Archive for the ‘Genel’ Category

Kısa 10 Kasım şiirleri

Cuma, Temmuz 9th, 2010

En güzel Kısa 10 Kasım şiirleri BURADA – Kısa 10 Kasım şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel Kısa 10 Kasım şiirlerini ve kısa Kısa 10 Kasım şiirleri bulabilirsiniz. Buyrun Kısa 10 Kasım şiirleri;

10 Kasım
Bir bulut inmiş,beyaz,
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.

Nerdesin, ey Ata?m nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.

Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.

Dağların, ak başı kar mıdır?
Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?

Yarım bıraktığın işler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?

Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

10 KASIM

Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki

Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli

Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde yaşlar tükendi
Aradan 78 yıl geçse bile
Senin hatıran hiç bitmedi

Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatırlatmadıkça
Günaydın denir ama
10 Kasım olmayınca

10 Kasim

Yıl otuz sekiz On Kasım Perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar.
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe,
Yaman esmiş Dolmabahçe’de rüzgar.

Gerçek olamaz, olsa olsa bir düş,
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş.
Böyle toptan bir yas nerede görülmüş,
Beraber ağlıyoruz kurtlar, kuşlar.

Bu memlekete en çok hizmet eden,
Bu aşk ile dağlara gücü yeten,
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam, Ankara sırtlarında yatar.

BÜYÜK YAS ON KASIM ŞİİRİ

Hatırlatmayın ban dokuzu beş geçeyi,
Hele puslu geçen o geceyi….
Söyletmeyin kasım adlı iki heceyi,
Bu benim en büyük yasım.
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım.

Atam ölmüş Dolmabahçe Sarayı’da
Çok üzüldüm olamadım ya yanında
Ağladım onun öldüğünü duyduğumda
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım…

Dudum ki Atam ölmüş
Türkün yanan meşalesi sönmüş
Atam 10 Kasım da gömülmüş
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım….

Bu tarihte Atam’ın kalmış cansız eti
Kan ağlıyor Türk Milleti..
Böyle anladık yokluğu,sefaleti
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğü tarih 10 Kasım…

Bu gün duydum sirenler çalıyor.
Sordum ne oldu? Dediler çiçekler soldu…
Dedim niye? Dedilerki Atatürk öldü diye…
Bundan sonra bayraklar yarıya iniyor.
Bu benim en büyük yasım
Bu Atam’ın öldüğüm tarih 10 Kasım

10 Kasım Şiir
Atatürk’ü Yitirmedik

Yıllar
Üst üste katlandıkça
Acımasız uzadıkça
Çelik mavisi gözlerinde
Her geçen gün
Işığını çoğalttıkça
Güzel vatanımızı
Kurtardığın anıldıkça
Seni yitirmedik ki
Dün olduğu gibi
Bugün de aramızdasın her an
Buna inan Ata’m
Yüzyıllar da geçse aradan
Sen her zaman anılan
Kutsal bir kahramansın.

Süleyman APAYDIN

10 Kasım İle İlgili Şiirler
Gidiyor

Gidiyor, rastgelemez bir daha tarih eşine
Gidiyor, on yedi milyon kişi takmış peşine

Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

Gidiyor, izleri üstün birikmiş yaşlar
Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar

Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi
Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meş’alesi

Yine bir devr açacakmış gibi en başta O var
Hıçkıran seste O var, sessiz akan yaşta O var

Siliyor ruhunun ulviliği fani etini
Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini

Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça
Büyüyor gitgide gözlerden uzaklaştıkça

Orhan Seyfi Orhon

On Kasım İle İlgili Şiirler

On Kasım’larda Yürümek

Atatürk’üm işte 10 Kasım yine
Dalgalanır ağaçlarla oğullar
Dalgalanır oğullarla nineler
Dalgalanır ninelerle genç kızlar
Özlemin ta yüreğime işlemiş
Seni bulmak, seni görmek için ben
Bütün toprakaltıyla barışacağım

Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
Öyle
Güçlüsün ki
Güçleneceğim
Öyle yücesin ki, yüceleceğim
Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
Dağlara, dağlara karışacağım

Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
Sanki ellerim gece
Sanki ellerim gündüz
Yazacağım seni daha, bir daha
Ben senin ölümünle yarışacağım

Fazıl Hüsnü Dağlarca

10 Kasım Şiirleri
Atatürk’ü Duymak

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.

Behçet Necatigil

10 Kasım Şiir
Mustafa Kemal’i Düşünüyorum

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Elllerinden öpüyorum.

Ü. Yaşar Oğuzcan

10 Kasım Şiirleri
Öğretmen Atatürk

Yine derse giriyorsun Samsun kapısından
Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini
İl il, köy köy, can can
Tüm Anavatan.

Hemen başlıyor mutlu ders
Erzurum’dan
Sonra derinleşiyor volkan-öğütle
Sivas’taki son oturumdan.

Bütün memleket tek sınıf
Bir yön bayrak, bir yön tan
Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon’dan.

Sınıfımız her an kutlu bir savaş
Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara’dan
Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü
Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

Mavi gözlerin hep barış barış
Mavi yüceliğin hep duman duman
Öyle alev alev bir ders ki
Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar’dan
Kocatepe, yalnız coğrafya değil
Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

Öpüyorsun hepimizi göz göz
Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz’e
Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından
Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

Öğrenmeye son yok
Cumhuriyet, bir ders aynı konudan
Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz
Senin yarattığın vatan-kanıdan.

Anlatıyorsun açık ve seçik
Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan
Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

Yaşatarak öğretmek senin elinde
Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan
Seni özledikçe bellemek güzel
Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

Sor bize her şeyi, konuşsun her öz
Başlayı versin en zor imtihan
Özgürlük güneşin ilk cevap, inan
Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

İ. Zeki Burdurlu

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü Şiirleri
Atatürk Yazar

Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye’min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk’ten,
Bütün doğa,
Atatürk’ü anar,
Atatürk’ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem’de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.
İmza imza Atatürk yazar.

M. Vasfi Saral

10 Kasım Atatürk Haftası Şiirleri
Bir Tutkudur Mustafa Kemal

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen…

Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
Işık tutan, güç veren, yol bulan…

Y. Doğan Ergeneli

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü İle İlgili Şiir
10 Kasım Türküsü

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
Bozkır ovalarına, Erciyes’e, Ağrı’ya
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

10 Kasım Şiirleri
Mustafa Kemal’ler Tükenmez

Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün geçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona herşeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasım’larda Fatih’ler Kanunî’ler ölmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Halim Yağcıoğlu

10 Kasım Şiir
Ağlayalım Atatürk’e

Ağlayalım Atatürk’e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel, can ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman tanrı bu nasıl hal
Atatürk’e erdi zeval
Memur mebusan ağladı

Atatürk’ün eserleri
Söyleyecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti, vatan ağladı

Fabrikalar icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türke terketti
Döndü çarh devran ağladı

Bu ne kuvvet, bu ne kudret
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnön’İsmet
Gözlerimiz kan ağladı

Tren hattı tayyareler
Tükler giydi hep kareler
Semerkantla Buharalar
İşitti her yan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşalin askerleri
Ordular tümen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalnız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil, düşman ağladı

Aşık Veysel

10 Kasım İle İlgili Şiirler
Mustafa Kemal’e Giden Yol

Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
Kollarımı yarına güvenle açacağım,
Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
Bırakın, Mustafa Kemal’e varacağım.

Ellerimi uzatıyorum, daha ötede
Son duraktan biraz daha ötede
Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde
Karşıda Mustafa Kemal’i görüyorum;

Gün geçer devir değişir
En olmaz istekler biter,
Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde
Mustafa Kemal’in sesi, “İleri” der.

Boyuna yeniliğe, ileriye
Boyuna en yüce gerçeklere doğru!
Apaydınlık bir yoldasınız, bakın
Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu

Attığım her adımı biliyorum
Yarın daha güzel, daha aydınlık!
Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor
Uzattım ellerimi varıyorum.

Yürüyorum, yılmadan yürüyorum
-Karşıda bir ışık, bir ümit yolu-
İşte, ışıklar içinde büyüyen
Mustafa Kemal’i görüyorum

Mustafa Canpolat

On Kasım Şiirleri
Atatürk Yaşıyor Baba

On kasımda üzgündü
bulut buluttu gözleri
“100’den çok fazla olacaktı
yaşı “dedi canım babam
“eğer yaşasaydı o büyük adam! ”

“Üzülme,” dedim ona
“Ben üzülüyor muyum bak! ”
Nedenini açıkladım sonra:

Diyor ki öğretmenimiz:
“Yaşayıp göçmüş insanların
İsimlerinin sonunda
İki sayı görürsünüz…
İlki doğduğu yılı gösterir
Öldüğü yılı gösterir sonraki.

İngilterenin Ana Kraliçesi
Elizabeth (1558-1603)
Gibi örneğin
eğer ölmemiş olsaydı, adının
sonuna yıl yazılmazdı kadının.

Atatürk’ünküne bakalım bir de
Baştaki yıl var sondaki yok
(1881 – ……..)
demek ki o ölmedi
hâlâ Kocatepe’de
dağları aşıyor baba
denizlere ulaşıyor
Atatürk yaşıyor baba!

Fevzi Günenç

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni kısa atatürk şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Yada Buradan Şiir Kategorimize Dönerek Diğer Şiirleri Okuyabilirsiniz. NazlimCafe.com

Kısa Atatürk şiirleri

Cuma, Temmuz 9th, 2010

En güzel Kısa Atatürk şiirleri BURADA – Kısa Atatürk şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel Kısa Atatürk şiirlerini ve Kısa Atatürk şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun Kısa Atatürk şiirleri;

Atatürk

Senden başkası olamaz
Türk’ün gönlünün beyi,
Önderimiz oldun bizim
19 Mayıs’tan beri.

Bu topraklar bizim
Kandır bunun bedeli,
Hiç yorulma bilmedik
23 Nisan’dan beri.

Hep çalıştık kazandık
Biz bu mutlu günleri,
Seni milletçe özleriz
İlk 10 kasımdan beri.

Atam

ATAM AYLARDAN ON KASIM DERTLİ GÜNÜMÜZ
ATAM ÖLDÜN İZİNDE SÜRECEK BİZİM ÜNÜMÜZ
SİZ ÖLMESEYDİNİZ ÖLSEYDİK BİRİMİZ YETİM KALDIK DÖNMEZ OLDU DİLİMİZ

YAŞ YERİNE KAN AKMIŞTIRTÜRKHALKININGÖZÜNDEN BİZ KÜÇÜKLER ,ÇIKMIYORUZ ATAM SÖZÜNDEN
TÜRK MİLLETİ GİTMELİDİR ATAM SENİN İZİNDEN, SAĞ OLSAYDIN BÜYÜK ATAM AYRILMAZDIK DİZİNDEN

BİR GÜNEŞ BATMIŞTI PERŞEMBE GÜNÜ
DÜNYAYI TUTMUŞTU ATAMIN ÜNÜ,DOKUZU BEŞ GEÇE PERŞEMBE GÜNÜ KATAFANKA BİNMİŞ TÜRKLÜĞÜN GÜLÜ

BİZ ÇOCUKLAR İÇİN BİR BAYRAM KURDUN TÜRKLÜĞÜN BAŞINDA HEP DİMDİK DURDUN
ÖLÜNCE BİZLERİ KALBİNDEN VURDUN
ANITKABİRE MEKANI KURDUN

ATATÜRK’e Mani

Türk’ün sözü ve özü
Sensin ATATÜRK
Türklük sende büyük ülkü
Sendedir ATATÜRK

ATATÜRK

SEN EN BÜYÜK TÜRK,
DEVLETİ KURAN ATATÜRK.
HER ÇOCUK SEVER SENİ,
KEŞKE DUYSAM SESİNİ.
KADINLARA HAK VERDİN,
İNSANLARA ÖZGÜRLÜK..
SEVİNÇLİYİZ, MUTLUYUZ
ATATÜRK’ÜN DOSTUYUZ

Atatürk

ATATÜRK vatanın yılmaz rehberi,
ATATÜRK Türklüğün ölmez önderi.
ATATÜRK milletin en son lideri,
ATATÜRK dünyada gurur kaynağım.

ATATÜRK ‘Ne mutlu türküm’ diyendir,
ATATÜRK düşmana dersin verendir.
ATATÜRK ilimdir, Atatürk fendir,
ATATÜRK tekniktir, irfan kaynağım.

ATATÜRK mazlumun hakkın aradı,
ATATÜRK zalime kılıç salladı,
ATATÜRK düşmanın kolun bağladı,
ATATÜRK bayraktır, hürdür kaynağım.

ATATÜRK devrimci, yenilik yolu,
ATATÜRK insandı o hakkın kulu,
ATATÜRK açtırdı türkçe okulu,
ATATÜRK gösterdi ilim kaynağım.

ATATÜRK dünyaya doğmuş bir arslan,
ATATÜRK bir dağdır, sen ona yaslan.
ATATÜRK düşmana azgın bir kaplan,
ATATÜRK İNCE’ye ilham kaynağım.

Şiiri Yazan : Sabit İnce

BÜYÜK GAZİ’YE

Sen ki hilkat denilen ummanın
En büyük incisisin
O, bu ulvi vatanın talihinin
En güzel yıldızıdır
Bir dehaet ki güneşten yüksek
Ve semavat ile ünsiyeti var ..

Sen dururken ona gelmez noksan
Kaplıdır toprağı zırhınla senin
Hep rehakar değil ey Gazi
Bu müsellah vatanın sen hem de
Ebedi bekçisisin ..

Bu mesalip-zede cemiyyete sen
Yeniden bir vatan ettin ihda
Görüyor şevk-i tuluunla senin
Yeni bir iyd-i zafer İstanbul
Kendi asar-ı dehanın belki
Sen de hayretçisisin
Kainatlarda tecelli buyuran
Halik’ın sende o hasiyyeti var

Şiiri Yazan : Abdülhak Hamit TARHAN

Atatürk

Şimdi bir deniz varsa
Pamuk tarlaları
Rüzgarlar altında
Şimdi bir tren geçiyorsa ovalardan.

Buğday sarısı güneşte
Bir kuş uçuyorsa
Şimdi bir bayrak dalgalanıyorsa
Aylı yıldızlı…

Yaşamak seninle güzel
Yaşamak bunun için büyük
Sevgili Atatürk.

Şiiri Yazan : Adnan ARDAĞI

Atatürk O

ATATÜRK o, bir MİLLETE can veren.
ATATÜRK o, bölünmez VATAN veren.
ATATÜRK o, hanedan istemeyen.
ATATÜRK o, MİLLET egemen diyen.
ATATÜRK o, rütbelerini söken.
ATATÜRK o, baş koyup da ter döken.
ATATÜRK o, istikamet gösteren..
ATATÜRK o, çağdaşlaşmış bir EREN..
ATATÜRK o, andıkça güzelleşen..
ATATÜRK o, beyinlere yerleşen..
ATATÜRK o, lâyıkı laik eden..
ATATÜRK o, TÜRKLÜĞÜ faik eden..
ATATÜRK o, salt bedeniyle ölen.
ATATÜRK o, gönüllere gömülen.
ATATÜRK o, fânice göçüp giden.
ATATÜRK o, her gün doğan yeniden.
ATATÜRK o, en son sözü söyleyen
ATATÜRK o, ‘ NE MUTLU TÜRKÜM…’ diyen..
ATATÜRK o, ilkesiyle izlenen.

Şiiri Yazan : Alper Kürük

KUTSAL ÖZLEM

Sana hasret, sana vurgun gönlümüz,
Neredesin mavi gözlüm,
Nerde, nerde, nerdesin dost?
Bu gemi bu Karadeniz,
Sarı saçlım, mavi gözlüm,
Nerde, nerde, nerdesin dost?

Ararım izini Dolmabahçe’den,
Bir daha dönmez mi bu yola giden?
İçimde sen, gözümde sen
Sarı saçlım, mavi gözlüm
Nerde, nerde, nerdesin dost?

Kurban olam yürüdüğün yollara,
Kara peçe yakışmıyor kullara,
Uyan bak bizim hallara,
Sarı saçlım, mavi gözlüm,
Nerde, nerde, nerdesin dost?

Bulutlar terinden, dağlar kokundan,
Sarhoştur sevdiğim Mahzuni bundan, Bir daha gel, gel Samsun’dan,
Sarı saçlım, mavi gözlüm
Nerde, nerde, nerdesin dost?

Şiiri Yazan : Aşık Mahzuni Şerif

Atatürk

Atatürküm eğilmiş vatan haritasına
Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
Atatürk neylesin memleketin yarasına
Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri
Atatürküm ben ölecek adam değildim der

Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
O’dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
Resimlerinde bile melül mahzun görünür
Atatürküm kabrinde rahat uyumak ister

Şiiri Yazan : Cahit Sıtkı TARANCI

Ölmez Atatürk

Gözleri bir güneş gibi aydınlatırdı,
Umutsuzluğu kabul etmeyendi ATATÜRK
Sevginin kaynağı, Bağımsızlığın timsali
Geleceğimin aynası, ölmez ATATÜRK

Yoklukların ve çaresizliğin düşmanı
Kimsesizlerin can dostuydu ATATÜRK
Vatanının yılmaz savunucusu
Özgürlüğün mimarı, Ölmez ATATÜRK

Vatan toprağını altın bilen
Yabancıya yar etmeyen ATATÜRK
Ya İstiklal Ya Ölüm diye haykıran
Kurtuluşumun sembolü, ölmez ATATÜRK

Tek bir yürek kalıncaya dek
Bitmez bizde sevgin ATATÜRK
Posterler inmeyle Sevda tükenmez
Gözümün ışığı, Ölmez ATATÜRK

Herkese Hakkını paylaştıran,
Doğrudan ayrılmayan Dürüst ATATÜRK
Nesiller boyu unutulmayan
TÜRK’ÜN Önderi, Ölmez ATATÜRK

Seni anlatmaya kelimeler yetmez
Sevecek yürekler tükenmez, ATATÜRK
Cumhuriyet gençleri seni unutmaz
Liderisin Türkün, ölmez ATATÜRK

Şiiri Yazan : Gülfüz Sarıçam

ATATÜRK ÇOCUKLARI

Özgürlük şarkısı bizim şarkımız
Yurt için ulus için hep çalışırız
Vatanı yükseltmek tek amacımız
BizlerAtatürk çocuklarıyız

Dostlukla dopdolu yüreklerimiz
Dünya çocukları hep kardeşimiz
Barıştan yana inançlarımız
Bizler Atatürk çocuklarıyız

Çınınlayacak sesimiz dünyada yurtda
Uzanacak ellerimiz evren boyunca
Uygarlık yönünde bir meşaleyi
Bizler Atatürk çocuklarıyız

Şiiri Yazan : ŞEYMA GÜLTEKİN

ATATÜRK YÜREĞİMDE

Atatürk yarın,
Atatürk bugün,
Atatürk dün.

Ben olmuş artık,
Yüreğimde,
Benimle her gün.

İleriye baktığımda,
Mavi mavi,
Atam bakar.

Anadolu kırlarında,
Türüm türüm,
Atam kokar.

Şiiri Yazan : İSMAİL MALATYA

MUSTAFA KEMAL

Dağ başını efkâr almış,
gümüş dere durmaz ağlar,
gözyaşından kana kesmiş gözlerim,
ben ağlarım, çayır ağlar, çimen ağlar,
ağlar, ağlar, cihan ağlar.
Mızıkalar iniler, ırlam ırlam dövülür,
altmış üç ilimiz, altmış üç yetim,
yıllar gelir geçer, kuşlar gelir geçer,
her geçen seni bizden parça parça götürür,
Mustafa’m, Mustafa Kemal’im.

Diz dövdüm,
gözlerim şavkı aktı Sakarya’nın suyuna,
Sakarya’nın suları nâmın söyleşir.
Hemşehrim Sakarya, öksüz Sakarya.
Ankara’dan uçan kuşlar,
Kemal’im der günler günü çağrışır,
kahrolur bulutlara karışır,
gök bulut, yaşmak bulut,
uca dağlar, dev boyunlu morca dağlar
divan durmuş bekleşir,
Mustafa’m, Mustafa Kemal’im.

Nasıl böyle varıp geldin, hoşgeldin,
çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin,
şol yüzünde güneş südü sıcaklık,
ellerinden öperim, Mustafa Kemal.
Senin dalın, yaprağın, biz, senin fidanların,
biz bunları yapmadık,
sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal.
Elsiz, ayaksız bir yeşil yılan,
yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal.
Hani bir vakitler Kubilay’ı kestiler,
çün buyurdun kesenleri astılar,
sen uyudun asılanlar dirildi,
Mustafa’m, Mustafa Kemal’im.

Karalar kuşanmış, Karadeniz akmam diyor,
dokunmayın, ağlamaktan bıkmam diyor,
bu gece kıyamet gecesi, bu vapur Bandırma vapuru,
yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal,
ben ölümden korkmam diyor,
korkmam diyen dilleri toz oldu, toprak oldu,
değirmen döndü dolandı, yıllar oldu,
bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir,
o bize öğretmedi kazan kaldırmasını,
günahı vebali öğretenin boynuna,
erdirip oldurana ana avrat sövmesini,
yüreğim kırıldı kanım kurudu,
var git Karadeniz var git başımdan,
mızıka çalındı düğün mü sandın,
bir yol koyup gideni gelir mi sandın,
Mustafa’m, Mustafa Kemal’im.

Ankara’nın taşına bak,
tut ki baktım, uzar gider efkârım,
çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım,
gözlerimin yaşına bak,
Ankara Kalesi’nde, Rasattepe’de
bir akça şahan gezer dolanır,
yaşın yaşın mezarını aranır,
şu dünyanın işine bak,
Mustafa’m, Mustafa Kemal’im…

Şiiri Yazan : Attila İLHAN

Atatürk

Zamanı, mekânı aşan düşünce,
Kabına sığmayıp taşan düşünce,
Bayrağın renginde coşan düşünce
Atatürk, Atatürk değil de nedir?

Tanırı’ nın katına kutsal yakarış,
Süngünün ucundan fışkıran barış.
Özgürlüğe doğru bu sonsuz yarış
Atatürk, Atatürk değil de nedir?

Çağıl çağıl zafer ırmaklarıyla
Dalga dalga iman bayraklarıyla,
Göğe çıkan şehit dudaklarıyla
Atatürk, Atatürk değil de nedir?

Tarihin beynine kurulan otağ,
Mazlum milletlere açılan bir çağ,
Kükreyen, kükreyen koca yanardağ
Atatürk, Atatürk değil de nedir?

Zincirleri damla damla eriten,
Toprağımı avuç avuç dirilten,
Burcu burcu, insan insan yeşerten
Atatürk, Atatürk değil de nedir?

Şimşek şimşek nabızlarımda vurur,
Vatan aşkı ile sınırda durur,
Gözlerimde ışık, ellerimde nur
Atatürk, Atatürk değil de nedir?

Şiiri Yazan : Mustafa Ceylan

Atatürk’ün Sesi

Atatürk’ün sesi
Bazen Erzurum Kongresi
Bazen Sivas
Bazen Anadolu’da sert bir rüzgar

Atatürk’ün sesi
Bazen Ankara’da ilk Millet Meclisi
Bazen Orta Anadolu’da kartal
Bazen Akdeniz’de tatlı bir rüzgar

Atatürk’ün sesi
Gökyüzünde ak bir bulut
Bazen önünde İzmir’e ordular akar
Bazen Akdeniz’de bir kartal

Atatürk’ün sesi
Bazen devrimlerin alfabesi
Bazen Cumhuriyetin gür sesi
Bazen Menemen’de deli bir rüzgar

Şiiri Yazan : Bilgay Esemenli

İLK ATEŞİ O YAKTI

Bin dokuz yüz on dokuz Mayısın on dokuzu
‘BANDIRMA VAPURU’nda Ulusumun son kozu…

SAMSUN semalarında bir şimşek gibi çaktı
O çakış kurtuluşun ilk ateşini yaktı.

Özgürlük Sancağını taşımak güzel ve zor
Taşıyan o uğura canını,başını kor.

O yüceden istendi canı ve tüm rütbesi
Sanıldı ki korkar da belki kesilir sesi.

Bileğinin hakkını eliyle söküp attı
Düşman yandaşlarının pis yüzüne fırlattı.

Şimdi Ulus bağrında o rütbesiz bir nefer
Hedefe hür koşacak,onu bekliyor zafer.

İkbâl için kimsenin asla olmaz maşası
Çünkü MUSTAFA KEMAL gönüllerin PAŞASI.

Bir avuç kahramanla başladı hikâyesi
Bu öykü TÜRK’ün en son KURTULUŞ EFSANESİ.

Yazılan destan sonu bir cumhuriyet doğar
O ‘TÜRK CUMHURİYETİ’ SONSUZA KADAR YAŞAR.

Sönmeyen meş’alede ilk ateşi o yaktı
‘KUTSAL EMANETİNİ’ GENÇLİĞİNE BIRAKTI.

Şiiri Yazan : Alper Kürük

Atatürk’ün Yazdığı Tek Şiir

Gafil, hangi üç asır, hangi asır,
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarih söylememiş bunu,
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.
Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.
Asya’nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa’ nın Alpler’ inde Oğuz torunları,
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar!
Ey yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gökteki gafletten perde,
Hakikat nerede?

Birde Buraya Bakmanızda Yarar Var Buyrun Atatürk şiirleri

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni kısa atatürk şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Yada Buradan Şiir Kategorimize Dönerek Diğer Şiirleri Okuyabilirsiniz. NazlimCafe.com

Bebek şiirleri

Salı, Mart 30th, 2010

En güzel Bebek şiirleri için BUYRUN – Bebekler ile ilgili ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel bebek şiirlerini ve kısa bebek şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun Bebek şiirleri;

Uyu Bebek

Uyu uyu bebek uyu,
Bebeğimin güzel huyu,
Susuz kalmış, bizim kuyu,
Bulamadım sana suyu,

Uyu bebek uyu uyu
Canımın cananı uyu,

Uyu bebek uykun gelsin,
Annen ninniler söylesin,
Sen benim yaşam sebebim,
Ağlamayasın, gülesin,

Uyu bebek uyu uyu
Canımın cananı uyu,

Bebek seni uyutayım,
Göz yaşını kurutayım,
Baban şimdi uzaklarda,
Babana haber salayım.

Uyu bebek uyu uyu
Canımın cananı uyu,

Sinan Karakaş

Bebek

El bebek gül bebek
Hadi gel bebek
Kimse seni
Daha az sevmeyecek
El bebek gül bebek
Hadi uyu bebek
Uyu rüyana melekler girecek
El bebek gül bebek
Uyu da büyü bebek
O dudakların daha
Anne diyecek

Gülcihan Parlak

Ağlama bebek

Ağlama bebek
Yanında ben olmasam da
Hayat öğretir sana
Bulutların rengini

Karlı dağların ağırbaşlılığını öğrenirsin
Öğrenirsin ıssız köy yollarını
Yalnızlığın sesini yüreğinde duyarsın
Acılar birikir bedeninde
Sabretmeyi öğrenirsin

Ağlama bebek
Yanında ben olmasam da
Hayat öğretir sana
Yağmur damlalarının soluduğunu

Yaman sevdalarda dağılmamayı
Ellerin üşüdüğünde yüreğine sığınmayı da öğrenirsin
Dost bulmanın zorluğunu hayat öğretir sana

Ağlama bebek
Yanında ben olmasam da
Hayat öğretir sana direnmeyi
Kar altında filizlenmeyi öğrenirsin

Öğrenirsin rüzgarla savrulmamayı
Yüreğin yangın yeriyken
Sonsuz sevmeyi öğrenirsin

Ağlama bebek
Yanında ben olmasamda
Onurlu yaşamayı hayat öğretir sana

Gören gözlerle bakmayı öğrenirsin
Evrenin sesini duymayı
Dilerim öğrenirsin bebek

Kadın erkek demeden insan olmayı
Öğren bebek
Öğren bebek adam olmayı öğren

Susma bebek
Yanında ben olmasam da
Konuş,haykır insan olmanın erdemini
Ağlama bebek

Nazan Yinanç

Bebek

Fukaralığın ortasına düştün be bebek
Elleri bebek
Kolları bebek

Açlığın ortasına düştün be bebek
Gözleri bebek
Kaşları bebek

Yedinci kardeş oldun be bebek
Ağlaması bebek
Susması bebek

Caner Avcı

Bebek

Sarı saçlı gül bebek
Elleri yumuk yumuk
Gözleri boncuk bebek
Kıskanır seni çiçek
Arılar ve uğurböcek
Al sana bir bebek
Sen ağlama gül bebek

Meryem Şahin

Bebek

Acıyı gösteriyordu zaman
Yağmurun çiseleyişi toprağı
Daha bir ağır yakıyordu içimi
Ve sen bana merhaba derken bebek
Ben kaybolmayı öğrendim
Kaybederek

Cami avlusundaki bebek
Erkenden öğrendi
Terk edilmek ne demek
İşte nefes aldığın dünya burası
Şimdi söyle bebek
Var mı cebinde bir çorba parası
Ağlama demeyeceğim sana bebek
Ağla ağlayanlara da ağla
Belki bebek bir devrim olur
Bir ütopya ülkesinde
Seni de alır götürürüm oraya
Ağla bebek ağla ki
Temizlesin gözyaşın toprağı
Yetmez bilirim gözyaşlarımızın
Kirli dünyayı yıkamaya
Ama belki bebek
Bir devrim olur
Bir ütopya ülkesinde
Seni de alır götürürüm oraya
Bekle bebek…

Veysel

Ödül

Gözlerim, ellerim, her bebek kalbim,
Sırlı bir beden içinde meleğim.
Beşiği süsleyen, şakıyan bülbül,
Bülbül gibi bebek, her bebek ödül.

Gülümser tatlı tatlı, berrak berrak,
Sevgiyi yoğurur gözün kırparak,
Sevgimin özüne sevgi katarak,
Her bebek büyüsün, her bebek ödül.

Saf bulutların arasından gelir,
Çelenk filizlerin senle süslenir.
Türlü çiçek açar nurun güçlenir,
Her bebek büyüsün, her bebek ödül.

Engele takmadan yaşatın onu,
Allah’ın sevgisi kuşatın onu,
Güvenlik sembolü taçlatın onu,
Her bebek büyüsün, her bebek ödül..

Hayran kaldığımız bebeklik başka,
Bir altın taçtır, güzellik bambaşka,
Nazır’ım, bebek bir derinlik aşka,
Her bebek büyüsün, her bebek ödül! …

Nazır Çiftçi

Bebek

Öyle anlamlı anlamlı
Gözlerime bakma bebek
Ilık ılık gözlerimden
Yüreğime akma bebek

İçimdeki kor yığını
Başlamışken kül tutmaya
Debreştirip dertlerimi
Beni tekrar yakma bebek

Güzelliğin her türüne
Zaafım var bilmelisin
Fazla gelme ha üstüme
Dayanamam sonra bebek

Her gün öyle türlü türlü
Giyinipte gelme bebek
Dik dik bakıp gözlerime
Beni sarhoş etme bebek

Süleyman Apaydın

BEBEK

Hoş geldin dünyaya ağlama artık
İstersen sen de bana darıl be bebek
Dokuz ay bekledik yollara baktık
Annene benim için sarıl be bebek

Bana dede diye ünvanı verdin
Seni görmesemde inan çok sevdim
Ben annene her zaman köleydim
Şimdi bulanıksın durul be bebek

İçimdeki sevinci hapsettim bilesin
Ölmeden bana dedem diyesin
Bilirmisin bebeksin tatlı çilesin
Büyü koş oyna savrul beb bebek

Ne desem anlamazsın daha küçüksün
Kucaklarda dolaşan tatlı öpücüksün
Şimdi meleklere karşı gülücüksün
Kalk artık yerinden doğrul be bebek

17.05.2007

Hasan Yıldız

Ağlama Bebek

Bir zamanlar bizde bebektik bebek
Senin gibi duramaz ağlardık elbet
Bir gün gelir sende büyüyeceksin
Koca fani dünyada acılar çekeceksin

Ağlama bebek neyin var senin
Yoksa hayallerini mi aldılar senin
Ağlama bebek sen ne istersin
Yoksa geleceğini mi çaldılar senin

Gecenin bir vaktinde haykırıyorsun
Anamı mamamı niye bağırıyorsun
Gece gündüz fark etmiyor hep ağlıyorsun
Üç kuruşluk uykumuz var içine ediyorsun

Ağlama bebek neyin var senin
Yoksa hayallerini mi aldılar senin
Ağlama bebek sen ne istersin
Yoksa geleceğini mi çaldılar senin

Abdullah Gültekin

Filistin’li bebek

Filistin’de bir bebek, nur yüzlü yatıyordu,
Filistin’de birbebek, mermi kurşun yiyordu,
Filistin’de bir bebek, -suçum nedir? diyordu,
–Dinlemediler onu, tankla ezip geçtiler,
–Mevlaya kanat çırpan, minicik yürektiler.

Filistin’de bir bebek, boyandı al kanlara,
Filistin’de bir bebek, tükürdü insanlara
Filistin’de bir bebek, olmayan vicdanlara,
–Lanetler okuyarak, hak katına gittiler,
–Sevgi ışığıydılar, minicik yürektiler.

Işığımı söndüren köpek, siyonist, namert,
Allah şahidim olsun, siyoniste öcüm şart,
O minik yürek, benim yüreğime oldu dert,
–Gözümde yaş kalmadı, her gece ağlattılar,
–Daha bebekti onlar, minicik yürektiler.

TARKAN KÖKSOY

O yaşta Değilsen

Dünyayı ben yarattım diyemiyorsan.,
Ayaklarının üstünde duramıyorsan,
Aşkı yudum yudum içemiyorsan,
O yaşa gelmedin bebek.

Çıkmazlar içinde kaybolmuyorsan,
Sel olan duygular yaşamıyorsan,
Pınarlardan fışkıran aşkı tadamıyorsan,
O yaşa gelmedin bebek.

Hala bebeğim,büyümedim diyebiliyorsan,
Çocuklukla gençliği ayıramıyorsan,
Aşkı,isyanı,dertleri yaşamıyorsan,
O yaşa gelmedin bebek.

Yol ayrımında olduğuna inanmıyorsan,
Ağlarken gözbebeklerini büyütmüyorsan,
Her gün ümit verip unutmuyorsan,
O yaşa gelmedin bebek.

Ebeveynin sözünden çıkamıyorsan,
Mutluluğun şifresi bende diyemiyorsan,
Yaşam bilmecesini çözemiyorsan,
O yaşa gelmedin bebek.

Alaeddin İkican

Küçük Bebe

Dokuz aylık yol yolcusu
Sus ağlama küçük bebek
Anneciğin son acısı
Sus ağlama küçük bebek

Sus ağlama dökme yaşı
Bumu dokuz ayın düşü
Evvel gelen çekti göçü
Sus ağlama küçük bebek

Dünya hali, öğrenirsin
Yaşamaya direnirsin
Belki sende yenilirsin
Sus ağlama küçük bebek

Dünya fire veya kalan
Bu gerçeği bize kılan
Şahmedi der ula utan
Sus ağlama küçük bebek

Asik Sahmedi

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni bebek şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Bayrak şiirleri

Pazartesi, Mart 29th, 2010

En güzel Bayrak şiirleri için BUYRUN – Şanlı bayrağımız ile ilgili ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel bayrak şiirlerini ve kısa bayrak şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun Bayrak şiirleri;

Bayrak Sevgilim

Hilal olur kaşlar gözlerin yıldız,
Sancağın kurulmaz, bayrak sevgilim.
Rüzgarım yanında kalmazsın yalnız
Dalgalar durulmaz, bayrak sevgilim.

Dilin susar birden, Cihan olur lâl.
Alınır yıldızla göklerden hilâl,
Kana kana kanım içersen helâl
Ellere verilmez, bayrak sevgilim.

Özün özümdendir, canın bedenden;
Bir aşkın uğruna cihad edenden.
Eğer ki olmazsa ölümüm senden;
Tabuta sarılmaz bayrak, sevgilim.

Saygıda duranı izle yüksekten
Yer bulunur sana gözde bebekten.
Neslime mirasım dokuz göbekten,
Vasiyet sorulmaz, bayrak sevgilim!

Cihan Kaya

Bayrak

Hilalle yıldızın şehit kanına.
Düşerek çizdiği nakıştır bayrak.
İslam şan katıyor onun şanına.
Türk İslam ruhuna akıştır bayrak.

Yiğidin evidir koyu gölgesi.
Okşar dalga, dalga ezanın sesi.
Varlığın isbatı Türk’ün nefesi.
Sevdayla göklere bakıştır bayrak.

Ne ana, ne evlat, nede yar gibi.
Sana mesken olmaz bu diyar gibi.
Dalgalan şehidim hep duyar gibi.
Sevginle şahlanıp kalkıştır bayrak.

Hem ay yıldızımız hem güneşimiz.
Yan baksa kurşun yer öz kardeşimiz.
Uyurken gözetir onu düşümüz.
Hür olup dünyada kalıştır bayrak.

Titrer yere düşsen toprak dayanmaz.
Şehit kanı yoksa al’a boyanmaz.
Düşman uyumuyor dostun uyanmaz.
Gökte şimşek olup çakıştır bayrak.

Sensiz adı olmaz yurdun, yuvanın.
Özüsün Türklüğün bütün davanın.
Süsüsün dağların yeşil ovanın.
Canımdır yokluğu çıkıştır bayrak.

Kanım boyan, fırçam, elimde durur.
Dalgalan göklerde en büyük gurur.
Kalender işte can deyip haykırır.
Varını uğrunda yıkıştır bayrak

Haşim Kalender

Bayrak

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar,
Yurda ay – yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı götürdüğü gün
Kızıllığınla ısındık;
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Arif Nihat ASYA

Bayrağım

Atalarım gökten yere
İndirmişler ay yıldızı
Bir buluta sarmışlar ki
Rengi şafaktan kırmızı
Onun ateş kırmızısı
Ne gelincik, ne gülden
Türk oğlunun öz kanıdır
Ona bu al rengi veren

Ay yıldızı, gökyüzünün
Ayla yıldızından yüksek
Türk’ün alın yazısıdır
Türktür onu yüceltecek
Vazifemdir bayrağımı
Üstün tutmak her bayraktan
Can veririm kan dökerim
Vazgeçemem ben bu haktan

HASAN ALİ YÜCEL

Bayrak Altında

Bu gün genç, ihtiyar, kadın, kız, kızan,
Uzanıp yatsak da çardak altında,
Boruyu çalınca yarın borazan,
Hemen toplanırız bayrak altında.

Bizi hiç tasalı görmez bu yerler;
Yiğitler, ölürken bile gülerler,
Yeter ki yaşayan er oğlu erler,
Bizi çiğnetmesin ayak altında.

Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça,
Gözlerde zaferin nuru yandıkça;
Üstünde bu bayrak dalgalandıkça,
Gönlümüz rahattır toprak altında.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

Sancağa

Ellerde dolaşan bu siyah sancak,
Göklere yükselen bir âh olmasın!
Doğru mu bu kadar ye’se kapılmak,
Korkarım, bu matem günah olmasın!

Milletin kalbinde yer etmez keder;
Asırlar değişir, seneler geçer…
Ne kadar karanlık olsa geceler,
Mümkün mü sonunda sabah olmasın.

Dilerse, her yüzde keder görünsün,
Yıldızlar yerlere düşüp sürünsün…
Dilerse, her taraf ye’se burunsun;
Sade senin yüzün siyah olmasın!

Bir kızıl alevdin gökde bir zaman;
Solardı renginden nuru güneşin.
Şimdi bir dumansın, kara bir duman;
Sinmiş gönüllere sanki ateşin.

Ağlıyor uzaktan bakan rengine,
Diyor: “Matemde mi öz vatanımız?..”
Biz seni boyarız o kan rengine,
Var damarımızda hâlâ kanımız!

Ey güzel sancağım, solmasın yüzün,
Biz henüz yaşarken ye’se bürünme!
Hicrana takati yok gönlümüzün,
Bu matem yüzüyle bize görünme!

Ey güzel sancağım, o “ay yıldız”m,
Sana tarihinden kaldı hediye,
Üstünden eksilme vatanımızın,
Dalgalan bu “iller benimdir!” diye.

Orhan Seyfi ORHON

Bu Bayrak

Malazgirt’te Alpaslan’ın dilinde,
Surlarda Ulubatlı’nın elinde,
Çanakkale cihadının yılında;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!

Rasül’ün övgüsünü kazanmıştı,
Düşmanlarımız kahrıyla yanmıştı,
Viyana önlerine dayanmıştı;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!

Gelibolu’dan Ankara’ya baktı,
Kocatepelerden İzmir’e aktı.
Aşkıyla milleti ısıtıp yaktı;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!

Kafkaslar’da bizi kaldırdı şaha,
Yemen çöllerinde sığınak vaha,
Gönderlerinden hiç inmedi daha;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!

Destanlar yazıldı zalime karşı,
Mazlumun duası kapladı arşı,
Uğruna yazıldı istiklal marşı;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!

Peygamber kabrinde sadık muhafız
Bayraktan alırdı mücahitler hız,
Unutana yine hatırlatırız;
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak,
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!

(İstanbul:27.03.2005)

Ekrem Şama

Önce İnsan

Ulusları ulus yapan
Gönderde bayrak değil
Önce insanlardır

Bayrakları bayrak yapan
Uğruna dökülen kan değil
kültürü ne olursa olsun
Kucakladığı canlardır

Bayrakları bayrak yapan
Savaş meydanları değil
Yüreğinin gönderinde
Dalgalandıranlardır

Hayrettin Turan

Türk Bayrağı

Göklerde dalgalanan bu bayrak,
Bağımsızlığın timsali.
Göklerde dalgalanan bu bayrak,
Özgürlüğün sembolü.

Dünya’ya dikilecek,
Birgün bu bayrak.
Dünya’ya hükmedecek,
Birgün bu bayrak.

Birgün bu bayrak,
Ezileni kurtaracak.
Birgün bu bayrak,
Özgürlüğü sağlayacak.

Kutay Küçükler

Şanlı Bayrağım

Vatanımı beklerim şanlı bayrağım var
Bastığın bu topraklarda mehmetçikler var
Üşüsemde vatanımın sıçaklığı var
Bak etrafına binlerce asker şehit var

Yer gök sema bayrak istiklal dinlemeli
Gökyüzünde bulutlarda bayrak görmeli
Dağlarda soğuk gecelerde beklemeli
Mehmetçik bayrak ve istiklali görmeli

Özgürlük vatan milletimin yaşamalı
Ulusum vatanım ebedi yaşamalı
Vatanı beklerim bayrağım yaşamalı
Vatan bayrak için düşmanla savaşmalı

Vatan bayrak millete ömrünü vermeli
Düşmanlarla çatışmada şehit düşmeli
Bu vatan aslanlarla bayrak görmeli
Şehit oğlu şehitsin seni sevmeli

Mustafa Cemil Dirier

Bayrak

Ey bir muharebe meydanında
Avuçları kanımla dolu,
Kafası gövdemin altında,
Bacağı kolumun üstünde,
Cansız uyanan insan kardeşim!
Ne adını biliyorum,
Ne günahını.
İhtimal aynı ordunun neferleriyiz,
İhtimal düşman.
Belki de tanırsın beni.
Ben İstanbul’ da şarkı söyleyen
Tayyareyle Hamburg’ a düşen,
Majino’ da yaralanan,
Atina’ da açlıktan ölen,
Singapur’ da esir edilenim.
Alınyazımı kendim yazmadım.
Bununla beraber biliyorum,
O yazıyı yazanlar kadar olsun,
Çiçekli dondurmanın tadını,
Cazbant sesindeki sevinci,
Meşhur olmanın azametini.
Sen de nimetler tanırsın biliyorum;
Çaydan, simitten,
Kalınca bir paltodan gayrı.
Zeytinyağlı enginar, kremalı keklik
Bir kadeh
Black And White viski,
Kıl pranga kızıl çengi bir esvap.
Kimi yıllık çalışmanın
Bir kurşunluk hükmü varmış,
Hayata
Harkof bölgesinde atılmakmış nasip;
Aldırma.
Biz bir bayrak getirdik buraya kadar;
Onu daha ileriye götürürler;
Şu dünyada topu topu
İki milyar kişiyiz,
Birbirimizi biliriz.

Orhan Veli Kanık

Vatan ve Bayrak Namustur

Bayraksızlar ne bilsin,bayrağın kıymetini
Onlar için bayrak bez parçasından başka ne ki
Bayrağı yere düşürmekle bayrak değerini yitirir mi
Yüzlerinde ki pislikler bayrağımı pisletebilir mi

O bayrağın altında yiyip içip kuduranlar
İnsan olan utanır yaptığından,hayvanlar utanmazlar
Hayvanda haya yoktur çünkü,yaptığını anlamazlar
Adı pkk iken provakatöre çıkan bayraksızlar

Sen ne anlarsın vatan ne,bayrak ne
Kan dökmeniz bile sebepsiz yere
Allah için,vatan için dersem ne anlarsınız
Defolun gidin,bayrak diktirmeyin yine

Kanla almış atam,vatan dediğin kokar kan
Kanla rengini verdiğim bayrağımı size kullandırtmam
Vatansa bizim,bayraksa sembolüdür vatanımı anlatan
Kime anlatıyorum ki,ne anlar vatanıda bayrağıda olmayan

İmralıdan komutlarla vatan parçalanmaz
Bayrağımı yakarakta,bayrağım aşağılanmaz
ALLAH der,VATAN der bu can başka dil kullanmaz
Bu vatanın toprağındaki kanlar başka bayrak tanımaz

Funda Şengül

Bayrak; Gururumuzdur

Böylesine bir zilleti,yaşamamıştık,
İki paralık olmamıştı,haysiyetimiz.
Böylesine ezilip,utanmamıştık
Ayaklar altında paspas olmamıştı bayrağımız!

O bayrak ki; Millî gururumuzdur bizim!
O bayrak ki; Millî namusumuzdur bizim!

Namusumu çiğneten,milletin meclisinden
Net tavır beklemekte,çabucak milletimiz.
Namusuna uzanan elleri kırmalıyız,
Titreyip de yeniden kendine dönmeliyiz!

O bayrak ki; Millî gururumuzdur bizim!
O bayrak ki; Millî namusumuzdur bizim!

Bayrağın çiğnenmesi,harp sebebi olmalı
Bağlılık zincirini,hışım ile kırmalı
Silkinip doğrulmalı,kendisini bulmalı
Türk’üm diyen her insan,bayrağa sarılmalı!

O bayrak ki; Millî gururumuzdur bizim!
O bayrak ki; Millî namusumuzdur bizim!

Dursun Elmas

Bayrak
Gönderde cansız bir bayrak olmaz
Canına o canı veren kandır!
Göklerde kansız bir bayrak olmaz
Kanına o kanı veren vatan’dır!

Vatanda bayrağı bayrak yapan
Cephede gözlerdeki volkan’dır
Volkanda canını sancak yapan
Lav’larda kefensiz kanınla yatan’dır!

Yatanlar arş’ta sancak ile yatar
Yattıkları yerde kucak vatan’dır!
Düşmana alıp ta canlarını kalkar
Akacakları kan vatanda ki candır!

Bayrak şanlı bayrak olmak için
Dalgalanacak yüce bir vatan ister
Vatan şanlı vatan olmak için
Can verecek yüce bin canan ister.

Bayrak yakmak ile sancak solmaz
Bayrak yakanlar hep yarınsız’dır!
HAKK- ı olmayanın sancağı olmaz
Sancak’sız yatanlar hep vatansız’dır!

Ahmet Durgut

Bayrağıma Saygım Sonsuzdur

Adına nice destanlar yazılmış canımsın bayrak
Ay yıldızın üzerine ne güzel de yakışmış bayrak
Ülkemin her yerinde uçar dalgalanırsın bayrak
Benzeri olmayan bayrağıma saygım sonsuzdur…

Genç kızlar seninle gelin olmak istiyor bayrak
Şehitlerin tabutlarına örtülür hep sarılır bayrak
Kale burçlarına dikilmiş dalgalanırsın bayrak
Şehitler kanıdır bayrağıma saygım sonsuzdur….

Düğün varsa biryerde yükseklere dikilir bayrak
Bayramlarda törenlerde kurtuluşta asılır bayrak
Hacdan dönenler evlerine asar sallanır bayrak
Manevi değerli bayrağıma saygım sonsuzdur…

Gönüllüyüm istekliyim bayraktarın olayım bayrak
Gücün bize güç katsın hız versin millete bayrak
Bayrağa hürmetsiz kimler varsa hepsi soysuzdur
Atadan emanet bayrağıma saygım sonsuzdur…

Mehmet Karlı

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni bayrak şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Barış şiirleri

Pazartesi, Mart 29th, 2010

En güzel Barış şiirleri için BUYRUN – Barış ile ilgili ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel barış şiirlerini ve kısa barış şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun Barış şiirleri;

Barış için

Al kalemi eline
Yaz Barış için

Tut yavrunun elinden
Koş Barış için

Önündeki hendekleri
Aş Barış için

Hece hece ekleyip
Oku Barış için

Dağları aşıp da gel
Yol ver Barış için

Herkesi doyurur bu sofra
Ye Barış için

Kardeşçe hep yanyana
El salla Barış için

Birleştir düğmeleri
Kenetlen Barış için

Selam söyle dostlara
Yolla Barış için

Arkadaş ol eşekle
Sev Barış için

Kara sevdalara gönlünü
Bağla Barış için

Aç kapalı bohçanı
Pazar eyle Barış için

Dudağımızda son bir türkü
Söyleyelim Barış için

Veren de Allah alan da
Unutmayalım Barış için

Ayşe Adlım

Barış

Şu dünyanın süsü,
Barış barış barış…

Gökte güvercin,
Güvercin kadar güzel.
Barış barış barış

Ateş ile su,
Haykırır barış barış diye

Ülkemin dağı taşı,
Hakkın senin.
Barış barış barış…

Hamdi Oruç

BARIŞ İSTER

Dinleyin ağalar dinleyin beyler
Toplum barış ister fert barış ister.
Nasır tutar gönül, kinden nefretten
Hüzün barış ister dert barış ister.

Dinsin anaların akan göz yaşı
Yok olsun şu ölüm-kalım savaşı
Başlasın bu çağda dostluk yarışı
Arif barış ister hırt barış ister.

Yabana atılır doğru sözümüz
Çok değer yitirdi inan özümüz
Açmış kucağını her bir düzümüz
Dağlar barış ister sırt barış ister.

Turanoğlu, doğsun yeni ufuklar
Gülsün yüzümüze serin şafaklar
Paslansın, çürüsün toplar tüfekler
Dünya barış ister yurt barış ister.

Sadık TURAN

SEVGİ ALIP BARIŞ SATAK KARDEŞİM

Gelin ey insanlar ortaklık kurak
Sevgi alıp barış satak kardeşim
Gönüllerin köşklerine oturak
Sevgi alıp barış satak kardeşim

Kurak fabrikayı edek dizayın
İnsanlığa sevgi verin kıymayın
Kötülerin şerlerine uymayın
Sevgi alıp barış satak kardeşim

Sıra sıra dizek sevgi rafını
İnsanlar kaplasın hep etrafını
Koruyup sültek barış dağını
Sevgi alıp barış satak kardeşim

Gönüllerde bitek nazlı gül olak
Barışlara akan coşkun sel olak
Sevgi yollarında barışık ölek
Sevgi alıp barış satak kardeşim

Akalım sevgiye barışta gelsin
Sevgiyle barış el ele olsun
Bunu kıskananlar çatlasın ölsün
Sevgi alıp barış satak kardeşim

Hüseyin’im hayat sevgiyle dolu
Sevmekten geçiyor barışın yolu
Yeter sevişelim hep dolu dolu
Sevgi alıp barış satak kardeşim

Hüseyin Parlakdemir

Barış…

Savaş bizi,naçar eyler
Kasabalar, iller,köyler
Bahar söyler kışım söyler
YAZLAR barış barış diyor…

Kırılsın feleğin çarkı
Kimin var ki kimden farkı
Her bir dilden türkü,şarkı
CAZLAR barış barış diyor…

Yarın için yoktur senet
Barış kokar özde cennet
Hem vaciptir hemde sünnet
FARZLAR barış barış diyor…

Çıkmış ata ocağından
Çocuk ana kucağından
Erir barış sıcağından
BUZLAR barış barış diyor…

Bu uğurda kalma geri
Geldi işte sözün yeri
Yaban yaşlı birde eri
KIZLAR barış barış diyor…

Mehmet sazı alsa ele
Çalar söyler nazlı güle
Sevgi ile vurur tele
SAZLAR barış barış diyor…

Ulvi Mehmet

Barış Olsun

Sevgi,dostluk için yarış
Yurtta ve dünyada barış
Atam sen barışa yolsun
Yeter artık barış olsun…

Fani dünya buna pazar
Dört kitapta barış yazar
Mademki Allah’a kulsun
Yeter artık barış olsun…

Mazluma ederler zulüm
Koparırlar,solar gülüm
Zalimlerin benzi solsun
Yeter artık barış olsun…

Sevgi ile yaydık dini
Attık içimizden kini
Yüreklere sevgi dolsun
Yeter artık barış olsun…

Mehmet söyler binler kere
Barış yayın her bir yere
Savaşan Allah’tan bulsun
Yeter artık barış olsun…

Ulvi Mehmet

Barış İstiyorum

Gezdim dünyayı karış karış
Kalmamış sevgi, kalmamış asayış
Düşman olmuş herkes birbirlerine
Barış istiyorum ben barış

Asırlarca savaşıp durdu insanoğlu
Ne gerçeği buldu, ne de doğru yolu
Birde çıkardılar şu uyduyu
Barış istiyorum ben barış

Bir tarafta ağlayıp inlerken açlar
Savunmaya harcanıyor milyarlar
Ne zaman akıllanacak şu insanlar
Barış istiyorum ben barış

İdareye kalkanlar var dünyayı
Dinlemeyin artık Amerika, Rusya’yı
Bu kalbimin insanlığa çağrısı
Barış istiyorum ben barış

Rotterdam,30-12-1989

Ensar Aktaş

Ege’nin Ela Kıyıları

Ege’nin ela kıyılarında
Korkuyla yaşar zeytin ağaçları

Oysa dokunsa bir kız
Bu taraftan
Dökülür meyveleri karşı kıyıya
İncir kuşu devşirdiği incirleri
Taşır da ada vadilerine
Bölüşür Yunan çocuklarıyla

Söyler şiirleri, içli şarkıları
Ritsos ile Theodorakis
Livaneli
Uçurur kardeşlik türkülerini
Hüzünlü, üzgün sulara

Ege’nin ela tepeleridir yüreğim

İki kıyının güzel çocukları
Tutuşup el ele
Karşılıklı oynayın çelikçomağı
Sirtaki ve Zeybek
Köprü olur aranıza

Ege’nin ela kıyılarında
Kucaklaşır sonbahar anıları

Savaşlar olmamalı

SAVAŞLAR OLMAMALI
Her yerde barış olmalı
Dünya’da duyulmalı
Etrafa yayılmalı
Savaşlar olmamalı

Barış içinde yaşamalı
Dostluğa hep uymalı
Arkadaşlık çoğalmalı
Savaşlar olmamalı

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni barış şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Yunus Emrenin Allah şiirleri

Cuma, Mart 26th, 2010

Yunus Emrenin Allah Şiirleri – Yunus Emrenin Allah ve insan sevgisi şiirleri sayfamızda Yunus Emrenin insan ve Allah konulu şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun;

İster İdim Allah’ı

İster idim Allah’ı buldum ise ne oldu
Ağlar idim dün ü gün güldüm ise ne oldu

Erenler meydanında yuvarlanır top idim
Padişah çevganında kaldım ise ne oldu

Erenler sohbetinde deste kızıl gül idim
Açıldım ele geldim soldum ise ne oldu

Âlimler ulemalar medresede buldusa
Ben harabat içinde buldum ise ne oldu

İşit Yunus’u işit yine deli oldu hoş
Erenler manisine daldım ise ne oldu

Arayı Arayı Bulsam İzini

Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasip eylese görsem yüzünü
Ey sevdiğim (ya Muhammet) canım arzular seni

Ali ile Hasan, Hüseyin anda
Sevdası gönüllerde muhabbet canda
Yarın mahşer gününde hak divanında
Ya Muhammet canım arzular seni

Yunus meth eyledi seni dillerde
Dillerde dillerde hem gönüllerde
Arayı arayı gurbet ellerde
Ey sevdiğim canım arzular seni

Bana Seni Gerek Seni

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin gün be gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Yunus’dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

Ben Dervişim Diyene

Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Tanıyuben şimdiden
Varıp yetesim gelir

Sırat kıldan incedir
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne
Evler yapasım gelir

Altında Gayya vardır
İçi nâr ile pürdür
Varuben ol duldada
Biraz yatasım gelir

Ta’neylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun
Varuben ol tamuda
Biraz yanasım gelir

Andan Cennete varam
Cennette Hakık görem
Huri ile gulmanı
Bir bir kucasım gelir

Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeker
Bir Molla Kasım gelir

Çağırayım Mevlam Seni

Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlam seni

Su dibinde mahi ile
Sahralarda ahü ile
Abdal olup Ya Hu ile
Çağırayım Mevlam seni

Gökyüzünde İsa ile
Tur dağında Musa ile
Elimdeki asa ile
Çağırayım Mevlam seni

Derdi öküş Eyyüb ile
Gözü yaşlı Yakub ile
Ol Muhammed mahbub ile
Çağırayım Mevlam seni

Bilmişim dünya halini
Terk ettim kıyl ü kalini
Baş açık ayak yalını
Çağırayım Mevlam seni

Yunus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile
Hakkı seven kullar ile
Çağırayım Mevlam seni

Elhamdülillah

Haktan gelen şerbeti içtik elhamdulillah
Şol kudret denizini geçtik elhamdulillah
Şol karşıki dağları meşeleri bağları
Sağlık safalık ile aştık elhamdulillah

Kuru idik yaş olduk kanatlandık kuş olduk
Birbirmize eş olduk uçtuk elhamdulillah
Vardığımız illere şol safa gönüllere
Halka tapduk manisin saçtık elhamdulillah

Beri gel barışalım yad isen bilişelim
Atımız eğerlendi estik elhamdulillah
İndik Rum’u kışladık çok hayır şer işledik
Uş bahar geldi geri göçtük elhamdulillah

Dirildik pınar olduk irkildik ırmak olduk
Artık denize dolduk taştık elhamdulillah
Taptuğun tapusuna kul olduk kapusuna
Yunus miskin çiğ idik piştik elhamdulillah

Ey Yarenler Ey Kardeşler Korkarım Ben Ölem Deyi

Ey yarenler ey kardeşler korkarım ben ölem deyi
Öldüğüme kayırmazam ettiğimi bulam deyi

Bir gün görünür gözüme ayıbım vuralar yüzüme
Endişeden del’olmuşum nidem ben ne kılam deyi

Eğer gerçek kul imişsem ona kulluk kıla idim
Ağlayaydım bu dünyada yarın onda gülem deyi

Hemin geldim bu dünyaya nefsime kulluk eyleyi
İyi amel işlemedim azaptan kurtulam deyi

Ey biçare miskin Yunus günahım çok neyleyeyim
Sığındım ol Allah’ıma dedi hem afvedem deyi

Gel Gör Beni Aşk Neyledi

Ben yürürüm yane yane
Aşk boyadi beni kane
Ne âkilem ne divâne
Gel gör beni aşk neyledi

Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarim yollar gibi
Gâh akarim seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Akarsulayin çaglarim
Dertli cigerim daglarim
Şeyhim anuban aglarim
Gel gör beni aşk neyledi

Ya elim al kaldir beni
Ya vaslina erdir beni
Çok aglattin güldür beni
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yürürüm ilden ile
Şeyh anarim dilden dile
Gurbette hâlim kim bile
Gel gör beni aşk neyledi

Mecnun oluban yürürüm
O yari düşte görürüm
Uyanip melûl olurum
Gel gör beni aşk neyledi

Miskin Yunus biçâreyim
Baştan ayaga yâreyim
Dost ilinden âvâreyim
Gel gör beni aşk neyledi

İster İdim Allah’ı

İster idim Allah’ı buldum ise ne oldu
Ağlar idim dün ü gün güldüm ise ne oldu

Erenler meydanında yuvarlanır top idim
Padişah çevganında kaldım ise ne oldu

Erenler sohbetinde deste kızıl gül idim
Açıldım ele geldim soldum ise ne oldu

Âlimler ulemalar medresede buldusa
Ben harabat içinde buldum ise ne oldu

İşit Yunus’u işit yine deli oldu hoş
Erenler manisine daldım ise ne oldu

İlim İlim Bilmektir

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak’kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir

Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eğer Hak bilmez isen
Abes yere yelmektir

Dört kitabın ma’nisi
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır

Yiğirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Ma’nisi ne demektir

Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir

Niçin Ağlarsın Hey Bülbül

Sen burda garip mi geldin
Niçin ağlarsın bülbül hey
Yorulup iz mi yanıldın
Niçin ağlarsın bülbül hey

Karlı dağlardan mı aştın
Derin ırmaklar mı geçtin
Yârinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey

Hey, ne yavuz inilersin
Benim derdim yenilersin
Dostu görmek mi dilersin
Niçin ağlarsın bülbül hey

Kal’alı şehir mi yıkıldı
Ya nam-u arın mı kaldı
Gurbette yârin mi kaldı
Niçin ağlarsın bülbül hey

Gulistanlarda yaylarsın
Taze gülleri yıylarsın
Yavlak zârılık eylersin
Niçin ağlarsın bülbül hey

Uykudan gözüm uyandı
Uyandı kana boyandı
Yandı şol yüreğim yandı
Niçin ağlarsın bülbül hey

N’oldu şu Yunus’a n’oldu
Aşkın deryasına daldı
Yine baharistan oldu
Niçin ağlarsın bülbül hey

Selam Olsun

Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun

Sela verin kastımıza
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmiye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun

Eceli gelenler gider
Hepsi gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara selam olsun

Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan vechile
Duyanlara selam olsun

Derviş Yunus söyler sözün
Yaş doludur iki gözün
Bilmeyen ne bilsin bizi
Bilenlere selam olsun

Şol Cennetin Irmakları

Şol Cennetin ırmakları
Akar Allah deyu deyu
Çıkmış İslam bülbülleri
Öter Allah deyu deyu

Salınır Tûba dalları
Kur’an okur hem dilleri
Cennet bağının gülleri
Kokar Allah deyu deyu

Kimi yiyip kimi içer
Hep melekler rahmet saçar
İdris nebi hulle biçer
Diker Allah deyu deyu

Altındandır direkleri
Gümüştendir yaprakları
Uzandıkça budakları
Biter Allah deyu deyu

Aydan arıdır yüzleri
Misk-ü amberdir sözleri
Cennet’te huri kızları
Gezer Allah deyu deyu

Hakka aşık olan kişi
Akar gözlerinin yaşı
Pür nur olur içi dışı
Söyler Allah deyu deyu

Ne dilersen Hak’tan dile
Kılavuzla gir bu yola
Bülbül aşık olmuş güle
Öter Allah deyu deyu

Açıldı gökler kapısı
Rahmetle dolu hepisi
Sekiz Cennet’in kapısı
Açar Allah deyu deyu

Rıdvan-dürür kapı açan
İdris-dürür hulle biçen
Kevser şarabını içen
Kanar Allah deyu deyu

Miskin Yunus var dostuna
Koma bu günü yarına
Yarın Hakk’ın divanına
Varam Allah deyu deyu

Allah şiirleri

Perşembe, Mart 25th, 2010

Allah ile ilgili en güzel Allah şiirleri – Allah şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel Allah sevgisi şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun Allah şiirleri;

Lailaha İlle Allah

Açtım ellerimi sana
Döndüm yönümü kıplaya
Kalpden bağlıyım hüdaya
Allah Allah lailahe ille Allah

Huzur bulur senle olan
Yaradan aşkı ile yanan
Mutlu olur Allah diyen
Allah Allah lailahe ille Allah

Ne nimetler vermiş bize
Şükürler Yarabbim herşeye
Allah diyen çıkar düze
Allah Allah lailahe ille Allah

Akıl vermiş fikir vermiş
Oku oku öğren demiş
Hep doğruyu göstermiş
Allah Allah lailahe ille Allah

Her şeyi verir alırsın
Neyin ne olacağın bilirsin
Yücesin büyüksün kadirsin
Allah Allah lailahe ille Allah

Arif Delen aciz kulun
Sana açtım Yarab elim
Özüm kalbim herşeyim
Allah Allah lailhe ille Allah

Arif Delen Halk Ozanı

Allah Allah Allah

Zikredeni sanma sen
Allah Allah Allah
Zikreden zikredilen
Allah Allah Allah

Alemleri var eden
Kışları bahar eden
Damlayı enhar eden
Allah Allah Allah

Hayat veren yaşatan
Kainatı kuşatan
Kulun kalbine sığan
Allah Allah Allah

Ali yoktur var olan
Gönüllere yar olan
Affeyle settar olan
Allah Allah Allah

10 Şubat 2007

Ali Soyyiğit

Çağırırken Allah, Allah

Sağım Allah, Solum Allah
Yolum Allah, Kolum Allah
Elim Allah, Dilim Allah diye, diye
Allah ım alsın canımı
Çağırırken Allah, Allah, Allah

Yazım Allah, Sazım Allah
Yüzüm Allah, Gözüm Allah
Sözüm Allah, Özüm Allah diye, diye
Allah ım alsın canımı
Çağırırken Allah, Allah, Allah

13 / 06 / 2007

Şerafettin Yıldız

Allah

Bu bağları yaradan,
Allah Allah ay Allah.
Bu dağları yaradan,
Allah Allah ay Allah.

Ayrı salma elimden,
Nazlı qara telimden,
Gözel Çenlibel’imden,
Allah Allah ay Allah.

Üeryimde imanı,
Derdler üçün dermanı,
Saxla Azerbaycan’ı,
Allah Allah ay Allah.

Söylemezsen yalan sen,
Can verib can alan sen,
Ölen menem qalan sen,
Allah Allah ay Allah.

28 september 2004

Ahmet Hani

ALLAH de ALLAH

Tembel olmadan
Riya yapmadan
Hakka kul olan
Allah de Allah

Tatmayan bilmez
Kör olan görmez
Sevgisiz olmaz
Allah de Allah

Allah diyoruz
Hep seviyoruz
Hakkın kuluyuz
Allah de Allah

Sevdi yarattı
Rahmetle baktı
Sev sende onu
Allah de Allah

Sevgisiz zordur
Hak mı bulunur
Sevenler bulur
Allah de Allah

Âşıklar ağlar
Ah edip inler
Maşukun diler
Allah de Allah

Mehmet Ali o
Her nefeste hu
Unutma bunu
Allah de Allah

(11.6.1999)

Mehmet Ali Semizoğlu

Allah Allah

‘Kalpler ancak Allah’ı (CC) anmakla huzur bulur’ Rad-28

Allah zikrim gönle tatmindir dedi
Zikrinin döndüğü melekler katı
Gönlünde olsun hep isminin tadı
Seherlerde uyan de Allah Allah

Mürşid-i Kâmil talimi zikrullah
Uyanır kalbi hasta bulur felah
Ziyan etme vakti sonra çekme ah
Mekteb-i irfanda de Allah Allah

Biz analım Hakk’ı her dem her an
Kalbimizde kalmaz şek ile güman
Vasıl olup Hakk’a bulalım aman
Gir aşk meclisine de Allah Allah

Allah diyen gönlü hiç darda kalmaz
Kalbinde gül açar bir daha solmaz
Gönlü Hakk’ı bulan ebedi ölmez
Gör Hakk’ı gönlünde de Allah Allah

Söyler mevlitte Çelebi Süleyman
Her demde Allah de daim Hakk’ı an
Sıdk ile diyende kalmaz hiç güman
Hak ile Hakk’ı an de Allah Allah

Mustafa Çalışkan Manisa

Esmâül HÜSNÂ

RÂHMAN ALLAH,RÂHİM ALLAH,
HÂYYÜL,KÂYYÛM,ALİM ALLAH,
HÂLÎK,BÂRİ,EL MÛSAVVİR,
ALİYY,AZİM,HÂKÎM ALLAH.

SEMÎ,BÂSAR,HÂLLÂK,ALLAH,
KÂÂHİR,BERR HÂK ALLAH,
HÂFIZ,BEDÎ CÂMİ, HÂBİR,
FATIR,FETTÂH,REZZÂK ALLAH.

CELÂL,CEMÂL,RÂKÎP ALLAH,
HÂDÎ,MÛDİL,GÂLİP ALLAH.
İLÂH,MÛKİT,KERİM,KEBÎR,
SABIR,KÂVÎ,HÂSİP ALLAH.

SETTÂR,KÂFİ,NÛR,RÂB ALLAH,
GÂFÛR,GÂFFAR,TEVVÂB ALLAH.
EL-MÜTEÂL,AFÜVV,NÂSIR,
ŞÂKİR,ŞEKÛR,VÂHHÂB ALLAH.

MELİK,KÛDDÛS,SELÂM ALLAH,
MÜMÜN-ÜL,MÜHEYMİN ALLAH.
AZİZ,CEBBÂR,MÜTEKEBBİR,
MÛHÎT.MÛHYÎ,METİN ALLAH.

GÂNİ,MEVLÂ, HÂMİD ALLAH,
LÂTİF,HÂLİM,MECÎD ALLAH.
MÂLİK KÂADİR,EL-MÛKTEDİR,
VEDÛD,REFÎ,ŞEHİD ALLAH.

VELÎ,VEKİL,VÂHÎD ALLAH,
KÂRÎB,MÛCİP,SÂMED ALLAH.
EVVEL,ÂHİR,BÂTIN,ZÂHİR,
VÂSİ,VÂRİS,ÂHÂD ALLAH.

HÛ,MÜSTEÂN, SULTAN ALLAH,
BEDENDE CAN,HER CANDA CÂNÂN ALLAH.
YARALI’YIM BİR CAN NEKİ?
CANLAR SANA KURBAN ALLAH.

15.02.1988 Mustafa Yaralı

Mustafa Yaralı

Y â r

Allah dost Allah Yâr
Dost Allah Yâr Allah
Allah Yâr Allah Dost
Yâr Allah Dost Allah

Şair Mustafa Turani

Ya Rab

Suçlarım beni dilsiz ediyor Ya Rab,
İsyanım beni sessiz ediyor Ya Rab,
Yıllarım beni güçsüz ediyor Ya Rab,
Çok utanıyorum senden, affet Ya Rab!

Azabına hiç kimsenin gücü yetmez,
Günahımızı senden başkası silmez,
Affetmezsen Habibinden medet gelmez
Habibin hürmetine affet Ya Rab!

Rabbimsin, nurların nurusun, gaffarsın,
Sen şanlı makam sahibisin kahharsın,
Sen rahmeti bol olan haksın settarsın,
Bizi merhametin ile affet Ya Rab!

Sen duaları reddetmeyen Rahimsin,
Sen suçları bağışlayansın hakimsin,
Sen ayıplarımız örten kerimsin,
Rahmetin ile ayıplarımı ört Ya Rab!

Ya Rab rahmetin dalga dalga geliyor,
Onsekizbin alem hep seni anıyor,
Eller açılmış hep sana yalvarıyor,
Açılan elleri boş çevirme Ya Rab!

Ya İlahi merhametin ne kadar güzel,
Senin isimlerin birbirinden özel,
Sen emredersen ancak gelir ecel,
Affetmeden eceli gönderme Ya Rab!

Sar Beni

Seher vakti hep kulların uyurken
Anarım Allah’ım ben yine seni
Aşkının ateşi kalbim dağlarken
Kül eyle Allah’ım hep beni beni

Bu aşkın tadını aldı yüreğim
Sevgini gizlice çaldı yüreğim
Bilmem ki ya Rab’bi hangi feleğin
Yüzdürdü o gece hep beni beni

Birdaha,birdaha isterim ya Rab!
Özlüyor sevdanı şu yaralı kalp
Olmuşum aşkından virane harap
Döndürdü o kuvvet hep beni beni

Halimi bilirsin anlatmak yersiz
İnanmışım kalpten şeksiz,şüphesiz
Kapına gelmişim güçsüz kuvvetsiz
Manevi kollarla sar beni beni..

Allah Allah

‘Kalpler ancak Allah’ı (CC) anmakla huzur bulur’ Rad-28

Allah zikrim gönle tatmindir dedi
Zikrinin döndüğü melekler katı
Gönlünde olsun hep isminin tadı
Seherlerde uyan de Allah Allah

Mürşid-i Kâmil talimi zikrullah
Uyanır kalbi hasta bulur felah
Ziyan etme vakti sonra çekme ah
Mekteb-i irfanda de Allah Allah

Biz analım Hakk’ı her dem her an
Kalbimizde kalmaz şek ile güman
Vasıl olup Hakk’a bulalım aman
Gir aşk meclisine de Allah Allah

Allah diyen gönlü hiç darda kalmaz
Kalbinde gül açar bir daha solmaz
Gönlü Hakk’ı bulan ebedi ölmez
Gör Hakk’ı gönlünde de Allah Allah

Söyler mevlitte Çelebi Süleyman
Her demde Allah de daim Hakk’ı an
Sıdk ile diyende kalmaz hiç güman
Hak ile Hakk’ı an de Allah Allah

Mustafa Çalışkan Manisa

Dua

Bana duayı söyleten ve yazdıran yüce Rabb’ım,
Ne olur, yüzü suyu hürmetine şu alemleri,
Yarattığın, yüce kulunuz, Ahmed’i Muhammed’e,
Mahcup eğleme, şefaatini nasip et Allah’ım.

Gönül yanmayınca, dil söylemekten olurmuş aciz,
Yanamadığımdan, cemaline ulaşamam naçiz,
Utanıyorum sultanlar sultanı Rasülullah’ım,
Ver elini, yardım et, yanayım aşkınla Sultanım.

Çok seviyorum ama, yanmam için nurunuz gerek,
Nurun gönder, çıra gibi yanayım ya Rasülullah,
Bu sevgim sonsuz olursa, başka dostlar neye gerek,
Bir Allah, bir de senin sevgin bana yeter, Sultanım.

Allah’ım mahcup etme beni, sevgili kullarına,
Senin affını, sevgililerinin şefaatini,
Hak edecek duruma getir, beni öğlece yaşat,
Hesap günü, beni rezil eyleme, Yüce Rabb’ım.

Ya Rab

Rahmansın ya Rab.
Rahimsin ya Rab.
Gönüldesin ya Rab.
Özdesin ya Rab.

Var edensin ya Rab.
Yok edensin ya Rab.
Dilediğin olur ya Rab.
Düzenin yüce ya Rab.

Hakkın sonsuz ya Rab.
Aşkın uçsuz ya Rab.
Giden gelmez ya Rab.
Aşkınla yanalım ya Rab.

Varabilsek aşkına ya Rab.
Tadabilsek aşkını ya Rab.
Sakın bırakma aşksız ya Rab.
Aşksız biz hiç oluruz ya Rab

ALLAH SEVGİSİ
Allah sevgisi (şiir) Kim çıkarır sabahleyin erkenden,
Dünyamıza ışık veren güneşi?
Gece vakti denizlere serpilen,
Ay doğuyor; kim yapıyor bu işi?

Kışın kuru sandığımız fidana,
Baharda kim yeşillikler giydirir?
Bülbül öter, yuva yapmış ormana,
Bu sedayı ona acep kim verir?

Vatan, millet ne demektir bilmeden,
O sevgiyi kalbinize kim verdi?
Babanızdan güzel bir şey isterken,
Gönlünüze kim koyuyor ümidi?

Akşamüstü karanlıklar içinden,
Milyonlarca yıldızı kim parlatır?
İşte bütün bu şeyleri düşünen
Yapan, eden, yaratan hep Allah’tır

İbrahim Alâattin GÖVSA

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni Allah şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Aile şiirleri

Cuma, Mart 19th, 2010

Aile ile ilgili en güzel Aile şiirleri – Aile şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel aile şiirlerini ve kısa aile sevgisi şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun Aile şiirleri;

AİLE Birliği…(Gönül pınarı)

Eğitimli Aile , Cennet’i tesis eder,
Yarınlardır Aile , gayret, güzellik eker,
Yıkılmasın Aile ,akibet olur heder,
Sevmez ise Aile , bu mücadele seker.

Koşmalıdır Aile , mutlulukları, ekte,
Başarmalı Aile , görülmemeli sekte,
Öncü olur Aile , yürümelidir ilkte,
Çirkefi it; Aile , haydi kaldır, at, silkte.

Tertemiz ol Aile , kazanmalısın onur,
Kazanınca Aile ,başlar üstüne konur,
Güzel örnek Aile , yaşatır bize gurur,
Göze giren Aile , başköşemizde durur.

Gönüldeki Aile ; seviyor seni, yüce,
Ulaşacak Aile ,erişilemez güce,
El eledir Aile , öğretir hergün hece,
Çıkar güne Aile , kayboluverir gece.

Sabretmeli Aile , görmüşse eğer acı,
Acını göm Aile ,gururla yürü bacı,
Sarfeyliyor Aile ,kimbilir bugun kaçı,
Feda olur Aile , süpürge olur saçı.

Birliğinde Aile ,güçlükleri aşıyor,
Ayrıcalık Aile , mutluluğu yaşıyor,
Milletimi Aile , yarınlara taşıyor,
Bunlar için Aile ,engel olan taşı YOR…

Ahmet Yazıcıoğlu

Anneciğim

Biz bir aile olamadık anneciğim
Çocuklara anneniz yok diyemedim
Bir yuva kurmayı bile bilemedim
Biz bir aile olamadık anneciğim

Hakkını helal et anneciğim
Sonunda sen haklı çıktın
Ben artık bu hayattan bıktım
Biz bir aile olamadık anneciğim

Ata hakkı bilmeyen
Koca hakkı bilir mi
Bu kara leke silinir mi
Biz bir aile olamadık anneciğim

Sevildim zannettim aldanarak
İhanete uğradım aldatılarak
Öylesine kederliyim çıldırarak
Biz bir aile olamadık anneciğim

Ramazan Gerek

Aile

Koparmayın aileleri
Parçalamayın aileleri
Ayırmayın eşleri
Bozar araları çok eleştiri

Aile çok kutsaldır
Kimse kavram dışına çıkmamalıdır
Aileler çok iyi korunmalıdır
Suçlular parçalanmış aile çocuklarıdır

Cafer İşler

Aile Bireyleri

Annem evin yüreği,
Babam evin direği,
Çocuklar evin neşesi,
Aile bireyleri.

Hep sevecenlikle,
Hep mutlu bir yürekle,
Birbirine yaklaşan
Aile bireyleri.

Sevginin sonsuzluğu orada,
Dostluk, paylaşmak orada,
Hep beraber mutlulukla
Aile bireyleri.

Gözde Tonaz

Dört Harfli Bir Kelime. Bunun Adı Aile

Dört Harfli Bir Kelime. Bunun Adı Aile
Azgın dalgalarda sığınacağın liman,
Geçmez gecelerde bir ışık bir ses bir nefes,
Zor zamanlarda olur. Sana can sana derman,
Yaratana uyun ki, huzur bulsun can, herkes.

Dört Harfli Bir Kelime. Bunun Adı Aile
Allah’ın emridir bu, Peygamberin sünneti,
İçinde neşe huzur, sevgi, saygı aş olsa.
Gayret ve fedakârlık, sabır onun şerbeti,
Tüm zorluklar aşılır, Allah rızası olsa.

Dört Harfli Bir Kelime. Bunun Adı Aile
Sıcak yaz günlerinde tatlı serin bir rüzgâr,
Kışın sert soğuğunda, sığınacak bir kucak,
Yalnızlık ıssızında olacak sana bir yar,
Allah için seversen, Tüm bunlar olur ancak.

Dört Harfli Bir Kelime. Bunun Adı Aile
Can, mal, hayat emanet, Ailende emanet,
Sen incitme dikkat et. Sakın etme ihanet.

Dört Harfli Bir Kelime. Bunun Adı Aile
Cennet olur. Kıymet verip değer verene,
Zindan, cehennem olur ezip çiğneyenlere,

Ahmet Yoldaş

Aile

Aile ile okulun
Var oluşu her kulun
Töre terbiyesiyle
Çekirdeği toplumun

Tuncer Sönmez

Aile

Kuş yuvasını yapar ya,
Ailede öyledir.
Sevdiklerinle mutlu olursun ya,
İşte o senin ailendir.

Anne, baba,
Abla, kardeş,
ailenin bireyleri.

Anne ailenin dişi kuşu
Geçindirir baba kuş aileyi,
İyi kalplidir abla kuş,
Kardeş kuş yaramazdır birz mı biraz.

Oturacağımız bir yuvamız var.
Başımızı sokacağımız tahtadan çatımız var.
Yataklarımız yumuşacık tüyden,
Çünki bu benim ailem.

Aile demek şefkat demektir.
Aile demek saygı demeıktir.
Aile demek sevgi demektir.
Aile demek bireylerin birbirlerine sımsıkı sarıldığı sıcacık bir yuva demektir.

Minik Şair

Aile

aile bir bütündür
sevgisi büyüktür
çevresi küçük büyüktür
birbirimizi severiz
çünkü biz aileyiz
iyi günde kötü günde
birbirimizi ziyaret ederiz
çünkü biz aileyiz

Güven Aşık

Aile

Bir yürek, bir yumak, bir sevgi,
Aşklarla sevginin yüceleştiği,
Paylaşımlarda zevkin yaşandığı,
Ayrılığın ellerde öldüğü,
Umudun kucakta ağladığı ve güldüğü,
Bir gerçektir aile.

Yavuz Bayram Çalışkan

Karşılıksız Sevgi

Karşılıksız sevgi ne demektir bileniniz var mı?
Fedakarlık isteyen sevgidir bu
Uzaklarda pek aramamak lazım bu sevgiyi
Çok güzel örnekler bunu aile sevgisi

İlk başta bebeklik,sonra çocukluk,sonra gençlik
Büyüdükçe dertle birlikte sevgi de büyür
Onlar hep yanımızdadır üzerimizdeki palto gibi
Sarıp sarmalar bizi aile sevgisi
Ne zaman yanımızda olmazlarsa
O zaman üşürüz
O vakit yalnızca ölümdür
Ailemizden ayıran bizi

Caner Yücel

Büyük Ev

Kullaışlı arazide,
Tellerle çevrili,
Basitçe yapılmış
Küçük kulübe,
İnsanları bekliyor içine.
Yeri uyandırma
Uyanırsa yoksa;
Şiddetli sarsıntı
Küçük kulübeyi sarsacak,
Küçük kulübe
Tamir edilmeyi bekleyecek.
Önceyi, bilinmeyen yönleri
Bilmek gerek,
Bilirsek eğer
Küçük kulübe gelişecek.
Küçük aile
Küçük kulübede,
İleride de aile gelişecek.
Sonunda da küçük kulübe
Büyüüyp gelişecek,
Teller duvar olacak
Büyük ev yapılacak.

İsa Yazıcı

E V İ M

İçinde barınırız,
Akşam yatıp,sabah kalkarız,
Tüm aile mutluluk paylaşırız,
Evim benim can evim

Soğuktan yağmurdan korur,
Evin içi sıcacık durur,
Aile eşrafı sohbetler kurulur,
Al kiremitli güzel evim.

Atalarım doğup büyümüşler,
Bizi burada yetiştirmişler,
Annemi bu eve gelin getirmişler,
Anıların istiflendiği güzel evim.

Onu yürekten severim,
Ömrüme ömür eklerim,
Kainata kök salarım,
Varım yokum güzel evim.

(DEMYANLİ) İBRAHİM ÖZDEMİR

Aile ve Toplum

Aile toplumun temel direği,
Sevgi varsa yakın eder ırağı.
Sevgiyle doludur insan yüreği,
Aile bağını kırma kardeşim.

Gönül sevgi dolsun yakın cerağı,
Sevgiyle durmasın kalbin direği.
Ailedir milletimin ana direği,
Milletin temelin yıkma kardeşim.

Ana, baba bir de çocuk oymağı,
Ailem toplumun sütlü kaymağı.
Faydısını bitiremem saymağı,
Bilmiyorsun gölge etme kardeşim.

Türk toplumu aileler yumağı,
Arı kovanına sokma çomağı.
Aklı olmayanın durur dimağı,
Toplum birliğini bozma kardeşim.

Aşık İnce anlatayım tuzağı,
Bozulsa aile kalmaz direği.
Sütten yoğurt çıkar, beyaz küleği,
Ak süte zehiri katma kardeşim.

12.10.1994 Kayseri Sabit İnce

Aile Ve Yaşam

Ne kadar kolay kurulur aile,
Bir damatlık, bir gelinlik.
Davul, zurna veya orkestra
Hayat sınavı başladı bile.

Bir kaç yıl cicim ayı,
Üçe çıkar ailede sayı
Bezdi, mamadı derken
Çekilir paranın suyu.

Eve girer tek kişinin maaşı.
Gurur yapılır çalıştırmaz eşi
Kısalmıştır evinde aşı
Başlar akmaya güz yaşı

Sorunlar, ihtiyaçlar birbirini kovalar,
Zamanla olurlar tepeler,dağlar
Hele arkanda yoksa denizler, deryalar
Kurumaya yüz tutmaya başlar umutlar.

Ne huzur kalır, ne mutluluk
Gelmiştir talihsiz,ikinci çocuk
Evde yoktur ne salam,ne sucuk
Başlamıştır mutfakta kıtlık.

Dostların, akrabaların, anne, babaların
Bakmakla yetinirler,verselerde bulgur
Sanırlarki bununla mutlu olunur
Kırılmaya başlamıştır ailede onur

Özenti hep vardır kanımızda
Bakılmazki ne vardır sonumuzda
Alınır üst üste eşyalar, arabalar
Katlanır hep faziler, borçlar

Çalış çalış niye, ne için, kimin için
Aile mi, çocuklar mı, yoksa kendin için mi,
Tipik türk usulü, sömürenler için
Gözünü açmaz,uyanmassan çekilir ipin.

Sesleniyorum size aile olanlar, olucaklar
Okuyun, okuyunda değerlendirmenizi yapın
Ders alın, okuyun yazımı benim gibi olmayın
Ben çok çektim,bunu bir hikaye sanmayın.

Edirneli Hasan Uzun

Düzenli bir yaşam ailede başlar

Acıyla tatlıdır yaşamın adı
Sevgi ve sadakat ailede başlar
Sıcak bir ilişki yaşamın tadı
Sevginin ateşi ailede başlar

İnsanca bir yaşam mutluluk orda
İnsani paylaşım huzur bu yolda
Sosyal ilişkinin kaynağı burda
Düzenli bir yaşam ailede başlar

Mutluluğu yaşamaktır aile
Sağlıklı bir özgüvendir aile
Dikili bir ağaç daldır aile
Üretim tüketim ailede başlar

Gücünle duruşun özüne bağlı
Kalemde mürekkeb sözüne bağlı
Bizim bu DOST ŞEREF yaşama bağlı
İnsana duyduğu saygıyla başlar

10/06/2008
DOST ŞEREF

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni aile şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Baba şiirleri

Perşembe, Mart 11th, 2010

Baba ile ilgili en güzel şiirler – Baba şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel baba şiirlerini ve kısa baba şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun baba şiirleri;

Oy Baba

Gezerim yalın ayak
Oy baba fakir baba
Yoksulluk biz ne yapak
Vay baba garip baba

Çorap, lastik parası yok
Oy baba işsiz baba
Metelikle arası yok
Ağzında dişsiz baba

Köyünün en fukarası
Oy baba yoksul baba
Ne bağı var ne tarlası
Vay baba yurtsuz baba

Bağırsan kimse duymaz
Oy baba sessiz baba
Dert derde derman olmaz
Mekânsız yersiz baba

Kara kara düşünmekle
Yılların geçti baba
Ecel dediğin sonunda
Seni de seçti baba

Murat Demir

Baba

Sevgisiz çıkarsan hayat yoluna
Dünyada tek başına kalırsın baba
Unutma ki bizler hep biriz
Birlikten güç doğarmış baba

Karanlık yüreğinin efendisi olmuş
Bizi karanlığa neden sokarsın baba
Yüreğin korkuyla beslenir olmuş
Bizi neden korkutursun baba

Neden bu şiddet bu celal
Biz sana ne yaptık ki baba
Her zaman kanımız sana helal
Bizi neden yaraladın ki baba

Bunca yıl umutla bekledik
Umutlarımız acıyla söndü baba
Ufacık gülüşüne bile sevinirdik
Artık bize gülmez oldun baba

Baba şefkati nedir bilmez misin
Bunu neden bize çok görürsün baba
Dayanışma nedir bilmez misin
Neden hiç yanımızda değilsin baba

Baba olmaya hiç çalışmadın
Aldırış bile etmedin baba
Sende alıp başını gidersen bir gün
Kin nefret ayırmasın bizi baba

Tanju Göçmen

Babaya

Bir baba babayı toprağa verir
Her baba yüreği babaya erir
Bir baba babayı her yerden görür
Bir baba babayı bekler boşuna

Baba gider baba kalır ardında
Baba ağlar garip kalan yurdunda
Her bir baba evladının derdinde
Baba derdi derde ekler boşuna

Baba diye yüreklere köz düşer
Babadan oğula güzel söz düşer
Yaralı yürekler yere tez düşer
Acıdan babalar tekler boşuna

Her Ozanın içinde bir baba var
Baba kokusunu yayan saba var
Baba yüreğinde geniş oba var
Evlat kondurmaya bekler boşuna

7 Kasım 08
Nilüfer

Halime Aktaş

Babama Mektup

Yine bu gece de rüyamda gördüm
Tatlı tebessümünle seslendin baba
Dünya ahvalinden haberler verdim
Büsbütün rüyamı süsledin baba

Canım baba.. Altı evlat büyüttün
Talim verdin,yol gösterdin eğittin
Merhem oldun,canımıza can kattın
Bizi kuş sütüyle besledin baba

Kış kıyamet demez dağlar aşardın
İstikbalim için durmaz koşardın
Namerdin aksine mertçe yaşardın
Her zaman derdime dermandın baba

Yokluğuna alışmak zor baba
Sensizlik acı veriyor baba
Boşluğun dolmuyor baba
Sensiz hiç olmuyor baba

Can baba,kurban baba
Hasretim inan baba
Yaratan yar olsun baba
Kabrine nur dolsun baba… Baba… Baba…

12.12.2002 Horasan

Seyyah Saidoğlu

Ayrılığın Vakti miydi Baba

Söyle
Üşüyor musun baba
Kar düşerken üstüne
Yüreğin de ıslanıyor mu baba

Gitme
Bırakıp gitme demiştim baba
Gittin; …
Yüreğime bir kara diken ekledin
Korkuyorum baba
Ya yağmur yağarsa
Ya silinirse semaya düşen silüetin
Sabahlara nasıl kavuşurum baba

Unutma
Karanlıklar basarsa dünyamıızı baba
Bıyık altından bir ince tebessüm at
Belki gökkuşağı oluşur,
Aydınlığa kavuşuruz
Unutmadan baba:
Özlemlerin karışırsa mehtaba,
Göz kırp yıldızlara
Ceylanlarının suretlerini getiririm sana baba

Dön
Tâ içre her lahza tutuşuyor bedenim
Desemki; hafakanlardayım
Gelmez misin baba

Varlığına tam da bu kadar muhtaçken
Şimdi ayrılığın vakti miydi baba

Kerem Bozkuş

Babama

Yıllar varki yirmi günle sınırlı
Hasretim sınıra sığmıyor baba
Ses verdiğim yerler sana çok uzak
Ses ver bana sesin gelmiyor baba

Sözlerin yüreğimi delip geçerdi
Bu sukutun neden ses ver be baba
Nice nasihatlar sözler söylerdin
Şaşırmışım yollarda nerdesin baba

Bende bir babayım ama inanki
Senin gibi değilim değilim sanki
Her babanın tadı başka oluyor
Senin gibi olmuyor sanki be baba

Hayat kavgasında kör bir kuyuda
Her yer çok karanlık nedesin baba
Uzat ellerini bulamıyorum
Ellerin elime değmiyor baba

Yıllardır içimde koca bir korsun
Sana özlem ateşim sönmüyor baba
Seni çok özledim çok uzaklarda
Hürmetle elini öperim baba

Hamza Görgülü

Baba

Siğaran elinde kaşların çatık,
Nasılda sevgini gizlerdin baba,
Bir dilim ekmeğe soğanı katık,
Çayıda çok fazla severdin baba,

Hastane yolları kaderin oldu,
Yanında biz varız üzülme baba,
O kanser illeti ecelin oldu,
Mevladan ümitler kesilmez baba,

Bu kadar acıya nasıl dayandın,
Sabırlı olmaya öğrettin baba,
Bu koca aleme neden sığmadın,
Geride bıraktın bizleri baba,

Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
Anlatmak isterim seni dünyaya,
Acelen neydiki uçtun semaya,
Mezarının başında ağlarım baba,

Gururu sevgiyi senden öğrendim,
Mis gibi kokunu özledim baba,
Bu kadar genç yaşta ölmemeliydin,
Hasretin ciğerimi deliyor baba,

Ağlarım gizlice sensiz günlerde,
Faydasız bilirim ağlamak baba,
Yaşamak isterdin sende bizlerle,
Sensizken mutsuzuz inanki baba,

Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi,
Bizi terketmeye hakkın yok baba,
Dostum dediklerin düşmandır şimdi,
İyiki namerdi görmedin baba..

Şenol Mersin

Baba

Tülleniyor eski günlerin beynimde çağlar
O ne kahraman hoşgörüydu sendeki baba

Rüyamdaydı Micingirt, dağları sanki ağlar
Nerde artık nerde o günler o rüya baba

Değirmen yetim,heybetarla kör görmez sensiz
Ne artık Hacı Hedis nede Semih var baba

Ya uğurlayan dostlar, seni soramaz cansız
Bayram yine gözler buğulu sılaya baba

Çaresizlik bendeki,sevdalardır başlayan
İyiki varsın eski toprak,şükrettim baba

Sensin bana vakarlı adamlığı aşlayan
Kuran’lı ses imanlı nefes zikrettin baba

İşte burdasın varsın seviçten ne yapayım
Uzat elini uzat tekrar öpeyim baba

Uzat elini uzat,nur elini öpeyim
Her gün babalar günü,kıtmır olayım baba.

……

Baba’cığım seni çok seviyorum
sen ve annem sizleri çok seviyorum
seni ve annemi çok seviyorum baba’cığım

BABACIM
SENİ SEVİYORUM
HAYATTA EN KIYMETLİ ŞEYLERDEN BİRİSİN
BENİM İÇİN
EN SEVDİĞİM ÇİÇEK
EN SEVDİĞİN GÜN
VE SEVDİĞİM HERŞEY SENİ İFADE
EDER BANA
CANIM BABAM

Dedemle şakalaşmak istemiyorum
Biliyorum ki geçici de olsa mutlu olacağım
Ben babamı istiyorum diye haykıracağım
Ama hiç kimse bana aldırmayacak

Atadan Oğula

Delikanlım,tut ki benim sözümü,
Bunda,tecrübeden bin bir hikmet var;
Acı söylesem de,asma yüzünü
Sonu tatlı gelen,türlü nimet var.

Uykumu kaybettim,uyutmak için,
Ağlar iken güldüm,avutmak için,
Yemedim,yedirdim; büyütmek için
Uğrunda çektiğim,nice zahmet var.

Sen alim olsan da,benim kanımsın,
Bir zalim olsan da,kopmaz canımsın,
Gönlümde yaşayan,tek sultanımsın
Senden beklediğim,yalnız hürmet var.

Kaybedince anlarsın,ancak kadrimi,
Kolay dolduramaz,kimse yerimi,
Birer altın olan öğütlerimi
Anarsın, her zaman; onda kıymet var

Alır Dağlar

Baba bugün üşüyorum
Karda kaldım üşüyorum
Anama deyin sıcak bir çorba koysun
Üstümü ört baba üşüyorum

Behey babam dalmış babam
Sigarayı sarmış babam
Şapkasına hicran dökmüş
Kibrit gibi yanmıs babam

Baba bugün alır dağlar
Bu dert beni alır dağlar
Şehirlere sığmaz oldum
Fazla sürmez alır dağlar

Baba bugün ağlıyorum
Darda kaldım ağlıyorum
Duaların üzerimden eksik etme
İçim yandı ağlıyorum

Yusuf Hayaloğlu

BABA

ben artik büyüdüm baba
hata yaptim ama hatami anladim
sen kissan bile, dövsen bile babamsin
senin vurdugun yerde gül biter baba
affet beni baba
bana SEN göz kulak oldun
beni SEN büyüttün
SEN kucagina aldin
SEN sevdin
SEN korudun
benim icin SEN üzüldün
SEN korkdun bana birsey olacak diye
hic bir eksigim yok
herseyim var
cünkü hep sen yanimdasin
bana güc veren sensin
ve seni istemiyerek üzen benim
AFFET BENI BABA

BABA DİYEMEDİM

babanın kendisini bilmedim
benim için bi kelimeden ibaretti
baba yaşıyordu ama yanımda yoktu
yokluğu beni için için yaktı
alıştım yokluğuna kabullendim
bi şekilde yanan yaramı sardım
sarmaladım öyle sandım
büyüdükçe yanımda istedim
kızım diyen sesini duymak istedim
başımı okşayan ellerini istedim
ağladığımda sineminde olmak istedim
sevindiğimde boynuna atlamak istedim
ve edebiyen ona bakmak baba kız olmak istedim
çokmu şey istedim
yooo ben hakkım olan babamı istedim
özlem duyurdu canımı yaktı ağlattı
şimdiyse arıyor kızım diyor
içim ne kadar yansada babam diyemedim
kızım da dedirtmem
yaşamadımki beni yaşasın
yaşatmadıki yaşatayım
ilk ve son görüşüm olur
hakkını helal et baba
keşke yanımda olsaydıda
kötü olsaydı
bunu bile severdim

CANIM BABAM

Canım babam,
Evimin diğeri babam.
Seni seviyorum,
Babalar gününü kutluyorum.

Hep işten gelince
SİZİ SEVİYORUM dersin
Ellerinden öperim
Benim canım babam.

Babalar gününü yürekten kutlar
Seni seviyorum babacığım.

CANIM BABAM

Biliyorum belki de,giymeye yok elbisen
Saklanmış güzelliğin yüzünde desen desen
Hata yaptım affettin bir gün bana gel desen
Koşarak ayağına gelirim canım babam

Yine gözlerim doldu hayatın cilvesinden
Bıktım artık dünyanın bitmeyen çilesinden
Darbe yedim nedense bütün sevdiklerimden
O sıcak kucağına sığınır oldum,babam

Menfaat,makam için bana el sıktırtmadın
Saygılı ol,sev dedin başka laf duyurmadın
Hastayım başucumda durdun hep,uyumadın
Sana layık bir oğul,olamadım ben babam

Bu dünyada kalmamış sevgiye değer veren
Ama nedense fazla binbir oyun çeviren
O büyük sevgileri,parasıyla deviren
İnsanlardan sığındım sana,sığındım babam

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni baba şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.net

Anne şiirleri

Perşembe, Mart 11th, 2010

Anne ile ilgili en güzel şiirler – Anne şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel anne şiirlerini ve kısa anne şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun anne şiirleri;

Yaşamak Güzeldir Anne

Anne ben senin oğlunum
Kanayan bir yurdum var
Anne ben senin oğlunum
Sönmeyen bir umudum var

Ellerimi tutma ne olur
Beni ağlatma ne olur
Anne ben senin oğlunum
Bu kavgaya inancım var

Yasamak güzeldir anne
Yasamak senin için
Yasamak güzeldir anne
Yasamak yarınlar için

Ölmek yaşamaktır yine
Halkının yüreğinde
Ölmekte güzeldir anne
Ölmek özgürlük için

Anne seni seviyorum
Sana ihtiyacım var
Anne seni seviyorum
Ciğer delen bir acım var

Yusuf Hayaloğlu

Anne Bak Üşüyorum

Anne bak üşüyorum
Isınmak istiyorum
Kucağın nerde anne
Şefkatin nerde
Kucağın nerde anne
Şefkatin nerde
Ellerin nerde anne
Yalnız gecelerimde
Sokulduğum göğsün
Ve içimde gülümseyen
Yüzün nerde
Nerde anne
Rüyalarımın en güzel yanı
Yalnızlığım anne
Sensizliğim nerde
Neden ellerin donmuş
Neden gözlerin ölmüş
Fakat sen kimsin
Anne sen kimsin
Anne neredesin
Soruyorum bak anne
Korkuyorum
Şeker karamela istemiyorum
Çizgi film oyuncak istemiyorum
Anne sana geliyorum
Fakat ellerin donmuş
Fakat gözlerin ölmüş
Anne sen kimsin
Anne nerdesin
Soruyorum bak anne
Korkuyorum
Korkuyorum
Anne bak üşüyorum
Isınmak istiyorum
Kucağın nerde anne
Şefkatin nerde
Bu yaldızlar
Bu yapma kuşlar
Bu yalancı memeler
Bu naylon bebekler
Düşümde bir dağ görüyorum
Üstünde çiçekler
Anne bak ölüyorum
Anne ölüyorum
Anne
Ölüyorum

Özlem Özbek

Anne

Anne yine yanlızım sensiz geçen akşamlarda
Seni arar dururum hasret dolu sabahlarda
Özlemin yakıyor,mutlu olmayan kollarda
Kimsesiz yavrunu duysana Anne…

Anne Anne ölüyorum
Anne Anne gülemiyorum
Anne Anne gelemiyorum
Affet beni çok yanlızım

Anne senin derdin beni Deli etti
Yanlız geçen gecelerim sanma ki mutlu etti
Gurbet elde geziyorum, DERBEDER hasret yetti
Sensiz geçen günlerimde gelsene Anne…

Anne Anne seni çok seviyorum
Anne Anne sensiz sanma gülüyorum…

DERBEDER.27,07,2003

Kenan Kerim Yavuz

Anne

niye anne niye
yardım et anne
öğret bana
sevgiyi öğret anne
sevgi yoksa yaşamda
en azından
yaşamam için anne
umudu öğret
öğret anne
anne

Barış Erdoğan

Anne

Sevgin bir başkadır içimde anne
Her yerde anar yanarım anne
Sevgiyi sende buldum anne
Özlem,şefkat,merhamet sendedir anne

İçimde bir başkadır senin yerin anne
Kederde ve sevinçte yarensin anne
Hayat bir başka tatlıdır seninle anne
Kanat geren,aman diyen sensin anne

Kelimeler seni anlatmaya yetmiyor anne
Sevgin ancak hissedilerek anlaşılır anne
Senin kadar bizde yansak denizi ateş alır anne
Aman diyen,yavrum diyen sensin anne

Sen ancak bizim için yaşarsın anne
Karşılık beklemez,her şeyi verirsin anne
Keşke insan kıymet bilse anne
Umut veren,his veren sensin anne
15.12.1989 /Mezitli /Mersin

Ali Koç

Anne

Bana bakıyorsun uzaklardan
Göremem anne
Uzaklara yoldaşım olmadan
Gidemem anne
Sevginin anlamını bulmadan
Sevemem anne
Yar olacak kadını sevmeden
Saramam anne
Çocuklarımla mutlu olmadan
Gülemem anne
Adınıda bir kızım olmadan
Veremem anne
Beni saran kolların olmadan
Duramam anne
Kanatlı meleklerim olmadan
Uçamam anne
Cennet kapısını sen açmadan
Giremem anne
Üzülme diyorsun ta oradan
Yapamam anne
Ağlama diyorsun sana doymadan
Bıraktın beni anne

Ahmet Yumuşak

Anne

Huzur mekânım benim en emin sığınağım
Ömürünün pınarından filizlendi bu canım
Mükafatı Allah’tan; çektiğin zahmet senin
Dizlerinde kalmazdı durmaya takat anne
Dilsizi kıskandırır sendeki sukut anne

Ninnini ömür boyu kulaklarımda tuttum
Uykusuz gözlerimi o duyguyla uyuttum
Hangi yanım üşüse anne diye seğirttim
Sevginle sarmaladın giydirdin kat kat anne
Gece lambam kırıldı bu gün benle yat anne

Şimşekli gecelerde koynuna sokulurdum
Sıkı sıkı sarılır yumşacık dokunurdun
Elinin saçlarımda seyhatiyle uyurdum
O şefkatli elini bir daha uzat anne
Dimağımdan silinmez sunduğun o tat anne

Gizli gizli kaynardı dert gönül tencerende
Işığının şavkı var minicik penceremde
Sensizliği kör düğüm bırakıp hançeremde
Gittiğine inanmam bana tokat at anne
Hakkın ödenmez ama yine helal et anne

Ümran Tokmak

Ağlama Anne

Karanlık sanma ki ebede gider
Birgün güneş doğar ağlama anne
Geceyi yaradan gündüz de eder
Ağlayıp karalar bağlama anne

Bir yiğit yetişir imdadımıza
Melekler koşuşur feryadımıza
Gün olur ereriz muradımıza
O narin yüreğin dağlama anne

Bir gün özlemlerin gerçek olacak
Bir düzen gelecek ölçek olacak
Bu düzen ebede kadar kalacak
Gönlünü yeisle eğleme anne

Ufka dön bir bak ne görünüyor
Karanlık nurlara garkolunuyor
Batıl yeniliyor İslam dönüyor
Sen de nur olup dol içime anne

Yunus Emre Durlanık

Ağlama Anne

Ağlama annem,
Sil gözyaşlarını.
O kara gözlere yakışmıyor nem,
Buğulandırma bakışlarını…
Bırakma tut gözyaşlarını,
Kaçırma benden bakışlarını…

Böyle yapma anne,
Bırakma kendini,
Etme virane…

Yapma annem, ne olur ağlama,
Ağlayıp da gönlünü dağlama…
Çağlayanlar ol ama çağlama…

Üzülme annem,
Giden geri döner elbet.
Sen sıkma canını,
Yalnız hakkını helal et…

Gidiyorum annem,
Çok uzaklara gidiyorum…
Bu bayrak sana hediyem,
Ruhumu vatana teslim ediyorum

Ahmet Turan Solak

Anacığım

—Anneme ve bütün annelere—
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Kaç geceler bana ninni söylerdi
Hasta olunca oydu başucumda bekleyen
Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Uzun kış geceleri masal masaldı
Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar
Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı
Akşam biraz geciksem yollara düşerdi
Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Bilirim yine kalbinde yerim anacığım
Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan
Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan
Vefalı ellerinden öperim anacığım

Ümit Yaşar Oğuzcan

Anamı Arıyorum

Senden ayrı senden uzak
Yersiz göksüz gibiyim
Hem analı hem babalı
Hem öksüz gibiyim

Uzanmış aramıza
Uçsuz bucaksız gurbet
Bir ucunda sıla var
Öbür ucunda ekmek

Bütün analar ağıt şimdi
Bütün ağıtlar ana
Ya beni de al gurbet
Ya anamı ver bana

Hem kova hem kuyuyum
Yorgun bir halk suyuyum
Sen bana nenni söyle
Ben dizinde uyuyum

Ali Yüce

Anneciğime

Örneğimsin iyilikte,
Veren elsin anneciğim.
İnceliği güzellikte,
Deren elsin anneciğim.

Sen ağaçsın, ben bir yaprak,
Ben fidanım, sense toprak,
Evimizde, tertemiz, ak,
Açan gülsün anneciğim.

Ayağında cennet yolu…
Anneciğim, gül kokulu.
Sımsıcacık, sevgi dolu,
Esen yelsin anneciğim.

Sevgin bana güven verir,
Derdim biter, erir bir bir.
Sensin en duygulu şiir,
Bir masalsın anneciğim.

Rıfkı Kaymaz

Annem

DÜNYAYA GELDİĞİMDE
GÖZLERİMİ AÇTIĞIMDA
KUCAĞINDA OLDUĞUMU HİSSETTİĞİM
İLK SENİ BİLDİM ANNE

İLK SESİNİ DUYDUĞUM
’YAVRUMM’DİYE
İLK KOKUSUNU KOKLADIĞIM
’OH MİS GİBİ’DİYEREK
İLK GÖZLERİNE BAKTIĞIM
’YILDIZLAR GİBİ PARLIYOR’DİYE
İLK SENİ BİLDİM ANNE

Gülbahar Türkmen

Anne

Sefil ve gecenin karanlığında
Beklerim seni ayrı umutla
bir melek olduğunu bilmiyor gibi
Ağladım seneler ve yıllarca

Senin özlemin benim için
Sanki nefessiz bir biçim
hayat gibi acılarla büyüyen benim için
Sensiz kalmak ayrı bir acı

Ayşegül Akın

Anne Sevdasi

Ninnileri kulagimda,
Şefkatli sesi minicik yüregimde.
Can dedikçe canini veriyor gibi,
Kokladikça tenimi yüregi kabariyor.
Doyamiyor, doyamiyor sanki,
Canana Anne; can’a evlat deniliyor.
Kiymet mi biliyor sanki asi yüregi,
Uçup gittikten sonra Anne.
Bilir misin ?
Bilir misin ?
Canina can katanin eridikçe erimeyi,
Için kan aglarken, onu güldürebilmeyi.
Bilir misin ?
Habis illet sinsi sinsi yürüdükçe,
Bedeninden bedeninin koptugunu.
Bilir misin ?
Can’dan cananin ayrilişinda,
Aşikin maşukundaki yoklugunu.

İsmail Hakkı Özdemir

Anne Sevgisi

Sıcağın sinmiş bana,
Seni severim ana.

Sensin bana can veren,
Sensin bana kan veren.

Küçükken yudum yudum,
Sütlerinle uyudum.

Kulağıma ninniler,
Neler söyledin, neler.

Beni büyüttün ana,
Beni yürüttün ana.

M. Necati Öngay

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni anne şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.net

Bayram şiirleri

Çarşamba, Mart 10th, 2010

Bayram şiirleri BURADA – Bayram şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairlerin yazmış oldukları en güzel bayram şiirlerini ve kısa bayram şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun bayram şiirleri;

Bayram

“Mevlâ bizi afvede, bayram o bayram olur
Cürm-ü hatalar gide, bayram o bayram olur”

Dînini devlet kılsan, dünyayı cennet kılsan
Cümleye himmet kılsan, bayram o bayram olur

İmânın iktidarı, olsa İslâm diyarı
Dinse müminin zârı, bayram o bayram olur

Gönül muhabbet dolsa, hüsn-ü ihtitâm olsa
Girdiğin yol hak yolsa, bayram o bayram olur

Kula inâyet erse, kabirde cevabın verse
O ân yüzü gülerse, bayram o bayram olur

Sırat`ı geçti isen, Kevser`den içti isen
Cennet`e göçtü isen, bayram o bayram olur

Sancak`ta kaldığında, Resul`le olduğunda
Sohbete daldığında, bayram o bayram olur

Hesabı verdiğin gün, Rü`yet`e erdiğin gün
Didarı gördüğün gün, bayram o bayram olur

(1997)

Nizamettin Saltan

Bu gün BAYRAM değil mi?

Analar tabut başında ağlarken
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç
Bir haftalık gelin kara bağlarken
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç

Beşikteki yavru baba beklerken
Bacı kardeşine şehidim derken
Taze fidanlar toprağa girerken
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç

Bu gün kim düşecek kara toprağa
Dökülüyor hazan vurdu yaprağa
Hain mekan kurmuş ülkemde dağa
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç

Düşman kalleş düşman kancık siperde
Askerim açıkta hedef her yerde
Bile bile o ölüme gider de
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç

Vatan için bu mukaddes göreve
Gönderirler gururla seve seve
Ateş düşüyorken her gün bir eve
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç

Kahpe terör puşt terörist pis bela
Soysuz hangi yüzle barınır hâlâ
Mayın döşenmişken geçilen yola
Bayram bayram gibi yaşanır mı hiç

Mehmet Çiftci

Yalan…

Bir yalan kadar gerçek herşey.
Ya da bir yalan kadar hiçbirşey.

Yıllar önce para kazanmak için burdan gidişim.

Ve para dışında herşeyi kaybetmek kadar yalan.

Babamın öldüğü yalan!
Ve senden arda kalan bomboş bir ev kadar yalan.
Yalan, yalan…

Bayram sabahı ailece yapılan sabah kahvaltılarına özlemdi.
Kapıyı çalacak çocuklara bir gün evvelden hazırlanırdı hediye mendiller ve lokumlar.
Mahalle arasına kurulan seyyar lunaparklar, macunlar ve pamuk helvalar.
El öpenlere el öpenlerin çok olsun derdi büyükler.
Ama onların çok olmayacaktı el öpenleri.
Çünkü her geçen bayram biraz daha azalacaktı öpülen eller.
Ve her geçen bayram biraz daha azalacaktı biten dargınlıklar.

Bayram gelmiş kime ne anam garibem diye bir türkü duyulacaktı memleketten.
Ve bayram bile bayram olduğuna pişman olacaktı belki…
Ama yine de o türküyü dinleyerek eriyecekti yollar.
Gurbetten sılaya bir yolculuk değildi bizimkisi.
Bir ömürdü iki şehir arası, bir ömürdü iki ülke hatta iki dünya arası.
Hep bir gün bu hasret bitecek ve herkes köyüne geri dönecek diye süren,
Ama kimsenin hiçbir zaman köyüne dönemediği bir yolculuktu bizimkisi.
Ha bu gece bayram gecesi,
Ha her gece bayram gecesi.

Bu gece bayram gecesi.
Her taraf mavi, pembe, mor…
Bu gece bayram gecesi.
İçim içime sığmıyor.
Görünüyor suyun dibi,
Mahalle, komşular falan…
Her şey bıraktığım gibi.
Babamın öldüğü yalan!

Dilini ve dinini bilmediğimiz sabahlara uyanırım.
Yabancı yüzler görürüm yabancı sokaklarda.
Tanıdık acılar çeker, tanıdık sevdalar ararım.
Buralar hep soğuk, oralar değişmekte sanırım.
Hasret, acı ve sevda iki ülke arası.
Kapıkule’den sonrası düğün, bayram havası.
Yıllardır söyleyip durduğum hep,
Ben gurbette değilim anam, gurbet benim içimde şarkısı.

Düğünler ve bayramlar memlekete taşındı önce.
Sonra taşınmazlar arasına girdiler birer birer.
Ne düğünler ne bayramlar ne çocuklar ne de torunlar taşınır oldu.
Günden güne, yavaş yavaş eridi birgün memlekete dönebilme derdi.
Ve yıllar geçti aradan,
Adamın biri yıllar önce çocukluğunda bırakıp gittiği memlekete geri geldi.
Ama hali garipti.
Dönüp de bulmamak vardı seni.
Buralardan gitmiş olacağın aklımdaki son ihtimaldi.
Son ihtimaldi adresinin değişikliği.
Şaka mıydı, kader miydi?
Neden bomboş evimiz şimdi?

Bu gece bayram gecesi.
Her taraf mavi, pembe, mor…
Bu gece bayram gecesi.
İçim içime sığmıyor.
Görünüyor suyun dibi,
Mahalle, komşular falan…

Nazım Hikmet

Bayram O Bayram Ola

Gönüller huzur bula,bayram o bayram ola.
Kin,nefret rafa kalka,bayram o bayram ola.
Yoksullar giydirile,aç insanlar doyrula,
Muhtaç insan kalmaya,bayram o bayram ola…

Rabbim emri tutula,istenenler yapıla,
Her kes hakkını bile,nefise gem vurula,
Sevgi,saygı var ola,insanlar kardeş ola,
Her şeyler paylaşıla,bayram o bayram ola…

Çocuklar sevindirile,öksüzler güldürüle,
Sade Kurban da değil,yılda hergün anıla,
Doğu batı bir ola,Ülkemiz kalkındırıla,
Aşsız,işsiz kalmaya bayram o bayram ola…

20.12.2007 Gebze

Seyfet Bozçalı

BAYRAM GÜNÜ

Kimi ağlar, kimi güler
Bayram günü, Bayram günü.
Özüm dağlar, gözüm güler,
Bayram günü, Bayram günü.

Garip, yoksullar acılı,
Arefeler hep sancılı,
Hem kardeşli, hem bacılı,
Bayram günü, Bayram günü.

Gurbette yakını olan,
Kurban kesip, eti bulan,
Buluştular falan-filan,
Bayram günü, Bayram günü.

Çoğuna karalı gelir,
Fakirler ölür, dirilir.
İNCE hep hakka yönelir,
Bayram günü, Bayram günü.

22.4.1996 – Kayseri

Sabit İnce

Bugün Bayram

Gelin bizler tanışalım
Bugün bayram, bugün bayram
Güzel güzel konuşalım
Bugün bayram, bugün bayram

Ana, baba, gardaş, bacı
Dost, arkadaş giysin tacı
Allah’ım gösterme acı
Bugün bayram, bugün bayram

İmanla açarak kolu
Yürü, bu yol Hakk’ın yolu
Sevgi dolu, sevinç dolu
Bugün bayram, bugün bayram

Milletimiz birlik olsun
Hâllerinde dirlik olsun
Bayram günü erlik olsun
Bugün bayram, bugün bayram

Çobanoğlu etme hata
Sırt dönme kimseye kat’a
Yolun düşecek Sırat’a
Bugün bayram, bugün bayram

(03.06.1993)

Şevki Çobanoğlu

Bu gurbet ellerde bayram sabahı

Ağlarım ağlarım gözlerim şişer
Bu gurbet ellerde bayram sabahı
Memleketim yurdum aklıma düşer
Bu gurbet ellerde bayram sabahı

Ne anne ne baba yolları gözler
Ne kalem muktedir ne kafi sözler
Gurbetçi sılayı, soyunu özler
Bu gurbet ellerde bayram sabahı

Anneler hazırlar baklava börek
Bayram var bayrama hazırlık gerek
Öyle bir hasret ki dayanmaz yürek
Bu gurbet ellerde bayram sabahı

En mübarek günde, hasret çekeriz
İki büklüm olup boyun bükeriz
Ateş sönsün diye yaşlar dökeriz
Bu gurbet ellerde bayram sabahı

Gurbet elde gurbetçiler buluşur
Vatan hasretiyle keder bölüşür
Bayrama hürmeten söyler gülüşür
Bu gurbet ellerde bayram sabahı

Mikdat der gurbette bayramlar böyle
Hasretiz, uzağız burda her şeyle
İrtibat kesilmiş vatanla köyle
Bu gurbet ellerde bayram sabahı

Mikdat Bal

Bayram…

Gelin de bayramı Fatih’te seyredin, zira
Hayale, hatıra sığmaz o herc ü merc-i safa,
Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan
Tutun da, ta dedemiz demlerinden arta kalan,
Asırlar ölçüsü boy boy asali nesle kadar,
Büyük küçük bütün efrad-i belde, hepsi de var!
Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,
İçinde darbuka, teflerle zilli şakşaklar,
Biraz gidin; Kocaman bir çadır… önünde bütün,
Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için
Nöbetle bekleşiyorlar; acep içinde ne var?
“Caponya’dan gelen insan suratlı bir canavar!”
Geçin: sırayla çadırlar, önünde her birinin.
Diyor: “Kuzum, girecek varsa durmasın girsin.”
Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir ilan,
“Alın gözüm buna derler…” sedası her yandan.
Alettirikçilerin keyfi pek yolunda hele:
Gelen yapışmada bir, mutlaka o saplı tele,
Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi
İnince binmede artık onun da hemşerisi:
“Hak okka çünki bu kantar… Frenk icadı gıram
Değil! Diremleri dörtyüz, hesapta şaşmaz adam.”
“Muhallebim ne de kaymak!
“Şifalıdır macun!”
“Simit mi istedin ağa!” “Yokmuş onluğun, dursun.”
O başta: Kuşkunu kopmuş eğerli düldüller
Bu başta: Paldimi düşmüş semerli bülbüller
Baloncular, hacıyatmazlar, fırıldaklar,
Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;
Sağında atlıkarınca, solunda tahtırevan
Önünde bir sürü çekçek, tepende çifte kolan
Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer…
Ferag-ı bal ile birden geviş getirmedeler,
Koşan, gezen, oturan, maniler düzüp çağıran.
Davullu zurnalı “dans” eyliyen, coşup bağıran,
Bu kainat-i sürurun içinde gezdikçe,
Çocukların tarafındaydı en çok eğlence,
Güzelce süslenerek dest-i naz-ı maderle,
Birer çiçek gibi nevvar olan bebeklerle
Gelirdi safha-i mevvac-i iyde başka hayat…
Bütün sürur u setaretti gördüğüm harekat,
Onar parayla biraz sallandırdılar… derken,
Dururdu “Yandı!” sadasıyle türküler birden,
– Ayol, demin daha yanmıştı a! Herif sen de,
– Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.

“Deniz dalgasız olmaz
Gönül sevdasız olmaz
Yari güzel olanın
Başı belasız olmaz!
Haydindi mini mini maşallah
Kavuşuruz inşallah…”

Fakat bu levha-i handana karşı, pek yaşlı,
Bir ihtiyar kadının koltuğunda gür kaşlı,
Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.
Gelen geçen “Bu niçin ağlıyor?” deyip soruyor.
– Yetim ayol… Bana evlat belasıdır bu acı
Çocuk değil mi, ‘salıncak’ diyor…
– Salıncakçı!
Kuzum, biraz da bu binsin… Ne var sevabına say…
Yetim sevindirenin ömrü çok olur…
– Hay hay!
Hemen o kız da salıncakçının mürüvvetine
Katıldı ağlamıyan kızların setaretine.

Mehmet Akif Ersoy

Bayram Yemeği

Korkarım felekte bir gün
Bir bayram yemeğinde.
Anam, babam gibi kardeşlerim de,
En güzel dalgınlığında ömrün.
Beni gurbette sanıp
Keşke gelseydi bu bayram
Diyecekler.
Ve birdenbire yürekler,
Aynı acıyla yanıp
Hepsinin gözleri yaşaracak.
Öldüğümü hatırlayarak.

Cahit Sıtkı Tarancı

Bayram Ziyareti

Dedem bizi bekler gözleri yolda
Nenem baklava açar elleri nurla
Ziyaret etmek güzel yoldaşlarınla

Bayram bitecek yine üzüleceğiz
Şekerler bitecek yiyemeyeceğiz
Günler geçtikçe büyüyeceğiz
Bayramlar bitmecek sevineceğiz

Şeyda Er

Bayramlık

Koyunlar keçiler ve koçlar için
Ne kadar bayramsa Kurban Bayramı
Bu barış var ya, bu barış
Cephedekiler için o kadar barış

Can Yücel

Süleymaniye’de Bayram Sabahı

Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye’de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu…
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık
Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor.

Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
Adamış sevdiği Allah’ına bir böyle yapı.
En güzel mâbedi olsun diye en son dînin
Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
Seçmiş İstanbul’un ufkunda bu kudsî tepeyi;
Taşımış harcını gâzîleri, serdârıyle,
Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle.
Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
Taa ki geçsin ezelî rahmete ruh orduları..
Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı.

Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum;
Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi,
Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!

Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr’i
Ne kadar saf idi sîmâsı bu mü’min neferin!
Kimdi? Bânisi mi, mîmârı mı ulvî eserin?
Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o,
Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.

Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar’dan mı? Hisar’dan mı? Kavaklar’dan mı?
Bursa’dan, Konya’dan, İzmir’den, uzaktan uzağa,
Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
Şimdi her merhaleden, taa Bâyezîd’den, Van’dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.

Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosova’dan, Niğbolu’dan, Varna’dan, İstanbul’dan..
Anıyor her biri bir vak’ayı heybetle bu an;
Belgrad’dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar’dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra dağlardan mı?

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
Adalar’dan mı? Tunus’dan mı Cezayir’den mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi
Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor;
O mübârek gemiler hangi seherden geliyor?

Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine.
Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı.
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

Yahya Kemal Beyatlı

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni bayram şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.net

Ayrılık şiirleri

Pazar, Mart 7th, 2010

Ayrılık şiirleri Kısa Ayrılık şiirleri

En Güzel Ayrılık şiirleri için BUYRUN – Ayrılık şiirleri sayfamızda ayrılık ile ilgili amatör ve ünlü şairler tarafından yazılmış en güzel anlamlı ayrılık şiirlerini ve kısa ayrılık şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun ayrılık şiirleri;

Ayrılık

Gitmek, ayrılık demekmiş
Ayrılık, hazan
Hazan, yaprak dökümü
Yaprak dökümü, tükenmek
Tükenmek, yok olmakmış
Hiç olmak bir anlamda

Aşkı ayrılık beslermiş
Ayrılık uzadıkça
Aşk hiç bitmek bilmezmiş

Benden Ayrılma

ayrılık kıskançlığın ta kendisidir
ayrılık güvensizlikten kaynaklanır
ayrılık savaşın en büyük göstergesidir
ayrılık ölümdür, ölüme kucak açmaktır
ayrılık gururdandır, onurdandır
ayrılık sevimsizdir
ayrılık GÖGÜSLEMEKTİR
ayrılık düşünmektir
ayrılık yolculuktur
ayrılık gitmektir
ayrılık şaşkınlık yaratır
ayrılık en değersiz unsurdur
ayrılık kavgayla başlar
ayrılık umuda kaçmaktır
ayrılık dört duvar arasındadır
ayrılık aykırılıktır
ayrılık bedeninden kopmasıdır insanın
ayrılık deniz milidir, insanın pusulasıdır
ayrılık zamandır
ayrılık üzülmektir
ayrılık şımartılmıştır
ayrılık iki ipin ucuna tutunamamasıdır
ayrılık sevdadan başlar
ayrılık bir ezgiden başlar
ayrılık bir anlamda doğruluktur
ayrılık yanlışa neden olur
ayrılık bir öyküde, bir şiirde, bir kitapta başlar
ayrılık dağların tomurcuklarındadır
ayrılık çiçek açtırmaz
ayrılık yitirmektir
ayrılık gece olunca başlar
ayrılık gündüzün konuşmalarıdır
ayrılık tutuklu kelimelerin imgesidir
ayrılık şairlerin başını yakar
ayrılık edebi yolculuğa çıkarır insanı
ayrılık kimsesizliktir
ayrılık beyazdan kararır
ayrılık mutluluğa yol açacağını düşünür
ayrılık kendini kandırmasıdır insanın
ayrılık yabancılaştırılmıştır
ayrılık eser, estirir
ayrılık çözümsüzlüğü bitirir
ayrılık ihtiyaç duyarsın
ayrılık değişimdir
ayrılık insanın elini şaraba uzatır
ayrılık gözetmeksizin…
ayrılık ilktir
ayrılık hiç düşünmediğin yerde karşına çıkar
ayrılık pazarlıktır
ayrılık öfkeden başlar
ayrılık mektuptadır
ayrılık cesarettir
ayrılık yasalara karşı değildir, içindedir
ayrılık kanundur
ayrılık insanın insana verdiği cezadır
ayrılık gözyaşıdır
ayrılık gül değil, gülün dikenidir
ayrılık inanmaktır
ayrılık yalnızlaştırmaktır
ayrılık inadınadır, inadına…
ayrılık küfürdür, küfürden başlar
ayrılık insanı hasta eder, ilaçlaştırır
ayrılık kültablasının içine sığınmasıdır insanın
ayrılık yazmaktır
ayrılık bu şiir gibi saçmalıktır

Yazan: Duman Apple

Ayrılık

Sessiz köşelerin arkadaşı ayrılık
Karanlık gecelerin sırdaşı ayrılık
Umutsuz kişilerin yoldaşı ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Anlamsız cümlelerin öznesi ayrılık
Zamansız bitişlerin gözdesi ayrılık
Oransız sevmelerin yüzdesi ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Zamansız ölüm kadar yakındır ayrılık
Hücum sözüyle kalbe akındır ayrılık
Kaşındıkça kanayan acındır ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Doğduğun gün yazılan kaderdir ayrılık
Nöbetini bekleyen askerdir ayrılık
En beterinden bile beterdir ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Yazan: Muhterem Aslan

AYRILIK

Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık

Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık

Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık

Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık

Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık

Kış gecesi ıssız sokakta üşürken
Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık

Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken
Nereye gittiğini bilememektir ayrılık

Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane
Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık

Eline kalem alıp şairlere özenmek
Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık

Mehmet Akif Çeçen

Sordum

Kırçiçeğine sordum AYRILIK nedir
Dediki filizlenen umutlarımın kırılışıdır
Uçan kuşa sordum AYRILIK nedir
Dediki esen yelle anlaştılar
Yıldızlara sordum AYRILIK nedir
Dediler güneşin ayla arasının açılışıdır
Sordum yanan ateşe AYRILIK nedir
Dediki duman olup meçhule gidişimdir
Sazımın teline sordum AYRILIK nedir
Dediki aşıkların bağrından kopan yanık sesdir
Gecelerime sordum AYRILIK nedir
Dediler benliğimi gündüze terkedişimdir
Göz pınarlarıma sordum AYRILIK nedir
Dediler yanaklarımızdan süzülen damlaçıklardır
Toprağa sordum AYRILIK nedir
Dediki nicelerini tatdım
Hasrete sordum AYRILIK nedir
DEDİKİ SORDUĞUN BENİM……………………..?

Asım Kısbet

Sensiz Geçip Giden Günler

Aşkın aldı beni de benden
Ne haldeyim bir bilebilsen
Sevgine tutsak olmuşum ben
Benim tek ilacım sensin sen

Zaman sensiz akıp gidiyor
Hayalin gözÜmden gitmiyor
Kederler ruhumu sarıyor
Ah sensiz geçip giden gÜnler

Hani beni seviyordun sen
DÜşmÜyordu adım dilinden
Ben miyim bırakıp da giden
Benim biricik sevdiceğim

GÜnler geçiyor,aylar bitiyor
Sana olan hasretim hiç bitmiyor
Yıllar geçiyor,ömrÜm bitiyor
Sana olan sevgim hiç tÜkenmiyor

Sevmek Kolay – Unutması Zor

….SENI seviyorum
Diyen Sözlere Degil
Senin Icin Ağlayan
Ve ölümü Göze
Almış Gözlere inan….

….Sevmek Kolaydır
Ama unutması Zor
Aşkı Sevene Değil
Sevipte Kavuşamayana Sor..

Kar Tanesi

Parmağımda eridi.
Su oldu buhar oldu;
Sıcağımda kavruldu.
Ben istedim ki kalsın,
Kar tanesi olarak;
öyle saf öyle temiz,
öylesine berrak.
Doğanın kuralları
Bana izin vermedi:
“Bırak şimdi erisin,
Yine kar yağar” dedi.
İster yollar kapansın,
İster kıyamet kopsun!
Allahım n’olursun
Yeniden o “kar” yağsın!

Ayrılık

Ayrılık olmasa insan kocamaz
Bütün çilelerin başı ayrılık
Ölüm ölüm olsa insan acımaz
Ölümün bin beter eşi ayrılık

Hasreti bağrımdan sıyıramadım
Sitemim bahtıma duyuramadım
Gülmeye vaktimi ayıramadım
Gözümün dinmeyen yaşı ayrılık

Ayrılık ayrılık
Ölümün bin beter eşi ayrılık
Ayrılık ayrılık
Gözümün dinmeyen yaşı ayrılık

Bayram Erdoğan

Dünyayı Gezdim Dolaştım

Dünyayı gezdim dolaştım
Ayrılık gibi dert olmaz
Tatlı canımdan usandım
Ayrılık gibi dert olmaz

Kaçan döndüm yâre baktım
Çözümden kanlı yaş döktüm
Gezdim her belayı çektim
Ayrılık gibi dert olmaz

Hilal kaşı keman değil
Zülfü ahir zaman değil
Be yarenler yalan değil
Ayrılık gibi dert olmaz

Kullar başına gelmesin
Kimse göz yaşın silmesin
Hak, düşmanıma vermesin
Ayrılık gibi dert olmaz

Bana inanmayan varsın
Aşık’ın yüreğin yarsın
Neler çektiğini görsün
Ayrılık gibi dert olmaz

Aşık Paşa

Sevgiliye hasret şiirleri

Çarşamba, Şubat 24th, 2010

Sevgiliye hasret şiirleri – Uzaktaki sevgiliye hasret şiirlerini bu sayfamızda bulabilirsiniz. Buyrun sevgiliye hasret şiirleri;

sevgiliye çekilen hasrettir
460 yıllık bir hasret
her geçen yıl daha iyi anlarsın
özlemenin ve sevmenin ne demek olduğunu
her geçen yılın akşamında ağlarsın
alnından parmak uçlarına kadar akan ter olur bazen
gözyaşların
sonra neden burdayım diye sorarsın
önce vatanb sonra o gelir aklına ve yine terlersin
alnından taa parmak uçuna
ve sonra aksam olur
gözlerini yeni bir yıla girmek için kapattığında
hani o teninin tuzunu tattığın sevgili varya işte o gelir aklına
ve yavaş yavaş terlarsin
alnından taa parmak ucuna

xxx

karanlık bir gece de yine düştün peşime
yanlızlığın son noktasına geldi yüreğim
hasret dolu bekleyişlerin
yarına umutla bakan gözlerimin feryadı bu
bitsin artık bu hasret gel ne olursun
yaralı bir kuş misali kanadı kırık yorgun bedenim
o tatlı gülüşünün ve kara gözlerinin isyanı olsun bu haykırış
bitmek tükenmek bilmeyen arayışlarımın tek sahibisin
hadi gel artık , yeter artık
sensiz geçirdiğim günlerin hesabını sor artık
haykır dünyaya isyan et vur dök kır ama GEL ARTIK

Sevgiliye Hasret

Meğer seher yelleri de kırarmış başakları,
Umutlarda hep hanımeli açmazmış.
Düşünceler,sarıp sarmalarmış solmuş baharları..

SEVGİLİYE HASRET
Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler,
Ve geceler,hep yıldızları gizlemezmiş koynunda,
Hasretlere tutsak olurmuş karanlığın
kolları..

Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer,
İsmi martı değilmiş,
Beyaz olan tüm kuşların..

Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman,
Kolay değilmiş her bilmece,
İri sorular varmış yüreklere saplanan..

Nankör diye haykırırmış,
Saatler her geçen an`a,
Meğer arkadaş değilmiş akreple yelkovan..

Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda,
Yalnızlıkmış kökleri,
Ayrılıkmış derinlere uzanan..

Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar,
Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında,
Erkekler de ağlarmış inan.
Olsa da göz pınarları ıslanmadan..

Hasret

Ellerine hasret ellerim,
Yapayalnız…
Yüreğine hasret yüreğim,
Çaresiz…
Gözlerine hasret gözlerim,
Üzgün…
Sesine hasret günlerim,
Bomboş…
Sevgine hasret benliğim,
Sana hasret…
Gül Ulupınar

Hasret

Saçlarım hasret sevgiyle okşanışa.
Yüreğim hasret sevildiğini bilmeye.
Hasret yüreğim çırpınışlara.
Bedenim hasret bir yudum heyecana.
Duygularım hasret bir gün ışığına.
Konuşmalıyım,konuşamıyorum.
Haykıramıyorum…
Anlatamıyorum…
Yalnızca ağlayabiliyorum…
Ne komik, ne acizlik!
Taciser Kaygısız

Yalnızlık Şiiri

Bilmezler yalnız yasamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.
Orhan Veli Kanık

Ruhumda Fırtınalar

Ruhumda fırtınalar delirmiş eser,
Limana hasret beklerim.
Umutsuzluk daglarca yolumu keser,
Yola hasret beklerim.

Dil söylemek,el yazmak ister,
Kelama hasret beklerim.
Kır zincirleri sevgini göster,
Sevgiye hasret beklerim.

Alıcı kuşları başımda döner,
Dermana hasret beklerim.
Yüregimin feri söndü söner,
Sevgiliye hasret beklerim.

Sisler sarmış dörtbir yanımı,
Rüzgara hasret beklerim.
Yorgun,düne hasret canımı,
Azraile hasret beklerim.

İshak Özlü

Kimi Sevsem Hasret Oldu

Derlediğim kır çiçekleri,
Soldu gitti, hasret oldu.
Saydığım muştu böcekleri,
Uçtu gitti, hasret oldu.

Beyaz yaka, siyah önlük,
Eskidi gitti, hasret oldu.
Oyunlar yazdığım günlük,
Doldu bitti, hasret oldu.

Orta okuldaki ilk aşkım,
Okul bitti, hasret oldu.
Öğretmen olma düşlerim,
Kazanamadım, hasret oldu.

Mutlu yuva, mesut hayat,
Devran döndü, hasret oldu.
Bilinmez kimde kabahat,
BARIŞ, HUZUR HASRET OLDU.

Temiz çevre, mavi deniz,
Sanayileştik hasret oldu.
Barış diye AMERİKAN,İNGİLİZ,
IRAK’A geldi,
İNSANLIK,BARIŞ, DOSTLUK HASRET OLDU.

Dilek Aksoy

Hasret

Bütün güzelliğin adına “HASRET” dedim.

Sılayı özledim, dostu özledim,
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.
Zamana pervasız yollar gözledim,
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.

Ne bir sesti, ne bir soluk yaklaşan,
Gölgeler vardı, bir bir uzaklaşan,
Hayallerdi, rüyalarda koklaşan,
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.

Emir kimden, nerden gelir talimat,
Ağırlaşır gözler, tükenir takat,
Bir yerlerde başlar mutluluk fakat,
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.

Yaklaştım özümün hükmüne rağmen,
Yaralarım sızlar, yarama değmen,
Sadece uzaktan selamlar söylen,
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.

Yine de ruhumun ince yerinde,
Sevdamı yaşarım, en derininde,
Buram buram tüter aşk gözlerinde
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.

Kurdoğlu mesafe ayırmaz seni,
Yaklaşır varlıklar yum gözlerini,
Ruhunu yüceltte, sil bedenini,
Güzelliğe hasret dedim her mevsim.

Ahmet Kurt

Hasret

Bir özlem var ta uzaklardan
Bu gönül anaya babaya hasret
Gözler umutla bakıyor yollara
Bu gönül anaya babaya hasret

Ayrılık yazılmış nedense kara bahtıma
Vatan borcu diye katlanıyorum bu ayrılığa
Günleri saatleri sayıyoruz biz burada
Bu gönül abiye kardeşe hasret

Otururduk muhabbete kader ortaklarımla
Can ciğer arkadaş dostlarımla
Şimdi ayrı düştük muhabbet mektuplarda
Bu gönül dert ortaklarıma hasret

Ayrılık türküleri dinliyorum son zamanlarda
Aklıma geliyorsun yaşadığım her anımda
Özleminiz saklı hep göz yaşlarımda
Bu gönül arkadaşlara dostlara hasret

Ne güzeldi gülmek ne güzeldi
Sizlerle olmak en güzel şeydi
Uzaklarda çarpıyor kalbim şimdi
Bu gönül mutluluğa hasret

Anaya babaya kardeşe hasret
Kader ortaklarıma dostlara hasret
Aşka mutluluğa huzura hasret
Bu gönül umuda ışığa hasret

Sefer Kurt

Hasret

Kelimeler cümleye hasret, şairler şiire,
Güller bahara hasret, baharlar sana,
Denizler gemiye hasret gemiler karaya,
Bulutlar yağmura hasret, yağmurlar toprağa

Benliğim umuda hasret, umudum sana,
Gözlerim görmeye hasret, yüreğim sevmeye,
Düşlerim karanlığa hasret, karanlıklar sabaha,
Ay güneşe hasret, güneş yüzüne

Sen bana tutsak, ben sana,
Sensizlik bana yasak, bensizlik sana,
Mısralara dökülen her bir yazıda,
Ben sana hasret, sen de bana.

Celalettin Yaşar

Hasret Koydum Adını

Sineme bir köz düştü bugün apayrı yanar
İçimdeki ateşin hasret koydum adını
Zarda bülbül ben miyim yoksa gonca mı yanar
Dinmeyen bu ateşin hasret koydum adını

Nazlı yarin bir ahı bana bin ah çektirir
Bu vahlar gülşenime kara çalı ektirir
Çare bulunmaz bir dert canı candan bıktırır
İçimdeki ateşin hasret koydum adını

Sanırdım ki yandıkça bu odlarda pişerim
Ne çare ki; kavrulur haldan hala düşerim
Üstesinden gelemem acizane beşerim
İçimdeki ateşin hasret koydum adını

Burkuldukça yüreğim anlarım ki yar ağlar
Damla damla göl olup gözümün suyu çağlar
Derdime ortak olur başı dumanlı dağlar
İçimdeki ateşin hasret koydum adını

Dervişim hu diyerek dergahında süründüm
Hicranlardan örülü hırkalara büründüm
Cananın meclisinde vuslat diye göründüm
İçimdeki ateşin hasret koydum adını

Şemsettin Dervişoğlu

Hasret

Hasret, sevdiğini anlayabilmekmiş,
Uzaktakini yanında hissetmekmiş,
Hasret, bir deli kurşun,
Vuruldun mu bir kere yok kurtuluşun.
Hasret yokluk değilmiş ama,
Sakın onu yalnızlık sanma,
Hasret, birlikte olabilmekmiş,
Hasret çektiğinin hayalleriyle.
Meğer çeşit çeşitmiş hasret,
Memleketine hasret, arkadaşına hasret,
Annene, babana, sevdiğine hasret,
Hepsi bir olunca çekilmiyor bu gurbet.

Bazen, bir damla yaş süzülür gözlerinden,
Yüreğin titrer taa derinden,
Anlatırsın derdini taşlara duvarlara,
Ama ses gelmez hiç bir yerden.
Bazen, yalnızlıktan sıkılır,
Ama yalnız kalmak istersin,
Boşluğa bakarsın boş gözlerle,
işte hasret bu;
Öyleki, anlatılmıyor sözlerle.

Sadık Aydın

Hasret Değil mi?

Uzaklara dalıp giden gözlerin,
Umutları sönen mâsum yüzlerin,
Alevlerle kucaklaşan közlerin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?

Barajları törpüleyen sellerin,
Suya muhtâc vahâların, çöllerin,
Savrulup da toz koparan küllerin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?

Yalın ayak, nasır taban koşanın,
Bir yâr için, Kaf Dağı’nı aşanın,
Gözü kara, mangal yürek taşanın;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?

Aydınlığa kucak açan gecenin,
Mehtâpları, kendine dost seçenin,
Arşınlayıp, sahrâları geçenin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?

Akşam güneş gurûbunu süzenin,
Sâhillerde tek başına gezenin,
Urbasında süslü, ürkek tâzenin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?

26.08.2000 Landsberg 01:10

Mustafa Engin Karatay

Hasret Yağmurları

İsyan ediyor deli gönlüm,
Yağan hasret yağmurlarıyla.
Artık ümitlerimde ölmekte,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

Sanmaki biter bu acılar,
Mutluluk sonu ayrılıklar,
Her sene aynıdırlar,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

Kadere isyan ettim olmadı,
Bağrıma vura vura can kalmadı,
Gözümde yaşmı? O hiç eksik olmadı,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

Allahım sabır ver bana,
Gücüm kalmadı yaşamaya,
Ağlıyorum belli olmuyor,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

Gençliğim geçiyor çaresizce,
Çilelerim bağlanmış kördüğümle,
Unutamam onu ölsemde,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

Ömrümde ilk kez severken,
Aşkıma hasret çekerken,
Artık herşey bitmiş, erken
Yağan hasret yağmurlarıyla.

Onu unut diyorlar bana,
Unutmak zor bilinmez neden,
Bir gün daha geçti SİMAV’da,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

RAFET’in gözleri artık görmüyor,
Onun için bu dünya dönmüyor,
Umutları sönmüş, yangınları sönmüyor,
Yağan hasret yağmurlarıyla.

(KÜTAHYA-1997)

Rafet Maden

Hasret bir aşılmaz duvar mı

Hasret bir aşılmaz duvar mı
Kimi anasına hasret
kimi çocuğuna
Hasret yağmur gibi yağar mı
Kimi sıcağına hasret
kimi soğuğuna
Hasret bir ömre sığar mı
Kimi çiçeğine hasret
kimi böceğine
Hasret, hasret, hasret
Hasretler içinde öleceğine
Git sevgini kanatlandır geleceğine

Mustafa Özke

Kalbimdeki Hasret Hasret

Kokladığım bütün güller,
Hasret kokuyor hasret,
Dinlediğim tüm şarkılar,
Hasret söylüyor hasret.

Hasret beni dolandırır,
Yalan midem bulandırır,
Sevda çeken gönüller,
Hasret çekiyor hasret.

Hasret birgün öldürür,
Ölmez ise süründürür,
Kalbi acıya büründürür,
Kalbimdeki hasret hasret.

Yusuf Önder Bahçeci

Sana hasret

Sana hasret acılar
sana hasret özgürlük
dudağımda yudum yudum
susadığım ırmaklar
soğuk sular balıklar
senden ayrı dudaklar
sana hasret yapraklar
sana hasret yudumlar
sana hasret bakışlar
sensiz o boş bakışlar
yüreğimde filizleşen
sana hasret ah sana hasret
kışlar yazlar baharlar
düğüm düğüm lokmalar
tatsız tuzsuz yaşamlar
görünmüyor aynalar
rakılar masalar rüyalar
hülyalar sana hasret
yerini dolduramaz hiç bir ihanet………..

Serdal Göçmen

Bir deli özlem bu..

Özlüyorum seni,
Yalansız bir özlem bu
Dolansız, saf bir özlem.
Yeni doğan bir çoçuğun
Minicik elleri gibi
Yumuşak ve mazlum
bir özlem bu…

Gökyüzü kadar büyük
Senin kadar yüce
bir özlem bu…

Hasretten ağlayanan sevdalıların
Yıllarca kavuşamayanların
İki gün bile dayanılamayan
bir özlem bu…

Ne yapacağini bilmeyen
Telefonlar bekleyen
Ağlayan, isyan eden
Kendisini harap eden
bir özlem bu…

Yolda yürürken
Otobüslere dört gözle bakan
Belki, onu görürüm diye
Kıpır kıpır yerinde duramayan
Salak salak, bos bos gezinen
Seni arayan bir özlem bu.

Bulutlara baktığında bile
Sanki seni göreceğini sanan
Orda olmadiğını bilen
Ama yinede şansını deneyen
bir deli özlem bu…

Yani güzelim,
Bir kalpsizi bile,
Ağlatabilecek,
bir deli özlem bu…

Tutku Bakay

Gece Yarısı

Pek uzak olmayan günün birinde,
Gizemli gönlünün derinlerinde,
Özlem ateşinin yangın yerinde,
Sevdamı bulmanı beklemekteyim.

Bana saldırırken hüzün sürüsü,
Özlem ordusudur, onun gerisi.
Bir bahar akşamı, gece yarısı,
Kapımı çalmanı beklemekteyim

Mehmet Nacar

Özlem

Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin,
Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin,
Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin,
Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin…

Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem,
Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem,
Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem,
Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen…

Yillarim seni beklemekle geçti umutla,
Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda,
Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda,
Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda…

Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin,
Özlemek tek çaresi olacak sensizligin,
Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin,
Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin,

Kaçinilmaz olacak özlemin,
Özlemim…

Hatice Mine Bahadır

Özlem

Özlem
Gökteki yıldızlaradır
Bulutların ardından gözkırpanlaradır
Geceleyin esen meltemedir özlem
Dursam beklesem
İçten bir şarkı tutturupda özleme söylesem

Kıvransam uyuyamasam
Bir hayal görsem
Pembeler içinde özlem
Ayaza kadar seni görsem
Elimden bırakmasan özlem

Bir çiçek versem bir düş kursam
Özlem desem özlemim desem
Özlediğim en içten düş olsan
Seni beklediğim her zamana bir tomurcuk eksem
Açan çiçekleri başından döksem
Özlem desem sanadır desem
Minikte olsa bana bir hoş gülücük versen
Ve giderken ben karanlığa sayende gülümseyebilsem özlem

Volkan Yoruç

Özlem

bir türküdür özlem yanık yanık
çığlıktır avaz avaz
zemheri ayaz
özlem diyorsam yadırgama bunu bir kenara yaz
yaz ki nasıl savaştığımı biraz paylaşasın belki
aklımdan neler geçtiğini
yetinmek adına nasıl özlem dağlarının üstüme yıkıldığını

özlem ilkbahardır yeşile bezenmiş
çeşit çeşit çiçekler
kuşlar
esen cılız bir rüzgarın savuracağı kadar payandasızsın
alır götürür seni
geri dönüşü yok mu bu feryadın dersin demesine de
her defasında kendin duyarsın

özlem sensin sen
herşey bahane
türküler sensiz anlamını yitirmiş
çığiığım tükenmiş
biraz daha çıksın diye sesim
biraz daha yürüsün diye dizlerim
özlemini teselli etmeye çalışıyorum bu viranelerde
vurmadım diyemezsin

delil yetrsizliğinden beraat edeceksin şikayet etsem
al özlemini git diyeceksin
ben bu feryadı keyfime
özler miydim sanıyorsun

Mehmet Yücel

Özlemek

Her insanın bir özlemi olmalı
Özlemeli aramalı bulmalı
Böyle ayrı kalmamalı
Ayrı düşüp yanmamalı
Her insanın bir özlemi olmalı

Özlem demek sevgi demek hasret demek
Özleyene bir nefeslik vuslat gerek
Ayrılık hiç bitmeyecek
Giden geri mi gelecek?
Özlem demek sevgi demek hasret demek

Özlem yüreğini yaralar özleyenin
Özlem duymak bir özelliğidir yüreğin
Özleyen bu kalbim senin
Sen yaralı kalbimdesin
Özlem yüreğini yaralar özleyenin

Özlemekle geçse ömür gönül bıkar mı?
Hep özlese de bu girdaptan çıkar mı?
Hasretlik böyle yıkar mı?
Gönül kendini yakar mı?
Özlemekle geçse ömür gönül bıkar mı?

İbrahim Usta

Özlem Sevmekle Başlıyor...

Özlem sevene yakışır…
Sevmek yaşamaya
Kal benimle desem geç
Gel desem erken
Özlemler yeşerirken
Çaresiz kıvranmalar
Özlem sevmekle başlıyor…

Fatih Kuyucu

Özlem

Özlem – bu filmin adı
Sonsuz özlem

Kavuşmalar
Antraklarda mümkün
Ayrılmalar, terin kurumadan
Tenine doyamadan
Hep antraklarda
Bir iki kelam konuşamadan
ışıklar söner, gong çalar
Sonra filmin devamı
Bitmeyecek gibi bu film

Özlem,yine özlem,yine özlem…

Necla Aktan

Özlem

Giydiğim siyahlar yasım matemim.
Değerin kalmadı bende hiç senin.
Sevda bahçesinde olsan yasemin
Seni diken diye yolaca’m Özlem.

Bu ne biçim sevgi bu ne biçim naz?
Uğrunda can versem,diyorsun ki: ‘Az.’
Bu yaptıklarını bir kenara yaz.
Bir bir hesabını soraca’m Özlem.

İsmini haykırdım,yazdım her yere,
Gözümden kanlı yaş aktı kaç kere.
Şunu bil ok yaydan çıktı bir kere,
Seni sol göğsünden vuraca’m Özlem

Yıldızlar tutuşmuş yanıyor işte,
İsyan başlatmışlar ayda,güneşte,
Bir gece ansızın on nokta beşle,
Bil ki felaketin ben olacağım,
Bil ki kıyametin ben olacağım,
Sonun, sonunda ben olaca’m Özlem.

Durmuş Karakuş

Sevmiyorum

Dün gece rüyamda
Yine benimleydin
Bu yüzden
Akşamları sevmiyorum
Sensizliği sevmiyorum
Gecelerini sevmiyorum

Özlem, özlem
Hasretini yüklüyor
Kahrolası geceler
Buruk, bitap oluyor
Geçmiyor geceler

Kabusum oldu aşkın
Seni bulma telaşım
Geceleri dar ediyor
Özlem, özlem
An be an acımasızca
Omuzlarıma yüklüyor

Akşamları sevmiyorum
Sensizliği sevmiyorum
Geceleri sevmiyorum
Ve gülüm ben;
Sensizliği sevmiyorum
Alaaddin Uygun

Hasret şiirleri

Pazar, Şubat 21st, 2010

Hasret şiirleri – Hasret şiirleri sayfamızda ayrılık ve özlemle ilgili kısa hasret şiirleriniz bulabilirsiniz. Buyrun hasret şiirleri;

Hasret

Hasret mi yüreğime çöken seni görmeden önce
Kol kola girmişçesine rüzgârla güneş
Bir saç teli kadar ince sızlıyor içim
Hasret ki benim karanlığımda
Erircesine demir kıvamında
Erircesine ömrümce
Rüyalar kâbus derinliklerinde
Daralınca göğüs kafesim
Sıkarcasına boğazımı
Hasret en büyük işkence
Hasret esen rüzgar yağan yağmur
Hasret kar boran
Hasret siyah beyaz bir resim
Hasret bir çift göz derinliklerinde kaybolan
Büyük okyanus
Hasret nefes
Hasret ben
Tükendikçe ömrüm karanlık gecelerde
Hasret sen karagözlüm hasret sen

Hasret

Seni çok,çok seviyorum
Ayrıldım gülemiyorum
Sensizliği çekemiyorum
Bitsin artık bu hasret

Hasret,artık çekilmiyorsun
Hasret,bitip tükenmiyorsun
Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun
Hasret,yok olasın hasret

Her gün ağlar gözlerim
Titrek çıkar sözlerim
Uzanmıyorki ellerim
Hasretlik zor sevgilim

Hasret,artık çekilmiyorsun
Hasret.bitip tükenmiyorsun
Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun
Hasret,kör olasın hasret

Hasretlik yaktı bizi
Soldurdu güllerimizi
Mahvetti gençliğimizi
Biti ver artık hasret

Hasret,artık çekilmiyorsun
Hasret,bitip tükenmiyorsun
Hasret,ağlatıp güldürmüyorsun
Hasret,ismin batsın hasret

Hasret..

Toprak yağmura hasret
Yağmur buluta hasret
Bulut yağmura hasret
Tüm canlılar suya hasret

İnsan sevgiye hasret
Sevgi insana hasret
İnsan sevilmeye hasret
Sevilen sevmeye hasret

Gurbet sılaya hasret
Sıla yavruya hasret
Yavru anaya hasret
Ana toruna hasret

Şair ilhama hasret
İlham şaire hasret
Şair şiire hasret
Şiir şaire hasret

Hasret Türküsü

Senden uzaklarda geçmiyor günler
Duygu hasret, gönül hasret, ben hasret.
Hasret ile yapılmakta düğünüm.
Sevdam hasret, yürek hasret, ten hasret.

Yar olur geceler, duygular düşte
Bana inat tüller her gün cümbüşte
Hayat denen şu karmaşık dövüşte
Durum hasret, gidiş hasret, hal hasret.

Gönül çetrefilli kızsan usanmaz
Kalemler kırılmaz yazsan usanmaz
Aldırış etmesen sussan usanmaz
Gönül hasret, yazı hasret, söz hasret.

Hasret

Koynunda uyuklarken hep sana hasretim ben,
Kalabalık içinde insana hasretim ben,
Yataklara düşmüşüm bir kana hasretim ben,
Sualtı tarlalarda tohum ekmeye HASRET

Üstünde yürüyorken yollara hasretim ben,
Dar elbise içinde bollara hasretim ben,
El ele gezinirken kollara hasretim ben,
Istıraplar içinde çile çekmeye HASRET

Pınarların başında saf suya hasretim ben,
Ahlaksızlık içinde has huya hasretim ben,
Hep sevecen gezmişim pusuya hasretim ben,
Ellerim nasırlara, sırtım tekmeye HASRET

Çürük taşlar içinde köşeye hasretim ben,
Kahkahalarım sahte neşeye hasretim ben,
Saymakla tükenmez ki çok şeye hasretim ben,
Hasretim,hasret,hasrethasret çekmeye HASRET

Hasret ağacının dikenleri

Gönlüme saplanan, bunca acılar
Hasret ağacının, dikenleridir
Başımın ağrısı, bütün sancılar
Hasret ağacının, dikenleridir

Her türlü musibet, başıma gelen
Ağlatıp ağlatıp, bağrımı delen
Sabahlara kadar, uykumu bölen
Hasret ağacının, dikenleridir

Beni hasta eden,beni yorduran
Gelenden gidenden, haber sorduran
Bana malihülya, hayal kurduran
Hasret ağacının, dikenleridir

Vatan hasretidir beni bitiren
Budur beni mecnun,hasta ettiren
Bana ah vatanım, aman dediren
Hasret ağacının, dikenleridir

Böyle olur uzun,gurbette kalan
Böyle çeker durur, mecburi olan
Mikdatî ağlatan, dertlere salan
Hasret ağacının dikenleridir

Adını Hasret Koyarım

Beğendiğim her güzelin,
Adını hasret koyarım
Yüreğimdeki gazelin
Adını hasret koyarım

Arayıp bulamadığım,
Bulup da alamadığım
Yanında olamadığım,
Adını hasret koyarım

Yaşanan her güzel anın,
Özlem çektiğim cananın
Gönlümdeki fırtınanın,
Adını hasret koyarım

Dört mevsimdeki baharın,
Özlediğim her diyarın
İçimdeki arzuların,
Adını hasret koyarım

Her duyguma eklediğim,
Ayrıştırıp teklediğim,
Sığırtmaç der beklediğim,
Adını hasret koyarım

Kimi Sevsem Hasret Oldu

Derlediğim kır çiçekleri,
Soldu gitti, hasret oldu
Saydığım muştu böcekleri,
Uçtu gitti, hasret oldu

Beyaz yaka, siyah önlük,
Eskidi gitti, hasret oldu
Oyunlar yazdığım günlük,
Doldu bitti, hasret oldu

Orta okuldaki ilk aşkım,
Okul bitti, hasret oldu
Öğretmen olma düşlerim,
Kazanamadım, hasret oldu

Mutlu yuva, mesut hayat,
Devran döndü, hasret oldu
Bilinmez kimde kabahat,
BARIŞ, HUZUR HASRET OLDU

Temiz çevre, mavi deniz,
Sanayileştik hasret oldu
Barış diye AMERİKAN,İNGİLİZ,
IRAK’A geldi,
İNSANLIK,BARIŞ, DOSTLUK HASRET OLDU

Hasretim Hey Sevgili Anlasana

Hasretim sana
Su gibi
Ekmek gibi
Suya hasret toprak gibi
Bir nefeslik hayat gibi hasret
Güne hasret
Güneşe hasret
Sensiz her yanım kasvet
Su hasret,toprak hasret
Hava hasret
Oysa sende her şey denk
Hasretim sana
Bulut,bulut damla,damla
Dudağımı çeşmeye dayayıp su içsem de kana,kana
Kanamam ki sana
Hasretim
Su gibi
Hava gibi
Ekmek gibisin bana
Hasretim sana

Bu Hasret

Aramızda karşı şu yüce dağlar
Aklıma düştükçe içim kan ağlar
Eridi yüreğim kalmadı yağlar
Del eyledi beni bu uzun hasret

Özlemin yakıyor can mı dayanır
Gönlüm çok hastadır nasıl uyanır
Gözde yaş kalmadı kanla boyanır
Sel eyledi beni bu uzun hasret

Bu can ki dayandı böyle zorlara
Gözlerim dalar da ırak yollara
Bedenim hasrettir saran kollara
Yol eyledi beni bu uzun hasret

Düşünmek inan ki yakıyor beni
Özlemle istiyor bu ruhum seni
Çok vefasızmışsın sözlerin hani
Kul eyledi beni bu uzun hasret

YETİMİ ADNAN’ım hasret acıdır
Bir selamın gelse başım tacıdır
Kelamın bilesin can ilacımdır
Lal eyledi beni bu uzun hasret

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni güzel hasret şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.net

Arkadaş şiirleri

Pazar, Şubat 21st, 2010

Arkadaş şiirleri – Arkadaş şiirleri sayfamızda arkadaşlık ile ilgili yazılmış en güzel kısa arkadaş şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun arkadaş şiirleri;

Arkadaş

Başıma yağmadık dolu kalmadı
Gece ayazında yandım arkadaş
Bir sevda ki yakamızı salmadı
Yazın sıcağında dondum arkadaş.

Gecelerle oldum hep sarmaşdolaş
Gündüzler kahırlı geçti arkadaş
Yürek varsa eğer sevdaya bulaş
Ömrümü tırpanla biçti arkadaş.

Hiç kimseye diyemedim derdimi
Sazımın teline döktüm arkadaş
Acep o yar muradına erdimi
Genç yaşta yıkıldım çöktüm arkadaş.

Ne yapsam ne etsem aklımdan çıkmaz
Hayatıma damga vurdu arkadaş
Bende ki bu yürek sevdaya bıkmaz
Gönlüme karargah kurdu arkadaş

Arkadaş

Her an yağsa hüzün düşse yapraklar
Hayat ağacımda dalsın arkadaş
Coşup akan selle doysa topraklar
İmdadıma gelen salsın arkadaş

Umuda kapanmış olsa da yollar
Ummadığın anda boş kalsa kollar
Şu garip ruhumu incitse kullar
Ufkuma aydınlık yolsun arkadaş

Dersin başka kimse çekmez nazımı
Bilirsin aslında ince sızımı
Ortak olup paylaş alın yazımı
Niye suskun dilin? lâlsın arkadaş

Döktüm hep derdimi oldun yanımda
Dostluk deryasısın dünya hanımda
Damarsın bedende her an kanımda
Sırlar kovanında balsın arkadaş

Ses versen yüceden duysam çağrını
Kendinle kalıpta deşme bağrını
Gel dost dergahında dindir ağrını
Yükleme elemi kalsın arkadaş

Gerçek dostlukların geçmez dönemi
Sıcak bir sohbetin çoktur önemi
Gülüşünle bahar sardı sînemi
Melekler bahtına gülsün arkadaş

Arkadaş

Kesilmez kadehler taşır saki-ler
Kadehler sek değil derttir arkadaş
Neden döner durur şu semazenler
Dönen onlar değil başım arkadaş

Geceler sabaha merdiven olmuş
Bastığın basamak ömrüm arkadaş
Gördüğün ufuk da bir güneş doğmuş
Güneşi vedaya gömdüm arkadaş

Kadehi bir daha kaldır şerefe
İsmini için de gördüm arkadaş
Düşünme fatura kabarır diye
Hesabı girerken gördüm arkadaş

Geceler benimdir yarınlar senin
Çünkü ben dünlerde kaldım arkadaş
Boş yere albüme uzanır elin
Resimleri bile yaktım arkadaş

Şarkımız çalıyor kulak ver dinle
Sözler de ayrılık kokar arkadaş
Bir satır bahseder ondan ismiyle
İşte bu gönlümü yakar arkadaş

Dertleşmek istedim açıldım sana
Boşuna göz yaşı dökme arkadaş
Buradan çıkarken bakma ardına
Yürürken halimi görme arkadaş

Ne beni hatırla ne meyhaneyi
İsmimi cismimi unut arkadaş
Sen sen ol maziye göm bu geceyi
Aşklarla aranı soğut arkadaş

Sarhoşum arkadaş.

Sarhoşum arkadaş meyhanelerde,
Sarhoşum arkadaş meyhane masalarında,
Sarhoşum arkadaş meyhane köşelerinde,
Aşığım dertliyim, sarhoşum arkadaş.

Sarhoşum arkadaş meyhane kapılarında,
Sarhoşum arkadaş meyhane sokaklarında,
Sarhoşum arkadaş meyhane yollarında,
Aşığım dertliyim, sarhoşum arkadaş.

Aldattı yalan sözlerle seviyorum diye,
Avuttu siirli sözlerle ömrümce seninim diye,
Hep ağlatıp isyan ettirdi yaralı kalbime,
Aşığım dertliyim sarhoşum arkadaş.

Ömrümden ömür alıp gitti,
Gençliğimi umutlarımı çalıp gitti,
Sonunda allahsız bir kula satıp gitti,
Kahretsin ki hala seviyorum onu,
Aşığım seviyorum dertliyim arkadaş

Bakıyorum

Anlamadım niye ters yöne girdin
Benimle neydi bu kadar derdin
Halbuki sen aklı başında şöferdin
Azıcık insafın olsaydı beni affederdin

Keşke makamın kadar yüreğin de büyük olaydı
İşte o zaman seninle anlaşmak daha kolaydı
Ne sevgimiz biteydi ne de çiçekleri solaydı
Aklın başına gelip de bir çıkış yolu bulaydı

Sarı kanaryam minik kuşum
Aşkınla yanmışım kavrulmuşum
İnadından yıkılmışım yorulmuşum
Kerem ile Mecnun gibi olmuşum

Ben streslerimi seninle atıyorum
İnan her gün hayalinle yatıyorum
Hasretinle kalbimi kor gibi yakıyorum
Özledikçe resmine uzun uzun bakıyorum

DOSTUM

seni seviyorum demek sevgimi sence
sözde herşey söylenir laf olmuş sevgide
hiç kimsenin açıklayamadığı sevgi bile
yalan olmuş dostum inanma böyle diyenlere

aldanma sana boş bakan gözlere
erkek/kız bu atar seni zamanı gelince
unutma dostluk son çare
dön bak bi geriye ne hale düştün böyle

hani yıkamazdı kimse bizi
okadar güçsüz olduk mu sanki
ağlama dayanamam bilirsin beni
canımdan çok severim seni

ARKADAŞ ŞİİRİ

Arkadaş, iyi bir günü
Sakla kötü günlere
İyi dostu da öyle
Güleç bir yüzü de sakla
Sakla yiğitliği korkaklığı sevgiyi
Kini sakın saklama

Ağaç dik, sula çiçekleri
Çocukları görünce gülsün gözlerinin içi
Üç günlük dünya
De, bağışla herkesi
Söz götüreni, söz getireni
Kalleşi hayını sakın bağışlama

Arkadaş, ezberle ya da yaz bir yana
Otogarlarda, istasyonlarda
Ayrılık sözlerini
Hastanelerde, mapusanelerde
Söylenen türküleri
Ezberle ve sakın unutma

ARKADAŞ ETTİM

Şu yalan dünyanın cevrü cefası
Çileyi ömrüme arkadaş ettim
Gülmeyen gönlümün olmaz sefası
Çileyi ömrüme arkadaş ettim

Mutluluk rüzgarı ben de esmiyor
Yüreğim kahırla hergün eriyor
Dertlerin üstüne dert ekleniyor
Çileyi ömrüme arkadaş ettim

Yürü ya ey kulum demedi Allah
Canımdan bezmişim inanın billah
Bu ömrü tükettik hadi eyvallah
Çileyi ömrüme arkadaş ettim

Çekerim çekerim kahırlar bitmez
Ne yapsam neylesem gönlüm dinlenmez
Cefalar çileler benden eksilmez
Çileyi ömrüme arkadaş ettim

Ruhi mutlu güne hasret gidecek
Uzaktır rahatı hiç bilmeyecek
Hüzünlü şarkılar hep söylenecek
İçim de çileyi arkadaş ettim

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni güzel arkadaş şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.net

Asker şiirleri

Pazar, Şubat 21st, 2010

Asker şiirleri – Asker şiirleri sayfamızda askerlerle ilgili en güzel kısa şiirleri ve şehit komando şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun asker şiirleri;

Şehit

Ey şehit! duydum ki, alnından vurulmuşsun,
Hemen yükselmişsin, cennete kurulmuşsun

Akan kanların birikti, zâlimi boğdu,
Bir tek vurulduğun yerden, bin nefes doğdu

Sen varsın biz varız, vatan sana minnettar,
Hak cemâlini göstermiş, cennet gelmiş ki dar

Mahşerde gülümser kanlı gömlek giyenler,
Utanır dolaşır, şehit öldü diyenler

Şanlı sancağım alını, kanından almış,
Vurulup gülmüşsün hilâl, o günden kalmış

Muhammed övmüşte sevmiş, sevmişte övmüş,
Senin makamını gören, dizini dövmüş

Sensiz kokmazmış gül, sen yoksan akmaz gönül,
Bak, sırada melekler, öpüldükçe öpül

Allah Allah dedin, koştun, içtin şerbeti,
Canı feda ettin, yakın kıldın gurbeti

Ardından bıraktıklarını tarih aldı,
Ey şehit! gittin amma, yerin bomboş kaldı

Askerlik*

Geldi çattı askerlik çağı
Beni bekler asker ocağı
Ah ne sıcaktı, o anne kucağı
Ama, kışla peygamber ocağı

Veda edip, düştüm gurbet yoluna
Hasret kaldım, sevdiğimin koluna
Söyleyin, dua etsinler tüm askere
İnşallah nasip olur bize o tezkere

Gidip devir alacağım şanlı sancağı
Şehit de olsam, bırakmam sancağı
Uğurunda akıtılmış, nice şehit kanı
Uğrunda vermeye hazırım, bu canı

Başımdaki saç adedince başım olsaydı
Her gün vatan uğrunda birisi alınsaydı
Yine de uğrunda şehit olmaya değerdi
Ne kadar isterdim uğrunda ölebilmeyi

Bayrağım

Göklerde açan çiçeğim,
Dalga dalga, al al
Bağımsızlık kokan
Bağrında ayı-yıldızı var,
Vatanı ışıtan
Çiçeğimin rengini,
Mehmetçik vermiş,
Cephede şehit olan
Vatan vatan diyerek,
Şu yeşillikte yatan
Topraktan yükselen ses:
Ben şehit! Bu vatan!
Kanım bayrağımda can!
Bu topraklar bizimdir,
Biz de bu toprakların,
Ölenler ölmedi hepsi bir can,
Kendileri kalplerde
Dolaşan tertemiz bir kan
Saygı vatan için ölenlere,
Seni dinliyoruz Ata’m!
Sen emrettin bizlere,
Bu vatan bizimdir!
Asla el sürdürmeyiz ellere
Topraktan yükselen ses:
Ben şehit! Bu vatan!
Kanım bayrağımda can!

Ölüme Asker

Ağzının düşman dediğine yüreğin acırdı
Sorardı aklın neden diye
Ölümün vekaletiydi taşıdığın
Senin de vicdanın vardı be asker

Taşıdığın tüfek ağır gelirdi omuzlarına
Kurşunları kendinden ağırdı tüfeğinin
Vurduğunun da yüreği vardı
Vurduğunun da bekleyeni vardı be asker

Bir kendine acısan bir düşmanına acırdın
Tek fark safındı belki de
Aradaki çizgiydi seni ondan ayıran
O da başkalarının çizgisiydi be asker

Hiç istemezdin öldürmeyi
Zaten karıncayı bile incitemezdin
Ama karsı karsıya geldiğinde mecburdun
Düşmanını öldürmeye, kurşundan değildin be asker

Seninki de candı be asker
Taşıdığın yürekti
Sevdiğin vardı sevenin vardı
Senin de bekleyenin vardı be asker.

Asker Ocağında Bayram Sabahı

Güneş tepelerden sancıyla doğar
Asker ocağında bayram sabahı
İçimi bin türlü acıya boğar
Asker ocağında bayram sabahı

Ne varsa kesilir neşeden hazdan
Şeker şerbet geçmez olur boğazdan
Dökülür gözümden yaşlar birazdan
Asker ocağında bayram sabahı

Tanıdık dost sesi kulaklarımda
Ayrılık bestesi dudaklarımda
Hayalim memleket sokaklarında
Asker ocağında bayram sabahı

Yavukludan gelen sır selamına
Bir kokulu mektup bir selamına
Kaç şarjör boşalır yar selamına
Asker ocağında bayram sabahı

Yanında istersin sırdaşlarını
Ananı, babanı gardaşlarını
Aşk olsun tutana gözyaşlarını
Asker ocağında bayram sabahı

HANI ASKER ÖLMEZ DIYORLARDI

Hani asker ağlamaz diyorlardı,
İşte ağlıyor,
Hani asker sevmez diyorlardı yarim aklımdan çıkmıyor,
Hani asker ölmez diyorlardı baksa azrailin elinde ismim yazıyor.

Hani sevenler aylrılmaz diyorlardı,
Baksana bir mektup bile gelmiyor,
Hani asker unutulmaz diyorlardı, soranım bile olmuyor,
Hani asker ölmez diyorlardı,baksana azrailin elinde ismim yazıyor.

Hani asker özlemez diyorlardı,
Baksana gözlerim seni arıyor,

BIZIM ASKER

Davul zurna yolcu ederiz seni
En büyük asker bizim asker
Emri vazife eyler isen eğer
Melekler seni korur asker

Arınırsın ocakta,sivil esvaptan
Kolaylık dileriz sana Allahtan
Korkma sakın gölgeden,karanlıktan
Nöbetin kolay olsun asker

Çok ararsın annenin aşını
Olmaz bu kadar diye sallama başını
Taşına dikkat et, kırma sakın dişini
Salla kaşığı mercimeğe afiyet olsun asker

Eksik etme bizden nameni
Boşa gitmesin,vatanını emeği
Unutma sakın,dostlarım demeyi
Sigaranı arkadaşın ile böl’de iç asker

Duygu selidir biliriz askerlik
Arkadaş muhabbeti ile olur dirlik
Hangi kıtadasın,birliğin hangi birlik
Şiirine,türküne dökte yaz,gönder asker

Asker

Deki o şimdi asker
Deki o şimdi vatani görevini yapıyor
Deki o bizleri koruyor
Askerim ana asker

Desinler ki
Gitmiş vatani görevini yapmaya
Düşmüş bir kışlaya
Çavuş demiş başladınız asker olmaya
Askerim ana asker

Derim ki
Gönderirim resimlerimi
Çekerim sıla hasreti
Açamam sevgilime derdimi
Askerim ana asker

Dediler ki
Çıktı bir göreve
Girdi bir cepheye
Yıktı bir kurşun mehmedim nerede
Askerim ana asker

Dedim ki
Ana sen gönlünü ferah tut
Sizleri kötülükten koruduk
Vatan sağ olsun şehit olmuşuk
Askerim ana asker

Ağlarım

Şehit anası vatanında yad olmuş!
Vahameti gördüm kızar ağlarım
Yönetenler dilsiz sanki lal olmuş!
Sineme köz basar basar ağlarım

Adam aydın güya bilmez soyunu!
Bu ilkellik bilmem kimin oyunu?
Kınıyorum sessiz basın yayını,
Erzurum’da susar susar ağlarım

Ömer vatan için sabır yazarım,
Türk olmasa yapan mezar kazarım,
Şehittir Erzurum şehit yazarım
Kendime de kızar kızar ağlarım

Tarih 2005 Erzurum Nene Hatun’un torunu
ve şehit anası çocuğunun diploma töreninde dışarı atıldı
SUÇU 60 YAŞINDA BAŞININ YAZMALI OLMASI

Dağlar kara bürünür

Dağlar kara bürünür,
Bülbül güle sürünür,
Sen çabala Türkoğlu,
Elbet şafak görünür

Dağlar kalmaz tilkiye,
Senle mutlu Türkiye,
Sen yeterki güçlü dur,
Sarıl güzel ülküye

Dağda çakal gezemez,
Seni hain üzemez,
Türk yapar planını,
Yaban asla çözemez

Dağda inler kalmasın,
Mehmet şehit olmasın,
Yirmisinde fidanlar,
Sararıpta solmasın

Haydi şimdi askere,
Şanla alıp teskere,
Şehit olup gelirsen,
Oda kutlu teskere

Şehit gider cennete,
Türk düşermi minnete,
Sen yumruğu konuştur,
Hainlere dinlete

Vatan emanet sana,
Bak damarında kana,
Ardından yürümezsem,
Lanetler et sen bana

Ebedi Yiğit

Adı yok,şehit!
Kefenin; Vatan,
Tabutun; Cihan,
Düşünüp övün,
Yaşıyor ünün

Damarında kan,
Bir alev midir?
Yaşaman; roman,
Ölümün; şiir
Sana yok ne taş,
Nede bir mezar,
Bu hayat; savaş,
Ebedi uzar

Eşit olduğun,
Şu güneş; Tuğun,
Tabutum; Vatan,
Mezarın; Cihan
Adı yok yiğit,
Ebedi şehit

Ben bir Türküm

Bu toprak da yaşıyorsam, bin yıldır bu vatanın ekmeğini yiyorsam.
Atalarım ay yıldızlı barağımız için seve seve şehit oluşa ben Türküm.

Cephelerde beraber savaşarak kanımız bayrağımızı göklerde bizleri selamlıyorsa ben Türküm.
Namusça beraber yaşamışsak kız alıp kız vırmış sek benim kanım TÜRK kanıdır.

Bana Türk değilsin diyenin kanından şüphem vardır, benim en büyük düşmanım odur.

Not:
Bir Türk milliyetcisi her zaman her yerde vatanı, milleti,
Bayrağı ve dini için seve seve ölüme hazır olan kişidir.
Değerli ülküdaşlarım biz ülkücü Buzkortlar bu dünyada,
Yalnız kalsakda Cenabı Allahın bizlerle beraber olduğunu biliriz.
Cenabı Allahın İbrahim as nasıl yalnız bırakmadığını iyi biliririz.
Yüce Türk milletinin yanıda ve yardımcısı olduğunu bir Türk olarak iyi biliyuroz.
Değerli arkadaşlarım ülkücü yalnız kalsada bu dünyada zülme karşı,
Zalimlerin karIşında Hak ve adalet için mücadalesini veren kişidir ülküdaşlarım.
Biz Türk miliyetcileri olarak davamız oğruna şehit olmayı şeref olarak biliriz.
Her yerde ve her şertda ölüme hazır buzkortlarız.
Korkunun ecele fadası olmadığını imanımız gibi bilen,
İnaçli şahsiyetli Başbuğun çelik yürekli,
Cenabı Allahın yolunda inançla yürüyen buzkortlarız..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni güzel asker şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

Asker şiirleri dinle

Pazar, Şubat 21st, 2010

Asker şiirleri dinle – Askerlerle ilgili askerlerimize yazılmış en güzel asker şiirlerini dinlemek için buyrun. Buyrun asker şiirleri dinle;

Anlamlı şiirler

Cumartesi, Şubat 20th, 2010

Anlamlı şiirler – Anlamlı şiirler sayfamızda kısa anlamlı şiirleri ve güzel anlamlı aşk sevgi şiirlerini bulabilirsiniz. Buyrun anlamlı şiirler;

Aşk ateşi bu sönermi sandın

Ben kendim bir yar aradım hep
Aradım ama bulamadım gönülden seven
Çıkmadı karşıma beni yürekden sevecek
Ama halen bir his var içimde sevdaya

Bilmiyorum tutulurmuyum ben seven birine
İçimdeki aşk ve sevda duygusu ile
Belkide yenerim hislerimi sevdayı içimden sökerim
Aşk ateşi bu sönermi sandın içimde yanarken..

Sevdim ben birkere

İçimde yanan aşk ateşi ile
Sevdanın oynadığı güzel rol ile
Aşk bana güldü işde sonunda
Etkileyici sevdam ile Sevdim ben birkere

Vazgeçemem senden hiç bir zaman
Aşk ile sana şiirler yazdım ben
Duygularımı anlattım kelemimle
Sevdim ben birkere aşk şiirim ile

Sana yazdım ben bunu iyi anla
İçimden kopan damla damla duygu işde bunlar
Bu duygulardır beni en çok sana bağlayan
Sevdim ben birkere artık vazgeçemem senden..

Seviyorum onu

Sevmiyorum desede bana yalan
Gönlüm istemiyor desede inanmam
İçimde öyle bir arzu varki inan
Etkileyici bakışlarınla istiyorum..
Bendeki anlamlı bir aşk sana
Ne olur anla beni güzel sevdamla
Sana hasret kokan bedenimle
Adı sensin işde Seviyorum onu…

İçimde arzuluyorum seni

Sensin bu kalbin değerli sahibi
Ne olur kırma incitme bu bedeni
Senle mutluyum sensizlik zor
İçimde yıllanan aşk şarabı gibi..
İçdikçe seni arzuluyorum ben
Seni gönülden düşlüyorum heran
Sensin gözlerimde değişmeyen bakışlar
İçdiğim aşk şarabı ile İçimde arzuluyorum seni

Hislerimle yendim işde

Çok düşündüm içimden kendimi
Ne oluyorum nereye böyle diye
Bir dönüşü olmalı bu kararsızlığın
İçimden bir his anlatmalı aydınlığı
Anlatmalıkı bileyim bende herşeyi
Sönüyor umutlarım hüzünle temelli
Düşündükçe boğuluyorum içimde sanki
Duymuyorum hiç bir şeyi yalan sanki
Şimdi anladım geçde olsa gerçeği
Umutlarımla yeniden ekdim kendimi
İçimde küllenen alev ile herşeyi
Hislerimle yendim işde umutsuzluğu

Boğuldum duygulara

Neler geçiyor aklımdan neler
Anlatsam bir aklımda neler var
Manalı bir duygu aşka yönelik
Anlatılmaz yaşanır bu duygu
Çok sevdalıyım hemde çok
Bir aşk duygusu olsa bu
Yetmiyorki kelimelerle anlatayım
Anlatayımda hüzünlerim dökülsün
Anlamsız olsada içimdekiler benim
Yeter yinede duygularımı anlatmaya
Sever gönül yürekden kalpden
Kendi sevdamla ben Boğuldum duygulara

Resimlerle Avundum

Yokluğunu kalbime gömdüm ben
Seni heran içimde arzuladım ben
Arzulayan gönlümü hasretine
Dindirmek için Resimlerle Avundum
Şimdi bakarak ağlıyorum ben
Gözyaşlarım dinmiyor neden
Bir bakışların vardiki beni çalan
Çok özledim seni şimdi Resimlerle avunuyorum..

Sen
dağlarca Denizlerce Uzaktaki Sevgili Bilirmisin
bende Özlerim Seni
sesini Duymamış ,yüzünü Görmemiş Olsamda
birkere Tenine Dokunmasamda
özlerim, Merak Ederim Seni
mesela Gözlerini Merak Ederim
ırimi ? Siyahmı ? Elamı? Diye
saçlarını Merak Ederim
uzunmu Siyahmı Kızılmı Diye Bilemiyorumki
ben Seni Bilmez ,sen Beni Bilmezken,
yüreğimdeki Bu Ateş Niye

Bir Melekti

Bir melekti kenetlenmiş ruhuyla çocuklara
Bir duyguydu mücadele ederdi zorluklara
Hep karşılıksız yaşardı aşkını temiz ruhuyla
Melek sıfatıyla ün kazanmıştı tüm Dünya da

Kimi görse tebessümü bir borç bilirdi
Herkesin hata ve kusurunu unutuverirdi
Kalbi hep acı çekse de hiç belli edemezdi
Tüm dostları ona melek sıfatını verirdi

Aşık olmuştu suçsuz yetim çocuklara
Bir melek gibi yaklaşırdı suçsuzlara
Sanki ders veriyordu bazı insanlara
Arkadaş olurdu mendil satan çocuklara

Nerede bir zulüm görse dayanamaz ağlardı
Bir damla sevgi vermek için her şeyi yapardı
Yaşamlarına apayrı bir güzellik katardı
İşte bu yüzden onlar meleksiz yaşayamazdı

x

Uyku

Çardakta uyu, yaz kıyısında
İç tarafında ağaçların

Karıncaların gölgesini anlat bana

Yorulan kenarıma dokun
Kuşların yorulan terine

Elinden emekli o tarlaları
Göster bana
Çalışkan arka bahçeleri

Kırları oku da gel
Sevincinden solmuş ayvadana otlarını

Hecelemeyi ezberlet bana
Derelerin derin uykusunu

Çardakta uyan, güz kıyısında
Dış tarafında rüzgârın

Mevsimlerin yolunu anlat bana

x

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak

Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinligine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildigine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana

x

seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM… SENİ SEVİYORUM

masamda ki kum saati seni hatırlatıyor
düşen her kum tanesi yokluğunda döktüğüm gözyaşımda olsa
gökyüzünden kayan her yıldızı ellerimle tutuyorum
yeter ki senin dileklerin kabul olsun ve mutlu ol diye
sen mutluysan bende mutluyum üzüm gözlüm
yıldızları sevdiğim gibi…

seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM… SENİ SEVİYORUM

bir telaş sardı yüreğimi
oyun oynamayı seven çocuklar misali
kendi ellerimle sana kağıttan gemiler yapıyorum
adını “aşk gemisi” koydum
gözbebeklerinde yüzdürüyorum
kahverengi gözlerinde hayatı mavi görmeyi seviyorum
maviyi sevdiğim gibi…

seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM… SENİ SEVİYORUM

her yağmur yağdığında
kendimi bu şehrin sokaklarına atıyorum
şemsiyemi asla almam yanıma
her gün ıslanan sokak çocuklarına havam olmasın diye
onların şemsiyesi benim ellerimdir…
yeter ki onların saç telleri ıslanmasın, çocuk gülüşleri solmasın…
onların gözlerine bakınca gülüşün gelir aklıma
yüreğinin altında aşk’tan sırılsıklam olmak en güzel duygu
yağmurları sevdiğim gibi…

seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM… SENİ SEVİYORUM

çocukluğumda;
bir tepeye çıkıp uçurtma uçurtmayı çok severdim
uçurtmamın ipini asla uzun bırakmazdım
gökyüzünde tellere takılmasın diye
uçsun ama yakınımda uçsun yeterdi bana
sen benim çocukluğumda ki uçurtmam gibisin
yüreğimin tepesine oturttum seni
istediğin yerde ol ama yüreğimden uzaklaşma
uçurtmaları sevdiğim gibi…

seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM… SENİ SEVİYORUM

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni anlamlı şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net

24 Kasım öğretmenler günü şiirleri

Cuma, Kasım 20th, 2009

24 Kasım öğretmenler günü dolasıyla hazırlamış olduğumuz öğretmenler günü şiirlerini bu sayfamızda bulabilirsiniz. Kısa ve uzun şiirleri karma olarak bulabileceksiniz. Buyrun 24 kasım öğretmenler günü şiirleri;

Canım Öğretmenim
Ailemden sonra seni tanıdım.
Aynı sevgi,ilgi,sıcaklıgı sende tattım.
Sen ögrettin sayıları,şekilleri,renkleri,
Sevmeyi,paylasmayı,ortak olmayı.
Kendimi seninle kesfettim.
Seni herseyden cok sevdim.
BENİM CANIM ÖĞRETMENİM.
———
İlk okula geldiğimde siz yanımdaydınız.
İlk siz öğretiniz okumayı_yazmayı,
İlk siz öğretiniz sevgiyi saygıyı,
Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!
———
Sevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.
Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.
Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.
Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne – baba gibisin,
Bizi, bağrına hep basarsın.
Fethi BOLAYIR
———
İsim Bulunmaz Sana Kutsal İşine Uyan
Sen Ki Örnek İnsansın Acıyan, Seven,Duyan
Kalbin Uçsuz,Bucaksız,Engin Denizler Gibi,
Gözlerin İçindeki Cevheri Gizler Gibi
———
Yolsuz köye gittin yaya
Gönül verdin cagdasliga
Karanligi del dedinya
Delecegim ögretmenim
Olur ettin olunmazi
Deldin kaleminle tasi
Bil dedinya bilinmezi
Bilecegim ögretmenim
———
Bana bir harf öğretenin
kırk yıl kölesi olurum
demiş ulu bir kişi
sen bana sen yirmi dokuz
harf öğrettin öğretmenim.
Köleliğe karşı olsan da sen
ben
olurum seve seve
yirmi dokuz kere kırk yıl
senin kölen!
Fevzi GÜNENÇ

———–

ÖĞRETMEN
Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla
Yarınlara el ele beraber koşanlarla,
Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,
Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren
Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.
Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.
Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,
Ömrünü adamıştır milletine hizmette.
Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen
Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.

Nevin EMGEN

———

Biricik Öğretmenim

Öpmek istiyorum hep o şefkatli elleri.
Yerimde sayıyordum alıp geçtin ileri.
Bana hep sen öğrettin o güzel bilgileri.
Benim bilgi kaynağım, sevgili öğretmenim.

Hep okulda geçirsem günleri, geceleri,
Daha erken öğrensem harfleri, heceleri.
Sende saklı bulunan o güzel bilgileri,
Ben de almak isterim biricik öğretmenim.

İstemez oldum artık vefasız geceleri.
Hep sınıfımda olsam, okusam heceleri.
Atamın önerdiği olmam istenen yeri,
Bana sen hazırladın biricik öğretmenim.

Hakkı ÇEBİ

———-

Biz Öğretmeniz

Bu vatan,bu millet,bu bayrak için,
Herkese doğruyu anlatmak için,
Karanlıkları aydınlatmak için,
Çağdaş Türkiye’nin hizmetindeyiz.

Türlü bahçelerin bahçıvanıyız,
Çileli hayatin cefakarıyız,
Biz cehaletin bas düşmanıyız,
Milli Eğitimin neferleriyiz.

Karda kışta,yağmur çamurda,
Bizi her gün bekleyen var okulda,
İlim irfan için biz bu uğurda,
Ulu önder Ata’nın elçileriyiz.

İnkılaplarınla ilkelerinle,
Gururluyuz Atatürk’üm seninle.
Gençliğe duyduğun tam güveninle,
Ülkemize hizmet seferindeyiz.

Ne mutlu temelde harcımız varsa,
Öğrencilerimiz bunu anlarsa,
Türkiyemin geleceği onlarsa,
Bu kutsal görevin bilincindeyiz.

Bizimle yeşerir her taze beyin,
Bu ülkede mimariyiz her şeyin.
Bize öğrencisiz hayat demeyin,
Biz onlarla,kanım canım gibiyiz.

Özveriliyiz her isimizde,
Hoşgörü sabır var görevimizde.
Uygarlık yolunda her günümüzde,
Bas öğretmen ATAM hep izindeyiz.

Adnan AYAZ
Kaledibi iöo/Matematik öğretmeni

———-

Köy Öğretmeni

Ben bir köy öğretmeniyim,
Alnımda ışık,
Gözlerimde nur…
Alıp götürmeyin beni şehirlere,
Götürmeyin ne olur.
Bir köy öğretmeniyim,
Katıksız duygular içinde yaşarım.
Çıplak ayaklar basar yüreğime,
Onları tutar, okşarım.
Bir köy öğretmeniyim,
Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde,
Dağlardan daha çok yücedir başım.
Ben bir köy öğretmeniyim,
Evlerde motif, dillerde destan
Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze,
Ve gönüllerde büyür vatan.

Göktürk Mehmet UYTUN

———-

Öğretmen

Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla
Yarınlara el ele beraber koşanlarla,
Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,
Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren
Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.
Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.
Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,
Ömrünü adamıştır milletine hizmette.
Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen
Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.

Nevin EMGEN

————–

Öğretmenim

Okumayı yazmayı,
Sayıları saymayı,
Güzel resim yapmayı,
Sensin bana öğreten.

Büyükleri saymayı,
Küçükleri sevmeyi,
Yurda hizmet etmeyi,
Sensin bana öğreten.

Kasabamı, köyümü,
Vatanımı, yurdumu,
Ulusumu, soyumu,
Sensin bana öğreten.

————-

Sevgili Öğretmenim

Geçen yıl bilmiyordum.
Ne okuma ne yazma.
Sönmez ışıklar tutan,
Siz oldunuz yoluma.

Bir yıl içinde bana,
Çok bilgiler verdiniz.
Anne sevgisi gibi
içimdedir sevginiz.

Vefa ÇAĞAN

———-

Türk Öğretmenine

Bazen ölüler yurdu korur,bazı da sağlar;
Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar,

Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,
Sensin o hazin nûr,O derin Nûr,O büyük nûr,

Hoşnutsun ,eğilmiş okuyorsun ,yazıyorsun;
Ey terli alın,ey Güneşin öptüğü insan.

Şöhret aramaz,şân aramaz,nâm aramazsın;
Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın;

İlmin sesi haykırmaz:İlim şarlatan olmaz.
Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.

Sen yurdunu,haykırmayarak gizli seversin,
Kalmışsa eğer,ömrümü Tanrı’m sana versin

MİTHAT CEMAL KUNTAY

————

Ben Bir Öğretmenim

Ben bir öğretmenim
Okulların birinde
Duymayı, düşünmeyi öğretirim.
Derslerimde…

Bir söz yağmurudur, ders dediğin de,
İnsan göklerinden, rahmet yerine,
Kitaplar dolusu yağar da yağar…
Benim çocuklarım bu bahçelerde,
Bu yağmur altında ıslanmadalar.
Bir yağmur sonrası gelin seyredin,
Her taraf tepeden tırnağa bahar…

Bulutsuz masmavi dünyalarına,
Sevginin, sevincin güneşi doğar.
Böyle çocuklarla dolar her yanım,
Çocuklar kardeşim,
Çocuklar arkadaşım,
Canım?

Onlarda toplanmıştır
Geçip giden zamanım,
Bir parıltı görsem gözlerinde,
Bilgiden, anlayıştan yana,
Bir hal olur bana…

Zannedersiniz ki,
Dünyalar benim?
Çocuklar, kitaplar, yazı tahtası
Enine boyuna bütün zamanlar,
Dört duvar arası bir dershanede,
Her dinden her dilden gelmiş insanlar.
Bizimle konuşur hayal ederler,
Bağlanırız kalırız kendilerine.
Hikaye anlatır, şiir söylerler,
Mutluluk üstüne, ümit üstüne?

M.Gündüz GÖKTÜRK

ÖĞRETMENİME

Bilgi demetleri sun, yine bana,
Yine yalçın dağlar ötesinden gel…
Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
Yine altın çağlar ötesinden gel…

Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
Baharlarla bağlar ötesinden gel…

Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
Uzat maviliği şeffaf saraydan
Buketler dererek bize uzaydan,
Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

Milletime doğan şafaklarla şen,
Şehitler yatağı topraklarla sen,
Irkıma şen veren bayraklarla sen
Tarihler, otağlar ötesinden gel….

Süleyman ÖZBEK

ÖĞRETMENİM

Güler yüzlü öğretmenim,
Bir tanesin, canım benim.
Masallarla bilmeceler,
Anlatırsın neler neler…

Kalemimi tutamazken
Kitabımı açamazken
Bir de baktım yazıyorum,
Sular gibi okuyorum.

Çalışıp iyi olmayı,
Koşup el ele vermeyi,
Bu güzel yurdu sevmeyi
Sen öğrettin öğretmenim.

Bizde pek çok emeğin var,
İçimizde çok yerin var
Yetiştirdin hepimizi,
Ver öpelim elinizi

Süleyman KARAGÖZ

ÖĞRETMENİM

Öğretmenim,
Canım benim!
Seni ben pek
Çok severim.

Sen bir ana,
Sen bir baba,
Her şey oldun
Artık bana

Gözüm sende,
Gönlüm sende.
Okut, eğit
Beni sen de

Okut, öğret
Ve nihayet
Yurda yarar
Bir insan et!

Rakım ÇALAPALA

ANA GİBİ, BABA GİBİ

Öğretmenim bilir misin
Seni nasıl sevdiğimi?
Sorsan bana nerde yerin
Gösteririm ben kalbimi

Ana değil, ana gibi;
Baba değil, baba gibi
Öğretmenim ben de sevgin
Can içinde bir can gibi…

Hüseyin DÜZBASAN

SİZİ GÖRÜNCE

Sizi görünce;
Eriyor yüreğimdeki buzlar,
Yüzümde çiçekler açıyor birden.
Zamanı süzüp içtiğim,
Ilık yaz akşamlarını hatırlıyorum
Kehribar tanesi gözlerinizden.

Durdu ŞAHİN

SÖZ VERDİM ÖĞRETMENİME

Öğretmenim, babam, ana kucağım
Okulum, ilim, şehrim, bucağım
Sınıfımsa, evim, barkım, ocağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM.

Yeteri kadar çalışacağım,
Rakibimle yan yana yarışacağım,
Elbette aralarına karışacağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

Yükselmeli insan dalında
Göstermeli becerisini cihanda
Çalışkanlık belli olur simada
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

Zeynep Kamil İlköğretim Okulu

ÖĞRETMEN

Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla
Yarınlara el ele beraber koşanlarla,
Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,
Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren
Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.
Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.
Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,
Ömrünü adamıştır milletine hizmette.
Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen
Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.

Nevin EMGEN

BAŞÖĞRETMEN

Atatürk benim,
Başöğretmenim,
Ne öğrendimse,
Ondan öğrendim.

Yenilikleri,
Hep o düşünmüş,
Milleti için,
Ağlamış, gülmüş.

Çocuk kalbimle,
İlk onu sevdim,
Atatürk benim,
Başöğretmenimdir.

Tarık ORHAN

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.

Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Ceyhun Atuf KANSU

ÖĞRETMENİM

Küçük bir çocukken geldik yanına,
Kucakladın bizi sardın canına,
Sevgiyi saygıyı kattık şanına,
Okuryazar olduk ilk öğretmenim.

Tüm bildiklerini bize öğrettin,
Millete faydalı bireyler ettin,
Kalemi kılıçtan çok keskinlettin,
Çareler ürettin sen öğretmenim.

Ödevler yaptırıp asıl talibe,
İmkân hazırlayıp her bir talep’e,
Feraset gösterip seçtin talebe,
Sanatkâr adayı hep öğretmenim.

Edebiyatla Din Tıp Filoloji,
Tarih Fizik Kimya ve Biyoloji,
İktisatla Sanat ve Sosyoloji,
Bilimden yelpaze sen öğretmenim.

İstikbale giden bilgi selinde,
Kitaplık dolusu her eserinde,
Derin ilim varken ana dilinde,
Neye başka talep var öğretmenim.

Vatan bir okulsa ilk nöbettesin,
İlim denizinde hep seferdesin,
Kutsal mesleğinle gönüllerdesin,
Benim de gönlümü al öğretmenim.

Saymakla tükenmez faziletlerin,
Zamanen ödenen o bedellerin,
Kıvancındır üstün talebelerin,
İftihar ediniz siz öğretmenim.

Atam sen de dahi bir öğretmendin,
Bütün yenilikler senin eserin,
Layık insanlarda bil şaheserin,
Büyük Atatürk’üm başöğretmenim.

Güngören 20.11.02
İSTANBUL
Zeki İ.KIZILIŞIK

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Sevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.

Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.
Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.

Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne – baba gibisin,
Bizi, bağrına hep basarsın.

Fethi BOLAYIR

ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ

Ben, köy öğretmeniyim,
Dağ başında bulutların altında.
Toprak kokar ellerim,
Pantolonumda çamur lekesi var.
Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
Kars’tan Edirne’ye kadar.
Geceleri mum yakarım odamda,
Yarın dokuz Ekim,
Köyde bayram var.
On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
Tüm anadolu’ya selamları var.
Henüz kara tahtam yok,
İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
Aydınlık A’dan başlayacak

O. Köksal MEMİŞ

ÖĞRETMENİM

Ben,
Seni ilk defa
Okul duvarının dışından
Okula gitmezken tanıdım.
Kirli suratım, karışmış saçlarım
Çapaklanmış gözlerimle
Hep sana bakardım…

Anasızlığımın özlemini
Senin çocuklarla ilgilenmenle
Kapardım…

Okula başladığımda,
Cızlavat lâstik ayakkabılarımın içinde
Donarcasına ıslanmış ayaklarımı,
Sıcacık bakışlarınla kurutur
Bana bir kerecik dokunman için
Her türlü yaramazlığı yapardım…

Ben,
Sevdalarımın en büyüğünü
Sana bakarak yaşadım…

Sevgili öğretmenim.

Ragıp SARI

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni öğretmenler günü ile ilgili şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Yada Buradan Şiir Kategorimize Dönerek Diğer Şiirleri Okuyabilirsiniz. Nazlim.net

Alt Konular
öğretmenler Günü ile ilgili şiirler
öğretmen şiirleri

Sevgi şiirleri

Cumartesi, Kasım 14th, 2009

Sevgi şiirleri Kısa Sevgi şiirleri

Sevgi şiirleri sayfamızda ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış sevgi ve aşk ile ilgili sevgi şiirlerini bulabilirsiniz. Ayrıca resimli sevgi şiirlerinide bu sayfamızda bulabileceksiniz. Buyrun sevgi şiirleri;

Ağlamak

Dünyada birtek seni sevdim desem
bana inanırmısın
benim için ne yapacagını sorsam
ne yapardı.

Sen bana sorsan ne yaparım bilirmisin
ugruna ölür
sana canımı veririm hiç bilirmisin
tek senin için gulum

Sen bana sorsan cevabımı bilirmisin
bilemesin çünkü senin içinağlayan
ben sana ölürüm
biterim ve sana ömrüm boyunca
Seni seviyorum derim

———-

AŞKIN RESMİNİ ÇİZMEK YA DA FOTOĞRAFINI ÇEKMEK

Aşkı değil kendini tarif eder
Aşık olan,aşkı yaşayan,
Çıkmamıştır bunca zaman
Birgün çıkar belki
Aşkı hakkıyla anlatan…

Uygun bir kalem bulabilsem,
Bir kamera icat edebilsem
O kadar çok istiyorum ki
Salt aşkın resmini çizmek
Ve de fotoğrafını çekmek…
Boşuna gitmeyecek
Aşkı arayanda bunca emek…

İstiyorum ki herkes
Aşkı görsün,tanısın
Aşkı arasın bilerek
Yanacaksa da aşkı bile bile yansın,
Bile bile ağlasın isterse…
Mağdur ve mahzun olmasın kimse
İşine gelirse
Aşkla tanışsın…

———-

AŞK SARHOŞU

Senden başkasını görmüyorum
Bana kör diyorlar
Saatlerce kapından ayrılmıyorum.
Sen dilencisin diyorlar
Dağlara,taşlara “seni seviyorum”diye haykırıyorum
Her yere adını yazıyorum
Sen delisin diyorlar
Sevdiğim,varsın desinler
Her şeyi söylesinler
Yeterki bilsinler ben aşk sarhoşuyum.
Sevdiğim,razıyım bir ömür boyu aşk sarhoşu olmaya
Yeterki sende razı ol ömrünü bana adamaya
Sende razı ol bir ömür boyu aşk sarhoşu olmaya

———-

Senden Öğrendim Gülüm

Gözlerinden öğrendim ben herşeyi
Siyahın ne güzel renk olduğunu
İlk görüşte aşkın ne olduğunu,
Sevgiyi ve onun büyüklüğünü

Ellerinden öğrendim ben dokunabilmeyi
Bir dokunuşun nasıl iç yaktığını
O anki dünyayı umursamazlığı
Sanki o anın hiç bitmeyecekmişliğini

Saçlarından öğrendim ben neşeyle savrulmayı
Seni bağrıma basmanın mutluluğunu
Kollarına atılıp hiç bırakmamacasına sarılmayı
Teninin kokusunu unutmamayı

Resimlerine bakıp avunmayı,
Sana ancak dualarla ulaşmayı
Sadece rüyalarda görüşmeyi öğrettin be Gülüm
Sen bana acıyı, hüznü öğrettin

Bir de bırakıp gitmeyi öğrendim senden
Sessizce, ardına bakmadan kaçıp gitmeyi
Çaresizlikten ağlamayı öğrendim be Gülüm
Mutluluğu özlemeyi de öğrendim

Ben de sana kaybetmeyi öğreteyim,
Severken ayrılmayı, ayrılırken yıkılmayı
Elvedanın anlamını öğretiyorum sana ben
Elveda çiçeğim, Elveda Gülüm, Elveda

———-

Sevgi

Sevgi ışık, sevgi umut
Kâinatın gizi sevgi
Sevgi soyut, sevgi somut
Gönlün gören gözü sevgi

Sevgi huzur, sevgi barış
Sevgi ilmek, sevgi nakış
Sevgi gülüş, sevgi bakış
Gönüllerin közü sevgi

Sevgi bahar, sevgi rahmet
Sevgi kazanç, sevgi servet
Sevgi dostluk, sevgi sohbet
Ömrün tadı, tuzu sevgi

Sevgi güneş, sevgi ataş
Sevgi menzil, sevgi yoldaş
Sevgi Yunus, sevgi Bektaş
Yesevî’nin sözü sevgi

Sevgi hayat, sevgi dünya
Sevgi gönül, sevgi derya
Sevgi bâde, sevgi rüya
Sevgilinin nazı sevgi

Sevgi ilim, sevgi irfan
Sevgi çâre, sevgi derman
Sevgi Tanrı, sevgi iman
Dört kitabın izi sevgi

Sevgi evvel, sevgi âhir
Sevgi kevser, sevgi nehir
Sevgi tılsım, sevgi şiir
Ozantürk’ün özü sevgi

umut çiçegim

bu kışta üşüyorum.
kimbilir kaç kış daha üşüyeceğim.
sana yanacağım bu yazda.
ve kim bilir kaç yaz daha.
kaç bahar seni açacak bütün çiçekler,
senden uçacak bütün böcekler.
arılar seni koyacak kovanlarına,
kaç ülke gezecek seni göçmen kuşlar…
ama sen hep umut çiçeğim olacaksın.
yaşayacağız yaşlanacağız seninle.
sürekli değişen dünyamda değişmeyecek tek gerçeğim olacaksın ömür boyu.

Bağlanmışım

Gözlerin coşkun ırmak köprüsüz geçeceğim
Bilmiyorum geçerken acep ne yapacağım
Belkide bu dünyadan kaybolup göçeceğim
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Aşkın sevdan hatıran bende öyle büyük ki
Katmer oldu üst üste perçinledin kalbimi
Anlamadın geçtin gittin aldım senin derdini
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Bazen sisler içinde beliren hayaline koşarım
Heveslenir umutlanır neşe dolar coşarım
Her gün ağlar küserim sabrederim yaşarım
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Bir yara belirdi birden sevince kanamıştı
Sağ olsun tanıdıklar sebepsiz ağlatmıştı
Sevdim ama sormayın Yaradan bağlatmıştı
En temiz duygularla bağlanmışım kalmışım.

Yaramı sardı doktor sevgiyle merhem sürdü
İyileştim doğruldum gözlerim o yari gördü
İşte dedim işte budur aşk hafifçe bana güldü
Bundan böyle ben yare bağlanmışım kalmışım.

SEVGİ
Tüm canlılar aç
Hepsi de muhtaç
Gönüllerde taç
Yürekte inanç
Dertlere ilaç
O bir ihtiyaç
Yudum yudum iç
Etrafına saç
Kalbini kuşat
Onu hep yaşat
Sevgidir adı
Hayatın tadı.

Sevgin Kadar Güçlüsün

Sevgi hasrettir
Sevgi, güzellik,
Sevgi umuttur
Sevgi yaşamak

Sevgi, gülen yüz
Sevgi, bakan göz,
Sevgi; sıcaklık
Sevgi yaşamak

Sevgi, amaçtır,
Sevgi bir kaygı
Sevgi, içten söz.
Sevgi yaşamak.

Sevgi bir kucak,
Sevgi tutan el
Sevgi Uçuşmak
Sevgi; yaşamak

Sevgi umuttur
Sevgi kaynaşmak,
Sevgi sabırdır
Sevgi; yaşamak

Sevgi emektir,
Sevgi bereket
Sevgi hayattır
Sevgi; yaşamak

Sevgi sıcak söz
Sevgi busedir
Sevgi`yi yakan göz
Sevgi; yaşamak

Sevgi biterse
Duygu yok olur
Hayat anlamsız
Amaç kaybolur

Acıma kalmaz,
İnsanlık olmaz
Sevginin yerini
Hiçbir şey almaz.

Nerede güzellik
Orada sevgi var
Sevgisiz bu dünya,
Sanki bir mezar

Duyguların çoğalır,
Geleceğe ümitsin
Unutma sözlerimi,
Sevgin kadar güçlüsün

GÖNÜL BAHÇESİ

Gökyüzünde bir bulut olayım
Yağmur olup yeryüzüne yağayım.
Gönül bahçende bir gül olayım
Sen görmeden ben açayım.
Kırlarda lale, sümbül olayım
Etrafına kokularım saçağım.
Özgürce uçan bir kuş olayım
Gelip pencerene konayım.
Sana aşk şarkıları okuyayım
Bırak da hiç susmayayım.
Kalbimin kapısını sana açayım
Gönül bahçemden sevgi saçayım.
Ben bu aşkta hep olayım
Gönül bahçene ulaşayım.
Senden uzaklarda olmayayım
Kalbinin baş köşesinde olayım.

BENİM CANIMSIN

Sen benim tutkularımsın
Sen benim sevdalarımsın
Kuruyan toprağımda nemsin
Susuzluğumda suyumsun
Gönül bahçemde çiçeğim
Sen benim canımsın.
Sen benim umutlarımsın
Aşk odağımda aşkımsın
Kalbimin atışlarısın
Damarlarımda can suyum
Sen yaşam kaynağımsın
Sen benim canımsın.
Geceleri hayallerimsin
Gündüzleri özlemimsin
Gönül karanlığımda ışığım
Sen benim hayatımsın
Sen benim canımsın

SEVGİLİYE

Ah o aşk deden duygu
Hepimizin yüreğini içten içe yakmıyo mu?
Evet yakıyo hemde öle bir yakıyo ki
Katlanıyosun o yangına katlanmak zorundasın onu istiyosn

Ben aşık olduğum zaman yanmıyo bu yüreğim her zman
Çünki benim yüreğim sevdiğim için yanıyor bir başkasına yanmıyor
Ama bu yüreğim ne zman yanar blior musun?
Ben seviosam ve onun sevgisni görmüyorsam

İşte o zman yüreğim yanmaz acı çeker ve bu acı giderek büyür
Kimse ama kimse dindiremez bu yürekteki acıyı
Bunu anca bir tek şey dindire blir
Ölüm…Evet ölüm

Ben o kadar çok sevmişken
Onun uğruna canımı bile ortaya koymuşken
Onun sevmediğini anlarsam aklıma tekşey gelir
Ben bunca zaman kimi sevdim?

Kimin için attı bu kalp…
Sorarım kendi kendime kimin için yandı bu yürek
Son mektubumu bıraktım sana sevgilim
Sen bunu okuduğunda ben hayatta olmicam

Seninle başladığım bu hayata
Seninle tanıştığım ilk yerde veda ediyorum
Ama şunuda bilmeni isterimki
Ben seni sevdim ve sevmeyede devam edeceğim.

Sevgi Nedir

Gecenin bir saatinde uykuya inat
Ağlayan bebesini emzirmektir sevgi.
Bülbülün güle figan edişi,
Gülün umursamaz tavrıdır sevgi.
Sevgi merhamet demek.
Sevgi çile çekmek..

İhtiyacı olana yalvartmadan vermek,
Masum bir tebessümdür sevgi.
İçi dolu sımsıcak bir bakış,
Yumuşak bir dokunuştur sevgi.
Sevgi dokunuş demek.
Sevgi almadan vermek.

Bir kuşun özgürlüğe kanat çırpışı,
Kardelenin inanılmaz çıkışıdır sevgi.
Avın avcıya yalvaran bakışı,
Tuzaktan salıverilişidir sevgi.
Sevgi bedel ödemek.
Sevgi acı çekmek.

Derviş Yunus’un kırk yıl of demeden,
Tekkeye odun taşıyışıdır sevgi.
Yusuf’un kör kuyudaki sabrı,
Mısır’a sultan oluşudur sevgi.
Sevgi sabırla beklemek,
Sevgi istemeyi bilmek.

Hallac-ı Mansur’un Ene’l Hak deyişi,
Mevlana’nın Mecusi’ye çağrısıdır sevgi.
Çölde kalmışa bir testi su,
İdam mahkumunun son arzusudur sevgi.
Sevgi ateşten gömlek,
Sevgi sehpaya gitmek.

Ferhat’ın aşılmaz denen demir dağı,
İnanarak sabırla delişidir sevgi.
Mecnun’un Leyla’da kainatı görüşü,
Çöle kendini vuruşudur sevgi.
Sevgi sırrı keşfetmek,
Sevgi emek sarfetmek.

Tomurcuğun patlayıp toprağı zorlayışı,
Rüzgarın bulutu taşımasıdır sevgi.
Derenin yatağını kendi buluşu,
Kıvrım kıvrım akışıdır sevgi.
Sevgi çekip gitmek,
Sevgi özgürlük demek.

Çaresiz kaldığı anlarda tıbbın,
Hastanın Rab’bine yönelişidir sevgi.
Çalınmadık kapı bırakmamak,
Yelkensizde denize açılmaktır sevgi.
Sevgi umut demek,
Sevgi beklemeyi bilmek.

Bebeğimsin

Sen bana küsebilir misin bebeğim
Hasta olursun göremediğin anlarda
Eririm gözlerinde yanar yüreğim
Bakışlarını kaçırsan da yakalanırsın gizli bakışlarında

Nasıl ertelersin göz yaşlarını gözümden
Kanaryalar kanatırken yaramı bestelerinde
Sen ki cansın canansın biricik özümden
Baharısın ömrümün içine düşen esintilerinde

Haydi koş kollarıma boşluğumdaki can
Yasla başını omuzum özleminle yanar
Damladın yüreğime minik bir odayken oldun han
Kalk kırdığın bu kalbi gülümseyerek onar

Haydi bebeğim biricik sevdam

BEN SENLE VARIM

Ben seni senden çok uzakta sevdim
ben bir yıldızdım evrende
sense varlıgımdan habersiz dönen dünya
yanındaydım bilki her anında
sevincinde de hüznünde de gamında da
ama sen bilemezdin bunları asla ve asla
içimde kopardıda tufanlar ardı ardına
şimşekler çakardı da
sen yine aldırmadan dönerdin yanımda
bense yalnız seni izlerdim evrenin başıboşluğunda
işte benim hayatımın masalı burda
geçmişimde sen hayalimde sen
ve bilki her anımda yine sen
SENSİZLİK ÖLÜM BANA
ÜLÜM ACIR SENLEYKEN
DESİNLERKİ ECELİNDİR GELEN
GELEN SEN OLDA GÜLEREK ÖLEYİM BEN
GÜL YÜZÜNE BAKAMAZSAM
SON KEZ SARILAMAZSAM
ÇIKAR MI Kİ BU CAN BU BEDENDEN
bilki bu kalp senin
ölesiye sevildin ÇÜNKÜ BİTANEM

Sevgi

Sevgi yön
Nefret sondur.

Sevgi göl
Nefret Çöldür.

Sevgi hayat
Nefret bayattır.

Sevgi düzen
Nefret üzendir.

Sevgi çokluk
Nefret yokluktur.

Sevgi Yar
Nefret dardır.

Sevgi gülüm
Nefret zulümdür.

Sevgi istek
Nefret köstektir.

Sevgi yaz
Nefret güzdür

Sevgi yarın
Nefret sorundur.

Sevgi ses
Nefret yastır.

Sevgi uzlaşmak
Nefret yozlaşmaktır.
Serdar KORKMAZ

Sevgi ateş, sevgi kardır
Sevgi ayva, sevgi nardır
Her gönülde sevgi vardır
Sevgi Bitmez bir türküdür
Ayşen ALMAZ

Sevgi huzur, sevgi acı
Sevgi sarhoş, sevgi hacı
Sevgi dertse, aşk ilacı
Sevgi bitmez bir yaradır
Hasan

Sevgi sondur, sevgi baştır
Sevgi ekmek sevgi aştır
Sevgi bitmez bir telaştır
Sevgi şahı mat edendir
Yıldırım Sönmez

Sevgi yokluk, sevgi varlık
Sevgi genlik, sevgi darlık
Sevgi kulluk, sevgi çarlık
Sevgi sonmez bir ışıktır

Sevgi

Bir çukur kaz toprağa
Derinliği sevgi+sevgi+sevgi olsun

İçini gübrele
Formülü sevgi+sevgi+sevgi olsun

Etrafını çitle çevir
Ölçüleri sevgi+sevgi+sevgi olsun

Beni içine ek
Senin kalbinde yeşermek istiyorum..

Resimli sevgi şiirlerimiz ise aşağıdadır;

Evet sıra sizde: Sizde buradakilerden farklı ve yeni sevgi şiirinizi yazmak için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Nazlim.Net