Prof. Dr.Muhsin Macit

Haziran 29th, 2012

Muhsin Macit 17 Nisan 1964’te Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Özdere Köyü’nde doğdu (1964). İlköğrenimini köyünde, ortaöğrenimini Erzurum’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi, Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1987). Akademisyen oldu. Atatürk Üniversitesi’nde yüksek lisans (1989), Gazi Üniversitesi’nde doktora yaptı (1994). Aynı yıl Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Türk Edebiyatı Anabilim Dalı’nda yardımcı doçent, 1996 yılında doçent, 2002 yılında profesör oldu. 25.10.2002 tarihinden itibaren Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanıdır.

Eserleri:  Türk Edebiyatında Tevhidler (M. İsen’le birlikte; Ankara 1992); Türk Edebiyatında Ramazan Şiirleri (F. Kılıç’la birlikte; Ankara 1995); Gelenekten Geleceğe (Ankara 1996; İkinci baskı İstanbul 2005); Divan Şiirinde Ahenk Unsurları (Ankara 1996; İkinci Baskı İstanbul 2005); Nedîm Divanı (Ankara 1997); Nedîm: Hayatı, Eserleri ve Sanatı (Ankara 2000); Erzurumlu Zihnî Divanı (Ankara 2001); Karakoyunlu Hükümdarı Cihânşâh ve Türkçe Şiirleri (Ankara 2002); Eski Türk Edebiyatı El Kitabı (M. İsen, O. Horata, F. Kılıç ve İ. Aksoyak’la birlikte; Ankara 2002); Edebiyat Bilgi ve Teorileri El Kitabı, (U. Soldan’la birlikte; Ankara 2004).


Türk Edebiyatında Ramazan Şiirleri (Güldeste)  Muhsin MACİT (Yrd. Doç. Dr.), Filiz KILIÇ (Dr.), Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
 

Türk Edebiyatında Ramazan Şiirleri (Güldeste),

Satın almak için

Muhsin MACİT (Yrd. Doç. Dr.), Filiz KILIÇ (Dr.), Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları

Jean Paul Getty

Haziran 29th, 2012

Amerikalı işadamı Getty olağanüstü ticari yeteneğini petrol sektöründe kanıtladı. Çok büyük petrol şirketleriyle rekabetine karşın, Oil Company şirketiyle milyarderliğin yolunu tuttu.

Minneapolis/Minnesota’da George Franklin Getty adlı avukat ve petrol şirketi sahibinin oğlu olarak dünyaya gelen Getty, Oxford Üniversitesi’nde siyaset ve ekonomi bilimleri eğitimi aldı. Yüksek tahsilini bitirdikten sonra ABD’ye dönen Getty, 1914’te babasının Oklahoma’da bulunan şirketine kapağı attı.

Getty bu işe girince “Wildcatter Sistemi” denilen yöntemden yararlandı. Büyük şirketlerin sondaj sahalarının dışında henüz işlenmemiş alanlarda “kara altın” aramaya koyuldu. Kendi ifadesine göre 23 yaşında ilk milyonunu kazanan ve ilk bürosu hurda bir Ford T-Model arabadan oluşan genç girişimci, babasının aksine, modern jeolojik bilgilerden yararlandı. 20’li yıllarda giderek şirketlerinin yönetimini üstlendi ve başarılı sondajları sayesinde kazancını giderek artırdı. 30’lu yıllarda bu sektörün başta gelen şirketleri Exxon, Shell ve Texaco ile rekabete giriştiyse de, Yakın Doğu için zamanında sondaj ruhsatları almayı ihmal etti.

Ömür boyu uçmaktan korkan Getty, başka petrol şirketlerine ortak olmakla ABD’deki ekonomik temelini genişletti. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Arap petrol piyasasına el attı ve bu alanda büyük bir başarı elde etti. Getty 1949’da Suudi Arabistan devlet yönetimiyle 60 yıl süreli bir sözleşme imzaladı. 12.5 milyon dolarlık bu sözleşmeyle kendisine Basra Körfezinin çok verimli bir bölgesindeki petrol varlığının % 50’sini garantilemiş oldu. 18 milyon dolarlık bir yatırım daha yaptiktan sonra, Getty, o tarihteki jeolojik tahminlere göre, yaklaşık 250 milyar dolarlık petrol içeren bir sondaj alanına sahip oldu. Getty’nin şirketi bu vurgun sayesinde bu sektörün başta gelen işletmeleri arasında yerini aldı. Kadınlara düşkünlüğüyle tanınan milyarder Getty, daha da genişleyerek tanker filoları satın aldı ve petrolün işlenmesinden kazanç sağlayabilmek için petrol rafinerileri inşa ettirdi.

Eski ekolden bir Selfmade (kendi çabalarıyla başarılı olmuş) girişimci olmakla övünmekten hoşlanan Getty, 1953’te Kaliforniya’da Malibu’da bir vakıf kurdu. Tutkulu bir sanat eserleri koleksiyoncusu olan işadamı, Paul Getty Museum adını alan bu kurumda değerli antika parçaların ve nadir el yazmalarının yanı sıra, 15. 19. yüzyılın büyük üstadlarına ait önemli tabloları da izleyicilerinin beğenisine sundu. Bundan başka Getty Center for the History of Art and the Humanities’i (Getty Sanat ve Eski Yunan ve Latin Tarihi Merkezi) kurdu. Bu sanat ve felsefe bilimleri araştırma enstitüsünde sonradan en önemli sanat bilimsel bibliyografilerden biri çıkarıldı. “Fortune” adlı ekonomi dergisinin bir hesabına göre petrol kralı Getty, 50’li yılların sonunda yaklaşık 3-4 milyar DM olarak tahmin edilen servetiyle, dünyanın en zengin insanları arasında başta gelen bir konuma sahipti.

Son derece cimri olarak bilinen Getty, 70’li yılların başında petrol ve doğal gaz işletmelerinde yaklaşık olarak 13.000 kişi çalıştırıyor ve yıllık cirosu 13 milyar doları buluyordu. Çok başarılı geçen bu yılların ardından 1973/74 petrol krizi etkisini gösterdi. OPEC ülkeleri, teslimat blokajları ve çıkarılan petrol miktarını kısıtlamakla, kendilerinin daha yüksek oranda kâra katılmalarını kabul ettirince, 80 yaşındaki Getty parasal kayıplara katlanmak zorunda kaldı. Bunun sonucu olarak önceleri pazarlıkla yükselmiş bulunan Suudi Arabistan’daki kaynaklarının piyasa değeri kısa bir zaman içinde önemli derecede düşmekle birlikte, milyarder Getty’nin serveti sarsılmadı bile.

Getty 1973’te bir kaçırılma dramı yaşayarak da gazete manşetlerinde yer aldı. Torupu Paul Getty III’ü kaçıranlar 10 milyon DM fidye istedilerse de egzantrik girişimci Getty bunu ödemeyi reddetti. Ancak kendisine torununun kulaklarından biri gönderilince, Getty 6.8 milyon DM ödemeyi kabul etti ve çocuk beş ay sonra serbest bırakıldı. Getty bu olaydan üç yıl sonra Londra yakınlarında Sutton Place adlı malikanesinde dünyaya gözlerini kapadı.

Prof. Dr.Sacit Adalı

Haziran 29th, 2012

5 Mart 1945 tarihinde Isparta – Eğirdir’de doğdu. İlköğrenimini İstanbul Saraçhanebaşı İlkokulunda, ortaöğrenimini Vefa Lisesi’nde, yükseköğrenimini A.Ü. S.B.F.’de tamamladı.

6 Temmuz 1966’da başladığı İçişleri Bakanlığı İstanbul Maiyet Memurluğu’ndan 21 Nisan 1967’de ayrılarak MEB hesabına doktora yapmak üzere Fransa’ya gitti. Rennes Üniversitesi’nde 16 Ocak 1971’de Yönetim Bilimleri Dalı’nda ihtisas doktorasını (Kamu Personelinin Verimliliğinin İyileştirilmesi) bitirerek yurda döndü. Kısa bir müddet MEB-Yükseköğrenim Genel Müdürlüğü’nde uzman olarak çalıştı. 30 Kasım 1971’de Erzurum A.Ü. – İşletme Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde kariyere intisâb etti.

1978 Haziranında Sakarya DMM Akademisi İşletme Mühendisliği Bölümü’ne, 1981 Eylülünde Kocaeli DMM Akademisi Endüstri Mühendisliği Bölümü’ne, 1985 Eylülünde de M.Ü. – İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü – Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı’na geçti.

30 Aralık 1976’da Doçent (Doğuda Hizmet Gören Mülkî İdâre Amirleri), 23 Temmuz 1983’te Profesör (Katılmalı Yönetim) oldu. Üniversite-Sanâyi-Kamu Kuruluşları İşbirliği çerçevesinde DPT, Devlet Bakanlığı ve çeşitli kamu kurumları ile ilgili bir çok proje çalışması ve hizmet-içi eğitim programını yürüttü; bâzı belediyelerde ve KİT’lerde reorganizasyon faaliyetlerine katıldı; DPT Mahallî İdâreler ve Spor Yönetimi Özel İhtisas Komisyonları ile Spor Şûrâsı üyeliklerinde bulundu. 150 civârında yüksek lisans-doktora-yardımcı doçentlik-doçentlik-profesörlük imtihanında jüri üyeliği yaptı; 13 doktora, 22 yüksek lisans tezi yönetti. Kamu Yönetimi – Personel Yönetimi – Yönetim ve Organizasyon – Spor Yönetimi – İdare Hukuku – Mahallî İdâreler – Ergonomi derslerini üstlendi; bu sâhalarda 6 kitabı, 120’nin üzerinde makaalesi yayımlandı.

Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu ile merkezi İstanbul’da bulunan Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı beraberliğinde 1 Kasım 1992’de Bakü’de açılan Türk Dünyası İşletme Fakültesi Dekanlığı vazifesini üstlendi. Bu işi yürütmekte iken Yüksek Öğretim Kurulu’nu temsilen Cumhurbaşkanınca seçildiği Anayasa Mahkemesi Üyeliği görevine 9 Mart 1993’te başladı.

Prof. Dr.Baskın Oran

Haziran 29th, 2012

Baskın Oran 1945’te İzmir’de doğdu. Saint Joseph ve İzmir Atatürk Lisesinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi.SBF’de Uluslararası İlişkiler asistanı olarak 1974’te doktorasını tamamladı. 1982’de YÖK kararıyla, 1983’te de 1402 uygulamasıyla görevine son verildi. 1990’da Danıştay kararıyla tekrar SBF’ye döndü. Aydınlık gazetesinde haftalık yazıları neşredildi.

İlgi Alanı:
Milliyetçilik, küreselleşme, azınlıklar, Türk dış politikasının teorisi

Diğer Görevler:
– Avrupa Konseyi ECRI nezdinde Ulusal İrtibat Görevlisi
– Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyesi

Kitapları
1) Azgelişmiş Ülke Milliyetçiliği, Kara Afrika Modeli, güncelleştirilmiş 3.basım, Ankara, Bilgi Yayınevi., 1997 (396s.)
2) Türk-Yunan İlişkilerinde Batı Trakya Sorunu, güncelleştirilmiş 2.basım, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1991 (349s.)
3) Atatürk Milliyetçiliği, Resmî İdeoloji Dışı Bir İnceleme, genişletilmiş 5.basım, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1999 (312s.)
4) Kenan Evren’in Yazılmamış Anıları, 9.basım, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1990 (287s.)
5) Kenan Evren’in Yazılmamış Anıları – Son Defter, 4.basım, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1990 (206s.)
6) Nerde O Eski Mapusaneler, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1991 (232s.)
7) Devlet Devlete Karşı, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1994 (239s.)
8) Kalkık Horoz – Çekiç Güç ve Kürt Devleti, genişletilmiş 2.basım, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1998 (389s.)
9) Yunanistan’ın Lozan İhlalleri, Ankara,

Prof. Dr.Salih Fatih Özatay

Haziran 29th, 2012

Öğrenim Durumu 
Lise: Konya Maarif Koleji (Konya Meram Anadolu Lisesi); 1966 – 1973
Lisans: ODTÜ, Makine Mühendisliği; 1973 – 1978
Doktora: Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü; 1979 – 1986

Görevler
TOBB-ETÜ, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı; Nisan 2006 –
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Başkan Yardımcısı; Mayıs 2001 – Nisan 2006
Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi; Şubat 1995 – Mayıs 2001

Profesör: Mayıs 2001
Doçent: Mart 1996
Yardımcı Doçent: Şubat 1995

– Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Araştırma Genel Müdürlüğü Ekonomisti; Eylül 1994 – Şubat 1995
– Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Araştırma Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı; Kasım 1992 – Eylül 1994
– Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Araştırma Genel Müdürlüğü Ekonomisti; Haziran 1987 – Kasım 1992
– STFA Holding Yatırımlar Koordinatör Yardımcısı; Haziran 1985 – Haziran 1997
– DPT, İktisadi Planlama Başkanlığı Uzman Yardımcısı ve Uzmanı; Ağustos 1978 – Haziran 1985
– TCDD, Yol Dairesi, Makine Mühendisi; Ağustos 1977 – Ağustos 1978

Ders verdiği üniversiteler
Bilkent Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü; 1994 – 1995 (Yarı zamanlı)
Para, Banka ve Finansal Kurumlar (Lisans); Parasal İktisat (Lisans)

Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü; 1995 – 2001
Makro İktisat (Lisans); Para, Banka ve Finansal Kurumlar (Lisans); Para Politikası (Lisans); Matematiksel İktisat (Lisans); Makro İktisat (Lisansüstü); Zaman Serileri Analizi (Lisansüstü); Matematiksel İktisat (Lisansüstü)

Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü; 2001 – 2006 (Yarı zamanlı)
Makro İktisat (Lisansüstü); İktisatta Seçilmiş Konular (Lisansüstü)

ODTÜ, İİBF, İktisat Bölümü; 1999 – 2006 (Yarı zamanlı)
Matematiksel İktisat (Lisans), Parasal İktisatta Seçilmiş Konular (Lisans), Uluslararası Finans ve Bankacılık (Lisans), Makro İktisat (Lisansüstü)

Yayınlar

1. Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler

1.1 SSCI kapsamındakiler

1) Public Sector Price Controls and Electoral Cycles, Applied Economics, Yayımlanmak üzere 13 Nisan 2005de kabul edildi.

2) Effects of US Interest Rates and News on the Daily Interest Rates of a Highly Indebted Emerging Country: Evidence from Turkey, Applied Economics, Yayımlanmak üzere 3 Nisan 2005de kabul edildi, Olcay Yucel Emir ve Gülbin Şahinbeyoğlu ile ortak çalışma.

3) Effects of Contemporaneous Aggregation on the Predictive Power of Information Variables, Applied Economic Letters, 9, 339-342, 2002.

4) Financial Liberalization in Turkey: Why was the Impact on Growth Limited? , Emerging Markets Finance and Trade, 38(5), 6-22, Güven Sak ile ortak çalışma, 2002.

5)A Quarterly Macroeconometric Model for a Highly Indebted and Inflationary Economy: Turkey, Economic Modelling, 17(1), 1-11, 2000.

[Ayrıntılar İçin: A Quarterly Macroeconometric Model for a Highly Indebted and Inflationary Economy: Turkey, Yapı Kredi Araştırma Tebliği, No: 97-05, 1997.]

6) Sustainability of Fiscal Deficits, Monetary Policy and Inflation Stabilization: The Case of Turkey, Journal of Policy Modeling, 19(6), 661-681, 1997.

1.2 ECONLIT (Journal of Economic Literature) kapsamındakiler

7) The 1994 Currency Crisis in Turkey, The Journal of Policy Reform, 3(4), 327-352, 2000.

2.  Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında basılan bildiriler.

8) Monetary and Exchange Rate Policies in the Post-crisis Period in Turkey, Foreign Exchange Market Intervention in Emerging Markets: Motives, Techniques and Implications, BIS Papers No 24 içinde, 283-291, Bank for International Settlements, Basel, 2005.

9) High Public Debt, Multiple Equilibria and Inflation Targeting in Turkey, Globalisation and Monetary Policy in Emerging Markets, BIS Papers No 23 içinde, 275-279, Bank for International Settlements, Basel, 2005.

10) The Role of Public Sector Prices in Price Dynamics in Turkey, Hasan Ersel tarafından derlenen Price Dynamics içinde, Central Bank of Turkey, Ankara, 33-69, 1992.

3. Yazılan uluslararası kitaplar veya kitaplarda bölümler

11) Monetary Policy Challenges for Turkey in European Union Accession Process, Erdem Başçı, Jurgen von Hagen ve Sübidey Togan tarafından derlenen Macroeconomic Policies for EU Accession içinde, Edward Elgar Publishing, Yayımlanma Aşamasında, (Çağrılı), 2005.

            12) Banking Sector Fragility and Turkeys 2000-01 Financial Crisis, Susan M. Collins ve Dani Rodrik tarafından derlenen Brookings Trade Forum 2002 içinde, 121-172, Brookings Institution, Washington, D.C., Güven Sak ile ortak çalışma, (Çağrılı), 2002.

4. Ulusal hakemli dergilerde yayımlanan makaleler

4.1 ECONLIT  kapsamındakiler

13) Populist Policies and the Role of Economic Institutions in the Performance of the Turkish Economy, Yapı Kredi Economic Review, 10(1), 13-26, 1999.

14) The Lessons from the 1994 Crisis in Turkey: Public Debt (Mis)Management and Confidence Crisis, in Yapı Kredi Economic Review 7(1), 21-37, 1996.

15) Parasal Şok ve Reel Ekonomik Etkinlik Üzerine Bir Not, ODTÜ Gelişme Dergisi, 17(1), 213-222, 1990.

4.2 Diğerleri

16) Ortodoks Bir İstikrar Programı Yeterli mi?, İktisat, İşletme ve Finans, 124, 19-29, 1996.

17) 1994 Krizinden Alınacak Dersler: Kamu İç Borç Yönetiminde Yapılan Yanlışlıklar ve Güven Bunalımı, İktisat, İşletme ve Finans, 109, 17-33, 1995.

18) Merkez Bankası Üç Aylık Makroekonometrik Modeli (TCMB2) TCMB Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 1(2), 1-42, 1990.

19) DİEnin İmalat Sanayii İndekslerine İlişkin Not: Nitelikleri ve Kullanımlarında Yanlışlıklar, TCMB Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 1(1), 29-36, Ercan Uygur ve Haluk Tükel ile ortak çalışma, 1989.

20) Sanayi Üretim Endeksi, TCMB Üç Aylık Bülten, III, 1-12, Melike Altınkemer ve Lerzan İskenderoğlu ile ortak çalışma, 1988.

5. Yazılan ulusal kitaplar veya kitaplarda bölümler

21) Şirketler Kesiminin Finansman Sorunları ve Alternatif Finansman Kaynakları, TUSIAD, T-96/1-192, Emin Öztürk ve Güven Sak ile ortak çalışma, 1996.

22) 1980 Sonrasında Kaynakların Kamu ve Özel Sektör Arasında Paylaşımı ve Sonuçları, TUSIAD-T/96-1/189, Emin Öztürk ve Güven Sak ile ortak çalışma, 1996.

6. Diğer yayınlar

23) Türkiye Ekonomisinde Devresel Hareketler, Ankara Üniversitesi, Yayımlanmamış doktora tezi, 1986.

Akademik İlgi Alanları
Parasal İktisat, Uluslararası İktisat, İstikrar Programları, Para Krizleri, Reform, Politik İktisat, Büyüme Kuramları

Prof. Dr.Ümit Özdağ

Haziran 29th, 2012

3 Mart 1961 yılında Japonya’nın Tokyo şehrinde doğan Özdağ, ilk, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Münih kentinde Ludwig Maximilians Üniversitesi siyasal bilgiler, felsefe, iktisat fakültelerinde tamamlamış ve yüksek lisans çalışmasını Türkiye’de planlı kalkınma ve Devlet Planlama Teşkilatı üzerine hazırlamıştır.

Ümit Özdağ, 1986 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. 1990 senesinde “Atatürk ve İnönü döneminde Ordu-Siyaset ilişkileri” konulu tezi ile siyaset bilimi doktoru olmuştur. Dr. Özdağ, 1993 yılıda “Menderes Döneminde Ordu-Siyaset ilişkileri ve 27 Mayıs İhtilali” konulu tezi ile siyasal teori doçenti ünvanını almıştır.

Doç. Dr. Ümit Özdağ, 1994 yılında “Avrasya Dosyası” adlı üç aylık uluslararası ilişkiler ve stratejik araştırmalar dergisini çıkarmaya başlamış ve editörlüğünü yapmıştır. 1980’lerin sonundan itibaren terörizm ve etnik sorunlar konularında araştırmalar yapmaya başlayan Özdağ, 1990’lı yıllar boyunca Doğu, Güneydoğu Anadolu illerimizden göç alan illerde sosyopolitik içerikli saha araştırmaları yapmıştır. 1996 yılında Kuzey Irak’ta ekonomik merkezli araştırmalar gerçekleştirmiştir.

Ümit Özdağ, 1997 – 1998 yıllarında ABD’de Baltimore/Townson Üniversitesi’nde küreselleşme, Avrasya’da etnik sorunlar konularında araştırmalar yapmış ve aynı konularda ders vermiştir. Ümit Özdağ, 1999 yılında Avrasya Bir Vakfı’nın desteğiyle dünyanın en büyük stratejik araştırma merkezlerinden birisi olan Avrasya Stratejik Araştırma Merkezi’ni (ASAM) kurmuş ve başkanlığını üstlenmiştir. 2000 yılında ASAM’a bağlı olarak çalışan Ermeni Araştırmaları Enstitüsü’nü kurmuştur.

2001 yılında profesör olan Ümit Özdağ ASAM Başkanlığı görevinin yanında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyeliği görevini 2004 Temmuzuna kadar sürdürmüş, Cumhurbaşkanının Gazi Üniveristesi’nde yaptığı rektörlük atamasını protesto etmek için görevinden ayrılmıştır. Prof Dr. Ümit Özdağ, 1 Nisan 2004 tarihinde ASAM başkanlığı görevinden de ayrılmıştır.

Prof. Dr. Ümit Özdağ Harp Okulu, Polis Akademisi, Milli Güvenlik Akademisi ve İçişleri Bakanlığı kurslarında ders vermektedir. Brüksel’de NATO Karargahı’nda Ekonomi Komitesi’nde terör konusunda danışmanlık yapmıştır. Prof. Dr. Ümit Özdağ, Washington, Moskova, Tokyo, Yeni Delhi, İskenderiye, Brüksel, Tarhan, Bişkek, Almaata, Taşkent, Londra, Münih ve Tel Aviv’de değişik üniversiteler ve araştırma merkezlerinde konferans vermiştir.

2002 sonunda Diyanet İşleri Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan ve dünya dinlerini stratejik bir bakış açısıyla inceleyen Diyanet Araştırmaları Merkezi’nin (DİYAM) kurucu başkanlığını üstlenen Prof. Dr. Ümit Özdağ, ayrıca 2002 yılından bu yana “Türkiye – Azerbaycan Dostluk Derneği” Genel Başkanı’dır. Ümit Özdağ, “Avrasya Dosyası” dışında aylık yayın organları olan “Stratejik Analiz”, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri için hazırlanan “Jeopolitik Gündem” ve Türk İktisadi Kalkınma Ajansı için “Avrasya Analiz” dergilerinin ve İngiltere’de Frank Cass yayınlarının yayınlandığı “The Review of International Affairs” dergisi ile “Ankara Paper” adlı kitap dizisinin editörlüğünü yürütmüş, ASAM başkanlığından ayrılmasını takiben bu görevlerinden ayrılmıştır.

2011 yılında törenle resmen MHP’ye katılmıştır.

Güvenlik birimleri, ordu-siyaset ilişkileri, terörizm, etnik sorunlar, Avrupa Birliği, Avrasya ve Orta Doğu konularında da çalışmalar yapmış olan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın yayınlanmış atlı kitabı, dört tercüme kitabı, Avrasya Dosyası, Stratejik Analiz, Türk Yurdu, Yeni Çağ gibi değişik dergi ve gazetelerde yayınlanmış 200’ün üzerinde makalesi mevcuttur. Prof Dr. Ümit Özdağ İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Özlem Çal

Haziran 29th, 2012

1967 yılında, Kastamonu’da doğdu. 1984 yılında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, 1988 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu.
1992  yılında Gazi Üniversitesi Sosyal  Bilimler Enstitüsü’nde “ Kastamonu XIX. Ve XX. Yüzyıl Kastamonu Evleri süslemelerinden Bazı Örnekler” adlı yüksek lisans tezini tamamladı.

1989 yılında Kastamonu Eğitim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak başladığı mesleki hayatını, 1997 yılından beri Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi El Sanatları Eğitimi Bölümü’nde sürdürmektedir.Moğolistan Orhun Anıtları, İstanbul Cafer Paşa Türbesi, Erzincan Çilhoroz kazılarına katılmıştır.

Prof. Dr.Halit Çal

Haziran 29th, 2012

1959 yılında Boyabat’ta doğdu. 1970’de ilkokulu, 1976’da öğretmen okulunu, 1980’de  DTCF Sanat tarihi Bölümü’nü bitirdi. “ Zile’de Türk Devri Eserleri” adlı yüksek lisans tezini 1982, “ Türkiye’nin Cumhuriyet Dönemi Eski Eser Politikası” adlı doktora tezini 1990 yılında tamamladı. Halen Gazi Üniversitesi Fen  Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünde profesör olarak çalışmaktadır.

Peçin, Kubadabad, Keykubadiye, Alanya Köşkleri, Ahlat, Eyüp Saliha Sultan Çeşmesi, Cafer Paşa Türbesi kazılarına katıldı. Kastamonu Yakup Ağa Külliyesi, Andırın Minnetpınarı, Çayırlı Akmezar kazılarını yürüttü. 1995-2001 yıllarında Kültür ve tabiat varlıkları Diyarbakır Bölge Kurulu üyeliği  yaptı.

Nalan Yılmaz

Haziran 29th, 2012

1970 İstanbul’da doğan Nalan Yılmaz, 1988-1989 Hacettepe Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’ne girdi. 1989-1992 Mimar Sinan Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olan Nalan Yılmaz, 1992-1993 İstanbul Teknik Üniversitesi, Yüksek Lisans İngilizce Hazırlık bölümünü tamamladı.

1993-1997 İstanbul Teknik Üniversitesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programını bitirdi. 1995 4. Uluslararası İstanbul Bienali’nde Sanatçı Asistanı olarak görev aldı.

2000-2002 İstanbul Teknik Üniversitesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı Doktora Programı derslerine devam etti. 2001-2007 Hürriyet’in internetteki haftalık dergisi Agora’da 70 yazısı, Türkiye’de Sanat Dergisi Kasım-Aralık 2005, Mart-Nisan 2006 sayılarında 2 yazısı yer aldı.

Halen Lebriz Sanal Dergi’sinde yazar olarak yer almaktadır.

Mehmet Yaldız

Haziran 29th, 2012

27 Temmuz 1951’de Çorum’da doğdu. İlk ve orta eğitimini burada tamamladıktan sonra Hacettepe Üniversitesi,Sanat Tarihi bölümünden lisans ve yüksek lisans eğitimi yaparak mezun oldu. 27 Nisan 1979 Tarihinde, Kültür Bakanlığı, Konya Müzeler Müdürlüğünde Karatay Müzesi seksiyon şefi olarak göreve başladı.İznik müzesinde asistan olarak çalıştı. Roma tiyatrosu kazısında iki dönem görev yaptı. Burdur’da kısa dönem askerlik görevini tamamladı.

1982’de Genel Kurmay Başkanlığının açtiği sınavı kazanarak Anıtkabir komutanlığında sanat tarihi uzmanı olarak çalışmaya başladı. Burada yaptığı çalışmalar sonucunda; Milli savunma bakanlığına bağlı olarak kurulmakta olan Devlet mezarlığına 1987’de kurucu müdür olarak atandı. Burada oluşturduğu müze, 1984 yılında Anıtkabir K.lığı’na bağlı olarak yeniden düzenlenen Alagöz Karargah Müzesi çalışmasından sonra, ikinci büyük müze kuruluş çalışmasının ürünüdür.

1993’de ise tekrar Kültür Bakanlığına geçerek Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde araştırmacı olarak çalışmaya başladı. Bir süre sonra Marmaris Müzesine müdür olarak atandı.Burada yaptığı çalışmalar nedeniyle, Muğla valiliği tarafından “Başarı Belgesi” verilmiştir. Şanlıurfa müzesine 1996 yılında araştırmacı olarak görevlendirildi.1997 de Gülnar ile evlendiler. 1998’den itibaren Fethiye’de geçici görevle araştırmacı olarak çalıştı. Eylül 2001 tarihinde Milet Müzesi müdür vekilliğine atandı.

1998’de Perge kazısı bakanlık temsilcisi olarak , 2000 yılında Fethiye Gemiler (Saint Nicholas) Adası kazısında görev yaptı.2001 yılında da Alanya Kalesi kazısında görev aldı.

Öğretim dönemi de dahil olmak üzere, mesleği ile ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırmalar Yapmıştır. Yapıt , Dönemeç, Oluşum, Ankara Sanat, Yeni Halkçı Yeni Binyıl, Kültür Bakanlığı Kültür Dergisi, Ana Britannica, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Yıllığı gibi çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları,makaleleri ve şiirleri yayınlanmıştır.

Fra Angelico

Haziran 29th, 2012

İtalyan sanatının ilk sanat tarihçisi olan Giorgio Vasari, daha sonra Fra Angelico ismiyle anılan Guido veya Guidolini di Pietro’nun doğumunu 1387 yılı olarak belirler: gerçekten de, sanatçının 1455’de öldüğü sırada 66 yaşında olduğunu belirtir. Fakat hiç bir belgenin doğrulayamadığı bu doğum tarihini, çağdaş eleştirmenler tartışma konusu haline getirdiler: buna göre ressam, 1400 civarında, en geç ise l402’e doğru Floransa’ya yakın küçük bir şehir olan Vicchio di Mugello’da doğmuş olmalıydı.

Ressam (dipintore) ile ilgili faaliyetini gösteren ilk belge 1417 tarihini taşır; bu dönemde Angelico hâlâ laik bir kişiliğe sahipti. Aldığı eğitim konusunda hiçbir kesin bilgi bulunmamaktadır. Fakat elimize minyatürle uğraştığına dair birçok ipuçları bulunmaktadır ve sanat tarihçileri onun Floransa okulunun gotik üslubunun son temsilcilerinden biri olan Lorenzo Monaco’nun öğrencisi ve soyadının da belirttiği gibi keşiş olduğu düşüncesini taşımaktadır.  Angelico’nun çok sayıdaki sunak arkalığında, özellikle modelleştirme duygusu, kişiler yerleştirilmesi ve gök mavisi —Angelico mavisi— veya altın kakma fon gibi meneviş söz konusu olduğunda, minyatür sanatının izleri görülür. Tarihi saptanabilen ve kendisine mal edilen bir miesa kitabı (Katoliklerde kilise duaları kitabı), Angelico’nun 1430’da kitapları tezhip sanatıyla süslemeyi sürdürdüğünü kanıtlar görünmektedir.

1420-1422 yılları arasında, Guido di Pletro, Hıristiyanlığın başlangıçtaki katı kurallarına geri dönüşü savunan Dominiken tarikatın reforme edilmiş kolunun yönetimindeki Fiesole’deki San Domenic Manastırı’nda keşiş oldu. Keşiş “Fra Giovanni da Fiesole” ismini aldı ve ait olduğu manastırın başrahibi olan ve Kuatroçento’daki dini öğretinin önde gelen kişisi Aziz Antoninus’un doğrudan yönetimi altında, hiç şüphesiz son derece güçlü bir dini eğitim aldı.

Eğitimi, büyük bir olasılıkla, sanatsal faaliyetinde ilk gelişmelerin ortaya çıktığı dönem olan 1425-1429 yıllarına kadar devam etti: özellikle, çok sayıda sunak arkalığı resmetti. Fiesole’deki sunak arkalığı (1426) ve üçkanatlı Aziz Petrus’un Şehit Edilmesi adlı tablosu (1429), bu tarihte hâlâ Monaco’nun öğretisine uygun “ordo gotico” (gotik üslupta yapılmış gündelik tapınmaları gösteren bir çeşit kilise takvimi) örnekler teşkil eder. Bunu izleyen yıllarda üslubundaki gelişim çok belirginleşti ve geçici olarak, Masolino da Panicale veya Gentile da Fabriano’nun etkileri görüldü.

1433’de keten tüccarları loncası tarafından ısmarlanan Linaiuoli sunak arkalığı özellikle predellays —ince resim şeridi— (Aziz Petrus’un Vaazı, Aziz Markos’un Şehit Edilmesi) oluşturan sahnelerde oluşan değişimleri göstermesi açısından özgün bir eserdir. Bu dönem de Fra Angelico, Massacio’nun hümanist mesajının bilincine varmış görünüyordu: Masaccio, 1425’e doğru, Santa Maria del Carmine Kilisesi’ndeki Brancacci Kapellası’nda, 1420-1440 yıllarında İtalyan resminin kaydettiği büyük gelişmede önemli bir rol oynayan freskler yaptı. Bu dönemde Angelico doğanın verdiği ilhama çok duyarlı olduğunu gösterdi: İtalyan resim sanatında saptanabilen ilk manzara çalışması olan Trasimeno Gölü’nü (Gortona sunak arkalığı predellası, 1433-1434) gerçekleştiren Angelico olmuştur; Santa Trinita Kilisesi için çizilen Çarmıhtan İndiriliş, berrak ve billur bir ışık içinde, perspektif bir görüntü sunan tepe ve şatoların önünde yer alır. Ancak sanatında, plastik yeniliklere karşı değişik tutumlar görülür: o dönemde bile kalın damaskolar, donuk altın haleleri (Louvre sunak arkalığı olarak adlandırılan Meryem’in Taç Giymesi) tekrar ortaya çıktı.

1435’den sonra Trecento’nun (XIV. yy) başlarındaki arkaik kompozisyonlara atfen gerçekleştirdiği eserlerin çoğaldığı görüldü; resmettiği Yakarış, söz konusu Giotto’ya geri dönüşü simgeleyen en önemli eserdir ve bu anlayış, özellikle San Marco Manastırı’nın süslemesinde kendini gösterir.

Fiesole, Floransa Ve Roma
1436’da, Floransa yöneticisi Cosimo de Medici ve kardeşi Lorenzo’nun müdahalesi sayesinde, Papa IV. Eugenius Fiesole Dominkenlerine o dönemde harabe halinde olan San Marco Manastırı’nın Floransa binalarını devretti. Mimar ve heykelci olan Michelozzo (daha sonra Medici Sarayı’nı gerçekleştirecektir), binaların restorasyonuyla görevlendirildi; resim süslemelerinin tamamı ise Angelico’ya bırakıldı. Birbirine paralel olarak götürülen; bu iki çalışma 1438’de başlayıp 1452’ye kadar sürdü. Angelico atölyesiyle birlikte, fresk sanatının doruk noktalarından birini teşkil eden eseri bu meditasyona yönelik yerde (kilisenin dışında, özellikle 44 hücre,  inziva odası, kütüphane ve papazlar odasından oluşuyordu) gerçekleştirdi. Keşişlerin dini düşünceye dalmalarını kolaylaştırmak için oluşturulan eserlerin dörtte üçüne yakın bölümü, Isa sevgisi sahnelerini temsil eder. Sunak arkalığı resimlerine kıyasla fresklerin özelliğini, süslemenin yokluğu (Dominiken kurallarının getirdiği zorunluluklara uygun olarak) ye yansıttıkları derin mistik ifade oluşturur. İfadedeki bu görkem, bu biçimsel arılık, bazı hücrelerin fresklerin de, özellikle Meryem’e Müjde, İsa’nın Dirilişi, Hakaret Edilen Isa Meryem’in Taç Giymesi’nde görülür. Burada rengin oynadığı rol çok önemlidir.

Angelico’nun tamamen özgün olan renk anlayışı, ara renkleri ustaca kullanımına dayanıyordu; ışık-gölgeyi en aza indirgerken düzenli dağılımı renklerin dengesini sağlayan bir ışıklılığı uç noktalara kadar zorladı. Bu freskler, daha geniş bir halk kesimine yönelik bir eser olan San Marco sunak arkalığı (1438) olarak adlandırılan manastır kilisesinin büyük sunak arkalığından tümüyle farklıdır, bu eserde Fra Angelico, ilk kez sacra conversazsone’u (kutsal konuşma), cenneti andıran bir mekânda meleklerin ve azizler Meyem’le Çocuk Isa etrafında toplanışını resmetmiştir.

Fra Angelico tüm hayatı boyunca mütevazı ve dindar bir kişi olarak kalmasına rağmen, çok erken bir dönemden başlayarak büyük bir başarıya kavuştu: 1447 tarihli bir belgede kendisinden «en ünlü İtalyan ressamlarından biri» olarak bahsedilmişti.

Güzel Sanatlar Okulu’nun profesörü Paul Delaroche’un okulun amfisini süslemek için gerçekleştirdiği ve geçmişin ustalarına gösterilen bir tür saygı niteliğindeki muazzam kompozisyonda Fra Angelico’nun görüntüsüne ortada en ön planda yer vermesi, XIX. yy’da Angelico’nun öğretisinin hâlâ geçerli olduğunu kanıtlar. Öte yandan, öncelikle Vasari’ye atfedebileceğimiz mistik sanatçının efsanesi, XIX. yy’ın sonuna kadar sanat tarihçilerinin eserlerinde aktarıldı. Böylece Michelet, Rönesans’la Ortaçağ’ı olduğu gibi Leonardo da Vinci’yle Angelico’yu karşılaştırabiliyordu. Şüphesiz bu şöhretin dayanak noktası, sanatçının Papa 2. Jean Paul tarafından 8 ekim 1982 tarihinde kutsal kişi kabul edilmesiydi. Bu, sadeliği ve kullanılan renklerin (beyaz, mavi, altın, kırmızı) gücüyle ortaya çıkan ve her şeyi, dünyevi kaygıları, basit sevinçleri, gündelik davranışları veya mistik esrimeleri, öteki dünyanın ışığında inceleyen Angelico’nun eserine verilen değerin ulaştığı en son noktayı oluşturuyordu. Axis

http://www.artcyclopedia.com/artists/angelico_fra.html

Prof. Dr.Sedat Topçu

Haziran 29th, 2012

1940 yılında Bartın’da doğdu. İlk ve Orta okulu doğduğu kentte, liseyi İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden mezun oldu. Askerlik görevini yedek subay öğretmen olarak İstanbul “Kuleli Askeri Lisesi”nde yaptı.

Askerlikten sonra, İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Psikolog olarak atandı. Dünyada “Antipsikiyatri” akımının yaşandığı 1970 yılında İngiltere’de “Henderson Hospital”da “Therapeutic Community-Tedavi Edici Topluluk” konusunda uygulamalı eğitim gördü.

Devlet bursu ile gönderildiği İngiltere’de, Londra Üniversitesi  “Institute of Psychiatry'”de Psikoloji Doktorası(Ph.D) yaptı. Doktora süresince, İngiltere’de “Netherne Hospital Psychology Department”da araştırma psikoloğu olarak çalıştı.

Türkiye’ye döndükten sonra,bu günkü  Muğla Üniversitesi’ nin özünü oluşturan “Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu”nda öğretim görevlisi ve Müdür Yardımcısı olarak bir yıl görev yaptı. Buradan, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne naklen atandı ve bu üniversitede sırayla, yardımcı doçent, doçent ve profesör kadrolarına atanarak 18 yıl çalıştı.

Yerli ve yabancı dilde yayınlanmış çalışmaları ve kitapları bulunmaktadır. “Çocukların Cinsel İstismarı” başlıklı kitabı,Türkiye’de  cinsel istismar konusunda yazılmış tek kitaptır ve 3 baskı yapmıştır. “Silinmeyen İzler” başlıklı kitabı çocuk genç ve engellilerin istismarı ve ihmali konusundadır ve 2009 yılında yayınlanmıştır. Halen, yeni kitabının çalışmalarını sürdürdüğü Ankara’da yaşamaktadır.

Prof. Dr.Mümtaz Turhan

Haziran 29th, 2012

1908 yılında Erzurum’da doğdu. Babasının adı Şerif, annesininki Cevriye idi. Fakir bir ailenin çocuğu idi. Fakat içinde çocuk yaşlarından itibaren büyük bir okuma aşkı ve gayreti yatıyordu. 1924’de Kayseri Sultanîsi’nin (lise) ilk ve orta kısımlarını, 1927’de de Bursa Lisesi’nden naklen geldiği Ankara Lisesi’ni bitirdi. 1928-35 yılları arasında toplam yedi yıl Almanya’da kaldı. Berlin ve Frankfurt Üniversiteleri’ni bitirdi. Bu sonucu üniversitede 1935’de doktorasını verdi. Ertesi yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne asistan olarak girdi. 1939’da doçent oldu. 1944’de İngiltere’ye gitti. 1952’de Tecrübî Psikoloji Kürsüsü profesörlüğüne yükseldi. 1949-51 yılları arasında Birleşmiş Milletler Sosyal Komisyonu’nda Türkiye temsilcisi olarak çalıştı. Diyarbakır 1921 doğumlu Mevhibe (Öğel) Hanım’la evlendi. İki kızları vardı: Nesrin (1946) ve Fügen (1951). Almanca İngilizce ve Fransızca gibi iki büyük Batı dilini bütün nüansları ile bilirdi.

Misyonu

Ülkemizde Tecrübi Psikoloji kürsüsünü kuran büyük bilgin.Bilime büyük hizmetler vermiş olan Prof. Dr. Mümtaz Turhan, komünist ve sosyalist görüşlerin ütopyadan ibaret olduğunu ispatladığı için basından fazla ilgi görmemişti. Çünkü, basının büyük kısmı komünist ve sosyalistlerin elindeydi.Turhan Hoca, pek kısır olan son çağ Türk düşüncesinin birkaç önemli kilometre taşından biridir. Turhan, Türkler’in Doğu medeniyetinden Batı Medeniyeti’ne taşıdığı değerleri çok iyi yorumlamıştır.

Türkiye’nin kalkınması ve yükselmesi için yaşayan, fikir üreten, eserler yazan ve yayınlayan, adam yetiştiren büyük bir Türk milliyetçisi olan bu büyük alimimizi 60 yaşında iken 1969’da kaybettik. Onun emsalsiz eserleri bu arada “Atatürk İlkeleri ve Kalkınma” adlı eseri Türk devlet adamlarına ve Türk Milleti’ne bir siyasî vasiyet gibidir. Bu eserindeki temel görüşler ve düşünceler Türkiye’nin kalkınması ve yükselmesi yolunda verilmiş bir cihad gibidir. Ölümü üzerine yazdığım bir yazıda Fikret’in bir beyitini tekrar etmiştim:
“Öyle bir nehr–i muazzam gibi cuş etmişsin,
Fakat eyvah, çorak yerde akıp gitmişsin!

Sana bir başka zaman başka diyar, lazımdı,
Sana bir alem–i lahut nişan lazımdı…”

O aynı zamanda yaşadığı yıllarda büyük bir sessizlik içinde eserler ve fikirler ürettiği için hiçbir zaman kıymeti bilinmemiş bir büyük deha idi. Türk Milleti’nin ve Türk devletinin fikirlerinden gerektiği gibi faydalanamadığına tarih şahiddir. O kadar “merdümgiriz” bir hayatı vardı ki öldüğünde gazetelerde ölüm haberi bile üç gazetenin son sahifelerinde küçük bir haber olarak geçmişti.

Bazı eserleri Almanca ve İngilizce gibi dillere de çevrilmiştir. En ünlü eseri (Batı ülkelerinde bile emsali nadirdir) önce İngilizcesi yayınlandıktan sonra Türkçe ilk baskısı 1951’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yayınları arasında çıkan “Kültür Değişmeleri”dir. Maarifimizin Ana Davaları ve Sazı Hal Çareleri, Garblılaşma’nın Neresindeyiz?, Üniversite Problemi, Toprak Reformu ve Köy Kalkınması ve son önemli eseri (ki Türk Milleti’ne ve Türk devlet adamlarına bir siyasetname ve bir millî vasiyet gibidir) Atatürk İlkeleri ve Kalkınma: Sosyal Psikoloji Bakamından Bir tetkik (1965).

Henüz kitaplaşmamış pek çok makalesi, konferans metinleri de bulunmaktadır. Adına adanmış özel sayılar ve armağan kitaplarında geniş bibliyografyası neşredilmiştir.

Rahmetli büyük bilginimizin ölümünden hemen sonra Hayat Tarih Mecmuası’nda yapılan bir değerlendirmede şu satırlar vardır:

“… Mümtaz Turhan, pek kısır olan son çağ Türk düşüncesinin birkaç şahsiyetinden biridir. Türkiye’nin ve Türk toplumunun Doğu medeniyetinden Batı medeniyetine geçme çabası ve bu çabanın tarihî tahlili üzerinde yapılan ilk ciddî deneme olan ve yazarın şaheseri sayılan “Kültür Değişmeleri’nden sonra, gittikçe daha aktüel mevzuları işledi. Çağdaş medeniyet seviyesine çıkabilmemiz için lazım gelen şartlar üzerinde çalıştı. Ölüm/kalım davamız olan bu kalkınma meselesinde, hayale olduğu kadar ümitsizliğe de yer vermeden, tamamen ilmî ve gerçekçi incelemeler yaptı. Henüz altmış yaşında kaybettiğimiz Mümtaz Turhan, fikrî ortamın lise seviyesinde yazılarla nadiren demagoji ve polemik olmaktan çıkabildiği Türkiye’de, bir yıldız gibi parladı. Son aylarda Millî Eğitim Bakanlığı’nda Sosyal Bilimler Komisyonu Başkanı ve bu sıfatla Bin Temel Eser Kurulu üyesi olarak çalıştı (Bu dizideki en güzel ve sağlam eserlerden birisi de onun Kültür Değişmeleri eserinin yeni baskısıdır). Türk ilminin ilmi şeref ve haysiyetini temsil eden bir sima oldu. Ucuz şöhrete iltifat etmedi. Nadir ilim ve fikir adamlarımızdan biriydi.

Bütün bu vasıfları ile Prof. Dr. Mümtaz Turhan, asla layık olduğu anlayışlı çevreyi bulamadı. Böyle bir şahsiyeti değerlendirebildiğimizi iddia edemeyiz. Birinci sınıf ve yüksek tirajlı gazeteler kendisine sütunlarını kapamışlardı. Çünkü solcu değildi.

Kalkınma mevzuunda parlak ve kolay yol göstermediği için kendisinden çekinen hükümetler, fikrî seviyesinden ürken ve eserlerini kıskanan ilmî çevreler oldul Cazip şöhretlere sayfa sayfa mersiyeler yazılan basınımızda da Mümtaz Turhan’ın pek vakitsiz ufûlü, layık olduğu akisleri yapmadı. Ölüm haberini yalnız bir, iki gazete, son sayfalrında verdiler. Türk Milleti’nin bir Prof. Turhan daha yetiştirmesi kolay olmayacaktır. Mümtaz Turhan gibi değerlerimiz varsa bunların çoğu mütevazı ve istemesini hiç bilmeyen, yaygaradan ve reklamdan nefret eden insanlardır. Ancak bu insanları değerlendirmeyi, onlardan şöyle böyle değil de, kapasiteleri nisbetinde faydalanmayı öğrenmedikçe, Türk devleti için gerçek kalkınma, ufukların ötesinde kalacaktır!

Temel eserleri dışında pek çok ve hacımlı tercümeleri de bulunan Mümtaz Bey’den sonra kürsü başkanlığına gelen ve onun yetiştirdiği en değerli alimlerimizden olan Erol Güngör de 45 yaşında aramızdan ayrıldı. (Bu dizinin ileriki seyri içinde ondan da bahsedeceğiz) Bugün aynı kürsü başkanı olan ve Mümtaz Bey’in eski bir arkadaşının, Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık’ın küçük oğlu, İsmail Alev Arık da Mümtaz Turhan’ın yetiştirdiği çok değerli bir bilim adamımızdır..

Mümtaz Bey’in öğrencisi olmak bahtiyarlığına eren kişiler arasında yine genç yaşta, doçent iken yitirdiğimiz Namık Ayvalı da vardır. Bütün bunların dışında rahmetlinin bir insan yetiştirici alim olduğu ortadadır. Onun öğrenciliğinde bulunanlar, Hoca’yı hiçbir zaman unutmazlar, unutamazlar. Çok bahtiyarım ki rahmetli ile çok yakın dostluğumuz vardı. Yayınevime haftada bir, bazen iki defa uğrardı. Sohbet ederdik. Düşüncelerinden feyz alırdık. Allah yattığı yeri nurlarla doldursun.

TEMEL GÖRÜŞLER

(…..) Binaenaleyh kalkınma veya garplılaşma ile ifade edeceğimiz bu umumi, bütün cemiyete şamil içtimai vetirenin gerçekleşmesinin tek çaresi garptan, ilimle, ona dayanan tekniği almaktır. Bunun için de bol sayıda birinci sınıf ilim ve teknik adamları yetiştirmek, hakiki ilim müesseseleriyle araştırma enstitüleri kurmak mecburiyetindeyiz. Hakikatte Japonya, Rusya gibi sonradan garp medeniyetine intisap eden memleketlerin muvaffak olmalarının sırrı da budur.

Bizim bu münasebetle yanıldığımız noktalardan biri de, ilmi mekteplerde, hatta üniversitede okutulan şeylerle, edinilen malumatla bir tutmak veya sadece ilk tahsille garp medeniyetine intisap edebileceğimizi zannetmektir. Bunlar ancak ilmin başlangıcı ve ona giden yollardır. Hedefe yetişmedikçe bu yolun herhangi bir merhalesinde bulunmuş olmanın bir kıymeti yoktur.

Bunun gibi, bütün şartları ve şümûlü ile ilmi ve ilmi zihniyeti edinmeden, birinci sınıf ilim ve teknik adamlarından, bunların yardımcılarından teşekkül eden asgarî kadroya sahip olmadan, garbın tekniğine kavuşabileceğimizi, sanayileşeceğimizi, devamlı bir şekilde kalkınabileceğimizi de zannetmek büyük bir hatadır. Nitekim ikiyüz seneden beri edindiğimiz acı tercübeler, muhtelif denemelerin, teşebbüslerin müsbet bir netice vermemesi, hepsinin başarısızlığa uğraması da bunu göstermiştir.

Hakikatte bundan takriben 120 sene evvel Abdülmecit daha şehzadeliği zamanında Türkiye’yi İngiltere gibi bir sanayi memleketi haline getirmeyi kafasına koymuş, padişah olur olmaz bütün salahiyetlerini kullanmak, halkı ve hususi sermayeyi teşvik etmek suretiyle memleketin muhtelif yerlerinde 15, belki de daha fazla fabrika, imalathane kurmuştu. Fakat bu fabrikalardan bize ancak üç tanesi intikal edebilmiştir.

Bunun sebebi, hiç şüphesiz bir fabrika kurmanın ne gibi şartlara bağlı olduğunun ve ilimle tekniğin arasındaki münasebetin bilinmemesi, elde kafi miktarda mütehassıs elemanların mühendis, tekniker, usta ve kalifiye işçilerin bulunmaması ve bir de memleketin ihtiyaçlarını, imkanlarını göz önünde tutan umumi bir kalkınma planının mevcut olmamasıdır.

İşte bizim her devirde rastlanan gafletlerimizden birisi de budur. Ana şartlara riayet etmeden, zaruri tedbirleri almadan sihrin kudretine inanıyormuş gibi hareket ederek memleketi çok kısa bir zamanda kalkındıracağımızı vehmetmekteyiz.”

Doğan Cüceloğlu

Haziran 29th, 2012

Mersin’in Silifke kasabasında 11 çocuklu bir ailenin 11. çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve ortaokulu orada bitirmiştir. Ankara ve Kırklareli’de liseyi bitirip İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. ABD’de Illinois Üniversitesi’nde Bilişsel Psikoloji doktorasını yapmıştır.

Türkiye’de Hacettepe ve Boğaziçi üniversitelerinde çalışmış, Fulbright bursu ile Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bir sene görev almıştır.

1980-1996 yılları arasında ABD’deki Fullerton şehrinde Kaliforniya Eyalet Üniversitesi’nde görev yapmıştır. 1996’dan bu yana Türkiye’de üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, anababalara ve işadamlarına yönelik seminerler, konferanslar ve atölye çalışmaları düzenlemektedir.

Kitapları

İnsan İnsana
İnsan ve Davranışı
İçimizdeki Çocuk
İyi Düşün Doğru Karar Ver
Yetişkin Çocuklar
İçimizdeki Biz
Savaşçı
‘Keşke’siz Bir Yaşam İçin İletişim
‘Mış Gibi’ Yaşamlar
Başarıya Götüren Aile
Bir Kadın Bir Ses

Sigmund Freud

Haziran 29th, 2012

06 Mayıs 1856 yılında doğdu. Vienna ve Paris’te okudu. Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. 1881’de tıp öğrenimini bitirdi. 1883’te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert’in yönetiminde psikaytri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı.

1897’de Oedipus Kompleksi, 1900’de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı. Sinir hastalıkları profesörü olan Sigmund Freud, psikanalizin kurucusudur. Freud, 1910 – 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı. 1903’te Vienna’da Psikanalizm cemiyetini kurdu.

Sigmund Freud, 1923’de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti.

23 Eylül 1939’da,  83 yaşında Londra’da öldü.

Eda Gökduman

Haziran 29th, 2012

1980 İstanbul doğumludur. 19 Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden EVLİLİK DOYUMU VE SOSYAL MÜBADELE KURAMI tezi ile mezun olmuştur.

Çalışma hayatı boyunca psikiyatristlerle birlikte çocuk, ergen ve yetişkin ruh sağlığı alanında klinik çalışmalar yürütmüş olup aile ve evlilik terapisi alanında bir çok aileye danışmanlık vermiştir.  Özel Meralcan Koleji, Zeynep Abla Anaokulları,  Neş’ e Erberk Joyfull House Yetenek Geliştirme Merkezi ve daha bir çok anaokulunda, diyaliz merkezlerinde, Arkas Holding/ İzmir, Hürriyet Gazetesi/İzmir, Hugo Boss/ İzmir, Özel Tüp Bebek merkezleri, Psikodinami Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı merkezinde , Hasan Özkan Çocuk Hastalıkları Dal Merkezine danışman psikolog olarak hizmet vermiştir.

İzmir Özel Altınordu Hastanesi’de psikolog olarak görev yapmış olup  2007 yılında kendine ait muayenehanesinde çocuk, ergen  ve yetişkinlere psikolojik destek vermiştir. Şu an Yeni İsviçre Hastanesi’ nin psikoloğu olarak görev yapmakta olup   Çocuk ve  Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları tanı ve tedavi merkezinde Uzm Dr GÖKÇE KÜÇÜKYAZICI ile birlikte  çocuk , ergen ve ailelerine psikolojik destek vermektedir.

Gündüz Vassaf

Haziran 29th, 2012

1946 yılında Amerika’da doğdu. Liseyi İstanbul Robert Koleji’nde tamamladıktan sonra 1968’de George Washington Üniversitesi’nde psikoloji eğitimi gördü. 1977’de Ankara Hacettepe Üniversitesi’nden doktorasını alan Vassaf, uzun bir süre Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi’nde öğrencilere psikolojik danışmanlık yaptı. Uluslararası Psikologlar Konseyi yönetim kurulu üyeliğinde bulunan Gündüz Vassaf, 12 Eylül askeri darbesinden sonra öğretim üyeliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesi’nden istifa etti.

O tarihten sonra Kasel, Bremen ve Marburg Üniversitelerinde öğretim üyeliği, Kanada’da McGill Üniversitesi Center for Developing Area Studies’te konuk akademisyen, Amsterdam’da Averoes Stichting’de klinik psikolog, Viyana’da Instutude für Hohore Studium’da konuk araştırmacı olarak bulundu.

Kitapları

Zekâ ve Zekâ Testleri Nedir Ne Değildir?, Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi Yayınları, Ankara, 1977

Temel Zihin Yetenekleri Testi, Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi Yayınları, Ankara, 1977

Introduction to Psychology (Editör), Bogaziçi Üniversitesi, İstanbul, 1978

Wir Haber unsere Stimme noch nicht laut gemacht; Türkische Arbeitkinder in Europa, Res Publicae, Felsberg, 1985

Cehenneme Övgü, Gündelik Hayatta Totalitarizm, İletişim Yayınları, İstanbul, 1999

Cennetin Dibi, Modern Zamanda Eğlencelik Hayat, İletişim Yayınları, İstanbul, 1999

Annem Belkıs, İletişim Yayınları, İstanbul, 2000

Tarihi Yargılıyorum, İletişim Yayınları, İstanbul, 2007

Ozanser Uğurlu

Haziran 29th, 2012

1975 yılında Turhal’ da doğdu. ODTÜ Psikoloji bölümünü bitirdi. İlk çalışmaları bilimsel dergilerde yayınlandıktan sonra çeşitli popüler dergiler ve günlük gazeteler için Psikoloji ile ilgili konularda yazılar hazırlamaya ve danışmanlık yapmaya başladı.

Halen; HÜLYA Magazin Dergisinde, Sabah Gazetesinde ve www.sporline.com internet sitesinde psikoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Bunlara ek olarak şirketler için “kadın-erkek ilişkileri”, “kadının toplumdaki yeri ve toplumsal rolleri”, “kadınların hayatın içinde karşılaştıkları psikolojik sorunlar” ve “kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları problemler” gibi konularda seminerler vermektedir.

İlk kitabı olan “KADINLAR Aşk Güzellik ve Mutlu Bir Hayat” Remzi Kitabevi tarafından 2002 yılının Eylül ayında yayınlanmıştır.

Yılmaz Özakpınar

Haziran 29th, 2012

1934’te Boyabat’ta doğdu. 1957’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünden, 1960’da Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi Psikoloji Bölümünden mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi Tecrübî Psikoloji Kürsüsünde 1964’de doktorasını verdi; 1978’de profesör oldu. Alexander von Humboldt bursu ile 1972-74’de Köln Üniversitesi Sosyoloji Araştırma Enstitüsü’nde, aynı bursla 1978’de Bern Üniversitesi Pedagojik Psikolojik Bölümünde ve Fulbright bursu ile 1980-81’de Oregon Üniversitesi Kognitif Psikoloji Laboratuarı’nda araştırma yaptı. 1982-88’de Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesidir. “Psikolojinin Temel Mefhumları”, “Öğrenmede Dikkat Problemi”, “Hafıza Yanılmalarının Doğuşu”, “Hafıza”, “Kültür ve Medeniyet Anlayışları ve Bir Medeniyet Teorisi”, “İslâm Medeniyeti ve Türk Kültürü”, “Batılılaşma Meselesi ve Mümtaz Turhan” “Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler”, “İnsan İnanan Bir Varlık” adlı eserlerin müellifidir.

Prof. Dr.Üstün Dökmen

Haziran 29th, 2012

1954 yılında İstanbul’da doğdu. Türk akademisyen, psikolog, yazar ve televizyon programcısı.

1971 yılında Ankara’da Cumhuriyet Lisesi’ni bitirdi. Sosyal bilimlere ilgi duyuyordu, ancak öncelikle Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü’ne kaydoldu. Üçüncü sınıfa gelince fiziğin kişiliğine uygun olmadığını fark etti. Yeniden üniversite sınavlarına girerek Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne geçti. Bu bölümden mezun oldu ve aynı bölümde Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) alanında master yaptı. Psikolojik danışma ve rehberlik alanında 1986 yılında doktora, 1988 yılında doçentlik, 1995’te ise profesörlük derecesi aldı. Halen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde öğretim üyesidir.

TRT’de Küçük Şeyler adlı bir programı hazırlıyor ve sunuyordu.

Eserleri 

Kitapları

Sanatta ve Günlük Yaşamda İletişim Çatışmaları ve Empati
Yarına Kim Kalacak? Evrenle Uyumlaşma Sürecinde Varolmak, Gelişmek, Uzlaşmak
Küçük Şeyler, 2004. ISBN 9753223528.
Sosyometri ve Psikodrama
“Ladesci” 2005
“Küçük şeyler 2” 2006

Oyunları

Oyunlar-Otoyolda Piknik-Padişah 1 Hali Osman
Bir Yumurtanın Tarihçesi veya Bir Yumurta Pişirme Tarifi
Toplumsal Cinsiyet
Yağmurda Yangın
Selam
Komşu Köyün Delisi (tiyatro oyunu)
Ladesçi (Yaşamın Kerteriz Defterinden Bir Roman)