Başörtü avcısı profesörden komik savunma

Haziran 28th, 2012

Prof. Dr. Rennan Pekünlü, özel hayatın gizliliğini ihlâl ve eğitim öğretim hakkını engelleme suçlamalarıyla açılan davada ilk defa hakim karşısına çıktı.

Ege Üniversitesi ‘nde (EÜ) okuyan başörtülü öğrencileri fişlediği gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rennan Pekünlü, özel hayatın gizliliğini ihlâl ve eğitim öğretim hakkını engelleme suçlamalarıyla açılan davada ilk defa hakim karşısına çıktı.

Hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep edilen Pekünlü, fotoğrafları öğrencilerin rızası doğrultusunda çektiğini ileri sürdü.

EÜ Fen Fakültesi Dekanlığı, YÖK Denetleme Kurulu tarafından bir ay görevden men ve maaş cezası verilen Prof. Dr. Pekünlü’ye, hakkında ceza soruşturması açılması için disiplin kurulu aracılığıyla lüzumu muhakeme kararı vermişti. Pekünlü de Danıştay’a kararla ilgili itirazda bulunmuş ancak Danıştay 1. Dairesi, dekanlığı haklı bularak kararı onamıştı. Bu karardan 25 gün sonra Pekünlü, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim önüne çıktı. Fotoğrafları, başörtülü öğrenciler hakkında altı yedi defa tuttuğu tutanakları desteklemek için öğrencilerin izinleri dahilinde çektiğini öne sürdü. Mağdur öğrenci Fatma Nur Gidal ise kendisine tutanak tutulacağının söylendiğini ancak fotoğrafı çekilirken izninin olmadığını belirtti. Duruşma, şahitlerin dinlenmesi için 3 Temmuz 2012 tarihine ertelendi.

Dağlıca’da yakalanan PKK’lıdan korkunç itiraf!

Haziran 28th, 2012

Yeşiltaş Üs Bölgesi’ne yapılan saldırının ardından düzenlenen operasyonlar sırasında Jandarma Özel Harekât timleri tarafından yakalanan Umut K. sorgusunda, son yıllarda örgütteki Suriyeli artışına dikkat çekti: “Örgüte katılımların yüzde 70’i Suriye’den. Geri kalan yüzde 30’unu Türkiye, İran, Irak ve diğer ülkeler oluşturuyor. Suriye’den katılanların yaş ortalaması çok küçük. 12-13 yaşına kadar düşmekte.”

“Son 2-3 yıldır Suriyelilerin örgütü ele geçirme çabası var. Tartışma yaşandığında bize ‘Biz sizlerden daha üstünüz, bizim sayımız sizden daha fazla’ diyerek baskı kurmaya çalışıyorlar” diyen Umut K., lojistik desteğin Kuzey Irak’ta KDP güçlerinden, mühimmatların Irak’tan alındığını söyledi. Ayrıca son zamanlarda Suriye’den de büyük ölçüde destek alındığı bilgisini verdi.

SABAH GAZETESİ

KCK operasyonu’nda 22 tutuklama

Haziran 28th, 2012

Terör örgütü KCK’ya yönelik düzenlenen operasyonda tutuklanan KESK üyesi 22 kişi Sincan Cezaevi’ne götürüldü.

Ankara Cumhuritey Başsavcılığı’nın yürüttüğü KCK soruşturma kapsamında önceki gün Adliye’ye getirilen 34 zanlı tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilmişti.

Mahkeme, zanlılardan 22’sini tutuklarken 12 KESK üyesini ise serbest bıraktı. Tutuklanan zanlılar, Adliye’deki işlemlerinin ardından Sincan Cezaevi’ne gönderildi. Adliye bahçesinde toplanan tutuklu yakınları ve KESK üyeleri, zanlıları alkışlarla uğurladı. Bazı tutuklu yakınlarının da ağladığı görüldü.

Şaşırtan tespit: Kolanın içinden alkol çıktı!

Haziran 28th, 2012

Fransa’da yapılan bilimsel bir araştırma, şeker deposu kolanın obeziteye yol açtığını ortaya koydu. “60 Millons de consommateurs” (60 Milyon Tüketici) isimli dergi, Fransa Ulusal Tüketim Kurumu’nun (INC) kolalı içecekler üzerindeki araştırmasının sonuçlarına açıkladı.Dergi, ülkede sağlık tartışmasına yol açan sonuçların “şaşkınlık verici” olduğunu ve bu içeceği tüketenlerin artık daha temkinli olması gerektiği yorumunu yaptı. En büyük tehlikenin koladaki şeker miktarıyla ilgili olduğunu belirten INC, tam 19 kola markası (Coca-Cola, Pepsi, Auchan, Cora, Casino, Leader Price, Man U-Cola, v.b.) üzerinde yaptığı araştırmada; şeker, tatlandırıcı, katkı maddeleri, kafein ve alkole rastladı.

Çoğunda litre başına 100 gramdan fazla, yani 20 küpe eşit şekere rastlanırken, bu rakam Coca- Cola’da 18, Pepsi de ise 17 olarak açıklandı.

“Light” kolaya gelince; tatlandırıcı miktarının “vücuda zarar verecek kadar çok oranda” olduğu belirildi. Kurum, fazla şeker tüketiminin başta obezite olmak üzere, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklara yol açtığı hatırlattı. Bilim insanları, laboratuvardaki incelemede sürpriz bir şekilde tarçın, Hindistan cevizi ve turunçgiller gibi bazı bitki ve meyvelerin bulgularını da elde etti.

Kurum, bazı insanların bu bitki ve meyvelere karşı alerjik olduğunu hatırlatarak, giderek artan gıda alerjilerinin bir nedeninin de kola olabileceği belirtildi. Daha önce gazlı içeceklerde bulunduğu bilinmeyen “terpen”in doğal ürün bileşeni olarak a r o m a yaratmakta kullanıldığı keşfedildi. ABD’nin Kaliforniya eyaletinde kanserojen olarak kabul edilen fosforik asit veya amonyum sülfat karamel E150D isimli gıda renklendirmekte kullanılan tartışmalı içeriğin de kola üretiminde kullanıldığı ortaya çıktı.

ÇOK DÜŞÜK ORANDA ALKOL

En şaşırtıcı veriyse kolada alkola rastlanması oldu. Aralarında Coca-Cola, Pepsi Cola, Coca-Cola Light Coke ve Coke Zero’nun da bulunduğu 10 içecekte alkole rastlandığını belirten uzmanlar, bu oranın ülkede alkollü içecek kabul edilen yüzde 1.2 oranından çok daha düşük, 0.001 oranında olduğunu bildirdi. Bu da litre başına 10 mg alkole karşılık geliyor. Fransa’daki Coca-Cola direktörü Michel Pepin “gizli formülü gereği” bazı aşamalarda alkolün kullanmış olabileceğini belirtirken, Pepsi adına konuşan bir sözcü de bazı içeceklerde “alkolün izine rastlanabileceğini”, ancak Pepsi Cola’nın “alkol içermediğini” söyledi.

Sabah

İnatçı keçiler 7 gün kayalıkta mahsur kaldı

Haziran 28th, 2012

Kayalıklarda 7 gün mahsur kalan inatçı keçilerin imdadına Muş Doğa Sporları Kulübü (MUDOSK) ve Acil Durum Afet Müdürlüğü (AFAD) yetişti.

Muş’un Varto ilçesine bağlı 20 kilometre uzaklıkta bulunan Boylu köyünde 100 metrelik kayalık üzerinde otlanan iki keçi dengesini kaybederek 30 metre altta bulunan 2 metrekarelik balkon kayalık denilen alana düştü. Köylülerin kurtaramadığı keçiler burada günlerce mahsur kaldı. 5. gün Varto Kaymakamı Ahmet Günaydın’dan yardım istenmesi üzerine Muş’tan kurtarma ekipleri köye gönderildi. Kaymakam Günaydın da kurtarma operasyonuna bizzat katılarak ekiplere yardım etti.

Yeni doğan iki oğlak annesi keçiler 70 metre yukarıda iken, aşağıda kayalıkların altında bulunan ağılda bekleyen oğlaklar bir hafta boyunca meledi. Bir hafta boyunca düştükleri yerde aç ve susuz bir şekilde mahsur kalan 2 keçi için Varto Kaymakamı Ahmet Günaydın’dan yardım istediğini belirten keçilerin sahibi Erkan Akbal, “İki keçimiz de bir ay önce doğum yapmışlardı, yavrularından ayrı olarak dağda otlatıyorduk. Dağda kayalık alanda otlarken keçiler zirvenin altındaki balkon gibi kayalığa düşmüşler. Tabi biz bunu bilmiyorduk, öğlen olunca yavru keçilerin dağa doğru hiç durmadan melediğini gördük, yine fark etmedik. Akşam olunca tüm sürü geldi, ama ikisinin eksik olduğunu o zaman fark ettik. Aramalarımızda iki keçinin dağda mahsur kaldığını gördük.” dedi.

Aslında keçilerin kayalıkta mahsur kaldıklarını yetkililere daha önceden söylemeyi düşündüklerini, ancak iki keçi için ilgilenmezler diye söylemekten vazgeçtiklerini anlatan Akbal, sözlerine şöyle devam etti: “Ama daha sonra Varto Kaymakamımız ve İlçe Jandarma Komutanımızdan yardım istedik. Görüştüğümüz Kaymakamımız ‘neden daha önce söylemediniz’ dedi. Sağ olsunlar, Muş’tan AFAD ve MUDOSK ekipleri gelip iki saatlik bir uğraşın ardından keçilerimizi kurtarıp yavrularına kavuşturdular. Bundan dolayı emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

MUDOSK Başkanı Mehmet Çağlayan, “Varto Kaymakamı Ahmet Günaydın ve AFAD’taki arkadaşlar ile birlikte keçilerin mahsur kaldığı yere intikal etti. Bir saat süren operasyonla 30 metreden bir tane anne keçiyi kurtardık. Diğer anne keçiyi ise yan taraftan çıkardık. Yavru annenin yavrusuyla kavuşma anı çok duygusaldı. Bizler MUDOSK dağcıları olarak her zaman bu gibi durumlarda yardım etmeye hazırız.” diye konuştu.

Köylülerin isteği üzerine kurtarma ekiplerini çağıran ve köyde kurtarma çalışmalarına bizzat katılan Varto Kaymakamı Ahmet Günaydın, şunları söyledi: “Kurtarılacak olan bir keçi dahi olsa bir canlı olması nedeniyle zaman kaybetmeden olay yerine intikal ettik. Kurtarma ekipleri bir operasyonla keçileri yavrularına kavuşturdular. Keçi sahibi ve muhtarımız keşke daha önceden bize intikal etselerdi de bu hayvancağızlar bir hafta boyunca burada mahsur kalmasalardı. Keçilerin yavrularıyla olan diyalogu bizleri çok duygulandırdı. Çünkü anlattıklarına göre anne keçiler ile yavruları gece gündüz birbirleriyle meleşiyorlarmış. Bu durum bizleri çok etkilemişti. Bu nedenle kurtarma ekiplerimizden yardım istedik, sağ olsun onlar da bizleri kırmayıp buralara kadar gelip bu ağzı olup dili olmayan hayvanlara yardım ettiler.”

CİHAN

İstanbul’da iki ilçeye yarın elektrik yok!

Haziran 28th, 2012

İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nden (AYEDAŞ) yapılan açıklamaya göre, yarın bazı trafo merkezlerinde (TM) bakım ve onarım yapılacak.

Bu kapsamda yarın Kartal Rahmanlar Tekel, Yalıboyu Caddeleri, Uygar ve Akdeniz sokaklar, Dap Yapı, Tansaş Market, 21. Yüzyıl Koleji ile Kordonboyu Mahallesi 9 Palmiye Sitesi’ne, aynı gün Sancaktepe Meclis Mahallesi Ankara, Fevzi Çakmak, Cemal Gürsel caddeleri, İnönü Mahallesi eski Ankara Caddesi, Aygün sokak, Hava Lojmanları, Sarıgazi Dap Yapı Kooperatifi, Kirazlıdere Mahallesi Havacılar, Fevzi Çakmak caddeleri ve Bambino’ya 09.00-15.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek. 

Mavi kapak çok, tekerlekli sandalye yok

Haziran 28th, 2012

Muş’un Kızılağaç beldesinde, engelli Halit Aktaş için yaklaşık bir yıldır kapak toplayan vatandaşlar, müracaat ettikleri yerlerden de geri çevrildi. Özellikle çocukların mahalle aralarından, sokaklardan ve çöplerden topladıkları yaklaşık 7 bin tane kapak, yetişkinlerin desteğiyle 15 bine çıkarıldı. Kolilenen kapaklar, tekerlekli sandalye umuduyla ilgili kuruma götürüldü ancak eli boş dönüldü.

Kapak toplayan çocuklardan Abdullah Gürtürk, beldelerindeki yaşlı ve engelli biri olduğunu, ona tekerlekli sandalye almak istediklerini söyledi.

Arkadaşıyla beraber kapak toplayan Deniz Yunak da, “Beldemizde hasta ve engelli olan bir yaşlı var, onun için apak topluyoruz. Tek istediğimiz, bir tekerlekli sandalyesi olması ama herhalde alamayacağız.” dedi. Kapak toplamaya öncülük eden esnaf Kerem Gürtürk ise, “Yaklaşık bir yıldır kapak topluyoruz. Çocuk, yaşlı, genç herkes destek verdi. Başta 10 bin kapak dediler, o kadar topladık. Sonra arttırdılar, biz de 15 bin kadar topladık. Birkaç yere telefon açtım, her seferinde farklı tarihler verdiler, ‘Sonra ararız.’ dediler. Bir daha aradım, cevap vermediler. Anlaşılan o ki kapaklar elimizde kaldı. Ne yapalım şimdi? Bu kadar çocuğun, gencin ve yaşlının emeği var. Ben de bu insanlara karşı mahçubum.” şeklinde konuştu.

Suriye sınırına yoğun askeri sevkiyat

Haziran 28th, 2012

Bölgede; 1 tank, sinyal kesici jammerlar ve diğer askeri unsurlardan oluşan 12 araçlık konvoy hazırlıklarını tamamladıktan sonra, sabah erken saatlerde Gaziantep’teki General Ataman Kışlası’ndan hareket etti.

Önceki gün de Diyarbakır’dan gelen çok sayıda zırhlı araç sınıra konuşlandırılmıştı.

‘Ergenekon’da 196’ncı duruşma başladı

Haziran 28th, 2012

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün de aralarında bulunduğu 68’i tutuklu 273 sanıklı ”Ergenekon” davasının 196’ncı duruşması başladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, CHP İzmir Milletvekilli gazeteci Mustafa Balbay ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık katıldı.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Zonguldak Milletvekili ve eski Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Alparslan Arslan ve Sedat Peker’in de aralarında bulunduğu 16 tutuklu sanık ise duruşmaya gelmedi.

Tutuksuz sanıklar Yusuf Ethem Akbulut ve Murat Ablak da duruşmada hazır bulundu.

Mahkemenin duruşmada hazır edilmesine karar verdiği emekli Orgeneral Şener Eruygur ise duruşma başladıktan yaklaşık bir saat sonra avukatı Filiz Esen ve eşi Mukaddes Eruygur ile Silivri Cezaevi’ne gelerek, davanın görüldüğü salona girdi.

Avukat Esen, müvekkili Eruygur’u, koluna girerek tutuksuz sanıklar için ayrılan bölüme oturttu.

Duruşma, Şile’de yapılan kazılarla ilgili davanın sanıklarından Okan İşgör’ün çapraz sorgusuyla devam ediyor.

Pazartesi günü yapılan duruşmaya katılarak kimlik tespiti tamamlanan Eruygur, daha sonra görülen 2 duruşmayı takip etmemesi üzerine, mahkeme heyeti tarafından tekrar çağrıldı. Mahkeme, gelmemesi durumunda Eruygur hakkında yakalama kararı çıkarılacağı uyarısında bulunmuştu.

 

Bisikletiyle, saatte 60 kilometre hız yapabiliyor

Haziran 28th, 2012

Kırıkkale’de lise öğrencisi Semih Topluışık, bisikletine taktığı motor ile herkesin ilgi odağı oldu.

Bisikletine taktığı motor ile hem pedal çeviren Topluışık, hem de yorulduğu anlarda motorunu çalıştırarak 1 litre benzin ile 60 kilometre yol yapabiliyor. Küçük yaşlardan beri teknolojiye merakı olduğunu anlatan Topluışık, “Bünyem zayıf olduğu için bisikleti kullanmakta zorlanıyordum. Daha az benzin ile daha fazla yol gidebilmek için arayışlarda bulunurken, bisikletime motor takmak geldi aklıma. Yaklaşık 1 ay çalışarak, bisikletime motor takmayı başardım. Küçük bir motor olduğu için karşıdan çok fazla fark edilmiyor. Daha sonra ise mekanizmasını oluşturdum.” dedi.

Bisikletimin pedalını çevirip gittiğim sırada, motoru çalıştırmak ve motorla hareket etmek istediğimde debriyaja bastığını belirten Topluışık, “Motor kendiliğinden çalışıyor. Bundan sonra ise gaza basarak yaklaşık 60 kilometre sürate ulaşabiliyorum. Tekrar bisiklet kullanmak istediğimde motoru devreden çıkarıyorum. Bisikletimi hem spor amaçlı kullanıyorum, hem de daha hızlı ulaşım amaçlı kullanabiliyorum. Motor takılı bisikletimi görenler ise hayretle bakıyorlar.” diye konuştu.

Bisikletinin üst kısmına 2.5 litrelik bir de benzin deposu monte ettiğini belirten Topluışık şu bilgileri verdi: “Motor çok küçük ve az benzin yaktığı için 1 litre benzin ile 60 kilometre yol gidebiliyorum. Bisiklet hafif bir yapıya sahip olduğu için, motor rahatlıkla 60 kilometre sürate kadar çıkabiliyor.”

Yaklaşık 20 yıldır sanayide çalıştığını ve araçlara gaz sistemi taktığını açıklayan Savun Ekici, “İlk defa bisiklette motor takıldığını gördüm. Bu zamana kadar motosikletlere gaz takanlar oldu. Eğer Semih izin verirse ben de bisiklete gaz takmayı düşünüyorum. Bunu yaparsam Türkiye’de bir ilk olacak.” dedi.

Topluışık’ın bisiklete benzin aldığını gören istasyon çalışanı, Topluışık’ı tebrik ettikten sonra seri üretime geçmesi temennisinde bulundu.

CİHAN

İşitme engelli çocuklara özel Kur’an kursu

Haziran 28th, 2012

Buca Müftülüğü, işitme engelli çocuklar için Kur’an kursu açtı.  Buca Müftüsü Adem Gülmek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Özel Destek Din Hizmetleri Projesi kapsamında daha önce işitme engelli yetişkinlere yönelik açtıkları Kur’an kursunun yaz aylarında işitme engelli çocuklar için sürdürüldüğünü belirtti.  Kursun Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyen Gülmek, şöyle konuştu:  ”Yüce Allahımızı, Peygamberimizi ve Rabbimizin mesajlarını anlamak onların da hakkı. İletişim sorununu işaret dili yoluyla çözerek, normal evlatlarımıza öğrettiğimiz değerlerimizi, inancımızı, kültürümüzü engelli kardeşlerimi de aktarıyoruz. Ağustos ayının sonuna kadar sürecek kursta 15 çocuğumuz yüce kitabımızı okumayı ve anlamayı öğrenecek, Peygamberimizin hayatı, ibadet ve itikatla ilgili bilgi edinecek.” 

-Kur’an okumayı öğrenmek için çeşitli ilçelerden geliyorlar-  Gülmek, kursun yoğun ilgi gördüğünü, bunun da bu konudaki ihtiyacı ve talebi ortaya koyduğunu belirterek, ”Anneler, dedeler, nineler çocuklarımızın elinden tutup kursumuza getiriyor. İzmir’in çeşitli ilçelerinden kendi ulaşım imkanlarıyla gelenler var. Hafta içi yapılan kurslar için bazı çocuklar Seferihisar’dan geliyor. Türkiye genelinde bu tür çalışmaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Diğer engel gruplarından da talep gelirse gerekli çalışmaları yaparız” diye konuştu.

Kursa Menderes ilçesinden gelen öğrencilerin velilerinden Gülsüm Alev, kursu duyunca çok memnun olduklarını ve hemen başvurduklarını söyledi. Metin Polat da 14 yaşındaki torununu Seferihisar’dan getirdiğini belirterek, ”Ağaçlar köksüz olmayacağı gibi insan da dinsiz olmaz. Çocukların namaz kılmayı, abdest almayı, Kur’an okumayı ve anlamayı öğrenmesini istiyoruz” dedi.  Duygularını işaret diliyle anlatan öğrenci Deniz Demirci ise dini konularda daha önce çok fazla bilgisi olmadığını, kursla bu eksikliğini giderme imkanı bulduğunu, çok memnun olduğunu bildirdi.  

Depremler artmadı, tespitler arttı!

Haziran 28th, 2012

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Nurlu, son yıllarda Türkiye’de depremlerin arttığı yönünde yanlış bir kanaat oluştuğunu belirterek, ”Bu artış, depremin daha çok istasyon tarafından tespit edilebilmesinden, daha kaliteli veri alınabilmesinden kaynaklanıyor” dedi.

Murat Nurlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem bölgesinde bulunduğunu ve her zaman bu bilinçle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Son yıllarda ülkede meydana gelen deprem sayısının arttığına yönelik endişe duyulmaya başladığını belirten Nurlu, bunun kesinlikle yanlış bir düşünce olduğunu vurguladı.

Türkiye’de 2000 yılı öncesinde ulusal deprem gözlem istasyonu sayısının 25-30 arasında olduğunu anlatan Nurlu, şu anda AFAD’a bağlı 206 istasyonla depremin büyüklüğünü tespit eden 370 ivme ölçerin bulunduğunu ifade etti.

İstasyonlar artınca depremlerin daha fazla tespit edilmeye başlandığını dile getiren Nurlu, ”Artık her yerdeki depremi saptayabiliyoruz, eskisi gibi değil. Neredeyse 50-60 kilometrede bir istasyon var” diye konuştu.

Ölçümlerin de daha hassas yapıldığını vurgulayan Nurlu, ”Önceden 3 ve daha düşük büyüklükteki depremleri tespit edemiyorduk. Şimdi 1.8 büyüklüğündeki depremleri bile saptıyoruz. Yani son yıllarda ülkemizde depremlerin arttığı yönündeki kanaat doğru değil. Bu artış, depremin daha çok istasyon tarafından tespit edilebilmesinden, daha kaliteli veri alınabilmesinden kaynaklanıyor” dedi.

-”Son günlerde yaşanan depremler normal”-

Son günlerde yaşanan depremlerin de normal olduğunu ifade eden Nurlu, şunları kaydetti:

”Son günlerde deprem olayları artmış gibi görünüyor. Oysa depremlerin meydana geldiği yerlere bakın. Yoğunluk Van Gölü etrafında. Van’da geçen yıl büyük bir deprem oldu. Bunun artçıları 2-3 yıl devam edecek. Dünyada bunun örnekleri var. Büyük depremlerde 5-10 yıl süren artçılar var. Artçıların sürmesi normal.

Diğer bir deprem Fethiye Gökova taraflarında gözleniyor. Burası da fay bölgesinde yer alıyor. Yine Marmara Denizi içinde aktivite var, burada da 5,1’lik deprem olmuştu. Kütahya’da ise Simav’da yaşanan depremin artçıları devam ediyor.”

 

Van’da 4,0 büyüklüğünde deprem

Haziran 28th, 2012

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, saat 11.39’da merkez üssü Van merkeze bağlı Göllü köyü olan 4,0 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Kent merkezi ile Erciş ve Muradiye ilçelerinden de hissedilen depremde, vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı.

KESK Başkanı Özgen ve 15 KESK üyesi adliyede

Haziran 28th, 2012

Üç gündür Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorgulanan 26 kişinin emniyetteki ifadeleri tamamlandı. Sabah saatlerinde sağlık kontrolüne çıkarılan 16 kişi, daha sonra adliyeye getirildi. Adliye bahçesinde toplanan bir grup KESK üyesi de mahkemeye çıkarılan arkadaşlarına destek verdi.

Öte yandan önceki gün adliyeye çıkarılan ve savcılık tarafından serbest bırakılan 12 KESK üyesi adliyeden ayrıldı. Serbest kalan KESK üyeleri, adliye bahçesinde kendilerini bekleyen yakınlarıyla hasret giderdi.

Şirket değiştirmek için 15 haklı sebep

Haziran 28th, 2012

Çalışanlar 3’e ayrılır: İlk girdikleri şirketten emekli olanlar, çalışma hayatı boyunca en çok 3-4 şirket tanıyanlar ve zırt pırt şirket değiştirenler.

Bu biraz insanın yapısına, denk geldiği şirketin ortamına ve şartlarına, biraz da kısmete bağlı. Ne olursa olsun, çalıştığı işi ve şirketi terk etmek zor ve önemli bir karardır.

Eğer durumunuzu, kendinizi aldatmadan, gerçekçi bir şekilde analiz edebilirseniz, işte size şirket değiştirmek için 15 haklı sebep.

Şirket değiştirmek için 15 haklı sebep

Haziran 28th, 2012

Çalışanlar 3’e ayrılır: İlk girdikleri şirketten emekli olanlar, çalışma hayatı boyunca en çok 3-4 şirket tanıyanlar ve zırt pırt şirket değiştirenler.

Bu biraz insanın yapısına, denk geldiği şirketin ortamına ve şartlarına, biraz da kısmete bağlı. Ne olursa olsun, çalıştığı işi ve şirketi terk etmek zor ve önemli bir karardır.

Eğer durumunuzu, kendinizi aldatmadan, gerçekçi bir şekilde analiz edebilirseniz, işte size şirket değiştirmek için 15 haklı sebep.

Çıldırtan İDO’yla ilgili çift bilet iddiası

Haziran 28th, 2012

Takvim’de yer alan haberde, “Erken bilet almayı da sınırlayan İDO, vatandaşları gişelere yönlendirirken son olarak da aynı koltuğu bir kaç kişiye birden satıp çifte kazanç elde etmeye başladı. Pahalıya aldığı biletin sarsıntısını atlatamayan tüketici, bir de koltuğunun dolu olduğunu görünce şaşkına dönüyor. Erken gelen koltuğu kaparken, diğer yolcu ise mecburen ayakta gidiyor.” denildi.

Öte yandan esnek fiyat politikası adı altında yapılan satışlarda, ancak 3-5 biletin ucuza satıldığı, geri kalanın faiş fiyatlarla tüketiciye sunulduğu belirtiliyor. Özelleştirme öncesi 17 lira olan Yenikapı-Armutlu seferi 36 liraya çıkarken, 125 lira olan araçlı Bandırma-Yenikapı seferi esnek fiyatla 228 liraya kadar çıkabiliyor. Böylece 3 kişilik ailenin araçlı yolculuğu 412 lirayı bulabiliyor.

HALKI ÇILDIRTAN UYGULAMALAR

* Araçlar zamanında kalkmıyor.
* Ekspres seferlerde bile mola veriyor.
* Telefonla biletimi aldım. Seyahat saatim geldiğinde biletimin olmadığını söylediler.
* Şikayetlerimi anlatmak istediğimde muhattap bulamıyorum. Çağrı merkezi sadece ‘haklısınız’ kelimesini biliyor.
* Yalova arabalı vapurunda gece saatlerce bekledim. 20 TL veren araçlar, önüme geçti. Onlar da tıkanınca sistem çöktü.
* Bir şişe suyu vapurun içinde 2.25 TL’ye alabiliyorsunuz.
* Yalova-Yenikapı arası 1.5 saatken 2 saat 10 dakikaya çıktı.
* İnternetten bilet alırken, her işlemi kendim yapıyorum ama yine de 6 TL hizmet bedeli ödüyorum.

RAKAMLARLA İDO

Haziran 2011’de özelleştirildi. 861 milyon dolara Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubu aldı. 33 hat ve 36 iskelede, 25 deniz otobüsü, 10 hızlı feribot ve 17 arabalı vapur ile hizmet veriyor. 2011’de 53 gemi ile 53 milyon yolcu ve 7.6 milyon araç taşıdı. Günlük ortalama 150 bin yolcu, 20 bin araç taşıyor.

SAVUNMADA SORUN VAR!

Şikayetler üzerine İDO alelacele bir açıklama yaparak ‘araç fiyatlarını 1.5 aylığına hafta içi sabitledik’ diye reklama çıktı. İDO CEO’su Önder Sezgi ise demeç verip “Yanlışımız varsa geri adım atarız” sözleriyle durumu kurtarmaya çalıştı ama attıkları ‘geri adım’ın içindeki oyun çabuk ortaya çıktı. Sezgi, nedense araç fiyatlarını sabitlerken şoförden aldıkları ‘esnek’ ve ‘dinamik’ ücretten bahsetmedi. Bursa-Yeni kapı 75 lira duyuruldu ama araç kendi kendine gidemeyeceğine göre fiyatın 100 lira olacağı saklandı. Sezgi’nin “Hemen para kazanalım düşüncemiz yok” sözleri de tepki çekti. Vatandaşlar, öne geçmek için bile 20 lira alınmasının, cam kenarına farklı ücretin, geç bilet alanın fazla ücretle cezalandırılmasının, ‘daha fazla para kazanmaktan’ başka hangi amaçla yapıldığını merak ediyor. Sezgi’nin ‘esnek’ fiyatı “Eski sistem ihtiyaca cevap vermiyordu” diye savunması da dikkat çekti. Vatandaşlar, “Eski sistem halkı koruyordu. Acaba, şirketin fazla para kazanma ihtiyacına mı cevap vermiyordu?” diye soruyor.

Çıldırtan İDO’yla ilgili çift bilet iddiası

Haziran 28th, 2012

Takvim’de yer alan haberde, “Erken bilet almayı da sınırlayan İDO, vatandaşları gişelere yönlendirirken son olarak da aynı koltuğu bir kaç kişiye birden satıp çifte kazanç elde etmeye başladı. Pahalıya aldığı biletin sarsıntısını atlatamayan tüketici, bir de koltuğunun dolu olduğunu görünce şaşkına dönüyor. Erken gelen koltuğu kaparken, diğer yolcu ise mecburen ayakta gidiyor.” denildi.

Öte yandan esnek fiyat politikası adı altında yapılan satışlarda, ancak 3-5 biletin ucuza satıldığı, geri kalanın faiş fiyatlarla tüketiciye sunulduğu belirtiliyor. Özelleştirme öncesi 17 lira olan Yenikapı-Armutlu seferi 36 liraya çıkarken, 125 lira olan araçlı Bandırma-Yenikapı seferi esnek fiyatla 228 liraya kadar çıkabiliyor. Böylece 3 kişilik ailenin araçlı yolculuğu 412 lirayı bulabiliyor.

HALKI ÇILDIRTAN UYGULAMALAR

* Araçlar zamanında kalkmıyor.
* Ekspres seferlerde bile mola veriyor.
* Telefonla biletimi aldım. Seyahat saatim geldiğinde biletimin olmadığını söylediler.
* Şikayetlerimi anlatmak istediğimde muhattap bulamıyorum. Çağrı merkezi sadece ‘haklısınız’ kelimesini biliyor.
* Yalova arabalı vapurunda gece saatlerce bekledim. 20 TL veren araçlar, önüme geçti. Onlar da tıkanınca sistem çöktü.
* Bir şişe suyu vapurun içinde 2.25 TL’ye alabiliyorsunuz.
* Yalova-Yenikapı arası 1.5 saatken 2 saat 10 dakikaya çıktı.
* İnternetten bilet alırken, her işlemi kendim yapıyorum ama yine de 6 TL hizmet bedeli ödüyorum.

RAKAMLARLA İDO

Haziran 2011’de özelleştirildi. 861 milyon dolara Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubu aldı. 33 hat ve 36 iskelede, 25 deniz otobüsü, 10 hızlı feribot ve 17 arabalı vapur ile hizmet veriyor. 2011’de 53 gemi ile 53 milyon yolcu ve 7.6 milyon araç taşıdı. Günlük ortalama 150 bin yolcu, 20 bin araç taşıyor.

SAVUNMADA SORUN VAR!

Şikayetler üzerine İDO alelacele bir açıklama yaparak ‘araç fiyatlarını 1.5 aylığına hafta içi sabitledik’ diye reklama çıktı. İDO CEO’su Önder Sezgi ise demeç verip “Yanlışımız varsa geri adım atarız” sözleriyle durumu kurtarmaya çalıştı ama attıkları ‘geri adım’ın içindeki oyun çabuk ortaya çıktı. Sezgi, nedense araç fiyatlarını sabitlerken şoförden aldıkları ‘esnek’ ve ‘dinamik’ ücretten bahsetmedi. Bursa-Yeni kapı 75 lira duyuruldu ama araç kendi kendine gidemeyeceğine göre fiyatın 100 lira olacağı saklandı. Sezgi’nin “Hemen para kazanalım düşüncemiz yok” sözleri de tepki çekti. Vatandaşlar, öne geçmek için bile 20 lira alınmasının, cam kenarına farklı ücretin, geç bilet alanın fazla ücretle cezalandırılmasının, ‘daha fazla para kazanmaktan’ başka hangi amaçla yapıldığını merak ediyor. Sezgi’nin ‘esnek’ fiyatı “Eski sistem ihtiyaca cevap vermiyordu” diye savunması da dikkat çekti. Vatandaşlar, “Eski sistem halkı koruyordu. Acaba, şirketin fazla para kazanma ihtiyacına mı cevap vermiyordu?” diye soruyor.

Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları azaldı

Haziran 28th, 2012

Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları, mayıs ayında bir önceki aya kıyasla, 1 milyar 965 milyon dolar azalarak, 91 milyar 72 milyon dolar oldu. Söz konusu tutar nisan ayında 93 milyar 37 milyon dolar düzeyindeydi.

Merkez Bankası 2012 Mayıs dönemine ilişkin ”Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi” verilerini açıkladı.

Buna göre, mayıs ayında Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları tutarı 91 milyar 72 milyon dolar oldu. Merkez Bankası tarafından alım satım konusu yapılan dövizlerin tutarı ise bir önceki aya göre 1 milyar 480 milyon  dolar azaldı ve 78 milyar 604 milyon dolardan 77 milyar 124 milyon dolara geriledi.

Nisan ayında 175 milyon dolar olan IMF rezerv pozisyonu ise Mayıs’ta 171 milyon dolara geriledi.

Söz konusu dönemde altın rezervleri de 12 milyar 308 milyon dolar olarak hesaplandı. Altın rezervleri Nisan ayında 12 milyar 747 milyon dolar düzeyindeydi.

Net çıkışlar

Nisan ayı itibariyle, döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduatlarda 11 milyar 346 milyon doları ana para, 4 milyar 164 milyon doları da faiz olmak üzere toplam 15 milyar 510 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi. Nisan ayı itibariyle net çıkış tutarı ise 16 milyar 230 milyon dolar düzeyindeydi.

Net çıkışların 652 milyon doları 1 aya kadar, 4 milyar 247 milyon doları 2-3 ay arası, 10 milyar 611 milyon doları 4 ay-1 yıl arası vadelerde meydana geldi.

Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları azaldı

Haziran 28th, 2012

Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları, mayıs ayında bir önceki aya kıyasla, 1 milyar 965 milyon dolar azalarak, 91 milyar 72 milyon dolar oldu. Söz konusu tutar nisan ayında 93 milyar 37 milyon dolar düzeyindeydi.

Merkez Bankası 2012 Mayıs dönemine ilişkin ”Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi” verilerini açıkladı.

Buna göre, mayıs ayında Merkez Bankası’nın resmi rezerv varlıkları tutarı 91 milyar 72 milyon dolar oldu. Merkez Bankası tarafından alım satım konusu yapılan dövizlerin tutarı ise bir önceki aya göre 1 milyar 480 milyon  dolar azaldı ve 78 milyar 604 milyon dolardan 77 milyar 124 milyon dolara geriledi.

Nisan ayında 175 milyon dolar olan IMF rezerv pozisyonu ise Mayıs’ta 171 milyon dolara geriledi.

Söz konusu dönemde altın rezervleri de 12 milyar 308 milyon dolar olarak hesaplandı. Altın rezervleri Nisan ayında 12 milyar 747 milyon dolar düzeyindeydi.

Net çıkışlar

Nisan ayı itibariyle, döviz kredileri, menkul kıymetler ve mevduatlarda 11 milyar 346 milyon doları ana para, 4 milyar 164 milyon doları da faiz olmak üzere toplam 15 milyar 510 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi. Nisan ayı itibariyle net çıkış tutarı ise 16 milyar 230 milyon dolar düzeyindeydi.

Net çıkışların 652 milyon doları 1 aya kadar, 4 milyar 247 milyon doları 2-3 ay arası, 10 milyar 611 milyon doları 4 ay-1 yıl arası vadelerde meydana geldi.