Hasan Atilla Uğur

Haziran 29th, 2012

J.Kd. Albay Atilla UĞUR 1957 yılında Ankara’da doğmuştur.İlk ve orta ögrenimini Ankara’da tamamlamış 1971 yılında Kuleli  Askeri Lisesine 1975 yılında Kara Harp Okuluna girmiş ve 30 Ağustos 1979 yılında Jandarma Teğmen olarak mezun olmuştur.

1979 yılında Tuzla Piyade Okulunda 1980 yılında Jandarma Subay Okulundaki eğitimini mütakip sırasıyla 1981-1982 yılları arasında Hatay 121 nci J.Eğt.Tb.K.lığında Tk.K.lığı 1982-1983 yılları arasında Hatay 124 ncü Syy.J.A.4 ncü Hd.Bl.K.lığı 1983-1988 yılları arasında Tunceli Hozat J.Komd.Bl.K.lığı 1985-1988 yılları arasında Karabük 1 nci J.Eğt.Tb.K.lığı 1988-1991 yılları arasında Artvin-Merkez İlçe J.K.lığı,1991-1993 yılları arasında Nevşehir J.Komd.Bl.K.lığı 1993-1996 yılları arasında Mardin –Kızıltepe İlçe J.K.lığı 1996-2000 yılları arasında İsth.Bşk.lığında Grup K.lığı 2000-2001 yılları arasında İsth.Bşk.lığında Teknik İstikbarat Daire Bşk.lığı, 2004-2005 yılları arasında Kocaeli İl J.K.lığı görevlerinde bulunmuştur.

2005 yılı Genel Atamalarında Çanakkale 116 ncı J.Eğt.Alay K.lığı görevine atanmış,16 Mayıs 2007 tarihinde kendi isteği ile emekliye ayrılmıştır.

J.Kd.Albay Atilla UĞUR Evli ve İki çocuk babasıdır…….

OrgeneralOktar Ataman

Haziran 29th, 2012

Orgeneral Oktar Ataman 1939’da İstanbul’da doğmuştur. 1961 yılında Kara Harp Okulu’ndan topçu subayı olarak mezun olmuş, 1963 yılında Topçu Okulundan mezuniyetini takiben çeşitli topçu birliklerinde ileri gözetleyici, batarya subayı ve batarya komutanı olarak görev yapmıştır. 1966 – 1968 yılları arasında Kore Cumhuriyeti’nde Askeri Ataşe Yardımcısı ve Birleşmiş Milletler nezdinde İrtibat Subayı görevlerinde bulunan Orgeneral Ataman, Türkiye’ye dönüşünü müteakiben tekrar topçu birliklerinde görev almış ve 1975 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezun olmuştur.

1975 yılında Genelkurmay Plan Harekat Daire Başkanlığı’na proje subayı olarak atanan Orgeneral Ataman, 1977 yılında İngiliz Kraliyet Kara Kurmay Koleji’ne seçilmiş ve mezuniyetini müteakip Kara Harp Akademisi’nde üç yıl öğretim elemanı olarak görev yapmıştır. 1980 – 1983 yıllarında Belçika’da SHAPE Karargahı Plan ve Prensipler Başkanlığı’nda karargah subayı olarak görev yapan Orgeneral Ataman Türkiye’ye dönüşünü müteakiben bir yıl süreyle Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri olarak çalışmıştır. 1984 – 1986 yıllarında Kara Harp Okulu’nda Öğrenci Alay Komutanı olarak görev yapmıştır. Daha sonra Kara Harp Akademisi’ne başöğretmen olarak atanan Orgeneral Ataman, Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirmesini müteakip, Kara Harp Akademisi Öğretim Başkanı olarak da görev yapmıştır.

1988 Ağustos’unda Tuğgeneral rütbesine terfi etmiş ve Genelkurmay Başkanlığı Plan Harekat Daire Başkanı olarak görev yapmıştır. Ağustos 1990’da 14 ncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na atanmış ve iki yıl bu görevde bulunmuştur. 30 Ağustos 1992 tarihinde Tümgeneralliğe terfi ederek Genelkurmay Başkanlığı Strateji ve Kuvvet Planlama Daire Başkanlığı’na atanan Orgeneral Ataman, 15 Ağustos 1995 tarihinde 1 nci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı görevine atanmış ve bu görevi 15 Ağustos 1997’ye kadar sürdürmüştür. Tümen Komutanlığı görevi esnasında Milli Güvenlik Akademisini başarı ile bitiren Orgeneral Ataman, 30 Ağustos 1997 tarihinde Korgeneral rütbesine terfi etmiş ve Genelkurmay Başkanlığı Harekat Başkanlığı’na atanmıştır. Eylül 1998’den itibaren NATO Askeri Komitesi nezdinde Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanı olarak görev yapan Orgeneral Ataman 2000-2001 yıllarında 6 ncı Kolordu Komutanı olarak görev yapmıştır.

13 Ağustos 2001 tarihinde NATO Güneydoğu Avrupa Müşterek Kuvvetler Komutanlığı görevini devralan Orgeneral Ataman, 30 Ağustos 2001 tarihinde Orgeneralliğe terfi etmiştir. NATO Güneydoğu Avrupa Müşterek Kuvvetler Komutanı Orgeneral Oktar Ataman, 30 Ağustos 2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek kararlara göre 3’ncü Ordu Komutanlığı’na atandı. TSK Üstün Hizmet Madalyası ile taltif edilen Orgeneral Ataman, Bayan Nedret Ataman ile evli olup bir kız ve bir erkek çocuğu babasıdır.

Korg.Hasan Memişoğlu

Haziran 29th, 2012

Korgeneral Hasan MEMİŞOĞLU, 1949 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1968 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1969 yılında Piyade Okulu’ndan mezun olmuştur. 1981 yılına kadar, Kara Kuvvetlerine bağlı değişik birliklerde, takım ve bölük komutanlığı yapmıştır.

Korgeneral Hasan MEMİŞOĞLU,
 
* Birinci ve İkinci Kıbrıs Barış Harekatına katılmış,
* 1983 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezuniyetini müteakiben, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda Tabur Komutanlığı,
* 1986 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisini takip etmeyi müteakip; Kara Kuvvetleri Personel Daire Plan Şube Proje Subaylığı ve Şube Müdürlüğü,
* Moskova Askeri Ateşeliği,
* 9 ncu Piyade Tümeni, 28 nci Piyade Alay K.lığı ve
* 3 ncü Ordu Harekat Başkanlığı görevlerini ifa etmiştir.
* 1995 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Korgeneral Hasan MEMİŞOĞLU,
* 48 nci Piyade Tugay Komutanlığı ve
* K.K. Personel Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.

Korgeneral Memişoğlu, 1999 yılında Tümgeneralliğe terfi ederek,
* K.K. Personel Başkanlığı ile
* 9 ncu Piyade Tümen Komutanlığı ve 3 ncü Ordu Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.
* 30 Ağustos 2004 tarihinde Korgeneralliğe terfi ederek,
* Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na atanmış ve iki yıl süreyle, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı görevini ifa etmiştir.
* 2006 yılı atamalarıyla, Genelkurmay Personel Başkanlığı’na atanmış ve 2008 yılı Ağustos ayına kadar görev yapmıştır.

Halen TSK Sağlık ve GATA Komutanı olarak görev yapan Korgeneral Hasan Memişoğlu, Kıbrıs Barış Harekatı Gümüş Madalyası sahibi olup, Rusça bilmektedir.

Bayan Yıldız MEMİŞOĞLU ile evli olan Korgeneral Hasan MEMİŞOĞLU, bir çocuk babasıdır.

OrgeneralHüseyin Nusret Taşdeler

Haziran 29th, 2012

1951 yılında Samsun’da doğmuştur. 1968 yılında Kuleli Askeri Lisesinden, 1970 yılında Kara Harp Okulundan, 1971 yılında Topçu ve Füze Okulundan mezun olmuştur.

1971-1978 yılları arasında; Topçu ve Füze Okulunda Batarya Komutanlığı ve öğretim üyeliği, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetlerinde Batarya Subaylığı görevlerinde bulunmuştur.

1980 yılında Kara Harp akademisinden mezun olmuştur. 1980-1985 yılları arasında; 29’uncu Piyade Alayında Bölük Komutanlığı, 10’uncu Piyade Tugayında Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, Kara Kuvvetleri Genel Plan ve Prensipler Başkanlığında Proje Subaylığı görevlerini yapmıştır.

1986 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kara Komuta ve Kurmay Kolejinden mezun olmuştur. 1986-1989 yılları arasında Kara Harp Akademisinde öğretim üyeliği yapmıştır. Bu arada, 1988 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisinden mezun olmuştur. 1989-1992 yılları arasında Mons/Belçika’daki Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı Karargahı Plan ve Prensipler Başkanlığında Proje Subaylığı; 1992-1994 yılları arasında Genelkurmay Protokol Şube Müdürlüğü, 1994-1996 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı görevlerini yapmıştır.

30 Ağustos 1996 tarihinde Tuğgeneralliğe terfi etmiştir. 1996-1998 yılları arasında 12’nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı; 1998-1999 yıllarında Napoli’deki Müttefik Kuvvetler Güney Bölge Komutanlığı Karargahında İstihbarat Başkanlığı, 1999-2000 yıllarında aynı karargahta Plan ve Prensipler Başkanlığı görevlerini yapmıştır.

30 Ağustos 2000 tarihinde Tümgeneralliğe terfi etmiştir. 2000-2003 yılları arasında Genelkurmay Strateji ve Kuvvet Plan Daire Başkanlığı; 2003-2004 yıllarında 3’üncü Kolordu Komutan Yardımcılığı ve 52’nci Zırhlı Tümen Komutanlığı görevlerini yapmıştır.

30 Ağustos 2004 tarihinde Korgeneralliğe terfi etmiştir. 2004-2006 yılları arasında 8’inci Kolordu Komutanlığı; 2006-2007 yıllarında Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı, 2007-2008 yıllarında Genelkurmay Harekat Başkanlığı, 2008-2009 yıllarında Genelkurmay Genel Plan ve Prensipler Başkanlığı görevlerini yürütmüştür.

2009 yılı Yüksek Askeri Şura kararı ile 30 Ağustos 2009 tarihinden geçerli olarak Orgeneralliğe terfi etmiş ve Harp Akademileri Komutanlığına atanmıştır.

30 Ağustos 2010 tarihinden geçerli olarak Ege Ordusu Komutanlığına atanmıştır.

“İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Ege Ordu Komutanı Orgeneral Nusret Taşdeler, 2011 yılı Yüksek Askeri Şurada Eğitim ve Doktrin Komutanı (EDOK) Komutanı olarak atandı.

Bayan Süeda TAŞDELER ile evli ve bir çocuk sahibidir.

Korg.Ömer Necati Özbahadır

Haziran 29th, 2012

Korgeneral Ömer Necati ÖZBAHADIR 1953 yılında MALATYA’da doğmuştur.1973 yılında Kara Harp Okulundan, 1974 yılında Zırhlı Birlikler Okulundan mezun olmuştur.

1982 yılına kadar Kara Kuvvetlerine bağlı çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı yapan Korgeneral ÖZBAHADIR; 1984 yılında Kara Harp Akademisinden mezun olmuş, ardından kurmay subay olarak, 8 nci Piyade Tümen Harekat Eğitim Şubesi Harekat Plan Subaylığı, 6 ncı Piyade Tümeni Harekat ve Eğitim Şube Müdür Vekilliği, 6 ncı Zırhlı Tugay Harekat ve eğitim Şube Müdürlüğü, 28 nci Motorlu Piyade Tümen Tank Tabur Görev Kuvvet Komutanlığı Kara Kuvvetleri Personel Daire ve Yönetim Şube Müdürlüğü ile Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı görevlerini yürütmüştür.

1998 yılında Tuğgeneralliğe terfi etmiştir. Tuğgeneral rütbesi ile 6 ncı Zırhlı Tugay Komutanlığı Kara Kuvvetleri İç Güvenlik Daire Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Muharebe Geliştirme Doktrin ve Yayın Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.

2002 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Bu rütbe ile Genelkurmay Personel Daire Başkanlığı görevinde bulunduktan sonra, 2004-2006 yılllarında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı görevinde bulunmuştur.

2006 yılında Korgeneralliğe terfi ederek, TSK Sağlık Komutanlığı görevine atanmıştır.

İç Güvenlik Harekatındaki başarısından dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası ile taltif edilen Korgeneral Ömer Necati ÖZBAHADIR evli ve iki çocuk babasıdır.

Korg.Galip Mendi

Haziran 29th, 2012

Korgeneral Galip MENDİ 1951 yılında ANKARA’da doğmuştur. 1970 yılında Kara Harp Okulundan Piyade Asteğmen olarak mezun olmuştur. Piyade Okul K.lığı’ndaki öğrenimini müteakip, 1971 yılında Teğmen olarak Kıt’a görevine başlamıştır.

1971 – 1974 yıllarında 70’nci P. A. K.lığın’da ANTALYA, 1974 – 1977 yıllarında 247’nci P. A. K.lığı’nda Göle / KARS, 1977 – 1980 yıllarında 213’ncü P. A. K.lığı’nda BABAESKİ, 1980-1981 yılları arasında Komando Taburunda KIBRIS, 1981-1983 yılları arasında Bölge Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığında / DİYARBAKIR, Takım ve Bölük Komutanlığı ile Bölge Subaylığı görevinde bulunmuştur.

1983 – 1985 yılları arasında Kara Harp Akademisinde öğrenim gören Korgeneral Galip MENDİ , Kurmay Subay olarak 1985 – 1987 yılları arasında P. Tb. K.lığı MUĞLA, 1987 – 1990 yılları arasında Maltepe Askeri Lisesinde Hrk. ve Eğt. Ş. Müdürlüğü, 1990 – 1991 yıllarında SİİRT, 1991 – 1992 yıllarında 70’nci P. Tugayı MARDİN, Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, ve müteakiben Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesine atanmıştır.

1992 – 1994 yılları Özel Kuvvetler Komutanlığına Okul K.nı, 1994 – 1996 yıllarında K.K.T.C’de Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı, 1996 – 1997 yılları 4 ncü Özel Kuv. Alay Komutanlığı, 1997 – 1998 yılları Özel Kuvvetler Komutan yardımcılığı görevlerinde bulunmuş, 30 Ağustos 1998 tarihinde Tuğgeneral’liğe terfi etmiştir.

Korgeneral Galip MENDİ 1998 – 2000 tarihlerinde 1’nci Komando Tugay Komutanlığı KAYSERİ, 2000 – 2002 Güvenlik Kuvvetleri K.lığı K.K.T.C.’de görev yapmıştır. 2002 yılı atamalarında Ege Or. Komutanlığı Hrk. Kur. Ybşk.lığı görevine, 2003 yılı atamalarında ise Tümgeneral rütbesine terfi ederek Ege Or. K.lığı Kur. Bşk.LIĞI, Yüksek Askeri Şura Ağustos 2006 kararları ile Ulş. Okl. ve Eğt. Mrk. K.lığı görevine atanmıştır.

Korgeneral Galip MENDİ , 2007 yılı Yüksek Askeri Şura sonucunda Gnkur ATASE Bşk.lığı görevine atanmıştır. 30 Ağustos 2007 tarihinde geçerli olmak üzere Korgeneral’liğe terfi etmiştir. Kocaeli Garnizon Komutanı olarak görev yapmaktadır.

“Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası” ile “Üstün Başarı Madalyası” sahibi olan Korgeneral Galip MENDİ, Bayan Merih MENDİ ile evli olup iki çocuk babasıdır.


Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi, 03 Ağustos 2008 tarihinde saat 11.00 sıralarında İzmit Kandıra yolu üzerindeki yüksek güvenlikli Kandıra F Tipi Cezaevi’ne geldi. Silahlı Kuvvetler adına alınan izinle cezaevine giren Mendi, askeri lojmandan ve orduevinden gözaltına alınan Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ve emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile 1 saat 5 dakika görüştü. Mendi, saat 12.35’te cezaevinden çıktı, görüşme hakkında hiçbir açıklama yapmadan, geldiği araçla ayrıldı. Mendi’nin ziyareti, görüşmenin hemen ardından Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamayla duyuruldu. Açıklama, Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşmek için Başbakanlık binasına doğru yolda olduğu dakikalarda yapıldı. Başbuğ, göreve başlaması nedeniyle önceden planlanmış olan ziyareti için, açıklamadan 2 saat sonra Başbakanlık binasına geldi.

Ziyaret TSK adına yapılmıştır

Genelkurmay Başkanlığı’nın iki komutana cezaevi ziyareti ile ilgili olarak saat 12.00 sıralarında yaptığı açıklama şöyle:

“1. 03 Eylül 2008 günü, saat 11.30’da Kocaeli ili Garnizon Komutanı Korgeneral Galip MENDİ, Kandıra Cezaevi’nde tutuklu olarak bulunan (E) Orgeneral Şener ERUYGUR ile (E) Orgeneral Hurşit TOLON’u ziyaret etmiştir.

2. Türk Silahlı Kuvvetlerine uzun süre hizmet veren iki emekli komutana yapılan bu ziyaret, Türk Silahlı Kuvvetleri adına gerçekleştirilmiştir.

3. Bilindiği üzere, dün olduğu gibi bugün de Türk Silahlı Kuvvetlerinin yargıya olan saygısı ve güveni tamdır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”
Hürriyet

Erdal Sarızeybek

Haziran 29th, 2012

Kırşehir- Kaman doğumlu olan Erdal SARIZEYBEK 1976 yılında Kara Harp Okulu’dan jandarma teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1978-1996 yılları arasında jandarma teşkilatının sınır, eğitim ve iç güvenlik birliklerinde komutanlık yaptı.

1990 yılında Fransız Jandarma Subay Okulundaki öğrenimini müteakip 92-94 yılında Şemdinli Hudut Tabur Komutanlığı görevinde bulundu.

1996-98 yılında Paris Askeri Ataşe Yardımcılığına atanan SARIZEYBEK, 2002 yılında Türkiye’de Adli Kolluk konusunda, master yaptı. 1999-2003 arasında Van, Manisa ve Şanlıurfa’da İl Jandarma Komutanlığı görevlerinde bulundu. Sarızeybek, 2005 yılında Ankara atandığı Uzman Jandarma Öğrenci Alay Komutanlığı görevinde iken albay rütbesinde, kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

Türk Silahlı Kuvvetleri Birinci Derece Gümüş Liyakat Madalyası sahibi emekli albay Sarızeybek, evli, iki çocuk babası olup çok iyi derecede Fransızca bilmektedir.

Muzaffer Kılıç

Haziran 29th, 2012

Mustafa Kemal’in yaveri. 1897’de İstanbul’da doğdu. Harp Okulu’nu, topçu teğmeni olarak bitirdi. Galiçya Cephesi’nden sonra Filistin’de 7. Ordu Müfettişliği yaverliği yaptı ve bu sırada 7. Ordu’yu komuta eden Mustafa Kemal’in karargahına geçti. Kumandanın emir subayı oldu. Bu beraberlik 1930 yılına kadar sürdü. Erzurum ve Sivas kongrelerinde, Heyeti Temsiliye çalışmalarında Mustafa Kemal’in sivil karargahında kaldı. Ankara’ya geldikten sonra görevini sürdürdü.

Muzaffer Kılıç, Cumhuriyet’in ilanından sonra, baştan beri Mustafa Kemal’in yanındaki diğer subaylarla birlikte, terfi etti ve yüzbaşı oldu. Çankaya Köşkü’ndeki görevini aksatmadan, Ankara Hukuk Mektebi’ne girdi ve 1928’de mezun oldu. Kısa bir süre sonra da iş hayatına atıldı. Ticaretle uğraştı. Bir nebati yağ fabrikası kurdu. Bu arada İstanbul Şehir Meclisi üyeliğine seçildi ve uzun yıllar burada kaldı. Aynı zamanda Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin yöneticiliğini üstlendi. 1939’da bir dönem Giresun milletvekilliği yaptı.

1959’da özel işlerini izlemek için Ankara’ya giden Muzaffer Kılıç Kızılay’da, sokakta geçirdiği bir kalp krizi sonunda öldü.

Cevat Abbas Gürer

Haziran 29th, 2012

Mustafa Kemal’in başyaveri olan Cevat Abbas, 1887 yılında Niş’te doğdu. Mustafa Kemal ile Samsun yolculuğuna seçilenler arasındaydı. Harp Okulu’nu 1908 yılında bitirdi. İtalya, Balkan ve I. Dünya Savaşlarında bulundu. Üsteğmen rütbesiyle katıldığı Çanakkale Savaşında, Mustafa Kemal, Cevat Abbas’ı emir subayı olarak karargâhına aldı. 1916’da yüzbaşılığa yükseldi.

16 Mayıs günü Samsun’a gitmek üzere Bandırma Vapuru’na binerken, merkezi Erzurum’da bulunan 9. Ordu Müfettişliği başyaveriydi. Cevat Abbas, Samsun’dan Erzurum’a varıncaya kadar Mustafa Kemal’in yazışma işlerini yönetti. Sivas Kongresi’nde, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti mensuplarının Meclisi Mebusan seçimlerine girebilmeleri görüşü benimsenince Bolu’dan milletvekili seçildi ve İstanbul’a gitti. Meclisi Mebusan dağıtıldıktan sonra Ankara’ya döndü ve Birinci TBMM’ne Bolu milletvekili olarak katıldı.

Erzurum’da istifa etmesiyle son bulan askerlik hayatı, 1920’de yeniden başladı ve yüzbaşı rütbesiyle Kurtuluş Savaşına katıldı. Yozgat Ayaklanmasının bastırılmasında gösterdiği çalışmalarından dolayı kendisine İstiklâl Madalyası verildi. Rütbesi 1923’te binbaşılığa yükseltildi. 1924’te kurulan İş Bankasının kurucuları ve hisse sahipleri arasında Cevat Abbas da vardı.

Cevat Abbas Gürer 1941 yılına kadar milletvekilliği yaptı. Mustafa Kemal’le ilgili hatıralarını, Ebedi Şef Kurtarıcı Atatürk’ün Zengin Tarihinden Birkaç Yaprak (1939) adlı kitapta topladı. 1943 yılında Yalova’da öldü.

Cami Baykut

Haziran 29th, 2012

Hükümet ve siyaset adamı. Harp Okulu’nu bitirerek orduya katıldı. Yüzbaşıyken II. Meşrutiyet ilan edilince askerlikten ayrıldı. Fizan mebusu olarak Meclis-i Mebusan’a seçildi ve bu görevi 1918’e kadar sürdürdü.

İlk TBMM’ye Aydın Mebusu olarak giren Cami Bey, kısa bir süre Dahiliye vekilliği yaptı. Eylül 1920’de TBMM temsilcisi olarak Roma’ya gönderildi, geri dönmeyince istifa etmiş sayıldı. Atatürk’ün ölümünden sonra yurda dönen Cami Baykut, bazı gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.

Mehmet Nuri Conker

Haziran 29th, 2012

1882 yılında Selanik’de doğdu. 1902’de Harbiye’yi, 1905’de Harp Akademisi’ni bitirdi. Atatürk’ün çocukluk ve silah arkadaşıdır. Conker Selanik’te 3. Ordu’da, Hareket Ordusu’nda, Arnavutluk Harekatında, Afrika’da Trablusgarp ve Bingazi muharebelerinde, Anafartalar’da ve Conkbayırı muharebelerinde, doğuda Muş Cephesinde bulundu. İleri saflarda yer aldığı Bolayır ve Conkbayırı muharebelerinde yaralandı. Nuri Conker, 1920 Haziranında Ankara’ya gelerek Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Kendisine önce TBMM tarafından basın ve istihbarat müdürlüğü görevi, bir süre sonra da Ankara bölge komutanlığı verildi. Kısa bir süre de Ankara valiliği yaptı. 1921 Mart ayı için de bazı satın alma işleri için Almanya’ya gönderildi. Eylül 1920, Mart 1921 tarihlerinde 41. Tümen komutanlığı ve aynı zaman da Adana Valiliği görevini yürüttü. 1921 yılında kendi isteğiyle emekli olan Conker, 1925-1927 yılları arasında Kütahya Milletvekilliği, 1932-35 yılları arasında da Gaziantep milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan vekilliği yaptı. Conker’in “Zabit ve Komutan” adlı bir eseri vardır. 1937 yılında Ankara’da öldü.

Recep Peker

Haziran 29th, 2012

5 Şubat 1889 İstanbul’da doğdu. Orta öğrenimini Kocamustafa Paşa Askeri Rüştiyesi İdadisi’nde yaptıktan sonra 1907 yılında Harbiye Mektebi’ni bitirdi. 1911-1912 yıllarında Yemen’de Trablusgarp ve 1912- 1913 yıllarında da Balkan savaşlarında çarpıştı. I. Dünya Savaşında Rumeli ve Kafkas Cephelerinde görev aldı.

1919’da Erkanı Harbiye mektebini bitirdi. Kurtuluş savaşına katılmak üzere Şubat 1920’de Anadolu’ya geçti. Binbaşı rütbesi ile 20. Kolordu’da görevlendirildi. 23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin Genel Sekreterliğine getirildi. 23.04.1920 – 11.08.1923 tarihleri arasında TBMM Genel Sekreterliği yaptı.

1923’te Kütahya Mebusu seçilerek 2 dönem TBMM’ye girdi. Aynı yıl Halk Fıkrası Katibi Umumisi seçildi. Bir süre Hakimiyeti Milliye gazetesinin baş yazarlığı yaptı. 1924 – 1925 yıllarında dahiliye vekilliğine getirildi. Ayrıca mübadele imar ve İskan bakanlıklarına vekalet etti.

3. ve 4. İsmet Paşa (İnönü) hükümetlerinde 1925-1927 yılları arasında Müdafaayi Milliye vekilliği ve 1928-1930 yıllarında Nafiya Vekilliği yaptı. 1927’de ikinci kez Cumhuriyet Halk Fırkası genel sekreterliğine seçildi. 1928’de Cumhuriyet Halk Fırkası Meclis grubu başkan vekilliğine getirildi.

Ağustos 1946’da çok partili dönemin ilk hükümetini kurdu. Recep Peker’in Halk Evlerinin yayın organı Ülkü Dergisinde çıkan İnkılâp Tarihi ders notları, 1935’de İnkılâp dersleri adı ile kitap olarak yayınlandı.

1 Nisan 1950’de İstanbul’da öldü.

Lütfi Müfit Özdeş

Haziran 29th, 2012

Asker ve siyaset adamı. 1874 yılında Kırşehir’de doğdu. Harp Akademisi’ndeyken çöküşe hızla yaklaşan Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini değiştirmenin yollarını arayan genç subaylar arasında idi. Hürriyetçi görüşleri benimsemiş olan Mustafa Kemal ve Ali Fuat Cebesoy gibi subaylarla yakın ilişkiler kurdu. Bu arkadaşları ile birlikte gizli bir gazete çıkarma çabası içine girdi.

Girişimin cezası korktuğundan hafif oldu ve rütbesinin geri alınmasını beklerken, sürgün niteliğinde bir atanma emri aldı. Mustafa Kemal ile birlikte Şam’a gönderildi.

İstanbul’da başlayan dostluk Şam’da daha koyulaştı. Mustafa Kemal ile hemen her vakit beraber idiler. Çok geçmeden sürgünde tanıştıkları, tıp öğrencisi Mustafa Efendi, düşüncelerine yeni unsurlar ekledi. Aslında o da siyasetle ilgilendiği için İstanbul’dan uzaklaştırılmıştı.

Çok geçmeden bu üç arkadaş düşüncelerini gerçekleştirmek için bir örgüt meydana getirmeye karar verdiler ve Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurudular. Gizli cemiyetin karargahı tıp öğrencisi Mustafa Efendinin dükkanıydı. Lütfi Müfit, Milli Mücadelenin başından itibaren eski arkadaşı Mustafa Kemal’in yanında yer aldı.

Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar cephelerde savaştı. Savaşın sonunda Binbaşılıktan emekliye ayrılarak Meclise girdi (1923). 1939’a kadar Milletvekilliği yaptı. Bu süre içinde bir ara Şehremaneti müfettişliği yapan Lütfi Müfit 1940’da İstanbul’da öldü.

Şeref Tunca

Haziran 29th, 2012

E. Öğretmen Kıdemli Albay Şeref Tunca 01 Temmuz 1923 tarihinde AMASYA’da doğdu. İlköğretimini tamamlamayı müteakip Erzincan Askeri Ortaokulu’na girdi. Spor sevgisi ve spor yapma alışkanlığını askeri öğrencilik yıllarında kazandı. Maltepe Askeri Lisesi’nde öğrenciliği sırasında çeşitli spor dalları ile meşgul olması öğretmenlerinin dikkatini çekerek Okul Atletizm Takımına alındı.

1941 yılında İSTANBUL Fenerbahçe Stadında yapılan Yıldızlar Türkiye Uzun Atlama müsabakalarında 6 metre 31 santimetre atlayarak Türkiye Rekoru’nu kırdı  ve Türkiye Birincisi oldu. Kara Harp Okulu Öğrenciliği döneminde Atletizm Federasyonu tarafından düzenlenen müsabakalarda uzun atlama, üç adım atlama ve 100 metre dallarında çeşitli birincilikler elde etti.

1944 yılında Kara Harp Okulu’ndan piyade subayı olarak mezun oldu.

1945:1947 yıllarında Teğmen olarak görev yaptığı Kahramanmaraş ilinde dönemin Atletizm Federasyonu Başkanı Nail MORALI’nın isteği üzerine Atletizm İl Temsilcisi oldu ve bölgede düzenlenen Kros yarışmalarında atletlerin başarılı sonuçlar almalarında  büyük katkı sağladı.

1951 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Yüksek Beden Eğitimi Okulunu bitirerek Beden Eğitimi Öğretmeni oldu ve 1951 yılında Konya Astsubay Hazırlama Okulu’na  tayin olduğunda Konya ilinde ilk resmi voleybol müsabakalarının başlamasına öncülük ederek ilk müsabakaların hakemliğini yaptı. 1956 yılına kadar Konya Astsubay Hazırlama Okulu’nda  görev yaptıktan sonra 1956 yılında ANKARA’ya Kara Harp Okulu’na öğretmen olarak atandı ve 1972 yılına kadar aralıksız 16 yıl öğretmenlik yaptı.

Bu süre  içerisinde bilahare TSK Spor Okulu ile İngiltere Kraliyet Ordu Spor  Okulu ve Akademisini bitirdi.

Yurtdışında; İtalya’da  atletizm, İngiltere’de Judo ve Jimnastik,  yurt  içinde ise; Futbol, Voleybol, Basketbol ve Hentbol Antrenörlük kurslarını gördü.

Lisanslı olarak;
–    Uluslararası Atletizm Hakemliği,
–    Uluslararası Yüzme Hakemliği,
–    Milli Futbol Hakemliği,
–    Milli Voleybol Hakemliği,
–    Milli Basketbol Hakemliği,
–    Milli Hentbol Hakemliği,
–    Atıcılık,Güreş ve Bisiklet Bölge Hakemliği yaptı.

1972:1976 yılları arasında Genelkurmay  Harekat Başkanlığı Eğitim Dairesi Beden Eğitimi ve Spor Şube Müdürü olarak görev yaptı ve bu görevden  kendi isteği ile emekli oldu.

Yaşamı boyunca Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile  Federasyonlarda aşağıdaki görevlerde bulundu;
– Merkez Danışma Kurulu Üyeliği,
– 1971 İzmir Akdeniz Oyunları Merasim ve Seremoni Müdürlüğü,
– Hentbol Federasyonu Başkanlığı (En uzun süre görev yapan başkan olarak kayıtlara geçti),
– Atletizm Federasyonu Üyeliği,
– Voleybol Federasyonu Üyeliği,
– Güreş Federasyonu As Başkanlığı,
– Eskrim Federasyonu Üyeliği,
– Okçuluk Federasyonu üyeliği.

Emekli olmayı  müteakip; Kara Harp Okulunda, Harita Genel Komutanlığında ve TSK Spor Okulunda 2007 yılına kadar fahri olarak öğretmenlik yaptı.

2003 yılında Üç Genelkurmay Başkanı yetiştiren tek öğretmen olarak Genelkurmay Başkanlığı tarafından kendisine Onur Plaketi verildi.

Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesinde tüm tıbbi müdahalelere rağmen 11 Ocak 2008 tarihinde vefat ederek Karşıyaka Aile Mezarlığına defnedildi.

İngilizce ve Fransızca bilen Emekli Öğretmen Albay Şeref TUNCA’nın 1 erkek ve 2 kız olmak üzere üç çocuğu bulunmaktadır.

TümgeneralSalih Güloğlu

Haziran 29th, 2012

(E) Tümgeneral Salih Güloğlu 1948 yılında Gölcük’te doğdu. 1959 yılında Selimiye Askeri Orta Okuluna girdi, 1966 yılında Erzincan Askeri Lisesini bitirdi.

1968 yılında Kara Harp Okulundan topçu subayı olarak mezun oldu, Harp Akademisini bitirdi, Muhtelif Birliklerde görev yaptı.

Ulaştırma Okul Komutanlığı yaptı. 2007 yılında emekliye ayrıldı. 03 Mart 2008 – 30 Kasım 2008 tarihleri arasında TSK Dayanışma Vakfı Genel Müdürü olarak görev yaptı.

01 Aralık 2008 tarihinde TSK Mehmetçik Vakfı genel müdürü olarak görevlendirildi.

Kurban Yolsuzluğu…
Kurban bağışı kesim ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla 20 Aralık 2009 günü 8 ilde başlatılan operasyonlarda Salih Güloğlu da gözaltına alındı. Gözaltına alınan 63 kişiden 21 kişi tutuklandı. Mahkemece serbest bırakılan, ardından haklarında yakalama kararı çıkarılan 11 kişiden 5’i Ankara Adliyesi’ne gelerek nöbetçi savcılığa teslim oldu. Aralarında Mehmetçik Vakfı Genel Başkanı (E) Tümgeneral Salih Güloğlu’nun da bulunduğu 4 kişi daha sonra çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcıları Hüseyin Kocabey ve Mehmet Tamöz’ün mahkemeye sevk ettiği  Mehmetçik Vakfı Başkanı Emekli Tümgeneral Salih Güloğlu, Emekli Kurmay Albay Cengiz Baştuğhan, Akif Emre Yalçınkaya ve Arif Uzun’un tutuklanmasına karar verildi.

MEHMETÇİK Vakfı Başkanı Salih Güloğlu, adliye çıkışında gazetecilere, “Kendimin ve ailemin yüzünü kızartacak hiçbir şey yapmadım. Böyle bir olaya adımızın karışmasından üzgünüz” diye seslendi.

Mehmetçik Vakfı Başkanı Salih Güloğlu’nun da aralarında bulunduğu kişiler “ihaleye fesat karıştırmak”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “sahtecilik” suçlarından mahkemeye sevk edilerek tutuklandı.

15 Ocak 2010 tarihinde Av. Mustafa Bir’in mahkemeye yaptığı itiraz üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

22 Mayıs 2010 tarihinde ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tamamladığı, kurban yolsuzluğu iddianamesinde, kesilmeyen her kurban için ayrı ceza talep edince, “nitelikli dolandırıcılık”la suçlanan Mehmetçik Vakfı Başkanı Salih Güloğlu hakkında istenen ceza 1 milyon 100 yıl hapise ulaştı.

Üsteğmen Zahit Güngör

Haziran 29th, 2012

Çanakkale Savaşlarında kahramanlık gösteren pek çok jandarma personelinden biri de Üsteğmen Zahit’tir. Üsteğmen Zahit, Gümüşhane’nin Şiran içerisinden Yetimoğlu Mustafa’nın oğludur.

1882 yılında doğmuş, 29 Temmuz 1903’ te jandarma eri olarak Silahlı Kuvvetlere katılmıştır. Yedi yıl çeşitli hizmetlerde bulunarak amirlerinin takdirlerini kazanmış ve subay olması için İstanbul Jandarma Subay Okuluna gönderilmiştir. Bu okulun iki yıllık eğitimini başarı ile tamamladıktan sonra, 25 Mart 1912’de teğmen olarak okuldan mezun olmuştur. Atandığı Sivas İl Jandarma Alay Komutanlığına bağlı birliklerde başarılı görevler yapmış, bu görevler sonunda birçok ödül ve takdirname almıştır.

Teğmen Zahit, Birinci Dünya Savaşı başlayınca Ankara Seyyar Jandarma Alayı emrine atanmıştır. Bir süre sonra İzmir’e giden Alay, burada Enver Paşa ve Mareşal von der Goltz tarafından denetlenmiş, savaş yapabilecek durumda olduğu görüşünce, 62’nci Piyade Alayı adıyla 20’nci Tümenin kuruluşunda yer alarak, Çanakkale Savaşlarına katılmıştır.

62’nci Alay, Çanakkale Cephesinin güney kesimindeki en kanlı muharebelerin yapıldığı Kerevizdere de bulunuyordu. Bu alayın 1. Taburunun 3. Bölüğü, Kerevizdere’nin Şehitler Tepesi’nde çok kanlı, çetin muharebeler yapmak zorunda kalmıştı. İki tarafın siperleri arasındaki mesafe en fazla 30 metre idi. Bazı yerlerde bu mesafe 3-4 metreye kadar iniyordu. Her iki taraf da toprağa iyice gömülmüşlerdi. Fırsat buldukça siperlerini geliştirmek, sığınakları ıslah etmek için canlarını dişlerine takarak çalışıyorlardı. Mevzilerinin yakınlığı nedeniyle taraflar birbirlerinin adeta soluk alıp verişini hissediyorlar, birbirlerinin çabalarını etkisiz hale getirmek için gece gündüz demeden uğraş veriyorlardı. Bir siperden atılıp karşı tarafın siperleri içine düşen el bombası birkaç kişiyi öldürüyor veya yaralıyordu. Karşılıklı süngüleşme ve baskınlar yapılıyor. Göğüs göğse acımasız bir savaş, aralıksız sürüp gidiyordu. Teknik bakımdan üstün olan İngilizler, Kara Kedi adı verilen bombalarla bize büyük kayıplar verdiriyorlar, mevzilerimizde büyük yıkıntılara neden oluyorlardı. İşte bu kanlı muharebelerin birinde 62.Alay 4.Tabur Bölük Komutanlarından biri şehit olunca, daha önce Şehitler Tepesi’ndeki çatışmalarda büyük başarılar gösterdiğinden dolayı 14 Eylül 1915’te üsteğmenliğe yükseltilen 3’üncü Bölük Takım subaylarından Zahit, bu bölüğün komutanlığına atandı.

Zahit; uzun boylu, sarışın ve yakışıklı bir subaydı. Komutanlığına atandığı yeni bölükte, durup dinlenmeden, tükenmek bilmeyen bir enerji ile çalışarak, düşmanın yıktığı siperleri kendisi de erleriyle birlikte çalışarak bir gecede tamir ediyor, yeniden düzene sokuyordu. Fakat düşman, gece yapılan, onarılan bu siperleri ertesi gün tekrar yıkıyordu. Üsteğmen Zahit ve yiğit erleri, gece canlarını dişlerine takarak bu siperleri yeniden onarıyorlardı. Böylece günler ve aylar akıp gidiyordu.

Üsteğmen Zahit, gene böyle bir gün yıkılan mevzileri onarmakla uğraşırken Alay Komutanı Binbaşı Nazmi (sonraları Vali, Genel Müfettiş, Milletvekili Nazmi Toker) onun bölüğüne de gelerek çalışmaları yakından izledi. Üsteğmen Zahit, onardığı siperleri komutanına gösterdi. 3-4 metre ötede korkunç bir yılan gibi uzanıp giden düşman hatları hakkında komutanına bilgi verdi ve silahların nerelerde mevzilenmiş olduklarını gösterdi. Uzayıp giden siperler içinden komuta yerine dönmekte olan Alay Komutanı, en tehlikeli bölgede düşmanın öldürücü ateşleri altında günlerdir duran bu kahraman subayı hiç olmazsa birkaç gün nasıl dinlendirebileceğini düşünüyordu. Alay Komutanı, Tabur Komutanına Zahit in bölüğünün başka bir bölükle değiştirilmesinin uygun olacağını bildirdi. Bunu öğrenen yiğit subay, Tabur Komutanını;
“Komutanım, ben bu bölgeye alıştım, girdisini çıktısını öğrendim. Bizim yerimize gelecek bölük alışıncaya kadar çok sıkıntı çekecektir. Alay Komutanımın ellerinden öperim ve beni değiştirmemesini istirham ederim. Bölüğümle burada çok iyi işler görebilirim. Eğer buradan alınırsam çok üzülürüm,” diyerek yerinin değiştirilmemesini istedi.
Onun, bu içten gelen isteği komutanlarınca kabul edildi. Aradan geçen günler, Zahit in hakli olduğunu ortaya koydu. Her geçen gün ona yeni bir başarı kazandırıyor ve arkadaşları arasındaki ününü artırıyordu.

1915 yılı Ağustos ayında aldığı yeni takviyelerle giriştiği taarruzlarda da başarı kazanmayan ve Türk askerinin vatan aşkı ile dolu çelik göğsünü aşarak İstanbul’u almaktan ümidini kesen düşman, 1915 yılı sonlarına doğru cepheyi boşaltmaya karar vermişti. Düşmanın bazı hazırlıklar yaptığı gözleniyordu. Bu hazırlıkları öğrenmek için geceleri küçük kuvvetlerle yapılan baskınlardan birine düşmanın alışagelenden çok daha fazla ateşle karşılık vermesi üzerine Üsteğmen Zahit, bunun bir çekilme hareketini gizlemek amacıyla yapılmakta olduğundan kuşkulanarak 8-9 Ocak 1916 da bütün bölüğüyle birlikte saldırıya geçti. Şimdi gecenin zifiri karanlığı içinde cehennemi andıran bir boğuşma başlamıştı. İşaret fişekleri gecenin bağrında kanayan bir yara gibi yanıp sönüyor, aydınlatma mermileri karanlık denen devi yere yıkarak bölgeyi kısa bir süre için gündüze çeviriyordu. Bu arada vatanlarını kurtarmak için en aziz varlıkları olan canlarını fedada en ufak bir duraksamada bulunmayan yiğitlerle, her türlü modern ve öldürücü silah ve gereçlere sahip bir ordunun çok üstün kuvvetleri arasında, amansız bir boğuşma sürüp gidiyordu. Süngü şakırtıları ile Allah Allah sesleri ve Hurra nidaları birbirine karışıyordu. Türk askeri, kükremiş bir aslan gibi saldırıyor, İleri, İleri haykırışlarıyla birbirini yüreklendiriyordu. Üsteğmen Zahit, adeta masal kahramanları gibiydi. Kalpağı başından düştüğünden dolayı rüzgarın etkisiyle dalgalanan sarı saçları, alev alev yanan gözleriyle, bölüğün en önünde ilerliyor ve bir an evvel denize ulaşmaya çalışıyordu. Bu arada yakınında patlayan bir mayın onu yere serdi. Yüzü, gözü toprak, üstü başı kan içinde idi. Yarasının ağırlığı hemen belli oluyordu. Biraz evvel başında koştuğu bölüğünü şimdi ancak bakışlarıyla izliyordu. Az sonra ruhunu teslim ederken, dudaklarından ebedi saadete erenlerde görülen bir gülümseme vardı.

Üsteğmen Zahit, Çanakkale Savaşının son şehitlerindendir. Cesedini gömmeden evvel ceplerinde yapılan aramada karısına yazılmış, fakat gönderilme imkanı bulunamamış bir vasiyetname çıktı. Üsteğmen Zahit’in bugün elimizde ne bir fotoğrafı, ne de mezarı vardır. Çanakkale Savaşında can veren binlerce yiğit Türk evladıyla beraber gönüllerimizde yaşamaktadır. Aziz hatırasına hürmet olmak üzere de, Kara Hüseyin tarafından çevrilen vasiyetnamesi aşağıya alınmıştır:

“Aziziye (Pınarbaşı) İlçesinin Kılıç Mehmet Bey Köyünden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma.

1. İşte bugün seferberlik ilan edildi. Ben hem kendim, hem mesleğim itibariyle tam bir asker, hem şerefli bir askerim.
2. Asker olmam nedeniyle, sevgili vatanımı savunmaya gidiyorum. Gidip gelmemek, gelip bıraktıklarımı bulmamak da olabilir. Bu gibi durumların insanlık aleminde meydana geleceği imkar olunamaz.
3. Böyle olmakla beraber şu vasiyetnameyi yazmak hemen ölmek demek değildir.
4. Ulu Tanrı ve İlahi mukadderat ben seni, seni beni tanımadığımız ve bilmediğimiz halde, uzak bir memleketten bizi birbirimize nasip etti. Allah’ın emrine ve Peygamberin kavline uygun olarak nikahımız kıyıldı. Yaşadığımız sürece geçimimizi sağlamaya çalıştım. Fakat, bizi toparlayıp bir araya getiren devletimizi harp ilan eder ve ben de Vatanım uğruna şehit olursam, Ulu Tanrı elbet ruhlarımızı birbirine kavuşturur. Vatan uğruna şehit olursam bana ne mutlu. Böyle bir hal olduğunda mevcut olan eşyam ve taşınabilir mallarımdan mihri müeccelinizi almanız için sizi vekil olarak görevlendiriyorum. Eğer bunlar yetmezse hakkınızı helal edeceğinize ve beni borçlu yatırmayacağınıza eminim.
5. Birbirimize verdiğimiz sözlerden dönmemenizi ister ve umarım. Ruhuma bir mevlit okutmak vicdanınıza kalmıştır. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Şehitlik bana yeter.
6. Altı maddeden ibaret bu vasiyetnamemi aldığınız zaman yüksek sesle ağlamanıza razı değilim.”

Bu mektubun içinde kırmızı kurdeleye bağlı bir de altın gibi sapsarı bir demet saç bulunmuştur. Bu saçlar, aziz şehit’in biricik yavrusu Nadide’ye aitti.

Kaynak:
Em. Tümg. Hüseyin IŞIK
Silahlı Kuvvetler Dergisinin 265. sayısından alınmıştır.
(MART 1978)


Gümüşhane’nin Şiran ilçesinden Çanakkale şehidi 20. piyade tümeni 62. Alaydan Üsteğmen Zahid Gümüşhane’nin Şiran İlçesinde düzenlenen bir törenle adına İlçe girişinde anıt yapıldı. Şehit Üsteğmenin adı Şiran İlçesindeki giriş caddesine verildi.

Şehit Üsteğmen Zahit anıtın açılışı için düzenlenen törene dönemin Gümüşhane Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Mehmet Keser, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı M.Cihan Kısa, Emniyet Müdürü Ali Tom, Gümüşhane eski Milletvekili Bedri Yaşar, Şehit Üsteğmenin yakınları vatandaşlar ve öğrenciler katıldılar.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından sunuculuk görevini öğretmen Tuğba Yıldırım Şehit Üsteğmen Zahit’in öz geçmişini ve vasiyetini okumak için kürsüye geldi.Üsteğmen Zahid ile ilgili vasiyeti okurken çok duygulanan Öğretmen Tuğba Yıldırım yerini öğretmen arkadaşı Yasin Atmaca’ya bırakmak zorunda kaldı. Protokol sıralarında oturan Şehit Üsteğmenin yeğeni Yemliha Kıran ise gözyaşlarını tutamadı.

Gümüşhane İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Mehmet Keser, geçen yıl haziran ayında Jandarma Dergisinde yayınlanan ‘Kahraman Asker’ başlıklı makaleyi okuduğunu ve Şehit Üsteğmen Zahit’in Şiranlı olduğunu öğrendiğini belirterek” Bu nedenledir ki bu şehidimizin Şiran İlçemize adına bir anıt yapmayı planladık. Anıtın yapılmasında eski Parlamenterimiz Bedri Yaşar’ın, ilçe kaymakamının, belediye başkanlarımızın, Şiranlıların büyük desteğini gördük. Çanakkale’de yapılan meçhul asker anıtı dışında belki de ülkemizde ilk defa bir Çanakkale Şehidimiz için bir ilçeye anıt yapılmış oldu. Bu da bizlere nasip oldu” dedi

HER ZAMAN HAZIRIZ
Kıdemli Albay Mehmet Keser Çanakkale Zaferinin Üsteğmen Zahitlerin, Mehmetlerin, Ahmetlerin, Hasanların zaferi olduğunu belirterek “Günümüzde de ülkemizi bölmek isteyen iç ve dış mihraklara karşı aynı mücadele azmiyle dopdoluyuz. Şehit olmaya hazırız. Bu vatanı böldürmeyeceğiz. Bu Milletin birliğini bozdurmayacağız.Bu Ülke sonsuza dek yaşayacak, bu Bayrak sonsuza dek dalgalanacaktır.

VATAN SINIRLARI KANLA, CANLA ÇİZİLİR
Gümüşhane Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise vatanın birliği ve bütünlüğü doğrultusunda canını seve seve veren şehitlerle dolu bir millet olduğumuzu belirterek” Vatan, onun uğruna canını seve seve veren bir milletle bütünleşirse vatan olur. Vatan, sınırları o milletin kanıyla, canıyla çizilirse yurt olur. Bin yıllık Anadolu tarihi her dönemde iç ve dış tehditlere, düşmanlara, devletin birlik ve bütünlüğüne dönük saldırılara karşı net ve açık olarak milli duruşunu her dönemde sergilemiştir.Vatanı için bir gül bahçesine girercesine canını seve seve vermiştir. Çanakkale Savaşları tahmin edilemeyen bir mücadeleye sahne olmuştur. Nice askerlerimiz çoluğunu, çocuğunu, bırakarak yurt savunması için cepheye koşmuştur. İşte bu ülke böyle kahramanlar çıkardığı için bahtiyardır. Şiran böyle bir kahraman çıkardığı için mutludur. Bu ülke şehitleriyle bir bütündür.Tüm şehitlerimizin huzurunda saygı ile eğiliyorum.” dedi.

Yapılan konuşmalardan sonra Şehit Üsteğmen Zahit Güngör’ün adının verildiği sokağa Vali Güzeloğlu, Albay Keser ve Şehit Üsteğmenin yakınları ile birlikte tabela dikildi ve Üsteğmen için yapılan anıtı örten Türk Bayrağı kaldırılarak Şehit Üsteğmen Zahit Güngör adına yapılan anıt açıldı. 2004

İbrahim Artuç

Haziran 29th, 2012

1926’da dünyaya geldi. 1946’da topçu subayı olarak Kara Harp Okulu’ndan, 1956’da kurmay yüzbaşı olarak Kara Harp Akademisi’nden mezun oldu. ABD Harp Akademisi’ni okuduktan sonra Türk Kara Harp Akademisi’nde uzun yıllar öğretim üyeliği yaptı. Orduda değişik hizmetlerde bulundu ve 1972’de albay rütbesiyle emekli olduktan sonra bir yayınevinde çevirmenlik ve metin yazarlığı yaparken “Çöl Tilkisi Rommel”, “Avrupa Cephesi”, Hitler’in Harika Komandoları” adlı eserleri çevirdi. Sonra ikinci telif eser olarak “Hitler ve İkinci Dünya Harbi’Nin Kaderi”ni yazdı.

Yazar son dönemlerde Türkiye’nin yakın tarihini yakından ilgilendiren olaylar hakkında bir çok telif esere imza attı.

TuğgeneralBahtiyar Aydın

Haziran 29th, 2012

Tuğgeneral Bahtiyar AYDIN, 1946 yılında Giresun ili Piraziz İlçesi Nefs-i Piraziz Köyü`nde doğdu. İlkokul eğitimini aynı köyde tamamladı. Ortaokul ve Lise öğrenimini Bulancak İlçesi’nde tamamlayarak 1963 yılında girdiği Kara Harp Okulu’ndan 30 Ağustos 1965 tarihinde Jandarma Asteğmen olarak mezun oldu. 1966 yılında Piyade Subay Temel Kursu’nu, 1967 yılında Jandarma Subay Temel Kursu`nu başarıyla tamamladı.

1967 – 1976 yılları arasında sırası ile Van – Bitlis – Yalova – İstanbul ve Samandağ’da çeşitli birliklerde Bölük Komutanlığı görevinde bulundu.

1976 – 1978 yılları arasında Kara Harp Akademisi’nde öğrenimini tamamlayarak Jandarma Kurmay Binbaşılığı’na terfi etti. Kurmay Subay olarak Çanakkale ve Mardin’de Kurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Plan ve Harekat Şube Müdürlüğü ile Şırnak’ta 119. Jandarma Sınır Alay Komutanlığı görevinde bulundu. Ardından Jandarma Genel Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı ve Jandarma Okullar Komutanlığı Öğrenci ve Kurslar Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1992’de Tuğgeneral’liğe yükselerek Jandarma Okullar Komutanlığı görevine atandı.

1993 yılında Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’na atandı.

Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın Diyarbakır Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde hain bir terörist kurşununun isabet etmesiyle şehit oldu.

22 Ekim 1993’te görevi başında şehit edilen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın Paşa’mız evli ve 2 çocuk babasıydı.

S. D. isimli terör örgütü itirafçısı örgütten kaçmış, teslim olmuş ve sonra, 3.5 yıl PKK’lı olarak dağlarda yaşadıklarını yazmış. S. D. kitabında Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın şehit düşmesi olayına da özetle şöyle değiniyor: “PKK, 22 Ekim 1993’te Diyarbakır’ın Lice ilçesini bastı. Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komando Komutanlığı, Kaymakamlık ve diğer kamu binaları ateşe tutuldu. Saldırı üzerine Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın helikopterle Lice’ye geldi ve Jandarma Bölük Komutanlığı`nın bahçesine indi. Tuğgeneral Aydın, komutanlık binasına ilerlerken beraberindekilere yaylım ateşi açıldı. Kendisi dürbünlü suikast tüfeği ile şehit edildi…”

Şehit Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ı rahmetle yad ediyoruz. Ruhu şad olsun.

Mehmet Ergun Sapmaz

Haziran 29th, 2012

10 Aralık 1952 tarihinde Denizli’de doğdu. 1966 -1969  Kuleli Askeri Lisesi, 1969 -1972  Kara Harp Okulu, 1972 -1973 Topçu ve Füze Okulu’nda eğitim gördü.

1973 – 2003 yılları arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinde Alay Komutanlığı, Garnizon Komutanlığı, Genelkurmay Karargâhında Seferberlik Şube Müdürlüğü, Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinde Danışmanlık, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde Başkan Yardımcılığı gibi Komutanlık ve Karargah Görevlerinde bulundu. 

E.Topçu Kıdemli Albay Mehmet Ergun Sapmaz Ocak 2003 – 01 Aralık 2008 tarihleri arasında TSK Mehmetçik Vakfı Genel Sekreteri olarak görev yapmıştır. Mehmetçik On-line Projesinin hayata geçirilmesi için önemli çalışmalar yapmış ve Mehmetçik Vakfı bu projeyle 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği yarışmada Yılın En İyi Projesi ödülünü almıştır.

Bekir Sami Günsav

Haziran 29th, 2012

1879 yılında Bandırma’da doğdu. 1902’de Erkân-ı Harbiye Mektebi’ni bitirerek kurmay yüzbaşı oldu. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’na katıldı.

Mondros Mütarekesi’nden sonra 56. Tümen komutanlığına atandı. Kısa bir süre 17. Kolordu komutan vekilliği görevi yaptı. Batı Anadolu’da ulusal direnişin örgütlenmesinde önemli rol oynadı.

Kula’da 27 Haziran 1919’da 56. tümen komutanı olarak Bursa’ya gitti. 3 Ekim 1919’da Kürt Mustafa Paşa’yı Bursa vali vekilliği görevinden uzaklaştırdı.

11 Nisan 1920’de Mustafa Kemal tarafından askerî ve mülkî yöneticileri görevden alma, tutuklama ve idam cezası uygulama da dahil olağanüstü yetkilerle donatıldı.

Bursa yöresinde Yunan birliklerine karşı direndiyse de 8 Temmuz 1920’de kentten ayrılmak zorunda kaldı. Mustafa Kemal’in kenti boşaltma emrini bir hükümet kararı olarak kendisine verdiğini söylese de Bursa’yı Yunanlara teslim etmekle suçlandı ve 14 Temmuz 1920’de görevinden alındı.

31 Temmuz 1920’de Bekir Sami Bey, Bursa Valisi Hacim Muhittin Bey ve Aşir Bey hakkında gensoru önergesi verildi. Bu gelişmeler yüzünden konumu sarsılan Bekir Sami Bey, Kasım 1920’de Antalya ve Muğla yöresi komutanlığına daha sonra kendi isteğiyle Kuzey Kafkasya askeri temsilciliğine atandı. Temmuz 1922’de açığa alındıktan sonra hiçbir görev üstlenmedi.

Kurtuluş Savaşı anılarını kitaplaştırdı ve 9 Eylül 1934’te İstanbul’da vefat etti.