İspanya: 4 – İtalya: 0

Radikal
.com.tr – Karmaşık duygularla başladım maçı izlemeye. Evet, gönlümü çelen taraf
İtalya
’ydı ama turnuvanın en iyi maçını dün oynamaları gerekiyordu. Evet,
İspanya
’yı eleştiriyordum, ama finalde her şeyi tekzip edebilecek bir
futbol
gösterirlerse ‘döneklik’ farz olabilirdi. Çünkü tarih yazarken onları yalnız bırakmak olmazdı! O yüzden gözüm de gönlüm de öncelikle sahada olacaklara göre tarafını seçecekti.

Gördük ki, açıkça ağır basan taraf İspanyollar oldu. Bütün turnuva bizden esirgedikleri yeteneklerin hepsini finale saklamışlar belli ki. Sadece ilk yarıda bile öyle bir döktürdüler ki,
futbol
tarihi onları gelmiş geçmiş en iyi takım olarak takdis etmek zorunda kalacak.

Tarih İspanyolca yazılıyor

EURO2012’de İtalya’yı 4-0 ile geçerek üst üste 3 büyük turnuvada şampiyonluğa ulaşmayı başaran İspanya’nın zaferi için dünya basınındaki ortak görüş aynı; ‘Tarih İspanyolca yazılıyor’. İspanya’nın zaferinin dünyanın en çok okunan gazetelerindeki yankılarını sizler için derledik.

İspanyol Marca gazetesi, Milli takımlarının zaferine ‘Tarihin en iyisi’ başlığı ile yer verdi. El Mundo Deportivo ve AS gazetesi, ‘Üçüncü kez şampiyon’.

İtalya’nın en çok okunan spor gazeteleri Corriere dello Sport ‘İtalya, bir rüyanın sonu’ manşetiyle okuyucularının karşısına çıktı. La Gazzetta dello Sport ise İtalya’nın mağlubiyetini ‘Acı Gözyaşları’ şeklinde verdi.

En dikkat çekici başlık Fransız L’Equipe gazetesinden geldi. Kaptan Casillas’ın ellerinde yükselen kupa fotoğrafı ile ‘Tarih İspanyolca yazılır’ başlığını atan Fransızlar, İspanya’nın 3 büyük turnuvayı kazanarak tarihe geçtiğini yazdı.

Şampiyona öncesi en büyük favoriler arasında yer alan ancak yarı finalde İtalya’ya elenerek büyük hayalkırıklığı yaratan Almanya’da ise Bild gazetesi; ‘Tebrikler İspanya, Dünyanın en iyisisiniz’ başlığı ile İspanyolların bu başarıyı hak ettiğine değindi.

İngiltere’de Daily Mail gazetesi; ‘En iyisi onlar’ manşeti ile İtalya’yı farklı bir skorla geçen İspanya’nın tarihe geçtiğini kaydetti.

‘İspanya saltanatını sürdürürken, İtalya kan kaybediyor’ diyen Guardian, İspanya’nın EURO 2012’de açık ara en iyi takım olduğunu belirtti.

The Sun, ‘En iyisi onlar, aksini kim inkar edebilir ki?’ başlığı ile İspanya’nın tarih yazdığına ve en iyi olduğunu yine ispatladığına değindi.

Portekiz basını da Fransızlar ile aynı görüşü paylaştı. A Bola gazetesi, ‘Tarih yazılıyor’ manşeti ile İspanya’nın üst üste üçüncü zaferini kutladığını yazdı.

İspanya’nın zaferinin New York Times gazetesine yansıması ise ‘Hala Şampiyon’ şeklinde oldu. Amerika basını, İspanyolların Avrupa’ya gücünü gösterdiğinin altını çizdi.

Latin Amerika basınında İspanya’nın ezici bir üstünlük ile kupaya uzandığı ifade edildi. Brezilya’nın Globoesporte gazetesi, ‘Barça’nın oyun tarzı İtalya’yı devirdi, üçüncü şampiyonluklarına ulaşarak Avrupa’yı fethettiler.’ Arjantin’in Clarin gazetesi de Boğaların İtalya’yı ezdiğini ve bir başka şampiyonluğa ulaştığını yazdı.

(sporx)

İtalyan taraftarlar yıkıldı

Avrupa Futbol Şampiyonası finalinde, İspanya’nın İtalya’yı 4-0 yenerek şampiyon olması, İtalya’da maçı meydanlarda dev ekranlarda izleyen binlerce taraftarı üzdü.
İtalyanlar dev mücadeleyi, büyük kentlerin önde gelen meydanlarına kurulan dev ekranlarda takip etti.
Roma Belediyesinin organizasyonuyla antik Roma döneminde hipodrom olarak kullanılan Circo Massimo alanına kurulan 4 dev ekrana, Romalılar büyük ilgi gösterdi. İtalyan haber ajansının haberine göre, maç için Circo Massimo’ya gelenlerin sayısı 500 bini buldu. İtalyanlar büyük umutla maçı seyretmeye başlasalar da İspanya’nın ilk yarıda arkaya gelen iki golü, İtalyan taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı.
Takımlarından şampiyonluk bekleyen İtalyanların, karşılaşmanın ikinci yarısında da takımlarının etkisiz oyunu ve sonrasında İspanya’nın 3. golü bulmasıyla alanı terk etmeye başladı. Bazı taraftarların üzüntülerini ve şaşkınlıklarını gizleyemedikleri dikkati çekti.

Karşılaşmanın bitimine doğru, taraftarlar yanlarında getirdikleri meşaleleri birbir yakarak renkli görüntüler oluştursa da bunların, bazı taraftarlarca dev ekrana ve basın mensuplarının bulunduğu bölüme doğru fırlatıldığı görüldü. Meşalelerden yaralanan bazı taraftarların tedavisi, Kızılhaç’ın kurduğu çadırlarda yapıldı.
Dev ekranda maç izlemeye gelenlerin arasında aşırı sağcı selamı veren ve Nazi bayrağı salladıkları görülen aşırı sağcı bir grup da dikkati çekti. Bu grup, taraftarların dağıldığı sırada ufak çapta gerginlik yaşanmasına da neden oldu.

İtalya’nın ikinci büyük kenti Milano’da da kentin ünlü Duomo meydanına kurulan dev ekran önün 60 bin kişinin toplandığı, İtalya’nın maçta yenilmesiyle topluluk içinde zaman zaman gergin anların yaşandığı bildirildi.
Roma’da İspanyolların kutlama merkezi İspanyol Merdivenleri
İtalya’yı 4-0 gibi farklı skorla geçerek üstüste 2. Avrupa şampiyonluğunu ilan eden İspanya’nın, maç günü rakip İtalya’nın başkentinde bulunan taraftarları, kutlamalarını çok özel bir yerde gerçekleştirdiler.
Roma’nın ünlü ve turistlerin en sık gittiği yerlerin başında gelen İspanyol Merdivenleri, final maçı sonrası şampiyonluk kutlamaya gelen İspanyol taraftarlarla doldu.

İspanyollar, kendi isimleriyle anılan merdivenlerinde uzun süre ülkeleri lehine tezahüratlarda bulunup, şampiyonluğu doyasıya kutladı. İspanyol taraftarlar, 4-0 yendikleri rakipleri İtalya’ya göndermede bulunmayı ihmal etmedi.

AA

 

İtalyan taraftarlar yıkıldı

Avrupa Futbol Şampiyonası finalinde, İspanya’nın İtalya’yı 4-0 yenerek şampiyon olması, İtalya’da maçı meydanlarda dev ekranlarda izleyen binlerce taraftarı üzdü.
İtalyanlar dev mücadeleyi, büyük kentlerin önde gelen meydanlarına kurulan dev ekranlarda takip etti.
Roma Belediyesinin organizasyonuyla antik Roma döneminde hipodrom olarak kullanılan Circo Massimo alanına kurulan 4 dev ekrana, Romalılar büyük ilgi gösterdi. İtalyan haber ajansının haberine göre, maç için Circo Massimo’ya gelenlerin sayısı 500 bini buldu. İtalyanlar büyük umutla maçı seyretmeye başlasalar da İspanya’nın ilk yarıda arkaya gelen iki golü, İtalyan taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı.
Takımlarından şampiyonluk bekleyen İtalyanların, karşılaşmanın ikinci yarısında da takımlarının etkisiz oyunu ve sonrasında İspanya’nın 3. golü bulmasıyla alanı terk etmeye başladı. Bazı taraftarların üzüntülerini ve şaşkınlıklarını gizleyemedikleri dikkati çekti.

Karşılaşmanın bitimine doğru, taraftarlar yanlarında getirdikleri meşaleleri birbir yakarak renkli görüntüler oluştursa da bunların, bazı taraftarlarca dev ekrana ve basın mensuplarının bulunduğu bölüme doğru fırlatıldığı görüldü. Meşalelerden yaralanan bazı taraftarların tedavisi, Kızılhaç’ın kurduğu çadırlarda yapıldı.
Dev ekranda maç izlemeye gelenlerin arasında aşırı sağcı selamı veren ve Nazi bayrağı salladıkları görülen aşırı sağcı bir grup da dikkati çekti. Bu grup, taraftarların dağıldığı sırada ufak çapta gerginlik yaşanmasına da neden oldu.

İtalya’nın ikinci büyük kenti Milano’da da kentin ünlü Duomo meydanına kurulan dev ekran önün 60 bin kişinin toplandığı, İtalya’nın maçta yenilmesiyle topluluk içinde zaman zaman gergin anların yaşandığı bildirildi.
Roma’da İspanyolların kutlama merkezi İspanyol Merdivenleri
İtalya’yı 4-0 gibi farklı skorla geçerek üstüste 2. Avrupa şampiyonluğunu ilan eden İspanya’nın, maç günü rakip İtalya’nın başkentinde bulunan taraftarları, kutlamalarını çok özel bir yerde gerçekleştirdiler.
Roma’nın ünlü ve turistlerin en sık gittiği yerlerin başında gelen İspanyol Merdivenleri, final maçı sonrası şampiyonluk kutlamaya gelen İspanyol taraftarlarla doldu.

İspanyollar, kendi isimleriyle anılan merdivenlerinde uzun süre ülkeleri lehine tezahüratlarda bulunup, şampiyonluğu doyasıya kutladı. İspanyol taraftarlar, 4-0 yendikleri rakipleri İtalya’ya göndermede bulunmayı ihmal etmedi.

AA

 

Şampiyon hoca konuştu!

EURO 2008’den sonra bir kez daha kupayı müzesine götüren İspanya’nın antrenörü, “Maç boyunca baskılı oynadık ve topa sahip olduk. İspanya futbolunun karakterini sahaya yansıtmayı başardık. Burada büyük bir jenerasyonun oyuncularından bahsediyoruz. Onlar nasıl oynamaları gerektiğini biliyor. Çünkü geldiğimiz ülkede futbolun nasıl oynanacağını iyi öğrendiler” ifadelerini kullandı.

Finaldeki rakipleri İtalya’yı değerlendiren başarılı hoca, “Biz dahil herkes bazen kaybedebilir. İtalyanlar çok iyi bir turnuva çıkardı ama Motta’nın sakatlanması onlar için kötü oldu. İlk golden sonra büyük çaba gösterdiler ama ikinci golümüz karşılaşmanın sonucu için belirleyici oldu” şeklinde konuştu.

FABREGAS ELEŞTİRİLERİNE YANIT

Turnuvaya forvette orta saha oyuncusu Cesc Fabregas ile başlaması eleştirilen Del Bosque, basın toplantısında konuya açıklık getirdi.

Tecrübeli hoca, “Ben en iyisi olduğum şey tercih ettim. Ben İspanya’nın kazanması için çabaladım. Sahada sadece kendi futbolumuzu oynadık ve başardık” dedi.

Öte yandan kadroda olmamalarına rağmen final maçı için Kiev’e gelen İspanyol futbolcular David Villa ve Carles Puyol hakknıda konuşan Del Bosque, “Puyol ve Villa bizi kutlamak için buraya gelmişler. Bu çok önemli bir olay. Onlara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu

İspanya, tarihte bir ilki başardı

Avrupa Futbol Şampiyonası’nda İspanya, İtalya’yı 4-0 yenerek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu. 

Kiev’deki Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan final maçında baştan sona üstün bir oyun ortaya koyan son Dünya ve Avrupa şampiyonu İspanya, 2008’den sonra 2012’de de mutlu sona ulaşarak Avrupa şampiyonu oldu. 

İspanya 2008 Avrupa Şampiyonluğu, 2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Şampiyonluğunu kazanarak üst üste 3 büyük turnuvada şampiyon olan ilk takım unvanını elde ederek tarihe geçti.

Altın Ayakkabı Fernando Torres’in

Avrupa Futbol Şampiyonası’nın gol kralına verilen Altın Ayakkabı ödülü, final maçında İtalya ağlarını havalandırarak takımının 3. golüne imza atan İspanyol yıldız Fernando Torres’in oldu.

Torres, bu golle turnuvadaki toplam gol sayısını 3’e çıkartarak gol krallığında 5 futbolcuyla ilk sırada yer aldı. Turnuvada Torres dışında Balotelli (İtalya), Cristiano Ronaldo (Portekiz), Dzagoev (Rusya), Gomez (Almanya) ve Mandzukic (Hırvatistan) de 3 gol atma başarısı gösterdi.

Kurallara göre, eşitliği bozmak için bu futbolcuların yaptıkları asistlere bakıldı. Diğer oyuncuların asistinin bulunmaması ve Torres ve Gomez birer asist yaptıkları için iki oyuncunun forma giydiği dakikalar gol kralını belirledi.

Şampiyonada 189 dakika forma giyen Torres, altın ayakkabının sahibi oldu. Alman Gomez, turnuvada 280 dakika oynamıştı. Sıralamada 3’üncülüğü 53 dakika forma giyen Rus Dzagoev aldı.

Xavi’den tiki-taka eleştirilerine yanıt

İspanya Milli Takımı’nın yıldızı Xavi, oynadıkları futbolu eleştirenlere katılmadığını söyledi. Tiki-taka stilinde oynamaktan zevk aldıklarını söyleyen Barcelona’nın başarılı futbolcusu, “Biz sıkıcı değiliz. Takımdaki tüm oyuncular adapte şekilde nasıl oynaması gerektiğini biliyor” ifadelerini kullandı.

Kendilerini eleştirenler hakkında konuşan Xavi, “Taraftarlarımızın oynadığımız stili desteklemesi çok önemli. Hem biz hem de onlar bundan zevk alıyor. Eğer insanlar İspanya’nın daima kazanmasını sıkıcı buluyorsa bu bizim için oldukça fantastik demektir” şeklinde konuştu…

(sporx)

 

Xavi’den tiki-taka eleştirilerine yanıt

İspanya Milli Takımı’nın yıldızı Xavi, oynadıkları futbolu eleştirenlere katılmadığını söyledi. Tiki-taka stilinde oynamaktan zevk aldıklarını söyleyen Barcelona’nın başarılı futbolcusu, “Biz sıkıcı değiliz. Takımdaki tüm oyuncular adapte şekilde nasıl oynaması gerektiğini biliyor” ifadelerini kullandı.

Kendilerini eleştirenler hakkında konuşan Xavi, “Taraftarlarımızın oynadığımız stili desteklemesi çok önemli. Hem biz hem de onlar bundan zevk alıyor. Eğer insanlar İspanya’nın daima kazanmasını sıkıcı buluyorsa bu bizim için oldukça fantastik demektir” şeklinde konuştu…

(sporx)

 

Anahtar Pirlo’da

Uğur Meleke’nin yazısı

Ama düğümü İtalyanlar çözerse futbolda Xaviesta sonrası dönemle ilgili ipuçları da bulunmuş olabilir. Bu finalin galibi, bir anlamda futbolda “Post-Xaviesta  (Xavi-Iniesta sonrası)” döneminin de hakim anlayışını belirleyecek…

Euro 2012’de İspanya dikkat dağıtıp, yorup bezdirecek kadar çok pas; İtalya ise dikine, metre kazanan, sayıca az olsa bile etkili pas prensibiyle oynadılar. Neticede İspanya açık ara en fazla pas yapan, İtalya’ysa en çok şut atan takım hüviyetiyle finalist oldular. Bu finalin galibi, bir anlamda futbolda “Post-Xaviesta (Xavi-Iniesta sonrası)” döneminin de hakim anlayışını belirleyecek… “Hâlâ bir rüya görüyorum” diyor Prandelli. “Turnuvaya yalnızca iyi futbol oynamak için geldik. Çalışarak ve doğruları yaparak. Sadece kaliteli bir takım olarak değil, bütüncül bir takım olarak”…

Öyle de yaptılar. Turnuvanın ilk maçında De Rossi’nin libero pozisyonunu aldığı üçlü savunma modelini öyle başarılı uyguladılar ki, bunu bir sezonda 40 maç üst üste denemiş ve İspanya karşısına öyle çıkmış gibiydiler. Ardından İrlanda önünde dörtlü savunmaya döndüler, finale de turnuvada çift santrfor (Balotelli-Cassano) + on numara (Montolivo) ile oynayan tek takım hüviyetiyle çıktılar.
Yetenekli bir grup Hiç kimse 2012’de Busquets-Xavi-Xabi orta sahasıyla bir başka grubun kıyaslanacağını tahmin etmezdi; ama İtalya’nın Marchisio-Pirlo-De Rossi üçlüsü şu ana kadarki performanslarıyla rakiplerini kıskandırdılar. Hem İspanya, hem İngiltere hem de Almanya sınavlarında orta sahayı ele geçirdiler; sayıca çok olmasa da etkili pas yaptılar. Yetenekli bir grup oldukları için hem dikine hem isabetli oynayabildiler. Üstelik dünyada hem onların yeteneğinde olup hem de bu kadar çalışan, bu kadar didinen, bu kadar pas arası yapıp top kazanan az oyuncu grubu vardır.
Hırvatlar çözmüştü İspanya’nın turnuvaya 4-6-0’la başlaması eleştirildi, ama 1 Temmuz’a gelindiğinde İspanyol kamuoyundaki genel kanı finale de 4-6-0’la çıkılacağı yönünde. Elinde Torres-Negredo-Llorente gibi santrforlar olmasına rağmen Del Bosque ilk maçta yüzyılın en iyi orta sahasını rakiplerinden bir fazlayla kurmayı tercih etti. Daha sonraysa tutarlı davranamadı; İrlanda-Hırvatistan önünde Torres, Fransa karşısında Fabregas, Portekiz maçında Negredo’yu denedi.

İspanya’nın bu turnuvada oynadığı futbol, özellikle Portekiz karşısında ıslıklandı; kamuoyu Del Bosque’nin takımının pas oyunundan sıkılmış gibiydi. Oysa bence esas sıkıldıkları şey paslar değil, bu pasların etkisiz alanda yapılmasıydı. İspanya hâlâ 2008 ve 2010 kadar iyi pas yapıyor, ama bu pasların etkili alanda yapılma oranı düşmüş gibi.

İspanya’daki bu değişimi ilk çözen Biliç oldu, grupların son maçında önde baskı kurarak özellikle ikinci yarıda rakibin pas trafiğini bozdu. Yarı finalde Portekiz 1’inci dakikadan 90’a kadar önde baskı yaptı, Veloso’yla Xavi’yi de durdurunca İspanya son 3 turnuvadaki en etkisiz maçını geçirdi.

Del Bosque İtalya önünde pasları etkili alana taşıyabilmek için muhtemelen yine Fabregas’ı devreye sokacak; Prandelli’nin Cassano ile beşlediği orta sahasına karşı sayıca fazla olmaya çalışacak.
Ya Xaviesta sonrası Prandelli ise yine rakibin zayıf karnını arayacak ve büyük bir ihtimalle Cassano’yu Arbeloa’nın üstüne göndererek solu etkili kullanma çabası içinde olacak. Almanya’da Boateng’e kurulan bu tuzak sonuç vermişti, İspanya’nın aynı tuzağa düşmemesi için Silva’nın Arbeloa’ya daha yakın ve akıllı oynaması gerekecek.
İki takım da çok zor gol yediği için maçın düğümünün normal sürede çözülmesinin zor olduğunun farkındayız. Ama düğümü İtalyanlar çözerse futbolda Xaviesta sonrası dönemle ilgili ipuçları da bulunmuş olabilir: Elinde Xavi ve Iniesta yoksa her maç bin pas yapman mümkün değil. Elinde Xavi-Iniesta-Fabregas kalitesinin altında bir savunma grubu varsa pas kalitesini geriden sağlaman mümkün değil. Belki de futbolda Xaviesta sonrası hakim anlayış, çok pas değil doğru pas; bin etkisiz pas değil beş yüz etkili pas olacak. Aksi halde zaten söylenecek fazla bir şey yok: Yüzyılın en iyi takımı rekorları alt üst edip yüz yıl daha konuşulacak…

250 milyon TV’den izleyecek

İspanya-İtalya arasında oynanacak dev mücadele bütün futbolseverleri ekran başına kilitleyecek. Final karşılaşmasının 250 milyon kişi tarafından televizondan izlenmesi bekleniyor. EURO 2008’deki İspanya-Almanya finalinin 237 milyon kişi tarafından izlendiği hatırlatılırken bu yıl bu rakamda artış olması beklendiği ifade edildi.

Casillas 419 dakika gol yemedi

Karşılaşmanın kilit isimlerinin kaleciler olması bekleniyor. İtalya’nın kalesini efsane Buffon korusa da Casillas EURO 2012’de 419 dakikadır gol yemiyor. Turnuvanın ilk maçında İtalya’dan ilk ve tek golünü yiyen Casillas bu maçtan sonra oynadıkları 4 maçta kalesini gole kapattı.

Yenilmez armada

İspanya 2010 Dünya Kupası ilk maçında İsviçre karşısında 1-0 kaybettikten sonra resmi maç kaybetmedi. Son 18 resmi maçında 16 galibiyet 2 beraberlik aldı. İspanya bu dönemde İtalya ile 1-1 ve Dünya Kupası finalinde normal sürede Hollanda ile 0-0 berabere kaldı.

İtalya 97, İspanya 78 şut attı

Euro 2012’nin en çok kaleyi gören takımı İtalya, 97 şutta 55 isabet sağlarken; İspanya 78 şutta 49 kez çerçeveyi buldu. İspanya attığı 8 ve yediği 1 golle turnuvanın hem en az gol yiyen, hem de en çok gol atan takımı… Fstats’ın verilerine göre İtalya 15 sarı kart ile turnuvanın en çok kart gören takımı olurken, İspanya 18 ofsayt ile en çok ofsayt pozisyonunda kalan ekip…

(milliyet)

 

AB zirvesinde Merkel’den uzlaşma yolu

Merkel’in son günlerdeki açıklamalarına yansıyan katı tutumu nedeniyle piyasaların zirveden beklentisi azalmış, avro dün dolar karşısında son haftaların en düşük düzeyine inmişti.

Bu ortamda başlayan zirvede İspanya’nın ısrarcı olduğu, Avro Bölgesi kriz fonları aracılığıyla bankalara doğrudan sermaye takviyesine, tutum değiştiren Almanya’dan gelen yeşil ışık piyasalar için olumlu sürpriz oldu. Liderler ayrıca, bütçe disiplinine bağlı ülkelere kurtarılmaya ihtiyaç duymaları halinde daha esnek koşullarda kredi verilmesi konusunda uzlaştı.

Zirve kararlarında, Avro Bölgesi kriz fonlarının “piyasalara istikrar kazandırmak için esnek ve etkin şekilde kullanılacağı” belirtildi.

Dün 1,24 seviyelerinde seyreden avro/dolar paritesi bu olumlu kararların etkisiyle bir ara 1,26’nın üzerine çıktı.

Bu arada Hollanda Başbakanı Mark Rutte, basına yaptığı açıklamada İtalya’nın zirveden her istediğini alamadığını söyledi.

Rutte, “Kriz fonunun (Avrupa İstikrar mekanizması) ikincil piyasadan doğrudan (zordaki ülkelere ait) tahvil alabilmesini talep ettiler, bu olmayacak. Faiz oranlarına üst limit getirilmesini istediler, bu da olmayacak” dedi.

Avro Bölgesi’nin daimi kriz fonu olan Avrupa İstikrar Mekanizması’nın, ilk aşamada 500 milyar avroluk sermaye gücüyle faaliyete geçecek olmasına rağmen İtalya ve İspanya’nın vadesi gelmemiş borçlarının toplamının 2,4 trilyon avroyu bulması, piyasalardaki rahatlamanın uzun sürmeyebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.

BU arada AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Avro Bölgesi liderlerinin ortak bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu için anlaştığını açıkladı.

Van Rompuy, tüm AB liderlerinin de daha sıkı siyasi ve mali birliğin ana hatlarını çizen uzun vadeli bir plan üzerinde uzlaşma sağladığını duyurdu.

Cüneyt Çakır için ilginç öneri

Türk futbolunun deneyimli teknik adamlarından Güvenç Kurtar, Lig TV’de katıldığı programda Türkiye’nin gururu olan Cüneyt Çakır için tarihi bir teklifte bulundu.

Tecrübeli teknik adam, Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ilk kez düdük çalan bir hakem olmasına rağmen yarı finale ve ardından finale adına yazdıran Cüneyt Çakır’ın Türkiye’de önemli bir caddeye ve sokağa isminin verilmesini önerdi.

Kurtar, “Cüneyt bunu fazlasıyla hak etti. Harika maçlar yönetti. Türkiye’nin gurur kaynağı oldu. Onun en güzel şekilde onurlandırılması lazım. Bence adının bir caddeye verilmesi iyi olur” dedi.

Euro 2012 finalini kim kazanır? ANKET

Haber 7’nin 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası ile ilgili yaptığı dev anket devam ediyor. Almanya’nın rakiplerine büyük fark attığı ilk ankette Haber 7 okurları fena yanıldı. Önceki akşam oyanan yarı final maçında okurlarımızın favorisi Almanya, İtalya karşısında ummadığı bir mağlubiyet alarak kupaya veda etti.

1 Temmuz’da Kiev’de oynanacak dev finalde İspanya ve İtalya kupanın sahibi olmak için mücadele verecek. 

Turnuvanın başında internet sayfamızda düzenlediğimiz yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı şampiyon kim olur anketinde Almanya rakiplerine büyük fark atarak yüzde 54 gibi bir oranla okurlarımız tarafından kupanın bir numaraları favorisi gösterilmişti.

 Şimdi okurlarımıza finali kim kazanır diye soruyoruz.

ANKETE KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ

İşte ilk anketimizde çıkan sonuçlar:

TİSK: Cari transferdeki artış bütçeyi zorluyor

TİSK, yaptığı yazılı açıklamada Haziran ayında ekonomik krizin Avrupa’da iktidarları değiştirdiğine değinerek, piyasalarda tedirgin ortamın sürdüğünü belirtti.

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarınca İspanya’da 28 bankanın notunun düşürülmesinin ülkeyi ikinci Yunanistan durumuna getirdiğine dikkati çeken açıklamada, özel kesim borçlarının yüksek seyretmesinin de krizi derinleştirebileceğini ifade edildi.

Alman özel kesiminin borç yükü nedeniyle, söz konusu ülkenin Avrupa Birliği’nin yükünü çekmesini zorlaştırdığı ifade edilen açıklamada, Türkiye’de dahil olmak üzere, AB ve ABD ile yakın ilişkideki ülkelerde risklerin arttığı belirtilerek, petrol fiyatlarındaki gerilemenin çıkış yolu olabileceği kaydedildi.

Sanayi üretim, ciro ve sipariş endeksleri ile kapasite kullanım oranındaki gelişmelerin, sanayi sektörünün küçülmeye başladığını gösterdiği belirtilen açıklamada, eğilimin sürmesi halinde reel sektörün sıkıntıya girebileceğini ifade edildi.

İşsizlik oranında artış ve vergi kaybının ortaya çıkabileceğine değinilen açıklamada, 2012 yılının ikinci çeyreğinde büyüme oranının negatif çıkmasının şaşırtıcı olmayacağına dikkat çekildi. Açıklamada, ilk 4 ayda cari açığın 8,1 milyar dolar azalmasında en önemli faktörün dış ticaret açığındaki 6,5 milyarlık gerileme olduğu kaydedildi.

Merkez Bankası’nın para politikasında gevşemeye gittiğini, döviz rezervini arttırırken, finansal sisteme likidite sağladığı ifade edilen açıklamada, TCMB’nin politikasının bankaların kredi planlamasını arttıracağını ancak, KOBİ’lere yönelik ek kaynak arttırımını da gerektirdiğine dikkat çekildi.

TİSK, kısa vadeli sermaye girişlerinin, döviz kuru üzerindeki baskıyı azalttığını ve böylece enflasyon üzerindeki kur baskısının da hafiflediğini belirtti.

Cüneyt Çakır Euro 2012 finalinde!

EURO 2012’de ülkemizi temsil eden Cüneyt Çakır ve ekibi Portekiz-İspanya maçından da alınlarının akıyla çıkmıştı. Başarılı hakemimizin finalde de görev yapacağı açıklandı.

Çakır 1 Temmuz’da oynanacak olan İspanya-İtalya maçında 4. hakem olarak atandı…

(Haber7)

 

Beşinci penaltıyı Ronaldo istemiş

Çünkü penaltı sırası, İspanyol devi Real Madrid’te forma giyen yetenekli isme gelmeden sona ermişti. Ronaldo’nun bencilce davrandığı ve son penaltıyı kahraman olmak adına kullanmak istediği iddia ediliyor. Bu gurur anını yaşayamayan başarılı futbolcu, yarı finalde beşinci penaltıyı atmayı istediğini doğruladı. İlk penaltıyı neden kullanmadığı sorulan Ronaldo şu cevabı verdi: “Beşinci penaltıyı atacaktım ama iki tane birden kaçırdık. Hocam Paulo Bento bana beşinci penaltıyı atmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de kabul ettim. Bazen ilk penaltıları atıyorum, bazen iki. Finalde olmayı hak ettik ama penaltılar şans işi. Şanslı olan taraf İspanya’ydı.” İspanyollardaki Real Madrid’li oyunculara da değinen Ronaldo, “Onlarla saha dışında dost olabiliriz ama saha içinde değiliz. Umarım turnuvayı İspanya kazanır. Çünkü orada oynayan arkadaşlarımın kazanmasını isterim.” açıklamasını yaptı. Portekiz’in başarılı çalıştırıcısı Paulo Pento ise şansın kendilerinden yana olmadığını belirtti. Şampiyona boyunca 6 kere direklere takıldıklarını hatırlatan 43 yaşındaki teknik adam, “Bir penaltı atışımızda top direkten döndü. Ne yazık ki şans bizim yanımızda değildi. Çok güçlü ve büyük bir takıma elendik. Buraya gelmemizi taraftarın desteğine borçluyuz.” ifadelerini kullandı.

(zaman)

 

Beşinci penaltıyı Ronaldo istemiş

Çünkü penaltı sırası, İspanyol devi Real Madrid’te forma giyen yetenekli isme gelmeden sona ermişti. Ronaldo’nun bencilce davrandığı ve son penaltıyı kahraman olmak adına kullanmak istediği iddia ediliyor. Bu gurur anını yaşayamayan başarılı futbolcu, yarı finalde beşinci penaltıyı atmayı istediğini doğruladı. İlk penaltıyı neden kullanmadığı sorulan Ronaldo şu cevabı verdi: “Beşinci penaltıyı atacaktım ama iki tane birden kaçırdık. Hocam Paulo Bento bana beşinci penaltıyı atmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de kabul ettim. Bazen ilk penaltıları atıyorum, bazen iki. Finalde olmayı hak ettik ama penaltılar şans işi. Şanslı olan taraf İspanya’ydı.” İspanyollardaki Real Madrid’li oyunculara da değinen Ronaldo, “Onlarla saha dışında dost olabiliriz ama saha içinde değiliz. Umarım turnuvayı İspanya kazanır. Çünkü orada oynayan arkadaşlarımın kazanmasını isterim.” açıklamasını yaptı. Portekiz’in başarılı çalıştırıcısı Paulo Pento ise şansın kendilerinden yana olmadığını belirtti. Şampiyona boyunca 6 kere direklere takıldıklarını hatırlatan 43 yaşındaki teknik adam, “Bir penaltı atışımızda top direkten döndü. Ne yazık ki şans bizim yanımızda değildi. Çok güçlü ve büyük bir takıma elendik. Buraya gelmemizi taraftarın desteğine borçluyuz.” ifadelerini kullandı.

(zaman)