Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Veysel Atasoy

Cuma, Haziran 29th, 2012

Veysel Atasoy, 1947 yılında Zonguldak’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenim gören Atasoy, çeşitli kurumlarda idarecilik, kaymakamlık, Devlet Personel Dairesi ve Devlet Planlama Teşkilatı’nda genel sekreterlik görevlerini üstlendi.

Anavatan Partisi Kurucu Üyesi olan bu partide genel başkan yardımcılığı görevinde bulunan Atasoy, XVII, XVIII, XXnci Dönem Zonguldak, XIX uncu Dönem Antalya Milletvekiliğinin yanı sıra Devlet Bakanlığı, Ulaştırma ve Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıkları yapmıştı.

Akciğer zarında kalınlaşma nedeniyle geçirdiği biyopsi sonrası, “MRSA” denilen antibiyotiğe dirençli, çok az ilacın etkilediği bir mikrop kapan Veysel Atasoy, hastanede yoğun bakım altında tutuluyordu. Atasoy 24 Ağustos 2004 günü vefat etti.

Veysel Atasoy evli ve 2 çocuk babasıydı.

Yılmaz Karakoyunlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1936 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğunun ve gençliğinin bir bölümü memleketi olman Siverek’te geçti. Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesini bitirdi. Siyasal Bilgiler Fakültesindan mezun oldu. Amerikada Georgia Üniversitesinde MBA dereceği aldı. Doktorasını İstanbul Üniversitesinde tamamladı.

1995 ve 1999 seçimlerinde ANAP İstanbul Milletvekili olarak parlamentoda görev aldı. ANAP Genel Başkan yardımcılığı görevini üstlendi. TRT, Basın Yayın, Özelleştirme İdasinden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptı.
 
Romanları: (1) Salkım Hanımın Taneleri (2) Güz Sancısı, (3) Üç Aliler Divanı (4) Çiçekli Mumlar Sokağı (5) Yorgun Mayıs Kısrakları (6) Ezan Vakti Beethoven / Basılıyor) (7) Beyaz Mahşer Gergefi / Yayına hazırlanıyor.

Şiirleri:
(1) O  Hayal Aynasından (2) Rubailer

Tiyatro Oyunları: (1) Zirveden Sonra (2) Önce İnsan (3) Romenos Diogenes (4) Altın Huylu Doruklar ‘5) Dümdüz Dünya (6) Şimşir Kafes (7) Brütüs Aranıyor (8) Kuzguncuklu Fazilet

Ayrıca mesleki kitapları vardır. TRT repertuarına alımış 100’ün üzerinde şarkıları ve saz eserleri mavcuttur.

Taha Yasin Ramazan

Cuma, Haziran 29th, 2012

Musul‘da 1938’e doğan Taha Yasin Ramazan 1956’da bir bankada memurken, henüz yasal olmadığı dönemde Baas Partisi‘ne katıldı. Partinin 1968 devriminden sonra pek çok bakanlık görevlerinde bulundu. 1970’de Baas Partisi’nin silahlı kolu olan Halk Ordusunu kurdu.

Sivri dilliliğiyle bilinen Ramazan, 1970’lerde Sanayi Bakanı olduğu dönemde ”Sanayiden hiçbir şey anlamıyorum ancak şunu biliyorum ki sıkı çalışmayanlar öldürülecektir” demişti.

Ramazan ayrıca, ülkenin en yüksek karar organı olan Devrim Komuta Konseyi üyesiydi. Saddam Hüseyin tarafından 1991 yılında yardımcı yapılan Ramazan, Baas rejiminin aldığı önemli kararların çoğuna katılmıştı.


Taha Yasin RamazanIrak’ın idam edilen eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin ile aynı cezaya çarptırılan yardımcısı Taha Yasin Ramazan 2003’te başlayan Irak savaşının yıl dönümünde asılarak idam edildi.

Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin bürosundan adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, 148 kişinin öldüğü Duceyl davasında suçlu bulunan Ramazan’ın yerel saatle 03.05’te idam edildiğini, infazın olaysız geçtiğini ve yasalara uygun olarak yapıldığını belirtti.

Yetkili, idamda bazı kabine üyeleriyle, bir doktor, bir yargıç ve Ramazan’ın bir avukatının hazır bulunduğunu söyledi.

Duceyl davası kararı üzerine devrik Irak lideri Saddam Hüseyin 30 Aralık 2006’da, üvey kardeşi ve eski istihbarat şefi Barzan İbrahim ile eski Devrim Mahkemesi Başkanı Hamid El Bender de 15 Ocak 2006’da idam edilmişti. Ramazan, idam edilen 4. üst düzey Baas rejimi yetkilisi oldu.


HALEPÇE KATLİAMI
1992’de Şii isyanlarını kanla bastıran Ramazan’ın, 1988’de Halepçe’de Kürtleri kimyasal gazla katlettiği iddia ediliyordu.

“BUSH VE SADDAM DÜELLO YAPSIN”
ABD’nin 55 kişilik arananlar listesinin 20. sırasında bulunan ve hazırlanan iskambil destesinin karo 10’lusu olan Ramazan, Ocak 2002’de “Dünyada bir terörist varsa o da Amerika’dır” demiş, 2 ay sonra ABD Başkanı George Bush’u ”katil” olarak nitelemişti. Ramazan, Bush ve Saddam Hüseyin’in kendi seçtikleri silahlarla düello yapmalarını da önermişti.

PEŞMERGELER YAKALADI
Irak’ın bakış açısını savunmak için başta Arap dünyası olmak üzere yurt dışında temasları artıran Taha Yasin Ramazan, 2003’te Peşmergeler tarafından Musul’da yakalanarak Amerikan güçlerine teslim edilmişti.

Ramazan’ın yakalandığı haberini Crawford’daki çiftliğinde alan Bush, yakalanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı. Taha Yasin Ramazan’ın yakalandığı sırada, tanınmamak için köylü kılığında olduğu ifade edilmişti.

Saddam Hüseyin’e yönelik suikast girişiminin ardından 1982 yılında Şiilerin hedef alındığı Duceyl katliamından sorumlu tutulanlar arasında yer alan Ramazan, önce ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, ceza daha sonra idama çevrilmişti. Taha Yasin Ramazan, Saddam Hüseyin ve diğer 6 Baas yetkilisiyle birlikte 148 kişinin öldüğü Duceyl katliamı davasında yargılanmış, Kasım ayında suçlu bulunarak müebbet hapse mahkum olmuştu. Yüksek Mahkeme, Ramazan hakkında verilen müebbet hapis cezasını hafif bularak itiraz etmiş, alt mahkemeden kararı yeniden değerlendirmesini istemiş ve Ramazan hakkında idam cezası verilmişti.

Duceyl davası kararı üzerine devrik Irak lideri Saddam Hüseyin 30 Aralık 2006’da, üvey kardeşi ve eski istihbarat şefi Barzan İbrahim ile eski Devrim Mahkemesi Başkanı Hamid El Bender de Ocak ayında idam edilmişlerdi.

Davada yargılanan diğer 3 sanık 15 yıl hapse mahkum edilmiş, bir kişi ise aklanmıştı.

Irak’taki idamlar uluslararası insan hakları kuruluşlarının tepkisini çekmiş, böyle bir ceza için gerekli kanıt olmadığı belirtilmişti.

Dr.Cahit Karakaş

Cuma, Haziran 29th, 2012

1928 yılında Bartın’da doğdu. 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesini bitirdi. Berlin Teknik Üniversitesinde su inşaatı ve su ekonomisi Kürsüsünde doktora yaptı ( 1961 ). Yurda dönünce Bayındırlık Bakanlığının çeşitli alanlarında çalıştı. 1965 yılında Zonguldak milletvekili seçildi. 1. Nihat Erim kabinesinde Bayındırlık ve Ulaştırma bakanlıklarında bulundu.

17 Kasım 1977’de Millet Meclisi başkanlığına seçildi ve bu görevi 12 Eylül 1980’e kadar sürdü. Cahit Karakaş 1983 seçimleri ile parlamentoya yeniden girdi. Õzellikle uluslararası parlamento kuruluşlarında görev alan Karakaş’ın çeşitli meslekî eserleri vardır.

Dr.Reşit Galip

Cuma, Haziran 29th, 2012

Reşit Galip 1897 yılında Rodos‘da doğdu. 1917’de İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesini bitirdi. Kısa bir süre aynı fakültede asistan ve Darüleytam’da hekim olarak çalıştı. Türk ocakları çalışmalarına katılan ateşli gençlerden biriydi. 1919’da köy kalkınmasına hizmet amacıyla Tavşanlı’ya gitti. Yunan saldırısı üzerine Kütahya ve dolayında Müdafaai Hukuk Cemiyetinin kurulmasında çalıştı. Kurtuluştan sonra Mersin’de serbest hekimlik yaptı.

1925’de Aydın Milletvekili olarak meclise girdi. Şeyh Sait ayaklanmasında Şark İstiklal mahkemesi üyeliğinde bulundu. 1932’de Milli Eğitim bakanı oldu. 1 yıl sonra bakanlıktan çekildi. CHP idari Heyeti ve Dil Tetkik Cemiyeti üyesi iken genç yaşta öldü.

Reşit Galip 1933 üniversite reformunu yapılmasında etkili olmuş, gazetelerde Cumhuriyet devrimleri lehinde yazılar yazmıştı.

M. İstemihan Talay

Cuma, Haziran 29th, 2012

1945 yılında Tarsus’ta doğdu. 1964 yılında Tarsus Amerikan Koleji’ni bitirdikten sonra 1968 yılında Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset ve Yönetim Bilimi dalında master eğitimini tamamladı. Kamu Yönetimi dalında Kaymakamlık, Yerel Yönetimler Bakanlığı Belediyeler Fon ve Krediler Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

1987’de T.B.M.M’ye İçel Milletvekili olarak seçildi. Dışişleri Komisyon Üyesi ve altı yıl süreyle Avrupa Konseyi Üyeliği yaptı. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Türk Parlamento Grup Başkanı olarak görev yaptı. 55. ve 56. Hükümetlerde Kültür Bakanı olarak görev aldı. XVIII, XIX, XX.nci Dönem İçel Milletvekili olarak görev yaptı. 57. Hükümette Kültür Bakanı olarak görev yapan Talay, Demokratik Sol Parti içerisinde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle hem bakanlıktan hem de partisinden istifa etti.

Daha sonra kurucuları arasında yer aldığı Yeni Türkiye Partisi’nin genel sekreterliğini üstlendi. 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde Yeni Türkiye Partisi barajı geçemediğinden meclise giremedi. Halen YTP Genel Sekreterliği görevi yürütmektedir.

M. Recai Kutan

Cuma, Haziran 29th, 2012

1930 yılında Malatya’da doğdu. 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden inşaat yüksek mühendisi olarak mezun oldu.

1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nde Bölge Müdürlüğü ve Genel Müdür Muavinliği görevlerinde bulundu. Bu tarihlerde Türkiye’nin en büyük projesi olan GAP Etüd ve Planlama çalışmalarının yönetti.

1969-1977 yıllarıı arasında Tümaş Türk Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. Genel Müdürlüğü görevinde bulundu.

1973 yılında siyasi hayata atıldı. Milli Selamet Partisi’nde Genel Başkan Yardımcılığı, 1977 yılında Parlamenter ve aynı tarihte İmar ve İskan Bakanlığı görevlerinde bulundu.

1983 tarihinden sonra Refah Partisinde görev aldı. 20.Dönem Refah Partisi Malatya Milletvekili iken 1996 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev aldı.

İyi derecede İngilizce bilen Recai Kutan evli ve 3 çocuk babasıdır.

Sadettin Tantan

Cuma, Haziran 29th, 2012

1 Ocak 1941’de Sapanca’da doğan Tantan, Polis Enstitisü ve Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, İşletme bölümünü bitirdikten sonra Bursa İş İdaresi Enstitüsü’nde master yaptı ve İngiltere’de dil eğitimi gördü. 1966’da komiser yardımcısı olarak göreve başladığı Emniyet teşkilatında, Eskişehir, Bursa, ve İstanbul’da Narkotik ve Asayiş Şubelerinde çalıştı. Giresun ve Tekirdağ’da İl Emniyet Müdürlüğü yaptı. Tantan, aynı zamanda, 1980-1990 yılları arasında, İstanbul Güreş İhtisas Kulübü Başkanlığı, Aralık 1991 ve Aralık 1993 yılları arasında da Güreş Federasyonu Başkanlığı görevinde bulundu.

1990-1994 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığı yaptı. 1994 yılında emekli oldu ve ANAP’tan siyasete adım atarak Fatih Belediye Başkanı seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinden önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı gündeme geldi. Ancak daha sonra milletvekilliğine aday gösterildi ve Parlamento’ya girdi. DSP-MHP-ANAP koalisyonunun kurduğu 57. hükümette İçişleri Bakanı olarak görev aldı.

2001 yılı Haziran ayında İçişleri Bakanlığı görevinden alınmasını takiben önerilen Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanlığı teklifini kabul etmedi ve partisinden istifa etti. Ocak 2002’de Yurt Partisini kurdu ve 25 Ağustos 2002 tarihinde yapılan Olağanüstü Kongresi’nde Genel Başkanlığa seçildi. Tantan, evli, 6 çocuk ve 2’de torun sahibidir.

Murat Karayalçın

Cuma, Haziran 29th, 2012

1943 yılında Samsun’da doğan Karayalçın, ilk ve orta öğrenimini Ankara Mimar Kemal İlkokulu ve Ortaokulunda, Lise öğrenimini ise Ankara Gazi Lisesinde yapmıştır. ODTÜ’de 1963-1964 döneminde İngilizce hazırlık eğitimi gördü, 1964 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat-Maliye Bölümünden 1968 yılında mezun oldu.

DPT’de uzman yardımcısı ve uzman olarak çalıştı, İngiltere’de kalkınma ekonomisi üzerine lisans derecesi aldı. 1978 – 1979 yıllarında Köy İşleri Bakanlığında Müsteşar Yardımcılığı görevini yürüttü.

Kent-Koop’un kurucuları arasında yer alan Karayalçın, Kent Koop’ta sırasıyla mali sekreterlik, genel sekreterlik ve 1981 yılından 1991 yılı Mayıs ayına kadar da Genel Başkanlık görevlerini üstlendi.

Karayalçın, 1986-1987 yılları arasında Uluslararası İskan Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği, kurulduğu tarih olan 1988 yılından 1993 yılı Eylül ayına kadar da kısa adı TÜRKKENT olan Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği’nin Genel Başkanlığı görevlerini sürdürdü.

1986 yılında İngiltere’de Dünya Konut Yılı Ödülünü alan Karayalçın, aynı yıl Nokta Dergisi tarafından yılın işadamı seçildi. 1987 ve 1991 yıllarında Türkiye’nin dış tanıtımına yaptığı katkılar nedeniyle TÜTAV ödülüne, 1993 yılında Fransız Hükümeti tarafından Legion d’honneur nişanına layık görüldü.

26 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçimlere önseçimi kazanarak Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak giren Karayalçın, seçildiği bu görevini Eylül 1993 tarihine kadar sürdürdü.

Karayalçın Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin 11-12 Eylül 1993 tarihinde yapılan 4. Olağan Kurultayında Genel Başkan seçildi, T.C. 50. Hükümetinde Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakanı olarak 1994 – 1995 tarihleri arasında görev yaptı.

18 Nisan 1999’da yapılan yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığını koydu fakat kazanamadı. Haziran 1999’da CHP kurultayında başkanlığa adaylığını koydu fakat burada da başarısız oldu. Daha sonra CHP’den istifa etti ve Fikri Sağlar ile birlikte Solda yeni bir oluşum için yola koyuldu. Mayıs 2002’de SHP adında yeni bir parti kurdu.

Mehmet Vecdi Gönül

Cuma, Haziran 29th, 2012

29 Kasım 1939’da Erzincan’da doğdu. Annesi Lütfiye hanım ev hanımı, babası ise Askeri Okullarda Türkçe ve Edebiyat Öğretmeni olan Mustafa Saffet GÖNÜL’dür. Devlet bursu ile kazandığı A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi‘ni 1960 Haziran döneminde bitirdi ve aynı yıl Erzincan İl Maiyet Memurluğu’na atandı.

37. Kaymakamlık Döneminin Birincisi olan GÖNÜL, 9 yıl süre ile değişik illerde Kaymakam Vekilliği ve Kaymakamlık yaptı (Araban, Tercan, Gerger vekaleten, Doğanhisar, Çamardı, Hozat, Narman asil Kaymakam olarak).

1970 yılında İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Şube Müdürlüğü‘ne atandı.

1972 yılında açılan Mülkiye Müfettişliği imtihanını birincilikle kazanarak Mülkiye Müfettişi oldu.

1975 yılında İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürlüğü’ne getirilen GÖNÜL 1976 yılı başında Kocaeli Valiliği‘ne atandı.

1977 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü‘ne,

1978 yılında Merkez Valiliği‘ne

1979 yılında ise Ankara Valiliği‘ne atandı.

1981 yılı sonunda Yüksek Öğretim Kurulu Kurucu Üyeliği‘ne getirildi.

10 Şubat 1984 tarihinde İzmir Valiliği görevine başladı.

11 Ocak 1988 tarihinden itibaren de İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulunan GÖNÜL TBMM’nin 8 Mayıs 1991 günlü Resmi Gazetede yayımlanan kararı ile Sayıştay Başkanlığı’na seçildi.

Yedi yıl süre ile Sayıştay Başkanlığı yaptıktan sonra 4 Mayıs 1998’de üyeliğe döndü.

18 Nisan 1999’da Kocaeli‘nden Milletvekilliğine ve 1 Haziran 1999 tarihinde de TBMM Başkan Vekilliği‘ne seçildi.

25 Ekim 2000 tarihinde ikinci defa TBMM Başkan Vekilliğine seçilen GÖNÜL 22 Haziran 2001 tarihinde bu görevden ayrılarak Adalet ve Kalkınma Partisinin kurulmasıyla birlikte AK Partinin MKYK üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı, TBMM’nin 21. Dönem 4. Yasama Yılının başlamasıyla birlikte de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyeliğine seçilmiştir.

19 Kasım 2002 tarihinde kurulan 58 nci Cumhuriyet Hükümetinde Millî Savunma Bakanı olarak görevine başlamış ve 14 Mart 2003 tarihinde teşkil edilen 59 ncu Hükümet döneminde de bu görevine devam etmektedir.

Vecdi GÖNÜL yukarıda belirtilen kariyer görevlerine ek olarak;

– Belediye Başkanlıklarını tedvir etmiş,

– Basın İlan Kurumunda Hükümet Temsilciliği yapmış,

– Yurt dışında Avrupa Konseyi UN, WHO, UNICEF toplantılarına Heyet Başkanı veya delege olarak katılmış,

– Değişik ülkelerle Hükümetimiz adına güvenlik anlaşmaları imzalamıştır.

– ASOK ve MKE Kurumu Danışma Kurulu Başkanlığında,

– Yüksek Öğretim Kurulu Genel Kurul ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fon Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

– Ayrıca, Avrupa Konseyi Mahalli İdareler Daimi Konferansı (CLRAE) ile Türk Heyeti ile, Milletlerarası Ahval-i Şahsiye Komisyonu (CIEC)’nda Türk Delegasyonu Başkanlığı’nı da yürütmüştür.

– GÖNÜL, Sayıştay Başkanlığı’na seçildikten sonra Avrupa Sayıştaylar Birliği (EUROSAI) ve Dünya Sayıştaylar Birliği (INTOSAI) Kongre ve seminerlerinde Divan Başkanlığı, yedi yıl süre ile EUROSAI teşkilatının denetçiliğini, üç yıl süre ile de kurucusu olduğu ECO Ülkeleri Sayıştaylar Birliği (ECOSAI)’ın Başkanlığını yapmıştır.

– Vecdi GÖNÜL, evli olup eşi Kız Meslek Lisesi Öğretmenliğinden emeklidir.

– Biri kız üç çocuğu vardır.

– Türkiye’de 1965 yılında TODAİ’de idare alanında uzmanlık alan GÖNÜL, ayrıca kazandığı bir bursla Amerika Birleşik Devletleri’nde Güney California Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi alanında “master” derecesini almış, daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde doktora kurlarını başarı ile tamamlamıştır.

– Yabancı dili İngilizcedir.

Dr.Refik İbrahim Saydam

Cuma, Haziran 29th, 2012

Türkiye Cumhuriyetinin 4. Başbakanı İbrahim Refik Saydam 1881 yılında İstanbul’da doğdu. Askeri Tıbbiyeyi Doktor yüzbaşı olarak bitiren Refik Bey Almanya’da Berlin Askeri Tıp Akademisi’nde Brandenburg, Danzig, Spandou ve Scharite’te eğitim gördü. Balkan Savaşı’nda Antalya’da ve Çatalca cephesinde Kolera hastalığını önleyici çalışmalar yaptı.

1914’te atandığı sahra genel sağlık müfettiş muavinliği sırasında bakteriyoloji enstitüsünü örgütleyerek tifo, dizanteri, veba ve kolera aşılarının, tetanos ve dizanteri serumlarının burada üretilmesini ve I. Dünya Savaşı boyunca ordu ihtiyacının karşılanmasını sağladı. Salgın hastalıklarla mücadelesini Hasankale’de cephe hizmetinde sürdürdü. Tifüse karşı hazırladığı aşı Tıp Literatürüne geçti ve I. Dünya Savaşında Alman ordusunda ve Kurtuluş Savaşı’nda kullanıldı.

1919’da 9. Kolordu sağlık müfettişi muavinliği görevi ile Mustafa Kemal’in yanında Samsun‘a çıkan Refik Bey Erzurum’da Mustafa Kemal’in karargâhı dağıtıldıktan sonra Erzurum askeri hastanesi bulaşıcı hastalıklar servisi şefliğine atandı. Fakat bu görevi kabul etmeyerek ordudan ayrıldı. Erzurum ve Sivas kongresinin çalışmalarına katıldı.

1920’de TBMM’ye Beyazıt milletvekili ve Milli Savunma Vekaletine bağlı Sıhhiye Dairesi Başkanı olarak girdi. İkinci dönemden başlayarak üyeliğini İstanbul milletvekili olarak sürdürdü. Aynı yıl Sağlık ve Sosyal Yardım (Sıhhat ve İçtimai Muavenet) bakanı seçildi.

Türkiye Cumhuriyetinin ilk Sağlık Bakanı olan Refik Bey 14 yıl sürecek olan bu görevinde sağlık hizmetlerinin temellerini attı. 1924’de Ankara’da ve daha sonra Erzurum, Diyarbakır, Sivas ve diğer birçok ilde memleket hastaneleri, doğum ve çocuk bakımevleri açtı. Ayrıca bu konuda eleman yetiştirilmesine önem vererek sağlık kursları, tıp öğrenci yurtları 1928’de Hıfzıssıhha Enstitüsünü ve Mektebini, İstanbul ve Ankara’da verem savaş dispanserlerini kurdu.

1931- 1938 yıllarında zaman zaman Eğitim ve Maliye Bakanlıklarına vekaleten bakan Refik Saydam, Atatürk’ün ölümünden sonra İçişleri Bakanlığı, CHP genel sekreterliği ve 15 yıl Kızılay Başkanlığı yaptı. 1939 – 1942 yılları arasında Başbakan iken Sağlık konusuna ayrıca önem verem Refik Saydam ” Devlet İdaresi A’dan Z’ye bozuktur, düzeltmek ister” diyerek devlet yönetiminde köklü bir reform taraftarıydı. 1942′ de İstanbul’un besin sorununun düzenlemesi için yaptığı inceleme gezisinde öldü.

Mehmet Şükrü Saracoğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1887 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğdu. İlk ve orta okulu Ödemiş’te okuduktan sonra İzmir idadisi’ne girdi. Son derece zeki, çalıskan bir öğrenciydi. İzmir idadisini birincilikle bitirerek, Ankara’daki Mekteb-i Mülkiye’ye geçti. 1909 yılında Mekteb-i Mülkiye’ yi bitirerek İzmir Valiliği Maiyet Memurluğu’na atandı. İzmir Sultanisi’nde matematik-öğretmenliği yapan Saracoğlu, 1911 yılında İttihat ve Terakki Ticaret Mekteb-i Müdürlüğü görevine getirildi.

1914 yılının Ocak ayında bir devlet bursu kazanan Saracoğlu Belçika’ya öğrenime gitti. Kısa bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı patlayınca hemen İzmir’e döndü. 1915 Mayıs’ında tekrar Cenevre Siyasi İlimler Akademisi’nde okumak için İsviçre’ye giderek burada dört yıl kaldı ve bu fakülteyi çok iyi bir dereceyle bitirdi. Mondros Mütarekesi’nden sonra Cenevre’de Türk Talebe Cemiyeti’ni kurarak bu cemiyet adına Fransızca bir derginin yayınlanmasını üstlendi. Türk Talebe Cemiyeti’nin başkanı olarak Avrupa kamuoyunda Mondros şartlarının olumsuzluğuna tepki yaratmak için uğraşlar vererek Osmanlı Devleti’nin haklarını savundu.

O günlerde İzmir işgal edilince Türkiye’ye gideceğini öğrendiği bir İtalyan gemisine kaçak binip yurda döndü. Ulusal Kurtuluş Hareketi’ne katıldı. Kuşadası, Nazilli ve Aydın yörelerinde kurulan Kuva-i Milliye hareketlerinin örgütlenmesinde çalıştı. Osmanlı Meclisi Mebusanı’na İzmir milletvekili olarak seçildiyse de, Saracoğlu bu göreve katılmadı.

Saracoğlu 1923’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne İzmir Mebusu olarak girdi.

Fethi Okyar kabinesinde Maarif Vekili, İnönü’nün 3 ve 4. hükümetlerinde Adliye Vekili, ve 12’nci Refik Saydam hükümetinde Hariciye Vekili olan Mehmet Şükrü Saracoğlu, 1942 yılında Refik Saydam’ın ölümü üzerine İnönü tarafından 9 Temmuz 1942 günü başkanlığa atanarak hükumeti kurmakla görevlendirildi.

Fethi Okyar hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı yapan Saracoğlu 1926’da Yunanlılarla kurulan Mübadele Komisyonu’na başkanlık etti. Başbakanlığına kadar kurulan bütün hükümetlerde görev aldı. Bu hükümetlerde Maliye, Adliye ve Hariciye vekilliklerinde bulundu. Saracoğlu’nun 1932 yılında Paris’te Osmanlı borçlarının ödeme koşullarının saptanması görüşlerini Türkiye adına yürütürken görüyoruz. 1933’de bir antlaşma ile bu konuyu başarıyla ve batılı gözlemcilerin hayranlığı içinde bitirirken izliyoruz. Saracoğlu’nun devlet adamlığı vitrinini süsleyen en değerli ve liyakatinin zirvesine vardığı bu anlaşma ile genç Türkiye Cumhuriyeti’nin maliyesi soluk aldı.

Genç Cumhuriyet’in devlet organlarının kurumlaşmasında da emeği geçen Saracoğlu, bakanlıkları sırasında avukatlık, hakimlik İcra İflas Kanunlarını hazırlamış ve çıkartmış iş esasına dayalı cezaevlerinin oluşmasını ve ilk örnek olarak İmralı’nın kuruluşunu sağlamıştır. Barem ve Emeklilik kanunları da Saracoğlu’nun zamanında oluşturulmuştur.

Refik Saydam’ın ölümü sonrasında Başbakan olan Saracoğlu, bu döneminde de Cumhuriyet döneminin bütünsellik taşıyan seçim yasasını iki dereceli olarak hazırladı ve çıkarttı. Saracoğlu istifa ederek Başbakanlığı Recep Peker’e devrettikten sonra 1 Kasım 1948 ve 22 Mayıs 1950 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı yaptı.

1950 seçimlerinde parlamentoya giremeyen Saracoğlu siyaseti bıraktı.

Saracoğlu, 27 Aralık 1953’de İstanbul’da vefat etti.

Şükrü Saracoğlu ayrıca 17 yıl boyunca Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlığını yapmıştır. 22 Temmuz 1998 yılında alınan kararla Fenerbahçe Stadı’nın adı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu olarak değiştirilmiştir.

Abdülkadir Aksu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1944 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlköğretimini Diyarbakır cumhuriyet İlkokulunda, Orta Öğrenimini Ziya Gökalp Lisesi’nde yapmıştı.

1968 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuşdu. Aynı yıl Diyarbakır Maiyet Memurluğuna atanmış; staj dönemi içinde Ergani kaymakam Refikliği, Bismil İlçesi Sinan Bucak Müdürlüğü, Genç, Akçadağ ve Doğanşehir Kaymakam Vekilliği yaptı.

1973-1976 yılları arasında Sarıkaya Kaymakamlığı, 1 Eylül 1976-9 Ekim 1977 tarihleri arasında Kahramanmaraş Vali Vekilliği ve 1980 Eylül ayına kadar Merkez Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

29 Ağustos 1980 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Rize Valiliğine, 17 Ekim 1980 tarihli Kararname ile de Merkez Valiliğine atanmıştır. Rize valiliği sırasında Belediye Başkanlığı görevini de yürüttü.

9 Şubat 1984-18 Eylül 1987 tarihleri arasında Gaziantep Valiliği yapan ve 1985 yılında Yılın Bürokratı seçilen Abdülkadir Aksu; 29 Kasım 1987 tarihinde Anavatan Partisi’nden 18. Dönem Diyarbakır Milletvekili seçildi ve Aralık 1987 tarihinde de Anavatan Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkan Vekilliği görevine getirildi.

31 Mart 1989 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na atandı ve bu görevini 24.6.1991 tarihine kadar yürüttü. 24 Aralık 1995’te ANAP Diyarbakır Milletvekili olarak Parlamentoya girdikten kısa bir süre sonra ANAP Gurup Başkan Vekilliğine, daha sonra da GAP’tan Sorumlu Devlet Bkanlığı’na getirildi.

16 Ağustos 1996 tarihinde ANAP’tan ayrılarak RP’ye katıldı. RP GİK üyesi ve Genel Başkan Yardımcılığına getirildi, RP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra FP’ye girdi.

Fazilet Partisi’nin kapatılmasından sonra yeni kurulan AK Parti’ye katıldı. Halen AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili olarak görevini sürdürmektedir.

Mehmet Ağar

Cuma, Haziran 29th, 2012

1951’de Elazığ’da doğdu. Babası Zülfikar Ağa gibi polisliği seçti. Emniyet Genel Müdürlüğü adına Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyan Ağar, 1972’de mezun olduktan sonra, polisliğe Emniyet Genel Müdürlüğü ve Cumhurbaşkanlığı korumalarında görev alarak başladı. İznik, Selçuk ve Torul Kaymakamlıkları da yapan Ağar, Derince Kaymakamlığı görevinden sonra, İstanbul Siyasi Şube Müdür Muavinliği’ne getirildi. 5 yıl süren İstanbul Emniyet Müdürlüğü Personel ve Asayiş Şube Müdürlüğü’nden sonra, Şükrü Balcı-Ahmet Ateşli-Ünal Erkan ve kendisi ile ilgili MİT raporunu nedeniyle 1988 yılı başında, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Bu dönemde siyasilerle yakın ilişki kurmaya gayret etti.

PAPATYA BÜROKRAT
Ankara Emniyet Müdürü olduğu dönemde Semra Özal’ın hiçbir programını kaçırmaması, Ankara dışına çıkışı ve gelişlerinde her zaman havaalanında da hazır bulunması nedeniyle adı zaman zaman, “Papatya Bürokrat” olarak anıldı. Aynı dönemde Turgut Özal’a karşı düzenlenen suikastın soruşturulmasını görevini yürüttü ve video kasete alınan Kemal Horzum sorgusunu yaptı. Korkut Özal bu nedenle Ağar’ın suikastın arkasındaki isimleri bildiğini ileri sürdü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevinden sonra, 1992’de de Erzurum Valisi oldu. Bu görevi sırasında 1 Ağustos 1992’de gıyabi tutuklu olarak aranan Bahçelievler katliamı sanığı Haluk Kırcı’nın nikahında, gelin Vesile Erzincanlı’nın nikah şahitliğini yaptı. 1993 Temmuz ayında Tansu Çiller’in DYP Genel Başkanı ve Başbakan olmasından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’ne getirildi.

SUÇLAMALARA HEDEF OLDU
Bu göreve gelir gelmez, Milli Güvenlik Kurulu’na ‘Özel Tim’in güçlendirilmesi ve PKK’nın büyük şehirlerdeki finans kaynaklarını kurutmak gibi önlemleri içeren “Terörü 1 yılda yok edecek” bir plan hazırlayıp sundu. Özel Harekat Timi’nin PKK’yı bir yılda sileceğini ileri sürdü. “PKK’ya karşı ülkücü ordusu kurulduğu” iddialarını yalanladı. Bu konuşmasından 40 gün sonra ise “Özel ordu çok yakında hazır” açıklamasını yaptı. Polis örgütüne MHP yanlılarının hakim olmasına göz yummakla suçlandı. Ağar yönettiği polis örgütü nedeniyle, işkence iddialarına ve yargısız infaz suçlamalarına da hedef oldu. Ağar, “Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Cem Ersever” gibi suikastların hiçbirisi çözülmemesine karşın, faili meçhul cinayetlerden 893’ünün ortaya çıkarıldığını savundu. MGK’da 26 Nisan 1995’te Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin Türkiye Raporu görüşülürken, Demirel “İşkence yok” diyen Ağar’ı, “İşkence yok demekle olmuyor” diyerek tersledi. Daha sonra işkenceyi “münferit olaylar” olarak nitelendiren Ağar, eleştirilerin tırmanması üzerine “Polis hatasız değil” demek zorunda kaldı.

MAFYAYA SİLAH
İstanbul’daki mafya iddiaları nedeniyle eleştiri alan Ağar, yasal düzenlemeler yapıldıktan sonra “Mafyaya karşı katı” olacaklarını söyledi. Bu dönemde Mülkiye müfettişlerinin incelemesiyle ortaya çıkan bir skandalda kimi sabıkalı mafya üyelerine yasalara aykırı bir biçimde silah ruhsatı verildiği ve ruhsat dosyalarında eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun imzası bulunduğu ortaya çıktı. Ağar bu soruşturma için kendisi hakkında yapılmış bir işlem olmadığını belirtti. Ağar kayıp dosya olmadığını söylerken, müfettişler 400 silahın dosyasının kaybolduğunu ortaya koydu ve mafya üyelerine verilen ruhsat sayısının 2 binden fazla olduğu belirlendi.

DYP’DEN MİLLETVEKİLİ
Ağar, Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde artan faili meçhul cinayetler nedeniyle büyük eleştiri aldı. Çiller’e başbakanlığı döneminde büyük destek veren Ağar, onu yurtiçi, yurtdışı tüm gezilerinde yalnız bırakmadı. Ağar, bu dönemde İstanbul Emniyet Müdürü olan Necdet Menzir ile büyük bir çekişmenin de içinde oldu. Aralık 1995 seçimlerinden sonra 28 ay sürdürdüğü Emniyet Genel Müdürlüğü görevinden ayrıldı ve DYP milletvekili olarak Meclis’e girdi. Çiller’in A Takımı’nda yer aldı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VE ZORUNLU İSTİFA
Adalet Bakanı olduğu ANAYOL Hükümeti döneminde cezaevlerinde 12 siyasi tutuklunun açlık grevlerinde ölmesi büyük tartışma yarattı. REFAHYOL Hükümeti’nin kurulmasından sonra İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Ağar, Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Necmettin Erbakan’ın Libya gezisine karşı çıkan tek isim oldu. Erbakan’ın kararnamesini de imzalamayan Ağar görevinden istifa ederek de direnişini sürdürdü ve azledilmesi gündeme geldi.

ÇATLI’YA SİLAH TAŞIMA BELGESİ
Ağar’ın Susurlukolayından hemen sonra polis müdürü Hüseyin Kocadağ’ı savunarak, Abdullah Çatlı’yı teslim olmaya götürdüğü yolundaki açıklaması herkesi şaşırttı. Bu sözlerinin hemen ardından Tansu Çiller tarafından istifaya zorlandı ve istifa etti. 1996 Eylül ayında Aydınlık dergisi tarafından açıklanan ikinci MİT raporunda bizzat Ağar tarafından verilen yeşil pasaportlar ve silah taşıma belgeleriyle özel bir örgüt kurduğu, bu örgütün adam kaçırma, uyuşturucu kaçakçılığı gibi işlere bulaştığı iddia edildi. Susurluk kazasından sonra yapılan incelemelerde Çatlı’nın üzerinde çıkan silah taşıma belgesindeki imzanın Ağar’a ait olduğu Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından tespit edildi.

DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILDI
İstanbul DGM Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 30 Ocak 1997’de Meclis’e gönderilen fezlekede, Sedat Edip Bucak ile “Cürüm işlemek için çete kurmak. Hakkında yakalama ve tevfik müzakeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak” suçlamalarıyla 6’yla 12 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması istendi. 11 Aralık 1997’de dokunulmazlığı kaldırılan Ağar, Anayasa Mahkemesi’nin itirazını reddetmesinden sonra, DGM’de 10 Ocak 1998’de 3 saat süreyle sanık sıfatıyla ifade verdi. Hospro silahlarıyla ilgili yaptığı yazılı savunmada, silahları Korkut Eken’e senet karşılığı verdiğini ve konunun devlet sırrı olduğunu söyledi. Mesut Yılmaz ise bu tür bir devlet sırrının kayıtlarda yer almadığını ileri sürdü. 15 Haziran 2000 tarihinde “Suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” iddiasiyle hakkında oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu 8’e karşı 6 oyla Ağar’ın Yüce Divan’a sevkine gerek olmadığına karar verdi ve eski İçişleri Bakanı böylece aklandı.

DYP GENEL BAŞKANLIĞI
Tansu Çiller‘in DYP Genel Başkanlığından ayrılacağını açıklaması üzerine tekrar DYP’ye dönen Ağar, 14 Aralık 2002’de yapılan olağanüstü kurultayda Doğruyol Partisi genel başkanlığına seçildi.

DEMOKRAT PARTİ
22 Temmuz 2007 seçimlerine Anavatan Partisi ile birlikte girme kararı alınması üzerine Doğruyol Partisi’nin adı Demokrat Parti (DP) olarak değiştirildi. Daha sonra Erkan Mumcu ile Mehmet Ağar anlaşamayınca iki partinin birleşemeyeceği sonucu çıktı. Birleşme krizine rağmen Merkez Sağ’ın liderliğine soyunan Ağar, seçimde barajın altında kaldı. DP, yüzde 5.4’lük oy aldı. Ağar, daha oyların yarısı sayılmıştı ki, istifa kararını kamuoyuna açıkladı.

Oyunu memleketi Elazığ’da kullanan Ağar, Ankara’ya dönerek seçim sonuçlarını Celal Bayar Köşk’ünde izledi. DP’de ise genel merkez binasının 9’uncu katına seçim merkezi kuruldu. Ancak genel başkan yardımcılarından kimse partiye gelmedi. Teşkilat Başkanlığı yapan, ancak adaylardan para aldığı gerekçesiyle görevinden istifa eden GİK üyesi Mümtaz Yavuz sonuçlara ilk tepki veren isim oldu.

DP’deki ilk tepkinin üstünden birkaç dakika geçmeden Ağar’ın istifa kararı geldi. Ağar sandıkların açılmasından yaklaşık 2.5 saat sonra, 19.40’da basın müşaviri Necmi Hatipoğlu aracılığıyla “Ayrılıyorum” açıklamasını yaptı. Öte yandan Genel Başkan Yardımcısı Nüzhet Kandemir de istifa etti.

İSTİFA
DP genel başkanlığından istifa eden Ağar partiden gelen talepler doğrultusunda kurultaya kadar partinin başında kalacağını ve aday olmayacağını açıkladı. Parti başkanlığı için Hüsamettin Cindoruk ile görüştüğünü ve sayın Cindoruk’un genel başkanlık için aday olabileceğini ifade ettiğini 03 Aralık 2007 tarihli basın toplantısında basına açıkladı.

Prof. Dr.Tansu Çiller

Cuma, Haziran 29th, 2012

1946 yılı İstanbul doğumludur.

Robert Koleji mezunu olan Tansu Çiller, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitirmiştir. Doktorasını Connecticut Üniversitesi’nde veren Çiller, doktora sonrası çalışmalarını Yale Üniversitesi’nde devam ettirmiştir.

1978 yılında doçent olan Tansu Çiller, 1983 yılında profesör olmuştur.

Başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde çalışmalar yapan Çiller, 1990 yılı kasım ayında Doğru Yol Partisi çatısı altında politikaya atılmıştır.

1991 yılı seçimlerinde İstanbul ili milletvekili seçilen Çiller, Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile kurulan, Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak görev almıştır. Kabinenin aktif bir üyesi olan Tansu Çiller, özellikle batı ile sıcak ilişkileri ile popülerite kazanmıştır.

Demirel’in Türkiye Cumhuriyeti’nin dokuzuncu cumhurbaşkanı seçilerek başbakanlık görevini bırakmasından sonra DYP genel başkanlığına aday olan Tansu Çiller, 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda en yüksek oyu alarak genel başkan seçilmiş ve Türkiye’nin ilk bayan başbakanı olmuştur.

Sn. Çiller’in ekonomi üzerine 9 yayını bulunmaktadır.

İki çocuk annesi olan Çiller, çok iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Mahmut Celal Bayar

Cuma, Haziran 29th, 2012

Türkiye Cumhuriyeti’nin 3. Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar, 16 Mayıs 1883 tarihinde Bursa-Gemlik’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini babası Abdullah Fehmi Efendi‘nin yanında yapan Bayar, Gemlik mahkeme ve reji kalemine memur olarak girdi. Daha sonra Ziraat Bankası’nda çalışmaya başladı. Bu arada Harir Darutariri okuluna devam etti.

1990’da İttihat Terakki Cemiyeti’nin kurduğu gönüllüler taburuna yazıldı. Zamanla bu partinin sayılı üyeleri arasına girdi. İzmir’de kurulan cemiyetin genel sekreterliğini yürüten Bayar, Kız Lisesi’nin ve Şimendifer Okulunun açılmasına ön ayak oldu.

I. Dünya Savaşı’ndan sonra İzmir’de kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin de faal üyeleri arasına katıldı. 1920 tarihinde Bursa milletvekili olarak Büyük Millet Meclisi’ne katılan Bayar, aynı tarihte İktisat Bakanlığı’na vekalet etti. Çerkez Ethem’in isyanı sırasında, Ethem’i ikna etmek için gönderilen heyete başkanlık etti. 1921’de İktisat Başkanlığı’na getirildi. Lozan Konferansı’na müşavir üye olarak katıldı. 1924’te Türkiye İş Bankası’nı kurma görevini üstlendi. 1937’de İsmet İnönü’nün başbakanlıktan ayrılması üzerine, Atatürk tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 14. Başbakanı olarak tayin edildi ve ilk kabinesini kurdu. Atatürk’ün ölümünden sonra, Cumhurbaşkanlığı’na seçilen İsmet İnönü tarafından da başbakan olarak tayin edildi. Daha sonra İnönü ile anlaşamadığından, yerini 3 Mayıs 1939’da Doktor Refik Saydam’a bıraktı.

CHP’de arkadaşları ile 1945’de Dörtlü Takrir’i verinceye kadar görev aldı ve bu tarihte Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte Demokrat Parti’yi kurdu. 14 Mayıs 1950 genel seçimlerinde genel başkanı bulunduğu Demokrat Partinin iktidarı büyük çoğunlukla kazanması ile 22 Mayıs 1950’de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayar’ı Cumhurbaşkanlığına seçti. 1954-1957 genel seçimlerinden sonra da Meclis tarafından Cumhurbaşkanlığına seçilen Celal Bayar, 10 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde Adnan Menderes’i başbakan olarak tayin etti.

Bayar, 27 Mayıs 1960’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koymaları ile tutuklanarak Yassıada’ya götürüldü. 16 ay süren soruşturma ve yargılamadan sonra, Yassıada Yüksek Adalet Divanı tarafından, 15 Demokrat Parti, ileri geleni ile birlikte idama mahkum edildi.(15 Eylül 1961)

Milli Birlik Komitesi, idamlardan üçünü (Menderes, Zorlu, Polatkan) onaylarken, başta Celal Bayar olmak üzere, 12 Demokrat Parti ileri geleninin idam hükmünü müebbet hapse çevirdi.

Yassıada’dan Kayseri cezaevine götürülen Bayar, orada rahatsızlandı, evinde tedavi edilmek üzere serbest bırakıldı (7 Kasım 1964).

22 Ağustos 1986 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Reşide Eynegöllüzade Hanım ile evlenen Bayar Üç çocuk babası idi ve Fransızca bilirdi. Çocukları Refii Bayar, Turgut Bayar, Dr. Nilüfer Bayar‘dır.


Celal Bayar
Mahmut Celâl Bayar
(1883-1986)

Dr.Devlet Bahçeli

Cuma, Haziran 29th, 2012

1948 yılında Osmaniye‘de doğdu. Yörede Fettahoğulları olarak bilinen geniş bir Türkmen ailesine mensuptur. İlk öğrenimini Osmaniye’de, orta öğrenimini İstanbul’da tamamlayan Dr. BAHÇELİ, üniversite öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisinde yapmıştır.

Dr. BAHÇELİ, başlangıcından itibaren Ülkücü Hareket‘in her kademesinde görevler üstlenerek Büyük Ülkü Davası’na hizmet etti. Dr. BAHÇELİ, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde öğrenci iken Ülkü Ocağı Kurucusu ve yöneticisi olarak görev aldı. 1970-1971 yıllarında Türkiye Milli Talebe Federasyonu Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. Dr. Bahçeli, bir yandan aktif olarak Ülkücü Hareket’te yeralırken, diğer yandan da ilmi alandaki çalışmalarını devam ettirmiştir.

1972 yılından itibaren Ankara İktisadi ve Ticari İlimler akademisi ve bağlı Yüksek Okullarda İktisat Bölümü asistanı olarak görev almıştır. Dr. BAHÇELİ, yine 1970’li yıllarda Ülkücü Maliyeciler ve İktisatçılar Derneği’nin (ÜMİD-BİR) kurucularından, Üniversite Akademi ve Yüksekokullar Asistanları Derneği’nin (ÜNAY) kurucularından ve Genel Başkanlarındandır. İyi derecede İngilizce bilen Dr. Devlet BAHÇELİ, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İktisat Doktorası yapmış ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Politikasında Ana Bilim Dalı’nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürmüştür.

Dr. BAHÇELİ yine bu süre içerisinde Türk-İslam alemi, Türkiye ve Dünya Ekonomisi, Türk Tarihi ve Dış Politika konularıyla ilgilenmiş ve bu alanlarda çalışmalar yapmıştır. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra cezaevlerine doldurulan MHP ve Ülkücü kuruluşların yöneticileri ile mensuplarının haklı davalarının her platformda savunulmasında takdirle karşılanan çalışmalarda bulunmuştur.

Ülkücü kadroların yetişmesinde önemli görevler de üstlenen Dr. BAHÇELİ, Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ tarafından göreve çağırılması üzerine 17 Nisan 1987 tarihinde üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden istifa etmiş, 19 Nisan 1987 tarihinde yapılan MÇP Büyük Kurultay’ında parti yönetimine seçilmiş ve Genel Sekreterlik görevine getirilmiştir.

MÇP ve MHP’nin yönetim kadrolarındaki görevi, günümüze kadar kesintisiz olarak sürmüştür. Çeşitli zamanlarda Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği, Merkez Karar Kurulu Üyeliği, Genel Başkan Baş-Danışmanlığı görevlerinde   bulunan   Dr. Devlet BAHÇELİ, 6 Temmuz 1997 tarihli 5’nci Olağanüstü Kongre sonrasında MHP Genel Başkanı görevini üstlenmiştir.

05 Kasım 2000 ve 12 Ekim 2003 tarihlerindeki MHP Olağan Kongreleri’nde tekrar Genel Başkan seçilmiştir.

57. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. İyi düzeyde İngilizce bilen Bahçeli, bekârdır.

Selahattin Babüroğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

Selahattin Babüroğlu 10 Mayıs 1923’de Erzurum’da dünyaya geldi. Babası Topçu Binbaşı Reşit Rüştü ve annesi Aliye hanımdır. 1942’de Kara Harp Okulu’nu bitirdi. İstihdam Subayı iken Amerika’ya gitmek yerine İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümü’ne giren Babüroğlu 1954’de mezun oldu.

1961 yılında İller Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürlüğü görevlerini üstlenen Babüroğlu 1966 yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme kurulu üyeliğine getirildi.

1971 yılında bu görevde iken dışardan 1. Erim Hükümeti’ne İmar ve İskan Bakanı olarak atandı. Bir süre Ulaştırma Bakanlığı da yapan Babüroğlu Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Cumhuriyet Senatosu’na üye seçildi.

1974 yılında Sadi Irmak Hükümeti’nin kuruluş çalışmalarında yer alan Selahattin Babüroğlu, bu hükümette de İmar ve İskan Bakanı olarak görev yaptı.

1978 yılında Türk Hava Yolları Genel Müdürü olarak görevlendirilen Babüroğlu bu görevinden ayrıldıktan sonra Sivil Savunma, Halka İlişkiler Kuruluşlarına etkinlik kazandırılması, görevlerin ilke ve politikalarının saptanmasında, doğal afetlerle ilgili kurumlar arası çalışmaların eşgüdüm içerisinde yürütülmesi, planların hazırlanması konularında Bakanlar Kurulu’nun 26.10.1978 tarih ve 7/166664 sayılı kararı ile Başbakanlık’ta görevlendirildi.

Bu görevlerinden kendi isteği ile ayrılan Babüroğlu, Dürnev Babüroğlu (Altuğ) ile evli ve Oya Torum (1949), Oğuz Nuri Babüroğlu (1955), ve Reşit Tolga Babüroğlu (1967) isimli üç çocuk babasıdır.

Anıtkabir Derneği yönetim kurulu üyesi olan Selahattin Babüroğlu’nun çeşitli dernek, vakıf, yardım kuruluşlarında Yönetim Kurulu Başkanlığı ve üyeliklerinin yanı sıra Bunalım ve Devlet (1984), Deprem ve Devlet (1998) isimli kitapları ve yayınlanmış bir çok makalesi vardır.

İbrahim Sıtkı Yırcalı

Cuma, Haziran 29th, 2012

İbrahim Sıtkı Yırcalı 1908 tarihinde Balıkesir’de doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı yıllarında Balıkesir Alacamescit’te direniş meşalesini yakarak silahlı mücadele kararı alan ve 41 Bayrak Adam olarak anılan Kuvayı Milliyecilerden Yırcalızade Şükrü Efendi‘dir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi, Paris Hukuk Fakültesi’nde Doktorasını tamamladı.

Maliye Müfettişliği, Balıkesir Postası Gazetesi Sahipliği ve Başyazarlığı, Serbest avukatlık yaptı.

1945’te DP’nin kuruluşunda yer aldı. İbrahim Sıtkı Yırcalı ile kardeşi Sırrı Yırcalı 27 Mayıs 1960 İhtilali ile önce Yassıada’ya, oradan da Kayseri cezaevine gönderildi.

İbrahim Sıtkı Yırcalı, 27 Mayıs davaları sonuçlanıp af ile serbest kaldıktan sonra bu sefer AP’den senatör oldu.

İbrahim Sıtkı Yırcalı, Balıkesir’den Sorbon’a hukuk doktorası yapmak için giden ilk kişilerdendir.

9., 10. ve 11. Dönem Balıkesir Milletvekilliği, TBMM Başkanvekilliği, Cumhuriyet Senatosu Balıkesir Üyeliği (12 Ekim 1975 – 12 Eylül 1980) ile Gümrük ve Tekel, İşletmeler, İktisat ve Ticaret, Basın Yayın ve Turizm, Sanayi Bakanlıkları yaptı.

29 Aralık 1988 tarihinde vefat eden Yırcalı Evli ve 2 Çocuk babasıydı.

Erkek kardeşi Sırrı Yırcalı‘da DP’den 10. ve 11. Dönem Balıkesir Milletvekilliği yapmıştır. Sırrı Yırcalı’nın oğlu Rona Yırcalı Balıkesir Sanayi Odası Başkanlığı yapmaktadır.

Yunus Kanuni

Cuma, Haziran 29th, 2012

Kanuni 1957’de Penşir Vadisi’nde doğdu. Hayatının büyük bölümünü başkent Kabil’de geçirdi. 17 yaşında siyasetle ilgilenmeye başladı ve 1973 yılında Kral Zahir Şah’ı deviren solcu devlet başkanı Muhammed Davud’a yönelik faaliyetlere katıldı.

Kanuni, Sovyetler Birliği’nin 1979 yılında Afganistan’ı işgal etmesinin ardından Şah Mesud’a katıldı ve Şah Mesud kuvvetlerine Pakistan sınırından silah ve para sağlanması için çalışmalar yaptı.

Afganistan’da mücahit kuvvetleri olarak adlandırılan güçlerin 1992 yılında Kabil’e girmesinin ardından Savunma Bakanlığı sözcülüğüne getirilen Kanuni, bir yıl sonra Devlet Başkanı Burhaneddin Rabbani tarafından Savunma Bakanı olarak atandı. Kanuni, 1993 yılında Kabil’de arabasına düzenlenen bombalı saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

Kanuni, Taliban’ın devrilmesinden sonra İçişleri Bakanlığına getirildi.