Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Erol Çevikçe

Cuma, Haziran 29th, 2012

08 Aralık 1937’de Amasya’da doğdu. Cumhuriyetin ilk öğretmen kuşağından Kazım ÇEVİKÇE’nin oğlu olan Erol Çevikçe Amasya Kılıçaslan İlkokulu ve Amasya Ortaokulunda okudu.

İstanbul’da Kabataş Erkek Lisesinde Behcet NECATİGİL, Kemal  GÜRSAN, Ahmet UZELLİ gibi çok sayıda değerli hocalardan ders aldı.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakultesi mezunudur. Ord. Prof. Şükrü Baban, Prof. Refii Şükrü Suvla,  Ord. Prof. Ömer Celal Sarç, Prof. İdris Küçükömer, Prof. Sencer Divitcioğlu, Prof. Kenan Gürtan ve daha bir çok hocadan ders almıştır.

 
O zamanki Robert Kolej bugünkü Boğaziçi Üniversitesi’nde hazırlık sınıfı okuyarak ilk ingilizce eğitimi aldım.

Sayın İsmet İnönü’nün Başbakan olduğu dönemde Devlet Planlama Teşkilatı’na sınavla girdi. İlk plancılarla çalışma fırsatı buldu.

1968-1969 yılında Amerika’da Pittsburgh Üniversitesinde  Master yaptı. Tez Konusu “Türkiye’nin Ekonomik Planlama Deneyimi” üzerineydi. İstatistik Dalında Doktora çalışması yapmak için ABD’ye gelen, DİE Uzman Yardımcılarından Perihan (Korkut) ÇEVİKÇE ile  Amerika’da evlendi. İki kızından büyüğü olan Sıla, Boğaziçi Üni. Ekonomi Bölümü mezunu ve Caz Piyanistidir. Küçüğü Aslı ise İTÜ mezunu mimardır.

Kendi İfadesiyle:
“Askerliğini Polatlı’da Topçu olarak General Dündar YİĞİTBAŞ’ının Danışmanı olarak  yaptım. O dönemde 12 Mart’ı ve Faruk GÜRLER’in Cumhurbaşkanı olma olayını askerde yaşadım. CHP’deki Genel Başkan değişikliğini, CHP’nin Sola açılışını ve Ecevit’in Genel Başkan oluşunu heyecanla izledim. Öylece, CHP’ye yönelişim o sıralar yeşerdi. O tarihe kadar Türkriye İşçi Partisi’ne (M.Ali Aybar’lara, Sadun Aren’lere, Çetin Altan’lara, Naci Eren’lere) oy vermiştim.”

 
Devlet Planlama Teşkilatında görevini, Ekim 1973 seçimlerine kadar sürdürdü.
 
1973’de Ecevit’in çağrısı ile DPT’den çıkan ilk Milletvekili oldu.

1974’de 27 yıl sonra kurulan ilk CHP Hükümeti’nde Adana Milletvekili olarak Bayındırlık Bakanlığı görevini üstlendi.

Kendi İfadesiyle:
“1976 yılında, Ecevit’e muhalefet etmeye başladık ve 6 ay Ankara’ya hiç gelmeden Kurultay hazırlıkları için Baykal ile birlikte; Edirne’den Hakkari’ye, Artvin’den Muğla’ya  kasaba kasaba, il il 6 ay siyasal çalışma yaptık. Böylece  Ülkemi ayrıntılı bir şekilde tanıma ve anlama şansını ve fırsatını buldum.”

1977 yılında Amasya’dan Milletvekili seçildi. İkinci Ecevit Hükümeti’nde Ulaştırma Bakanı oldu.

1980 sonrası, siyaseten yasaklı olduğu için Ar-Yapı‘da Danışman olarak ve Bayındır A.Ş. de kurucu ortak olarak çalıştı. 1992’de özel sektör yaşamını bıraktı.

1988 Kurultayı ile aktif siyasete yeniden döndü.

Erdal İnönü’nün Genel Başkan’lığında SHP’nin Genel Sekreter  Yardımcısı oldu. İnönü ile bazı küçük nedenlerle yaşanan  gerginlik sonucu Deniz Baykal ile birlikte görevlerinden ayrıldılar. İnönü’ye karşı üst üste üç kez Genel Başkanlık yarışı yaptılar ve kaybettiler..

1992 yılında CHP yeniden açıldı. CHP’de Baykal’ın Genel Başkan Yardımcısı olarak tekrar Atatürk İlke ve Hedefleri doğrultusunda siyasete devam etti.

1995 Seçimlerinde tekrar Milletvekili seçildi.

Halen Politik yaşamını, CHP’nin bir üyesi olarak sürdürmekte.

Günlük olarak NTVMSNBC internet gazetesinde, Haftada bir veya iki gün de VATAN gazetesinde yazıyor.

Tahsin Ertuğruloğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1953’te Lefkoşa’da doğdu. 1981’de ABD’nin Arizona Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 1983’te Dışişleri ve Savunma Bakanlığı’nda göreve başladı.

1986-91 yılları arasında KKTC Londra Temsilciliği’nde siyasi işler 2. ve 1. sekreter olarak çalıştı. 1991’de Başbakanlık Müsteşarı oldu. 1994-96 yıllarında müşarvirlik yaparken Minnesota Üniversitesi’nde kamu yönetimi üzerine eğitim programına katıldı. 1996’da tekrar Başbakanlık Müstaşarlığı’na atandı. BRTK Yönetim Kurulu üyeliği ve başkanlığı görevi yaptı.

Aralık 1998 seçimlerinde UBP’den Lefkoşa milletvekili seçildi. Seçimin ardından kurulan UBP-TKP koalisyonunda da Dışişleri ve Savunma Bakanlığı görevine getirildi.

İngilizce bilen Ertuğruloğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.


17. KKTC Hükümeti

Başbakan Dr. Derviş Eroğlu (UBP),

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Salih Coşar (DP),

Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu (UBP),

Maliye Bakanı Mehmet Bayram (UBP),

İçişleri, Köyişleri ve İskan Bakanı Dr. Mehmet Albayrak (UBP),

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı İlkay Kamil (UBP),

Tarım ve Orman Bakanı İrsen Küçük (UBP),

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Dr. Salih Miroğlu (UBP),

Çalışma, Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Ahmet Kaşif (DP),

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Mustafa Arabacıoğlu (DP),

Turizm ve Çevre Bakanı Serdar Denktaş (DP).

İsmail Cem

Cuma, Haziran 29th, 2012

Eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem, tedavi gördüğü İstanbul Cerrahi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Hastaneden alınan bilgiye göre, akciğer enfeksiyonu teşhisiyle 15 Aralık 2006 tarihinde hastaneye kaldırılan Cem, 24 ocak 2007 günü 09.50 itibariyle vefat etti.

1940 yılında İstanbul’da doğan İsmail Cem, 1959 yılında İstanbul Robert Kolej, 1963’te de Lozan Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde Siyaset Sosyolojisi dalında master yapan İsmail Cem, 1963 yılından itibaren çeşitli gazetelerde yazı işleri müdürlüğü, genel yayın müdürlüğü yaptı.

Daha genç bir gazeteciyken yazdığı “Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi” adlı kitapla özellikle sol çevrelerde büyük yankı uyandıran İsmail Cem, 1974’te Ecevit Hükümeti sırasında TRT Genel Müdürlüğü’ne getirildi.
 
 

Bu dönemde TRT’de önemli atılımlar yaptı. Türkiye’nin tek tv kanalı olan TRT’de nitelikli belgeseller, dizi filmler ve filmler yayınlandı.

Ancak TRT’daki bu yenilikçi atılım muhafazakar çevrelerin tepkisini çekti.

Muhalefet partileri tarafından büyük tepki toplayan Cem, 1’inci Milliyetçi Cephe hükümetinin gelişiyle TRT’deki görevinden ayrıldı.

Daha sonra çıkardığı sosyalist eğilimli “Politika” gazetesi 12 Eylül’le birlikte yayın hayatına son vermek zorunda kaldı.

1980 sonrasında Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de aktif siyasete atılan Cem, 1987 ve 1991 seçimlerinde İstanbul’dan milletvekili seçildi.

Deniz Baykal’ın liderliğini yaptığı “yeni sol” akımını kavramsallaştıran Cem, 1995 seçimleri arifesinde önemli bir tercih değişikliği yaptı ve DSP’ye katıldı.

Ecevit’in Kayseri’den aday gösterdiği Cem’i harcamak istediği ileri sürüldü, fakat Cem aktif bir kampanya yürüterek daha önce hiçbir bağının olmadığı Kayseri’den milletvekili seçildi.

Ecevitler tarafından DSP Meclis Grup Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Cem, asıl başarısını yurtdışında gösterdi. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Sosyalist Grubu Başkanvekilliği’ne seçildi.

1995’te kurulan 50. hükümette Kültür Bakanlığı yapan Cem, 30 haziran 1997’de Dışişleri Bakanlığı’na getirildi.

11 Temmuz 2002 tarihine kadar Dışişleri Bakanlığı yapan Cem, cumhuriyet tarihinde bu görevi en uzun süre yürüten bakanlar arasında yer aldı ve Dışişleri’ndeki parlak kariyeriyle dünyada Türkiye’nin batılı yüzü olarak tanındı. Özellikle Yunanistan’ın ile ilişkilerin geliştirilmesinde büyük rol oynadı. Hatta, Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu ile birlikte 2000 yılında dünyada ‘Yılın devlet adamı ödülü’nü aldı.

2002 yazında Ecevit’le yollarını ayıran İsmail Cem, Hüsamettin Özkan, İstemihan Talay ve DSP’den kopan diğer milletvekilleriyle ile birlikte Yeni Türkiye Partisi’ni kurdu.

İlk hayal kırıklığını Kemal Derviş’in CHP’ye katılmasıyla yaşayan Cem’in partisi 3 Kasım seçimlerinde yüzde 1 oy alarak barajın altında kaldı.

Seçimlerin ardından akciğer kanseri tedavisi için ABD’ye giden İsmail Cem ile CHP Genel Başkanı Baykal arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri CHP ile YTP arasında birleşmeye giden yolun ilk adımını oluşturdu.

Baykal’dan gelen birleşme teklifini kabul eden Cem, YTP’nin Ekim 2004 ‘te son kez yapılan kurultayına katıldı.

Cem, CHP’nin 29 Ocak 2005’teki olağanüstü kurultayının ardından genel başkan başdanışmanlığına getirildi.

Sadi Somuncuoğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1940 yılında Aksaray’da doğdu.ilk ve Ortaokulu Aksaray’da, lise ve yüksek öğrenimini ankara7da tamamladı. 1957-58 yıllarından itibaren Türk Ocaklarında bulundu ve fikri yetişmesi bu yıllarda başladı. Çeşitli devlet memuriyetlerinde bulundu. 1965 yılında Bab-ı Ali’de “sabah” gazetesini çıkardı. Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde Organizasyon ve Metot ile İdarecilik kurs ve eğitimi gördü.

1967’de aktif siyasete atıldı. Bu dönemde Parti Genel İdare Kurulu tarafından Gençlik Kolları Genel Başkanlığı görevine getirildi. 1969 Adana Kongresi’nde GİK’na seçildikten sonra, 12 Mart 1971 yılına kadar kısa bir dönem dışında, gençliğini eğitimi ve teşkilatlanması işlerini yürüttü.

1967-69 döneminde Türkiye’deki bütün fakülte ve yüksek okullarda Ülkü Ocağı Öğrenci Derneklerini kuruluşu tamamlandı. 1970’de Ülkü Ocakları Birliği kuruldu. Yüksek öğrenim dışındaki gençliğin teşkilatı olarak Genç Ülkücüler Derneği kuruldu ve Türkiye’nin il ve ilçelerinde şubeler açıldı. Böylece Türk gençliğini yüksek öğrenimdeki ve öğrenim dışındaki kesimleri iki ayrı çatı altında toplandı ve eğitimleri bu esasa göre yürütüldü.

1977 yılı seçimlerinde Niğde Milletvekili olarak Parlamentoda yer aldı. Demirel Kabinesinde Devlet Bakanı olara görev yaptı. 1980 darbesiyle birlikte tutuklandı ve MHP davasında idamla yargılanarak, beraat etti. aktif siyasette bulunduğu yıllarda ve sonrasında yeni yetişen genç neslin, inançlı, milli değerlere bağlı, Türk-İslam kültürü ile yoğrulmuş, insan halklarına ve demokrasiye saygılı, vatanını ve milletini seven, dürüst ve sarsılmaz ahlak yapısına ve demokrasiye saygılı, vatanını ve milletini seven, dürüst ve sarsılmaz ahlak yapısına sahip kişiler olara yetiştirilmesi öğrenimlerini başarı ile tamamlayıp, iş sahibi olarak ailesine ve topluma yararlı hizmetler verebilmesi için çalıştı. Devlet, Töre ve Bozkurt gibi dergilerin yayınında görev aldı. Pek çok yazı ve makalesi yayınlandı. Yurt içinde ve dışında birçok konferanslar verdi. Milletimizin ileri milletler seviyesine ulaşabilmesi maksadıyla önümüzde duran ciddi meseleleri aşabilmek için ne yapılması gerektiğine dair tutarlı çözümler üretti.

1985-1995 yılları arasında siyasetten ayrıldı. Türk Ocakları Genel Merkez Heyet üyesi ve Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Aksaray’ın yetiştirdiği, İktisatçı, fikri adamı, dürüst ve inançlı kişiliği ile tanındı. 1995 seçimlerinde Aksaray Milletvekili olarak ANAP listesinden Parlamentoya girdi. 1.5 sene son 1997 yılında ANAP’tan ayrılarak, MHP’ye katıldı. MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yaptı. 1999 seçimlerinde MHP’den Aksaray Milletvekili seçildi. Kurulan 57. hükümette Emlak Bankası, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptı. Cumhurbaşkanlığına aday olduğu için Mayıs 2000’de görevden alında. Halen MHP Aksaray Milletvekili olarak görev yapmaktadır.

Dr.Lütfi Doğan

Cuma, Haziran 29th, 2012

Türkiye Cumhuriyetinin 11. Diyanet İşleri Başkanı olan Dr. Lütfi Doğan, 1927 yılında Ermenek’te doğdu. İlk ve orta tahsilinden sonra, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin Klasik Şark Dilleri (Arapça-Farsça) bölümünden mezun oldu. Daha sonra Suriye Şam Edebiyat Fakültesinde Arapça ve islâmi ilimler üzerinde çalıştı. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Kelâm ilmî dalında Doktorasını yaptı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda sırasıyla Ankara Bölge Vaizliği, Ankara İl Müftülüğü yaptıktan sonra Müşavere ve Dinî Eserler İnceleme Kurulu Azalığı ve Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliğinde bulunan Dr. Lütfi Doğan, 1972 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’na atandı. Bolu ve Haseki Eğitim Merkezlerinin açılması ve Türkiye Diyanet Vakfının bir grup il müftüsü ile kurulmasını sağladı ve görevini 1976 yılına kadar sürdürdü.

Bir dönem Milletvekilliği ve Bakanlık da yapan Dr.Lütfi Doğan’ın yayımlanmış eserleri de bulunmaktadır.

Yaşar Yakış

Cuma, Haziran 29th, 2012

1938 yılında Akçakoca’da doğan Yaşar Yakış, 1962 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olmuş ve aynı yıl Dışişleri Bakanlığındaki görevine başlamıştır.

İlk yurtdışı görevinde Anvers Başkonsolosluğu Muavin Konsolosluğuna atanan Yakış, Lagos, Roma, ve Şam Büyükelçiliklerimiz ile Brüksel’deki NATO Daimi Temsilciliğimizde de çeşitli görevler üstlenmiştir.

Yakış,1985 yılında, Türkiye Cumhurbaşkanına, İslam Konferansı Örgütü Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komite Başkanlığı görevinde sekreterya hizmeti sunmak üzere kurulan İSEDAK Koordinasyon Kurulu’nu kurarak başkanlığını da üstlenmiştir.

1988 yılında T.C. Riyad Büyükelçiliği görevine atanan Yakış, daha sonra sırasıyla T.C. Kahire Büyükelçiliği ve Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi ve Viyana’daki Uluslararası Kuruluşlar Nezdinde T.C. Daimi Temsilcisi görevlerinde bulunmuştur.

1992-1995 yıllarında Büyükelçi Yakış, Ekonomik İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcılığı görevini ifa etmiştir.

Büyükelçi Yakış, 2001 yılında Dışişleri Bakanlığı’ndan emekli olmuş ve Adalet ve Kalkınma Partisi kurucu üyesi olarak siyasete atılmıştır. Anılan partinin Genel Başkan Yardımcılığı ve Merkez Karar Yürütme Kurulu üyeliği görevlerini de halen yürütmekte olan Yakış, 3 Kasım 2002’de düzenlenen genel seçimlerde Düzce’den Milletvekili seçilmiş, 18 Kasım 2002 tarihinde de T.C. Dışişleri Bakanı olarak atanmıştır.

Fransızca, İngilizce ve Arapça bilen Yakış’ın Ortadoğu’ya ilişkin, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleleri vardır ve Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan “Türkiye, Suriye ve Irak Arasında Su Sorunları” adlı bir kitabı da kaleme almıştır.

Yakış, Türk-Suudi ilişkilerinin gelişmesine katkısı nedeniyle, Suudi Hükümeti tarafından Kral Abdülaziz Nişanı(birinci derece) ile taltif edilmiştir.

Yıldırım Akbulut

Cuma, Haziran 29th, 2012

1935’de Erzincan’da doğmuştur. Babası Ömer Bey, annesi Rabia Hanımdır. Babasının PTT memuru olması nedeniyle yurdun muhtelif yörelerinde okumuştur.

İlkokulu Eskişehir’de, Ortaokulu Samsun’da, liseyi Erzincan’da bitirmiştir. İstanbul Hukuk Fakültesini bitrmiştir. Askerliğini müteakip Erzincan’da serbest avukatlık yapmıştır.

Meclis Başkanvekilliği, İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık yapmıştır.

Evli ve üç çocuk babasıdır.

Lütfi Kırdar

Cuma, Haziran 29th, 2012

1887’de Kerkük’te dünyaya gelen Kırdar, ilk ve orta öğrenimini Kerkük’te, lise öğrenimini de Bağdat’ta tamamladı. Daha sonra, 1908 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi fakat Balkan Savaşı çıkınca öğrenimini yarıda bırakıp savaşa katıldı. Savaş bittikten sonra tekrar Tıp Fakültesi’ne dönen Kırdar, buradan 1913 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Necef ve Musul’da doktorluk yaptı. İstiklâl Savaşı sırasında Kızılay Sağlık ve Sıhhi İmdat Ekibi Başkanı olarak bulundu. Hayatının neredeyse on yılı sıcak savaşın yaşandığı bölgelerde geçen Kırdar, Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşmasından sonra İzmir Sağlık Müdürü oldu.

Yunanistan ve Türkiye arasında yaklaşık 1.5 milyon insanın yer değiştirdiği bu dönemde, İzmir önemli bir liman olarak yoksul, çaresiz ve hasta insanlara kalıcı ya da geçici olarak ev sahipliği yapmıştı. Savaşın bitmesine rağmen binlerce insan salgın hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyordu. Kırdar, gecesini gündüzüne katarak bu salgın hastalıklara karşı büyük mücadeleler gösterdi ve daha fazla insan ölmeden salgın hastalıkların giderilmesinde başarılı oldu. Buradaki başarılarından ötürü Manisa Valiliği’ne atandı. Bu görevi sırasında sadece doktorlukta değil şehircilikte de oldukça yetenek sahibi olduğunu ispatlayan Kırdar, 8 Aralık 1938’de İstanbul Vali ve Belediye Başkanlığı’na atandı.

Dr. Kırdar, ilk olarak İstanbul’un su ve elektrik işlerine el attı ve çok kısa bir zaman içinde Terkos suyunu kişi başına 48 litreden 184 litreye yükseltti. Anadolu yakasındaki su tesislerini de genişleterek Elmalı Bendi’ne verilen 7300 metreküp suyu 10 bin 500 metreküpe çıkardı. Temizlik işlerinin ödeneğini 460 bin liradan 2.5 milyon liraya yükseltti. Bu arada imar işlerine de el atan Kırdar, yeni yollar yapmaya koyuldu. Taksim Meydanı’nın düzenlenmesi de Kırdar döneminde yapıldı. Meydanın Şişli tarafında bulunan Taksim Kışlası’nı yıktırarak Halaskargazi Bulvarı’nı Taksim’e bağladı. O dönemde stadyum olarak kullanılan ve İstanbul’un en zarif tarihi eserlerinden biri olan Taksim Kışlası’nın yıkılmasının hata olduğunu yıllar sonra kabul etti. Buradaki stadyumu kaldırdı, ardından da Dolmabahçe Stadyumu’nu yaptırdı. Eminönü’ndeki Yeni Cami ve Mısırçarşısı’nın çevresinin düzenlenmesini sağladı.

Daha sonra Kırdar, Yıldız Parkı’nı ve Emirgan Korusu’nu halka açtı ve içindeki köşkleri restore ettirdi. Bu arada eşsiz güzellikte bir kumsala sahip olan Florya’nın turistik bir belde olması için gereken yatırımı yaptı. Açtığı bu tesisler sayesinde belediyenin gelirleri kat kat arttı ve bu sayede belediye, şehrin en uzak beldelerinde yaşayan insanların kentle ulaşım bağlantısını sağladı. Açık Hava Tiyatrosu’nu İstanbullular’ın hizmetine de sunan Lütfi Kırdar, modern kent insanının tüm ihtiyaçlarını karşılayacak kalitede konut yapımına da önem verdi. Levent’teki iki katlı, bahçe nizamlı, geniş sokaklı ve sağlam altyapılı konutlar onun döneminde inşa edildi ve halka taksitle satıldı. Şişli’de Atatürk, Aşiyan’da Tevfik Fikret ile Fatih’te Belediye Müzesini kurdu. Şimdi isminin verildiği Spor Sergi Sarayı’nı ve Tepebaşı Tiyatrosu’na ilaveten yeni şehir tiyatroları yaptırdı. Lütfi Kırdar’ın en önemli özelliği zorunlu olmadığı halde şeffaf olmasıydı. Her ay, basın mensuplarını belediye binasında toplayarak aylık icraatlerini anlatır, hesaplarını açıklar, yaptığı işlerin niteliği ve estetik kalitesi konusunda gazetecilerin görüş ve önerilerini alırdı.

1949’da görevinden ayrılarak Stockholm Büyükelçiliği’ne atanan Kırdar, aynı yılın aralık ayında yapılan ara seçimlerde CHP’den Manisa Milletvekili olarak Meclis’e girdi (1949-1950). 1954 ve 1957 seçimlerinde DP listesinden İstanbul Milletvekili oldu. Son Menderes hükümetinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı (1957-1960) olarak görev yaparken, 27 Mayıs’ta tutuklandı. Yargılandığı Yassıada’da 17 Şubat 1961’de geçirdiği bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti.

Erkan Mumcu

Cuma, Haziran 29th, 2012

Erkan Mumcu, 1963 yılında Isparta’nın Yalvaç ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Isparta ve İstanbul’da çeşitli okullarda tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Mumcu, tekstil sektöründe de bir süre faaliyet gösterdi.

1995 yılında Anavatan Partisi’nde politikaya atılan Erkan Mumcu 20. dönem Isparta Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Parlamento’da Araştırma Komisyonu Başkanlığı, Adalet ve Anayasa Komisyonlarının yanı sıra çeşitli araştırma ve soruşturma komisyonlarında da üye olarak görev aldı. 1995-1996 yıllarında Anavatan Partisi Genel Başkan Danışmanı olan Mumcu, 1997-1998 yılları arasında Anavatan Partisi Genel Sekreteri olarak partisinin karar organında yer aldı. Mumcu, yine 1998 yılı sonundan 1999 yılı Haziran ayına kadar partisinde Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü.

Haziran 1999’da kurulan Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümeti kabinesinde Turizm Bakanı olarak yer aldı. 3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti’den milletvekili oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı yapan Erkan Mumcu 15 Şubat 2005’de bakanlık görevinden ve AK Parti’den istifa etti. Anavatan Partisi’ne dönen Mumcu, tek aday olarak girdiği 4.Olağanüstü Kongre’de Genel Başkanlık’a seçildi.

İngilizce bilen Mumcu, evli ve iki çocuk babasıdır.

SİYASİ KARİYERİ

1995  : ANAVATAN PARTİSİ 20. DÖNEM ISPARTA MİLLETVEKİLİ
1995-1997 : GENEL BAŞKAN DANIŞMANI
1997  : ANAVATAN PARTİSİ GENEL SEKRETERİ
1999  : ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI
1999  : ANAVATAN PARTİSİ 21. DÖNEM ISPARTA MİLLETVEKİLİ
1999-2001 : 57. HÜKÜMET TURİZM BAKANI
2001  : ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI
2002  : ADALET VE KALKINMA PARTİSİ 22.DÖNEM ISPARTA MİLLETVEKİLİ
2002  : 58. HÜKÜMET MİLLİ EĞİTİM BAKANI
2003-2005 : 59. HÜKÜMET KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI
2005  : ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI

26 Ekim 2008 tarihinde yapılan Anavatan Partisi 6. Olağanüstü Büyük Kongresinde, genel başkanlıktan ayrıldı. Genel Başkanlığa Salih Uzun seçildi.

Talat Paşa

Cuma, Haziran 29th, 2012

Mehmet Talat Paşa (1874-1921) İttihat ve Terakki kurucularından ve önde gelen siyasetçilerindendir. Meclis Vekilliği, Dahiliye Nazırlığı, Posta Vekilliği ve 1912’de Sadrazamlık yapmıştır.

Talat Paşa, 1874 yılında Edirne’de doğdu. İlk öğrenimini Vize ilçesinde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf idaresinde katiplik, Alyans İsrail Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu. Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı, Sultan İkinci Abdülhamid Han’a karşı mücadele eden jöntürklerin çalışmalarına katıldı. Bir süre sonra tutuklandı. Selanik’te Posta ve Telgraf Müdürlüğünde memurluk ve başkatiplik yaptı.

İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. Selanik’te mason locasına girdi. Masonların ve onlar arasındaki yahudi ve Sabetaycı dönmelerin etkisini İttihad ve Terakki örgütlenmesi için kullandı. İttihad ve Terakki kışkırtıcılığını geniş alanlara yaydı. İki defa İstanbul’a giderek İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin şubesini kurdu ve teşkilatlandırdı.

İkinci Meşrutiyet’in ilanında milletvekili oldu. Hüseyin Hilmi Paşa kabinesinde İçişleri Bakanlığı’na getirildi, Babıali Baskını’nı düzenleyenler arasında yer aldı. Edirne’nin Bulgarlar tarafından ele geçirilmesinden sonra ordunun harekete geçerek şehri geri almasından sonra Bulgarlarla İstanbul’da yapılan barış görüşmesini birinci delege olarak katıldı. 1917 yılında sadrazamlığa yani başbakanlığa getirildi.

Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilen Rusya ile Breslitowsk’da yapılan barış antlaşmasına Osmanlı Devleti adına katıldı. Temmuz 1918’de sadrazamlıktan ayrıldı. Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti için büyük bir yenilgi ile sonuçlanmasından sonra Ahmed İzzet Paşa’ya bıraktığı mektupta, millete karşı hesap vermek üzere geri geleceğini, gerekirse mahkemeye de çıkacağını bildirerek ülkeden ayrıldı.

15 Mart 1921’de bir Ermeni tarafından Berlin’de öldürüldü ve Berlin’deki Türk Mezarlığına gömüldü. 1943’te kemikleri İstanbul’a getirilerek Şişli’de Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi. Talat Paşa’nın Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı yıllarını ele alan anıları ölümünden sonra “Talat Paşa’nın Hatıraları”(1958), “Talat Paşa’nın Anıları” (1986, 1990) adı altında yayımlandı.

Talat Paşa’nın Masonluğu
Türkiye Büyük Locası’nın ilk Büyük Üstadı olan Talat Paşa, Masonluğa, İttihat ve Terakki hareketinin başladığı ve kurucuları ile üyelerinin büyük kısmının bulunduğu Selanik’teki Macedonia Risorta Locası’nda 1903 yılında başlar. Bir sene sonra, Veritas Locası’na geçer ve burada II. Nazırlık görevinde bulunur. Veritas Locası, 23 Temmuz 1909’da İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra Selanik’te yapılan kutlamalara regalyalarıyla katılmış bir locadır.

1909 yılında, 33.dereceye yükseltilir ve Türkiye Yüksek Şurası’nın başına getirilir. Bu esnada İstanbul’da çalışan Vatan Locası’nın kurucuları arasında yer alır. Aynı yıl içinde kurulan Türkiye Büyük Locası’nın Büyük Üstatlığına da getirilen Talat Paşa, bu görevini artan siyasi görevleri ve hazırlandığı Sadrazamlık vazifesi sebebiyle 1910 yılında devreder.

Sadrazam olduğu dönemde kendisine Mason olduğu yönünde yapılan sataşmalara, kürsüden şöyle yanıt vermiştir:

“… Şahsım hakkında bir itham da Mason olduğumdur. Evet, Masonum. Nasıl Bektaşiliği, milli bir tercih yolu olarak kucakladımsa, Masonluğu da alem şümul bir beşeri muhabbet ve uhuvvetin bütün insanlık için saadet ve huzuru temin ve tesis edecek yolun, daha çok fikri irşat membalarından telakki ve kabul ettim. Böylesine alem şümul muhabbet ve uhuvvete milletimi layık ve bu faziletin onun zatında mündemiç olduğuna inanarak, Osmanlı Masonluğu’nun Maşrık-ı Azamlığını kemal-i fahr ile kabul ve ifa ettim…

Mehmet Zafer Çağlayan

Cuma, Haziran 29th, 2012

1957 yılında Muş’ta doğan Zafer ÇAĞLAYAN, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği bölümünden 1980 yılında mezun oldu. Aynı yıl iş hayatına başladı ve sanayiciliğe adım attı. 1987 yılında Ankara Sanayi Odası seçimlerinde, en genç sanayici olarak Oda Meclisi Üyeliği’ne seçildi. Hemen 2 yıl sonra 1989 yılında ASO Yönetim Kurulu Üyesi olan ÇAĞLAYAN, önce muhasip üye, ardından da 1991’den itibaren 4 yıl süreyle ASO Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptı.

ÇAĞLAYAN, Kasım 1995 tarihinde yapılan seçimlerde en genç ASO Başkanı olarak Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. ASO’nun en uzun süre görev yapan başkanı olarak o tarihten beri bu görevi sürdürüyor.

Zafer Çağlayan

Zafer ÇAĞLAYAN’ın Başkanlığını yaptığı Ankara Sanayi Odası 1997 yılında KOBİ’lerle ilgili çalışma ve önerilerinden dolayı “En Başarılı Kuruluş” seçildi. ÇAĞLAYAN, 1999 yılında yaşanan Ağustos depremi sonrası 70 bin kişinin yararlandığı ve devletin 1 milyar Alman Markı gelir sağladığı Bedelli Askerlik, Deprem Tahvili, Kamu Arazilerinin ve Milletvekili Lojmanlarının Satışı, Türk işadamlarına Vize kolaylığı getirilmesi, Bölgesel Asgari Ücret ve 70 bin KOBİ için geliştirdiği ve daha sonra yasalaşan Anadolu Yaklaşımı projelerini gündeme getirdi. Sanayici ve ASO Başkanı olarak, Genel Ekonomi, Üretim, İşsizlik, Sanayi, Ticaret, KOBİ’ler ve Esnaflar ile ilgili olarak hazırladığı önemli çalışma, proje ve önerileriyle Türkiye’nin gelişmesine katkıda bulundu.

1996-1998, 2002-2005 yılları arasında ülkemiz özel sektörünün çatı örgütü olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı olarak da görev yapan ÇAĞLAYAN, aynı göreve 2005 Mayıs ayında 2005-2009 dönemi için yeniden seçildi.

Zafer ÇAĞLAYAN ayrıca, TOBB ETÜ (TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi) ile TEPAV Türkiye Ekonomi Araştırma Vakfı Mütevelli Heyet Üyesidir.

ÇAĞLAYAN, evli ve iki çocuk babasıdır.


Zafer Çağlayan
Zafer ÇAĞLAYAN 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan seçimlerde AK Parti Ankara 2. Bölge’den Milletvekili Seçildi.

Zafer Çağlayan
Sn. Zafer ÇAĞLAYAN 29 Ağustos 2007 Çarşamba günü yapılan törenle Sn. Ali COŞKUN’dan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevini devraldı.

12 Haziran 2011 tarihinde yapılan seçimlerde AK Parti’den milletvekili seçildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2011 günü açıklanan 61. Hükümette Ekonomi Bakanı olarak görev aldı.

Ali Babacan

Cuma, Haziran 29th, 2012

1967 yılında Ankara’da doğdu. 1985’te TED Ankara Koleji’ni birincilikle bitirdi. 1989 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden, 4.00’lık ortalama ile üniversite birincisi olarak mezun oldu.

1990 yılında Fulbright bursunu kazanarak, Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. 1990 – 1992 yılları arasında ABD Northwestern Üniversitesi Kellogg School’da İşletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı. Yüksek lisans çalışmalarında, Pazarlama, Organizasyon ve Uluslararası İş İdaresi dallarında uzmanlaştı.

1992 – 1994 yılları arasında, Amerika’da finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı. 1994 – 2002 yılları arasında Ankara’da ticaretle uğraştı.

2001 yılında AK Parti Kurucu Üyesi ve MKYK üyesi oldu. 19 Kasım 2002 tarihli 58’inci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine atanmıştır.

2007 seçimlerinde AK pArti2den milletvekili seçildi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak kabinede yer aldı.

Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Evli ve üç çocuk babasıdır.

Doç. Dr.Abdullah Gül

Cuma, Haziran 29th, 2012

29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Orta öğrenimini Kayseri Lisesinde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi. Mezuniyet sonrası aynı fakültede doktoraya başladı. Lisan öğrenmek ve doktora çalışmalarını yürütmek için burslu olarak gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı. Türkiye’ye döndükten sonra Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve bu bölümde İktisat dersleri verdi. 1983 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden Doktora aldı.

1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı.

1991’de Uluslararası Ekonomi dalında Doçent oldu.

1991’de Refah Partisi Kayseri Milletvekili olarak Parlamento’ya girdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi oldu.

1992 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi oldu. Kültür, Tüzük, Siyasi İşler ve Ekonomik Kalkınma Komitelerinde çalıştı.

1993 yılında Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu.

1995’de Refah Partisi Kayseri Milletvekili olarak ikinci kez seçildi. TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi oldu.

1996-1997 tarihleri arasında 54. Hükümet döneminde Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev yaptı.

1999 yılında Fazilet Partisi Kayseri Milletvekili seçilmesiyle üçüncü dönemi olarak Parlamentoya girdi.

14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan Fazilet Partisi Kongresinde Genel Başkan Adayı oldu. Genel Başkanlık yarışını az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, kongrede elde ettiği netice, tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi.

Fazilet Partisinin kapatılmasıyla birlikte, Yenilikçi Hareket’e önderlik etti. Yenilikçi Hareket, 14 Ağustos 2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adıyla siyaset sahnesindeki yerini aldı.

Abdullah Gül, AK Partinin Kurucular Kurulu üyesi olarak partileşme sürecindeki etkin rolünü sürdürdü ve Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve NATO Parlamenterler Meclisi üyesi oldu.

2001 yılına kadar Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde yürüttüğü başarılı çalışmalarından dolayı Abdullah Gül’e 2002’de “Pro merito“ madalyası ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi sürekli “Onursal Üyesi” ünvanı verildi.

3 Kasım 2002’de AK Parti Kayseri Milletvekili seçilmesiyle dördüncü dönemi olarak parlamentoya girdi.

16 Kasım 2002’de Başbakan olarak hükümeti kurmakla görevlendirildi. 18 Kasım 2002’de Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.

14 Mart 2003’de Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığında kurulan yeni kabinede Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldı.

22 Temmuz 2007’de AK Parti Kayseri Milletvekili seçilerek beşinci dönemi olarak parlamentoya girdi.

28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve görevine başladı.

İngilizce bilen Abdullah Gül evli ve üç çocuk babasıdır.

Arthur James Balfour

Cuma, Haziran 29th, 2012

İskoçya’lı zengin bir toprak sahibinin oğlu olarak 1848’de dünyaya geldi. Erken yaşlarda muhafazakar parti’de politikaya atılan Balfour, 1874 yılında parlamentoya girdi. Lord Saliburi’nin iktidarı döneminde İrlanda’dan sorumlu sekreter oldu ve İrlandalılar’a karşı uyguladığı sert yöntemler yüzünden İrlanda Milliyetçileri tarafından “Kanlı Balfour” olarak adlandırıldı. 1891 ve 1895 yıllarında üst üste hazineden sorumlu bakan ve 1902’de Salibori’nin yerine başbakan olmayı başardı. Onun kabinesinin Joseph Chamberlin’in verdiği gümrük vergisi önerisinde ayrılığa düşmesi üzerine 1905’te seçime gitmek zorunda kaldı ve bu seçim sonucunda da mağlup oldu.

Balfour 1911 yılında Parti liderliğini de bıraktık. 1915 yılında kurulan koalisyon hükümetine katıldı. 1916 yılında dışişleri danışmanlığına getirilen Balfour, bu görevi 1919’a kadar sürdürdü. Görevi sırasında yayınladığı bir deklarasyonla (Balforu Deklarasyonu-1917) büyük tartışmalara yol açtı. Birçok tarihçi tarafından bu deklarasyon, 1948’de kurulacak olan İsrail devletinin temelini attı. 1919-22 ve 1925-29 yıllarında Lordlar Kamarası danışmanlığı yapan Bulfor, 1922 yılında Lordluk ünvanı aldı. Balfour, 1930 yılında öldü.

Bhichai Rattakul

Cuma, Haziran 29th, 2012

Tayland’ın başkenti Bangkok’ta doğan Rattakul, Çinli bir göçmen ailenin dördüncü kuşak üyesi. Babası Taylandlı bir polis memuru, annesi ev hanımıydı. Bhichai Rattakul Bangkok ve Hong Kong’da eğitim gördü ve Bangkok’taki Ramkhamhaeng Üniversitesi ve California’daki Kensington Üniversitesi’nden Fahri Doktora derecesi aldı. 1969’dan bu yana 9 dönem boyunca ülkesinde Meclis Üyesi olup, Demokrat Parti’nin liderliğini yaptı. Ülkesine Dışişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı, Meclis Sözcüsü ve Meclis Başkanı olarak hizmet veren Rattakul, bir çok Tayland’lı delegasyonu Birleşmiş Milletler’e yönlendirdi. Rattakul, Tayland İzci Konseyi’nin Onursal Başkan Yardımcısı’dır. Uyuşturucu ile Savaş Komisyonu, Ulusal Denetleme Komisyonu, 13. Asya Oyunları Organizasyon Komitesi’nde ve kötülükle Savaş Komisyonu’nda Başkanlık yaptı. Kendisine Tayland Kralı tarafından Özel Sınıf Nişanı verildi. Bunun yanı sıra, Japon İmparatoru, Filipinler, Kore, Avusturya ve Nikaragua Başbakanlarından alınmış onur nişanları mevcuttur. Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından, en üst ödül olan, Uluslararası Olimpiyat Ödülü ve Asya Olimpiyat Ödülü ile taltif edildi. Bhichai Rattakul Bangkok’taki Dhonburi Rotary Kulübü’ne kurucu üye olarak 1958’de katıldı, Rotary’e bölge guvernörü, uluslararası asamble müzakere lideri, komite üye ve başkanı, Rotary Vakfı Güven Üyesi, RI İdari Komitesi direktör ve başkanı olarak hizmet verdi. Uluslararası insanlık ve eğitim programlarına verdiği destek nedeniyle, Rotary Vakfı’nın Özel Hizmet Ödülü ile Değerli Hizmet Belgesi’ne layık görüldü. 2002-2003 yılı için Rotary International Başkanı olarak hizmet edecektir.

GeneralMuhammed Fehim

Cuma, Haziran 29th, 2012

Penşir Vadisi’nde 1957 yılında doğan General Muhammed Fehim, Kabil’de lise öğrenimi gördü, 1978 yılındaki komünist darbeden sonra Pakistan’a kaçtı ve bir yıl sonra ülkesine dönerek Ahmed Şah Mesud için çalışmaya başladı.

Ahmed Şah Mesud’un istihbarat şefi ve uzun süredir yardımcısı olan Fehim, Şah Mesud’un Eylül ayında öldürülmesinden sonra Kuzey İttifakı’nın komutanlığına getirildi.

Yakınındakilerin, üstün askeri özelliklerine rağmen siyasi vizyon ve karizmadan yoksun olarak niteledikleri General Fehim, 10 bin kişilik askeri güce komuta ediyor.

1980’li yıllarda Sovyetler Birliği işgali sırasında Şah Mesud’un İslam Cemaati grubunun Pervan ve Baglan eyaletleri komutanı olan Fehim, Sovyet askerlerinin defalarca saldırısına uğramasına rağmen, yenilgiye uğratılamadı.

Askeri elbiselerden çok yerel giysiler giymesiyle tanınan Fehim, Şah Mesud komutasındaki Mücahit güçlerinin siyasi komitesinin başkan yardımcılığı görevini de yaptı.

Fehim, 1992 yılında kuzey Afganistan’da Necibullah başkanlığındaki komünist hükümete yönelik başkaldırıda önemli rol oynadı.

1992 yılında Mücahit hükümetinde ulusal güvenlikten sorumlu bakan olarak görev yapan Fehim, aynı zamanda 4 yıl boyunca Kabil bölgesi komutanı oldu.

Revaham Zeevi

Cuma, Haziran 29th, 2012

İsrailli aşırı sağcı politikacı 1926’da doğdu. Politik kariyerine 1974’te dönemin Başkanı İzak Rabin’in anti-terör ve istihbarat danışmanı olarak başlayan Zeevi, 1988’de daha sonra Ulusal Birlik Partisi adını alacak olan Moledet’i kurdu. 13 yıl parlamento liderliği yaptı. Gençliğinde İngiliz yönetimindeki Filistin’de yeraltında faaliyet gösteren Palmach örgütünde görev yapmıştı. Evli ve beş çocuk babasıydı.

Rehavam Zeevi, Kudüs Hyatt Regency otelindeki odasının önünde uğradığı suikast sonucu 17 Ekim 2001’de öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) üstlenerek, suikastın bir süre önce öldürülen lideri Abu Ali Mustafa’nın intikamını almak için düzenlediği söylendi.

GANDHİ ZEEVİ(!)

Rehavam Zeevi, İsrail’in en şahin politikacılarından biriydi. Batı Şeria ve Gazze’deki tüm Filistinlilerin Arap ülkelerine gönderilmesini açıkça öneren Zeevi’nin, öldürülmeden iki gün önce turizm bakanlığından istifasının sebebi, İsrail’in El Halil’den çekilmeyi ve Filistinlilere ambargoyu hafifletmeyi kabul etmesiydi. 1974’e dek orduda görev yapan ve Batı Şeria’yı içine alan merkez bölgesinin komutanlığına yükselen Zeevi’nin, bu yıllarda pek zayıf olması ve kafasını tıraş etmesi kendisine ‘Gandi’ lakabını kazandırmıştı.

İsrail’de çalışan Filistinlileri ‘bit’ olarak niteleyen ve “İçimizde yayılan bu kanserin durdurulması gerek” diyen Zeevi’nin görüntüsü dışında Gandi’yle uzaktan yakından hiçbir alakasının olmaması, kendisini kabinedeki ılımlı isimlerle sık sık karşı karşıya getirmişti. Yaser Arafat’ı Hitler’e benzeten Zeevi’ye göre Filistin devletinin tasavvuru bile mümkün değildi. Zeevi ikinci İntifada’nın başında Arafat’ın evinin vurulmasını istemişti.

Golda Meir

Cuma, Haziran 29th, 2012

Golda Meir 1898 yılında Ukrayna’nın başkenti Kiev’de doğdu .1906 da ailesinin yerleştiği ABD’ de Filistin’e göç etti. Histadrut Sendikası ve Mapai işçi Partisinde görev aldı. İsrail Devleti kurulunca SSCB büyükelçiliğine atandı. 1949-1956 yılları arasında sosyal işler, 1956-1966 yılları arasında da dışişleri bakanlığı yaptı. 1966 da Mapai Partisi genel sekreterligine seçildi. 1969 yılında başbakan oldu. 1973 İsrail-Arap Savaşından sonra İsrail hükümetinin savunma sisteminin eleştirilmesi üzerine 1974 yılında görevinden istifa etti. 1978 yılında Kudüs’te öldü.

David Lloyd George

Cuma, Haziran 29th, 2012

İngiliz devlet adamı olan David Lloyd George, 1836 yılında İngiltere’nin Manchester kentinde doğdu. Hukuk öğrenimi gördü. 1890 yılında Liberal Parti’den milletvekili seçildi. 1905-1908 yılları arasında Campbell Bannerman Kabinesi’nde Ticaret ve Maliye Bakanlığı yaptı. 1916 yılında başbakanlığa getirildi ve 1922’ye kadar bu görevde kaldı. Birinci Dünya Savaşı’nda müttefik harekatını Balkanlara ve Ortadoğu’ya kaydırmağa çalıştı. Yunanlıların Ege’ye asker çıkarmasını destekledi. Türk Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşmasıyla siyasi çıkmaza giren Lloyd George, Sinn Fenierler’in bağımsız bir İrlanda Devleti kurma isteklerini onaylamak zorunda kalınca Muhafazakarların sert tepkisiyle karşılaştı ve görevinden ayrıldı. 1945 yılında Llaynstumwy Caernarvonshire’de öldü.

Yorgo Papandreu

Cuma, Haziran 29th, 2012

Yorgo Papandreu 16 Haziran 1952’de Amerika’da Minnesota’da doğdu. Babası Yunanlı, annesi Amerikalı’ydı. Babası, Yunanistan‘da komünist avından kaçıp 19 yaşında geldiği Amerika’da Amerikan vatandaşı olmuş, Amerikan ordusunda askerliğini bile yapmıştı. Berkeley Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyordu. Annesi Margaret ise barış hareketleri eylemcesiydi. Yorgo, çoçukluğunun ilk yıllarında tam bir Amerikalı gibi büyüdü, Yunanistan onun için adeta yabancı bir ülkeydi. Nitekim 7 yaşına kadar da Yunanistan’ı görmedi. Dedesi George Papandreu Yunanistan’da Başbakanlık koltuğuna kadar tırmanmış güçlü bir siyasetçiydi, ama o dedesini tanımıyordu. Sonunda babası, dedesinin ısrarına dayanamayıp 1959’da Yunanistan’a dönmeye karar verdi. Böylece Yorgo için de yeni bir dünyanın kapıları açıldı.

Yorgo Yunanistan’a gittiği günü şöyle anlatıyor: ‘‘Dedemi ilk kez limanda gördüm. Uzun siyah bir otomobille geldi. içinden uzun boylu şapkalı bir adam çıktı. ilk yaptığı yanaklarımızı çimdiklemesi, tokatlar gibi okşamasıydı. Amerika’da kimse beni böyle sevmemişti. Eli büyük ve ağırdı, şaşırmıştım. Ama sonra dedemi çok sevdik.’’ Küçük Yorgo’yu Yunanistan’da ilk şok eden olay arkadaşlarının öğretmenlerden yediği dayaktı. Uslu ve çalışkan bir öğrenci olduğu için önce dayak yemedi ama sonra o da öğretmenin tokatından nasibi aldı. Bunu hiç unutmadı.

Babası döndüğü andan itibaren Yunan siyasi hayatına damgasını vurmaya başladı. Yıllarca siyaset sahnesinde fırtınalar koparttı. Evde ise çok sert, klasik bir Yunan babasıydı. Yorgo çocukluk yıllarında babasından çok dayak yedi. Annesi ise ne sert ne de yumuşak, dengeli ve tipik bir Amerikalı’ydı. Daha fazla annesine yakın büyüdü. Gece yarısı askerlerin götürdüğü babası Averof hapishanesinde yatarken, 8 ay boyunca annesiyle birlikte ziyarete gittiler. Onu göremedikleri zaman yaşayıp yaşamadığını anlamak için geceyi beklerler, hava kararınca babasının kaldığı hücrenin dışında bir yerde annesi sigara yakardı. Pencerelerden birinde de sigara yanarsa babasının yaşadığını anlayıp, eve dönerlerdi. 1967 yılında Papandreu serbest bırakıldığında köşkte bayram havası esmişti. ‘‘Strangers in the Night plağını koyduk. Annemle babam hep bu parçayla dans ederlerdi. O gece babam Yunanistan’dan kaçmaya karar verdi.’’

Yorgo, 7 yaşında geldiği Yunanistan’dan 15 yaşında ayrıldı. Müthiş kaçışı, İsveç, Kanada ve Amerika’da geçen uzun sürgün yılları izledi. Kanada’da liseyi, ABD’de üniversiteyi bitirdi. 1970’li yıllar Yorgo Papandreu’nun hayatında damgasını vuran bir dönemdi. ABD, Vietnam batağına batıyor, sosyoloji okuyan genç Yorgo da Vietnam’a karşı gösterilerde başı çekiyordu. O da babası gibi sosyalistti. 1972’de master’ını yapmak için İsveç’e geri döndüğü zaman onu en fazla etkileyen politikacı Olof Palme oldu. Palme’nin sokak ortasında öldürüldüğünü duyduğu zaman ise şok geçirdi, uzun süre buna inanamadı .

ÇAPKIN BABA SARSTI

1980’li yılların sonunda Papandreu ailesi büyük bir depremle sarsıldı. Andreas Papandreu ile kendisinden 20 yaşa küçük hostes Liani’e arasındaki aşk skandalı patladı ve hemen arkasından da Margaret Papandreu’yu boşayıp Liani’yle evlendi ama patlak veren aşk ve siyaset skandalı ölümüne kadar Yunanistan‘da büyük çalkantılara yol açtı. Bütün bu skandalın odağındaki Margaret’le Yorgo ise hiç konuşmadılar, ölüm sessizliğine gömüldüler.

AMERİKALI YORGO

Yorgo Papandreu’yu bir Yunanlı’dan daha fazla bir Amerikalı’ya benzetenler çok. Yorgo da ‘‘Kendinizi ne kadar Yunanlı hissediyorsunuz?’’ diye soranlara şu cevabı verir: ‘‘Bazen kendimi Amerikalı bazen de Yunanlı hissettim. Ama sonra çeşitli kültürlerin karışımı olduğumu idrak ettim ve bundan da mutlu olmam gerektiğini düşündüm. Ayrıca ben Yunanlı olmayı da seçtim. Yunanistan’a dönüp toplumun bir parçası olarak yaşamayı tercih ettim. Kendimi çeşitli kültürlerin bir sentezi olarak görüyorum. Sadece Amerikalı değil, aynı zamanda Kanada ve Isveç kültürünün de bir sentezi. Bu beni zenginleştiriyor.’’

Yorgo Papandreu, 29 yaşında Yunan parlamentosuna girdiği zaman, Amerikan pasaportunu Amerikan Büyükelçiliğine iade etti. Yıllarca öylesine babasının gölgesinde kaldı ki, herkes onu hafife alan bir üslupla ‘‘Yorgaki’’ yani ‘‘Küçük Yorgo’’ diye andı. Babasının sert karakteri altında ezildiğini düşündüler. ‘‘İyi çoçuk ama etkili olamaz, masaya yumruğunu vuracak bir siyasetçi değil, babasının yerini alamaz’’ dediler. Yorgaki olmaktan bir türlü kurtulamadı Papandreu. Taa ki Öcalan fiyaskosundan sonra Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturuncaya kadar. O andan itibaren ise bir anda başrole fırladı. Kuşkusuz bunda, çoçukluğundan beri aldığı siyasi birikimin yanı sıra 40 yıllık bir siyaset hanedanından gelişi de rol oynadı.