Dündar Taşer 1925 yılında Gaziantep’te doğdu. Köklü ve gelenekli bir aileye mensup olan Taşerin çocukluk ve okul yılları Gaziantepte geçti. Lise bittikten sonra Kara Harp okuluna girdi. Okul yıllarında 3 Mayıs 1944 Olayları’na karıştığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldı. Mezun olduktan sonra ordunun değişik kademelerinde görev yaptı ve kurmay binbaşılığa kadar yükseldi.
27 Mayıs ihtilali Taşerin hayatında önemli bir dönüm noktasını teşkil eder. İhtilalden sonra Alparslan Türkeşle beraber hareket eden Taşer, 14ler olayının içinde yer alır. 13 Kasımda gerçekleyen bu olayla birlikte Taşer Fasa diplomat olarak gönderilir. 1963 yılında Türkiyeye dönen Taşer, siyasete atılır ve çok kısa süre içinde farkedilir.
1965 yılında Alparslan Türkeş, Muzaffer Özdağ, Ahmet Er, Numan Esin, Rıfat Baykal gibi darbede yer alan arkadaşlarıyla, CKMP’de siyasi hayata girdi. CKMP’nin 30-31 Temmuz 1965 tarihlerinde yapılan kurultayında, partinin GİK üyeliğine seçildi. 1967 Kurultayı’ndan sonra Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Partide Türkeş’ten sonra gelen ikinci isimdi. CKMP’nin yeni döneminde fikri ve siyasi gelişiminde önemli katkılarda bulundu.
Taşer 1965’de Gaziantep’den milletvekili adayı , 2 Haziran 1968 seçimlerinde senatör adayı 1969 Genel Seçimleri’nde İstanbul’dan milletvekili adayı oldu. İstanbul’daki adaylığında seçimi çok az bir farkla kaybetti. Mütevazi bir kişiliğe sahip olan Taşer siyaseti şöyle tanımlar: siyaset hizmet aracıdır gaye değildir
Milliyetçi Hareket’in ideologlarından olan Taşer, 13 Haziran 1972 bir trafik kazası sonucunda vefat etti.
Türkiye’nin dördüncü Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel Erzurum’da doğdu. İlk öğrenimini Ordu ilinde yaptı. Daha sonra öğrenimini Erzincan ve İstanbul’da askerî öğrenci olarak sürdürdü. 1915-1917 yıllarında Topçu Subayı olarak Çanakkale Savaşlarına katıldı. Filistin ve Suriye cephesinde bulundu. Türk İstiklal Harbinin Batı cephesindeki bütün savaşlarına katıldı. 1929 yılında Harp Akademisi’ni bitirdi. 1946 yılından itibaren Orgenerallik rütbesi dahil çeşitli general rütbelerinde hizmet yaptı. 1958 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. Bütün bu görevleri sırasında meslekî bilgi ve karakteri ile ordunun ve halkın sevgisini ve güvenini kazandı. 27 Mayıs 1960 harekâtının lideri olarak kabul edildi. Yeniden demokratik düzene dönülmesinde ve 1961 Anayasası’nın hazırlanmasında önemli rol oynadı. Halk oyuna sunulan ve kabul olunan bu Anayasa gereğince, 10 Ekim 1961 tarihinde yapılan seçimlerden sonra teşekkül eden Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin dördüncü Cumhurbaşkanı olarak seçildi. 1966 yılında başlayan rahatsızlığının devamı ve görevini engellemesi üzerine, Anayasa uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdi. 14 Eylül 1966 tarihinde vefat etti.
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım’la evlendi. Atatürk’ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.
Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği’nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik’e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi’sini bitirip, İstanbul’da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi’ne devam etti. 11 Ocak 1905’te yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam’da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907’de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır’a III. Ordu’ya atandı.
19 Nisan 1909’da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmaybaşkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa’ya gönderildi. Picardie Manevraları’na katıldı. 1911 yılında İstanbul’da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911’de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912’de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912’de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne’nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı.
Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915’te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ’da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı’nda, Mustafa Kemal Çanakkale’de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine “Çanakkale geçilmez! ” dedirtti. 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915’te Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı’nda durdurdu.
Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915’te Arıburnu’nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos’ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos’ta Kireçtepe, 21 Ağustos’ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal’in askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları’dan sonra 1916’da Edirne ve Diyarbakır’da görev aldı.
1 Nisan 1916’da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis’in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep’teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917’de İstanbul’a geldi. Velihat Vahidettin Efendi’yle Almanya’ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad’a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918’de Halep’e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelip Harbiye Nezâreti’nde (Bakanlığında) göreve başladı.
Mondros Mütarekesi’nden sonra İtilaf Devletleri’nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. 22 Haziran 1919’da Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi’ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919’da Ankara’da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu.
Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması’nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşan I. Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye – ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.
Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır: Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü’nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922) Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması’yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.
23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922’de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923’te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet’in ilk hükümeti kuruldu.
Türkiye Cumhuriyeti, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ve “Yurtta barış cihanda barış” temelleri üzerinde yükselmeye başladı. Atatürk Türkiye’yi “Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak” amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: 1. Siyasal Devrimler: Saltanatın Kaldırılması (1Kasım 1922) Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) 2. Toplumsal Devrimler: Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934) Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925) Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934) Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934) Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü(1925-1931)
3. Hukuk Devrimi : Mecellenin kaldırılması (1924-1937) Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937) 4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler: Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) Güzel sanatlarda yenilikler 5. Ekonomi Alanında Devrimler: Aşârın kaldırılması Çiftçinin özendirilmesi Örnek çiftliklerin kurulması Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934’de TBMM’nce Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi.
Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk’ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.
15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku’nu okudu. Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923’de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı.
Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox’a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu.
Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05’te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.
29 Temmuz 1940 yılında İstanbul Üsküdar’da doğmuştur. Belma Yalman ile evlidir. 1960 Yılında Kara Harp Okulundan, 1961 yılında Piyade Okulundan, 1971 yılında Kara Harp Akademisinden, 1976 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisinden mezun olmuştur.
1998 yılında Suriye ile yaşanan krizi müteakip 20 Ekim 1998 tarihinden itibaren Adana Mutabakatı gereği, Türkiye Cumhuriyeti adına Türkiye-Suriye güvenlik ilişkilerini yürütmüştür.
1961-1976 yılları arasında T.S.K.nin çeşitli birliklerinde Tk.ve Bl.K.lıkları ile Kh.Sb. ve Kur.Bşk.lıkları görevlerinde bulunmuştur. 1976-1986 yılları arasında Silahlı Kuvvetler Akademisinde Öğretim Üyesi, Ege Ordu ve K.T.B.K.K.lığında İstihbarat Başkanı, 50. Piyade Alay Komutanlığı, K.H.A., K.H.O. Öğretim Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.
1986 yılında Tuğgeneral rütbesine terfi ederek K.H.O.K.Yrd.lığına, 1987 yılında da 39.ncu Mknz.P.Tug.K.lığına atanmıştır. 1990- 1994 yılları arası Tümgeneral, K.K.Per.Başkanlığı, Piyade Okul Komutanlığı, Korgeneral rütbesine yükselerek K.K.Dent. ve Değ. Başkanlığı yapmıştır. 1995 – 1998 yılları arasında Adana’da bulunan 6. Kolordu Komutanlığı’atanan Aytaç Yalman, 1998 yılında Orgeneralliğe terfi ederek 2. Ordu Komutanlığına atanmıştır.
24 Ağustos 2000 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı görevine atanmıştır. 24 Ağustos 2002 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilmiştir.
TSK Üstün Hizmet Madalyası, Üstün Cesaret Madalyası, Altın Şeref Madalyası sahibidir.
1950 yılında Sarıyer-İstanbul’da doğdu. 1972 yılında kara harp okulundan, 1973 yılında muhabere okulundan mezun oldu. 1979 yılına kadar kara kuvvetlerine bağlı çeşitli birliklerde takım komutanlığı, mal saymanlığı ve ikmal subaylığı yapan Kalyoncu, 1981 yılında Kara Harp Akademisinden mezun olarak ardından Kurmay Subay olarak; Kara Harp Okulu’nda Öğrenci Bölük Komutanlığı, k-Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği, 9’uncu Piyade Tümen Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, Brüksel/Belçika’da Uluslararası Askeri Karargah (Ims) Plan Prensipler Başkanlığı Strateji Plan Şube Karargah Subaylığı, 3’üncü Ordu Harekat Başkanlığı Plan ve Harekat Şubesinde Plan Subaylığı ve Şube Müdürlüğü, Genelkurmay Strateji ve Kuvvet Plan Daire Başkanlığı NATO Strateji Şube Müdürlüğü Ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerini yürüttü.
1997 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Kalyoncu, Tuğgeneral rütbesi ile Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı Ve Mons/Belçika’da Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı(Shape) Plan Harekat Daire Başkanlığı görevlerinde bulunarak, 2001 yılında Tümgeneralliğe terfi etti. Tümgeneral rütbesi ile Genelkurmay Plan Harekat Daire Başkanlığı Ve Muhabere Elektronik Ve Bilgi Sistemleri Okulu Ve Eğitim Merkez Komutanlığı Görevlerini yürüterek, 2005 yılında Korgeneralliğe terfi etti.
Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay Harekat Başkanlığı ve 7’nci Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur.
Kalyoncu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 21 Şubat 2008’de başlattığı Güneş Harekatı’nın sorumlu komutanlığını yapmıştır.
2009 Yüksek Askeri Şura’sında Orgeneral terfi etmiş ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı’na atanmıştır.
2011 Yüksek Askeri Şûra toplantısının ardından Jandarma Genel Komutanı olarak atanmıştır.
İngilizce bilen Orgeneral Kalyoncu bir çocuk babası.
20 Haziran 1922 yılında Ankara’da doğdu. Gençlik yıllarında Ankara’da Opera korosunda çalışmış, 40’lı yıllarda gazinolarda taklit yaparak ünlenmiştir. 1947’de İstanbul’a gelerek filmlerde rol almaya başladı. İlk filmi 1947 yapımı Kerim’in Çilesi idi. Özellikle mimiklerle beslenen oyunculuğu ile, 60’lı ve 70’li yıllarda çok sayıda filmde irili ufaklı roller aldı. Yeşilçam filmlerindeki ‘aptal uşak’ kompozisyonunun yaratıcısı ve temsilcisi oldu. 80’lerde az sayıda filmde ve Gülünüz Güldürünüz gibi bazı TV programlarında yer aldı.
1992’de geçirdiği kalp krizi sonrasında öldü.
Filmografi
Kerim’in Çilesi 1947 Üçüncü Selim’in Gözdesi 1950 Yak Bir Sigara 1960 Zorlu Damat Bülent 1962 Küçük Beyin Kısmeti 1963 Son Tren 1964 Tophaneli Osman 1964 Afilli Delikanlılar Meyhaneci Agop 1964 Tatlı Sert 1963 Şeker Gibi Kızlar 1965 Ava Giden Avlanır 1965 Eli Maşalı 1966 İki Yabancı 1966 Çıtkırıldım 1966 Hayri Bey 1966 Şaşkın Hafiye Killing’e Karşı 1967 Fantoma İstanbul’da Buluşalım 1967 Hapishane Gelini 1968 Kahveci Güzeli 1968 Aşk Yarışı 1969 Bana Derler Fosforlu 1969 Ayşecik’le Ömercik 1969 Acı ile Karışık Rıza 1969 Kezban Roma’da 1970 Arım, Balım, Peteğim 1970 Cafer Bey 1970 Küçük Hanımın Şoförü 1970 Fadime 1970 Fatoş Talihsiz Yavru 1970 Yavrum 1970 Yumurcağın Tatlı Rüyaları 1971 Vahşi Çiçek 1971 Keloğlan Aramızda 1971 Bebek Gibi Maşallah 1971 Fadime Cambazhane Gülü Veli 1971 Belanın Kralı 1971 (Cafer) Keloğlan Ve Yedi Cüceler 1971 Gülüm, Balım, Çiçeğim 1971 Ali Baba Kırk Haramiler 1971 Gönül Hırsızı 1971 On Küçük Şeytan 1971 İşte Deve İşte Hendek 1971 Oyun Bitti 1971 Elveda Meyhaneci 1972 Sezercik Aslan Parçası 1972 Üç Sevgili 1972 Uşak Veli 1973 Yedi Evlat İki Damat Emrullah 1973 Muhteşem Hırsız 1973 Özleyiş 1973 Atını Seven Kovboy 1974 Yumurcak / Veda 1974 Gel Gardaş Gel 1974 Çam Sakızı 1974 Şenlik Var 1974 Hayat Bayram Olsa Kazım’a Bak Kazım’a 1975 Acele Koca Aranıyor 1975 Deli Deli Tepeli 1975 Pembe panter Caferin Babası 1975 Alemin Keyfi Yerinde 1975 Ah Nerede Vah Nerede 1975 Tokmak Nuri 1975 Vur Davula Tokmağı 1975 Hababam Git Hababam Gel 1975 Şimdi Yavrum Şimdi 1975 Sevgili Halam 1975 Kadınlar Hayır Derse 1975 Evcilik Oyunu 1975 Bitmeyen Şarkı 1976 Sıralardaki Heyecan 1976 Hamza Dalar Osman Çalar 1976 Şoför Mehmet 1976 Zühtü (I) 1976 Analar Ölmez 1976 (aşçı) Ne Umduk Ne Bulduk 1976 Aslan Bacanak 1977 Bizim Kız 1977 Babanın Evlatları 1977 Gülünüz Güldürünüz (TV) 1977 Sarhoş 1977 Senin Olmaya Geldim 1980 Akıllı Deliler 1980 Görgüsüzler 1982 Hasan 1982 Buyurun Cümbüşe 1982 Gırgıriyede Büyük Seçim 1984 Karımı Gördünüz mü? 1984 Hodja fra Pjort 1985 Sevgi Damlacıkları 1985 Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni 1990 Karanlık Sular 1994
1 Ekim 1975 yılında Ankara’da doğdu. Adını babası Sönmez Atasoy’un yazdığı Fadik Kız adlı oyundan alan sanatçı, henüz dört yaşındayken Selçuk Tiyatro Festivali’nde “Teneke” adlı oyunda rol aldı. İlköğrenime başlayana kadar, ailesiyle birlikte turnelerde ve sahne arkasında yetişti. Önce İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim almaya başladıysa da, daha sonra Bilkent Üniversitesi Tiyatro bölümü sınavlarında birinci olarak burs kazanıp, bu okuldan mezun oldu. Babası gibi annesi Emel Göksu’da sanatçı olan Atasoy, Devlet Tiyatroları’na girdi. İngiltere, Fransa, Rusya ve Bulgaristan’da tiyatro üzerine eğitim aldı ve araştırmalar yaptı. Bulgaristan Devlet Tiyatrosu’nda Carmen’i oynadı ve yine orada Kıracali Türk Tiyatrosu’nu kurdu ve tiyatro yönetmenliği yaptı.
Trt’de çocuk programları da sunan Fadik Sevin Atasoy, dört yabancı dil biliyor. Oyun Atölyesi’nde Haluk Bilginer’le birlikte Moliere’in “Cimri” adlı oyununda da rol alan sanatçı, kamera karşısına geçerek, sinema ve dizi filmlerde de oynadı.
Ödülleri
42. Antalya Film Şenliği – 2005, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, O Şimdi Mahkum
Filmografisi
Geçerken Uğradım – 2007 Ayrılık – 2007 Beyaz Melek – 2007 Dudaktan Kalbe – 2007 Zeynep’in Sekiz Günü – 2007 Sev Kardeşim – 2006 Döngel Karhanesi – 2005 O Şimdi Mahkum – 2005 Kısmet – 2004 Ah Be İstanbul – 2004 Serseri Aşıklar – 2003 Bizim Evin Halleri – 2000
Aristotelesçiliği ve Yeni Platonculuğu Endülüs’e taşıyan İbn Bâcce, idarî görevlerinin yanısıra hekimlik de yapmış ve botanik, astronomi ve müzik ile ilgilenmiştir. Aristotelesçidir; Batlamyus’un eksantrik ve episikl düzeneklerini eleştirmiş ve Aristoteles fiziği ile uyum içinde olan yeni bir kuram arayışına girmiştir.
İbn Bâcce de, diğer Müslüman filozoflar gibi, İlahî Hakikat’a ulaşmak ister ve ona göre, bunun yolu, sezgiden değil akıldan geçer. Gazâlî bunun aksini savunmak suretiyle, hem yanılmış hem de yanıltmıştır.
Harp Okulu mezunudur. 1956 yılında Asteğmen olarak katıldığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra 1981’de Tuğgeneralliğe terfi etmiştir.
1981-1985 yılları arasında Tuğgeneral, 1985-1989 yılları arasında Tümgeneral olarak görev yapmış ve 29.08.1988 tarihinde Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı görevine getirilmiştir. Müsteşar olarak görevde bulunduğu 1989 yılında Korgeneral olmuş, 27.08.1992 tarihine kadar bu görevi sürdürmüş, daha sonra Kolordu Komutanı olarak Gelibolu’ya tayin edilmiş, 1993 yılında Orgeneralliğe yükselerek 3. Ordu Komutanlığı‘na getirilmiştir.
1995 yılında Jandarma Genel Komutanı olarak atanmış ve 1997 yılında bu görevden emekli olmuştur.
26 Ekim 1971 yılında Kastamonu ili Araç ilçesine bağlı Çavuş köyünde dünyaya geldi. İlk öğrenimini köyünde, Ortaöğrenimini Karabük’te tamamladı. 1989 yılında Dokuz Eylül Ünversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümüne girdi. 1993 yılında buradan mezun olan Yazar, aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmenliğe başladı.
Sırasıyla Batman Hasankeyf Lisesi, Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi ve İzmir Konak Haydar Rüştü Öktem Lisesinde Edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 1998 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Araştırma Görevlisi oldu. Yazar’ın çeşitli dergilerde yayınlanmış bilimsel makaleleri bulunmaktadır.
1672 yılında Moskova’da doğdu ve kendi kurduğu Saint-Petesburg (Leningrad) da 1725 yılında öldü. Rusyayı Avrupalılaştırmak için çalışmalar yaptı. Petro’nun ilk işi bir ordu ve donanma meydana getirmek olmuştur. İngiliz gemilerinin nasıl yapıldığını öğrenmek için iki defa Arkanjel’e seyahat etmiş, mühendisler getirterek Voronej ve Don nehirleri üzerinde ilk Rus donanmasını yaptırmıştır. Rusya’nın sahili olmadığı ve Karadenize inmek için Petro 1696’da Azak kalesine hücum ederek Osmanlının elinden aldı.
1709’da da onikinci Charles’e karşı Poltava zaferini kazanarak onu osmanlıya sığınmaya mecbur etti. Petro İsveç kralının kendisine teslim edilmesini istemişti. Osmanlı bunu kabul etmeyerek kralı beş sene muhafaza etmiş ve sonra memleketine kaçmasına imkan vermiştir. Osmanlıyla bu sebepten dolayı muharebeye girişti fakat Baltacı Mehmed Paşa’nın kumandası altında bulunan Osmanlı ordusu tarafından Prut’ta 1711’de zor durumda bırakılmıştı.
Baltacı Mehmed Paşa biraz azimli davransaydı, Petro ya yenilecek ya da askeriyle birlikte mahvolacaktı. Petro osmanlının elinden ucuz kurtulduktan sonra Azak kalesini tekrar elden çıkardı. Baltacı Mehmed Paşa’nın Katherina’dan etkilenerek sulh yapmak gerektiği fikrini savunduğu söylenmektedir. Petro elli üç yaşında öldü. Unvanını hakkıyla kazanmış hükümdarlardandır. Yaptığı birçok değişikliklerden ve insafsızca şiddetinden dolayı eski tarihciler ona Deli Petro derler.
ORGENERAL AVNİ ATİLA IŞIK 1946 YILINDA AFYONKARAHİSAR’DA DOĞMUŞTUR. 1966 YILINDA KARA HARP OKULUNDAN, 1967 YILINDA İSTİHKAM OKULUNDAN MEZUN OLMUŞTUR.
1975 YILINA KADAR KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA BAĞLI ÇEŞİTLİ BİRLİKLERDE TAKIM KOMUTANLIĞI YAPAN KORGENERAL IŞIK 1977 YILINDA KARA HARP AKADEMİSİNDEN MEZUN OLMUŞ, ARDINDAN KURMAY SUBAY OLARAK KARA KUVVETLERİ İSTİHKAM DAİRE BAŞKANLIĞINDA PROJE SUBAYLIĞI, KARA HARP AKADEMİSİ ÖĞRETİM ÜYELİĞİ, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ EĞİTİM KOMUTANLIĞINDA İRTİBAT SUBAYLIĞI, KARA KUVVETLERİ EĞİTİM KOMUTANLIĞINDA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ, LONDRA ASKERİ ATAŞELİĞİ, 12 NCİ PİYADE TÜMEN 7 NCİ PİYADE ALAY KOMUTANLIĞI VE KARA KUVVETLERİ GENEL PLAN VE PRENSİPLER BAŞKANLIĞINDA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVLERİNİ YÜRÜTMÜŞTÜR.
1993 YILINDA TUĞGENERALLİĞE TERFİ ETMİŞTİR. TUĞGENERAL RÜTBESİ İLE GENELKURMAY SİLAHSIZLANMA VE ULUSLAR ARASI GÜVENLİK İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI VE 66 NCI ZIRHLI TUGAY KOMUTANLIĞI GÖREVLERİNDE BULUNMUŞ, 1997 YILINDA TÜMGENERALLİĞE TERFİ ETMİŞTİR. TÜMGENERAL RÜTBESİ İLE KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI PLAN PRENSİPLER BAŞKANLIĞI, GENELKURMAY GENEL SEKRETERLİĞİ VE İSTİHKAM OKULU VE EĞİTİM MERKEZİ KOMUTANLIĞI GÖREVLERİNDE BULUNMUŞ, 2001 YILINDA KORGENERALLİĞE TERFİ ETMİŞTİR. KORGENERAL RÜTBESİ İLE 7 NCİ KOLORDU KOMUTANLIĞI VE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MÜSTEŞARLIĞI GÖREVLERİNDE BULUNDUKTAN SONRA, 30 AĞUSTOS 2006 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLARAK ORGENERALLİĞE TERFİ ETMİŞ VE KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI KURMAY BAŞKANLIĞI GÖREVİNE ATANMIŞTIR.
JANDARMA GENEL KOMUTANI ORGENERAL KOŞANER’İN KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA ATANMASIYLA BOŞALAN JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINA 30 AĞUSTOS 2008 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLARAK ATANMIŞTIR.
30 Ağustos 2010 tarihinden geçerli olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanmıştır. Ancak Orgeneral Avni Atila Işık emekliliğini istediğinden yerine Orgeneral Erdal Ceylanoğlu Kara Kuvvetleri Komutanı olarak atanmıştır.
Bayan Hayriye Jale Işık ile evli olan Orgenral Atila Işık’ın iki çocuğu vardır.
Orgeneral Fevzi Türkeri 1941 yılında Elazığ’da doğdu. 1962 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1963 yılında Piyade Okulu’ndan mezun oldu.
1973 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı yapan Orgeneral Türkeri, 1975 yılında Kara Harp Akademisi’nden mezun olmasının ardından kurmay subay olarak, Genelkurmay Merkez Dairesi Başkanlığı ve Genelkurmay Özel Harp Dairesi Başkanlığı emrinde çalıştı. Kara Harp Akademisi öğretim üyeliği, Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri Özel İstihbarat Başkanlığı, Genelkurmay Özel Harp Dairesi Kurmay Başkanlığı ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerini yürüttü.
1990 yılında tuğgeneralliğe terfi eden Orgeneral Türkeri, bu rütbe ile Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı görevinde bulundu.
Orgeneral Türkeri, 1994 yılında tümgeneralliğe terfi etti. Bu rütbe ile Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Genelkurmay İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Dairesi Başkanlığı görevlerini yürüttü.
1998 yılında korgeneralliğe terfi eden Orgeneral Türkeri, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Jandarma Asayiş Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 2002 yılındaki Şura’da orgeneralliğe terfi ederek, 2. Ordu Komutanlığı görevine atandı.
Orgeneral Türkeri, 30 Ağustos 2004 tarihi itibariyle Jandarma Genel Komutanlığı görevine getirildi.
Gülay Türkeri ile evli olan Orgeneral Fevzi Türkeri’nin 2 çocuğu bulunuyor.
Mehmet Şener Eruygur 17 Haziran 1941 yılında Erzurum’da doğmuştur. Lise tahsilini Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamlamış ve 1960 yılında Topçu Subayı olarak Kara Harp Okulu’ndan mezun olmuştur. 1961 yılında Topçu Okulu’nu bitiren Orgeneral Eruygur, 1971 yılına kadar çeşitli Topçu Birliklerinde Takım ve Batarya Komutanı ile Karargah Subayı olarak hizmet etmiştir. 1971 – 1973 yıllarında Kara Harp Akademisi öğrenimini tamamlamıştır. 1973 – 1974 Öğretim Döneminde Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitiren Org. Eruygur, 1975 yılında NATO Savunma Kolejinden mezun olmuş ve 1976 yılına kadar çeşitli Kıt’a ve Karargah görevlerinde bulunmuştur.
1976 – 1978 yıllarında Bükreş Kara Ataşeliği yapmış ve daha sonra sırasıyla; 5’inci Kolordu Topçu Grup Komutanlığı ve 105’inci Topçu Alay Komutanlığı, Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği ve 1’inci Ordu Harekat Başkanlığı görevlerini ifa etmiş ve 1987 yılında Tuğgeneralliğe yükselmiştir. Bu rütbe ile Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Daire Başkanlığı ve 49’uncu Piyade Tugay Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. 1991 yılında Tümgeneralliğe terfi eden Orgeneral Eruygur, 1991 – 1993 yıllarında Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Daire Başkanlığı, 1993 – 1996 yıllarında Topçu Füze Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı yapmıştır. 1996 yılında Korgeneralliğe terfi ederek sırasıyla; 5’inci Kolordu Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı görevlerini yürütmüştür.
4 Ağustos 2000 tarihinde Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevine atanmıştır. Yüksek Askeri Şura‘nın 31 Temmuz – 3 Ağustos 2002 tarihleri arasında Başbakan Bülent Ecevit‘in başkanlığında yaptığı Ağustos ayı olağan toplantısında alınan kararla Jandarma Genel Komutanlığı görevine atandı. İstiklâl ve TSK Üstün Hizmet Madalyaları sahibi olan Orgeneral Eruygur, Mukaddes Eruygur ile evli olup, iki çocuk babasıdır. Fransızca ve İngilizce bilmektedir.
Ergenekon Soruşturması Ergenekon soruşturması kapsamında 01 temmuz 2008 günü gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen emekli orgeneraller Hurşit Tolon ile ADD Başkanı Şener Eruygur’un dosyaları hakim tarafından 7 saat incelendikten sonra Tolon ve Eruygur sorgulanmak üzere mahkemeye alındı. 1.5 saat ifade veren Tolon’un ifadesinin tamamlanmasının ardından 06 Temmuz 2008 günü saat 01.45’te “terör örgütü lideri olmak”la suçlanan Eruygur ve Tolon’un tutuklandığı açıklandı. İki emekli general Metris Cezaevi’ne gönderildi. (Vatan Gazetesi)
Tahliye Edildi (22.09.2008) İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, ”Ergenekon” terör örgütünün beyin takımından olduğu gerekçesiyle tutuklanarak Kandıra F Tipi Cezaevi’ne konulan ve burada geçirdiği beyin kanaması sonucu hastaneye kaldırılan 67 yaşındaki emekli orgeneral Şener Eruygur’un tahliyesine karar verdi. Soruşturma savcılarının talebi üzerine alınan karar, Eruygur’un eşi Mukaddes Eruygur’a tebliğ edildi. Eruygur’un Avukatları, sağlık gerekçesiyle tahliye için başvuruda bulunmadıklarını söylediler. 1 Temmuz’da tutuklanan Eruygur, geçtiğimiz çarşamba günü koğuşunda, hipertansiyon nedeniyle merdivenlerden düşerek beyin kanaması geçirmiş ve Kocaeli Üniversitesi tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırılmıştı. 5 gündür hastanede tedavisi süren Eruygur için Doktorları, kanama alanında büyüme tespit edilmediğini açıklamışlardı.
GATA Doktoru Eruygur’un bundan sonra tedavisinin nerede süreceğine ailesi karar verecek. Kocaeli tıp Fakültesi Hastanesi’nde 5 gündür “tutuklu hasta” olarak tedavisi süren Eruygur’un 10 gün daha yerinden kımıldatılmaması gerekiyor. Bundan sonra hastanede “hasta” olarak tedavisi sürecek olan Eruygur için Genelkurmay Başkanlığı, GATA’dan bir öğretim üyesine talimat verdi. Geçtiğimiz cuma günü Ankara’dan Kocaeli Üniversitesi tıp Fakültesi’ne giderek Eruygur’un sağlık durumunu ve kendisine yapılan tüm tıbbi işlemleri kontrol eden GATA profesörü “Her şey uygun yapılmış” dedi. Kocaeli Üniversitesi tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu, “Eruygur’un ailesi başka bir hastaneye sevkini isterse sevk edebiliriz. Hayati tehlike var ama sevk için şartlar uygun” dedi.
Beş gündür Kocaeli tıp Fakültesi yoğun bakımında müşahade altında tutulan Eruygur’un beyin kanaması önceki gün durdu. Ancak durumu hâlâ kritik. Beynin beslenmesi için uyutulan Eruygur için Kocaeli Üniversitesi tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu son çekilen tomografisinin bir öncekiyle aynı olduğunu bildirdi. Bu arada Eruygur’un Avukatı Kazım Arslan, tahliye kararıyla ilgili “Olması gerekendi, bizim de beklediğimiz bir sonuçtu” dedi.
1927 yılında doğdu. Harp Okulu mezunudur. 1947 yılında Asteğmen olarak katıldığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değişik kademelerinde görev yaptıktan sonra 1972’de Tuğgeneral rütbesine yükselmiştir. 1972-1976 yılları arasında Tuğgeneral, 1976-1980 yılları arasında Tümgeneral olarak görev yapmıştır.
1980 yılında Korgeneralliğe terfi etmiş, 07.09.1981-14.08.1986 tarihleri arasında Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı görevini yapmış, 1986 yılında Orgeneralliğe terfi ederek 2. Ordu Komutanlığı‘na, 1988 yılında Jandarma Genel Komutanlığı görevine atanmış, 1990 yılında emekli olmuştur.
1962 Yılında Gürcistan/ Borçalıfa doğan Azeri Sanatçı, 1982 yılında Azim Azimde, Devlet Ressamlık Okulunu bitirmiştir.
1982-1986 yıllarında Azerbaycan Devlet İnce Sanat (Güzel Sanatlar) Üniversitesinde yüksek öğrenimini tamamlamıştır. “Benim Vatanım” adlı eseri ile Azerbaycan’da ilk karma sergiye katılan sanatçının eserleri daha sonra İsrail’de sergilenmiştir. İlk kişisel sergisinin 1994 yılında Milliyet Gazetesi Cağaloğlu Binasında açmıştır.
Daha sonra sırası ile, 1995 İstanbul Kadıköy Belediyesi Sanat Galerisi 1996-97 Yunus Emre Kültür Merkezi 1998 Taksim Sanat Galerisi 1999 Ataköy Marina Yacht Club 2001 Kaş Sanat Galerisi 2002 Çırağan Sarayı Koleksiyon Sergi Salonu 2003 İMKB Karma Sergi
Kişisel ve Karma Sergilerde eserleri sergilenmiştir.
Sanatçının “Fred Secker” özel kolleksiyonundaki eserleri ABD’deki muhtelif galerilerde sergilenmiştir. Rusya Federasyonu’nda birçok sergilere katılan, yurtiçi ve yurtdışındaki kolleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı, çalışmalarına devam etmektedir.
1933 yılında Malatya’da dünyaya geldi. 1952 yılında Kara Harp Okulu’ndan Teğmen rütbesi ile mezun oldu. 1966 yılında Kara Harp Akademisini tamamladı. Almanya’da dil eğitimini tamamladıktan sonra 1969 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun oldu. 1973’de Alman Harp Akademisi’ni tamamladı. Bir yıl Kara Harp Akademisi’nde başöğretmen olarak görev yaptı.
1978’de Tuğgeneral oldu ve Bolu Komando Tugay Komutanlığına getirildi. 1982’de Tümgeneral ve Kıbrıs 28. Tümen Komutanı oldu. 1986’da Korgeneral rütbesi aldı. 1988’de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı oldu.
1990’da Orgeneral rütbesi aldı ve Jandarma Genel Komutanlığı‘na atandı..
Bitlis bölgede konuşlanmış durumda bulunan Çekiç Güç Kuvvetlerinin Türkiye’den ayrılması gerektiğini açıklıyor ve ABD’nin Kuzey Irak’da oluşturmaya çalıştığı Kürt Devleti’nin Türkiye’nin zararına olduğunu söylüyordu. Bu nedenle ABD büyükelçiliği tarafından birkaç defa Hükümete şikayet edildiği iddia edildi.
17 Aralık 1992’de Çekiç Güç’e bağlı Amerikan savaş uçakları, kendilerine bildirildiği halde Irak’ın Selahattin kentine gitmekte olan Bitlis’in helikopterine taciz uçuşu yapar ve helikopteri inişe zorlarlar.
Eşref Bitlis 17 Ocak 1993’de henüz çözümlenmemiş bir şekilde uçağının düşmesi sonucu öldü.
Diyarbakır’a gitmek üzere Ankara’dan havalanan uçak, kalkıştan birkaç dakika sonra Yenimahalle PTT İşletme Binası önünde yere çakılarak infilak etti. Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in yanı sıra, Piyade Binbaşı Fahir Işık, Pilot Binbaşı Yaşar Erian, Pilot Yüzbaşı Tuğrul Sezginler, Başçavuş Emin Özer ve PTT Güvenlik Görevlisi Tuhi Salay’ın ölümüne yolaçan kazadan sonra sabotaj iddiaları da ortaya atıldı. Kara Kuvvetleri Askeri Savcılığı, kazanın yüzde 60 pilotaj, yüzde 40 da buzlanmadan kaynaklandığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
Bu olayın üzerinden 17 yıl geçtikten sonra Eylül 2010 tarihinde JİTEM’in kurucusu olduğu belirtilen ve halen Ergenekon davasında tutuklu yargılanan emekli Albay Arif Doğan‘a ait olduğu belirtilen bir ses kaydı, gündemi sarstı. Doğan, Bitlis’e suikastı JİTEM komutanlarından Cem Ersever’in düzenlediğini öne sürerek, “Ben destek vermezsem ….(nahh) öldürürlerdi.” diyor.
1881’de Kılkış’ta doğdu. Kurtuluş Savaşı’na 1920-1923 yıllarında Kurmay Albay olarak katıldı. Batı Cephesi 2’nci Kurmay Başkanlığı ve 6’ncı Tugay Komutanlığı görevlerinde bulundu.
Korgeneralliğe kadar yükseldikten sonra 1946’da emekli oldu ve aynı yıl Ankara’da vefat etti.
1 Ocak 1976 yılında Konya’da doğdu. Ankara Özel Yükseliş Koleji’nden sonra Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Profesyonel sahne yaşamına ilk kez Dostlar Tiyatrosu’nun sergilediği “Yalınayak Sokrates” adlı oyunla başladı. Ertesi sezon Ankara Ekin Tiyatrosu’nda Slawomir Mrozek’in “Polisler” adlı eserinden uyarlanan “Son Mahkum”‘da oynadı. Daha sonra yeniden Dostlar Tiyatrosu’na katıldı. Tankred Dorst’un “Oyuncu”, Laurent Baffie’nin “Yarışma”, Genco Erkal’ın uyarladığı “Yaşasın Savaş” ve Behiç Ak’ın “Fay Hattı” adlı oyunlarda oynadı.
Yarışma’daki rolüyle; Avni Dilligil, Yaşasın Savaş’la; Ankara Sanat Kurumu, Fay Hattı’yla; Afife Jale Ödüllerini kazandı.
Anlat İstanbul adlı sinema filminde, Biz Size Aşık Olduk, Bir İstanbul Masalı ve 29-30 adlı TV dizilerinde oynadı.
Oynadığı Bazı Tiyatro Oyunları
Kuyruk Dokuz Ay Son Gün Kuzey Işığı Kocasını Pişiren Kadın Arıza Aymazoğlu Ve Kumdakçılar Buluşma Fay Hattı Yaşasın Savaş Yarışma Oyuncu Son Mahkum Yalın Ayak Sokrates
Oynadığı Bazı Sinema Filmleri
Ara Zincirbozan Anlat İstanbul Kolay Para
Oynadığı Bazı Dizi Filmler
Kısmetim Otel Zincir Bozan 29/30 Kırık Kalpler Durağı Beş Kollu Avize Bir İstanbul Masalı Biz size aşık olduk (2002)