Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Dilaver Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Osmanlı sadrazamlarından Dilaver Paşa, hırvat asıllı olup Enderun’da yetişti. Sırasıyla zülüflü, baltacı ve çaşnigar oldu. Bir süre Mısır’da kullar ağalığı, Deşişe nazırlığı ve cizye eminliği görevlerinde bulundu. Daha sonra İstanbul’a getirilerek sarayda çaşnigarbaşılığa tayin edildi. Bu görevde iken 1610’da Kırım Hanı Selamet Giray’ın ölümü üzerine, İstanbul’da bulunan Canı Beg Giray’la birlikte Kırım’a giderek, onun han olmasında rol oynadı.

Dilaver Paşa, 1613 yılında Kıbrıs beylerbeyliği, ardından Bağdat beylerbeyliğine getirildi. Revan Seferine katıldı. 1616’da vezirlik ünvanıyla Diyarbekir beylerbeyliğine getirildi. Bu görev sırasında vakıf ve tımar meselelerindeki haksızlıkları, eyaleti dahilindeki isyan hareketlerini ve bazı anlaşmazlıkları halletti. Sultan İkinci Osman’ın tahta çıkışından sonra Rumeli beylerbeyliğine getirilen Dilaver Paşa, beraberindeki kuvvetlerle İran seferine katıldı. Osmanlı Ordusunu yenilgisiyle sonuçlanan Serav Savaşından sonra imzalanan Serav Antlaşmasının imzalanmasında önemli rol oynadı.

Daha sonra ikinci kez Bağdat beylerbeyliği görevine tayin edilen Dilaver Paşanın görevi kısa bir süre sonra Diyarbekir beylerbeyliğine çevrildi. Lehistan savaşında, Hotin seferi sırasında Dinyester nehrine dayanan sağ kolda yer aldı. 17 Eylül 1621’de Ohrili Hüseyin Paşanın yerine sadrazam oldu.

Sultan İkinci Osman’a karşı ayaklanan asilerin idamını istedikleri kişiler arasında yer alan Dilaver Paşa, önce Sultan İkinci Osman tarafından korunduysa da daha sonra asilere teslim edildi. Asiler tarafından katledilen Dilaver Paşanın naaşı Üsküdardaki Miskinler mezarlığına defnedildi (Mayıs 1622).

Halil Hamid Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Küçük yaşlarda İstanbul’a gelmiş, katipliklerde ve Beylikçi maiyetinde çalışmıştır. Sultan I. Abdülhamid zamanında sadrazamlıkta bulunan Osmanlı Vezirlerindendir.

Babadağı’nda görev yaparken Divanı Hümayun Hocalığı rütbesini kazandı. Devlet işlerindeki başarılarından dolayı 1779 yılında Büyük Tezkereciliğe ve Dahiliye Nazırlığı görevlerine getirildi. 1780 yılında Tersane Emini ve bir sene sonra da Dahiliye Nazırı oldu. 1782’de Sadrazamlığa atandı. Daha sonra görevinden azledildi ve Gelibolu’ya sürgün edildi. Bir süre sonra Bozcaada’ya getirildi ve burada başı kesilerek öldürüldü.

Ali Rıza Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Osmanlı Sadrazamı. 1886 yılında Harbiye’yi bitirdi. 1898’de Erkânı Harbiyei Umumiye Dairesi başkanlığı, Üsküp ve Manastır valiliği ve komutanlığı yaptı. 1908’de Harbiye Nazırlığına ve Âyân Meclisi üyeliğine getirildi. Hüseyin Hilmi Paşanın sadaretinde Harbiye Nazırı, Balkan Savaşı’nda Garp Ordusu Başkomutanı oldu.

VI. Mehmet tarafından Sadrazamlığa getirildi (2 Ekim 1919). Anadolu’da gelişen Kuva-yı Milliye’cilerle anlaşmanın kaçınılmaz olduğunu görerek , Heyeti Temsiliye ile ilişki kurdu ve Salih Paşayı, Mustafa Kemal ile görüşmek için, Amasya’ya göndererek anlaşma yollarını aradı. Kuracağı kabinede Heyeti Temsiliye’nin isteklerini dikkate alacağına söz verdi. Fakat Kuva-yı Milliye’nin yönetim gücünü eline geçirmeye ve Heyeti Temsiliye’yi kaldırma çabalarına girişti. Müttefik Devletlerin baskısı karşısında istifa etmek zorunda kaldı (1920). Son Osmanlı kabinesinde Nafıa ve Dahiliye Nazırıydı (1922).

Tarhuncu Ahmed Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Saraydan yetişen Tarhuncu Ahmed Paşa, önce Mısır valisi Musa Paşa’nın, sonra da Hezapare Ahmed Paşa’nın kethüdası olmuştur. 1649’da Mısır valiliğine atanmış, bir süre sonra İstanbul’a gelerek vezirlik rütbesine yükselmiştir.

Sadrazam Gürcü Mehmed Paşa, onu kendisine rakip gördüğünden Selanik sancakbeyliğine atamıştır. Girit seferinin uzaması ve Abaza Hasan Paşa’nın ayaklanması sebebiyle, devletin mali durumu çok sarsılınca, Kazasker Hocazade Mesut Efendi’nin tavsiyesi üzerine, Tarhuncu Ahmed Paşa sadrazamlığa getirilmiştir (1652). Sadrazam olunca, Osmanlı İmparatorluğu için bazı yeni vergiler getiren bir bütçe tasarısı hazırlamıştır. Fakat devleti sağlam bir maliye temeline oturtmayı hedef tutan bu hareket, hazineyi kendi çıkarlarına kullanmaya alışık olanların işine gelmemiştir.

Tarhuncu Ahmed Paşa’ya karşı yayılan çirkin söylentilerin etkisinde kalan Sultan Dördüncü Mehmed’in buyruğu ile, 9,5 aylık sadrazamlıktan sonra öldürülmüştür (1653). Üsküdar’da gömülüdür. Tarhuncu Ahmed Paşa’nın ilk bütçe yapım tarihi 1652’dir.

Mahmut Şevket Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Mahmut Şevket Paşa V. Mehmet Reşat saltanatında 23 Ocak 1913 – 11 Haziran 1913 tarihleri arasında dört ay ondokuz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

1856 yılında Bağdat’ta doğdu. Babası Basra mutasarrıfı Kethüdâzâde Süleymân Beydir. Mahmud Şevket, ilk öğrenimini Bağdat’ta yaptı. Sonra İstanbul’a gelerek askerî okulda tahsilini tamamlayıp, 1882’de kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. Almanya’da dokuz yıl, Fransa’da bir müddet kalarak, batı kültürünü öğrendi. Bu sırada zırhlı kuleler ve ateşli silâhlar hakkında incelemelerde bulundu.

1901’de paşa olduktan sonra Mekke-i mükerreme ile Medîne-i münevvere arasında telgraf hattı döşetme vazifesiyle Hicaz’a gönderildi. Orada fazla kalmayıp, tekrar İstanbul’a döndü. 1905’te Kosova Vâliliğine getirildi. 1908’de İkinci Meşrûtiyetin îlânından sonra, Üçüncü Ordu komutanlığına, kısa bir müddet sonra da Rumeli Vilâyeti Müfettiş-i Umûmiliğine getirildi. 31 Mart Vakası üzerine toplanan ve Hareket Ordusu adı verilen birliklerin başına geçerek, İstanbul’a geldi.

Sultan Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesinde önemli rol oynadı. İstanbul’a hâkim olduğu bu sırada örfî idâre îlân ederek, suçlu-suçsuz demeden İttihatçılara ve kendisine muhâlif pek çok kimseyi îdâm ettirdi. Etrafında topladığı pek çok Balkan çetecisiyle saraya girerek, kıymetli eşyâları yağmaladı. Hazineyi, asırlardan beri toplanmış olan kıymetli yâdigârları ve dünyânın en zengin kütüphânelerinden olan saray kitaplığını yağma ettirdi.

Abdülhamid Hana düşmanlığıyla tanınan Tevfik Fikret bile bu yağmaya dayanamayıp “Hân-ı Yağma” adlı şiirini yazdı. Netîcede Mahmud Şevket Paşa, 1909’da kurulan Hakkı Paşa kabinesinde harbiye nâzırı oldu. 1911’de  Türk Ordusunda Hava Sınıfının kurulmasına öncülük yaptı.

Fakat hizmet ettiği İttihat ve Terakkî Partisinin baskısı ile çok geçmeden, istifâ etti. Balkan Harbi sırasında Alasonya ordu komutanlığına getirildiyse de, bu vazifeyi kabul etmedi. Bu durum, o zamanki aydınlar arasında îtibârını gölgeledi. Balkan Harbinin en şiddetli zamanında, siyâsî menfaat düşüncesi ile yapılan Bâbıâlî Baskınından sonra, Enver Beyin telkini ile 23 Ocak 1912’de sadrâzam oldu. Ancak, Mahmud Şevket Paşanın bu büyük nüfuzu ve kendi başına hareketleri parti içinde kendisine karşı muhâlif bir grubun doğmasına yol açtı. Nitekim Paşa, 11 Haziran 1913’te arabasının içinde tabanca ile vurularak öldürüldü. Suikastın esâsı aydınlanmamış, fakat bundan istifâde eden İttihatçılar, muhâliflerini asma fırsatını bulmuşlardır.

Mahmud Şevket Paşa, Arapça, Almanca ve Fransızca bilirdi. Askerî konular ile cebir, geometri üzerine yazdığı kitapları vardır. Devlet-i Osmâniyye’nin Bidâyet-i Te’sisinden Şimdiye Kadar Osmanlı Teşkilâtı ve Kıyâfet-i Askeriyye adlı eseri üç cilt olup, yayınlanmıştır.

Damat İbrahim Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Damat İbrahim Paşa Bosna’da doğdu. Küçük yaşta Enderun’a alındı burada yetişerek Silahdarı Şehriyari oldu. 1579 yılında Diyarbekir, 1581 yılında Şam, 1583’de Mısır valiliklerinde bulundu. Bir yıl dört ay sonra, yerine Mısır defterdarı Sinan Efendi’yi vekil bırakarak İstanbul’a geldi. 1584’te Ayşe Sultan ile evlendi. 1587’de Kaptan-ı Derya, 1588’de üçüncü vezir oldu. Daha sonra ikinci vezirliğe ve sadaret kaymakamlığına getirildi.

1595 yılında sadrazam oldu. Eğri seferi sırasında görevinden azledildiyse de ikinci defa sadrazamlığa geldi. Serdar-ı Ekrem’de olan Damad İbrahim Paşa, 29 Haziran 1601’te savaş sırasında vefat etti. Gazi, adil, iyiliksever, alçakgönüllü ve kerem sahibiydi. Tedbirli bir kimse olan Damat İbrahim Paşa savaş kaybetmemiştir. Mezarı İstanbul Şehzade camiindedir.

Damat Ferit Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1853 yılında İstanbul’da doğdu. Paris, Berlin, Petersburg ve Londra elçiliklerinde çalıştı. Londra elçiliğine tayin edilmediği için Şûrayı Devlet üyeliğinden çekildi. 1908’den sonra Ayan Meclisi’ne, 1919 Mart’ında da Tevfik Paşa’nın yerine sadrazamlığa getirildi; aynı zamanda Hariciye vekiliydi. İzmir’in işgal edilmesi, Paris Barış Konferansı’nda isteklerinin kabul edilmemesi üzerine iki kere istifa etti. Bu arada yurt dışına kaçan İttihatçıları idama mahkum ettirdi.

21 Temmuz 1919’da tekrar kabineyi kurduktan sonra, Kuva-yı Milliye’yi dağıtmak için Kuvay-i İnzibatiye’yi kurdu. Buna karşılık Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen tepkiler karşısında istifaya zorlandı. 5 Ekim 1920’de 4. defa sadrazamlığa getirildi. Kabineyi yenilemek üzere 11 Nisan 1920’de istifa etti. 31 Temmuzda tekrar sadrazamlığa geldi ve bu dönemde Sevr Antlaşması’nı imzaladı. Fakat İstanbul Hükümeti ile TBMM’nin uzlaşmasına engel olduğu için İngilizlerin baskısı ile 17 Ekim 1920’de görevinden ayrıldı. 1922 yılında yurtdışına kaçtı ve 1923 yılında Fransa’nın Nice kentinde öldü.

Silahdar Ali Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Silahdar Ali Paşa, 1667’de Sölöz’de doğdu. Sirke Osman Paşa’nın aracılığı ile saraya girdi. Enderun’da öğrenim gördü. Çorlulu Ali Ağa’nın hizmetine giren Silahdar Ali Paşa, gizli ilimlere ve sihire olan ilgisi dolayısıyla Sultan İkinci Mustafa’nın saltanatında sırkatibi olarak nüfus kazandı. Silahdar Ali Paşa, Sultan Üçüncü Ahmed’in tahta çıkmasından sonra rikabdar, aynı yıl çuhadar ve 1704’te silahdar oldu. İkinci vezirlik görevi ile Kıbrıs eyaletine gönderilen Silahdar Ali Paşa, saraya yakınlığı dolayısıyla Çorlulu Ali Paşa, Köprülüzade Numan Paşa, Baltacı Mehmed Paşa, Gürcü Yusuf Paşa, Abaza Süleyman Paşa ve Kaptan İbrahim Paşa’nın sürgün edilmelerine ve öldürülmelerine sebep oldu.

1713’te sadrazamlığa yükseldi. Önce, Ruslarla olan anlaşmazlıkların halledilerek, barışın sağlanmasına çalıştı. Silahdar Ali Paşa, içte ve dışta aldığı tedbirlerle güçlendikten sonra Karlofça Antlaşması’nın zararlarını gidermek amacı ile Venedik’e savaş ilan etti (1714). Bu seferin serdarlığına seçilen Sadrazam Ali Paşa, orduyla İstanbul’dan hareket ederek (1715) Mora’ya geldi, buradaki kaleleri, Ege denizinde Venediklilerin elinde bulunan bazı adaları ve Girit’te Suda ve Spirna Longa kalelerini aldı. Ertesi yıl Avusturyalılar ve Venedikliler arasında bir antlaşma yapıldı.

Bu olay üzerine Avusturya’ya da savaş ilan etti. Silahdar Ali Paşa ilkbaharda Avusturya seferine çıktı. Türk ordusu ile Prens Ojen komutasındaki Avusturya ordusu arasında Petervaradin’de yapılan savaşta Osmanlı ordusu bozguna uğradı. Savaş sırasında, 5 Ağustos 1716 günü, alnından vurulan Silahdar Ali Paşa, Karlofça’ya götürülürken yolda şehit oldu.

Köprülü Mehmed Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Köprülü Mehmed Paşa, Osmanlı tarihinin en sarsıntılı döneminde iş başına geçip, 35 yıl devleti başarıyla yöneten Köprülü soyundan gelmiş, büyük sadrazamlardan ilkiydi. Samsun’un ilçesi Vezirköprü’de doğdu. İktidarının ilk yıllarında çok fazla kan dökmüş olmakla beraber, memleketin içinde bulunduğu karışık durum, yaptıklarına hak verilmesini sağlamıştı. Padişahla anlaşarak yaptığı akit sonrası 75 yaşında sadrazam oldu.

Devletin iç işlerini düzenledikten sonra, güçlü bir donanma oluşturarak Çanakkale ağzını tutmuş, Venedik deniz kuvvetlerini yenilgiye uğratıp boğazı açmıştır. Bozcaada ve Limni’yi kurtardı. İsyan eden Erdel Beyini yola getirdi. Anadolu’daki Abaza ayaklanmalarını bastırıp, vilayetleri gözü dönmüş zorbalardan temizleyip iç düzen ve güvenliği sağladı. Bütçe sorunlarını ele alıp, bu konuda yolsuzluğu görülen kişileri ortadan kaldırdı. Avrupa devletleriyle yeni bir savaşa hazırlandığı sırada, 1661’de Edirne’de öldü. Vasiyeti gereği yerine oğlu Fazıl Ahmet Paşa getirildi.

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa 1635 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Köprülü Mehmet Paşa’nın vasiyeti üzerine, Sultan Dördüncü Mehmed tarafından sadrazamlığa getirildi ve 15 yıl bu görevde kaldı. Çok iyi bir öğrenim gören Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Erzurum ve Şam valiliklerinde bulundu. Sadrazam olduktan sonra ilk iş olarak Avusturya üzerine sefere çıktı. Avusturya’yı barış yapmaya zorlayan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, 21 yıldır alınamayan Girit’in fethine yöneldi. Kandiye kalesini alarak, Girit’i Osmanlı topraklarına kattı. Daha sonra padişahla birlikte Lehistan seferine çıkan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Bucaş Antlaşmasıyla Podolya’yı Osmanlı ülkesine katarak yurda döndü.

15 yıllık sadrazamlığı sırasında ülkesini eskisinden daha güçlü bir hale getiren bu büyük sadrazam, sefer hazırlığı yaptığı sırada, 1676 yılında Edirne’de vefat etti. İstanbul’da Çemberlitaş karşısında, babası Köprülü Mehmed Paşanın yanına gömüldü.

Alemdar Mustafa Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Alemdar Mustafa Paşa 1765 yılında Hotin’de doğdu. Babası Rusçuk yeniçerilerinden Hacı Hasan Ağa’dır. Önce Yeniçeri Ocağına intisap etti. Daha sonra Rusçuk’ta hayvancılık ve ziraatla uğraşmaya başladı. Bu sırada yörenin en güçlü ayanı olan Tirsinkli İsmail Ağa’nın hizmetine girdi. Rumeli ayanlarından asi Pazvandoğlu’na karşı verilen mücadelede gösterdiği başarılar üzerine çeşitli rütbeler alarak ismini duyurmaya başlayan Alemdar Mustafa Paşa, Pazvandoğmu’nun, önde gelen adamlarını ele geçirmesi üzerine, kapıcıbaşılık rütbesi ile taltif edildi. Bir müddet sonra da Hezargad ayanlığına tayin edildi. Tirsinkli İsmail Ağa’nın ani ölümü, Alemdar Mustafa Paşa’nın hayatında bir dönüm noktası oldu. Rusçuk’a gelen Alemdar Mustafa Paşa “ayanlar ayanı” seçildi.

Merkezi hükümet, istemeyerek de olsa Tirsinki’nin kontrolündekinden daha büyük bir bölgeyi, onun hakimiyetine vermek zorunda kaldı. Aynı yıl başlayan Osmanlı-Rus savaşında Alemdar Mustafa Paşa çok büyük yararlılıklar gösterdi. Bu sırada patlak veren Kabakçı Mustafa isyanı sonunda, birçok ıslahata imza atmış olan Sultan Üçüncü Selim tahttan indirilerek, yerine Sultan Dördüncü Mustafa çıkarıldı. Alemdar Mustafa Paşa bu isyana karşı çıktı. Sultan Üçüncü Selim’in öldürüleceğini haber alan Alemdar Mustafa Paşa, alelacele İstanbul’a gitti. Ancak Sultan Dördüncü Mustafa’nın emri ile eski padişah Sultan Üçüncü Selim katledildi. Bu sırada ancak Şehzade Mahmud kurtarılabildi ve tahttan indirilen Sultan Dördüncü Mustafa’nın yerine tahtta geçirildi.

Bu arada sadrazam seçilen Alemdar Mustafa Paşa, ilk iş olarak Sultan Üçüncü Selim’in katillerinin cezalandırılmasını sağladı. Alemdar Mustafa Paşa’nın dört ay süren sadrazamlığı sırasındaki en önemli icraatları Sened-i İttifak‘ı imzalatması ve kaldırılmış olan Nizam-ı Cedid‘in yerine Sekban-ı Cedid askeri ocağını kurması oldu. Her şeye hakim görünen Alemdar Mustafa Paşa, tedbiri elden bırakmak ve yeniçeri tehlikesini küçümsemek gibi iki önemli hata yapınca, 15 Kasım 1808 gecesi büyük bir isyan patlak verdi. Alemdar Mustafa Paşa, kuşatılan köşkünde mahsur kaldı. Yardımın da gecikmesi üzerine umudu kalmayan Alemdar Mustafa Paşa, cephaneliği ateşe vererek, hem kendisinin hem de isyancıların bir kısmının ölümüne yol açtı. Cesedi zorbalar tarafından Yedikule dışında kör bir kuyuya atılan Alemdar Mustafa Paşa’nın, kemikleri Yeniçeri Ocağının ilgasından sonra oradan çıkartılarak Yedikule surları civarına gömüldü. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra da Zeyneb Sultan Camii haziresine nakledildi.

Sokollu Mehmed Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Kanuni Sultan Süleyman, Sultan İkinci Selim ve Sultan Üçüncü Murad devirlerinde sadrazamlıkta bulunan Sokollu Mehmed Paşa 1506 yılında Bosna civarında Sokoloviç kasabasında doğdu. Devşirme çocuklar arasında Edirne sarayına getirildi. Türk ve Müslüman kültürü ile yetiştirildi.

Saraydan kapıcıbaşılıkla çıkarak Barbaros Hayreddin Paşa‘nın ölümü üzerine Kaptanı Derya ve bir süre sonra Rumeli Valisi oldu. Bu sıralarda ilk büyük başarısına, Tameşvar kalesinin fethi ile ulaştı. Bu başarı üzerine kendisine vezirlik verildi. 1561’de üçüncü vezir iken, Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu ve Sultan İkinci Selim‘in kızı Esmehan Sultan ile evlendi.

İkinci Vezir iken Semiz Ali Paşa’nın ölümü üzerine, 1564’te sadrazamlığa getirildi. Bu tarihten ölümüne kadar Osmanlı devletinin idaresini elinde tuttu. Kanuni Sultan Süleyman’ın son seferi olan Zigetvar kalesi fethini, padişah öldükten sonra o idare etti. Kanuni Sultan Süleyman’ın yerine padişah olarak Sultan İkinci Selim’i tahta çıkarmayı başardı.

Bu padişah döneminde sürekli sadrazamlıkta kaldı ve devlet işlerini idare etti. Don ve Volga ırmakları arasında bir kanal açma düşüncesini gerçekleştiremedi. Süveyş Kanalını da açmayı düşünen Sokollu Mehmed Paşa, bu amacını gerçekleştirmek için Sudan’ı zaptetti.

Devlet teşkilatı içinde önemli düzenlemeler yapan Sokollu Mehmed Paşa, 1579 yılında öldürüldü ve Eyüp’te defnedildi.

Karamani Mehmed Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Karamani Mehmed Paşa, Mevlana’nın torunlarındadır. 1458’de vezir, 1464’te nişancı, 1478’de sadrazam oldu. Fatih Kanunnamesi’nin hazırlanmasında önemli rol oynadı. Nişani takma adı ile düz yazılar ve şiirler de yazan Karamani Mehmed Paşa’nın en önemli eseri “Osmanlı Sultanları Tarihidir”. Fatih Sultan Mehmed’in ölümünden sonra, Cem Sultan’ı tahta çıkarmak istedi, ancak Sultan İkinci Bayezid taraftarlarınca öldürüldü. Mezarı, Kumkapı’daki Karamani Mehmed Paşa Caminin avlusundadır.

Mithat Paşa

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

18 Ekim 1822’de İstanbul’da doğdu. Çocukluğunu İstanbul’da ve babasının naip olarak bulunduğu Vidin ve Loveç’te (Lofça) geçirdi. Özel eğitim gördü. 1834’te Divan-ı Humayün kaleminde görev aldı. Burada kendisine Midhat mahlası verildi. Daha sonra Arapça ve Farsça öğrendi. Divan-ı Humayün’ün görevlerini üstlenen Meclis-i Vükela’nın katipleri arasında yer aldı. 1840’ta Sadaret Mektubi Kaleminde yer aldı. 1842-46 arasında tahrirat katibi yardımcısı olarak Şam ve Sayda’da, 1846’dan sonra divan katibi olarak Konya ve Kastamonu’da görev yaptı. 1849’da İstanbul’a dönerek Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’de Mazbata Kalemi katibi, ertesi yıl serhalife oldu. 1852’de Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’nin Anadolu Kalemi’nin ikinci katipliğine atandı. 1854’te sadrazam olan Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa tarafından Rumeli’de yaygınlaşan isyan ve eşkiyalık olaylarını bastırmak gibi, yerine getirilmesi güç bir işle görevlendirildi. Bulgaristan’da düzeni sağladıktan (1857) sonra, Avrupa’nın başlıca kentlerini kapsayan altı aylık bir inceleme gezisine çıktı. İstanbul’a dönüşünde Serasker Rıza paşa ile birlikte Kuleli Olayı(1859) olarak bilinen ve Abdülmecid’i devirmeyi amaçlayan suikast girişiminin soruşturmasını yürütmekle görevlendirildi. Kıbrıslı Mehmed Emin Paşa’nın ikinci sadrazamlığı sırasında, 1861’de vezir rütbesiyle Niş Valiliğine atandı. Başarılı reformlarından dolayı, Abdülaziz tarafından uygulamaları doğrultusunda genel bir reform programı hazırlamakla görevlendirildi. 1864’te Silistre, Vidin ve Niş’in birleştirilmesiyle oluşturulan Tuna Vilayeti’nin başına getirildi ve Osmanlı idari düzenini yeniden belirleyen Vilayet Nizamnamesi’nin uygulanmasına (1864-67) öncülük etti. Vilayet merkezinden köylere kadar yeni meclisler, bayındırlık, fen ve eğitim işlerine bakacak daire müdürlükleri oluşturdu. Ziraat Bankası’nın çekirdeğini oluşturan Memleket Sandığı’nı kurdu. Vergi türlerini ve yükümlülüğünü azaltan düzenlemeler yaptı. Niş valisiyken açtığı ıslahhane adlı sivil teknik okulları yaygınlaştırdı. 1868’de İstanbul’a çağrılarak Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’yi yeniden düzenlemekle görevlendirildi. Meclisin idari ve yargısal işlevlerini birbirinden ayırarak Şüra-yı Devlet ve Divan-ı Ahkam-Adliye’yi kurdu. Şüra-yı Devlet başkanı olarak eğitim ve maliye gibi alanlarda yeni nizamnameler hazırladı. İstanbul Emniyet Sandığının ve ilk sanayi mektebinin kurulmasına öncülük etti. 1869’da vali olarak bulunduğu Bağdat’ta da başarılı reformlar yaptı. Temmuz 1872’de Abdülaziz tarafından Mahmud Nedim Paşa’nın yerine sadrazamlığa getirildi. Fakat saraydan bağımsız, bir tutum izlediğinden, bu makamda yalnızca üç ay kalabildi. 1873 başlarında adliye nazırlığına getirildi. Temsili meclisin gerekliliğine ilişkin layiha hazırlaması üzerine Eylül 1873’te Selanik valiliğine atanarak merkezden uzaklaştırıldı. 1875’te yeniden adliye nazırı olduysa da Sadrazam Mehmed Nedim Paşa’yla görüş ayrılığı nedeniyle üç ay sonra istifa etti. II. Abdülhamid tarafından 17 Aralık 1876’da sadrazamlığa atanan Midhat Paşa, uzun süreden beri üzerinde çalıştığı ve Ziya Paşa ile Namık Kemal’in katkılarıyla tamamladığı anayasa taslağını Padişaha sundu. “Kanun-ı Cedid” adlı bu taslağı geri çeviren II. Abdülhamid, Fransız Anayasasını çevirterek yeni bir taslak hazırlattı ve Padişaha “tehlikeli kişileri” sürgüne gönderme yetkisi veren, ünlü 113. maddeyi de ekletti. Kanun-i Esasi olarak bilinen anayasa, kesin biçimini aldıktan sonra, padişahın hatt-ı hümayunuyla kabul ve ilan edildi. (23 Aralık 1876) Midhat Paşa’nın saraya karşı tutumundan rahatsız olan II. Abdülhamid, Midhat Paşa’yı 5 Şubat 1877’de sadrazamlıktan alarak ülkeyi terk etmesini emretti. Bir süre Avrupa’da kalan ve ertesi yıl Girit’e dönmesine izin verilen Midhat Paşa, Aralık 1878’de Suriye valiliğine atandı. Abdülaziz’in öldürülmesi ile suçlanarak, Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa ile birlikte sorguya çekilmesi kararı alınınca İzmir’de Fransız Konsolosluğuna sığındı (1881). Ama kısa bir süre sonra hükümetin güvence vermesi üzerine teslim oldu. Yıldız Mahkemesi olarak bilinen yargılamada, Abdülaziz’in ölümüne neden olmaktan suçlu bulundu ve ölüme mahkum edildi. İngiltere’nin müdahalesiyle cezası ömür boyu hapse çevrildi ve Taif’e gönderildi. II. Abdülhamid’in emriyle 8 Mayıs 1884 gecesi öldürüldü.

Masum Türker

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1951 yılında Mardin’de doğdu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. Yeminli Mali Müşavirlik, Türkiye Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odalar Birliği Genel Başkan Yardımcılığı, Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) Eğitim Komitesi Üyeliği, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği Başkanlığı, Gazete Sahipleri Derneği Başkanlığı, Gazi Üniversitesi Bolu İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevliliği, Güneş Gazetesi Murahhas Üyeliği, Yeni Yüzyıl Yazarlığı, Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmenliği, Demokrat Merkez Parti genel başkan yardımcılığı, 21. Dönem İstanbul Milletvekilliği ile Devlet Bakanlığı yapmıştır. Evli ve 2 Çocuk babasıdır.

ANAP, DYP ve DMP gibi sağ partilerde siyaset yapan Türker, 1984 ile 1989 yılları arasında İstanbul-Sarıyer’den Anavatan Partisi (ANAP) Belediye Meclis üyeliği görevini yürütmüştür. Bedrettin Dalan’ın kurucusu olduğu Demokrat Merkez Parti’de halkla ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunmuştur. 1991 yılında DYP’den milletvekili adayı olmuş ancak seçilememiştir. 1999 yılında ise Demokratik Sol Parti’den İstanbul Milletvekili seçilmiş ve 57. Hükümetin son iki buçuk ayında Devlet Bakanı olarak görev yapmıştır. Türker, 2004 yılında yapılan Yerel Yönetimler Seçimi’nde DSP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak yüzde 1.3 oy almıştır.

2000 yılında TBMM’de Komisyon Başkanı olarak Susurluk Dosyası sanığı ve dönemin Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar’ın aklanmasını sağlamıştır. 16 Haziran 2000 tarihli Radikal Gazetesinde şöyle bir ifade yer almaktadır: “DSP’li Masum Türker, İbrahim Yavuz Bildik, Hasan Erçelebi, Hasan Gülay, ANAP’lı Sühan Özkan, Beyhan Aslan, DYP’li Bekir Aksoy ve FP’li Lütfü Yalman Ağar’ı akladı.”
Yine aynı dönemde YÖK Başkanı ve aralarında İstanbul Üniversitesi Rektörü’nün de bulunduğu 12 rektör hakkında “usulsüzlük” ve “görevi suiistimal” iddiasıyla suç duyurusunda bulunan, kendisinin de üyesi olduğu Meclis YÖK Araştırma Komisyonun hazırladığı rapora muhalefet etmiştir. Masum Türker, Hesap Uzmanlığı alanında doktora sahibidir. Doktorasını, milletvekilliğinin sona ermesinin hemen ardından 2003 yılında İstanbul Üniversitesi’nde yapmıştır.

DSP Genel Sekreterliği görevini bırakarak 20 Ekim 2008 tarihinde Ankara’da yapılan, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TURMOB) 19. Seçimli Olağan Genel Kurulunda iki yıl süreyle başkanlığa seçilmiştir.

Zeki Sezer’in genel başkanlıktan istifasından sonra toplanan 17 Mayıs 2009 Olağanüstü Kurultayı’nda DSP Genel Merkez yöneticilerinin desteğiyle DSP Genel Başkanlığı’na seçilmiştir.

Ali Erel

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Ali Erel 1951 yılında Lefkoşe Küçük Kaymaklı’da doğdu. 1963 olaylarından dolayı göçmen olarak Küçük Kaymaklı’dan ayrıldı. 1969-70 yıllarında Türk lisesi’ni bitirdi. İngilizce eğitimi için gittiği İngiltere’de Manchaster Universitesi Elektrik-Elektronik bölümünü bitirdi.(1975) İngiltere dönüşü Kıbrıs BRT’de işe başladı. Daha sonraları özel sektörde kendi işyerini açan Erel, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Murat Çetinkaya

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Murat Çetinkaya (BBP Belediye Meclis Üyesi Adayı) 21 Temmuz 1968 tarihinde Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamlayan Çetinkaya, TCDD’de çalıştı, asansör teknisyenliği yaptı.

Kübra Çetinkaya ile 15 yıldır evli olan Murat Çetinkaya’nın 14 yaşında Abdullah Alperen, 9 yaşında Hilal ve 2 yaşında Şevval adında 3 çocuğu var.

Murat Çetinkaya, bu pazar yapılacak seçimde BBP’den Sivas Belediye Meclis üyeliğine aday gösterildi.

Helikopter Kazası
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 25 Mart 2009 günü seçim çalışmalarını yürütmek üzere kiralanan özel bir firmaya ait helikopterle Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesi’nden Yozgat’ın Yerköy İlçesi’ne giderken kaza geçirdi ve helikopter düştü. Enkaza uzun süre ulaşılamamış ve arama çalışmaları zor şartlarda devam etmiştir.

Enkaza ulaşıldı
Kazadan yaklaşık 48 saat sonra 27 Mart 2009 günü enkaza ulaşılabilmiştir.

Yapılan aramaların ardından Murat Çetinkaya’nın cansız bedeni çevrede bulundu.


Murat Çetinkaya (BBP Belediye Meclis Üyesi Adayı)

Sezai Karakoç

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde dünyaya gelir. Babası Yasin Efendi’nin koyduğu isim Muhammed Sezai’dir. Nüfus kayıtlarında Ahmet Sezai olarak geçer. Dedeleri, Ergani ve yöresinde oldukça etkin kişilerdendir. Babasının babası Hüseyin efendi, Plevne savaşına katılmış; Gazi Osman Paşa’nın takdirini kazanmıştır. Aile Leventoğulları olarak anılır.

Şairin çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçer. Altı yaşında ilkokula başlar ve 1944’te Ergani’de ilkokulu tamamlar. Maraş ortaokuluna parasız yatılı öğrenci olarak kayıt yaptırır. 1947 de burayı bitirerek Gaziantep’te yine parasız yatılı lise öğrenimine başlar. Gaziantep lisesinden 1950’de mezun olur. Felsefe okumak istediği için İstanbul’a gider. Fakat babasının arzusu ilahiyat fakültesidir. Kendi parasıyla okuyamayacağını anlayınca, o zaman parasız yatılı kısmı bulunan Siyasal Bilgiler Fakültesi sınavına girer. Sınav sonuçlarını beklerken de Felsefe bölümüne kayıt yaptırır. Eğer sınavı kazanmazsa felsefe eğitimi yapacaktır.

Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini, 1955’te fakültenin mali şubesinden mezuniyetle tamamlar. Pek çok resmi görevde bulunur. Görevi icabı Anadolu’yu çok gezer ve birçok il, ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı bulur. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak askerlik görevini yerine getirdikten sonra görevine kaldığı yerden devam eder. 1965’ten 1973’e kadar birçok kez istifa eder. 1973’ten bu yana da hiçbir resmi görev almaz.

İstanbul’da Diriliş Yayınları ve Diriliş Dergisi’ni kurdu. 1990 yılında “Güller Açan Gül Ağacı” Amblemiyle Diriliş Partisi‘ni kurdu. Yedi yıl Partinin Genel Başkanlığını yürüttü. Ancak parti 19 Mart 1997’de 2 genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında kültür bakanlığı özel ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisi’ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir. 2007 yılının Nisan ayından beri her cumartesi akşamı, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda Değerlendirme Konuşmaları yapmaktadır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmaktadır.

ŞİİRLER

ŞİİRLER I Hızırla Kırk Saat
ŞİİRLER II Taha’nın Kitabı/Gül Muştusu
ŞİİRLER III Körfez/Şahdamar/Sesler
ŞİİRLER IV Zamana Adanmış Sözler
ŞİİRLER V Ayinler /Çeşmeler
ŞİİRLER VI Leylâ ile Mecnun
ŞİİRLER VII Ateş Dansı
ŞİİRLER VIII Alın Yazısı Saati
ŞİİRLER IX Monna Rosa
Gün Doğmadan (Şiirlerin Toplu Basımı)

ÇEVİRİ ŞİİR

Batı Şiirlerinden
İslâmın Şiir Anıtlarından

DENEME

Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir
Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı
Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar

DÜŞÜNCE

Ruhun Dirilişi
Kıyamet Aşısı
Çağ ve İlham I-II-III-IV
İnsanlığın Dirilişi
Diriliş Neslinin Âmentüsü
Yitik Cennet
Makamda
İslâmın Dirilişi
Gündönümü
Diriliş Muştusu
İslâm
İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü
Düşünceler I-II
Dirilişin Çevresinde
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II
Unutuş ve Hatırlayış
Varolma Savaşı
Çağdaş Batı Düşüncesinden
Çıkış Yolu I-II-III

İNCELEME

Yunus Emre
Mehmed Âkif
Mevlâna

PİYES

Piyesler I
Armağan

HİKÂYE

HİKÂYELER I Meydan Ortaya Çıktığında
HİKÂYELER II Portreler

GÜNLÜK YAZILAR

Farklar
Sütun
Sûr
Gün Saati

Mehmet Ali Talat

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1952 yılında Girne’de doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Girne ve Lefkoşa’da tamamladı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliğinden M. Sc. derecesi ile 1977 yılında mezun oldu.

Türkiye’de yüksek öğrenim gördüğü sürece Kıbrıslı Türk öğrencilerin oluşturduğu derneklerde yönetici ve başkanlık görevlerinde bulundu. Kıbrıslılar Öğrenim ve Gençlik Federasyonu (KÖGEF) Kurucu Başkanlığını yaptı.

1 Ocak 1994 tarihinde kurulan 1. Demokrat Parti (DP) – Cumhuriyetçi Türk Partisi Koalisyon Hükümetinde Milli Eğitim ve Kültür Bakanı olarak görev aldı. 2. DP-CTP Hükümetinde de Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nı sürdüren Talat, 3. DP-CTP Hükümetinde Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. 1977 yılından başlayarak Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra, 14 Ocak 1996 tarihinde toplanan CTP Olağanüstü 14. Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi.

1998 yılında Lefkoşa Milletvekili olarak parlamentoya giren Talat, 14 Aralık 2003 tarihinde yapılan Kıbrıs genel seçimlerinin ardından, kurulan koalisyon hükümetinin başbakanı oldu. Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevine de Serdar Denktaş getirildi.
   
Evli ve iki çocuk babası olan Başbakan Mehmet Ali Talat, İngilizce ve Rumca bilmektedir.

Namık Kemal Zeybek

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1944 yılında Bayburt’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.

Tarım ve Toprak Reformu Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, Gümrük ve Tekel Bakanlığı Müsteşarlığı ve Bakanlık Müşavirliği, Özel Sektör Yöneticiliği, Başbakan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı, XVIII.ve XX. Dönem İstanbul Milletvekilliği ile Kültür ve Devlet Bakanlıkları yaptı.

Azerbaycan Türkiye Tarih Araştırma Vakfı (ATAF) Yürütme Kurulu Başkanlığını yapmaktadır.

15 Ocak 2011 tarihinde yapılan Demokrat Parti Genel kongresinde DP Genel Başkanı seçildi.

Evli ve 2 Çocuk babasıdır.