Fenerbahçe istedi, Bilic alıyor!

Haziran 24th, 2012

EURO2012’nin Hırvatistan adına son bulmasıyla birlikte Lokomotiv Moskova’nın başına geçen Slaven Bilic, transfere hızlı bir giriş yaptı.

Hırvat basınında yer alan haberlere göre; başarılı teknik adam milli takımdan da öğrencisi olan Vedran Corluka’yı 5 milyon euro karşılığında kadrosuna kattı.

Bilic’in Hırvat oyuncuyu mutlaka kadrosunda görmek istediği ve savunma planlarını Corluka’ya göre kurduğu belirtilirken; transferde mutlu sona yaklaşılmasında daha önce Roman Pavlyuchenko transferine ilişkileri gelişen iki kulübün arasındaki sıcaklığın da payı olduğu ifade edildi.

26 yaşındaki savunma oyuncusu geçtiğimiz sezonun ilk yarısını Tottenham’da geçirmiş, ikinci yarı ise Bundesliga ekibi Bayer Leverkusen’e kiralanmıştı. Corluka’nın ismi ara transfer döneminde Galatasaray ile geçtiğimiz günlerde de Fenerbahçe ile anılmıştı…

(sporx)

Almanya attı, Angela Merkel tribünde coştu

Haziran 24th, 2012

EURO2012 çeyrek final maçında Yunanistan’ı deviren Almanya, oynadığı son 15 resmi maçın 15’ini de kazanırken Philipp Lahm’ın Yuananistan’a attığı gol sonrası Almanya Başbakanı Angela Merkel sevinçden havalara uçtu!

Mario Balotelli: Peter Pan değilim

Haziran 24th, 2012

EURO2012 çeyrek final karşılaşmasında İngiltere ile kozlarını paylaşacak İtalya’nın yıldız futbolcusu Mario Balotelli, Manchester City’den takım arkadaşlarıyla karşı karşıya oynayacak olmanın ilginç olacağını söyledi.

Bütün Manchester City oyuncularının arkadaşı olduğunu belirten yıldız futbolcu, “James Milner, Joe Hart ve Gareth Barry. Hepsi çok iyi arkadaşım. Peki en çok korktuğum kim? Hiç kimseden korkmuyorum. Sadece güzel bir maç olmasını ve takım arkadaşlarıma karşı oynarken eğlenmeyi umuyorum. Onlar beni, ben de onları tanıyorum. Bu çok hoş ve eğlenceli olacak.” şeklinde konuştu.

Karşılaşmayı kazanmalarının her şeyden önemli olduğunu belirten İtalyan yıldız; “Onlar benim takım arkadaşlarım olsa da sadece üzülmelerini umuyorum.” dedi.

Meajerinin kendisi için yaptığı Peter Pan benzetmesine de değinen Mario Balotelli; “Mino böyle bir şey söylemiş çünkü o insanları eğlendirmeyi seviyor. Ama ben Peter Pan olabilirdim. Bunun için özgürüm. Sadece Peter Pan’den daha çok bir adam olmayı tercih ettim.” ifadelerini kullandı.

İngiltere maçında gol atması durumunda olası sevincinin ne olacağı sorulan Balotelli, “Önce gol atmalıyım” diyerek temkinli bir tutum sergiledi.

Milli Takım forması altında duygusallaştığını belirten yıldız futbolcu; “Milli Takım’da oynamak çocukluğumdan bu yana benim için çok şey ifade ediyor. İlk bir kaç maçta oldukça duygusal davranmam çok normal. Bu benim ilk Avrupa Şampiyonası deneyimim. İrlanda karşılaşmasındaki hareketlerim de bununla alakalıydı. Gol attıktan sonra böyle bir reaksiyon göstermem normal. Takımla ve ya sahadaki oyunla herhangi bir problemim yok. Ben çok iyiyim.” diyerek İrlanda maçındaki gol sevincine açıklık getirdi.

İtalya’nın grupta oynadığı ilk iki maça ilk 11’de başlayan fakat İrlanda maçında yedeğe çekilen Balotelli, karşılaşmanın ilerleyen dakikalarında oyuna girip turnuvadaki ilk golünü atmıştı. Golün ardından bir şeyler söylemeye başlayan Balotelli’nin ağzı, takım arkadaşı Bonucci tarafından kapatılmıştı.

(sporx)

Fenerbahçeliler’in tek dileği kaldı

Haziran 24th, 2012

Şampiyonlar Ligi biletini cebine koyan Sarı-Lacivertliler, 12 aydır yaşadıkları sıkıntılı sürecin ardından, son zamanların en mutlu günlerini yaşıyorlar. UEFA’nın verdiği ‘Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne katılacak’ kararı, camiada yaklaşık 12 aydır bozuk olan moralleri zirveye çıkardı. Ancak Fenerbahçeliler’in eski mutlu günlerine tam anlamıyla dönebilmek adına bir beklentileri daha var. 3 Temmuz 2011 tarihinden bu yana hastane-cezaevi-adliye üçgeninde mekik dokuyan Başkan Aziz Yıldırım ve Asbaşkan İlhan Ekşioğlu’na da bir an önce kavuşmak için gün sayan Sarı-Lacivertliler, bu amaçlarına da önümüzdeki hafta ulaşarak, eksiksiz bir bayram yaşamayı hedefliyor. Şike ve teşvik iddialarına yönelik davanın son duruşmasında da tahliye talepleri reddedilen Aziz Yıldırım ve İlhan Ekşioğlu için önümüzdeki hafta büyük önem taşıyor.

Dava salı günü başlıyor İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı 26 Haziran Salı günününe ertelemişti. 27, 28 ve 29 Haziran günlerinde de duruşmalarının görüleceği davada, Mahkeme Heyeti kesin kararını verebilir. Çünkü Aziz Yıldırım’ın avukatlarının Mahkeme’ye yaptığı ‘yargılamanın genişletilmesi’ talebi, ‘yargılamanın uzamasına’ neden olacağı ileriye sürülerek reddedilmişti. Sarı-Lacivertli camia, dört gözle Yıldırım ve Ekşioğlu için de önümüzdeki cuma günü verilecek olası tahliye kararını şimdiden beklemeye başladı.

(fanatik)

 

U20 Dünya Kupası logo tanıtımı yarın

Haziran 24th, 2012

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan (TFF) yapılan açıklamada, Çırağan Sarayı Mabeyn Salonu’nda düzenlenecek lansmanla turnuvanın logosunun kamuoyuna tanıtılacağı ve maç takviminin açıklanacağını belirtildi.

Tanıtıma, TFF Başkanı Yıldırım Demirören, TFF Yönetim Kurulu üyeleri, TFF Genel Sekreteri Prof. Dr. Emre Alkin, 20 Yaş Altı Dünya Kupası turnuva direktörü Inaki Alvarez, A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile 20 Yaş Altı Milli Takımı Teknik Direktörü Feyyaz Uçar ve teknik heyetinin katılacağı kaydedildi.

21 Haziran-13 Temmuz 2013 tarihleri arasında düzenlenecek 20 Yaş Altı Dünya Kupası’na Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Rize ve Trabzon ev sahipliği yapacak.

TÜFAD Ankara, Türkiye’yi temsil edecek

Haziran 24th, 2012

TFF’den yapılan açıklamada, ”TFF Yönetim Kurulu, Efes Futsal Ligi 2011-2012 sezonunu üçüncü olarak tamamlayan TÜFAD Ankara takımının, 2012-2013 sezonunda UEFA Futsal Kupası’nda ülkemizi temsil etmesine karar verdi” ifadelerine yer verildi.

Siirtspor’da yeni başkan belli oldu

Haziran 24th, 2012

Spor Toto 3. Lig’inde mücadele eden Siirtspor kulübünden yapılan yazılı açıklamada, 10 Haziran 2012 günü yapılan olağanüstü genel kurulda yönetime talipli çıkmaması üzerine bu görevin eski yönetim tarafından sürdürülmesinin yasal olarak zorunlu olduğu belirtilerek, ”Yönetim kurulu yaptığı yeni görev bölümünde Tanju Çolak’ın yerine yönetim kurulu başkanlığına Kenan Çavuşoğlu’nun getirilmesini kararlaştırdI” denildi.

Tanju Çolak, yaklaşık 7 ay önce kulüp başkanı seçilmişti.

Rakette ‘Wimbledon’ heyecanı yarın başlıyor

Haziran 24th, 2012

İngiltere’nin başkenti Londra’daki Wimbledon Tenis Kulübü Kortları’nda düzenlenecek turnuvada, tek kadınlar finali 7 Temmuz Cumartesi, tek erkekler finali ise 8 Temmuz Pazar günü oynanacak.

Çim kortta oynanan tek Grand Slam olan ve iki hafta süren Wimbledon Tenis Turnuvası’nda, ortadaki pazar günü ”Middle Sunday” olarak anılıyor ve o gün maç yapılmıyor. Bu kural 1991, 1997 ve 2004 yıllarında yağmur nedeniyle 3 kez uygulanamadı.

Maç sırasında yağmur yağması halinde sahaların üzeri branda ile kapanıyor ve karşılaşmalara yağmur molası veriliyor. Merkez Kort’ta 3 yıl önce yapılan açılır-kapanır çatı, bu kortu diğerlerinden ayırıyor.

Wimbledon’a katılan tenisçilerin beyaz giyinme zorunluluğu, korta giriş ve çıkış protokolü gibi yazılı olmayan bir takım kurallar bulunuyor.

Turnuvada, tek erkekler ve tek kadınlarda şampiyon olan sporculara 1 milyon 150 bin sterlin para ödülü verilecek.

-Turnuva boyunca yağmur bekleniyor-

Meteoroloji tahminlerine göre, Wimbledon Tenis Turnuvası bu yıl yağmur altında geçecek. Turnuvanın ilk gününün güneşli geçmesi beklenirken, iki hafta boyunca yağışlı ve kapalı havanın etkili olacağı açıklandı.

İngiltere, bu yıl yaz mevsimini yağmurlu geçiriyor. Ülkede son 200 yılın en yağmurlu Haziran ayının yaşandığı kaydedildi. Meteoroloji kurumu, Birleşik Krallık genelinde bu ayın ilk yarısında sadece 47 saat güneşin etkisini gösterdiğini, bu sürenin normalden yüzde 50 daha az olduğunu bildirdi.

Wimbledon’da yağmurdan dolayı maçların ertelenmemesi için Merkez Kort’ta 3 yıl önce açılır-kapanır çatı sistemi hizmete girdi.

Güneşin her yarım saatte bir pozisyonuyla ilgili NASA’dan veri alınarak tasarlanan sistemle hem Merkez Kortta hem de çevre kortlarda gölge oluşmaması amaçlandı.

Yağmur yağması halinde 10 dakika içinde kapanabilen çatıda kullanılan malzeme ışığı geçirme, gölgeyi ise engelleme özelliği taşıyor. Santimetrekarede 400 kiloya dayanıklı bir maddeden yapıldığı belirtilen çatının kapanması halinde 15 bin kişi kapasiteli korta saniyede 143 bin litre hava pompalanıyor.

-Wimbledon’ın ”En”leri-

Bu yıl 126’ncısı düzenlenecek Wimbledon’da, tek erkeklerde İngiliz William Renshaw ve ABD’li Pete Sampras 7’şer kez şampiyon olurken, tek kadınlarda ABD’li raket Martina Navratilova 9 kez kupayı kaldırdı.

Tek erkeklerde üst üste en çok şampiyonluğa ulaşan raketler 5’er kezle İsveçli Bjorn Börg (1976-1980) ile İsviçreli Roger Federer (2003-2007) olurken, tek kadınlarda 6 kez üst üste kupayı alan Martina Navratilova (1982-1987) adını turnuvanın tarihine altın harflerle yazdırdı.

Turnuvada geçen yıl şampiyonluğu, tek erkeklerde Sırp raket Novak Djokovic, tek kadınlarda ise Çek Petra Kvitova kazanmıştı.

Filenin Sultanları ilk mağlubiyetini aldı

Haziran 24th, 2012

Filenin Sultanları 3. etap maçlarının sonuncusunda Osaka’da Almanya’ya 3 – 1 yenildi. FIVB Voleybol Dünya Grand Prix Şampiyonası´nın Osaka etabında oynanan ilk iki maçta Güney Kore ve Japonya’yı aynı skorlarla 3 – 1 yenen Filenin Sultanları, son maçında da Almanya´ya aynı skorla 3 – 1 yenildi.

Bir gün önce Japonya galibiyeti ile Çin´deki finalleri garantileyen ay – yıldızlılar, ancak Almanya´ya karşı böyle bir oyun sergileyemediler. Filenin Sultanları’nın ilk iki gün maçlarını izleyen ve kendi ülkelerinin yanında Türkiye’yi de tezahüratlarıyla destekleyen Japonları bile hayal kırıklığına uğrattılar.

Üçüncü setten itibaren maçı kaybetme endişesi teknik patron Marco Motta´yu rotasyona yöneltti. Neslihan´ı da yeniden oyuna alması çare olmayınca Osaka etabını, Türkiye Almanların ardından ikinci sırada bitirdi.

Salon: Munıcıpal Central Gymnasium- Osaka
Hakemler: Rodriguez Jative S. (İspanya), Hafez Magdy Aly (Mısır)
Almanya: Heike 5, Ssuschke 7, Beier 6, Brinker 7, Furst 7, Kozuch 8 (Durr 6 – libero, Matthes 7)
Türkiye: Esra 6, Büşra 5, Neslihan 6, Güldeniz 6, Bahar 5, Nilay 4 (Gizem 4 – libero, Gözde 5, Naz 4, Selime 4)
Setler: 24 – 26, 25 – 17, 25 – 18, 25 – 15
Süre: 106 dakika (30 – 24 – 28 – 24)

Bostancı: Türkiye’de her şey konuşuluyor

Haziran 24th, 2012

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Terör Alt Komisyonu, doğu illerinde yaptığı görüşmelerin ardından batı illerindeki çalışmalarına Denizli’den başladı.

AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı başkanlığındaki komisyon üyeleri, çalışmaları kapsamında, Denizli Valisi Abdülkadir Demir’i makamında ziyaret ederek, ildeki şehit aileleriyle ilgili bilgi aldı.

Ziyarette komisyonun faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Bostancı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin acısını, terörün ve şiddetin bütün Türkiye’de her kesime nasıl problemler, maliyetler doğurduğunu ortaya koymak ve bunu kamuoyuyla paylaşmak istediklerini ifade etti.

Bostancı, çok geniş bir yelpazede çalışmalarını sürdüklerini ifade ederek, ”Denizli, terörden en fazla yara almış şehirlerden birisi. Sayı olarak da en çok şehidin bulunduğu yer. Dolayısıyla Denizli ihmal edilerek böyle bir çalışma yürütülemezdi. Bugün hem şehit ailelerini dinleyeceğiz hem de özellikle köyleri boşaltılanları, özellikle doğudan gelenler var onların oluşturduğu mahalleler var, o insanları da dinleyeceğiz” diye konuştu.

-Terörle mücadele-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bostancı, ”terör suçlarına idam cezası getirilmesi” yönündeki görüşlere ilişkin soru üzerine, idam konusunun geçmişte çok konuşulduğunu ifade ederek, uzun yıllar bir çok ülkede uygulanan ve kimi ülkelerde uygulanmaya devam edilen idam cezasının, suç ve ceza denkleminde yeterince caydırıcı olmadığının görüldüğünü dile getirdi.

Bostancı, terörle mücadele konusuna ”düşman” mantığı çerçevesinde değil, ”suçlu” mantığı esasında baktıklarını belirterek, ”Böyle davranıldığında da hukuk devletinde önemli olan, suçluyu yaşatarak cezasını çekmesini sağlamaktır. Ama kaçınılmaz bir biçimde o çatışmalarda ölenler de oluyor. Doğrudan hayatını kaybeden teröristler oluyor. Fakat bunun da 30 yıldır güvenlik eksenli yürütülen mücadeleler neticesinde çok da bir çözüm olmadığı görülüyor” dedi.

Şehit aileleriyle yaptıkları görüşmelerde de genel yaklaşımın, ”Türkiye’de akan kanı durduracak çözüm bulunması” istikametinde olduğunu belirten Bostancı, şöyle devam etti:

”AB çerçevesindeki müzakereler, medeni bir ülke olmak isteyen Türkiye’nin hukuki mevzuatı, böyle bir cezanın getirilmesine engel oluşturuyor. Gündemde idam cezası yok. Terörle mücadelede de etkin bir mücadele yöntemi olmadığı kanaatindeyiz. ‘Düşman’ değil, ‘suçlu’ mantığı çerçevesinde yürütülen bir çalışmayla netice alınabilir. Güvenlik eksenli mücadelenin ötesinde sosyal ve iktisadi tedbirlerle desteklenen, sosyolojinin, sosyal psikolojinin seferber edildiği bir yaklaşım gerekiyor.”

-”Ev hapsi” tartışmaları-

Bostancı, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için ”ev hapsi” tartışmalarıyla ilgili olarak ise şunları kaydetti:

”Türkiye’de her şey konuşuluyor. Özgür bir ülkede konuşulabilir, önemli olan konuşulması değil, nelerin yapılacağıdır. Nelerin yapılmasının mümkün olduğu da demokratik bir ülkede halkın rızası üzerinden olabilir. Halkın rıza göstermediği çözümler olmaz. Kürt meselesine ilişkin, haklar temelli bir yaklaşım elbette egemen olmalı. Modern bir Türkiye Cumhuriyeti’nde ve demokrasiye, özgürlüklere ilişkin mücadele verilen bir ülkede vatandaşın özgürlüğünü ve taleplerini dikkate alan bir siyasetin teşekkülü kararların bu istikamette oluşması beklenir. Biz de esasen böyle bakıyoruz. O çerçevede her şey konuşulabilir. Önemli olan kararlardır. Kararlar şartların bir fonksiyonudur. Türkiye’de yaşanan gelişmeler hangi istikamette olacak o çerçevede bakmak lazım.”

-Halaçoğlu: ”Biz böyle düşünmüyoruz”

Bostancı’nın konuşmasının ardından söz alan komisyon üyesi MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ise ”Konuşulanlar, iktidarın görüşleridir. Biz böyle düşünmüyoruz” dedi.

AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı’nın başkanlık ettiği heyette, komisyon üyeleri AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner de yer aldı.

CHP, 8 alanda çalışma grubu oluşturacak

Haziran 24th, 2012

CHP TBMM Grubu, ”ülkenin genel ve milletvekillerinin bölgelerine ilişkin yerel nitelikteki sorunlarının belirlenmesi, bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin oluşturulması” amacıyla bir çalışma başlattı.

Bu çalışma kapsamında 8 çalışma grubu oluşturuldu. Milletvekilleri, ”tarım-hayvancılık”, ”eğitim”, ”sağlık”, ”adalet”, ”çalışma hayatı”, ”ekonomi”, ”enerji-çevre” ve ”kadın” başlıklı çalışma gruplarından hangisinde veya hangilerinde çalışmak istiyorsa, isimlerini bu ayın sonuna kadar bildirecek.

CHP, daha önce de Hükümet’in 2002-2012 yılları arasındaki uygulamalarını ve daha sonraki yıllara ilişkin politikalarını ele almak üzere de çalışma grupları oluşturmuştu.

Bakanlıkların yanı sıra, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, HSYK, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, YÖK, ÖSYM, üniversiteler, TÜBİTAK, cezaevleri, bölgesel kalkınma projeleri, KİT’leri incelemek üzere milletvekillerinden oluşan heyetler kurulmuştu.

Kılıçdaroğlu, 3 bin TL tazminat kazandı

Haziran 24th, 2012

İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşmaya, davalılardan Yön Gazetesi’nin imtiyaz sahibi Osman Şahin katıldı. Diğer davalı Aysel Oturak’ı avukat Mehmet Kılıç’ın temsil ettiği duruşmada, Kemal Kılıçdaroğlu adına avukat Şenal Sarıhan da hazır bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı Sarıhan, toplanan delillerle davanın sabit olduğunu belirterek, davanın kabul edilmesine karar verilmesini istedi. Davalı ve avukatları ise davanın reddine karar verilmesini talep ettiler.

Davaya ilişkin kararını açıklayan hakim Mehmet İlker Tanır, 3 bin liralık manevi tazminatın, Yön Gazetesi’nin fotoğrafı yayınladığı 24 Ağustos 2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar Şahin ve Oturak’tan tahsil edilerek Kemal Kılıçdaroğlu’na ödenmesine karar verdi.

Hakim Tanır, davacı CHP yetkilileri tarafından açılan davayı ise reddetti.

Davanın geçmişi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP’yi temsilen Bihlun Tamaylıgil ve Erdoğan Toprak adına avukat Şenal Sarıhan tarafından İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, İstanbul Kağıthane’de aylık olarak yayımlanan yerel Yön Gazetesi’nin Ağustos 2011 tarihli sayısının birinci sayfasında, davalılardan Aysel Oturak’ın imzasıyla yer alan montajlı bir fotoğrafta, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elini öperken gösterildiği belirtiliyordu.

Fotoğrafın üst köşesinde, ”Tükürdüğümü yalamaktansa elini öpmek daha efdaldir Başbakanım. Yeminimden döndüğüm için özür dilerim” cümlesinin, fotoğrafın altında Başbakan Erdoğan’a atıfla, ”Muhalefetin el öpenleri çok olsun evlat” ve en alt tarafta ise ”Bayramınız kutlu olsun, iyi bayramlar” cümlelerinin ekli olduğu kaydedilen dilekçede, söz konusu bu yayının tekzip edildiği ve davalıların eylemiyle müvekkillerin kişilik haklarının ağır saldırıya uğradığı öne sürülüyordu.

Dilekçede, şu ifadeler yer alıyordu:

”Davalılar, montaj fotoğrafta, ülkemizin Ana Muhalefet Partisi genel başkanı, kendisiyle eşit konumda olan İktidar Partisi başkanı önünde eğilmiş, el öpmekte iken görüntülenmiştir. Fotoğrafta yer alan yazılar bir yana bu görüntü dahi hem müvekkil sayın Kılıçdaroğlu’na, hem de CHP’ye yönelik bir küçük görme, aşağılama amacını açıkça ortaya çıkarmaktadır. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP’nin tüzel kişiliğinin birlikte hedef alındığı ve aşağılanmaya çalışıldığı açıktır. Yayındaki kurgu ve kullanılan ifadeler ve üslup, davacı müvekkilin kişilik haklarına ve manevi varlığına açık bir saldırı ve anlatım özgürlüğünün kötüye kullanılması niteliğindedir.”

Yayında eleştiri sınırlarının aşıldığı belirtilen dilekçede, davanın kabul edilerek, davalı Yön Gazetesi İmtiyaz Sahibi Osman Şahin’den 5 bin ve fotoğrafta imzası olan Aysel Oturak’tan da 5 bin olmak üzere toplam 10 bin bira manevi tazminatın, yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi talep ediliyordu.

Yayınlanan dava konusu fotoğrafta imzası olan davalı Aysel Oturak’ın avukatı Mehmet Kılıç, mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde ise, CHP’nin davada aktif husumetinin olmadığı belirterek, davanın reddedilmesi gerektiği ve dava konusu haberde CHP’ye ait herhangi bir isim, logo veya simgeye yer verilmediğini savunuyordu.

Haberin basın hürriyeti sınırları içinde kaldığı, kişilik haklarına saldırı niteliği gütmediği ve gündemde olan bir konuyu mizahi bir üslupla ele aldığını öne süren Kılıç, ”Basın sayesinde her türlü propagandayı yapıp, prestij toplayan siyasiler, eleştirilere de katlanmak zorunda olup tazminat davalarıyla basını susturmaya çalışmamalıdırlar” ifadesi kullanıyordu.

Avrupa da Yeni Anayasa çalışmalarından memnun

Haziran 24th, 2012

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Denetim Komisyonu Türkiye Raportörü Josette Durrieu, Türkiye’deki yeni anayasa çalışmalarını başarılı bulduğunu belirterek, ”sürecin uyum ve uzlaşmayla yürütülmesine yönelik bir irade bulunduğu”nu söyledi.

Fransız parlamenter Durrieu, Türkiye’deki temaslarını değerlendirdiği basın toplantısında, yeni anayasa sürecine değinerek, ”Bu sürecin yolunda yürüdüğünü görüyoruz. Seçilen yöntem iyi bir yöntem. Çünkü gerçekten de çok değişik bir yaklaşımla, mecliste grubu bulan 4 partiden eşit temsille oluşturulan bir komisyon bu konuda çalışıyor. Bu, gerçekten bir uyum ve uzlaşmayla bu sürecin yürütülmesine yönelik bir irade olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Anayasa yapım sürecinin kolay olmayacağını ve Türkiye’ye büyük bir değişim getireceğini belirten Durrieu, ”Şimdi metnin içinde neler olacağına bakacağız” diye konuştu.

Avrupa Konseyi’nin Türkiye’nin tabi olduğu İzleme Sonrası (

Cumhurbaşkanı Gül: En iyi yatırım eğitime yapılandır

Haziran 24th, 2012

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, günümüzde en iyi yatırımın, eğitime yapılan yatırım olduğunu söyledi. Eğitime yapılan yatırımlarla ülkenin geleceğini belirleyecek vizyonların, düşüncelerin ortaya çıkabileceğini hatırlatan Gül, “Vizyon sahibi, bilgi sahibi ve yeteri kadar yetişmiş insanınız yoksa o zaman doğrusu mesafeler hızlı kat edilemez.” dedi.

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Hayrünnisa Gül, Kayseri’deki vakıf üniversitesi olan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nin ödül, temel atma ve açılış törenine katıldı. Gül, üniversiteye destek veren hayırseverler, kurum ve kuruluşlara madalyalarını verdi. Daha sonra üniversitede tamamlanan binaların açılışı ile yeni yaptırılan binaların temelini attı.

        Cumhurbaşkanı Gül, törende yaptığı konuşmada, eğitimin önemine değindi. Kendisinin üniversite yıllarında İstanbul’da yaşadıkları ve orada açılan yurtların sağladığı katkıları dile getiren Gül, “O dönemde çekilen sıkıntılar, yaşanan sorunlar, sonraki yıllarda eğitim için giden gençlerimize kolaylık sağladı. O dönemde sağlanan imkânlar, Kayseri’deki ailelerin çocuklarını rahatlıkla İstanbul’a göndermelerini ve eğitimlerini almaları adına gönül rahatlığı verdi. Gençlere sahip çıkıldı ve büyükleri eğitimleri için çok ciddi destekler sağladılar. O dönemde bunu sağlayan ağabeylerimizin bugün de aynı yolunda devam edilmesi beni mutlu etti. Çünkü burada yapılan vakıf üniversiteleri eğitime verilen en büyük desteği gösteriyor.” diye konuştu.

        Kayseri’de bu geleneğin devam ettiğini anlatan Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü: “O ağabeylerin görevini devam ettiriyorsunuz. Bu üniversite yapılırken her şeyine, alt yapısına destek verildi. Burada görülen her şey hayırseverlerimiz tarafından kimse zorlamadan yapıldı. Bu işi gönüllü olarak yaptınız. Bunun için bütün aileleri tebrik ediyorum. Kayseri eğitim merkezi haline geldi. Bu eğitim merkezi başka şehirler içinde geçerlidir. Başka şehirlerden bir şehre gelecek değerli beyinler, gelecekse baktıkları şeyler vardır. İyi hastane var mı? İyi okul var mı? İyi ilkokul lise var mı? ona bakıyor. Bütün bunlar çoğaldığına göre en iyi yatırım eğitime yapılan yatırımdır.”

“Bütün fabrikalar da, çiftlikler de, hava alanları ve demiryolları çok iyi olabilir.” diyen Gül, “Ama birinci öncelik eğitimde olmalıdır. Eğitimli insanlar, onları, her şeyi organize ederler. Vizyon sahibi, bilgi sahibi ve yeteri kadar yetişmiş insanınız yoksa o zaman doğrusu mesafeler hızlı kat edilemez. Ülke olarak eğitime önem veriyoruz. Artık sizlerde biliyorsunuz Türkiye bütçesinin en büyük payı eğitime ayrılıyor. Şimdi eğitim alıyor. Eskiden başka bakanlıklar alıyordu. Artık her şehrimizde okullar var üniversiteler var. Üniversiteler arasında rekabet var. İlerde özel üniversitelerde olacak.” şeklinde konuştu.

        Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’nun yeni bir kanun çalışması başlattığını aktaran Gül, şu bilgileri verdi: “Birçok üniversitedeki rektörümüz ve vakıf üniversitesi rektörümüzle konuştuğumuzda bazı sıkıntılarını dile getirdiler. Ben bunları çok iyi biliyorum. Bu konuda YÖK’e talimat verdim. YÖK yeni kanununu hazırlıyor. Onlara verdiğim talimatla, ‘Bugünün bu Türkiye’sine yakışan, geleceğin Türkiye’sini dikkate alarak yeni bir kanun hazırlayın’ dedim. Toplantılar yaptılar, yeni üniversite kanununun çatısı oluştu. Yeni bir sunum yapacaklar. Meclis bu büyük yasayı ele alacak. Üniversiteler yasası, üniversiteler daima tartışmalı oldu. Ne kadar çok insanın düşüncesini alırsak o kadar az tartışma yaşarız. Yeni üniversite yasası Türkiye’nin çok büyük bir kazanımı olacak.”

        Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, törende hayırseverlere madalyalarını vererek eşiyle birlikte, üniversite kampüs alanında yürüdü. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mustafa Nevzat Özhamurkar ve Rektör Prof. Dr. Kerim Güney’den yapılan inşaatlarla ilgili bilgi aldı.

Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı’nda tartışma

Haziran 24th, 2012

Tasarının tümü üzerinde söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, 2’si geçici, toplam 15 maddeden oluşan tasarının, ”temel” kanun olarak görüşülmesini eleştirdi.

Öztürk, tasarıyla, ”devlet sırrı altında suç işlemenin önünün açılacağını, devlet sırrı kavramına saklanarak gizlenen siyasal cinayetlerin üstünün örtüleceğini, iktidarın gizli kapaklı iş yapması, kötü yönetiminin kurumsallaştırılacağını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve yol arkadaşlarının kapalı kapılar ardından yaptığı gizli kapaklı işlerin devlet sırrı olacağını, bunu açıklayanların hapishanelerde sürüneceğini” iddia etti.

Tasarının, siyasal iktidara istediği bilgiyi gizleme imkanı verdiğini ileri süren Öztürk, tasarının Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu.

”Hikmetyar Türkiye’de mi saklanıyor” manşetli gazete kupürünü gösteren Öztürk, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’ye, ”Önce bu fotoğrafa bakacaksın, bu fotoğraftaki kişinin kim olduğuna bakacaksın. Bizim genel başkanlarımız, Hikmetyar’ın dizinin dibine oturmadı, içimizde Madımak’ta insanları canlı canlı yakanların avukatlığını yapan yok” diye konuştu.

AK Parti milletvekilleri ve Canikli’nin tepki göstermesi üzerine Öztürk, ”Milli iradeye hakaret etme hakkın yok. Haddini bileceksin, saygısız adam. Grup başkanvekiliysen, grup başkanvekilliğini bil” diye bağırdı.

Canikli ile Öztürk’ün tartışmasının sürmesi üzerine araya CHP ve AK Parti’li milletvekilleri girdi. Tartışmanın uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime kısa ara verdi.

-”Süs biberi mi?”-

Aranın ardından görüşmeleri devam eden tasarı üzerinde BDP Grubu’nun görüşlerini dile getiren Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da Osmanlı’da devlet sırrının bulunduğunu, sadrazam, vezir, padişahın devlet sırrı görüşmeleri için sağır, dilsiz bizebanların kullanıldığını söyledi. Kaplan, iktidara, ”Sizin bizabanlarınız kim olacak? Kendiniz seçeceksiniz, bu tasarı bunu öngörüyor. Her mübarek güvenlikçi memur, ‘ben devletim;, devlet için vurmuşum, çalmışım, cinayet işlemişim. Yaptıysam devlet, millet için yaptım….’ Böyle bir tasarı. AB’ye uyum için temel hak ve özgürlük sözleşmeleri, süs biberi olsun diye mi koyduk anayasaya. Bu çok gereksiz bir tasarıdır, bize yakışmaz” diye konuştu.

 

Bakan Günay: Turizmde dünyada ilk ona girdik

Haziran 24th, 2012

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye’nin turizm alanındaki 2023 hedeflerini şimdiden yakaladığını ve sırayı kültür alanındaki yatırımların aldığını söyledi. Bakan Günay, “Türkiye’yi özellikle tarih ve arkeoloji alanında dünyanın en bilinen saygıdeğer ülkelerinden biri haline getiriyoruz.” diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi ve kültür alanındaki yatırımların bilimsel desteğe oturtulması için Anadolu Üniversitesi ile stratejik işbirliği protokolü imzaladı. Eskişehir Cumhuriyet Müzesi’nde gerçekleştirilen imza törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, Eskişehir Valisi Dr. Kadir Koçdemir, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen ve çok sayıda akademik personel katıldı.

Anadolu Üniversitesi ile yapılan stratejik işbirliğinin özel bir önem taşıdığını belirten Bakan Günay, Türkiye’nin turizm alanında dünyanın önde gelen ülkelerden birisi haline geldiğini belirtti.

“Bizim Cumhuriyet’in 100. yılına birçok alanda dünyanın ilk 10 ülkesi alanına girme iddiamız var. Turizm alanında şu anda bunu başarmış durumdayız.” diyen Bakan Günay, Türkiye’nin dünyada hem gelen turist sayısı hem de gelir itibari ile dünyanın ilk 10 ülkesi içinde olduğunu kaydetti.

Kültür alanındaki çalışmalarını arttıracaklarını da kaydeden Günay, “Bundan sonra bizim kültürde de hedeflerimiz ve açılımlarımız var. Türkiye’yi özellikle tarih ve arkeoloji alanında dünyanın en bilinen saygıdeğer ülkelerinden biri haline getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hem turizm alanında hem de kültür alanında Türkiye’nin dünyada saygı gördüğünü vurgulayan Günay, “Madem bu kadar öne çıkma istidadımızı gösterme noktasına geldik, bunu artık bilimin desteği ve ışığı ile daha da güçlü bir hale gelmesi gerekiyor. O yüzden kültürel mirası koruma ve toplumsal gelişimin geliştirilmesi konusunda bilgi ile biraz daha mücehhez olarak ve destekleyerek daha çok eğitimden geçmek gibi bir ihtiyacımız var.” diye konuştu.

“DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE ESER SAYISI 38’E ULAŞTI”

Kültür mirası konusunda bakanlık olarak çalışmalarına tüm hızıyla devam ettiklerini açıklayan Bakan Günay, yeni bölgelerin kültürel mirasa dahil etme peşinde olduklarını söyledi.

Dünya mirası listesine giren eser sayısında artış olduğunu da kaydeden Günay, “Asıl listeye sokmaya çalıştığımız yerler, bu listede 2000 yılında 18 de donmuştu. 2008’den itibaren çalışmalarımızla şu anda 2012’nin başları itibariyle 18 olan kültür miras listemiz 38 oldu. İçine inanılmaz Selçuklu yapıları, Roma yapıları var. İnşallah bu Frig Vadisi’ni daha önceki yıllarda bütün Frig Vadisi’ni dünya mirası aday listesine aldırmıştık. Belki üzerimize düşen bazı görevleri yaptıktan sonra Frig Vadisi’ni dünya mirası kalıcı listesine sokma umudunu taşıyoruz.” şeklinde konuştu.

İmza töreninde konuşan Anadolu Üniversite Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın ise bakanlık ile yapılacak olan stratejik anlaşmanın kültürel değerlerin korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması alanında çok önemli bir proje olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, Brezilya’dan ayrıldı

Haziran 24th, 2012

Rio 20 Zirvesi için geldiği Brezilya’daki temaslarını tamamlayan Başbakan Erdoğan, Rio de Janerio’dan ayrıldı. Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan ”ANA” uçağı TSİ 02.15’de hareket etti. 

Başbakan Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ile AK Parti Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı da Rio de Janerio’dan ayrıldı.

Erdoğan: Çocukların katledildiği bir dünyada..

Haziran 24th, 2012

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çocukların katledildiği, kadınların, sivillerin acımasızca öldürüldüğü bir dünyada hiç kimsenin sorumluluktan kurtulamayacağını söyledi. Erdoğan, ”Yoksulluk, hukuksuzluk, terör, hatta devlet terörü mazlumları hedef alırken, hiç kimsenin o mazlumlara sırtını dönme, tepkisiz kalma, sessiz kalma lüksü yoktur” dedi.

Erdoğan, Brezilya’nin Rio de Janeiro kentindeki Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı (Rio 20 Zirvesi) Genel Kurulu’nda konuştu. Dünyayı tehdit eden sorunlara kayıtsız kalanların çocuklarının ve torunlarının bu sorunlarla karşılaşacağını kaydeden Erdoğan, bundan sadece 2 asır önce, insanlığın karşısındaki en önemli sorunların, savaş, göç, yoksulluk ve salgın hastalıklar olduğunu, bugün ise 2 asır öncesinin sorunlarına ek olarak, çevre kirlenmesi, iklim değişikliği, küresel ısınma, susuzluk, açlık ve daha fazla salgın hastalık gibi sorunlarla karşı karşıya olunduğunu belirtti.

Atalarımızdan böyle bir dünya miras almadığımızı vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Eğer tedbir alınmazsa, ne yazık ki çocuklarımıza bundan daha iyi bir dünya miras bırakamayacağız. Hırsın, açgözlülüğün, sınırsız tüketimin, bencilliğin şekillendirdiği bir dünya, gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya olmayacaktır. Bir tarafta, sınırsız şekilde harcayan, sınırsız şekilde tüketen, sorumsuzca, bencilce kaynakları eriten bir kitle varken, diğer tarafta, ağzına tek lokma koymadan günler, hatta haftalar geçiren çok daha büyük bir kitle var” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsanlığı topyekun tehdit eden meseleler karşısında, dayanışma, paylaşma, empati kurma artık kaçınılmaz bir hal, hatta tek çözüm yolu olarak karşımıza çıkıyor. Elbette yağmur ormanlarını koruyacağız, elbette yunusları, fokları, ekosistemi en güçlü şekilde muhafaza edeceğiz. Ama, Filistinli çocukları, Suriyeli kadınları, Afganistanlı masumları, Afrikalı, Somalili mağdurları görmeyen, kendisine dert edinmeyen bir insanlık, kendi vicdanını kaybederek, dünyaya ait ne varsa yok olmasına göz yumacaktır.”

Putin’den Türkiye’ye teşekkür

Haziran 24th, 2012

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg’da gerçekleşen Uluslararası Ekonomik Forumu’nda düzenlenen enerji oturumunda yaptığı konuşmada, Güney Akım doğalgaz boru hattının kendi ekonomik sahasından geçişine izin verdiği için Türkiye’ye teşekkür etti.

“Türkiye hükümeti son günlerde kendi ekonomik sahasından Güney Akım doğalgaz boru hattının geçişi ile ilgili izni verdi. Biz Türk ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.” ifadesini kullanan Putin, Karadeniz’in altından Güney Akım doğalgaz boru hattı ve Baltık Denizi’nin altından da Kuzey Akım’la Avrupa pazarına yeni hatlarla ulaşacaklarını söyledi.

Doğu Sibirya, Yamal Bölgesi, Sahalin Adaları ve diğer enerji bölgelerinde yeni yatırımların başladığını ifade eden Putin, yeni enerji yolları ile de enerji arzı güvenliğinin arttığına dikkat çekti.

Dünyanın en büyük enerji şirketlerinin temsilcileri ile bir araya gelen Putin, Rusya’nın enerji yatırımları açısından yasal altyapı ve üretim olarak hazırlık yaptıklarını kaydetti. Yabancı şirketleri enerji alanında sadece yatırım yapmaları için çağırmadıklarını vurgulayan Putin, sonrasında yapılacak çalışmalara da uzun vadeli garanti sağlandığını söyledi.

Rusya’da yatırım açısından yerli ve yabancı şirketlerin eşit şartlara sahip olduklarını ifade eden Rusya Devlet Başkanı, yerli şirketlere yönelik herhangi bir ayrımcılık yapmadıkları garantisi de verdi.

Güney Akım doğalgaz boru hattının Karadeniz’in altından geçecek kısımla ilgili Aralık 2012’de temel atılması bekleniyor. Yıllık 63 milyar metreküp doğalgaz sevkiyatı yapılması planlanan hat 16,5 milyar Euro’ya mal olacak.

Güney Akım’ın denizden ilerleyecek kısmının %50’sine Gazprom, %20’sine İtalyan ENI, %15’erlik hisselerine ise Alman Wintershall Holding GmbH ve Fransız EDF sahip olacak.

Putin Aralık ayında Türkiye’nin Güney Akım iznini içeren notayı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’dan almış ve Türkiye’den yıl başı hediyesi aldıklarını ifade etmişti. Putin görüşmede Türkler’in bir kez daha güvenilir ortak olduklarını gördüklerini vurgulamıştı.

Erdoğan’ın yolunu kesen Yahudilere yanıtı

Haziran 24th, 2012

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Benim liderliğimde, Türkiye’deki Yahudi topluluğu

güvence altındadır, korumam altındadır. Biz onları kardeşimiz olarak görüyoruz”dedi.

Başbakan Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in düzenlediği Rio 20 Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde yaptığı konuşmalar ve liderlerle ikili temaslarının yanısıra Rio Centro’daki zirve alanında karşılaştığı insanlarla da fotoğraf çektirdi. Erdoğan, burada karşılaştığı iki Musevi kökenli Amerikan vatandaşıyla da kısa bir sohbet etti. 

-”Biz onları kardeşimiz olarak görüyoruz”-

Erdoğan, kendisine yaklaşarak, ”Ülkenizde yaşayan bizim insanlarımızı iyi koruyun” diyen Yahudilere, ”Benim liderliğimde Türkiye’deki Yahudi topluluğu güvence altındadır, korumam altındadır. Biz onları kardeşimiz olarak görüyoruz” dedi.

İsrail’in de Filistinliler’e iyi davranması gerektiğini belirten Erdoğan, ”Ortadoğu’daki sorunları çözmek için bir yol bulmalıyız. İsrailliler, Filistinlilere daha iyi davranmalı” diye konuştu. 

İsrail halkı ve Yahudiler hakkında ne düşünüyorsunuz diye soran Musevilere Başbakan Erdoğan; ”Bizim İsrail halkıyla hiçbir sorunumuz yok. Sorunumuz İsrail Hükümeti’nin saldırgan tavırlarına karşıdır” cevabı verdi. 

Başbakan Erdoğan’la fotoğraf çektirip tokalaşarak ayrılan kişilerin ABD’deki bir Yahudi kongresinin üyesi oldukları öğrenildi.