Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Aydoğan Vatandaş

Cuma, Haziran 29th, 2012

1974 yılında İstanbul’da doğdu. 1993 yılında Deniz Lise’sinden mezun oldu. 1995 yılında Deniz Harp Okulu’ndan ayrıldı. 1997 yılında başladığı Fatih Universitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden 2001 yılında mezun oldu. 

1995 yılında Aksiyon Dergisi’nde gazetecilk mesleğine ilk adımını attı. 1995-2000 yılları arasında Aksiyon Dergisi’nde muhabirlik, editörlük ve koşe yazarlığı yaptı.
2000-2004 yılları arasında Zaman Gazetesi’nde muhabirlik, editorluk ve koşe yazarlığı yapan yazar, 2002-2004 yılları arasında Karakutu Programının yapımcılığı ve sunuculuğunu üstlendi.

1997 yılında TİMAŞ yayınları arasında yayınlanan ilk kitabı Armagedon/Türkiye İsrail Gizli Savaşı ile dikkatleri çekti. İki  yıldır ABD New York’ta bulunan yazar, gazeteciliğe ve kitap çalışmalarına devam etmektedir.

YAYINLANMIŞ ESERLERİ:
1- Armagedon/Turkiye-İsrail Gizli Savaşı (1996)Timas–32. Baskı
2- Apokalipse/Kiyametin Gizli Tarihi (1998)Timas-16. Baskı
3- HAARP/Kiyamet Teknolojisi (2000)Timas  – 12. Baskı
4- Agharta/Elekktromanyetik Savaş Basladı (2002)Timas-9. Baskı
5- Ezoterika/Gizli Cemiyetler- (2003)Timaş 9. Baskı
6- Kızıl Tarikat/Moskova-Washington-Tokyo Üçgeni’nde Kıyamet Silahları-Karakutu Yay. (2004) 4. Baskı
7- ASALA OPERASYONLARI-Alfa Yayınları 2. Baskı (2006)
8- Kayıp Kitap Barnabas’ın Sırrı-Doğan Kitapçılık (2007)

Nezir Karayün

Cuma, Haziran 29th, 2012

1966 Ordu ili Aybastı ilçesi Sefalık Köyü doğumlu, evli dört çocuk babasıdır.

Hayat mücadelesi ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlayabilmek amacıyla köyünü bırakarak, 1981 yılında İstanbul’ a gelmiştir.

1985 yılında başladığı Uzakdoğu sporu Wushu Kung-fu ve Kickboxing branşlarında çeşitli okullarda çalıştı. Öğrenciliği döneminde kulüpler arası, şehirler arsı ve Türkiye Şampiyonlarında Kilosunda bir çok başarılar göstererek 300’e yakın madalya ve sertifika kazandı.

1991 yılında antrenörlük belgesini alarak, Tekirdağ – Çerkezköy’de Kadıoğlu Spor Merkezini kurdu. ve İstanbul Büyükçavuşlu’da  Spor Salonunun İkinci şubesini açtı.

1993 yılında İstanbul Tepecik’te, 1994 yılında Büyükçekmece’de iki spor salonu daha açtı. Merkezi İstanbul’da bulunan Uzakdoğu Modern Savunma Sanatları Spor Derneği Yönetim Kurulunda görev aldı.

1995 yılında Mimarsinan Belediye Spor Salonun’ da göreve başladı. Belediye Spor Müdürü ve Antrenör olarak 7 yıl görev yaptığı o günlerde, Kickboxing Federasyonu kuruluşunda aktif görevler üstlenerek, İstanbul Bölge Hakemi ve Antrenörü oldu.

Aynı yıl içerisinde zamanlarda Romanya ve Azerbaycan Wushu Federasyonlarının açmış olduğu antrenörlük ve hakemlik seminerlerine katılarak antrenörlük ve hakemlik belgelerini aldı.

1995 Romanya Spor Akademisi Wushu bölümünü bitirerek, T.C. gençlik spor genel müdürlüğü eğitim daire başkanlının 1. Kademe VUŞU ( Wushu )  Antrenörü oldu. Daha sonraki gelişim seminerleri ile 2. Kademeye yükseldi ve 4. DAN oldu.

1996 yılında Mimarsinan Karadenizliler Derneğini kurdu ve iki dönem başkanlığını yaptı. Bölgemizde yeni kurulan bir çok derneklerin kuruluşlarında aktif çalışmalarda bulunarak, Sivil toplum kuruluşlarına maddi ve manevi destekler sağlandı ve bir çoğunun da halen üyesi.

1997 yılında Wushu’nun federasyon olabilmesi için büyük  gayretler sarf ederek, federasyonun kuruluşunda aktif görev yaptı. Karate Federasyonuna bağlanan Wushu Kung-fu’nun basın ve halkla ilişkiler görevini yürüttü.

1998 yılı sonunda Özel Haber ve Modern Spor Gazetesi’ni kurdu ve haftalık olarak yayın yapmaya başladı. Özgür Haber, yine 99 yılı içinde Yerel Haber Gazetesini ve Yerel Haber 52 Gazetesini kurarak, memleketi Orduya yayın yapmaya başladı. İstanbul genelinde, yerel gazetecilikte bir çok ilkleri gerçekleştirdi. 10. yılı içinde olan Yerel Haber, halen bölge halkına tarafsız ve objektif haberleriyle hizmet vermekte. İmtiyaz Sahibi olduğu gazetelerin ve Dergilerin Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmektedir.

1999 Mart ayında Judo Federasyonu’na bağlanan Wushu’nun basın ve halkla ilişkiler görevine devam etti.. Aynı zamanda Kickboxing ve Wushu İstanbul bölge hakemi oldu.

2004 yerel seçimlerinde Büyükçekmece – Mimarsinan Beldesi Batıköy Mahallesi Muhtarlığına aday oldu. Ama kazanamadı.

2005 yılında Adom Ajans Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurarak, Ufka doğru Meşale Dergisi, Yerel Haber, Oba haber, Beylikdüzü Life Gazeteleri ile İstanbul’ un nabzını tuttu.

Yine aynı yıl içerisinde İstanbul’ la yetinmeyerek Türkiye’ de Yerel Basının sesini duyuracak ve gücünün hissedilmesini sağlayacak Yerel Basın Birliği Derneğini kurdu. Bu gün Derneğin Başkanı olarak tüm Türkiye’ de ki yerel basın ile iletişim halinde çalışmalarını devam ettirmektedir.

2007 yılında Büyükçekmece Aybastılılar ve Mimarsinan Aybastılılar Derneklerini kurdu ve  kurucu başkan olarak Büyükçekmece’ de Aybastılıların sesinin duyulmasına öncülük yaptı.

2007 yılında İstanbul geneline yayın yapan START LİFE inşaat sektör dergisini kurdu.

2007-2008 Eğitim ve Öğretim yılı içerisinde Kavaklı İlk öğretim okulu kapalı spor salonunda Wushu ve kickboks dersleri vermeye başladı.

2008 İstanbul Giresunlular Derneği kurucular kurulunda yer aldı. Halen Mimarsinan Aybastılılar Derneği başkanlık görevini yürütmektedir.

Mimarsinan Gençlik merkezini kurarak, gençlerin topluma kazandırılmasında öncülük yaptı.

2008 Yerel Basın Birliği Derneğinin Türkiye genelinde şube oluşumu çalışmalarını hızlandırdı. İstanbul 1. ve 2. bölge şube oluşumlarını tamamladı. TBMM’ ye Yerel basın sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili bir dizi ziyarette bulundu.

Tijen Mergen

Cuma, Haziran 29th, 2012

1959 doğumlu Tijen Mergen, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden Yüksek Lisans derecesiyle mezun olmuştur.

Çalışma hayatına 1982 yılında Apple Bilgisayar’da Satış Temsilcisi olarak adım atan Mergen, 13 yıl boyunca NCR Türkiye’de Satış Müdürlüğü ve NCR Orta ve Doğu Avrupa Bölgelerinde çeşitli üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenmiştir.

NCR’da daha çalışmaya başladığı ilk yıllardaki başarısıyla “Yılın Satış Uzmanı” olarak seçilmiş, devamında NCR Şirketleri arasında “En Yüksek Kota” sahibi olarak Yönetim Kurulu Başkanı tarafından ödüllendirilmiştir.

NCR’da 1994-1998 yılları arasında 27 ülkenin dahil olduğu Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi’nde Finans Sektörü Satış ve Pazarlama Müdürlüğü görevini yürütmüştür.

Daha sonra Bilkom Bilişim Hizmetleri A.Ş.’de Genel Müdür olarak hizmet vermiş
olan Mergen; burada farkındalık üzerine geliştirdiği ve “iCan” adını verdiği projesi ile %49 pazar bilinci sağlayarak; Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nden (IPRA) ödül kazanmıştır.

Mergen, Bilkom Bilgisayar ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin Komili Holding’den Koç
Holding’e devri sürecinde de aktif rol almış ve sürecin başarı ile tamamlanmasını sağlamıştır.

2003’ten beri Doğan Gazetecilik bünyesinde Pazarlama ve İş Geliştirme Grup Başkanı ve Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Üyesi olarak profesyonel çalışmalarına devam etmekte olan Tijen Mergen, 2000 yılında Dünya Gazetesi tarafından verilen “Yılın Profesyonel İş Kadını” ödülünü almıştır.

Bekir Batu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1978 yılında Antalya’da doğdu. İlk öğretimi ve liseyi Antalya’da tamamladı. 18 yaşına kadar Antalya’da yaşadı.

1996 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazanarak İstanbul’a geldi. Fatih Altaylı, Güngör Uras, Abbas Güçlü, Eren Güvener, Mete Akyol gibi pek çok ünlü gazeteciden dersler aldı. Üniversite yıllarında bir grup arkadaşıyla Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Kulübünü kurdu. Kulübün Başkan Yardımcılığını yaptı. Üniversitedeki pek çok etkinliği organize etti. Üniversiyeti 70 not ortalamasıyla bitirdi.

Üniversite 2. sınıfta okurken Milliyet Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı. Mesleğe tam 20 yaşında başladı ve doğum gününde iş başı yaptı. 1 yıl Milliyet’te Yazıişleri’ne bağlı olarak çalıştı. Milliyet’ten sonra 1999 yılında da Sabah Gazetesi’nde göreve başladı. Sabah Gazetesi’nde siyaset, politika, yaşam,magazin, sağlık, ekonomi gibi hemen hemen tüm konularda binlerce habere imza attı.

Sabah Haber Ajansı ve Merkez Haber Ajansı’nda çalıştı. İstanbul Valiliği Muhabirliği, Merkez muhabirliği, Sarıyer ilçe muhabirliği, adliye muhabirliği yaptı. Yazdığı haberler Sabah Gazetesi’nin yanısıra Günaydın ve Takvim gazetelerinde de yayınlandı.

Doğa Savaşçıları Örgütü’nün düzenlediği yarışmada Sabah’taki “Karadeniz’de yunus katliamı” başlıklı haberiyle 2002 yılının en iyi çevre haberi ödülünü kazandı.

Levent’teki HSBC binasına yapılan bombalı saldırıyı sıcağı sıcağına görüntüleyen ve duyuran ilk gazeteci oldu. Yazdığı pek çok yolsuzluk haberleri gazetelere manşet oldu. 40’dan fazla özel haberi Sabah Gazetesi’nde manşet oldu.

Batu, Sarıyer Muhabirliği yaptığı sırada Emirgan Muhtarı Baki Kızgınkaya ile birlikte başlattığı imza kampanyası sonucunda boğazdaki bir caddeye (Baltalimanı’dan, Emirgan’a ve İstinye’ye kadar uzanan cadde) Sakıp Sabancı Caddesi isminin verilmesini sağladı.

Batu, Vatan Gazetesi’nin kuruluş aşamasında kendisine yapılan teklifleri reddederek Sabah Gazetesi’nde kalmayı tercih etti. Batu 6 yıllık SABAH tecrübesinden sonra artık yeterli birikime sahip olduğunu düşününce görevinden istifa etti. Sabah’taki muhabirlik görevinden istifa eden Batu, kendi işini kurdu.

Batu kendi ismini taşıyan Batu Yayıncılık’ı kurdu. Batu önce Haber34 Gazetesi’ni kurdu. Bir süre sonra da SARIYER Gazetesi’ni kurdu. 56 sayfalık Sarıyer Gazetesi Türkiye’nin en çok sayfalı yerel gazetesi oldu. 10.000 adet basılan ve tüm ilçeye ücretsiz dağıtılan Sarıyer Gazetesi 2005 yılından beri yayın hayatını sürdürüyor.

Batu ayrıca city life adında İstanbul dergisi çıkardı. Magazin ve yaşam ağırlıklı dergide pek çok ünlü isimle yapılan röportajlara ve çarpıcı haberlere imza atılıyor. city life, İstanbul’un sosyetik semtlerindeki (Nişantaşı, Etiler, Ulus, Bebek, Ortaköy, Bağdat Caddesi, Moda, Suadiye, Fenerbahçe, Zekeriyaköy, Yeniköy, Tarabya, Yeniköy, İstanbul Caddesi, Ataşehir…) lüks mekanlara ücretsiz dağıtılıyor.

Derginin yazar kadrosunda Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, Prof. Dr. Ahmet Ercan, Prof. Dr. Arif Verimli gibi ünlü isimler de var. Tamamen tecrübeli gazetecilerin çalıştığı city life’da yayınlanan kimi haberler zaman zaman ulusal basına da malzeme oluyor. Kadıköy ve Sarıyer’de ofis açan Batu, aynı zamanda hem Sarıyer Gazetesi’nin hem de city life’nin imtiyaz sahipliği ile  genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Mert Kerem Salman

Cuma, Haziran 29th, 2012

1973 yılında İstanbul’da doğan Mert Kerem Salman, ilkokulu Kıbrıs, Ankara ve İstanbul’da 4 değişik okulda tamamladı. Ortaokul ve liseyi, Devlet Parasız Yatılı sınavlarını dereceyle kazanarak girdiği Şile 50. Yıl Devlet Parasız Yatılı Okulu’nda bitirdi. 1990’da Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde lisans eğitimine başladı.  

Salman’ın profesyonel iş hayatı, henüz üniversite sınav sonuçları açıklanmadan lise mezuniyeti sonrası başladı. 1990’da Bank Asya’nın şu anki ortaklarından İbrahim Sayın’la birlikte IDB Yazılım’da sermaye piyasalarına dair programlar üzerine çalıştı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (IMKB) ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tebliğleri, aracı kurum ve bankaların istekleri doğrultusunda yazılan IDB Borsa programının yazılımına ve eğitimine katkıda bulundu. Bu dönemde teknik analiz, özel dersanelere yönelik programlar, Sabah Grubu’nun halka açık hisseleri için takip programı, algoritmik trading üzerine programlar yazdı. Kullandığı teknolojiyi daha ileri boyuta taşıyarak Türkiye’de ilk portföy yönetim programını hazırladı. Program, 90’a yakın portföy yönetim şirketi, aracı kurum ve banka tarafından satın alındı.

Salman, 1994 yılında üniversite öğrenciliği ile çalışma hayatını birlikte sürdürürken; müdürlüğünü Prof. Dr. Nazım Ekren’in yaptığı, finans sektörüne MA ve PhD diplomalı uzman yetiştiren Türkiye’deki ilk ve tek enstitü olan Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü’nde düzenlenen Borsa Üst Düzey Eğitim Kursları’nda eğitmenlik yaptı. İMKB’nin Hisse Senetleri Piyasası Üye temsilciği eğitimine katıldı. 1995 yılında Tansu Çiller başbakanlığı döneminde kurulması planlanan ancak Şubat 2005’te açılan vadeli opsiyon borsasında işlem yapma yetkisini alan ilk 16 kişiden biri oldu. Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Sınavlarına katılarak Portföy Yöneticiliğine hak kazandı.

1995 yılından itibaren, eski İMKB başkanlarından Tuncay Artun’un kurucusu olduğu Değer Menkul Değerler, Mehmet Kutman’ın sahibi olduğu Global Menkul Değerler, Halit Cıngıllıoğlu’na ait Alfa Menkul Değerler gibi çeşitli aracı kuruluşlarda trading ve portföy yönetim departmanlarında çalıştı.

2004 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret Yüksek Lisansı’na başladı. Oyun teorisi ve strateji üzerine ek dersler aldı. Uluslararası ekonomik bütünleşme (serbest ticaret bölgesi, gümrük birlikleri, NAFTA, ortak pazarlar), politik ekonomi, merkantalizm ve liberalizm ile ekonomik entegrasyonların irdelenmesi üzerine çalışmalar yaptı. “Gümrük Birliği ve Nafta örnekleri ile küreselleşme bağlamında ekonomik entegrasyonlar” adıyla hazırladığı teziyle master eğitimini tamamladı. 

Yüksel İnşaat ve Sazaklar’ın ortaklığındaki Meksa Menkul Değerler’de Portföy Yönetim Departmanı’nı kurdu ve yöneticisi olarak 2005 yılına kadar finans sektöründe çalışmaya devam etti. Bu dönemde sermaye piyasalarıyla ilgili konularda ve ekonomik yayınlarda görüşlerine sıkça başvurulan kişiler arasında yer aldı.

2005 yılında Romanya’da demir hurdası ticareti üzerine bir şirket kurdu ve yerel yönetimlerle anlaşmalar yaptı. Romanya’dan Çin’e ve Rusya’ya metal hurdası sattı.

Salman, yine 2005 yılında yazılı ve görsel medyanın kurucu ortakları arasına girdi. Önce Forum Diplomatik gazetesinin, ardından Business Channel televizyonunun kurucu ortağı oldu. Business Channel, ekonomi ve finans kanalı olarak hayata geçti. Salman, 2007 yılında kanal hisselerinin büyük bölümünün satışını gerçekleştirdi. Ardından Haber 6 televizyonunda, bugünkü adıyla 6 News’ta, kanalın yayına çıkışına dek CEO olarak görev yaptı.

Mert Kerem Salman, şu anda bir İtalyan yatırım firmasının danışmanı olarak enerji sektörüne proje finansmanı sağlamaktadır. Öte yandan halen Business Channel’ın küçük hissedarı ve reklamcılık alanında tam hizmet ajansı olarak kurduğu Tamajans’ın başkanıdır.

İskender Ulus

Cuma, Haziran 29th, 2012

  1962 yılının 15 Mayıs’ında Ordu ili Gölköy ilçesi Ahmetli köyünde dünyaya geldi. İlk öğrenimini Gölköy ilçesi Hürriyet İlkokulunda, Ortaokulu Gölköy Lisesi’nde ; Liseyi ise Ordu İmam Hatip Lisesinde okuyarak tamamladı.

       1980 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünü kazanıp kayıt yaptırmak üzere İstanbul’a gelirken gözaltına alınarak 12 Eylül darbesinin mağdurları arasında yerini aldı. Bir yıl sonra serbest bırakılan ULUS, eğitimine devam edemediği İstanbul’a gelip kendini müzik piyasasının içinde buldu. Önce Laleli’de bir müzik evinde şan dersi gören ULUS, çeşitli yerlerde sahne almaya başlayarak kısa zamanda müzik dünyasının merdivenlerini tırmanmaya başladı.

   1982 yılında askere giden ULUS; müzikal yönünden dolayı Kütahya, Eskişehir ve Malatya Ordu evlerinde yirmi ay askerlik yaptıktan sonra İstanbul’a; ayrılmak zorunda kaldığı müzik sektörüne geri döndü.

   1990 yılına kadar dört solo albüm, çok sayıda sahne çalışması, bağlı olduğu şirketin yöneticiliği, müzik prodüktörlüğü, müzik yönetmenliği gibi müzik sektörünün mutfağının tüm alanlarında başarılı çalışmalar yürüten ULUS, kendi tabiriyle meslek hayatının “çıraklık dönemini” bu şekilde tamamlamış oldu.

    1990 yılında ULUS MÜZİK şirketini kurarak müzik dünyasındaki efsane yolculuğuna başladı. 1992 yılında halk müziğinin usta  sanatçısı Belkıs Akkale’ye ait Midas plakçılık şirketini devralarak Ulus Müzik bünyesine dahil etti. Müzik yapımcılığında başarılı adımlarla yürüyen ULUS, müzik camiasına yeni sesler kazandırmak için arayışlara girdi. Zeynep ve İbrahim Erkal ile başlayan ULUS, ilerleyen yıllarda Gökhan Tepe, Doğuş, Orhan Hakalmaz, Zara, Yudum, Gaye Aksu, Uğur Işılak gibi kırka yakın yeni sesi müzik sektörüne kazandırdı. Bunun yanı sıra müzik sektöründe duayen olan Müslüm Gürses, Mine Koşan, İsmail Türüt, Müşerref Akay gibi seslerin de yapımcılığını ve prodüktörlüğünü yürüttü. Toplamda dört yüzün üzerinde albümün prodüktörlüğünü ve yapımcılığını başarıyla tamamlayarak Türkiye’nin en önemli üç firmasından biri haline geldi.

    Müzik sektöründe bir ilk olarak üç dizi film ve bir sinema filmine imza atan ULUS, dört yüzün üzerinde klip çekip ilk sırada yerini aldı.

    Müzikten elde ettiği geliri sosyal sorumluluk bilinciyle tekrar projelendirerek; Türkiye’nin en güçlü müzik dağıtım şirketi Marka Dağıtımı, Türkiye’nin en büyük ve en donanımlı ses kayıt stüdyosu MDM’i kurmanın yanı sıra dünyaya geldiği Ahmetli köyüne vefasını göstererek kendi adına tam teşekküllü bir ilköğretim okulu yaptırdı ve köy camisinin yapımına katkıda bulunarak tamamlanmasını sağladı.

    Yaptığı her işin özünde ‘ÖZ’e hizmet etmeyi ilke edinen ULUS, dünyanın kadim kültürlerinden biri olan Türk Halk Müziği kültürünü “81 İL 81 CD Türkülerle Türkiye” projesi ile dünya müzik arşivine kazandırdı. Bunun yanı sıra Türk-İslam Musıkisi külliyatı, Destanlaşan Türküler, İZ gibi koleksiyonlar hazırladı. Son birkaç yılı tamamen kültürel çalışmalara adayan ULUS, son olarak “Türkiye’nin Hafızası” dediği TRT’nin müzik ve belgesel eserlerini halka ulaştırma projesini yürütüyor. Türk kültürünün evrensel alanda hak ettiği yere gelebilmesi için sürdürdüğü çalışmalara ilave olarak yakın zamanda Los Angeles’ta ULUS PRODUCTION şirketini kurdu. İlerleyen yıllarda da meslek hayatını kültür hizmeti ile sürdürme düşüncesinde olan ULUS; pek çok projenin de hazırlığını yapıyor.

Aydın Doğan

Cuma, Haziran 29th, 2012

    1936 yılında Gümüşhane Kelkit’te doğdu.

    Bölgenin köklü ailelerinden birinin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve  orta öğrenimini Kelkit’te, lise öğrenimini Erzincan’da tamamladı. 1956-60 yılları arasında İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi’nde okudu. Öğrencilik yıllarında “Talebe Cemiyeti” başkanlığı yaptı. 1958’de, daha öğrenimini bitirmeden, iş hayatına atıldı. Nakliyecilik, müteahhitlik, otomobil, ticari araç, iş ve inşaat makineleri gibi değişik sektörlerde ticaret yaptı.1961 yılında ilk şahsi şirketini kurdu. 1970 yılına kadar şirket toptan ticaret alanında varlık gösterdi..
 
    1974’de yeni şirketi ile sanayi alanına adım attı. 1974’ü izleyen yıllarda İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeliği’ne, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi.
 
    1979 yılında Milliyet Gazetesi‘ni devralarak basın ve yayıncılık dünyasına girdi. Çalışmaları ile bu alanda yükselen bir grafik çizdi. 1986-96 yılları arasında Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası Başkanlığı‘nı yürüttü. 1998 yılında Tokyo’da yapılan  Dünya Yayıncılık Birliği (World Association of Newspapers – WAN)  toplantısında seçimle Yönetim Kurulu Üyeliği’ne getirilen ilk Türk oldu.

    1999 yılında T.C. Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile ödüllendirildi. 1999 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden, 2000 yılında Ege Üniversitesi’nden, 2001 yılında ise Bakü Devlet Üniversitesi’nden ve 2005 yılında Marmara Üniversitesinden fahri doktor ünvanı aldı.
 
    1996 yılında Aydın Doğan Vakfı’nı kurdu. 

    Doğan Grubu’nun, medyadan finansa, endüstriden turizme,telekomünikasyondan enerjiye kadar geniş bir sektörel yelpazede üretim yapan ya da hizmet veren şirketleri bulunmaktadır.

    Grup şirketleri, Doğan Yayın Holding, Ray Sigorta, Milpa, Çelik Halat, Ditaş, Hürriyet, Milliyet, Petrol Ofisi ve Doğan Burda‘dır.

    Aydın Doğan evlidir, dört çocuk ve dört torun sahibidir

 

Prof. Dr.Mehmet Haberal

Cuma, Haziran 29th, 2012

Mehmet Haberal 29 Ekim 1944 tarihinde Rize ilinin Pazar İlçesi, Şubaşı (Haçapit) köyünde doğdu.

1967 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve 1971 yılının Ekim ayınına Genel Cerrahi Uzmanı oldu. Daha sonraki yıllarda Galveston, Teksas’da Shriner’s Yanık Enstitüsünde ve John Seally Hastanesinde fellow olarak çalıştı.

1974 ve 1975 yıllarında Colorado Üniversitesi Tıp Fakültesi Transplantasyon Merkezinde fellow olmak üzere 1 Ocak 1974’den 30 Haziran 1975’e kadar çalıştı. Aynı yıllarda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahı Bölümüne bağlı olarak Yanık ve Transplantasyon Ünitesi’ni kurdu. 3 Kasım 1975 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü’nde, Türkiye’de ilk kez annesinden 12 yaşındaki bir çocuğa, akrabalararası böbrek naklini gerçekleştirdi.

1976 Hacettepe Üniversitesi Genel Cerrahi Doçenti olan Haberal, 10 Ekim 1978’de Avrupa Transplantasyon Birliği’nden (Eurotransplant) sağlanan ölü böbrek ile Türkiye’de ilk defa kadavradan böbrek transplantasyonununu gerçekleştirdi. Alanında birçok ilke imza atan Haberal, 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması , Saklanması, Aşılanması ve Nakli” yasasının hazırlanıp, 3 Haziran 1979’da yürürlüğe girmesine de öncülük etti.

Eylül 1980’de Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı’nı kurdu ve 2 yıl sonra Mart 1982’de, Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı’na bağlı Hemodiyaliz Merkezi’ni açtı.

8 Aralık 1988’de Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Türkiye’de ilk kadavradan karaciğer naklini gerçekleştirdi. 1990 Ekim ayında Türkiye Organ Nakli Derneği’nin kurucu üyesi ve başkanı oldu. Alanında birçok ilk gibi 1990 yılı 15 Mart’ında Kuzey Afrika, Ortadoğu, Avrupa ve Türkiye’de ilk kez çocuklarda canlıdan segmental karaciğer naklini gerçekleştirdi. 24 Nisan 1990’da Dünya’da ilk kez yetişkinlerde canlıdan segmental karaciğer naklini gerçekleştirdi. 16 Mayıs 1992’de Dünya literatüründe ilk kez yapılan bir uygulamayla aynı vericiden, aynı anda hem kısmi karaciğer naklini, hem de böbrek naklini gerçekleştirdi. 1992 Nisan ayında “New York Academy of Sciences” üyeliğine seçildi.

14 Eylül 1993’de Başkent Üniversitesi’ni, Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı ve Haberal Eğitim Vakfı’nı kurdu.

1999 yılında Orta Doğu Yanık ve Yangın Afetleri Derneği’ni kurdu.

Haberal, Dünya Yanık-Tedavisi camiasında tanınan bir bilim adamıdır. Eylül 2006’da ISBI (International Society of Burn Injuries/ Uluslararası Yanık Derneği)’nin Brezilya’daki Uluslararası Yanık Kongresinde bu kuruluşa başkan seçilmiştir.

1999 seçimlerinden sonra koalisyon hükümeti kurarak Başbakan olan Bülent Ecevit, 4 Mayıs 2002’de rahatsızlanarak Mehmet Haberal’ın sahibi olduğu Başkent Hastanesine kaldırıldı. Tedavisi sırasında durumu gittikçe kötüleşince ve Kontrgerilla bağlantılı generaller kendisi hakkında medya’da menfi propaganda başlatınca eşi Rahşan Ecevit tarafından apar topar hastaneden çıkartılarak evine geri getirildi. Bundan sonra sıhhati gözle görünür şekilde düzeldi ve Başbakanlık görevine devam etti. Ecevit’in rahatsızlığı sırasında hükümete yönelik tartışmalar ve erken seçim talepleri de siyasi gündeme damgasını vurmuştu.

13 Nisan 2009 Pazartesi günü, Ergenekon davası kapsamında ve Ergenekon Terör Örgütü ile bağlantılı olmak şüphesiyle, göz altına alındı. Bu soruşturma ile ilgili olarak İstanbul’a sevk edilirken dokuzuncu Cumhurbaskanı Süleyman Demirel tarafından Ankara’dan yolcu edildi. Mehmet Haberal 17 Nisan 2009 tarihinde tutuklandı. Tutuklandıktan sonra rahatsızlanan Haberal İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.

Robert Hersant

Cuma, Haziran 29th, 2012

Fransız yayıncı Hersant, 70’li yıllardan beri Fransız basın piyasasına egemendir. Politikacı olarak Ulusal Mecliste ve Avrupa Parlamentosunda miiletvekilliği yaptı.

Hersam Nantes yakınlarında Vertou/Loire’da bir gemi kaptanının oğlu olarak dünyaya geldi. Ailece Normandiya’ya taşınınca Rouen ve Le Havre’da liseyi bitirdi.

Alman birlikleri İkinci Dünya Savaşı’nda ülkesinin büyük bir bölümünü işgal edince, henüz 20 yaşında olan Hersant, yayıncıları arasında bulunduğu Yahudi karşıtı bir gazetede kendini gösterdi. Politik düşüncesi işgal birlikleriyle işbirliğine meyilliydi. Mareşal Philippe Petain’in Vichy hükümetini destekledi ve onun hedefleri doğrultusunda çalışan birkaç örgüt kurdu (örneğin; Jeune Front, Parti National Collectiviste gibi).

1941’den sonra Fransa’nın işgal altındaki bölgesinde bulunan Alman dostu Vichy hükümeti politikacılarının gençlik derneğine başkanlık etti. Ülkesi kurtulduktan ve Almanlar teslim olduktan sonra Hersant tutuklandı. İşbirlikçilik yaptığından dolayı bir süre için medeni ve siyasal hakları elinden alındı. Serbest bırakıldıktan sonra kendisine önce bakkal olarak bir yaşam kurdu.

Kendi tasarruflarını ailesinden gördüğü parasal destekle birleştirip satın aldığı “Auto-Journal” dergisinin baskısını kısa zamanda birkaç bin adetten çeyrek milyonu aşkın bir sayıya çıkarttı. Bu işinde Fransa’da savaştan sonra giderek artan otomobil tutkusundan yararlandı. Bu şekilde yeniden itibara kavuştuktan sonra, tekrar politikaya atıldı.

Kuzey Fransa’nın taşra kasabaları Ravenel (1953-59) ve Liancourt’da (1967-74) belediye başkanlığı yaptı. 36 yaşındaki Hersant 1956’dan sonra Fransız Ulusal Meclisinde Radikal Sosyalistlerin (sonradan Reformcu Grup) milletvekilliğini yaptı (1978’e kadar). Buna karşın yayıncı Hersant’ı politik bir sınıflamaya sokmak kolay değildi. Burjuva görüşlerini kamu önünde açıkça savunmakla beraber, komünist sendikalarla da iyi ilişkilerini sürdürdü.

Politik ilişkileri ve biriktirdiği serveti sayesinde Hersant 50’li ve 60’lı yıllarda çok sayıdaki taşra gazetesini denetimi altına aldı ve “Centre Press” olarak birleştirdi. Görünüşe göre 70’li yılların ortasında de Gaulle’cü Jacques Chirac’ın başbakanlığındaki hükümetin desteğiyle “Figaro” ve “France-Soir” gazetelerinin de hisse çoğunluklarına sahip olunca, eleştiriler almaya başladı. Bunların yanı sıra, 1971’den beri Fransız Basın Birliği’nin başkanlığını da yürüten Hersant, burjuva düşüncelerini gazetelerinin parolası haline getirdi. İmparatorluğunu sürekli olarak genişleten Hersant, 80’li yılların başında Fransa’daki günlük gazetelerin üçte birinden çoğunu denetimi altına almıştı.

1981’den sonra iktidara gelen sosyalistler, tekelleşmeye cephe aldılar ve Hersan’ın gücünün düşünce çeşitliliği açısından bir tehlike oluşturduğunu ilân ettiler. Başbakan Pierre Mauroy’nın hükümeti 1984’te Hersan’ın imparatorluğunu (bölgelerarası basının % 40’ı ve bölgesel basının % 13’ü) tehdit eden bir tekel karşıtı yasa çıkardı. Bundan böyle bir kişinin elinde en fazla üç tane bölgelerarası günlük gazete bulunabilecekti.

Hersant genişleme politikasını, kısmen oğlunun üzerinden olmakla beraber, buna rağmen sürdürdü. Bunu izleyen zamanda bu yasa birkaç kez parlamento ve mahkeme kararları aracılığıyla değiştirildiyse de, ancak Jacques Chirac’ın başbakanlığı altındaki yeni hükümet bu düzenlemeyi 1986’da, Hersan’ın piyasadaki pozisyonuna (1989 cirosu: yaklaşık olarak 1.2 milyar dolar; Avrupa’nın en büyük sekizinci medya şirketi) dokunmayacak biçimde genişletti.

1984’ten sonra Avrupa Parlamentosu milletvekili olan Hersant, 1987’de dış ülkelerde ortaklıklara girdi. Rossel adlı Belçikalı yayınevine ortak oldu. Ertesi yıl İspanya’da Grupo 16’ya girdi. Bu arada 68 yaşına gelmiş olan girişimci elektronik medya branşına da el attı. Önce özel bir televizyon kanalı olan La Cinq (Kanal 5) üzerinde belirleyici bir rol üstlenmeyi garanti altına aldı ve bu arada rakibi Silvio Berlusconi’yi altetti. Ne var ki, Hersant karşı karşıya kaldığı parasal kayıplardan sonra, 90’lı yılların başında Fransız yayıncı grubu Hachette bu kanal üzerinde söz sahibi oldu.

Toplam üç evlilikten sekiz çocuk sahibi olan Hersant bundan böyle Doğu Avrupa’ya yöneldi. Sosyalizm ortadan kalktıktan sonra Heisant 1990’dan sonra Polonya’nın ilk özel radyo istasyonuyla birlikte çalıştı ve ardından radyo ve basın alanlarındaki gücünü diğer Doğu Avrupa devletlerine de yaydı. Hersant başlıca piyasaların Sovyetler Birliği’nde, Macaristan ve eski Çekoslavakya’da bulunduğuna inanmaktadır.

Silvio Berlusconi

Cuma, Haziran 29th, 2012

İtalyan multi-girişimci Berlusconi 80’li yıllarda milyarları bulan servetiyle medya imparatorluğuna yükseldi. Forza Italia adlı siyasal hareketin şefi Berlusconi, 1994’te ülkesinin başbakanlığına getirildi.

Milanolu bir banka memurunun oğlu olan Berlusconi, liseyi bitirdikten sonra doğduğu kentte hukuk okudu. Kısa bir süre Milano’da bir inşaat şirketinde çalıştıktan sonra, 24 yaşına geldiğinde Holding Cantieri Riunti Milanesi adı altında kendi inşaat firmasını kurdu.

Berlusconi 60’li yılların ortasında Milano’da büyük çapta uydu siteler için yapı plânları geliştirerek, Kuzey İtalya’nın bu metropolünde gerekli kentleşmeye katılabilmek için elinden geleni yaptı. Kurduğu mahalle ile umduğu parasal başarıyı elde etti. Bunun ardından 70’li yıllarda öncelikle prestijini artıran kongre ve alışveriş merkezleri inşa etti.

Berlusconi’nin gizli tutkusu medya sektörüne yönelikti. Kendisi tarafindan tasarlanan bir uydukent için, bizzat kendisi tarafindan yayını yapılan yerel bir kablolu televizyon pogramı tesis ettikten sonra, 70’li yılların ortasında bazı televizyon kanallarına ortak oldu. İlk özel girişimci olarak ülke çapında bir program sunmaya yönelik hedefini, İtalyan yasaları bu alanda kamusal/hukuksal bir tekel öngördükleri için, gerçekleştiremedi. Berlusconi kendi Kanal 5’i aracılığıyla, yerel kanal sahipleriyle birer sözleşme imzalayarak, hepsinin aynı anda kendisinin öngördüğü programı yayınlamalarını sağlamakla, bu kuralı çiğnemenin yolunu buldu. Medya yasasının bu şekilde çiğnenen fikrası kısa bir süre sonra kaldırıldı.

TV zincirini kârlı bir iş haline getirmesini bilen becerikli reklam stratejisi uzmanı Berlusconi, izleyen zamanda başka televizyon istasyonları satın aldı (1983: Italia Uno; 1984: Rete Quattro) ve bunları 1982’de kurduğu Fininvest SpA Holding altında birleştirdi. Bu şekilde İtalya piyasasına hakim özel televizyoncu olma pozisyonuna erişen Berlusconi, 80’li yılların ortasında uluslararası alana yayılarak önce İspanya, Fransa, Almanya (Tele 5) ve Kanada’da televizyon kanallarına ortak oldu.

Berlusconi bunların dışında kuruluşunu çeşitli branşlara yöneltti. Film şirketlerine yatırım yaparak kendi film dağıtım şirketini kurdu. İtalyan büyük mağazacılık ve emlak piyasasına el attı. İtalyan futbol kulübü AC Milano’yu devralarak onu izleyen yıllarda Avrupa’nın en etkili kulübü haline getirdi. 1989’dan sonra giderek basın medyası alanına yayıldı. Ülkesinin başta gelen yayınevlerinden biri olan Mondadon’den hisse alarak, ardından yaptığı sert tartışmalar sonucu yayınevinin bazı bölümlerinin denetimini garanti altına aldı.

Berlusconi’nin holdingi 90’lı yılların başında 12-13 milyar DM tutarında bir ciroya erişmekle birlikte yaklaşık 4 milyar DM’lık taahhütleri (borçları) (1993) da bulunmaktaydı. Bu medya devinin giderek büyümekte olan gücünden korkan hükümet, 1990’da yeni bir medya yasası çıkarttı. Bunun üzerine beş çocuk babası (iki evliliğinden) Berlusconi 11 Giornale adlı bölgelerarası gazetedeki hisselerini, üç televizyon kanalının da sahibi olduğu için, satmak zorunda kaldı.

İmparatorluğunda yeni bir yapılanmaya giden Berlusconi, 1993 sonunda Fininvest’in yayınevi sektörünü borsaya sokan Franco Tato’yu yönetici olarak görevlendirdi. 1993 ortalarında politikaya atılan Berlusconi, holdinginin yöneticiliğini çok güvendiği yakını Fedele Ctinfalönieri ye devretti. Forza Italia adlı hareketi kurarak ülkesinin siyasetini yenilemeyi ve diğer partilerin buhranları ve rüşvetçiliği yüzünden bezgin bir hale gelmiş olan yurttaşları parlamento seçimlerinde kendi partisi için kazanmayı umdu. Onu eleştirenler iş menfaatlerini politik mevkilerle karıştırmasından korktular.

Umberto Bossi idaresindeki ulusal sağcı Lega Nord ile birlikte çalışması da, şiddetli protestolara yol açtı. Forza Italia, Berlusconi’nin medyadaki gücü sayesinde, 1994’te parlamento seçimlerinden en kuvvetli politik güç olarak çıktı. Berlusconi dört neo-faşist bakanın da bulunduğu bir koalisyon hükümetinin başbakanlığına getirildi.

Rüşvetçilik sanıklarının tutuklanmamasını öngören bir kararname çıkarttıysa da yükselen protestolardan sonra kararname taslağını geri çekmek zorunda kaldı. Kaldı ki erkek kardeşi ve holding ortağı Paulo da rüşvetçilik şüphesi üzerine tutuklanmıştı. 1994 yılının Aralık ayında hükümetin başı olan Berlusconi hakkında da bir hazırlık soruşturması açıldı. Koalisyon aynı ay içinde bozulunca Berlusconi istifa etti.

Rupert Keith Murdoch

Cuma, Haziran 29th, 2012

Avustralya asıllı Amerikalı girişimci Murdoch küçük bir yayınevini dünya çapında bir medya imparatorluğu haline getirdi. Murdoch sendikalarla yaptığı tartışmalardan sonra katı, acımasız bir kapitalist olarak ünlendi.

İskoçya kökenli bir ailenin oğlu olarak Melbourne’da dünyaya geldi. Babası Keith Avustralya gazeteciliğinin öncülerinden biri olarak bilinmektedir. Rupert, ailesinin çiftliği Cruden’de büyüdü. Geelong Grammar adlı, seçkin tabakaya mensup çocukların gittikleri okulda okudu ve 16 yaşındayken öğrenci gazetesinin redaktörlüğünü üstlendi. “Melbourne Herald” gazetesinde staj gören genç, 1950’den sonra Oxford’da siyasal bilgiler tarih ve siyasal ekonomi okudu ve bu eğitimini 1953’te tamamladı. Babasının ölümünden sonra Murdoch’a Adelaide’de News Ltd. adlı küçük bir yayınevi miras kaldı.

23 yaşındaki yayınevi patronu Murdoch, 1955’e kadar “Adelaide News” ve “Sunday Mail” adlı gazetelerinin tirajım belirgin bir ölçüde artırmayı başardı. Başka gazeteleri kredi esasına dayanarak satın almak suretiyle kendi yayınevini büyütmeye başladı. Yeni gazeteler satın alarak girdiği borçlan ödeyebilmek için satışı çok çabuk arttırması gerekiyordu. Bunu da bulvar gazeteciliğine yönelerek sağladı. Kitlelere seslenen gazetelerinde sansasyonlara, seks ve suç haberlerine yer veriyordu.

Murdoch 1957’de ortaklıklar yoluyla radyoculuk sektörüne girdi. Bundan bir yıl sonra Adelaide’de ilk televizyon istasyonu olan Kanal 9 için gerekli lisansı aldıktan ve üç özel vericiye ortak olduktan sonra, 1960’tan itibaren Sydney’in çok rakipli gazete piyasasına girmeye çalıştı. Yeni aldığı “Daily Mirror”, “Sunday Mirror” ve “Truth” (Gerçek) adlı skandal gazetesi sayesinde News Ltd. şirketi Avustralya’nın dördüncü büyük yayınevi oldu.

Şatış için gerekli altyapı yeterince geliştirilmediği halde, 60’lı yıllardaki prestij projesi ilke çapında günlük bir gazetenin kurulmasıydı. “Ciddi” bir şekilde başlatılan (25.000 tirajlı) “Australian” (Avustralyalı) adlı gazete Murdoch’ın zarar ettiği tek tük işlerden biri oldu. İlk evliliğinden bir çocuğu olan Murdoch,1967’de muhabir Anna Maria Torv ile ikinci evliliğini yaptı ve ondan da üç çocuk sahibi oldu.

Murdoch daha 1964’te Yeni Zelanda ve Hong Kong’da bazı iştiraklere imza atmıştı. 60’lı yılların sonunda krizlerin sarstığı Büyük Britanya’nın medya piyasasına girmeye başladı. Geleneklere bağlı “News of the World” (Dünya Haberleri) adlı, o zamanın en büyük Londra pazar gazetesini satın aldıktan sonra, 1969’da aldığı “The Sun” (Güneş) adlı gazeteyle çok kârlı bir vurgun yapmayı başardı. Murdoch uyguladığı yeni pazarlama stratejileri (Bingo oyunu üçüncü sayfada boy gösteren seks bombaları gibi) sayesinde tirajı on yılda 650.000’den 4 milyona yükseltti ve bu sansasyonel gazeteyi İngiltere’nin en çok satan günlük gazetesi haline getirdi.

Kendisine her yıl birkaç milyon dolarlık bir kayba malolan en eski Amerikan gazetesi “New York Post”u almakla yayıncılık kariyerinin en büyük fiyaskosunu yaşadıktan sonra, Amerika’daki basın girişimleri daha çok yerel gazetelere yönelik kaldı ve sonunda onları da bıraktı. Yeni hedefi, Amerikan televizyon piyasasına girmekti. Bu amaçla Murdoch’un 1985’te Amerikan yurttaşlığını kabul etmesi gerekli oldu. Önce skyband adlı”uydu istasyonunu ve Metromedia adlı yedi yerel yayıncısı bulunan televizyon şirketini aldı. Ardından 20th Century Fox adlı fılm şirketini satın alarak hepsini Fox Television adı altında bir TV yayın zinciri olarak birleştirdi.

Sky Channel’i almakla Murdoch ilk Avrupalı uydu kanalına sahip oldu. Bu yayın istasyonu sonradan dört kanala bölündü (Sky One, Sky News, Sky Movies, Eurosport).

Eskiden beri çok itibarlı bir gazete olan ve 1981’den beri sahibi bulunduğu “Times” (1981’den beri) adlı Londra gazetesinin üretim mahallini Fleet Street’ten dikenli tellerle korunan liman mahallesindeki Wapping adlı basımevleri merkezine taşımakla, Murdoch gazete manşetlerine geçti. Sendikalar buraya taşınmayı reddedip greve hazırlanınca, Murdoch 5.500 işçinin işine son verdi ve örgütlenmemiş matbaacı ve dizgiciler tuttu.

Her ne kadar ekonomik açıdan personel sayısını azaltması ve işletme masraflarını kısması sayesinde başarılı olduysa da, Murdoch 13 ay kitlesel gösterilerle, sokak kargaşalıkları ve sürekli grevlerle uğraştıktan sonra, İngiliz ekonomi tarihine buz gibi soğuk işadamının ve sendika düşmanının prototipi olarak geçti.

Devam ettiği gazetelerle Murdoch Avustralya’da bir tür basın tekeli kurdu. İngiltere’de “Today” (Bugün) gazetesini de alan Murdoch, burada piyasanın yaklaşık olarak üçte birine egemendi. Triangle Publications (aralarında TV Guide de bulunan) şirketini satın almakla ayrıca ABD’nin en büyük dergi yayıncısı oldu. Alış tutarları ve TV kayıpları yüzünden Murdoch’un uzun vadeli borçları 90’lı yılların başında yaklaşık olarak 11 milyar DM’ı buldu.

Mehmet Emin Karamehmet

Cuma, Haziran 29th, 2012

Mehmet Emin Karamehmet, 1 Nisan 1944 tarihinde Mersin’in Tarsus ilçesinde doğdu. Aslında ilk nüfus kayıtlarında soyadı Karamehmetoğlu şeklinde geçerken kendisi bunu daha sonraları düzelterek Karamehmet olarak kullanmayı seçti.

M. Emin Karamehmet, İstanbul’da Robert College’de eğitim gördü.

Karamehmet, Robert College sonrası İngiltere’de bulunan Dover College’de ekonomi eğitimi aldı. İlk şahsi şirketini ise 1966 yılında 100 bin lira sermaye ile kuran Karamehmet, o yıl babasının uzun yıllar meclis başkanlığı yaptığı Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’na da resmi kaydını yaptırdı. Memleketi Tarsus’un bir ticaret merkezi olması ise Karamehmet’in ticari tecrübesini artırdı.

SANAYİCİ BİR AİLE

Mehmet Emin Karamehmet, tarım ve sanayi kökenli Karamehmet ailesinin üçüncü kuşağı. Türk sanayiine Eliyeşil ailesi ile birlikte Çukurova Sanayi İşletmeleri’ni kurarak giren Karamehmet ailesi, bölgede gayrimüslimlerden sonra sanayie adım atan ilk Türk ailesi olarak biliniyor. Çukurova bölgesinde oldukça yakından tanınan Eliyeşil ailesi ile iş ortağı olan Karamehmet’ler, aynı zamanda evliliklerle de bu ortaklığı yıllar boyunca perçinlemişler.

Çukurova’nın bereketli topraklarında yıllar boyunca tarım üretimi ile geçimlerini sağlayan Karamehmet ailesi, geçmişi 1880’e kadar uzanan Çukurova Sanayi İşletmeleri fabrikasını Eliyeşil ailesi ile birlikte alarak sanayie adım atıyorlar. Türkiye’nin en eski ve en büyük tekstil komplekslerinden biri olan bu tesisler 1925’te sadece 50 çırçır ve 5 bin iğlik kapasiteye sahip. 1932’de büyük bir modernizasyona gidilen fabrika ülkemizdeki ilk modern fabrika hüviyetini kazanmış oluyor.

SADİ BEY’İN FABRİKASI

Tarsus’ta Sadık Paşa lakabı ile tanınan Sadık Eliyeşil’in oğlu Şadi Eliyeşil, Çukurova Sanayi İşletmeleri’nin ilk kurucusu. Zaten Tarsus’ta herkes Çukurova Grubu’nun tekstil üretim tesislerini hâlâ Şadi Bey’in fabrikası olarak biliyor. Tarsus’ta yerleşik Ramazanoğulları da Çukurova Sanayi İşletmeleri’nin yine ilk ortakları arasında.

Çukurova Tekstil Sanayi’e ek olarak o dönemde bir de Karam yağ ve çırçır fabrikası kuruluyor. İş makineleri üretimi ise ilk başlarda distribütörlük olarak başlamış, zaman içinde John Deree biçerdöverlerinin üretimine geçilmiş. Zamanla biçerdöver üretiminden forklift üretimine kayılıyor. Mehmet Emin Karamehmet ise ilk şirketini 1966 yılında henüz 22 yaşında iken kuruyor. İthalat, ihracat ve imalat alanlarında faaliyet göstermek üzere kurulan Mehmet Emin Karamehmetoğlu Ticarethanesi, Mehmet Emin Karamehmet’in Ticaret Odası’na kayıtlı ilk şirketi.

1980’li yıllarda üç bankanın ve çok sayıda şirketin sahibi konumuna gelen Karamehmet ailesinin mali gücü bir hayli arttı. Mehmet Emin Karamehmet’in yönetiminde aktif rol üstlendiği bu dönemde grup, çelik üretiminden deterjana kadar her alanda üretim yapmaya başladı. 1980’li yıllarla birlikte dış ticarete ağırlık veren Çukurova Grubu, bu tarihlerde New York ve Cenevre’de de ilk şirketlerini kurdular. Ayrıca Bülent Ulusu hükümeti döneminde Çukurova Sanayi İşletmeleri’nin Mersin yolu üzerindeki yeni fabrikaları alınan kredilerle inşa ettiler.

TURKCELL PROJESİ

Mehmet Emin Karamehmet’i Türkiye gündemine sokan en önemli olay 1994’te gerçekleştir. 94 krizinde iflas eden Murat Vargı adlı bir tekstilci ile bu dönemde hayatı kesişen Karamehmet, o dönemde kimsenin tenezzül etmediği ve Murat Vargı’nın projesi olan Turkcell işine girdi.

Turkcell projesi son olarak Murat Vargı tarafından Çukurova Grubu’nun patronu Mehmet Emin Karamehmet’e götürüldü. O günlerde finans ağırlıklı her grup gibi Çukurova Grubu da kısmen sıkıntılı günler içinde. Pamukbank’ın yanı sıra gruba bağlı İnterbank da krizden yaralar almış durumdaydı. Nitekim bir süre sonra bu banka, işadamı Cavit Çağlar’a satıldı ve sonra da bankanın içini boşaltmak suçlamasıyla devlet tarafından el konuldu.

Murat Vargı projeyi, arkadaşı Yapı ve Kredi Bankası’nın o dönemde genel müdürlüğünü yürüten Burhan Karaçam aracılığı ile Karamehmet’e ulaştırmayı başardı. Ancak beklenenin aksine Karamehmet, projeden etkilenip bu işe girmeye karar verdi. O dönemde Çukurova kurmayları arasında Karamehmet’e destek veren tek isim ise Osman Berkmen oldu.

Karamehmet’in ne kadar akıllı bir yatırım yaptığı ise zamanla ortaya çıktı. 8 milyonu aşkın abonesi ile Turkcell bugün ülkemizin en büyük özel sektör şirketi konumunda. Turkcell, hisseleri New York Borsası’nda işlem gören tek Türk şirketi olarak dikkat çekti.

Turkcell, 3 milyar dolarlık yatırımına rağmen 17 milyar dolara ulaşan değeri ile dünyanın dev şirketleri arasına girmeyi başardı. Sadece 6 yıl gibi kısa bir sürede Turkcell, tarihleri yüzlerce yılı bulan global dev şirketleri de geride bıraktı.

MEDYADA ÖZGÜN PATRON

Mehmet Emin Karamehmet, Tarsus’taki birkaç fabrikasında tekstil ve iş makinesi imalatıyla meşgul olan Çukurova Grubu’nu önce finans, ardından da iletişim sektöründeki girişimciliği ile çok hızlı bir şekilde zirveye çıkardı. Özellikle bankacılık sektöründe Yapı Kredi ve Pamukbank ile elde ettiği başarıları ile Çukurova Grubu, ülkemizdeki en büyük sermaye grubu haline getirdi.

Bunlardan sonra medya alanına da giren Karamehmet, Akşam Grubu’nu Ilıcak ailesinden Show Tv’yi ise Erol Aksoy’dan satın aldı.

BAŞARININ SIRRI: PROFESYONELE SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK

Profesyonel yöneticilerinin proje ve kararlarını destekleyen, onlara tam yetki ve sorumluluk veren Karamehmet, ‘çalışanlarına laf söyletmemesi’ ile tanınıyor.

Çukurova Grubu’nun patronu Mehmet Emin Karamehmet, yanında çalıştırdığı profesyonelleri oldukça özgür bırakmasıyla tanınıyor. Mülayim, çabuk sinirlenmeyen ve hoşgörü sahibi bir insan olarak tanınan Karamehmet, profesyonel yöneticilerin kendi kararlarını uygulamaları konusunda kendilerine sorumluluk veriyor. Yöneticilerin grupta çalıştıkları dönemde hatta sonrasında da onlara laf söyletmemesi ise onun bir başka özelliği. Profesyonel yöneticilerine çok güvenen ve onların kararlarını sonuna kadar dinleyerek icraata geçen Karamehmet, bir projeye girerken ayrıntılı değerlendirme yaparak risk alabilen bir müteşebbis.

GÜNDE 15 SAAT ÇALIŞIYOR

Holding çalışanları ve arkadaşları Karamehmet’i, işine bağlılığıyla tanıyor. Sabah 8.00’de girdiği ofisinde akşam saatlerine kadar çalışan Karamehmet, zaman zaman hafta sonları da işleriyle uğraşıyor. Hemen hemen hiç tatil yapmadığı, gösterişi ve lüksü sevmediği, ofisinin ise son derece mütevazı olduğu söylenenler arasında. Az ve öz konuşan Karamehmet, aynı zamanda iyi bir gözlemci ve iyi bir dinleyici de.

Mehmet Emin Karamehmet, medyada görünmekten hoşlanmayan ve pek ortaya çıkmayan bir insan. Bir arkadaşının ifadesiyle, “lüzumsuz işler yapmayı ve lüzumsuz gördüğü yerlerde de bulunmayı” sevmiyor. Makam otomobili olarak Mercedes’i tercih eden Karamehmet’in özel otomobili ise Nissan marka bir jeep.

Karamehmet, şirketlerini zaman zaman kendi kullandığı arabasıyla gizlice ziyaret ediyor. Hatta şirket çalışanlarının kendisini bu ziyaretlerinde tanıyamadığı ve bu yüzden ilgilenmediği söyleniyor.

Kaynak: Zaman Gazetesi

Barış Bozkurt

Cuma, Haziran 29th, 2012

 18 Nisan 1975 yılında Ankara’da doğdu. A.Ü. Halkla İlişkiler mezunu olan Barış Bozkurt daha 16 yaşındayken CHP Genel Merkezi’nde ses teknisyeni olarak çalışmaya başladı. Bir süre kameramanlık yaptı.

Hayatını değiştiren dönüm noktası ise İstanbul Millet Vekili Mehmet Sevigen’in parti yönetiminden ayrılması oldu. Sevigen’den ‘mikrofonu’ teslim alan Bozkurt, Deniz Baykal’ı anons etmeye başladı. Lider değişimin ardından sesini bu defa Kılıçdaroğlu için kullanıp, referandum mitinglerinde performansının zirvesine çıktı.

 Miting meydanlarında zaman zaman şiirler okuyan ve partilileri coşturan Barış Bozkurt, sadece anons yapmıyor konuşma notlarını belirli bir düzende kürsüye yerleştiriyor.

Aslen Erzurumlu olan Barış Bozkurt, evli ve bir çocuk babasıdır.

 

 

Mehmet Derindağ

Cuma, Haziran 29th, 2012

18 Şubat 1982 tarihinde Malatya’da doğdu. Çocukluğu Malatya’da geçti. İlköğrenimine, Malatya Yeşiltepe Ahmet Parlak İlköğretim okulunda başladı. Derindağ, eğitim-öğretim sürecini Malatya Sümer Lisesinde tamamladı. Halkla İlişkiler Bölümünden mezun olan DERİNDAĞ, staj dönemini Ankara TRT Radyo ve
Televizyonlarında yaptı.

Sırasıyla; Yerel Radyo ve Televizyonlar, TRT, Show TV, Radyo7 ve Kanal 7’de
çalışan Mehmet Derindağ, reklam camiasında birçok projelere sesiyle katkıda bulunmuştur. Mehmet Derindağ evli ve İstanbul’da yaşamaktadır.

Doç. Dr.Nuran Yıldız

Cuma, Haziran 29th, 2012

Mayıs 2010’da yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 33. Olağan Kurultayında CHP Parti Meclisi Üyeliğine seçildi.  Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde doçent olan Nuran YILDIZ, 1988 yılında Ankara Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdi.

Yüksek lisans derecesini 1995 yılında, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı’ndan “Bir Halkla İlişkiler Yöntemi Olarak Siyasal Reklam” başlıklı teziyle, doktora derecesini ise 2000 yılında Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı (Siyaset Bilimi)’ndan “Siyasal Partilerde Lider İmajları” başlıklı teziyle aldı. 2008 yılı Aralık ayında da doçent ünvanına yükseldi.

Ankara Üniversitesi Rektör Danışmanlığı ve İletişim Koordinatörlüğü görevini yürüten Yıldız, aynı zamanda Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları Uygulama Merkezi (İLAUM) Müdürlüğü, İletişim Araştırmaları Dergisi Editörlüğü, Ankara Üniversitesi Küçük İşletmecilik ve Girişimcilik Araştırma ve Uygulama Merkezi (KİGAUM) Yönetim Kurulu Üyeliği, Ankara Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKAMER) Danışma Kurulu Üyeliği, Ankara Üniversitesi Özel Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğini sürdürmektedir.

Nuran Yıldız, siyaset ve iletişim dünyasında çok konuşulan iki kitabın yazarı.

İlk kitabı 2002’de basılan ve siyaset dünyasında imaj kavramını ve medya yönetimini içeren Liderler, İmajlar, Medya. İkinci kitabı ise TSK’nın iletişim yöntemlerinin incelendiği ve bu alandaki ilk kitap olan Tanklar ve Sözcükler.

Yıldız; nuranyildiz.com adlı kendi internet sitesinden okuyucularıyla buluşuyor.

Aslan Sekmen

Cuma, Haziran 29th, 2012

İlk ve orta öğretimini Samsunda tamamlayan Aslan SEKMEN 1989 yılında İstanbul Ünüversitesi Basın Yayın Yüksek Okulunu kazanarak büyüdüğü şehir olan Samsun’dan ayrılarak İstanbul’a yerleşti. 1993 yılında İletişim Fakültesi adını alan okuldan mezun oldu. Aynı yıl İletişim  fakültesinde Yüksek Lisans eğitimine başlayan Aslan SEKMEN uzun süre ara verdiği bu eğitimini 2007 yılı temmuz ayında “İstanbul İtfaiyesi, Basında İtfaiye ve İtfaiyeciler” konulu tezi ile başarı olarak tamamladı.
 
Henüz öğrenci iken özel bir TV kanalında aynı okulun eski mezunlarından yönetmen Nazif TUNÇ’a asistanlık yapmaya başladı. ” Komşular” isimli TV dizisinde 96 bölüm yardımcı yönetmenlik yaptı. Ayrıca aynı TV kanalında “Boş Yok” adlı yarışma programında kamera arkasında görev aldı. 1994-1995 yılları arasında askerlik görevini yeine getiren Aslan SEKMEN askerlik dönüşü o dönem krize giren medya sektöründen ayrıldı. Yaklaşık bir yıl kadar özel sektörde Bölge satış Müdürlüğü ve Basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü görevlerinde bulundu.
 
Haziran 1997 yılında İstanbul İtfaiyesinde görev yapmaya başladı. Uzun süre İstanbul İtfaiyesinin yayın organı olan “İtfaiye 110” dergisinde aktif olarak görev aldı. Kendisi halen İstanbul İtfaiyesinde Bölge Amiri olarak görev yapmakta olup ;İBİTEM de( İstanbul B.Şehir Belediyesi İtfaiye eğitim Merkezi) öğretim görevlisi olarak derslere girmektedir. Diğer taraftanda  akademik eğitim çalışmalarına İstanbul Ünüversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde (Doktora ) devam etmektedir.Aslan SEKMEN’in eserleri arasında iki kitap, (İstanbul İtfaiyesi, İstanbul İtfaiyesi Kültrü) çeşitli dergilerde ve internet ortamında yayınlanmış 10 civarı makale ve denemesi bulunmaktadır.
 
Evli ve iki çocuk babası ve sosyal kişiliği olan Aslan SEKMEN aynı zamanda Türkiye İzcilik Fedarasyonuna bağlı lisanslı bir İzci lideridir.

Sena Kaleli

Cuma, Haziran 29th, 2012

1956 yılında doğduğu Bursa’da, ilk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra, 1974-1975 yılları arasında, İsviçre’de bir yıl süreyle İngilizce ve Almanca dil eğitimi aldı. 1980 yılında, Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümünden mezun oldu.

1979-1980 yıllarında Norveç’te bir tekstil firmasında, muhasebe, üretim ve satış alanlarında 3 ay süreyle staj yaptıktan sonra, 1980-1983 yılları arasında Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. bünyesinde halkla ilişkiler, turizm, operatörlük, rehberlik, otobüs kontrolörlüğü görevlerini üstlendi. 1984-1990 yılları arasında Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini yaparken, satınalma ve host yönetimi görevlerinin sorumluluğunu da aldı. 1986-1987 yılları arasında bu görevlerine muhasebe rotasyonu da eklendi. 1990-1993 yılları arasında Genel Müdür Yardımcılığı, 1993-1995 yılları arasında Genel Müdür Vekilliği görevlerinin ardından 1995 yılında Genel Müdürlüğe atandı, bu görevini 2002 yılına kadar sürdürdü. 2002-2008 yılları arasında İcra Kurulu Başkanı olarak görev yaptı.

Halen Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.

BOY-KOOP Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminalinin yapımı ve işletiminde aktif görev almıştır. GESİAD (Onur), BUSİAD, BOY-KOOP (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı), BURTAB, BURSAV, SİVİLAY (Yönetim Kurulu Başkanı), MEMEDER-Meme Sağlığı Derneği (Yönetim Kurulu Başkanı), TOBB-Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (Kadın Girişimciler Kurulu Üyesi), Türkiye’de İtalyan Ticaret Odası ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (Meclis) üyelikleri vardır. Aynı zamanda AIESEC Alumnisi‘dir.

2009 yılında gerçekleşen Yerel Seçimler’de CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Kaleli, seçim sonrasında topluma hizmet amaçlı olarak kurduğu Bursa İçin Ortak Düşünce ve Toplumsal Katılım Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığını sürdürmektedir.

Evli ve bir kız çocuğu annesi olan kaleli, İngilizce ve Almanca biliyor.

Şenol Demiröz

Cuma, Haziran 29th, 2012

Şenol Demiröz, 1950 yılında Adapazarı’nda doğdu. Sakarya Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nu bitiren Demiröz, Maliye Bakanlığı Gelirler Müdürlüğü Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde Halkla İlişkiler Uzmanı görevinde bulundu. Başbakanlık Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığı’nda Basın Müşavirliği görevini de yürüten Demiröz, TRT Program Planlama Dairesi, Radyo Program Yapım ve Yayın Dairesi’nde uzman olarak görev yaptı.

Film yapımcısı ve yönetmen olarak serbest çalışmalara da imza atan Şenol Demiröz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, İstanbul Şehir Tiyatroları Repertuar Kurulu Başkanlığı ile Taksim Sanat Galerisi Jüri Başkanlığı görevlerinde bulundu. Yapımcı olarak ”Hattat Hamid”, ”Bedia Muvahhid” ve ”Tezhip Sanatında İki Usta” ile ”Türk Vakıf Medeniyeti” isimli 4 bölümlük belgeselin yapımcılığını üstlenen Demiröz, ”Dünyada Türk Vakıf Medeniyeti”, ”Eski Zaman Kolyeleri”, ”Vaktin Son Töreni”, ”Veda Çizgisi”, ”Sabahın İlk Kapısı” gibi yapımların da metin yazımı, yapım ve yönetimini gerçekleştirdi.

”Kuş Sayfaları” adlı televizyon dizisinin yapımcılığını da gerçekleştiren Demiröz, çok sayıda uluslararası ve ulusal ölçekli festival ve etkinliğe de imza attı.

Asım Yıldırım

Cuma, Haziran 29th, 2012

Sunucu, yapımcı, haber spikeri ve yazar Asım Yıldırım 1969’da Yozgat’ta doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Ankara’da yaptı. 1987’de Ankara Gazi Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Mersin Turizm Otelcilik Yüksek Okuluna girdi.

1992 yılında Mersin Radyo Metropol’de yayıncılık hayatına başladı. 1993’te Samanyolu Televizyonu’na geçerek devam etti. Televizyona başlamadan önce TRT’nin eski spikerlerinden ve TRT İstanbul Radyosu Yayın Müdürü Yusuf Ziya Özkan Bey’den spikerlik sunuculuk konusunda özel ders aldı.

Yayın hayatına Rusya’nın başkenti Moskova’da başlayan STV’nin, programlı yayına geçişteki ilk haber spikeri olarak görev yaptı. 1994 yılında, 7 ay süren Moskova çalışmalarının ardından Samanyolu Televizyonu yayın merkezi İstanbul’a taşınınca yine aynı görevi ifa etmeye devam etti. Aynı zamanda Burç FM’de de haber okuyup, program sundu.

1998 ‘de Kanal D’nin radyoları olan Radyo Foreks ve Radyo D’de, Show Radyo ve Cine 5’te haber okudu.

2001 yılında SAMANYOLU TV’de yapımcılığını ve sunuculuğunu yaptığı “Merhaba Yenigün” programına başladı. Halen “Merhaba Yenigün” programına başarıyla devam etmektedir.

Bakırköy Halk Eğitim Merkezi, İstanbul Gelişim Platformu ve Gebze Koza Kişisel Gelişim Derneği’nde “Etkili ve Güzel Konuşma” dersleri verdi.

Türk Dili Kurumu ile Karaman Valiliği’nin düzenlediği 2003 yılının, “Türkçe’yi en iyi kullanan televizyon programı sunucusu” ödülünü aldı.

Timaş Yayınlarından çıkmış Bir Yudum Hikâye, Merhaba Yenigün Hikayeleri ve Paylaşılmış Hikayeler isimli üç derleme hikaye kitabı ve içinde birbirinden ilgi çekici haberlerin yer aldığı Garip Haberler isimli bir kitabı bulunmaktadır.

Ayrıca Zambak Yayınlarından çıkmış, Dilden Dile Öyküler, Canlı Hikayeler ve Anlatılacak Öyküler isimli 3 derleme hikaye kitabı daha bulunmaktadır.

Bu hikayelerin seslendirildiği “Bir Yudum Hikaye” isimli albümü de Olimpiyat Müzik’ten çıkmıştır.
Asım Yıldırım’ın ayrıca dil yanlışlarının ve İstanbul Türkçesinin özelliklerinin anlatıldığı Yakamoz yayınlarının bastığı Duru Türkçe isimli bir kitabı da kitapçılardaki yerini almıştır.
Evli ve iki çocuk babası olan Asım Yıldırım, İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Gülizar Büyükkara

Cuma, Haziran 29th, 2012

1983’te Konya’da doğdu. Konya İsmil Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul’a yerleşti. Ardından Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden mezun oldu.

Galatasaray Üniversitesi İletişim Kulübü Sinema Kulübü Başkanlığı yaptı ve yine Galatasaray Üniversitesi’nde Avrupa Birliği sertifika programına katıldı.
 
Mezun olduktan sonra, Garipoğlu Şirketler Grubu’nda Frankofon Ülkeler Bölge Sorumlusu olarak çalıştı.

2007 yılında Konak Medya ailesine dâhil oldu. Yoğunlukla teknoloji, bilişim, Ar-Ge ve inovasyon konuları üzerine yazılar ve haberler hazırladı.

Türkiye Toplum Hizmetleri Vakfı gönüllüsü olarak halen vakfın yazı işlerini de yürütüyor.

2008’te Hüseyin Akbulut ile hayatını birleştiren Büyükkara; Asya Serra adında bir kız çocuğu annesi.

Büyükkara, yaklaşık 2 yıldır Bilgi Çağı Dergisi Yayın Editörü olarak görev yapıyor ve çeşitli başarı öykülerinin, e-bültenlerin ve kurumsal yayınların yazı işlerini üstleniyor.

İyi derecede İngilizce ve Fransızca bilen Büyükkara; fotoğrafçılık, kısa film çekiminin yanı sıra, tenis ve yüzme sporlarıyla ilgileniyor.