İyi Geceler Aşkım Şiir

İyi Geceler Aşkım Şiiri
İyi Geceler Aşkım

İyi Geceler Aşkım

Mutsuzluktan kıvranacağımı,
Gözüme uyku girmeyeceğini bile bile,
Uzanıyorum şu kahrolası yatağıma.
Ağlamaktan ıslanmış,
Gözyaşı kokan yastığama,
Koyuyorum dertli başımı.
Ve tüm olup bitenleri gizleyen,
Derdime ortak olan yorganımı,
Bir kefen misali çekiyorum üzerime.
Sabahımı düşünmek bile istemiyorum,
Güneş görmeye hasret kalmış bu odada,
Sonsuza kadar uyumak istiyorum.

Biliyorum yarınımın mutsuz olacağını,
Biliyorum yine bu yastığın ıslanacağını,
Yine bu yorganın bana ortak olacağını,
Biliyorum hepsini yaşamışçasına.

Korkuyorum bir gün gelecek,
Yastığımda ıslanmak,
Yorganımda dinlemek istemiyecek beni,
Ben o günün ne zaman geleceğini de biliyorum.

Acıklı Aşk Şiirleri

Acıklı aşk şiiri
Ağlatan aşk şiirleri
hüzünlü aşk şiirleri

O yağmurlar
Yüreğime her değdiğinde
acı bir sevda gibi Alı koyardı bizi

Sonra o sessiz türküler başlardı
Sen aklıma gelirdin
Haliçte bir balık çırpınır
Haliçte bin balık ölürdü

Kara-Denizde Oltaya balık takılmıştı
Sen çekmiştin oltayı
Tıpkı gökyüzünden bir yıldız çeker gibi

Sen aklıma gelmiştendin
Kumsalda kum tanesiyken yüreğim
Çığlığı sende kalmıştı
Bedenime kondurduğun öpücüğün
Depreşen bir alev düşmüştü
Ağrı-yan yanlarıma
Sen aklıma gelmiştin
Çekip vurmuştun kendimi

Osman eren

******

Bir gün yolun mezarliga düserse,
mezarimi acda bak!
Mezarin icinde Tabut,
Tabutun icinde Kefen,
Kefenin icinde ben,
ve benim icimde hala SEN

*****

Ne zaman sığınsam aşka

Yersiz yurtsuz kaldı yüreğim

Böyle bin parçaya bölündüm sonra

Yavaş yavaş azaldım ve bir anda tükendim

Hüznü sevdim yürekten

Hep imkansızken geldi aşk

Ben kimi sevsem sonra

Ağır geldi yaşamak

*****

Bütün gün kırlara bakmışım
Başaklarla kımıldanan
O bitek yalnızlığa
Burnumda gökyüzünün ince kokusu
Bütün gün sana bakmışım
Derin mırıltılarla ırmağa karışan
Çakıntılı gövdene senin
Uzanmışım terli toprağa
Yanına gözlerinin
Çıplak gecelere dokunuyorum
Yazın ve düşlerin sıcak kıvrımlarına
Denizi başlatıyor dudaklarının tuzu
Yüreğim kamaşıyor şavkından
Ellerim böğürtlen moru
Yorulmaz işçileriyiz aşkın
Soluk soluğa ıslak yaylar
Ürkek sokulmaların
Ormanları uyandırıyor kanımın gürültüsü
Başdöndürücü yerlerindeyim dağın
Kollarımdan akan ırmak,
Sonsuza tamamlanıyorum

****

Gönlümdeki tertemiz duyguları nasıl sidlin bir anda
ben seni sevmiştim yıkıp viran ettin beni sonunda
her ahşam seni düşünüp ararım ruyamda
sen ise zevk sefa dünya malı derdine düşmüssün
su tükenip geçmek bilmeyen zamanda
içimdeki duygularla oyandın alaylar ettin
sen beni neden bir cam gibi kırdında gittin
ardında bıraktıgın hayatı yerle bir ettin
sen beni düşünme ben artık iflas ettim
sanmaki unuttum yaptıklarını sanmakı kapatıp yırttım yapraklarını
satır satır yazdım bana oynadıgın yalanlarını sen bir bir
başka kollarda gezerken
tek başına bıraktın su güzel rol oynadığın yanlız
ADAMI

Hayat İle İlgili Şiirler

Çok Güzel Hayat İle İlgili Şiirler Kısa,

Hayat Üzerine Şiirler,

YalanDünya

Boşa üzülmüş ,boşa gülmüşüm
Hepsi hayalmiş,rüya görmüşüm
Boş yere sana değer vermişim
Yalan dünya;boşa aldattın beni

Aldandım sözüne,düştüm peşine
Malına ,mülküne,güzelliğine…
Uysaydım keşke hakkın sözüne
Yalan dünya; boşa aldattın beni

Ne ana kaldı,ne baba; nerede evlat?
Her şeyi aldın , ettin mi rahat?
Görmedim gerçeği bende kabahat
Yalan dünya; boşa aldattın beni

Verdiğin bu muydu, bu nasıl yatak?
Doldurdun gözümü taş ile toprak
İster ağla , ister gül halime bir bak
Yalan dünya; boşa aldattın beni

Bir Hayatın Anatomisi

Hayat dediğin oyun üç,bilemedin beş perde
Kural yoktur tınısı hep aynıdır her telde
Açılışı dünyaya gelmekle yaparsın
Sonra zamanı saati kendin göre kurarsın
Dünyaya gelerek başlattığın diriliş
Onbeşsene sonra olurmu sana bir serpiliş
Farkında değilsindir yaşıyorsundur en güzel günleri
Karşına çıkan ilk kızı sanarsınki bir huri
Heyelana kapılmış kaya misali geçer zaman
Birden yapaylnız kalırsın nedenini anlamadan
İşte ilk perde tam burda kapanır
Sınav denilen illetle ikinci perde aralanır
Hazırsan geçersin sınavı ilk seferde
Eğerki değilsen sayarsın olduğun yerde
Aşılmayacak engel yoktur atlatırın bunuda
Artık kendine güvenirsin sözlerin kalmaz havada
Sahneye bi çıkarsın karşında kocaman kitle
Kendince düşünürsün işte budur kapalı gişe
Tadını alamadan elvedda derin mutlu günlere
Çıkarsınsabah yeliyle uzun bir sefere
Şafak saymakla geçermi dörtyüzaltmış gün
Onbeş aydan daha yoksun kalır kısacık ömrün
Onbeş aydan sonra hiç bozmadan kafiyeyi
Kapatırsın uzun bir aradan sonra perdeyi
Herkes gibi kurmak istersin mutlu mesur bir yuva
Bu arada bir perde daha katılır kuyruğa
Artık benimde olsun dersin bir kaç çocuk
Derken anlarsınki kolay değilmiş yoksulluk
Dertler belini büksede bunlarıda atlatırsın
Hepsini bir bir katlayıp cebinde saklarsın
Bundan sonra kalmamıştır ben diye birisi
Sende anlarsın yalanmış aileden gerisi
Yıllar birbirii kovalarken dört nala
Yavrunda düşüverir uzun bir yola
Çok geçmeden alırsın kucağına bir iki torun
Onlar için herşeyi yaparsın dinlemezin hiçbir kanun
Artık birşey düşünmezsin dalmadan önce uykuya
Yüreğinde yer yoktur en ufak korkuya

Altmış beş senelik hapisten sonra hayat
Açıklar kararını artık;’hakkın beraat’
Yakan yapışır alaşağı eder ölüm ummadığın yerde
Tam burada anlarsın açılmıştır artık son perde
Önünden geçek üzeredir ayrılık treni
Bir telaş başlar duymadan son sireni
Şehadet getirerek çıkarsın dönüşü olmayan yola
Yoktur artık hiçbir durakta bir nefeslik mola
Ağır ağır uzaklaşırken kıpırdayamadan yerinden
El bile sallayamazsın buğulu pencerenden
Cenazende okunan senin içindir bu son beste
Kimse bulamaz artık seni herzamanki adreste.!

Sonsuza Kadar

Güz gülleri gibi ömür olmasa
Engelleri aşsak sonsuza kadar
Gök ekinler biçilerek solmasa
Baharlar yaşasak sonsuza kadar

Yürek yangınları acıtır teni
Ateş hâleleri henüz çok yeni
Derin acılara atmayın beni
Huzura kavuşsak sonsuza kadar

Gönül güzelliği olmalı her an
Yürek sesleriyle geçmeli zaman
Hoyrat bakışları istemem aman
Kemale ulaşsak sonsuza kadar

Gülistan içinde güller açmalı
Nefisten, şeytandan hemen kaçmalı
Hakikati bulup her dem uçmalı
Hikmeti konuşsak sonsuza kadar

Sureti cemali seyretmek güzel
Âşıklarla olmak arife özel
Bülbül gülü için şakıyor gazel
Cananla buluşsak sonsuza kadar.

Ömür Dediğin

Debelenip dursun akıl ‘niçin’de,
Bir varmış bir yokmuş ömür dediğin.
Gönül sanki zindan, zindan içinde,
Bağrımdaki okmuş ömür dediğin.

Gel seyre dal bir ırmağın başında,
Çölün ortasında, dağın başında,
Bir gurbet ki gözlerinin yaşında,
Ne yaman firakmış ömür dediğin.

Adım adım menziline yürüyen,
Gece-gündüz damla, damla eriyen,
Bahtımın yeline düşüp titreyen,
Bir sarı yaprakmış ömür dediğin.

‘La rahate’..bitmez dertler, çileler..
Şeytanda tuzaklar, ‘ben’de hileler,
Yüzümde gül olup açsın haleler,
Ahiri toprakmış ömür dediğin…

Hayat Devam Ediyor

Hayat yaşamaksa bir lokma nasılsa gelir.
Bir bak doğaya.
Kelebek bile doyuyorsa eğer.
Ezdim diye sevinme üzül bence.
Ezildiğinde bile yemdir birilerine.
Bilen bilir bilmeyen inler dercesine.
Hayat devam ediyor.

Ne çağlayanlar dayanamadı kurudu.
Bir bak doğaya.
Karıncalar bile doyuyorsa eğer.
Basıp ezdiğine üzülme sevin bence.
Ölüsünü bile diğerleri ambara taşır.
Yaşam biri için biterken.
Öteki için yeniden başlamaktadır.
Hayat devam ediyor.

Hani Harun’dan kalan mallar.
Karşındakinde büyük mal var.
Bitirmen mümkün değil.
Yüklen ezdim diye sevin..
Ye yiyebildiğin kadar.
Öyle bir yürek ki bitiremezsin.
Kendini geleceğine bırakmış zaten.
Hayat devam ediyor.

Neler çaldın dünyada görebildin mi?
Çantana bakma bulamazsın.
Aldıklarını sende bırakacaksın.
Bırakmasan bile alacaklar elinden.
Ağlama o zaman.
Bir bak doğaya hepsi geçiciydi de.
İşte o zaman iş işten geçmiştir.
Hayat devam ediyor.

Bütün kalbimle her şeyi vereceğim.
Dönülmez yolda bende yalnız gideceğim.
Hissetmekse acıyı sende bileceksin.
Doğduğumda yalnızdım ya.
Ben o yalnızlığıma geri döndüm.
Yürü artık sen git gidebiliyorsan.
O anılarla maddiyatınla mutlu ol yeter.
Geriye bir söz kalır.
Hayat devam ediyor.

Hayat Yolu

Zaman çizgisinde kaybolan yollar,
Yürümen içindir durmadan yürü.
Sağından solundan uzanan eller,
Üstüne kirini sürmeden yürü.

Dört yana dizilmiş kahpeler mertler,
Karşında sıralı çileler dertler.
Arkandan kuyuyu kazar namertler,
Sırrını düşmana vermeden yürü.

Hayal mi gerçek mi düşün bir kere.
Nefsine hükmeden düşer mi yere?
Yüreğin mahkûmsa bitmez kedere,
Mutluluk düşleri kurmadan yürü.

Sevdanı nadasa bırak yaşasın,
Hasreti bitirmez arttırır yasın.
Deryada fırtına ortasındasın,
Dümeni meçhule kırmadan yürü.

Haritan çizildi doğmadan önce,
Düzenin kuruldu inceden ince.
Çıkmayan sokağa gafil girince,
Kadere hesabı sormadan yürü.

Durağı bulunmaz ömür yolunun,
Zannetme hayatı bitti ölünün.
Üstüne eğilen rahmet dalının,
Köküne baltayla vurmadan yürü.

Sevdanın çamurlu bataklığında,
Ürkek bir ceylanın ataklığında,
Masum meleklerin yüz aklığında,
Ruhuna kirleri sarmadan yürü.

Hakkın huzurunda çıktın sefere.
Geçici mekânın adı yerküre.
Er geç döneceksin geldiğin yere,
Günah kuyusuna girmeden yürü.

Kimseye olmadan ne borç ne diyet,
Onurlu yaşamak ömre meziyet.
Yunus’un yolundan gitmekse niyet,
Kötülük sırrına ermeden yürü.

Türkiye Şiirleri 2 Kıta

2 Kıtalık Türkiye Şiirleri,
İki Kıtalık Türkiye Şiirleri,
Türkiye Şiirleri iki kıtalık

CAN TÜRKİYEM

Can Türkiyem güneş rengin açanda
Bahar koksun her bir yana saçanda
Sevenlerin gönül derdin açanda
Çok sevinem İstanbul’u görende
Toprağını öpüp yüzüm sürende

Can Türkiyem temiz Türkçe dilim var
Çok güvenir hiç darılmam dalım var
Sensiz bana ayrılık var ölüm var
Canım kurban bayrağa can verene
Çokça selam Türkiye’mi sevene

Sadun Köprülü


Türkiyem

Baharın gelsin Türkiyem,
Kışların ağlattı ömrümü,
Hüzünsüz değil bir günüm,
Arıyorum geçen her günümü.
Dertsiz olsun her yanın,
Sensin benim biricik Ülkem,

Gerekirse sana feda canım,
Yolun aydınlık olsun Türkiyem.
Sende doğduk sende ölürüz,
Bazen ne acı günler görürüz,
İine de seninle her gücümüz.
Ufkun kararmasın Türkiyem.

Mehmet Yılmaz

Sabır İle İlgili Şiirler

Sabır Konulu Şiirler

Sabır Şiirleri

Biri Sabır Biri Şükür Bir Dua

Muhammed’in üç beni var yüzünde
Biri sabır biri şükür bir dua
Kudret ile yanar anın çırağı
Biri sabır biri şükür bir dua

Şükür imiş her işleri bitiren
Mümin kulu rahmetine yetiren
Sabır imiş şu dünyayı götüren
Biri sabır biri şükür bir dua

Sabır imiş şu dünyanın temeli
Verdiği nasibe şükür demeli
İsteyen kullara hayır ameli
Biri sabır biri şükür bir dua

Sabr edelim gönül ne gelir elden
Sabırlı kulunu sevmez mi sultan
Yusuf’u kurtardı kuyudan gölden
Biri sabır biri şükür bir dua

Pir Sultan Abdal’ım gönlüme giren
Suçluyu suçsuzu bakmadan gören
İsteyen kulların muradın veren
Biri sabır biri şükür bir dua

Pir Sultan Abdal

SABIR

Bu Dünyada,
Yapılan Hiç Bir İyilikte,
Kötülükte Karşılıksız Kalmas,
Herkes Hakettiğini,
Fazlasıyla Bulur…

Eğerki Birileri,
Sizlere Gizlice Veya Eşgare,
Düşmanlık Yapıyorsa,
Bırakın Yapsın,
Yapa Bildiği Yere Kadar…

Sakın Şeytanın,
Kötü Emellerine Aldanıp,
Karşınızdaki İnsanın,
Canına Kastetmeye Kalkmayın,
Zamana Bırakın Herşeyi…

Yüce Rabbime Sığının
Ve Zaman içinde,
Yaşadıkça Göreceksiniz Ki,
Ömrünüz Boyunca,
Ettiğiniz Sabırdan Dolayı,
Sonsuza Dek Mükafatlandıralacaksınız…

Unutmayın Ki,
Sabırda Çok büyük Bir,
Keramet Vardır,
Nezaman Dara Düşseniz,
Açıp Ellerinizi Kıbleye Doğru,
Rabbim Sen Herşeyi Bilensin Deyip…

Yaşadığınız Herşeyi,
Size Yapılan İhanetleri,
Yavaşça Sineye Çekip,
Oturup Bir Köşeye,
Sessizce Uzaktan İzleyin…

Sabrın Sonu,
Selamet Olduğunu,
Acıları yaşadıkça,
Herşeye Göğüs Gerdikçe,
Hakikati Göreceksiniz…

Belki Siz İçinizde,
Çok İyi Bir İnsan Olabilirsiniz,
İyilikler Yapabilirsiniz,
Merhametli Davranabilirsiniz,
Karşınızdaki İnsanı Tanımadan…

Unutmayın Ki,
Nezaman Birilerine,
Yardım Etmeye Kalksanız,
Kimileri Çok Mutlu Olur,
Kimisi İse Nankörlük Yapar…

Bana Hayat,
Yaşadığım Süreç İçinde,
Bir Tek Şunu Öğretti,
Can Dediğimiz Kim Varsa,
İlk Önce Canımıza Kast Edenin,
Can Bildiklerimiz Olduğunu Öğretti…

Nekadar Çok,
Yaşarsak Yaşayalım,
Ömrümüz Boyunca,
Bedenlerimiz Yaralar İçinde Kalsada,
Yapılan Tüm Kötülüklere Rağmen…

Cennetin Anattarının,
Sonsuza Dek Sabır Ederek,
Onsekiz Bin Alemin Sayibi Olan,
Yüce Rabbime Sığınarak,
Kazanıldığını Anladım…

Ufuk Güney

,,,….Sabır Eyle Gönül Sabır

Sabır et her şey geçecek
Sabır eyle gönül sabır.
Ağlayan gözler gülecek
Sabır eyle gönül sabır.

Kavım gardaşlar kaçtılar
Geldiler konup göçtüler
Dert ekip çile biçtiler
Sabır eyle gönül sabır.

Dünya fani ölüm haktır
Neydek ona çare yoktur.
İşte ilaç işte doktor
Sabır eyle gönül sabır.

Aşık Şahmedim yorulma
Kurumuş dala sarılma
Şerefsize hiç darılma
Sabır eyle gönül sabır.

Asik Sahmedi

Sabır sabır

Şavat uzayıp gidiyor
Urgenç bağrımı deliyor
Gurbetlik artık bitiyor

Sabır sabır dostum sabır
Zannetmeki bitmez kahır

Tünelin ucu göründü
Gönlüm neşeye büründü
Gurbetlik yerde süründü

Sabır sabır dostum sabır
Zannetme ki bitmez kahır

İnanacan direnecen
Sabretmesini bilecen
Sonunda elbet gülecen

Sabır sabır dostum sabır
Zannetme ki bitmez kahır

Dost dediğin dar zamanda
Fosforlaşır karanlıkda
Bulamadım onu burda

Sabır sabır dostum sabır
Zannetme ki bitmez kahır

Her şey burda biter sanan
Kendi ateşiyle yanan
Bulamaz inan ki bir can

Sabır sabır dostum sabır
Zannetme ki bitmez kahır

Sinanım inandın sabra
Düşürmez Rabbin bir dara
Selam olsun yüce Yara

Sabır sabır dostum sabır
Zannetme ki bitmez kahır

Sinan Karakaş

Cep Mesajları

Cep Mesajları

Tugbam sitesinde en güzel Cep Mesajları sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Cep Mesajları
2012 Cep Mesajları
en güzel Cep Mesajları 2012

Sana olan aşkım sağır bir ressamın kristal bir yüzeye düşen gül yaprağının çıkardığı sesi çizdiği zaman bitecek

Nedir bilemiyorum; Sana bakınca kendimi görüyorum,sana gelirken kendimden gidiyorum; Ve senden giderken kendime gelemiyorum..

Bir yudum mutluluk, Peşinden koşuyorum, ne olacak halim bilmiyorum, Sevmişim seni bir kere, Doyamadan gidiyorum …

Gönlüme taht kurdun, Gönlümün sultanı oldun, Gece gökyüzünde parlayan yıldızım, Sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun ..

Damdan düşer gibi hayatıma girdin, beni deli divane ettin, suçum neydi ki, beni kendine bu kadar aşık ettin

Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.

En sürekli aşk karşılığı olmayan aşktır.

insanlar kırmızı güllerin peşinde koşarken ayakları altında ezilen papatyaların farkına bile varmazlar

Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı ne kadar severse bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse, sen de benim için o kadar değerlisin.

Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, bir yaprak olsaydı bütün ormanları, bir yıldız olsaydı tüm kainatı sana vermek isterdim. Ama, sadece seni seven kalbimi verebiliyorum…

Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım

Hayatıma renk katan , her gece sabahı bana özleten biricik aşkım Günaydın

Her günün Ayrı Bir güzelliği Olsun yanında güne Gülerek Başla Sevgilim, Bugünde Seni Kıskansın herşeyim Günaydın.

Güneş kadar Aydınlık, Gözlerin kadar Güzel, Sözlerin gibi Kusursuz bir güne merhaba demek için tam zamanı Günaydın Sevgilim.

Seni denizdeki kumlar, gökteki yildizlar, ormandaki agaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular, sahildeki martilar ve günesin isiklarindan daha çok seviyorum. Birlikte daha güzel günlere.

Bazi asklar okyanus gibidir görmesen de sonunun bir yerlerde bittigini bilirsin, okyanuslar bile kiskanir sana olan sevgimi. Görmesem de sonunu biliyorum, sonsuza kadar bitmeyecek.Seni seviyorum!

Ayışığının aydınlattığı bir kumsala küçük bir dal parçaşıyla seni seviyorum yazmak isterdim ama sen hırçın bir dalga olup silersin diye yazmaktan korktum!

Mevsim ağlıyor bügün, özlüyor o aydınlık günlerini, ayrılıyor yapraklar ağaçlardan bir hasret rüzgarıyla. Bana Eylül’ü yaşatma ey sevgili!

Bir ip yumağı yapalım dertleri üstünü barış duygularımızla bağlayıp kimsenin göremeyeceği kadar uzaklara götürelim ve orda imha edelim dertleri barışlar kalsın hayatımızda.

Bir yanda ayrılıklar bir yanda barışlar bırak şu ayrılıkları gel barışalım hayatım..

Sevmek affetmektir sevmek anlamaktır sevmek gerektiği zaman barışmak için yeşil ışık yakmaktır hadi sevdiğini göster bana

Gülü sev dikeni batmasın yaşamı sev iz bırakmasın öyle bir sevki sen ölünce o hiç yaşamasın