Posts Tagged ‘nato’

ABD’den İsrail’e Türkiye darbesi

Cuma, Haziran 29th, 2012

ABD’nin tüm istihbarat birimlerinin başı konumundaki Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi’nin (ODNI) Senato’dan, İsrail ile ABD arasındaki güvenlik anlaşmasından “uydu istihbaratında işbirliği” ifadesinin kaldırılmasını istediği basına sızdı.

Yahudi lobisi, bu ifadenin NATO füze kalkanı kapsamında Malatya’ya yerleştirilen radarın topladığı bilgilerin İsrail ile paylaşılmasını engellemek için kaldırıldığını söyleyerek tepki gösterdi. Mayıs ayında imzalanan ‘ABD-İsrail Geliştirilmiş Güvenlik İşbirliği Anlaşması’nda “Uydu istihbaratı da dahil, halihazırda yakın olan istihbarat işbirliğinin geliştirilmesi” maddesi yer alıyordu. ODNI, “uydu istihbaratı da dahil” ifadesinin kaldırılmasını istedi. ABD’deki Yahudi lobisi, Ankara’nın radarın Malatya’ya yerleştirilmesi için toplanan verilerin İsrail ile paylaşılmaması şartını koyduğunu hatırlatarak değişiklik talebinin Türkiye için yapıldığını savundu. Jewish Policy Center direktörü Shoshana Bryen “Bu, Obama hükümetinin İsrail’in bölge ilişkilerinde ortağı olmasını istemediğini açıkça göstermesinin son örneği oldu. Bunların çoğu Türkiye’nin isteklerine göre yapılıyor” dedi.

NATO, Türkiye için ‘savaşamam’ der mi?

Perşembe, Haziran 28th, 2012

Özlem Akarsu Çelik’in röportajı

Emekli Org. Edip Başer, 2006’da, Terörle Mücadele Koordinatörü olarak atanmış, görevde olduğu süre boyunca Amerika’yı terörle mücadeleye yeterince destek vermemekle eleştirmiş ve ‘PKK’yı muhatap alan bir misyonun parçası olmam’ demişti. Görevden alınan Dr. Başer, halen Yeditepe Üniversitesi’nin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nün müdürü. NATO’da İstihbarat Daire Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapan tecrübeli isim, Suriye’nin Türk jetini vurmakla düşmanca davrandığını söylerken Hükümet’in Suriye politikasını da diplomatik dille eleştirdi.

KISA SÜRELİ İHLAL NORMAL

– Hükümetin Suriye politikasını başından beri çok sert bulanlara katılıyor musunuz?
Uçak olayı sonrasındaki sertleşmeyi haklı bulmamak mümkün değil. Ondan önceki süreçte, Suriye yönetimini tahrik edecek nitelikteki beyanlar ve hatta uçak olayında bu sert tavırların etkili olabileceğinden de söz edilebilir.   

– Suriye neden bir Türk savaş uçağını vurdu?
Ortadoğu, Osmanlı sonrası başta ABD, batılı güçler ile Rusya arasında hakimiyet kurma yarışının sahnesi oldu. Bugün Suriye ve birçok ülkede olup bitenler bu çok taraflı oyunun parçası. Suriye ile Türkiye arasında hiçbir zaman karşılıklı ‘güven’ hakim olmamıştır. Kısa süreli hava sahası ihlalleri her yerde olur. Bağışlanması mümkün olmayan husus, uyarıda bulunulmadan uçağın hedef alınması. Düşmanca bir hareket söz konusu.

– Türkiye krizi doğru yönetiyor mu?
Ciddi bir devletin yöneticilerinden kriz durumlarında olayı kabullenmiş görüntüsü vermemenin yanında, sağduyulu hareket etmesi beklenir. Bir çatışmanın bölgeye yayılma olasılığıyla getireceği kazanç ve kayıplar iyi hesaplanmalı. Aslında bu hesapların şimdiye kadar ilişkilerin gerginleşmesi sürecinde olasılık planlaması içinde yapılmış olması gerekir.

– NATO, Türkiye için Suriye ile savaşır mı?
İttifakın, bölgede bir çatışmanın tarafı olmasına karar verme anı geldiğinde üyeler içinden durumu farklı değerlendirenler çıkabilir. Suriye’ye yönelik NATO harekatının bölgede başka çatışmalara da kapı açabileceği olasılığı ileri sürebilirler. Suriye’nin bir şekilde cezalandırılması ABD’nin de isteği olması bu endişeyi gereksiz kılabilir. Buna rağmen NATO’nun ‘Türkiye için Suriye ile savaşmam’ demesi, ittifakın kendini inkarı olur, tartışılır hale gelir. Türkiye’nin güvenliği açısından NATO güvencesi sona ermiş sayılır.   

– Suriye ile ilişkilerin bu noktaya gelmesi PKK’ya nasıl yansır?
Eylemlerini artırmak, Suriye’ye yönelik görev alan Türk güvenlik güçlerinin geri bölgesini tehdit misyonu üstlenebilir. Akıl hocaları tarafından, Türkiye’nin zayıf düşürülmesinin pazarlık gücünü artıracağı hesaplanabilir. Suriye için istihbarat elemanı olarak işlev görebilir.

– Zana’nın, ‘Kürt sorununu Başbakan çözer’ sözünün arkasında, Kuzey Irak yönetimi-ABD-Türkiye arasında varılan yeni bir mutabakatın olduğu konuşuldu. Yeni bir döneme mi girildi?
Önceki beyanlarına baktığımızda bölünmeyi hedefleyen çözümlerden söz ettiğini görürüz. Bu beyandan, terör sorununun çözümünde yeni bir döneme girildiğini söylemek mümkün değil. Barzani’nin duruşunu ABD yönetiminin belirlediği bilinmeyen bir husus değil. Daha önce varılan hangi mutabakata sadık kalmışlar ki buna uysunlar? Suriye’deki sürece yönelik ABD planlarının parçası olabilir. Sanki, ‘Ben terörle mücadelende sana yardım ediyorum. Sen de Suriye’ye yönelik politikamda yanımda ol’ diyor.    

– PKK’nın varlığını sona erdirmek için Barzani’den medet ummak gerçekçi mi?
Olmayacağının, bunca zamandır Irak’ın kuzeyinde yerleşik terör örgütüne lojistik destek sağlamayı sürdürdüğünün, yıllar önce devlet yetkililerine anlatıldığını anımsıyorum.  

– Kamuoyunda, ABD’nin PKK ile mücadelede verdiği desteğe dair ciddi kuşkular var?
ABD yönetimleri, yapabileceklerinin çok az kısmını yapmaktadırlar. Beklentimiz, Irak’ın Kuzeyi’ndeki bölgesel yönetimin, örgütün lojistik destek kanallarının kesilmesini sağlaması, AB ülkeleri üzerindeki nüfuzunu kullanarak PKK terör örgütüne para akışının kesilmesinin sağlanmasıydı. Kuşkuları paylaşıyorum.

– Öcalan’a ev hapsi çözüme katkı sağlar mı?
Bu, devlete karşı bir tür şantaj uygulaması. Barzani’nin dağıttığı yıllık almanaktaki Kürdistan haritasında, Bakü-Ceyhan petrol boru hattının geçtiği güzergah sınır çizgisi olarak belirtilmiş; Kars, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri’nin doğu bölümü, Adana ve İçel Türk vatandaşlarının pasaportla gidebileceği bölge içinde kalıyor. PKK ve siyasi uzantısı rolünü oynayanların hedefledikleri çizgi burasıdır.

TARTIŞTIM, GÖREVDEN ALINDIM

–  Koordinatörlük’ten alındığınızda Başbakanlık açıklamasında, ‘Konuyla ilgili bazı beyanatlarının çalışmaları olumsuz yönde etkileyeceği göz önünde bulundurularak görevinin sona erdirilmesi uygun görülmüştür’ denilmişti…
Bir siyasi makam sahibiyle  tartışma sonucu görevden alındım. Başka bir konu ile ilgiliydi. (Başer’in, o dönem Die Welt’e verdiği mülakattaki AK Parti iktidarına yönelik eleştirileri nedeniyle dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’le tartıştığı öne sürülmüştü) Tartışma sonunda, ABD’den son olarak istediğimiz üç hususun 15 günde yerine getirilmemesi halinde görevi bırakacağımı ilgili şahsiyete bildirmiştim.

Uludere doğru anlatılmalıydı

–  34 sivilin hayatını kaybettiği Uludere’de kim sorumlu?
Devletimizin bazı gerçekleri halkımıza zamanında ve doğru olarak anlatmaması, olayın bölücü örgüt ve yandaşları tarafından kullanılmasına yol açmıştır. O bölge terör örgütünün, ülkeye giriş için kullandıkları bir güzergahı içeriyor. Sınıra doğru ilerleyen 30-40 kişilik bir grup ile ilgili bilgi gelmiş. Zaman kaybetme lüksünüz yok.

28 Şubat darbe değil

– Genelkurmay eski Başkanı İ. H. Karadayı, Çevik Bir’in Sincan’da tankların yürümesi için söylediği ‘Balans ayarı yaptık’ sözünü ‘boşboğazlık’,  28 Şubat için kullanılan ‘postmodern darbe’ sözünü ise ‘aptalca’ olarak değerlendirdi?
28 Şubat’ta MGK’da alınan kararları darbe ya da post modern darbe olarak nitelemek gülünç. Bu toplantıda yoğun tartışmaların yaşandığı, kurul üyesi komutanların hükümete eleştirilerde bulundukları açıklanmıştır. Bunlar, kurulun çalışma yöntemleri içinde doğal işler olarak görülmeli. Ülkenin ulusal güvenliğiyle ilgili konular tartışılıyor. Tankların yürüyüşüyle ilgili beyanı, anında dile geldiği gibi söylenmiş bir söz. Sayın Demirel’in söyledikleri en güzel açıklama; kurul kararları hükümet tarafından da onaylanmış ve uygulanması için gereği yapılmıştır.

Akşam

İran TV’sinden şoke edecek Türkiye yorumu

Perşembe, Haziran 28th, 2012

İran televizyonu Press TV, Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesine ilişkin, “F4’ün düşürülmesi, Suriye savaşı için Türk-ABD komplosudur” görüşünü ileri sürerken, Türk uçağının düşürülmesinin, Suriye’nin eyleminin değil NATO’nun saldırganlığının bir sonucu olduğunu iddia etti.

İran medyası, Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi hakkında birçok yoruma yer verdi. Press TV, “F4’ün düşürülmesi, Suriye savaşı için Türk-ABD komplosudur” görüşünü ileri sürerken, Türk uçağının düşürülmesi Suriye’nin eyleminin değil NATO’nun saldırganlığının bir sonucu olduğunu savundu. İran Devlet Televizyonu Press TV, “F4’ün düşürülmesi Suriye savaşı için Türk-ABD komplosudur” iddiasında bulunduğu haberinde, “Bu bir Amerikan geleneği. Büyük yalanlar, savaşları başlatır” savlarına yer vererek, iki Türk uçağının 22 Haziran’da provokatif bir şekilde Suriye hava sahasına alçaktan ve hızlı olarak girdiğini ileri sürdü. Press TV, “Uçaklar muhtemelen Suriye’nin savunma sistemlerini test ediyordu ya da başka tepkileri ölçüyorlardı. Bu düşmanca bir niyeti gösterdi. Bir karşılık istiyordu ve aldı” yorumunu yaptı. Bir başka yorumda ise Press TV, Türk uçağının düşürülmesinin Suriye’nin eyleminin değil NATO’nun saldırganlığının bir sonucu olduğunu ileri sürerek, “Başbakan Erdoğan’ın tepkisi, özellikle NATO’nun küçümseyen çifte standartlarını ve ahlaki iflasını aydınlatıyor” iddiasında bulundu.

(ANKA)

 

Rusya’dan NATO’ya Suriye için uyarı

Salı, Haziran 26th, 2012

Rusya Disisleri Bakan Yardımcısı Aleksandır Gruşko, NATO’nun Suriye konusundaki gerginliği daha da artıracak ve 16 aydır devam eden krizin çözümü için harcanan uluslararası çabanın altını dinamitleyecek bir adım atmamasını umut ettiklerini söyledi.

Rusya’dan NATO’ya Suriye uyarısı

Salı, Haziran 26th, 2012

Suriye’nin Türk savaş uçağını düşürmesinin ardından sessizliğini koruyan Moskova’dan ilk açıklama Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko’dan geldi. Rus yetkili uzun süredir Suriye’de barışın sağlanması için ortaya konan çabaların sonuçsuz kalmasına ve tansiyonun yükselmesine neden olacak adımların atılmamasını istedi.

Ria Novosti haber ajansına açıklamada bulunan Gruşko, Türkiye’nin NATO’ya 4. Madde başvurusunun bölgede gerginliğin artmasına neden olması açısından alarm verici olduğu uyarısı yaptı.

Krizin çözülmesinde kontrolün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde olması gerektiğini savunan Gruşko, uluslar arası toplumun Suriye’de siyasi bir çözüm bulunması için her türlü çabayı ortaya koyması gerektiğini vurguladı.

NATO Daimi Temsilcisi olarak görevlendirilmesi beklenen Gruşko, “Türkiye’nin NATO’ya 4. Madde çerçevesinde başvurması Suriye çevresinde durumun alarm verici bir senaryonun işareti anlamına geliyor” dedi.

Bölgede sorunun çözümü için uluslar arası toplumun tüm tarafların müzakere masasına oturması için çabalarını sürdürmesi gerektiğine değinen Rus yetkili, “Olumsuz senaryoların gerçekleşmesine neden olacak herhangi bir adım atılmamasını bekliyoruz.” çağrısı yaptı.

Viyana’da “Güvenlik Günleri” adlı konferansın konuşmacı olarak katılan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı, Suriye’nin Türk uçağını düşürmesi ile ilgili herhangi bir eleştiri ya da kınamada bulunmadı.

Ortadoğu ziyareti çerçevesinde İsrail’da bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Başbakan Dmitri Medvedev’de düşen uçakla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile bir telefon görüşmesi yaptığı bilinirken, Rus basınında açıklama yapan uzmanların, NATO’nun müdahalesine bir fırsat oluşturulmaya çalışıldığı yönünde Türkiye’yi suçlayıcı açıklamalar yapması dikkat çekiyor.

İngiliz basınından intikam tamtamları!

Pazartesi, Haziran 25th, 2012

İngiltere’de yayımlanan Daily Star, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “gereken her şeyin yapılacağı” açıklamasına dikkat çekerek “Türkiye’nin savaş uçaklarından birinin düşürülmesi ardından intikam sözü vermesinden sonra İngiliz savaş uçakları, Suriye’ye bir saldırı düzenlemek için hazır bekliyor” diye yazdı.

Haberde böylece, Türkiye tarafından Suriye’ye karşı bir operasyon gerçekleştirilmesi halinde İngiliz savaş uçaklarının NATO müttefikini destek amacıyla Suriye’ye yönelik bir hava baskınında yer alabilecekleri vurgulandı.

Türkiye ve Suriye’nin bir zamanlar “müttefik” olduklarını, ancak Türkiye’nin artık Suriye’nin “zalim rejimini” en çok eleştirenlerden biri haline geldiğine dikkat çeken gazete şu yorumu da yaptı: “Eğer Türkiye kuvvete başvurarak misilleme yapmaya karar verirse İngiltere ve ABD dahil, başka NATO güçleri, onları desteklemesi ve Suriye’ye saldırıya katılması yönünde baskı altına girer.”

Ülkelerden Suriye’ye tepki açıklaması

Pazar, Haziran 24th, 2012

AMERİKA

Amerikan Dışişleri Bakanlığı’ndan, Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi konusunda açıklama geldi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Konu henüz NATO’nun gündemine getirilmedi. Şu noktada tüm gelişmeleri izliyoruz, Türkiye’nin açıklama yapması daha doğru. Talep olursa arama çalışmalarına katılırız” dedi.

İNGİLTERE

İngiltere Dışişleri Bakanlığı olayla ilgili ciddi şekilde endişeli olduklarını, konunun BM gündemine gelmesini desteklediklerini açıkladı. İngiltere Dışişleri Bakanı Willam Hague, Türk askeri uçağının düşürülmesini kınayarak, olaydan “ciddi biçimde” kaygı duyduklarını bildirdi.

Hague yaptığı açıklamada, “Bu ölçüsüz eylemin, Suriye rejiminin ne kadar ileri gittiğini gösterdiğini” belirterek, “Suriye’nin bu davranışından sorumlu tutulacağını ve ülkesinin BM Güvenlik Konseyi’nde güçlü bir eyleme destek vermeye hazır olduğunu” kaydetti.

William Hague dün ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile konuşmuş ve sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki resmi hesabında, “Desteğimi iletmek ve Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili endişemi ifade etmek için Türk Dışişleri Bakanıyla konuştum” diye yazmıştı.

İRAN

Olayla ilgili diğer ülkelerin açıklamaları ise şöyle: İRAN İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Suriye’nin Türk jetini düşürmesinin ardından her iki ülkeye itidal çağrısı yaptı. Dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile telefonda görüşen Salihi, iki tarafın meseleyi barışçıl şekilde çözerek bölgesel istikrarı koruyacaklarını umduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamada, görşmeyle ilgili başka bir ayrıntıya yer verilmedi.

ALMANYA

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Hatay’ın güneybatısında Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak, endişe içinde olduğunu söyledi. Westerwelle, Bangladeş’in başkenti Dakka ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, olayın tam olarak araştırılmasını isteyerek, ”Büyük endişe içerisindeyim. Zaten gergin olan bir durumun daha fazla tırmanmaması için her şeyin yapılması lazım” dedi.

RUSYA

Suriye krizinde en kritik aktörlerden birisi olan Rusya’dan henüz olayla ilgili resmi bir açıklama yok. Suriye’ye yönelik atılacak uluslararası adımlar karşısında Rusya sürekli tampon ülke rolünü oynuyor.

Öte yandan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, olayla ilgili tüm detayları Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’a telefonla aktardı.

İTALYA

SURİYE’nin, Türk keşif uçağını düşürmesi, uluslararası arenada tepki görmeye devam ediyor. İtalya Dışişleri Bakanı Giulio Terzi bu olayı kınarken, Salı günkü NATO toplantısında, İtalya olarak Türkiye’nin yanında yer alacaklarını açıkladı. İtalya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan ve “Türk keşif uçağının, Suriye uçaksavarları tarafından düşürülmesiyle ilgili açıklama” başlığını taşıyan açıklamada, “Esad rejimi tarafından gerçekleştirilen bu eylem, ciddi ve kabul edilemez bir eylemdir” denildi. Açıklama, “Bakan Giulio Terzi, Akdeniz semaları üzerinde zararsız bir uçuş gerçekleştiren Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçağın, Suriye uçaksavarları tarafından düşürülmesini güçlü bir şekilde kınarken, kızgınlığını da ortaya koymaktadır” dendi.

Açıklamada, Salı günü 4. maddenin ele alınacağı NATO Konseyi toplantısında, İtalya’nın aktif rol alacağı da ifade edildi. Bakan Terzi ayrıca bu vesileyle, halkına karşı uyguladığı insanlık dışı muamelenin tahammül edilemez boyutlara vardığını belirterek, Annan planının uygulanmasındaki başarısızlıktan, ülkede süregelen şiddetten ve orada bulunan gözlemcilerin çalışmalarını imkansız kılmaktan sorumlu tuttuğu Şam rejimini de kınadığını ekledi.

Koordinatlar için NATO devreye girebilir

Pazar, Haziran 24th, 2012

NATO Sözleşmesi’nin 4. maddesi, “Taraflardan herhangi biri, taraflardan birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğü zaman, tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklardır” ifadesini içeriyor. Sözleşmenin 5. maddesi ise “Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası’nın 51. maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerler ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır” ifadesini içeriyor.