit edecek “bir Selefi devleti” kurmaya çalıştıklarını duyunca hayrete düşmüşlerdi. Tahminen bir istihbarat ajanının gevezeliğine dayanan bu olağanüstü iddianın, Esad’ın zihninde kendine nasıl yer edindiği ise hala bir muamma.

Star

İngiliz Bakan: Geçiş süreci belirsiz

Cenevre’deki Suriye konulu toplantının başlamasından önce gazetecilere açıklama yapan Hague, “Rusya ve Çin’le anlaşmaya varılamadığını ve sürecin belirsiz olduğunu belirtti.

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius da toplantıdan önce, BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın mantıklı sözler söylediğini belirterek, “Bunların desteklenmesini umuyorum” dedi.

Fabius, Suriye’deki durumun dramatik olduğunu, her gün onlarca kişinin öldüğünü, çatışmaların başlamasından bu yana 15 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.

Fransa Dışişleri Bakanı, “bunun son bulmasının ve siyasi geçişin yapılmasının kaçınılmaz olduğunu” vurguladı.

Bu şehirde mahkum sayısı sadece 12

Araştırmaya göre, cezaevlerinde doluluk oranında yüzde 172,3 ile Sırbistan ilk sırayı alıyor. Bu ülkeyi yüzde 155,6 ile Bulgaristan, yüzde 150,8 ile Kıbrıs Rum Kesimi, yüzde 144,9 ile İtalya, yüzde 136,5 oranları ile Macaristan ve Yunanistan izliyor. Araştırılan 46 ülkeden 23’ünde doluluk oranı yüzde yüzün üzerinde bulunuyor. Türkiye ise bu oran yüzde 99,7.

En düşük doluluk oranının olduğu ülke yüzde 14,8 ile Monako. Monako’yu yüzde 81,2 ile Moldova izliyor.

Kadın mahkumların toplam mahkumlara oranında yüzde 25 ile Monako ilk sırayı alırken, bu ülkeyi yüzde 8,7 ile ABD, yüzde 8,1 ile Rusya izliyor. Türkiye’de kadın mahkum oranı yüzde 3,7. En düşük oran ise 1,6 ile Karadağ’da.

Tutukluların mahkumlara oranında, yüzde 64 ile Malta birinci, yüzde 50 ile Liechtenstein ikinci, yüzde 45,8 ile Karadağ üçüncü, yüzde 44,6 ile Kıbrıs Rum dördüncü sırada. Türkiye’nin tutuklu oranı ise yüzde 42,6. Tutuklu oranında yüzde 5,5 ile en düşük ülke Gürcistan.

Mahkum sayısında 2 milyon 266 bin 832 ile ABD birinci sırada yer alırken, Monako’da mahkum sayısı sadece 12. En az mahkum bulunan ülkelerden biri de Liechtenstein. Bu ülkede 14 mahkum bulunuyor.

100 bin kişiye düşen mahkum sayısında da ABD 730 ile ilk sırayı alıyor. ABD’yi 524 ile Gürcistan, 511 ile Rusya izliyor. Türkiye’de yüz bin kişiye 168 mahkum düşerken, Monako’da ise bu oran 34.

İran’ın olmaması sorun değil

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin, Rus haber ajansı RİA Novosti’ye yaptığı açıklamada, ”İran’ın toplantıya katılımı yardımcı olur, ama katılmaması da toplantının yapılmayacağı ve herhangi bir adım atılmayacağı anlamına gelmiyor” dedi.

Bu arada, Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un dün BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan ile telefonda görüştüğü belirtilerek, görüşmede Suriye’deki son durum ile Cenevre’deki toplantının ele alındığı kaydedildi.

İran’ın olmaması sorun değil

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin, Rus haber ajansı RİA Novosti’ye yaptığı açıklamada, ”İran’ın toplantıya katılımı yardımcı olur, ama katılmaması da toplantının yapılmayacağı ve herhangi bir adım atılmayacağı anlamına gelmiyor” dedi.

Bu arada, Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un dün BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan ile telefonda görüştüğü belirtilerek, görüşmede Suriye’deki son durum ile Cenevre’deki toplantının ele alındığı kaydedildi.

Suriye’ye müdahaleyi desteklemeyecek

Lavrov, Moskova’da düzenlediği basın toplantısında, Suriye krizine yönelik açıklamalarda bulundu.

30 Haziran’da Cenevre’de yapılacak Suriye toplantısında, Suriye’ye herhangi bir dış müdahaleyi desteklemeyeceklerini belirten Lavrov, bu süreçte İran’ı dışlamanın hata olacağını söyledi.

Lavrov, herhangi bir NATO ülkesinin Suriye’de Libya senaryosunu tekrarlamaya eğilimli olmadığını düşündüğünü belirtirken, “En azından şu ana kadar görüştüğümüz NATO ülkeleri ve diğer ülkelerden, Suriye’ye müdahale yönünde bir şey duymadık” dedi.

Rusya’nın Suriye’de reformların yapılmasını desteklediğini ancak bu süreçte dış ülkelerin kendi düşüncelerini Suriye’ye dayatmaması gerektiğini vurgulayan Lavrov, “Değişim sürecine ve Esed’in geleceğine sadece Suriye halkı karar vermeli” ifadelerini kullandı.

Suriye’ye müdahaleyi desteklemeyecek

Lavrov, Moskova’da düzenlediği basın toplantısında, Suriye krizine yönelik açıklamalarda bulundu.

30 Haziran’da Cenevre’de yapılacak Suriye toplantısında, Suriye’ye herhangi bir dış müdahaleyi desteklemeyeceklerini belirten Lavrov, bu süreçte İran’ı dışlamanın hata olacağını söyledi.

Lavrov, herhangi bir NATO ülkesinin Suriye’de Libya senaryosunu tekrarlamaya eğilimli olmadığını düşündüğünü belirtirken, “En azından şu ana kadar görüştüğümüz NATO ülkeleri ve diğer ülkelerden, Suriye’ye müdahale yönünde bir şey duymadık” dedi.

Rusya’nın Suriye’de reformların yapılmasını desteklediğini ancak bu süreçte dış ülkelerin kendi düşüncelerini Suriye’ye dayatmaması gerektiğini vurgulayan Lavrov, “Değişim sürecine ve Esed’in geleceğine sadece Suriye halkı karar vermeli” ifadelerini kullandı.

Cenevre’deki Suriye toplantısına katılan ülkeler

Edinilen bilgiye göre, dışişleri bakanları düzeyindeki toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil edecek.

Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan yaptığı yazılı açıklamada, toplantıya BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’nin yanısıra Türkiye, Katar ve Irak’ın da davet edildiğini bildirmişti.

Cenevre’deki Suriye toplantısına katılan ülkeler

Edinilen bilgiye göre, dışişleri bakanları düzeyindeki toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil edecek.

Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan yaptığı yazılı açıklamada, toplantıya BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’nin yanısıra Türkiye, Katar ve Irak’ın da davet edildiğini bildirmişti.

Rusya 3 helikopteri Suriye’ye gönderiyor

Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Aleksandır Fomin yaptığı açıklamada, Mi-25 tipi askeri helikopterlerin bakımının tamamlandığını ve sözleşmede öngörülen süre içinde Suriye’ye teslim edileceğini söyledi.

”Suriye bizim dostumuz ve biz de dostlarımıza karşı bütün yükümlülüklerimizi yerine getiririz” diyen Fomin, Suriye ile 2008 yılında imzalanan sözleşmeye göre 3 adet mi-25’i onardıklarını ve zamanında teslim etmeye hazır olduklarını kaydetti.

Fomin, sözleşmeye göre kaç helikopterin onarılacağı konusunda bir bilgi vermezken, Rus basını toplam 36 helikopterin onarımının yapılmasının öngörüldüğünü belirtiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton söz konusu helikopterlerin Suriye’de sivillere karşı kullanıldığını belirterek Şam’a verilmesine karşı çıkarken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, iddiaları kabul etmemişti. Lavrov, söz konusu helikopterlerin Sovyetler Birliği döneminde satıldığını ve kendilerinin de 2008 yılında imzalanan anlaşma uyarınca bunların onarımını yaptıklarını kaydetmişti.

Suriye helikopterlerini taşıyan gemi geçen hafta İngiliz sigorta şirketinin teminatını geri çekmesi üzerine Rusya’nın Murmansk Limanı’na geri dönmüştü.

Rusya 3 helikopteri Suriye’ye gönderiyor

Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Aleksandır Fomin yaptığı açıklamada, Mi-25 tipi askeri helikopterlerin bakımının tamamlandığını ve sözleşmede öngörülen süre içinde Suriye’ye teslim edileceğini söyledi.

”Suriye bizim dostumuz ve biz de dostlarımıza karşı bütün yükümlülüklerimizi yerine getiririz” diyen Fomin, Suriye ile 2008 yılında imzalanan sözleşmeye göre 3 adet mi-25’i onardıklarını ve zamanında teslim etmeye hazır olduklarını kaydetti.

Fomin, sözleşmeye göre kaç helikopterin onarılacağı konusunda bir bilgi vermezken, Rus basını toplam 36 helikopterin onarımının yapılmasının öngörüldüğünü belirtiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton söz konusu helikopterlerin Suriye’de sivillere karşı kullanıldığını belirterek Şam’a verilmesine karşı çıkarken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, iddiaları kabul etmemişti. Lavrov, söz konusu helikopterlerin Sovyetler Birliği döneminde satıldığını ve kendilerinin de 2008 yılında imzalanan anlaşma uyarınca bunların onarımını yaptıklarını kaydetmişti.

Suriye helikopterlerini taşıyan gemi geçen hafta İngiliz sigorta şirketinin teminatını geri çekmesi üzerine Rusya’nın Murmansk Limanı’na geri dönmüştü.

Elvan Abeylegesse Moskova’ya gitti

Sol ayak aşil tendonundaki sakatlığı nükseden Elvan Abeylegesse, Atatürk Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Abeylegesse, sakatlığıyla ilgili olarak, ”Sol ayak aşil tendonumdaki sakatlık eskiden de vardı, iyileşmişti. Bu sene ikinci defa Erzurum’da antrenman yaparken rahatsızlık hissettim. Şimdi doktorumla görüşmek ve tedavi için Moskova’ya gideceğim, orada tedavi olacağım. Tedavi sürecinin nasıl geçeceğini doktor söyleyecek. 2007 yılından beri oradaki doktorum takip ediyor, şimdi de aynı doktora gideceğim, durumumu o değerlendirecek” diye konuştu.

Helsinki’de dün başlayan Avrupa Şampiyonası’na katılamadığı için çok üzgün olduğunu kaydeden Abeylegesse, ”Sakatım, önce iyileşmem lazım. İyileştikten sonra bütün yarışlara katılmayı ve başarmayı hedefliyorum” diye konuştu.

Abeylegesse, olimpiyatlara katılıp katılamayacağını tedavi sürecinin belirleyeceğini de sözlerine ekledi.

Annan Türkiye’yi de davet etti

 

Birleşmiş Milletler-Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriye konulu toplantının haftasonu Cenevre’de yapılacağını açıkladı.

Annan yaptığı yazılı açıklamada, toplantının Cenevre’deki BM Sarayı’nda Cumartesi günü yapılacağını belirtti. Dışişleri Bakanları düzeyindeki toplantıya BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere) katılacağı, Türkiye, Katar ve Irak’ın da toplantıya davet edildiği kaydedildi.

Abeylegesse Moskova’ya gidecek

AA muhabirinin görüştüğü milli atlet, 2012 Londra Olimpiyatları’na hazırlandığı Erzurum kampında sol ayak aşil tendonundaki sakatlığın nüksettiğini söyledi.

Tedavi için yarın Rusya’nın başkenti Moskova’ya gideceğini ve doktoruyla görüşeceğini kaydeden Abeylegesse, ”Durumum doktor kontrolünden sonra netleşecek. Henüz ‘sezonu kapattım’ ya ada ‘koşacağım’ diyemem. Doktorumun direktiflerine göre hareket edeceğim. 2012 Londra Olimpiyatları’na yönelik durumum da kontrollerden sonra belli olacak” diye konuştu.

Olimpiyatları riske etmemek ve hazırlık dönemini bölmemek için Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de bugün başlayan Avrupa Şampiyonası’na katılmayan Abeylegesse, iyileşemediği için üzgün olduğunu, ancak olimpiyatlara gidebilmek için elinden geleni yaptığını kaydetti.

Abeylegesse Moskova’ya gidecek

AA muhabirinin görüştüğü milli atlet, 2012 Londra Olimpiyatları’na hazırlandığı Erzurum kampında sol ayak aşil tendonundaki sakatlığın nüksettiğini söyledi.

Tedavi için yarın Rusya’nın başkenti Moskova’ya gideceğini ve doktoruyla görüşeceğini kaydeden Abeylegesse, ”Durumum doktor kontrolünden sonra netleşecek. Henüz ‘sezonu kapattım’ ya ada ‘koşacağım’ diyemem. Doktorumun direktiflerine göre hareket edeceğim. 2012 Londra Olimpiyatları’na yönelik durumum da kontrollerden sonra belli olacak” diye konuştu.

Olimpiyatları riske etmemek ve hazırlık dönemini bölmemek için Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de bugün başlayan Avrupa Şampiyonası’na katılmayan Abeylegesse, iyileşemediği için üzgün olduğunu, ancak olimpiyatlara gidebilmek için elinden geleni yaptığını kaydetti.