Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Serra Sönmez

Cuma, Haziran 29th, 2012

1981 yılında İstanbul’da doğdu. Saint-Benoit Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra Fransa’ya giderek, Nancy 2 Üniversitesi Kültür ve İletişim, Habercilik Meslekleri bölümünü bitirdi. Ardından, Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler anabilim dalında, Bölgesel ve Stratejik Etüdler adlı programda yüksek lisansını tamamladı. Cumhuriyet Gazetesi Pazar Dergi, Fenerbahçe TV, gibi mecralarda muhabir ve dış haber editörü pozisyonlarında çalıştı.

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren “AS International” adlı uluslararası bir firmada “Kalite Kontrol Teknisyeni” olarak görev yaptı.

Daha sonra Marka Yayınlar’da çalışmaya başladı. Burada iç mimari ve zemin sektörlerine ait tüm dergilerin yayın editörlüğünü üstlendi.

2009’da Konak Medya ile yolları kesişti. İlk olarak Türkiye Kalite Derneği’nin aylık yayını olan Önce Kalite dergisinin editörlüğünü yaptı.

Halen, GTrend, Bilim Ailem, Servus gibi dergilerin, çeşitli başarı öykülerinin, e-bültenlerin ve kurumsal yayınların yazı işlerini üstlenen Sönmez, aynı zamanda Bilgi Çağı haber merkezine editoryal katkıda bulunuyor.

Fransızcayı mükemmel düzeyde kullanan Sönmez, iyi derecede İngilizce ve orta düzeyde İtalyanca biliyor.

Çeşitli sivil toplum örgütlerine yayıncılık konusunda danışmanlık yapan Sönmez; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Saint Benoit Mezunlar Derneği üyesidir.
Türkiye Toplum Hizmetleri Vakfı ve TEMA gönüllüsü olan Sönmez aynı zamanda Gürcü Kültür Merkezi Yönetim Kurulu üyesidir.

Seyahat ve gastronomi tutkunu olan Sönmez, SCUBA dalış ve trekking gibi sportif aktivitelere amatör düzeyde katılıyor, etnik ve dünya müziklerinden hoşlanıyor, Kafkasya, Ege, Karadeniz, Latin ve Yunan danslarıyla amatör düzeyde ilgileniyor.

Orhan Karakurt

Cuma, Haziran 29th, 2012

1964 yılında Adapazarı’nda doğdu. Mikrofona ortaokul yıllarından beri aşina olan Karakurt, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı tüm ptogramlarda anonsları yapıyor, meydandaki kalabalığı coşturuyor. Erdoğan’ı bekleyen kalabalığın heyecanını arttırmak için şiirler okuyor.

Orhan Karakurt, evli ve üç çocuk babasıdır.

Mehmet Çağçağ

Cuma, Haziran 29th, 2012

1959 yılında Şebinkarahisar ‘da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi nde  resim eğitimi aldı.

Üniversite yıllarında karikatür çizmeye başlayan Çağçağ’ın o yıllarda tirajları oldukça yüksek olan Gırgır ve Fırt dergilerinde karükatürleri yayınlandı. Gecekondu, göç, apartman hayatı, kültürel çatışmalar, kentleşme gibi konularda beş yıl çizimler yaptı. Daha sonra bir grup çizer arkadaşlarıyla Gırgır dan ayrılarak Limon dergisinin kuruluşunda yer aldı.

Mehmet Çağçağ,  Limon – Leman ekolünün yaratıcılarındandır. Bugün Türkiye’nin tirajı en yüksek mizah dergilerinden olan Leman ve L-Manyak’ta çizmeye devam etmektedir. Ayrıca Harala Gürele başlığı altında güncel yaşamla ilgili Leman Dergisinde farklı çizimlerini insanlara yansıtmaktadır.

Çağçağ evli ve bir çocuk babasıdır.

Sacit Onan

Cuma, Haziran 29th, 2012

 1945 yılında İstanbul’da doğan Onan, sanat hayatına 1962 yılında tiyatro ve sinema çalışmalarıyla başladı. İstanbul Şehir Tiyatrosu aktör ve yönetmenlerinden merhum Sami Ayanoğlu’nun gözetiminde dublaj sanatçısı olarak ilk filmini seslendiren Onan, Türk sinemasında 4 yıl yönetmen asistanlığı ve özel tiyatro oyunculuğu yaptı.

1971 yılında açılan sınavı kazanarak TRT’de kadrolu spiker ve redaktör olarak görev alan Onan, o yılların yabancı belgesellerinden ”Savaşan Dünya”, ”Kaptan Cousteau” ve ”İpek Yolu”, yerli yapımlardan ise ”Toprak ve İnsan”, ”Keçenin Teri”, ”Fırat’ın Türküsü”, ”Su ile Gelen Kültür”, ”Karadeniz’den Çeşitlemeler” isimli yapıtlara ses verdi.

Onan, ”Kır Yoksullarının Türküsü”, ”Madenlerin Devletleştirilmesi”, ”Balyanın Taşı Toprağı Kurşun” ve ”Güney Antalya Projesi-Yasak Deniz” gibi sosyal içerikli belgesellerde hem seslendiren hem de yönetmen olarak çalıştı. 1975 ve 1991 yıllarında siyasi propaganda filmlerinin yapım ve yönetmenliği ile birlikte seslendirme çalışmalarını üstlenen Onan, başarılı reklamlara imza attı.

Bugüne kadar reklam filmi yapım ve yönetmenliğinin yanı sıra reklam filmleri seslendirme çalışmalarını da yürüten Sacit Onan, ilk kez profesyonel olarak ”Yere Düşen Yıldızlar” adlı Filistin şiirleri albümüne imza attı. Onan, 2004-2009 yılları arasında birçok radyoda ”Su Tadında” adlı şiir programı ve yorumculuğu yaptı.

Sacit Onan, 12 Kasım 2010 tarihinde  Beşiktaş’taki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Elizabeth Gilbert

Cuma, Haziran 29th, 2012

18 Temmuz 1969 yılında Waterbury, Connecticut doğdu. Babası kimya mühendisi, annesi hemşiredir. New York üniversitesine girdi. Siyaset bilimi okudu. Spin, GQ ve New York Times Magazin’de gazeteci olarak çalıştı.

İlk romanı Stern Men’i 2000 yılında yayınlandı.

Eserleri:

Stern Men                                                                                         The Last American Man
Pilgrims
Eat, Pray, Love
Committed

İnci Asena

Cuma, Haziran 29th, 2012

1948 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi’nde okudu.  Adam Yayınları’nın, Adam Sanat ve Adam Öykü dergilerinin kurucularındandır ayrıca Pen Yazarlar Derneği üyesidir.

Şiir ve deneme kitaplarının yanısıra çok sayıda derlemeye imza atan İnci Asena’nın ilk romanı Aldanış’tır.

30 Temmuz 2006’da hayata veda eden gazeteci-yazar Duygu Asena‘nın ablasıdır.

Eserleri
1993 Tramvay Döşeriz Ay Döşeriz
1996 Çıplak Bakamıyorum
2000 Tutamadığım Sözler,  Yirminci Yüzyılda Yazınımıza Elverenler
1998 Üç Gün Paris
1999 Amsterdam’dan
1992 Türk Edebiyatından Aşk Şiirleri Antolojisi, Türk Yazınından Seçilmiş Aşk Şiirler,
1993 Türk Yazınından Seçilmiş Ayrılık, Özlem, Yalnızlık Şiirleri
1994  Dünya Yazınından Seçilmiş Mektuplar

Esat Çıplak

Cuma, Haziran 29th, 2012

5 Ekim 1962 tarihinde Samsun-Vezirköprü’de doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Muhtelif basın yayın kuruluşlarında görev yaptıktan sonra, memuriyet hayatına BOTAŞ Genel Müdürlüğü’nde başladı. Bu kurumda son olarak Personel Şube Müdürlüğü görevini ifa ederken, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği görevine getirildi.

Daha sonra sırasıyla TCDD Genel Müdür Yardımcılığı, Telekomünikasyon Kurumu(Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) Başkan Yardımcılığı ve Başkan Müşavirliği görevlerini yürüten Esat ÇIPLAK, 28 Mayıs 2009 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından RTÜK Üyeliğine seçildi. Mustafa Göktürk ve Ahmet Uygur isminde iki çocuk babasıdır.

Dr.M. Kürşad Atalar

Cuma, Haziran 29th, 2012

1965 yılında Ankara’da doğdu. 1984 yılında Meteoroloji Teknik Lisesi’nden mezun olduktan sonra Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Bu arada ODTÜ Kamu Yönetimi Bölümü’nü okudu.

1990 yılında bu bölümden mezun olduktan sonra, ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde 1994 yılında Master, 2002 yılında doktorasını tamamladı. Master tezini “Siyaset tanımları ve Türk Seçmeninin Zihnindeki Yansımaları”, doktora tezini ise: “Türkiye’de Radikal İslamcılık” konularında yaptı.

Zaman gazetesinde 1987 yılında çıkan ilk yazısından sonra, çeşitli dergi ve yayın organlarında yazıları ve çevirileri yayınlandı. 1989-2009 yılları arasında İktibas dergisinde yayın kurulu üyesi olarak çalıştı. 2003 ila 2005 yılları arasında Gazetem.net internet sitesinde yazılar yazdı. Düşüncede Devrim ve On Tez başlıklı iki kitabı bulunmaktadır.

Yazarın ayrıca çevirileri de vardır. Bunlar Kur’an’ın Zihni İnşası (Seyyid Abdüllatif), Batı Düşüncesinde İslam (Albert Hourani), Modern Küresel Sistem (Immanuel Wallerstein), İslam’da Modern Eğilimler (H. A. R. Gibb) ve Batı’nın Kaynakları (Mark A. Kishlansky) başlıklarını taşımaktadır.

Enver Ercan

Cuma, Haziran 29th, 2012

1958 yılında İstanbul’da doğdu. 1985-1990 yılları arasında çesitli basın-yayın kuruluşlarında çalışan, tv ve radyo programları hazırlayan Ercan, 1990 yılından beri Varlık Dergisi Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyor. 1996 Abdi İpekçi ödülünü mektup dalında alan şairin, “Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman” adlı şiir dosyası 1997 Cemal Süreyya Şiir Ödülü’ne değer bulundu.

Enver Gökçe

Cuma, Haziran 29th, 2012

Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı (1948). İstanbul Kadırga Öğrenci Yurdu’nda yöneticilik yaparken ceza yasasının 141. maddesine aykırı eylemde bulunma savıyla tutuklandı, hüküm giydi. 7 yıl hapis yattı (1951 – 1957). Hapis ve sürgün cezasını çektikten sonra Ankara’da gazetelerde düzelticilik, serbest yazarlık yaptı.

Son günlerini Ankara’da Seyran Bağları Huzurevi’nde geçirdi. 19 Kasım 1981’de öldü.

Şiirleri, imzalı imzasız yazıları, Ülkü, Yurt ve Dünya, Ant, Gün, Söz, Yağmur ve Toprak, Yeryüzü (1945 – 1951) dergilerinde yayımlandı. Şili’li şair Pablo Neruda’dan şiirler çevirdi.

Osman Karakuş

Cuma, Haziran 29th, 2012

1974 yılında Adıyamanda doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1998-2001 Demokrasiyi, piyasa ekonomisini, insan haklarını, özgürlükleri savunun bir gençlik derneği olan Gençyunuslar Gençlik Grubunun oluşturulması ve kurumsallaştırılması sürecinde aktif olarak rol aldı. Bu grubun Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü.

Avrupa Birliğine bağlı gençlik örgütü olan IFLR’ın, Strasbourg’da düzenlenen 2000 yılındaki toplantısına Türkiye’yi temsilen katıldı. Gençyunuslar Gençlik Grubu olarak Balkan Ülkeleri Gençlik Grupları ile Bulgaristan’da 2001 yılında, “Türkiye Balkan Ülkeleri ve Piyasa Ekonomisi” konusunda ortak toplantı düzenledi.

2000-2003 Avrasya Kuşağı Düşünce Grubu’nun Kurucularından ve Yönetim Kurulu Üyesi. Kuşağın dergisinde Demokrasi, Özgürlükler, Muhafazakarlık ve Liberalizm üzerinde makaleler yayınladı. 2000-2002 “Serbest Çizgi” Dergisinin Kurucusu ve Editörlüğünü yürüttü. Demokrasiyi, piyasa ekonomisini, hukuk devletini ve özgürlükleri savunan üç aylık siyasi aktüel derginin editörülüğünü yaptı, çeşitli makaleler yayınladı.

2003 – Ak Parti / İstanbul SHİP komisyonu üyesi. “Serbest Düşünce Derneği”nin Yönetim Kurulu Üyesi/Genel Başkan Yardımcısı.

Aykut Zahid Akman

Cuma, Haziran 29th, 2012

Aykut Zahid Akman 1958 yılında Ankarada doğdu. 2005 yılından beri Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) başkanlığı görevinde bulunmaktadır. RTÜK başkanlığı görevine getirilmiş olan sekizinci kişidir.

1984 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu.
 
1986-1987 yıllarında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Radyo Televizyon Sinema Ana Bilim Dalında “TRT Televizyon Haberciliği” konusunda yüksek lisans yaptı.
 
1987-1995 yıllarında “TV Yayınlarının Gecekondu Gençliğinin Eğitimine ve Toplumsallaşmasına Katkısı” konusunda doktora yaptı.
 
1983-1988 yılları arasında değişik yayınlarda yöneticilik ve gazetecilik görevlerinde bulundu.
 
1988-1992 yıllarında iletişim ve tanıtım hizmetleri üreten bir ajansın sahipliğini yaptı.
 
1993-2000 yıllarında Kanal 7 Televizyonu Ankara Temsilciliği, ana haber sunuculuğu ve çeşitli haber programlarının yöneticiliği ile sunuculuğunu üstlendi.

2000-2003 yılları arasında Kanal 7 Televizyonu Washington Temsilciliği görevinde bulundu.
 
01 Aralık 2004 tarihinde Merkez Medya Basım Reklam Ajans Organizasyon Eğitim Hizmetleri İnşaat Taahhüt Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine hisse devri ile ortak oldu. 14 Aralık 2004’te de şirket müdürlüğüne şirket ortakları arasından seçildi.

06 Mayıs 2005 tarih ve 25 sayılı karar ile Renklam Medya Eğitim İletişim Ticaret Limited Şirketi müdürlüğüne şirket ortakları arasından seçildi.

13 Temmuz 2005 tarihinde TBMM tarafından RTÜK üyeliğine ve 15 Temmuz 2005 tarihinde Üst Kurul tarafından RTÜK Başkanlığına seçildi.

3984 sayılı yasanın 6. maddesi gereğince 2007 yılı Mayıs ayında yapılan kura çekimi sonucu görev süresi sona erecek üyeler arasında yer alan Akman, daha sonra yeniden RTÜK üyeliğine aday gösterildi. 29 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulunda yapılan oylamayla ikinci kez RTÜK üyeliğine seçilen Akman, 17 Temmuz 2007 tarihinde ikinci kez RTÜK Başkanlığına seçildi.

Akman, 2007 yılında 730.su düzenlenen geleneksel Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Törenleri kapsamında, Türk Kültürü ve Diline Hizmet Eden Devlet Adamı Ödülüne layık görüldü.

Akman, sarı basın kartı sahibi, evli ve beş çocuk babasıdır.

Abdullah D. Doğan

Cuma, Haziran 29th, 2012

1980 yılında Bursa’da doğan Abdullah D. Doğan, ilk ve orta öğrenimini Bursa’da tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde devam etti. Doğan’ın üniversite yıllarıyla eş zamanlı olarak çeşitli gazete ve dergilerde araştırma yazıları yayınlandı.

Yayınevlerinde editör olarak görevler aldı. Özel olarak dahi yetiştirme, hafıza konularında kısa dönemli eğitimler aldı. Reklam metin yazarlığı, internet site editörlüğü ve dergi editörlüğü, organizatörlük gibi çeşitli meslekleri de öğrenim hayatında devam ettirdi. Üniversiteye başladiği ilk günden hayatının bu safhasına kadar özel olarak insan psikolojisi ve kişisel gelişim sahasına yönelen Doğan, bir süre özel bir kuruluşta kişisel gelişim seminerleri verdi. Halen bağımsız olarak özel araştırma dosyaları ve kitap çalışmalarına devam etmektedir.

Gülten Dayıoğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

Gülten Dayıoğlu 1935’te Kütahya’nın Emet ilçesinde doğdu. İstanbul’da Atatürk Kız Lisesi’ni bitirdi. Bir süre Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra 1977’de istifa etti. Romanlar öyküler radyo ve televizyon oyunları yazdı.

1965’ten beri eğitim ve öğretim sorunlarıyla ilgili görüşlerini Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri ile çeşitli dergilerdeki yazılarıyla dile getiriyor. Daha çok çocuk edebiyatıyla uğraştı. 1963–1971 yıllarında çocuklar için birer hikâyelik yirmi altı küçük kitap yayınladı. Altı-dokuz yaş grubu için 20 kitaplık “Ece ile Yüce” isimli bir de dizi hazırladı.

ÖDÜLLERİ:
1965 Yunus Nadi Yarışması Öykü Ödülü ikinciliği Döl ile
1974 Arkın Çocuk Edebiyatı Yarışması armağanı
1987 Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Ödülü Gül Gelin adlı öyküyle
1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Çocuk Edebiyatı Ödülü Kafdağı’nın Ardına Yolculuk ile
1989 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanı Ödülü Parpat Dağı’nın Esrarı ile
1990 Altın Kitap Ödülü

ESERLERİ:

ÖYKÜ:
Döl (1970)
Geride Kalanlar (1975)
Geriye Dönenler (1986)

ÇOCUK KİTAPLARI:

ROMAN:
Fadiş (1971)
Dört Kardeştiler (1971)
Suna’nın Serçeleri (1974)
Yurdumu Özledim (1977)
Ben Büyüyünce (1979)
Dünya Çocukların Olsa (1981)
Ölümsüz Ece (1985)
Kafdağı’nın Ardına Yolculuk (1987)
Parpat Dağının Esrarı (1989)
Midas Kartalının Gözleri (1991)
Tuna’dan Uçan Kuş (1992)
Yeşil Kiraz (1992)

ÖYKÜ:
Uçan Motor (1965)
Kırmızı Bisikletin Binicisi (1965)
Leylek Karda Kaldı (1979)
Şenlik Günü (1983)
Kır Gezisi (1983)
Azat Kuşu (1984)
Deli Bey (1984)
Kumluktaki Yavru Martı (1984)
Sıcak Ekmek (1984)
Uçurtma (1984)
Neşeli Boyacı (1988)
Küskün Ayıcık (1989)
Yaşanmış Hayvan Öyküleri I-II (1991)
Leylek Karda Kaldı (1991)

BİLİMKURGU:
Akıllı Pireler (1982)
Işın Çağı Çocukları (1987)

GEZİ:
Bambaşka Bir Ülke Amerika’ya Yolculuk (1990)
Efsaneler Ülkesi Çin’e Yolculuk (1990)
Kangurular Ülkesi Avustralya’ya Yolculuk (1991)
Doğal Güzellikler Ülkesi Kenya’ya Yolculuk (1993)

İsmail Dayı

Cuma, Haziran 29th, 2012

1926 yılında Balıkesir’de doğdu. Dayı, ilköğrenimini Dursunbey’de tamamladıktan sonra Bursa Erkek Lisesini bitirdi.
İstanbul’da Milli Türk Talebe Birliği ve Türk Kültür Ocağı’nın düzenlediği toplantılarda yetişen Dayı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini son sınıfta bıraktı.

Yağmur Yayınevi’ni 1960 yılında kuran Dayı, 1960 ihtilalinden sonra Samsun Senatörü seçilen ve Cumhurbaşkanı adayı olan Ord. Prof.
Dr. Ali Fuad Başgil’in tarihteki Ankara yolculuğunun en önemli tanığıdır.

Dayı, 1983 yılında Anavatan Partisi’ne katılarak, 6 Kasım 1983 ve 29 Kasım 1987 genel seçimlerinde Balıkesir’den milletvekili seçildi.

Jürgen Boos

Cuma, Haziran 29th, 2012

9 Mayıs 1961 tarihinde Almanya’nın Lörrach kentinde dünyaya geldi. Herder Yayınevi’nde “yayınevi satış elemanı” olarak meslek eğitimi gördü.

Mannheim Üniversitesi’nde işletme öğrenimi gören Boos, yayınevlerinde yöneticilik yaptıktan sonra 1 Nisan 2005’te Frankfurt Kitap Fuarı Direktörlüğü görevine getirildi.

Ahmet Günbay Yıldız

Cuma, Haziran 29th, 2012

1941 yılında TOKAT iline bağlı Reşadiye ilçesinin Kızılcaören kasabası’nda dünyaya gelmiştir. Annesi Saniye Hanım, babası Haydar Bey’dir. Yazarın doğduğu köy 1450 rakımlı, çam, meşe ve gürgen ormanlarıyla tam bir yayla görünümündedir. Kışları birkaç adam boyu kar yağan köyde, bahar ve yaz ayları oldukça kısa sürmektedir. Kıraç topraklara sahip olan köyde, engin arazilerdeki cömertlik özelliklerine rastalanmadığı için, bu yörenin insanı kısmetini hep gurbette aramak zorunda kalmıştır. İşte bu yüzden gurbet, yazarın doğduğu köydeki insanların adeta alın yazısı, kaderi gibidir. Yazarın ailesi de bu durumdan nasibini almıştır. Yazar, daha 11 yaşandayken, Ankara′da çalışan babasının yanına yollanmıştır. Annesi ve altı kardeşi köyde kalmıştır. Babası tek başına yaşarken, yazar, amçasının yanında kalmıştır.

Ahmed Günbay Yıldız, Ankara’da Kalaba İlkokulu’nun beşinçi sınıfına kaydolmuştur. Köyden şehire gelen yazarın arkadaşlarıyla kaynaşması bir hayli zor olmuştur. Hatta öğretmeni, köy ağzıyla konuştuğu için onu dışlamış, sınıftan çıkarmıştır. Okulun başöğretmeninin desteğiyle güçlükleri aşan yazar, yılmadan kendisini yenilemeye çalışmıştır. Hasret ve yeni dünyanın yabancı çehresi, onun duygu dokularını daha da derinleştirmiş ve onu şiirle tanıştırmıştır. Anne ve gurbet üzerine şiirler yazmıştır. Yazdığı bu içli şiirler, onu ebediyatın sırlı dünyasına doğru çekip almıştır.

Yazar, Kalaba İlkkolu’nu bitirdikten sonra, sırasıyla Hüseyin Güllüoğlu Ortaokulu ve Yenimahalle Lisesi’nde okumuştur. Hayatı büyük bir mücadeleyle geçen yazar, boş vakitlerinde kese kağıdı yapıp satarak, ailesinin geçimine yardımcı olmuştur. Yazarın edebiyat vadisinde kalemiyle ilk kazancı, Menderes’in uçağının düşmesi üzerine yazdıı destansı şiirin basılıp binlerce satmasıyla olmuştur. Lise yıllarında şiir, roman ve makele denemeleri bir tutku olarak sürerken altı tana de film senaryosu yazmıştır. Yazar, artık edebiyatın her sahasıyla iç içedir.

Yazar, 1959 yılında memuriyet hayatına Bayındırlık Bakanlığı’nda başlar, daire müdürlüğüne kadar yükselir. 1963 yılında askerlik görevine çağrılır. Ebedî çalışmalarının temelini askerdeyken Kütahya’da atar. “Çiçekler Susayınca” ve “Yanık Buğdaylar”ı bu yıllarda kaleme alır. 1968 yılında tanıştığı Hekimoğlu İsmail, yayın hayatında ona bir ümit kapısı olur. 1970 yılında “Çiçekler Susayınca” Yeni Asya Gazetesi’nde tefrika edilir.

1972 yılında “Yanık Buğdaylar” Millî Gazete’de tefrika edilir ve böylece adını duyaran yazarın günümüze kadar arka arkaya 29 eseri neşredilir. Yazarın baskıları onbinleri bulan roman ilgiyle okunmuş ve sevilmiştir. Yazarlığa şiirlerle başlayan yazar, şiire romana olan ilgisi yüzünden uzun yıllar ara vermiş. Üç yüzün üzerinde; başında kavak yelleri esen yılların oluşturduğu şiirlerin hepsini Hekimoğlu İsmail Bey’in teşkisiyle yırtmışsa da 1998’li yıllarda şiir yeniden dünyasına girmiş.

1999 yılında Bahçemde Hazan isimli bir şiir kitabıyla ilk şiirleri yayımlanmış. Üç şiir kitabı yayınlandıktan sonra edebiyatın bu sahasında da dikkati üzerine çekmeyi başarmıştır EN son eseri Hayata dair notlar bir fikri eser olan yazar, Türdav’ın kuruları arasıda yer almıştır. Aynı şekilde Türkiye Yazarlar Birliği’nin kurucusu olup, yönetim kurulu üyeliğinde de bulunmuş.

1982 yılında Hekimoğlu İsmail’le kurdukları Türdav’den birlikte ayrılıp Timaş AŞ’yi kurmuşlardır. Yazarın eserlerindeki gele amacı şöyle özetlenebilir: Gerek köylerimiz, gerekse şehirlerimizde, asrımızın en önemli ve artık kabuk bağlamaya yüz tutmuş yarası; maneviyatsızlık ve ahlaki çöküntünün endişesi… Madde bağımlılığını eserlerinde işleyerek, okuyuculara ilerledikleri hayat yolunda işaret taşları koymak, aynı zamanda da kalemin gücü nisbetinde ibret ve örneği birlikte göstermek; doğruyu, hakkı, hakikatı, hayatımızını içindeki kesitlerle ortaya koymak, anlamını taşıyan eserleriyle yazı hayatındaki yerini belirlemiştir.

Yazarın Diğer Kitapları


AL YÜREĞİM SENİN OLSUN
AFEDERSİN HAYAT
BAHÇEMDE HAZAN
AŞKA UYANMAK
HAYATA DAİR NOTLAR
GELİRİM
AYNADA BATAN GÜNEŞ
GÜL VE HÜZÜN
AZAT KUŞLARI
BENİM ÇİÇEKLERİM ATEŞTE AÇAR
GÜN SOLAR AKŞAMIN MATEMİNDEN
BİR DÜNYA YIKILDI
BOŞLUK
ÇİÇEKLER SUSAYINCA
DALLAR MEYVEYE DURDU
EKİNLER YEŞERDİKÇE
FİGAN
GÖNÜL YARASI
GÜNAHIN RENGİ
GÜNEŞE MATEM DÜŞTÜ
GURBETİ BEN YAŞADIM
HÜLYALAR HÜZÜN AÇTI
KAYIP SABAHLAR
KİRALIK HAYALLER
LEYL IŞIKLARI
MAVİ GÖZYAŞI
O′NA SECDE YAKIŞIYOR
ORADA DA YILDIZLAR KAYAR MI?
SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR
SENİ UNUTMAYA GÜCÜM YETMEDİ
SEVDALAR SÖZDE KALDI
SEVMEKTEN KORKUYORUM
Sitem
SİYAH GÜLLER
SOKAĞA AÇILAN KAPI
SULAR DURULURSA
ÜÇ DENİZ ÖTESİ
ÜLKEMİN AÇMAYAN ÇİÇEKLERİ
YANIK BUĞDAYLAR
YILLAR GERİYE DÖNSE
YÜREKTE BÜYÜMEK

Benjamin Franklin

Cuma, Haziran 29th, 2012

Benjamin Franklin, (1706-1790) Amerikalı yayımcı, yazar,kaşif, bilim adamı ve diplomat. 17 Ocak 1706’da Boston’da doğdu. 17 Nisan 1790’da Philadelphia’da öldü. On yedi çocuklu bir sabun ve mum imalatçısının onuncu oğluydu.

On yaşında okulu bıraktı. 12 yaşındayken basımevi yöneten ve liberal bir gazete yayınlayan ağabeyi William’ın yanına çırak olarak girdi. Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı. 1730’da Philadelphia’da bir basım evi ve gazete kurdu. Poor Richard’s Almanac’ı (Fakir Richard’ın Almanak’ı) yayınlamaya başladı:1732­-1757 yılları arasında yönetmenliğini yaptığı Amanac’da Richard Sounders imzasıyla yazılar yazdı. Siyaset, felsefe, bilim, iş ilişkileri gibi konuların tartışıldığı Junto adlı bir kulüp, kütüphane,hastane ve yangına karşı sigorta şirketi kurdu. Basımevlerini çoğalttı.

Franklin 1736’da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete atıldı. 1750’de Pennsylvania meclisine seçildi, arazi vergisine karşı olan büyük ailelerle mücadele etti. İngiliz Amerikası postalarının genel müdürlüğüne getirildi. Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı. Özellikle elektrik olaylarıyla ilgili araştırmalar yapan Franklin, elektrik yüklerindeki artı ve eksi uçlarını keşfetti ve elektriğin korunumu ilkesini ortaya attı. Fırtınalı bir havada uçurtma uçurarak gerçekleştirdiği deneyi sonunda şimşeğin elektriksel! Olay olduğunu keşfetti. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmasına rağmen iki yardımcısının öldüğü bu deneyden yola çıkarak paratoner’i keşfetti, gunes isiginden daha fazla yararlanmak icin saat uygulamasini baslattı.

1757’de Kuzey Amerika Sömürgeler isyanının başlangıcında sömürgelerde yaşayanlar Franklin’i, şikayetlerini Londra’ya iletmekle; 1765’te de damga resmi kanununa karşı itirazları Lord Grenville’e bildirmekle görevlendirdi. 1772’de Massachusetts Valisi Hutchinson’un sömürge halkına karşı hakaretlerle dolu mektuplarını ele geçirerek yayınladı. Sömürge halkı karşısındaki itibarı arttı. Amerikan Kongresine milletvekili seçildi. 1776’da Thomas Jefferson ve John Adams ile birlikte bağımsızlık bildirgesini hazırladı. Eylül 1776’da kongre, ekonomik ve askeri yardım istemek üzere aralarında Franklin’in de bulunduğu üç kişilik bir komisyonu Fransa’ya gönderdi. Franklin, Fransız dışişleri bakanı Charles Gravier ile görüşmelerinde çok başarılı oldu. 1775-1783 Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonunda İngiltere ile barış görüşmelerini sürdürmek üzere seçilen diplomatlardan birisi olarak İngiltere’ye gitti. İngiltere ile barış antlaşmasının imzalanmasından sonra 1785’te Amerika’ya döndü. 1787’de Philadelphia Anayasa Kurultayının çalışmalarına katıldı. Bir müddet sonra da öldü.

William Randolph Hearst

Cuma, Haziran 29th, 2012

Amerikalı yayıncı Hearst, Joseph Pulitzer ile birlikte, bulvar gazeteciliğinin babası sayılmaktadır. 20’li yıllardan beri ABD’nin basın olayına egemen olanlar arasında yer alan Hearst, kendine tutkulu bir koleksiyoncu olarak da isim yaptı.

Hearst, altın arayıcılığından maden sahipliğine, senatörlüğe ve yayıncılığa kadar yükselmeyi başaran George Hears’ün oğlu olarak San Francisco’da dünyaya geldi. Liseyi bitirdikten sonra 19 yaşındaki genç, üç yıl Harvard Üniversitesi’nde eğitim gördü ve bu arada sömestre tatillerinde değişik gazetelerde staj yaptı.1885’te babasının gazetesi olan “Daily Examiner”de işe başlamak üzere üniversite tahsilini yarıda bıraktı (gazetenin başına 1887’de geçti). Genç yayıncı Hearst, ilk yılında tirajı iki katına çıkartmayı başardı. Önündeki büyük örneği Joseph Pulitzer’in New York’ta çıkan “The World” (Dünya) gazetesi gibi, o da yurttaş kampanyaları ve skandal öyküleri gibi sansasyonlara yer verdi gazetesinde. Babasından kendisine miras kalan madenleri 1895’te satıp New York gazetesi “Morning Journal”ı (Sabah Gazetesi)satın aldı. “The World” gazetesiyle aralarında başlayan tiraj kavgası Amerikan gazetecilik tarihinde yeni bir dönem başlattı. 1896’da “Evening Journal” (Akşam Gazetesi) gazetesini de satın alınca, Hearst şiddet ile suçun pazarlanmasındaki öncülüğü üstlenmiş oldu. Ayrıca ödediği olağandışı maaşlarla ve rakip firmaların elemanlarını kendi şirketine kazandırmakla, mükemmel bir yazı işlerine sahip oldu. Pulitzer’in Richard F. Outcault adlı ressamını angaje etmesi tam bir sansasyon yarattı (Outcault, çizgi roman tiplemesi, Yellow Kid ile basın tarihinde ilk kez renkli basan “World” gazetesinin tirajını 1896’dan o güne sürekli artmıştı). Pulitzer bunun ardından yeni bir Yellow Kid ressamını işe alıp da her iki gazete de bu tipi sununca, sansasyon gazeteciliğinin bu yeni biçimini nitelemek üzere “Yellow Press” (Sarı Basın) adı yerleşti. Gazeteler arasındaki tiraj kavgası, Küba’nın, İspanya’nın sömürge gücüne isyan etmesiyle (1895’ten başlayarak) doruk noktasına ulaştı. Hearst’ün ve Pulitzer’in yayınları, kamuoyunu aylarca İspanyolların yaptıkları vahşetin öyküleriyle doldurarak, isyanın kızışmasında ve Amerika’nın 1898’de savaşa girmesinde etken oldular. Hearst, Küba haberlerini iletecek muhabir gazetecilerden özel bir ekip kurdu ve sonunda kendisi de bu buhranlı bölgeye gitti. Dört ay süren savaş boyunca, kimi zaman günde birkaç özel baskı da yapan “Journal”ın tirajı bir milyona ulaştı. Yeni yüzyıla girdikten sonra, Hearst, ülke çapında bir gazete zinciri kurdu.

American” adlı Şikago Akşam gazetesini (1900) ve Boston’daki “Examiner” ile Los Angeles’in “Examiner” (her ikisi de 1904) gazetelerini satın aldı. Demokrat Parti’nin ısrarı üzerine, 39 yaşındaki Hearst, aynca politikada bir kariyer yapmayı denedi. 1902’den sonra Manhattan temsilcisi olarak beş yıl Amerikan Temsilciler Meclisinde yer aldı. Ne var ki, 1904 seçimlerinde Demokratların başkanlık adayı olarak başarılı olamadığı gibi, New York belediye başkanlığı seçimlerinde (1905) ve New York valilik adaylığında da bir sonuç alamadı. Hearst 1910 yılında, UPI Ajansının öncüsü olan InternadonalNews Service (Uluslararası Haberler Servisi) adlı kendi haber ajansını kurdu. 52 yaşına geldiğinde denetimi altında bulunan dört basın şirketini sonradan King Features Syndicate adı altında birleştirdi. 20’li yılların en parlak dönemlerinde Hearst, yayınlarının ABD’de 13.2 milyon baskısı satılmaktaydı ki bununla Amerikan nüfusunun nerdeyse üçte birine ulaşıyordu. Aralarında “Cosmopolitan”ında bulunduğu çok sayıda dergi, bir haftalık haber filmi, birkaç radyo istasyonu ve bir film şirketi işletmesini tamamlamaktaydı.

Hearst, 30’lu yıllarda Kaliforniya’daki malikanesinde, kendisini dünyanın her yerinden topladığı, özellikle devasa tablo, antika ve orijinal obje koleksiyonuna adayan mutlak bir baba figürü olarak günlerini geçirdi. Gazetelerinde SSCB polit-kasına karşı giderek daha kuvvetli polemiklerde bulundu ve 1941’e kadar ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’na katılmasına şiddetle karşı çıktı. Aynı yıl içinde Orson Welles’in Citizen Kune (Yurttaş Kane) adlı filmi sinemalarda vizyona girince, gazeteleri RKO film şirketini boykot etmeye başladılar. Bunun nedeni, Hearst’ün filmdeki baş figürü, pek de haksız olmayarak, kendi kariyerinin deforme edilmiş, aynadaki aksi olarak görmesiydi. Hearst 1951 yılında 88 yaşında Beverly Hills’de hayata gözlerini kapadı.

Mücahit Erdal Koç

Cuma, Haziran 29th, 2012

18 Eylül 1980 yılında Sivas’ta dünyaya geldi. İlkokulu babasının görev icabı gittiği Zara’da, Liseyi Sivas’ta bitirdi. Lise dönemlerinde yaz tatillerinde İstanbul, Yalova, İzmit, Düzce, Ankara ve birçok batı şehirlerde çeşitli mesleklerde çalıştı. Bunun amacı hem bu şehirleri görmek, tanımak, hem de okul harçlıklarını çıkarmaktı. Liseyi bitirmesinin ardından, bir çok radyoda program yaptı, 2000-2002 yıllarında gazeteciliğe başladı. Ulusal birçok gazetenin Sivas temsilciliğini yaptı. İstanbuldan gelen muhabirlik tekliflerini ve bir çok arkadaşının ısrarlarına rağmen memleketi Sivası çok sevdiğinden ayrılmak istemedi ve teklifleri reddetti. Ekomonik sıkıntı yüzünden gazeteciliğe bir dönem ara verdi. 2002 yılının yaz aylarından itibaren, birçok inşaat işleri, tekstik fabrikaları, gazete dağıtım ve çeşitli sektörlerde çalıştı, 2004 yılında Sivas Radyo Televizyonunda gazete dağıtım elemanı olarak işe başladı ve bir süre sonra muhabirliğe geçti. Sivas’a yeni bir habercilik anlayışı getiren Koç, yaptığı haberlerinde, öncelikle Sivas’ın menfaatini gözönünde tutarak, bugüne kadar yapılan yerel haberlerin, bürokrasinin reklam haberi gibi olduğunu görerek, bürokrasiyi sorgulayan, yöneticileri iğneleyen ve görevlerinde ihmal gibi hataları bulup, bunların düzeltilmesi için sık sık haberlerine konu etti. Her gün bir mahalleye gitmeye çalışan Koç, Sivas’ta aranan muhabirlerden biri oldu ve bir süre sonra Srt Haber Müdürü ve aynı zamanda Gazete Sivas adlı gazetede de muhabirlik yapmaya başladı.

Yaklaşık 2 yıllık haber müdürlüğü döneminde, Televizyona stajer olarak gelen onlarca Radyo Tv bölümü öğrencilerine, habercilik kursları, kamera teknikleri gibi dersler vererek, gittiği haberlerde bizzat yanında götürüp uygulamalı kurslar verdi. Hem kendi işini, hem de iş öğrenmek isteyen çocuklara bu işi sevdirerek, Sivas’ta bulunan 3 yerel tv ye ve bir çok ulusal kanalın muhabir ihtiyacını karşılamakta büyük etkisi oldu. Şu an yetiştirdiği öğrencilerinin, 4 tanesi Sipas tv, 3 tanesi tv 58 kanalı, 2 tanesi Star tv, 2 tanesi Samanyolu tv, 1 tanesi Erciyes tv olmak üzere bir çok yerel ve ulusal kanalda çalışmalarına ön ayak oldu.

Halen Sivas Radyo Televizyonunda çalışmakta olan Koç, medya ve reklam alanında da faaliyetlerini sürdürmektedir.