Prof. Dr.Ahmet Necdet Sözer

Haziran 30th, 2012

1 Mart 1933’te Bursa’nın İnegöl ilçesinde dünyaya geldi. Soyadı Sözer’i şiirlerinde kullanmayan Ahmet Necdet, İstanbul’da Çapa Lisesi’nin (1950) ardından İÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi (1954). Çeşitli kentlerde öğretmenlik yaptı. Profesörlüğe kadar yükseldiği akademik yaşamını, emekli olarak noktaladı (1997).

Gün Yüzleri kitabıyla 1994 TDK Şiir Ödülü’nü, Aşk Ey ile de 2002 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü (Roni Margulies ile) aldı. Şairliğinin yanı sıra çevirileri ve çeşitli antolojileriyle ünlendi. Fransız (Louis Aragon, Guillaume Apollinaire) ve Alman (Paul Celan, Georg Trakl) şairlerinden Gertrude Durusoy ile yaptığı çeviriler 1980’li yıllarda kitaplaştı. Aynı ikilinin, Mırbatır Husanov’un katılımıyla Rus şairi A. Voznesenski’den çevirdiği şiirler Telefon Kulübesi (1997) adıyla yayımlandı. A. Necdet, Charles Baudelaire’den çevirdiği şiirleri ise Kırk Kötülük Çiçeği (1991) adıyla yayımladı. Deneme, inceleme ve söyleşilerini Bir Bölük Ankâ (2003) adlı kitabında topladı. Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ını, Hüsn ü Aşk Güzellik ve Aşk adıyla manzum olarak günümüz Türkçesine aktardı (2003).

A. Necdet’in hazırladığı antolojiler: Çağdaş Fransız Şiiri, (1959), Modern Türk Şiiri (1993), Bugünün Diliyle Divan Şiiri Antolojisi (1995), Baudelaire’den Günümüze Fransız Şiiri Antolojisi (1997), Tekke Şiiri Dini ve Tasavvufi Şiirler Antojisi (1997), Latin Şiiri Antolojisi (Jean-Louis Mattei ile, 1998), Yahya Kemal’den Günümüze Tematik Türk Şiiri Antolojisi (2000).

Ahmet Turan Alkan

Haziran 30th, 2012

1954’de Sivas’ta doğan Alkan, ilk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamladıktan sonra 1978 yılında SBF’nin İdare ve Siyaset Bölümü’nden mezun oldu. Bu esnada Sivas’ta üç yıl süreyle mahalli gazetelerde çalıştı. Çeşitli dergilerin yayınlanmasına katkıda bulundu. 1980 yılında askerlik hizmetini Tatvan ilçesinde yedek subay olarak yerine getirdi. Üç yıl serbest çalıştıktan sonra 1985’de Cumhuriyet Üniversitesi’ne girdi.

1987’de yüksek lisans eğitimini, 1991’de doktora çalışmasını tamamladı. 1993’de yardımcı doçentliğe atandı. 1994 yılında Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde kurulan İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi’ne geçti. Evli ve iki çocuk babası Alkan’ın muhtelif dergilerde (Türkiye Günlüğü, Tarih ve Toplum, Dergâh, Türk Edebiyatı, Yeni Türkiye, vb.) yayınlanmış yazıları vardır. Kitap şeklinde yayınlanmış sekiz çalışması bulunmakta.

ESERLERİ

1- Ubeydullah Efendi’nin Amerika Hatıraları, Altıncı Şehir, Birinci Meşrutiyet Devrinde Ordu ve Siyaset, İstiklâl Mahkemeleri, Doğu ve Batı Karşısında Cemil Meriç, Üç Noktanın Söylediği, Ateş Tecrübeleri, Yatağına Kırgın Irmaklar

Halim Uğurlu

Haziran 30th, 2012

Halim Uğurlu 1926’da Konya Taşkent’te doğdu. Liseyi Konya’da okuyup, üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi felsefe bölümüne girdi. Çocuk yaşlarından beri şiir ve edebiyatla uğraşan Uğurlu’nun ilk şiiri 1946’da yayımlandı.

Edebiyat Dünyası, Papirüs, Türk Dili, Soyut, Türk Basın Birliği, Son Çağ, Güney, Yansıma gibi dergilerde şiirleri gün ışığına çıktı. TRT’den de şiir dalında 1970 yılında aldığı bir ödülü var.

Kitapları:
Asya Baharı (1950), Değişim (1967), Gökağrı (1971), Türke Destan (1974), Zamanların Dili (1974), Kan Su Kesince (1979), Kıyamet Çiçekleri (1988) ve Sözcüklerde Uyanmak (2000)

Ünlü sanatçı Tuluyhan Uğurlu‘nun babası olan Halim Uğurlu 2001 yılında vefat etti.

Tuluyhan Uğurlu’dan:
Babamın son kitabı Sözcüklerde Uyanmak’a ben de bir şeyler eklemek istedim ve özel müziklerden derlenmiş bir kasette birlikte şiirler okuduk. Kasetin adı ise “Benim Babam Bir Ozandı” oldu. İçinde ona duygularımı şöyle ifade etmiştim:

BENİM BABAM BİR OZANDI
“Babamı yıllarca bir ozan olarak tanıdım. Ben piyano başına hapsolmuş çalışırken, o sanat dünyasının içinde sözüyle, şiiriyle varolan bir büyük ozandı. Okul kapılarında, konservatuar sınavlarında elim annemin avuçlarında soluk soluğa koşarken “baban” diye soranları, çocuk dünyamın kalın savunma duvarları arkasından karşılar: “Benim babam büyük bir ozan” diye mağrurca yanıtlardım.

Sonra bitmeyen ayrılıklar yaşadım…

Uzun çocukluğa veda edip, yetişkin bir erkek olarak buralarda daha çok yaşamaya başlayınca, içinde yaşadığımız Uzak Ev’in dışından bizlere bakıp bakıp da “Sevdalardan ürettiğim düşle solgun bakarım ölgün yüzüne” diyen ozanın içindeki insanı keşfettim.

Benim babam büyük bir ozandı.
Bugünse o sadece benim babam.
Ozanlığı ülkesine armağan olsun.

Şiirlerinden bir örnek
ELLERİN
Senin ellerin bir uzun düş
Kesintisiz yüreğime doğar
Dört mevsime selam duran yürüyüş

Senin ellerin birer gezgin
Dolaşır durur bütün coğrafyamı
Bitimsiz tadlara ılık bir gülüş

Senin ellerin kocaman bir sözlük
Harf olur dökülür sevi ovasına
Sözcük tınısında ince süzülüş

Senin ellerin doyumsuz bir ülke
Vatanlar içinde TÜRKİYEM gibi
Büyüsüyle simyasıyla cümbüş

Fethi Naci (İsmail Naci Kalpakçıoğlu)

Haziran 30th, 2012

Eleştirmen ve yazar Fethi Naci (İsmail Naci Kalpakçıoğlu), 3 Nisan 1927 tarihinde Giresun’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Giresun ve Erzurum’da tamamlayan Naci, 1949 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu.

Gençliğinde 1.5 ay cezaevinde kaldı
Kurucuları arasında bulunduğu Yüksek Tahsil Gençlik Derneği yöneticiliğinden dolayı 1951 yılında tutuklanan Naci, 1,5 ay kadar Sultanahmet Cezaevinde kaldıktan sonra salıverildi. Uzun süre İstanbul’da bir fabrikada muhasebecilik yapan Naci, 1965 yılı Nisan ayında görevine son verilince Gerçek Yayınevini kurdu. O tarihten sonra yazarlık ve yayımcılık yapan Fethi Naci, Cumhuriyet gazetesinin haftalık kitap ekindeki eleştiri yazılarını sürdürüyordu.

Çok sevdiği babaannesinin ölümü üzerine kaleme aldığı ilk yazısı 1943 yılında Erzurum gazetesinde yayımlanan Naci’nin Behçet Necatigil’in ilk kitabı “Kapalı Çarşı” üzerine yaptığı ilk eleştiri yazısı, 1945-46 kışında Aksu dergisinde yayımlandı.

1960’ın en beğenilen eleştirmeni
1953’te babasının adını kendi adına ekleyerek, “Fethi Naci” adıyla yazmaya Naci, Dost dergisinin düzenlediği soruşturmada 1960’ın en beğenilen eleştirmeni seçildi.

1962 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne giren Fethi Naci, Vatan Gazetesi ve Sosyal Adalet dergisinde siyasal yazılar yazdı. Partiyle ilişkisi kesildikten sonra aynı doğrultudaki yazılarını Yön’de ve bir süre yönetimine katıldığı Ant dergisinde sürdüren Naci, 1968’de siyasal yazılarına son vererek “100 Soruda” dizisini çıkarmaya başlayarak edebiyata kesin dönüş yaptı.

Yazar, ilk yapıtıyla toplumcu sanatın ilkelerini koymaya çalışan ve bilimsel bir tutumu benimseyen bir eleştirmen olarak tanındı.

Eleştirmen ve yazar Fethi Naci (İsmail Naci Kalpakçıoğlu), 23 Temmuz 2008 günü İstanbul Cihangir’deki evinde sabaha karşı vefat etti.

Eleştirmen, yazar ve yayıncı Fethi Naci, arkasında dev bir kitaplık bırakarak yaşama gözlerini yumdu. Fethi Naci, “yaşayan son büyük eleştirmen” olarak kabul ediliyordu.

Yapıtları
“Bir Hikayeci: Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal” adlı yapıtıyla 1991 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü alan Fethi Naci’nin yapıtları arasında şu kitaplar yer aldı:

“İnsan Tükenmez (1956)”, “Gerçek Saygısı (1959)”, “Azgelişmiş Ülkeler ve Sosyalizm (1965)”, “Emperyalizm Nedir? (1965)”, “Azgelişmiş Ülkelerde Askeri Darbeler ve Demokrasi (1966)”, “Kompradorsuz Türkiye (1967)”, “100 Soruda Atatürk’ün Temel Görüşleri (1968)”, “On Türk Romanı (1971)”, “Edebiyat Yazıları (1976)”, “100 Soruda Türkiye’de Roman ve Toplumsal Değişme (1981)”, “Eleştiri Günlüğü (1986)”, “Bir Hikayeci: Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal (1990)”, “Gücünü Yitiren Edebiyat (1990)”, “Roman ve Yaşam (1992)”, “Eleştiride 40 Yıl (1994)”, “40 Yılda 40 Roman (1994)”, “Reşat Nuri’nin Romancılığı (1995)”, “50 Türk Romanı (1997)”, “Şiir Yazıları (1997)”, “60 Türk Romanı (1998)”, “Kıskanmak (1998)”, “Sait Faik’in Hikayeciliği (1998)”, “Yaşar Kemal’in Romancılığı (1998)”, “Yüzyılın 100 Türk Romanı (1999)” ve “Dönüp Baktığımda (1999)”.

.:: Edebiyat örgütleri ::.
Fethi Naci’nin ölümü, edebiyat çevrelerinde derin üzüntü yarattı. Edebiyat örgütleri yaptıkları açıklamada, Naci’nin ölümünü Türkiye için büyük bir kayıp olarak değerlendirdiler. Edebiyat örgütlerinin açıklamaları şöyle:

Dünya Yazarlar Birliği (PEN) Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersen:
Fethi Naci, hayatını büyük bir ciddiyetle Türkiye’de roman sanatının gelişmesine adamış bir şahsiyetti. Doğurgan bir kışkırtıcılığı vardı. Eleştirileri tekrar tekrar okunacaktır. Kendinse şükran borçluyuz.”

Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç: 
“Türkiye için büyük bir kayıptır. Eleştirinin tam olarak kurumsallaşamadığı bir ülkede çok önemli görevler üstlenmiş biriydi. Eleştiriye yön veren bir isimdi ve herkesimden insan onun eleştirilerine bakmak zorunda idi. Bizim için ani ve zamansız bir ölüm oldu, o açıdan çok üzgünüz. Edebiyat camiasına başsağlığı ve ailesine sabırlar diliyorum.

Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Enver Ercan:
Türk edebiyatında özellikle roman ve öykü alanında sözünün ağırlığı olan etkili bir eleştirmendi. Hemen hemen her yazar onun yazdıklarını dikkate alırdı. Bana göre Nurullah Ataç ekolünden gelen, nesnel ölçütlerden hareket etse de öznel bakış açısı daha öne çıkan bir eleştirmendi. O eleştirici çizgisinin son büyük temsilcisiydi.

Prof. Dr.Fuzuli Bayat

Haziran 30th, 2012

28 Nisan 1958 yılında Azerbaycan’ın Masallı İlçesinin Harmandalı köyünde doğdu. Babasının adı Hayrulla, annesinin adı Medine’dir. 1975 yılında Ortaokulu ve liseyi bitirdikten, iki yıl askerlik yaptıktan ve iki yıl da çalıştıktan sonra 1979 yılında Azerbaycan Yabancı Diller Enstitüsü (Azerbaycan Diller Üniversitesi) Fransız Dili ve Edebiyatı Fakültesini kazanmıştır. Aynı fakülteden 1984 yılında üstün başarıyla ve master derecesi alarak Fransız-İngiliz Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak mezun oldu.

1984-1987 tarihleri arasında İmişli İlçesinin Alikulular köyünde İngiliz Dili Öğretmeni olarak görev yaptı. 1986-1987 yıllarında geçmiş Sovyetlerin ikinci büyük şehri olan St.Petersburg’da Saltıkov-Şedrin Milli Kütüphanesinde çalıştı. 1987 yılında Özbekistan Bilimler Akademisinin Dil ve Edebiyat Enstitüsünde açılan doktora programını kazandı ve 1990 yılında aynı Enstitüde doktora tezini savunarak “Doktor of Philosophie” unvanını aldı.

1990-1992 yılları arasında Azerbaycan Bilimler Akademisinin Edebiyat Enstitüsünde ilmi araştırmacı olarak çalıştı. Bu yıllar arasında Azerbaycan’ın bağımsızlığı uğrunda mücadele veren Azerbaycan Halk Cebhesi’nin Bilimler Akademisinin Edebiyat Enstitüsünde dayak destesinin başkanı oldu ve bu görevini 1990’dan 1995 yılına kadar yürüttü. 

1993-1995 yıllarında Ortak Türk Edebiyatı Bölüm başkanlığı görevini yaptı.

1993-1997 yıllarında Bilimler Akademisinde baş ilmi işçi (doçent) unvanı ile çalıştı. 1993-1994 yıllarında Bakü Devlet Üniversitesinde Dede Korkut özel kursu açıldı ve orada ders verdi.

1995-1999 yılları arasında ise Dede Korkut Ansiklopedisi hazırlama kurulunda başkan yardımcılığı ve yazarlık görevlerini yaptı. Yapmış olduğu çalışmalardan dolayı 1996 yılında Azerbaycan Yazarlar Birliğinin üyesi seçildi ve halen de Yazarlar Birliğinin üyesidir.

1997 yılında üst aşama doktora tezini savunarak Filoloji İlimler Doktoru, “Doktor of Sciences” (Profesör) unvanını aldı. 

1997-1998 yıllarında Kars Kafkas Üniversitesi, 1999-2008 yılında ise Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı.

2009 yılından itibaren Azerbaycan Milli Bilimler Akademisinde çalışmaktadır.    

Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında yayımlanmış 21 kitabı vardır:

1. Oğuz Epik Enenesi ve Oğuz Kağan Dastanı, Sabah Neşriyatı, Bakü, 1993
2. Şaman Efsaneleri ve Söylemeleri, Yazıcı Neşriyatı, Bakü, 1993 (C. Memmedov ile birlikte)
3. Zaman Zaman İçinde, Türk Halklarının Nağılları, Yazıcı Neşriyatı, Bakü, 1993
4. Ali Şir Nevai Hakkında Rivayetler, Yazıcı Neşriyatı, Bakü, 1994
5. Şah Abbasın Arvadı, Yazıcı Neşriyatı, Bakü, 1996
6. Hoca Ahmet Yesevi ve Halk Sufizminin Bezi Problemleri, Ağrıdağ Neşriyatı, Bakü, 1997
7. H. Koroğlu, Oğuz Kahramanlık Eposu, Yurd, Bakı, 1999 (A. Amrahoğlu, P. Alioğlu, Ş. Ahmedova ile birlikte)
8. Korkut Ata. Mitolojiden Gerçekliğe Dede Korkut, KaraM, Ankara, 2003
9. Köroğlu. Şamandan Aşıka, Alptan Erene, Akçağ, Ankara, 2003
10. Türk Dili Tarihi. Başlangıçtan Günümüze Kadar Türk Dili, Ankara, 2003, 2. Baskı, KaraM, Çorum, 2006
11. Türk Şaman Metinleri. Efsaneler ve Memoratlar, Piramit, Ankara, 2004, 2. Baskı, 3ok, Ankara, 2005
12. Mitolojiye Giriş, KaraM, Çorum, 2005, 2. Baskı Ötüken, İstanbul, 2007
13. Ay Kültünün Dini-Mitolojik Sisteminde Türk Boy Adları Etimolojisi, 3ok, Ankara, 2005
14. Ana Hatlarıyla Türk Şamanlığı, Ötüken, İstanbul, 2006, 2. Baskı Ötüken, İstanbul, 200915.  Oğuz Destan Dünyası. Oğuznamelerin
15. Tarihi, Mitolojik Kökenleri ve Teşekkülü, Ötüken, İstanbul, 2006
16. Türk Mitolojik Sistemi. Ontolojik ve Epistemolojik Bağlamda Türk Mitolojisi, Cilt: 1, Ötüken, İstanbul, 2007
17. Türk Mitolojik Sistemi. Kutsal Dişi – Mitolojik Ana, Umay Paradigmasında İlkel Mitolojik Kategoriler – İyeler ve Demonoloji,      Cilt: 2, Ötüken, İstanbul, 2007
18.  Eski Türkçe Sözlük, Yalın Yayıncılık, İstanbul, 2008 (M.Esen Aliyeva ile birlikte)
19. Orta Türkçe Sözlük, Yalın Yayıncılık, İstanbul, 2008
20. Büyük Türk Bilgini ve Ansiklopedisti Kaşgarlı Mahmut, Ötüken, İstanbul, 2008
21. Türk Destancılık Tarihi Bağlamında Köroğlu Destanı (Türk Dünyasının Köroğlu Fenomenolojisi), Ötüken, İstanbul, 2009

 150’den çok makalesi bulunan yazarın hakemli ve hakemsiz dergilerde, yurt içi ve yurt dışında yayımlanmış 90’dan fazla makalesi, 1998 yılında yayımlanan Çocuk Ansiklopedisinde 30, 2000 yılında yayımlanan Dede Korkut Ansiklopedisinde 28, Türkler Ansiklopedisinde (2002) ise 1 makalesi yayımlanmışdır.

Prof. Dr. Fuzuli Bayat 18 Haziran 2005 tarihinde Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat vakfı tarafında Türk Kültür ve Bilimine Hizmet Ödülü; 06 Mayıs 2006 yılında ise Bilimsel Yayın Birinciliğine Göre Türk Ocakları Genel Müdürlüğü tarafından Prof. Dr. Osman Turan Başarı Ödülü almıştır.

Prof. Dr. Fuzuli Bayat, bugüne kadar 10 yüksek lisans, 3 doktora tezine danışmanlık yaptı.  

Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Prof. Dr.Mîna Urgan

Haziran 30th, 2012

İngiliz Edebiyatı Profesörü olan yazar ve çevirmen Mîna Urgan, 1 Mayıs 1915’de İstanbul’da dünyaya geldi. Tam adı Fatma Mîna Urgan olan yazar, Şefika Hanım ile şair ve oyun yazarı Tahsin Nahit Bey’in kızıdır. Şair ve ressam  Mustafa Irgat oğlu, tiyatro oyuncusu Zeynep Irgat Urgan’ın kızıdır. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ndeki öğreniminden sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi’ni bitirdi ve aynı fakültenin İngiliz Filolojisi Bölümü’nde doktora yaptı. “Elizabeth Devri Tiyatrosunda Soytarılar” adlı çalışmasıyla doçent ve 1960’ta profesör oldu. Aynı yıl, Türkiye İşçi Partisi’ne girdi ve İngiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü öğretim üyeliğinden 1977 yılında emekli oldu. Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin kurucu üyeliğini yaptı.

Mîna Urgan, gerek İngiliz edebiyatı üzerine incelemeleri ve aynı edebiyattan yaptığı çeviriler, gerekse İngiliz edebiyatı profesörü olarak sürdürdüğü eğitimciliğiyle “duayen” kimliğini kazandı. İngiliz Edebiyatı Tarihi adlı çalışması başta olmak üzere, Thomas Moore, Shakespeare, D. H. Lawrence ve Virgina Woolf üstüne yaptığı incelemeler, Türk edebiyatına kazandırılmış çok önemli başvuru kitaplarıdır. Özellikle Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas Moore adlı çalışması, edebiyatı olduğu kadar hayatı da özgürlük ve barış tasarımı çerçevesinde imgeleyip öneren bir çalışma olarak büyük yankı bulmuştur.

Ancak Mîna Urgan’ın asıl tanınması, görece “ihtisas” gerektiren bu alanlardaki çalışmalarından çok yaşamının son yıllarında kaleme aldığı anılarının yayımlanmasıyla gerçekleşmiştir. Seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getiren Bir Dinozorun Anıları (1998) altmış, gezi yazılarından oluşan Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı ise altmış altı baskı yaparak Mîna Urgan’ı, “çok satar” yazarlar arasına kattı. Mîna Urgan’ın, “Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki” çekincesiyle kaleme aldığı “Bir Dinozorun Anıları” başta kendisi olmak üzere herkesi şaşırtarak yüzbinlerce okura ulaştı. Alabildiğine alçakgönüllü, ufak tefek, sürekli sigara içen, sözünü sakınmadan komünist ve ateist olduğunu söyleyebilen bir İngiliz edebiyatı profesörünün özellikle kendiyle alay etmeyi ihmal etmeden ve hemen hemen her satıra sindirilmiş yaşama sevinciyle kaleme aldığı anı ve tanıklıklarının içtenliği her kesimden okurun çok büyük ilgisiyle karşılandı.

Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan’ı oturmakla birlikte Atatürk’ten Halide Edip’e, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik ve Yahya Kemal’den Ahmet Haşim’e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir “doküman” niteliği kazanmıştır. Bir Dinozorun Gezileri’nde ise, başta Mavi Yolculuk ve Bodrum olmak üzere, Anadolu, Paris, İngiltere, İtalya, Sovyet Rusya ve Amerika’ya “dinozorca” (az parayla) yaptığı yolculukları, eksilmeyen yaşama sevinci ve gülümseten izlenimlerle aktardı. “Evet ben bir dinozorum, çünkü eskiden ne düşünüyorsam şimdi de aynısını düşünüyorum” diyen Mîna Urgan, tedavi gördüğü İstanbul Nöroloji Servisi’nde, 15 Haziran 2000 günü, 85 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Aldığı Ödüller: 1993 Altın Kitap Ödülü, Virginia Woolf ile 1995 Sedat Simavi Vakfı Onur Ödülü, 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü.

Taner Akçam

Haziran 30th, 2012

1953 yılında Ardahan’ın Ölçek köyünde doğdu. ODTÜ İdarî İlimler Fakültesi’ni bitirdi. 1973’ten sonra ODTÜ-DER, ADYÖD gibi derneklerin kurucuları arasında yer aldı. 1975’te yayına başlayan Devrimci Gençlik dergisinin sorumlu yazıişleri müdürü olarak, dergide komünizm ve Kürtçülük propagandası yapıldığı iddiasıyla yargılandı ve 1976 Mart’ında tutuklandı, 1977’de de yaklaşık 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

1977’nin 12 Mart günü Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nden kaçtı. 1978-1995 yılları arasında Almanya’da siyasî göçmen olarak yaşadı. Akçam’ın çeşitli dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesinin yanısıra İşkenceyi Durdurun -İnsan Hakları ve Marksizm (Ayrıntı Yayınları, 1991), Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence (İletişim Yayınları, 1992), İslâmda Hoşgörü ve Sınırları (Başak Yayınları, 1994) ve Türkiye’yi Yeniden Düşünmek (İletişim Yayınları, 1995) , Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu isimli kitapları yayımlandı.

Bülent Tekin

Haziran 30th, 2012

1954 yılında Mardin’in Derik ilçesinde doğdu. İDMMA(Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ(Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Edebiyatçılar Derneği, BESAM, TYS ve PEN üyesidir. Halen Gırgır Dergisinde yazmaktadır.

Yayımlanmış eserleri: Kızıldan Sarıya(şiir), Tarih Tarih Olsun(şiir), Sevdanla Yaşayacaksan(şiir), Kral Situ’nun Hikâyesi(roman), Barışla Güzeldir Sevdam(şiir), Feyyo’nun Felsefesi(roman), Ölümü Vurmak Güneşi Öpmek(şiir), Bir Türkiye Çıkmazı(deneme). Kartal Yuvası(tarihi roman).

Şefik Can

Haziran 30th, 2012

1910 yılında Erzurum’un Tebricik Köyü’nde doğan Şefik Can, ilkokulu Sivas Yıldızeli’nde bitirdi. Arapça ve Farsça’yı küçük yaşta babasından öğrenen Can, Kuleli Askeri Lisesi’ni 1929’da, Harp Okulu’nu da 1931 yılında tamamladı. Daha sonra Milli Savunma Bakanlığı’nın müsaadesi ile İstanbul Üniversitesi’nde imtihan vererek öğretmen oldu ve 1935 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nde Tahirü’l-Mevlevi (Tahir Olgun ) merhumun mahiyetinde stajını tamamlayarak öğretmenliğe başladı. 1965’de emekli oluncaya kadar, çeşitli askeri okullarda, sivil kolej ve liselerde Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliği yaptı.

Şefik Can, askeri okullarda öğrendiği Fransızca’yı Kadıköy’de bir papazdan ders alarak ilerletmiş, sonra İstanbul’da Highschool’da gece derslerine devam ederek ve kendi çabaları ile İngilizce öğrenmiştir. Şefik Can’ın İnkılap Kitabevi tarafından basılan “Klasik Yunan Mitolojisi”nden başka “Mevlana’nın Rubaileri” (metinleri ile iki cilt halinde) Kültür Bakanlığı tarafından basılmıştır. “Mevlana’nın Hayatı, Şahsiyeti ve Fikirleri”, “Mesnevî Hikâyeleri”, “Divan-ı Kebir”, “Konularına Göre Açıklamalı Mesnevi Tercümesi” ve “Cevahir-i Mesneviyye” Ötüken Yayınları arasında çıkmıştır.

Bunlardan başka Tahirü’l-Mevlevi merhumun yarıda kalan Mesnevi Şerhi’nin 5. ve 6’ncı ciltleri de basılmak üzeredir. Şefik Can’ ın “Genel Mitoloji Sözlüğü” gibi basılmamış bir kaç eseri daha vardır.

Martin Lings

Haziran 30th, 2012

İngiliz asıllı müslüman yazar Martin Lings (Ebubekir Siraceddin), 1909 yılında İngiltere’de dünyaya geldi. Lings, önceleri protestan, daha sonra da ateist oldu. Oxford Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı okuyan yazar, yirmibeş yaşlarında diğer dünya dinlerini incelemeye başladı. 1938’de tanıştığı Kuzey Afrika’lı müslümanlar vasıtasıyla büyük sufi Şeyh Ahmed Alevî eş-Şazelî ile buluştu ve müslüman oldu. Ebubekir Siraceddin adını aldı. Ardından 1939 yılında Mısır’a gitti ve burada Kahire Üniversitesi’nde, özellikle Shakespeare üzerine on iki yıl ders verdi.

Lings, 1948 yılında tekrar İngiltere’ye döndü. Londra Üniversitesi’nden Arap dili diploması aldı ve 1955 yılından itibaren İngiliz Müzesi doğu elyazmalarının (özellikle Arapça) tasnifinde bulundu. Şimdilerde emekli, ve güney İngiltere’de yaşamını sürdürmektedir. Eserleri arasında Antik İnançlar Modern Hurafeler, Yirminci Yüzyılda Bir Veli, Tasavvuf Nedir? ve son eseri Onbirinci Saat Türkçeye çevrildi. Üç yılını verdiği “Hz. Muhammed ’in Hayatı” adlı kitabı ile yazar, Pakistan devletince her yıl verilen “Siret Ödülü”nü kazandı. Eser belli başlı birçok dile çevrilmiş ve büyük ilgi toplamıştır.

Yazarın ayrıca Türkçeye çevrilmemiş Book of Certainty, Shakespeare in the Light of Sacred Art, Quranic Arts of Calligraphy and Illumination isimli kitapları vardır. İyi bir şair de olan Lings’in iki de şiir kitabı vardır. Yazdığı makaleler, Studies in Comparative Religion, The Islamic Quarterly gibi dergilerin yanı sıra, The New Encyclopaedia of Islam ve Encyclopaedia Britannica gibi belli başlı ansiklopedilerde yer aldı.

Calil Sadıkov

Haziran 30th, 2012

Şair ve oyun yazarı Calil Sadıkov 23 Kasım 1932’de Kenin kasabasının Kiçi-Kemin adlı bölgesinde doğmuştur. 1952 yılında kendi köyündeki okulu, 1958 yılında ise Kırgız Devlet Üniversitesinin Filoloji Fakültesini bitirmiştir. 1948-1952 yılları arasında, kolhoz ve maden işlerinde çalışmıştır. 1959 yılında “Kırgızstan Pioneri” gazetesinde bölüm müdürü olarak görev yapmıştır. 1959-1963 yılları arasında Narın şehri, 1984-1985 yılları arasında ise Isık Göl bölgesi hakkında Kırgız Yazarlar Birliğinde edebî danışman olarak çalışmıştır. Calil Sadıkov bunun yanı sıra 1964 yılında “Ala Too” dergisinde bölüm şefi, sorumlu yayıncı, 1967 yılında “Caş Leninçil” dergisinde baş redaktör, 1980-1983, 1986-1988 yıllarında Kültür Bakanlığında redaktör, 1988 yılında “Kırgızistan Madaniyatı” gazetesinde baş redaktör olarak görev almıştır.

Şairin ilk şiir kitabı 1958 yılında “Ubada” adıyla yayınlanmıştır. Calil Sadıkov günümüzde herkes tarafından bilinmektedir. Şairin yirmiden fazla şiir kitabı bulunmaktadır. Bunun dışında Calil Sadıkov’un bir dizi piyesi, dramaları yayınlanmış, bunların çoğu sahnelenmiştir. Onun önde gelen “Manastın Oğlu Semetey”, “Seytek”, “Töştük Baatır”, “Cukeyev-Pudovkin” adlı drama eserleri, piyesleri vardır. 1986 yılında C. Sadıkov “Manastın Oğlu Semetey” adlı draması ile Kırgız Cumhuriyetinin Toktogul Satılganov adına verilen nişanıyla onurlandırılmıştır. şair, Kırgız sanatının gelişmesinde emek veren işçisi (1986), madalya ve Ardak gramotaları ile ödüllendirilmiştir.

Kırgız Milli Marşı’na ait şiir, Calil Sadıkov ve Şaban  Kuluyev tarafından yazılmıştır ve 300 şiir arasından yarışma ile seçilmiştir. Kalem arkadaşları kendisine “Kırgız Halkının Şekspiri” diye hitap ederdi.

Kırgız Cumhuriyeti Yüce Meclisinde milletvekilliği yapan Sadıkov 21 Ekim 2010 günü vefat etmiştir.

Calil Sadıkov’un Kırgızca yayınlanmış eserleri şunlardır:
* Ubada, şiirler vemanzume, Kırgızmambas, Frunze 1958
* Caykı Tangda, Derleme, Kırgızmambas, Frunze 1961
* Keçeekinin Kübösü, Manzume, Kırgızokuupedmambas,
Frunze 1962
* Böcöktördün Ömürü, Kırgızokuupedmambas, Frunze
1964
* Kılımdın Baraktarı: şiirler ve manzume, Kırgızmambas,
Frunze 1964
* Akın Çaban, Deneme, Kırgızstan, Frunze 1965
* Böböktörgö Üyrötkün, şiirler, Mektep, Frunze 1966
Sarı Özön, şiirler ve manzume, Kırgızstan, Frunze 1966
* Menin Irım Mekenim, şiirler vemanzumeler, Kırgızstan,
Frunze 1968
* Sırdaşuu, şiirler ve manzumeler, Mektep, Frunze 1969
* Unutulguz Obondor, şiirler ve manzume, Kırgızstan,
Frunze 1971
* Coogazın, şiirler, Mektep, Frunze 1973
* Top Cıldızdar, Seçilmiş şiirler ve manzumeler,
Kırgızstan, Frunze 1973
* Pyesalar, Kırgızstan, Frunze 1976
* Tuugan Cer, şiirler, Kırgızstan, Frunze 1979
* Möltür Bulak, şiirler, manzumeler, dramalar, Mektep,
Frunze 1981
* Manastın Uulu Semetey, Epik dramalar, Kırgızstan,
Frunze 1982
* Akkan Suu, şiirler, manzumeler, Mektep, Frunze 1984
Cer Keremeti, şiirler, manzume, Kırgızstan, Frunze 1986

Bekir Büyükarkın

Haziran 30th, 2012

İstanbul’da doğdu. Vefâ Lisesi ile Yüksek iktisat ve Ticaret Okulu’nu (1942) bitirdi. Anadolu Şirket Sigortası (1945-1952) ile Ticaret Bankası’nda muhasebe müdürü olarak çalıştı(1952-1960).

Romanlarının konularını tarihten alır. Bazı oyunları İstanbul Şehir Tiyatrosunda oynandı.

Romanları: Bir Sei Gibi (1962), Son Akın (1963), Belki Bir Gün (1965), Suların Gölgesinde (1966), Tanyeri (1967), Bozkırda Sabah (1966), Yoldaki Adam (1973).

Fernando Arrabal

Haziran 30th, 2012

İspanyol asıllı Fransız  oyun yazarı, romancı ve tiyatro yazarı.Uyumsuz Tiyatro’ya yakın çizgideki yapıtlarında şiddet ve pornografi öğelerine yer verdi.

1950 de yazarlığa başladı.
1955 ‘ de tiyatro eğitimi için gittiği paris’e yerleşti, 1958 de ilk oyunlarını topladığı kitabı yayımlandı.

İlk dönem yayınları arasında  en önemlileri “Otomobil Mezarlığı” ve “Cephe’de Piknik” tir 1960 lı yıllarda kendine özgü bir tiyatro anlayışı geliştirerek “ Mimar ile Asur İmparatoru”  “Ve Çiçeklere  Kelepçe Vuruldu “ adlı oyunları yazdı.

Cevat Fehmi Başkut

Haziran 30th, 2012

1905 yılında Edirne’de doğdu. İstanbula gelerek öğrenimini tamamlayan yazar, 1928’de gazeteciliğe başladı. Cumhuriyet gazetesinde; 1963 yılına kadar, yazı işleri müdürü olarak görev yaptı. İlk eseri bir röportaj dizisidir.
Daha sonra bir roman ve polisiye bir eser yayımladı. Oyun yazmaya 1942 yılında başlayan Başkut, Buzlar Çözülmeden ve Paydos isimli eserleriyle tanındı.

Şehir Tiyatroların’da ; oyunları sürekli olarak sahnelendi. 1971 senesinde kaybettiğimiz yazarın, ”Paydos” isimli eseri yurt dışında sahnelenen, ilk tiyatro oyunudur.

Oğuzhan Koç

Haziran 30th, 2012

13 Mayıs 1985 doğumlu, 8 yaşında Bursa Devlet konservatuarı hocalarıdan müzik eğitimi almaya başladı. Ortaokul ve lisede amatör olarak tiyatro ile ilgilendi.

Bir yandan müzik çalışmalarına devam eden Oğuzhan 2007 yılında Bkm Atölye Oyuncularına katıldı. Halen İstanbul Üniversitesi Antropoloji Bölümünde öğrenimine devam etmektedir.Aynı zamanda beste çalışmaları yapmaktadır.

Pıerre Corneılle

Haziran 30th, 2012

 Rouen, Fransa’da, Marthe le Pesant ve Pierre Corneille’in (rütbesiz bir memur) çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Zorlayıcı bir Cizvit eğitimi aldıktan sonra on sekiz yaşında hukuk eğitimi almaya başladı. Bu eğitimden sonraki uygulamaları genellikle başarısız oldu. Corneille’in babası, oğlu için Rouen Orman ve Nehir Bakanlığı’nda iki tane önemli mevkide ona yer ayarladı.  Bakanlık’ta çalışırken ilk oyununu yazdı. 

 Molière ve Racine’le birlikte 17. yy’ın en büyük üç Fransız tiyatrocularından biridir. Corneille, “Fransız trajedisinin kurucusu” olarak tanınmış ve kırk yıla yakın bir süre boyunca yapımcılık yapmıştır.

Eserleri: Mélite (1629) Clitandre (1630–31 la Veuve (1631) la Galerie du Palais (1631–32) la Place royale (1633–34) l’Illusion comique (1636) Médée (1635) le Cid (1637) Horace (1640) Cinna (1641) Polyeucte (1642) la Mort de Pompée (1643) Le Menteur (1643) Rodogune (1644) Héraclius (1647) Don Sanche d’Aragon (1650) Andromède, (1650) Nicomède, (1651) Pertharite, (1651) l’Imitation de Jésus-Christ (1656) Oedipe (1659) Trois Discours sur le poème dramatique (1660) La Toison d’or (1660) Sertorius (1662) Othon (1664) Agésilas (1666) Attila (1667) Tite et Bérénice (1670) Psyché (Molière ve Philippe Quinault’yla birlikte,1671) Suréna (1674)

Recep Bilginer

Haziran 30th, 2012

Adana’da doğdu. Ortaöğretimini Konya Lisesi’nde (1940), yüksek öğremini de İstanbul Gazetecilik Enstitüsü’nde yaptı. 1944 yılında, Vatan gazetesinde gazeteciliğe başladı.

Eserleri: Gazeteciden Dost (1962), İsyancılar (1964), Ben Devletim (1965), Utanç Dünyası (1968), Sarı Nâciye (1971), Yunus Emre, Parkta Bir Sonbahar Günüydü (1976).

Şahabeddin Cenab

Haziran 30th, 2012

Manastır’da doğdu. Askeri Tıbbiyeyi bitirdkten sonra uzmnalık eğitimi için Paris’e gitti (1980). Dönüşünde Mersin, Rodos, Cidde ve İstanbul’da mesleği ile ilgili vazifeler aldı. 1914’te Darülfünun’da Batı Edebiyatı dersleri vermeya başladı.

Cenab Şahabeddin, Fransız şiirlerinden etkilenmiştir. Türk edebiyatında sembolist şiir anlayışının önde gelenlerindendir. Şiirde ahange önem verdi ve yanlız aruz veznini kullandı. Şiirlerin dışında vecizeler, gezi ve tenkıt yazılarda yazmıştır.

Şiirleri: Cenab Şahabeddin’in Bütün Şiirleri (1984),  Diğer eserleri: Hac Yolunda (Gezi Yazıları, 1909), Afak-ı Irak (Gezi Notları, 1915), Avrupa Mektupları (Seyahat Yazıları, 1905), Evrak-ı Eyyam (Makaleler, 1915), Nesr-i Harb, Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (Nesirler vecizeler, 1918), Yalan (1911’de yazılıp 1913’de oynadı, basılmadı, 31 Mart Olay’ını anlatan piyes), Körebe (Piyes, 1917, görücü ile evlenme konusu işlenmiştir), Küçük Beyler veya Derse Devam (Hüseyin Suad Yalçın ile birlikte yazılan bu vodvil, sonradan Züppeler adıyla opera haline getirildi), Kadı Burhaneddin ” Önsözü ” (Kadı Burhaneddin’in şiirlerden Godfeld tarafından yapılan seçmelere Cenap önsöz yazdı, eser neşredildi), Vilyam Şekspiyer

 

 

 

 

 

 

Orhan Asena

Haziran 30th, 2012

Tiyatro yazarı olan Orhan Asena Diyarbakırda doğdu ilk ve orta öğrenimini aynı şehirde tamamladı. İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi Çeşitli sağlık kuruluşlarında çocuk hastalıkları uzmanlığı yaptı. Eserlerinin bazıları Devlet Tiyatroları, İstnabul Şehir Tiyatroları ile özel tiyatrolarda oynandı.

Oynanış ve basılış sırasına göre tiyatro eserleri;
Korku 1956, Tanrılar ve İnsanlar  1959, Hürrem Sultan 1960, Kocaoğlan 1962,  Yalan 1962, Kapılar 1963

Cenap Şahabettin

Haziran 30th, 2012

1870’te Manastır’da doğdu. 12 Şubat 1934’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Babasının Plevne’de şehit düşmesinden sonra ailesiyle İstanbul’a geldi. İlköğrenimini Tophane’deki Fevziye Mektebi’nde yaptı. Gülhane Askeri Rüşdiyesi’ni bitirdi. Tıbbiye İdadisi’nden sonra Askeri Tıbbiye’den mezun oldu. Hekim yüzbaşı oldu.

Paris’te 4 yıl cilt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurda döndükten sonra Mersin, Rodos, Cidde’de karantina hekimliği, sıhhiye müfettişliği yaptı. 1914’te emekliye ayrıldı. Darülfünûn’da Türk Edebiyatı Tarihi dersleri okuttu. Kurtuluş Savaşı sırasında Kuva-yı Milliye’ye karşı olumsuz tutumu nedeniyle öğrencileri tarafından istifaya zorlandı. Daha sonra cumhuriyeti destekledi ama yalnızlıktan kurtulamadı.

İlk şiiri 1885’te daha öğrencilik yıllarında Saadet gazetesinde yayımlandı. Önceleri Muallim Naci’nin etkisiyle divan türü şiirle uğraştı. Daha sonra Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan’dan etkilenerek Batı tarzı şiire yöneldi. Servet-i Fünun dergisinde şiirleri yayımlandı.

Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil’le birlikte Servet-i Fünun edebiyatının 3 önemli isminden biri oldu. Gelenekçi şairlerin en çok saldırdığı yenilikçi şairdi. Diğer Servet-i Fünun’cuların tersine bireysel şiiri tercih etti. Edebiyat-ı Cedide’nin en aşırı örneklerini verdi.

Şiire “nesir-musikisi” dedi. Şiirlerinde kullandığı “Sâât-i semenfâm”, “çeng-i müzehhep”, “nay-i zümürrüt” gibi deyimler, imgeler döneminin sanat dünyasında önemli tartışmalar yarattı. Heceleri müzik düzeyinde uyumlu kullanmayı savundu. Bu tarzda yazdığı en iyi iki örnek “Yakazat-ı Leyliye” ve “Elhan-ı Şita” şiirleridir.

ESERLERİ

ŞİİR:
 
Tâmât (1887)
Seçme Şiirleri (1934, ölümünden sonra)
Bütün Şiirleri (1984, ölümünden sonra)

TİYATRO:

Körebe (1917)

DÜZYAZI:

Hac Yolunda (1909)
Evrak-ı Eyyam (1915)
Afak-ı Irak (1917)
Avrupa Mektupları (1919)
Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (1918)
Vilyam Şekispiyer(1932)