Fitch’in raporundaki kırılganlık Türkiye’ye yapıştı

Haziran 28th, 2012

Fitch’in bu yorumu Euro Bölgesi borç krizinin gelişmekte olan Avrupa ülkelerine etkisi başlıklı raporda yer aldı.

Raporda cari açığın bu yıl 61 milyar dolar, yani gayrı safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 7.7’si seviyesinde gerçekleşmesi beklendiği ifade edilirken, “Açığın büyük kısmı kısa vadeli borçlanma ve portföy girişleriyle finanse ediliyor, bu da (Türkiye’yi) Euro Bölgesi’ndeki iniş ve çıkışlar karşısında kırılgan hale getiriyor” denildi.

Bankalar riski makul ölçtüğünü kanıtlayacak!

Haziran 28th, 2012

Bankalar, Risk Ölçüm Modelinin, riskleri makul bir doğrulukla ölçüldüğüne kanıt teşkil edecek tarihsel kayıtlara sahip olacak.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Risk Ölçüm Modelleri ile Piyasa Riskinin Hesaplanmasına ve Risk Ölçüm Modellerinin Değerlendirilmesine İlişkin Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bankaların piyasa riskinin hesaplanmasında kullanacakları risk ölçüm modellerine ilişkin standartlar ile risk ölçüm modellerinin değerlendirilmesine ve risk ölçüm modelleri ile piyasa riskinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esasların belirlemesinin amaçlandığı tebliğle, bankanın Risk Ölçüm Modelinin riskleri makul bir doğrulukla ölçtüğüne kanıt teşkil edecek tarihsel kayıtlara sahip olması gerekecek.

Bankanın risk yönetim sisteminin işleyişiyle ilgili içsel politikalarının ve bu politikalara ilişkin uygulama usullerinin yazılı olarak belirlenmesi istenirken, bankanın yönetim kurulu ve üst yönetiminin de risk yönetimi sürecinde aktif rol alması gerekecek.

6 Türk bankası Suudi kuruluşla anlaşma imzaladı

Haziran 28th, 2012

Aktif Bank, Bank Asya, Denizbank, KuveytTürk, Şekerbank ve Türkiye Finans’ın katıldığı Finansman Anlaşması imza töreni öncesinde konuşan Türk-Suudi İş Konseyi Başkan Yardımcısı Didar Sevdil Yıldırım, anlaşma ile birlikte programa üye finansal kurumlara müşterilerinin Suudi Arabistan’dan petrol dışı ürünleri kapsayan ithalatları için ithalatçılara 3 yıla varan vadelerle ucuz finansman imkanı sunulacağını söyledi.

Yıldırım, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ticaretin, ekonomik ve finansal işlemlerin geliştirilmesini istediklerini belirterek, şöyle devam etti:

”Türk bankalarına Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın finansmanında kredi imkanı yaratılması olumlu bir gelişme. İki yönlü devam edecek bu. Karşılıklı ihracat umarız bundan olumlu yönde etkilenir. İki yönlü trafik birbirini besleyecektir diye umut ediyoruz. Biz ilk adımı attık, eminim bu anlaşmaya katılım daha da artacaktır.

Suudi Arabistan’dan yapılacak ithalatın finansmanında da bir fonlama imkanı sağlayacağı için Suudi Arabistan’dan ithalatı kolaylaştıracaktır. Türk bankalarının bölgedeki faaliyetlerine de bir zemin oluşturacak. Özetle Suudi Arabistan’dan ithalat yapan Türk müşterilere vade imkanı sağlayan bir anlaşma. Onlar da kendi ihracatçılarını desteklemiş oluyor.”

”Anlaşma, ticaretin artırılmasına hizmet edecek”

SEP Genel Direktörü, Ahmed Al-Ghannam, imzalanan anlaşmanın iki tarafın da kazanacağı bir anlaşma olduğunu ifade ederek, Türk bankalarıyla SEP’in arasında imzalanan anlaşmanın iki ülke arasında yeni işbirliklerine imkan sağlayacağını söyledi.

Al-Ghannam, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmindeki mevcut kapasitenin gerçek potansiyeli yansıtmadığını belirterek, yapılan analaşmanın her iki ülke arasındaki ticaretin artırılmasına hizmet edeceğini ve bunu besleyeceğini dile getirdi.

Anlaşmanın Suudi Arabistan’dan yapılan ihracatı kredilendirmede imkanı vereceğini vurgulayan Al-Ghannam, ”Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye yapılacak ihracatın finansmanında kullanılacak. Bu aynı zamanda Türkiye’nin Suudi Arabistan’dan yaptığı ithalat için de kullanılacak anlamına geliyor. Türk bankalarına spesifik faydası şu; kaliteli ve çok iyi koşullardaki Suudi ürünlerini ithal etmek isteyen Türk firmalarının kredi edinme faaliyetlerini artıracak. Aynı zamanda ithalatta fonlama imkanı sağlayacak” diye konuştu.

Ahmed Al-Ghannam, SEP’in kuruluş amacının Suudi Arabistan’ın petrol dışı ihracat kalemlerini çeşitlendirerek, ekonominin petrole dayalı bağımlılığını azaltmak, bu sayede gayrisafi yurtiçi hasılaya katkıda bulunmak olduğunu vurgulayarak, SEP’in hedefleri arasında Suudi ihracatçılara ihtiyaç duydukları fonlama, garanti/sigorta hizmetlerini sunarak rekabet güçlerinin artmasına destek olmanın ve uluslararası ticarette karşılaşabilecekleri riskleri en aza indirmelerine olanak sağlayarak ulusal endüstrinin gelişmesine katkıda bulunmanın da yer aldığını kaydetti.

Kadir Topbaş: İbre İstanbul’a döndü

Haziran 28th, 2012

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul’un, altyapı ve gelecekteki vizyon projeleriyle yatırımcıların dikkatini çektiğini belirterek, “Arap ve İslam aleminden, Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinden, İstanbul’a yatırım hareketliliği var. Özellikle Kanal İstanbul projesi büyük cazibe oluşturuyor” dedi.

Özellikle Arap ve İslam alemindeki ülkelerin Türkiye’nin gücününün etrafında bir araya gelmeyi arzu ettiğini kaydeden Topbaş, bu ülkelerin özellikle yakın ilişkiler içerisinde Türkiye ve İstanbul’da devreye girmeye çalıştıklarını anlattı. Topbaş, yabancılara gayri menkul edinme hakkı getirilmesiyle İstanbul’a yatırımların daha da artacağına inandığını kaydederek, özellikle Arap ve İslam ülkelerinin büyük yatırımcı ve iş adamlarının, İstanbul’un şu anki ekonomik gücünün farkında olduğunu söyledi.

Kadir Topbaş, konumu itibariyle dünyanın her tarafındaki ülkelerle mesai saatleri içinde irtibat kurma imkanı bulunanİstanbul’un merkezilik özelliği olduğunu vurgulayarak, İstanbul’un, finans kenti olma yolundaki adımları ile Dünya EkonomikForumu gibi dünyanın en büyük kongrelerine ev sahipliği yapmasının, bölgedeadım adım ekonomide etkin hale dönüşmesine neden olduğunu anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, sermaye sahipleri ve yatırımcıların, ekonomik hareketliliğin olduğu yerleri daha cazip gördüklerine dikkati çekerek, “Dünyanın birçok gayri menkul yatırımcısı da bununla ilgili değerlendirmelerde İstanbul’u en doğru yatırım alanı olarak görmekte. İstanbul alt yapı ve gelecekteki vizyon projeleriyle yatırımcıların dikkatini çekiyor. Özellikle Kanal İstanbul, İki Şehir gibi büyük yatırımlar sayesinde İstanbul’da çok daha fazla ekonomik hareketlilik yaşanacak. Özellikle Arap dünyası İstanbul’u tercih ediyor” dedi.

“Kanal İstanbul projesi büyük bir cazibe oluşturuyor” Yabancı sermaye konusunda belediyenin bütün yatırımcılara açık olduğunu ifade eden Topbaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Yatırımlarla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman dile getirdiği teşviklerden dolayı İstanbul’un ciddi bir cazibesi oluştu. Arap ve İslam aleminden, Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinden İstanbul’a bir yatırım hareketliliği var. Özellikle Kanal İstanbul projesi büyük bir cazibe oluşturuyor. İki Şehir projesi, çok ciddi bir yatırım olarak görülüyor.”

Suriye ile ihracatta gelinen son durum!

Haziran 28th, 2012

Güneydoğu’dan 2012’nin ilk 5 ayında Suriye’ye yapılan ihracat yüzde 74 düşerek, 22 milyon 140 bin dolar oldu.

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre, bölgeden ocak-mayıs 2012 döneminde Suriye’ye yapılan ihracat yüzde 74 düştü.

Bu ülkeye geçen yılın ilk 5 ayında 85 milyon 904 bin dolar ihracat yapılırken, bu yıl aynı dönemde 22 milyon 140 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

GAİB’den en fazla ihracat yapılan ülke sıralamasında 2010 yılında Irak’tan sonra 2. sırada bulunan Suriye, 2011 yılında 5. sıraya geriledi. Bu yılın 5 aylık ihracat rakamlarına göre ise Suriye, ilk 20 ülke arasında bile bulunmuyor.

GAİB Başkanı Abdulkadir Çıkmaz,  yaptığı açıklamada, Suriye ile vizelerin kalktığı dönemde hem Türkiye’nin bu ülkeye yönelik ihracatında önemli artışlar yaşandığını hem de bu ülkede yatırımcı firma sayısının arttığını anımsatarak, ”Şu anda bölgeden yapılan ihracat durma noktasına geldi” dedi.

Arap ülkelerinde ”Ramazan sezonu” dolayısıyla çok büyük alımlar yapıldığını ifade eden Çıkmaz, şöyle devam etti:

”Suriye’ye ihracatımızdaki düşüş yüzde 100’e yaklaşırdı ama ramazan sezonunun gelmesiyle bazı gıda maddelerinde Cilvegözü üzerinden ihracat söz konusu oluyordu. Oradaki alıcılar, mal gümrükten depolarına ulaşıncaya kadar araçların güvenlik önlemlerini kendileri alıyordu. Bundan sonra zaten ihracat yapsanız bile çok sıkıntı var. Bu uçak olayından sonra zannediyorum ihracat da olmaz transit geçiş de olmaz.”

Suriye’nin, Güneydoğu bölgesinin Ortadoğu’ya ve Körfez ülkelerine açılan kapısı konumunda olduğuna işaret eden Çıkmaz, transit geçişlerde sıkıntı yaşandığı için alternatif yollar denendiğini, şu anda Mersin üzerinden direk gemi seferleriyle konteynerle ihracat yapıldığını anlattı.

GAİB Başkanı Çıkmaz, ”Şu anda maliyetlerde çok fazla sıkıntı yok ama gerek aktarma limanlarında gerekse ihracat yaptığımız limanlarda sıkıntı var” diye konuştu.

Çıkmaz, Suriye’nin Türk askeri uçağını düşürmesinin ticari faaliyetlere etkisine ilişkin şunları kaydetti:

”Suriye bizim için önemli bir ülkeydi. Ancak uçak olayından sonra Suriye hükümeti çok ‘küstah’ bir yönetim gösterdi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri olarak, hükümetimizin aldığı kararların sonuna kadar arkasındayız. Hükümetimiz şu anda son derece tutarlı, son derece önemli bir tavır izliyor. Biz bunu destekliyoruz. Tabi ki Suriye ile ticaretin düşmesi son derece önemli. Ama artık bundan sonra yapılacak bir şey yok.”

MB, enflasyonda faha belirgin düşüş bekliyor

Haziran 28th, 2012

Merkez Bankası’nın 21 Haziran 2012 tarihli Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti, Merkez Bankası’nın web sitesinde yayımlandı.

Özetin para politikası ve riskler bölümünde, Kurul, 2010 yılının sonlarından itibaren uygulanan para politikası çerçevesinin, ekonomide dengelenmeyi sağlayarak makro finansal riskleri azaltma konusunda oldukça etkili olduğu değerlendirmesinde bulunurken, özellikle tüketici kredilerinde gözlenen yavaşlama ile cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin sürmesinin bu değerlendirmeyi desteklediği, iktisadi faaliyetin ılımlı seyri ve emtia fiyatlarındaki düşüşün de süregelen dengelenmeye katkıda bulunduğu vurgulandı.

Enerji ve işlenmemiş gıda fiyatlarının Nisan Enflasyon Raporu’ndaki varsayımlara kıyasla daha olumlu seyretmesinin enflasyon görünümünü iyileştirdiğine işaret edilen özette, bu doğrultuda enflasyonda Haziran ayında beklenen baz etkisi kaynaklı yükselişin tahmin edilenden çok daha sınırlı olacağının not edildiği, ayrıca, küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya paralel olarak toplam talep koşullarının da enflasyondaki düşüşe destek verdiği, bu çerçevede, önümüzdeki aylarda enflasyonun Nisan Enflasyon Raporu’na kıyasla daha olumlu bir seyir izlemesinin beklendiği bildirildi.

”Ek parasal sıkılaştırmaya gidilebilecektir”

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nde şunlar kaydedildi:

”Bununla birlikte, enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredecek olması fiyatlama davranışlarına dair temkinli bir duruş gerektirmektedir. Mevcut durumda orta vadeli beklentiler göreli olarak istikrarlı bir seyir izlese de, Kurul üyeleri yıl sonu enflasyon beklentilerinin hedefin belirgin olarak üzerinde olduğuna dikkat çekmiştir. Dolayısıyla, gerekli görülen günlerde Nisan ve Mayıs Kurul kararlarında ifade edilen ek parasal sıkılaştırmaya gidilebilecektir.

Kurul, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında esnekliğin korunmasının uygun olacağını belirtmiştir. Bu çerçevede, mevcut konjonktürde süregelen yukarı ve aşağı yönlü risklere karşı, geniş faiz koridoru uygulaması ile etkin likidite yönetiminin sağladığı hareket alanına sahip olmanın önemi tekrar vurgulanmıştır. Alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk Lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır.

Ayrıca Kurul, finansal istikrarı desteklemek amacıyla, Türk Lirası yükümlülükler için tutulması gereken zorunlu karşılıkların döviz ve altın cinsinden tesis imkanına dair getirilen esnekliğin bir miktar daha artırılmasını uygun bulmuştur. Kurul üyeleri, bu düzenlemelerin sermaye akımlarında gözlenen aşırı oynaklığın yurt içi piyasalar üzerindeki olumsuz etkisini sınırlandırmayı amaçladığını vurgulamıştır. Ayrıca, önümüzdeki dönemde uygun şartlar oluştuğunda Türk Lirası zorunlu karşılıklar için döviz ve altın cinsinden tesis edilebilen oranların sırasıyla yüzde 60 ve yüzde 30 düzeylerine kadar, kademeli olarak artan fazla bulundurma katsayılarıyla yükseltilebileceği hatırlatılmıştır.”

”Faiz dışı harcamalar büyük ölçüde kontrol altında”

Kurul’un para politikası stratejisini oluştururken maliye politikasına ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiğinin altı çizilen özette, yılın ilk yarısında iç talepteki yavaşlamaya bağlı olarak vergi gelirlerinin artış hızı düşse de gelinen nokta itibarıyla faiz dışı harcamaların büyük ölçüde kontrol altında olduğunun gözlendiği belirtildi.

Mevcut para politikası duruşunun Orta Vadeli Program’da (OVP) belirlenen çerçeveyi esas aldığı, dolayısıyla mali disiplinin devamını öngördüğü kaydedilen özette, bunun yanı sıra, Nisan Enflasyon Raporu’nda yer alan tahminler, yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda 2012 yılının kalanı için belirgin bir artış öngörülmediği, maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesinin söz konusu olabileceğinin altı çizildi.

Orta vadede mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak yapısal reformların güçlendirilmesinin, Türkiye’nin kredi riskindeki göreli iyileşmeye katkıda bulunarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı destekleyeceği vurgulanan özette, bu yönde atılacak adımların aynı zamanda para politikasının hareket alanını genişleteceği ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refahı destekleyeceği, bu çerçevede OVP’nin gerektirdiği yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda atılacak adımların büyük önem taşıdığı ifade edildi

İspanya’da faizler kritik seviyeyi tekrar aştı

Haziran 28th, 2012

Fitch’in Avro Bölgesi borç krizinin gelişmekte olan Avrupa ülkelerini de etkilediği ve 2012 görünümünü bozduğunu açıklaması ve yetkililerin AB liderler zirvesinden ayrıntılı bir sonuç çıkmasının beklenmemesi gerektiği yönündeki açıklamalarla avro dolar paritesi düşüşe geçerken İspanya’da faizler bir ara yüzde 7’yi aştı.

Bu dakikalarda gelen tepki alımlarıyla 6,9750 seviyesinden işlem gören İspanya 10 yıllık tahvil faizleri güne 6,9150 seviyelerinden başlamıştı.

Eruygur, Adli Tıp’ta gözaltına alınacak

Haziran 28th, 2012

 ”Ergenekon” davasının tutuksuz sanıklarından emekli Orgeneral Şener Eruygur’un, mevcut rahatsızlığının ceza ehliyetini etkileyip etkilemediğinin tespiti için 3 haftayı geçmeyecek şekilde Adli Tıp İhtisas Kurulu’nda gözlem altında tutulmasına karar verildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, savunmasını yapması için kürsüye alınan Eruygur, mahkeme heyetine başkanlık yapan hakim Hüsnü Çalmuk’un sorularına ”Hatırlamıyorum” şeklinde cevap verdi.

Devam eden duruşmada mahkeme heyeti, Eruygur’un avukatı Filiz Esen’in talebini değerlendirerek, sanık hakkında yeniden bir adli tıp raporu düzenlenmesine yer olmadığına karar verdi.

Mahkeme, Eruygur’un mevcut rahatsızlığının ceza ehliyetini etkileyip etkilemediğinin tespiti için 3 haftayı geçmeyecek şekilde Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na sevk edilmesini kararlaştırdı.

 

Fener Rum Patriği Yunan Topraklarında

Haziran 28th, 2012

Başpiskopos Ieronymos tarafından karşılanan Bartholomeos, ilk olarak şehrin meydanında halka seslendi.

Yunanistan’daki ekonomik kriz nedeniyle halkın yaşadığı sıkıntılara değinen Bartholomeos, “maddi ilerlemenin manevi ilerleme ile desteklenmesi halinde her fırtınada güçlü kalınabileceğini” söyledi.

1744 yılında inşa edilmiş olan ve restore edilen Kozani Metropolit Evi’nin açılışını yapan Bartholomeos, Aziz Nikolaos Kilisesi’de yönettiği ayinde ise, Başbakan Antonis Samaras başkanlığında kurulan yeni hükümete başarılar diledi.

Bartholomeos, Kozani’de, Makedonya ve Trakya Bakanı Thodoros Karaoglu ile de görüştü. Karaoglu, “Yunanistan’ın manevi desteğe ihtiyacı var ve sizin burada bulunmanız halka iyi bir gelecek için cesaret ve umut vermeye yeterli” dedi.

Kozani Belediye Başkanı Lazaros Malutas da, Bartholomeos’a kentin altın anahtarını takdim etti. 

Mehmetçiğe SGK dan Sevindirici Haber

Haziran 28th, 2012

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan askere sigorta müjdesi geldi. Zorunlu askerlik süresince Mehmetçiklerin sigorta primlerinin Bakanlık tarafından karşılanması için bir çalışma olduğunu açıkladı.  Genel Kurul’da CHP Milletvekili Mehmet Ali Susam, yaşamlarının en güzel yıllarında teröre karşı askerlik görevini yapan Mehmetçiklerin sigortalarının Bakanlık tarafından karşılanması için bir yasa tekilfi verdiklerini açıklayarak, ‘Şu an yirmi yaşında askere alınan ve ülkemizdeki terör ortamında vatansever bir şekilde sınırlarımızı, ülkemizin güvenliğini savunan Mehmetçiklerin askerlikleri, borçlanma şeklinde emekliliklerinde geçerli sayılıyor. Bir kanun teklifi verdik, bu sürenin borçlanma şeklinde değil, askerlik süresince sigorta primlerinin Bakanlığınız tarafından ödenmesini uygun görür müsünüz?’ dedi.

  Bakan Yılmaz, kendilerinin de böyle bir çalışması olduğunu doğrulayarak, ‘Zorunlu askerlik hizmetini yapan Mehmetçiklerimiz askerlik süresini borçlanmak suretiyle sigorta primlerini kendileri ödüyorlar. Bu askerde geçen süredeki sigorta primlerinin Bakanlık tarafından yatırılması yolunda bir çalışma var mı? Evet, bakanlığımızca bu konuda bir çalışma yapıldı, diğer bakanlıkların görüşüne gönderildi’ dedi.

  HERKESİ KAPSAYACAK MSB’nin hazırladığı taslağın, daha önce sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın herkesi kapsayacak şekilde düzenlendiği öğrenildi. Böylece 20 yaşında askere giden bir Mehmetçik, daha önce sigortası yoksa SGK sistemine girerek, erken emeklilik imkanı da kazanmış olacak. 

  Bakan Yılmaz, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinden sonra ordudan ve Harp Akademilerinden atılan subaylara bazı haklarının iadesi için de çalıştıklarını söyledi.

Darülaceze’de Nevzat Bayhan dönemi

Haziran 28th, 2012

Darülaceze Çok amaçlı salonunda gerçekleştirilen devir teslim ve plaket töreninde konuşan Nevzat Bayhan, insanların görevleri devretmek üzere devraldıklarını, görevlerin bir bayrak yarışı olduğunu, yarışı önde götürmek için bayrağı alanın daha yüksek performansla hareket etmesi gerektiğini belirtti.

“Duyulması veya görülmesi halinde bizi veya sevdiklerimizi mahcup edecek eylem ve söylemlerden uzak durmalıyız” diyen Bayhan, Bağlı oldukları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn. Fatma Şahin’in vizyonu doğrultusunda bu hayır kurumunda herkesin sorumluluğunun bilincinde olarak hareket etmesi gerektiğini, acezelerin burada bulunmalarının varlık sebebi olduğunu belirtti.

“Bütün dinlerde insan mutluluğu, toplum huzuru ve ahiret inancı mevcut, ahirette ise cennet ve cehennem var. Bu acezelerimize burada cennet hayatı yaşatmadan cennete girmek oldukça zordur. En zor şartlarda bu muhteşem kurumları bize miras bırakan Başta Sultan Abdülhamit Han olmak üzere Başbakanımız, bakanımız ve emeği geçmiş bütün büyüklerimizin bizden beklentisi bu kurumu kutsal amacı doğrultusunda cennetasa bir mekân haline getirmektir. Bu beklentiyi en güzel şekilde karşılamak boynumuzun borcudur. Kuruma emeği geçen herkese medyun-u şükranız” diyen Nevzat Bayhan, üstün gayretlerinden dolayı eski müdür, İstanbul Vali Yardımcısı Yalçın Bulut’a teşekkür ederek plaket takdim etti.

Duygusal bir konuşma yapan Yalçın Bulut emaneti emin ellere vermenin mutluluğunu yaşadığını belirterek gösterilen bu ince davranıştan dolayı Bayhan’a teşekkür etti. Bu uzun dönemde birlikte çalıştığı mesai arkadaşlarından haklarını helal etmesini isteyen Bulut, Abdülhamit Han’a aile büyüklerine yaptığı alicenaplığından dolayı mihnet borcu olduğunu, bu kurumda da o duygularla hizmet ettiğini belirtti.
Daha sonra personelle tek tek vedalaşan Vali Yardımcısı eski müdür Yalçın Bulut yeni yönetime teşekkür edip kendisine düşeni bundan sonra da severek yapacağını ifade etti.

Şener Eruygur, avukatını kızı zannetti!

Haziran 28th, 2012

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Şener Eruygur’un savunmasının alınmasına geçildi.

Tutuksuz sanıklar için ayrılan bölümde oturan Eruygur’u, koluna giren mübaşir salondaki kürsüye kadar getirerekek, sandalyeye oturttu.

Mahkeme heyetine başkanlık yapan hakim Hüsnü Çalmuk, Eruygur’a kimlik tespitinde eksiklikler olduğunu belirterek, adını, soyadını, doğum tarihini sordu.

Bunları bilmediğini ve hatırlamadığını ifade eden Eruygur, ”Memleketiniz neresi?” sorusuna, ”Bazen Isparta, bazen de Erzurum geliyor aklıma” diye yanıt verdi.

Çalmuk’un, ”Emekli general olduğunuzu hatırlıyor musunuz?” sorusuna ise Eruygur, omuzunda bazı işaretler olduğunu belirterek, ”Bunları en iyi kızım bilir” dedi. Eruygur’un kızı olarak, avukatı Filiz Esen’den söz ettiği anlaşıldı.

Çalmuk’un ”İddianameyi okudunuz mu, içeriğini biliyor musunuz?” sorusuna Eruygur, ”Hiç birisini bilemiyorum” yanıtını verdi. Çalmuk, önce Eruygur’a yasal haklarını hatırlatıp, hakkındaki suçlamaları anlattı. ”İddianame tebliğ edildi mi?” sorusuna Eruygur, ”Kızım bilir” diyerek avukatı Filiz Esen’den bahsetti.

Çalmuk’un ”Savunma yapacak mısınız?” sorusuna da Eruygur yine ”Kızım bilir” diye yanıt verdi.

Avukat Filiz Esen de, Eruygur’un kızı olarak kendisinden söz ettiğini belirterek, müvekkilinin hiç bir şekilde ifade vermesinin mümkün olmadığını söyledi. Eruygur’daki organik beyin sendromunun kalıcı olduğunu, her iki beyinde de hasar olduğu için iyileşme sağlanmadığını, demansın ilerlediğini ifade eden Esen, ”Şu anda 7 yaşında bir çocuk gibi. Okuma yazma bilmiyor” diye konuştu.

Hüsnü Çalmuk’un, ”Nerede yazıyor 7 yaşında çocuk gibi olduğu” sorusu üzerine Esen, raporlar incelendiğinde bunun anlaşılacağını belirtti.

Esen, Adli Tıp Kurumu’nun evraklar üzerinden rapor verdiğini, muayene etmediğini belirterek, ”Adli Tıp’ın raporu yeterli ve ciddi değil. Bu rapordan çok sizin kanaatiniz önemli. Heyet görsün diye getirdim. Heyetin görüşü bizim için çok önemli. İfade vermesine muvafakat etmiyoruz” dedi.

Bunun üzerine Çalmuk, Adli Tıp Kurumu’nca hazırlanan ”Duruşmalara girmesinde bir engel yoktur” şeklindeki rapordan bazı bölümler okudu.

-Çalmuk: ”Merdivenlerden nasıl düştünüz?”-

Çalmuk’un raporda geçen ”17 Eylül 2008’de merdivenlerden düştü” ifadesi üzerine, ”Nasıl düştüğünüzü hatırlıyor musunuz” diye sordu.

Eruygur ”Hatırlamıyorum” derken, Çalmuk ”Düşme tansiyon mu başka sebepten mi oldu” diye sordu. Eruygur da, yine hatırlayamadığını, nasıl muayene edildiğini de anımsayamadığını söyleyerek, ”Belli şeyleri zaman zaman hatırlıyorum, ama giderek azalıyor” diye konuştu.

Bunun üzerine Çalmuk, cezaevinde düşme olayını hatırlayıp hatırlayamadığını tekrar sordu.

”Hatırlayamıyorum. Bir arkadaşım beni kurtarmış, diye duydum, ama kimdi hatırlamıyorum” diyen Eruygur, soru üzerine ”Başımdan ameliyat olmuşum. Eşim beni kurtarmak için hayatını vermiş. O her şeyi ayrıntıyla biliyor. Günlük yaşantımda bana bazı şeyleri hatırlatıyorlar. 1 dakikalık zaman sonra onlar da uçuyor, gidiyor” şeklinde konuştu.

Çalmuk, Eruygur’a Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen psikiyatri raporu üzerine duruşmaya ifadesi alınması için çağrıldığını belirterek, bu rapordan da bazı bölümler okudu.

Çalmuk’un ”Eski olayları hatırlıyor musunuz” sorusuna Eruygur, çocukluğundan bazı şeyler hatırladığını söyledi.

Duruşmada söz alan avukat Filiz Esen ise Çalmuk’un okuduğu rapordaki yazılanların 1 yıl öncesine ait olduğunu söyledi.

Çalmuk’un, ”Kızınız mı avukatınız mı? Kızınız gibi mi görüyorsunuz” sorusuna Eruygur, ”Benim kızım. Bazen iki kıyafet giyiyor. Bir tek kişi değişik şekilde görünüyor” dedi.

-Yargılanma ehliyeti yoktur-

Başkan Çalmuk ardından avukat Filiz Esen’in mahkemeye verdiği dilekçeyi okudu.

Esen dilekçesinde, Eruygur hakkında yeniden rapor alınmasını isteyerek, mahkeme aksi kanaatte olursa CMK’nın akıl sağlığıyla ilgili 74’üncü maddesini tatbik ederek, müvekkilinin duruşma yeteneğinin bulunup bulunmadığı, mahkemeye getirilmesi halinde bunun yol açabileceği sağlık sorunları hususlarında bir rapor düzenlenmesini talep etti.

Ardından söz alan Esen, müvekkilinin durumunun her geçen gün kötüleşeceğini ifade ederek, ”Yürüyebiliyor, her yerde görülüyor şeklinde yazılıyor. Yürümesinde bir problem yok. Ama yön tayini olmadığı için koluna giriyoruz. İfadesinin alınması mümkün değil. Okuma yazması hiç bir zaman geri gelmeyecek. 3 yabancı dil bilen, haftada 3-4 kitap okuyan entelektüel bir insandı. Şu anda algısının yüksel olması entelektüel düzeyinin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Müvekkilimin yargılanma ehliyeti yoktur. Duruşmalardan vareste tutulmasını istiyoruz” dedi.

Mahkeme heyeti de, avukatın CMK’nın 74. maddesi kapsamındaki talebini kabul etti. Eruygur’un Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’nda gözlem altında tutulmasına karar veren mahkeme, duruşmalardan vareste tutulması talebini ise kabul etmedi.

Bu arada, duruşma başlamadan önce tutuklu sanık emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Eruygur’un bulunduğu bölüme doğru eğilerek, ”Ağabey hoş geldin” dedi. Eruygur’un da başını salladığı görüldü.

Duruşma, sanıklardan Hüseyin Yanç’ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İHH’dan Somalililer’e katarakt ameliyatı

Haziran 28th, 2012

İHH İnsani Yardım Vakfı’ndan yapılan açıklamada, bugüne kadar 10 bini Somali’de olmak üzere Afrika genelinde 61 bin 750 katarakt ameliyatı gerçekleştiren vakfın, Dünya Sağlık Örgütü’yle nisan ayında bir anlaşma yaptığı hatırlatıldı.

Anlaşma uyarınca yapılacak 2 bin katarakt ameliyatının ilk aşamasının tamamlanarak, Somaliland Hergesa’da Türk sağlık ekipleri ile yerel ekiplerin ilk operasyonlarını gerçekleştirdiği kaydedildi. Operasyonların, bininin Somaliland’de, 600’ünün Putland’da, 400’ünün ise Mogadişu’da yapılacağı bildirildi.

Ameliyatların merkezi olarak belirlenen Somali’de yetersiz ve kötü beslenme ile yoğun güneş ışınlarının neden olduğu katarakta bağlı körlük vakaları oldukça yaygın olduğuna işaret edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

”Siyasi istikrarsızlık, iç çatışmalar ve kıtlıkla mücadele eden ülkede, insanların büyük çoğunluğu ömürleri boyunca belki hiç doktor yüzü görmüyor. Katarakt hastaları da ülkede sınırlı sayıda bulunan göz doktorlarına ya hiç ulaşamıyor ya da ameliyatların maddi boyutunu karşılayamıyor. Projenin tamamlanması ile Somalili 2 bin katarakt hastası hiçbir bedel ödemeden ameliyat olarak tekrar görebilecek.”

Sarıgül: Seçimle gelenler seçimle ayrılmalı

Haziran 28th, 2012

Sarıgül, Bodrum Çarşı Mahallesi’nde DSP eski Giresun Milletvekili Hasan Akgün’ün sahibi olduğu işyerinin açılışına katıldı.

Sarıgül, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, bir süre önce Bodrum’da belediyeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un bir an önce özgürlüğe kavuşmasını arzu ettiğini söyledi.

Sarıgül, ”Demokrasilerde seçimle göreve gelenlerin, seçimle görevlerinden ayrılmasını arzu ediyorum. Herhangi bir iddia varsa, o iddialar savcılarımız, hakimlerimiz tarafından araştırılmalı. Kesin ve somut bir şeyler varsa insanlar cezaevine gönderilmeli” dedi.

Bir iddia ile insanların cevaevine gönderilmesinin, hukuka olan sevgi ve itimatta kısmen azalma yaratacağını savunan Sarıgül, ”Herkesin hukuka saygı göstermesi lazım. Ben Kocadon’un bir an önce göreve dönmesini arzu ediyorum” diye konuştu.

Açılışa Hasan Akgün ve davetliler katıldı.

Adalet Bakanlığı’ndan yalanlama!

Haziran 28th, 2012

Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Orgeneral Özel’in 22 Haziran’da Adalet Bakanı Ergin’e iadeiziyarette bulunduğu anımsatıldı.

Açıklamada, Bakanlık’ta gerçekleşen görüşmede ”gündeme ilişkin herhangi bir konu konuşulmadığı” belirtilerek, ”Bazı medya organlarının ziyarete ilişkin gündeme getirdiği konuların tümünün gerçek dışı” olduğu kaydedildi.

 

Kılıçdaroğlu Aydın’ın rüyasını gerçekleştirdi

Haziran 28th, 2012

Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun seçim vaatleri arasında yer alan ve 9 ayda tamamlanan Aydın Belediyesi yeni hizmet binasının resmi açılışı törenle yapıldı. Yaklaşık bir ay önce faaliyete geçmesine rağmen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yoğun programı nedeniyle resmi açılışı ertelenen belediye hizmet binası vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği törenle resmen açıldı. 25 Milyon TL’ye mal olduğu öğrenilen binanın dış cephesi incir ve zeytinyağının renginden alan sarı camla kaplı.

Açılışa Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu, CHP Aydın Milletvekilleri Bülent Tezcan, Metin Lütfi Baydar ve Osman Aydın, İl Özel İdare Gele Sekreteri Halil İbrahim Aktemur, İl Genel Meclisi Başkanı Hayri Güleç, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Günaydın, Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle davetliler katıldı.

Türkiye Kuvayi Milliye ve Mücahitler Derneği Aydın Şubesi halk oyunları ekibinin gösterileriyle başlayan açılış, CHP’li eski milletvekili Faruk Demir’in Atatürk için bestelediği “Sarı Saçlım, Mavi Gözlüm” adlı şarkısını seslendirmesiyle devam etti.

Aydın Belediyesi hizmet binasının yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 10 katlı bina belediye hizmet binası hakkında bilgiler vererek, “Bu gördüğünüz binanın yapımı 1998 yılında başlamıştır. Maalesef, üzülerek ifade ediyorum ki 14 yıldır atıl bir şekilde kentin tam merkezinde ucube olarak durmuştur. Sizlere, 2009 yerel seçimlerinde bu binayı Aydın halkının kullanımına açacağıma söz vermiştim. 14 yıldır bitirilemeyen Belediye Hizmet binasını 9 ayda bitirdik, siz çok değerli Aydın halkının hizmetindedir.Binamız 22 bin metrekare ve 10 kattan oluşmaktadır. Yapının işletme maliyetleri ve enerji tüketimini en aza indirmek için ısıtma ve soğutma sistemleri en son teknoloji ile yapıldı. E- Belediye, Mobil Tahsilat, Mobil Sorgulama Akıllı Kent Hizmet Masası, İletişim Merkezi Modülleri, Akıllı Kent Otomasyon Sistemleri

7 gün 24 saat sizlerin hizmetinizdedir. Belediye hizmet binamızın yapımında hizmete geçen başta Fen İşleri Müdürlüğümüz olmak üzere tüm personelimize teşekkür ediyorum” dedi.

Yeni hizmet binası dışında devam eden projeleri hakkında da bilgiler veren Başkan Çerçioğlu, “Sizlerle beraber 1 Haziranda yeni terminal binamızın temelini attık. 1 Haziran 2013 tarihinde, Aydın yeni terminal binasına, aynı yeni belediye binamız gibi modern, çağdaş terminal binasına kavuşacaktır. Kentler Meydanları ile anılır. Maalesef güzel Aydınımızın bir kent meydanı yoktu. Aydının en büyük sorunlarından biri otopark sorunu. Benim sol tarafımda 35 bin metrekarelik bir kent meydanı yaratıyoruz. Aydın halkının nefes alabileceği sosyal aktivitelerini gerçekleştirebileceği mekanlar oluşturuyoruz. Yerin altında 2 katlı yaklaşık 600 araç kapasiteli otopark yapıyoruz. Halen inşaatı devam etmektedir. Balık Çarşısı 2 bin metrekare ve 18 üniteden oluşmaktadır. Tesis inşaatı tamamlanmıştır. Üç hafta sonra Aydın halkının hizmetinde olacak. 2009 yerel seçimlerinde söz vermiştim. 1200 metrekare inşaat alanına sahip taziye evimizin inşaatı devam etmektedir. Yine sağ tarafımızda kalan tabakhane deresinin ıslah çalışmasının projesi de hazırlanmış ihale aşamasındadır. Aydın’ın yine önemli sorunlarından bir tanesi trafik sorunudur. İstasyon Bulvarı ile Atatürk Bulvarının kesiştiği noktaya 250 metre uzunluğunda battı çıktı projemizin ön çalışmaları tamamlandı. Deplase çalışmaları ASKİ müdürlüğümüz tarafından yapılmaktadır. En kısa sürede Aydın halkının hizmetinde olacaktır. Gençlik Caddesini, Kültür Sanat Sokağı olarak düzenliyoruz. İnşaatı başlamış durumda. Bu yıl sonunda siz değerli Aydın halkımızın hizmetinde olacaktır.

Aydın’ın simgesi olan fakat, simgesi olmasına rağmen Aydınlıların olmayan tarihi Milli Aydın Bankası Binası’nı kamulaştırarak sizlere, Aydın halkına iade ettik. İşte bu kapsamda, sevgi yolunu tarihi binalarımıza yakışır bir şekilde yeniden düzenleyeceğiz.

Sizleri, daha fazla bu sıcakta bekletmek istemiyorum. Yaptığımız diğer hizmetlerimizi zaten sizler çok iyi biliyorsunuz, uzun uzadıya anlatmama gerek yok. Bizim tek amacımız, Aydın halkına hizmet etmek. Az konuşur çok iş yaparız, bizim felsefimiz budur” diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU’NDAN ÇERÇİOĞLU’NA ÖVGÜ

Konuşmasına Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu överek başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sevgili Aydınlılar kendinizle ne kadar guru duysanız azdır. Size hesap vermeyi görev sayan namusu bir belediye başkanı seçtiniz. Kendisi için değil bulunduğu kent için çalışan bir belediye başkanı. Borçlu devraldığı bir belediyenin kasasını dolduran belediye başkanı. Bir Aydın Belediye Başkanını düşün bir de Aydın’dan kat kat daha büyük olan Ankara ve İstanbul Belediyelerini düşünün. Borç batağındalar, bir metroyu dahi yapamadılar. Buradan İstanbul ve Ankara belediye başkanlarına sesleniyorum. Nasıl hizmet vermeyi bilmiyorsanız gelin Aydın Belediye Başkanı size 15 gün kurs versin. Paraya ihtiyacınız varsa da gelin; Aydın Belediye Başkanı size borç para bile verir. Ben hep şunu söylüyorum. Bir işe kadın eli değdiği zaman her şeyin en iyisi ortaya çıkıyor. Özlem Hanım’da Aydın’da bir çok güzellikleri ortaya çıkarmış. Aydın Kent Meydanı, Milli Aydın Bankası ve Aydın Tekstil Alanları Aydın’a nefes aldıracak. Keşke bu hizmetleri Türkiye’nin her yerine götürebilsek. Siz O’na ‘Topuklu Efe’ diyorsunuz ama O bizim baş tacımız. Aydın il merkezindeki bu hizmetleri inşallah Aydın’ın tüm ilçeleri, tüm beldeleri ve tüm köyleri alacak. Aydın 2014’te büyükşehir belediyesi olduğunda Özlem Hanım’ın il merkezine değen kadın eli, tüm il geneline ulaşacak” şeklinde konuştu.

Törende konuşmaların ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler tarafından yeni hizmet binasının açılış kurdelesi kesildi. Açılış sonrası Özlem Çerçioğlu, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve misafirlerine yeni binayı gezdirirken, binada verilen hizmetlerden ve binanın teknik özellikleriyle ilgili çeşitli bilgile r verdi.

15 YIL SONRA AÇILDI

1997 yılında Hüseyin Aksu döneminde temeli atılan ve bir süre sonra inşaatı durdurulan Aydın Belediyesi hizmet binası için 13 yıl sonra Özlem Çerçioğlu tarafından binanın tamamlanması için başlatılan çalışmalar geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Temeli atıldıktan 15 yıl sonra açılışı yapılan belediye hizmet binası toplam 10 katlı olup, binanın dış cephe rengini zeytin yağı ve Aydın incirinden aldı. Daha önce Es-Ko iş merkezinde kiralanan 113 dükkanda hizmet veren Aydın Belediyesi, Türkiye’de kirada hizmet veren ender belediyelerden biriydi.

Kurtulmuş ve Soylu AK Parti için ne dedi?

Haziran 28th, 2012

Kurtulmuş, gazetecilerin sorusu üzerine ‘Bana gelen bir teklif olmadı’ yanıtını verdi.

‘Kurtulmuş, ‘Ben de gazetelerden gördüm. Olmayan birşeye yourm yapacak değilim. AK Parti tarafından da bana yapılmış bir teklif yok’ dedi.

Süleyman Soylu: Şahsi geleceğimin gündem olması millete haksızlıktır

AK Parti tarafından transfer edileceği konuşulan eski Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, “Şahsi siyasi geleceğimin gündem olması, millete haksızlıktır.” dedi.

Gazetelerde yer alan haberlere ilişkin açıklama yapan Soylu, “Bizimle ilgili oluşan hüsnü zanna ve değerlendirmeye müteşekkirim, minnettarım. Gazetenin haberinden anladığıma göre AK Parti’nin Merkez Yönetim Kurulu toplantısında bizim dışımızda gerçekleştirilen bir değerlendirmedir. Elbette tafsilatını bilmem mümkün değildir.” şeklinde konuştu.

Eski DP Genel Başkanı Soylu, şöyle devam etti: “Milyonlarca insanın bugününün ve geleceğinin şekillendiği ve tarihin akışının yeniden belirlendiği hadiselerin cereyan ettiği sıcak bir dönemde bizim şahsi siyasi geleceğimizin gündem olmasını milletimize haksızlık olarak görüyorum. Önemli olan şahıslar ve isimler değil, milletin ve memleketin demokratikleşmesi ve ilerlemesidir. Bölgemizin barışa ulaşmasıdır. Gündemimizin bu olması gerektiğini ve meşguliyetimizin buna yönelmesi gerektiğini kamuoyuna saygı ile duyuruyorum.”

Komisyon Ahmet İsvan’ı dinledi.

Haziran 28th, 2012

Komisyon üyelerinin sorularını yanıtlayan İsvan, 1 Mayıs 1977 tarihinde Taksim olayına ilişkin bilgi verdi. İsvan, Taksim’deki organizasyonla ilgili vilayetten belediyeye gelen resmi yazıda, ”Olaylar çıkabilir hazırlıklı olun” ifadesinin bulunduğunu söyledi.

Taksim’de ateş seslerinin duyulmasının ardından halkın panik içinde kaçışmaya başladığını anlatan İsvan, polis panzerlerinin ise kaçan kişilerin üzerlerine sürüldüğünü söyledi. Özellikle kendisinin de bulunduğu şeref tribününe doğru ateş edildiğini ifade eden İsvan, mermilerin üzerlerinden geçtiğini, bu nedenle ateş edenlerin amacının öldürmek değil, panik yaratmak olduğunu düşündüğünü kaydetti.

Ahmet İsvan, işin asıl üzücü tarafının 36 kişinin yaşamını yitirdiği böyle bir olayın ardından ne dönemin Emniyet Müdürü’ne ne de olay yerindeki polislere tek bir soru bile sorulmaması olduğuna işaret etti. İsvan, bu nedenle oradaki olayların planlı bir şekilde organize edildiğinin düşünülebileceğini belirtti.

12 Eylül döneminde yaşadıklarını da anlatan İsvan, DİSK davası kapsamında, savcının önüne bile çıkmadan tutuklandığını söyledi. İsvan, işkence görüp görmediği sorusu üzerine şunları anlattı:

”Beş gün boyunca, gözlerim kapalı bir şekilde, soğuk bir odada, demir bir sandalyenin üzerinde oturtuldum. Yalnızca yemek ve tuvalet ihtiyacı için sandalyeden kaldırıldım. Uyutulmuyordum. İşkence görenlerin çığlıklarını duyuyordum. Sorgucu kişi bana, ‘Partinin baskısıyla belediyede komünist örgüt oluşturduğunu söyle seni hemen bırakalım’ diyordu. Ben bunu yapmadım. Bunun üzerine, ‘Gerekirse yengeyi de buraya getiririz’ diyorlardı. Adaletin, darbecilerin eline geçmesi kadar kötü bir şey olamaz. İşkence, insanı insanlığından çıkarabilir. İşkenceyi artırmaları halinde ne kadar dayanabileceğimi bilmiyordum. Tek onurlu kurtuluşun intihar olduğunu düşünüyordum. Aklımdan çok geçirdim. ‘Nöbetçi askerin silahını alıp kendimi vurabilir miyim acaba?’ diye plan yapıyordum. Ancak ‘Bu şekilde ölürsem beni seven insanlar arkamdan ne der?’ diye de düşünüyordum. Bu arada bizi idamdan kurtaran aslında Avrupa’nın baskısıydı.”

Kardeşinin İzmir’de silahla dizinden vurulduğunu dile getiren İsvan, yapılan ameliyat sonucu dizinden plastik mermi çıktığını söyledi. İsvan, polisin bu mermiyi alabilmek için kardeşine baskı yaptığını anlatarak, ”Kardeşim mermiyi vermeyince, mali polis gönderdiler. Çünkü kardeşim tüccardı ve mali polis baskısı nedeniyle mermiyi vermek zorunda kaldı” dedi. Daha sonra, bu silahtan Türkiye’de yalnızca iki tane bulunduğunu, bunun birinin de İzmir’deki bir poliste olduğunun ortaya çıktığını anlatan İsvan, ancak olayın kapatıldığını söyledi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in de konuyu bildiğini, ancak buna rağmen ateş eden polisin bulunamadığını ifade eden İsvan, ”Başbakan’ın bile aşamadığı bir duvar mevcut olduğunu tahmin ediyordum” dedi.

Ahmet İsvan, cumhuriyetin kurulduğu dönemde bir çok kazanımın ordunun eliyle olduğunu, ancak zaman içinde ordunun, halktan farklı bir nitelik kazandığını adeta ”seçkinleri” oluşturduğunu iddia etti. İsvan, ”27 Mayıs’a sevinenlerden biriydim. Ama şimdi bundan utanç duyuyorum. Özellikle Yassıada Mahkemesi’nin kurulmasına çok üzülmüştüm. O mahkemenin hakimi de savcısı da adaletten uzaktı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Yunanistan’da

Haziran 28th, 2012

Yunanistan gezisinin ikinci gününde Selanik’e giden Bahçeli ve beraberindeki heyet, Atatürk Evi’ni ziyaret etti.

Burada ziyaret defterini imzalayan Bahçeli, deftere “Atatürk’ün doğduğu Selanik’teki bu ev, tarihi kıymetini ve değerini hiç bir zaman kaybetmemiş ve bundan sonra da kaybetmeyecektir. Bu şehirde Mustafa olarak doğan ve sonra da vatanımızda Atatürk olarak hakka yürüyen, dava ve fazilet timsali Gazi Mustafa Kemal’in geride bıraktığı emanetlerine sahip çıkacağımızdan ve üzerine leke sürdürmemek için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğimizden herkes emin olmalıdır” yazdı.

Selanik Başkonsolosluğunda bir süre istirahat eden Bahçeli, burada Selanik Müslümanları Kültür ve Eğitim Derneği temsilcileriyle görüştü.

Bu arada, bir grup Kıbrıslı Rum öğrenci Selanik Başkonsolosluğu önünde gösteri yaptı.

Yaklaşık 50 gösterici konsolosluk önünde önlem alan polis barikatını geçmeye kalkışınca, göstericilerle polis arasında arbede yaşandı. Polis göstericileri göz yaşartıcı gaz kullanarak dağıttı.

Polisin, Bahçeli’nin ziyareti süresince Türk Başkonsolosluğu çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

Bahçeli ve beraberindeki heyet sonra Selanik’teki Alaca İmaret Camisini ziyaret etti.

Bahçeli daha sonra Selanik Başkonsolosu Tuğrul Biltekin ile birlikte Selanik’teki Yedikule kalesini ve Selanik limanını gezdi.

Bahçeli ve beraberindeki heyet öğle saatlerinde Selanik’ten Makedonya’ya hareket etti. Bahçeli, dün de Batı Trakya’yı ziyaret etmiş, Gümülcine ve İskeçe’de Türk Azınlık temsilcileriyle bir araya gelmişti.

Hamas lideri Şam’da öldürüldü!

Haziran 28th, 2012

Hamas’ın basın ofisinden yapılan açıklamada, “Hamas liderlerinden Kemal Hüsni Ganace (Nizar Ebu Mücahid), kimliği belirlenemeyen kişilerce Suriye’nin başkenti Şam’daki evinde şehit edilmiştir” denildi. Hamas’ın, cinayetin faillerinin ortaya çıkarılması için çalışmalarına devam ettiği belirtilen açıklamada, “Temiz kanı boşa gitmeyecektir” ifadesine yer verildi.

İŞKENCE İZLERİ
AP’ye konuşan Hamas yetkilileri ise Ganace’nin bedninde işkence izleri olduğunu söyledi.

İSRAİL: YORUM YOK
Ganace’nin öldürülmesi sonrasında ordu radyosunda konuşan İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, “o bir aziz değildi ve ben bu  konu hakkında yorum yapmak istemiyorum” dedi.

2010 yılında Hamas liderlerinden Muhammed el mabuh’un Dubai’de öldürülmesinin arkasında Mossad’ın olduğuna inanılıyor.

2011 yılının Mart ayında Suriye’deki olayların başlamasının ardından Siyasi Büro Şefi Halid Meşal başta olmak üzere Hamas’ın üst düzey yöneticileri Suriye’yi terk etmiş, ancak çok sayıda Hamas yöneticisi hala Suriye’de bulunuyordu.

AJANSLAR