Hizan’da sel: 300 hayvan telef oldu

Haziran 28th, 2012

Akbıyık köyü muhtarı Mehmet Cemal Korkmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyde iki günden bu yana etkili olan sağanağın, köyden geçen derenin taşmasına neden olduğunu belirtti.

Dereyi geçmeye çalışın koyun sürüsünün taşkın sonucu sel sularına kapıldığını vurgulayan Korkmaz, 300 küçükbaş hayvanın telef olduğunu söyledi.

Korkmaz, köyün içme suyu hattı ile sulama kanallarının hasar gördüğü taşkında, ekili araziler ve meyve bahçelerinde de büyük hasar oluştuğunu kaydetti.

Hizan Muhtarlar Derneği Başkanı Bedirhan Uğuş ise yağışların ardından ilçeye bağlı 7 köyde maddi hasar meydana geldiğini bildirerek, 3 köy yolunun heyelan nedeniyle Çayırlı, Yelkıran ve Bozpınar köyleri ile ulaşım sağlanamadığını ifade etti.

Uğuş, yağışlardan hasar gören köylerdeki vatandaşların mağdur olduğunu ve yetkililerden yardım beklediklerini sözlerine ekledi.

Uludereyi Protesto Etmek İsteyen Ailelere Tazyikli Su

Haziran 28th, 2012

Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, “Bu olayın sorumluları açığa çıkarılmadığı müddetçe yeni katliamlar için emsal teşkil ediyor” dedi.

Uludere İlçesi’ne bağlı Ortasu Köyü’nün Irak sınırında 28 Aralık 2011 gecesi meydana gelen olayın altıncı ayında, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüğünde dün gece köyde ’adalet nöbeti’ başlatıldığı. Etkinliğe Van Bağımsız Milletvekili ve DTK Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, BDP milletvekilleri Halil Aksoy, Esat Canan, Ayla Akat ile sivil toplum örgütleri ve sendika temsilcileri katıldı. Milletvekili Tuğluk, olayın sorumlularının açığa çıkarılmasını isteyerek, “Başbakana çağrımız rant gözlüğünü çıkarıp atması, vicdan gözlüğünü takmasıdır. Başbakan, İçişleri Bakanı ve Genelkurmay inkar şampiyonluğu yapıyor. Sorumlular açığa çıkarılmadığı müddetçe, yeni katliamlar için emsal teşkil ediyor” dedi. Tuğluk, olayın üzerinden 6 ay geçmesine rağmen, soruşturmada hala bir arpa boyu kadar mesafe kat edilmediğini ileri sürdü.

Sivas Müftülüğü’nden ‘Namaz Ağacı’ kampanyası

Haziran 28th, 2012

Müftülük, ‘Namaz Ağacı’ adını verdiği kampanyada 40 gün boyunca namaza devam eden çocuklar arasında çekilecek kurada dizüstü bilgisayardan bisiklete ve daha birçok hediye vermeyi hedefliyor. Kampanya ile ilgili ‘Yaşasın camiye gidiyorum’ ve ‘Camiyi seviyorum’, ‘Namaz kıl huzur bul’ sloganlarıyla hazırlanmış afişler camilerde ve iş yerlerinde asılmaya başlandı. 30 Haziran Cumartesi günü sabah namazıyla kampanya başlıyor.

Sivas Müftüsü Yusuf Şahin, gençlerin, çocukların camiyle buluşması için bir çalışma başlattıklarını belirterek, 40 günlük namaz ağacı diye bir isimle yola çıktıklarını söyledi.

Şahin, “Bir ağaç ağacın gövdesinden kastımız anne ve baba ve onlardan dünyaya gelmiş çocuk. Ağacın her dalı bir haftayı kapsıyor. Her dalda 7 gün vardır. Her bir günde de 5 yaprak vardır. Yani 5 vakit namazı temsil ediyor. Camiye giden yavrularımız namaza gittiğinde yeşille boyanacak. Bir günde 5 vakit giden çocuğun edep, haya gibi isimleri içeren meyveler var. O da kırmızıya boyanacak. 5 kez camiye giden o günkü meyvelerini almış olacak. Her vakit için ayrı puan değerlendirmesi yaptık. Sabah namazına ve yatsı namazına gelen bir çocuk 30’ar puan alacak. Akşam namazına gelen çocuk 20 puan, öğle ve ikindi namazına gelen çocuk 10’ar puan alacak. Toplam 100 puan. Günde 5 vakit 40 gün olması hasebiyle 200 vakit yapacak.” dedi.

Ağacı seçmelerindeki amacı ise ağacın oksijen pompalaması ve karbondioksit alması nedeniyle seçtiklerini; oksijenin hayat verici, karbondioksitin ise öldürücü olduğunu anlatan Şahin, “Dolayısıyla çocuk namaza gitmekle kendine ve topluma güzellik sergileyecek. Namaza devam eden çocuk kötü alışkanlıklardan, hele hele madde bağımlılığı gibi olaylardan kurtulduğu için kendinin de toplumun da ak olması mümkün olacak.” şeklinde konuştu.

Müftü Şahin, kurada ödül almaya hak kazanan çocuklara 17 Ağustos’ta 4 Eylül Kapalı Spor Salonu’nda geniş kapsamlı bir hediye töreni düzenleyeceklerini söyledi.

Şahin şöyle devam etti: “Biz ilk etapta 5 adet dizüstü bilgisayar, 15 adet minibook, 45 adet bisiklet, 25 adet dijital fotoğraf makinesi, 55 adet MP3 çalar ve 75 adet kol saati gibi hediyeler vereceğiz. Ayrıca sponsorlarımızın katkılarıyla yaklaşık 5 bin tişört bastırarak her katılımcıya tişört veya bir kitap hediye edilecek.”

CİHAN

Ogün Samast’a para cezası

Haziran 28th, 2012

Hrant’ın Dink’in ölümüne ilişkin İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 7 Temmuz 2009’da görülen duruşmasında Samast, Orhan Dink’e başını sallayarak “5 yıl sonra görüşürüz” demişti. Bunun üzerine İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi suç duyurusunda bulunmuş ve Samast hakkında 6 aya kadar hapis ya da adli para cezası verilmesi istemiyle dava açılmıştı.

İstanbul 35’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Samast’ın avukatı Levent Yıldırım ile Orhan Dink’in avukatı Ayşenur Demirkale hazır bulundu. Duruşmada söz alan Samast’ın avukatı Levent Yıldırım, müvekkilinin duruşmada söz konusu ifadeleri kullandıklarına şahit olmadıklarını belirtti. Duruşma tutanaklarında da bu hususun yer almadığını belirten Yıldırım, “‘5 yıl sonra görüşürüz’ ifadesinde tehdit suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı şüphelidir. Bize göre oluşmamıştır. Müvekkilim ölenin ailesine karşı bu olaydan dolayı mahçup durumda olup, pişmanlığını çeşitli vesilelerle dile getirdiğinden bu aileye yönelik tehdit içeren bir söz sarf etmesini gerektirecek bir durum yoktur. Beraatine karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

Daha sonra söz alan Orhan Dink’in Avukatı Ayşenur Demirkale ise, söz konusu sözleri salonda duyduklarını ve Samast’ın cezalandırılmasını istediklerini belirtti.

Ogün Samast’a tehdit suçundan 600 lira adli para cezası veren mahkeme, cezanın taksitlendirilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verdi. Mahkeme ayrıca Samast’ın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmamasına karar verdi.

Ağrı’da doğalgaz boru hattında gaz kaçağı

Haziran 28th, 2012

Ağrı merkeze bağlı Hıdır Köyü mevkinden geçen İran-Ankara Botaş doğalgaz boru hattında sebebi henüz belirlenemeyen kuvvetli gaz kaçağı meydana geldi. Tehlike nedeniyle boru hattında gaz akışının kesildiği bildirildi.

Ağrı Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre gece 02.20 sıralarında Hıdır Köyü yakınlarından geçen İran-Ankara Botaş doğalgaz boru hattının 115’inci kilometresinde kuvvetli gaz kaçağının olduğu tespit edildi. Kaçağın tespit edilmesi üzerine boru hattında gaz akışının kesildiği belirtildi.

Ağrı Valiliği’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığının talimatı doğrultusunda güvenlik kuvvetlerince soruşturulmaya başlanmış olup, gözle yapılan ilk inceleme sonucunda boru hattı üzerinde patlayıcı madde kullanıldığına ilişkin herhangi bir iz ve emareye rastlanmamıştır. Gaz kaçağı sonucunda herhangi bir can kaybı yaşanmamıştır.”

Polonya, ESM’ye katılımı onayladı

Haziran 28th, 2012

Polonya, Avrupa İstikrar Mekanizması’na katılımı onayladı

Avro Bölgesi’ne üye olmayan Polonya’da Parlamento, mayıs ayında ESM’ya katılım için onay vermişti.

ESM’nin Temmuz ayında operasyonel hale gelmesi için üye ülkelerin onaylaması gerekiyor.

Avro Bölgesi’nin krizle mücadele için 500 milyar avroluk kalıcı Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) ve 440 milyar avroluk geçici Avrupa Finansal İstikrar Fonu (EFSF) bulunuyor.

Avro Bölgesi maliye bakanları, mart ayında Kopenhag’da düzenledikleri toplantıda, finansal anlamda zor durumda bulunan ülkelere mali destek vermek amacıyla oluşturulan ateş gücünün miktarının artırılması konusunda uzlaşma sağlamıştı.

Söz konusu dönemde Avro Bölgesi’nin krizle müca

Nadir için Thatcher’a mektup göndermiş

Haziran 28th, 2012

Nevsal Elevli’nin haberi

Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dünyanın sayılı şirketlerinden Polly Peck International’ın hesabından 34 milyon sterlin çalmakla suçlanan işadamı Asil Nadir, 22 yıl aradan sonra iddialarla ilgili ifade vermeye devam ediyor.

İngiltere’de görülen davanın 2’nci gününde ilginç bir iddia ortaya atıldı ve 1990 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın, Nadir için İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’a mektup yazdığı öne sürüldü.

Old Bailey’de görülen davaya avukatları, yakınları ve eşi Nur Nadir’le gelen Asil Nadir’in kendinden emin, neşeli ve rahat tavırları dikkat çekti.  İngiliz basınının büyük ilgi gösterdiği duruşmanın temmuz ayı sonunda jürinin vereceği kararla sona ermesi bekleniyor.

Dünkü duruşmada, Özal’ın Nadir için Thatcher’a yazdığı öne sürülen mektup duruşma jürisine gösterildi.

‘Rum komplosu!’

Özal’ın mektubunda ‘Demir Leydi’ lakaplı ünlü politikacıya Nadir’in başına gelenlerin bir Rum komplosu olabileceğine işaret ettiği iddia edildi. 1987-1990 yılları arasında şirket hesaplarında 13 ayrı dolandırıcılık yaptığı idiasıyla yargılanan ve hakkındaki iddiaları reddeden 71 yaşındaki Nadir de, şirketinin batmasından önceki haftalarda iki kez Özal ile görüştüğünü belirtti.

Özal’ın Thatcher’e mektubunun 12 Eylül 1990 tarihini taşıdığı belirtildi.  Özal’ın mektubunda İngiliz makamlarının Nadir’e adalet içinde ve örnek teşkil edecek biçimde davranacağından emin olduğunu söylediği öne sürüldü.

Özal’ın mektubunda endişelerinden söz ettiği ve şirketle ilgili Rum basınında yer alan yoğun haberlere de dikkat çekerek, bu yolla bir önyargı oluşmasına dair kaygılarını da ortaya koyduğu kaydedildi.

‘Ültimatom verdiler’

Özal’ın, mektupta ayrıca, “Rumlar’ın bu yolla KKTC ekonomisini olumsuz etkilemek ve Türkiye’nin çıkarlarını zedelemeyi hedefliyor olabileceklerine” de dikkat çektiği bildirildi. Bu arada jüriye Thatcher’in bu mektuba herhangi bir yanıt verip vermediği bildirilmedi.

Nadir ise bu mektubun ardından Türkiye’nin Thatcher’in Dışişleri Bakanı Douglas Hurd’den bir ültimatom aldığını belirterek, “Turgut Özal’a bir ültimatom yollandı. Mesaj bir cumartesi günü ulaştı ve ‘Pazartesi günü itibariyle 100 milyon sterlin bize ulaşmazsa her şey bitmiş olacak’ denildi” iddiasını ortaya attı.

Nadir ayrıca dönemin Ekonomi Bakanı Güneş Taner’in PPI’a yardım etmek için bir fon önerdiğini ve Türkiye’nin gereken her ne ise verip şirketi kurtarmak istediğini söylediğini de iddia etti.

Sıfırdan İngiltere’nin  en zenginleri arasına…

* Asil Nadir İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ndeki eğitimini yarıda keserek 1960’ların başında ailesiyle birlikte Londra’ya yerleşti. 1974 Barış Harekatı’ndan sonra Lefkoşa’ya dönerek tekstil işine girdi.

* Kuzey Kıbrıs’ta ürettiği tekstil ürünlerini İngiltere’de kurduğu Wearwell şirketiyle Ortadoğu’ya ihraç etmeye başladı.

* Bir süre sonra da elektronik, gıda ve hizmet sektöründe de iş yapan Polly Peck Holding’i kurdu.

* Nadir 1980’li yıllarda İngiltere’nin en zengin 100 işadamından birisi oldu. 1990’da Sunday Times’ın İngiltere’nin en zenginleri listesine 36’ncı girdi.

* Paravan şirketleri aracılığıyla Polly Peck hisselerini yapay olarak yükselttiği suçlamaları, şirketi büyük bir mali krize soktu.

* 1991’de Polly Peck 550 milyon sterlin borçla iflas etti. Nadir dolandırıcılıktan tutuklandı.

* 1993’te ise kefaletle serbestken özel uçağıyla KKTC’ye kaçtı.

Özal’ın davetiyle medyaya girdi

Asil Nadir dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın tavsiyesiyle 1988’de Türkiye’de medyaya girdi. Basında ciddi bir muhalefetle karşı karşıya olan Özal’ın bu davetinin kendine göre bir medya yaratma isteğiyle olduğu yorumları yapıldı. Dönemin gazete patronları, Sabah’ta Dinç Bilgin ve Hürriyet’te Erol Simavi’ydi. Asil Nadir, Güneş ve Günaydın gazetelerini, Gelişim Yayınları’nı satın aldı. Gazeteleri için yüksek paralar harcayarak önemli transferler yaptı.

Orduevi’ndeki toplantı…

İrem Barutçu’nun ‘Babıali’nin Tanrıları’ kitabında Turgut Özal, Erol Simavi, Dinç Bilgin ve Asil Nadir’i buluşturan bir toplantıda yaşanan çarpıcı olay özetle şöyle anlatılıyor:

“8 Mart 1989. Harbiye Orduevi. O gece gazete patronları Başbakan’ın sofrasında konuklar. Yemekte tam da tatlı aşamasına gelinmiştir ki, Asil Nadir, ter içinde ve koşar adımlarla salondan içeri giriverir. Bu emrivaki patronların canını sıkmıştır. Bir müddet sonra Erol Simavi ayağa kalkar, “Ben gidiyorum” der.

Bu cümleden sonra Simavi  ikna edilir ve yerine oturur ama Asil Nadir’le olan gerilim şu diyaloglarla devam eder: Erol Simavi: “Sen bütün gazeteleri alacakmışşın, gel benimkini de al.” Asil Nadir: “Alırım.” Simavi: “Yalnız ben on iki sıfırlı isterim. Turgut Bey, sen de aracılık yap. Sana da yüzde on verelim. Seçim geliyor, paraya ihtiyacın vardır.”

Sonraları Sabah ve Hürriyet grubu, İngiltere’de Polly Peck’le ilgili başı derde giren Asil Nadir’e karşı birlikte bir kampanya başlattı ve Asil Nadir Türk basınından çıktı.

Avro/dolar paritesi sert düşüyor

Haziran 28th, 2012

Almanya’da açıklanan verilerin beklentilerden kötü gelmesi ve yetkililerden AB liderler zirvesiyle ilgili beklentinin yüksek tutulmaması yönünde açıklamalarla avro/dolar paritesinin uluslararası piyasada sert bir şekilde değer kaybettiği ve 1,2417 seviyesine gerilediği görülüyor.

Avro/dolar paritesi güne 1,2469’dan başladıktan sonra gelen alımlarla bir ara 1,2525 seviyesine kadar yükselmişti. Almanya’da işsizlik oranı haziran ayında beklentilerin üzerinde yüzde 6,8 olurken (beklenti yüzde 6,7) yetkililerin AB liderler zirvesinden ayrıntılı kararlar çıkmasının beklenmemesi yönündeki açıklamalarının ardından son yarım saatte avro/dolar paritesinin sert bir şekilde değer kaybettiği görüldü.

Analistler paritenin 1,2440 – 1,2450 desteğinin üzerine yükselememesi durumunda sonraki desteğin 1,23 seviyesinde olduğunu belirtiyorlar.

Pasaport krizi 15 Temmuz’da sona erecek

Haziran 28th, 2012

Emniyet, önümüzdeki iki hafta içinde pasaport teslimatlarının normale döneceğini bildirdi.

Milliyet’in edindiği bilgilere göre, Darphane Genel Müdürlüğü’nce açılan ihaleyi kazanan firmanın hazırladığı yeni tip pasaportlarda kullanılacak çiplerin güvenlik açısından yetersiz olduğunun saptanmasının ardından çip ihalesinin, Kamu İhale Kurumu’nca iptal edilmesiyle başgösteren umuma mahsus pasaport teslimatları iki hafta içinde normale dönecek.

İhalenin iptal edilmesi nedeniyle, Darphane Genel Müdürlüğü’nün, elindeki hazır pasaportları, sayısını azaltarak Emniyet Genel Müdürlüğü’ne göndermesi sonucunda pasaport teslimatlarında yaşanan gecikme krize yol açtı.

Tatil başladı, stokta pasaport kalmadı

Darphane Genel Müdürlüğü’nce gönderilen pasaportların yetersiz kalması sonucunda, her geçen gün katlanan başvuru sayısının büyümesi nedeniyle başvuru sahiplerine pasaportların veriliş süresi 2 günden 1 aya kadar uzadı.

Özellikle İstanbul’dan yapılan başvurularda süre 3 haftaya kadar çıktı. Yaz tatili olması ve Umregezileri nedeniyle artan talebe karşın, Darphane’nin gönderdiği pasaport cüzdanlarının yetmemesi nedeniyle başgösteren sorunun çözümü için Emniyet Genel Müdürlüğü ile Darphane arasında temasların sürdüğü öğrenildi.

Darphane’nin, başta çip ve basılı defter olmak üzere pasaport cüzdanlarındaki eksiklerin giderilmesi için başlattığı girişimin olumlu sonuçlandığı ve 2 haftaya kadar normal sürecin işleyeceği belirtildi. Emniyet yetkilileri, halen 15 gün olan teslimat süresinin 15 Temmuz’dan sonra yeniden eskisi gibi 2 güne ineceğini bildirdi.

Hükümet emeklilikte yeni düzenleme yapıyor

Haziran 28th, 2012

Hüseyin Özay’ın haberi

Öngörülen düzenlemeye göre, devlet askerlikte geçen süre için tabandan prim ödeyecek.

Emekli olurken askerlik süresinin sigortaya eklenmesi için çalışanların ödediği parayı devletin üstlenmesi için çalışma başlatıldı. Milli Savunma Bakanlığı’nın konuyla ilgili hazırladığı düzenleme, ekonomi bakanlıkları tarafından onaylanırsa, halk arasında ‘askerliği saydırma’ olarak bilinen askerlik borçlanmasını devlet üstlenecek.

Devlet askerlikte geçen süreler için tabandan prim ödeyecek. Böylece, askerliğini er ve erbaş olarak yapan vatandaşlar, emekliliklerinde ceplerinden para ödeyerek askerlik borçlanması yapmak zorunda kalmayacak. Mevcut sistemde, askerlik görevini yerine getiren er ve erbaşların sadece, sağlık giderleri devlet tarafından karşılanıyor. Askerlik süresi ise emeklilik aşamasında, borçlanma yöntemiyle sigortalılık süresine ekleniyor.

5-35 bin lira ödeniyor

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın, 1 Temmuz-31 Aralık 2012 dönemine ilişkin belirlediği katsayılar dikkate alındığında, 1 günlük askerlik borçlanması için en az 10.03 lira, en yüksek ise 65.21 lira ödemek gerekiyor.

Eğer bir sigortalı, 18 ay üzerinden askerlik borçlanması yapmak isterse, en az 5 bin 417 lira, en yüksek ise 35 bin 212 lira prim ödemek zorunda kalıyor. Üzerinde çalışılan yeni sistemde ise bu yük, devlet tarafından üstlenilecek.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanarak ilgili bakanlıkların görüşüne sunulan yasa tasarı taslağında er ve erbaşların, askerlik görevini gerçekleştirdiği dönemlerde sigorta primi ödenmesi öngörülüyor. Primler, yükümlülerin silah altına alınması ile başlayacak ve terhisle birlikte sona erecek.

Yine primler çalışanlar gibi aylık olarak ve tabandan ödenecek. Böylece, askerlik hizmeti nedeniyle, işini bırakmak zorunda kalanların da prim ödemeleri de kesintiye uğramamış olacak.

Prim Maliyeti hesaplanıyor

Mehmetçiğe, askerlik yaptığı dönem için devlet tarafından sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin düzenleme için, ekonomi bakanlıkları çalışma başlattı. Halen sistemin ekonomiye getireceği yükler için hesaplama yapıldığı öğrenildi. Ekonomi bakanlıkları tarafından da düzenlemeye onay gelirse, er ve erbaşların sigorta primleri için her yıl Milli Savunma Bakanlığı’nın bütçesine ödenek konulacak. Ve primler de bu ödenekten karşılanacak.

Ukrayna ile vizesiz seyahat 1 Ağustos’ta

Haziran 28th, 2012

Türkiye ile Ukrayna arasında, 22 Aralık 2011 tarihinde imzalanan ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kurulu Arasında Vatandaşların Karşılıklı Seyahatlerine İlişkin Usullere Dair Anlaşma’ 1 Ağustos’ta resmen yürürlüğe giriyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, her iki ülkenin vatandaşları, birbirlerinin ülkesine anlaşmanın ekinde sıralanan geçerli pasaport ve seyahat belgeleriyle, kesintisiz kalış süresi ile giriş yaptıkları tarihten itibaren 30 günü aşmamak kaydıyla, vizesiz olarak girip çıkabilecek ve transit geçebilecekleri vurgulandı. Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

 “Her iki ülke vatandaşları, birbirlerinin ülkesinde toplam kalış (ikamet) süresi son 180 gün içerisinde 90 günü geçmeyecektir. Örneğin, Ukrayna vatandaşları 6 ay içerisinde vize muafiyetiyle 3 kez 30 gün sürelerle giriş ve çıkış yaparak toplam 90 gün ülkemizde kalabilecektir. Anlaşmada belirtilen vize muafiyet süresinden 30 gün, daha uzun süreli kalmak veya çalışmak, eğitim ve aile birleşimi amaçlarıyla yapılacak seyahatlerde, işbu anlaşmanın ekinde belirtilen geçerli pasaport ve seyahat belgeleri hamilleri, tarafların ulusal mevzuatı uyarınca vizeye tabidir. Ukrayna’ya seyahat edecek Türk vatandaşları için vize muafiyeti kapsamında bulunan geçerli belgeler; umuma mahsus pasaport, geçici pasaport (sadece daimi olarak ikamet edilen devlete dönmek için), uçaklar için mürettebat sertifikası (uçak mürettebat listesi ibraz edilirse), gemi adamı cüzdanı (gemi mürettebat listesi veya bir örneği ibraz edilirse) ve seyahat belgesi’dir.”

Türkiye’ye seyahat edecek Ukrayna vatandaşları için vize muafiyeti kapsamında bulunan geçerli belgelerin ise şunlar olduğu açıklandı: “Ukrayna vatandaşı yurt dışı seyahat pasaportu (umuma mahsus pasaport), çocuk seyahat belgesi, gemi adamı kimlik kartı (gemi mürettebat listesi veya örneği ibraz edilirse), mürettebat kimlik kartı (uçak mürettebat listesi örneği ibraz edilirse) ve Ukrayna’ya dönüş sertifikası’dır. (sadece Ukrayna’ya dönüş için).”

CİHAN

Japon Rating kuruluşu TL’nin notunu yükseltti

Haziran 28th, 2012

JCR Türkiye’nin yerel para cinsinden kredi notu görünümünü ”pozitif”e yükseltti

Japon kredi derecelendirme kuruluşu Japan Credit Rating Agency (JCR) Türkiye’nin yabancı ve yerel para kredi notlarının teyit ederken, yerel para cinsinden kredi notu görünümünü ”durağan”dan ”pozitif”e yükseltti.

JCR’nin yazılı açıklamasında, ”Uluslararası Para Fonu’ndan hiçbir yardım almadan global finansal krizin etkileri ile başa çıkabilen Türkiye’nin 2010 ve 2011’de yüksek bir ekonomik büyümeyi başardığı” vurguladı.

2011 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren, Türkiye’nin cari açığını ekonomik büyümenin de yavaşlaması ile azalma eğilimine girdiğini belirten JCR, yurt içi talebin ve uluslararası sermaye akışının yönetilmesini hedefleyen ihtiyatlı mali politika ve esnek para politikasının, kredibilitenin bu değişimde etkili olduğunu belirtildi.

Açıklamada, ”Buna rağmen, ekonomik büyüme ve cari açık açmazı konusunda herhangi bir yargıda bulunmak için henüz erken, bu problemle ilgili olarak gelecekteki gelişmeleri izlenmeli” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Türk hükümetinin 2000’li yılların başından itibaren sürdürdüğü yapısal reformların ülkenin mali durumun büyük oranda gelişmesini sağladığı belirtildi.

Türkiye’nin bankacılık sektörünün kamu borcunun finansmanında önemli bir rol üstlendiğini ve Avrupa borç krizine rağmen 2011’de istikrarı sürdürdüğünü belirten JCR, bu faktörleri düşünerek yerel para cinsinden notun görünümünü ”durağan”dan ”pozitif”e yükseltildiğini ifade etti. JCR, Türk ekonomisinin dış finansmana bağımlılığı nedeniyle yabancı para cinsinden notunu ise teyit ettiğini vurguladı.

Memurlar zam farklarını almaya başladılar

Haziran 28th, 2012

Maliye Bakanlığı’nın zam farkı ödemelerinin salı günü yapılacabileceğini söylemesinin ardından birçok haber sitesi beklenenin olmadığını, ödemelerin yapılmadığını duyurdu. Kamu-Sen yetkilileriyse ödemelerin bazı memur gruplarına yapılmaya başlandığını açıkladı.

2.5 milyon memurun maaş bordrosunun hazırlandığını ifade eden Kamu-Sen yetkilisi, maaş bordrosunu hazırlayan bazı kurumların zam farkını ödediğini, diğer kurumlarda çalışan memurların da birkaç gün içerisinde zam farkını alacağını ifade etti.

ÖDEMELER BU HAFTA

Geçtiğimiz ay yapılan toplu sözleşme görüşmeleri sonrası son karar Hakem Heyeti’ne kalmış, Hakem Kurulu da memura 2012 için yüzde 4+4, 2013 içinse yüzde 3+3 zam vermişti.

Yapılacak ödemelerle birlikte kamu çalışanları geriye dönük 5.5 aylık maaş farkını alabilecekler.

Akdeniz halka arz ediliyor İMKB’de ilk olacak

Haziran 28th, 2012

Konuyla ilgili basın toplantısında konuşan Akdeniz Girişim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Şimşek, “Kazanan büyüyen ve paylaşan bir şirketiz. Elde edilecek geliri yatırım finansmanımızda kullanacağız”dedi.

Akdeniz Girişim Holding’in iştiraki olan Akdeniz Güvenlik A.Ş., sermayesinin yüzde 12.3’ünü halka arz ediyor.  İMKB’ye kote olan ilk güvenlik şirketi Akdeniz Güvenlik, şirket sermayesini 11 milyon  TL’den, 12.2 milyon TL’ye çıkarırken, artırılan 1.2 milyon TL’lik kısım ortakların rüçhan hakkı kısıtlanarak 10.9 TL’den halka arz ediliyor.

Şirket, halka arzdan elde edeceği 13.080.000 TL geliri ana faaliyet konularında, büyüme finansmanında ve yeni projelerinde kullanacak. Halka arz, İMKB birincil piyasada sabit fiyatla talep toplama yöntemiyle 28-29  Haziran  2012 tarihlerinde gerçekleştirilecektir.

“Bölgesel oyuncu olacağız”

Halka arz basın toplantısında konuşan Akdeniz Girişim Holding A.Ş.  Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Şimşek “Grubumuzun amiral gemisi olan Akdeniz Güvenlik’in borsada işlem görecek ilk güvenlik ve hizmet şirketi olmasının gururunu yaşıyoruz. Türkiye’de fiziki güvenlik alanında yapmış olduğumuz başarılı çalışmaları, elektronik güvenlik hizmetleriyle desteklemek yönünde bir karar aldık.

Fiziki güvenlik sistemlerini yangın ve hırsızlık alarm sistemleri, kameralı izleme merkezleri, araç zırhlamaları gibi savunma yan sanayi ile destekleyerek büyümek istiyoruz” dedi. Halka arzdan elde edecekleri geliri, büyüme finansmanı ve yeni projelerde kullanıp yurtiçi ve yurtdışındaki güçlerini arttırmakta kullanacaklarını dile getiren Şimşek, “Hedefimiz, Akdeniz Güvenlik’i 5 yıl içinde yurtiçi fiziki güvenlik hizmetinden daha geniş bir yelpazeye taşıyıp bölgesel oyuncu yapmak. Bu doğrultuda ilk  yatırımımızı da 2011 yılı itibariyle Irak’ta yaptık.

Bağdat’ta 128 özel güvenlik personeli ile faaliyet göstermeye başladık.  Yurtdışındaki faaliyet alanlarımız yakın zamanda Mısır ,Suudi Arabistan ve Libya gibi Ortadoğu ülkeleri ile Kuzey Afrika’yı da kapsayacak biçimde planlanmaktadır. 2012 yılında gerçekleşecek anlaşmaların alt yapıları oluşturulmuştur. Sektörümüzde Türkiye’de gösterdiğimiz istikrarlı büyümeyi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya da taşıyarak bölgesel oyuncu olacağız.”diye konuştu.

Savunma sanayine hazırlık!

Savunma yan sanayi konusundaki fizibilite çalışmalarına başladıklarını dile getiren Necmeddin Şimşek, “2012 yılı hazırlık, altyapı ve stratejik ortaklık çalışmaları ile geçirilecektir. Gerek Türkiye, gerek yurtdışı açılım yapılan ülkelerde bu sektörde önemli projelerin hayata geçirilmesinı planlıyoruz. Araç zırhlanması, çelik yelek, mühimmat, güvenlik gereçleri üretim ithalat ve ihracatı önceliklerimiz arasında olacaktır” dedi.

Sektörde 11 yıldır faaliyet gösteren ve hızlı bir büyüme kaydeden Akdeniz Güvenlik’in Türkiye’nin 50 ilinde faaliyet gösterdiğini dile getiren Akdeniz Güvenlik A.Ş. Genel Müdürü Sadi Taylan, 2011 itibariyle 117 Milyon TL ciroya sahip olan şirketin sözleşmeli işlerinin büyüklüğünün 344  Milyon TL, istihdam ettikleri eleman sayısının ise 7369  olduğunu belirtti.

Akdeniz Güvenlik A.Ş.’nin, kamu ve özel sektöre verdiği güvenlik hizmeti ile yarattığı istihdam ile sektörünün lideri olduğunu söyleyen Sadi Taylan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dünyadaki trende paralel olarak kamera ve güvenlik sistemleri hizmet yelpazesine katılmıştır. 2011 yılında üç projeye başlanmıştır. 2012 yılı ve sonrasında en hızlı büyüme bu alanda hedeflenmektedir.

Kamera ve Güvenlik Sistemleri gibi teknoloji destekli güvenlik sistemleri önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Fiziki Güvenlik Hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olacaktır. 2011 yılında Mesken ve Ofis Alarm Sistemlerine 1.000.000 Dolar yatırım yapılmıştır. Şirket halen 8 Bölge Müdürlüğü ile 50 ilde fiziki güvenlik faaliyetini sürdürmektedir.

Bu projelerini 7369 personel, 100 araç ve 74 motosiklet ile gerçekleştirmektedir. Bu altyapı ile 84 özel ve 40 kamu kurumuna hizmet veren şirket, önümüzdeki dönemde bireysel pazarda da tercih edilen bir firma olmayı hedeflemektedir. Mevcut müşteri portföyü, çapraz satış tekniğiyle desteklenecek; muhtemel büyüme ile verimlilik ve karlılık arttırılacaktır.”

5 yıl içinde ciro hedefi 400 milyon TL

Türkiye’de 2004 yılında çıkan Özel Güvenlik Yasası ile sektörün hızla büyüdüğünü ve Akdeniz Güvenlik’in de bu paralelde büyüyerek sektörün en önemli aktörlerinden biri haline geldiğini dile getiren Taylan, “Bu yılki büyüme hedefimizi aşmış bulunuyoruz. 2012 yılı sonuna ulaşıldığında yüzde 50 büyüyeceğimizi öngörüyoruz.”dedi.

Kamu ve özel sektörde güvenlik hizmeti veren Akdeniz Güvenlik A.Ş. 2011 yılında  117  milyon TL ciro  yaptıklarını, 2012 yılı itibariyle 180 milyon TL sözleşmeye bağlı iş aldıklarını  ve 2017 yılı sonun da ise 400  milyon TL ciroya ulaşmayı hedeflediklerini  belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Teknoloji ağırlıklı    faaliyet  alanlarıyla   birlikte  şirketimiz  2012 yılında  yüzde 13 olan  karlılık oranını  2017 yılında yüzde 17 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. ”

Akdeniz Girişim Holding’in kilometre taşları

1992: Temizlik sektöründe hizmete başlandı.

1999: Akdeniz Temizlik Hizmetleri Ltd. Şti. kuruldu.

2001: Akdeniz Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. faaliyete geçti

İlk güvenlik projesi sözleşmesi imzalandı.

2003: Antalya – Eskişehir – Ankara – İzmir Bölge

Müdürlükleri açıldı.

2004: 5188 sayılı yasa kapsamında Özel Güvenlik Şirketi

Faaliyet İzin Belgesi alındı,

İstanbul ve Eskişehir’de Özel Güvenlik Eğitim

Kurumu öğrenime geçti.

2005: Acil Müdahale Timi oluşturuldu.

VIP Koruma Eğitimi ve Hizmeti (yakın koruma)

verilmeye başlandı.

Akdeniz Turizm tarafından İzmir Çeşme’de 750

yatak kapasiteli Club Familia Tatil Köyü satın

alındı.

2006: Erzurum ve Gaziantep Bölge Müdürlükleri

faaliyete başladı.

2007: Alarm Merkezi Kurma ve İzleme İzin

Belgesi alındı ve hizmete başlandı.

2008: Grup şirketlerinin bölge ülkelerde faaliyette

bulunma kararı verildi.

2010: Akdeniz Operasyon Merkezi kuruldu.

Akdeniz Temizlik tarafından; Türkiye’nin ilk

servis hizmeti ihracatı yapılarak Bağdat’ta

kent, çevre temizliği, bakım-onarım ve

belediyecilik hizmetleri verilmeye başlandı.

2011: Akdeniz Güvenlik 128 Özel Güvenlik Personeli

ile Bağdat’ta hizmete vermeye başladı.

Akdeniz Savunma Yan Sanayi, Şimşek Gayrimenkul,

Şimşek Madencilik ve Akdeniz Tarım

şirketlerimiz kuruldu.

*Grup şirketlerini tek çatı altına toplamak için

Akdeniz Girişim Holding kuruldu.

2012: 1 Mart itibariyle Holding yeni binasında

hizmet vermeye başlamıştır.

Dünyada ve Türkiye’de özel güvenlik

2004 Yılında 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri’ne Dair Kanununun yürürlüğe girmesiyle yasal bir zemine kavuşan özel güvenlik sektörü her yıl sürekli kendini yenilemek suretiyle istihdamda önemli bir yere sahip oldu. Kurum ve kuruluşlara     organizasyonlar,  etkinlikler, spor müsabakaları, VIP koruma ve benzeri alanlarda hizmet vermekte olan özel güvenlik sektörü  7 milyar TL pazar payına ulaşmış olup, genel kolluk birimlerinin faaliyet alanlarındaki iş yükünü de paylaşarak ülke güvenliğine ve istihdamına katkı sağlamaktadır.

EGM Özel Güvenlik Daire Başkanlığı verilerine göre, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte  2005 yılında 23 bin kişi istihdamı olan sektör, 2012 Haziran ayı itibariyle  216 bine ulaşmıştır.

Avrupa ve Amerika ‘da yüzyıllık geçmişi olan özel güvenlik sektörü  yüz milyar doları aşkın pazar payı ile en önemli sektörlerden olup devletlerin yurtdışı askeri operasyonlarında (Afganistan ve Irak ) kullanılır hale gelmiştir. Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu rakamlarına göre , Avrupa’da özel güvenlik hizmetinden en çok faydalanan ülke Macaristan iken Türkiye dördüncü sırada yerini almaktadır. Macaristan’da 100 bin kişiye 292 kamu,  791 özel güvenlik görevlisi düşerken, Türkiye’de bu rakam 100 bin kişiye 557 kamu, 289 özel güvenlik görevlisi gerçekleşmektedir.

Kamuda ve Özel sektörde güven veren isim: Akdeniz

Akdeniz Güvenlik A.Ş, Türkiye’nin lider güvenlik şirketi olup  kamuda ve özel sektörde en önemli ve stratejik yerlerin  güvenliğini sağlamaktadır. Şirketin güvenlik hizmetlerini sağlamış olduğu bazı kurum ve kuruluşlar aşağıdaki gibidir:

Adalet Bakanlığı Çağlayan Adalet Sarayı , Sağlık Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi,  Topkapı , Ayasofya ve Panaroma gibi Tarihi Mekanlar  ve Müzeler , SGK, İSKİ, Türk Telekom ,Türkiye Şeker Fabrikaları, İETT, Makine Kimya Endüstrisi, İstanbul Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi , Türkiye Elektrik İletişim A.Ş, Devlet Su İşleri, Beyoğlu Belediyesi, Çalık Holding,  Naksan Holding,  Turkuvaz Medya Grubu, YÖRSAN Gıda , Eksim Yatırım Holding .

Vizesiz Avrupa’ tezine Alman hukukçudan onay

Haziran 28th, 2012

Türkiye’ye doğalgaz akışı durdu!

Haziran 28th, 2012

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Boru hattına gerçekleşen saldırı nedeniyle İran’dan doğalgaz akışının durduğunu” söyledi.

Yıldız, “Doğubeyazıt’taki doğalgaz boru hattına PKK tarafından yapıldığını düşündüğümüz bir saldırı düzenlendi. Ancak tüketici açısından problem yaratacak bir sıkıntı değil” dedi.

Mafya sanal akrabayla mülklere konuyor

Haziran 28th, 2012

Yavuz Karaman’ın haberi

Sahipsiz mülkleri toplayan deftardarlıklar kayyıma geçen bu gayrimenkullerden büyük bir gelir elde ediyor.  İstanbul’da sahipsiz onbinlerce gayrimenkul olduğunu ifade eden Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, “Defterdarlık sahipsiz gayrimenkullerde birinci derecede akrabaya bakıyor. Kimse bulunmazsa kayyıma geçen bu mülklerde gelir elde ediliyor” dedi.

Defterdarlıkların bu gayrimenkulleri 10 yıl kiraya verdiğini sonra da satış hakkı elde ettiğini anlatan Kiraz, “Gayrimenkulüm mirasçısı ortaya çıkarsa mülkü hemen geri alıyor. Satılmışsa da değerini devletten talep ediyor” diye konuştu.

Beyoğlu’nun % 40’ı kayyımda

Özellikle İstanbul’da Rumlara, Yahudilere ve Ermenilere ait bu tarz birçok mülkün bulunduğuna vurgu yapan Kiraz, şunları söyledi:

“Daha çok gayrimüslimlerin mülkleri sahipsiz kalmış. Beyoğlu’nun yüzde 40’ı kayyımda. O mülklerin sahipleri bulunamamış. Ayrıca, Aydınlı, Pendik ve Tuzla’da çok sayıda sahipsiz mülk var. Devler bunlardan gelir elde ediyor. Ama sadece birinci dereceden akrabaya bakıyor. Kimse çıkmazsa bünyesine katıyor. Fakat miras kuşaktan kuşağa geçer. Çok uzaktan da olsa mirasçılar çıkabilir.”

Mafya da olaya el attı

Kiraz, son dönemde kendilerine bu şekilde davaların geldiğini belirterek, olayın başka bir açıdan suistimal edildiğini de kaydetti.

Son yıllarda mafyanın işin içine dahil olduğunu belirten Kiraz, “Mafya sahipsiz gayrimenkuller için sanal akraba yaratıyor. Bir kişi hiç alakası olmadığı halde gayrimenkulün ölen sahipleriyle uzaktan akraba gibi gösteriliyor. Bu kişiler de gelip defterdarlıktan çok değerli mülkleri alıyor. Genelde gayrimüslimlerin mülkleri bu şekilde alınıyor” diyerek görüşünü dile getirdi.

 

ASELSAN dünya markası oldu

Haziran 28th, 2012

ASELSAN Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, ASELSAN’ın artık bir dünya markası haline geldiğini belirterek, ”Biz artık Türkiye’nin firması olmaktan çıkıp, Türkiye’nin ilgi duyduğu bölgelerin firması olma fazına geçtik. Dünyaya yayılan, global bir savunma ve elektronik firması olma yolunda ilerliyoruz” dedi.

Ergeneman, ASELSAN’ın projeleri ve hedeflerine ilişkin soruları yanıtladı.

Cengiz Ergeneman, şirketleri açısından 2011 yılının başarılı geçtiğini, cirolarını ve kar oranlarını artırdıklarını, yaklaşık 65 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. Geçen yıl ASELSAN’ın cirosunun 1,5 milyar lirayı aştığını, karının 160 milyon liraya ulaştığını ifade eden Ergeneman, bu yıl 1,7 milyar lira ciro, 130 milyon dolarlık ihracat öngördüklerini anlattı.

Geçen yıl siparişe bağladıkları yurt dışı satış miktarının 225 milyon dolara ulaştığını belirten Ergeneman, ”Bu siparişler 2012-2013 yılında teslim edilecek. Önümüzdeki yıl ASELSAN’ı 1 milyar doları aşkın cirosu olan, bunun da yaklaşık yüzde 25’ini ihracattan sağlayan bir firma olarak görmeyi hedefliyoruz. Dolayısıyla yurt dışı satış bağlantılarımız artacak” diye konuştu.

ASELSAN’ın 4 ayrı Ar-Ge merkezinde 2 binden fazla personel çalıştığını ifade eden Ergeneman, geçen yıl Ar-Ge çalışmaları için 260 milyon dolar harcandığını söyledi.

Şirket olarak 68 patent belgesi başvurusunda bulunduklarını belirten Ergeneman, 55 marka tescil belgesi ve 39 faydalı model belgesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

”Kılık değiştirmeye başladık”

”ASELSAN olarak kılık değiştirmeye başladık” diyen Ergeneman, eskiden bir çok ürünü kendilerinin ürettiklerini, çok fazla işçi ve teknisyen çalıştırdıklarını, artık nitelik değiştirdiklerini, daha çok mühendis ve yüksek öğrenim gören kişiyi istihdam ettiklerini söyledi. Artık teknoloji geliştirdiklerini ve Ar-Ge’ye önem verdiklerini ifade eden Ergeneman, Türkiye’de yapılamayanı yapmaya çalıştıklarını kaydetti.

ASELSAN’ın Kazakistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri’nde şirketlerinin bulunduğunu, Güney Afrika’da büro açtıklarını anlatan Ergeneman, ”39 ülkeye ihracat yapmış olan ASELSAN, artık tüm müşterileri nezdinde bir teknoloji merkezi olarak kabul görüyor. Biz artık Türkiye’nin firması olmaktan çıkıp, Türkiye’nin ilgi duyduğu bölgelerin firması olma fazına geçtik. Şu anda adımızın dünyada kabul gördüğünü, bir marka olduğunu sevinçle görmekteyiz. Yavaş yavaş dünyaya yayılan, global bir savunma ve elektronik firması olma yolunda ilerliyoruz” dedi.

Ergeneman, şirket kurma ve satın alma yönünde girişimlerini de sürdürdüklerini belirtti.

”Alt yüklenicilerimize yaklaşık 183 milyon dolarlık ödeme yaptık”

ASELSAN’ın, binlerce kişiyi istihdam eden alt yüklenicilerinin bulunduğunu, bunları birer çözüm ortağı olarak gördüklerini ve desteklediklerini belirten Ergeneman, geçen yıl 338 yurt içi alt yükleniciye yaklaşık 183 milyon dolarlık ödeme yaptıklarını, 267’si KOBi niteliğindeki bu firmalara verdikleri yıllara sari siparişlerin toplamının ise 730 milyon doları aştığını kaydetti.

Yurt dışına satış yaparken alt yüklenicilerin de iş payını düşündüklerini ifade eden Ergeneman, artık ASELSAN olarak yıllara sari iş aldıklarında alt yükleniciler ile de yıllara sari sözleşmeler imzaladıklarını, bu şekilde onların daha uzun vadeli yatırım ve insan gücü planlamaları yapmalarına olanak sağlandığını söyledi.

ASELSAN sivil alanlara da yönelecek

Türk savunma sanayinin oldukça hızlı geliştiğini anlatan Ergeneman, önümüzdeki dönemde teknolojik üstünlük gerektiren ulaştırma, telekom, sağlık gibi sivil alanlara da girmeyi planladıklarını söyledi.

ASELSAN olarak askeri haberleşme ve elektronik alanlarında elde ettikleri tecrübeleri sivil alanlarda da kullanmayı istediklerini belirten Ergeneman, şöyle konuştu:

”Örneğin sağlık sektöründe görüntüleme cihazları bize çok yakın bir alan. Termal kamerayı, açık kalp ameliyatlarında kullanıyorlar. Yine Türkiye, raylı sistemlere oldukça büyük yatırım yapıyor. Hızlı tren olsun, Marmaray olsun bu tür sistemlerde oldukça büyük miktarda elektronik teçhizat var. Biz alt yüklenicilerimizle birlikte bu tür sistemlerin büyük kısmını Türkiye’de yapabileceğimizi düşünüyoruz. İlgili mercilere müracaat ettik. Bu işlere talibiz. Ayrıca şu anda telekom sektöründe 3G’den sonra 4G gelmesi söz konusu. 4G konusunda baz istasyonlarının Türkiye’de geliştirilip kurulması yönünde çalışmalarımız bulunuyor.”

Füzeler 2017’de hazır

ASELSAN ana yükleniciliğinde geliştirilen alçak ve orta irtifa hava savunma füze sistemleriyle ilgili de bilgi veren Ergeneman, tasarım çalışmaları 1 yıl önce başlatılan söz konusu proje kapsamında, füzelerin ROKETSAN tarafından, füzelerde kullanılacak ‘Görüntülü Kızılötesi Arayıcı Başlıklar’ın da ASELSAN sorumluluğunda geliştirileceğini söyledi.

Projenin tamamlanmasıyla Türkiye’nin bu alanda önemli bir yetenek kazanacağını ifade eden Ergeneman, alçak ve orta irtifa hava savunma füzelerinin 2017 yılından itibaren envantere alınmasının planlandığını kaydetti.

”Dost-düşman tanıma sistemi tamam”

ASELSAN’ın savaş uçağı ve gemilerde kullanılacak Dost-Düşman Tanıtma Tanıtma Sistemi ile ilgili çalışmalarını da tamamladığını anlatan Ergeneman, bunun sadece donanımını değil, yazılımını da milli olarak gerçekleştirdiklerini söyledi. Sistemle ilgili uçuş denemelerinin yapıldığını ifade eden Ergeneman, artık milli olarak dost-düşmanı ayrımının yapılabileceğini bildirdi. Bu sistemin hem NATO, hem de milli modda çalışabileceğini belirten Ergeneman, ”Uçaklarda denemeleri yapıldı. Sistemin uçuş onayı alındı, seri üretime başladık. Uçaklarımızda kendi yazılımlarımız kullanılacak. Bundan sonra da önceliklere gemilerimize ve kara araçlarına takılacak” dedi.

Ergeneman, Türkiye’nin, yeni nesil dost düşman tanıma tanıtma sistemi ile ABD, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın ardından dünyada bu cihazı geliştiren 6. ülke haline geldiğini sözlerine ekledi.

Başçı, TL’nin ardındaki sırı anlattı

Haziran 28th, 2012

Finlandiya, Rum Kesimi’nden teminat isteyebilir

Haziran 28th, 2012

Hükümet Sözcüsü Kare Halonen’in yaptığı açıklamaya göre, Katainen, Finlandiya Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, daha önceki yardım planlarında olduğu gibi Avrupa Finansal İstikrar Fonu’ndan (EFSF) kredi kullanması halinde geri dönüşünü sağlamak üzere Kıbrıs Rum Kesimi’nden de teminat talep edebileceklerini söyledi.

Yunan devlet tahvillerinden uğradığı zararın altından kalkamayan ve son dönemde uluslararası piyasalardan finansman sağlamakta zorlanan Kıbrıs Rum Kesimi, hafta başında bankacılık sektörünü desteklemesi için Avrupa Birliği’nden (AB), dün de Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) finansal yardım talep etmek zorunda kalmıştı.

Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve İspanya’nın ardından Avrupa Birliği’nden finansal yardım talebinde bulunan beşinci ülke olmuştu.