Eskişehirde doğdu. Üniversite öğrenimi sırasında yoga ve meditasyon çalışmalarına başlayarak Uzakdoğu ve Hint felsefelerini uygulamalı olarak araştırmaya başladı. Bir şeyin tam olarak öğrenmek için yerinde görmek ve incelemek gerektiği düşüncesiyle 1986 yılında ilk kez Hindistan’a gitti. Bu gezi Hindistan’ a kara yolu ile gitmek isteyen birçok kişi için örnek oldu. Bugüne kadar bu yolun tamamını karayolu ile gitmek ve birçoğunda gene karayolundan dönmek şeklinde 28 kez katederek bu alanda önemli bir rekor kırdı. Ankara’dan Yeni Delhiye kadar yolda hiçbir yerde mola vermemek şartıyla karayolundan 4,5 günde ulaşarak başka bir rekor daha kırdı.
Gezi çalışmalarını internet ortamına da taşıyan yazar, 2001 yılında hindistangezi.com adresinde bir web sitesi oluşturmuş ve bu site kısa zamanda konu ile ilgili kişilerin başvurduğu en önemli kaynak haline gelmiştir.
Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category
Zafer Bozkaya
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Ahmet Musaoğlu
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Ahmet Musaoğlu, 15 Haziran 1950 yılında Trabzon’da doğdu. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Bölümü’nden, Jeoloji Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Ardından Ankara’da, “Maden Tetkik ve Araştırma Enstitüsü”nde göreve başladı. Daha sonra bu kurumun, “Trabzon Bölge Müdürlüğü”nde görev alan Musaoğlu, çeşitli projeleri ´Kamp (Proje) Şefi´ olarak gerçekleştirdikten sonra aynı kurumda, ´Maden Haklan ve Ruhsat Servis Şefliği´ ve ´Araştırma Plan Koordinasyon Başmühendisliği´ görevlerini sürdürdü. Yazar, 1998 yılı içerisinde kendi talebi üzerine, yürütmekte olduğu Başmühendislik görevinden istifa etti. 2002 Ocak ayı itibariyle de emekli oldu.
Yazarın, çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış farklı yazılarının yanında, “Tarihsel Bir Gerçek: Nuh (a.s.) Tufanı”, “insanoğluna Biçilen Yazgı: Uygarlığın Tarihi”, “Kendiliğinden Oluşa inanmak: Yaratılışın Altı Günü” ve “Ölüm Yeniden Doğuş İçin: Kıyamet” isimli dört kitap eseri yayınlanmış bulunmaktadır. Yazarın ayrıca, Adem Aleyhisselam ile Hz. MUHAMMED (S.a.v.) arasındaki baba-oğul ilişkisini kronolojik olarak da ortaya koyan “Peygamberler Şeceresi” isimli tablo eseri ile, söz konusu bu eserle uyumlu “Peygamberler (insanoğlunun) Tarihi” isimli bir başka tablo eseri de yayınlanmış bulunmaktadır.
Hâlen, İLESAM (İlim ve Edebiyat Eserleri Meslek Birliği) Trabzon İl Temsilciliği görevini de yürütmekte olan Yazar, ´bilimsel yaratılışçılık´ olarak tanımladığı çalışma alanındaki konuları, gazete yazarlığı veya yerel-bölgesel yayın yapan radyo-televizyon kuruluşlarında hazırladığı veya katıldığı programlar ile okuyucularına ulaştırmaktadır.
Dale Carnegıe
Cumartesi, Haziran 30th, 2012ABD’li yazar Maryville’de doğdu.Wanrenburg Öğretmen Okulu’nda, New York Sahne Sanatları Akademisi’nde, Colombıa Üniverstesi Gazeticilik Enstitüsü’nde okudu.Amerika ve Avrupa’da ” Etkili söz söyleme ve uygulamalı psikolajisi ” üzerine dersler verdi, kurslar açtı, Dale Carnegie İnstitüte’i kurdu. İnsanların nasıl başarıya ulaşacağı üzerinde durdu. Hemen bütün kitapları dilimize çevrildi.
Türkçe’ye çevrilen başlıca eserleri: Dost Kazanmak ve İnsanlar Üzerinde Tesir Yapmak, Üzüntüsüz Yaşamak Sanatı, (1948), Üzüntüyü Bırak, Yaşamaya Bak, Hayatta Muvaffak Olmak İçin Dost Nasıl Kazanılır? Söz Söylemek ve İş Başarmak Sanatı, Meşhur Adamların Muçhul Tarafları.
Prof. Dr.Bahadır Gülmez
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Üniversite eğitimini Fransız Dili ve Edebiyatı dalında yaptı. Aix-en-Provence ve Paris’te çağdaş anlatımlar ve modern edebiyat alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. (Aragon: Çoğul Yazı başlıklı doktora tezinin yazarıdır, 1982).
1989’da doçent, 1993’te profesör oldu. 1992’de Türk Şiiri incelemesiyle Milliyet gazetesi edebiyat ödülünü kazandı. Edebiyat, sanat alanında çok sayıda bilimsel yayınları ve makaleleri (Derrida, Barthes, Foucault, Deleuze, Lautréamont incelemeleri, Resimde Dil ve Estetik, Sanat İletişimi, Müzik ve Estetik, Vahşet Tiyatrosu, vb.); kitapları (Yazılı Anlatım, Dil Kültür İletişim, Edebiyat Eğitimi alanında Anadolu Üniversitesi Yayınlarında çıkan kitapları,ayrıca Aragon Hayatım Bir Tiyatro/Roman, Poetik Bakış, Edebiyat Müzik ve Resimle
Yaşamak yada Roland Barthes başlıklı eserleri) ve çevirileri (Antonin Artaud,Tiyatro ve İkizi, (YKY), J.M. Le Clézio, Altın Balık(İletişim), J. Laclavetine, Yarın Dündür (İletişim); J. Browers, Damıtılmış Kırmızı (İletişim); J. Baudrillard, Tam Ekran (YKY), Aragon, Bütün Şiirlerinden Seçmeler, (Kavram), Aragon, Elsa, (Kırmızı Y.)
1985’ten beri Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde görev yapıyor. Bu üniversitede Devlet Konservatuvarı müdürlüğü
yaptı. Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi ve Devlet Konservatuvarında Metin İnceleme, Estetik, Sanat Eserlerinin Yorumu, Çeviri, Güncel Sanat, Sanat İletişimi, Sanat Kuramları vb. dersleri yönetti.
Vedat Akman
Cumartesi, Haziran 30th, 2012CUNY Brooklyn College’de Ekonomi üzerine Lisans (BA) ve Yüksek Lisans (MA) derecelerini tamamladı. Wall Street’te staj yaptıktan sonra meslek hayatına başlamış oldu. Daha sonra, NottinghamÜniversitesi Hukuk Bölümü’nden Uluslararası Ticaret Hukuku yüksek lisansı (LL.M) derecesine sahip oldu.
Türkiye’ye dönüşünde banka veborsa aracı kurumlarında araştırma müdürlüğü görevlerinde bulundu. İstanbul Altın Borsası üzerinebir araştırma yaparak bu konuda ilk kitabı gazeteci Nedim Şener ile birliktehazırladı. Daha sonra “Avrupa Topluluğu ve Türkiye: Uluslarüstü Anlaşmalarve Ekonomik Birliğin Ötesinde Bir Avrupa” adlı eseri yayınlandı. Budönemde yayınlanan çalışmaları medyanın oldukça ilgisini çekti. Junior Chamber International – Worldwide Federation of Young Leaders and Entrepreneurs (Dünya Genç Liderler ve Girişimciler Federasyonu) Derneği tarafından üye ülkelerin ulusal şubeleri tarafından düzenlenerek Dünya Kongresinde sonuçlanan “The Outstanding Young Persons” (TOYP)yarışmasının Türkiye ayağı olan “Türkiye’nin On Başarılı Genci” yarışmasında 1998 yılı “Kişisel Başarı” kategorisi TOYP Türkiye birincisi oldu.
Akademisyen Dr. Akman, o zaman ki teközel ekonomi televizyon kanalının (Kanal E) ekonomi müdürü ve köşe yazarıolarak medya sektöründe bir süre çalışma hayatına devam etti. Genç işadamlarınınoluşturduğu sivil toplum örgütlerinde görev aldığı dönemde iki kitabı daha yayınlandı. Yurtiçi ve yurtdışında birçok panel ve seminerlere katıldı. Bankalarda Risk Yönetimi üzerine çalışmalarda bulundu ve bu konu ile ilgilieseri yayınlandı. Dr. Akman’ nın göç konusundaki yayınlarıve uluslararası kısa film festivali yurtiçinde ve yurtdışında bir çok ödüle aday oldu.
Akman, çalışmalarını ülkemizin başarılı gençlerini yurtiçinde ve yurtdışında tanıtma ve kazandırmaya yönlendirdi. “Ülkemizden Gerçek Başarı Öyküleri 1 ve 2” kitaplarını kaleme aldı. Aynı zamanda “True Success Stories From Turkey” olarak ingilizceyayınlandı. Bu eserlerden ilki yurtdışında ödül aldı. Sonra ‘Türkiye’den Başarı Öyküleri 1 ve 2’ kitabı yayınlanan Akman çalışmalarına bir süre New York’ta akademisyen olarak devam etti. İngilizce yayımlanmış üç kitabı bulunan yazar Akman ayrıca dünyanın ilk uluslararası geleneksel göç temalı kısa film festivalinin, JCI İstanbul Crossroadsun kurucusudur.
Başarılı genç insan profilini ortaya çıkararak gelecekte toplumumuzda alanlarında yeni genç liderlerin ortaya çıkması ve gelişmesine ortam yaratacağı düşüncesiyle hareket eden yazar, sonu olmayan başarı yolunda, başarılı gençlerimizin ilgi ve desteğe ihtiyaç duyduğuna inanıyor. “Her şeyden önce insan” felsefesiyle, toplumsal görevlerimize sahip çıkan bir gençliğe ve onların başarısına ihtiyacımız olduğu düşüncesinde. Türkiyede bir çok STKda görev alan Dr. Akmannın bir çok ödülü bulunmaktadır.
Dünya Genç Girişimcileri Junior Chamber Internationalın (JCI, jci.cc) Avrupa Konferansı 13-17 Haziran 2007 tarihlerinde Hollandanın Maastricht kentinde yapıldı. Avrupanın önde gelen2500 girişimcisi ve yöneticileri Maastricht Anlaşmasının 15 yıl kutlamalarınında düzenlendiği Maastricht şehrinde dünyaca ünlü MECC Kongre Merkezinde toplandı. (ec2007.nl). Maastricht şehri Avrupa 2007yi kutlarken, bu yıl ülke bazında En iyi Yayın kategorisinde JCI Avrupa Konferansı Maastricht 2007ödülüne, kültürler arası diyalogu göç hikayeleriyle irdeleyen, JCI İstanbul onursal üyesi ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Vedat Akmannın “Global Immigrant Stories” adlı kitabı layık görüldü. Ayrıca kurucusu olduğu JCI Istanbul Crossroads Kısa Film Festivali ile Dünyanın En İyi Halkla İlişkiler Projesi ödülünü Antalyada düzenlenen2007 JCI Dünya Kongresinde aldı. 2008 yılında Digital Film Academy (DFA)’nın ana sponsorluğunda gerçekleşen festival ülkemizin yurtdışındaki tanıtımına olan katkılarından dolayı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.
İlki New Yorkta Book Surge Publications tarafından yayınlanan “A Journey to Oneness” ile başlayan Crossroads: Kültürlerin Buluşması projesi daha sonra bir JCI Istanbul şubesi yayını olarak “Global Immigrant Stories” adı ile İstanbulda basıldı.Eser ayrıca ülkemizde “Küresel Göç Hikayeleri” olarak Yakamoz Yayınları tarafından yayınlandı.
Dr. Akman yayıncısı PittsburghÜniversitesi Kütüphane Sistemi ile Pittspurgh Üniversitesi Yayınevinin olduğu EMAJ Emerging Markets Journal of Business Management (hakemli) ve CINEJ Cinema Journal(hakemli) kurucusu ve genel yayın yönetmenidir.Yazarın ülkemizden Yakamoz Yayınları (2007), Derin Yayınları (2007), Hayat Yayınları (2004), Sistem Yayınları(2002), Filiz Yayınları(2002), Rota Yayınları (1998), TÜGİAD Yayınları (1998), Alfa Yayınları (1996), Dünya Yayınları (Globus-1994), Era Yayınları (1994) ve yurtdışında BookSurge Publication House (2006) yayınlanmış eserleri bulunmaktadır. Ülkemizde bir çok ilklere imza atan Dr. Akman Kadir Has Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır (2006) ve Finans& Bankacıllık alanında doktora sahibidir. İstanbul Barosu SEM’de 2008 yılından beri sunum teknikleri dersini vermektedir.
Zeki Sarıhan
Cumartesi, Haziran 30th, 201228 Temmuz 1944 tarihinde Fatsa’nın Beyceli köyü’nde doğdu. Ladik-Akpınar İlköğretmen Okulu (1964), Gazi Eğitim Enstitsü Türkçe Bölümü (1970), Türkiye ve Amme İdaresi Kamu Yönetimi Lisans Üstü Uzmanlık Programı mezunu (1978)., Beyceli Köyü Kalkındırma Derneği (1963), Fatsa Köycülük Derneği (1966) kurucu ve başkanlarından. Ankara Yüksek Okullar Talebe Birliği (1968) Gazi Eğitim Enstitüsü Öğrenci Derneği (1969) başkanlarından. Kore Dostluk Derneği Başkanı (2001-2003), Eğitim Hakkını Savunma Komitesi Sözcüsü (1996-2003), Ulusal Eğitim Derneği Genel Başkanı (2003-2011), Bu derneğin 3 Aralık 2011’den beri Onursal Genel Başkanı.
Aylık Öğretmen Dünyası dergisinin kurucularından, sahibi, yazıişleri müdürü ve genel yayın yönetmenlerinden Bu derginin başyazarı (1980-2011). 12 Mart 1971 Askeri darbesinden sonra tutuklanarak 3 yıl hapis yattı ve cezası kesinleşmeden af yasasıyla yok sayıldı. 1986’da bir aylık bir tutukluluk daha yaşadı.
Eğitim, tarih, anı ve deneme türlerinde yayımlanmış 22 çalışması vardır. Kurtuluş Savaşı Günlüğü adlı dört citklik çalışmasıyla Afet İnan Tarih Araştırmaları Ödülü (1990), Kurtuluş Savaşı Kadınları kitabıyla da Yunus Nadi Sosyal Bilimler Ödülünü (2006) aldı. Diğer bazı kitapları şunlardır: Kurtuluş Savaşı Gençliği, Çerkez Ethem’in İhaneti, Kurtuluş Savaşı’nda İkili İktidar, 1921 Maarif Kongresi, Kurtuluş Savaşı’nda Türk-Afgan İlişkileri, Vatan Türküsü-İstiklal Marşı, Mehmet Akif, Kurutuluş Savaşı Öyküleri-1, Kurtuluş Savaşı Öyküleri-2, Ulusal Eğitime Çağrı, Öğretmen(im) Sizi Çok Seviyor(uz), Unutulmayan Öğretmenler, Çocuk ve Vatan, Bir Ömür Böyle Geçti, Benim Hapishanelerim, Ali Hafızoğlfu Kitabı, İyi Öğretmen Olmak. Sarıhan, evli ve iki çocuk babası olup Ankara’da oturmaktadır.
Ali Emiri Efenfi
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Araştırmacı ve Tezkire yazarı. Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-it Türk isimli muazzam eserini türk kültür hayatına kazandıran kişi. Millet kutüphanesinin kurucusu.
1857’de Diyarbakır’da doğan Ali Emiri, daha küçüklüğünden itibaren okumaya ve araştırmaya meraklıydı. Sekiz on yaşlarında, eski yapılar üzerindeki yazıları okuyup anlamaya çalışıyordu. Ayrıca şiiri de seviyordu. Güçlü bir hafızaya da sahip olan Ali Emiri, dokuz yaşındayken, beş yüzden fazla şairin şiirlerinin yer aldığı Nevadir’ül Asar isimli eserdeki dört bin beyiti ezberlemişti bile. Gençliğinde hat sanatıyla da meşgul olan Ali Emiri bu konuda oldukça başarılı sayılır. Çünkü, yazdığı bazı levhalar Diyarbakır’da camilere asılmıştı.
Ali Emiri çok yönlü bir şahsiyete sahipti. Fakat, kitap okuma merakı her şeyin üstündeydi. Durmadan ve büyük bir iştahla devamlı surette kitap okuyordu. Bundan dolayı daha gençlik yıllarında Doğu Edebiyatı’na ait bir çok kitabı okuyup ezberlemişti. Bu yıllarını kendisi şöyle anlatıyor:”Eğlenmeye merakım yok idi. Üstadımızla gezintiye gittiğimizde, çocuklarla oyun oynarken, ben bir tarafa çekilir kitap okurdum.” Emiri, ozellikle, tarih kitaplarını da okumayı çok seviyordu. Bu sevgi o kadar büyüktü ki, bazen uykusunu bile bu uğurda feda ediyordu. Geceleri kitabı okurken, çoğu zaman sabahı ettiğinin farkına bile varmazdı. Uyuduğu zaman da yanındakileri uyutmazdı. Çünkü, uykudan önce okuduğu kitapları, uykusunda yüksek sesle tekrar ederdi. Okumaları o dereceye vardı ki, vücudu zayıf düşüp hasta oldu. Doktorların kitap okumayı bırakıp gezmeye çıkma tavsiyesini de yerine getiremedi. Kitap okuma merakı babasının ticari işlerine de zarar verdi. Babasi Ali Emiri’yi onbeş yaşındayken, onu çarşıda bir dükkan açarak ticarete hazırlamak istedi. Fakat Ali’nin aklı parada pulda değil, kitaplardaydı. Dükkan içinde de kitap okumasını sürdürdü. Dükkana bir müşteri girdiginde, “Mal orada fiyatı da şudur alacaksanız indireyim, yoksa beni boşyere meşgül etmeyin” diye sesleniyordu. Bunun üzerine muşteri de mal almadan gidiyordu. Babası oğlunun ticarete faydadan ziyade zarar verdiğini görünce, onu dükkandan uzaklaştırmak zorunda kaldı.
Çalışma hayatı memuriyette geçti. Katip ve defterdar olarak Diyarbakır, Selanik, Adana, Leskovik, Kırşehir, Trablusşam, Elazığ, Erzurum, Yanya, İşkodra, Halep ve Yemen’de otuz yıl kadar memuriyet görevinde bulundu. Çok sevdiği kitaplarla daha çok meşgul olabilmek için 1908’de kendi arzusuyla emekli oldu.
Emekliye ayrıldıktan sonra Ali Emiri, kalan hayatını İstanbul’da kitapları arasında geçirdi. Akşamları Divanyolu’ndaki Diyarbakır Kıraathanesine gidiyor, dostları ile sohbet ediyordu. Onun bu sohbetlerini Dr. Muhtar Tevfikoğlu şöyle anlatıyor: “Dostları dediğim, öğrencileri, daha doğrusu öğrenci hüviyetine bürünmüş arkadaşları. Ama nasıl öğrenciler? Her biri kendi sahasında tanınmış ilim ve fikir adamı, eser sahibi, kalem erbabları. Sohbet dediğim de bir nevi ders. O yaşlı başlı, kelli felli adamlar öğrenme heyecanı içinde, Emiri’nin etrafını sarmışlar, durmadan bir şeyler soruyorlar. Bazı ilmi meselelerde tereddütlerini gideriyorlar. Bilmedikleri kaynakları öğreniyorlar. Yeni mehazlar elde ediyorlar. Kısacası ondan bir anlamda ders alıyorlardı.”
Milletinin kültür mirasının korunmasında böylesine çok büyük hassasiyetler gösteren, her türlü maddi menfaatleri hiç düşünmeden elinin tersiyle iten Ali Emiri Efendi, üç gün süren bir hastalıktan sonra, 23 Ocak 1924’te Fransız hastahanesinde vefat etti. Mezarı, Fatih türbesi avlusundadır.
Divan-ı Lugat-it Türk
Büyük dil bilgini Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-it Türk isimli muazzam eseri, 1910’a kadar adı bilinen, fakat kendisi meçhul bir eserdi. Diğer bir deyişle, o zamana değin, eserin sadece adı vardı, fakat kendisi ortada yoktu. Eser, bugün bütün dünyada biliniyor, hakkında kitap, makale yazılıyor ve üzerinde tartışmalar yapılıyorsa, bunu büyük kitap aşığı, ilim ve kültür sevdalısı Ali Emiri Efendi’ye borçluyuz. Ali Emiri Efendi, Abbasi Halifesine sunulmak üzere Bağdat’ta 1072-1074 yıllarında Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılan bu muhteşem eseri, sahaflarda Divan-ı Lugat-it Türk olduğu bilinmeden satılırken, fark etmiş ve satın alarak Türk kültür hayatına kazandırmıştır.
Ali Emiri Efendi sahaf Burhan’dan 33 liraya satın aldı. Ancak, Ne sahafın ve ne de eseri satanın onun Divan-ı Lugat it Türk olduğundan haberleri yoktu. Eğer bunun farkına varmış olsalardı, çok daha büyük meblağlara satacakları kesindi. Daha kötüsü, bu eser kitap avcılarının eline geçmiş olsaydı, anında yurt dışına kaçırıp karşılığında bir servet elde etmeleri mümkündü.
Ali Emiri Efendi böyle bir esere malik olduğu için tarif edilemez bir mutluluk içindeydi. Çünkü, bu kitap Osmanlı ulemasının asırlardır peşinde koştuğu “Divan-ı lügat-it Türk”ün ta kendisiydi. Dünyada bir başka nüshası yoktu.
Ali Emiri Efendi kitabı satın aldığında duyduğu sevincini şu şekilde dile getirir: “Bu kitabı aldım; eve geldim. Yemeği içmeği unuttum… Bu kitabı, sahaf Burhan 33 liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç misli ağırlığındaki elmaslara, zümrütlere değişmem.”
Büyük bir coşku içinde olan Ali Emiri Efendi kitabını kimseye göstermek istemedi. Hem kitabı kıskanıyor ve hem de kaybolmasından endişe ediyordu. Devrin ünlü simaları Ziya Gökalp ve Fuad Köprülü gibi şahıslar, Ali Emiri Efendi’nin Divan-ı Lugat-it Türk’ü bulduğunu işitmiş ve görmek istemişlerse de Ali Emiri Efendi onları kitaba yanaştırmamıştı; Kitabı sadece çok güvendiği Kilisli Rıfat Efendi’ye gösteriyordu.
Ali Emiri Efendi satın aldığında, kitap hırpalanmış ve yıpranmış bir vaziyetteydi. Şirazeleri çözülmüş, formaları dağılmış, sayfaları birbirine karışmış ve numaraları da yoktu. Bu sebeple kitabın eksik mi, tam mı olduğu belli değildi. Ali Emiri Efendi bunun tesipitini Kilisli Rıfat Efendi’ye yaptırdı. Kilisli Rıfat Efendi, iki ay müddetle kitabı üç kere okudu. Sonunda belli olmuştu eser tamdı. Kilisli Rıfat Efendi karışmış sayfaları yerli yerine koydu ve numaralandırdı. Ali Emiri Efendi bu hizmeti karşılığında, Kilisli Rıfat Efendi’ye bir evini hediye etmek istediyse de kabul ettiremedi. Kilisli Rıfat Efendi, eğer illa kendisine bir mükafat verecekse, kitabı yayınlamasının yeterli olacağını söyledi.
Eserleri
Tezkirei Suara’yi Amid, Osmanlı Vilayet-i Şarkiyesi, Osmanlı Şehirleri, Diyarbakır’lı Bazı Zevatın Tercüme-i Halleri gibi eserleri bulunan Emiri, 32 sayı yayınlanan Osmanlı Tarih ve Edebiyatı dergisini ve 6 sayılık Amid-i Sevde dergisini çıkardı.
Ahmet Şerif İzgören
Cumartesi, Haziran 30th, 20121965 yılında İzmir’de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni, 1987’de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı.
1991 yılında ordudan istifa etti. Aynı yıl Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi’ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa’nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye’nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.
1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye’de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı. Daha sonra bu alanlarda yurt içinde ve yurt dışında eğitimler verdi. Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurt dışı da dâhil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500’ü aşkın seminer verdi. Hâlen bu konularda Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir.
İzgören, çalıştığı kurumlarda değişim yaratması ve sistem oluşturmasıyla tanındı. Kurucusu olduğu Academy International / İzgörenAkın Eğitim ve Danışmanlık firmasının 1996’dan beri; ELMA Yayınevi’nin (Akademi Artı Yayıncılık AŞ) 1999’dan beri Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindedir. Sekiz tanesi iş ve yönetim ile kişisel gelişim konularında olmak üzere on iki kitabı yayımlanmıştır. Bunlardan dokuz tanesi on binin üzerinde satılmıştır.
Türkiye’de konusunda çalışan bir bilirkişi.
Eserleri
Avucunuzdaki Kelebek
Geleceğin Organizasyonunu Yaratmak
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır
Eyvah! İş Görüşmesi
Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
Süpermen ve Uğur Böceği
Hıdır Kişisel Gelişiyor
Eşikaltı Büyücüleri
Uçan Halı Babam
İş Yaşamında 100 Kanguru
Sarı Siyah
Ercüment Özkan
Cumartesi, Haziran 30th, 201223 Ocak 1938’de Kırşehir’in Mucur ilçesinde, Gümüşkümbet’li Türkmen kızı Hüsniye Hanımla, Alibeyoğullarından Ali Bey’in ikinci çocukları olarak dünyaya geldi. Babası PTT’de telgraf memuru olarak çalışıyordu.
6 yaşında Mucur’da Cumhuriyet İIkokulu’na başladı. Orta ve lise yılları Kayseri’de geçti. Son sınıfa kadar Kayseri Erkek Lisesi’nde okudu.
Tatillerini ciltçilik, dondurmacılık, sebzecilik yaparak ve kitap okuyarak geçirmeye başladı. Daha sonraları bu kitap sevgisine dönüştü. Lise son sınıfta iken Kırşehir’e tayin olan babasıyla birlikte ailece oraya yerleştiler.
1957’de annesini kaybetti.
1959’da Mucur’a ilk Halk Kütüphanesi kurulmasına büyük katkısı oldu. Hamdullah Suphi Tanrıöver’in kurduğu Türk Ocakları’na gidiyor, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mubil Özyörük görüşüp ufkunu açmaya çalışıyordu.
1960’da yıllardı Basın Haber Ajansı’nı kurdu.
27 Mayıs ihtilali sırasında Ankara Hukuk Fakültesi’nde öğrenci idi. 60 yılının Eylül’ünde Uşak’ın Karahallı köyünde asker öğretmen olarak göreve başladı. İkinci öğretim yılını da Ankara’nın Mamak semtinde Köstence İIkokulu’nda geçirdi. Üç aylık eğitimini de Amasya’da gördü.
1963 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Türkoloji öğrencisi Mukaddes Taner ile evlendi.
1964’de Musa Çağıl ve Mehmet Said Çekmegil tanışır.
Yine bu yıllarda Hizbut-Tahrir ile tanıştı, fikirlerini benimsedi ve çalışmalarına katıldı. Bu çalışmalar çerçevesinde Necip Fazıl ve Hüseyin Üzmez ile konuşur. 1967’de tutuklandı. Ankara I. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 13 ay devam eden dava sonunda dört yıl ağır hapsine, ömür boyu kamu hizmetlerinden mahrumiyetine, 2 sene Bingöl’de zorunlu ikametine kararı çıktı. Uzun Saçlı Karağağız Adam’ın yazarı Metin Mengüşoğlu[ ile tanışıklıkları bu hapis yıllarındadır. Cezasını Çamlıdere, Mucur, Adana ve İmroz Yarıaçık Cezaevlerinde, zorunlu ikametini de Ankara’ya aldırdı.
1967-1968 yıllarında Ankara İlahiyatta Hatice Babacan isimli bir kız öğrenci başörtüsüyle Ankara İlahiyat’ta derse alınmayınca olaylar oldu, talebeler de erkekli kızlı direnişlere, eylemlere başladı. Ercüment Özkan ve Şule Yüksel yazılar ve konferanslarıyla çeşitli zamanlarda öğrencilere destek vermeye çalıştılar.
Hapis’ten sonra başlattığı ilk çalışma gurubu içinde Süleyman Aslantaş M. Kars da yer alır, müstear isimle kitap, kitapçıklar kaleme alır. Mehmet Ali Baltaşı ve Muhammed Nur Doğan ile tanışmaları bu yıllara denk gelir.
1974 yılında İstanbul’da “Interpress” adı altında kırk yıldır çalışan bir küpür derleme bürosunu devralıp, Kabataş’ta çalıştırmaya başladı.
Bu yıllarda bazı kur’an çalışmaları, temel kavram çalışmaları ve kur’an usulu üzerindeki çalışmalarından sonra hadis konusunda ve sünnet’e yaklaşım konusunda düşüncelerini yeniden sistematize etmeye başladı. Söyleminde gittikçe kur’an vurgusu merkezi bir yere oturturken, tasavvufi sapmalara olduğu kadar selefi yaklaşım biçiminlerine de özlü eleştiriler getirdi.
Yine bu yıllarda gözaltında da olsa hacca gitti.
1974-1975, yazar İsmail Kazdal ve yazar Hamza Türmen ile 1976’da da sosyolog Ali Bulaç’la tanıştı.
1976’de tanıştığı gençlerden A. Burak Bircan ve M. Kürşad Atalar’ın Ercüment Özkan ile yaptıkları röportaj İslami Hareket Oluşum Süreci adıyla yayınlandı.
1981 yılının Ocak ayından itibaren İktibas dergisini çıkarmaya başladı. İktibas dergisi yedi yıl kesintisiz on beş günde bir çıkmaya devam etti.
1982 yılının Ocak ayında gözaltına alındı. İki ay mahkumiyetten sonra serbest bırakıldı.
1982’de M. Said Hatipoğlu, Süleyman Aslantaş, Esat Coşan, Cengiz Çandar, Abdurrahman Dilipak, İhsan Süreyya Sırma gibi yazarlarla davet üzerine İran’a gittiler.
2 Ekim 1985’te Ankara siyasi şubede tekrar gözaltına alındı. 14 günlük gözaltından sonra çıktıkları Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde altışar yıl üçer ay ağır hapis cezası aldılar. Özkan sorumlu yayın müdürü olduğu için cezası paraya çevrildi. Derginin 105. sayısı da toplatıldı.
1987 Ağustos ayında sağlığı bozuldu, hafif bir felç geçirdi. Hastalığı hafif olmasına rağmen tedavi onu ruhsal komaya sokmuştu. Bu yüzden iki yıla yakın birzaman İktibas’ın yayınına ara verildi.
1988’de ilk eseri İnanmak ve Yaşamak Yöneliş yayınlarından yayınlandı.
1990 Eylül ayında, bir kalp krizi geçirdi ve on gün hastane de bakımda kaldı. Buna rağmen yurt içi ve yurt dışı çalışmalarına ara vermiyordu.
1992 yılında Ömer Yorulmaz, Yılmaz Yalçıner ile parti kurma teşebüsünde bulundu.
1993 Mart ayında ikinci krizin eşiğinden döndü. İbni Sina Hastanesi’nin kardiyoloji böIümünde on gün kadar yattı
1994 Ocak ayında Ankara Trafik Hastanesinde bir ay yattı.
24 Ocak 1995’te konferans vermek için gittiği Adana’da Hakk’ın rahmetine kavuştu.
25 Ocak 1995’te Aşağı Eğlence Merkez Camii’nde kılınan namazdan sonra Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.
Türkiye’deki İslami uyanışın büyük emekçisi Ercüment Özkan, bir çok alanda vahiy ve sünnetin yeden okunması noktasında yoğun çabalar sarf etti. Özellikle İslamî kavramların derinlikli olarak anlaşılması noktasında çok çalıştı.
Özkan, Anadolu sadeliğini ve klasik sanatı severdi. Modern tarzın ona bir şey anlatmadığını söylerdi.
Mütevazı, alçakgönüllü, fakat İslami hassasiyet konusunda tavizsizdi. Haksız olduğunu anladığı zaman özür dilemeyi büyüklük sayardı. Amaçladığı yaşam tarzı, benimsediği ve hayatını adadığı dava da onun güzele olan hayranlığının göstergesiydi.
Ercümant Özkan’ın yayınlanan eserleri şunlar:
İnanmak ve Yaşamak
Selam İle
Söyleşiler
Tasavvuf ve İslam
Ercümend Özkan Yazıları
Doğan Yurdakul
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Doğan Yurdakul 1946’da Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Paris Sorbonne, Vincennes ve Cenevre üniversitelerinde lisansüstü öğrenim gördü. “Yenigün”, “Ulus”, “Vatan”, “Aydınlık”, “Evrensel”, “Siyah-Beyaz”, “Günaydın” gazeteleri ile “Kim”, “Yön” ve “Devrim” dergilerinde çalıştı. “32. Gün” adlı televizyon programının Ankara temsilciliğini yürüttü. 35 yılın ardından emekli oldu. 1998’den bu yana yaşamını çevirmenlik yaparak ve kitap yazarak sürdürüyor.
Doğan Kitap tarafından yayımlanan eserleri:
Sırların Kavşağında / Eylül 2004
Reis, Gladio’nun Türk Tetikçisi / Nisan 2003 / 26. baskı Nisan 2008
Bay Pipo, Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı: Hiram Abas / Aralık 1999 / 69. baskı Nisan 2008
Koçi Bey
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Doğum ve ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bosnalı olduğu bilinmektedir. 17. yüzyılda yaşamış önemli bir askerdir. Edebiyat dünyasında, 1631 yılında kaleme alınan ve Sultan IV. Murad’a verdiği; devlet işlerini, yeniçerilerin içerisindeki bozulmaları örneklerle anlatan “layiha” ile tanınmıştır. Sultan IV. Murad’dan sonra Sultan İbrahim’e de bir layiha vermişse de bu layiha kaybolmuştur. IV. Murad’a verilen layiha daha sonraları tekrar basılmıştır.
Süleyman Necati
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birinci dönem Erzurum Milletvekili. Erzurum’da yayımlanan “Albayrak Gazetesi”nin sahibi ve başyazarıdır.
Sami Baydar
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Sami Baydar, 1962 yılında Merzifon’da doğdu. 1979’da I.D.G.S.A Resim Bölümü’ne, 1981’de Neset Günal atölyesine girdi. 1983 yılında Devrim Erbil Atölyesine geçen Baydar, 1984’te Gösteri Dergisi Resim Yarışması’nda Başarı Ödülü’nü kazandı.
Üç yıl sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nin Devrim Erbil Atölyesi’ni bitiren Baydar’ın ilk şiir kitabı “Dünya Efendileri” BFS yayınlarından çıktı. İlk kişisel resim sergisini Garanti Bankası
Yonca Sanat Galerisi’nde açtı. 1990 yılında ise, ilk öykü kitabı “Dünyadan Çıkış Yolları”nı Cumartesi Yayınları etiketiyle yayımladı. Ertesi yıl ikinci şiir kitabı “Yeşil Alev” ve ikinci öykü kitabı “Dünya’da Anılara Bakiyorum” u Yayınevi Yayıncılıktan gün ışığına çıkardı. Sami Baydar, resim çalışmalarını ve çesitli dergilerdeki yazı etkinliğini sürdürüyor.
Münir Hayri Egeli
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Yazar ve Sanatkâr. 1904 yılında İstanbul’da doğdu. Kadıköy Nümune ve İstanbul Muallim Mektepleri’nde okudu (1919). Sorbon Üniversitesi Psikoloji Enstitüsünü bitirdi (1922). Milli Mücadele sırasında Atatürk’ün emriyle Paris Türk Haberler Bürosu’nu kurdu ve idare etti (1920-22).
Ankara Maarif Müfettişliği, Trabzon Lisesi Öğretmenliği, Tayyare Cemiyeti Neşriyat Müdürlüğü, Ankara Lisesi Öğretmenliği, Kocaeli, Bolu, Balıkesir Maarif Müdürlüğü, İsmet Paşa Kız Enstitüsü Müdürlüğü, Milli Temsil Akademisi (Devlet Tiyatrosu) ve Güzel Sanatlar Müdürlüğü, Polis Enstitüsü Öğretmenliği yaptı.
Atatürk tarafından film konusunda ihtisas yapmak üzere Berlin, Neubabelsberg ve Rusya’ya gönderildi. Film Rejisörlüğü yaptı. Bu arada Atatürk Dökümanter filmini çevirdi. Vakit Gazetesinde gazeteciliğe başladı (1918). Gazete ve mecmua çıkardı. Demokrasi Mücadelesinde milletle çalıştı. Haftalık Gazeteyi çıkardı. Türkiye Serinofil Derneği Kurucu Rejisi, Türkiye Film Sanatçıları Cemiyeti üyesi oldu.
Atatürk’ün özel mektubu ile Arjantin, Almanya, İtalya, ve Rusya’dan başka Hindistan, Pakistan, K.Afrika ve Bütün Avrupa’ya gitti. 1933 yılında Atatürk’ün en benzeyen heykeli mükâfatını aldı. Türk paralarını yaptı. Lüksembourg’da teşhir edilen Zeybek Heykeli ile ilk kabartma pulları ve 10. Yıl pullarını yaptı.
Eserleri: 301 tane muhtelif Çocuk Piyes ve Hikayesi, ayrıca Terliyen Efe, Fındık Kurdu isimli romanlar, Kadın Geçerken, Yiğit Hamza, Yörük Emine (piyes), v.s. Atatürk’ün Bilinmeyen Hatıraları (3. Baskı), Atatürk’ün el yazıları ile tashih ettiği 3 piyes ve dikte ederek iki defa tahsis ettiği Atatürk’ün Hayatına ait senaryo.
İsa Kocakaplan
Cumartesi, Haziran 30th, 20121956 yılında Karabükün Eskipazar ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu İstanbulda okudu. İstanbul, Tunceli ve Kırşehir İlköğretmen okullarında sürdürdüğü lise öğrenimini Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulunda tamamladı (1974).
Siirt ili Eruh ilçesinde ilkokul öğretmenliği yaptı (1974-1975). İ.Ü. Edebiyat Fakültesi ile Çapa Yüksek Öğretmen Okulu, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerini bitirdi (1979). Çeşitli ortaokul ve liselerde Türkçe/Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1990 yılından itibaren Kültür Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başladı.
Aynı yıl Yahya Kemalin Şiirlerinde Edebî Sanatlar isimli tezi ile İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisansını bitirdi. Hareket, Divan, Türk Edebiyatı, Orkun, Türk Dili vb. dergilerde çok sayıda makale, inceleme ve röportajları yayınlandı. 1984-1994 yılları arasında Türk Edebiyatı dergisinin editörlüğünü yürüttü. Araştırma inceleme türünde eserler verdi. Mart 2001 tarihinden itibaren Türk Edebiyatı dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi.
Nesrin Özyaycı
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Hacettepe Üniversitesi, İngiliz Dil Bilimi Bölümünden mezun oldu. Bir dönem Gaziantep Anadolu Lisesinde İngilizce öğretmenliği yaptı. ODTÜ Lisan okulunda Öğretim görevlisi olarak çalıştı. ODTÜ bursuyla İngiltere de eğitimini sürdürdü. ODTÜde Language Teaching konusunda yüksek lisansa devam etti. Yurtdışından davetler, burslar aldı ancak çeşitli nedenlerle katılamadı.
YOKten hemen sonra ODTÜdeki görevinden istifa etti. Gaziantepte, 1984 yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak BİEM Bilgisayar İngilizce Eğitim Merkezinin kurdu. 1984ten bu yana Gaziantepte BİEM (Bilgisayar İngilizce Eğitim Merkezi)Kurslarının yöneticisi, öğretmeni, müdürü olarak iş kadınlığı görevine devam etmektedir. İleri seviye İngilizce, Teknik İngilizce, İş İngilizcesi kurslarında katılımcılara İngilizce rehberlik yapmaktadır.
Gaziantepte Odalarla, Vakıflarla, Bankalarla ve çeşitli kuruluşlarla ortak çalışmaları sonucunda pek çok kişiye Bilgisayar, İngilizce, Bilgisayarlı Muhasebe, Autocad Eğitimi vererek BİEM adına Başarı ödülleri almıştır. Gaziantep Valiliğinin, Milli Eğitim Müdürlüğünün, Ticaret ve Sanayii Odasının BİEM Bilgisayar, İngilizce Kurslarına önemli katkılarda bulunmuştur.
Uzun yıllar emek verdiği Phonology of Gaziantep Dialect,Gaziantep Lehçesinde Ses değişimleri ve Metinler 1979 yılında İngilizce olarak hazırlanıp, Hacettepe Üniversitesi mezuniyet araştırma tezi olarak yayınlanmış, Hacettepe Üniversitesi Kütüphanesindedir.
Mayıs 2002 tarihinde IŞIK şiir kitabı, Temmuz 2003 de KANKA anı kitabı, Şubat 2005 tarihinde Alleben de Boğulmak Öykü kitabı yayınlanmıştır. Rotterdamda hazırlanmakta olan, Anafilya, Türkçe Edebiyat, Kültür, Sanat, Dergisinin seçkilerinden derlenen, 2003 yılı İzdüşüm I kitabında Irak için Tırlarla Papatya isimli denemesi Almanyada yayımlanmıştır. 2005 yılı İzdüşüm II kitabında Yağmur Duası şiiri, ve Bir Kadın prozası Rotterdam, Brüksel, Antalyada yayınlanmıştır. Edebiyat dalında ilk defa katıldığı bir yarışmada KANKA anı kitabı Sabit İnce 2005 Edebiyat Ödülleri’ deneme dalında 2.lik ödülü almıştır (birinciliğe layık eser bulunamamıştır).
Yerel, Ulusal, Evrensel; edebiyat dergilerinde, antolojilerde, gazetelerde yazıları, yazıları ile ilgili eleştiriler, bireyin, toplumun sosyo kültürel değişimleri ile ilgili, sevgi, barış ve eğitim üzerine şiir, deneme, öykü yazıları yayınlanmaktadır. Türkiye Edebiyatçılar Derneğinin üyesi olup Gaziantep temsilcisidir. İki kız annesidir.
Prof. Dr.Nevzat Özkan
Cumartesi, Haziran 30th, 20121961 yılında Yozgat’a bağlı Büyükkışla kasabasında doğdu. İlk ve orta okulu doğduğu yerde, liseyi Kayseri lisesinde bitirdi. 1982 yılında Kazım Karabekir Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. 10 yıl MEB’na bağlı okullarda edebiyat öğretmenliği yaptı.
1988 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bİlimler Enstitiüsünde yüksek lisans eğitimine başladı, 1990 yılında Yarkend Ağzı adlı teziyle bilim uzmanı oldu. Aynı yerde 1990 yılında başladığı doktora öğrenimini 1993 yılında Gagavuz Türkçesi Grameri adlı teziyle tamamladı. 1992 yılından beri Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde çalışmaktadır. 1994 yılında yardımcı doçent, 1997 yılında doçent, 2003 yılında profösör oldu.
Prof. Dr.Ahmet Necdet Sözer
Cumartesi, Haziran 30th, 20121 Mart 1933’te Bursa’nın İnegöl ilçesinde dünyaya geldi. Soyadı Sözer’i şiirlerinde kullanmayan Ahmet Necdet, İstanbul’da Çapa Lisesi’nin (1950) ardından İÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi (1954). Çeşitli kentlerde öğretmenlik yaptı. Profesörlüğe kadar yükseldiği akademik yaşamını, emekli olarak noktaladı (1997).
Gün Yüzleri kitabıyla 1994 TDK Şiir Ödülü’nü, Aşk Ey ile de 2002 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü (Roni Margulies ile) aldı. Şairliğinin yanı sıra çevirileri ve çeşitli antolojileriyle ünlendi. Fransız (Louis Aragon, Guillaume Apollinaire) ve Alman (Paul Celan, Georg Trakl) şairlerinden Gertrude Durusoy ile yaptığı çeviriler 1980’li yıllarda kitaplaştı. Aynı ikilinin, Mırbatır Husanov’un katılımıyla Rus şairi A. Voznesenski’den çevirdiği şiirler Telefon Kulübesi (1997) adıyla yayımlandı. A. Necdet, Charles Baudelaire’den çevirdiği şiirleri ise Kırk Kötülük Çiçeği (1991) adıyla yayımladı. Deneme, inceleme ve söyleşilerini Bir Bölük Ankâ (2003) adlı kitabında topladı. Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ını, Hüsn ü Aşk Güzellik ve Aşk adıyla manzum olarak günümüz Türkçesine aktardı (2003).
A. Necdet’in hazırladığı antolojiler: Çağdaş Fransız Şiiri, (1959), Modern Türk Şiiri (1993), Bugünün Diliyle Divan Şiiri Antolojisi (1995), Baudelaire’den Günümüze Fransız Şiiri Antolojisi (1997), Tekke Şiiri Dini ve Tasavvufi Şiirler Antojisi (1997), Latin Şiiri Antolojisi (Jean-Louis Mattei ile, 1998), Yahya Kemal’den Günümüze Tematik Türk Şiiri Antolojisi (2000).
Ahmet Turan Alkan
Cumartesi, Haziran 30th, 20121954’de Sivas’ta doğan Alkan, ilk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamladıktan sonra 1978 yılında SBF’nin İdare ve Siyaset Bölümü’nden mezun oldu. Bu esnada Sivas’ta üç yıl süreyle mahalli gazetelerde çalıştı. Çeşitli dergilerin yayınlanmasına katkıda bulundu. 1980 yılında askerlik hizmetini Tatvan ilçesinde yedek subay olarak yerine getirdi. Üç yıl serbest çalıştıktan sonra 1985’de Cumhuriyet Üniversitesi’ne girdi.
1987’de yüksek lisans eğitimini, 1991’de doktora çalışmasını tamamladı. 1993’de yardımcı doçentliğe atandı. 1994 yılında Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde kurulan İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi’ne geçti. Evli ve iki çocuk babası Alkan’ın muhtelif dergilerde (Türkiye Günlüğü, Tarih ve Toplum, Dergâh, Türk Edebiyatı, Yeni Türkiye, vb.) yayınlanmış yazıları vardır. Kitap şeklinde yayınlanmış sekiz çalışması bulunmakta.
ESERLERİ
1- Ubeydullah Efendi’nin Amerika Hatıraları, Altıncı Şehir, Birinci Meşrutiyet Devrinde Ordu ve Siyaset, İstiklâl Mahkemeleri, Doğu ve Batı Karşısında Cemil Meriç, Üç Noktanın Söylediği, Ateş Tecrübeleri, Yatağına Kırgın Irmaklar
Halim Uğurlu
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Halim Uğurlu 1926’da Konya Taşkent’te doğdu. Liseyi Konya’da okuyup, üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi felsefe bölümüne girdi. Çocuk yaşlarından beri şiir ve edebiyatla uğraşan Uğurlu’nun ilk şiiri 1946’da yayımlandı.
Edebiyat Dünyası, Papirüs, Türk Dili, Soyut, Türk Basın Birliği, Son Çağ, Güney, Yansıma gibi dergilerde şiirleri gün ışığına çıktı. TRT’den de şiir dalında 1970 yılında aldığı bir ödülü var.
Kitapları:
Asya Baharı (1950), Değişim (1967), Gökağrı (1971), Türke Destan (1974), Zamanların Dili (1974), Kan Su Kesince (1979), Kıyamet Çiçekleri (1988) ve Sözcüklerde Uyanmak (2000)
Ünlü sanatçı Tuluyhan Uğurlu‘nun babası olan Halim Uğurlu 2001 yılında vefat etti.
Tuluyhan Uğurlu’dan:
Babamın son kitabı Sözcüklerde Uyanmak’a ben de bir şeyler eklemek istedim ve özel müziklerden derlenmiş bir kasette birlikte şiirler okuduk. Kasetin adı ise “Benim Babam Bir Ozandı” oldu. İçinde ona duygularımı şöyle ifade etmiştim:
BENİM BABAM BİR OZANDI
“Babamı yıllarca bir ozan olarak tanıdım. Ben piyano başına hapsolmuş çalışırken, o sanat dünyasının içinde sözüyle, şiiriyle varolan bir büyük ozandı. Okul kapılarında, konservatuar sınavlarında elim annemin avuçlarında soluk soluğa koşarken “baban” diye soranları, çocuk dünyamın kalın savunma duvarları arkasından karşılar: “Benim babam büyük bir ozan” diye mağrurca yanıtlardım.
Sonra bitmeyen ayrılıklar yaşadım…
Uzun çocukluğa veda edip, yetişkin bir erkek olarak buralarda daha çok yaşamaya başlayınca, içinde yaşadığımız Uzak Ev’in dışından bizlere bakıp bakıp da “Sevdalardan ürettiğim düşle solgun bakarım ölgün yüzüne” diyen ozanın içindeki insanı keşfettim.
Benim babam büyük bir ozandı.
Bugünse o sadece benim babam.
Ozanlığı ülkesine armağan olsun.
Şiirlerinden bir örnek
ELLERİN
Senin ellerin bir uzun düş
Kesintisiz yüreğime doğar
Dört mevsime selam duran yürüyüş
Senin ellerin birer gezgin
Dolaşır durur bütün coğrafyamı
Bitimsiz tadlara ılık bir gülüş
Senin ellerin kocaman bir sözlük
Harf olur dökülür sevi ovasına
Sözcük tınısında ince süzülüş
Senin ellerin doyumsuz bir ülke
Vatanlar içinde TÜRKİYEM gibi
Büyüsüyle simyasıyla cümbüş
