Beşiktaş’ta şimdi de Alves sorunu

Haziran 27th, 2012

Başkan Yıldırım Demirören’in A2 takımı için bonservisinin yüzde 50’sine  3.1 milyon Euro ödeyerek aldığı Alves’in parasının ödenmediği ortaya  çıktı. Atletico Madrid olayı FIFA’ya taşıdı. Yıldırım Demirören döneminden kalma sorunlarla boğuşan ve her gün yeni bir durumla karşılaşan Siyah- Beyazlılar’a bir kötü haber  de FIFA’dan geldi… Arda Turan’ın formasıyı giydiği Atletico Madrid  Kulübü,  bonservisinin yüzde 50’sini Beşiktaş’a sattığı Alves için dava açtı…

İspanyol ekibi 3.1 milyon Euro’luk ücretin ödenmediği gerekçesiyle FIFA’ya başvurdu ve parayı faiziyle birlikte istedi. Bu sürpriz üzerine futbol komitesi başkanı Tamer Kıran,  A.Madrid ile uzlaşma zemini aramak için apar topar İspanya’ya uçtu.

Başkan Yıldırım Demirören, A2 Takımı için aldıklarını söylediği Alves’in  bonservisinin yarısı için 3.1 milyon Euro’ya el sıkışmıştı. Oyuncuya da  yıllık 300 bin Euro ödeniyor.

Mukavele ise 2016’ya kadar. Orta sahada görev yapan ve 20 yaşında olan Alves’in geçen sezon oynadığı maç sayısı ise toplam 6… A Takım’da toplam 43 dakika süre aldı. A2 Ligi’nde ise 3 kez forma giydi.

Aybaba ve ekibi sağlık kontrolünden geçti

Haziran 27th, 2012

Aybaba, yardımcı antrenörler Recep Çetin, Ulvi Güveneroğlu ile kaleci antrenörü Mehmet Tezcan, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde bir dizi teste tabi tutuldu.

Sağlık kontrolleri sırasında basın mensuplarına görüntü verilmezken, Aybaba ve ekibi hastanedeki Sporcu Sağlık Merkezi’ni de gezdi.

Bu arada, A Milli Takım kampında geçirdiği sakatlık nedeniyle ameliyat edilen ve hastanede tedavisi sürdürülen siyah-beyazlı futbolcu İsmail Köybaşı da merkezi dolaştığı sırada Aybaba’ya eşlik etti.

Aybaba ve ekibi sağlık kontrolünden geçti

Haziran 27th, 2012

Aybaba, yardımcı antrenörler Recep Çetin, Ulvi Güveneroğlu ile kaleci antrenörü Mehmet Tezcan, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde bir dizi teste tabi tutuldu.

Sağlık kontrolleri sırasında basın mensuplarına görüntü verilmezken, Aybaba ve ekibi hastanedeki Sporcu Sağlık Merkezi’ni de gezdi.

Bu arada, A Milli Takım kampında geçirdiği sakatlık nedeniyle ameliyat edilen ve hastanede tedavisi sürdürülen siyah-beyazlı futbolcu İsmail Köybaşı da merkezi dolaştığı sırada Aybaba’ya eşlik etti.

Aziz Yıldırım’dan kitap gibi savunma

Haziran 27th, 2012

Futbolda Şike iddialarına ilişkin dava kapsamında tutuklu bulunan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhuriyet Savcısının mütalaasına karşın hazırladığı savunmasını kitap halinde mahkemeye sundu.

Futbolda Şike iddialarına ilişkin dava kapsamında tutuklu bulunan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhuriyet Savcısının mütalaasına karşın hazırladığı savunmasını kitap halinde mahkemeye sundu.

Lacivert renkte basılan 545 sayfa savunma ve 150 sayfalık eklerin yer aldığı kitabın kapağında Fenerbahçe Spor Kulübü amblemi ve Aziz Yıldırım yazıldığı görüldü.

Kitabın ilk sayfasında Aziz Yıldırım’ın resmi yer alırken Yıldırım’ın resmi üzerinde ise İslam Çupi’nin “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.” sözleri yer aldı.

Mahkemenin davanın önceki celsesinde aldığı ara karar doğrultusunda Aziz Yıldırım’ın avukatları Köksal Bayraktar, Şeref Dede, Abdullah Kaya, Faik Işık, Yasemin Merçil ve Abdurrahim Erol mahkemeye yazılı savunmalarını sundu. Mahkemeye sunulan savunma kitabın 545 sayfalık savunma ve yaklaşık 150 sayfalık eklerden oluşuyor.

Kapak rengi lacivert olarak hazırlatılan kitabın kapağında Fenerbahçe Spor Kulübü’nün amblemi yer aldı.

“Savunma” ve “Aziz Yıldırım” yazan kapağın içinde ise Yıldırım’ın gülümseyen bir fotoğrafı yer alıyor. Fotoğrafın altında ise İslam Çupi’nin “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz” sözleri yer aldı.

Genel savunma başlığı ile başlayan kitabın ilk bölümü 72 sayfadan oluşuyor. Genel savunmadan sonra iddianamede şike ve teşvik iddiası yapılan 13 maçla ilgili iddialara ilişkin savunmalar tek tek yer alırken ‘Netice ve talep’ başlıklı bölümünde ise ‘Fenerbahçe Spor Kulübünün örgüt olarak kabul edilemeyeceği’ belirtildi.

Yıldırım’ın herhangi bir maçta, herhangi bir şekilde şike yaptığı ya da şikeye teşebbüs ettiği şeklindeki ithamların da yanlış olduğu belirtilen bölümde, “Milyonlarca taraftarı olan Fenerbahçe Cumhuriyeti olarak anılan bir derneğin başkanı, örgüt kurmak ya da yönetmek, şike yapmak ya da teşvik primi vermek gibi haysiyet ve onur kırıcı fiillerin faili olamaz” dendi.

Verilecek kararın, bir spor kulübünün aklanmasını ve bu spor kulübünün Türkiye’de ve dünyada yoluna şerefle şanla devam etmesini sağlayacağının anlatıldığı bölümde, Yıldırım hakkında beraat kararı verilmesi istendi.

 

Aziz Yıldırım’dan kitap gibi savunma

Haziran 27th, 2012

Futbolda Şike iddialarına ilişkin dava kapsamında tutuklu bulunan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhuriyet Savcısının mütalaasına karşın hazırladığı savunmasını kitap halinde mahkemeye sundu.

Futbolda Şike iddialarına ilişkin dava kapsamında tutuklu bulunan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhuriyet Savcısının mütalaasına karşın hazırladığı savunmasını kitap halinde mahkemeye sundu.

Lacivert renkte basılan 545 sayfa savunma ve 150 sayfalık eklerin yer aldığı kitabın kapağında Fenerbahçe Spor Kulübü amblemi ve Aziz Yıldırım yazıldığı görüldü.

Kitabın ilk sayfasında Aziz Yıldırım’ın resmi yer alırken Yıldırım’ın resmi üzerinde ise İslam Çupi’nin “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.” sözleri yer aldı.

Mahkemenin davanın önceki celsesinde aldığı ara karar doğrultusunda Aziz Yıldırım’ın avukatları Köksal Bayraktar, Şeref Dede, Abdullah Kaya, Faik Işık, Yasemin Merçil ve Abdurrahim Erol mahkemeye yazılı savunmalarını sundu. Mahkemeye sunulan savunma kitabın 545 sayfalık savunma ve yaklaşık 150 sayfalık eklerden oluşuyor.

Kapak rengi lacivert olarak hazırlatılan kitabın kapağında Fenerbahçe Spor Kulübü’nün amblemi yer aldı.

“Savunma” ve “Aziz Yıldırım” yazan kapağın içinde ise Yıldırım’ın gülümseyen bir fotoğrafı yer alıyor. Fotoğrafın altında ise İslam Çupi’nin “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz” sözleri yer aldı.

Genel savunma başlığı ile başlayan kitabın ilk bölümü 72 sayfadan oluşuyor. Genel savunmadan sonra iddianamede şike ve teşvik iddiası yapılan 13 maçla ilgili iddialara ilişkin savunmalar tek tek yer alırken ‘Netice ve talep’ başlıklı bölümünde ise ‘Fenerbahçe Spor Kulübünün örgüt olarak kabul edilemeyeceği’ belirtildi.

Yıldırım’ın herhangi bir maçta, herhangi bir şekilde şike yaptığı ya da şikeye teşebbüs ettiği şeklindeki ithamların da yanlış olduğu belirtilen bölümde, “Milyonlarca taraftarı olan Fenerbahçe Cumhuriyeti olarak anılan bir derneğin başkanı, örgüt kurmak ya da yönetmek, şike yapmak ya da teşvik primi vermek gibi haysiyet ve onur kırıcı fiillerin faili olamaz” dendi.

Verilecek kararın, bir spor kulübünün aklanmasını ve bu spor kulübünün Türkiye’de ve dünyada yoluna şerefle şanla devam etmesini sağlayacağının anlatıldığı bölümde, Yıldırım hakkında beraat kararı verilmesi istendi.

 

Hüseyin Atıcı finale kaldı

Haziran 27th, 2012

Erkekler gülle atmada Hüseyin Atıcı 19.64 M’lik derecesi ile finale kalmayı başardı.Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de başlayan 21. Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda erkekler gülle atmada ilk 10’a girmeyi başaran Hüseyin Atıcı cuma günü finalde yarışacak.

(AA)

Hüseyin Atıcı finale kaldı

Haziran 27th, 2012

Erkekler gülle atmada Hüseyin Atıcı 19.64 M’lik derecesi ile finale kalmayı başardı.Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de başlayan 21. Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda erkekler gülle atmada ilk 10’a girmeyi başaran Hüseyin Atıcı cuma günü finalde yarışacak.

(AA)

Karin Melis uzun atalamada finale yükseldi

Haziran 27th, 2012

İki seriden oluşan ve toplam 30 atletin mücadele ettiği elemelerde, 6.65’lik dereceyi geçen veya en iyi dereceyi elde eden 12 atlet finale yükseldi.

Karin Melis Mey, ilk hakkında 6.66 metre atlamayı başararak direkt finale yükselirken, sezonun en iyi derecesini de elde etti. Serisinde ve genel klasmanda ilk sırada yer alan Mey, bayanlar uzun atlama finallerinde yarın TSİ 17.25’de final mücadelesi verecek.

Milli atlet ile aynı dereceyi elde eden Norveçli Margrethe, seride Mey ile birinciliği paylaşırken, Alman Sosthene Taroum Moguenara 6.62’lik atlayışıyla üçüncü sırada yer aldı.

-Nimet Karakuş yarı finalde-

Bayanlar 100 metrede piste çıkan Nimet Karakuş, yarı finale yükseldi. Dört seriden oluşan elemelerde, serilerinde ilk 3 sırayı alan atletler ile en iyi 4 dereceyi elde edenler yarı finale çıktı. 11.48’lik derecesiyle serisini üçüncü sırada tamamlayarak elemeleri geçen Karakuş, bugün akşam seansında TSİ 20.05’de yarı finalde koşacak.

Seride ilk sırayı 11.30 ile Ukraynalı Olesya Povn, ikinci sırayı ise 11.40 ile Alman Anne Cibis elde etti.

Karin Melis uzun atalamada finale yükseldi

Haziran 27th, 2012

İki seriden oluşan ve toplam 30 atletin mücadele ettiği elemelerde, 6.65’lik dereceyi geçen veya en iyi dereceyi elde eden 12 atlet finale yükseldi.

Karin Melis Mey, ilk hakkında 6.66 metre atlamayı başararak direkt finale yükselirken, sezonun en iyi derecesini de elde etti. Serisinde ve genel klasmanda ilk sırada yer alan Mey, bayanlar uzun atlama finallerinde yarın TSİ 17.25’de final mücadelesi verecek.

Milli atlet ile aynı dereceyi elde eden Norveçli Margrethe, seride Mey ile birinciliği paylaşırken, Alman Sosthene Taroum Moguenara 6.62’lik atlayışıyla üçüncü sırada yer aldı.

-Nimet Karakuş yarı finalde-

Bayanlar 100 metrede piste çıkan Nimet Karakuş, yarı finale yükseldi. Dört seriden oluşan elemelerde, serilerinde ilk 3 sırayı alan atletler ile en iyi 4 dereceyi elde edenler yarı finale çıktı. 11.48’lik derecesiyle serisini üçüncü sırada tamamlayarak elemeleri geçen Karakuş, bugün akşam seansında TSİ 20.05’de yarı finalde koşacak.

Seride ilk sırayı 11.30 ile Ukraynalı Olesya Povn, ikinci sırayı ise 11.40 ile Alman Anne Cibis elde etti.

Olimpiyatlara son ’40’ dakika

Haziran 27th, 2012

Ceyhun Yıldızoğlu AA muhabirine, (A) Milli Kadın Voleybol Takımı’ndan sonra olimpiyatlara giderek yeni bir tarih yazmak istediklerini ifade etti.

Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) tarafından Ankara’da düzenlenen olimpiyat elemelerine iyi bir başlangıç yaptıklarını önce Porto Riko’yu 65-53, ardından da Japonya’yı 65-49 yendiklerini anımsatan Yıldızoğlu, (B) Grubu’ndan Arjantin ile eşleşmek istediklerini söyledi.

Arjantin ile daha önce yine Ankara’da düzenlenen dörtlü turnuvada karşılaştıklarına işaret eden Yıldızoğlu, şöyle konuştu:

”O maçı kazandık. Bu bizim açımızdan bir avantaj. Ancak, onların ne kadar ters bir takım olduğunu da çok iyi biliyoruz. Her an maçın skorunu değiştirecek özelliklere sahip oyuncuları var. Turnuvada 20 sayı öndeyken maç sonunda fark 2 sayıya kadar düşmüştü. O maçın zorluğunu göz önüne alacak olursak bizim açımızdan hiç de kolay olmayacak bir maça çıkacağız. Onun için ciddiyeti hiç bir zaman elden bırakmayacağız ve çok iyi bir şekilde hazırlanacağız. Bu tarihi fırsatı kaçırmak istemiyoruz.”

-”Avrupa’da yerimizi tescilledik”-

Ceyhun Yıldızoğlu, Türk kadınını olimpiyatlarda (A) Milli Kadın Basketbol Takımı ile en iyi şekilde temsil etmek istediklerini söyledi.

Yıldızoğlu, ”Biz Türk kadınının, kadın basketboldaki yerini her şeyimizi ortaya koyarak ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan buralara getirdik. Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda geçen yıl gümüş madalya alarak Avrupa’daki yerimizi tescilledik. Şimdi dünyada nerede olduğumuzu görmek istiyoruz” diye konuştu.

Olimpiyatlara sadece katılmak için gitmeyeceklerini dile getiren Yıldızoğlu, ”Türk Bayrağını en yukarılara taşımak istiyoruz. Türk kadınının bu fedakar çalışmasını madalya ile taçlandırmak istiyoruz. Bunun da çok zor olduğunu biliyoruz ama biz en baştan beri hep büyük hedefler ortaya koyduk. Federasyon ve milli takım olarak ortaya koyduğumuz hedeflere şimdiye kadar hep ulaştık. Olimpiyatlara gittiğimiz zaman da bu hedefimizi asla küçük tutmayacağız. Bunu yapacak gücümüz var, bu inanca sahibiz. İnançlı insanların da her şeyi başaracağına inanıyorum. Benim gibi oyuncularım da inançlı, akıllı ve ne yaptığını biliyorlar. Biz artık tecrübeli bir takımız.”

-Şaziye ve Kuanitra sakat-

Yıldızoğlu, açıklamasında, milli takımda sakatlıklar konusunda ciddi bir sorunları bulunmamasına karşın Japonya maçından sonra Şaziye İvegin’in ayak bileğinde, Kuanitra Hollingsworth’un ise kasığında problem bulunduğunu belirtti.

Yıldızoğlu, ”Çok ciddi bir sorun olmadığını ümit etmek istiyorum. Dileğim Şaziye ve Kuanitra’nın bizimle başladığı yola sonuna kadar devam etmesidir” dedi.

Olimpiyatlara son ’40’ dakika

Haziran 27th, 2012

Ceyhun Yıldızoğlu AA muhabirine, (A) Milli Kadın Voleybol Takımı’ndan sonra olimpiyatlara giderek yeni bir tarih yazmak istediklerini ifade etti.

Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) tarafından Ankara’da düzenlenen olimpiyat elemelerine iyi bir başlangıç yaptıklarını önce Porto Riko’yu 65-53, ardından da Japonya’yı 65-49 yendiklerini anımsatan Yıldızoğlu, (B) Grubu’ndan Arjantin ile eşleşmek istediklerini söyledi.

Arjantin ile daha önce yine Ankara’da düzenlenen dörtlü turnuvada karşılaştıklarına işaret eden Yıldızoğlu, şöyle konuştu:

”O maçı kazandık. Bu bizim açımızdan bir avantaj. Ancak, onların ne kadar ters bir takım olduğunu da çok iyi biliyoruz. Her an maçın skorunu değiştirecek özelliklere sahip oyuncuları var. Turnuvada 20 sayı öndeyken maç sonunda fark 2 sayıya kadar düşmüştü. O maçın zorluğunu göz önüne alacak olursak bizim açımızdan hiç de kolay olmayacak bir maça çıkacağız. Onun için ciddiyeti hiç bir zaman elden bırakmayacağız ve çok iyi bir şekilde hazırlanacağız. Bu tarihi fırsatı kaçırmak istemiyoruz.”

-”Avrupa’da yerimizi tescilledik”-

Ceyhun Yıldızoğlu, Türk kadınını olimpiyatlarda (A) Milli Kadın Basketbol Takımı ile en iyi şekilde temsil etmek istediklerini söyledi.

Yıldızoğlu, ”Biz Türk kadınının, kadın basketboldaki yerini her şeyimizi ortaya koyarak ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan buralara getirdik. Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda geçen yıl gümüş madalya alarak Avrupa’daki yerimizi tescilledik. Şimdi dünyada nerede olduğumuzu görmek istiyoruz” diye konuştu.

Olimpiyatlara sadece katılmak için gitmeyeceklerini dile getiren Yıldızoğlu, ”Türk Bayrağını en yukarılara taşımak istiyoruz. Türk kadınının bu fedakar çalışmasını madalya ile taçlandırmak istiyoruz. Bunun da çok zor olduğunu biliyoruz ama biz en baştan beri hep büyük hedefler ortaya koyduk. Federasyon ve milli takım olarak ortaya koyduğumuz hedeflere şimdiye kadar hep ulaştık. Olimpiyatlara gittiğimiz zaman da bu hedefimizi asla küçük tutmayacağız. Bunu yapacak gücümüz var, bu inanca sahibiz. İnançlı insanların da her şeyi başaracağına inanıyorum. Benim gibi oyuncularım da inançlı, akıllı ve ne yaptığını biliyorlar. Biz artık tecrübeli bir takımız.”

-Şaziye ve Kuanitra sakat-

Yıldızoğlu, açıklamasında, milli takımda sakatlıklar konusunda ciddi bir sorunları bulunmamasına karşın Japonya maçından sonra Şaziye İvegin’in ayak bileğinde, Kuanitra Hollingsworth’un ise kasığında problem bulunduğunu belirtti.

Yıldızoğlu, ”Çok ciddi bir sorun olmadığını ümit etmek istiyorum. Dileğim Şaziye ve Kuanitra’nın bizimle başladığı yola sonuna kadar devam etmesidir” dedi.

Türkiye olimpiyat rekoru kırdı

Haziran 27th, 2012

Londra’da 27 Temmuz-12 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olimpiyatlara 1 ay kala, sporcu sayısındaki artış, rekor katılım ve tarihinde ilk kez katılım hakkı elde eden branşlarıyla gündeme gelen Türkiye, kadın sporcu sayısıyla da bir ilke imza atacak. Bugüne kadar 2004 Atina Olimpiyatları’nda 21 kadın sporcuyla bu alandaki en yüksek rakamına ulaşan Türkiye, Londra için bu sayıyı şimdiden ikiye katlamış bulunuyor.

Yüzme ve atletizmde henüz kesinleşmemiş bazı isimlerin bulunmasına karşın Türkiye, Londra’da badminton, okçuluk, cimnastik, güreş, judo, masa tenisi ve yelkende 1’er, tekvando, yüzme ve atıcılıkta 2’şer, halterde 4, voleybolda 12, atletizmde ise 18 kadın sporcuyla temsil edilecek.

Oyunlarda bugüne kadar 12 olimpiyatta toplam 88 kadın sporcuyla mücadele eden Türkiye, bu yıl ise bir seferde 47 kadın sporcuyla ter dökecek. Türkiye daha önce 1948 Londra, 1972 Münih ve 1976 Montreal Olimpiyatları’na 1’er, 1936 Berlin ve 1984 Los Angeles Olimpiyatları’na 2’şer, 1960 Roma Olimpiyatları’na 3, 1988 Seul Olimpiyatları’na 5, 1992 Barcelona Olimpiyatları’na 8, 1996 Atlanta Olimpiyatları’na 9, 2000 Sidney Olimpiyatları’na 15, 2008 Pekin Olimpiyatları’na 20 ve 2004 Atina Olimpiyatları’na ise 21 kadın sporcuyla katılmıştı.

Daha önceki yıllarda erkek sporcu sayısının kadın sporcu sayısına karşı ezici bir üstünlüğü bulunurken, Türkiye bu yıl 47 kadın ve 47 erkek sporcuyla bu alanda dengeyi sağladı.

Bu arada (A) Milli Basketbol Takımı’nın, Ankara’da devam eden FIBA Kadınlar Olimpiyat Elemeleri’ni geçmesi halinde, kadın sporcu sayısı 59’a çıkacak ve Türkiye ilk kez olimpiyatlarda erkeklerden çok kadın sporcuyla temsil edilmiş olacak.

Olimpiyatlar için yapılmıştı, araya savaş girdi

Haziran 27th, 2012

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de bugün başlayan Avrupa Atletizm Şampiyonası’nın düzenlendiği Helsinki Olimpiyat Stadyumu’nun tarihi bir önemi bulunuyor.

Dört yıl süren inşaatına 1934 yılında başlanan stadyumun resmi açılışı, 12 Haziran 1938 yılında gerçekleşti. Büyük bir heyecanla evsahipliği yapacakları 1940 Olimpiyatları’nı bekleyen Fin Halkı’nın bu rüyası ise İkinci Dünya Savaşı nedeniyle sona erdi. Helsinki, savaş nedeniyle iptal edilen olimpiyatları, ancak 12 yıl sonra düzenleyebildi.

40 bin kişi kapasiteli Helsinki Olimpiyat Stadyumu, olimpiyatların yanı sıra, atletizmde Avrupa ve dünya şampiyonalarına da evsahipliği yaptı. 1971 ve 1994 Avrupa Atletizm Şampiyonaları ile 1983 ve 2005 Dünya Atletizm Şampiyonaları, bu stadyumda düzenlendi. Stadyum, bu şampiyonayla birlikte toplam 3 Avrupa şampiyonasına evsahipliği yapan ilk stat olarak da tarihe geçti.

Finlandiya Milli Futbol Takımı’nın maçlarının da oynandığı stadyumda, kışın buz hokeyi maçları yapılıyor, konserler veriliyor.

Kent merkezine 2 kilometre uzaklıktaki Töölö bölgesinde bulunan stadyumda bir de 72 metre yüksekliğinde kule bulunuyor. Ziyaretçilere açık olan kule, Helsinki’nin kuşbakışı görüntüsünü gözler önüne seriyor.

Olimpiyatlar için yapılmıştı, araya savaş girdi

Haziran 27th, 2012

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de bugün başlayan Avrupa Atletizm Şampiyonası’nın düzenlendiği Helsinki Olimpiyat Stadyumu’nun tarihi bir önemi bulunuyor.

Dört yıl süren inşaatına 1934 yılında başlanan stadyumun resmi açılışı, 12 Haziran 1938 yılında gerçekleşti. Büyük bir heyecanla evsahipliği yapacakları 1940 Olimpiyatları’nı bekleyen Fin Halkı’nın bu rüyası ise İkinci Dünya Savaşı nedeniyle sona erdi. Helsinki, savaş nedeniyle iptal edilen olimpiyatları, ancak 12 yıl sonra düzenleyebildi.

40 bin kişi kapasiteli Helsinki Olimpiyat Stadyumu, olimpiyatların yanı sıra, atletizmde Avrupa ve dünya şampiyonalarına da evsahipliği yaptı. 1971 ve 1994 Avrupa Atletizm Şampiyonaları ile 1983 ve 2005 Dünya Atletizm Şampiyonaları, bu stadyumda düzenlendi. Stadyum, bu şampiyonayla birlikte toplam 3 Avrupa şampiyonasına evsahipliği yapan ilk stat olarak da tarihe geçti.

Finlandiya Milli Futbol Takımı’nın maçlarının da oynandığı stadyumda, kışın buz hokeyi maçları yapılıyor, konserler veriliyor.

Kent merkezine 2 kilometre uzaklıktaki Töölö bölgesinde bulunan stadyumda bir de 72 metre yüksekliğinde kule bulunuyor. Ziyaretçilere açık olan kule, Helsinki’nin kuşbakışı görüntüsünü gözler önüne seriyor.

Erciyesspor’un kaptanı yuvada kaldı

Haziran 27th, 2012

Mavi-Siyahlı ekibin internet sitesinden yapılan açıklamada, sözleşmesi sona eren Bozkurt ile yapılan görüşmeler sonucu 1 yıllık anlaşma sağlandığı belirtildi.

Açıklamada, takımda kaldığı için mutlu olduğunu dile getiren Emrah Bozkurt’un şu görüşleri yer aldı:

”En büyük isteğim Kayseri Erciyesspor’da futbolu bırakmak. Başka bir yere gitmek istemiyordum. Takımın başarısı için elimizden geleni yapıyoruz ve bundan sonra daha fazlasını yapmaya çalışacağız. Taraftarlarımız bize destek olmaya devam etsinler.”

Aydınspor’da transfer harekatı sürüyor

Haziran 27th, 2012

Kulüp binasında düzenlenen imza töreninde konuşan kaleci Ayhan Öztürk, Aydın’da çok güzel günler geçirdiğini belirterek, ”Aydınspor 1923 hedefleri olan bir kulüp. Bu nedenle takımda kalmaya karar verdim” dedi.

Amatör küme takımlarından Sağlıkspor’dan Hakan Tatlı’da 3 yıllık sözleşmeye imza attı.

AK Partili Eronat BDP’ye isyan etti

Haziran 27th, 2012

Genel Kurul’da, CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar’ın, yüksek öğrenim öğrencilerine burs ve kredi verilmesi ile ilgili kanunda değişiklik öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Görüşmelerde yerinden söz alan, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, BDP’li bir hatibin iki gün sonra Orhan Doğan’ın doğum günü olduğunu söylediğini belirterek, ”Bugün, PKK tarafından katledilen oğlumun doğum günü. Eğer oğlum yaşasaydı bugün 22 yaşında olacaktı. Keşke benim oğlum da Orhan Doğan kadar yaşamış olsaydı. 3 Ocak 2008’de PKK tarafından patlatılan bir bomba Diyarbakır’da 6’sı çocuk 7 kişinin katledilmesine neden oldu. Ne yazık ki kısa süre sonra yakalanan katil, BDP’liler tarafından acınarak bahsedildi. Ona acıdıklarını söylediler. Bu katliamı kınamayan BDP’yi, PKK’yı ve PKK’yı destekleyen herkesi şiddetle kınıyorum” dedi.

Daha sonra Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik öngören kanun tasarısının tümü üzerinde görüşmelere geçildi. 

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, Hükümet’in ekonomi politikasını eleştirdi. Tanrıkulu, 2012 yılında kurulan şirket sayısının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27 azaldığını, 2002 yılında 742 bin olan karşılıksız çek sayısının, 2011 yılında 977 bine yükseldiğini söyledi. Tanrıkulu, ticari hayata güç vermesi beklenen özel kesimin ise borç yükü altında olduğunu belirtti. 

Son günlerde, Türkiye’nin IMF’ye borç verir hale geldiğine yönelik haberleri anımsatan Tanrıkulu, bunun ucuz bir siyaset olduğunu, Türkiye’nin yalnızca yükümlülüğünü yerine getirdiğini söyledi. 

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, iş dünyası ile ilgili düzenlemeler yapıldığını ancak çalışanların sorunlarını ilişkin bir düzenleme yapılmadığını ifade ettti. THY’den atılan çalışanların bugün gruplarını ziyaret ettiğini anlatan Kaplan, ”THY gibi büyük şirketlerde, çalışanların o şirketler için emeği büyüktür. 300’ün üzerinde kişiyi attınız. Bu mağdurların içinde işi başında olup atılanlar, eylemin içinde olmayanlar da var. Eylemde bile olsalar, bu demokratik haktır. Grevi de yasakladınız daha ne istiyorsunuz? Çalışanların hepsini ipe mi göndereceksiniz?” dedi. Kaplan, THY personelinin yeniden işe alınmalarını istedi.

Siirt’te çatışma çıktı: 1 asker şehit

Haziran 27th, 2012

Siirt’in Eruh ilçesinde yol kontrolünü sağlayan askerlere teröristler tarafından saldırı düzenlendi. Olayda 1 asker şehit oldu, 1 asker yaralandı.

Alınan bilgilere göre, Eruh-Şırnak yolu arasındaki Gedik Kaşar köyü yakınlarında yol kontrolünü sağlayan askerlere, teröristlerce ateş açıldı. Saldırıda 2 asker yaralandı. Yaralı askerler, askeri helikopterle Siirt Asker Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen yaralı askerlerden biri şehit oldu. Şehit askerin cenazesi, Siirt Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Olayın yaşandığı bölgeye Siirt 3’üncü Komando Tugay Komutanlığı ve Şırnak Tümen Komutanlığı’ndan kalkan kobra tipi helikopterler sevk edildi. Helikopterler teröristlerin kaçış noktalarını bombaladı. Bölgede operasyon devam ediyor.

Öte yandan, Şırnak-Eruh yolu güvenlik nedeni ile trafiğe kapatıldı.

Çağlayan: Biz işadamlarının greyderiyiz

Haziran 27th, 2012

Bakan Çağlayan, Nail Olpak başkanlığındaki Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) yeni yönetim kurulu üyelerini AK Parti Grup Yönetim Salonu’nda kabul etti.

Kabulde konuşan Çağlayan, ”tarlada izi olmayanın harmanda sözü olmaz” sözünü anımsatarak, Ankara Sanayi Odası Başkalığı döneminde MÜSİAD’ın Ankara şubesinin kuruluşuna katkı verenlerden biri olduğunu anımsattı.

Kendisinin MÜSİAD’da, MÜSİAD’ın da yayınladığı raporlarla kendisinde emeğinin bulunduğunu ifade eden Çağlayan, şunları söyledi:

”Sanayi odası başkanlığım dönemimde, MÜSİAD’ın hazırladığı raporları Yalova’daki yazlığımın bahçesinde okurdum. Bu raporları daha sonra odanın meclis toplantılarında gündeme getirirdim. Bundan dolayı MÜSİAD’ın raporlarından çok şeyler öğrenmişimdir.”

Kendisinin de 27 senedir sanayicilik yaptığını anımsatan Bakan Çağlayan, ”Sanayicilerle empati kurmuyorum, 27 senelik sanayici olarak sempati yapıyorum” dedi.

Bakan Çağlayan, Türkiye’nin son 9,5 yılda gösterdiği başarılı ekonomik performansın popülist olmayan politikaların sayesinde gerçekleştiğini belirterek, şöyle konuştu:

”Bizim hedeflerimiz var. 2023 yılı hedefimiz de bunların başında geliyor. Türkiye yüzde 8,5 büyüyorsa burada övünmesi gereken siz sanayicilersiniz. Biz, iş adamlarının greyderiyiz. Bizim görevimiz 10 şeritli yollar açmak, iş adamlarının görevi de bu yoldan ilerlemek. Rantta değil üretimden para kazanmayı prensip edinen MÜSİAD bunu başarıyla yapıyor.”

MÜSİAD Genel Başkanı Olpak da MÜSİAD’ın yapılan genel kurulu sonrasında yeni yönetim olarak Ankara’da protokol ziyaretlerine başladıklarını söyledi.

2023 hedefine ulaşmak için üzerlerine düşen sorumluluğun farkında olduklarını ifade eden Olpak, konuşmasının ardından ”Orta Gelir Tuzağı” başlıklı araştırma raporlarında Bakan Çağlayan’a takdim etti.

Çukurova’dan ortaklarına yaylım ateş

Haziran 27th, 2012

Gruptan yapılan yazılı açıklamada, ”Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ’nin (Turkcell) 29 Haziran 2012 tarihinde yapılması öngörülen Genel Kurul toplantısı ile ilgili olarak, karpayı dağıtımı, anasözleşme değişikliği, bağımsız yönetim kurulu adayları gibi konularda TeliaSonera ve Alfa adına bugün kamuoyuna yapılan açıklamaların gerçeğe uygun olmayan yönler içermesi nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini teminen, aşağıdaki hususların açıklanmasına ihtiyaç duyulmuştur” denildi.

”Turkcell’de karpayı dağıtımını engelleyen bizatihi TeliaSonera ve Alfa’dır” ifadesine yer verilen açıklamada, 2011 yılında yapılan ilgili Turkcell Genel Kurul toplantılarında, Turkcell Holding AŞ adına Genel Kurul toplantılarında görev yapan temsilcinin kullandığı oylar dolayısıyla, karpayı dağıtımını öngören gündem maddelerinin kabulünün mümkün olmadığı hatırlatıldı.

Açıklamada, ”Turkcell Holding AŞ adına söz konusu Turkcell Genel Kurul toplantılarında oy kullanan temsilcilerin, TeliaSonera ve Alfa’nın oylarıyla yetkilendirilen ve ne yönde oy kullanacağı da yine TeliaSonera ve Alfa’nın oylarıyla belirlenen kişiler olduğu, tüm kamuoyunca bilinen tartışmasız bir gerçektir. Hal böyle iken, karpayı dağıtımını Çukurova Grubu’nun engellediğine yönelik beyanlar, hiçbir inandırıcılığı olmayan, yanıltıcı beyanlardan ibarettir” görüşü dile getirildi.

Açıklamada, Turkcell Anasözleşmesi’nde yapılması planlanan değişiklik metninde uzlaşma sağlanamamasının, ”TeliaSonera ve Alfa’nın, bu değişiklik yoluyla yetkili kamu otoritesi SPK tarafından bağımsız Yönetim Kurulu üyelikleri ile ilgili olarak öngörülen ilkeleri devre dışı bırakmayı hedefleyen tutumlarından kaynaklandığı” savunuldu.

-”Çukurova Grubu, Anasözleşme değişikliklerini önermekte ve desteklemektedir”-

Yapılacak Turkcell Genel Kurul toplantısında anasözleşme değişikliği yönünde yapılması planlanan düzenlemelerin, esas itibariyle, Şirket Yönetim Kurulu’nun yapısını, toplantı ve karar nisaplarını ilgilendirdiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Bu çerçevede, Yönetim Kurulu’na seçilecek bağımsız üyelerin sayısı, Yönetim Kurulu’nun toplantı ve karar nisapları ve söz konusu kararlara bağımsız üyelerin katılımı konusundaki kurallar, SPK’nın belirlediği kurumsal yönetim kural ve ilkelerinin Şirket yönetimine yansıması ve bağımsız üyelerin karar alma sürecinde bu kural ve ilkelere uygun şekilde etkinliklerinin sağlanması meselesini doğrudan etkilemektedir.

Çukurova Grubu, Turkcell Yönetim Kurulu’nun oluşumunda ve alacağı kararlarda, en az bir bağımsız üyenin karar hakkında olumlu oy kullanmış olmasını öngören Anasözleşme değişikliklerini önermekte ve desteklemektedir. Bu tutum ise, SPK’nın yürürlüğe koyduğu kurumsal yönetim ilkelerinin ve bağımsız üyelik düzenlemelerinin amacını ve ruhunu yansıtan ve destekleyen bir yaklaşımı temsil etmektedir.”

-”Adayların birçoğu, SPK düzenlemesinde bağımsız adaylar için öngörülmüş bulunan kriterlere uygun değil”-

”TeliaSonera ve Alfa tarafından bağımsız üyelik için önerilen adayların birçoğu, bizatihi SPK düzenlemesinde bağımsız adaylar için öngörülmüş bulunan kriterlere uygun değildir” denilen açıklamada, şu görüşler dile getirildi:

”Kamuoyunca da yakından gözlendiği üzere, TeliaSonera ve Alfa tarafından Turkcell Yönetim Kurulu’na bağımsız üye olarak önerildiği belirtilen isimlerin birçoğu, önceki ve/veya halihazır iş bağlantıları, kimlikleri ve taraf oldukları konular dikkate alındığında, SPK tarafından belirlenen bağımsızlık kriterlerine uygun değillerdir.

Bu kapsamda, yakın geçmişte birçok medya organında haber ve tespit konusu edilen somut örnekler vermek gerekirse, TeliaSonera ve Alfa tarafından önerilen adaylardan bazıları için, münferit olarak; öneren taraf ile belli doğrudan veya dolaylı iş ve hizmet ilişkilerinin bulunduğu, bu yönüyle SPK’nın ve New York Borsası’nın ilgili düzenlemelerinde öngörülen süreler boyunca iş ve hizmet ilişkisinin bulunmamasına dair kurallarına uymadığı, bazı suçlarla ilgili iddialara veya yargılama sürecine konu oldukları, kimlik ve/veya konumları itibariyle öneren taraftan bağımsız hareket edemeyecekleri yönünde izlenim oluşturdukları ifade edilmektedir.

Bizatihi bağımsız medya mensupları ve mecraları tarafından tespit ve haber konusu yapılan bu somut gerçekler ortada iken, önerilen adayların SPK düzenlemesine uygunluğunun ileri sürülemeyeceği, bizce tartışmasızdır.”

Muhabir: İstanbul