Neil Kinnock

Haziran 29th, 2012

28 Mart 1942, Birleşik Krallıkta, Güney Galler, Tredegar, doğumlu olan Neil Kinnock, evli ve 2 çocuk sahibidir. BA Endüstriyel İlişkiler ve Tarih (Cardiff) bölümünden mezun olan Kinnock eğitim alanında yüksek lisans diplomasına sahiptir.

1966-70 yıllarında özel öğretmenlik, eğitim derneği çalışanları için ticaret birliği çalışmaları ve endüstriyel politikada organizatörlük yapan Kinnock, 1970′ de Güney Galler’de Bedwellty ve Islwyn Parlamentosu Üyeliği, 1970-79 yıllarında Avam Kamarası Halk Giderleri Seçme Komitesinde, Devletleşmiş Endüstrileri Seçme Komitesinde, Avrupa Yasama Çıkarma Komitesinde çeşitli üyelikler, 1974-75′ de İstihdam Konusunda Dış İşleri Bakanlığında Parlamento Özel Sekreterliği, 1979′ da Eğitim Konusunda İşçi Sınıfının Ana Muhalefet Sözcülüğü, 1980 yılında İşçi Sınıfının Muhalefet Kabinesinin Seçilmiş Üyeliği

1978-94 yıllarında İşçi Partisi Ulusal Yürütme Kurulu Üyeliği, 1988′ de Ulusal Yürütme Kururlu Başkanlığı, 1983′ de Özel Meclis Üyeliği, 1983-92 yıllarında İşçi Sınıfı Partisi Liderliği, Sosyalist Entegrasyon’un Başkan Yardımcılığı, 1995-1999 yıllarında (Avrupa Şebekesini de kapsayan) Nakliye Komisyonu Üyeliği, Sosyalist Entegrasyonun Başkan Yardımcılığı ve idari reformdan sorumlu üyelik görevlerinde bulunmuştur.

Kinnock 1999 yılında Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcılığı ve İdari Reformdan Sorumlu üyelik görevine atanmıştır.

Feridun Öncel

Haziran 29th, 2012

12 Eylül 1954 yılında Şanlıurfa’da doğdu. İlk ve Ortaokulu Şanlıurfa’da, liseyi İstanbul’da İhsan Mermerci okulunda bitirdi. Üniversite öğrenimini, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde tamamladı. Halen, Başkent İktisatçılar Derneği Genel Başkanı, Türk Dünyası Kurultay Delegesi. Feridun Öncel,1995 Yılı Genel Seçimlerinde MHP 1. sıra Şanlıurfa Milletvekili adayı oldu. 1995-1998 yılları arasında Şanlıurfa MHP İl Başkanlığı yaptı.Çeşitli dergi ve internet gazetelerinde makaleler yazıyor.

Feridun Öncel’in Genel Başkanlığını yaptığı Başkent İktisatçılar Derneği, Mum Gibi Yanan Kerkük , Ermeni Soykırım Yalanı ,Vatan Namustur Satılamaz, Türk Telekom’un Satılışı (Özelleştirme) , AİHM Kararı, AB Macerası, Küresel Sermayenin Ürünlerine Boykot Çağrısı ve Uyuşturucu Madde Kullanımı’nın zararlarına ilişkin raporlar düzenleyerek bunları kamuoyu ile paylaştı. Bu çalışmalar nedeni ile gerek yurt içinden gerekse yurtdışındaki vatandaşlarımızdan binlerce teşekkür ve övgüler almıştır.

                                                       Feridun Öncel İçin
                                                           Kim Ne Dedi ?

Sayın Başkan’ım; Feridun Öncel
“Başkent İktisatçılar Derneği”yayını olan muhteşem sunu’ları ve araştırmalarını hayranlıkla izledim. Derneğin Sayın Başkanı’nın neredeyse 35 yıl önceden tanıdığım çok değerli bir arkadaşım olduğunu görünce mutluluğum katlandı.Aslında Sayın Feridun Öncel’i iyi tanıyanlar bu muhteşem çalışmalara hiç şaşırmazlar.Sağol Sayın Başkan’ım, sağol eski arkadaşım,Yürekli ve gerçek Vatansever olduğunu çok iyi bildiğim kardeşim.
Erdoğan KAYIHAN
(E)Albay
—————————————————-

Sayın Feridun ÖNCEL
Başkent İktisatçılar Derneği Genel Başkanı
AB ile ilgili hazırladığınız dosyayı aldım. Son derece memnun oldum.
Bu ülkeyi vatan olarak seven insanlar AB’nin kuyruğuna yapışmaktan kendilerini kurtarmalı, bağımsız, güçlü Türkiye’yi savunmaları gerektiğine inanıyorum.
Bu vesile ile başarılarınızın devamını dilerim.

Mustafa Başoğlu
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası
Genel Başkanı
——————————————–

Değerli insanlar,
‘Vatan Namustur Satılamaz’ isimli çalışmanızı duymuştum.Bu konuda sessiz kalınmasından son derece rahatsızlık duyuyordum. Hazırladığınız sunumu ağlayarak izledim.Bana gönderen arkadaşım gibi be de duyurmaya devam ediyorum…

Emine İSKENDEROV
——————————————–

Sayın yetkili,
İyi ki varsınız…

Pro.Dr.Faik SARIALİOĞLU
Başkent Üniversitesi
Tıp Fakültesi Dekanı
————————————————-

Sevgili Başkanım Merhaba,
Bugün Web sayfanızı tekrar ziyaret etme imkanım oldu. Doğrusu, bir Başkentli olarak gurur duydum.Gerek sitenin içeriği gerekse faaliyetlerin kapsamı verilen hizmetin kalite ve büyüklüğünü göstermektedir. Başarılarınız devamını diliyorum. Her zaman yanınızda olduğumu bilmenizi istiyorum. Selamlar…

Prof.Dr.Selahattin SARI
————————————————-

Sayın yetkili,
İcraatınızla Türkiye’nin en başarılı derneği sizsiniz. ‘Soy Kırım Yalanı’ ve Türk Telekom’ konulu çalışmalarınız muhteşemdi. Çalışmalarınızda başarılar diliyor saygılar sunuyorum.
Faruk ERDEM
Emekli Hakim
—————————————————-

Sizleri, bu çok güzel çalışmalarınız için kutluyorum.
Ben de mevcut bütün adreslere postalayacağım.
Selam ve sevgilerimle.

Sedat İLHAN
Emekli General
————————————————-
Elime geçen, emek eseri sunumlarınıza teşekkür etmek istedim. Elinize, gönlünüze sağlık. Umudunuz hiç bitmesin,yolunuz açık olsun.

Ahmet Ülkü AKTUG
Zonguldak Vali Yrd.
————————————————-

Yurt dışında yaşayan bir Türküm. Hazırladığınız sunumları ilgi ile takip ediyorum. Çalışmalarınız da başarılar diliyorum.
Tufan DENİZ
Texas, Houston-USA
————————————————-

BAŞKENT İKTİSATÇILAR DERNEĞİNE
İnsanlarımızı bilgilendirici çalışmalarınız için çok teşekkür ederim.e-postalarınızı iletişim halinde olduğumuz her Türk’e gönderiyoruz… Ellerinize sağlık, emeğinizi Türk tarihi en güzel sayfaları ile tarihe armağan edecektir.
Neriman AYDIN

Doç. Dr.Tamer Aksoy

Haziran 29th, 2012

1965 Ankara doğumlu. Evli ve 2 çocuk babası. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu (1986). Hacettepe Üniversitesi’nden Master (1989), Gazi Üniversitesi’nden ise (bankacılık alanında) Doktora (1997) derecesini aldı. 2007’de ‘Muhasebe ve Finans’ anabilim dalında Doçent oldu.

Uluslararası sınavlar neticesinde yurtdışında İngiltere ve ABD başta olmak üzere çok çeşitli ülkelerde konusuyla ilgili mesleki, bilimsel ve akademik incelemelerde bulundu. Staj, seminer, sempozyum, kongre ve konferanslara katıldı. İsviçre Citibank/Citicorp Investment Bank’da Finansal Kontrol ve Mali Denetim konusunda kısa süreli çalıştı. Öğretim görevlisi olarak çeşitli kurumlarda ders verdi. AB, Dünya Bankası ve ülkemizce birlikte yürütülen muhasebe ve denetime ilişkin ortak reform projeleri ile  denetimle ilgili yasal ve mesleki düzenlemelerde uzman bilirkişi olarak görev aldı.

Denetim, iç kontrol, muhasebe/denetim meslek etiği, Basel II, Uluslararası Denetim Standartları (UDS), bankacılık ve otomotiv sanayii konuları başta olmak üzere (ikisi ortak çeviri ve editörlük olmak üzere) bazıları konusunda bir ilk’i oluşturan toplam 9 kitabı yayınlandı.

Ayrıca, Dünya kongresi, uluslararası sempozyumlar ve Türkiye Kongreleri başta olmak üzere farklı bilimsel ve mesleki etkinliklerde sunulmuş ulusal/uluslararası bildirileri ile denetim, iç kontrol, muhasebe ve finans konularında yayınlanmış Türkçe ve İngilizce çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Çeşitli akademik dergilerin Bilim Hakem Kurulu üyesidir.

Ülkemizin en büyük gruplarından birisini oluşturan çok şirketli büyük bir Kurumda 10 yıl Müfettişlik yaptı. Ocak 1997’de Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandı. Halen, denetim grubunun başındaki yöneticilik görevini sürdürmektedir. Ayrıca, çeşitli grup şirketlerinde de yönetim ve denetleme kurulu üyesi olarak görev yaptı/yapmaktadır.

Ulusal ve Uluslararası çeşitli mesleki unvan ve ruhsatlara sahiptir. [ACFE-Uluslararası Yolsuzluk ve Hile Denetçisi Ruhsatı (CFE), Dünya İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) Üyelik Ruhsatı ve  Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) Ruhsatı]

Ayrıca,  ulusal ve uluslararası düzeyde,  üyesi olduğu bazı mesleki kuruluşlarda da çeşitli görevler üstlenmiştir. [Örn:ASMMMO Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası-Denetim Standartları Komisyonu Başkanı, Türkiye Denetim Standartları Kurulu (TÜDESK)-Yönetim Kurulu Üyesi,  ASMMMO-Danışma Meclisi Üyesi, TÜRMOB Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği -Seçilmiş Delege, Dünya İç Denetçiler Enstitüsü (IIA-The Institute of Internal Auditors) Üyesi ve E.Etik ve Standartlar Komitesi Üyesi,  Dünya Soruşturma, Yolsuzluk ve Hile Denetçileri Birliği (ACFE-Association of Certified Fraud Examiners) Üyesi ve Ülke Temsilcisi, TİDE Türkiye İç Denetim Enstitüsü ve USİUD-Uluslararası İnceleme ve Soruşturma Uzmanları Derneği üyesi vb.)

Denetim, iç kontrol, denetim ve muhasebe meslek etiği, kurumsal yönetim, Basel II, AB müktesebatı, bankacılık, mortgage, muhasebe ve finans özel ilgi alanları arasındadır.

 

I) Yurtiçi Mesleki Üyelik ve Mesleki Görevler

1) ANKARA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI (ASMMMO)
        Denetim Standartları Komisyonu Başkanı (14.07.2004-Devam Ediyor)

2) TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI KURULU (TÜDESK),
Yönetim Kurulu Üyesi, (07.03.2003-Devam Ediyor)

3) ANKARA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI (ASMMMO)
Danışma Meclisi Üyesi, (19.10.2004- Devam Ediyor)

4) TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ (TÜRMOB)
(seçilmiş) Türmob Delegesi, (2004-Devam Ediyor)

5) ANKARA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI (ASMMMO)
Muhasebe ve Denetim Standartları Komisyonu Başkan Yrd.(16.07.2002-13.07.2004)

6) ANKARA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI (ASMMMO)
Üye, (sınav neticesi alınan SMMM Ruhsatı), (2000-Devam Ediyor)

7) TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ (TÜRMOB)
Üye,  (31.01.2000-Devam Ediyor)

8) TÜRKİYE İÇ DENETİM ENSTİTÜSÜ (TİDE)
Üye, (08.08.2003- Devam Ediyor)

9)  TÜRKİYE İÇ DENETİM ENSTİTÜSÜ (TİDE)
      Etik ve Standartlar Kurulu Üyesi,(2002-2005)

8)  ULUSLARASI İNCELEME VE SORUŞTURMA UZMANLARI DERNEĞİ
(USİUD) Uluslararası İnceleme ve soruşturma Uzmanı,
 Üye: (28.05.2008-Devam ediyor)

9) Diğer çok çeşitli  sosyal ve kültürel dernek üyelikleri ve görevleri

10) MÜFAD, MÖDAV, Internal Auditor dergileri başta olmak üzere denetim, muhasebe ve finansla ilgili yerli ve yabancı,  hakemli/hakemsiz çok çeşitli dergi  abonelikleri

II) Sahip Olunan Ulusal/Uluslararası  Mesleki Ruhsat ve Sertifikalar

1) SERBEST MUHASEBECİ VE MALİ MÜŞAVİR (SMMM-CPA) Ruhsatı,
TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ (TÜRMOB)

2) CFE, CERTIFIED FRAUD EXAMINER
          Uluslararası Yolsuzluk/Hile/İnceleme/Soruşturma Denetçisi Ruhsatı
Dünya Yolsuzluk/Hile/İnceleme/Soruşturma Denetçileri
 Birliği, ACFE- ASSOCIATION OF CERTIFIED FRAUD EXAMINERS, ABD

3) IIA- MEMBERSHIP CERTIFICATE
Dünya Sertifikalı İç Denetçiler Enstitüsü Uluslararası Üyelik Sertifikası
Dünya İç Denetçiler Enstitüsü, ABD 
IIA-INSTITUTE OF INTERNAL AUDITORS, ABD 
 
III) Hakemli dergi  yayın danışma ve Bilim Hakem Kurulu üyelikleri

1) BİLİM HAKEM KURULU ÜYESİ, Mali Çözüm, ISSN 1303-5444, İSMMMO, Yıl:17, Sayı:84,   ( Kasım-Aralık 2007 – Devam Ediyor)

2) BİLİM HAKEM KURULU ÜYESİ, Muhasebe ve Denetime Bakış, ISSN 1307-6639, Turmob, Yıl:8, Sayı:25  ( Mayıs 2008 – Devam Ediyor)

3) BİLİM HAKEM KURULU ÜYESİ, Mali Pusula Dergisi, ISSN 1305-3086,
Maliye ve Hukuk Yayınları, (yıl:4, sayı:1,) (Mart 2008- Devam ediyor)

4) BİLİM HAKEM KURULU ÜYESİ, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Dergisi-MUVU, ISSN 1308-3740, ASMMMO, Cilt:1, Sayı:1,  (Mayıs 2008- Devam Ediyor)

5) BİLİM HAKEM KURULU ÜYESİ, Mevzuat Dergisi, (e-dergi), ISSN 1306-0767, Yıl:10, Sayı: 125, Mayıs 2008,  (www. mevzuatdergisi.com)

6) YAYIN DANIŞMA VE YAZI KURULU ÜYESİ, Mali Pusula Dergisi, ISSN 1305-3086, Maliye ve Hukuk Yayınları,(Ocak 2005 (yıl:1, sayı:1)- Şubat 2008 (Yıl:4, sayı:38) iki tarih arasındaki sayılar

ESERLER

A. Ulusal Hakemli dergilerde yayımlanan makaleler :
           
             (Doçentlik sonrası)
A1.  AKSOY, T.,ve S. BOZKUŞ,  “The Major Effects of BASEL II to Small and Mid-Sized Enterprises: An Empirical Work on Companies Quoted to KOSGEB”, Muhasebe Bilim Dünyası Dergisi, ISSN-1302-258X, MÖDAV, AACF, Cilt:10, Sayı:2, Haziran 2008

             (Doçentlik sonrası)
A2. AKSOY, T., “Derecelendirme Süreci Işığında  Basel II’nin KOBİ’lere Etkileri  ve                             KOBİ’lerce Atılması Gereken Adımlar: Analitik Bir Bakış”, Mali Çözüm, ISSN 1303- 5444, İSMMMO, Yıl: 18, Sayı: 84, Kasım-Aralık 2007, s.71-102
A3. Basel II Sermaye Yeterliliği Düzenlemesinin AB İpotekli Konut Finansman (Mortgage) Piyasalarına Etkisi: Karşılaştırmalı Bir İnceleme”, Muhasebe ve Finansman Dergisi, ISSN 1304-0391, MUFAD, Sayı:29, Ocak 2006, s.91-102
A4.  AKSOY, T., “Küresel Etkili Muhasebe ve Denetim Skandallarının Nedenleri Işığında Sarbanes-Oxley Yasası ile SPK Düzenlemesinin Karşılaştırılması”, Muhasebe Bilim Dünyası Dergisi, ISSN-1302-258X, MÖDAV, Cilt: 7, Sayı: 4, Aralık 2005, s.45-79
A5.  AKSOY, T., “Basel I-II Sermaye Yeterliliği Uzlaşıları Işığında Bilanço Varlıklarında Risk-Bazlı Ağırlıklandırma ve Risk-Odaklı Kredi Fiyatlamasının Çok Yönlü Etkilerine Yönelik Bir İnceleme” Üçüncü Sektör Kooperatifçilik, ISSN 1305-8681, Türk Kooperatifçilik Kurumu, Sayı:150, Ankara, Ekim-Kasım-Aralık 2005, s.31-51
A6.  AKSOY, T., “Bağımsız Denetim Şirketleri İçin Ulusal ve Uluslararası Düzenlemelerle Uyumlu Çok Yönlü Bir İç Kontrol Anket Formu Önerisi”, Mali Çözüm, ISSN 1303-5444, İSMMO, Yıl: 15, Sayı: 73, Ekim-Kasım-Aralık 2005, s.168-202
A7.  AKSOY, T., “Uluslararası Denetim Standartlarına Geçiş Sürecinde AB Denetim  Müktesebatı Ve Yeni AB 8.Denetim Direktif Tasarısına Karşılaştırmalı Bir Bakış”, Muhasebe Bilim Dünyası Dergisi, ISSN-1302-258X, MÖDAV, Cilt:7, Sayı: 3, Eylül 2005, s.31-67
A8.  AKSOY, T., “Müzakere Süreci Işığında AB Muhasebe Hukukundaki Düzenlemeler”,   Mevzuat Dergisi, (e-dergi), ISSN 1306-0767, Yıl: 8, Sayı: 93, Eylül 2005,  (www. mevzuatdergisi.com), s.1-24
A9.  AKSOY, T., “Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Işığında Denetim ve Muhasebe Yasal Düzenleme Çerçevesine İlişkin Analitik Bir Değerlendirme”, Muhasebe ve Denetime Bakış, TURMOB, Yıl:5, Sayı.16, Eylül 2005, s.117-145
A10.  AKSOY, T., “Ulusal ve Uluslararası Düzenlemeler Bağlamında İç Kontrol ve İç Kontrol Gerekliliği: Analitik Bir İnceleme”, Mali Çözüm, ISSN 1303-5444, İSMMMO, Yıl: 15, Sayı: 72, Temmuz-Ağustos-Eylül 2005, s.138-164
A11.  AKSOY, T., “Finansal Muhasebe ve Raporlama Standartlarında Uyumlaştırma ve   UMS/UFRS Bazında Küresel Muhasebe Standartları Setine Yöneliş Eğilimi”, Mali Çözüm,  ISSN 1303-5444, İSMMMO, Yıl:15, Sayı:71, Nisan-Mayıs-Haziran 2005, s.182-199
A12.  AKSOY, T., “AB İpotekli Konut Finansman Piyasalarının Değişim ve Gelişiminde Etki Yaratan Faktörler ve Dinamikler”, Mali Çözüm, ISSN 1303-5444, İSMMMO, Yıl:15, Sayı:70, Ocak-Şubat-Mart 2005, s.188-219

B. Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanan Kitaplar :

B.7.       (Doçentlik sonrası)
 AKSOY, T.,  Basel II ve İç Kontrol,  Genişletilmiş İkinci Baskı, Türmob yayınları, Ankara, Ağustos 2008

B.6.       (Doçentlik başvurusu sonrası)
 AKSOY, T.,  Basel II ve İç Kontrol, ISBN:978-975-555-134-0, ASMMMO yayını, No:49, Ankara, Ağustos 2007

B.5.       (Yayınlanmış Özgün Doçentlik Çalışması)
 AKSOY, T.,  ETİK Ulusal ve Uluslararası Etik İlkelere Yönelik Karşılaştırmalı Bir İnceleme: Muhasebe Meslek Etiği, ISBN 975-464-365-2, Yetkin Yayınları, Ankara, 2006
B.4.  AKSOY, T.,  Tüm Yönleriyle DENETİM, AB ile Müzakere ve Uyum Sürecinde                       Denetimde Yeni Bir Paradigma, (Cilt I -Cilt II), Genişletilmiş İkinci Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2006, 2460 sayfa.     (Cilt I:1254 sayfa,    Cilt II:1206 sayfa.)
B.3.    AKSOY, T.,  Tüm Yönleriyle DENETİM, AB İle Uyum Sürecinde Denetimde Yeni Bir Paradigma, ISBN 975-464-228-1, Yetkin Yayınları, Ankara, 2002, 1225 sayfa.
B.2.   (Yayınlanmış Doktora Tezi)
AKSOY, T., Çağdaş Bankacılıktaki Son Eğilimler ve Türkiye’de Uluslarüstü Bankacılık, (Sistematik ve Analitik Bir Yaklaşım), ISBN-975-6951-06-0, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Yayınları, No:109, Tisamat Matbaası, Ankara, Ocak 1998, 490 sayfa.

B.1.  (Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi)

AKSOY, T., Ortak Pazarla Muhtemel Bir Entegrasyon Işığında Türk Otomotiv Sanayii Yatırımları, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) yayını, No:20, Avcıol Matbaası, İstanbul 1990, 175 sayfa.
C. Tanınmış ulusal yayınevleri tarafından yayımlanan Çeviri kitapta  (ders kitabı hariç)  Editörlük
              (Doçentlik sonrası)
C2. AKSOY, T., Dr. Masum TÜRKER, Prof. Dr. Ömer LALİK, Prof. Dr. Ercan BAYAZITLI, Doç. Dr. Lerzan KAVUT ve diğerleri,   Uluslararası Denetim Standartları (UDS), Türkiye Denetim Standartları Kurulu (TÜDESK), Türmob Yayınları, Ankara, Haziran 2008 (yayınlanacak)
C1.   AKSOY, T., Dr. Masum TÜRKER, Prof. Dr. Ömer LALİK, Prof. Dr. Ercan BAYAZITLI, Doç. Dr. Lerzan KAVUT ve diğerleri,   Uluslararası Denetim Standartları, Türkiye Denetim Standartları Kurulu (TÜDESK), Türmob Yayınları, No:238, Ankara, Mart 2004

D. Diğer Yayınlar :
D1. Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi
(Yayınlanmamış Uzmanlık Tezi )
AKSOY, T., Türk Sanayi ve Holdingler İçin Yeni Finans Teknikleri, Müfettiş Yeterlilik Tezi, Ankara, Ocak 1990
Danışman: Nihat ERÇEVİK

D2. Diğer Ulusal Hakemsiz dergi  ve yayınlardaki  Makaleler ve ders notları :
   (Doçentlik sonrası)
D2.40.   AKSOY, T., “Yeni AB 8.Denetim Direktifi’nde Meslek Etik Kuralları ve Bağımsızlık:
             Özet Bir Bakış ve Öneriler”,  Bülten Dergisi,  ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:17,
             Sayı:176, Ocak-Şubat 2008, s.30-34

  (Doçentlik sonrası)
D2.39.   AKSOY, T., “Bağımsız Denetimle İlgili Yeni AB 8.Direktifi’nin Rotasyon, Şeffaflık,  
             Kamu  Gözetimi  ve  Kalite Güvencesi  Açısından  Getirdikleri”,  Bülten Dergisi,
             ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:17, Sayı:175, Kasım-Aralık 2007, s.30-34

  (Doçentlik başvurusu sonrası)
D2.38.   AKSOY, T., “Uluslararası Eğilimler,Gelişmeler Ve Kalite Kontrol Standardı Işığında
İç Kontrol Ve İç Kontrol Sistemine Bakış”, 2.Türkiye Muhasebe Forumu, Muhasebe Mesleğinin Gelişiminde Yeni Ufuklar, (Forum Bildirileri kitabı)  ISBN:978-975-555-131-9, Türmob yayınları, No: 315, TÜRMOB, Ankara 30-31 Mart 2007, s. 224-232

  (Doçentlik başvurusu sonrası)
D2.37.   AKSOY, T., “Denetçi ve Denetim Şirketinin Dönüşümlü Rotasyonu”, Bülten
             Dergisi,  ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:17, Sayı:170, Ocak-Şubat 2007, s.21-23

(Doçentlik başvurusu sonrası)
D2.36.   AKSOY, T., “Türkiye’de Muhasebe Meslek Etiği ve Etik Kuralları Üzerine             
             Değerlendirme ve Öneriler”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554,  ASMMMO, Yıl:16,
             Sayı:166, Mayıs- Haziran 2006, s.11-14

(Doçentlik başvurusu sonrası)
D2.35.  AKSOY, T., “Basel II Işığında Muhasebe Mesleğinin Geleceği, Yeni Açılımlar ve Diğer Hizmet Faaliyetleri”, I.Türkiye Muhasebe Forumu, Muhasebe Mesleğinin Bugünü ve Geleceği, (Forum Bildirileri kitabı), Türmob yayınları, No: 293, TÜRMOB, İstanbul 20-21 Nisan 2006, s. 47-52

 (Doçentlik başvurusu sonrası)
D2.34.  AKSOY, T., “Basel II ve 3568 Sayılı Yasa Işığında Muhasebe Mesleğinin Geleceği, Yeni Açılımlar ve Diğer Hizmet Faaliyetleri: İç Denetim”, Dayanışma, İzmir SMMM Odası, Sayı:90, Nisan 2006, s.53-59

 (Doçentlik başvurusu sonrası)
D2.33.   AKSOY, T., “Kurumsal Yönetim Bağlamında Sarbanes-Oxley Yasasının Bağımsız
Denetim Firmalarına Yönelik Getirdiği Temel Düzenlemeler”, Bülten Dergisi, 
ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:16, Sayı:165, Mart-Nisan 2006, s.6-10
                     
D2.32. AKSOY, T., “Basel-II: Temel Düzenlemeler, Etkiler ve Ülkemize Yönelik Öneriler”,   Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:15, Sayı:162, Eylül-Ekim 2005, s.14-23

D2.31.  AKSOY, T., “AB Muhasebe Düzenlemeleri: 4.Direktif”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO,    Yıl:14, Sayı:161, Temmuz-Ağustos 2005, s.17-25
D2.30. AKSOY, T., “Denetime İlişkin AB Müktesebatı ve Yeni AB 8.Denetim Direktif Tasarısı”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:14, Sayı:160, Mayıs-Haziran 2005, s.21-27
D2.29. AKSOY, T., “Yeni TTK Tasarısı’ndaki Muhasebe ve Denetime İlişkin Maddelere Yönelik Görüş ve Değerlendirmeler”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:14, Sayı:159, Mart-Nisan 2005, s.5-15
D2.28. AKSOY, T., “AB İle Uyum Süreci ve Uluslararası Gelişmeler Işığında UFRS’nin İlk Kez Uygulanışına İlişkin 1 No.lu UFRS Standartı (first time adoption standart)”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:14, Sayı:158, Ocak-Şubat 2005, s.17-20
D2.27.   AKSOY, T., “Global Etkili Skandallar (Enron, Worldcom vb.) Sonrası Gündeme Gelen OECD Kurumsal Yönetim (Corporate Governance) İlkelerinden AB İle Uyum Sürecindeki Türkiye İçin Çıkarılacak Dersler”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:14, Sayı:154, Mayıs-Haziran 2004, s.18-22
D2.26. AKSOY, T., “Bankalarda Risk Portföyünün Etkin Yönetimi ve Operasyonel Risk Yönetimine İlişkin Başarı Faktörleri”, Bülten Dergisi,  ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:13, Sayı:153, Mart-Nisan 2004, s.10-12
D2.25. AKSOY, T., “Avrupa Birliği (AB) 8.Yönergesi ve 3568 Sayılı Mali Müşavirlik Yasasında Bağımsızlık ve Etik”, Bülten Dergisi, ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:13, Sayı:147-148, Mayıs-Haziran 2003, s.20-23
D2.24. AKSOY, T., “AB İle Uyum Sürecinde Muhasebe ve Denetimde Bağımsızlık ve Etik”, Bülten Dergisi,  ISSN:1307-7554, ASMMMO, Yıl:12, Sayı:141-142, Kasım-Aralık 2002, s.8-13
D2.23. AKSOY, T., “Ekonomik Krizden Çıkış Yolu Arayan Türkiye İçin, Rekabetçi Ekonomik Yapının Etkin ve Dejenere Edilmemiş Devlet Teşvikleri Yoluyla Yeniden Yapılandırılması: İsrail Örneği”, Ankara Bala Birlik, 23.06.2002, s.4.
D2.22. AKSOY, T.,“Dünya ve Türkiye Boyutunda, Finansal Bankacılık Krizlerinin Nedenlerine ve Çıkış Yollarına Yönelik Karşılaştırmalı Bir Bakış”, Ankara Bala Birlik, Temmuz 2001.
D2.21. AKSOY, T., “Yatırım Finansmanında Şirketlere Alternatif Bir Öneri:Halka Açılma, (Bir İnceleme)”, Ankara Bala Birlik, 23.6.2001, s.11
D2.20. AKSOY, T., “57.Koalisyon Hükümetince Uygulanmakta Olan Döviz Bazlı Dezenflasyonist İstikrar Programı, Yeni Bankalar Kanunu ve Bankacılık Sektörü”, Ankara Bala Birlik, Yıl:4, sayı:29, 25.06.2000, s.2
D2.19.  AKSOY, T., “Yatırımcılara ve İş Kurmak İsteyenlere Yeni  Bir Öneri: Franchising”, Ankara Bala Birlik, 22.08.1999, s.10
D2.18.  AKSOY, T., “57.Koalisyon Hükümeti ve Yeni Bankalar Kanunu”, Ankara Bala Birlik, Yıl:3, sayı:28, 27.06.1999, s.10
D2.17.  AKSOY, T., “Anti-Dumping Nedir?”, Ankara Bala Birlik, Yıl:3, sayı:28, 27.06.1999, s.10
D2.16.  AKSOY, T., “Cumhuriyetin 75. Yılında Atatürk ve Ekonomi”, Dünya Gazetesi, 09 Şubat 1999, s.13.
D2.15.  AKSOY, T., “Cumhuriyetimizin 75.Yılında Atatürk ve Ekonomi-II”,  Ankara Bala Birlik, Yıl:3, sayı:27, 25.01.1999, s.5
D2.14.  AKSOY, T., “Cumhuriyetimizin 75.Yılında Atatürk ve Ekonomi-I”,  Ankara Bala Birlik, Yıl:2, sayı:26, 15.10.1998, s.5
D2.13.  AKSOY, T., “Elektronik Bankacılık Işığında Enflasyonist Dönemlerde Bankaları Finansal Yenilik (Innovation), Teknolojik Gelişme ve Yeni Finansal Enstrümanlara Yönelten Faktörler”, Başak Dergisi, ISSN 1301-4013, T.C.Ziraat Bankası, Yıl:22, Sayı: 100, Temmuz-Ağustos 1998, s.92-103
D2.12.  (Ders Notları)

  Öğr. Gör. AKSOY, T., Dünya Bankacılığında Yeni Gelişmeler ve Eğilimler, T.C.Merkez Bankası, Müdür Yardımcılığına Hazırlama Programı, (Ders Notları), Ankara, 1998, 71 sayfa.
D2.11.  AKSOY, T., “Finans-Bankacılık-Sermaye Piyasası Işığında Şirketlerimizin Finansman Tercihleri”, Ankara Bala Birlik, Yıl:2, Sayı:23, 10.06.1998, s.7.
D2.10.  AKSOY, T., “Ortak Pazarla Muhtemel Bir Entegrasyon Işığında Türk Otomotiv Sanayii Yatırımları ve Ölçek Esasına Dayalı Yeni Teşvik Sistemi”, Dünya Gazetesi, 06.01.1994, s.4.
D2.9.  AKSOY, T.,“ AB ve Türk Vergi Sisteminin Uyumlaştırılması”, Ekonomide Ankara, Ankara Ticaret Odası (ATO) Dergisi,  Ekim 1993, s.13-16
D2.8.  AKSOY, T., “Makroiktisat Teorisindeki Son Yaklaşımlar ve Bunların Gelişen Ülkelerle İlgisi”,    Mülkiyeliler Birliği Dergisi,    Yıl:25, Cilt:XIV, Sayı:115, Ocak 1990, s.73-75.
D2.7.  AKSOY, T., “Inflation And Economic Growth In Developing Countries”,  Turkish Daily News,   October 2, 1989, p.B4
D2.6.  AKSOY, T., “Türk Otomotiv Sanayi ve Ortak Pazar”,   Dış Ticarette Durum Dergisi,  Türkiye Dış Ticaret Derneği/Türktrade,  Ağustos 1989, s.44-47
D2.5.  AKSOY, T., “Auto Industry Likely to Drop Scale-Expanding”,   Turkish Daily News,    Year 28, No:5116, July 03, 1989, p.12
D2.4.  AKSOY, T., “Avrupa Topluluğu (AT) Öncesinde Otomotiv Sanayinde Kapasite Kullanımı”, Barometre,  27 Şubat-5 Mart 1989, s.15-17
D2.3.  AKSOY, T., “The Turkish Automotıve Industry in the Light of A Probable Integratıon with the EC”, Middle East Business And Banking, Volume: 8, No:2, February  1989, s.6-9.
D2.2.  AKSOY, T., “Firma Enflasyonu Maliyeti Yükseltiyor”, Yeni Asır, 10.10.1988, s.6
D2.1.  AKSOY, T., “Türk Otomotiv Sanayii  ve Ortak Pazar”, Ekonomik Bülten, Sayı:113, 3-9 Ekim 1988, s.4-6.
             
   

D3.  Bildiriler, tebliğler ve paneller (tam metni basılmış ve/veya basılmamış sunum slaytları)

D3.1. Uluslararası Bildiriler 

   (Doçentlik sonrası)
D3.1.1.  AKSOY, T.,ve S. BOZKUŞ,  “The Major Effects of BASEL II to Small and Mid-Sized
              Enterprises: An Empirical Work on Companies Quoted to KOSGEB”, (Proceedings                           
              of the 1st International Symposium: SMEs and Basel II held on 02-04 May 2008,
              İzmir University of Economics, İzmir, 27.04.2008,), p.28-39

I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir, 27.04.2008, s.28-39

D3.1.2. (Doçentlik başvurusu sonrası)
 AKSOY T., ”Ulusal/Uluslararası Eğilimler ve Gelişmeler Işığında Türkiye’de Denetime Bakış“, The 17th World Congress of Accountants-WCOA, (XVII.Dünya Muhasebe Kongresi), IFAC, EAAT, TÜRMOB, 13-16 Kasım 2006),  Türkiye Forumları-Denetim Uygulamaları, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, İstanbul, 15.11.2006

D3.2. Ulusal Bildiriler, tebliğler ve paneller

             (Doçentlik başvurusu sonrası)
D3.2.1.  AKSOY, T.,  “Uluslararası Eğilimler,Gelişmeler ve Standartlar Işığında İç Kontrol ve İç Kontrol Sistemine Bakış”,  2.Türkiye Muhasebe Forumu,  Muhasebe Mesleğinin Gelişiminde Yeni Ufuklar, (Forum Bildirileri kitabı)  ISBN:978-975-555-131-9, Türmob yayınları, No: 315, 30-31 Mart 2007 (III.Ana Oturum:Kalite Güvence Standardı), TÜRMOB, Shareton Hotel&Convention Center, Ankara, 31 Mart 2007,  s.224-232

            (Doçentlik başvurusu sonrası)
D3.2.2.  AKSOY, T., “3568 Sayılı Yasa Işığında Muhasebe Mesleğinin Geleceği ve Diğer Hizmet Faaliyetleri”,  I.Türkiye Muhasebe Forumu,  Muhasebe Mesleğinin Bugünü ve Geleceği, (Forum Bildirileri kitabı)  Türmob yayınları, No: 293, (I.Ana Oturum:Finansal Raporlama Faaliyetleri), TÜRMOB, TİM (Türker İnanoğlu Maslak Show Center), İstanbul, 20-21 Nisan 2006, s.47-52

D3.2.3.  AKSOY, T.,“Ulusal ve Uluslararası Standartlar, Eğilimler ve Gelişmeler Işığında Denetime Genel Bir Bakış”, Uluslararası Antlaşmalar ve Türkiye’de Denetime Bakış Paneli, ASMMMO, ASMMMO Konferans Salonu, Ankara, 05.12.2005
{Oturum Başkanı: Prof. Dr. Yüksel Koç YALKIN}
Panelistler: Dr. Tamer AKSOY,  Nail SANLI (TÜRMOB Genel Sekreteri, YMM), Dr.C. KÜÇÜKSÖZEN (SPK Muhasebe Standartları Daire Başkanı), Gaye YILMAZ (Araştırmacı-Yazar)

D3.2.4.  AKSOY, T.,“Uluslararası Standartlar Işığında Muhasebe ve Denetimde Bağımsızlık   ve Etik”,  Muhasebe ve Denetimde Etik Paneli, ASMMMO, Dedeman Oteli, Ankara,  16.01.2003
{Oturum Başkanı:  Prof. Dr. Nalan AKDOĞAN}
Panelistler: Prof. Dr. Hasal KAVAL,  Dr. Tamer AKSOY, Nail SANLI (TÜRMOB Genel Sekreteri,YMM), Dr. Zafer SAYAR (SPK Muhasebe Standartları Dairesi Başkanı)

D4. Yayınlara yapılan atıflardan tesadüf edilenlere örnekler:

D4.1. “BASEL II VE İÇ KONTROL”, isimli esere (Eser no:B6) yapılan atıf örnekleri

D4.1.1.  (Uluslararası Atıf),   Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ, Doç. Dr. N. Oğuzhan ALTAY ve Dr. C.Coşkun
KÜÇÜKÖZMEN, “Basel-II’ye Geçiş Sürecinde KOBİ’ler İçin Risk Yönetimi Stratejileri”, I.Uluslararası Sempozyum: Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.305-313

D4.1.2. (Uluslararası Atıf),   Doç. Dr. Salim ŞENGEL, “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Basel II
Düzenlemeleri Kapsamında Muhasebe Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi: Bilecik Örneği”,  I.Uluslararası Sempozyum: Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.90-96

D4.1.3. (Uluslararası Atıf),   Yrd. Doç. Dr. Hilmi Erdoğan YAYLA ve Arş.Gör. Eymen GÜREL, “Basel-
II’nin 2009’a Ertelenme sürecindeki Gelişmeler ve KOBİ’ler İle çalışan SMM&YMM’ler Açısından Basel II Kriterleri”,  I.Uluslararası Sempozyum: Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.296-304

D4.1.4. (Uluslararası Atıf),   Doç. Dr. Ganite KURT ve Arş.Gör. Pınar TANER, “Basel II Kapsamında
KOBİ’lerin İç Kontrol Sisteminin ve İç Denetimin Etkinliğinin Sağlanmasına Yönelik Öneriler”,  I.Uluslararası Sempozyum: Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.148-156

D4.1.5 (Uluslararası Atıf), Yrd. Doç. Dr. İsmail CAN ve Yrd. Doç. Dr. Yılmaz AKYÜZ, “Basel-II  ve
 KOBİ’lerde İç Denetim”,  I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27  Nisan 2008, s.97-103

D4.2. “BASEL II SERMAYE YETERLİLİĞİ DÜZENLEMESİNİN AB İPOTEKLİ KONUT FİNANSMAN (MORTGAGE) PİYASALARINA ETKİSİ: KARŞILAŞTIRMALI BİR İNCELEME”, isimli esere (Eser no:A1) yapılan atıf örnekleri

D4.2.1. (Uluslararası Atıf), Yrd. Doç. Dr. Süleyman UYAR ve Öğr. Gör. Emre CENGİZ, “Basel II ve KOBİ
Muhasebe Standartları”,  I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.212-222

D4.2.3. (Uluslararası Atıf), Yrd. Doç. Dr. Selçuk KENDİRLİ, Arş. Gör. Hülya ÇAĞIRAN, Arş. Gör. Fatih
ŞANÖZ,  “Finansal  Piyasalar ve Basel II; Yönetsel ve Mali Açıdan Çorum KOBİ’lerine Muhtemel Etkileri”,  I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.68-77
D4.2.4. Yrd.Doç.Dr.Süleyman UYAR ve Yrd.Doç.Dr. Hakan AYGÖREN, “Basel II İlkelerinin KOBİ’lere Olası Etkileri:Finansman Maliyeti, Finansal Raporlama ve Muhasebe Açısından Değerlendirme”,  Mali Çözüm, (hakemli dergi), ISSN 1303-5444, İSMMMO, Yıl: 16, Sayı:77, Ağustos-Eylül- Ekim 2006, s.54 ve s.68

D4.3. “TÜM YÖNLERİYLE DENETİM, AB İLE UYUM SÜRECİNDE DENETİMDE YENİ BİR PARADİGMA” isimli esere  (Eser no:B3-B4)  yapılan atıf örnekleri

D4.3.1. (Uluslararası Atıf), Yrd. Doç. Dr. İsmail CAN ve Yrd. Doç. Dr. Yılmaz AKYÜZ, “Basel-II  ve
 KOBİ’lerde İç Denetim”,  I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27  Nisan 2008, s.97-103
D4.3.2.(Uluslararası Atıf), Doç. Dr. Yakup SELVİ, Arş.Gör.Ahmet TÜREL, Arş.Gör.Bora ŞENYİĞİT, “Elektronik Bilgi Ortamlarında Muhasebe Denetimi”,  I.Uluslararası Muhasebe Denetimi Sempozyumu,  VII.Türkiye Muhasebe Denetimi Sempozyumu, İSMMMO, Belek-Antalya, 20-24 Nisan 2005, s.2
D4.3.3.  Doç. Dr. Fatih Coşkun ERTAŞ ve Arş.Gör. Pelin GÜVEN, “Bilgi Teknolojilerinin Denetim Sürecine Etkileri”, Muhasebe ve Finansman Dergisi,  (hakemli dergi), MÜFAD, Sayı.37, Ocak 2008, s.51-58
D4.3.4. Dr. Masum TÜRKER, Vergi Kayıplarının Önlenmesinde Muhasebe Meslek Mensuplarının Vergi Beyannamelerini İmzalaması ve Maliye Bakanlığı’na Bir Öneri, Türmob yayınları, No:249,  Ankara, Ekim 2004, s.253
D4.3.5. Dr. Mustafa Ali SARILI, “Türkiye’de Vergi Denetiminin Sorunları ve Bu Sorunların Çözümüne Yönelik Yapılması Gereken Düzenlemeler”, Muhasebe ve Denetime Bakış, (hakemli dergi),  Türmob,  Mayıs 2003, s.115
D4.3.6.  Prof. Dr. Hasan KAVAL, Muhasebe Denetimi, Ankara 2003
D4.3.7.  Prof. Dr. Hasan KAVAL, Muhasebe Denetimi, II.Baskı, Gazi Büro Kitabevi, Ankara 2005
D4.3.8. Ahmet BAŞPINAR, “Mali Tablo Denetimlerinde Yolsuzluk ve Hataya İlişkin Denetçinin Sorumluluğu”, Active Bankacılık ve Finans Dergisi, Yıl:8, Sayı:46, Ocak-Şubat 2006, s.50
D4.3.9. KAYIM, Ali, “İç Kontrol: Kavramsal Çerçeve, İç Denetimle İlişkisi ve Tarihsel Gelişimi, Mali Pusula, ISSN 1305-3086 (hakemli dergi), Maliye ve Hukuk Yayınları, Yıl:2, Sayı:19, Temmuz 2006, s.119
D4.3.10. Arş.Gör.Seyhan ÇİL KOÇYİĞİT VE Arş.Gör.Emine ÇINA BAL, “Muhasebe Denetiminde Analitik İnceleme Prosedürlerinin Kullanımı ve ISA No:520, Üçüncü Sektör Kooperatifçilik, ISSN 1300-1469 (hakemli dergi), Cilt 41, Sayı:3, Ekim 2006, s.109 ve s.111
D4.3.11. KAYIM, Ali ve Erkan ARAT, “Uluslararası Denetim Standartlarındaki Son Değişiklikler Çerçevesinde Bağımsız Denetimde İç Kontrolün İncelenmesi, Mali Pusula, ISSN 1305-3086 (hakemli dergi), Maliye ve Hukuk Yayınları, Yıl:2, Sayı:23, Kasım 2006, s.110
D4.3.12. TANRIVERDİ, Sezai, 220 Numaralı Uluslararası Denetim Standartı: Denetim Çalışmasında Kalite kontrolü”, Mali Haber.com, malihaber.com modules.php?name=Kose_yazılari&op=viewarticle&artid=660),(19 nolu kaynak), 04.05.2007
 
D4.4. “ÇAĞDAŞ BANKACILIKTAKİ SON EĞİLİMLER VE TÜRKİYE’DE ULUSLARÜSTÜ BANKACILIK, SİSTEMATİK VE ANALİTİK BİR YAKLAŞIM” isimli yayına (Eser no:B4) yapılan atıf örneği
D4.1.    GUR, Betül, “Yeni Dünya Düzeninde  Ulusaşırı Şirketlerin Yeri”, Dış Ticaret Dergisi, TC. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, Sayı: 28, Nisan 2003,  
 
D4.5. “ELEKTRONİK BANKACILIK IŞIĞINDA……” başlıklı  yayına  (Eser no:D2.17.) yapılan atıf örneği
D4.5.1. Öğr.Gör. FETTAHOĞLU, Ö.Okan, Arş.Gör. FETTAHOĞLU, Seçil, H., “Bilişim           Sistemlerinin Bankacılık Sektörü Üzerindeki Etkileri”, Banka ve Para Teknolojileri Dergisi, Sayı:15, s.65,  
 
D4.6. “DÜNYA BANKACILIĞINDA SON GELİŞMELER VE EĞİLİMLER”  başlıklı  TC.Merkez Bankası  Ders Notları’na  (Eser no:D2.18.) yapılan atıf örneği
D4.6.1.   Öğr.Gör. ONURSAL, Erkut, “Küçük Bir Maliyet Karşılığında Risklerden Arınmak Mümkün”, Dış Ticaret Dergisi, TC. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, Özel sayı,Ekim 2003, (17 nolu dipnot) 
 
D4.7.  “AB MUHASEBE DÜZENLEMELERİ:4.DİREKTİF” isimli çalışmaya (Eser no:D2.1.) yapılan atıf örneği
D4.7.1.   ÇELEBİ, Ali, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve T.M.S.K.”, Bülten Dergisi,  ASMMMO, Yıl:17, Sayı:170, Ocak-Şubat 2007,  s.39
  
D4.8. “BASEL-II: TEMEL DÜZENLEMELER, ETKİLER VE ÜLKEMİZE YÖNELİK ÖNERİLER”,   Bülten Dergisi, isimli çalışmaya (Eser no:D2.32.) yapılan atıf örneği
D4.8.1.   Yrd. Doç. Dr. Mikail EROL, “Basel-1 ve Basel-II Uzlaşısı’nın Bankalar Tarafından İşletmelere Verilen Kredilerde Risk Yönetimi Aracı Olarak kullanılması”, Muhasebe ve Finansman Dergisi,  (hakemli dergi), MÜFAD, Sayı.36, Ekim 2007, s.156-160

D4.9. “YENİ TTK TASARISI’NDAKİ MUHASEBE VE DENETİME İLİŞKİN MADDELERE YÖNELİK GÖRÜŞ VE DEĞERLENDİRMELER”, isimli çalışmaya (Eser no:D2.29) yapılan atıf örneği
D4.9.1.   ÇELEBİ, Ali, ve Dr. Mustafa ALPARSLAN, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve T.M.S.K.”, Bülten Dergisi,  ASMMMO, Yıl:17, Sayı:170, Ocak-Şubat 2007,  s.39
  
D4.10. “GLOBAL ETKİLİ SKANDALLAR (ENRON, WORLDCOM VB.) SONRASI GÜNDEME GELEN OECD KURUMSAL YÖNETİM (CORPORATE GOVERNANCE) İLKELERİNDEN AB İLE UYUM SÜRECİNDEKİ TÜRKİYE İÇİN ÇIKARILACAK DERSLER” başlıklı çalışmaya (Eser no:D2.18.) yapılan atıf örneği

D4.10.1. Prof. Dr. Ertuğrul ÇETİNER ve Yrd. Doç. Dr. Mikail EROL, “Kurumsal Yönetim Ve Kurumsal Yönetimin Aile Şirketlerinde Uygulama Düzeyinin Belirlenmesine Yönelik Ampirik Bir Çalışma,  Muhasebe ve Denetime Bakış,  (hakemli dergi), Türmob, Yıl:6, Sayı.21, Ocak 2007, s.18-19-33

D4.11. “BASEL I-II SERMAYE YETERLİLİĞİ UZLAŞILARI IŞIĞINDA BİLANÇO VARLIKLARINDA RİSK-BAZLI AĞIRLIKLANDIRMA VE RİSK-ODAKLI KREDİ FİYATLAMASININ ÇOK YÖNLÜ ETKİLERİNE YÖNELİK BİR İNCELEME” Üçüncü Sektör… başlıklı çalışmaya (Eser no:A5.) yapılan atıf örneği

D4.11.1.  Doç. Dr. Ganite KURT ve Dr. Veli ÖZTÜRK, “Basel II ve Yeni Türk ticaret kanunu Çerçevesinde KOBİ’lerin UFRS’ye Uyum Gerekliliği ve Karşılaşılabilecek Sorunlar ve Çözüm Önerileri”,  Muhasebe ve Denetime Bakış,  (hakemli dergi), Türmob, Yıl:7, Sayı.24, Ocak 2008, s.47-53

D4.12. “ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZENLEMELER BAĞLAMINDA İÇ KONTROL VE İÇ KONTROL GEREKLİLİĞİ: ANALİTİK BİR İNCELEME”, Mali Çözüm…,  başlıklı çalışmaya (Eser no:A10.) yapılan atıf örneği
D4.12.1. Yrd. Doç. Dr. Yavuz ÇİFTÇİ ve Arş.Gör. Alper ERSERİM, “İç Kontrol Sistemi-Bağımsız Denetim İlişkisi İle İlgili Ulusal ve Uluslar arası Düzenlemelerin İncelenmesi, Muhasebe Bilim Dünyası Dergisi, (hakemli dergi),  ISSN-1302-258X, MÖDAV, Cilt:9, Sayı: 3, Eylül 2007, s.87-96

D4.13. “DERECELENDİRME SÜRECİ IŞIĞINDA BASEL II’NİN KOBİ’LERE ETKİLERİ  VE KOBİ’LERCE ATILMASI GEREKEN ADIMLAR: ANALİTİK BİR BAKIŞ”, isimli esere (Eser no:A2) yapılan atıf örneği

D4.13.1. (Uluslararası Atıf), Doç. Dr. Mehmet Hasan EKEN, “Basel II Kriterleri ve KOBİ’lerin Finansman Olanakları”, I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler   Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27 Nisan 2008, s.333-342

D4.13.2.  (Uluslararası Atıf), Yrd. Doç. Dr. İsmail CAN ve Yrd. Doç. Dr. Yılmaz AKYÜZ, “Basel-II  ve  KOBİ’lerde İç Denetim”,  I.Uluslararası Sempozyum:Basel II ve KOBİ’ler, 02-04 Mayıs 2008, Bildiriler Kitabı,  ISBN:978-975-8789-20-7, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Balçova, İzmir, 27  Nisan 2008, s.97-103

Deli Hasan Paşa

Haziran 29th, 2012

Deli Hasan Paşa, 16. Yüzyıl sonlarında ortaya çıkan celali eşkıyalarından Karayazıcı’nın kardeşidir. Karayazıcı, Sokulluzade Serdar Hasan Paşa tarafından bozguna uğratıldıktan sonra, Deli Hasan Paşa eşkıyaların başına geçti; Şahverdi, Yular- Kısdı ve diğer bazı asilerle birleşerek Hasan Paşa’nın Diyarbakır’dan gelen ağırlığını ele geçirdi. Tokat’ta serdarı sıkıştırmaya başladı.

Sokulluzade Hasan Paşa, gerekli kuvveti toplayamadığı için kaleye sığındı. Deli Hasan’ın eşkiyaları şehri zaptederek, Hasan Paşa’nın “Cennet bağı” diye adlandırdığı bahçeyi talan ettiler ve kaleyi kuşattılar. Sokulluzade Serdar Hasan Paşa, kale önündeki çarpışmada şehit oldu.

Anadolu vilayetlerini yağmaya girişen Deli Hasan ve adamlarının üzerine, Şam, Halep ve Maraş kuvvetleriyle Diyarbakır valisi Hüsrev Paşa yollandıysa da diplin sağlanamadı. Bir süre sonra Deli Hasan, kethüdası Şahverdi’yi İstanbul’a göndererek af diledi. Aracılık yapan Yeniçeri ocağından Tornacıbaşı Hüseyin Ağanın ricası üzerine, bundan böyle Rumeli serhadlerinde cihat ve gaza etsin diyerek suçu bağışlandı ve kendisine Bosna beylerbeyliği verildi.

Bu gelişmelerden sonra da rahat durmayan Deli Hasan birçok yolsuzluk yaptı ve huzursuzluk yarattı. Bosna beylerbeyliğinden alınarak Timişora beylerbeyliğine atandı. İki yıl kadar kaldığı bu görev sırasında da olumsuz davranışlar sergileyen Deli Hasan, Gazi Hasan Paşa tarafından nezarete alındı ve şeran katline ilişkin fetva gelince idam edildi (1606).

Prof. Dr.Selçuk Abaç

Haziran 29th, 2012

1946 yılında dünyaya geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi’ne 1971 yılında asistan olarak giren Abaç, 1976 yılında “Bankacılık Sistemlerinde Mevduat ve Türkiye’deki Uygulama” teziyle Türkiye’de bankacılık alanındaki ilk doktora çalışmasını yaptı.

1977 yılında Brüksel’de Avrupa Topluluğu misyonunda “A.T. Ülkelerinde İzlenen Para Politikalarının Uyumlaştırılması” konusunda çalışan Abaç, 1978-1980 yıllarında İsviçre`de Lozan Üniversitesi’nde Avrupa Konseyi’nin bursu ile doçentlik tezini hazırladı ve 1980 yılında “Para Teorisinde Faiz Oranları ve Türkiye’deki Uygulama” konulu doçentlik tezi ile İş Bankası`nın Ekonomi Büyük Ödülü`nü kazandı.

Merkez Bankası’nda 1985 yılında “Bankalar Gözetim ve Erken Uyarı Sistemi”nin kurulması projesinde Üniversite Grubu Başkanı olarak çalışan Abaç, 1987’de Marmara Üniversitesi’nde profesör oldu. Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü’nü kurup yöneten Abaç, 1987-1989 yıllarında Devlet Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı`nda Bakan Özel Danışmanı olarak çalıştı.

Selçuk Abaç, kardeşi Dr. Sadun Abaç ile birlikte bankacılık ve rating alanlarında çeşitli yayın, danışmanlık ve proje hizmetleri sunan IBAR Uluslararası Bankacılık ve Danışmanlık A.Ş.’yi kurdu.

Ocak 1995’de Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atanan Abaç, Şubat 1998`da görev süresini tamamladı.

IFC ve DCR ile 1998’de Türkiye`nin ilk rating şirketini kuran Abaç, vefatına kadar IBAR’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü.

IBAR Grubu çalışanları, yaşamını Türkiye ekonomisi, bankacılığın ve sanayinin gelişmesine adayan, bu uğurda devlet projelerinin gerçekleşmesinde en üs düzeyde görevlerde bulunan, ülkeye yeni eğitim kurumları getiren, sayısız bankacı ve iktisatçı yetiştiren Başkanları Abaç’ın açtığı yolda yürümeye devam edeceklerini bildirdiler.

Prof. Dr.Wilhelm Röpke

Haziran 29th, 2012

Alman iktisatçı Röpke, ekonomideki liberalizm ile merkezi yönetim sistemi arasında bulunan üçüncü bir yol arayışındaydı. Neoliberalizmin temsilcilerinden olan Röpke, ekonomik düzenin sosyo-kültürel temelleri üzerinde durdu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa Ekonomik Birliği’nin oluşturulmasına kuvvetle karşı koydu.

Röpke, Hannover yakınlarında Schwarmstedt’te bir köy hekiminin oğlu olarak dünyaya geldi. Kırsal alanda büyüyen genç, okulunu bitirdikten sonra buralardan ayrılarak çok sayıda dış yolculuğa çıktı. Ekonomi ve sosyoloji eğitimi gördükten sonra Jena Üniversitesi’nde ekonomi kürsüsüne öğretim üyesi olarak atandı ve 25 yaşında en genç Alman profesör ünvanını aldı. Akademik kariyeri onu ayrıca Graz ve Marburg üniversitelerine götürdü.

Röpke, 1930’da Krizle Savaşına Devlet Komisyonuna seçildi. O döneme egemen olan düşüncenin karşıtı konjonktürün canlandırılması için alınacak önlemler arasında, daha çok kredi alınmasına ve devlet yatırımlarına ilişkin talepleri vardı. Bununla, piyasanın kendi kendini iyileştirebilme gücünden kaynaklanan ve ekonomiye her tür devlet müdahalesini reddenen “Laissez-faire” (Bırakınız yapsınlar), liberalizmine karşı geliyordu.

Röpke daha 30’lu yılların başında radikal bir nasyonalizmin tehlikelerine karşı uyarıda bulunmuştu. Nasyonal Sosyalistler iktidarı ele geçirdikten sonra, bu diktatörlüğe karşı açıkça insanları uyarmıştı. Hocalık yapması yasaklanınca 1933’te İstanbul’a göç etti. İstanbul’da bulunduğu dört yıl boyunca kendisi gibi Türkiye’ye göç etmiş bulunan sosyolog Alexander Rüstow ile beraber çalıştı. (En önemli temsilcisi Walter Eucken olan) Freiburg Ekolüyle Röpke sürekli olarak mektuplaşıyordu.

Röpke, kendisine Cenevre Üniversitesi’nden profesörlük yapması için öneri gelince, 38 yaşında İsviçre’ye yerleşti. Aynı yıl içinde Die Lehre voa der Wirtschaft adlı kitabını yayınladı. Bu yapıtında Birinci Dünya Savaşı yüzünden dünya çapında ekonomik ilişkilerin yok olmasıyla, Nasyonalizmin oluşması arasındaki bağlantıları tanımladı. Röpke’ye göre var olan ekonomik biçimlerden hiçbirinin geleceği yoktu. Dünya ekonomik buhranı “Lassez-faire” liberalizminin başarısızlığını kanıtlamıştı.

Merkezi yönetim ekonomisi kesinlikle diktatörlüğe götürüyordu (Almanya’da Nasyonal Sosyalizm, Sovyetler Birliği’nde Stalinizm gibi). Röpke bu yüzden üçüncü, ve kendi deyimiyle “antikapitatist ve devrimci” bir yol öneriyordu. Bunu yaparken devlete, tekel oluşumunu önleyen ve rekabet kurallarını kabul ettirmesi beklenen bağımsız hakem işlevini veriyordu. Röpke ekonomi alanındaki çalışmaları yanı sıra toplumsal sorunlara da yoğunlaşıyordu. Bunun sonucu olarak üç ciltlik Die Gesellschaftsktisis der Gegenwart (Çağımızın Toplumsal Krizi) (1942), Civitas Humana (İnsanca Uygarlık) (1944) ve Internationale Ordnung (Uluslararası Düzen) (1945) adlı yapıtını yayınladı.

Röpke, savaştan sonraki yıllarda bir Avrupa Ekonomik Birliği’nin kurulması için girişilen çabalara şiddetle karşı çıktı. Ortak ticaret sınırlan bulunan az sayıda birkaç devlet arasında kurulacak bir serbest ticaret bölgesi, dışarıya karşı sınırların kapatılmasına (Abschottung) yol açacağından, Röpke böyle bir birliğin kurulmasına yönelik plânları “süper nasyonalizm” olarak niteliyordu. Röpke’nin buna karşılık önerdiği model, liberal ekonomiyle muhafazakâr kapitalizm eleştirisi karmasından oluşuyordu.

Serbest bir dünya ticaretini savunmakla beraber, küçük çiftçilik ekonomisinin yeniden canlandırılmasını istiyordu. Bir Avrupa Birliği bürokrasisi şeklindeki siyasal güç yoğunlaşması, ekonominin büyük sanayi ve tarımsal işletmelerde yoğunlaşmasını desteklemektedir. Bu çaresiz durumdan ancak desantralizasyon yoluyla kurtulmak mümkündür. Bu yüzden her küçük çiftçi ürünlerini, ithalat kısıtlamalarına ya da bürokratik engellere çarpmaksızın, sunma olanaklarına sahip olmalıdır.

Kendisini eleştirenler tarafından “geçmişin davet edilmesi” anlamına geldiği söylenen Röpke’nin düşüncelerinde ekolojik faktörler de rol oynuyordu. Röpke, tarımsal tekniğin neden olduğu çevre zararlarına işaret ederek bu gibi “talana dayanan işletme yöntemlerinin” bırakılması gerektiğine dikkatleri çekiyordu.

Soğuk savaş Röpke’nin düşüncelerini değiştirmesine neden oldu. Muhafazakâr bir liberal olan Röpke “giderek büyüyen komünizm” konusunda uyarılarda bulunan ve kollektifçiliğin hiçbir biçimini onaylamayan muhafazakâr bir uzlaşmaz oldu. Siyahlarla beyazların eşitliğini talep eden Güney Afrika’daki liberallere bile saldırdı. Röpke ömrünün sonunda eski ekonomik düşüncelerini bir “hata” olarak kabul eden, düş kırıklığına uğramış bir adamdı. 66 yaşında Cenevre’de öldü.

Prof. Dr.Wassily Leontief

Haziran 29th, 2012

Rus asıllı iktisatçı Leontief, girdi-çıktı tablolarıyla, günümüzde birçok devlet tarafından iktisadi plânlamada kullanılmakta olan, mal ve hizmet akışlarının ayrıntılı bir biçimde kaydedilmesine yarayan bir yöntem geliştirdi.

Petersburg’da dünyaya gelen Leontief 1921’de doğduğu kentin üniversitesinde iktisat fakültesine yazıldı. 1925’ten sonra tahsilini Berlin’de sürdürdü. Bundan iki yıl sonra Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsüne asistan olarak atandı. 1929’da ekonomi bilimleri konusunda doktorasını yaptı. Aynı yıl içinde Çin’e giderek Çangkayşek hükümetine Nanking’de yapılan demiryolları inşaatında danışmanlık yaptı.

Leontief 1931’de ABD’ye taşındı. Bir ekonomi araştırma bürosunda çalıştıktan sonra Harvard Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine atandı. 1932’den beri Estelle Helena ile evli ve bir kız çocuk babası olan Leontief, Amerikan uyruğuna geçtikten bir yıl sonra, 1939’da Harvard Üniversitesi’ne profesör olarak atandı.

Leontief 1941 yılında Amerikan ekonomisinin 1931-1939 yılları arasındaki yapısına ilişkin incelemesini tamamladı. Bu yapıtını yedi yıl sonra, 1947 yılında, Amerikan ticaret strüktürünün analizi izledi. Bu analizinde sermayeden yana zengin bir ülke olan ABD’nin, emekten yana yoğun ürünleri ihraç ettiğini ve sermayeden yana yoğun olan ürünleri ithal ettiğini saptadı. Bu sonuç o tarihe kadar, bir ülkenin kendisinde mevcut bulunan üretim faktörlerinin (sermaye ve emek) en uygun oldukları malların üretiminde uzmanlaştığına ilişkin tahminlerle bir çelişki oluşturuyordu. Yani ABD’nin sermayeden yana yoğun ürünleri ihraç ve emekten yana yoğun ürünler ithal etmesi gerekirdi. Leontief’in bu saptaması Leontief Paradoksu olarak iktisat tarihine geçti.

Leontief 1966’da yayınladığı Input-Output Economics (Girdi-Çıktı Ekonomisi) adlı yapıtında ekonomik bağlantıları yeni bir biçimde tanımladı. Bu tanımlamayı 1758’de ilk kez ekonomi olgusunu doğal bir dolaşım olarak canlandırmış olan Fransız bilim adamı François Quesnay’ın Ekonomik Tablosuna dayanarak yaptı.

Leontief Petersburg’daki öğrenciliği sırasında üzerinde kafa yormaya başladığı kendi yöntemini şöyle tanımlamaktadır: Bir Girdi-Çıktı Tablosu bir ülke ekonomisinin belirli bir süre, örneğin bir yıl içindeki mal ve hizmet akışlarını göstermektedir. Leontief Amerikan endüstrisinin kendi dalları arasındaki mal değişim ilişkisini gösterdi. Bunun için Amerikan ekonomisini ayrı ayrı branşlara böldü ve sektörler arasındaki ekonomik olguları gözler önüne serdi. Karşılıklı etkileşimin var olduğunu ve ayrı ayrı ekonomi sektörlerinin teslimat (çıktı) ve satın almalarla (girdi) birbirlerine bağlı olduklarını kanıtladı. Leontief ayrıca belirli bir mal verimi (çıktı) sağlayabilmek için, hangi miktarda üretim faktörlerinin (girdi) kullanılması gerektiği sorusunun yanıtını bulmaya çalıştı.

Leontiefin pratiğe dayalı araştırmalarının hedefi, devletin ekonomik olaylara müdahalesinin etkilerinin önceden kestirilmesi ve iktisat politikasıyla teorisi arasında bir bağlantının kurulmasıydı. Başlangıçta Girdi-Çıktı Analizinin devletin planlama ekonomisine alet olmasından korkulduysa da, Batılı ülkeler 50’li yıllardan başlayarak Leontief’in yöntemini ekonomik plânlamalarında yardımcı bir araç olarak kullanmaktadırlar.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandıktan iki yıl sonra New York’taki Ekonomik Analizler Enstitüsüne müdür olarak atandı. 1976’da uluslararası bir uzman grubunun yöneticisi olarak Birleşmiş Milletler’in Ekonomi ve Sosyal Kurulu için global bir analiz hazırladı. Bu analizinde Üçüncü Dünya Devletleriyle zengin sanayi ülkeleri arasında 2000 yılına kadar gelir farklarının yarılanmasının mümkün olabileceği tezini savunuyordu. Bunun gerçekleşebilmesi için gerekli önkoşul, yoksul ülkelerde nüfus plânlaması ve zengin ülkelerde ekonomik büyümenin kısıtlanması politikalarının geniş ölçüde uygulanmasıdır.

Leontief bu düşüncesiyle, sınırlı kaynaklar yüzünden o zamana kadar uygulanan büyüme politikasından genelde vazgeçilmesini talep eden Roma Kulübünün raporuna karşı geliyordu. Leontief 1980’den beri Birleşmiş Milletler’e ekonomik sorunlarda danışmanlık yapmaktadır.

Arthur Cecil Pigou

Haziran 29th, 2012

İngiliz Pigou, mal üretiminin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerini anlayan ilk iktisatçıdır. Aynca insanların yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan refah ekonomisinin gelişmesi üzerinde önemli katkılan bulunmaktadır. Isle of Wight adasında Ryde’de dünyaya geldi. Babası emekli bir subay, annesi İrlandalı bir memur ailesinin kızıydı. Okulda gösterdiği üstün başarıları nedeniyle, 20 yaşına geldiğinde Cambridge’deki ünlü Kign’s College’den bir burs kazandı. Burada tarih ve aralarında ekonominin de bulunduğu ahlâk bilimleri üzerinde eğitim gördü.

Pigou’nun ilgi alanı, okuduğu derslerden başka şiire yönelikti. Kral Büyük Alfred’e yazdığı bir od’la bir edebiyat ödülü almayı başardı. Marshall ile Birlikte Çalışması 24 yaşında doktorasını yapan Pigou, aynı yıl içinde, öğretmeni ve büyük ideali Alfred Marshall’ın sayesinde Cambridge Üniversitesi’ne doçent olarak atandı. 20. yüzyılın başında İngiltere’nin en önemli iktisatçısı olan Marshall, o yıllarda hakim olan “Laissez faire” (Bırakınız Yapsınlar) iktisat teorisine ilişkin kuşkularını çalışmalarında dile getiriyordu. Bu teoriye göre serbest piyasa otomatik olarak ekonomik bir denge ve maksimal bir mal tedariki sağlar. Marshall bütün iktisat politikalarının genel refah şartlarını düzeltmeyi hedef almaları gerektiği düşüncesindeydi. Bunun için, belirli koşullar altında devletin müdahalesini gerekli görüyordu.

Pigou, Marshall’ın en yakın çalışma arkadaşı oldu. 30 yaşına bastığında, 1908’de Marshall’ın kürsüsünü devraldı ve refah ekonomisi konusundaki ilk çalışmalarını genişletti. “Economics of Welfare” (Refah Ekonomisi) Pigou 1912’de yayınladığı Wealth and Welfare (Servet ve Refah) adlı yapıtını, sekiz yıl sonra yeniden gözden geçirilmiş haliyle Economics of Welfare adı altında yeniden yayınladı. Bu yapıtın odak noktasında insanın yaşam koşulları ve Pigou’ya göre, gerektiğinde düzeltilmesi gereken gelir dağılımı yer alıyordu. Refahı iki denklemle tanımlıyordu. Birinciye göre toplumun refahı bütün fertlerinin refah toplamına eşittir. Bu da, ayrı ayrı kişilerin karşılaştıkları doyumların toplam miktarına eşittir.

Pigou, Alman iktisatçı Hermann Heinrich Gossen’e dayanarak yarar öğretisi üzerinde çalıştı. Yararı para bağıntısıyla ele aldı. Yarar, bir ekonomi bireyinin yarar kaybını önlemek için ödemeye hazır olduğu para miktarıdır. Bunun sonucu olarak bir insanın maksimal mal doyumuna ulaşabilmesi için, en son aldığı malların limit (sınır) yararının eşit olmasını sağlayacak biçimde, parasını ayrı ayrı mallara bölmesi gerekmektedir. Siyaset Danışmanlığı Pigou endüstriyel üretimin insana ve çevreye verebileceği olası zararlı etkiler üzerinde duran ilk iktisatçılardan biridir.

Günümüzde çevre kirliliğine sebep olanın, bu kirliliği ortadan kaldırma masraflarını karşılama zorunda olması ilkesi ve zararlı maddeler için bir vergi alınması konusımdaki tartışmalara karşın, Pigou, çevreye zarar veren kimselerin sübvansiyon (devlet desteği) ile bu zararları azaltması için teşvik edilmesini önerdi.

1918’den sonra yaptığı siyasal danışmanlıkta pek şanslı olduğu söylenemez. Başka işleri yanı sıra, para politikasına ilişkin öneriler sunan Chamberlain Komitesinin üyeleri arasında yer alıyordu. Pigou, tıpkı hocası Marshall gibi, insanların, ve bu arada özellikle toplumdaki güçsüzlerin, yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlıyordu. Toplumsal yararın, zenginlerin gelirlerinin bir bölümünün daha fakir olanlara aktarılması halinde artacağını savunuyordu.

Herkesin eşit gelire sahip olması halinde optimal yarar sağlanmış olacaktı. Ne var ki, bu durum karşısında ayrı ayrı fertlerin çalışmaya yönelik teşvikleri azalmış olacaktı. Pigou bu yüzden progresif bir vergilendirme, yani yükselen gelirle birlikte yükselen bir verginin alınmasını talep etti.

İstihdam Teorisi Pigou, ekonomik durgunluk dönemlerinde konjonktür politikası açısından önlemlerin alınmasına taraftar olduğunu belirttiği önceki yazılarının aksine, dünya ekonomi buhranı döneminde devletin istihdam programlarına karşı geldi. Pigou inanmış bir piyasa ekonomisti olarak, piyasa mekanizmasının uzun vadede ekonomik dengeye eğilim göstereceğine ve tam istihdamı sağlayacağina inanıyordu. Bunun da önkoşulu, ücretlerin söz konusu ekonomik duruma uygun olarak esnek olmasıydı. Buna uygun olarak istihdamın düşük olduğu dönemlerde ücret ve fiyat düzeyi düşmeliydi; ve böylelikle toplam ekonomik talebin, üretimin ve istihdamın canlanması için gerekli koşullar sağlanmalıydı.

Pigou 1943’te emekliye ayrıldı. Bundan iki yıl sonra son yapıtı olan Lapses From Full Employment (Tam Istihdamda Hatalar) adlı kitabı piyasaya çıktı.

1959’da 81 yaşında Cambridge’de öldü.

Franco Modigliani

Haziran 29th, 2012

Amerikan entellektüel yaşamının son Avrupa kökenli düşünürlerinden Nobel Ödüllü ekonomist Franco Modigliani, 26 Eylül 2003 tarihinde ABD’nin Cambridge kentinde vefat etti. 28 yıl boyunca, Massachusetts Institute of Technology’de ders veren Modigliani, 1988’den itibaren aynı üniversitede konuk öğretim üyesi olarak görev yapıyordu.

Aslen bir İtalyan Yahudisi olan Modigliani, 18 Haziran 1918’de İtalya’nın Roma kentinde dünyaya geldi. 1938’de Benito Mussolini’nin getirdiği ‘ırkçı’ düzenlemeler sonucu 20 yaşında ülkesinden ayrılan Franco Modigliani, Paris’e kaçarken, burada gelecekte karısı olacak Serena’nın ailesine sığındı. Çift, 1939’da İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından günler önce ABD’nin New York kentine yerleşti.
      
HUKUKTAN EKONOMİYE GEÇTİ

Roma Üniversitesi’nde klasik hukuk öğrenimi gören Modigliani’nin ekonomiye ilgisi, New York’ta Avrupa’daki baskıdan kaçan entellektüellerin cenneti olan New School of Social Research’te Hitler Almanyası’ndan kaçan Rus ekonomist Jacob Marschak ile tanışmasıyla alevlendi. Marschak, daha önce Roma’da ekonomiye ilgi duyan, ancak matematik ve sayılardan hiç haz etmeyen Franco’ya matematik öğrenmesi gerektiğini söyler. 1944’te doktorasını alan Modigliani, 1950’lerde Carnegie’de iken, o zaman öğrencisi olan Richard Brumberg ile geliştirdikleri yaşam boyu tasarruf alışkanlıkları hipotezi ekonomideki tüm tasarruf paradigmalarını değiştirdi.
      
TASARRUF TEORİSİ

Klasik ekonomistlere göre sadece geliri yükselmekte olanlar tasarruf ederler. Modigliani göre ise, herkes yaşamının ilk devresinde tasarruf ederken, ikinci devresinde tüketime yönelir. Bu hipotez, 1950 sonrası ABD ve Japonya’da ve hatta günümüzde Çin’deki tüketim ve tasarruf trendlerini açıklamakta kullanılıyor. Brumberg’in genç yaşta ölmesiyle bu çalışmalarını bekleten Modigliani, nihai şekliyle makaleyi 1980’de yayımlamıştı. Modigliani, Bush’un vergi politikalarını ulusal tüketim dengesini bozacağı ve tasarrufu deleceği kaygısıyla eleştirmişti.

1985 yılında kendisine Nobel’i getiren çalışmasında ise Modigliani’ye borçlanmanın şirketin değerine etki etmediğini savundu. Ekonominin uzun vadede dengeye ulaşmasına benzer olarak, borçlanan şirketin, borcunu ödeyememesi riski ile uzun vadede kârlılığa ulaşmasının da aynı mantıkla dengelendiğini öne sürdü. Böylece şirket borçlandığı zaman risk almış olmuyor veya borcun şirkete etkisi sıfırlanıyor.

Kendisini klasik ekonomi teorisine yakın görse de, Modigliani ekonomik dengenin hiçbir zaman yüksek istihdamda gerçekleşmeyeceğini; dolayısıyla Keynesyen bir yaklaşımla, ekonominin kamu harcamaları ve faizlerin Merkez Bankası’nca manipule edilmesinin gerekliliğini savundu. Bu prensipler, ABD Merkez Bankası’nın ekonomik tahmin modellerinin temelini oluşturuyor.

Prof. Dr.Werner Sombart

Haziran 29th, 2012

Alman iktisatçı Sombart tarihsel-toplumsal temellere dayanan bir ekonomi biliminin savunucusuydu. Çalışmalarında sosyalizmi araştıran Sombart, erken dönem, zirve dönemi ve geç dönem olarak ayırdığı kapitalizmin analizini yaptı.

Ermsleben/Harz’da dünyaya gelen Sombart’ın babası Prusya Parlamentosu, ardından da Reichstag Meclisi üyesiydi. Siyasal açıdan sola yakındı ve tarımsal reformların yapılmasına taraftardı. Werner Sombart ekonomi, hukuk, tarih ve felsefe eğitimi gördü. Sosyal reformculardan Adolph Wagner ve Gustav von Schmoller’in öğrencisi olarak genç yaşta Tarih Ekolü denilen düşünce tarzıyla temas etti. Bu öğretinin temsilcileri ekonomik sorunları ve bunlardan çıkan sonuçları tarihsel tecrübeye bağlayıp sosyal reformların yapılmasına taraftardılar.

Sombart Berlin Üniversitesi’nde 1888’de “Roma Campagna’sı” konusunda sosyo-ekonomik bir araştırmayla doktorasını verdi. Güncel sorunları tarihsel nedenlere bağladığından (örneğin köylülerin eski büyük mülk sahipleri yüzünden borçlandırılması gibi) bu çalışmasıyla sosyal bir reformcu olduğunu kanıtladı.

Sombart aynı yıl içinde Bremen ticaret odası hukuk danışmanlığına atandı. Bundan iki yıl sonra da Schmoller’in tavsiyesi üzerine Breslau Üniversitesi’ne ordinaryüs profesör adayı olarak atandı. Sombart’ın amaçladığı bilimsel kariyer yavaş yavaş ve kademe kademe oluştu. Bunun nedeni, Sombart’ın Marksist düşünceleri temsil etmesi yüzünden, çalışmalarının kuşkuyla karşılanması ve ekonomistlerin çoğu tarafından reddedilmesiydi.

Ekonomi, Sombart için, düşünsel, maddesel, doğal ve geleneksel kökenli olgulardan kaynaklanmaktaydı. Aralarına inşanın eğitimini de kattığı kültürel koşullara özellikle önem veriyordu.

1902’de yayınlanan Der Moderne Kapitalismus (Modem Kapitalizm) adlı iki ciltlik yapıtı şiddetli tartışmalara yol açtı. Sombart tarih araştırmalarını genel iktisat bilgileriyle birleştirerek, kendi düşüncesine göre kapitalizmin zaman içinde ne şekilde geliştiğini ve önüne geçilemez bir biçimde kendini kabul ettirdiğini gösterdi. Bununla kapitalizmi dönemlere ayırdı ve bu kavramın iktisat bilgisine girmesini sağladı: Orta çağda görülen kapitalizm öncesi ekonomiyi Avrupa’daki erken dönem ve zirve dönemi kapitalizmi izlemişti. Sombart bu dönemin Sanayi Devriminin başından 1914’e kadar sürdüğünü saptıyordu.

Refah devletinin başlangıcını ve kartellerin oluşmasını ise bir yaşlanma işareti olarak görüyordu ve bunu tanımlamak için geç kapitalizm kavramını ortaya attı. Analizindeki doğa yasalarına bağlı olaylar kuramı Marksist düşüncelere tamamen uyuyordu. Sombart bu yüzden o dönemde çoğunlukla muhafazakâr olan iktisatçıların eleştirilerine katlanmak zorunda kaldı.

Bütün tartışmalara karşın Sombart, 1906’da Berlin Ticaret Akademisi’nde kürsü sahibi olduysa da kendisine burada ders vermemesi şart koşuldu. Bundan oniki yıl sonra, çoktandır özlemini çektiği profesörlüğe Berlin Üniversitesi’nde kavuştu. Sombart 20’li yıllarda giderek Marksist düşüncelerden uzaklaştı. Nitekim 1896’da ilk kez yayınlanan Sozialismus und Soziale Bewegung (Sosyalizm ve Sosyal Hareket) adlı yapıtının onuncu ve son baskısında aşırı bir Marksizm karşıtlığı göze çarpmaktadır.

1930’larda patlak veren yöntemler kavgasında Sombart, Max Weber ile birlikte eski hocası Schmoller’in karşısına geçti. Sombart değer yargılarının bilimsel olarak kanıtlanamayacakları ve dolayısıyla objektif bilimle bağdaştırılamayacakları düşüncesindeydi. Buna karşılık Schmoller ve yandaşları değer yargılarından vazgeçmenin, ekonomik ve sosyal politiğin bir bilim olarak kabul edilmesinden genelde vazgeçmek anlamına geldiğini ileri sürüyorlardı.

1934’te yayınlanan Deutscher Sozialismus (Alman Sosyalizmi) adlı yön gösterici yazısında Sombart, 30’lu yılların ekonomik krizinin aşılması için önerilerde bulunuyordu. Kapitalist ekonomi sisteminin sona erdiğine inanıyor ve bunun yerine dayanışma temelinde bir merkezi yönetim ekonomisi fikrini yaymaya çalışıyordu.

Sombart’ın Nasyonal Sosyalistler karşısındaki tutumu oldukça çelişkiliydi. Önceleri Nasyonal Sosyalist harekete ve bu hareketin ideolojisine hizmet vermeye çalıştı. Ne var ki ekonomik önerileri beğenilmeyince Sombart, arasını tamamen açmadan, Nasyonal Sosyalistlere sırt çevirdi. 1941’de 78 yaşında Berlin’de öldü.

Vilfredo Pareto

Haziran 29th, 2012

İtalyan iktisatçı ve sosyolog Pareto, herkes için olabildiğince yüksek bir refah düzeyinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli koşullan gösteren modern refah teorisinin temellerini ortaya koydu. “Seçkinlerin dolaşımı”na ilişkin kuramı faşist hareketi etkiledi.

Paris’te dünyaya gelen Pareto, Cenovalı soylu bir aileye mensuptu. Cumhuriyetçi olan babası, başarısızlıkla sonuçlanan bir suikast girişiminden sonra, Fransa’ya sürgüne kaçmıştı. Adı önce Fritz Wilfried olarak konulan ve sonradan İtalyanca Vilfredo’ya çevrilen çocuk, onbir yaşına geldiğinde, ailesi genel aftan yararlanarak İtalya’ya döndü. Pareto Torino Politeknik Lisesi’nden mezun olduktan sonra 21 yaşında mühendislik sınavını verdi. Bundan beş yıl sonra Floransa yakınlarında bir demirhaneyi yönetiyordu.

Pareto boş zamanlarında genel ekonomik ve toplumsal sorunlar üzerinde araştırmalar yapıyor ve konferanslar veriyordu. 1882’de parlamento seçimlerine liberallerden aday oldu, fakat kazanamadı. Bir yıl sonra mesleğini bıraktı ve İsviçre’ye yerleşti. Hayatını “Giornale degli Economisti”ye köşe yazarlığı yaparak kazanıyordu. Bu ekonomi gazetesinde İtalyan devletinin korumacı ticaret politikasına karşı geldi ve iğneleyici yazılar yazarak tekrar tekrar etkili “kahvehane politikacıları”na saldırdı.

Pareto 1891’de tanıştığı Fransız iktisatçı Leon Walras’ın Lozan Üniversitesi’ndeki kürsüsünü devraldı. Kedilere çok düşkün olan Pareto, 1900 yılında kendisine bir amcasından miras kalan parayla Cenevre ilinde bir ev satın aldı. Buradaki yalnızlık yüzünden, 1889’da evlendiği Rus eşi Alessandra Bakunin, Pareto’yu 1901’de aşçısıyla beraber terketti.

Pareto yüzyılın başında, o zamana kadar bilinen marjinal fayda bilgisini genişletmeye başladı. Bu ekolün temsilcileri yarardan satın almaya doğru (bir ürünün faydası hakkında akıllıca bir tartma yapıldıktan sonra, ürün satın alınır) bir hareket olduğuna inandıkları halde, Pareto satın alma hareketinin kendisinde yararı görüyordu, yani tüketici bir malı kendisi için yararlı olduğu için satın almaya karar verir.

Ayrı fertler için bir ürünün yararını sayılabilir birimlere ya da niceliklere ayırma problemini Pareto Seçim Teorisi’yle halletmeye çalıştı. Bu kuramda “yazar” kavramının yerine “tercih çizelgesi” kavramını koydu. Buna göre, her ne kadar satın alan kişi ayrı ayrı ürünlerin kendisi için yararlarının büyüklüğünü tam olarak belirtemiyorsa da, kararını verirken o anda hangi ürünün kendisi için en yararlısı olduğunu bilmektedir. Bunun sonucu olarak, yararın derecesini saptayabilmek için satın almadaki davranışı gözlemlemek yeterlidir.

Pareto bir ulusun ekonomisinde olası olan denge durumlarını araştırırken, adını kendisinden alan optimum’u buldu. Matematiksel yöntemlerle kanıtladığı ekonomik duruma göre, bu duruma ulaşılması halinde insanların yararlı mallara ve hizmetlere olan gereksinimleri, en iyi biçimde tatmin edilmiş olur. Bununla modern refah teorisinin temellerini kurmuş oldu. Genel refah düzeyi ancak, başka bir kişinin yararını azaltmadan en az bir kişinin sağladığı yararda bir artış sağlanabildiği zaman yükseltilebilir.

Pareto bundan sonraki çalışmalarında ekonomiyi sosyolojik yönden ele aldı. 1916’da yayınlanan Trattato di sociologia generale (Genel Sosyolojinin Temelleri) adlı yapıtında rasyonel hareket eden tüketici kavramına karşı geldi. Kendi tezi: insanların çoğu objektif olarak bakıldığında mantıklı hareket etmekle birlikte, hareketlerine mantıksal bir görünüm vermeye çalışır.

Pareto bu modeliyle hakimiyet sistemlerinin, köklerini tarihten alan, seçkinlerin rekabetçi, anlamsız iktidar kavgasından kaynaklandığını anlatmaktadır. İdealist hedefleri olan bir grup (aslanlar) iktidarı ele alır, ama bu grup iktidarı sürekli olarak elinde tutabilmek için muhalefete (tilkilere) esas idealleriyle bağdaştırılamayacak ödünler vermek zorundadır. Esnek tilkiler bu şekilde etkilerini artırırlar ve sonunda iktidarı ele geçirirler.

Pareto tartışmak formülasyonlarla yeni filizlenmekte olan faşizme, kendini ideolojisinde haklı çıkaracak silahı vermiş oldu. Buna göre “İktidarı elinde tutan sınıf, kendilerini koltuklarından edecek yetenekte olan bireyleri yok etmekle kendini savunabilir”. İktisatçı Pareto ile sonraki Duçe Benito Mussolini arasındaki ilişki günümüzde bile tartışmalara açıktır. Kendinden 31 yaş küçük hayat arkadaşı Jeanne Regis ile birlikte her türlü konfordan uzak yaşayan Pareto, 70 yaşında bilim dünyasından çekildi. Bundan beş yıl sonra Cenevre yakınlarında Celigny’de bulunan evinde hayata gözlerini kapadı.

Prof. Dr.Ahmet Kılıçbay

Haziran 29th, 2012

Prof. Dr. Ahmet Kılıçbay, İstanbul’da 12 Şubat 2007 günü vefat etti.

Prof. Dr. Ahmet Kılıçbay’ın oğlu Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay, AA’ya yaptığı açıklamada, babasının bugün saat 19.00 sıralarında yaklaşık 2 buçuk yıldır tedavi gördüğü Balıklı Rum Hastanesinde akciğer enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay, babasının geçen hafta geriatri bölümünden dahiliye bölümüne nakledildiğini kaydetti.

Ankara’da 1920 yılında doğan Ahmet Kılıçbay, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde eğitim gördü. London Schools of Economics ve Harvard üniversitesinde de eğitim gören Prof. Dr. Ahmet Kılıçbay, “Ekonometriyi Türkiye’ye getiren kişi” olarak biliniyordu.

Eski cumhurbaşkanları Kenan Evren ile Turgut Özal’ın dönemlerinde 1985-1989 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanlığı görevini yapan Prof Dr. Kılıçbay’ın 20’nin üzerinde kitabı ile çok sayıda makalesi bulunuyor.

Ord. Prof.Johan G. Knut Wicksell

Haziran 29th, 2012

İsveçli iktisatçı para, sermaye ve faiz teorisi alanlarında araştırmalar yaparak Eugen Böhm-Bawerk ve Carl Menger çevresindeki Viyana Ekolünün ortaya attığı Marjinal Fayda Teorisini belirleyici bir biçimde geliştirdi.

Stockholm’de bir bakkalın oğlu olarak dünyaya gelen Wicksell 1869’dan sonra Uppsala Üniversitesi’nde matematik, Latince, Yunanca ve fizik eğitimi almaya başladı. 1880 sıralarında iktisat konusuna ilgi duymaya başladı. Alkol karşıtı bir konferansta alkolikliğin nedenini nüfus fazlasına bağlayacak kadar ileri gitti. Devletin doğum kontrolü uygulamasını ve iki çocuklu ailelerin oluşturulmasını talep ediyordu. Sözleriyle skandala neden olduğu gibi, iktisat tarihini bilmemekle de suçlandı.

Wicksell 1884’te matematik fakültesinden mezun olduktan sonra bunu izleyen beş yıl boyunca İngiltere, Fransa, Almanya ve Avusturya’da iktisat okudu. 1889’da Paris’te evlendiği Anna Bugge, sonradan İsveç Kadın Hakları Hareketinde liderlik rolünü üstlendi. İlk büyük çalışması olan Über Wert, Kapital und Rente’de Değer, Sermaye ve Rant Üzerine) Wicksell, Carl Menger ve Eugen BöhmBawerk çevresindeki Avusturyalı Marjinal Fayda Teorisi ekolünün öğretisini matematiksel olarak ele aldı. Yaptığı denklemlerle malların değiş tokuş (takas) değeri ile üretim faktörlerinin (işçilik ücreti, toprak rantı, sermaye) ödenmesi arasında lojik bir bağlantı kurdu.

Wicksell hukuk dalında devlet bitirme sınavını veremediği için, Lund Üniversitesi çalışmasını 1893’te doktora tezi olarak kabul etmedi. Oysa doktor ünvanını kazanması için bu şarttı. Bundan iki yıl sonra özel bir izinle felsefe dalında doktorasını yapabildi. “Faiz Olayı Öğretisi” adlı yazısında “Değer, Sermaye ve Rant” kitabındaki kuramsal düşünceleri kullandı.

1896’da “Para-Kuramsal Araştırmalar” adlı yapıtını iki yıl sonra çıkardığı Geldzins und Güterpreise (Faiz ve Fiyatlar) adlı yazısı izledi. Para faizi (piyasa faizi) ile doğal faiz (bir yatırımdan sağlanan net kazanç) arasındaki bağlantı fiyat düzeyi ve para değerinin dalgalanmaları açısından belirleyici bir önem taşımaktadır (Borçlu ve Alacaklı Faizleri Arasındaki Marja İlişkin Teorem). Wicksell’e göre bankalar doğal faizle para faizi arasındaki farkları olabildiğince çabuk düzenlemek ve bir denge sağlamakla yükümlüdürler. İktisatçı Wicksell bu bağlamda para kurumlarının hatalı planlarını (ödeme ayarlamalarını) konjonktür dalgalanmalarından sorumlu tutuyordu.

Dikkatleri çeken çalışmalarına karşın Wicksell önceleri doçent olamadı. 48 yaşındaki bilim adamı ancak hukuk tahsilini tamamladıktan sonra, 1899’da Lund Üniversitesi’ne iktisat ve para hukuku dersleri vermek üzere öğretim üyesi olarak atandı. Çoktandır beklediği profesörlüğe bir yıl sonra atanan Wicksell,1903’te ordinaryüs profesör oldu.

1901’den başlayarak sürekli olarak gözden geçirip yeni baskılarını yayınladığı “Ekonomi Dersleri” kısa zamanda bir ders kitabı niteliğini kazandı. Bu kitapta “Faiz ve Fiyatlar” adlı yazısındaki düşüncelere yeniden yer verdi. Ekonominin periyodik konjonktür ve krizlerini tanımlaması Wicksell Süreci olarak bilinmektedir. 1916’da emekliliğini isteyen Wicksell, 1926’da ölünceye kadar İsveç’in merkezi Stockholm’de yaşadı.

Prof. Dr.John Kenneth Galbraith

Haziran 29th, 2012

Amerikalı Galbraith İkinci Dünya Savaşı sonrasının en etkili iktisatçıları arasında yer almaktadır. Çevreye zararlı sonuçlarıyla önü alınmayan ekonomik büyümeyi ve tekel oluşumuna ilişkin eleştirilerini dile getirdiği kitapları bestseller (en iyi satan kitap) listesine girdiler.

Kendilerine Kanada’da yeni bir yaşam kurmuş olan İskoçyalı göçmen bir çiftçi ailesinin oğlu olarak Ontario’da doğdu. Galbraith çocukken bile tarlalarda büyüklerine yardım ediyordu. 1926’da ailesinin parasal desteğiyle Kaliforniya Guelph’de bulunan tarım yüksek okulunda eğitim almaya başladı. Akademik eğitimini Toronto (Kanada) Üniversitesi’nde iktisat bilimleri okuyarak tamamladı ve buradan 1931’de üstün bir dereceyle mezun oldu. Ardından Berkeley’de bulunan Kaliforniya Üniversitesi’nden bir araştırma bursu aldı ve buradan 1934’te “Arıcıların Durumlarını Düzeltmeye İlişkin Olanaklar” adlı teziyle doktora derecesini aldı.

Önceden amaçladığı akademik kariyer, Galbraith’i Cambridge/Massachusetts üzerinden Princeton/New Jersey’e götürdü. Öğretim üyeliği yanı sıra politikayla da uğraştı. Başkanın nutuklarını yazanlar arasında bulunan Galbraith, 1941’de başkan Franklin D.Roosevelt tarafından Fiyat Politikaları ve Kamu Gereksinimleri (OPA) Bürösunun Fiyat Bölümü’ne müdür olarak atandı. Bu dairenin, İkinci Dünya Savaşı sonucu olarak ortaya çıkan enflasyonu, fiyat ve rekabeti sınırlandırmak yoluyla, geriletmesi öngörülmüştü.

Önceleri sadece 20 kişiyle birlikte çalışan Galbraith, iki yıl sonra 64.000 memurun şefi oldu. Endüstri için popüler olmayan önlemleriyle (örneğin fiyatları malın kalitesine bağlamak istedi) 2.04 metre boyundaki bu iktisatçı, ABD ekonomisinin “en çok nefret edilen adamı” oldu. Endüstrinin baskısı üzerine Roosevelt, Galbraith’i 1943’te bu görevden aldı.

Konservatif bir ekonomi dergisi olan “Fortune”da bir süre redaktörlük yaptıktan sonra liberal sol iktisatçı Galbraith,1946’da Dışişleri Bakanlığı tarafından, Japonya ve Almanya’da savaş yıkımlarının yol açtığı ekonomik sonuçlarla uğraşan bir komisyonun başına getirildi. Galbraith 1949’da akademik kariyerini sürdürmeye karar verdi ve Harvard Üniversitesi’nde iktisat bilimleri kürsüsüne profesör olarak atandı.

Sürekli büyümeye yönelik ekonomik politik hedefi eleştirmesi, Galbraith’in 1958’de dünya çapında tanınmasını sağladı. Egemen olan iktisat teorisinin aksine, Galbraith üretimdeki sürekli artışın tüketicide oluşan doyumu dikkate almadığı ve insanın temel gereksinimlerine gerekli önemi vermediği düşüncesindeydi. Bestseller listesine girmiş olan The Afjluent Sociery (Bolluk Toplumu) adlı yapıtındaki esas soru şöyleydi: “İnsana ve doğaya zarar verdikten sonra, üretimin artması anlam taşır mı?”

Galbraith’e göre modern endüstri toplumu halkın öncelikli gereksinimlerini karşılamaktadır. Ürünler için yapılan reklam, Galbraith için, tüketicinin aslında gereksiz olan yeni ürünleri satın almak için ikna edilmesi gerektiğinin kanıtıdır. Diğer taraftan, işsizlik ve fakirleşme tehdidiyle karşı karşıya kalmamak için, üretimin artması gerekmektedir. Galbraith bu yüzden üretimi teşvik etmek ve bu yolla yeni iş yerleri yaratmak için, ücret ve fiyatların ve düşük kredi faizlerinin devlet tarafından ayarlanmasını savundu.

Sosyal harcamaların azaltılmasını kabul etmiyordu. Konjonktür gerilemesi dönemlerinde işsizlik parasının ortalama bir ücret düzeyine getirilmesini ve ekonomik kalkınma dönemlerinde paranın hissedilir oranda kısılmasını talep ediyordu.

1960’da Demokratların başkan adayı John F.Kennedy’ye danışmanlık yapan Galbraith, Kennedy seçimlerden galip çıkınca, Hindistan’a büyükelçi olarak atandı. 1963’te Harvard’a dönen Galbraith sonraki beş yıl içinde The New Industrial State (Yeni Endüstri Devleti) adlı yapıtını tamamladı. Bu kitabında giderek yoğunlaşan şirket sayısı ve büyük kuruluşların devlete bağımlılıklannı inceledi. Bu gibi şirketlerde uzmanlardan oluşan ekipler (Teknostrüktür) en önemli kararları vermektedir. Bunların bu kararları verirken amaçladıkları, kârın maksimum dereceye çıkarılmasından çok, hata yapmamak ve kendi güçlerini sağlamlaştırmaktır. Bu da serbest rekabetin sonu ve Batılı ile sosyalist ekonomi sistemlerinin birbirine yaklaşması anlamına gelmektedir.

Galbraith 1975’te emekliliğini istedi. Bunun ardından, özellikle sosyal harcamaları kısan Margaret Thatcher (İngiltere) ile Ronald Reagan’ın (ABD) ekonomi politikasını sert bir biçimde sorguladığı konferans gezileriyle çok aranan bir iktisatçı oldu. Devletin insanları ve doğayı korumak üzere üretimi yönetmesine ilişkin talepleriyle şiddetli eleştirilere hedef oldu.

Prof. Dr.Joseph Alois Schumpeter

Haziran 29th, 2012

Avusturya asıllı Amerikalı iktisatçı, kapitalizmdeki konjonktür dalgalanmalarını (kötü hasat ve doğal afetler gibi) dış faktörlerle açıklamayıp, teknolojik yeniliklere ve işadamlarının girişimlerine bağlıyordu. Schumpeter için endüstriyel gelişmeyi hareket ettiren güç sermaye idi.

Schumpeter, Avusturya’nın bir taşra kasabası olan Triesch (bugünkü Trest) Moravya’da bir kumaş fabrikatörünün oğlu olarak dünyaya geldi. Schumpeter dört yaşına gelince, babası öldü. Annesinin sonradan evlendiği İmparatorluk ve Krallık ordusuna mensup bir subay olan üvey babası, çocuğu seçkinlerin devam ettiği Viyana’daki Theresianum Lisesi’ne gönderdi. Schumpeter 1901’den sonra Viyana Üniversitesi’nde hukuk ve ekonomi tahsil etti. 1906’da hukuk doktoru ünvanını aldı. İngiltere’ye yaptığı bir seyahatte tanıştığı, bir din adamının kızı olan 24 yaşındaki Gladys Ricarde Seaver ile bir yıl sonra evlendi. Ne var ki, evlendikten kısa bir süre sonra genç evliler boşandılar (1920).

Schumpeter 1907’de hukukçu sıfatıyla Uluslararası Tahkim Heyeti’nde görevli olarak Mısır’a gitti. 1908’de kendisini bilim çevrelerine tanıtan Kuramsal Ekonominin Özellikleri ve Ana İçeriği adlı kitabını burada yazdı. Schumpeter, hesapları kapitalizmin gelişmesine ve dalgalanmalarına yol açan nedenleri içermediği gerekçesiyle Fransız iktisatçı Leon Walras’ın matematiksel yöntemlerini eleştirdi.

Schumpeter 26 yaşında Avusturya İmparatorluğu’nun doğusunda bulunan Çernovtsi Üniversitesi’nde bir kürsü sahibi oldu. Bundan iki yıl sonra Steiermark eyaletinde Graz Üniversitesi’ne ekonomi profesörü olarak atandı. Burada 1912 yılında Theorie der wirtschafdichen Entwicklung (Ekonomik Gelişme Kuramı) adlı kitabını yayınladı. Schumpeter burada kapitalizmin kendi içinden kaynaklanan dinamiklerini açıkladı ve bununla çok takdir ettiği Karl Marx’ın izinden gitti.

Schumpeter’in çalışmalarındaki çekirdek kavram “Yenilik”ti; bununla mal sağlanmasında akla gelebilecek her türlü değişikliği (yeni ürünler, üretim yöntemleri, satış yöntemleri, satış piyasaları) tanımlıyordu. Kendisi için yenilik yalnız yeni ürünlerden oluşmayıp, değişik üretim yöntemleri ve yeni satış piyasaları da bu kavrama girmekteydi. Böyle yenilikler ancak piyasada kendilerini kabul ettirdikleri ve rakip firmaları buna bağlı olarak yenilikler yapmaya teşvik ettikleri (örneğin motorun icadı motorlu tahrikten yararlanan çok sayıda ürünün ortaya çıkmasına neden oldu) ve böylelikle ekonomiyi ileri götürdükleri zaman tam olarak ekonomiktirler. Fakat yenilikler yalnız düzensiz aralıklarla ortaya çıktıklarından yenilik ile durgunluk arasında karşılıklı bir etkileşim ortaya çıkmaktadır. Konjonktürdeki bu devri dönüşümler Schumpeter’e göre kapitalizmin doğasında vardır.

Yenilik kavramı onun girişimci anlayışını da belirler. Girişimci, ancak yaratıcı bir güce sahip bulunduğu ve yenilikleriyle yeni alanlar açtığı zaman girişimci adına hak kazanmaktadır. Yalnız şirket sahibi ya da yönetici olan kimseleri Schumpeter küçük görerek sadece “Mal Sahibi” olarak nitelendiriyordu.

Avusturya’nın Sosyal Demokrat başbakanı Karl Renner, Schumpeter’i 1919’da maliye bakanı olarak atadı. Schumpeter hükümetin bir devletleştirme projesini engellediği için görevini, başladıktan yedi ay sonra bırakmak zorunda kaldı. 1921’de yöneticiliğini üstlendiği Viyana’daki Biedermeier Bankası, üç yıl sonra iflas etti. 1925’te evlendiği ikinci karısı Annie Resinger ile birlikte taşındıkları Bonn’da, Schumpeter maliye bilimleri profesörü olarak görev yaptı.

Schumpeter, 1932’de ABD’ye yerleşti. Cambridge’deki Harvard Üniversitesi’ne profesör olarak atanan Schumpeter, burada konjonktür teorisini genişletti. On yıl sonra Kapitalizm Sosyalizm ve Demokrasi adlı yapıtını yayınladı. Bu kitabında kapitalizmin giderek bürokrasiye daha fazla yer vereceğini ve planlı ekonomili sosyalizme geçişin kaçınılmaz olduğunu savundu. Dayanakları: Büyük tröstlerin yenilikçilerin rolünü üstlenmeleri ve küçük girişimcileri ortadan kaldırmaları, maaşla tutulmuş yöneticilerin yalnız satış plânlamasına dayanarak yol gösterici kararlar alması.

Schumpeter gösterdiği bilimsel yararlılıklara karşın ABD’de yalnız bir adamdı. Bunun nedeni Yahudilerle Slav ırkına mensup olanlar hakkında söylediği uygunsuz sözlerdi. Hitler Almanyasının 1945’te savaşı kaybedip teslim olmasını “Yahudilerin zaferi” olarak niteliyordu. Morgenthau Plânını kabul etmemesi, Schumpeter’in Amerikan kamuoyu tarafından tümüyle reddedilmesine neden oldu. Antik çağdan başlayarak ekonomik düşüncenin bir bilançosu olan History of Economic Analysis (İktisadi Analizin Tarihi) adlı son yapıtını tamamlayamadı. 67 yaşında Taconic/Connecticut’ta beyin sektesinden öldü.

Paul Anthony Samuelson

Haziran 29th, 2012

Amerikalı Samuelson, 20. yüzyılın en etkili iktisatçılarından biri olarak kabul edilmektedir. Ekonomiye matematiksel yöntemler getirdi ve statik ve dinamik teorileri birbirlerine bağladı. 1948 yılında yayınladığı İktisat adlı kitabı ekonomideki klâsik kitaplardan biri sayılmaktadır.

Samuelson, Gary/Indiana’da Yahudi bir eczacının oğlu olarak dünyaya geldi. Henüz okul sıralarında olağanüstü matematiksel yetenekleriyle dikkatleri çekmeye başladı. 30’lu yılların başında ortaya çıkan ekonomik buhran Samuelson’un ekonomik sorunlara karşı ilgisini uyandırınca, delikanlı Chicago’da geçen High-School yılları sırasında iktisadi bilimlere yöneldi. Liseyi bitirdikten sonra devam ettiği Chicago Üniversitesi’nde, Sosyal Bilimler Araştırma Kurulu tarafından her yıl en iyi sekiz ekonomi mezununa verilen bursu kazanarak Cambridge’deki Harvard Üniversitesi’ne geçti ve burada Alvin Hansen’in öğrencisi oldu.

Ukalalığıyla tanınan Samuelson, 1938’de dış ticaret kuramı alanındaki ilk önemli çalışmasını yayınladı. Bu çalışmasının odak noktasında uluslararası mal alışverişindeki olanaklar ve limitler yer almaktadır. 25 yaşına bastığında, Cambridge’de bulunan Institute of Technology, Samuelson’u ayartarak kendisine profesör yardımcısı olarak çalışması için öneride bulundu. 1941’de Foundations of Econoic Analysis (İktisadi Analizin Temelleri) adını verdiği ve önemini klâsik teorik fiziğin kurucusu Isaac Newton’un çalışmalarıyla karşılaştırdığı çalışmasıyla, doktor ünvanını aldı. Samuelson, matematiksel yöntemleri entegre etmekle, ekonominin bir bilim disiplini olarak kabul edilmesine katkıda bulundu. Bununla beraber ekonominin hiçbir şekilde fizik gibi pozitif bir bilim olmadığı fikrindeydi.

Samuelson 1945-1952 yılları arasında Amerikan Ekonomi Bakanlığına danışmanlık yaptı. Doktora çalışmasını 1947’de yeniden yayınlamakla, dikkatleri büyük ölçüde üzerine çeken Samuelson, bir yıl sonra Economics: An Introductory Analysis (İktisat) adlı kitabıyla milyoner oldu. Okurun ilgisini çekecek biçimde kaleme aldığı bu bestseller’de inanmış bir piyasa ekonomisti olan Samuelson, iktisat olayının ve istikrarın yalnız piyasa gücünü serbest bırakmakla sağlanabileceğini savunan klâsik teori karşısındaki çekincelerini dile getirdi.

33 yaşındaki iktisatçı ekonomiyi zamana ve zamanın getirdiği yeni şartlara bağlı bir süreç olarak görüyordu. Tıpkı insanların ve kurumların davranış biçimlerinin, ve bununla birlikte ekonomi yasalarının da değiştikleri gibi, iktisat teorisi de değişmek zorundaydı. Samuelson bu yüzden teorisinde statik (belirli bir zamana bağlı) ve dinamik (zamanın akışını dikkate alan) elemanları birbirleriyle bağlamaya çalıştı ve bunun için uygunluk teorisini geliştirdi. Samuelson metod açısından, savaştan sonraki ilk yıllarda John Maynard Keynes’in etkisiyle oluşan genel ekonomik görüşün karşısında yer aldı. Bu görüşün aksine, Samuelson matematiksel yöntemler yardımıyla ayrı ayrı ekonomik olayları ve süreçleri çözümledi.

Samuelson temel araştırmaları yanı sıra iktisadın özel alanlarına da eğildi ve bir toplumun en optimal biçimde ne şekilde mal edinebileceğine ve insanların gereksinimlerini karşılayabileceğine ilişkin “Kamu Malları Teorisi”ni kurdu.

Samuelson meslektaşlarının çoğu gibi çeşitli danışmanlıklarda bulundu. 1953 ve 1961’de başkan Dwight D.Eisenhower’in ve John F.Kennedy’nin çağrılarına uyarak ekonomik danışmanlıklarını yaptı. Ayrıca ABD Maliye Bakanlığı (1945-52 / 1961-86), Savaş Üretimi Planlama Dairesi (1965-86) ve NATO için çalıştı. 1970’de, yaptığı çalışmalar için Nobel Ödülü’nü aldı. Ondan bir yıl sonra üstün başarılı bilim adamlarına verilen AlbertEinstein (Anı) Ödülü’nü kazandı. Samuelson 1986’da 71 yaşına geldiğinde emekliliğini istedi. İlk evliliğini Marion E. Crawford’la yapan ve ondan dört oğul sahibi olan Samuelson, ikinci eşi Risha Eckaus ile birlikte Cambridge’de yaşamaktadır.

Prof. Dr.Cahit Talas

Haziran 29th, 2012

Trabzon‘da 1917 yılında doğan Talas, ilk ve orta öğrenimini Trabzon ve Ordu’da tamamladı. Siyasal Bilgiler Fakültesini 1938 yılında bitiren Talas, doktora derecesine İsviçre‘de “La Legislation du Travail Industriel en Turquie” başlıklı çalışmasıyla 1947’de hak kazandı.

Bir süre Maliye ve Çalışma bakanlıklarında çalışan Talas, Siyasal Bilgiler Fakültesinde göreve başladığı 1953 yılında “Sosyal Güvenlik ve Türkiye’de İşçi Sigortaları” adlı çalışmasıyla doçent, 1958 yılında ise profesör oldu.

1960-1961 yılları arasında Çalışma Bakanlığı, iki dönem de Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanlığı yapan Talas, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından 1983’te emekliye ayrıldı.

Türkçe ve Fransızca yayınlanmış çok sayıda kitabı ve incelemeleri ile çevirileri bulunan Talas, Türkiye’de sosyal politika bölümlerinin kurulmasına da öncülük etti. Bu bölümler, daha sonra Yükseköğretim Kurulu kararıyla “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri” adını aldı.

Talas, Ankara’daki evinde kalp yetmezliği nedeniyle 14 Ekim 2006 Cumartesi günü vefat etti.


Bulunduğu Başlıca Görevler:
– 1938 Maliye Bakanlığı memuriyeti
– 1948 Çalışma Bakanlığı Araştırma Kurulu Rapörtörü
– 1952-1983 Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Görevlisi
– 1954-1960 Prof. Fadıl Hakkı Sur ile birlikte Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye Muhabir Üyeliği.
– 1960-1965 Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye Muhabir Üyeliği
– 1960-61 dönemi kabinelerinde Çalışma Bakanlığı
– 1961-66 Merkez Bankası İdare Meclisi Üyeliği
– 1966-68 Ankara Üniversitesi Öğretim Üyeleri Sendikası Başkanlığı
– Sosyal Demokrat Parti kuruculuğu
– 1950-1983 Birleşmiş Milletler Türk Derneği başkanlığı ve sonrasında onursal başkanlığı
– Birinci İnsan Hakları Derneği başkanlığı
– Türk Kooperatifçilik Derneği yönetim kurulu üyeliği
– Türk Ekonomi Kurumu yönetim kurulu üyeliği
– Türkiye Sendikacılık Koleji Üyesi
– Mülkiyeliler Birliği Derneği üyesi
– Türk Hukuk Kurumu Üyesi
– İnsan Hakları Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği kurucu üyesi
– Cumhuriyet Halk Partisi üyesi

YAYINLAR

Kitaplar

La législation du travail indusriel en Turquie (préface par Antony Babel), Imprimerie centrale, Genéve. 1948 (272s.)

Tam Çalıştırmayı Sağlamaya Matuf Milli ve Milletlerarası Tedbirler (çeviri), Ankara, 1952.

Sosyal Güvenlik ve Türk İşçi Sigortaları, Ankara, 1953.

İşsizlikle Mücadele (çeviri) İş ve İşçi Bulma Kurumu Yayınları, No:14, Ankara, 1953.

Avrupa Memleketlerinde Kira Politikası (çeviri), AÜSBF Yayını, No:43-25, Ankara, 1954.

İçtimai İktisat Dersleri, AÜSBF Yayını, No:46-28,Ankara,1955,(431s.).

Yeni Zamanların İktisat Tarihi(1890-1939) (Çeviri), AÜSBF Yayını, No:56-68,Ankara,1956(286s.).

İş Müfettişlerine Rehber (Çeviri), Çalışma Bakanlığı Yayını No:1, Ankara,1956(112s.).

Sendika Hürriyeti, AÜSBF Yayını, No:72-54,Ankara, 1957(54s.).

Türkiye Cumhuriyetinde Sosyal Politika Meseleleri (1920-1960), Türk İktisadi Geliştirmesi Araştırma Projesi, No:1, SBF Maliye Enstitüsü, Ankara, Mayıs 1960(48s.).

İçtimai İktisat, Gözden Geçirilmiş ve Yenilenmiş İkinci Baskı, AÜSBF Yayını, No: 40, Ankara, 1961(541s.).

Türkiye’de Sendikacılık Hareketi ve Toplu Sözleşme (İktisadi Yönleriyle)(Sait Dilik ve Alpaslan Işıklı ile birlikte), Türk İktisadi Gelişmesi Araştırma Projesi, No: 18, SBF Maliye Enstitüsü, Ankara, 1965(192s.).

Sosyal Politika, Birinci Kitap: Sosyal Politikaya Giriş ve Tarihsel Gelişim, Yenilenmiş Üçüncü Bası, Ankara, 1967(247s.).

Sosyal Ekonomi (İşçilerin Geliri, İşsizlik, İşçi ve İşveren İlişkileri, Sosyal Güvenlik, Yönetime Katılma), Gözden Geçirilmiş ve Yenilenerek Genişletilmiş Dördüncü Bası, S Yayını, No:5, Ankara, 1976(728s.).

Ekonomik Sistemler, Doğan Yayınevi, Gözden Geçirilmiş 3. Bası, Ankara, 1977(423s.).

Toplumsal Politikaya Giriş, S Yayınları, Ankara, 1981.

Bir Toplumsal Politika Belgesinin Yorumu. Toplumsal Anlaşma. AÜSBF Yayını, No: 488, Ankara, 1982,(51s.).

Sosyal Ekonomi (İşçilerin Geliri, İşsizlik, İşçi ve İşveren İlişkileri, Sosyal Güvenlik, Yönetime Katılma), Gözden Geçirilmiş Altıncı Bası, S Yayını, No:5, Ankara, 1983 (462s.).

Toplumsal Politika, İmge Kitabevi Yayınları, Ankara, 1990(224s.).

Toplumsal Ekonomi: Çalışma Ekonomisi, İmge Kitabevi Yayınları Ankara, 1997(557s.).

MAKALELER – İNCELEMELER                                                              

“Verimliliğin Artırılmasında Psikolojik Faktörlerin Rolü”, AÜSBF Dergisi, Cilt VII, Sayı: 1-4, 1952, s.45-51.

“Kollektif İş İtilafını Halletmekle Görevli Tahkim Sistemimiz Hakkında Bazı Düşünceler”, AÜSBF Dergisi, Cilt VIII, Sayı: 1-4, 1953, s.11-21.

“Otuzyedinci Milletlerarası Çalışma Konferansı ve Kollektivist Bir Ekonomiye Sahip Üye Devletlerin İşçi ve İşveren Delegeleri Meseleleri”, AÜSBF Dergisi, Cilt IX, Sayı 3, 1954, s.1-20.

“Türk Sendikalizminin Bugünkü Durumu ve Gelişme Şartları”, AÜSBF Dergisi, Cilt IX, sayı 4, Aralık 1954, s.1-16.

“Mesken Davamız”, AÜSBF Dergisi, Cilt X, Sayı 1, Mart 1955, s.1-14.

“Sendika Hürriyeti ve Bizim Sendikalarımız”, Forum, Cilt VI, Sayı 16, Ekim 1956.

“Türkiye’de Sosyal Sigortaların Gelişme Temayülleri”, AÜSBF Dergisi, Cilt XII, sayı 2, 1957.

“Sendika Hürriyeti, Bizde ve Başka Memleketlerde”. Forum,, Cilt VI, 15 Ocak 1957.

“Taft-Harley Kanunu ve Çalışma Hakkı”, AÜSBF Dergisi, Cilt XIV, No:1, s. 1-20, Mart 1959.

“Türk Sendikacılığı”, Yüzüncü Yıl Armağanı, AÜSBF Yayını, No:97-79, Ankara, 1959, s.223-244.

“Avrupa İktisadi Camiası İçinde Sosyal Politikamızın Muhtemel Gelişme İstikametleri”, AÜSBF Yayını, No:104-86, Ankara, 1960 (25s.).

“Türkiye Cumhuriyetinde Sosyal Politika Meseleleri (1920-1960)”, SBF Maliye Enstitüsü (teksir), 1960, (48s.).

“Ortak Pazar Karşısında Türk Sendikacılığının Durumu ve Tutumu”, AÜSBF Dergisi, Cilt XVII, No:2, Haziran 1962, s.1-7.

“Kalkınmamızda Sistem Münakaşaları”, Tebliğler, Eskişehir İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi Yayınları, No19, Eskişehir, 1963.

“Çeşitli İktisadi Sistemler ve Siyasi Rejimler İçinde Toplu İş Sözleşmeleri”, Toplu İş Sözleşmeleri Konferansları, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1964.

“Çeşitli İktisadi Sistemler ve Siyasi Rejimler İçinde Toplu İş Sözleşmeleri- Toplu İş Sözleşmeleinin İktisadi Fonksiyonları-İktisadi Gelişme veGrev Hakkı” Toplu İş Sözleşmeleri Konferansları, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1964 No:43, (45s.).

“İnsan Gücü Planlaması Üzerinde İstihdam Hedefleri ve Mesleki Eğitim”, AÜSBF Dergisi, Cilt XIX, No:2, Haziran 1964, s.1-9.

“Başbakan İsmet İnönü ve Sosyal Politika”, AÜSBF Dergisi, cilt XX, No:1, Mart 1965, s.341-358.

“Ücret Politikaları”, AÜSBF Dergisi, Cilt XX, No:2, Haziran 1965, s.17-38.

“Grev Hakkı Üzerine Düşünceler”, AÜSBF Dergisi, Cilt XX, No:2, Haziran 1965, s. 39-42.

“Kamu Personeli Sendikaları Kanunu”, AÜSBF Dergisi, Cilt XX, No:2, Haziran 1965, s.867-872.

“Petrol Davamız” AÜSBF Dergisi, Cilt XXI No:1 Mart 1966, s.1-19.

“Üniversite, Toplum ve Politika” AÜSBF Dergisi, , No:3, 1967, s.1-13.

“Sendikacılığımızın, Dünü, Bugünü ve Politikası”, Abadan’a Armağan, AÜSBF Yayını, No:280, Ankara 1969, s.365-656.

“Türkiye’de Sosyal ve Ekonomik Haklar”, AÜHF Kamu Hukuku ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayıları, Ankar 1970, s.218-244.

“Değiştirilen Sendikalar Kanunu (274 Sayılı), Uluslararası Bağlantılarımız ve Anayasamız” AÜSBF Dergisi, Cilt XXV, No:4, Aralık 1970, s.161-188.

“Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cahit Talas’ın 4 Aralık 1970 Günü Fakültenin 111. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Yaptığı Konuşma”, AÜSBF Dergisi, No:2, Aralık, 1970,s.2-4.

“Endüstriyel Demokrasi ve Türkiye’de Uygulama Olanakları”, AÜSBF Dergisi, Cilt XXV, No:2, Haziran 1970, s.191-234.

“Türkiye’de Kentleşme” (Ortak Yayın), Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankara, 1971, 8160s.).

“Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında Sosyal Düşünce”, Prof. Dr. Tahsin Bekir Balta’ya Armağan, AÜSBF Yayını, Ankara, 1974, s.505-535.

“La Participation des travailleurs aux décisions dans l’entreprise En Turquie”, AÜSBF Dergisi, No:1-2, Mart Haziran 1975, s. 37-42.

“Sendikacılık ve Toplum”, AÜSBF Dergisi, Cilt XXX, No:1-4, Mart-Aralık 1975, s.1-23.

“İşçilerimizin Göçü”, Prof.Dr. Mahmut Koloğlu’ya 70. Yaş Armağanı, AÜHF Yayını, No:367, Ankara, 1975, s.1-17.

“Türkiye’de ve Dünyada Devlet Memur İlişkileri”, Yıllık 1974-1976, AÜSBF Basın Yayın Yüksek Okulu, Ankara.

“Cumhuriyet Döneminde Sosyal Politika” Cumhuriyetin 50. Yılında Türkiye’de Sanayileşme ve Sorunları Semineri, SBF Yayını, Ankara, 1975, s.835-868.

“Türkiye’de Sosyal Güvenlik ve Karşılaşılan Sorunlar”, AÜSBF Dergisi, Cilt XXXVI, No:1-4, Mart-Aralık 1976, s.1-27.

“Türkiye’de İşçi ve İşveren İlişkilerinin Bugünkü Durumu ve Sosyal Barış”, Onar Armağanı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını, No:530, İstanbul, 1977.

“Uluslararası Belgelerde Toplumsal İnsan Haklarının Evrimi ve Yeni Boyutları”, İnsan Hakları Armağanı (XXX. Yıl), Birleşmiş Milletler Türk Derneği, Ankara, 1978, s.35-78.

“Örgütlenme Özgürlüğü Sempozyumu”, Tüm -Person-Kon, Özel Sayı: 5-6, 16 Aralık, Ankara, 1978.

“Bir İnsan Hakkı Olarak Sendika Hakkı ve Uluslararsı Belgelerde Yeri ve Önemi”, İnsan Hakları Yıllığı, Yıl 1, 1979, s.36-63.

“Avrupa’da Göçmen İşçiler ve İnsan Hakları”, İnsan Hakları Yıllığı, Yıl 2, 1980, s.95-110.

“Birleşmiş Milletler Dernekleri ve Birleşmiş Milleler Türk Derneği”, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yıllığı, Ankara, 1980, s.107-124.

“Un probléme de droit de l’homme: les travailleurs migrants”, Turkish Yearbook of Human Rights, vol.2, 1980, s.79-88.

“Çocuk, Çocuk Haklarının Evrimi ve Ülkemizdeki Durumu”, Prof.Dr. Ahmet Şükrü Esmer’e Armağan, AÜSBF Yayını, No:468, 1981, s.317-335.

“Atatürk ve Toplumsal Politika, Bir Yorum”, Atatürk’e Armağan, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yayını, Ankara, 1982, s.31-53.

“Sosyal Haklar ve Türk Anayasalarında Sosyal Hakların Evrimi”, İnsan Hakları Yıllığı/Turkish Yearbook of Human Rights, Vol.3-4, 1981-1982, s.38-75.

“Türkiye’de İşsizlik”, Prof.Fehmi Yavuz’a Armağan, AÜSBF Yayını, No:528, Ankara, 1983, s.251-264.

“Federal Almanya’daki Türk İşçileri ve Durumları”, Prof. Dr. Fadıl H. Sur’un Anısına Armağan, AÜSBF Yayını, No:522, Ankara, 1983, s.601-634.

“Fadıl Hakkı Hoca”, Prof. Dr. Fadıl H. Sur’un Anısına Armağan, AÜSBF Yayını, No:522, Ankara, 1983, s.13-15.

“Evrensel Bildirgenin 35. Yılına Girerken İnsan Hakları Üzerine Düşünceler”, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin XXXV. Yılı için Armağan, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yayını, Ankara, 1985, s.1-13.

“Yaşarken Görmek Hakkı”, Hukuk Devleti ve Velidedeoğlu, Türk Hukuk Kurumu Yayını, Ankara, 1985.

“Özgür Sendikal Düzen için Demokrasi”, Otomobil-İş Dergisi, Sayı:9, İstanbul 1985.

“39. Kuruluş Yıldönümünde Birleşmiş Milletler Üzerine Bazı Düşünceler”, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yıllığı, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yayını, Ankara, 1985, s.21-28.

“Türkiye’de İşsizlik ve Yoksulluk”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Sayı78, Mayıs 1985.

“İşsizlik Büyük Sorun”, Bilim ve Sanat, Sayı:49, Ocak 1985.

“Kırkıncı Yılında Birleşmiş Milletler Üzerine Düşünceler”, Birleşmiş Milletler Örgütünün 40. Yıldönümü 24 Ekim 1985, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yayını, Ankara, 1985, s.35-43.

“İktidardan İşçilerden Yana Politikalar Beklemek Saflık Olur”, Otomobil-İş Dergisi, No:5, İstanbul 1985.

“Kırkıncı Yılında Birleşmiş Milletler”, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yıllığı 1985, Birleşmiş Milletler 40. Yıl Armağanı, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yayını, Ankara, 1986, s.1-9.

Türkiye’de Sosyal Haklar ve Özgürlükler ve Uluslararası Çalışma Örgütünün Normları”, Birleşmiş Milletler Türk Derneği- Atatürk ve 1986 Dünya Barış Yılı, Birleşmiş Milletler Türk Derneği Yayını, Ankara, 1987, s.229-260.

“Demokrasilerde İşçi Sendikalarının İşlevleri ve Hakları”, BANKS, Sayı 14, İstanbul, 1987.

“Sendikal Özgürlükler ve Uluslararası Çalışma Örgütü”, BANKS, Sayı 16, İstanbul, 1987.

“Anayasa Değişikliğine Öneriler, Ekonomik ve Sosyal Haklar”, Bahri Savcı’ya Armağan, Mülkiyeliler Birliği Yayını, Ankara, 1988, s.460-470.

“Prof.Dr. Cahit Talas ile Söyleşi”, Harb-İş Dergisi, Kasım 1988, s.34.

“Grev Hakkı”, Bilim ve Sanat, Sayı 94, Aralık 1988.

“Evrensel Bildirgenin 40. Yılında İnsan Hakları”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Sayı 102, Aralık 1988.

“Avrupa Toplumsal Temel Yasası ve Türkiye”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Sayı 110, Ağustos 1989, s.49-56.

Nikalai Dimitriyeviç Kondraçev

Haziran 29th, 2012

Rus iktisatçı Kondraçev, SSCB’de piyasa ekonomisine yönelik eğilimleri savundu. Kapitalizmde uzun süreli iktisadi dalgalanma kuramıyla tanınmaktadır.

Kondraçev, Orta Rusya’nın Kostroma (Ivanovo) eyaletinin Galuyevskaya köyünde dünyaya geldi. Liseyi bitirdikten sonra Sen Petersburg Üniversitesi’nde 1910 yılında hukuk okumaya başladı. Ne var ki, aradan çok geçmeden ilgi alanı ekonomik sorunlara yöneldi ve Kondraçev iktisat fakültesine geçti.

1915’te “Kostroma eyaletinin Kineşma ilçesindeki ekonomik gelişimi”ne ilişkin çalışmasıyla diplomasını almaya hak kazandı.

Kondraçev 1916’da Petersburg Bölgesi İstatistik ve Ekonomi Dairesi’nde çalışmaya başladı. Kurucu (anayasa koyucu) meclise seçildi ve Ekim İhtilali’nden kısa bir süre önce, geçici hükümet tarafından besin maddeleri bakan yardımcılığına getirildi. Çar devrildikten sonra 1918’de Kondraçev Rusya Köylü Temsilcileri Kurulu’nun hazırlık çalışmalarına katıldı. Bilimsel makale ve analizlerle besin maddeleri sağlama konusunu işledi ve tarımla ilgili problemlerin çözülmesi için önerilerde bulundu. Bolşevikler kurucu meclisi fesh ettikten sonra, Kondraçev Moskova’ya taşındı ve burada 1920’de yeni kurulan İktisadi Etkinlikleri Araştırma Enstitüsü’ne yönetici olarak atandı. Aynı zamanda Moskova Üniversitesi’nde doçent olarak görev yaptı.

1922’de yayınladığı “Savaş ve İhtilal Sırasında Hububat Piyasası ve Düzenlenmesi” adlı makalesiyle Kondraçey, Sovyetler Birliği’nin tarımsal sorunları üzerinde durdu. Sovyetler Birliği’nin modern ve verimli bir devlet olarak gelişebilmesi için, Kondraçev bir iktisatçı olarak, piyasa ekonomisine önem verilmesi gerektiğini savunuyordu. Buna uygun olarak Lenin tarafından ilan edilen Yeni Ekonomi Politikasını destekledi ve piyasa yasalarına uymayan her türlü plânlı ekonomi eğilimine karşı koydu. 1923’ten sonra beş yıllık tarım planının hazırlanmasında sorumlu bir rol üstlendi. Dış ülkelerden sermaye toplamaya çalıştı ve uluslararası bir işbölümü yapılmasına talep etti. Küçük çiftçilerin kooperatiflerle bir araya toplanmasına taraftar olmakla beraber, daha büyük ve verimli çalışabilen büyük tarım işletmelerini destekledi. Kondraçev bu önlemleriyle büyük çiftçilerin bir sınıf olarak tasfiye edilmesini (Kulak=büyük toprak ağası olarak kovuşturulmasını) talep eden Stalin’in gözünden düştü.

1921’de Lenin tarafından başlatılan ekonomi programı, serbest iç ticarete yeniden izin verdi. Çiftçilerin artık ürünlerini (yani talep edilen miktarın üzerindeki ürünlerini) serbest piyasada satmalarına izin verildi. Özel kişilere, öncelikle yabancılara, talepleri halinde şirket kurmaları için devlet tarafından izin veriliyordu.

Konjonktür (piyasa dalgalanmaları) araştırmalarının sonuçları ile de Kondraçev iktidardakilerin takdirlerini kazanamadı. 1925’te yayınladığı bir makalesinde, kapitalist ekonominin uzun kalkınma ve gerileme (iniş) dönemlerinin etkisinde bulunduğu tezini savundu. İngiltere, Fransa, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden toplanmış istatistiksel malzemenin analizi, Kondraçev’i ekonomik gelişmenin üç büyük kalkınma ve gerileme dalgasının etkisiyle oluştuğu sonucuna götürdü. Kondraçev adını kendisinden alan dönemlerin dış faktörlere bağlı olmayıp, üretken güçlerin ve toplumsal kurumların devrimsel değişikliklerine bağlı olduklarını ileri sürdü.

1929’da patlak veren dünya ekonomi krizi, Kondraçev’in bir konjonktür kriziyle karşı karşıya kalınacağına ilişkin tahminlerini doğruladı. Bununla beraber Marksistler 1914’teki gerileme döneminin “kapitalizmin genel çöküş ve batış dönemini” başlattığına inanıyorlardı. Kondraçev 1930’da, bir köylü partisi kurma girişiminde bulunduğuna ilişkin bir suçlamayla tutuklandı. Sekiz yıl sonra çıkarıldığı askerî mahkeme 46 yaşındaki iktisatçıyı ölüm cezasına çarptırdı ve Kondraçev hükmün kendisine okunduğu gün kurşuna dizildi.

Kondraçev’in itibarı taksit taksit iade edildi. 1962’de kendisine verilen ölüm cezasının hükümsüz olduğu bildirilirken, 1987’de tutuklanmasının da yasalara aykırı olduğu ilân edildi. Bu tarihe kadar tahminlerinin çoğu gerçekleşmişti. 30’lu yılların ekonomik depresyonu kapitalizmin çökmesine neden omadığı gibi yeni bir yükselişi (kalkınmayı) başlattı. Plânlı ekonominin, Batının sanayi uluslarıyla uluslararası rekabette yeterli olmadığı görüldü.

Prof. Dr.Karl Gunnar Myrdal

Haziran 29th, 2012

İsveçli iktisatçı İsveç Sosyal Demokratlarının en etkili ekonomi danışmanlarından biridir. Özverili bir barış savaşçısı olan Myrdal dünyanın birçok bölgesindeki yoksulluğu dünya ekonomik sistemindeki eşitsizliklere bağlıyordu.

Dalekarlien’de Gustafs adlı küçük bir köyde bir demiryolu inşaatçısının oğlu olarak dünyaya geldi. Liseyi bitirdikten sonra hukuk okudu. Stockholm Üniversitesi’nde tanıştığı sosyoloji öğrencisi Alva ile 1924’te evlendi ve üç çocuk babası oldu. Eşi kendisini ayrıca siyasal ekonomi, sosyoloji ve mali bilimler tahsili yapması için teşvik etti.

Myrdal 1927’de doktora tezinde Karl Marx’ın Çalışma Değeri Teorisi’ni (kapital ve toprak değil yalnız insan emeğinin değeri vardır) eleştirel bir biçimde ele aldı. Aynı yıl içinde Stockholm Üniversitesi’ne iktisat doçenti olarak atandı. Ekonomiye ahlâksal bir bilim statüsü kazandırmak için çalıştı. 1930’da ekonomik yaşamı herkesin refah derecesini maksimum düzeye çıkartmak yönünden inceleyen refah ekonomisini, modası geçmiş diye eleştirdi. Bu gibi modellerin dünya ekonomisi için plânlama örneği olarak elverişli olmadığını ileri sürdü.

İnanmış bir sosyalist olan Myrdal 30’lu yılların başında Sosyal Demokrat Parti’ye girdi ve partinin en etkili ekonomi danışmanı oldu. Akademik ve politik kariyerleri birbirine paralel olarak gelişti. 1933’ten itibaren Stockholm Yüksek Ticaret Okulu’nda iktisat ve maliye profesörü olan Myrdal, 1936’da İsveç Senatosu’na seçildi, çeşitli hükümet komisyonlarında çalıştı ve İsveç Bankası Müdürlüğü’ne getirildi.

Carnegie Vakfı’nın çağrısı üzerine ABD’deki ırksal sorunlar konusunda ilk kez empirik bir çalışma hazırladı (“An American Dilemma” – Bir Amerikan İkilemi, 1944). Başbakan Hanson, Myrdal’ı 1945’te ticaret bakanı olarak atadı. Fakat şansı yaver gitmeyen Myrdal, bu bakanlık koltuğunu iki yıl sonra kaybetti. Aynı yıl içinde Avrupa Ekonomi Komisyonu yöneticiliğine getirildi ve bu görevini 1954’e kadar sürdürdü. Bu görevde, Doğu Bloku Devletlerini de içine alacak, birleşmiş bir Avrupa’nın oluşması için olanca gücüyle çalıştı.

Ekonominin devlet tarafından planlanması ve yönetilmesini savunan Myrdal 1960’da yeniden bilimsel çalışmalara yoğunlaştı ve Stockholm Üniversitesi’nde Uluslararası İktisat profesörü olarak çalışmaya başladı. 1966’da açılan Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün kurucuları arasında bulunan Myrdal, bu kuruluşa başkan seçildi. İki yıl sonra Asian Drama: An Inyuiry Into to Poyerty of Nations (Asya Dramı: Ulusların Yoksulluğu Konusunda Bir Araştırma) adlı kitabıyla dikkatleri çekti. 2.000 sayfalık bu kitabın ana tezi “kümülatif nedensellik kuramı” idi. Buna göre, dünya ekonomisinde düzenli olmayan işlemler giderek eşitsizliğe yol açar.

Myrdal’ın çalışmalarını yürüten itici güç, dünya barışının sağlanabilmesi için temel olarak gördüğü daha fazla eşitlik koşullarını aramasıydı. Yoksul ülkelerdeki uygunsuz gelişmeye neden olan faktörlerden çoğunun gözden kaçırılmasından önyargıları, diplomatik yalancılığı ve istatistiksel basitleştirmeyi sorumlu tutuyordu.

72 yaşındaki Myrdal 1969’da yayınladığı “Siyasal Manifesto”sunda kalkınma yardımı sistemiyle hesaplaştı. Borçlu ülkeler kısa zamanda o kadar büyük bir borç yükü altına gireceklerdi ki bu borç ödemeleri bütün dış satım kazançlarına yiyip bitirecekti. Myrdal Batı uygarlıklarına anayasalarını ciddiye almaları ve yoksul ülkelerde eşit haklı ilişkilere girmeleri için çağrıda bulundu.

1970’de karısıyla birlikte Frankfurt Kitap Fuarı’nın Barış Ödülü’nü kazandı. Bundan dört yıl sonra Avusturya’lı Friedrich von Hayek ile birlikte Nobel Ekonomi Ödülü’nü aldı. 70’li yılların sonuna kadar ekonomi konusunda eleştirel denemeleriyle sık sık dikkatleri üzerine çekti. 1987’de 88 yaşında Stockholm’de öldü.

Prof. Dr.Irving Fisher

Haziran 29th, 2012

Amerikalı iktisatçı Fisher Marjinal Fayda Kuramının matematikleştirilmesine önemli katkılarda bulundu. Piyasa değeri denklemi bugün de para kuramına ilişkin çok sayıda çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Saugerties/New York’ta dünyaya gelen Fisher zor koşullar altında büyüdü. Tarikat kilisesinde papaz olan babası, iki kardeşi gibi, erken öldü. Her ne kadar Fisher New Haven’de Yale Üniversitesi’nde okumayı başardıysa da, ayrıca özel ders vererek ailesinin geçimine katkıda bulunmak zorunda kaldı. Olağanüstü başarıları sayesinde 1888’de bir burs kazanarak matematik, felsefe ve sosyal bilimlerle ekonomi bilimleri dallarında eğitim görebildi. Fisher 25 yaşındayken Yale Üniversitesi’nde ekonomi dalında salt kuramsal olan ilk doktora tezini verdi. Adı “Paranın Satın Alma Gücü” idi. Başkaları yanı sıra Carl Menger ve Ikon Walras tarafından kurulmuş olan Marjinal Fayda Kuramı (Grenznutzentheorie) ve bu kurama dayanan fiyat kuramına, yani piyasada bir fiyatın ne şekilde ve ne yükseklikte oluştuğuna ilişkin tümüyle matematiksel açıklamasını gözler önüne serdi. Fisher bir yıl sonra varlıklı bir aileden gelen Margaret Hazard ile evlendi. 31 yaşında Yale Üniversitesi’nde Ekonomi kürsüsüne atandı. Ne var ki, buraya atandıktan kısa bir süre sonra tüberküloza yakalandı ve üç yılı aşkın bir süreyi çeşitli sanatoryumlarda geçirmek zorunda kaldı. Ancak 1901 yılında profesör olarak çalışmaya başladı. Fisher’in üniversite dışı aktivitelerine bundan böyle hastalığının damgası vuruldu. İnanmış bir vejetaryen olan Fisher nerdeyse dinsel bir hevesle gerçek sağlık bilimini kurmak istiyordu. 1907’de bir devlet sağlık bakanlığı tesis etmek amacıyla bir komite kurdu. Bir hükümet komisyonunun üyesi olarak iki yıl sonra “Ulusal Sağlığa İlişkin Rapor”u yayınladı. Fisher’in bilimsel çalışmalarında, tekrar tekrar gözlemlediği konjonktür (piyasa hareketleri) dalgalanmalarında merkezi bir anlam tanıdığı paranın değeri konusu, ağırlık noktasını oluşturmaktaydı. Buna göre paranın değeri sık sık dalgalanan satın alma gücüyle kendini belli etmektedir. Tüketici, (kâğıt ya da madeni paranın üzerinde yazılı) nominal değer ile paranın reel değeri(satın alma gücü) arasında bir ayırım yapamadığı için, bunu çoğu zaman anlamamaktadır. Fisher 1911’de yayınladığı “The Purchasing Power of Money” (Paranın Satın Alma Gücü) adlı yapıtında para miktarının artırılmasının fiyatları etkileyeceğine ve ekonomik dengeyi bozacağına ilişkin düşüncelerini savundu. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan fazla ödemeler fiyat artışına ve dolayısıyla satın alma gücünün azalmasına neden olacaktır. Fisher paranın piyasa değerine ilişkin denkleminde bu bağlantıları çok basit matematiksel bir formülle açıkladı. Bilimsel çalışmaları ve sağlık alanındaki uğraşları yanı sıra Fisher’in 1915’te yayınladığı “How To Live” (Nasıl Yaşamalı) adlı kitabı en iyi satan kitaplar listesinde başa geçerek yarım milyondan fazla satış yaptı. Fisher’in ayrıca buluşları vardır. Bir hava odası ve bir güneş saati geliştirdi. Ayrıca yazdığı makalelerle içki yasağının tutunması için çalıştı ve 1923’te dünya barışının güvence altına alınabilmesi için önerilerini sundu. Aynı yıl içinde kurduğu Endeks Sayıları Enstitüsü paranın satın alma gücünü kaydetmek üzere haftada bir, bir toptan fiyat endeksi çıkarttı. 1929’da ortaya çıkan dünya ekonomi buhranı, Fisher’in yeni bir ekonomik döneme ilişkin inancını aniden yok etti. Bir yıl sonra konjonktür dalgalanmalarına ve ekonomik depresyona ilişkin tepkilerini “The Stockmarket Crash and After” (Borsada Hisselerin Aniden Düşmesi ve Sonrası) adlı kitabında dile getirdi. Yine 1930’da, daha önceden 1907’de yazdığı “The Rate of Interest’ (Faiz Oranları) adlı kitabının tekrar gözden geçirilmiş baskısı olan “The Theory of Interest’ (Faiz Kuramı) adlı kitabını yayınladı. Bu yapıtında işadamının (varlığını maksimuma çıkartan) ve tüketicinin (yararını azami dereceye çıkartan) hedefleri arasındaki ilişkinin aynı hedefe yönelik olduğunu açıkladı. Adını kendisinden alan denkleminde aynı çalışmanın sonucu olarak faiz oranının karmaşık bir ekonomideki rolünü anlattı. Buna göre nominal ve reel faiz oranı arasındaki fark beklenmekte olan enflasyon oranına işaret etmektedir. 1935’te emekliye ayrılan Fisher, yayınlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi sürdürdü. 1942’de yayınladığı bir makalede vergi sisteminin kökten bir biçimde değiştirilmesini istedi. Bundan beş yıl sonra 80 yaşında New York’ta öldü.