Mısırlılar Tahrir Meydanı’na akın etti

Haziran 25th, 2012

Muhammed Mursi’nin cumhurbaşkanlığını kutlayan binlerce Mısırlı Tahrir Meydanı’na akın etti.

Seçim Komisyonunun Mursi’nin zaferini resmi olarak ilan etmesinin ardından Tahrir’de başlayan kutlamalar sürüyor.

Karnaval havasında geçen kutlamaları izlemek isteyen binlerce Mısırlı aileleri ile Tahrir Meydanı’nı doldurdu.

Havai fişek gösterileri ile aydınlanan meydanda şarkılar söyleniyor, Mursi lehine sloganlar atılıyor. Çeşitli yerlere yerleştirilen televizyonlardan diğer kentlerindeki kutlamalar takip ediliyor.

Meydandaki seyyar satıcıların sayısı da artan kalabalıkla birlikte çoğalıyor. Seyyar satıcıların çoğu üzerine Mursi’nin resimleri işlenmiş bayrak ve tişört satıyor.

Bazı Suriye ve Yemenli seyyar satıcılar ise kendi ülkelerindeki devrimcileri simgeleyen bayraklar satıyor.

Evde baba-oğul, pistlerde amansız rakipler

Haziran 25th, 2012

İzmir Ülkü Motor Sporları Kulübü’nün hem başkanlığını hem de sporculuğunu yapan Ümit Ülkü, 7 yıllık sürede çeşitli pist şampiyonalarında yarıştığını söyledi.

Türkiye Pist Şampiyonası 3. Ayak Yarışları’na oğlu Muhammet Ali Ülkü ile rakip olarak mücadele ettiklerini belirten Ülkü, yarışta farklı duygular hissettiğini anlattı.

Oğlu Muhammet Ali’nin küçüklüğünde otomobillere ilgisinin olduğunu fark ettiğini dile getiren Ülkü, ”Motor sporları kulübü başkanlığı yaptığım için işimizin içinde pist ve otomobiller var. Bu nedenle de Muhammet Ali otomobillerle erken yaşta tanıştı. Bu sporu oğlumla beraber yapmak istedim ve onu motor sporlarına yönlendirdim. Oğlum 3 yıldır Pist Şampiyonaları’nda yarışıyor” dedi.

Ümit Ülkü, oğlunun ulusal ve yerel yarışlara katıldığını, şu anda yaşıtlarına göre iyi konumda olduğunu ve Türkiye Pist Şampiyonası 3. Ayak Yarışları Süper Grup kategorisinde 3’üncülüğü elde ettiğini belirterek, normalde Maxi Grup’ta yarıştığını, fakat şampiyonanın 3. ayak yarışlarında Süper Grup’ta oğluyla karşı karşıya geldiğini söyledi. Ülkü, ”Oğlumla aynı yarışta rakip olmak, onun için de benim için de farklı bir duyguydu. Yarış ikimiz için de çekişmeli geçti. Muhammet Ali, bu sporun eğitimini aldı, kendisini de geliştirdi. Pist yarışları bir halı saha maçından daha güvenli ama, çeşitli virajlarda oğlum için endişelendiğim oluyor. Şimdiye kadar ciddi bir sorun yaşamadık. Yarışlarda çeşitli stratejiler uyguluyoruz” diye konuştu.

-”O darbeyi hiç unutmayacağım”-

Ümit Ülkü, oğlunun Türkiye Pist Şampiyonası 3. Ayak Yarışları’ndaki mücadelelerde kendisini zorladığını, yarışta oğlunun aracının kendi otomobiline arkadan çarptığını, oğlunun yarışta kendisin zorladığını belirtti.

”Evde kendisine bir hasar raporu çıkaracağım” diyen Ülkü, otomobil sporlarına karşı kabiliyeti olan oğlunun, madalyalar kazandığını ve pist şampiyonalarında iyi konumlara yükseleceğini düşündüğünü söyledi.

Ülkü, yarış sonrası eve döndüklerinde gelecek hafta yapacakları yarış hakkında strateji belirlediklerini anlatarak, aynı takım adına yarıştıkları için stratejileri beraber düzenlediklerini kaydetti.

-”Babamla yarışmaktan zevk aldım”-

Bugüne kadar yarışlarda edindiği bilgileri Muhammet Ali’ye de aktardığını dile getiren Ülkü, oğlunun erken yaşta yarışlara başlaması nedeniyle yaklaşık 20 yıl sonra 100’ün üzerinde kupaya sahip olacağını ifade etti.

Muhammet Ali Ülkü de, 3 yıldır yarışlara katıldığını ve babası ile yarışmanın farklı duygular yaşamasına neden olduğunu ifade ederek, Türkiye Pist Şampiyonası 3. Ayak Yarışları’nda babası ile çekişmeli dakikalar yaşadıklarını söyledi.

Babasının kendisinden daha iyi derecelere sahip olduğunu, bu nedenle de bazı virajlarda yol vermesi gerekmesine rağmen babasının yolunu kapattığını anlatan Ülkü, ”Son gün yaptığımız yarışta babamın otomobiline arkadan çarptım. Bu nedenle de babamla kötü bir anımız oldu. Bunun dışında babamla yarışmaktan zevk aldım” diye konuştu.

19 yaşında olduğunu ve bugüne kadar 25 kupa elde ettiğini belirten Ülkü, gelecekte kendi kategorisinde en iyi pilotlardan biri olmak istediğini sözlerine ekledi.

Cenk’ten yeni bir rekor denemsi daha

Haziran 25th, 2012

Paletli ip destekli serbest dalışta 87 metre, paletsiz ip destekli de ise 80 metreye ulaşarak iki ayrı dünya rekoruna imza atan Ulusoy, antrenmanlarının yanı sıra yeni sporcular yetiştirmek için de çalışmalar yürütüyor.

Cenk Devrim Ulusoy AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüzme antrenörlüğü, serbest dalış, nefes kontrolü ve yoga eğitimleri verdiğini belirterek, ”Bir kaç yıl içinde çok iyi sporcular ortaya çıkacak” dedi.

Ulusoy, diğer çalışmaları hakkında bilgi vererek, şöyle konuştu:

”Günde 15 saatlik bir çalışma programım var. Antrenörlüğün yanı sıra rekor denemesi için çalışmalarım var. 27 Eylül’de Antalya’nın Kaş ilçesinde ilk kez ‘değişken ağırlıklı paletli” serbest dalış yapacağım. Bu kategoride 130 metrenin altına inerek rekorlarıma yenisini eklemek istiyorum. Zor bir branş ama 130 metrenin altına inerek dünya rekoru kırmak istiyorum. Bunu başarmak için çalışmalarımı sürdürüyorum.”

Rekor dalışını hava ve deniz suyu sıcaklığının düşecek olması nedeniyle Eylül ayında deneceğini ifade eden Ulusoy, ”Turizmde sezon sonu olması nedeniyle Eylül ayı daha uygun oluyor” dedi.

TFF3’de CentilmenLig şampiyonu Erganispor

Haziran 25th, 2012

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, 3. Lig CentilmenLig’de Erganispor’un 54 takım arasında eksi 1.83 ağırlıklı puanla sıralamayı zirvede tamamladığı bildirildi.

Uygulamada Spor Toto 3. Lig’in 20-38. hafta müsabakaları ile play-off maçları hesaplandı. Bu periyotta, her kulübün puanı, oynadığı maç sayısına bölündü. Elde edilen ortalamanın sıralanması sonrasında, en az ceza puanına sahip olan Erganispor, 2011-2012 sezonu 3. Lig CentilmenLig’i ilk sırada tamamlamayı başardı.

Beşiktaş’ın kamp programı belli oldu

Haziran 25th, 2012

Beşiktaş Futbol Takımı’nın 2012-2013 sezonu kamp programı belli oldu. Yeni sezon hazırlıklarına 2 Temmuz Pazartesi günü İstanbul’da başlayacak olan siyah-beyazlılar, 4 Temmuz Çarşamba gününe kadar BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde çalışacak.

Beşiktaş, yurt dışı kampı için 5 Temmuz Perşembe günü Avusturya’nın Klagenfurt şehri Bad Kleinkircheim kasabasına hareket edecek. 18 Temmuz’da Avusturya’nın Seefeld kentine geçecek olan siyah-beyazlılar, hazırlıklarının yurt dışı ayağını 25 Temmuz’da tamamlayıp İstanbul’a dönecek.

AA

Türkiye tarihinde bir ilk!

Haziran 25th, 2012

(A) Milli Bayan Voleybol Takımı, Dünya Grand Prix’si 3. ve son ayak maçlarının ardından, dünya sıralamasında 3. oldu ve finale yükseldi. Türkiye, tarihinde 2. kez katıldığı organizasyonda ilk kez finallerde mücadele edecek.
Dünyanın en iyi 16 takımının yer aldığı, 3 ayak ve 1 final etabından oluşan organizasyonda maçlar tamamlanırken Türkiye, 3. ayak sonunda dünya sıralamasında 7 galibiyet, 2 yenilgi ve 21 puanla, 1. olan ABD ve 2. sırada yer alan Çin’in ardından 3. oldu. (A) Milliler, 3. ayakta Kore ve Japonya’yı 3-1 yenerken, Almanya’ya ise 3-1 yenildiler.
Bu sonuçların ardından finallere ev sahipliği yapacak Çin’in yanı sıra en iyi dereceyi elde eden ABD, Türkiye, Tayland, Brezilya ve Küba final etabına yükseldi.
Dünya Grand Prix Finalleri 27 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında Çin’in Ningbo kentinde düzenlenecek. Dünya Grand Prix’sinde Türkiye’nin 1, 2. ve 3. ayak maçlarında aldığı sonuçlar, dünya sıralamasında ilk 10’da yer alan takımlar ve final etabının maç programı şöyle:
1. ayak maç sonuçları
Japonya – Türkiye: 0-3 (19-25, 21-25, 21-25) Güney Kore – Türkiye: 1-3 (18-25, 25-22, 21-25, 14-25) Küba – Türkiye: 3-1 (25-20, 21-25, 25-17, 25-20)
2. ayak maç sonuçları
Küba – Türkiye: 1-3 (16-25, 25-20, 20-25, 20-25) Türkiye – Arjantin: 3-1 (25-15, 25-20, 21-25, 25-15) Sırbistan – Türkiye: 1-3 (21-25, 25-16, 22-25, 21-25)
3. ayak maç programı
Kore – Türkiye: 1-3 (18-25, 26-28, 25-20, 13-25) Japonya – Türkiye: 1-3 (25-23, 14-25, 21-25, 17-25) Almanya – Türkiye: 3-1 (24-26, 25-17, 25-18, 25-15)
Dünya sıralaması

TAKIMLAR O G M AS VS P
1.ABD 9 9 – 27 2 27 2.Çin 9 8 1 24 8 23 3.Türkiye 9 7 2 23 12 21
4.Tayland 9 7 2 22 10 20 5.Brezilya 9 8 1 25 14 19 6.Küba 9 6 3 23 13 19 7.Almanya 9 6 3 20 11 18 8.Polonya 9 5 4 20 15 16 9.Japonya 9 4 5 17 16 13 10.İtalya 9 4 5 16 19 13

Final etabı maç programı (Ningbo Beilun Spor Salonu)
27 Haziran Çarşamba: ——————– TSİ 18.00 Brezilya – ABD TSİ 20.30 Tayland – Türkiye TSİ 00.30 Çin – Küba
28 Haziran Perşembe: ——————– TSİ 18.00 ABD – Tayland TSİ 20.30 Küba – Türkiye TSİ 00.30 Çin – Brezilya
29 Haziran Cuma: —————- TSİ 18.00 Brezilya – Küba TSİ 20.30 Türkiye – ABD TSİ 00.30 Çin – Tayland
30 Haziran Cumartesi: ——————— TSİ 18.00 Brezilya – Tayland TSİ 20.30 Küba – ABD TSİ 00.30 Çin – Türkiye
1 Temmuz Pazar: ————— TSİ 18.00 Türkiye – Brezilya TSİ 20.30 Tayland – Küba TSİ 00:30 Çin – ABD

 

İşte U20 Dünya Kupası’nın logosu

Haziran 25th, 2012

FIFA’nın ikinci büyük organizasyonu olan FIFA U20 Dünya Kupası’nın logosu ve lansmanı Çırağan Sarayı’nda dünya kamuoyuna tanıtıldı.
21 Haziran-13 Temmuz 2013 tarihleri arasında ev sahipliği yapacağımız FIFA U20 Dünya Kupası’nın lansmanına Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, TFF 1. Başkan Vekili Ufuk Özerten, TFF Yönetim Kurulu üyeleri, Genel Sekreter Prof. Dr. Emre Alkin, FIFA U20 Dünya Kupası turnuva direktörü Inaki Alvarez ve A Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile U20 Milli Takımı Teknik Direktörü Feyyaz Uçar katıldı.
20 yaş altında dünyanın en iyi 24 takımının katılacağı 2013 FIFA U20 Dünya Kupası; Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Rize ve Trabzon şehirlerinde düzenlenecek. Bu sebeple lansmanda Trabzon ve Bursa Vali yardımcıları ile Rize Belediye Başkanı da hazır bulundu.
Toplantının açılışını TFF Genel Sekreteri Prof. Dr. Emre Alkin yaptı.

Nazar boncuklu, 3 renkli logo
Sanatçı Demet Tuncer’in sunuculuğunu yaptığı lansmanda turnuvanın logosu da görücüye çıktı. Türkiye’de gerçekleşecek organizasyona ait olduğunun ilk bakışta anlaşılması amacı ile tasarlanan logoda Türk bayrağının renkleri olan kırmızı-beyaz dışında, adını Türkiye’den alan turkuaz rengi kullanıldı. Logoda ilk göze çarpan öğe ise nazar boncuğu. Diğer adıyla mavi boncuk. Bu boncuğun, taşıyan kişiyi kötülüklerden koruduğuna ve taşıyan kişiye şans getirdiğine inanılır. Bu inanışa göre logoda kullanılan mavi boncuk ile “şansın, turnuvada mücadele edecek sporcuların yanında olması” dileğine gönderme yapıldı.
Mavi boncuğun üstünde turkuaz olarak kullanılan ve logoya dinamizm katan çiçek ise lale. Anavatanının Orta Asya olduğu bilinen, tarih boyunca Türkler tarafından yetiştirilen ve dünyaya kazandırılan lale; gençliği, tutkuyu ve sevgiyi simgeler. Lalenin logoda kullanılması ile ülkemizin futbola olan tutkusu ve turnuvada mücadele edecek futbolcuların gençliği vurgulandı.

 

Suriye telsizinde ‘vurduk’ anonsu

Haziran 25th, 2012

Alınan bilgilere göre uçak, savunma sisteminden otomatik fırlatmayla değil füze ile vuruldu. Daha sonra Suriye’deki üst makamlara, telsizden ‘vurduk, vurduk’ anonsu geçildi. Radar kayıtlarında ise uçağın uluslararası sularda düşürüldüğü net biçimde görülüyor. Türk uçağı füze isabet ettikten sonra 8 km boyunca kontrol dışı yalpalayarak denize düşüyor.

 Öncelikle uçak, savunma sisteminden otomatik fırlatmayla değil füze ile vuruldu. Radar kayıtlarında Suriyelilerin füzeyi Türk uçağını hedef almak için aktif ettiği görülüyor. Suriye tarafı radarda görülen uçağın dost-düşman olduğunu IFF denen sistem vasıtasıyla rahatlıkla tespit edebiliyor. Bu sistemde uçağın kimliği, özellikleri ve silahlı olup olmadığı görülebiliyor. Bu yüzden Şam’dan gelen “Türk uçağı olduğunu bilmiyorduk.” açıklamalarına Ankara pek itibar etmiyor. Radar kayıtlarını incelediğinde Türk uçağı Suriye hava sahasına girdiğinde Türk radarları tarafından uyarılıyor. Uçak da hemen Suriye hava sahasını terk ediyor. Ancak bu olaydan yaklaşık 15 dakika sonra Suriye füzeleri Türk uçağına kilitleniyor. Füzelerin uçağı vurmak için serbest bırakıldığı kayıtlarında net şekilde görülüyor. Uçak vurulduktan sonra 8 km boyunca pilotun kontrolü dışında uçuyor.

Orsam Başkanı Kanbolat Kei zirvesine dikkat çekti

Haziran 25th, 2012

Kanbolat yaptığı açıklamada, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün (KEİ), yarın İstanbul’da yapacağı zirveyi değerlendirdi. KEİ’nin 20. yıldönümünü İstanbul’da devlet-hükümet başkanları zirvesi ile kutlayacağını belirten Kanbolat, yarın Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi’nde, KEİ Dışişleri Bakanları Konseyi Özel Oturumu ve KEİ Parlamenter Asamblesi Grup Başkanları Toplantısı, KEİ Akademisyenler Forumu, KEİ Ekonomi Forumu, ve KEİ STK Forumu ile zirvenin başlayacağını kaydetti.

KEİ’nin İstanbul zirvesinin Karadeniz’in “yeniden doğuşu” olacağını ifade eden Kanbolat, “KEİ, Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmaya hazırlanıyor. Karadeniz kimliği yeniden canlanıyor” dedi.

Yeniden canlanan ve güçlenen Karadeniz kimliği ile KEİ’ye yeni bir ruh, yeni bir canlılık vermenin zamanının geldiğini belirten Kanbolat, “Çünkü, Karadeniz, çok daha özgür olmak istiyor. Tarihin derinlerinden gelen ortak Karadeniz kimliği sınırları eritmeye devam ediyor. Vizeler kalkıyor, pasaportlar kalkıyor, kimlikle sınırlar aşılıyor. Havaalanları ortak kullanılıyor, enerji hatları sınır tanımadan doğudan batıya, kuzeyden güneye döşeniyor. Karadeniz, özgürlüğün ve bir bütün olmanın keyfini çıkartıyor. Karadeniz halkları hem komşu ve hem de akraba olmanın sevincini paylaşıyor” dedi.

Kamalak: Bu oyuna gelmemeliyiz

Haziran 25th, 2012

SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, partisinin Antalya İl Divan Kurulu Toplantısı’na katıldı. Toplantıda partililere seslenen Kamalak, terör konusu ve Suriye’yle yaşanan gelişmelere değindi. Türkiye’nin Suriye’yle savaşa sokulmak istendiğini ileri süren Kamalak, son olarak Türk savaş uçağının Suriye tarafından düşürülmesi olayının bunun bir parçası olduğunu ifade etti.

        Türkiye’nin bu oyuna gelmemesi gerektiğini söyleyen Kamalak, “Yazık ki geldiğimiz nokta bakımından durum, 5-6 ay öncesine nispeten çok daha sıcak ve tehlikeli bir noktaya geldi. Bu noktada da yüce milletimiz temkinli olmak zorundadır. Türkiye’nin Suriye üzerinden savaşa girmesi kimin işine yarar? Türkiye’ye fayda sağlar mı? Kimin işine yarar? Osmanlı’yı bölüp parçalayanların işine yarar. Aylardan beri haykırıyoruz. Ve diyoruz ki bin asır önce Batılı dostlarımız İsrail devletini kurabilmek, kurdurabilmek için II. Abdülhamid’i ortadan kaldırmak projesiyle başlamışlardı. Türkiye savaşa sokulduğu takdirde İsrail’e istenilen yer alınacaktır, biz bunu haykırıyoruz.” diye konuştu. Kamalak, Ortadoğu’da çıkacak bir savaşın Türkiye’ye fayda sağlamayacağını kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Esed yönetimine karşı tutunduğu tavrın yanlış olduğunu savunan Kamalak, “Başbakan, Suriye’yle köprüleri attı. Gerçekten barıştırıcı, problem çözücü bir tavır sergileseydi çok daha iyi durumda olurdu. Aklı selimle hareket edilmesi soğukkanlılıkla meseleleri ele almak, barışçıl bir çözüm kullanmak gerekir.” dedi.

Türkiye’nin bir başka sorunun da terör olduğunu belirten SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, bu sorunu sadece kendi partisinin çözebileceğini savundu. Başbakan Erdoğan’ın, ‘Terör örgütü silah bırakmadan operasyonlar durmaz’ sözünün acizlik olduğunu savunan Kamalak, terörle müzakere değil, mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Terör sorununu CHP’nin de çözemeyeceğini savunan Kamalak, şöyle devam etti:

        “Açık ve net söylüyoruz. Sözü eğip bükmeden ifade ediyoruz. CHP, sürekli olarak bu milleti millet yapan, öz değerleriyle mücadele etmiştir. Dolayısıyla bir kısım gençlerimizi manevi değerlerinden kopartmıştır. Manevi değerlerden kopan, öz kimliğini kaybeden nesil terörist olmayacak, yol kesmeyecek ne yapacak. Zaman gelmiş, ezan susturulmuş. Zaman gelmiş Kur’an-ı Kerim suç sayılmış. Bu mu terörü önleyecek? Bunlar terörü önleyemez. Terörü önlemek, bu milletin ruhunu temsil eden milli görüşün işidir. Genelkurmay başkanımızı tebrik ediyorum. ‘Ben kandile girerim 3 şart gerekiyor’ diyordu. ‘Yasal düzenleme gerekir’ diyor. Demekki daha doğru dürüst yasal düzenleme yok.” ifadelerini kullandı.Toplantının kalan kısmı basına kapalı olarak devam etti.

Kaplan: Operasyon etnik bir operasyondur

Haziran 25th, 2012

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, KCK soruşturması kapsamında KESK ve bağlı sendikalara yönelik yapılan operasyonun etnik bir operasyon olduğunu savundu.

KESK genel merkezini ziyaret ederek yetkililerden bilgi alan Kaplan, çıkışta bir açıklama yaptı. Yaptığı kısa inceleme ve görüşme sonucunda dehşet verici bir durumla karşı karşıya kaldıklarını aktaran Kaplan, “AK Parti hükümeti yasal, demokratik emek alanındaki sendika ve konfederasyonlarda etnik bir operasyon, Kürt avı başlatmıştır.” dedi.

Özel yetkili mahkemelere bakınca bu ülkede Kürt olmanın hükümete göre suç olduğunu gördüklerini belirten Milletvekili Kaplan, KESK’in eğitimden sağlığa her alandaki en temel hak ve hürriyetlerine darbe dönemlerinde dahi böyle bir saldırı yapılmadığını söyledi.

Operasyonların rutine bağlandığını savunan Hasip Kaplan, “Genellikle de Suriye’nin uçak düşürdüğü kamu gündeminin başka bir noktaya odaklandığı dönemlerde bu operasyonların yapılması da tesadüfî değildir.” şeklinde konuştu.

Kamu emekçilerinin yanında olduklarını ve göz altı işlemlerini kınadığını sözlerine ekleyen Kaplan, ülkede etnik operasyon yapanları ırkçı olarak ilan ettiklerini ifade etti.

CHP’li Zarife Gündoğdu güven tazeledi

Haziran 25th, 2012

CHP Tokat İl Kadın Kolları seçimi Saray Düğün Salonu’nda yapıldı. CHP Tokat İl Başkanı Duran Kum, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu döneminde ilk defa kadın kolları ile gençlik kolları başkanlarının seçimle göreve geldiğini söyledi. Cumhuriyetin temel ilkelerinden taviz vermeden yollarına devam edeceklerini ifade eden Başkan Kum, yaşanan terör olaylarına tepki gösterdi.

CHP İl Kadın Kolları’nın mevcut Başkanı Zarife Gündoğdu ise tek liste ile girdiği seçimde yaptığı konuşmasında bugüne kadar verilen desteklerin yeniden aday olma noktasında kendisini cesaretlendirdiğini söyledi. Demokrasiye inan birisi olarak siyasette kadınları olarak söyleyecekleri çok sözleri olduğunu için aday olduğunu ifade eden Gündoğdu, CHP’li kadınlara güvenin tam olduğunu kaydetti.

AB uyardığı Macaristan’ın cezasını kaldırdı

Haziran 25th, 2012

2004 yılından bu yana yüksek cari açık verdiği için sürekli uyarılan Macaristan, bu yılın başında, bazı antidemokratik yasalar çıkarttığı için, AB tarafından ”koşullu” para cezasına çarptırılmayla uyarılmıştı. AB, Macaristan’a cari açığın düşürülmesi için Haziran ayı sonuna kadar bu ülkeye zaman tanımıştı.

 Brüksel, Macar Hükümetinin cari açığını azaltmak için gerekli önlemleri almazsa, 2014 yılından itibaren Macaristan’a verilen AB uyum fonlarından 500 milyon Euro civarında bir kesintiye gidecekti.

AB içinde ilk kez bir üye ülkeye karşı uygulanan bu para cezası Budapeşte’de tepkiyle karşılanmış ve bu ceza Brüksel’in Macaristan Hükümetine karşı baskı kurmaya çalışması olarak adlandırılmıştı.

Macaristan Ekonomi Bakanı György Matolcsy, hükümetlerinin cari açığın önlenebilmesi için gerekli tedbirleri başarıyla aldığını ve AB’nin kendilerine vermeyi planladığı para cezasını kaldırdığını, alınan bu karanda memnun olduklarını açıkladı.

Gözlemciler, cezanın kaldırılmasının Brüksel ve Budapeşte arasında buzların erimesi olarak algılanması gerektiğini, yakında Macaristan ve IMF arasındaki yeni borç anlaşmasının görüşülmeye de başlanabileceğini vurguluyorlar.

Moscovici: Bütçe açığını için 7-10 milyar avro gerekli

Haziran 25th, 2012

Moscovici, iTele’ye yaptığı açıklamada, hafta sonunda düzenlenecek AB liderler zirvesinin, Avrupalı ortakları beklenen yapısal çözümlere götürebileceğini belirterek, ”Sıradan olmayan bir zirve. Avrupalılardan yapısal çözümler bekliyoruz. Önümüzdeki hafta oldukça önemli bir hafta olacak. Avro Bölgesi’nin ihtiyacı olan bankalar birliği, bankacılık düzenlemeleri, yönetişim gibi konularda bel kemiğinin oluşturulması söz konusu” dedi.

Konuşmasında ülkesinin bütçe açığı sorununa da değinen Moscovici, yıl sonunda bütçe açığının GSYH’ye oranını yüzde 4,5 seviyesine çekmek için 7-10 milyar avro aralığına ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Fransa’nın bütçe açığı gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 5,2’si düzeyinde bulunuyor.

Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin hükümet ve devlet başkanları Perşembe günü Brüksel’de düzenlenecek liderler zirvesinde biraraya gelecek. Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’un Perşembe gününden önce zirveye hazırlık amacıyla görüşmesi bekleniyor.

Bağış: Ne kadar ekmek o kadar köfte

Haziran 25th, 2012

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Tuzla’da düzenlenen Köfte Şöleni’nde yaptığı konuşmada Türk vatandaşlarının Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz seyahat edebilmeleri konusunda önemli girişimler başlattıklarını kaydetti. AB’nin Türkiye’den beklentileri olduğunu söyleyen Bağış, AB yetkililerine ‘ne kadar ekmek, o kadar köfte’ deyimi ile karşılık verdi.

Tuzla Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Köfte Şöleni açılışına katılan Egemen Bağış, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin her geçen gün kalkındığını daha da güçlendiğini söyledi. El ele vererek Türkiye’yi dünyanın en güçlü 10 ekonomisinden biri haline getireceklerinin belirten Bağış, geçtiğimiz hafta Brüksel’de 75 milyon Türk vatandaşının Avrupa Birliği üyesi ülkelere vizesiz gidebilmelerinin önünü açacak önemli girişimlerde bulunduklarını anlattı. Bağış: “Avrupa’nın bizden bazı beklentileri var. Bizim de onlardan vizesiz seyahat beklentimiz var. Onlara dedim ki ‘ne kadar ekmek o kadar köfte’. Siz Avrupalılar olarak vizeleri ne kadar hızlı bir şekilde kaldırırsanız, biz de sizin beklentilerinize o kadar hızlı cevap veririz. İnşallah Tuzla’nın köftesi Avrupa’nın da ağzının tadını zenginleştirecek, onlara da ağız tadı sağlayacak.” ifadelerini kullandı.

Daha sonra katılımcıları köfte yemeye davet eden Bağış köftelerin pişirildiği stantları gezdi. Zaman zaman mangal başına geçen Bağış, çevresindekilere ve vatandaşlara pişirdiği köftelerden ikram etti.

Bağış: Ne kadar ekmek o kadar köfte

Haziran 25th, 2012

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Tuzla’da düzenlenen Köfte Şöleni’nde yaptığı konuşmada Türk vatandaşlarının Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz seyahat edebilmeleri konusunda önemli girişimler başlattıklarını kaydetti. AB’nin Türkiye’den beklentileri olduğunu söyleyen Bağış, AB yetkililerine ‘ne kadar ekmek, o kadar köfte’ deyimi ile karşılık verdi.

Tuzla Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Köfte Şöleni açılışına katılan Egemen Bağış, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin her geçen gün kalkındığını daha da güçlendiğini söyledi. El ele vererek Türkiye’yi dünyanın en güçlü 10 ekonomisinden biri haline getireceklerinin belirten Bağış, geçtiğimiz hafta Brüksel’de 75 milyon Türk vatandaşının Avrupa Birliği üyesi ülkelere vizesiz gidebilmelerinin önünü açacak önemli girişimlerde bulunduklarını anlattı. Bağış: “Avrupa’nın bizden bazı beklentileri var. Bizim de onlardan vizesiz seyahat beklentimiz var. Onlara dedim ki ‘ne kadar ekmek o kadar köfte’. Siz Avrupalılar olarak vizeleri ne kadar hızlı bir şekilde kaldırırsanız, biz de sizin beklentilerinize o kadar hızlı cevap veririz. İnşallah Tuzla’nın köftesi Avrupa’nın da ağzının tadını zenginleştirecek, onlara da ağız tadı sağlayacak.” ifadelerini kullandı.

Daha sonra katılımcıları köfte yemeye davet eden Bağış köftelerin pişirildiği stantları gezdi. Zaman zaman mangal başına geçen Bağış, çevresindekilere ve vatandaşlara pişirdiği köftelerden ikram etti.

Yıldız’dan uçağın düşürülmesi ile ilgili açıklama

Haziran 25th, 2012

AK Parti Van Merkez İlçe 4. Olağan Kongresi, Anadolu Öğretmen Lisesi Spor Salonu’nda yapıldı. Kongreye katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Van’da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde meydana gelen depremleri anımsatarak, deprem döneminde bile ayrılık oluşturmak isteyenlerin, bunun için fırsat kollayanların olduğunu söyledi.

Bu kişilerin, ‘Acaba bir ayırım, Türk, Kürt diye ayrı bir nokta oluşturabilir miyiz’ diye çok uğraştığını, fakat bunda başarılı olamadığını ve bundan sonra da olamayacağını vurgulayan Yıldız, şöyle konuştu:

”Hepinizin bildiği gibi Suriye’de bir uçağımız vuruldu. Suriye açıklama yaptı ‘biz bunu yanlışlıkla vurduk’ dedi. Sonrasında bir partinin eşbaşkanı, bir milletvekili ‘bu uçak hangi görevle oraya havalandı, nereye gidiyordu, hedefi neydi, Türkiye askeri operasyon heveslisi olamaz mı?’ diye açıklama yapıyor. Adama sormazlar mı ‘sen hangi ülke adına açıklama yapıyorsun, Suriye, İsrail, yoksa adını bilmediğimiz başka bir ülke adına mı açıklama yapıyorsun?’ diye. İnsan biraz mahcubiyet, birazcık utanç duyar. Biz bu sıkıntıya sükunetle ve itidalle ama haklarımızı da son noktasına, son zerresine varıncaya kadar koruyarak yaklaşıyoruz. Biz hiçbir zaman için soğuk kanlılığımızı kaybetmeyiz ama milletini, vatanını, ülkesini seven olarak da hiçbir hakkımızı yedirtmeyiz.

Bu arkadaşlar, Mavi Marmara’da da aynı tabloyu sergilediler. Yeri geldiğinde aleyhimize açıklama yaptılar. Ülkesini seven biri böyle bir açıklama yapabilir mi? Son çatışmada 8 tane kardeşimizi şehit verdik. Bunu kınaması gerekenler, bize başka türlü çağrıda bulundular. Ancak kanla beslenen, meşruiyetini cenazelerden, acılardan, terör örgütünden alan ve bir kısım kesimin kuklası olmuşlara bizim verecek primimiz yok. Biz onlara karşı tavrımızı sürdüreceğiz. Biz özgürleşme, demokratikleşme ile alakalı çabalarımızdan İnşallah Kürt ve Türk kardeşlerimiz olarak sonuç alacağız. Er veya geç bu ülke sükunete, istikrara kavuşacak. Eğer bu ülkenin kalkınmasına karşı olanlar varsa, kusura bakmasınlar karşılarında bizi bulacaklar.”

-Kürtçe ile ilgili çalışmalar-

AK Parti hükümetlerinin ‘Kürtçe’ ile ilgili yaptığı çalışmalara da değinen Yıldız, ”dilin yayılmasını istemeyenlerin ve istikrara karşı olanların Kürtçe’yi değil terörün dilini, kan ve gözyaşını desteklediğini” ifade etti.

Yıldız, bunlara hiçbir zaman müsaade etmeyeceklerini bildirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

”Biz bu bölgede barışın, sevginin dili konuşuldukça, kalkınmaya karşı olanların sükutu hayale uğrayacaklarını hep beraber göreceğiz. TBMM’de grup kurdular. Konuşmalarını dikkatlice izleyin; birlik ve beraberlikten mi, yoksa ayrılıktan mı yanalar? Onlar sürekli ayrılık destekçisi oldular. Eli kanlı katilin röportajında söylediği gibi, bunlar PKK’dan ve her zaman ülkenin bölünmesinden yana oldular. Biz, onların gösterdiği yol haritalarını hiçbir zaman dikkate almayacağız. Biz, Türkiye’de alışkanlıklarını kıramamış, statükodan yana olanların ülkedeki değişimi farkında olmaları gerektiğini söylüyoruz.”

Konuşmasının ardından salondan ayrılan Yıldız, Vali Vekili Atay Uslu’yu makamında ziyaret etti. Yıldız, depremlerden sonra çadırkent ve konteyner kentlerde harcanan enerjiye dikkati çekerek, ”AFAD tarafından şimdiye kadar 135 milyon lira enerjiye para harcandı. Bu yıl sonuna kadar 200 milyon lirayı bulabilir” ifadelerini kullandı.

Valilik ziyaretinden sonra bir otelde düzenlenen İl Koordinasyon Toplantısı’na da katılan Yıldız, basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından kentten ayrıldı.

Yıldız’dan uçağın düşürülmesi ile ilgili açıklama

Haziran 25th, 2012

AK Parti Van Merkez İlçe 4. Olağan Kongresi, Anadolu Öğretmen Lisesi Spor Salonu’nda yapıldı. Kongreye katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Van’da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde meydana gelen depremleri anımsatarak, deprem döneminde bile ayrılık oluşturmak isteyenlerin, bunun için fırsat kollayanların olduğunu söyledi.

Bu kişilerin, ‘Acaba bir ayırım, Türk, Kürt diye ayrı bir nokta oluşturabilir miyiz’ diye çok uğraştığını, fakat bunda başarılı olamadığını ve bundan sonra da olamayacağını vurgulayan Yıldız, şöyle konuştu:

”Hepinizin bildiği gibi Suriye’de bir uçağımız vuruldu. Suriye açıklama yaptı ‘biz bunu yanlışlıkla vurduk’ dedi. Sonrasında bir partinin eşbaşkanı, bir milletvekili ‘bu uçak hangi görevle oraya havalandı, nereye gidiyordu, hedefi neydi, Türkiye askeri operasyon heveslisi olamaz mı?’ diye açıklama yapıyor. Adama sormazlar mı ‘sen hangi ülke adına açıklama yapıyorsun, Suriye, İsrail, yoksa adını bilmediğimiz başka bir ülke adına mı açıklama yapıyorsun?’ diye. İnsan biraz mahcubiyet, birazcık utanç duyar. Biz bu sıkıntıya sükunetle ve itidalle ama haklarımızı da son noktasına, son zerresine varıncaya kadar koruyarak yaklaşıyoruz. Biz hiçbir zaman için soğuk kanlılığımızı kaybetmeyiz ama milletini, vatanını, ülkesini seven olarak da hiçbir hakkımızı yedirtmeyiz.

Bu arkadaşlar, Mavi Marmara’da da aynı tabloyu sergilediler. Yeri geldiğinde aleyhimize açıklama yaptılar. Ülkesini seven biri böyle bir açıklama yapabilir mi? Son çatışmada 8 tane kardeşimizi şehit verdik. Bunu kınaması gerekenler, bize başka türlü çağrıda bulundular. Ancak kanla beslenen, meşruiyetini cenazelerden, acılardan, terör örgütünden alan ve bir kısım kesimin kuklası olmuşlara bizim verecek primimiz yok. Biz onlara karşı tavrımızı sürdüreceğiz. Biz özgürleşme, demokratikleşme ile alakalı çabalarımızdan İnşallah Kürt ve Türk kardeşlerimiz olarak sonuç alacağız. Er veya geç bu ülke sükunete, istikrara kavuşacak. Eğer bu ülkenin kalkınmasına karşı olanlar varsa, kusura bakmasınlar karşılarında bizi bulacaklar.”

-Kürtçe ile ilgili çalışmalar-

AK Parti hükümetlerinin ‘Kürtçe’ ile ilgili yaptığı çalışmalara da değinen Yıldız, ”dilin yayılmasını istemeyenlerin ve istikrara karşı olanların Kürtçe’yi değil terörün dilini, kan ve gözyaşını desteklediğini” ifade etti.

Yıldız, bunlara hiçbir zaman müsaade etmeyeceklerini bildirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

”Biz bu bölgede barışın, sevginin dili konuşuldukça, kalkınmaya karşı olanların sükutu hayale uğrayacaklarını hep beraber göreceğiz. TBMM’de grup kurdular. Konuşmalarını dikkatlice izleyin; birlik ve beraberlikten mi, yoksa ayrılıktan mı yanalar? Onlar sürekli ayrılık destekçisi oldular. Eli kanlı katilin röportajında söylediği gibi, bunlar PKK’dan ve her zaman ülkenin bölünmesinden yana oldular. Biz, onların gösterdiği yol haritalarını hiçbir zaman dikkate almayacağız. Biz, Türkiye’de alışkanlıklarını kıramamış, statükodan yana olanların ülkedeki değişimi farkında olmaları gerektiğini söylüyoruz.”

Konuşmasının ardından salondan ayrılan Yıldız, Vali Vekili Atay Uslu’yu makamında ziyaret etti. Yıldız, depremlerden sonra çadırkent ve konteyner kentlerde harcanan enerjiye dikkati çekerek, ”AFAD tarafından şimdiye kadar 135 milyon lira enerjiye para harcandı. Bu yıl sonuna kadar 200 milyon lirayı bulabilir” ifadelerini kullandı.

Valilik ziyaretinden sonra bir otelde düzenlenen İl Koordinasyon Toplantısı’na da katılan Yıldız, basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından kentten ayrıldı.

Vanlıları sokağa döken söylenti

Haziran 25th, 2012

Van’da meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki depremin ardından ilerleyen saatlerde daha büyük bir deprem olacağı söylentisi vatandaşları sokağa döktü.

Alınan bilgiye göre, merkeze bağlı Karagündüz köyünde saat 23.07’de meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, kent merkezi ile Erciş, Muradiye, Çaldıran ve Özalp ilçelerinde de hissedildi.

Can ve mal kaybının yaşanmadığı depremde, korku ve paniğe kapılan çok sayıda kişi, evlerini terk ederek sokaklara döküldü.

İlerleyen saatlerde daha büyük bir deprem olacağı söylentisi üzerine geceyi sokakta ve araçlarında geçireceklerini belirten vatandaşlar, ”Deprem anında büyük bir panikle evimizden çıktık. Yakınlarımız telefon açarak ilerleyen saatlerde daha büyük bir deprem beklendiğini söyledi ve evlere girmememiz konusunda bizleri uyardı. Biz de evlerimize girmeye korktuğumuz için dışarıda sabahlayacağız” dedi.

Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören bazı hastaların da deprem anında panik yaşadığı ve geceyi hastane bahçesinde geçirdiği görüldü.

Sektörel güven endeksleri geriledi

Haziran 25th, 2012

İnşaat, perakende ticaret ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlediği ”Aylık İşyeri Eğilim Anketi” ile bu sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin mevcut iş durumları ve gelecek 3 aya ilişkin beklentilerini ölçen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu anketlerin sonuçlarından yararlanarak her sektöre ilişkin hesapladığı Sektörel Güven Endeksleri’nin Haziran ayına ilişkin sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, Haziran ayında bir önceki aya göre, Hizmet Sektörü Güven Endeksi yüzde 0,6 oranında artarken, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi yüzde 3,4 ve İnşaat Sektörü Güven Endeksi yüzde 4,8 oranında azaldı.

Mayıs ayında 113,8 olan Hizmet Sektörü Güven Endeksi 114,4 değerine yükseldi. 114,1 olan Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi 110,2’ye, 98,0 olan İnşaat Sektörü Güven Endeksi 93,3 değerine düştü.

Hizmet Sektörü Güven Endeksindeki artış, son üç ayda iş durumu ve son üç ayda hizmetlere olan talep değerlendirmelerinin iyileşmesinden kaynaklandı.

Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksindeki düşüş, son üç ayda iş hacmi (satışlar), mevcut mal stok seviyesi ve gelecek üç ayda iş hacmi (satışlar) değerlendirmelerinin kötüleşmesinden, İnşaat Sektörü Güven Endeksindeki düşüş ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi ve gelecek üç ayda toplam çalışan sayısı değerlendirmelerinin kötüleşmesinden kaynaklandı.