CHP’li Öztrak’tan Bakan Şimşek’e ağır suçlama

Haziran 29th, 2012

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, bir kredi derecelendirme kuruluşundan not artırımı gelmesinin sürpriz olmayacağını açıklayarak piyasaları manipüle ettiğini ileri sürdü.

Öztrak, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Suriye sınırında artan gerginliğin ekonomi üzerinde, başta dış ticaret, turizm, güven, beklenti ve sermaye kanalları olmak üzere farklı kanallardan etkisinin olacağını ifade etti. Krizin, Suriye ile olan dış ticarette etkisini göstermeye başladığını anlatan Öztrak, sınır ticaretinin bitme noktasında olduğunu anlattı.

Hükümet’i, ekonomideki kırılganlıkları azaltacak tedbirleri alma konusunda uyardıklarını, ancak Hükümet’in Bakanlarının piyasaları manipüle etmeye çalıştığını savunan Öztrak, şunları söyledi:

”Maliye Bakanı, bir kredi derecelendirme kuruluşundan not artırımı gelmesinin sürpriz olmayacağını ifade ederek piyasaları açıkça yönlendirdi. Bu açıklamadan hemen sonra dün İMKB 61 bin 100 puanı test etti. Ancak, söz konusu derecelendirme kuruluşu, aynı gün yaptığı açıklamada, Maliye Bakanı’nı yalanladı ve ekonomiye ilişkin uyarıda bulundu. Bu yıl beklediği 61 milyar dolarlık cari açığa ve düşük finansman kalitesine işaret etti. Bu haberlerden sonra kur, bir miktar yükseldi, borsada ise kar realizasyonları dikkati çekti.

Şimdi ben buradan soruyorum:  Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanı’nın yaptığı manipülasyon değil de nedir? Bakan, sıradan bir vatandaş değildir. Bakan’ın, bu açıklamasından kim ya da kimler kazançlı çıkmıştır? Bu konuda SPK ne yapmayı düşünmektedir?”

İran’a yapılan altın ihracatındaki artışın devam ettiğini belirten Öztrak, son iki ayda bu ülkeye 2,6 milyar dolarlık altın ihraç edildiğini söyledi. Her ay bir tır dolusu altının İran’a gittiğinin anlaşıldığını ifade eden Öztrak, ”Bu normal bir ticaret değildir. Hükümet bunun arkasında ne olduğunu bir an önce açıklamalıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül, Saidlo’yu kabul etti

Haziran 29th, 2012

Çankaya Köşkü’ndeki kabul, yaklaşık 1 saat sürdü.

Cumhurbaşkanı Gül, Letonya yolcusu

Haziran 29th, 2012

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 1-3 Temmuz tarihleri arasında Letonya’ya iki günlük ziyarette bulunacak. Gül’e ziyaretinde bakanların yanı sıra milletvekilleri ve iş adamları da eşlik edecek.

Gül’ün resmi temaslarda bulunacağı Letonya, 50 yıl boyunca Demir Perde altında kalması ile dikkati çekerken, 1991 yılında özgürlüğünü kazandı. Letonya, özgürlüğünü kazanırken verdiği mücadelenin ardından 2004 yılında da AB’ye üye olma başarısını gösterdi.

Nüfusu 2 milyon 200 bin seviyelerinde bulunan Letonya, Baltık Denizi bölgesindeki önem arz eden kilit konumu nedeniyle 1940 yılından 1991 yılına kadar SSCB’nin işgali altında kaldı.

50 yıl boyunca Sovyet işgali altında yaşayan Leton halkı, 1990 yılında özgürlüğünü kazanmak için mücadeleye başladı. Bu süreçte bir çok can kaybı da yaşanırken, 3 Mart 1991’de yapılan bağımsızlık referandumuna katılanların yüzde 73’ü lehte oy kullandı.

Sovyetler Birliği’nin 21 Ağustos 1991’de yıkılmasıyla 1992 yılının sonlarında Leton Yüksek Şurası, bağımsızlık sonrası ilk Leton parlamentosunun 5-6 Haziran 1993’te seçileceğini bildirerek, tüm yetkilerini bıraktı. Özgürlüğüne kavuşan Letonya’da demokratik sistem de yerleşirken, Parlamento ve başkanlık seçimleri dört yılda bir yapılmakta.

Letonya ekonomisi

Letonya’nın bağımsızlığını kazanmasıyla ülkede serbest piyasa ekonomisi hakim olurken, özelleştirmeyi teşvik eden politikalar, para dengesinin sağlanması ve ithalatla ihracata yönelik hareketlerle hızlı bir ekonomik büyüme gerçekleştirildi.

Küresel ekonomik krizden Letonya, küçük de olsa etkilenmesine rağmen alt yapı düzenlemeleriyle süreç atlatılmaya çalışılıyor.

Yabancı yatırımlar için ilgi çekici bir ülke olan Letonya, faizsiz yüzde 15’lik kurumlar vergisi oranı ve faizsiz yüzde 25’lik kişisel vergi oranıyla Avrupa’da en düşük vergi yüküne sahip ülkelerden biri.

Toplam ithalat ve ihracatının yüzde 80’ini AB üyeleriyle gerçekleştiren Letonya’nın imalat sanayi, ormancılık ve ahşap işçiliği, metal işlemeciliği ve mühendisliği, tekstil, kimya ve eczacılık, lojistik ve ulaştırma, yapı ve emlak sektörleri dikkat çekiyor.

Özgürlüğünü kazanmasıyla Birleşmiş Milletler üyesi olan Letonya’nın; Çin, Türkiye, Japonya ve İsrail ile AB ve NATO ülkesinin elçilikleri de dâhil dünya çapında 40’ın üzerinde diplomatik misyonu bulunuyor.

Riga, Kuzey’in Paris’i

Yüzyıl önce ‘Kuzey’in Paris’i’ olarak nitelendirilen Letonya’nın başkenti Riga, sanat açısından merkez olma özelliği kazanmaya başladı. Sanatın ve eğlencenin merkezi haline gelen 800 yıllık Riga, ”İlhamın Şehri”, ”Hiç Uyumayan ikinci şehir” ve ”Kuzeyin En Sıcak Şehri” sıfatlarını kazanmayı başarmış.

Cumhurbaşkanı Gül, Letonya yolcusu

Haziran 29th, 2012

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 1-3 Temmuz tarihleri arasında Letonya’ya iki günlük ziyarette bulunacak. Gül’e ziyaretinde bakanların yanı sıra milletvekilleri ve iş adamları da eşlik edecek.

Gül’ün resmi temaslarda bulunacağı Letonya, 50 yıl boyunca Demir Perde altında kalması ile dikkati çekerken, 1991 yılında özgürlüğünü kazandı. Letonya, özgürlüğünü kazanırken verdiği mücadelenin ardından 2004 yılında da AB’ye üye olma başarısını gösterdi.

Nüfusu 2 milyon 200 bin seviyelerinde bulunan Letonya, Baltık Denizi bölgesindeki önem arz eden kilit konumu nedeniyle 1940 yılından 1991 yılına kadar SSCB’nin işgali altında kaldı.

50 yıl boyunca Sovyet işgali altında yaşayan Leton halkı, 1990 yılında özgürlüğünü kazanmak için mücadeleye başladı. Bu süreçte bir çok can kaybı da yaşanırken, 3 Mart 1991’de yapılan bağımsızlık referandumuna katılanların yüzde 73’ü lehte oy kullandı.

Sovyetler Birliği’nin 21 Ağustos 1991’de yıkılmasıyla 1992 yılının sonlarında Leton Yüksek Şurası, bağımsızlık sonrası ilk Leton parlamentosunun 5-6 Haziran 1993’te seçileceğini bildirerek, tüm yetkilerini bıraktı. Özgürlüğüne kavuşan Letonya’da demokratik sistem de yerleşirken, Parlamento ve başkanlık seçimleri dört yılda bir yapılmakta.

Letonya ekonomisi

Letonya’nın bağımsızlığını kazanmasıyla ülkede serbest piyasa ekonomisi hakim olurken, özelleştirmeyi teşvik eden politikalar, para dengesinin sağlanması ve ithalatla ihracata yönelik hareketlerle hızlı bir ekonomik büyüme gerçekleştirildi.

Küresel ekonomik krizden Letonya, küçük de olsa etkilenmesine rağmen alt yapı düzenlemeleriyle süreç atlatılmaya çalışılıyor.

Yabancı yatırımlar için ilgi çekici bir ülke olan Letonya, faizsiz yüzde 15’lik kurumlar vergisi oranı ve faizsiz yüzde 25’lik kişisel vergi oranıyla Avrupa’da en düşük vergi yüküne sahip ülkelerden biri.

Toplam ithalat ve ihracatının yüzde 80’ini AB üyeleriyle gerçekleştiren Letonya’nın imalat sanayi, ormancılık ve ahşap işçiliği, metal işlemeciliği ve mühendisliği, tekstil, kimya ve eczacılık, lojistik ve ulaştırma, yapı ve emlak sektörleri dikkat çekiyor.

Özgürlüğünü kazanmasıyla Birleşmiş Milletler üyesi olan Letonya’nın; Çin, Türkiye, Japonya ve İsrail ile AB ve NATO ülkesinin elçilikleri de dâhil dünya çapında 40’ın üzerinde diplomatik misyonu bulunuyor.

Riga, Kuzey’in Paris’i

Yüzyıl önce ‘Kuzey’in Paris’i’ olarak nitelendirilen Letonya’nın başkenti Riga, sanat açısından merkez olma özelliği kazanmaya başladı. Sanatın ve eğlencenin merkezi haline gelen 800 yıllık Riga, ”İlhamın Şehri”, ”Hiç Uyumayan ikinci şehir” ve ”Kuzeyin En Sıcak Şehri” sıfatlarını kazanmayı başarmış.

AK Parti Eskişehir’de de stadyumda olacak

Haziran 29th, 2012

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Eskişehir İl Başkanı Süleyman Reyhan, partisinin Eskişehir 4. Olağan İl Kongresi’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 15 Temmuz’da stadyumda yapılacağını bildirdi.

Reyhan, Saffron Hotel’de düzenlediği basın toplantısında, 2001 yılında kurulduğunda herhangi bir siyasi parti olarak görülen AK Parti’nin, bugün yaptığı icraatlar ve kazandığı seçim zaferleriyle Türk siyasetinin asla unutamayacağı bir hareketi olarak akıllara kazındığını söyledi.

Son üç genel seçimde oylarını artırarak tek başına iktidar olmayı başaran AK Parti’nin, milletin emanetini her dönemde alnının akıyla taşımayı başardığını ifade eden Reyhan, ”Bu unutulmayacak başarıların arkasında birden çok etken vardır. Ancak, bunların başında güçlü bir teşkilat ve dünyaya mal olmuş bir lidere sahip olması gelmektedir. Bu hareket, siyasi yaşamında teşkilatın her kademesinde görev yapan bir genel başkanın önderliğini yaptığı bir harekettir. Her bir üyesi de aynı heyecan ve samimiyet içinde milletin hizmetkarı olarak bu yolda bizlerle beraber yürümektedir. Kadın kollarından gençlik kollarına, mahalle ve köy teşkilatlarına kadar her kademesinde uyum ve gayretle çalışan teşkilatımız, her zaman kendisini yenilemekte ve vatandaşın içinde olmaya devam etmektedir” dedi.

Reyhan, genel merkezin onayıyla 1,5 yıldan bu yana partinin il başkanlığı görevini yürüttüğünü anımsatarak, ”Liderinden aldığı ilhamla, milletin verdiği destekle, milleti için çalışan AK teşkilatımız, bayrak yarışı misali durmadan yenilenerek yoluna devam ediyor. 2011 genel seçimlerinden sonra başlayan kongrelerde, ilçe yönetimlerimiz, gençlik ve kadın kolları yönetimlerimiz yenilenerek bayrağı taşımaya devam ediyorlar. Partimiz için bir bayram niteliği taşıyan kongrelerimiz, teşkilatın her kademesinde görev yapan bizleri de ayrıca heyecanlandırmakta ve gururlandırmaktadır. Teşkilatımızla birlikte omuz omuza yürüttüğümüz bir seçim kampanyası ve arkasından teşkilatımızın kongrelerini hep birlikte tamamladık” diye konuştu.

   -”Bana verilen bu onurlu görevi layıkıyla yerine getireceğim”-

AK Parti Genel Merkezi’nin il kongresi programlarına göre, Eskişehir 4. Olağan İl Kongresi tarihinin 15 Temmuz 2012 olarak kararlaştırıldığını belirten Reyhan, şöyle devam etti:

”Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla gerçekleştireceğimiz il kongremiz, ülke genelinde yapılan son kongre olma özelliğini taşıyor. Hemşehrilerimizin Sayın Başbakanımıza olan sevgisini göz önünde bulundurarak, il kongremizi genel merkezimizin de onayıyla Atatürk Stadı’nda yapma kararı aldık. Teşkilatımızın duygu ve düşünce dünyasını anlayan ve onlarla birlikte çalışmaktan heyecan duyan biri olarak, yorulmadan, sıkıntıları dert etmeden çalışmayı ilke edindim. Başta Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güvenine layık olarak, Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’mızın onayıyla, milletvekillerimizin desteğiyle bana verilen bu onurlu görevi layıkıyla yerine getireceğim. Eskişehir için yapılması gereken her şeyi hassasiyetle, adaletle, kararlılıkla asla rehavete kapılmadan yapacağımızdan hiç şüpheniz olmasın. Türk Dünyası Başkenti’nde Türk Dünyası’nın Lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la buluşmak üzere tüm hemşehrilerimizi 15 Temmuz Pazar günü saat 17.00’de Atatürk Stadı’na davet ediyorum” diye konuştu.

Reyhan, ilk günden beri kendisini destekleyen ailesine, milletvekillerine, kadın ve gençlik kolları, ilçe, belediye başkanlarına ve tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Toplantıya, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Salih Koca, Ülker Can, Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Yapıcı ve parti yöneticileri de katıldı.
   

AK Parti Eskişehir’de de stadyumda olacak

Haziran 29th, 2012

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Eskişehir İl Başkanı Süleyman Reyhan, partisinin Eskişehir 4. Olağan İl Kongresi’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 15 Temmuz’da stadyumda yapılacağını bildirdi.

Reyhan, Saffron Hotel’de düzenlediği basın toplantısında, 2001 yılında kurulduğunda herhangi bir siyasi parti olarak görülen AK Parti’nin, bugün yaptığı icraatlar ve kazandığı seçim zaferleriyle Türk siyasetinin asla unutamayacağı bir hareketi olarak akıllara kazındığını söyledi.

Son üç genel seçimde oylarını artırarak tek başına iktidar olmayı başaran AK Parti’nin, milletin emanetini her dönemde alnının akıyla taşımayı başardığını ifade eden Reyhan, ”Bu unutulmayacak başarıların arkasında birden çok etken vardır. Ancak, bunların başında güçlü bir teşkilat ve dünyaya mal olmuş bir lidere sahip olması gelmektedir. Bu hareket, siyasi yaşamında teşkilatın her kademesinde görev yapan bir genel başkanın önderliğini yaptığı bir harekettir. Her bir üyesi de aynı heyecan ve samimiyet içinde milletin hizmetkarı olarak bu yolda bizlerle beraber yürümektedir. Kadın kollarından gençlik kollarına, mahalle ve köy teşkilatlarına kadar her kademesinde uyum ve gayretle çalışan teşkilatımız, her zaman kendisini yenilemekte ve vatandaşın içinde olmaya devam etmektedir” dedi.

Reyhan, genel merkezin onayıyla 1,5 yıldan bu yana partinin il başkanlığı görevini yürüttüğünü anımsatarak, ”Liderinden aldığı ilhamla, milletin verdiği destekle, milleti için çalışan AK teşkilatımız, bayrak yarışı misali durmadan yenilenerek yoluna devam ediyor. 2011 genel seçimlerinden sonra başlayan kongrelerde, ilçe yönetimlerimiz, gençlik ve kadın kolları yönetimlerimiz yenilenerek bayrağı taşımaya devam ediyorlar. Partimiz için bir bayram niteliği taşıyan kongrelerimiz, teşkilatın her kademesinde görev yapan bizleri de ayrıca heyecanlandırmakta ve gururlandırmaktadır. Teşkilatımızla birlikte omuz omuza yürüttüğümüz bir seçim kampanyası ve arkasından teşkilatımızın kongrelerini hep birlikte tamamladık” diye konuştu.

   -”Bana verilen bu onurlu görevi layıkıyla yerine getireceğim”-

AK Parti Genel Merkezi’nin il kongresi programlarına göre, Eskişehir 4. Olağan İl Kongresi tarihinin 15 Temmuz 2012 olarak kararlaştırıldığını belirten Reyhan, şöyle devam etti:

”Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla gerçekleştireceğimiz il kongremiz, ülke genelinde yapılan son kongre olma özelliğini taşıyor. Hemşehrilerimizin Sayın Başbakanımıza olan sevgisini göz önünde bulundurarak, il kongremizi genel merkezimizin de onayıyla Atatürk Stadı’nda yapma kararı aldık. Teşkilatımızın duygu ve düşünce dünyasını anlayan ve onlarla birlikte çalışmaktan heyecan duyan biri olarak, yorulmadan, sıkıntıları dert etmeden çalışmayı ilke edindim. Başta Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güvenine layık olarak, Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’mızın onayıyla, milletvekillerimizin desteğiyle bana verilen bu onurlu görevi layıkıyla yerine getireceğim. Eskişehir için yapılması gereken her şeyi hassasiyetle, adaletle, kararlılıkla asla rehavete kapılmadan yapacağımızdan hiç şüpheniz olmasın. Türk Dünyası Başkenti’nde Türk Dünyası’nın Lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la buluşmak üzere tüm hemşehrilerimizi 15 Temmuz Pazar günü saat 17.00’de Atatürk Stadı’na davet ediyorum” diye konuştu.

Reyhan, ilk günden beri kendisini destekleyen ailesine, milletvekillerine, kadın ve gençlik kolları, ilçe, belediye başkanlarına ve tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Toplantıya, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Salih Koca, Ülker Can, Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Yapıcı ve parti yöneticileri de katıldı.
   

‘Başbakan özerklik konusunda söz mü verdi?’

Haziran 29th, 2012

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ”devlet adamlığının one munitle, ABD Başkanı Obama’nın yanında bacak bacak üstüne atmakla olmayacağını” ifade ederek, ”Devlet adamlığı gereğini yapmakla olur. ‘Gereğini yapın’ demek savaş çığırtkanlığı değildir, ülkenin onurunun korunmasıdır” dedi.

İnce, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesini kınadıklarını söyledi.

Arama ve kurtarma çalışmalarının bir an önce sonlandırılmasını istediklerini belirten İnce, ”Bu fiyaskonun, rezaletin sorumlusu AK Parti’dir, Recep Erdoğan’dır ve Davutoğlu’dur. Bu iktidar, Başbakan ‘muhafazakar demokratız’ diyorlardı, sonunda muhafazakar demokratlıktan muhafızlığa geçtiler. Esed ile kankaydılar, kanlı oldular. Ordunun başına çuval geçirildi, sustu. Mavi Marmara’da insanlarımız öldü, esti gürledi, sonucu hikaye çıktı. Rum kesimi deniz sahamızda arama yaptı, Başbakan Recep Erdoğan ‘savaş sebebidir’ dedi arama devam ediyor, yine hikaye çıktı” dedi.

İnce, ”Beygire binmeyi bilmeyen, uçakta pozlar vermeye başladı. Beygirden düşen, pilot pozu vermeye başladı. İki pilotunu bulamayan ülkenin Başbakanı, pilot pozu veriyor şimdi. Suriye’ye demokrasi götürüyordu sözde, Libya’ya nasıl demokrasi götürdüğünü hep birlikte gördük” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’a, ABD’den, AB’den ve NATO’dan destek gelmediğini iddia eden İnce, şöyle konuştu:

”Attan düştüğün günleri özleyeceksin. Gözden düştün, dikkat et deliğe süpürüleceksin ve bunu hep birlikte göreceğiz. Mahallede herkesle kavga eden yaramaz çocuğa benziyor. Ama işin kötüsü kavga etmeyi de beceremiyor. Mahallede herkesle kavga eden yaramaz çocuklar vardır, onlar sıkıştıklarında babaya şikayet eder, bizimki sıkıştığında Obama’ya şikayet eder. Yaramaz çocukla Başbakan arasındaki fark budur. Devlet adamlığı, görüntü vermekle, one munitle, Bush’un gözünden kararlılığı okumakla, Obama’nın yanında bacak bacak üstüne atmakla olmaz. Devlet adamlığı gereğini yapmakla olur. Bu konuyla ilgili geçmişte örnek arıyorsa, 74’teki Ecevit’e bakmasını tavsiye ediyorum. Devlet adamlığı öyle olur. 74’teki Ecevit’i kendisine örnek alırsa, ülkenin ve Başbakan’ın geleceği için de doğru olur.”

-”Başbakan özerklik konusunda söz mü verdi?”-

İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana ile yapacağı görüşmenin sorulması üzerine, ”Görüşebilirler. Fakat bu sorun adına ne derseniz deyin, kişilerin özel istekleriyle, girişimleriyle çözülmez. Bu ortak akılla çözülür. Sayın Zana geçmişte ‘özerklik yetmez’ demişti, sonra ‘Başbakan bu işi çözer’ dedi. Acaba Başbakan özerklik konusunda kendisine bir söz mü verdi?” ifadelerini kullandı.

Özel yetkili mahkemeler ile ilgili soruyu da yanıtlayan İnce, ”DGM’ler, sıkıyönetim mahkemeleri, terör mahkemeleri, özel yetkili mahkemeler… Bunlar hiç önemli değil, olaya ilkesel yaklaşmak lazım. Adalet herkese lazım. Olağanüstü yargılama mantığıyla adalet olmaz. olağanüstü yargılama mantığına karşı olmamız lazım” dedi.

Muharrem İnce, ”Gereğini yapmaktan neyi kastettiniz?” sorusuna, ”Başbakan’ın en büyük çılgın projesi Ahmet Davutoğlu’dur. Strateji derinliği değil, strateji sığlığı vardır. İşlere yanlış başlarsanız yanlış gider. Suriye ile ortak şirketler kurulmuştu. Ortak Bakanlar Kurulu yapılmıştı. Fenerbahçe futbol maçı yapmıştı, barış rüzgarları esiyordu, ailece görüşüyorlardı. Ne oldu da bu noktaya geldik? Gereğini yapmak savaş çığırtkanlığı değildir ama ülkenin onurunun da korunmasıdır. Ya uçağını düşürtmeyeceksin, komşularla ona göre geçineceksin, düşürdüklerinde de gereğini yapacaksın. Yoksa bu coğrafyada barınman zor olur” yanıtını verdi.

‘Başbakan özerklik konusunda söz mü verdi?’

Haziran 29th, 2012

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ”devlet adamlığının one munitle, ABD Başkanı Obama’nın yanında bacak bacak üstüne atmakla olmayacağını” ifade ederek, ”Devlet adamlığı gereğini yapmakla olur. ‘Gereğini yapın’ demek savaş çığırtkanlığı değildir, ülkenin onurunun korunmasıdır” dedi.

İnce, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesini kınadıklarını söyledi.

Arama ve kurtarma çalışmalarının bir an önce sonlandırılmasını istediklerini belirten İnce, ”Bu fiyaskonun, rezaletin sorumlusu AK Parti’dir, Recep Erdoğan’dır ve Davutoğlu’dur. Bu iktidar, Başbakan ‘muhafazakar demokratız’ diyorlardı, sonunda muhafazakar demokratlıktan muhafızlığa geçtiler. Esed ile kankaydılar, kanlı oldular. Ordunun başına çuval geçirildi, sustu. Mavi Marmara’da insanlarımız öldü, esti gürledi, sonucu hikaye çıktı. Rum kesimi deniz sahamızda arama yaptı, Başbakan Recep Erdoğan ‘savaş sebebidir’ dedi arama devam ediyor, yine hikaye çıktı” dedi.

İnce, ”Beygire binmeyi bilmeyen, uçakta pozlar vermeye başladı. Beygirden düşen, pilot pozu vermeye başladı. İki pilotunu bulamayan ülkenin Başbakanı, pilot pozu veriyor şimdi. Suriye’ye demokrasi götürüyordu sözde, Libya’ya nasıl demokrasi götürdüğünü hep birlikte gördük” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’a, ABD’den, AB’den ve NATO’dan destek gelmediğini iddia eden İnce, şöyle konuştu:

”Attan düştüğün günleri özleyeceksin. Gözden düştün, dikkat et deliğe süpürüleceksin ve bunu hep birlikte göreceğiz. Mahallede herkesle kavga eden yaramaz çocuğa benziyor. Ama işin kötüsü kavga etmeyi de beceremiyor. Mahallede herkesle kavga eden yaramaz çocuklar vardır, onlar sıkıştıklarında babaya şikayet eder, bizimki sıkıştığında Obama’ya şikayet eder. Yaramaz çocukla Başbakan arasındaki fark budur. Devlet adamlığı, görüntü vermekle, one munitle, Bush’un gözünden kararlılığı okumakla, Obama’nın yanında bacak bacak üstüne atmakla olmaz. Devlet adamlığı gereğini yapmakla olur. Bu konuyla ilgili geçmişte örnek arıyorsa, 74’teki Ecevit’e bakmasını tavsiye ediyorum. Devlet adamlığı öyle olur. 74’teki Ecevit’i kendisine örnek alırsa, ülkenin ve Başbakan’ın geleceği için de doğru olur.”

-”Başbakan özerklik konusunda söz mü verdi?”-

İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana ile yapacağı görüşmenin sorulması üzerine, ”Görüşebilirler. Fakat bu sorun adına ne derseniz deyin, kişilerin özel istekleriyle, girişimleriyle çözülmez. Bu ortak akılla çözülür. Sayın Zana geçmişte ‘özerklik yetmez’ demişti, sonra ‘Başbakan bu işi çözer’ dedi. Acaba Başbakan özerklik konusunda kendisine bir söz mü verdi?” ifadelerini kullandı.

Özel yetkili mahkemeler ile ilgili soruyu da yanıtlayan İnce, ”DGM’ler, sıkıyönetim mahkemeleri, terör mahkemeleri, özel yetkili mahkemeler… Bunlar hiç önemli değil, olaya ilkesel yaklaşmak lazım. Adalet herkese lazım. Olağanüstü yargılama mantığıyla adalet olmaz. olağanüstü yargılama mantığına karşı olmamız lazım” dedi.

Muharrem İnce, ”Gereğini yapmaktan neyi kastettiniz?” sorusuna, ”Başbakan’ın en büyük çılgın projesi Ahmet Davutoğlu’dur. Strateji derinliği değil, strateji sığlığı vardır. İşlere yanlış başlarsanız yanlış gider. Suriye ile ortak şirketler kurulmuştu. Ortak Bakanlar Kurulu yapılmıştı. Fenerbahçe futbol maçı yapmıştı, barış rüzgarları esiyordu, ailece görüşüyorlardı. Ne oldu da bu noktaya geldik? Gereğini yapmak savaş çığırtkanlığı değildir ama ülkenin onurunun da korunmasıdır. Ya uçağını düşürtmeyeceksin, komşularla ona göre geçineceksin, düşürdüklerinde de gereğini yapacaksın. Yoksa bu coğrafyada barınman zor olur” yanıtını verdi.

Suriye’de ölü sayısı 120’ye yükseldi

Haziran 29th, 2012

 Londra merkezli örgüt, birkaç günden bu yana güvenlik güçlerinin Şam’ın çevre kentlerine hava destekli ağır silahlarla düzenlediği operasyonlarda çoğunluğu Duma kentinde olmak üzere 44 kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce kişinin yaralandığını belirtti.

Duma’da halkın operasyonlar nedeniyle kenti terk etmeye başladığını aktaran Konsey, Humus’ta 21, Dera’da 20, Deyr Ez Zor kentinde 14, Hama’da 12, İdlib’te 7 ve Halep’te iki kişinin açılan ateşte öldüğünü yitirdiğini kaydetti.

Şam’da yer alan Filistin mülteci kampı yakınında yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucunda ölü ve yaralıların olduğunu dile getiren Şam haber ağı ise güvenlik güçlerinin Halep’in Azez ilçesine uzaktan rastgele açtığı ateşte çok sayıda sivilin yaralandığını vurguladı.

Humus’un Rastan ilçesinin güvenlik güçlerince bombalanmasıyla iletişim araçlarının zarar gördüğünü belirten haber ağı, ilçe sakinlerinin temel gıda maddelerine ve ilaca ulaşmakta sıkıntı yaşadığını açıkladı.

Halep’in Salahaddin semtinde çıkan yönetim karşıtı gösterilerde güvenlik güçlerinin ateş açmas sonucu yaralananların olduğunu duyuran haber ağı, Dera’da ordunun ağır silahlarla kentte saldırdığını kaydetti.

Suriye’deki olaylarda 120 kişi öldü

Haziran 29th, 2012

Londra merkezli örgüt, birkaç günden bu yana güvenlik güçlerinin Şam’ın çevre kentlerine hava destekli ağır silahlarla düzenlediği operasyonlarda çoğunluğu Duma kentinde olmak üzere 44 kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce kişinin yaralandığını belirtti.

Duma’da halkın operasyonlar nedeniyle kenti terk etmeye başladığını aktaran Konsey, Humus’ta 21, Dera’da 20, Deyr Ez Zor kentinde 14, Hama’da 12, İdlib’te 7 ve Halep’te iki kişinin açılan ateşte öldüğünü yitirdiğini kaydetti.

Şam’da yer alan Filistin mülteci kampı yakınında yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucunda ölü ve yaralıların olduğunu dile getiren Şam haber ağı ise güvenlik güçlerinin Halep’in Azez ilçesine uzaktan rastgele açtığı ateşte çok sayıda sivilin yaralandığını vurguladı.

Humus’un Rastan ilçesinin güvenlik güçlerince bombalanmasıyla iletişim araçlarının zarar gördüğünü belirten haber ağı, ilçe sakinlerinin temel gıda maddelerine ve ilaca ulaşmakta sıkıntı yaşadığını açıkladı.

Halep’in Salahaddin semtinde çıkan yönetim karşıtı gösterilerde güvenlik güçlerinin ateş açmas sonucu yaralananların olduğunu duyuran haber ağı, Dera’da ordunun ağır silahlarla kentte saldırdığını kaydetti.

Suriye’deki olaylarda 120 kişi öldü

Haziran 29th, 2012

Londra merkezli örgüt, birkaç günden bu yana güvenlik güçlerinin Şam’ın çevre kentlerine hava destekli ağır silahlarla düzenlediği operasyonlarda çoğunluğu Duma kentinde olmak üzere 44 kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce kişinin yaralandığını belirtti.

Duma’da halkın operasyonlar nedeniyle kenti terk etmeye başladığını aktaran Konsey, Humus’ta 21, Dera’da 20, Deyr Ez Zor kentinde 14, Hama’da 12, İdlib’te 7 ve Halep’te iki kişinin açılan ateşte öldüğünü yitirdiğini kaydetti.

Şam’da yer alan Filistin mülteci kampı yakınında yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucunda ölü ve yaralıların olduğunu dile getiren Şam haber ağı ise güvenlik güçlerinin Halep’in Azez ilçesine uzaktan rastgele açtığı ateşte çok sayıda sivilin yaralandığını vurguladı.

Humus’un Rastan ilçesinin güvenlik güçlerince bombalanmasıyla iletişim araçlarının zarar gördüğünü belirten haber ağı, ilçe sakinlerinin temel gıda maddelerine ve ilaca ulaşmakta sıkıntı yaşadığını açıkladı.

Halep’in Salahaddin semtinde çıkan yönetim karşıtı gösterilerde güvenlik güçlerinin ateş açmas sonucu yaralananların olduğunu duyuran haber ağı, Dera’da ordunun ağır silahlarla kentte saldırdığını kaydetti.

AB’de gelecek için en kritik zirve

Haziran 29th, 2012

Euro krizine çözüm aranan zirvede Merkel ile liderler arasında çetin müzakereler yapılıyor.

AB’nin geleceğinin konuşulduğu ve Euro krizine çözüm aranan liderler zirvesi, Brüksel’de tartışmalarla başladı. Borçların üstlenilmesinde daha fazla “dayanışma” isteyen ülkeler ile katı tasarruf önlemleri ve denetimde ısrar eden ülkeler arasındaki tartışma AB’deki çatlağı derinleştirdi.

“Gücümüz bir yere kadar”

Anlaşmazlık özellikle Almanya Başbakanı Angela Merkel ile İtalya Başbakanı Mario Monti’yi karşı karşıya getirdi. İspanya ve Fransa’nın da desteğini alan Monti, rekor borçlanma faizleri nedeniyle zor durumda olan ülkeler için kurtarma fonundan yararlanmada esneklik talep ederken, Merkel bu öneriye karşı çıktı.

AB liderlerinin bir an önce harekete geçmemesi durumunda Euro Bölgesi’nde felaket yaşanabileceğini söyleyen Monti’ye Alman hükümeti tepkili. Alman basınına konuşan bir hükümet yetkilisi, İtalya Başbakanı’nı “felaket tellallığı” yapmakla suçlayarak, faizlerde dalgalanmalar yaşanmasının doğal olduğunu ifade etti.

Yüksek bütçe açıkları nedeniyle zorluk yaşayan İtalya, uluslararası piyasalarda son dönemde yüzde 6 gibi yüksek faiz oranlarıyla borçlanabiliyor. İspanya’nın borçlanabildiği faiz oranı da yüzde 7’lere ulaşıyor.

İtalya Başbakanı Monti, yüksek faiz oranlarına karşı, zordaki ülkelerin tahvillerinin AB’nin kurtarma fonu tarafından alınmasını önerirken; Almanya Başbakanı Merkel bunun yanlış bir adım olacağını savunuyor. Berlin, zor durumdaki hükümetlerin, ekonomik ve mali koşullardan kaçmadan, doğrudan kurtarma fonuna başvurmaları gerektiğini vurguluyor. Almanya’nın yaklaşımına Finlandiya ve Hollanda’nın da destek verdiği belirtiliyor. AB içinde yaşanan çatlak, kulislerde Kuzey ve Güney ülkeleri arasında büyüyen bir ayrışma şeklinde yorumlanıyor.

“Büyüme paktı” yolda

AB liderleri, Euro krizinin başlamasından bu yana 20. kez zirvede bir araya geldi

Euro krizine karşı kısa vadede atılması gereken adımlar konusunda görüş ayrılıkları yaşayan AB ülkeleri, büyüme konusunda ise fazla iddialı olmayan yeni bir girişim üzerinde anlaşmaya yaklaşmış durumda.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ısrarlı girişimleri ve Merkel’in geri adım atmasının ardından üzerinde genel olarak uzlaşma sağlanan Büyüme Paktı girişimine son şeklinin verilmesi ve yapılacak açıklamayla piyasalara olumlu bir mesaj verilmesi amaçlanıyor.

Fransa, İtalya ve İspanya’nın başı çektiği ülkeler, Merkel’in krize çözüm olarak savunduğu kemer skma önlemlerini uzun süre eleştirmiş, krizden çıkış için büyüme ve istihdam adımlarının atılması gerektiğini savunmuştu. Yaklaşık 130 milyar euroluk büyüme paktı, birçok uzman tarafından yetersiz bulunuyor.

Ortak vizyon yok

Brüksel’de iki gün sürecek zirvenin bir diğer önemli başlığı olan, AB’nin geleceğinde köklü değişiklikler öngören plan da ülkeler arasında bir başka tartışma konusu oldu.

Çözüm konusunda artan baskılar ve piyasaların beklentisi nedeniyle, liderler bu kez zirveden somut kararlarla ayrılması istiyor

AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun da katkılarıyla hazırlanan taslak plan, AB’nin parasal birliğin de ötesine geçerek artık bir “mali birlik” haline gelmesini hedefliyor. Bu kapsamda mali politikalarda Brüksel’e daha fazla yetki verilmesi, ülkelerin bütçeleri için Brüksel’e veto hakkı getirilmesi, bir AB Hazinesi ve Bankalar Birliği kurulması gibi öneriler sıralanıyor.

Ancak taslak rapor Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından sert bir dille eleştirilerek zirvede yeni tartışmaların kaynağı oldu. Brüksel’deki zirve cuma günü devam edecek müzakerelerin ardından, çalışma yemeğiyle sona erecek. Zirvede alınacak kararların basın toplantısıyla duyurulması planlanıyor. Zirvenin ardından hemen Berlin’e dönecek olan Merkel, ayağının tozuyla Federal Meclis’te Mali Pakt ve kalıcı kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması hakkında yapılacak oylamaya katılacak.

AB’de gelecek için en kritik zirve

Haziran 29th, 2012

Euro krizine çözüm aranan zirvede Merkel ile liderler arasında çetin müzakereler yapılıyor.

AB’nin geleceğinin konuşulduğu ve Euro krizine çözüm aranan liderler zirvesi, Brüksel’de tartışmalarla başladı. Borçların üstlenilmesinde daha fazla “dayanışma” isteyen ülkeler ile katı tasarruf önlemleri ve denetimde ısrar eden ülkeler arasındaki tartışma AB’deki çatlağı derinleştirdi.

“Gücümüz bir yere kadar”

Anlaşmazlık özellikle Almanya Başbakanı Angela Merkel ile İtalya Başbakanı Mario Monti’yi karşı karşıya getirdi. İspanya ve Fransa’nın da desteğini alan Monti, rekor borçlanma faizleri nedeniyle zor durumda olan ülkeler için kurtarma fonundan yararlanmada esneklik talep ederken, Merkel bu öneriye karşı çıktı.

AB liderlerinin bir an önce harekete geçmemesi durumunda Euro Bölgesi’nde felaket yaşanabileceğini söyleyen Monti’ye Alman hükümeti tepkili. Alman basınına konuşan bir hükümet yetkilisi, İtalya Başbakanı’nı “felaket tellallığı” yapmakla suçlayarak, faizlerde dalgalanmalar yaşanmasının doğal olduğunu ifade etti.

Yüksek bütçe açıkları nedeniyle zorluk yaşayan İtalya, uluslararası piyasalarda son dönemde yüzde 6 gibi yüksek faiz oranlarıyla borçlanabiliyor. İspanya’nın borçlanabildiği faiz oranı da yüzde 7’lere ulaşıyor.

İtalya Başbakanı Monti, yüksek faiz oranlarına karşı, zordaki ülkelerin tahvillerinin AB’nin kurtarma fonu tarafından alınmasını önerirken; Almanya Başbakanı Merkel bunun yanlış bir adım olacağını savunuyor. Berlin, zor durumdaki hükümetlerin, ekonomik ve mali koşullardan kaçmadan, doğrudan kurtarma fonuna başvurmaları gerektiğini vurguluyor. Almanya’nın yaklaşımına Finlandiya ve Hollanda’nın da destek verdiği belirtiliyor. AB içinde yaşanan çatlak, kulislerde Kuzey ve Güney ülkeleri arasında büyüyen bir ayrışma şeklinde yorumlanıyor.

“Büyüme paktı” yolda

AB liderleri, Euro krizinin başlamasından bu yana 20. kez zirvede bir araya geldi

Euro krizine karşı kısa vadede atılması gereken adımlar konusunda görüş ayrılıkları yaşayan AB ülkeleri, büyüme konusunda ise fazla iddialı olmayan yeni bir girişim üzerinde anlaşmaya yaklaşmış durumda.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ısrarlı girişimleri ve Merkel’in geri adım atmasının ardından üzerinde genel olarak uzlaşma sağlanan Büyüme Paktı girişimine son şeklinin verilmesi ve yapılacak açıklamayla piyasalara olumlu bir mesaj verilmesi amaçlanıyor.

Fransa, İtalya ve İspanya’nın başı çektiği ülkeler, Merkel’in krize çözüm olarak savunduğu kemer skma önlemlerini uzun süre eleştirmiş, krizden çıkış için büyüme ve istihdam adımlarının atılması gerektiğini savunmuştu. Yaklaşık 130 milyar euroluk büyüme paktı, birçok uzman tarafından yetersiz bulunuyor.

Ortak vizyon yok

Brüksel’de iki gün sürecek zirvenin bir diğer önemli başlığı olan, AB’nin geleceğinde köklü değişiklikler öngören plan da ülkeler arasında bir başka tartışma konusu oldu.

Çözüm konusunda artan baskılar ve piyasaların beklentisi nedeniyle, liderler bu kez zirveden somut kararlarla ayrılması istiyor

AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun da katkılarıyla hazırlanan taslak plan, AB’nin parasal birliğin de ötesine geçerek artık bir “mali birlik” haline gelmesini hedefliyor. Bu kapsamda mali politikalarda Brüksel’e daha fazla yetki verilmesi, ülkelerin bütçeleri için Brüksel’e veto hakkı getirilmesi, bir AB Hazinesi ve Bankalar Birliği kurulması gibi öneriler sıralanıyor.

Ancak taslak rapor Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından sert bir dille eleştirilerek zirvede yeni tartışmaların kaynağı oldu. Brüksel’deki zirve cuma günü devam edecek müzakerelerin ardından, çalışma yemeğiyle sona erecek. Zirvede alınacak kararların basın toplantısıyla duyurulması planlanıyor. Zirvenin ardından hemen Berlin’e dönecek olan Merkel, ayağının tozuyla Federal Meclis’te Mali Pakt ve kalıcı kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması hakkında yapılacak oylamaya katılacak.

Senegalli Issıiar Dia’ya üç talip var

Haziran 29th, 2012

Fenerbahçe’nin Senegalli futbolcusu Issiar Dia Fransa’da revaçta… Senegalli oyunucunun Fransa’ya dönme ihtimalinin yüksek olduğu söylenirken, Lille, Montpellier ve Marsilya 25 yaşındaki futbolcuyu kadrosuna katmaya çalışıyor. Fransız medyasına göre henüz resmi bir teklif yok ama her an olabilir.

LİLLE BİR ADIM ÖNDE, HAZARD’IN BOŞLUĞUNU DIA İLE KAPATMAYI DÜŞÜNÜYORLAR

Lille daha önce Fenerbahçe’ye Sow’u satmış ve iki kulüp arasında samimi ilişkilerin başlamasına neden olmuştu. Lille, Eden Hazard’ın Chealse’ye gitmesinden sonra boşluğu Dia iele doldurmaya çalışacak. Fransız takımının yetkililerine dayandırılan haberde Dia’nın Lille ekibine daha yakın olduğu belirtildi. Lille 6 milyon Euro’luk bir teklif yapmaya hazırlanıyor.

TATİLDEN SONRA AÇILANIR

Şu anda Amerika’da yaz tatilini sürdüren Senegalli orta saha oyuncusunun tatilden sonra kendisi hakkındaki kararları netleştireceği belirtildi..

(sporx)

Senegalli Issıiar Dia’ya üç talip var

Haziran 29th, 2012

Fenerbahçe’nin Senegalli futbolcusu Issiar Dia Fransa’da revaçta… Senegalli oyunucunun Fransa’ya dönme ihtimalinin yüksek olduğu söylenirken, Lille, Montpellier ve Marsilya 25 yaşındaki futbolcuyu kadrosuna katmaya çalışıyor. Fransız medyasına göre henüz resmi bir teklif yok ama her an olabilir.

LİLLE BİR ADIM ÖNDE, HAZARD’IN BOŞLUĞUNU DIA İLE KAPATMAYI DÜŞÜNÜYORLAR

Lille daha önce Fenerbahçe’ye Sow’u satmış ve iki kulüp arasında samimi ilişkilerin başlamasına neden olmuştu. Lille, Eden Hazard’ın Chealse’ye gitmesinden sonra boşluğu Dia iele doldurmaya çalışacak. Fransız takımının yetkililerine dayandırılan haberde Dia’nın Lille ekibine daha yakın olduğu belirtildi. Lille 6 milyon Euro’luk bir teklif yapmaya hazırlanıyor.

TATİLDEN SONRA AÇILANIR

Şu anda Amerika’da yaz tatilini sürdüren Senegalli orta saha oyuncusunun tatilden sonra kendisi hakkındaki kararları netleştireceği belirtildi..

(sporx)

Küba’ya bir darbede Brezilya’dan

Haziran 29th, 2012

Brezilya: 3 – Küba: 0

Salon: Ningbo Beylun

Hakemler: Hamid Alrousi (Birleşik Arap Emirlikleri), Joo Hee Kang (Güney Kore)

Brezilya: Pequeno, Adenizia Silva, Menezes, Ferreira, Castro, Rodrigues (Oliveira, Juciely Cristina Silva, Lins, Steinbrecher, Carvalho)

Küba: Salas, Santos, Palacios, Lesca, Cleger, Silva (Borrell, Matienzo, Silie)

Setler: 25-17, 25-12, 25-14

Süre: 63 dakika (22, 21, 20)

Küba’ya bir darbede Brezilya’dan

Haziran 29th, 2012

Brezilya: 3 – Küba: 0

Salon: Ningbo Beylun

Hakemler: Hamid Alrousi (Birleşik Arap Emirlikleri), Joo Hee Kang (Güney Kore)

Brezilya: Pequeno, Adenizia Silva, Menezes, Ferreira, Castro, Rodrigues (Oliveira, Juciely Cristina Silva, Lins, Steinbrecher, Carvalho)

Küba: Salas, Santos, Palacios, Lesca, Cleger, Silva (Borrell, Matienzo, Silie)

Setler: 25-17, 25-12, 25-14

Süre: 63 dakika (22, 21, 20)

Salondan kovuldu dünyanın 1 numarası oldu

Haziran 29th, 2012

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor Tekvandocusu 23 yaşındaki Hatice Kübra Yangın, başarıya giden hikayesine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde çalışmasından dolayı sporla iç içe bir hayat sürdüklerini ifade ederek, tekvandoya, 10 yaşında erkek kardeşi ile başladığını kaydetti.

Zaman içinde erkek kardeşinin tekvandoyu bıraktığını belirten Yangın, ”Tekvando salonuna gittiğimde antrenörüm annemi çağırıp ‘Sen al bu kızı götür, bu kızdan tekvandocu olmaz’ dedi, yıllar geçti aynı antrenörle milli takımda karşılaştık ve orada Avrupa Şampiyonu oldum. O antrenör de çok şaşırdı” dedi.

Antrenörün sözlerine çok üzüldüğünü anlatan Yangın, o dönemde anne ve babasının kendisine destek olduğunu ve spora devam etmesi için kendisini teşvik ettiğini dile getirdi.

-”Kendisi herhalde pişmandır”

Ailesinin verdiği destekle bu sporda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını dile getiren Yangın, şöyle konuştu:

”Başarılarım, bu destekler sayesinde ortaya çıktı. 2008’de Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda 55 kiloda mücadele ettim. Şampiyonada final maçını kazanırken mutluluktan yerimde duramıyordum. Ailece uzun süreden beri mücadele ediyorduk. Kürsüye çıktığımda her şeyi düşündüm. İçinde bulunduğum döneme kadar yaşadığım tüm davranışlarım aklıma geldi.”

Arkadaşlarının, 10 yaşındayken annesine ”bu kızdan tekvandocu olmaz” diyen antrenörün bu duruma çok şaşırdığını söylediğini aktaran Yangın, ”Şimdi geriye dönüp baktığımda kendisi herhalde pişmandır. Bugüne kadar toplamda yaklaşık 45 madalyam var. 53 kiloda dünya sıralamasında toplamda 145.10 puanla birinciyim” ifadelerini kullandı.

Başarılar elde etmesinde ailesinin katkısının büyük olduğunu anlatan Yangın, ailesinin desteği sayesinde tekvando sporunda yoluna devam ettiğini kaydetti.

Yangın, başarı elde etmek için antrenmanın çok önemli olduğuna işaret ederek, hedefleri büyütünce antrenmanın süresinin de uzadığını söyledi. Haftanın 6 günü antrenman yaptığını belirten Yangın, madalya kazandığında hissettiği duyguların o zamana kadar yaşadığı tüm sorunları ortadan kaldırdığını bildirdi.

-Aileler çocuklarını spora yönlendirsin-

Yangın, kendisinin okul ile sporu bir arada yürüttüğünü belirterek, çocukların azimli olduğunda hem sporda hem de okulda başarılı olabileceklerini ifade etti.

Ailelerin, ”okulu engelliyor” diyerek çocukların spora gitmesine engel olmamasını isteyen Yangın, ”Ben hem okula gidip hem de spor yaptım ve başarılı oldum. Çok salondan kovuldum. Avrupa şampiyonu olmadan önceki, antrenörüm beni iyi yetiştirdi. Sporda destek çok önemli, bana da hem antrenörüm hem de ailem destek oldu. Başarılar elde ettim. Sporcu için destek, başarıya giden yolda en önemli malzemesidir” şeklinde konuştu.

Yangın, 2008’de İtalya’daki Avrupa Büyükler Tekvando Şampiyonası’nda 55 kiloda birinciliği elde ettiğini belirterek, 2010 Avrupa Ümitler Tekvando Şampiyonası’nda birincilik, 2011’de Büyükler Dünya Tekvando Şampiyonası’nda üçüncülük, 2012 Avrupa Büyükler Tekvando Şampiyonası’nda da birincilik elde ettiğini söyledi.

Salondan kovuldu dünyanın 1 numarası oldu

Haziran 29th, 2012

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor Tekvandocusu 23 yaşındaki Hatice Kübra Yangın, başarıya giden hikayesine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde çalışmasından dolayı sporla iç içe bir hayat sürdüklerini ifade ederek, tekvandoya, 10 yaşında erkek kardeşi ile başladığını kaydetti.

Zaman içinde erkek kardeşinin tekvandoyu bıraktığını belirten Yangın, ”Tekvando salonuna gittiğimde antrenörüm annemi çağırıp ‘Sen al bu kızı götür, bu kızdan tekvandocu olmaz’ dedi, yıllar geçti aynı antrenörle milli takımda karşılaştık ve orada Avrupa Şampiyonu oldum. O antrenör de çok şaşırdı” dedi.

Antrenörün sözlerine çok üzüldüğünü anlatan Yangın, o dönemde anne ve babasının kendisine destek olduğunu ve spora devam etmesi için kendisini teşvik ettiğini dile getirdi.

-”Kendisi herhalde pişmandır”

Ailesinin verdiği destekle bu sporda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını dile getiren Yangın, şöyle konuştu:

”Başarılarım, bu destekler sayesinde ortaya çıktı. 2008’de Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda 55 kiloda mücadele ettim. Şampiyonada final maçını kazanırken mutluluktan yerimde duramıyordum. Ailece uzun süreden beri mücadele ediyorduk. Kürsüye çıktığımda her şeyi düşündüm. İçinde bulunduğum döneme kadar yaşadığım tüm davranışlarım aklıma geldi.”

Arkadaşlarının, 10 yaşındayken annesine ”bu kızdan tekvandocu olmaz” diyen antrenörün bu duruma çok şaşırdığını söylediğini aktaran Yangın, ”Şimdi geriye dönüp baktığımda kendisi herhalde pişmandır. Bugüne kadar toplamda yaklaşık 45 madalyam var. 53 kiloda dünya sıralamasında toplamda 145.10 puanla birinciyim” ifadelerini kullandı.

Başarılar elde etmesinde ailesinin katkısının büyük olduğunu anlatan Yangın, ailesinin desteği sayesinde tekvando sporunda yoluna devam ettiğini kaydetti.

Yangın, başarı elde etmek için antrenmanın çok önemli olduğuna işaret ederek, hedefleri büyütünce antrenmanın süresinin de uzadığını söyledi. Haftanın 6 günü antrenman yaptığını belirten Yangın, madalya kazandığında hissettiği duyguların o zamana kadar yaşadığı tüm sorunları ortadan kaldırdığını bildirdi.

-Aileler çocuklarını spora yönlendirsin-

Yangın, kendisinin okul ile sporu bir arada yürüttüğünü belirterek, çocukların azimli olduğunda hem sporda hem de okulda başarılı olabileceklerini ifade etti.

Ailelerin, ”okulu engelliyor” diyerek çocukların spora gitmesine engel olmamasını isteyen Yangın, ”Ben hem okula gidip hem de spor yaptım ve başarılı oldum. Çok salondan kovuldum. Avrupa şampiyonu olmadan önceki, antrenörüm beni iyi yetiştirdi. Sporda destek çok önemli, bana da hem antrenörüm hem de ailem destek oldu. Başarılar elde ettim. Sporcu için destek, başarıya giden yolda en önemli malzemesidir” şeklinde konuştu.

Yangın, 2008’de İtalya’daki Avrupa Büyükler Tekvando Şampiyonası’nda 55 kiloda birinciliği elde ettiğini belirterek, 2010 Avrupa Ümitler Tekvando Şampiyonası’nda birincilik, 2011’de Büyükler Dünya Tekvando Şampiyonası’nda üçüncülük, 2012 Avrupa Büyükler Tekvando Şampiyonası’nda da birincilik elde ettiğini söyledi.

Buz hokeyi koçundan seromonide çelme!

Haziran 29th, 2012

ABD’de oynanan Vancouver-Richmond maçında ilginç olay. Vancouver kochu Martin Tremblay seromonide rakip takım sporcularına çelme taktı. Koçun çelmesi 2 oyuncuyu yere düşürdü. Bu çelmeyle kısa süreli gerginlik yaşanırken çelmeci koch hiçbir şey yapmamış gibi sporcuları tehdit etti…

 

(haber7)