Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Eduard Bernstein

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Danzig’den gelerek Prusya’nın başkenti Berlin’e yerleşmiş bir yahudi ailesinin oğluydu. Babası demiryolu makinisti, amcası Aaron Bernstein ise işçi çevrelerinde çok sayıda okuru olan Berliner Volk Zeitung gazetesinin editörü idi. Bu ortamda pek çok kültürlü Almanın ulusal birlik ve demokrasiye duyduğu özlemi daha genç yaşta kolayca paylaştı. 1872’de genç bir banka memeru iken Sosyal Demokrat Partiye girdi. Prusya’nın 1871’de Fransayı yenilgiye uğratmasını izleyen çalkantılı yıllar, siyasi inançlarının oluşmasında önemli rol oynadı.

Partiye girince sosyalist yayın organı Die Zukunft’ta çalışmaya başladı.1890’lara değin süren 1873 ekonomik bunalımı kapitalizmin zayıflığı yolundaki inancını pekiştirdi. Ama onu daha radikal bir tutum almaya zorlayan Şovalye Otto von Bismarck’ın antisosyalist yasaları oldu. Almanya dışına sürülünce İsviçre’ye yerleşti. Die Zukunftun varlıklı koruyucusu Karl Höchberg’in “ahlakçı sosyalist” görüşlerinden uzaklaştı. Burada gizli sosyalist partinin toparlayıcı odağı durumunda olan Der Sozialdemokratie dergisinin Zürich baskısının editörlüğünü Karl Marx’ın onayıyla üstlendi. 1888’de Bismarck’ın başvurusu üzerine İsviçre’den de sınırdışı edilince derginin yayımını Londra’da sürdürdü. Orada Marx’ın çalışma arkadaşı Friedrich Engels’in yakın dostu oldu; sosyalizmin adım adım gelişeceğini savunan etkili Fabian Derneği’nin önderiyle de yakın ilişki kurdu. Giderek değişen görüşlerini bir dizi makale ile 1898’de Stuttgart’ta Sosyal Demokrat Parti toplantısına gönderdiği bir mektupla sergiledi. Ertesi yıl Die Voraussetzungen de Sozialismus und die Sozialdemokratie’yi (Evrimsel Sosyalizm,1891’de) yayımladı.

1901’de Almanya’ya dönen Bernstein reformcu işçi hareketinde giderek gelişen revizyonist okulunun kuramcısı durumuna geldi. Sosyalizmin kapitalist orta sınıfa karşı bir ayaklanmanın doğrudan ve katışıksız bir ürünü değil, insan tutkularının ayrılmaz içsel bir parçası olan liberalizmin nihai sonucu olduğunu savundu. Kapitalizmin hemen çökeceği ve burjuvazinin yalnızca ve baskıcı bir sınıf olduğu yolundaki görüşten vazgeçti. Ayrıca üretken sanayinin belirli ellerde toplanmasının her alanda Marx’ın öngördüğü ölçüde eksiksiz ya da daha hızlı biçimde gerçekleşmediği sonucuna vardı.

1902’de Reichsrag’a (parlemento) seçildi ve üyeliği 1928’e değin sürdü . Sosyalist kuramcı Karl Kautsky’nin dogmatik marxizmi ile Alman işçi önderi Agust Bebel’in eklektik Marxizmi giderek etkisini yitirdikçe revizyonizm sosyal demokrasinin ideolojisi durumuna geldi.

Sonunda sosyal demokrasi Bernstein’ın 20 yıldır özlemini çektiği büyük bir reformcu halk hareketi durumuna geldi. Artık partisinin saygın bir yol göstericisi olan Bernstein sosyal demokrat programın büyük bölümünün fikir babalığını yaptı. Alman halkını 1917 Rus örneğinden caydırmakta önemli rol oynayan Bernstein, 1922’de İtalyan faşist modelinin Almanya’ya sıçramasını önleyemedi. Nazilerin kanlı saldırılarını, dengesiz kafaların düşüncesiz davranışları olarak değerlendirdi. Nasyonel Sosyalizmin özünü kavrayamadı ve Nazilerin iktidarı ele geçirmesini önlemekte çaresiz kaldı. Berstein’in ölümünün üzerinden daha altı ay geçmeden , tüm umutlarını bağladığı demokratik devlet, kapılarını Adolph Hitler’in diktatörlüğüne açtı.

Sinan Ülgen

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1966 doğumlu olan Sinan Ülgen, 1987 yılında ABD Virginia Üniversitesinde ekonomi ve bilgisayar mühendisliği dallarından mezun oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığındaki teknik danışmanlık ve Genelkurmay Başkanlığında yaptığı askerlik görevini müteakip, 1989-1990 yılları arasında Brugge Avrupa Kolejinde Avrupa Topluluğu konusunda master yaptı.

Ülgen, 1990 yılında girdiği Dışişleri Bakanlığında iki yıl boyunca Ankara’da Birleşmiş Milletler dairesinde çalıştı.

1992-1996 yılları arasında ise Brüksel’de Avrupa Birliği Nezdindeki Türkiye Daimi Temsilciliğinde görev yapan Sinan Ülgen, bu dönemde Gümrük Birliğiyle ilgili olarak Türkiye’nin müzakere pozisyonunun belirlenmesine katkıda bulundu ve müzakerelere fiilen katıldı. Daha sonra 1996 yılında T.C. Trablus Büyükelçiliğinde görev yaptı. 1996 yılı sonunda Dışişleri Bakanlığından ayrılan Sinan Ülgen, halihazırda İstanbul Ekonomi Danışmanlığın yönetici ortağı olarak AB konularında danışmanlık yapmaktadır.

Ülgen, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Ülgen aynı zamanda “Turkish Policy Quarterly“ dergisinin dış politika editörü, Ekonomi ve Dış Politika Forumu’nun Koordinasyon Kurulu Üyesidir.

Demokrat Parti’de Hüsamettin Cindoruk Başkanlığında Basın – Propaganda ve Yurtdışı İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak yer almıştır.
 
Eserleri:
* AB ile Müzakerelerin El Kitabı
* Ne Bekliyoruz, Ne Olacak?

Selçuk Pehlivanoğlu

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1963 yılında Ankara’da doğan Pehlivanoğlu, lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1987 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni bitirdi. Bir süre Almanya’da İnşaat Mühendisi olarak çalıştı. Sepe İnş. Tic. ve San. Ltd. Şirketi’nde Genel Müdürlük görevinde bulundu. 1993 yılında siyasi hayatının başlangıcı olacak, Anavatan Partisi Gönüllüler Grubunu kurdu ve başkanlığını yürüttü.

1997 yılında Anavatan Partisi Teşkilat Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. 1998 yılında ANAP M.K.Y.K üyeliğine seçildi. 1999 yılı Genel Seçimlerinde Anavatan Partisi’nden Ankara 2.Bölge 4.sıra milletvekili adayı oldu. 1999-2001 yılları arasında ANAP Genel Başkan Yardımcılığı ve Yardımcı Kuruluşlar Başkanlığı yapmıştır. Halen ANAP Genel Başkan Yardımcılığı, Seçim İşleri Başkanlığı ve Gönüllüler Grubu Başkanlığı görevini sürdürmektedir.

9 Mart 2003 tarihinde TED Genel Başkanlığı’na seçildi. Evli ve bir çocuk babasıdır.

Hasan Murat Mercan

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

Hasan Murat Mercan, 14 Ocak 1959’da Ağrı Tutak’ta doğdu. Babasının adı Yaşar Nafiz, annesinin adı Ümmü’dür. Endüstri Mühendisi ve Öğretim Üyesi; Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisansını aynı bölümde, doktorasını ABD Florida Üniversitesi Karar ve Enformatik Bilimler Bölümü’nde tamamladı. Cleveland State Üniversitesi’nde Doçent oldu.

Cleveland State Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olarak ders verdi. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyeliğinde bulundu. 22. Dönem Eskişehir Milletvekili. 22. Dönem’de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ve Batı Avrupa Birliği Güvenlik ve Savunma Asamblesi (BAB) Türk Delegasyonu Başkanı olarak görev yaptı.

23. Dönem’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı oldu. Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Mercan, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Yalçın Topçu

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1958 Ardahan doğumlu Yalçın Topçu, Ahıska Türklerinin 93 muhaciri olan bir ailenin çocuğu. Ailenin bir kısmı Ardahan’da yerleşik. Diğerleri Osmaniye, Tokat, Kırşehir illerinde yaşamaktalar.

Yalçın Topçu, Ankara Abidinpaşa nüfusuna kayıtlı. İlk, orta, lise tahsilini Ankara’da, Yüksekokulu’nu Eskişehir Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümü’nde yapıp, tamamlamıştır.

12 Eylül evveli ülkücü camia içinde çeşitli görevler almış olan Topçu, 12 Eylül sonrası kadre uğratılan 3800 öğretmenden birisi olarak hayatının belirli bir süresini özel sektörde Muhasebe –Personel Müdürlüğü, Şirket Yöneticiliği yaparak geçirdi. Belgeli Serbest Muhasebeci olan Topçu, uzun süre müteahhitlik yaptı.

1991’de MÇP Mamak İlçe İkinci Başkanı olan Topçu, 1992’de yeni oluşumun Ankara koordinesini yürüttü. Büyük Birlik Partisi Kurucular Kurulu Üyesi olan Topçu, aynı zamanda Ankara Kurucu İl Başkanlığını 1995 yılına kadar yürüttü. 1996’ya kadar Divan üyeliği yapan , 1996’da memuriyet hakkını almış olduğu için (1986) Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’ne başladı. Yaklaşık 11 yıl Başbakanlık bünyesinde çalışan Topçu, İşletme Müdür Yardımcılığı’ndan emekli oldu.

22 Temmuz seçimlerinden sonra emekli olan Topçu, Ağustos 2007’den 25 Mart 2009’a kadar Genel Sekreterlik yaptı. Kendi tabiri ile Ebedi Siyasi Liderim dediği Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahadeti ile MKYK’da oybirliği ile BBP Genel Başkanı seçildi.

Prof. Dr.Çağrı Erhan

Cumartesi, Haziran 30th, 2012

1972 İstanbul doğumlu Çağrı Erhan, 1993’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede, 1996’da uluslararası ilişkiler yüksek lisansını, “Türk-Amerikan İlişkilerinde Afyon Sorunu” başlıklı tezi savunarak tamamladı. 2000 yılında da, “Osmanlı-Amerikan Siyasi İlişkileri” başlıklı teziyle, Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümünde doktor unvanını aldı. 2003’te siyasi tarih doçenti oldu. 2009 yılnda profesör oldu.

Nisan 2000’den bu yana, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyeliği yapan Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler ve Hukuk Fakülteleri ile TOBB ETÜ’de, “Osmanlı Diplomasi Tarihi”, “Türk-Amerikan İlişkileri”, “Siyasi Tarih”, “Uygarlık Tarihi”, “NATO” ve “Amerikan Diplomasi Tarihi” derslerini vermektedir.

2002’den itibaren, Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi (SAREM) Yürütme Kurulu, Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Yayın Kurulu, Türk Askeri Tarih Komisyonu Yürütme Kurulu, Tarih Yazıcılığı’nın Avrupa Boyutu Projesi Ulusal Komitesi, Avrupa Konseyi Tarih Eğitimi Projesi Yönetim Kurulu, Uluslararası Siyasi ve Ekonomik İlişkiler Merkezi Merkez Kurulu üyeliklerinde bulunan Çağrı Erhan, Uluslararası İlişkiler Dergisi ve Ankara Avrupa Çalışmaları dergilerinin kurucu editörlerindendir.

Çağrı Erhan, Ekim 2000-Kasım 2003 arasında Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi müdür yardımcılığı görevini yapmıştır. Aralık 2005’te aynı merkeze müdür olarak atanmıştır.

Öğretim hayatı sırasında, “Sasakawa- Tokyo Vakfı Genç Liderler Yurtdışı Bursu”, “Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli İsrail Hükümeti Araştırma Bursu” ve “Türkiye Bilimler Akademisi Yurtdışı Doktora Araştırma Bursu”nu kazanan Çağrı Erhan, ABD’de Georgetown Üniversitesi, Ulusal Arşivler ve Kongre Kütüphanesi, İngiltere’de Public Rerord Office, İsrail’de ise Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi’nde çalışmalarda bulunmuştur.

Şubat-Kasım 2008’de Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. Ocak 2009’da profesör olmuştur.

Halen Mülkiye’de Ortadoğu, Osmanlı Diplomasi Tarihi, ABD Dış Politikası, NATO ve TOBB ETÜ’de Siyasi Tarih dersleri vermektedir.

Parlamento Muhabiri Melek Erhan‘la 1995 yılında evlendi. Zeynep isminde bir kızı vardır (2003 yılında doğdu).

Mayıs 2005’te yapılan Doğru Yol Partisi Büyük Kongresi’nde 752 oyla Genel İdare Kurulu’na birinci sıradan girmiştir.

DP’nin 6 Ocak 2008 Pazar günü yapılan olağanüstü kurultayında genel başkanlık için aday olan DP Genel İdare Kurulu Üyesi Çağrı Erhan seçimi kaybetti.

Demokrat Parti’nin (DP) 16 Mayıs 2009 Cumartesi günü yapılan 5. olağanüstü büyük kongresinde yeniden birinci sıradan Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi seçildi. Seçimin ardından Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev aldı.

28 Kasım 2010 günü yapılan HAS Parti Kongresinde GİK üyesi seçildi. 

USAK Transatlantik Araştırmalar Merkezi başkanı ve USAK Koordinatörü’dür.

Çağrı Erhan’ın, “Greek Occupation of Anatolia and Adjoining Territories, Report of the Interallied Commission of Inquiry”, SAM, 2000; “American Documents of Greek Occupation of Anatolia”, SAM, 2000; “Beyaz Savaş: Türk-Amerikan İlişkilerinde Afyon Sorunu”, Bilgi, 1996; “Türk-Amerikan İlişkilerinin Tarihsel Kökenleri”, İmge, 2001; “Yunan Toplumunda Yahudi Düşmanlığı”,SAEMK, 2002; “Turkish-Israeli Relations in Historical Perspective”, Frank Cass, 2003; “Yaşayan Lozan” (der.), Ankara, Kültür Bakanlığı, 2003; “Turkish-American Relations: Past, Present, Future”,London, Routledge, 2003, (ed. Mustafa Aydın’la birlikte); “Beş Deniz Havzasında Türkiye”, Ankara, Siyasal Kitabevi, 2006 (der. Mustafa Aydın’la birlikte) ve “Bizim Kırmızı Çizgilerimiz Vardı”, Ankara, Siyasal Kitabevi, 2006 başlıklı kitapları ve siyasi tarih, Türk-Amerikan ilişkileri, Ortadoğu ve AB konularında makaleleri bulunmaktadır.

Bülent Akarcalı

Cuma, Haziran 29th, 2012

AKP Çankaya Belediye Başkan Adayı

17 Kasım 1943 İzmir doğumlu olan Bülent Akarcalı evli ve iki çocuk babasıdır. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 1964 – 65. Brüksel Üniversitesi.Ekonomik İlimler Fakültesi Mezunu, 1965 – 69. Aynı Üniversiteden Siyasi ve İktisadi Analiz Master Derecesi, 1970

İŞ HAYATI
Brüksel Üniversitesinde Araştırmacı-Uzman 1969 – 1972
Topçu Teğmeni, Ankara, 1972 – 1973
OYAK Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı 1973 – 74
Sanayi ve Ticaret Müşavirliği, Ankara 1974 – 1979
ETİ Bisküvi Genel Müdürü 1979 – 1981
İmtaş, İttihad-ı Milli Sigorta Genel Müdürü, 1981 – 1983
NBA Danışmanlık Hizmetleri, Başkan 2003 –

SİYASİ HAYATI
1983-2002 yılları arası İstanbul Milletvekili
Avrupa Konseyi Üyesi 1983-1985 ve 1991-1994 dönemleri
Anap Genel Başkan Yardımcısı, 1985-1987, 1997-2002
Sağlık Bakanı, 1987 – 1988
Avrupa Parlamentosu Karma Parlamenterler Komisyonu Başkanı 1988-1991 ve 1997-1999
Turizm Bakanı, 1991
Cezaevlerini İnceleme Komisyonu Kurucusu ve Üyesi, 1984 – 1985
Dışişleri, Adalet, Anayasa, Milli Eğitim, Bosna-Hersek, Partilerarası Uzlaşma gibi Komisyonlarda üyelik
TBMM’de İnsan Hakları Komisyonunun Kurucusu

SOSYAL HAYAT
Türk Demokrasi Vakfı Kurucu Başkanı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurucu ve Mütevelli Heyeti Üyesi
TESEV Kurucu Üyesi
Avrupa Demokratik Birlik Üyesi
Belçika’nın Büyük Liyakat Şeref Madalyası, 1988
ATAF Mütevelli Heyeti Üyesi

Bahattin Şeker

Cuma, Haziran 29th, 2012

1956 yılında Bilecik’in Bozüyük ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Bozüyük Atatürk İlkokulu’nda, orta ve lise öğrenimini Eskişehir Maarif Koleji’nde tamamladı. Bursa Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne devam ederken ikinci sınıftan ayrıldı ve genç yaşta ticaret hayatına atıldı. Başarılı bir ticaret hayatının yanında Belediye Meclis Üyeliği, Bozüyük Spor Kulübü yöneticiliği, Bozüyük Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanlığı ve Doğru Yol Partisi (DYP) Bozüyük İlçe Başkanlığı görevini yürüttü.

1991 genel seçimlerinde 19. dönem Doğru Yol Partisi (DYP) Bilecik Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) girdi. 19. dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Turizm, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma Komisyonu, Plan ve Bütçe Komisyonu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) Komisyonu, Avrupa Parlamento Üyeliği ve Doğru Yol Partisi (DYP) Gurup Yönetim Üyeliği görevlerini yaptı.

1993 – 1996 yılları arasında Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcılığı, Genel Muhasipliği ve Genel İdare Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.

1995 yılı genel seçimlerinde 20. dönem Doğru Yol Partisi (DYP) Bilecik milletvekili olarak yeniden TBMM’ye seçildi. Bu dönemde kurulan 54. Hükümette, Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olarak yer aldı.

Evli ve üç çocuk babası olan Bahattin Şeker, iyi derecede İngilizce biliyor. Şeker, halen Bozüyük’te ticaret yaşamına devam ediyor.

Cemil Çiçek

Cuma, Haziran 29th, 2012

15 Kasım 1946’da Yozgat’ta doğdu. Babasının adı Hacı Ahmet, annesinin adı Meliha’dır. Avukat; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest Avukat olarak çalıştı. Yozgat Belediye Başkanlığı yaptı.

Anavatan Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucu üyesi oldu.

18. Dönem Yozgat, 20, 21, 22. Dönem Ankara Milletvekili. 18 ve 20. Dönem’de (Turgut Özal, Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz hükümetlerinde) Devlet Bakanlığı, 22. Dönem’de (Recep Tayyip Erdoğan hükümetinde) Adalet Bakanlığı yaptı.

23. Dönem’de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevine atandı.

TBMM’NİN 25. BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK
4 Temmuz 2011 günü TBMM Genel Kurulu’nda yapılan seçim sonucunda Cemil Çiçek, 322 oyla  TBMM Başkanı seçildi. Çiçek, TBMM’nin 25. Başkanı oldu.

İngilizce ve orta düzeyde Fransızca bilen Çiçek, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Dr.İrem Akşahin

Cuma, Haziran 29th, 2012

11 Ocak 1953 tarihinde Fatsa’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Fatsa’da bitirdi. Diş hekimliği eğitimini İstanbul Marmara Üniversitesi‘nde tamamladı. Fatsa’da serbest hekim olarak çalışmaya başladı. 1977 yılında Ordu T.E.K kurucu başmühendisi Mustafa Akşahin’le evlendi. 1978 yılında Ünye SSK dispanserine tayin oldu. Mesleğini resmi ve serbest olarak 1989 yılına kadar Ünye’de icra etti. Ünye’de çeşitli okullarda koruma derneklerinde ve bazı yardım derneklerinde çalıştı.

Büyük oğlu’nun Ankara Özel Tevfik Fikret Lisesi’ni kazanmasıyla Ankara’ya geldi. Bu lisede ve Çankaya İlköğretim Okulu’nda koruma ve aile derneklerinde görev aldı. 1998 yılında Çayyolu Sağlık Ocağına tayin oldu. 2002 yılında siyasete atıldı. 2003 yılında emekli oldu.

14 Mayıs 2005 DYP kongresinde MKK üyesi olarak DYP’ye girdi. MKK üyeliği yanı sıra halen Kadın ve Aileden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini de yürütmektedir.

Evli ve iki erkek çocuk annesidir.

Salih Uzun

Cuma, Haziran 29th, 2012

Salih Uzun, 1970 yılında Gölcük’te doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden 1992 yılında mezun olduktan sonra siyaset bilimi alanında yüksek lisans yaptı.

Anavatan Partisi gençlik kolları genel başkanlığı görevini 1993-1997 yılları arasında yapan Uzun, 1997-2000 arasında Anadolu Ajansı yönetim kurulu üyeliği ve Anadolu Radyo ve Görüntülü Hizmetler Genel Müdürlüğü (ARG) görevlerini yürüttü.

2000-2002 yılları arasında Anavatan Partisi Çankaya İlçe Başkanlığı görevini üstlenen Salih Uzun, Haziran 2002’de DİVHAN MADEN Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlük görevine atandı.

Uzun, son olarak yürütmekte olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı DÖSİM Genel Müdürlüğü görevinden ve memuriyetten istifa ederek ayrıldı.

Anavatan Partisi’nde 2006 yılından genel başkan seçilene kadar genel başkan yardımcılığı görevini üstlenen Uzun, evli ve bir kız çocuğu babası.

Anavatan Partisi Genel Başkanı
26 Ekim 2008 tarihinde yapılan Anavatan Partisi 6. Olağanüstü Büyük Kongresinde, genel başkanlığa Salih Uzun seçildi.

Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongrede, ilk iki turda salt çoğunluğun sağlanamaması üzerine yapılan üçüncü turda 409 oy alan Uzun, genel başkanlığa seçildi. Ahmet Özal birinci turda yarıştan çekildi. İkinci turda ise Murat Akdeniz adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongrede, üçüncü turda seçilen Salih Uzun, Genel Başkan seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada, oy veren ve vermeyen herkese teşekkür ettiğini söyledi.

Salih Uzun, “Şu an dualarınıza ihtiyacım var. Allah muvaffak etsin, mahcup etmesin. Hep beraber ANAVATAN’ı Türk siyasetinin güçlü partisi haline getireceğiz” dedi.

Kongre, genel başkanlık seçiminin ardından ilk gün çalışmalarını tamamladı. Yarın, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) seçimleri yapılacak.

Bu arada, Uzun ile üçüncü tur oylamaya katılan Metin Karadayı’ya 2, ikinci tur oylamanın ardından çekildiğini açıklayan Murat Akdeniz’e 121, birinci turdan sonra çekilen Ahmet Özal’a da 1 oy çıktı.

Reha Denemeç

Cuma, Haziran 29th, 2012

1961 yılında Elazığ’da doğdu. 1984 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldu. 1991 yılında ABD’de “University of Delaware”de Ekonomi Mastırını tamamladı. Özal döneminde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında Özel Kalem Müdürü olarak göreve başladı. 1987 yılından itibaren, Hazine, Dış Ticaret, Planlama, Özelleştirme ve Kamu Bankalarından sorumlu Devlet Bakanlığında önce Özel Kalem Müdürü ve daha sonra Müşavir olarak çalıştı.

1993 yılında rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın “İkinci Değişim Programı”nı hayata geçirmek üzere kardeşi Yusuf Bozkurt Özal tarafından kurulan “Yeni Parti”nin, Genel Başkan Danışmanı oldu. Devlet Planlama Teşkilatı, Ekonomik Modeller ve Stratejik Araştırmalar Genel Müdürlüğünde Uzman olarak çalışırken, 1997 yılında aynı kurumun Genel Sekreter Yardımcılığı ve daha sonra Genel Sekreter Vekilliği görevlerine atandı. Türk Standardları Enstitüsü Teknik Kurulu, Başak Sigorta Yönetim Kurulu gibi birçok kurum ve şirkette görev aldı.

1998 yılında İstanbul Holiday Inn ve Crown Plaza Otellerinin sahibi olan Ataköy Otelcilik AŞ.’nin Yönetim Kurulu Başkanı oldu. 2001 yılında, Türkiye’de ve Orta Asya’da farklı alanlarda birçok yatırımı olan bir Holdingin Enerji Grubunda üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladı.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kurucusu, Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısıdır (Ar-Ge). 03 Kasım 2002 tarihinde Ankara Milletvekili seçildi.

Evli ve 2 çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir. 

Asil Nadir

Cuma, Haziran 29th, 2012

Kıbrıslı Türk işadamı. İngiltere’deki ünlü Polly Peck şirketinin yönetim kurulu başkanı’ydı.

Türkiye’de özellikle basın sektörüne yaptığı yatırımlarla adından sıkça söz ettirmişti.

Nadir, Polly Peck’in mali krize girmesiyle KKTC’ye kaçtı. İngiltere’de hakkında açılan

davalar sürüyor.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden ayrıldıktan sonra İngiltere’de babasının şirketi

Wear Well’de çalışmaya başladı. 1974 Barış Hareketi sonrasında şirket Kuzey Kıbrıs’a

dönerek Rumlardan geriye kalan işletmeleri değerlendirdi. O dönemde İngiltere’de zarar

eden Polly Peck şirketinin hisselerini satın aldı.

1980’lerin ortasında Polly Peck, İngiltere’nin en büyük grupları arasına girmeyi başardı.

Polly Peck, Fransız meyva dağıtım şirketi ve Japon elektronik şirketi Sansui’nin

hisselerini satın aldı. Polly Peck, Türkiye’de de Güneş, Günaydın gazeteleri ve Gelişim

Yayınları’nın yeni sahibi Vestel şirketinin de kurucusu oldu.

1990’da İngiltere Borsası’nda işlem gören şirketin hisselerinde yapay artış sağlamak

amacıyla şirket içi alım yaptığı gerekçesiyle suçlandı. Suçlama, borsadaki hisselerden

kaçışı getirince şirket büyük bir mali krize girdi. İngiltere Ağır Dolandırıcılık Masası,

Nadir’i zimmetine para geçirmekle suçlayarak mal ve para varlığının dondurulması için

Yüksek Mahkeme’den karar çıkarttı. Tutuklandı, kefaletle serbest bırakıldı. 1993

Mayıs’ında İngiltere’den KKTC’ye kaçtı. İstanbul’da yaşıyor.

Nadir’in basında sıkça yer alan eski eşi Ayşegül Tecimer de tarihi eser kaçakçılığından

yargılanırken yurtdışına kaçtı.

Suna Türkoğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

30.11.1956 tarihinde Pazar’da doğmuştur. Giresun Lisesini bitirmiş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1977 yılında mezun olmuştur. 27.03.1978 tarihinde Danıştay Yardımcısı unvanıyla mesleğe başlamış, 14.05.1981 tarihinde görev unvanı Danıştay Tetkik Hakimi olarak değişmiş, 22.01.1993 tarihinden itibaren Danıştay Kıdemli Tetkik Hakimi olarak görevlendirilmiş, 19.04.2002 tarihinde Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığına atanmış, 16.03.2003 tarihinde Danıştay Üyeliğine seçilmiştir. 20.05.2004 tarihinden itibaren Danıştay Genel Sekreteri olarak görev yapan ve Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü mezunu olan TÜRKOĞLU, evli ve iki çocukludur.

Mehmet III

Cuma, Haziran 29th, 2012

Osmanlı Tahtına on üçüncü padişah olarak çıkan Üçüncü Mehmet, 26 Mayıs 1566 tarihinde  Manisa sarayında dünyaya geldi. Babası Üçüncü Murat, annesi Safiye Sultan olan Üçüncü Mehmet,  çok kuvvetli bir tahsil gördü.

Üçüncü Murat, 1595 tarihinde Topkapı sarayında öldüğü zaman, Safiye Sultan bu ölümü kimseye haber vermedi. Görevlileri gizlice Manisa’ya göndererek oğlunu tahta davet etti. Üçüncü Mehmet, 27 Ocak 1595 tarihinde tahta oturdu.  Biat töreninden sonra, Üçüncü Murat’ın cenaze namazı kılındı  ve merasimle kaldırıldı.  Bundan sonra, Üçüncü Mehmet, Haremi Hümayın’a gitti ve Mustafa, Osman, Bayezit, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Hasan, Yakup, Alemşah, Yusuf, Hüseyin, Korkut, Ali, İshak, Ömer, Alaeddin, Murat adlı kardeşlerinin idamlarını emretti. Üçüncü Murat’ın cariyerlerinden olan kızlar eski saraya gönderildi. Gebe cariyerler Marmara denizine atılarak boğduruldu.  Devleti devam ettirmek ve saltanat tahtına oturmayı kardeş sevgisinden üstün tutan Üçüncü Mehmet’in tahta çıkışı kanlı ve feci olmuştu.

Üçüncü Mehmet, bir Türk kızı olan Handan Sultan’la evlenmişti. Sessiz ve kibar olan Handan sultan, saray entrikalarına karışmamış çocuklarının terbiyesi ile meşgul olmuştu. Çocukları Şehzade Ahmet, Cihangir, Selim ve Mahmut idi. Şehzade Selim, kızıl hastalığından öldü. Şehzade Mahmut, on altı yaşında öldü. Bu evlilikten İki de kızı olan Üçüncü Mehmet, kızlarından birini Davut Paşa ile  diğer kızını Kaymakam Mustafa Paşa ile evlendirdi.

Üçüncü Mehmet, hayatının son yıllarında onaltı yaşında bulunan oğlu Şehzade Mahmut’u boğdurmuştur. Şehzadenin idamına sebep, bir şeyhin bu zavallının falına bakması, tahta çıkacağını  müjdelemesi, Şehzadenin bu habere sevinip şeyhe teşekkürlerini iletmesi ve bunu duyan birisinin Üçüncü Mehmet’e haber vermesidir.

Edebiyat ve şiire merakı olan Üçüncü Mehmet’in saltanatı 8 yıl, 10 Ay, 25 gün sürdü. Hem kardeşlerinin hem de evladının ölümüne sebep olan bu sultan 21 Aralık 1603 tarihinde, 37 yaşında kalp krizinden öldü. Bir törenle Ayasofya avlusundaki türbesine gömüldü.

 

Murat II

Cuma, Haziran 29th, 2012

1403 yılında Amasya’da dünyaya geldi. Kendisine Koca Murat, Murat Gazi ve İkinci Murat denildi. Babası Çelebi Sultan Mehmet, annesi Dulkadiroğlu Süli beyin kızı Emine Hatundu. Babası Çelebi Mehmet Edirne’de ölünce  Amasya’dan Bursa’ya gelerek 1421 tarihinde, on sekiz yaşında   Osmanlı tahtına altıncı padişah olarak oturdu.

 Meşhur alimlerden iyi bir eğitim aldı.  Güzel yazı yazmaya merakı olan İkinci Murat, sülüs ve nesih yazan bir hattattı.İkinci Murat tahta çıkınca kardeşlerini öldürtmedi. Yedi kız kardeşi vardı. Halk İkinci Murat’ı çok sever, onun büyüklüğünü belirtmek için Koca Murat Gazi derdi.

Koca Murat iyi yetiştirilmiş kültürlü bir padişahtı aynı zamanda imarcı idi. Ergene suyu üzerine köprü yaptırmış ve burayı kasaba haline getirmiştir. Bursa ve Edirne’de camiiler, medreseler, mektepler, misafirhaneler, imarethaneler ve mevlevihaneler yaptırdı. Kaleleri almak surları yıkmak için tophane kurarak top dökmeyi düşündü.

Türk ticaretinin ve ekonomisinin gelişmesini ilk defa düşünen Koca Murat Gazidir. İktisadi gelişmenin memleket yapısındaki önemini takdir ettiğinden ona Sultanül Muktesidin ünvanı verilmiştir. Koca Murat Gazi zamanında yeniden para da bastırmıştır.Murat Gazi sağlığında oğlu Şehzade Mehmet’i Osmanlı tahtına oturttu. Onun en büyük bahtiyarlığı Fatih Sultan Mehmet gibi çok değerli bir evlada sahip olmasıdır.

Koca Murat, 30 yıllık saltanat sürmüş, 3 Şubat 1451 yılında vefat etmiştir.

Tumanbay

Cuma, Haziran 29th, 2012

Memlük Sultanı Kansu Gavri’nin kardeşinin oğlu olan Tumanbay, Kansu Gavri’nin, Osmanlıların Mısır’ı istila etmelerini önlemek için Suriye’ye gitmesi üzerine, Kahire’de amcasına vekalet etti. Mercidabık Savaşı’nda ölen Kansu Gavri’nin yerine Memlük sultanı ilan edildi (1516).

Yavuz Sultan Selim’in Kahire’nin Osmanlılara bağlanması teklifini reddetti ve Kahire’yi savunmaya hazırlandı. Sina Çölü’nü geçen Osmanlı ordusu ile Ridaniye’de karşılaştı (1517). Yapılan savaşı kaybedince kaçtı. Kahire, Osmanlı hakimiyetine girdi. Tumanbay, tekrar Kahire’yi geri almak için çalıştı, fakat yakalanarak idam edildi (1517).

Mustafa IV

Cuma, Haziran 29th, 2012

Sultan Dördüncü Mustafa 8 Eylül 1779 günü İstanbul’da doğdu. Babası Sultan Birinci Abdülhamid, annesi Nüketseza Kadın Sultan’dır. Annesi Nüketseza Kadın Sultan, Sultan Dördüncü Mustafa’nın iyi bir tahsil yapması için çok çaba harcadı. Ancak hırslı, kurnaz ve asabi bir insan olan Sultan Dördüncü Mustafa, eğitim ve öğrenimden çok zevk ve sefa içinde yaşamaya önem verdi. Kabakçı Mustafa İsyanı sonunda tahttan indirilen amcazadesi Sultan Üçüncü Selim’in yerine, 29 Mayıs 1807 günü tahta çıktığında 28 yaşındaydı.

Sultan Dördüncü Mustafa’nın şehzadeliği boyunca kendisine bir evlat gibi davranan Sultan Üçüncü Selim aleyhinde isyancılarla işbirliğine girmesi ve onun öldürülmesi için emir vermesi, karakteri hakkında fikir vermektedir. Tahta çıktığında devletin merkezi otorite ve hakimiyeti gittikçe zayıflıyor, Sultan Üçüncü Selim ve Nizam-ı Cedit yandaşları yakalandıkları yerde öldürülüyordu. Sultan Dördüncü Mustafa’nın tahta çıkmasını sağlayan Kabakçı Mustafa ve yandaşları devlet yönetiminde etkin rol oynuyor, kendi adamlarını önemli mevkilere getiriyorlardı. Osmanlı Devleti bu isyandan sonra yeniçerilere çok büyük tavizler verdi. Ancak yeniçerilerin istekleri hiçbir zaman bitmedi. Hatta Osmanlı tarihinde hiç görülmemiş bir antlaşma yapıldı.

Kabakçı Mustafa isyanında baş rol oynayan yeniçeri ağalarının, kendilerini sağlama almak için yaptıkları bu antlaşmaya göre, yeniçeriler devlet işlerine karışmayacak ve Osmanlı Devleti bu isyandan dolayı Yeniçeri ocağını sorumlu tutmayacaktı. Sultan Üçüncü Selim taraftarları, bu karışık ortam içinde Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa‘ya sığınmışlardı. Alemdar Mustafa Paşa Osmanlı-Rus savaşları sırasında büyük başarılar göstermiş ve ordu mensuplarının sempatisini kazanmıştı.

ALEMDAR MUSTAFA PAŞA
Alemdar Mustafa Paşa ve yandaşları Sultan Üçüncü Selim’i tekrar tahta geçirmek için bazı görüşmeler yapmaya başladılar. Nihayet 16 bin kişilik bir ordu ile İstanbul’a yürüyen Alemdar Mustafa Paşa, Hacı Ali Ağa’yı İstanbul’a göndererek Kabakçı Mustafa’yı öldürttü (19 Temmuz 1808). Ordusuyla birlikte İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa bir çok isyancıyı da öldürdükten sonra Babıali’ye geldi. Arif Efendiyi (Arapzade) şeyhülislam yaptıktan sonra saraya gitti. Sultan Dördüncü Mustafa, Alemdar Mustafa Paşa’nın Sultan Üçüncü Selim’i padişah yapmak için geldiğini söyleyen şeyhülislamı kovdu ve kardeşi şehzade Mahmud ve Sultan Üçüncü Selim’in öldürülmesini emretti. Sultan Üçüncü Selim hemen öldürüldü.

Şehzade Mahmud ise cariyelerin ve hizmetkarlarının yardımıyla sarayın çatısına kaçırıldı. Alemdar Mustafa Paşa, Sultan Dördüncü Mustafa’yı tahtan indirerek yerine Sultan İkinci Mahmud’u getirdi. Sultan İkinci Mahmud, kendisinin tahta çıkarılmasını sağlayan Alemdar Mustafa Paşa’yı sadrazam yaptı.

Alemdar Mustafa Paşa’nın sadrazamlığı ve İkinci Mahmud’un padişahlığı sırasında sarayda yaşayan Dördüncü Mustafa yeniçerilerin onu tekrar padişah yapmaya çalıştıkları bir ayaklanma sırasında Sultan İkinci Mahmud’un emriyle 17 Kasım 1808’de öldürüldü. Son derece acımasız bir tabiata sahip olan ve ihtirasları karşısında zayıf durumlara düşerek ülkede kaos ortamı oluşmasına sebep olan Sultan Dördüncü Mustafa ıslahat hareketlerine karşı tutumuyla Osmanlı tarihine geçti.

Sultan Dördüncü Mustafa hat sanatıyla uğraştı. Gayet güzel yazıları vardır. Osmanlı hanedanında Sultan Beşinci Murad’dan sonra en az padişahlık yapanlardan birisidir.

Kız Çocukları: Emine Sultan

Gansu Gavri

Cuma, Haziran 29th, 2012

Memlük Sultanı Gansu Gavri, 1440 yılında doğdu. Baybirdi tarafından köle olarak satın alındı. Azat edildikten sonra bir çok görevde bulundu. 1458’de Halep’te başlayan bir isyanı bastırarak tanındı. Kayıtbay’ın yetiştirdiği Gansu Gavri, 60 yaşından sonra saltanata geçti. Gansu Gavri, Memlük Sultanı olduğunda Memlükler için önemli meseleler gündemdeydi. Osmanlılar, Memlüklerin kuzey sınırını tehdit ediyor, Şah İsmail Safavi devletini kurmaya çalışıyordu. Ayrıca Mısır’ın ekonomisi ile yakından ilgili olan Hint ticaret yolu, Portekizliler tarafından tahrip edilmeye başlanmıştı. İspanya’daki son müslüman kalesi Gırnata’nın düşmesi ile Fas ve Tunus emirleri, Memlük Sultanının başında olacağı bir federasyon oluşturulmasını istediler. Bu federasyon tüccar, ziyaretçi ve hacılar olmak üzere tüm hıristiyanların bu ülkeden kovulmasını istiyordu. Bu gelişmeler üzerine Gansu Gavri, yabancıların üç aydan fazla Kahire’de kalmalarını yasakladı. Portekizliler onun zamanında Hindistan kıyılarına yerleşti. Böylece Mısır, en önemli gelir kaynağı olan transit vergisini kaybetti ve mali çöküntü hızlandı. Gansu Gavri, Hindistan’a bazı seferler düzenlediyse de bir sonuç çıkmadı ve Portekiz filosu Aden’i aldı. Osmanlı padişahı Sultan İkinci Bayezid‘den yardım isteyen Gansu Gavri, Osmanlılarla dostluk ilişkileri kurdu. Ancak, Yavuz Sultan Selim‘e karşı Şah İsmail’i desteklemesi, onun aleyhine oldu. Nitekim Yavuz Sultan Selim’in giriştiği propaganda faaliyetlerinde Antep, Halep ve Şam valileri Osmanlılara yakınlık kurdu. Nihayet Mercidabık ovasında yapılan savaşı kaybeden Gansu Gavri bu savaş sırasında 1516 yılında öldü.

Murad III

Cuma, Haziran 29th, 2012

Sultan Üçüncü Murad 4 Temmuz 1546 günü Manisa’nın Bozdağ yaylasında dünyaya geldi. Babası, Sultan İkinci Selim, annesi Afife Nur Banu Sultan’dır. Annesi Venediklidir. Sultan Üçüncü Murad orta boylu, değirmi yüzlü, kumral sakallı, ela gözlü ve beyaz tenli bir padişahtı. Çok cömertti ve insanlara yardım etmeyi çok severdi. Merhametli bir kişiliğe sahip olan Sultan Üçüncü Murad, Arapça ve Farsça’yı çok iyi konuşurdu. Babasının 1558 yılında, Manisa sancak beyliğinden Karaman valiliğine tayin edilmesi üzerine, dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafından Alaşehir sancakbeyliğine tayin edildi. Babası Sultan İkinci Selim padişah olduktan sonra da tekrar Manisa sancakbeyliğine atandı. Şehzadeliği sırasında bulunduğu Manisa’da devrin en değerli ulemasından dersler aldı. Osmanlı padişahları içinde en alim padişahlardan birisidir. Babası Sultan İkinci Selim’in vefatı üzerine Manisa’dan İstanbul’a gelerek 22 Aralık 1574 tarihinde tahta geçti. Ancak o da babası Sultan İkinci Selim gibi devlet işlerine fazla müdahil olmadı. Bürokrasi ve hükümet daha ziyade Sokullu Mehmed Paşa tarafından idare edildi. Bunda Sokullu’nun tecrübe ve dirayeti ile Sultan İkinci Murad’ın idare tarzı büyük rol oynamıştır. İçkiye ve eğlence meclislerine düşkün olan Sultan Üçüncü Murad, saltanatı boyunca İstanbul’dan hiç çıkmadı ve saraydaki kadınların etkisinde kaldı. Daha sonraki yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun bir devrini etkileyecek olan kadınlar saltanatı onun devrinde başladı. 29 yaşında çıktığı tahtta 20 yıl kalan Sultan Üçüncü Murad 16 Ocak 1595 tarihinde felç geçirdi ve vefat etti. Ayasofya Camii’nin avlusuna defnedildi. Sokullu Mehmed Paşa’nın ağırlığını hissettirdiği III. Murad döneminde, Osmanlı toprakları en geniş sınırlarına ulaştı. Babası İkinci Selim’den devraldığı 15. 162.151 km kare ülke toprağını, 19.902.000 km kareye çıkardı. İngilizlerle de dostane ilişkiler geliştirildi. İlk İngiliz Kapitülasyonu’nun verilmesiyle İstanbul’a daimi İngiliz elçisi gönderildi. Papa’nın Katolik Avrupa’da kurabileceği haçlı ittifakına karşı Protestan İngiltere ile ilişkiler geliştirildi. Daha sonra bu ittifaka Hollanda da dahil edilecektir. Devlet işlerini Sokullu’ya devreden Sultan Üçüncü Murad zamanında, saraydaki kadınlar devlet işlerine çokça karışmaya başladılar. Bu durum Sokullu’nun ölümünden sonra da artarak devam etti. LEHİSTAN İLİŞKİLERİ Lehistan’ın Fransız Kralı Henry, Sultan İkinci Selim’in isteğiyle diğer Avrupalı rakiplerini geride bırakarak tahta geçmişti. Osmanlı Devletinin Lehistan yönetiminde hakim olmaya çalışmasının nedeni Avusturya’ya komşu olan iki müttefike sahip olmaktı. Fransızlarla Kanuni Sultan Süleyman döneminde başlayan iyi ilişkiler zaten mevcuttu. Lehistan yönetimine de hakim olmak, Avusturya karşısında Osmanlı Devletini güçlü kılacaktı. Fakat bir süre sonra Fransa tahtının boşalması üzerine, Henry, Lehistan’dan ayrılarak kral olmak üzere Fransa’ya gitti. Lehistan da oluşan iktidar boşluğu üzerine Sultan Üçüncü Murad duruma müdahale etti. Sultan Üçüncü Murad’ın isteği üzerine Erdel Beyi Bathary Lehistan’a kral oldu. Lehistan’la bir antlaşma yapıldı ve bu siyasi gelişmeler sonunda Osmanlı Devleti’nin kuzey sınırı güvenli bir hal aldı. VENEDİKLE İLİŞKİLER Sultan Üçüncü Murad döneminde Osmanlı-Venedik ilişkileri barış içinde devam ediyordu. 1584 yılında bir yeniçeri isyanında isyancılar tarafından öldürülen Trablusgarp Valisi Ramazan Paşa’nın hanımını ve çocuklarını İstanbul’a getiren Osmanlı gemisine Kefalonya açıklarında saldıran Amiral Emmo komutasındaki Venedik gemileri, barışı bozdular. Gemideki 250 kadar Osmanlı askeri öldürüldü, kadınlara tecavüz edildikten sonra denize atıldı. Bu olay İstanbul’da duyulunca Venedik Senatosu’na bir ültimatom gönderildi. Osmanlı Devleti’nin gücünden çekinen Venedik Senatosu şartlara uymak zorunda kaldı ve Amiral Emmo derhal asılarak İstanbul’a gönderildi. Ayrıca Ramazan Paşa’nın hanımı, çocukları ve malları da eksiksiz olarak Preveze kadısına teslim edildi. Venedik Senatosu’na gönderilen ikinci bir ültimatomda şöyle deniyordu: “Venedik korsanları, bir daha Osmanlı ahalisinin bulunduğu hiçbir gemiye dokunmayacaklardır. Şayet böyle bir hadise meydana gelirse, Venedik üzerine donanma gönderilecektir.” Venedik Senatosu, Sultan Üçüncü Murad’ın kararlılığını karşısında İstanbul’a arka arkaya üç elçi gönderdi ve meseleleri barış yoluyla halletmeye çalıştı. İNGİLTERE İLE İLİŞKİLER Osmanlı-İngiliz ilişkileri ilk olarak ticari alanda başladı. İngiltere Kraliçesi Elizabeth, İstanbul’a bir iki defa elçi göndermiş ve Sultan İkinci Murad’a: “Yüce Türk” diye hitap etmişti. Sultan Üçüncü Murad’da kraliçeye “Vilayet-i İngiltere kraliçesinin yalnız dostu değil, aynı zamanda hamisiyiz” diyordu. İngiltere’nin gönderdiği ilk elçi William Harborne, 24 Nisan 1583’te huzura kabul edilmiş ve padişaha hediyeler getirmişti. O zamana kadar Ceneviz, Venedik, Dubrovnik tüccarı yanısıra 1569 yılında verilen Kapitülasyonla Fransız tüccarı da Osmanlı limanlarında ticaret yapma hakkına sahipti. Kraliçe Elizabeth tarafından gönderilen İngiliz elçisi de Osmanlı limanlarında ticaret yapmak için gerekli olan kapitülasyonu alabilmek için İstanbul’a gelmişti. Venedik ve Ceneviz haricindeki Kapitülasyonu olmayan devletlerin tüccarı Fransız bayrağıyla Osmanlı limanlarına geliyordu. 1572 Bartalameos katliamı ile birlikte Katoliklerden yüz çevirmeye başlayan Osmanlı hükümeti, Papa’nın koyduğu (barut, kalay, top güllesi gibi) stratejik harp malzemesi ambargosunu kırabilmek için önce, Protestan olan İngiltere’ye yakınlaştı. Böylece Akdeniz’de İngiliz-Fransız rekabeti başlamış oldu. Bu rekabetten Osmanlı Devleti de birçok siyasi menfaat başlamış oldu. FAS’IN FETHİ Osmanlı Devleti Fas’a kadar olan tüm Kuzey Afrika’yı topraklarına katmıştı. Sultan Üçüncü Murad tahta geçtiği sırada Fas’ta iktidar mücadeleleri boy gösteriyordu. Fas Osmanlı’dan yana olanlar ve Portekiz’den yana olanlar diye ikiye bölünmüştü. 1578 yılında Fas Sultanı’nın da ricası ile Fas’a giden Ramazan Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Vadi-üs Sebil’de yapılan savaşta Portekiz kuvvetlerini yendiler ve böylece Fas Sultanlığı Osmanlı himayesine alındı. İRAN İLE İLİŞKİLER İran’da Şah Tahmasb’ın oğlu Şah İsmail, Osmanlı Devleti ve İran arasındaki barış antlaşmalarına riayet etmemiş ve Osmanlıya bağlı bazı emirleri kendi tarafına çekmeyi başarmıştı. Osmanlı hükümeti Van Beylerbeyine talimat vererek orada huzurun sağlanmasını istemişti. İran’ın Luristan valisinin Osmanlı devletine sığınması gergin olan ilişkileri iyice bozdu. Bu arada Şah İsmail ölmüş, İran’da taht kavgaları başlamıştı. Bu durumdan yararlanılmasını isteyen Van Beylerbeyi, İran’a saldırılması gerektiğini bildirdi. Sokullu Mehmed Paşa savaş taraftarı değildi ama yönetimde etkin olan Sinan Paşa ve Lala Mustafa Paşa İran seferine başkomutan olmak istiyorlardı. Sokulluya rağmen başlatılan İran savaşının ilk evresi 1577-1589 yılları arasında on iki yıl sürdü. Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Türk birlikleri İran kuvvetlerini Çıldır’da yendi. Bu savaştan sonra tüm Gürcistan fethedildi. Tiflis, Osmanlı vilayeti durumuna getirildi(1578). Aynı yıl Şirvan da Osmanlı topraklarına katıldı. Bu gelişmeler üzerine İran barış istemek zorunda kaldı. 21 Mart 1590 tarihinde yapılan Ferhad Paşa Antlaşmasına (İstanbul) göre; Kars, Tebriz, Tiflis, Gence, Şehrizur, (Azerbaycan, Gürcistan, Dağıstan ve Kuzey Kafkasya) Osmanlı Devletinde kalacaktı. Bu antlaşma ile Osmanlı devleti doğuda en geniş sınırlarına ulaşmış oluyordu. AVUSTURYA İLE İLİŞKİLER Avusturya ile 1590 yılında sekiz yıl sürecek bir barış antlaşması yapılmıştı. 1593 yılında Telli Hasan Paşa’nın başıbozukların oluşturduğu Uskukların üzerine yürümesini savaş sebebi sayan Avusturya barışı bozdu. Avusturya İmparatoru II. Rudolf ödemekte olduğu vergiyi vermediği gibi Eflak, Erdel ve Boğdan beylerini de isyana teşvik etmişti. Telli Hasan Paşa Hırvatistan sınırındaki Siska kalesini kuşatma altında tutuyordu. Çok şiddetli geçen çarpışmalar sonunda Osmanlı Kuvvetleri ağır kayıplar verdi. Hasan Paşa ve binlerce askerle birlikte Hersek Sancakbeyi de şehit düştü. Bunun üzerine Sinan Paşa’nın ısrarıyla 1593 yılında Avusturya’ya savaş ilan edildi. Yapılan savaşlar sonunda Avusturyalılar Tuna’yı geçerek Rusçuk’a saldırdılar, Müslüman halka büyük zulümler yapıldı. Sultan Üçüncü Murad vefat ettiğinde Avusturya’yla savaş devam ediyordu. İMAR ÇALIŞMALARI (MİMARİ) Memleketin imarı ile de ilgilenen Sultan Üçüncü Murad, Topkapı sarayına bazı köşkler ilave ettirdi. Babası sultan İkinci Selim ve dedesi Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde birçok esere imza atmış olan Mimar Sinan, Sultan Üçüncü Murad döneminde, ölümüne kadar başarılı çalışmalarına devam etti. Azapkapı Sokullu Camii, İzmit Pertev Paşa Camii ve Külliyesi, Ilgın Lala Mustafa Paşa Camii, Üsküdar Eski Valide Camii ve Külliyesi, Şemsi Ahmed Paşa Camii ve Medresesi, Tophane Kılıç Ali Paşa Camii, Sebil ve Hamamı, Manisa Muradiye Camii, İvaz Efendi Camii ve Ramazan Efendi Camii, Sultan Üçüncü Murad’ın Mimar Sinan’a yaptırdığı eserlerdendir. 1588’de Mimar Sinan’ın ölümünden sonra yapı faaliyetinde belirli bir azalma olmuştur. Sultan Üçüncü Murad döneminde ayrıca, Kars kalesi inşa edildi. Mekke’de Kabe-i Şerif’in duvarları mermer yaptırıldı ve Medine’de bir medrese inşa ettirildi. İstanbul’daki Toptaşı Tımarhanesi de Sultan Üçüncü Murad döneminde yapılan eserlerindendir. Erkek Çocukları: Üçüncü Mehmed, Selim Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Abdullah, Hasan, Ahmed, Yakub, Alemşah, Yusuf, Hüseyin , Korkud, Ali, İshak, Ömer, Alaüddin, Davud. Kız Çocukları: Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Fahriye Sultan.