Karadenizliler’e deprem uyarısı

Haziran 23rd, 2012

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, ”Kandilli Rasathanesi’nin yıllık deprem kayıtları, Karadeniz’in 10 kilometre kadar açığından kıyıya paralel olarak uzanan ters bir fayın varlığını kanıtlamıştır” dedi.

Bektaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası’nın Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kamuoyuna açıklandığını anımsattı.

Haritanın Karadeniz Bölgesi için risk olduğunu savunan Bektaş, ”Çünkü bu harita, Karadeniz’de deprem üretme kabiliyeti olan ve bölge için risk oluşturacak fayları içermiyor” diye konuştu.

Kandilli Rasathanesi’nin yıllık deprem kayıtlarının, Karadeniz’in 10 kilometre kadar açığından kıyıya paralel olarak uzanan ters bir fayın varlığını kanıtladığını ifade eden Bektaş, ”Öte yandan Doğu Karadeniz’de TPAO ve BP tarafından sürdürülen petrol arama çalışmaları sonucunda Karadeniz Fay Sistemi ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Kandilli kayıtları ve uydu verileri, TPAO ve BP tarafından saptanan denizdeki Karadeniz fay sistemine ait Trabzon ve Rize aktif faylarının olasılıkla karada da devam ettiğini göstermektedir” diye konuştu.

Deprem Dairesi Başkanlığı’nın haritalarına göre son 100 yıl içerisinde Karadeniz fayı üzerinde büyüklüğü 5 ve 5’den büyük 4 deprem olduğunu belirten Bektaş, ”Bunların en büyüğü 6.6 büyüklüğündeki 1968 yılında yaşanan Amasra-Bartın depremidir. Amasra-Bartın’da, karadan yaklaşık 10 kilometre açıkta, ters fay özelliğindeki Karadeniz fayı üzerinde oluşan deprem 29 kişinin ölümüne, 2 bin 100 binanın yıkılmasına, küçük çapta tsunami oluşumuna ve sahil kesiminin yükselmesine neden olmuştur” dedi.

”Yapılar 3 kat daha fazla güvenli yapılmalı”

Bektaş, Karadeniz Bölgesi’ni kuzeyden ve güneyden kuşatan sırasıyla Karadeniz Fayı ve Kuzey Anadolu Faylarını birlikte dikkate alan uluslararası deprem tehlike haritalarına göre önümüzdeki 50 yıl içerisinde Karadeniz Bölgesi’nde oluşabilecek en büyük depremin yüzde 90 olasılıkla 1968 Bartın depremi gibi 6.6 büyüklüğünde olduğunu kaydederek, ”Bu depremden daha büyük bir deprem olma olasılığı yüzde 10’dur. Öte yandan, tüm sahildeki dolgu alanları deprem için ek bir tehlike oluşturmaktadır. Tüm Karadeniz Bölgesi 6.6 büyüklüğünde depreme hazır olmalıdır” diye konuştu.

Son günlerde gündeme gelen sağlıklı kent dönüşümü için bölgenin gerçekçi deprem riskinin saptanmasının hayati önem taşıdığını dile getiren Bektaş, ”Örneğin yeni fay haritasında, birinci derece deprem bölgesinde yer alan, 1968 depremiyle ağır hasar gören Amasra-Bartın bölgesinde depremi oluşturan fay yoktur. Çünkü fay karada değil, denizdedir. Öte yandan denizdeki faylar da dikkate alındığında uluslararası deprem tehlike haritalarına göre Karadeniz Bölgesi’ndeki binalar, yollar, tünel ve barajlar depreme karşı bugünkünden 3 kat daha fazla güvenli yapılmalıdır” dedi.

AA

CHP: Pilotlarımız canlı olarak bulunmalı

Haziran 23rd, 2012

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, Hatay’ın güneybatısında askeri uçağın düşürülmesine ilişkin, ”Bu aşamada önceliğimiz pilotlarımızı canlı olarak bulmak olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Loğoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, askeri uçağın kaybından sonra Başbakanlık’tan dün yapılan açıklamanın dikkatli kaleme alındığını, temkinli ve ölçülü olduğunu belirtti.

”Bu aşamada önceliğimiz pilotlarımızı canlı olarak bulmak olmalıdır” ifadesini kullanan Loğoğlu, uçağın düşürülmesinin, Türkiye-Suriye ilişkileri bağlamında, dolayısıyla bölgesel ve uluslararası ölçekte çok ciddi sonuçları olabilecek önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

Durumun nedenleri tam olarak ortaya çıkarılıncaya kadar suhuletle hareket edilmesinin önemine işaret eden Loğoğlu, ”Suriye dikkatli olmalıdır. Hak ve hukukunu korumakta Türkiye’nin daima birlik içinde ve kararlıkla hareket ettiğini kimse unutmamalıdır” ifadesine yer verdi.

AA

PKK’nın üst düzey yöneticisi yakalandı

Haziran 23rd, 2012

Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Yeşiltaş köyünde devam eden operasyonlarda PKK’nın 1 üst düzey görevlisinin yaralı ve 1 PKK’lının ise ölü olarak gele geçirildiği belirtildi.

Bir süre önce Yeşiltaş karakoluna yapılan saldırıda 8 askerin şehit olduğu ve 16 askerin yaralandığı bölgede sürdürülen operasyonlarda 1 üst düzey PKK mensubunun yaralı olarak ele geçirildiği belirtildi. Çatışmada 1 PKK’lının ise ölü olarak ele geçirildiği operasyonda roket ve otomatik silahlarında ele geçirildiği bildirildi. Hakkari Valiliği de olayı doğruladı.

İHA

Üç Ayların Başlangıcı 2012

Haziran 23rd, 2012

Üç Ayların Başlangıcı,

2012 Üç Ayların Başlangıcı Nezaman ,

22 Mayıs 2012 Salı Günü Mübarek Üç Aylar Başlangıcı dir.
Üç Aylar sonu Mübarek ramazan ayı ile biten rahmeti, bereketi ve mağfireti bol,
feyizli ve bereketli bir zaman dilimidir. Bu aylar, kameri takvime göre Rece, Şaban ve Ramazan aylarıdır.

Bu aylar; Dini duyguların yoğunluk kazandığı merhamet, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma hislerinin doruk noktaya ulaştığı aylardır.

Bu aylar, tövbe etmenin affın, manevi arınamnın ve kendini yenilenmenin habercisi olan Regaib, Mirac, Berat Kandili, Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı gibi mübarek gün ve geceleriyle bereketli bir maneviyat mevsimidir.

Sevgili Peygamberimizi (S.A.V) bu aylarda her zamankinde daha çok ibadet eder ve şöyle dua ederlerdi: “Allah’ım! Recep ve Şaban ayını hakkımızda hayırlı kıl, bizi Ramazan ayına kavuştur.”

Bu aylarda yapılacak dualar, tevbe istiğfarlar, kalıcı iyilik ve hayırlar, sevinç kederlerin gönülden paylaşılması rabbimizin Katında fazlasıyla bulacaktır

İslamiyette Evlilik Nasıl Olmalı

Haziran 23rd, 2012

İslamda Evlilik Nasıl Olmalı

İslam Dini Evlilik Nasıl Olmalı

İslam Dini, her sahada olduğu gibi evlilik konusunda da ince eleyip sık dokumaktadır. Çünkü aile, İslam toplumunun can damarı, sarsılmaz temeli ve köşe taşı konumundadır. Aile yapısı ne kadar sağlam olursa, toplum o denli sağlam ve sağlıklı olur. Ailenin temel taşları, dikili direkleri ise anne ve babadır.

Sağlam ve sağlıklı, huzurlu ve mutlu, kalıcı ve sürekli, tutarlı ve dengeli bir toplum hedefleyen İslam, bu toplumu oluşturan ailelerin kuruluşunda izlenecek yolu, çok açık bir biçimde ortaya koymuştur.

Ailenin oluşumunda en önemli öğe, eş seçimidir. Kadın olsun erkek olsun eş seçimi, mü’minlerin en çok dikkat etmeleri gereken hususların başında gelmektedir. Eş konusunun çok titiz bir şekilde çözümlenmesinden sonra Müslüman için hayat daha anlamlı, daha kolay ve daha rahat olacaktır. Herşeyden önce yüce Allah’ı razı etme konusunda, bu durum çok açık bir şekilde kendisini gösterecektir.

Alemlerin Rabb’i olan yüce Allah’ı razı etme konusunda Müslüman eşler, birbirlerine yardımcı olacak, birbirlerinin eksikliklerini giderecek, birbirlerini teşvik edecek ve ideal Müslüman bir aile örneğini ortaya koyacaklardır. Böyle bir aile ortamında filizlenip yeşerecek çocuklar da toplumda örnek insanlar olacaklardır. Böyle insanlardan teşekkül edecek bir toplum ise, diğer toplumlar içinde örnek bir toplum olarak varlığını idame ettirecektir.

Kur’an’ı Kerim, sağlam prensipler ve temeller üzerine bina edilecek bir evliliğin, hayırlara vesile olacağını bildirmiş, bunun için aynı davaya inanan insanların bir araya gelmelerini istemiştir.

“Müşrik kadınlarla, onlara inanıncaya kadar, evlenmeyin. (Müşrik kadın) hoşunuza gitse dahi, mü’min bir câriye, müşrik (hür) bir kadından iyidir. Müşrik erkekler de inanıncaya kadar, onları(mü’min kadınlarla) evlendirmeyin. (Müşrik erkek) hoşunuıa gitse dahi, mü’min bir köle, müşrik bir adamdan iyidir. (Zira) onlar ateşe çağırıyorlar. Allah ise izniyle cennete ve mağfrete çağrıyor. İnsanlara ayetlerini (böyle) açıklıyor ki öğüt alsınlar” (2 BAKARA, 221)

İslam, evliliğin uzun ömürlü olması için iyi bir eş seçiminin yapılmasını esas alır. Yuvanın huzur, uyum, mutluluk ve karşılıklı güvene dayanan prensipler üzerine bina edilmesi için, bu yuvada din unsurunun ön planda olması gerekir. Çünkü din unsuru, insan yaşlandıkça artar, güzelleşir, gelişir ve bağları kuvvetlendirir. Oysa zenginlik, güzellik, soy-sop gibi unsurlar, hem geçici hem de insanın kibrini artırdığı için, huzursuzluğun temel nedeni sayılmaktadır.

İşte bu nedenle; Hz. Peygamber(a.s): “Kadın, dört şeyi için nikah edilir; malı, soyu, güzelliği ve dini; sen dindar olanını seç ki, evin bereket bulsun” buyurmuştur. (Kütüb-i Sitte ve İmamı Ahmed’in Müsned’i ile İslam Fıkıh Ansiklopedisi)

Diğer bir hadisi şerifte de Rasulullah(a.s), malın ve güzelliğin getirdiği problemlere dikkat çekerek evlilikte dindarlık dışındaki bir tercihi açıkça yasaklamıştır.

“Kadınları güzellikleri için nikahlamayınız, olur ki güzellikleri ahlakça düşmelerine sebep olur. Onları malları içinde nikahlamayın, zira malları azgınlıklarına yol açabilir. Kadınları dindarlıktan dolayı nikahlayın. Şüphesiz dindar olan yırtık elbiseli bir cariye (böyle olmayanlardan) daha üstündür.” (İslam Fıkıhı Ansiklopedisi 9.C SH. 14)

Kur’an ve Sünnet’in ortaya koyduğu esaslardan anlaşılacağı gibi, sağlıklı bir İslam toplumurıun oluşabilmesi için, mü’min erkek ve kadınların birbiriyle evlenmeleri esastır. Ancak böyle bir evlilik sonunda, İslami esaslar insanlara daha iyi bir şekilde ulaştırılabilir.

Erkek veya kadından birinin, mücadeleci ve davetçi bir Müslüman, diğerinin ise bunun zıddı olması, o mücadeleci Müslüman için en büyük zulüm, İslami esaslara vurulmuş çok büyük bir darbe ve İslami hareketi daha başında iken akamete uğratmaktır. Müslümanlar, evlilik konusunda çok hassas olmalıdırlar. Her ne olursa olsun, yeter ki evlilik olayı vukubulsun amacıyla evliliğin yapılmasını, İslam hoş görmemektedir. Her konuda olduğu gibi evlilik de, Müslümanların Allah’a yaklaşmasını temin eden bir vasıta olmalıdır. Aksi halde Müslüman, kendi tekerinin önüne kendisi taş koyacak ve kendi kendisini Allah yolundan alıkoyacaktır. Güzellik veya yakışıklılık, mal, servet için yapılan bir evlilik, İslami hareketin önüne konulmuş en büyük engeldir. Çünkü, evlilik olayı başka bir şeye benzemiyor ki, beğenmediğin zaman bozup yeniden iyisini yapasın. Mesela eş alımı, bir ayakkabı, bir elbise, bir araba alımı gibi değildir ki bozuk arızalı çıktı diye gidip yenisiyle değiştirilsin. Hiç kimse eşi geçimsiz, kendisini beğenmişin biridir diye, ailesine gidip ‘kusura bakmayın bu iyi çıkmadı, bana varsa daha iyi birini verin diye talepte bulunamayacağı için, işi baştan sağlam tutmak en iyisidir.İşte bunun için İslam, işi baştan sağlam tutarak, mü’minlerin birbirleriyle evlenmeleri emretmiştir.

Müminler, içinde yaşadıkları toplumun değer yargılarını değil, İslami değer yargılarını esas almalıdırlar. Allah ve Rasulü’nün ortaya koyduğu değer yargıları, toplumun değer yargılarındarı daha üstündür. Bir evlilik olayında, toplumun değer ölçülerine göre değil, Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu değer ölçülerine göre hareket esas olmalıdır. Çünkü Allah ve Rasulû’nün ortaya koyduğu ölçüleri, nefsani istekler için terketmek, apaçık bir sapıklıktır. Sapıkların ise Müslüman olmaları şöyle dursun, Allah ve Râsulü’ne savaş açan kafirler olduğu gerçeğini, Kur’an bize bildirmektedir.

“Allah ve Rasülü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık mü’min bir erkek ve kadına, o işi -kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (33 AHZAB, 36)

Bu yüce uyarının nuzül sebebi, siyak ve sibakı incelendiği zaman, Allah ve Rasulü’ne iman edip teslim olan mü’minlerin, evlenme ve boşanma konusunda da Allah ve Rasulü’ne tabi olmaları gerektiği anlaşılmaktadır. Bu uyarıdan hemen sonra gelen ayette, Hz. Zeyd bin Harise ile Hz. Zeyneb binti Cahş’ın evliliğindeki olumsuz durumlar ortaya konulmakta, uymaları gereken kurallar bildirilmektedir.

Allah ve Rasulü’nün hükümleri, her konuda olduğu gibi, evlilik konusunda da bugünkü Müslümanları bağlamaktadır. Heva ve heveslerine uymuyor diye, Allah ve Rasulû nün hükümlerini gözardı edenlerin, Müslüman olmaları mümkün değildir.

Şimdi Kur’an ve Sünnet, evlenecek eşlerde dindarlık hususunu ararken, Müslüman olduklarını söyleyenler yakışıklılık, güzellik, zenginlik, soy-sop gibi özelliklere aldanarak eş seçmeye kalkışmaktadırlar. Hele bu özelliklere sahip olanların tevhidi görüşte olup olmadıklarını araştırmayanlar, kendi ateşlerini ellerine alarak cehennemin yolunu tutmuşlardır.

İslam, bir yaşam biçimidir; evlenmekten boşanmaya, yemeden içmeye, yürümekten oturmaya, ibadetten çalışmaya, ticaretten siyasete, barıştan savaşa kadar tüm hareketlerini, İslami esaslar doğrultusunda düzenleyenler, gerçekten Müslüman olanlardır. İslami esasların bir bölümünü alıp bir bölümünü bırakanların ise, müşrik olduklarını Kuran’ı Kerim bildirmektedir.

alıntı

Rüya İle İlgili Hadisler

Haziran 23rd, 2012

Rüya İle İlgili Hadisler

Rüya Hadisleri

Resulullah (sav) buyurdular ki:

“Rüya Allah`tan dır Hulm (sıkıntılı rüya) şeytandandırÖyle ise sizden biri hoşuna gitmeyen kötü bir rüya (hulm) görecek olursa sol tarafına tükürsün ve ondan Allah`a istiaze etsin (sığınsın) (Böyle yaparsa şeytan) kendisine asla zarar edemiyecektir”

“Kim görmediği halde rüya görme iddiasına kalkarsa (kıyamet günü) arpa daneciğine düğüm atması teklif edilir Kim de kendisinden hoşlanmadıkları halde bir grubun konuşmasını dinleme gayretine düşerse kıyamet günü kulağına erimiş kurşun dökülür Kim bir sureti tasvir ederse (kıyamet günü) azaba uğrar ve bu yaptığına ruh üflemesi emredilir ama üfleyemez”

” Sana gösterdiğimiz rüya ile ve Kur`an`da lanetlenmiş ağaçla sadece insanları denedik” (İsra60) mealindeki ayette geçen “rüya” için şu açıklamayı yaptı: “Bu Resulullah (sav) Mirac gecesinde Beytu`l-Mak-dis`e götürüldüğü zaman gözüyle görmesidir “Kur`an`da lanetlenmiş ağaç” da zakkum ağacıdır”

Resulullah (sav) bir gün: “Sizden bir rüya gören var mı?” diye sual buyurdular Cemaatten bir adam: “Evet ben (şöyle bir rüya gördüm): Sanki gökten inmiş bir terazi vardı Siz ve Ebu Bekir tartıldınız Sen Ebu Bekir`den ağır geldin Ebu Bekir`le Ömer de tartıldılar Ebu Bekir ağır geldiSonra Ömer`le Osman tartıldılar Ömer ağır bastıSonra terazi kaldırıldı” dedi (Adam sözünü bitirince) Resulullah (sav)`ın mübarek yüzlerinde memnuniyetsizlik gördük”

Tirmizi`de Ebu Said`den şu rivayet kaydedilmiştir: “En sadık rüya seher vakitlerinde görülen rüyadır”

“Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle demişti:

“Benden sonra, nübüvvetten sadece mübeşşirat (müjdeciler) kalacaktır!”Yanındakiler sordu:
“- Mübeşşirat da nedir`?” ” Salih rüyadır” diye cevap verdi”
Muvatta’nın rivayetinde şu ziyade var: “Salih rüyayı salih kişi görür veya ona gösterilir”

“Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:

“Zaman yaklaşınca, mu’minin rüyası, neredeyse yalan söylemeyecek Esasen mu’minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür” Buhari’nin rivayetinde şu ziyade var: “Nübüvvetten cüz olan şey yalan olamaz”

“Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) sık sık: “Sizden bir rüya gören yok mu?” diye sorardı Görenler de, O’na Allah’ın diledigi kadar anlatırlardı Bir sabah bize yine sordu:
” Sizden bir rüya gören yok mu ?”
Kendisine: “- Bizden kimse bir şey görmedi!” dediler Bunun üzerine:
” Ama ben gördüm” dedi ve anlattı()

Hz Enes (radiyallahu anh) anlatıyor: “Hz Peygamber (aleyhissalatu vesselam)’in şöyle söylediğini isittim:
“Ben bu gece, rü’yamda, kendimi Ukbe İbnu Rafi’in evinde imişim gördüm Orada bana İbnu Tab denen cinsten taze hurma getirildi Ben bu rüyayı şöyle te’vil ettim: “Yükselme dünyada bizimdir, ahirette de hayırlı akıbet bizimdir, dinimiz de tamamlanmıştır”

Hz Aişe (radiyallahu anha) anlatıyor: “Rüyamda hücreme üç ayın düştüğünü gördüm Rüyamı babam Ebu Bekr (radiyallahu anh)’e anlattım Sükut etti, cevap vermedi Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) vefat edip de odama defnedilince babam Ebu Bekr:
“- İşte (rüyanda gördüğün) üç aydan biri ve en hayırlısı!” dedi”

İslam Nedir?

Haziran 23rd, 2012

İslam ne demektir?

* Allah’ın insanlara Peygamberi Hz.Muhammed (s.a.v.) vasıtasıyla gönderdiği son ilahi dinin adıdır.
* Allahü teâlâ’dan başka, ibâdete lâyık ve müstehak mabud olmadığına ve Muhammed aleyhisselâmın Onun dinini bildiren Resulü olduğuna şehadet etmen, Namaz kılman, Zekât vermen, Ramazan-ı şerif ayında oruç tutman veYol için gidip gelmeğe gücün yetiyorsa hac etmendir.
* Allah’a, ondan başka îlâh olmadığına, Hz. Muhammed (s.a.s)’ın Allah’ın kulu ve Resulu olduğuna, Allah’ın meleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığına inanma.
* Allah’a ibadet edip, O’na hiçbir şeyi ortak kılmaman, namazı dosdoğru kılman, farz edilmiş zekâtı vermen, ramazanda oruç tutmandır.
Kaynak: Şamil İslam Ansiklopedisi

Rüyada sevdiği kişiyi görmek

Haziran 23rd, 2012

sevdiğin kişiyi rüyanda görmek
rüyada sevdiğinizi görmek
rüyanda sevdiğin kişiyi görmek

Rüyada görülen sevgili, gerek kız gerek erkek olsun, bekarlar için mutlu bir karşılaşma demektir, güzel bir evliliğe yorumlanır.

Rüyada eski sevgili’yi görmek ise uzun zamandır ödeyemediği bir borçtan dolayı üzüleceğine; evliler için eski sevgiliyi rüyada görmek, aile içerisine olacak hoşnutsuzluğa işarettir.

Rüyada sevgiliyi görmek; güler yüzlü ise ondan güzel bir haber alacağınıza, sinirli ise bir dedikodu yüzünden ufak bir tartışma yaşayacağınıza yorumlanır.

Sevgili ile gezmek; muradınıza ereceğinize, kavga etmek; evleneceğinize işarettir.

Bazen de, rüyada sevgilinizi görmek, sevgilisi olanlar için ayriliga, olmayanlar için yeni bir sevgili edinecegine isarettir.

Tasavvufi Kıssalar

Haziran 23rd, 2012
MÂNEVÎ TERBİYEDE METOD

Şâh-ı Nakşibend Hazretleri, tasavvufta kalbi tasfiye ve nefsi tezkiye hususunda dikkat ettiği incelikleri şöyle beyan buyurmuşlardır:
“- Bizler mürîdi gerekli olduğu tarzda, yâni onun içinde bulunduğu hâle göre terbiye ederiz. Îcâbında cezbe, îcâbında sülûk yolunu tercih ederiz. Biliriz ki, sohbetimize gelenlerin bazılarının gönüllerinde muhabbet tohumu vardır, bazılarında yoktur veya dünyevî ve nefsânî alâkalardan dolayı çürümüştür. İşte bizim vazîfemiz, bu fânî alâkaları temizlemek ve gönle muhabbet tohumu ekmek, ekilmiş olanları da hakîkat zemzemiyle sulayıp yeşerterek mârifetullâh güneşiyle bir ihlâs fidanı hâline getirmektir.
Zikir telkînine gelince, o, bir kimsenin eline çakmak taşı vermek gibidir. Bundan sonraki netice, yâni çakmak taşını çakıp da aşk çırasını tutuşturmak işi, mürîde kalmıştır.”
SÖZÜN ÖZÜ:
Nasıl ki, bedene âit hastalıklar muhtelif ve onların tedâvî yolları da birbirinden farklı ise, rûha ve gönle âit hastalıklar da böyledir. Bu bakımdan firâset ve basîret sahibi Allâh dostları, mânevî terbiyede muhâtablarının durumlarına göre teşhis ve tedâvî yolunu tercih ederler. Kimine İbrâhim bin Edhem’de görüldüğü gibi:
“Tacı ve tahtını terket!” tavsiyesinde bulunurlarken, kimine de Fâtih Sultan Mehmed Han’da olduğu gibi:
“Eğer bu vazifeyi bırakırsan ve senden daha liyâkatlisi de gelmezse, vebâle girersin!” îkâzında bulunarak, irşad ve teveccühlerini onların bulundukları makâmda devam ettirirler.
Kimini su ile, kimini ateşle imtihân ederler. Dolayısıyla nasıl ki, bedenî bir hastalıkla muzdarip kimsenin şifaya kavuşması için tabîbe teslîmiyeti ve verdiği reçeteyi tatbik etmesi zarurî ise, kalbî hastalıklarda da durum aynıdır; hattâ daha hassastır. Zîrâ beden tedâvîsindeki ihmâl, sadece bu dünyaya yönelik bir zarara uğratır; ancak gönül tedâvîsindeki ihmâl ise, ebedî bir hayatı hüsrân eyler.

Ege’de 70 bin ünite kan açığı var

Haziran 22nd, 2012

Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi Bölge Müdürü Dr. Gökay Gök, Ege Bölgesi’nde 70 bin ünite kan açığı olduğunu belirterek, bu açığı kapatabilmek için çalıştıklarını söyledi.

        14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü dolayısıyla Denizli’de kan bağışında bulunan idareciler ödüllendirildi. Kelleci Restaurant’ta düzenlenen plaket törenine Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti Denizli Milletvekilleri Nihat Zeybekci, Mehmet Yüksel, Bilal Uçar, Nurcan Dalbudak, Denizli Valisi Abdülkadir Demir, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Türkiye Kızılay Derneği Ege Bölge Gökhan Gök, Denizli Şube Başkanı Habib Yıldız, Denizli Ticaret Odası(DTO) Başkanı Necdet Özer ve çok sayıda ödül almaya hak kazanan davetli katıldı.

        Törende, gazetecilerin sorularını cevaplandıran Gök, Türk Kızılayı’nın Ege’de, Sağlık Bakanlığı adına yürüttükleri çalışma ve kampanyalar çerçevesinde Manisa, Uşak, Denizli, Aydın, Muğla ve İzmir’deki 155 hastanenin kan ihtiyacını karşıladıklarını ifade etti. Gök; bölgede, yıllık 300 bin ünite kan bağışının gerekli olduğunu 70 bin ünite açık olduğunu dile getirdi.

        Başkan Zolan da kan vermenin önemine değinerek, “Vatana kan vermek ve vatanın üzerinde yaşayan insanlara kan vermek çok önemlidir. Kızılay’da kurum olarak önemli bir görevi yerine getiriyorsunuz. Delikliçınar Meydanı’nda hiçbir araç bulamazsınız. Orada stant bile açtırmıyoruz. Bayramyeri Meydanı’nda da durum böyledir. Sadece ve sadece Kızılay’ın aracı buralarda bulunabilir, kan vermek isteyenlerimize yardım edebilir. Biz de Kızılay için görevimizi ve üzerimize düşen neyse yapmaya devam edeceğiz. Şu andaki Merkez Kızılay binamızda belediyemizce verilen binadır.” dedi.

        AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci de bir kişiyi kurtarmanın bütün insanlığı kurtarmakla eş değer olduğunu ifade ederek, ‘Sizler kan vererek bir kişiyi değil bütün insanlığı kurtardınız. Kızılayımız ise dünyanın her yerinde dalgalanan bayrağımızdır. Pakistan, Hindistan ve diğer tüm ihtiyaç duyulan yerlerde Kızılay’ı görürsünüz. Biz ziyaretlerimizde Kızılay’ı oralarda görünce gurur duyuyoruz. Kızılayımızı bugünlere getiren herkesten Allah razı olsun.” diye konuştu.

        Denizli Valisi Abdülkadir Demir ise Türkiye ve dünyada kimin başı dara düşse yardımına ilk koşan kuruluşların başında Kızılay’ın geldiğini vurgulayarak, “Kızılay, Türkiye’nin gururudur. Ülkemizin ve dünyanın dört köşesinde Kızılay’ın yardım elini görürüz. Denizlimiz ise her işte olduğu gibi Kızılay’a kan bağışlama işinde de öncü bir ilimizdir. Kan veren herkese teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

        Konuşmaların ardından, kan bağışında bulunan kişi, kurum ve kuruluşlarla Kızılay’a çeşitli destekte bulunan kurumlara plaket verildi.

Ramazan ile ilgili resimler

Haziran 22nd, 2012

Ramazan bayramı resimleri, Facebook için ramazan bayramı resimleri, face ramazan resimleri, facebook ramazan bayramı kutlama resimleri,





Resimli ramazan mesajları 2012

Haziran 22nd, 2012

Ramazan mesajları resimli
ramazan ayı mesajları 2012
yeni resimli ramazan mesajları
















Dini Resimler Arkaplan Resimleri

Haziran 22nd, 2012

Dini Resimler Arkaplan Görüntüleri
Dini Resimler Arkaplan Fotoğrafları
Dini Resimler Arkaplanlar

Birbirinden Güzel arkaplan dini resimler sizler burada











Masaüstü İçin Dini Resimler

Haziran 22nd, 2012

Masaüstü İçin Dini Fotoğraflar
Masaüstü İçin Dini Arka Plan Görüntüleri
Masaüstü İçin Dini Fotoğraf Galerisi

En Güzel dini Resimler Masa üstü arkaplan resimleri aradığınız resimler burada sizler için özel hazırlanan bu güzel resimleri hep birlikte inceliyelim iyi günlerde Kullanın












Daha Fazla Masa Üstü Resimleri İçin Aşağıda Verdiğimiz Linke Tıklayınız

Dini Masa Üstü Resimleri

Kabenin İçinin Resimleri

Haziran 22nd, 2012

Kabenin içi resimleri
Kabenin içinin fotoğrafları
Kabe içinin resimleri

Kabe Kabenin İçi Resimleri

Haziran 22nd, 2012

Kabe içinin resimleri
Kabenin içi fotoğrafları
Kabe resimleri, Kabenin içi

Kabenin içi:

Peygamber Efendimizin Hadisleri Resimli

Haziran 22nd, 2012

peygamber efendimizin hadisi şerifleri
resimli peygamberimizin hadisleri,
efendimizin hadisleri resimli

Peygamber Efendimizin Hadisleri mübarek birbirinden değerli hadis-i şerifleri Resimli

kerbelada kan ağlayan ağaç resimleri

Haziran 22nd, 2012

kerbelada kan ağlayan ağaç hikayesi
kerbelada kan ağlayan ağaç foto

kerbelada kan ağlayan ağaç resimleri

Hüseyin oğlunu gömdükten sonra tekrar düşmanın karşısına çıktı ve onları teslim olmaya davet etti. Birebir savaşta çok fazla kayıp veren Ömer bin Sa’d’ın ordusu Şimr bin Zi’l Cevşen’in emriyle toplu hücuma geçti ve her taraftan ok ve mızraklar Hüseyin’in üzerine yağmaya başladı. Sinan bin Enes en-Nehai veya Şimr bin Zi’l Cevşen kafasını kılıçla keserek Hüseyin’i öldürdü. Kafası mızrağa takıldı ve herkese gösterildi. Üzerindeki değerli eşyalar alındı ve yarı çıplak bırakıldı.

Ve günden beri ağaç hala kan aglamaktadir.Cunku Hz.hüseyine en yakin agac buydu.

Ağaç Secde Ediyor !

Haziran 22nd, 2012

Ağaç Secde Ediyor !
secde eden Ağaç

2012 Mevlid Kandili ile ilgili resimler

Haziran 22nd, 2012

2012 Mevlid Kandili resimleri,
2012 Mevlid Kandili ile ilgili kartlar,

Peygamber efendimizin doğduğu gece öyle kutlu bir gecedir ki bazı alimler Kadir gecesinden dahi daha hayırlı olduğunu söyler.Bu mübarek gecede günahlarımız için af dilemeli bol bol salavat getirmeliyiz.2012 Mevlid kandiliniz mübarek olsun..

2012 Mevlid Kandili resimli kartları