Ahmet Mete Işıkara

Haziran 29th, 2012

Işıkara, 1941 yılında Mersin’de doğdu. 17 Ağustos 1999’da Marmara bölgesinde yaşanan ve büyük yıkımlar ile ölümlerin olduğu Mw 7.4 büyüklüğündeki deprem sonrası yaptığı toplumu bilinçlendirme çabaları nedeniyle özellikle dönemin çocuklarının bilincine deprem dede, deprem amca gibi isimlerle de yerleşti.

Ahmet Mete Işıkara AHDER (Afete Hazırlık ve Deprem Eğitim Derneği)’in yönetim kurulu başkanlığını yapmaktadır.

Tarihlerle hayatı

1965 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Bölümü’nü bitirdi ve aynı bölüme asistan oldu.

1969 yılında Necmi Rıza Ahıska’nın kızı Aysel Ahıska ile evlendi.

1973 – 1974 yılları arasında askerlik görevini Harita Genel Komutanlığı’nda yaptı .

1976 – 1983 yılları arasında Türkiye Ulusal Jeodezi ve Jeofizik Birliği Ulusal Jeomagnetizma ve Aeronomi Komisyonu Başkanlığı yaptı.

1979 – 1982 yılları arasında Avrupa Depremlerin Önceden Belirlenmesi Çalışma Grubu’nda koordinatör

1980 – 1983 yılları arasında Türkiye adına Avrupa Konseyi Deprem Uzmanları Komitesi’nde temsilcilik yaptı.

1985 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde göreve başladı.

1985 yılında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırmaları Enstitüsü’nde müdür yardımcısı oldu.

1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırmaları Enstitüsü’nde müdür oldu.

Okan Murat Öztürk

Haziran 29th, 2012

Anadolu geleneksel müziğinin ve bu müziğin vazgeçilmez çalgısı bağlamanın önemli temsilcilerinden biri olan Okan Murat Öztürk, 1967 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Jeoloji mühendisli bölümünden mezun olan Öztürk, geleneksel müziği ve bağlama çalma tekniklerini, otantik kaynakları (Muharrem Ertaş. Ramazan Güngör Neşet Ertaş, Feyzullah Çınar, vb) ve usta sanatçıları (Mehmet Erenler, Musa Eroğlu,Talip Özkan, Arif Sağ, vb) dinleyerek öğrendi. C. Güla ve M. Aktan gibi hocalarla da doğrudan çalışma olanağı oldu. “Kültür Bakanlığı Ankara DTHM Korosun’da ve ‘TRT’de bağlama sanatçısı olarak görev yaptı.

1984’ten başlayarak, yurtiçi ve dışında, çeşitli düzeylerde bağlama eğiticiliği yaptı. Öztürk, 1988’de Türkiye’de ilk kez, bağlama ailesi çalgıları ve Anadolu müziğini tanıtma amacını taşıyan “Bengi Bağlama Topluluğu”nu kurdu. Bu toplulukla birlikte, aralarında Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve Houston Uluslararası Festivali gibi önemli festivallerin de bulunduğu çok sayıda organizasyonda yer aldı. 1990’dan itibaren, bağlama ailesi çalgıların (cura, bağlama, tanbura, divan) armonik çalınış olanakları üzerine, Türkiye’nin önde gelen besteci ve eğiticilennden, Ertuğrul Bayraktar’la çalışmalar yaptı. Türk müziği ve özellikle de Anadolu makamlarına özgü bir çok seslendirme yöntemi olan, “Kemal İlerici (dörtlü armoni) Sistemi “ne dayanan bu çalışmalar sonucunda, özgün bir repertuarın geliştirilmesini sağladı.

Öztürk, yurt içinde katıldığı konser, festival ve sempozyumların yanısıra, Amerika, Almanya, isviçre, Küba ve Tacikistan’da konserler verdi. E.Oğur (perdesiz gitar), A.Kanneci (klasik gitar), Hasan Yükselir (bariton), Tolga Çandar (bariton), Ömer Yılmaz (tenor) gibi sanatçılarla birlikte, stüdyo çalışmaları, tv-radyo programları ve konserler gerçekleştirdi. Sanatçı ayrıca, geleneksel çalgılardaki transpoze akort ve pozisyon sorunlarını çözmek amacıyla, “dört telli saz” ve “bas bağlama” gibi yeni çalgıların tasarım ve terası üzerinde çalışmalar yapmaktadır.

Bugüne dek yayınlanmış albümleri; “Hiç” (1999-Erkan Oğur ile birlikte), “Güneş Bahçesinden Ezgiler” (1999-Bengi Bağlama Üçlüsü’yle birlikte), “Eski Havalar” (1998-solo) ve “Turkish Authentic Saz” (1997-solo).

Prof. Dr.Arman Kırım

Haziran 29th, 2012

İlköğretimini Söke Kemalpaşa ve 6 Eylül İlkokullarında gördü. Orta ve liseyi Bornova’da, dönemin adıyla İzmir Koleji’nde (Bugünkü ismi BAL) yatılı olarak okudu (1965-1972). 1976 yılında ODTÜ İşletme bölümünü, 1978 yılında İngiltere’de Leeds University Ekonomi bölümünde yüksek lisans (MA) çalışmasını bitirdi. 1981-1984 yılları arasında İngiltere’de University of East Anglia’da gelişme ekonomisi alanında doktora (PhD) yaptı.

Doktorasını bitirdiği yıl İngiltere’nin Coventry kentindeki Warwick University’de öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986 yılında ODTÜ İşletme bölümünde Yardımcı Doçent olarak göreve başladı. Bir yıl sonra, Kasım 1987’de Doçent oldu. 1992 yılında üniversiteden istifa etti.

Fed Training/DC Gardner isimli, Türkiye’nin ilk bankacılık ve yöneticilik eğitim şirketini kurdu. Bu şirketin başarısından dolayı, aynı zamanda da profesyonel eğitim sektörü gibi ülkemizde yeni bir sektörün kuruluşuna öncülük etmesi nedeniyle kendisine 1995 yılında Jaycees ve Hürriyet Gazetesi tarafından “Yılın En Başarılı Genç Girişimcisi” ödülü verildi.

Yurtdışı ve yurtiçi bilimsel dergilerde çok sayıda makalesi yayınlandı. 2003 yılında yayınladığı ‘Mor İneğin Akıllısı’ isimli iş kitabı, Türkiye’de tüm zamanların en çok satan iş kitabı oldu. Çoğu çok satanlar listesine giren 17 kitap yayınladı. 2007 yılında yazdığı ‘Türkiye Nasıl Zenginleşir’ isimli kitapla Türkiye için dört başı mamur bir kalkınma ve sanayileşme stratejisi oluşturdu. Bu kitapta geliştirilen stratejiyi tamamlayıcı olarak, 2010 yılında, yenilikçi girişimciliğe dayalı bir ulusal kalkınma modeli öneren ‘Yeni Girişimcilik: İşsizliğin ve Ekonomik Büyümenin Çaresi’ kitabını yayınladı.

Radikal Gazetesi’nin ilk çıktığı yıl bu gazetede haftalık strateji yazıları yazdı. Daha sonra strateji ve pazarlama konulu yazılarını Milliyet Gazetesi’nde sürdürdü. TV8 kanalında kendi hazırlayıp sunduğu ‘Girişimci’ isimli bir program yaptı. 2006 başında aylık ekonomi dergisi Turkishtime’da ‘Prof.Arman Kırım’la Strateji ve İnnovasyon’ isimli bir bölüm yazmaya başladı. Ekim 2009’da Türkiye gazetesinde “Prof. Arman Kırım’la BUSINESS” isimli, Türkiye iş dünyasını bilgilendirip geliştirme amaçlı haftalık bir sayfa hazırlamaya başladı.

Kırım, 2004-2010 yıllları arasında Hürriyet Gazetesi’nde, hobisi olan yemek üzerine bir sayfa hazırlama görevini üstlendi. Hürriyet Pazar’da yayınlanan bu tam sayfa yazılarla Türkiye’nin zengin yeme-içme kültürüne yeni bir bakış açısı getirmeyi hedefledi. Türk mutfağının modernleşmesi ve yaratıcı bir Türk mutfağı geliştirilmesi gerektiği tezini yazılarında sürekli olarak savundu ve yol gösterici olması arzusuyla, kendi tasarladığı modern Türk yemeklerinin tariflerini ardı ardına yayınladı. Yemek yazılarında aynı zamanda mutfak tekniklerini anlatmaya özen gösterdi ve mutfakta başarının iyi teknik bilmekle, kaliteli malzemeye dayandığı tezini savundu. Yemek yazılarıyla okurlarına mutfak konusuna çok farklı ve evrensel bir bakış açısı kazandırmaya çalıştı.

İş ve ekonomiyle ilgili kitaplarında ortaya koyduğu tezler Türkiye iş dünyasında her zaman yankı gördü. Türk iş dünyasına ‘farklılaşma’ ve ‘innovasyon’ gibi çok önemli kavramları benimseten kişi olarak tanındı. Kırım aynı zamanda Türkiye ekonomisinin kalkınması ve işsizliğin önlenmesine yönelik alternatif ve sıradışı tezler içeren kitaplar yazdı. ‘Türkiye Nasıl Zenginleşir’ ve ‘Yeni Girişimcilik’ isimli kitapları, Türkiye ekonomisinin hızlı büyümesi ve yeni istihdam alanları yaratılabilmesi amaçlarıyla çok sıradışı ve daha önce konuşulmayan farklı büyüme modelleri ortaya koydu, ayrıntılarıyla bu büyüme stratejilerinin adımlarını açıkladı. Akademisyen, öğretmen, girişimci/iş adamı, iş kitabı yazarı, konuşmacı, şirket danışmanı, aşçı ve yemek yazarı olarak çok yönlü bir yaşam sürmeye çalıştı.

Doç. Dr.Nezir Köse

Haziran 29th, 2012

1963 yılı Ankara doğumlu olan Nezir Köse ilk,orta  ve lise tahsilini Ankara’da tamamladıktan sonra 1989 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İstatistik  Bölümünden mezun oldu.

Gazi Üniversitesi Sosyal  Bilimler  Enstitüsü Ekonometri Bölümünden 1992 yılında yüksek lisans,1998 yılında ise doktora eğitimini tamamladı.Gazi Üniversitesi  İktisadi ve idari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümünde 1990 yılında Araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayan Nezir Köse,2001 yılında yrd.doçent,2006 yılında  doçent unvanlarını aldı.

2001-2004 yılları arasında Gazi Üniversitesi  İİBF.Dekan yardımcılığı görevini yaptı.2008 yılında  Fakülte Kurulu ,2010 yılında Fakülte Yönetim Kurulu  üyeliğine doçent temsilcisi olarak seçilmiş olup bu görevlerini halan devam ettirmektedir.

Uygulamalı  ekonometri ve zaman serileri analizi alanlarında çok sayıda yayımlanmış çalışması bulunmaktadır.Halen Gazi Üniversitesi İktisadı ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümünden  öğretim  üyesi olarak  çalışmaya devam eden Nezir Köse evli ve iki çocuk babasıdır.

Mahmut Demir

Haziran 29th, 2012

1974 yılında Gaziantep’te doğdu. 1985-1991 yılları arasında Nizip İmam-Hatip Lisesi’nde okuyanDemir, 1992 yılında Gaziantep Ömer Özmimar İmam-Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 1997’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Demir, 1998-2006 yılları arasında Adıyaman’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak görev yaptı.

2007 yılında Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanlığına atanan Demir, son üç yıldır da Diyanet İşleri Başkanlığınca yürütülen Konulu Hadis Projesinde görev yapıyor.

2001 yılında “Hadis Edebiyatında Terğîb-Terhîb Rivayetlerinin Değerlendirilmesi” isimli çalışmasıyla yükseklisansınıtamamlayan Demir 2010 yılında “Fezâilu’s-Sahâbe Rivayetleri Bağlamında Şiî-Sünnî İhtilafının Hadis Rivayetine Yansımaları” başlı ğ ıaltında yaptığı çalışmasıyla da Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Hadis Anabilim Dalında doktorasını tamamladı.

Cemil Paslı

Haziran 29th, 2012

1969 yılında Tokat İli Zile İlçesi Çeltek köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Zile’de Alparslan Ortaokulunda okudu. Kırklareli 60. yıl Sağlık Meslek Lisesinde 1.ve 2. sınıfı, Konya Atatürk Sağlık Meslek Lisesinde 3 ve 4. sınıfı yatılı okuyarak 1987 yılında Sağlık Memuru oldu. Yozgat’ta 1 yıl Sağlık memurluğu yaptı. 1988’de girdiği Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesini 1993’de bitirdi. Aynı yıl ikinci Yüksek Okulu Konya Sağlık Eğitim Enstitüsü’e başladı ve 1996 da mezun oldu. Sağlık Meslek Lisesi Öğretmeni olarak memuriyetine devam etti. 1997’de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans yaptı.

Seminer tezi olan “Aleviliğin Ortaya Çıkışı” çalışmasını genişleterek “Türk Aleviliği“ ismiyle Gündönümü yayınlarından 2006 yılında bastırdı. 2007 yılında “Tarihi, Kültürel, Foklorik Açıdan Alevilik“ gündemli Abant Platformunun düzenlediği toplantıya katıldı. Alevilikle ilgili bir çok çalışmaya katıldı.

1997 yılında Shçek Erkek Yetiştirme Yurdunda Öğretmen olarak göreve başladı ve 2004 yılına kadar bu göreve devam etti.2004 yılında Konya Huzurevi YBRM de Müdür Yardımcılığı görevinde 2004-2006 yılları arası görev yaptı. 2006 yılında Konya Shçek İl Müdür Yardımcılığı görevine, 2007 de Aile Danışma Merkezi Müdür V. görevine atandı. Halen  aynı görevlerine devam ediyor.

Yeni Konya, Belge gibi gazetelerde, bazı web sitelerinde köşe yazarlığı sürekli, çeşitli dergi ve gazetelerde bazen makaleleri yayınlanmaktadır.

Askerliği 2000 yılında Bedelli olarak Karabük’te yaptı. Konya Yazarlar Birliği Üyesi. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

İngilizce ve Arapça bilmektedir.

İbrahim Eken (Hoca Efendi)

Haziran 29th, 2012

1927 yılında Kayseri’de doğan Eken, ilk-orta ve lise tahsilini Kayseri’de tamamladı. Liseden mezun olduktan sonra babasının isteği üzerine İstanbul Teknik Üniversitesine kaydolan Eken, asıl okumak istediği İlahiyat Fakültesi 1949 yılında Ankara Üniversitesi bünyesinde açılınca 1950-51 öğretim yılında İlahiyat Fakültesine kaydoldu.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenimini sürdürürken Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı vaizlik-müftülük sınavına katılan Eken, kazandığı bu sınavla Ankara Merkez vaizliği görevi ile memuriyet hayatına başladı.

1954 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden me-zun olan Eken, Kayseri’de ve Ankara’da dönemin âlimlerinden olan Hasan Hüsnü Erdem, Ahmet Hamdi Akseki, HasanFehmi Başoğlu ve Ali Himmet Berki gibi önemli hocalardan özellikle “usul” konusunda özel dersler aldı. İhtisas yapmak için iki yıl Bağdat’a giden Eken, ihtisasını tamamladıktansonra tekrar yurda dönerek buradaki görevini sürdürdü.

Diyanet İşleri Başkanlığında vaizlikle göreve başlayan Eken, sırasıyla Ankara, İstanbul ve Kayseri Vaizliği, Teftiş Heyeti Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.

Kaleme aldığı çok sayıda yayınlanmış makalelerinin yanı sıra, “Din Psikolojisi, Kader, Cennet Bahçeleri ve Kulluk” isimli neşredilmiş eserleri de bulunan Eken Hoca Efendi, uzun yıllar gerek kürsülerde, gerek televizyonlarda ve gerekse deverdiği konferanslarda kendisini İslam’ı anlatmaya vakfeden gönüleri birisi olarak biliniyordu.

17 Temmuz 2010 tarihinde Kayseri’de Hakkın rahmetine kavuşan İbrahim Eken Hoca Efendi, çok sayıda eş, dost ve sevenlerinin katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından Kayseri’de defnedildi.

Camii Kebir”de Cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazına, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Emniyet Müdürü Cuma Ali Aydın, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, hacılar Belediye Başkanı Ahmet Herdem, Kızılay Kayseri Şube Başkanı Ayhan Uzandaç ile İbrahim Eken Hoca Efendi”nin yakınları ve sevenleri katıldı.

Cenaze namazını kıldıran İl Müftüsü Şaban İşlek, İbrahim Eken Hoca Efendi”nin örnek bir insan olduğunu ve bir çok talebe yetiştirdiğini belirterek, “Kayseri”den bir yıldız daha kaydı. Değerli bir insanı daha kaybettik. Allah rahmet eylesin” dedi.

İbrahim Eken Hoca Efendi”nin cenazesi şehir mezarlığında gözyaşları içerisinde toprağa verildi.

Bahriye Üçok

Haziran 29th, 2012

1919’da Trabzon’da doğan Üçok, İstanbul Kandilli Kız Lisesini bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Ortaçağ Türk-İslam Tarihi Bölümü’nden alırken, aynı zamanda Devlet Konservatuarı Opera bölümüne de devam etti ve bu bölümü de bitirdi. Samsun ve Ankara’da on bir yıl süren lise öğretmenliğinden sonra, 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Öğretim Üyesi oldu. Aynı zamanda bu fakültenin ilk kadın öğretim üyesidir Bahriye Üçok.

1954 yılında “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlarla” adlı tezinde başarılı bulunarak doçentliğe yükseldi. Farsça ve Arapça’yı iyi bilen Üçok, Kur-an’ı Kerim’e bağlı kalarak İslâm dinini çağdaş, gerçekçi ve dinin özünde bulunan hoşgörüyle yorumladı. Bu nedenle 1960’lı yıllardan itibaren tehditler almaya başladı ve kendini güvencede hissetmediği için akademik çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı.

1971 yılında kontenjandan senatör oldu ve bu gelişmeyle birlikte aktif siyasi yaşama da başlamış oldu. Siyasi tercihini CHP’den yana kullanan Üçok, 1977’de CHP’ye katıldı. 12 Eylül’den sonra açılan Halkçı Partinin 1983’de kurucu üyesi oldu. Daha sonra 1984 seçimlerinde de bu partiden Ordu Milletvekili olarak T.B.M.M.’ne girdi. 1986’dan itibaren SHP üyesi oldu ve 1990 Eylülünde bu partinin parti meclisi üyesi seçildi.

1989’da televizyonda yapılan bir açık oturumda, “İslâm’da Örtünmenin Zorun Olmadığını” açıklamasından sonra, “İslami Hareket” adlı örgütün yoğun tehditlerini almaya başladı. Tehditlerin ardından, 6 Ekim 1990 günü evine gönderilen kitap paketini kapısının önünde açmaya çalışırken içine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

“İslâm’dan Dönenler ve Yalancı Peygamberler”, “İslâm Devletinde Kadın Hükümdarlar”, “İslam Tarihi”, “Emeviler – Abbasiler ve Atatürk’ün İzinde Bir Arpa Boyu” adlı yapıtları bulunan Üçok, birçok makale ve araştırma yazısı kaleme aldı. Aly Mazahéri’nin “Ortaçağda Müslümanların Günlük Yaşayışları” adlı yapıtını da Türkçe’ye kazandırdı.

Prof. Dr.Mustafa Sait Yazıcıoğlu

Haziran 29th, 2012

Türkiye Cumhuriyetinin 14. Diyanet İşleri Başkanı olan Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı. Aynı yıl girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 1971 yılında mezun oldu.

Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştıktan sonra 1972 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi. 1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı. 1977 yılında Doktorasını tamamlayarak yurda döndü. Aynı yıl Dr.Asistan olarak Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne intisab etti. 1983 yılında Doçent, 1988 yılında Profesör oldu.

17 Haziran 1987 3 Ocak 1992 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı. 14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı. 21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı. 10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Ord. Prof.Şemseddin Günaltay

Haziran 29th, 2012

1883 yılında Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde doğdu. Yüksek Öğretmen Okulu Fen Şubesinden mezun olduktan sonra Lozan Üniversitesi Tabiiyat Bölümünü bitirdi. Özel olarak Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi.

Kıbrıs İdadisi’nde öğretmenlik, Midilli İdadisi, İzmir ve Gelenbevi Liseleri müdürlüklerinde bulundu. 1915 yılında İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi Türk Tarihi ve İslâm Kavimleri Tarihi Müderrisi tayin edildi. Süleymaniye Medresesi’nde Dinler Tarihi ve İslâm Felsefesi okuttu. 1924 yılında İlahiyat Fakültesi’nin kuruluşunda bu fakültenin başına getirildi.

1915 yılında Ertuğrul Sancağı (Bursa)’ndan Bilecik Mebusu seçilerek siyasî hayata atılmıştır. Mütareke günlerinde İstanbul Darülfünûnu’nda millî davayı kuvvetle savunan ve gençlere yol gösteren hocalardan biri olmuştur. Ankara’da millî hükûmet kurulduktan sonra, İstanbul Belediye Meclisi’nde üyelik ve başkan vekilliği yaptı. Bu arada, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde görev aldı.

1923-1950 yılları arasında Sivas, 1950-1954 yılları arasında Erzincan Milletvekilliği yapan Şemsettin Günaltay, 1949’da Hasan Saka’nın istifası üzerine 18. T.C. Hükûmetini kurmuş ve Demokrat Parti iktidarına kadar da Başbakanlık görevini sürdürmüştür.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı ve Kurucu Meclis Üyeliği de yapan Günaltay, 1961 yılında İstanbul Senatörü seçildi, ancak aynı yıl vefat etti. 1941’den ölümüne kadar Türk Tarih Kurumu’nun Başkanlığını yapan Günaltay, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Başbakanı Olduğu Hükûmetler ve Görev Zamanları
18. T.C. Hükûmeti 16.01.1949 – 22.05.1950


Büyük mütefekkir ve devlet adamı Ordinaryüs Profesör Şemseddin Günaltay 19 Ekim 1961 günü vefat etti. İstanbul Üniversitesinde senelerce öğretim üyesi sıfatıyla çalışarak binlerce talebe yetiştiren, bütün tarihçilerin ya doğrudan doğruya veya neşriyatı vasıtasıyla hocası olan bu faziletli âlimin kaybı Türklük âleminde ve hassaten üniversite çevrelerinde derin bir üzüntü ile karşılandı. Geniş ölçüdeki neşriyat ile memleket irfanına hizmet ettiğini, içtimaî ve siyasî dertlerimizle yakından alâkadar olduğunu, seksen yıllık ömrünü son nefesine kadar memleket mes’elelerine vakfettiğini bildiğimiz Şemseddin Günaltay’ı şükran ile anmak borcumuzdur.

Onun hayatı, gerek siyasi ve gerek ilmî faaliyetleri etraflı bir surette tetkik edildiği zaman, yaptığı hizmetlerin önemi ve yarım asırlık tarihimizdeki mevkii daha iyi anlaşılacak ve bu örnek hayat, gelecek nesiller için birer ders mahiyetini taşıyacaktır. Rahmetli üstadın hatırasını taziz için, Profesör M. Tayyib Gökbilgin’in (6 Kasım 1961 tarihli) Vatan gazetesinde neşrettiği Şemseddin Günaltay başlığını taşıyan yazısını aynen naklediyoruz:

“Tam kırk üç sene evvel Kasım ayının başlarında idi. Mondros mütarekesi aktedilmiş, harp kabinesi düşmüş, evvelâ İzzet, Tevfik Paşa kabineleri kurulmuş, Mebusan Meclisi eski hükümet adamlarının âlî divana sevki meselesini müzakere ediyordu. Bu maksatla kurulan hususî encümende -ki buna beşinci şube denilmişti- sorguya çekilmeleri kararlaştırılan Said Halim Paşa, Çürüksulu Mahmut Paşa, Cavid Bey vesaire gibi harbin sorumluluğunu yüklenmiş kimselerin sorguları sırasında, onlara sual soran, bu fecî âkıbetin hesabını isteyenler arasında genç, enerjik ve hamiyetli bir milletvekili üye dikkati çekiyordu; Ertuğrul mebusu Şemseddin Bey.

Günaltay’ın ilim ve fikir hayatı ile birlikte, hemen hemen aynı zamanda, siyasî faaliyeti de başlamıştı denilebilir. 1915 de İttihat ve Terakki partisinden bir mebus sıfatiyle Meclise girdiği vakit henüz otuz iki yaşında bir gençti, ilmî fikrî hayatının verimli çağına daha ulaşamamıştı. Gerçi ikinci meşrutiyet devrinin türkleşmek-islâmlaşmak, muasırlaşmak (batılı olmak) parolaları ile umumî efkâr önünde söz ve tartışma konusu edilen fikir cereyanlarına o da karışmış, dinî mecmualardaki neşriyatı ile bir İslâmcı olarak tanınmıştı. Ancak Batı kültürü ile temasından kazandığı tenkid ruhu ile hareket etmekte, koyu şeriatçılardan ve müteassıp dindarlardan kolaylıkla ayrılarak bu istikamette mümtaz bir yer almakta idi. Şemseddin Günaltay’ın Zulmetten nura, Hurafattan hakikata adlı eserleri bu düşünüş ve davranışını açıklamakta, İslâmiyetin terakkiye mani olmadığı gerçeğini nasıl savunduğunu ortaya koymaktadırlar.

Şemseddin Bey, dinde aydınlığı ve hurafelerden, taassuptan kurtulmuş saf ve temiz bir müslümanlığın cemiyet hayatında yerleşmesini isterken, diğer yandan da, milletin artık cihadı ekbere başlaması yâni yeni hayatta daima yükselmek, tarihin bize tayin ettiği şerefli mevkii alabilmek için, bilimsel, sosyal, ekonomik ve teknik zaferi temin edecek vasıtaları bulması lüzumunu ve zaruretini ileri sürüyordu.

Günaltay, İstiklâl Savaşından ve zaferden sonra diyordu ki:

“Yeni Türkiye’nin müstakbel yükselmesi için en büyük tehlike, milletin rehberlerine karşı beslenmesi zarurî olan samimî itimadın sarsılmamasıdır. Bir çok zararlı telkinlerin gittikçe derinleşmek üzere halk ile rehberleri arasında bir uçurum açılırsa, ihtiraslı vatansızların, fırsat düşkünü düşmanların akıl ve hayale gelmez entrikaları baş gösterecek, iç tefrikalar elde edilen bütün kazançları yok edecektir. Türk’ü hiç bir şey yıldırmaz, fakat tefrika öldürür. Türk’ün en korkunç düşmanı tefrikadır. Türk’ün tarihi, tefrikanın daima izmihlâl ile neticelenmiş olduğunu göstermektedir.”

İşte bu düşünceler, Günaltay’a, Türkün tarihini tanıtmaya, millî ruhunu tahlile, millî karakterini tayin etmeğe sevk etmiş, Maziden atiye adlı kitabını bu gayeyi temine yönelmiş bir kalem tecrübesi saymıştır. Ona göre, cumhuriyetin ilânı sıralarında, bir tarihî devir kapanarak yeni bir tarihî devir başlamıştır ve bu sırada, yeni Türkiye’nin nasıl temeller üzerine kurulması lâzım geldiğini anlayabilmek için, Türk’ün millî ruh ve karakterini, yeni ihtiyaçlarını araştırmaya kat’î bir ihtiyaç vardı.

Şemseddin Günaltay, bu türkçü vasfı ile Türk tarihi üzerindeki tetkik ve tetebbularını derinleştirmekte ve genişletmekte idi. Mütareke devrinden beri İstanbul Darülfünununda tedris ettiği Türk tarihini, Türk medeniyet tarihini ilmî ve metodlu yollardan araştırmaya devam etmekte, bir kısım Batı ilim muhitlerinde son yüz yılların kin ve garaz hisleri ile beslenmiş sabit fikirlerini çürütmekte büyük bir başarı gösteriyordu. Bu maksatla, birinci Türk tarih kongresi Ankara’da toplandığı zaman, o “İslam medeniyetinde Türklerin mevkii” konusunda bir tebliğ yaptı ve bunda Türk zekâ ve irfanının İslâm medeniyetinde ne derece âmil olduğu keyfiyetini tayine çalıştı.

Atatürk’ün yeni ve yüksek bir ruh ve düşünüş ile Türk Tarih Kurumu‘nu tesis ettiği ve millî tarih meselesini, bunun tahlil ve tenkidini, toplum hayatımıza hâkim olmasını istediği bir sırada, Şemseddin Günaltay, ilmî otoritesi ile bu tezi ele alıyor. İslâm medeniyetinin hakiki âmil ve müessirlerini tayin etmenin ilmî bir vazife olduğunu, aynı zamanda, bazı garplı tarihçileri de işhat ederek, “Eğer Türkler islâm camiasına girmemiş olsalardı, islâm medeniyeti vücut bulmaz, o derece inkişaf etmez, o derece geniş iklimlere dağılmazdı” diyerek doğru ve açık bir hükme varıyordu. Diyordu ki, “Türkler neticesinde görüyoruz ki Ebu Müslim ihtilâlinin iktidar mevkiine getirdiği Toharistan, Horasan, Maveraünnehir Türkleri islâm heyeti içtimaiyesi üzerinde nâfiz bir rol oynamaya başladıkları andan itibaren fen, san’at, hukuk, dinî telâkki sahalarının her birinde feyizli bir hareket başlamış, neticede İslâm medeniyeti denilen büyük medeniyet vücut bulmuştur. Emeviler devri nihayetine kadar İslâm câmiasını kaplayan fikrî durgunluğun, Türklerin hâkim bir vaziyette bu camiaya girmelerini müteakip feyizli bir harekete inkılap etmesi sebepsiz değildir. Bu hareketi yapan Türkler irfan, medeniyet, dimağî teşekkül itibariyle câmiayı teşkil eden diğer unsurların fevkinde bulunuyordu”.

Şemseddin Günaltay, bu sahadaki çalışmalarına büyük bir hız ve vukufla devam etti. Bir taraftan teşriî hayatta vazife yaparken diğer yandan İstanbul Üniversitesinde ve yeniden kurulan Ankara üniversitesinde Türk tarihi hakkında dersler veriyordu.

1937 de Dolmabahçe sarayında, milletlerarası bir mahiyet arzeden, ikinci Türk Tarih Kongresi toplandığı zaman, Günaltay’ın, Türk tarihinin diğer mühim bir problemi üzerinde, “İslâm dünyasının inhitatı sebebi Selçuk İstilâsı mıdır?” konusu hakkında bir tebliğ yaptığını görüyoruz. O, bu tetkikinde IX. ve X. yüzyıllarda islâm dünyasına en parlak devrini yaşattıran ilim hareketinin “Selçuk Türklerinin Ön-Asyayı istilâ etmeleri neticesinde durmuş ve bu hal İslâm dünyasının umumî inhitatına sebep olmuştur” yolunda ileri sürülen yanlış görüşü tahlil ve tenkit etmekte, tarihî vakıaların bilâkis tamamen bunun aksini ispat ettiğini göstermekte idi. Gerçekten, Selçuk Türkleri Yakın-şarka gelmekle, bu bölgedeki anarşik devir son bulmuş, kurulan geniş İmparatorluk dahilinde emniyet ve asayiş teessüs etmiş, halkı ezen haksızlıklar zulümler ortadan kaldırılmış ve bu hal, ticaretin inkişafına yol açtığı gibi, doğu ile batı arasındaki eski ipek ticareti yolu yeniden işlemeye başlamıştı. Bütün din ve mezheplere karşı tarafsızca ve müsamahalı hareket etmek karakterinde bulunan Türkler mezhep kavgalarına da son vererek inanç ve vicdan hürriyetinin Türkistan’dan Akdeniz’e kadar uzanan geniş sahada hükümran olmasını sağlamıştı.

Şemseddin Günaltay siyasî hayatta bir çok önemli mevkiler aldığı ve millet hayatında asla unutulmayacak roller oynadığı son devirlerinde de Türk tarihi üzerindeki çalışmalarına ve çok değerli yayınlarına ara vermedi.

Yakın-doğu tarihinin bütün olayları ve meseleleri onun çalışma ve incelemeleri sayesinde büyük nisbette aydınlığa kavuşmuş, Anadolu, Suriye, Filistin, İran ve diğer Orta-doğu bölgeleri üzerindeki neşriyatı tarihçiliğimize büyük faydalar sağlamıştır. Türk tarihçiliği, Şemseddin Günaltay’ın şahsında değerli bir hocasını, müstesna bir tarihçisini kaybetmekle derin bir acı ve elem duymuştur. Ancak, yıllarca ders verdiği, feyiz dağıttığı üniversiteler, yirmi bir sene devamlı olarak başkanlık yaptığı Türk Tarih Kurumu, onu temiz ve yüksek bir siyasî şahsiyet olduğu kadar büyük Türk milletinin engin ve şerefli tarihini tanıyan ve ömrü boyunca da genç Türk nesillerine bunu tanıtmaya çalışan olgun bir tarih âlimi sıfatıyla da hatırlayacak ve onun Türk tarihçiliğine yaptığı sayısız büyük hizmetleri daima şükranla anacaktır.

ESERLERİ

Eski Türk Harfleriyle:

Fennin En Son Keşfiyatından. İstanbul 1912 Matbaa-i Ahmed İhsan ve Şürekâsı 192 s.
Zulmetten Nura. İstanbul 1915 Tevsi-i Tıbaat Matbaası. 405 s. (2. bsm. 1915, 3.bsm. 1925)
Hurafattan Hakikata. (İstanbul) 1916 Tevsi-i Tıbaat Matbaası. 368 s.
İslâm Tarihi. I.k. İstanbul 1922-1925 Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası. 416 s.
Mufassal Türk Tarihi. 5. c. İstanbul 1922-1924 Evkaf Matbaası – Matbaa-i Âmire.
Tarih-i Edyan. I. c. İstanbul 1922 Kanaat Matbaası. 320 s.
Felsefe-i Ulâ. İsbat-ı Vacib ve Ruh Nazariyeleri. (İstanbul) 1923 Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası. 582 s.
İslâmda Tarih ve Müverrihler. İstanbul 1923-1926 Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası. 464 s.
Maziden Âtiye. İstanbul 1923 Kanaat Kütüphanesi. 316+4 s.
Müntehap Kıraat. (Darülhilâfe medreseleriyle bilûmum medaris-i ilmiyede tedrisi kabul edilmiştir). I. k. (İstanbul) 1923 Kanaat Matbaası. 160 s.
İslâm Dini Tarihi. İstanbul 1924 Darülfünun Matbaası. 296 s.
Mufassal Türk Tarihi. 6. k., 2. bsm. İstanbul 1925 Matbaa-i Âmire.

Yeni Türk Harfleriyle:

Müslümanlığın Çıktığı ve Yayıldığı Zamanlarda Orta Asya’nın Umumî Vaziyeti. Ankara 193? Başvekâlet Müdevvenat Basımevi. 89 s.
Mezopotamya-Sumerler, Akatlar, Gutîler, Amürüler, Kassitler, Asurlular, Mitannîler; İkinci Babil İmparatorluğu. İstanbul 1934 Akşam Basımevi 52 s.
Suriye ve Palestin. İstanbul 1934 Akşam Basımevi. 52 s.
Türk Tarihinin Ana Hatları Eserinin Müsveddeleri. İstanbul 1934 Akşam basımevi. 208 s.
İbranîler. İstanbul 1936 Akşam Matbaası. 62 s.
La décadence du monde Musulman est-elle due â l’invansion des Seldjoucides? İstanbul 1937 Devlet Basımevi. 16 s.
İslâm Dünyasının İnhitatı Sebebi Selçuk İstilâsı Mıdır? İstanbul 1937, 2. Türk Tarih Kongresi. 15 s. (Yeni basım: 1938).
Türk Tarihinin İlk Devirleri Uzak Şark, Kadim Çin ve Hind. İstanbul 1937 Millî Mecmua Basımevi. 309 s.
Türk Tarihinin İlk Devirlerinden Yakın Şark, Elâm ve Mezopotamya. 1937 Devlet Basımevi. 307 s. Türk Tarih Kurumu Yayınlarından. VIII. Seri No. 3
Türk Tarih Tezi Hakkındaki İntikatların Mahiyeti ve Tezin Kat’i Zaferi. (Ayrıbasım). İstanbul 1938 Devlet basımevi. 337-365 s.
Atatürk’ün Tarihçiliği ve Fahri Profesörlüğü Hakkında Bir Hâtıra. (Ayrıbasım). İstanbul 1959 Maarif basımevi. 2.s.
Tarih. Lise I. İstanbul 1939 Maarif Basımevi XX + 426 s.(2. bsm. 1941).
İbni Sina’nın Şahsiyeti ve Milliyeti Meselesi (Ayrıbasım) İstanbul 1940 Maarif basımevi 37 s. Not: Belleten 23 / 24 ten ayrıbasım.
Abbas Oğulları İmparatorluğunun Kuruluş ve Yükselişinde Türklerin Rolü. (Ayrıbasım) Ankara 1942 Türk Tarih Kurumu Basımevi. I77 + 205 s. Not: Belleten 23 / 24 ten ayrıbasım.
Selçukluların Horasan’a İndikleri Zaman İslâm Dünyasının Siyasal, Sosyal, Ekonomik ve Dinî Durumu. (Ayrıbasım). Ankara 1943 Türk Tarih Kurumu Basımevi. 60-99 s. Not: Belleten 25 ten ayrıbasım.
Yakın Şark II. Anadolu. En Eski çağlardan Akamenişler İstilâsına Kadar. Ankara 1946 Türk Tarih Kurumu Basımevi. XIX + 384 s. Türk Tarih Kurumu Yayınlarından. VIII. seri, No. 3
Yakın Şark III. Suriye ve Filistin. Ankara 1947 Türk Tarih Kurumu Basımevi, XVIII + 468 s. Türk Tarih Kurumu Yayınlarından. VIII. Seri, No. 3-III
İran Tarihi. I. c. En Eski çağlardan İskender’in Asya Seferine Kadar. Ankara 1948 Türk Tarih Kurumu Basımevi. XIX + 344 s.
Farâbi’nin Şahsiyeti, Eserleri ve Tesirleri. (Ayrıbasım) Ankara 1951 Türk Tarih Kurumu Basımevi. 423-436 s. Not: A. Ü. Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Dergisi VIII /4 ten ayrıbasım.
İslâmdan Önce Araplar Arasında Kadının Durumu, Aile ve Türlü Nikâh Şekilleri. (Ayrıbasım) Ankara 1951 Türk Tarih Kurumu Basımevi. 691-707 s.
Yakınşark IV, 2 bl. Ankara 1951 Türk Tarih Kurumu Basımevi. XIII + 654 s.
Hürriyet Mücadeleleri. Haz.: Sabahat Erdemir. (İstanbul 1958 Gün Matbaası). 118 s.
Perslerden Romalılara Kadar: Selevkoslar, ,Nabatiler, Galatlar, Bitinya ve Bergama Kırallıkları . Ankara 1951 T.T.K. Basımevi 253 s.

Prof. Dr.Neşet Çağatay

Haziran 29th, 2012

15 Mart 1917 günü Isparta İlinin Gelendost ilçesinin Yenice köyünde doğdu. Anası Eğirdir ilçesinden Receb kızı Sıdıka, babası Yenice köyden kadı Hacı Osman Efendi oğlu Ferhat’tır.

İlkokulun ilk üç sınıfını Yenice köyde, 4-5 sınıfları komşu köy Afşar’da okudu. Orta okulu Yalvaç ilçesinde bitirdi. 1933 de öğretmen okulları için açılan parasız yatılı sınavına girip kazanarak İzmir Erkek Öğretmen Okulu‘na gitti. Burayı 1936 yılında bitirerek o yıl, lise bitirme ve olgunluk sınavlarını dışarıdan vererek Ankara’da açılan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin Orta Çağlar Tarihi Bölümüne parasız yatılı öğrenci olarak girdi. 1940 da burayı bitirdiğinde kürsü Profesörü M. Fuad Köprülü kendisini asistan aldı; 16.12.1943 günü Doktora sınavını bitirdi. 1.5.1944 günü, 21. dönem yedek subay okulu uçaksavar topçu bölüğüne ayrıldı. Burada altı ay ders gördükten sonra kura ile atandığı Çanakkale altıncı Uçaksavar taburunda iki yıl daha, top. takım k., emir subayı, Harbî ayniyat muhasibi ve Bandırma‘da irtibat subayı olarak görevde bulundu. 30.9.1946 günü teğmen olarak terhis edildi.

O sırada yürürlükte bulunan 4936 sayılı Üniversiteler yasasına göre, askere gidenlerin kadroları saklı tutulmadığından, askerden döndükten sonra bir süre açıkta kalmış, bir süre de A.Ü. Kitaplık uzmanlığı görevine 7.10.1948 günü de A.Ü. Hukuk Fakültesi Kitaplık Müdürlüğü‘ne atanmıştır. 1949 yılında Ankara Üniversitesinde yeni bir Fakülte olarak kurulan İlahiyat Fakültesinin açtığı asistanlık sınavını kazanarak 16.1.1950 günü asistan, 10.5.1952 günü, A.Ü. îlâhiyat Fakültesi îslam Tarihi Doçenti, 31.10.1960 günü aynı dersin Profesörü olmuştur.

Prof. N. Çağatay, 1961-1973 yılları arasında üç kez îlâhiyat Fakültesi Dekanlığına seçildi. 1963 yılında A.Ü. Rektörü rahmetli Suut Kemal Yetkin’in misafir Profesör olarak Amerika’ya gitmesi üzerine uzun bir süre Ankara Üniversitesi Rektör vekilliği yaptı.

N. Çağatay,  1750 sayılı Üniversiteler kanununun 46. maddesi uyarınca Konya Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Profesörlüğüne atandı ve 1979 yılından 15.12.1981 gününe kadar bu Üniversitenin Rektörlük görevinde bulundu, 21 Aralık 1981 günü, Cumhurbaşkanımız Orgeneral Kenan Evren tarafından Yükseköğretim Kurulu üyeliğine seçildi, halen bu görevde bulunmaktadır. Prof. Çağatay, A.Ü. İlahiyat Fakültesindeki otuz yılı aşkın görev süresinde îslam Tarihi, îslam Mezhepleri Tarihi, îslam Sanatları Tarihi, Klasik dînî Türkçe Metinler, Türk îslam Edebiyatı ve îslam Hukuku Kürsüleri kürsü Profesörlüklerinde bulundu ve ders verdi.

Ayrıca 1968-1979 yılları arasında îlâhiyat Fakültesi “Türk ve îslam Sanatları Tarihi Enstitüsü”nün ve “İslam İlimleri Enstitüsü“nün müdürlüklerini yaptı.

1949-1981 yılları arasında A.Ü. îlâhiyat Fakültesinde, Erzurum Atatürk Üniversitesinde ve Konya Selçuk Üniversitesi Edebiyat ve Fen Fakültelerinde Devrim Tarihi derslerini okuttu.

N. Çağatay, Türk Tarih Kurumu, Türk Kooperatifçilik Kurumu ve Anadolu Kulübü üyesidir. Ayrıca, 1979 yılından beri (UNESCO) Türkiye Millî Komisyonu yönetim kurulu üyesi olup Aralık 1982 de iki yıl için bu göreve yeniden seçildi.

Prof. Çağatay, 1966-1967 ders yılında New York’taki Columbia Üniversitesi doktora sınıflarında misafir Profesör olarak ders verdi. 1972 yılı başlarında, Hindistan’ın Aligarh Üniversitesi tarafından davet edilip altı ay süre ile dersler verdi, seminerler yönetti.

1971 yılı Ekim ayında, îran şahlığının 2500. yıldönümü dolayısıyla yapılan büyük törenlere Şah tarafından davet edildi. 1963 de Strasbourg Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından iki hafta süre ile konferans vermek üzere davet edildi.

N. Çağatay, Münih, Paris, Hamburg, Londra, Budapeşte, Aix-en-Provence, Saraybosna (Sarajevo), Rhode Island, Bükreş, Ravvalpindi, Lahor, Dacca, Chitagong şehirlerinde türlü yıllarda toplanan uluslararası oriyantalistler, Türkoloji, islamoloji, tarih ve Türk sanatları kongrelerine tebliğlerle katıldı.

Studia îslamica, Turcica, Camiai milliye-i îslamiye (Yeni Delhi’de çıkar), Türk Tarih Kurumu Dergisi (Belleten), Vakıflar Dergisi, A.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, A.Ü. îlâhiyat Fakültesi Dergisi, A.Ü. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, A.Ü. îlâhiyat Fakültesi Türk ve îslam Sanatları Ta. Enstitüsü, îslam Araştırmaları Enstitüsü ve yıllık araştırmalar dergisinde, Ankara Kooperatifçilik Kurumu Dergisinde, Konya Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisinde, Hindistan Kültür Dergisinde, Pakistan Postası Dergisinde, Atayol Dergisinde, Eğitim Hareketleri Dergisinde, Mülkiyeliler Birliği Dergisinde, Uşak Halk Eğitimi Dergisinde, Din Yolu Dergisinde (bu dergi ıoo sayı kadar çıktı ve hemen her sayısında bir veya daha fazla yazı yazdı) tarih, kültür, sosyal, ekonomik, din ve genel bilgi alanlarında türlü yazıları çıktı. Başka yazarların yazdığı beş altı kitaba önsöz yazdı. İran Şahlığının 2500. yılı dolayısıyla Millî Eğitim Bakanlığının 1971 yılında “Armağan” adıyla yayınladığı eserde ve aynı yıl, Ankara’daki İran kültür müsteşarlığının yayınladığı” İran 2500 yaşında” başlıklı hâtıra kitabında yazıları çıktı.

Prof. Çağatay’ın yanında yedi İranlı, bir Iraklı, bir Kıbrıslı, bir Yunan uyruklu, yedi Türk uyruklu olmak üzere 1 7 kişi doktora yaptı. N. Çağatay’ın yanında ayrıca ikiyüz öğrenci lisans tezi hazırladı. N. Çağatay 35 Doçentlik jürisine ve 18 Profesörlük komisyonuna katıldı, bunlar için rapor yazdı ve imtihan etti.

Prof. Çağatay, İslam Ansiklopedisine ve Türk Ansiklopedisine elli kadar madde yazdı. Türkiye Radyo ve Televizyonunda 10-15 kadar dînî-ahlâkî konuda konuşma yaptı. O, 1966-1967 ders yılında Columbia Üniversitesinde ders verdiği sıralarda New York Radyosunda türlü konularda sekiz konuşma yaptı.

İngilizce, Fransızca, Farsça, Arapça bilen N. Çağatay, evli ve dört çocuk babasıdır.

16 Mart 1992 – 21 Ocak 1993 tarihleri arasında Türk Tarih Kurumu‘nda Başkan Vekili olarak görev yaptı.)

ODTÜ Tarih Bölümü ek görevli Öğretim Üyelerinden olan Çağatay, 17 Kasım 2000 tarihinde vefat etti.

Eserleri:
Basılmış Kitapları:
1 —İslam Öncesi Arap tarihi ve cahiliye çağı (4 kez basıldı .
2 — Bir Türk Kurumu Olan Ahilik (2 kez basıldı).
3 — Türkiye’de gerici eylemler (1933 den buyana).
4 — Yüz soruda İslam tarihi.
5 — Makaleler.
6 — Mezhepler Tarihi (İ.A. Çubukçu ile birlikte) (2 kez basıldı).
7 — Hz. Muhammed’in hayatı (İ. Hasan ile birlikte), arapçadan çeviri.
8 — İslam Milletleri ve devletleri tarihi (Fransızcadan çeviri (2 kez basıldı).
9 — Mustafa Nuri Paşa’nın “Netayic ül-Vukuat” adlı, kurumları ve örgütleri ile birlikte Osmanlı tarihini ağır ve ağdalı osmanlıcadan bugünkü dile sadeleştirip notlar ekleyip açıklamalar yaparak basıma hazırladı. Aslî dört cilt olan bu eseri, Türk Tarih Kurumu iki cilt halinde yayınladı.

Prof. Dr.İbrahim Agah Çubukçu

Haziran 29th, 2012

1928 yılında Adana / Kadirli’de doğdu. İlahiyat Fakültesi’ni bitirerek İslam Felsefesi konusunda doktora yaptı (1955). Asistan olarak göreve başladığı AÜ. İlahiyat Fakültesi’nde doktorasını verdi. Sorbonne Üniversitesinden 1962 yılında mezun oldu. 1969 da Profesörlüğe yükseldi. Aynı yerde öğretim üyeliğini sürdürdü (1989).

Hacettepe Üniversitesi’nde Türk Düşünce Tarihinde Felsefe dersleri veren Çubukçu, Kültür Bakanlığı’nın bazı kurullarında  danışmanlık, A.Ü. Senatosunda iki dönem senatörlük görevinde  bulundu. Atatürk Kültür Dil ve Tarih Kurumu Başkan Vekilliği ve İta amirliği yapan Agah Çubukçu 21 Ocak 1993 – 23 Eylül 1993 tarihleri arasında Türk Tarih Kurumu‘nun Başkan Vekili olarak görev yaptı.

1984-1990 yılları arasında  Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu Üyeliğinde, 1994-1997 yılları arasında da RTÜK Üyeliğinde görev aldı. RTÜK Başkanlığı da yapan Çubukçu 1994-1997 yılları arasında A.Ü. İlahiyat Fak. Felsefe Din Bölüm Başkanlığı‘nı da yürüttü. 

Bilimsel inceleme ve araştırmalarının yanısıra, ilahi biçimindeki şiirlerinde dinsel aydınlanmayı ve dinsel kültürün getirdiği ruh temizliğini işledi. Şiirlerinin dışında toplumsal konularda eserler yayımladı.

Bazı Eserleri:

  • Gazzali ve Batınılik,

  • Gazzali ve Şüphecilik,

  • İslam Felsefesi’nde Allah’ın Varlığının Delilleri,

  • Mezhepler, Allah ve İslam Felsefesi’yle İlgili Makaleler,

  • Gazzali ve Kelam Felsefesi,

  • İslam’ın Temel Bilgileri,

  • İslam’da Ahlak ve Mutluluk Felsefesi,1971

  • İslam Düşüncesi Hakkında Araştırmalar, 1974

  • İslam Düşünürleri,

  • İslam’da Ahlak ve Manevi Vazifeler,

  • Yunus Emre ve Düşüncesi,

  • 40 Hadis ve Yorum,

  • Türk İslam Felsefesi,

  • Türk Düşünce Tarihinde Felsefe Hareketleri,

  • Türk-İslam Kültürü Üzerine Araştırmalar ve Görüşler,

Deneme:

  • İnsan ve Mutluluk Üzerine Denemeler,

Şiir:

  • Neyleyim,

  • Susma Bülbül,

  • Garip Çeşme,

  • Dilek,

  • Zambak,

  • Evrende İnsan,

  • Çıra,

  • Bahar,

  • İlden İle Şiirler,

Doç. Dr.Adem Esen

Haziran 29th, 2012

1961 yılında Konya’da doğan Adem Esen, ilkokulu Selçuk ve Alparslan ilkokullarında, ortaokulu Mevlana Ortaokulunda ve liseyi Konya İmam Hatip Lisesi ile Konya Gazi Lisesinde  tamamladı.

1984 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü, 1987 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi.  Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezinden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde tamamladı. Bazı yurtdışı üniversitelerinde / kuruluşlarında eğitim seminerlerine katıldı.

Erzincan Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ekonomi Maliye Bölümü’nde Yrd. Doç. ve Ekonomi Maliye Bölüm Başkanı olarak görev yaptı. Ayrıca Erzincan İlahiyat MYO’nda Müdür yardımcılığı yaptı. 1993 yılında doçent olduktan sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne kurucu öğretim üyesi olarak geçti ve iktisat bölüm başkanlığını yürüttü. 1998 yılında profesörlük süresi dolmuş olmasına rağmen, 1999 yılında seçimlere katıldı ve Selçuklu Belediye Başkanı seçildi.

Adem Esen’in, yöresel ekonomi (Konya, Sivas, Kayseri, Erzurum illeri, Dinar), işçi-işveren ilişkileri, afetler (deprem), yönetim alanında çalışmaları ve tercemeleri yanında belediyecilikle ilgili bilimsel çalışmaları vardır. 

Evli ve üç çocuk babası olan Doç. Dr. Adem Esen, İngilizce, ve Arapça bilmektedir. Halen Konya Selçuklu Belediye Başkanlığını yürütmektedir.

Prof. Dr.Mahmut Es’at Coşan

Haziran 29th, 2012

14 Nisan 1938 yılında Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde doğan Es’at Coşan’ın babasının adı Halil Necati Efendi, annesinin adı da Şâdiye Hanım’dır. İlk dinî eğitimini ailesinden gören Coşan, ilkolulu 1950 yılında İstanbul Vezneciler İlkokulu’nda, liseyi de 1956 yılında Vefa Lisesi’nde bitirerek aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi bölümüne girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ile Türk-İslâm sertifikalarını alarak, 1960 yılında Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde açılan asistanlık imtihanını kazanarak, Klasik-Dinî Türkçe Metinler Kürsüsü’ne asistan olarak girdi.

Fakülte yayın komisyonunda iki yıl sekreterlikte bulunan Coşan, 1965 yılında XV. Yüzyıl şâirlerinden olan “Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri” konusunda doktora tezi vererek “İlahiyat Doktoru” ünvanını aldı. 1967-1968 yılları arasında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu’nda “Türkçe ve Hümaniter Bilgiler” dersini tedris etti. 1973 yılında ise, “Hacı Bektaş-ı Veli, Makâlât” adlı doçentlik tezi ile doçentlik ünvanını aldı ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Kürsüsü’ne öğretim üyesi olarak tayin edildi.

1977- 1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. İki yıl sonra da 1982 yılında profesörlüğe yükseldi. Sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla zaman ayırabilmek düşüncesiyle, 1987 yılında emekliliğini isteyerek üniversiteden ayrıldı.

Yurt içi ve dışında basın-yayın, eğitim, kültür-sanat, sağlık, sesli ve görüntülü yayıncılık gibi hayatın her sahasını kavrayan çok yönlü vakıf, dernek ve şirketin kuruculuğunu yapan Coşan, Mehmed Zahid Kotku Efendi’nin emri üzerine kurduğu “Hakyol Vakfı”nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere “İlim Kültür ve Sanat Vakfı”nı, sağlık hizmetleri için “Sağlık Vakfı”nı kurdurdu. Kadınların eğitimi ile ilgili olarak “Hanım Dernekleri”nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere “İlim, Ahlâk, Kültür ve Çevre Dernekleri”nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti. 

Vakıflara ait harabe haline gelmiş bir takım eski yapıların tamiriyle ilgilendi, onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti: Ahmed Kamil Tekkesi, Selami Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergahı, Kanuni zamanında yapılan ve şimdi Şadiye Hatun Teşhis Kliniğinin hizmet verdiği külliye…. gibi.

Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilenen Mahmut Es’at Coşan, Eylül 1983’de “İslâm” dergisini, Nisan 1985’de “Kadın ve Aile” ve “İlim ve Sanat” dergisini, daha sonra “Gülçocuk” dergisini, sağlık ve bilimle ilgili konularda ise “Panzehir” dergisi yayınladı. Kitap yayıncılığı için “Seha Neşriyatı” kurdurdu ve buradan çeşitli dini, edebi, tarihi, kültürel eserler neşredildi. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı ve “Ahsen” adlı bir matbaa tesis etti. Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında da hizmet etmek amacıyla, 1992 yılında “Ak-Radyo (AKRA)” adı altında bir müessesenin kurulmasına  öncülük etti. 

Yurtdışındaki müslümanlarla diyaloğu sağlamak amacıyla “İskenderpaşa Turizm (İSPA)” adı altında bir seyahat acentası kurulmasına öncülük etti. İlmi seviyesi yüksek hocalar yetirştimek amacıyla İstabul’da, Ankara’da, Konya’da ve Bursa’da hadis ve fıkıh enstitüleri açtırdı. Buralarda İlâhiyat fakültelerinde okuyan veya mezun olan kimselere, özel hocalardan Arapça, hadis, tefsir ve fıkıh dersleri verdirilmesini temin etti.

Sohbetlerine yurt içinde yurt dışında büyük ilgi gösterilmesi ve çeşitli yerlere davet edilmesi, onun çok seyahat etmesine neden oldu. Avrupa’da, Kuzey Amerika’da, Afrika’da, Orta Asya ve Avustralya’da pek çok ziyaretler, vaazlar, sohbetler yaptı; eğitim proğramlarına katıldı.

Doğu dillerinden Arapça ve Farsça’yı, batı dillerinden de Almanca ve İngilizce’yi bilen Coşan, 4 Şubat 2001 yılında Avustralya’da geçirdiği bir trafik kazasında öldü ve Eyüpsultan mezarlığına gömüldü.

Adnan Büyükdeniz

Haziran 29th, 2012

1958 yılında Adana’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden (1980) mezun oldu. Lisansüstü eğitimini, İngiltere’de sürdürdü. London School of Economics’ten İktisat Diploması (1981) ve İktisat Masteri (1982) derecelerini elde etti. “Türkiye’de 1980 Sonrası Faiz Politikaları ve Etkileri” konulu tezi ile 1990 yılında İstanbul Üniversitesi’nde doktora çalışmasını tamamladı.

Büyükdeniz, 1982 yılında TÜSİAD’da Araştırmacı Ekonomist olarak başladığı iş hayatına, Albaraka Türk’te Araştırma Pazarlama Müdür Yardımcılığı, Dış İşler Müdürlüğü ve Genel Müdür Başyardımcılığı görevleriyle devam etti. 2003 yılından bu yana Albaraka Türk Genel Müdürlüğü görevini yürüten Büyükdeniz, evli ve 3 çocuk babasıydı.

Türkel Minibaş

Haziran 29th, 2012

1953’de İstanbul’da doğan Türkel Minibaş ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. AFS bursuyla gittiği ABD’nin Los Angeles kentinin Pasific Palisades High School’undan 1971’de mezun oldu. 1975 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. 1985’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden İktisat Teorisi ve İktisat Tarihi Anabilim dalında pekiyi dereceyle doktor, 1988’de doçent, 1995’de de Uluslararası İktisat ve İktisadi Gelişme dalında profösör ünvanı aldı.

“Azgelişmiş Ülkelerde Kalkınmanın Finansman Politikaları ve Türkiye”, “Çağ Atlatma Serüveni 1453-1980” adlı iki basılmış kitabı, “Çalışmaya Hazır İşgücü Olarak Kentli Kadın ve Değişimi” ve “Türkiye’de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri Etkileri ve Çözüm Önerileri” başlıklı ortak çalışması vardır. Ayrıca para, kalkınma, Türkiye Ekonomisi, uluslararası yatırımlar, küreselleşme, yolsuzluk ekonomisi, kadın ve cinsiyetçilik içerikli yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.

Kadın ve çocuk üzerine çalışmalar da yapan Prof.Dr. Türkel Minibaş son olarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümünde Uluslararası İktisat ve İktisadi Gelişme Anabilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktaydı.

Aynı zamanda Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı olan Prof.Dr.Türkel Minibaş, Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, Türk Kültür Vakfı, Türkiye Avrupa Vakfı, Türk Çağ Vakfı, İstanbul Mülkiyeliler Vakfı, Sosyal Demokrasi Vakfı gibi vakıfların da kurucu üyesiydi.

Erdem Başçı

Haziran 29th, 2012

1966 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini TED Ankara Koleji’nde 1983 yılında tamamladı.

ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünden 1987 yılında yüksek şeref derecesiyle mezun olan Başçı, Bilkent Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisans Programı’nı 1989 yılında birincilikle bitirdi.

Bilkent Üniversitesi’nden iktisat dalında yüksek lisans (1990) ile ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nden iktisat master (1993) derecelerini aldıktan sonra, Bilkent Üniversitesi’nden iktisat doktoru (1995) unvanını elde eden Başçı, 1995-2003 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştı.

1999 yılında doçent unvanını kazanan Başçı, Para İktisadı, Finansal İktisat, Makro İktisat Kuramı ve Matematiksel İktisat konularında araştırma yaptı ve ders verdi.

Başçı, İngiltere’deki York Üniversitesi’nde 1999 yılında misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi ve uluslararası kongrelerde çok sayıda tebliğ sundu.

Başçı’nın akademik çalışmaları, Oxford Economic Papers, Journal of Banking and Finance, Journal of Economic Dynamics and Control ve Journal of Mathematical Economics gibi dergilerde yayınlandı.

Erdem Başçı’nın ayrıca Springer-Verlag ve Palgrave gibi yayınevleri tarafından basılmış kitaplarda yer alan ortak çalışmaları ve Türkiye ekonomisi üzerine yayınlanmış çalışmaları da bulunuyor.

9 Ekim 2003 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına getirilen Başçı, 10 Ekim 2008 tarihinde aynı göreve yeniden atanmıştı.

Başçı, görev süresi 18 Nisan 2011 tarihinde biten Durmuş Yılmaz’dan, Merkez Bankası Başkanlığı görevini teslim aldı.

Michaele Schreyer

Haziran 29th, 2012

9 Ağustos 1951 Almanya, Cologne doğumlu olan Michaele Schreyer, 1970 –1976 yılları arasında Cologne Üniversitesinde İktisat ve Sosyoloji eğitimi almıştır. 1983′ de Ph.D. tezini veren Schreyer’ in tez konusu “ Transfer Politikası ve mali federalizm – sorumluluklarla ilgili ödenek sorunları”dır. (“Transfer policy and fiscal federalism – problems of the allocation of responsibilities”

1977 – 1982 yılları arasında Berlin Free Üniversitesinde Toplum Maliyesi ve Sosyal Politika Enstitüsünde Araştırma Asistanlığı yapan Schreyer, 1983 – 1987 Federal Parlamentoda (Bundestag), Green Caucus’ un Araştırma Asistanlığını ve Danışmanlığını, 1987 – 1988′ de Ekonomik Araştırma (IFO) Enstitüsünde araştırmacılık, 1996 – 1999′ da Berlin Free Üniversitesi Sosyal Politika Bölümünde Doçentlik yapmıştır.

Politik kariyerine 1989 – 1990 yılları arasında Berlin Senatosunda Kentsel Gelişim ve Çevresel Koruma Bakanlığıyla başlayan Schreyer, 1991 – 1999′ da Berlin Devlet Parlamentosu Üyeliğini, bütçe ve toplumsal maliyeden sorumlu komisyon üyeliğini, toplumsal maliye konusunda Green Caucus’un sözcülüğünü, toplumsal sermaye ve taşınmaz maldan sorumlu altkurul üyeliğini, 1991 – 1995′ de Berlin Parlamentosu Başkanlığı Üyeliğini, 1993 – 1999′ da soruşturmayla ilgili çeşitli parlamento komisyonlarının üyeliğini, 1995 – 1997′ de toplumsal iskanla ilgili fonlar konusunda alt kurulun başkanlığını,

1998 – 1999′ da Berlin Parlamentosunda Green Caucus’un Başkanlığını yapmıştır.

Schreyer, daha önce çeşitli kampanyaların yönetim kurullarında üyelik, Birleşmiş Milletlerde Alman Toplumunun Berlin Bölümünün Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulunmuştur.

Schreyer, Eylül 1999′ dan beri Avrupa Komisyonunda Bütçeden Sorumlu Üyedir.

Prof. Dr.Sabahattin Zaim

Haziran 29th, 2012

Prof. Dr. Sabahattin Zaim, 1926 yılında Makedonya’nın İştip kasabasında dünyaya geldi. Dedeleri Konya’dan Balkanlar’ın fethiyle birlikte Rumeli’ye geçen Prof. Dr. Zaim, 1934 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti.

Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bitirdi. 6 yıl kaymakamlık yaptı. 1953 yılında asistan olarak girdiği İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde 40 yıl boyunca ders verdi. Zaim, 5 çocuk babasıydı. Çocuklarının 4’ü çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Prof. Dr. Sabahattin Zaim, kurucu dekan olarak görev yaptığı Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden 1998 yılında emekli oldu.

Lenf kanseri nedeniyle bir süre önce Maltepe’de özel bir hastanede ameliyat geçiren Zaim, 9 Aralık 2007 tarihinde rahatsızlanarak hayatını kaybetti.

Prof. Dr.Anne O. Krueger

Haziran 29th, 2012

ABD’deki Stanford Üniversitesi İktisat Fakültesi profesörü Anne Krueger, 1 Eylül 2001’de Uluslararası Para Fonu (IMF) Birinci Başkan Yardımcısı görevine getirildi. Bu göreve getirilmeden önce aynı zamanda Stanford Üniversitesi Ekonomik Gelişim ve Reform Politikaları Araştırma Merkezi Başkanı olan Anne Krueger, Hoover Enstitüsü’nde de araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürdü. 1982 ile 1986 yılları arasında Minnesota ve Duke Üniversitelerinde ders verdi ve bu dönemde Dünya Bankası’nda Ekonomi ve Araştırma konusunda Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Oberlin Koleji’nden mezun olan Krueger, master ve ekonomi doktorasını ise Wisconsin Üniversitesi’nden aldı.

 

Anne Krueger, Amerikan Ekonomi Derneği’nin eski Başkanı ve onursal üyesidir. Ayrıca, Milli Bilimler Akademisi (National Academy of Sciences) üyesi ve  National Bureau of Economic Research (NBER) araştırma kurumunda kıdemli araştırmacıdır. Kendisi ekonomi alanında birçok ödül sahibidir ve gelişmekte olan ülkelerde reform politikaları, uluslararası ekonomilerde çok taraflı kurumların rolü ve ticaret politikalarının ekonomi siyaseti alanlarında çeşitli yayınları mevcuttur.

 

Türkiye’yle ilgili birçok ekonomik araştırma ve danışmanlık yapan Krueger’in Türkiye’de Hacettepe Üniversitesi, Avusturalya’da Monash Üniversitesi ve Georgetown Üniversitelerinden aldığı onursal doktoraları bulunmaktadır.

 

Türkiye’yi yakından tanıyan Krueger, ayrıca sık sık İstanbul’a gelerek Boğaziçi Üniversitesi profesörlerine da destek olmaktadır. Uluslarası ekonomi ve ekonomi gelişimi alanında uzman olan Krueger, Türkiye, Hindistan, Kore, Meksika, Brazilya ve Papua Yeni Gine hakkında araştırma ve danışmanlık yapmıştır. Krueger halen dünya çapında üniversiteleri ziyaret ederek profesörlerine destek vermektedir. 

Anne Krueger, IMF Birinci Başkanlığı görevine getirilirken, o dönemde Türkiye’de ve Arjantin’de patlak veren krizler türünden krizlerin önlenmesinden ve yönetilmesinden sorumlu olacağı ifade edilmişti. Cumhuriyetçi Partili muhafazakar bir iktisatçı olan Prof. Krueger’in, “IMF’nin kriz sonrası kurtarma operasyonlarından çok, bu tür krizlerin çıkmasını önlemeye odaklanan bir politika izlemesinden yana olan ABD Başkanı George W. Bush’un görüşlerine” yakın durduğu da kaydedilmişti.