Archive for the ‘Kimdir Biyografi’ Category

Ayhan Yetkiner

Cuma, Haziran 29th, 2012

1929 yılında Çanakkale’de doğan Ayhan Yetkiner, hukuk fakültesine devam ederken çıkardığı “Merhaba” adındaki siyasi mizah dergisiyle mesleğe başladı. Tan, Son Posta, Yeni Gazete, Son Telgraf, Halk, Dünya, Milliyet, Hâkimiyet, Yeni Sabah, Barış gazeteleri ile Sır, Sözcü, Kim dergilerinde, Şark ve Ankara ajanslarında da çalışan Yetkiner, uzun süre Ulus Gazetesi İstanbul Temsilcisi olarak görev yaptı.

Yetkiner, Türkiye Gazeteciler Sendikaları Federasyonu Genel Başkanlığı, CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeliği, Basın İlan Kurumu ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeliklerine seçildi.

Gazeteci Ayhan Yetkiner (78), tedavi gördüğü hastanede 04 Nisan 2007 Çarşamba günü sabaha karşı vefat etti. Ayhan Yetkiner’in (78) cenazesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önünde aynı gün yapılan tören ve Sultanahmet Camii’nde kılınan öğle namazın ardından Eski Kozlu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kadri Yurdatap

Cuma, Haziran 29th, 2012

Yeşilçam’ın en önemli yapımcılarından Kadri Yurdatap, 1931 yılında İstanbul’da doğdu. Gazetecilik de yapan Kadri Yurdatap, “Sinemagazin” isimli dergiyi de çıkardı.

Ülkü Erakalın’la Ülkü Film (1963), daha sonra kendi adına Mine Film şirketini kuran (1975) Yurdatap, uzun yıllar Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin (SESAM) de başkanlığını yaptı.

Pek çok önemli filmde yapımcı olarak imzası bulunan Yurdatap’ın önemli filmleri arasında; “Hiçbir Yerde (Tayfun Pirselimoğlu)”, “Kızgın Toprak (Feyzi Tuna)”, “Dul Bir Kadın (Atıf Yılmaz)”, “Kupa Kızı (Başar Sabuncu)”, “Züğürt Ağa (Nesli Çölgeçen”), “Kuyucaklı Yusuf (Feyzi Tuna)”, “Her Şeye Rağmen (Orhan Oğuz)”, “Av Zamanı (Erden Kıral)” ve “Benim Sinemalarım (Füruzan, Gülsün Karamustafa)” bulunuyor.

Yeşilçam’ın en önemli yapımcılarından Kadri Yurdatap 77 yaşında vefat etti. Türk sinemasının duayenlerinden, yapımcı Kadri Yurdatap (77), İstanbul’da vefat etti. Yurdatap’ın cenazesi Ataköy 5. Kısım Camii’nde öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.


Kültür Bakanı Günay’dan başsağlığı mesajı
 
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yapımcı Kadri Yurdatap’ın vefatı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Günay, mesajında şunları kaydetti:

“Türk sinemasının temel taşlarından, yapımcı Kadri Yurdatap’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim.
 
Gönlümüzde yer eden birçok filme yapımcı olarak imza atan Kadri Yurdatap, Türk sinemasına uzun yıllar hizmet vermiş, önemli katkılar sağlamıştır. Her zaman saygıyla anacağımız merhum Yurdatap’a Allah’tan rahmet, ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerine baş sağlığı dilerim.”

Orhan Duru

Cuma, Haziran 29th, 2012

İstanbul Rumelihisarı’nda 18 Aralık 1933’de doğan Orhan Duru, 1956 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı fakültede bir süre asistanlık yaptı.

Daha sonra gazeteciliğe yönelen Duru, Ulus’ta başladığı mesleğini Cumhuriyet, Milliyet, Güneş ve Hürriyet gazetelerinde sürdürdü. Duru, gazetecilik kariyerinde muhabir, parlamento muhabirliği, haber müdürlüğü ve yazı işleri müdürlüğü gibi görevlerde bulundu.

Öykü ve deneme yazarlığının yanı sıra tiyatro uyarlamaları da bulunan Duru’nun ilk öyküsü, 1953 yılında Küçük Dergi’de yayımlandı. ”Mavi”, ”Evrim”, ”Yeni Ufuklar”, ”Pazar Postası”, ”Yelken ve Dost” dergilerindeki yazılarıyla dikkat çeken Duru, ”Ağır İşçiler” adlı öyküsüyle ”1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması”nda başarı ödülü kazandı.

”Bırakılmış Biri (1959)”, ”Denge Uzmanı (1962)”, ”Ağır İşçiler (1974)”, ”Yoksular Geliyor (1982)”, ”Şişe (1989)”, ”Bir Büyülü Ortamda (1991)”, ”Kısas-ı Enbiya (1979)”, ”Kıyı Kıyı Kent Kent (1977)”, ”Hormonlu Kafalar (1992)”, ”İstanbulin (1995)”, ”Küp (2008)”, ”O Pera’daki Hayalet (1996)”, ”Sierra Madre’nin Hazineleri (B. Traven’den)”, ”Gizli Tarih (Prokopius’tan)”, ”Çağdaş Fizikte Doğa (Werner Heisenberg’den)” adlı öykü, deneme, anı ve çeviri eserleri bulunan Duru, ayrıca tiyatroya da ”Durdurun Dünyayı İnecek Var (1968 – Antony Newley ve Leslie Bricuss’tan)”, ”Sınırdaki Ev (1970 – Slawomir Mrozek’ten)”, ”Üzbik Baba (1990 – Alfred Jarry’nin Kral Übü’sünden)” adlı eserleri uyarladı.

Türk öykücülüğünün önde gelen isimlerinden gazeteci-yazar Orhan Duru, 25 Ocak 2009 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Bir süredir tedavi gördüğü Surp Agop Hastanesi’nde saat 02.30’da vefat eden 76 yaşındaki Duru’nun cenazesi, 27 Ocak Salı günü Teşvikiye Camisi’nde kılınacak öğle namazından sonra Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Kemalettin Bulamacı

Cuma, Haziran 29th, 2012

21 Aralık 1972 tarihinde doğdu. 1990 yılında Darüşşafaka Lisesi’ni bitirdikten sonra Türk Spor Ajansı’nda fotomuhabir olarak profesyonel iş yaşamına başladı. 1992 yılına kadar aynı grup içerisinde Muhabir, Haber Merkezi Şefi, Yazıişleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.

1996 yılına kadar ara verdiği basın mesleğine, IDG’nin Monitör/ComputerWorld isimli yayınıyla, editör olarak, dönüş yaptı. 1997 yılında CMP ile InformationWeek’in Türkiye lisansı için başlattığı görüşmeler 1998 yılında sonuçlandı. InformationWeek Türkiye’de Haber Müdürlüğü görevini üstlendi. 1999 sonbaharı ile 2000 yazı arasında PCnet Dergisinin Genel Yayın Yönetmeliği’ni yaptı. 2000 yılı Ağustos ayından itibaren Interpro bünyesinde BTnet.com.tr isimli günlük Bilişim Haberleri Sitesi’nin haber içeriğini yöneten Kemalettin BULAMACI 2004 yılı Şubat ayı başında Interpro AŞ’den Ağ Yayınları Yöneticisi’yken ayrıldı ve TV macerasına atıldı.

Çok kısa bir süre Türkiye’nin ilk Teknonoloji tematik kanalı Technology Channel’ın İçerik ve Haber Genel Koordinatörlüğünü yaptı.

Haziran 2004’de yayın hayatına başlayan PC TIME ve PC KIDS isimli aylık teknoloji dergilerinin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yayınlarla birlikte ancak 6 ay sürdürebildi.

Halen BTDünyası.net’de Genel Yönetmen olarak görev yapıyor.

Alahettin Tahir

Cuma, Haziran 29th, 2012

Makedonya’nın tanınmış Türk yazar, araştırmacı ve gazetecilerinden Alahettin Tahir

1949 yılında Üsküp’te doğan Alahettin Tahir, liseyi Üsküp’te bitirdikten sonra bir süre Üsküp Üniversitesi’nde felsefe okudu. 1969 yılında, önce ‘Sesler’ adlı aylık derginin sekreterliğini yapan Tahir, daha sonra ‘Birlik Gazetesi’nde muhabir olarak çalışmaya başladı.

1973 yılında ‘Birlik Gazetesi’ Baş Yazarı ve Sorumlu Müdürü Necati Zekerya, Yugoslav rejimine karşı görüşleri nedeniyle görevinden alınınca, Alahettin Tahir de Zekerya’nın görevden alınmasını protesto ederek istifa etti.

Uzun yıllar işsiz kalan Tahir, 1970’li yılların sonlarına doğru Üsküp Televizyonu Türkçe Yayınları Bölümü’nde çalışmaya başladı.

Makedonya Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Alaettin Tahir, genç yaşlar şiirle başladığı edebiyat yaşamında daha sonra öyküyü tercih etti, ancak şiir yazmayı da bitirmedi.

‘Birlik Gazetesi’ ve ‘Sesler Dergisi’ sayfalarında yayımlanan ilk öykülerini içeren iki kitabı ‘Apartman 18’ 1973’te, ‘Portre’ ise 1980’de yayımlandı.

Alahettin Tahir, Makedonya Yazarlar Birliği’nde 29 Ocak 2004 günü yapılan anma töreninden sonra Üsküp’ün Mustafa Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından, Butel Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Oriana Fallaci

Cuma, Haziran 29th, 2012

İtalyan gazeteci yazar Oriana Fallaci, 29 Haziran 1929 tarihinde Floransa‘da doğdu. İtalyan haber ajansı ANSA, muhalif görüşleriyle tanınan ve yaptığı röportajlarla ününü pekiştiren, ses getiren birçok kitaba imza atan eski savaş muhabiri Fallaci’nin, doğum yeri Floransa’daki bir hastanede öldüğünü duyurdu.

İtalyan gazetesi Corriere della Sera‘da bir dönem direktörlük yaptı. Hayatının son dönemlerini New York‘ta geçiren Fallaci’nin, ölümünden birkaç gün önce rahatsızlanarak Floransa’daki hastaneye kaldırıldığı belirtildi. 15 Eylül 2006 günü kansere yenik düşerek 76 yaşında öldü.

Henri Kissinger, Yaser Arafat, Kral Hüseyin, İndra Gandi ve Şah Rıza Pehlevi gibi birçok ünlü isimle röportaj yapan Fallaci, Humeyni ile yaptığı röportaj sırasında başörtüsünü çıkarmıştı.

Fallaci’nin önemli kitapları arasında, “Doğmamış Bir Çocuğa Mektup” ve “İnşallah” yer alıyor

Kitapları:

  • A Man, a novel telling the biography of Alexandros Panagoulis, who fought against the Regime of the Colonels in Greece. It’s a story about a hero who fights alone for freedom and for truth, never giving up, and so he dies, killed by all. (1979) ISBN 84-279-3854-3
  • The Seven Sins of Hollywood preface by Orson Welles, Longanesi (Milan), 1958.
  • The Useless Sex: Voyage around the Woman Horizon Press (New York City), 1961.
  • Penelope at War (1962).
  • Limelighters (1963)
  • The Egotists: Sixteen Surprising Interviews (1963)
  • Quel giorno sulla Luna (1970)
  • Inshallah, a fictional account of Italian troops stationed in Lebanon in 1983.
  • If the Sun Dies, about the US space program.
  • Interview With History (1976, a collection of interviews with various political figures Liveright)
  • Letter to a child never born, a dialogue between a mother and her unborn child.
  • Nothing, and so be it, report on the Vietnam war based on personal experiences.
  • Oriana Fallaci intervista Oriana Fallaci, Fallaci interviews herself on the subject of “Eurabia” and “Islamofacism”. (Milan: Corriere della Sera, August 2004).
  • The Rage and The Pride (La Rabbia e l’Orgoglio, 2001) ISBN 0-8478-2504-3.
  • The Force of Reason (La Forza della Ragione, 2004) ISBN 0-8478-2753-4
  • Oriana Fallaci intervista sé stessa – L’Apocalisse (in Italian). An update of the interview with herself. A new, long epilogue is added. Publisher: Rizzoli, November 2004.

Ersin Uysal

Cuma, Haziran 29th, 2012

1958 yılında Ankara’nın Beypazarı İlçesi’nde doğan Ersin Uysal, Ankara 19 Mayıs Spor Akademisi’ni bitirdikten sonra 1982 yılında Güneş Gazetesi’nde spor yazarlığına başlamış, uzun yıllar TRT’de programlar yapmıştı. Aerobik sporunun Türkiye’deki öncülerinden birisi olarak kabul gören Uysal, bir erkek çocuk babasıydı.

TSYD Ankara Şubesi Başkanvekili, Sabah gazetesi spor yazarı Ersin Uysal tedavi gördüğü Hacettepe Hastanesi’de vefat etti.

Sabah Gazetesi’ndeki son yazısında “Bugün benim doğumgünüm, babamın öldüğü yaştayım” diyen Ersin Uysal; babası ile aynı yaşta ve aynı babası gibi beynindeki ur nedeniyle hayata gözlerini yumdu.

Ersin Uysal’ın naaşı, TSYD Ankara Şubesi Sosyal Tesisleri önünde yapılan törenden sonra Kocatepe Camii’ne götürdü. Cenaze, öğle namazından sonra Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

İsmail Oral

Cuma, Haziran 29th, 2012

1970’de Konya‘da doğdu. Yeni Konya, Güneş, Hürriyet Gazetesinde ve İhlas Haber Ajansı Konya, Nevşehir, Ankara ve Kayseri Bürolarında görev yaptı. Afganistan, İsrail, Sudan’da  görev aldı.

İHA Kayseri Bölge Müdürü olarak görev yaptı.

Evli ve iki çocuk babası olan Oral, Kasım 2006 tarihinde İHA Ankara Bölge Müdürlüğü görevine getirildi.

Alâeddin Özdenören

Cuma, Haziran 29th, 2012

Türk Edebiyatı’nın önde gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören’in ikizi olarak 20 Mayıs 1940’ta Kahramanmaraş’ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören, ilk ve orta öğrenimini Maraş, Tunceli, Malatya ve İstanbul’da tamamladı. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitiren Özdenören, İstanbul, Maraş, Çorum, Mersin ve Ankara’da çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yaptı. 1991 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliği’ne atanan Özdenören, bu görevindeyken emekli oldu ve emekliliğinden sonra Balıkesir’e yerleşti.

Lise yıllarında ikiz kardeşi Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Erdem Bayazıt ile Maraş’ta çıkardıkları Hamle dergisi ile mahalli gazeteler için hazırladıkları edebiyat sayfalarında edebiyata başlayan Alâeddin Özdenören, daha sonraları Yeni İstiklal, Diriliş ve Edebiyat dergileri ile, 1976’da kurucuları arasında yer aldığı Mavera dergisinde yazmaya devam etti. Özdenören, son yıllarda ise Edebiyat Ortamı, Yedi İklim, Hece, Ay Vakti, Ünlem, Yansıma gibi dergilerde görünmüştü. Şair, kimi zaman kendi adıyla, kimi zaman da Bilal Davut müstearıyla Yeni Devir, Milli Gazete, Zaman, Tutanak ve Sağduyu gazetelerinde de fikrî ve kültürel yazılar kaleme aldı. Özdenören’in şiirlerine hüzün, ayrılık, ölüm, keder gibi duygular hakimdir. Bu duygular, ince bir lirizm ile sağlam bir şiirsel yapı oluşturur. Daha çok şairlik yönüyle tanıdığımız Alâeddin Özdenören’in deneme, inceleme, hatıra ve deneme alanlarında da eserleri vardır.

Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gördükten sonra, taburcu olan ve ikamet ettiği Balıkesir’e dönen şair Alaeddin Özdenören, 26 Haziran 2003’de hayata gözlerini yumdu. Şairin cenazesi 27 Haziran 2003 günü Cuma namazını müteakip Balıkesir Bahçelievler Camii’nden kaldırılarak Başçeşme Mezarlığı’na defnedildi.

Eserleri:
ŞİİR: Güneş Donanması (1974), Yalnızlık Gide Gide (1996), Şiirler/ Bütün Şiirleri: 1975-1999 (1999), Bütün Şiirler (2002)
DENEME: İnsan ve İslâm (1982), Batılılaşma Üzerine (1983), devlet ve insan (1986), Yakın Çağ Batı Dünyası ve Türkiye’ye Yansımaları (1986)
İNCELEME: Şiirin Geçitleri (1996).
HATIRA: Unutulmuşluklar (1999).

Dr.Cüney Ülsever

Cuma, Haziran 29th, 2012

1951 yılında Ankara’da doğdu. Robert Kolejini bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi’nde iktisat eğitimi gördükten sonra The Johns Hopkins Üniversitesinde Uluslar arası İlişkiler, Colombia Üniversitesi’nde İktisat Yüksek lisanslarını yaptı. Harvard Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları Ekonomisi üzerine doktorasını verdi.

Çeşitli devlet kademelerinde de yöneticilik yaptıktan sonra 1997-1999 yılları arasında danışman olarak çalıştı.

Ülsever halen, Hürriyet ve Daily News gazetelerinde köşe yazarlığı, STV’de program yapımcılığı, İnsan Kaynakları hususunda da danışmanlık yapmaktadır.

Selma Rıza Feraceli

Cuma, Haziran 29th, 2012

İlk Kadın Gazeteci
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin tek kadın üyesi

Avusturya’lı bir anne ve Türk bir babanın kızı olan Selma Rıza, Osmanlı döneminde entellektüel bir ailenin kızıydı. 1877 yılında ilk Osmanlı Parlamentosu´nda görev almış olan babası Ali Rıza Bey, diplomat olarak görev yaptığı Avusturya´da tanıştığı ve daha sonra müslüman olan Naile Hanım ile evlendi. Yedi çocuğu olan çiftin, en küçük kızları olan Selma Rıza, özel öğretmenlerin denetiminde dersler aldı ve 19.yüzyıl sonlarına doğru ailesinden gizli olarak İstanbul´dan kaçtı ve Paris´te bulunan Jöntürk liderlerinden ağabeyi Ahmet Rıza´nın yanına gitti.

Eğitimini Sorbonne Üniversites’nde yaptı. Selma Rıza Paris’te yaşadığı 10 yıl boyunca Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu. Bu cemiyetin tek kadın üyesi olan Selma Rıza, Fransızca olarak Paris’te yayınlanan Meşveret Gazetesi‘nde ve Türkçe olarak yayınlanan Şura-yı İmmet gazetesinde çalıştı. 1908 yılında Meşrutiyet’in ilanının ardından İstanbul’a dönen Selma Rıza, dönüşünden sonra gazetecilik yapmadı ancak, Kızılay‘ın kurulması için çalışmalara katıldı. Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti olarak bilinen bu kuruluşun yönetimindeki fikirler ile hemfikir olmayınca 5 yıl boyunca genel sekreterliğini yaptığı bu kuruluştan ayrıldı. 1931 yılında 59 yaşında ölen Selma Rıza´ın kaleme aldığı iki romanı var.

Selma Rıza Hanım’ın 1892’de kaleme aldığı “Uhuvvet-Kardeşlik” indeki felaketin nedeni, eski bir cariye olan kaynananın evdeki iktidar tutkusu ve diğer cariyelerin yeni gelini kıskanmalarıdır.
 
Kadının kimlik mücadelesinin romandaki ilk temsilcileri sayabileceğimiz Fatma Aliye ve Selma Rıza hanımların romanlarında eğitimli bir Osmanlı kadınının hayal ettiği aile modelini bulmak mümkündür.

Ömer M. Tarkan

Cuma, Haziran 29th, 2012

6 Kasım 1953’de İstanbul’da doğan Ömer Tarkan, 1979 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. 

Dışişleri Bakanlığı’nda yurtiçi ve yurtdışı görevlerde bulunan Tarkan, 1991 yılında Başbakanlık Basın Müşavirliği’ne getirildi. 

1992-1993 yılları arasında Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Tarkan, 1 Ekim 1993 ile 30 Mart 1995 tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görev yaptı. 

Tarkan, bu görevinden ayrıldıktan sonra bazı televizyonlarda programlar, gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.

Tarkan, 15 Temmuz 2005’te geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Melih Aşık

Cuma, Haziran 29th, 2012

1942 yılında Ankara’da doğdu. Saint Benoit Lisesi’ni ve Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Bir yandan SBF’ye devam ederken bir yandan da TRT’de çalışmaya başladı. 1971 yılında 12 Mart darbesiyle birlikte TRT Ankara Televizyonu’ndaki siyasi haberler yapımcılığı işine son verildi. İşsiz kaldığı yıllarda İsveç ve Almanya’da işçilik yaptı. 1974 yılından itibaren Günaydın ve Güneş gazetelerinde çalıştı. 1982’de, 40 yaşında, Güneş gazetesinde Arka Pencere köşesini hazırlamaya ve yazarlığa başladı. Köşesini 1986’dan bu yana 18 yıldır Milliyet‘te Açık Pencere adıyla sürdürüyor.

2000 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü ödülüne, 2003 yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin Mustafa Ekmekçi Ödülü’ne layık görüldü. Aynı yıl Mülkiye Özel Ödülü‘nü aldı.

Ernur Aşık’la evli olup Okan ve Doğan adlarında iki erkek çocuk sahibidir. 

 Eserleri:Açık Pencere’den 2000’li Yıllar-2, İthaki, Eylül 2004 (Yazar)Açık Pencere’den 2000’li Yıllar-1, İthaki, Haziran 2004 (Yazar)

Nuri Gürgür

Cuma, Haziran 29th, 2012

1940 yılında Kemaliye’de doğan Nuri Gürgür, Ankara Hukuk Fakültesi’nden 1963 yılında mezun oldu. Öğrenciliği sırasında 1958-1961 yılları arasında Türk Ocağı Gençlik Kolu’nda kurucu ve yönetici olarak görev yapan Gürgür, 1961 yılında bir grup arkadaşıyla, uzun yıllar milliyetçi gençlerin fikri ve kültürel çalışmalar yaptıkları önemli ve etkili bir alan olan Üniversiteliler Kültür Kulübü’nü (Derneği) kurdu. 1961-1963 yılları arasında MTTB’nde Ankara İcra Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Gürgür, bu yıllarda Son Havadis Gazetesi ve Düşünen Adam Dergisi’nin Meclis Muhabiri, Ankara Ticaret Postası’nın köşe yazarı olarak gazetecilik yaptı. 1967 yılında başladığı avukatlığı 1970 yılında ticarete başlayıncaya kadar sürdüren Gürgür, 1968 yılından 1971’e kadar Üniversiteliler Kültür Derneği’nin yayın organı olarak çıkarılan Ocak Dergisi’nin yazar ve yönetmenliğini yaptı ve 1969 yılından itibaren Devlet Dergisi’nin yazarları arasında yer aldı.

Gürgür, 1975 yılında MHP Genel İdare Kurulu’na girdi ve partide 1976 – 1978 yılları arasında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptı. Türk Ocakları’nın yeniden faaliyete geçirilmesi ve Türk Yurdu Dergisi’nin yeniden yayınlanması çalışmalarında yer alan, yazı kurulunda görev yapan Gürgür, 1993-1994 yıllarında Türk Ocağı Ankara Şubesi Başkanı oldu, 1996 Kurultayı’nda Türk Ocakları Genel Başkanlığı’na seçildi. Gürgür, halen bu görevi yürütmekte ve Türk Yurdu Dergisi’nin başyazarlığını yapmaktadır.

Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın kurucuları arasında yer alan Gürgür, 1989-1992 yıllarında Vakıf Mütevelli Heyeti’nde görev yaptı. 1995 yılından bu yana Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi olan Gürgür, 1999 yılından bu yana A.T.O Meclis Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Yorumlar ve Yankılar, Milliyetçilik Üzerine, Gündemden, Aydınlar ve Avrupa Birliği isimli basılı eserleri bulunan, çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayınlanmakta olan Nuri GÜRGÜR, Aralık 2003’den bu yana TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesidir.

Mehmet Atalay

Cuma, Haziran 29th, 2012

Mehmet Atalay 1965 Trabzon Of doğumlu, İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Mezunu, Evli 4 çocuk babası.

Meslek hayatına Trabzon Karadeniz Gazetesinde başlayan Atalay, Son Havadis, Tercüman ve Milli Gazetedeki gazeteci-yazarlık görevlerinden sonra Zaman Gazetesinde spor müdürlüğü yaptı. 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Etkinlikleri Genel Müdürlüğü görevine başlayan Atalay bu görevi 2000 yılına kadar sürdürdü. Genel Müdürlük görevinin yanı sıra Atalay Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Spor Danışmanlığı görevini yürüttü. 2000 yılında Yeni Şafak Gazetesi Genel Müdürlüğü görevini üstlenen Atalay, 2003 yılında başladığı Başbakan Başmüşavirliği’nin ardından Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne atandı.

Atalay Gençlik ve Spor Genel Müdürü olarak Merkez Danışma Kurulu Başkanlığı, İstanbul Olimpiyat Hazırlık ve Düzenleme Kurulu As Başkanlığı, Üniversiad Hazırlık Düzenleme Kurulu üyeliği, TMOK Yönetim Kurulu Üyeliği ve Olimpiyat İcra Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Paralimpik Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmüştür.

Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, 5 yıl 9.5 ay süren bu görevinden 28 Kasım 2009 tarihinde istifa etti. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ile uzun süredir anlaşmazlık içinde olan Mehmet Atalay, “Daha önce istifa edecektim, Spor Şurası jübilem oldu” dedi. Trabzon Belediye Başkan adaylığı gündemde olan Atalay 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde aday gösterilmedi.

Mehmet Atalay Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü‘ne atandı.
Atalay’ın atamasına ilişkin 15 Aralık 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazete’nin 09 Ocak 2010 tarihli sayısında yayımlandı.

Atalay, Türkiye Spor Yazarları Derneği, Türkiye Futbol Adamları Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, İstanbul Gazeteciler Derneği ve Dünya Spor Yazarları Birliği üyesi (AIPS kartı sahibi).

Prof. Dr.Güngör Uras

Cuma, Haziran 29th, 2012

22 Temmuz 1933 tarihinde Düzce de doğdu. Babası Halit Urasş Beylerbeyi Sarayında son şehzadelerden Abid Efendinin yaveri iken Mıllı Mücadeleye katılan ve Istiklal Madalyası ile ödüllendirilen bir subay ıdı. Tekaüt oldukdan sonra bankacılık yapmıstı.

Ilkokulu Anadolunun değişik şehirlerinde okudu. Ankara Kolejı ni ve Mülkiye yi bitirdi

Devlet Planlama Teşkilatında 1962-l974 yıllarında uzman olarak çalıştı. Kuruluşundan sonra TÜSİAD ın ilk genel sekreteri olarak yayın ve araştırma faalıyetini başlattı.1980-2001 yılları arasında Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı olarak Sabancı Grubunda çalıştı.

SBF de başladığı doktorasını İÜ Iktısat Fakultesınde tamamladı. Doçentlik sınavını Bogaziçi Üniversitesi’nde verdi. Marmara Üniversıtesi’nde Profesör oldu.

Köşe yazılarına l968 yılında Türkiye İktısat Gazetesı nde basladı. Ekonomi Gazetesi Rapor’da günlük, Güneş gazetesinde de ekonomı yazdı. l982 Yılından buyana Dünya gazetesinin köşe yazarıdır. Sabah da Alı Rıza Kardüz adı ıle başlattıgı günlük köşe yazılarını Güngör Uras olarak Milliyet de sürdürüyor. Dünya da ise Tevfik Güngor imzasını kullanıyor. Daha önce TRT 2 de Olayların ıcınden adı ıle yaptığı ekonomi söyleşilerını şimdi CNN Türk de Akıl Defterı nde devam ettırıyor.

Evlı ve bır kız cocuk babasıdır.

İsmail Aşçıoğlu

Cuma, Haziran 29th, 2012

1953 yılında Sivas’ta doğan Aşcıoğlu, mesleğine gazeteci olarak başladı. Çeşitli basın kuruluşlarında çalıştıktan sonra, 1983-2003 yılları arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Basın Müşaviri olarak görev yapan Aşcıoğlu, 2003 yılından sonra, Başbakanlık Müşaviri oldu.

Sürekli Basın Kartı taşıyan Aşcıoğlu, 2005 Temmuz ayından bu yana, DSP Basın Müşavirliği görevini yapıyordu.

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’in Basın Danışmanı İsmail Aşçıoğlu, Kanaltürk Televizyonu’ndaki programın çıkışında (saat 03.10’da) Ankara Cinnah Cadesi’nde otomobiline binmek için caddenin karşısına geçerken sürücüsü henüz belirlenemeyen 06 ZE 329 plakalı BMW markalı otomobil çarptı ve kaçtı. Kazada, Aşçıoğlu hayatını kaybetti.

Aşcıoğlu için 07 Nisan 2007 günü Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tören düzenlendi. Aşcıoğlu, daha sonra Karşıyaka Mezarlık Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Aşcıoğlu’nun oğlu Emrah Aşcıoğlu, taziyeleri kabul etti.

Aşcıoğlu için DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Türkiye Gazeteciler Sendikası, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, eski bazı DSP’li milletvekilleri ve eski DSP’li bakanlar ve sevenleri çelenk gönderdiler.

Cenaze törenine, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, DSP Genel Sekreteri Ahmet Tan ve diğer parti yöneticileri, DYP Genel Başkan Yardımcısı Saffet Arıkan Bedük, CHP İstanbul milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengi ile çok sayıda basın mensubu katıldı.

Aşcıoğlu evli ve bir çocuk babasıydı.


DSP GENEL BAŞKANI ZEKİ SEZER’İN, İSMAİL AŞCIOĞLU’NUN VEFATIYLA İLGİLİ MESAJI

ACIMIZ ÇOK BÜYÜK, ÇOK İYİ BİR İNSANDI 
 
Basın Müşavirimiz İsmail Aşcıoğlu’nun vefatından derin üzüntü duydum.

Acımız çok büyük. Kendisine Allah’tan rahmet, sevgili ailesine ve DSP’liler olarak hepimize başsağlığı diliyorum.

Bu büyük acımızı paylaşan herkese de teşekkür ediyorum.

Merhum Aşcıoğlu, çok iyi, çok değerli bir insandı. Çok kibardı. Çok dürüsttü.

Candan bir dost, içtenlikli bir arkadaştı.

İnsanî bütün özellikleri üzerinde taşıyan bir insandı.

Hem insanî özellikleri, hem de çalışkanlığı ve üretkenliğiyle onu her zaman anacağız.

Allah rahmet etsin. Melekler yoldaşı olsun.

Duygu Asena

Cuma, Haziran 29th, 2012

19 Nisan 1946 yılında İstanbul’da doğan Duygu Asena, İstanbul Üniversitesi Pedagoji Bölümü’nü bitirdi. Asena, “Kadınca”, “Onyedi”, “Ev Kadını”, “Bella”, “Kim”, “Negatif” dergilerini yönetti. Milliyet gazetesinde başladığı köşe yazarlığını Cumhuriyet ve Yarın’da sürdürdü.

İlk kitabı “Kadının Adı Yok”la adını duyuran Duygu Asena, geniş bir okur kitlesine ulaştı. Ancak “Kadının Adı Yok”, 1998’de müstehcen bulunarak yasaklandı. Yayınına 2 yıllık dava süreci sonunda izin verilen kitap, yönetmen Atıf Yılmaz tarafından filme alındı.

Asena’nın diğer kitapları ise, “Aslında Aşk da Yok”, “Kahramanlar Hep Erkek”, “Aynada Aşk Vardı”, “Paramparça” bulunuyor.

——————-
Hürriyet Gazetesi – 31.07.2006
——————-

Artık Duygu da yok

Türkiye’de kadın hareketinin öncülerinden gazeteci-yazar Duygu Asena, dün saat 04.45’te tedavi görmekte olduğu VKV Amerikan Hastanesi’nde, beyin tümörüne bağlı solunum durması nedeniyle yaşama gözlerini yumdu.

DUYGU Asena’nın doktoru ve arkadaşı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Fidan Baturalp, basına “Tümörle yaşam süresi yaklaşık dört aydı. Fakat Duygu Hanım umudunu ve inancını kaybetmediği için mucizevi bir şekilde iki yıl yaşadı. Öldüğünde yanında ablası İnci Asena ve yeğeni Berfu Çapın vardı” açıklamasını yaptı. İnci Asena, önceki gün de aynı hastanede tedavi gören eski eşi ve kızının babası Halit Çapın’ı kaybetmişti.

KADININ ADI YOK

Türkiye, Duygu Asena’yı feminist düşüncenin ateşli savunucusu olarak tanıdı. Asena, köşe yazılarında ve kitaplarında sürekli kadın haklarını gündeme getirdi. Adı bir özdeyiş haline gelen “Kadının Adı Yok” kitabı, 1987’de yayımlandı ve bir yılda 40 baskı yaptı. 40’ıncı baskı sırasında Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından muzır bulunarak satışı yasaklanan kitap, mahkemede aklandı ve 53 baskıya ulaştı. Almanca, Hollandaca ve Yunanca’ya çevrildi. Yunanistan’da “best seller” oldu. Kitap, filme çekildiğinde de gişe rekoru kırdı.

Asena’nın ikinci kitabı “Aslında Aşk Da Yok”, “Kadının Adı Yok”un devamı niteliğindeydi. 36 baskı yaptı, Almanya, Hollanda ve Yunanistan’da yayımlandı. 1992’de yayınlanan “Kahramanlar Hep Erkek” adlı 14 öyküden oluşan üçüncü kitabı ise 18 baskı yaptı. Asena, Kadınca Dergisi’ndeki yazılarını “Değişen Bir Şey Yok” adıyla 1994’te kitaplaştırdı. Gazete bayiilerinde de satılan kitap ilk hafta 70 bin sattı. Beşinci kitabı olan “Aynada Aşk Vardı” 4 ayda 12 baskı yaptı. Asena’nın ölüm haberini, AP ve AFP ajansları dünyaya “Türk kadın hakları savunucusu öldü” başlığıyla duyurdu.

O BİR SİMGEYDİ

Duygu Asena’nın vefatı CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı derinden etkiledi. Baykal “Cumhuriyeti savunmak, kadın hakkı ile kadınlarımızın özgürleşmesi mücadelesini artık Duygu’suz vereceğiz” dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç de şunları söyledi: “Duygu Asena, kadın sorunları konusunda simgeleşmiş ve ilk akla gelen gazetecilerden biriydi. Kendisine ve kadına bakış açısına yönelik haksız eleştiriler, onu inandıklarından geri döndürmedi. Sağlık sorunları bile onun dik duruşunu engelleyemedi. Duygu Asena’nın kaybıyla, basın dünyasında doldurulması zor bir boşluk daha oluştu.”

Gazeteciliğe Hürriyet’te ’Şirin’ imzasıyla başladı

Duygu Asena, 19 Nisan 1946’da İstanbul’da doğdu. Kadıköy Özel Kız Koleji’ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Pedagoji Bölümü’nü bitirdi. İki yıl pedagog olarak çalıştı. 1972 yılında Hürriyet’te gazeteciliğe başladı. Yazılarında “Şirin” imzasını kullandı. Ayrıntılı Haber Gazetesi’nde muhabirlik yaptı. 1976-78 yılları arasında Man Ajans’ta metin yazarıydı. 1978’de Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Kadınca ile birlikte Onyedi, Ev Kadını, Bella Bayan, First gibi pek çok dergiyi yönetti. Bu dönem içinde Söz, Sabah, Güneş, Milliyet, Cumhuriyet ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı, yöneticilik ve röportaj yazarlığı yaptı.

Hastalığı okurlarına kendisi duyurmuştu

Duygu Asena, teşhis konulduğunda, Vatan Gazetesi’ndeki köşesinde hastalığını okurlarına şu yazıyla duyurmuştu: “Bir gün birisi size, o birisi bir doktordur elbette, beyninizde bir şeyler olduğunu söyleyebilir. Evet bir beyin MR’ı çektirmişsinizdir ve beyninizde bir şeyler vardır. İşte o andan itibaren hayatınız tamamen değişecektir. Mesela beyninizdeki o şeye biyopsi için girip, bir lokmacık şey alıp baksınlar mı, yoksa ciddi bir ameliyat gibi girip ne varsa alsınlar mı? Buyurun bakalım, bu kararın ne kadar ciddi olduğunun farkındasınız herhalde.”

Sövdürme kız beynindeki tümörlere!..

Önceki gün yaşama veda eden Türk basının en sevilen kalemlerinden Halit Çapın, Duygu Asena’nın eski eniştesiydi. Çapın, Duygu Asena’nın hastalığına karşı verdiği mücadeleyi 25 Eylül 2005 tarihli Takvim Gazetesi’ndeki köşesinde “Sıçra Gel Kız Duygu” başlıklı yazısıyla dile getirmişti. Halit Çapın, duyguların bütün tellerinde ustaca dolaşan kalemiyle şunları yazmıştı:

“Sıçra gel kız Duygu!.. İhalelere girip sana şaraplar alayım… Hamamcı Faris’e söyleyeyim, sana Cunda’dan ıstakozlar, denizkestaneleri, deniz börülceleri, papalinalar getireyim…

Yine güldü kıkır kıkır… Şimdi bekliyorum, Duydu, İnci, Berfu koalisyonu bana gelecekler… Son sevgilisi de yanında olursa hiç beis yok… Hey kızımın kızıl saçlı “Duydu”su… Benim eski baldızım; “Balkızım”… “Kadının adı yok” bir yerlerde duradursun… Sen hallet bakalım şu hastalığını… Hadi bekliyorum kalk gel… Sövdürme beynindeki tümörlere!..”

Elif Şafak

Cuma, Haziran 29th, 2012

 1971’de Strasbourg’da doğdu. Türkiye’ye dönmeden önce, İlk gençlik yıllarını İspanya’da geçirdi. Yayımlanan 5 romanı bulunmaktadır. Amerika’da İngilizce olarak yazdığı son romanı “THE SAINT OF INCIPIENT INSANITIES“; Farrar, Straus & Giroux (ABD) Yayınevi tarafından 2004 sonbaharında basıldı.
Şafak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını aynı üniversitede Kadın Çalışmaları ile tamamladı. ODTÜ Siyaset Bilimi bölümünde doktorasını yaptı. Uzmanlığını Çağdaş Batı Politik Düşüncesi üzerine ve buna ek olarak Orta Doğu Çalışmaları üzerine yoğunlaştırdı. Şafak’ın akademik geçmişi Ortadoğu ve Batı, İslamiyet ve modernizm üzerine eleştirel bakışla yazılmış, toplumsal cinsiyet bilincine sahip, birden fazla disiplinle yoğrulmuş, tekrar tekrar okunacak yapıtlarla beslenmiştir.

İlk romanı ’Pinhan’ ile 1998 yılında Mevlana Büyük Ödülü’ nü kazanan Elif Şafak Metis Yayınlarından çıkan romanı ’Mahrem’ i okuyucularına sundu. Şafak daha önce İletişim Yayınlarından çıkan ’Pinhan’ ve ‘ Şehrin Aynaları’adlı romanlarında olduğu gibi bu romanını da tarihsel fantezi tarzında yazarak geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor.

 

Şevket Süreyya Aydemir

Cuma, Haziran 29th, 2012

Yazar ve İktisatçı Şevket Süreyya Aydemir 1897 yılında Edirne’de doğdu. Edirne Muallim Mektebi’ni bitirdi. Azerbaycan, Dağıstan ve Gürcistan’da öğretmenlik yaptı. Moskova İktisadi ve Sosyal Bilimler Okulu’nu bitirdi. 1924 yılında Türkiye’ye döndükten sonra siyasal faaliyetlerinden dolayı Ankara İstiklal Mahkemesi’nce 10 yıl hapse mahkum edildi ve 1925’de 18 ay sonra aftan yararlandı.

Eğitimci ve iktisatçı olarak devlet hizmetinde görev aldı; Yüksek ve Teknik Öğretim Umum Müdür Muavini Ankara Belediyesi İktisat müdürlüğü, Ankara Ticaret Lisesi müdürlüğü İktisat vekaleti Sanayi Tetkik Heyeti reisliği görevlerinde bulunduktan sonra emekliye ayrıldı. İktisadi devletçiliği savunan toplumcu Kadro dergisinin yazı kurulunda yer alan Şevket Süreyya, bu dönemdeki siyasal ve ekonomik görüşlerini İnkılap ve Kadro adlı kitabında dile getirdi. 1924 yayınlanan Lenin ve Leninizm, 1930 yayınlanan Cihan İktisadiyatında Türkiye, kendi hayat hikayesini de 1959’da yayımladığı Suyu Arayan Adam adlı kitabın da anlattı.

Bu tarihten sonra yoğun bir yazı dönemine girdi. Toprak Uyanırsa adlı romanında bir Anadolu köyünün bir aydının öncülüğüyle kalkınması hikaye ediliyordu. Tek Adam Mustafa Kemal İkinci Adam, İsmet İnönü’nün hayat hikayesi Menderes’in dramı (1969), Makedonya’dan, Orta Asya ya Enver Paşa adlı biyografya eserleri, kahramanlarının ayrıntılı hayat hikayeleriyle birlikte Birinci Meşrutiyetten günümüze kadar Türk toplumunun geçirdiği değişmeleri ve yaşanan olayları dile getirir. Cumhuriyet gazetesinde makaleleri düzenli olarak yayımlanan Aydemir, ihtilallerin mantığı adlı eserinde, toplumda yapı değişikliklerini, Türkiye’deki devrim ve ihtilal hareketlerini inceler.