Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasında bulunan delegelerden biriydi. Mustafa Kemal ile Salih Paşa’nın anlaşması üzerine İstanbul’da toplanan Son Osmanlı Meclisi Mebusanı’na üye olarak katıldı. Kemalist grubun istememesine rağmen 16 Mart 1920’de meclisin başkanlığına seçildi. 16 Mart 1920’de meclisin İngilizler tarafından kapatılmasından sonra görevi sona erdi.
Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category
Reşat Hikmet
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Dr.Fuat Sirmen
Cumartesi, Haziran 30th, 20121899 yılında İstanbul’da doğdu. 1924 yılında İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Bir süre adalet hizmetinde çalıştıktan sonra 1926 yılında Adalet Bakanlığı tarafından Roma’ya gönderildi. Roma Hukuk Fakültesini bitirdi ve doktorasını tamamladı ( 1930). Bir süre de İtalyan mahkemelerine staj yaptı. Yurda dõnünce çeşitli adalet hizmetlerinde bulundu.
1935 yılmda Erzurum milletvekili seçildi. Daha sonra 1950’ye kadar üç dönem Rize milletvekilliği yaptı. İkinci Saraçoğlu kabinesinde Adalet Bakanlığı (1943-1946), Şemsettin Günaltay kabinesinde tekrar Adalet Bakanlığı ( 1949-1950) görevlerini yürüttü. 1950-1960 arasmda serbest avukatlık yaptı.1961’de Millet Meclisi’ne Rize Milletvekili seçildi.1 Kasımda Millet Meclisi Başkanlığına getirildi. 22 Ekim 1965’e kadar bu gõrevi yaptı. 1965’te İstanbul’dan milletvekili seçildi.1969’da siyaset hayatından ayrıldı. 1981 yılında vefat etti. Rahmetli Sirmen zengin kitaplığını TBMM’ne bağışlamıştır.
Sabit Osman Avcı
Cumartesi, Haziran 30th, 20121921 yılında Artvin’de doğdu. 1939 yılında Liseyi, 1944 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni bitirdi. Orman Yüksek mühendisi olarak Orman Genel Müdürlüğünün çeşitli dallarında hizmet verdi. 1953 yılında araştırmalar yapmak için Amerika Birleşik Devletlerine gönderildi.
Mersin Orman Başmüdürü iken 1961 yılında Artvin milletvekili seçildi. Ferruh Bozbeyli’den sonra 26 Kasım 1970’de Millet Meclisi başkanlığına getirildi. Bu görevi 24 Ekim 1973’e kadar yürüttü. 1977’de İstanbul milletvekili seçilerek 12 Eylül 1980’e kadar parlamento üyeliğini sürdürdü.
Ferruh Bozbeyli
Cumartesi, Haziran 30th, 20121927 yılında Pazarcık’ta doğdu. Antakya Erkek Lisesini 1947’de İstanbul Hukuk Fakültesini 1957 yılında bitirdi.1961 yılında İstanbul Milletvekili seçildi. 1965-1970 yılları arasında Millet Meclisi Başkanlığını yaptı. 1970 yılında partisinden (AP) ayrıldı ve yeni bir parti kurdu (Demokratik Parti) 1973 seçimlerinde tekrar İstanbul’dan milletvekili seçildi. 1977’den sonra siyasi hayattan çekildi.
Necip Mirkelamoğlu
Cumartesi, Haziran 30th, 20121922 Şanlıurfa Birecik doğumlu Necip Mirkelamoğlu, yükseköğrenimini 1946’da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamlar.
1945’te merhum Tarık Zafer Tunaya’nın başkanlığındaki İstanbul Eminönü Halkevi Kültür Kolu’na yazılır. CHP mensubu bulunduğundan Tunaya’yla çabuk kaynaşır. Burada Fazıl Şerafettin Bürge ve Alaaddin Tiritoğlu ile tanışır ve siyasetle ilişkisi başlar.
İzmir’de önce Halk Odası üyeliği ve başkanlığı, daha sonra “ocak”tan başlayarak “il”e kadar CHP’nin bütün kademelerinde görev yapar. İzmir’in son halkevi başkanı oldu.
1954 seçimlerinde İzmir milletvekili adayı, 1961’de milletvekili, 1968’de Cumhuriyet senatosu üyeliği yapar.
Önce idare amiri, sonra da başkan vekili olarak Cumhuriyet senatosunda 1977’ye kadar görev yapar. 1946’dan başlayarak 1973’te İnönü’nün vefatına kadar geçen uzun yıllar içinde Cumhurbaşkanı, CHP Genel Başkanı, Başbakan, Cumhuriyet Senatosu Tabii Üyesi İsmet İnönü ile vazife beraber çalışır.
Sırrı Atalay
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Sırrı Atalay 1919 yılında Pasinler’de doğdu. Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra çeşitli yerlerde savcılık ve yargıçlık yaptı. 9. 10. ve 11. dönemlerde Kars Milletvekili seçildi. Temsilciler Meclisi üyeliğinde bulundu. 1961’de Kars senatörü seçilerek 1980’e kadar parlamentoda kaldı. 1963’de Adalet Bakanlığı da yaptı. Deneyli bir parlamenter olarak pek çok parlamento kuruluşlarında çalıştı. Bir süre öğretmenlik de yapan Sırrı Atalay 1986 yılında vefat etti.
Kazım Orbay
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Kazım Orbay 1886 yılında İzmir’de doğdu. Harp Akademisini 1907’de bitirdi ve kurmay subayı olarak Orduya katıldı.1908’de Almanya’da kurslara katıldı. Hareket Ordusunda öncü bölüğü komutanlığında bulundu. Balkan Savaşlarında çarpıştı.
1914’te Harbiye (Milli Savunma) Nezareti başyaverliğine getirildi. Bõylece ünlü Enver Paşa’nın Birinci Dünya Savaşı sırasında en yakın görevlisi oldu. Bir aralık Harbiye Nezareti müsteşar yardımcılığında da bulundu. Kurtuluş Savaşında Doğu Cephesi Kurmay Başkanlığı ( 1920), Milli Savunma Ordusu Dairesi Başkanlığı ( 1921 ) ve III. Kafkas Tümeni komutanlığı ( 1922) görevlerinde bulundu. Başkumandan savaşında başarılar kazandı. Kazım Orbay 1925’de Genelkurmay İkinci Başkanlığına getirildi ve korgeneralliğe yükseltildi.1928-1929 yıllarında Afgan Krallığı Genelkurmay Başkanlığını da yaptı. Yurda dönünce Ordu üst kademelerinde çalıştı. 1935’de orgeneralliğe yükseltildi.1944-1946 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulundu. (Fevzi Çakmak’tan sonra ikinci Genelkurmay Başkanımız) Kâzım Orbay Askeri Şura üyeliğinde bulunurken 1950’de emekliye ayrıldı. Temsilciler Meclisi başkanlığından sonra 1961’de senatör seçildi. Ankara’da 1964 yılında vefat etti.
Suat Hayri Ürgüplü
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Suat Hayri Ürgüplü 13 Ağustos 1903 tarihinde Şam’da doğdu. Galatasaray Lisesinden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1926 yılında bitirdi. Çeşitli devlet hizmetlerinde bulundu. Türk-Yunan Ahali Değiş-Tokuşu mahkemelerinde çalıştı.
İstanbul Ticaret Mahkemesi yargıçlığında bulundu (1929-1932). 1939 ve 1943’te Kayseri Milletvekili seçildi. 2. Saraçoğlu kabinesinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu. 1950’de tekrar parlamentoya dõndü. 1952 yılına kadar Kayseri Milletvekilliği yaptı. Avrupa İstişari Meclisi’nde başkan yardımcılığı görevinde bulundu.
1952’de parlamentodan ayrılarak Bonn Büyükelçiliği‘ne getirildi. 1955’te Londra, 1959’da Washington, 1960’da ise Madrit Büyükelçiliğine atandı. 1961 seçimlerine katılarak Kayseri Senatörü seçildi. Cumhuriyet Senatosunun ilk başkanı oldu. Bu görevi tamamladıktan sonra 1965 yılında partilerüstü hükümetin başkanlığını yaptı. 1966’da kontenjan senatörü seçildi. 1972’ye kadar bu görevde kaldı.
Görev Süresi: 29. T.C. Hükûmeti 20.02.1965 – 27.10.1965
Fransızca, İngilizce ve Almanca bilen Suat Hayri Ürgüplü, evli ve 1 çocuk babasıdır. Ürgüplü, 1981 yılında İstanbul’da vefat etti.

İsmet İnönü, Başbakan Suat Hayri Ürgüplü ile

Suat Hayri Ürgüplü, Belediye binası önünde halka seslenirken – Ankara

İsmet İnönü – Suat Hayri Ürgüplü
John Kerry
Cumartesi, Haziran 30th, 2012ABD Başkanlık Seçimleri Demokrat Parti Adayı John Kerry
John Kerry 11 Aralık 1943’de Colorado, Denver’de Fitzsimmons Askeri Hastahanesi’nde doğdu. Babası Richard, II. Dünya Savaşı’nda DC-3’leri uçurmak için Hava Kuvvetleri’ne gönüllü olarak katılanlardandır. Babası, bir tüberküloz nöbetine yakalanmış ve Kerry’nin doğumuyla birlikte aile Massachusetts’teki evlerine geri dönmüşlerdi.
Yale Üniversitesi’nde eğitim gören Kerry ardından Donanma’ya katıldı ve Hızlı Bot Subayı olarak Vietnam’da Mekong Delta’sında hizmet verip, birçok madalyalar aldı. Vietnam’dan döndükten sonra, Washington’dakilerin Vietnam savaşı ve savaşanların sırtından güç kazandıklarını gördü ve bu durumu sorgulamaya başladı. Amerikalı Vietnam Gazileri’nin önderliğini ve Savaş Karşıtı Amerikan Gazileri’nin sözcülüğünü yaptı. Henüz 27 yaşındayken, Amerikan halkının sessiz çoğunluğunun duygularını dile getirdi ve bunu Senato Dış İlişkiler Komitesi’ne kadar taşıdı.
Bir süre hukukçu olarak görev yapan ve aynı ideallerin mücadelesini veren Kerry, 1982’de Vali Vekilliğini kazandı ve 1984 yılında Birleşik Devletler Senatosuna girdi. Senatörlüğü süresince, birçok skandalın üzerine giden Kerry,1990 ve 1996’da ünlü Cumhuriyetçi Vali William Weld’i yenilgiye uğratarak yeniden seçildi. 2002’de dördüncü kez Senato’ya giren Kerry, eğitim, çocuk sorunları, ekonominin güçlendirilmesi, yüksek teknolojiye dayalı yeni ekonomik gelişme, çevrenin korunması ve Amerika’nın dünya ölçeğindeki dış ilişkilerinin iyileştirilmesi konularında çalışmalar yaptı.
John Kery’nin politik yükselişinde, 1993 yılında evlendiği Teresa Heinz Kerry’nin önemli bir payı var. Mozambik doğumlu olan Teresa, 5 dili akıcı bir şekilde konuşuyor ve iyi bir insan hakları savunucusu ve sanat destekçisi olarak tanınıyor.
1966 yılında senatör John Heinz ile evlenen Kerry’nin, 3 çocuğu oldu ve eşini 1991 yılındaki bir uçak kazasında kaybetti. Gönüllü kuruluşlarda büyük başarılar kazanan, dünyadaki kadınlar ve çocukların eğitim ve sağlık sorunları ile insanlık yararına çalışmaları sebebiyle çok sayıda ödüller alan Teresa ile Kery’nin iki kızları var.
Benedetto Croce
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Benedetto Croce 25 Şubat 1866da İtalyada doğdu. On yaşından sonra sert bir Katolik eğitimine tabu tutulur, on yedi şayında iken Ischiada meydana gelen yer sarsıntısında annesini, babasını ve kardeşlerini kaybeder ve hayatta yapayalnız kalan B. Croce, amcasının yanına Romaya gider.
1886dan sonra Roma ve Napoli Üniversitelerinde ilkin edebiyat ve tarih, sonra da felsefe eğitimi görür. Almanyaya, İspanyaya, Fransaya geziler yapar ve 1900den sonra Napoliye yerleşir. Bir süre sonra Napoli Üniversitesine profesör olur. 1903ten itibaren ünlü La Critica dergisini çıkarır.
1910da İtalyan Paralmentosuna senatör olur. İkinci Dünya Savaşı sırasında faşistler tarafından Sorrentoda interne edilir.ingilizler tarafından İtalya çıkartması sırasında kurtarılır. 1944te Devlet Bakanı olur, İtalya Liberal Partisi şefliğini yapar, 1947de Napolide kendi evinin, Piano Nobilenin geniş salonlarında İtalyan Tarih Araştırmaları Enstitüsü kurar ve bu enstitü 50.000 ciltlik bir kitaplığı içine alır. Yaşamının son günlerine kadar B. Croce bu kitaplıkta çalışır.
1952de Napolide ölür.
YAZI HAYATI
On altı yaşında Il primo passo adlı, Virgilius ve Dante üzerine dört makale yayınlar. 1883-87de Juvenilia, 1799 Napoli İhtilali, XVIII. Yüzyıldan Hikayeler ve Çehreler, Tarihi Meraklar ve 1889-90da Napoli Tiyatroları adlı eserlerini yayınlar.
1890 yılında Viconun Yeni Bilim adlı eserini okur; bir yandan bu eserin eütkisi ile bir yandan da De Sanctisin yazılarının etkisi ile Alman estetikini incelemeye geçer ve bu inceleme sonunda B. Croce için yeni bir problem alanı doğar: Tarih problemi ile sanat problemini bir birine bağlamak. 1893 yılında bu düşüncesini Genel Sanat Kavramkına İndirgenmiş Tarih adlı eserinde somutlaştırır. Bu, B. Crocenin söylediği gibi, Kendi kendinin objektivleşmesidir.
Tarih ve sanat problemlerinin birbirine bağlanması, Croce felsefesi için temel noktalardan biri olup, bu onun felsefe sisteminin ana çizgilerinden biri olur. Ve 1898de Estetikinin planını, yine bu düşünce yönünde yapar. Bir yıl sonra da adı geçen eserini, bu plana göre yazmaya başlar. Ancak, 1902de Estetik, şöyle bir başlık altında yayınlanır: İfade Bilimi ve Genel Lingüistik Olarak Estetik. Aynı yıl La Critica adlı dergiyi yayınlamaya başlar.
Estetik, B. Croceyi problenlere ve yeni eserlere götüren bir köprü ödevi görür. B. Crocenin ereği, sağlam bir sisteme varmaktır. Böyle bir sistem yolunda yaptığı çalışmaları, 1903-1910 yılları arasında Tin Felsefesi etrafında çarkeder. 1905de Lojikinin ilk planı ortaya çıkar: Salt Kavram Bilimi Olarak Bir Mantığın Temel Çizgileri. 1906da Hegel üzerine bir kitabı, 1907de ahlak felsefesi ile ilgili bir kitabı yayınlanır: Hukuk Felsefesinin Ekonomiye İndirgenmesi ve bir yıl sonra da aynı yönelge içinde Ekonomi ve Ethik Olarak Pratik Felsefe adlı eserini yayınlar. 1910da Salt Kavram Olarak mantık Çıkar. Aynı yıl içinde Estetik Problenmelini, 1911de Giambattista Viconun Felsefesinin, 1912-1913de Tarih yazımı Teorisini ve yine aynı yıl için Texas Houston Üniversitesinde Rice-Enstitüsünün açılış münasebeti ile Estetik Brevieri yazar. Bunların yanısıra Giovanni Gentile ve Fausto Nicolini ile birlikte Modern Felsefenin Bölümleri ve İtalyanın Yazarları yayınlar. Yine 1903-10 arasında Kritik Araştırmalarını yayınlar. Felsefe tarihi ile ilgili olarak Hegel Üzerine Denemelerini yayınlar.
1915 yılında B.Croce, geriye, gençlik döneminde yazdığı eserleri kritik bir gözle yeniden ele alır. Onları düzeltir, düzenler, kısacak onlarla bir çeşit hesaplaşır. Nitekim aynı yıl içinde yazmış olduğu Kendi Kendimi Tenkiti de bunu gösterir. Ancak, bu kitap 1918de yayınlanır. 1918de Goethe Üzerine, Dantenin Şiiri, 1921de Aristo, Shakespeare ve Corneillei, Ethik Fragmentleri, 1924te Napoli Krallığı Tarihini, 1925de Politikanın Elemanlarının, 1927de Eski İtalyanın İnsanlarını yayınlar. Bu yayın etkinliği hayatının sonuna kadar sürer. Bütün bu çeşikli yayınlar içinde B. Crocenin asıl etkinliği, iki ana problem etrafında toplanır: Bunlardan biri tarih, öbürü de sanattır.
Ord. Prof.Ali Fuat Başgil
Cumartesi, Haziran 30th, 2012İlkokulu Çarşamba’da, Ortaokulu İstanbul’da bitirdi. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması sebebiyle lise tahsilini yarıda bırakarak yedek subay teğmen rütbesiyle askerlik görevine başladı. 4 yıl Kafkas Cephesi’nde savaştı. 1918’de Fransaya giderek Lise tahsilini tamamladı. 1921 yılında Paris’te Hukuk Fakültesi’nde üniversite tahsiline başladı. Boğazlar Meselesi konulu tezi ile Doktor ünvanını kazandı. Ayrıca Paris Siyâsî Bilimler Yüksek Okulu ile Sorbon Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’nden diploma aldı. Lahey Devletler Hukuku Akademisi’nin kurslarına katıldı. Burayı bitirip sertifikasını aldıktan sonra 1920’de Türkiye’ye döndü. Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurumu’na Genel Müdür Yardımcısı olarak tâyin edildi. 1930 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nde açılan imtihanı kazanarak Doçent oldu. Bir yıl sonra Profesörlüğe yükseldi. İstanbul Üniversitesi’nin kurulması üzerine Anayasa Hukuku derslerini okutmak üzere bu üniversiteye geldi. Bu görevi sırasında Mülkiye Mektebi’nde hocalık, İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi’nde müdürlük yaptı. 1937’de Hatay Cumhuriyeti’nin Anayasası’nı hazırladı. 1939 yılında Ordinaryüs Profesör oldu. Türkiye’de ilk defa İş Hukuku derslerini ihdas etti, müfredat programını hazırladı ve hocalığını yaptı. 1938 – 1942 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı idi. 1947yılında Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti’ni kurdu. 1952’de Pakistan’da, 1959’da Ürdün’de toplanan İslâm Kongreleri’nde ve 1959’da Almanya’da toplanan Hukuk Kongresi’nde Türkiye’yi temsil etti.
27 Mayıs 1960 İhtilâli’nden sonra, Milli Birlik Komitesi tarafından, 147 öğretim üyesi içerisinde üniversiteden uzaklaştırıldı. Daha sonra 147’lerin özel bir kanunla üniversiteye dönmelerine imkân sağlanmasına rağmen Başgil, konuyu bir haysiyet meselesi olarak kabul ettiğinden dönüş hakkını kullanmadı. 10 Nisan 1961’de emekliliğini istedi ve politikaya girdi.
15 Ekim 1961’de Adalet Partisi Samsun listesinden bağımsız aday olarak Cumhuriyet Senatosu üyesi seçildi. Türkiye Büyük millet Meclisi’nin açılmasından sonra Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koydu. Bazı baskılardan dolayı adaylıktan çekildi ve bunun akabinde de Cumhuriyet Senatosu üyeliğinden istifası istendi.. Daha sonra, “Politikanın mizacına uygun olmadığı gerekçesiyle istifa ettiğini” açıklayarak konuyu kapattı. Yurt dışına giderek Cenevre Üniversitesi’nde Türk Tarihi ve Türk Dili Kürsüleri’nde başkan olarak görev yaptı.
1965 yılında, yaş haddinden emekliye ayrılarak Türkiye’ye geldi. 17 Nisan 1967’de vefât etti. Kabri, İstanbul’da Karacaahmet Mezarlığı’ndadır.
Ordinaryüs Profesör Doktor Ali Fuat Başgil, hayatı boyunca ilmin haysiyetini ve şahsî vakarını korumasını bilmiş, bir Anayasa hocası ve hukuk adamı olarak gerektiğinde kanaatlerini sözlü ve yazılı olarak açıklamıştır. Siyâsî, sosyal ve hukukî sahalarda pekçok eser yazdı. Din ve laiklik konularındaki, 27 Mayıs Ihtilâli hakkındaki görüşleri büyük ilgi uyandırmıştır.
Salih Hulusi Kezrak
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Salih Hulusi Kezrak 1864 yılında doğdu. Ali Rıza Paşa’dan sonra, 8 Mart 1920’de sadrazam oldu. 2 Nisan 1920’de bu görevden ayrıldı. Yerine, Damat Ferit Paşa atandı. Bahriye Nazırı olarak 1919’da Atatürk’le Amasya Görüşmesini yaptı. Burada bir protokol imzalandı. Daha sonrada, Atatürk’le Bilecik’te yapılan konuşmalarda üye olarak bulundu. Üç ay süre ile Ankara’ya götürüldü. İstanbul’da görev almayacağı konusunda verdiği söz üzerine İstanbul’a gitmesine izin verildi. 1939 yılında öldü.
Çandarlı Kara Halil Paşa
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Çandarlı Kara Halil Paşa, Karaman’da Sivrihisar kazasına bağlı Çendere köyünden, Ali adlı bir kişinin oğluydu. Asıl adı Halil olup, Kara ve Karaca lakabıyla, vezirliği sırasında da Hayreddin ünvanı ile anılmıştır.
Osman Gazi’nin son yıllarında Orhan Beyin, babasına vekalet ettiği tarihlerde Şeyh Edebali’nin tavsiyesiyle Bilecik kadısı oldu. Kara Halil Efendinin bu kadılığı sırasında gerçekleştirdiği en önemli hizmet, muntazam bir askeri ocak olan “yaya” teşkilatını düzenlemiş olmasıdır. Çandarlı Kara Halil Paşa, İznik’in fethinden sonra Orhan Gazi tarafından İznik kadısı tayin edildi. 1348’de devletin yeni merkezi Bursa’ya kadı oldu.
Sultan Murad Hüdavendigar’ın tahta çıkmasından sonra, kendisine en yüksek şer’i ve hukuki bir makam olarak yeni ihdas edilen, kazaskerlik görevi verildi. Bundan sonra kazaskerlerin padişahla birlikte seferlere katılması kanun haline geldi.
Acemi Ocağı ile Yeniçeri Ocağı’nın kurulması da Kara Halil Efendi’nin bu hizmet döneminde gerçekleşti. Ayrıca Karamanlı Molla Rüstem ile birlikte Osmanlı maliyesinin teşkilatlanmasında önemli rol oynadı. İlk defa vezirlikle birlikte beylerbeyi, yani ordu kumandanlığı görevini de bir arada yürüttü. Halil Hayreddin Paşa daha sonra Selanik, Manastır ve Ohri şehirlerini de ele geçirdi.
Arnavut prensleri arasındaki mücadeleler sırasında Osmanlı orduları 1386’da Kroya ve İşkodra’ya kadar ilerledi. Ancak Sultan Murad Hüdavendigar’ın, Halil Hayreddin Paşa’yı Balkanlar’da bırakıp, oğlu Ali Paşa ile birlikte Karamanoğlu seferine çıkmaya hazırlandığı sırada, Halil Paşa’nın Yenice-i Vardar’da hastalandığı kısa bir süre sonra da Serez’de öldüğü haberi geldi. Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa iyi bir teşkilatçı ve devlet adamı olmasının yanında hayır işleriyle de ilgilendi.
Ahmet İzzet Paşa
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Sadrazamlığı sırasında Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalayan Ahmet İzzet Paşa, Ahmet Tevfik Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırı olarak görev aldı. Mustafa Kemal ile Bilecik görüşmesini yaptı. Bilecik’ten Ankara’ya gelen Paşa, Mustafa Kemal’e, daha sonra kurulacak olan İstanbul Hükümetlerinde görev almayacağına dair söz vermesine rağmen sözünde durmadı. İki tarafı memnun etmeye çalıştığını sanan Paşa, halife taraftarlığını hayatının sonuna kadar korudu.
Koca Sinan Paşa
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Koca Sinan Paşa 1520 yılında Arnavutluk’ta doğdu. Küçük yaşta devşirme olarak saraya alınan Sinan Paşa, Kanuni Sultan Süleyman’ın Çaşnigirbaşılığına kadar yükseldi. Malatya Sancakbeyliği ile saraydan ayrıldı. Kastamonu, Gazze ve Nablus Sancakbeyliklerinde bulundu. Erzurum, Halep ve Mısır’da beylerbeylik görevini yaptı. Yemen’de çıkan isyanı bastırıp “Yemen Fatihi” olarak ün kazandı. 1504 yılında Tunus’un fethini tamamladı. İran’a savaş açılmasını savundu. Sokullu Mehmed Paşa’nın karşı koymasına rağmen, bu isteği kabul edildi. İran savaşının ikinci yılında ölen Mustafa Paşa’nın yerine İran serdarı oldu. Sokullu Mehmed Paşa’nın öldürülmesinde sonra 1580 yılında sadrazam oldu. İran savaşlarındaki başarısızlığı yüzünden serdarlıktan ve sadrazamlıktan azledildi. 4 yıl süren sürgün hayatından sonra Şam beylerbeyliğine tayin edildi. 1588 yılında ikinci defa sadrazam oldu. Kanal projelerini gündeme getirdi fakat başarılı olamadı.
1591 yılında azledilen Sinan Paşa, Malkara’ya sürüldü. 18 ay sonra Siyavuş Paşa’nın yerine üçüncü kez sadrazam oldu. Avusturya savaşlarında Tata ve Yanık kalelerini aldı. Bu sırada Osmanlı tahtına Sultan Üçüncü Mehmed’in geçmesi ile görevinden azledildi. Ancak aynı yıl dördüncü defa sadrazamlığa getirildi. Ferhad Paşa’yı idam ettirdi. Avusturya cephesi serdarlığına, oğlu Mehmed Paşa’yı getirdi. Eflak Voyvodası Mihail’in üzerine yürüyen Sinan Paşa, başarı gösteremediği için tekrar azledildi ve Malkara’ya sürüldü. 10 gün sonra tekrar sadrazam oldu. Avusturya seferine hazırlanılırken, 1596 yılında öldü.
Mehmed Emin Ali Paşa
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Mehmed Emin Ali Paşa, 1814’de İstanbul’da Mercan’da doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, Mısır Çarşısı aktarlarındandı. 1830 yılında bir aile dostunun aracılığıyla Divan-ı Hümayun kalemine girdi ve buradaki adete uygun olarak kendisine, boyunun kısalığından veya güzel tavrı ve kabiliyetinden dolayı Ali mahlası verildi.
1833’de Tercüme Odası’na girdi. 1835’te Avusturya İmparatoru Birinci Ferdinand’ın tahta çıkışını tebrik için Viyana’ya gönderilen heyette, ikinci başkatip olarak bulundu. 1837’de Petersburg’a gönderilen Mehmet Emin Ali Paşa, dönüşünde Divan-ı Hümayun tercümanlığına tayin edildi. 1838’de Londra elçisi, Reşid Paşa’nın Paris’e geçişinden sonra da maslahatgüzarı oldu. Reşid Paşa’nın takdir ve himayesini kazanan Mehmed Emin Ali Paşa, kısa zamanda yükseldi.
Devletin çeşitli kademelerinde görevler aldı. Kırım Savaşı sonunda Paris’te toplanan konferansta Osmanlı Devleti’ni temsil etti ve 30 Mart 1856 tarihli Paris Barış Antlaşması’nı imzaladı. Islahat Fermanı ve Paris Antlaşması’ndan dolayı Reşid Paşa’nın ağır eleştirilerine maruz kaldı.
Birçok kez Hariciye Nazırlığı ve Sadrazamlık görevlerinde bulunan Mehmed Emin Ali Paşa, 7 Eylül 1871’de öldü ve Süleymaniye Camiine defnedildi. Değeri öldükten sonra anlaşılan ve yokluğu hissedilen bir devlet adamı idi.
Kuyucu Murad Paşa
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Kuyucu Murad Paşa 1535 yılında doğdu. Söylentiye göre Hırvat asıllıdır. Sarayda yetişti. 1557’de Mısır valisi Mahmud Paşa’nın kethüdası oldu. Yemen Savaşı’ndaki büyük yararlıklarından ötürü, 1571’de Yemen’e beylerbeyi olarak atandı. Daha sonraki yıllarda, çeşitli sancakbeyliklerinde bulundu. Üç kez Diyarbakır valiliğine verildi. İran seferinde esir düştükten sonra kaçıp İstanbul’a gelmeyi başardı. Bundan sonra Kıbrıs, Diyarbakır ve Halep valiliklerinde bulundu.
Macaristan seferinden sonra da, bu ülkenin serdarı ve sadrazamı oldu. Sadrazamlığında olumlu işler yaptı. İran’a karşı başarı kazandı ve Anadolu’daki iç isyanları bastırdı. Barış görüşmelerinin devam ettiği bir sırada Diyarbakır’da öldü. Bir söylentiye göre düşmanları tarafından zehirlendi. Anadolu’daki isyanlarla uğraştığı sırada çok kan döktüğü ve öldürttüğü insanları kuyulara attırdığı için “kuyucu” lakabını almıştır. Aynı zamanda koyu bir dindar olup, Nakşibendi tarikatına bağlılığı ileri sürülür. İstanbul’da Veznecilerdeki türbesinde gömülüdür.
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
Cumartesi, Haziran 30th, 2012Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, 1637 yılında İstanbul’da doğdu. Köprülü Mehmed Paşa’nın ikinci oğlu, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa’nın kardeşidir. İkinci Viyana Kuşatmasını izleyen günlerde iş başına getirilmiş, aldığı köklü ve yerinde tedbirlerle İmparatorluğun yıkılmasını geçici bir süre için de olsa durdurmayı başarmıştır.
Sultan İkinci Süleyman ve Sultan Üçüncü Ahmed dönemlerine rastlayan görev süresi sadece iki yıl sürmüştür. Ağabeyi gibi çok iyi bir öğrenim görmüş, kültürlü, zeki, ileri görüşlü bir devlet adamıdır. Müderris olmuş, 1680’de vezir rütbesiyle Silistre valiliği ve Babadağı serdarlığına atanmıştır. Sultan Dördüncü Mehmed’in tahttan indirilmesinde rol oynamış, bu olaydan sonra Kandiye ve Sakız muhafıalığına atanmıştır. Avusturyalıların Serasker Recep Paşa’yı Belgrad önlerinde yenilgiye uğratmasından sonra, devletin her açıdan zor durumda olduğu bir ortamda, 1689 yılında sadrazamlığa atanmıştır.
Sadrazam olur olamaz iç karışıklıkları bastırmakla işe başlayan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, halkı ezen gereksiz vergileri ortadan kaldırmış, saraydaki değerli eşyaları darphanede paraya çevirerek maliyeyi düzeltmiş ve ordudaki asker sayısını azaltarak orduyu yenilemiştir. Avusturyalıların üzerine yürüyerek Niş, Budin ve Belgrad’ı geri almış, 1691 yılında savaş alanında şehit düşmüştür.
