Gürsel Tekin neden istifa etti

CHP Genel Başkan Yardımcısı neden istifa etti?

Gürsel Tekin istifası

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in dün sabah saatlerinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun masasına “İstifa” dilekçesini koyduğu CHP kulislerine düştü.

örüşmede Tekin’in MYK’daki bazı isimler ile son dönemde il kongrelerinde ismi geçen bazı partililere yönelik eleştirilerde bulunarak “Ben onlarla aynı MYK’da bulunmayı, aynı yönetim anlayışıyla hareket etmeyi kabullenemiyorum” diyerek istifa dilekçesini Kılıçdaroğlu’na sunduğu ileri sürüldü. Kılıçdaroğlu’nun ise istifayı kabul etmediği belirtiliyor.

Facebookda resimler kayboldu

Facebookdaki resimler nerede?

Facebook’a kullanıcılar tarafından yüklenmiş resimlerin bir kısmı bir anda kayboldu.

Facebook’u yakından takip edenler, siteye kullanıcılar tarafından yüklenmiş olan resimlerin bir kısmının bir anda kaybolduğu ve yerine bir soru işareti simgesi geldiğini çoktan fark etmişlerdir. Facebook bir açıklama yaparak milyonlarca kullanıcının yüklemiş olduğu sayısız fotoğrafın %10 ile %15 arasında bir kısmının yaşanan bir teknik problem yüzünden zarar gördüğünü doğruladı.

Facebook adına açıklamayı yapan Evan Priestley tam olarak sorunun kaynağının henüz anlaşılamadığını ifade etti. Buna rağmen kullanıcıların endişelenmemeleri gerektiğini, çünkü pek çok sebepten dolayı tüm içeriğin zaten yedeklendiğini de ekledi. Kaybolan içeriğin geri yüklenmesi işleminin ise çok sayıda dokümanın yüklenmesi gerektiği için biraz uzun sürecek. [Hurriyetim.com.tr]

Acıyorum…

Ne güzeldi yaşadıklarımız,
Kor ateşiyle başlamıştı aşkımız,
Gelişti büyüdü, koskoca oluverdi,
Birbirimize olan sevgimiz.

Olgunlaştı, yeşerdi,
Hatırlar mısın verdiğim Gülleri,
Aldığında, beni çekercesine koklamanı,
Unutulmayacak öpücüğünü.

Hala dudak izlerin var,
Ne oldu bize sevgilim,
Döktüğün bir kova su söndürdü,
Yok etti, kor aleviyle başlayan aşkımızı.

Sorguluyorum kendimce,
Hadi bırak aşkımızı, dost kalalım,
Arkadaşça devam etsin,
Onu da yapmıyorsun, üzülüyorum,
Geride bıraktığın harap kalp.

Sana değil, kendime acıyorum.

Sami Arlan…

Gülümser ; Yunus YAŞAR

Yanı başlı bir sevda
Kuşkulu bir bekleyişle hükümlü
Gel desen bütün korkunç yargılar susacak
Katmerli günahlarda ezilecek zaman
Gel desen
Aşk anımsanmaz oysa
Yaşanır tıpkı şiirler gibi
Hep sen yüklü bir şarkı çalar kapımı ıslak akşamlarda
Kıskaç kıskaç daralır boğazımda gir diyemem
Yatılı bir yokluğun kalır içimde
Buruk ve sancılı
Sabah sabah sana bir şey söyleyeyimmi
Ben,ben oldum olası bir seni sevdim
Karaçam gözlerinin iz düşümü tam ortasında yüreğimin
Sevgilerim büyük olurdu
Evreni sığmazdı hasretliğim
Gel dinle beni
Ayrılığa yumukla yakınlaş biraz
Bir ilkindi sofrası dudaklarım sana kurudu
Tüm yargıları unut
Gel vede parçala yalnızlığı

Yoksa yoksa gelme dicem
Hep aynalarda kal dicem gülümser
Tutki usuma perçinlemişim seni
En ağır sevgilerle
Bakışların gözlerime günışığı neylersin
Bir şiirsin dilimde söküp atamadığım
En unuttuğum anda bile alıp başıma kaçışım sana
Kınadılar beni,kınadılar beni
Küfr etti anam doğurduğuna küfr etti

Yoksa yoksa gelme dicem
Hep böyle aynalarda kal dicem gülümser
Tutki otuz tonluk kantarlar tartmıyorlar yalnızlığımı
En sevdiğim antalyaya tokatlıyor ağıtları poyratça
Piri reis vapuruna yüklendi bu akşam liman dolusu umutlarım
Mersin açıklarında olacak sabaha
Seni arıyacak ve ben otel bonjurda gözlerini desenliycem duvarlara
Bakışlarında bir ikinci baharı yazacak takvimler
Yüreğimde, yüreğimde öyle büyüdükü hasretin ağrı dağı kadar

Öyle deme yar unutmak ne mümkün
Gözleri bağlı dolap atları gibi döndü durdu yokluğun
Dur diyen yok bilen yok gitti gelmez trenlerindeydi yetişini
Ogün bugündür küstümdü sokaklara kala kaldım kan bulanmış kuytularda
Yalnızlıklar bana ben sana aşina
Bir türlü alışamadım yok oluşuna

Haberin ola haberin ola
Beklentiler bulvarında sana deyin ne varsa silip süpürdü zaman
Bir bostan korkuluğu bedenim kaldı yitiversen devrilir
Bu yirminci şiir serkin tahta tabaklara işlemişim
Süzme balı dudaklarından taşan tüm anaçutkuları
Konya kaşıklarında asılı adı konmamaış sevdaların yaşmağa
Tüm güneyim tanığımdır
On şiir yazsam dokuzu seni anlatır

Kim ne derse desin
Adresimdir yüreğin
Herkes bilsin istiyorum
Sevmenin böylesini
Yoksa yoksa gelme dicem
Hep böyle kal dicem aynalarda gülümser
Tutki yüreğimi zor zapediyorum yokluğunda
Ellerine kavuşmasam bir bıçak kesimi kalıyorum zamanla
Bazen gelirsin düşlerime
Aynalara düşerdi güzelliğin safinaz
Bütün günahlarını kabulleniyorum Uzaktanda olsa
Gül biraz, gül biraz

Y.Sultan Selim Şiiri 2

Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek
Giryemi füzun eşkımı hun etti felek
Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

Günümüz Türkçesi:

Bilmem ki gözlerime felek nasıl bir büyü yaptı ki
Gözümü kan içinde bıraktı, askımı artırdı
Benim pençemin( gücümün) korkusundan arslanlar(bile) titrerken
Felek beni bir ahu gözlüye esir etti.

Bu şiirin neden yazıldığında dair hikaye için TIKLAYIN>>>

Babacığım O Mübarek Elini Öpeyim. ( Şehit Çocuğunun Babalar Günü.)

Öyle bir zamanda bırakıp gittin ki bizi.
Arayıp sormadın bile.
Hayal meyal hatırlıyorum güzel yüzünü.
4-5 yaşlarında var yoktum. Her kez akşam olunca babasını karşılardı kapılarda.
Ablam la ben camın önünde beklerdik gelmeyen babamızı.

Anlatırdı çocuklar okulda babam bize yardım etti. Beraber ödevlerimizi yaptık hafta sonu gezmeye gideceğiz. Ya da babamız bize çok kızdı derlerdi. Yoktu ki babamız bize kızsın.
Sevemez olmuştum bayramları seyranları. Baba olmayınca bir anlamı yok ki. Sabah erken kalkmaya güzel giyinmeye hem saten bir annem vardı el öpülecek. Olsa idin birde sen. Her bayramda bir balon isterdim. Başka da hiçbir şey.

Bak baba karnemi de aldım. 5.sınıfa geçtim hem de takdirle. Öğretmenim de bir kalem hediye etti. En güzel en içten duygularını bu kalemle yazarsın diye. Senden başka kimsem yok ki duygularımı yazacağım. Anne’me ablama zaten söylüyorum.

Her gün şehitliğin önünden geçiyorum okula giderken. Bu babalar gününde bari gel hiç olmazsa rüyama. O mübarek elini öpeyim.
BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN…

16-06-2010
Yılmaz BARITLI