Mestella’dan Saracoğlu’na

Haziran 29th, 2012

Emre Belözoğlu’nun Atletico Madrid ile anlaşmansının ardından Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe orta sahası için “İlk tercihim” dediği Mehmet Topal için sarı-lacivertli kulüp Valencia ile anlaşma sağladı. Fenerbahçe yönetimi adına İspanyol kulübüyle görüşmek için önceki gün İspanya’ya giden Mehmet Topal’ın menajeri Batur Altıparmak, 8 milyon isteyen Valencia yönetimini, “Mehmet, Fenerbahçe’de oynamak istiyor” diyerek ikna etti.

TOPAL’A 2 MİLYON GARANTİ PARA

Galatasaray’dan 4 milyon 200 bin Euro’ya aldığı milli futbolcu için Fenerbahçe’nin teklifini 3.5 milyondan 4.5 milyon Euro’ya çıkarması sonrasında “Evet” diyen Valencia Kulübü, dün sol beki Jordi Alba’yı da 14 milyon Euro’ya Barcelona’ya sattı. Önceki gün tatilini yarıda kesip İstanbul’a dönen Mehmet Topal için Fenerbahçe yönetimi borsaya bilgilendirme metni yollarken, yılda 2 milyon Euro garanti para ve maç başına 15 bin Euro alacak olan milli oyuncunun transferinin bugün resmen kamuoyuna açıklanması bekleniyor.

Tino Costa yeşil ışık yaktı; Valencia 7’den 6 milyona indi Mehmet Topal transferini bitiren ve Valencia’dan Tino Costa’yı da isteyen Fenerbahçe, Arjantinli’nin Türkiye’de forma giymeye sıcak bakmaması nedeniyle sıkıntı yaşıyordu. UEFA’nın son kararı ve Mehmet Topal’ın da Costa ile konuşması sonrası Fenerbahçeliler’in Arjantinli futbolcuya Türkiye ve kulübü tanıtan brifingi oyuncunun fikrinin değişmesini sağladı. Fenerbahçeli yöneticiler, Costa’ya Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlatıp takımdaki Kuyt, Alex, Sow gibi yıldızlara vurgu yapmıştı. Fenerbahçe’ye gelmeye artık sıcak bakan Costa, sarı-lacivertlilerle Valencia arasındaki pazarlıkların sonuçlanması bekliyor. İspanyol kulübünün 7’den 6 milyon Euro’ya indiği sızan haberler arasında…

(sabah)

 

AB’yi krizden kurtaracak pakette mutlu son

Haziran 29th, 2012

 AB devlet ve hükümet başkanları, ekonomik büyümenin teşvik edilmesi için acil olarak 120 milyar avro kaynak bulunması konusunda uzlaştı.

AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB zirvesinde ilk gün toplantılarının ardından basına yaptığı açıklamada, “Acil büyüme önlemleri kapsamında ekonomimize 120 milyar avro kaynak aktarılması konusunda anlaştık” dedi.

Van Rompuy, sermayesinde 10 milyar avroluk artırımla Avrupa Yatırım Bankası’nın kredi kapasitesinde 60 milyar avroluk bir artış sağlanacağını belirtti.

Kalan 60 milyar avronun AB bütçesinde henüz kullanılmayan yapısal fonların istihdamı teşvik edecek şekilde yeniden dağıtılması ile gelecek aylarda çıkarılacak, enerji, ulaşım ve geniş bant internet yatırımlarına yönelik proje tahvilleriyle karşılanacağını dile getiren Van Rompuy, büyüme ve istihdamı teşvik amaçlı 120 milyar avronun büyük ölçüde krizdeki ülkelere yönlendirileceğini kaydetti.

AB zirvesinde bu gece ve yarınki toplantılarda ise Avro Bölgesi’nde borç krizini bitirmeye yönelik önlemler ele alınacak.

Yıldız: Türkiye’nin onlarda 1 kuruşu kalmadı

Haziran 29th, 2012

TBMM Genel Kurulu’nda, bazı kanun ve KHK’larda değişiklik yapan ”torba teklifin” görüşmeleri sürüyor.

Teklife ihdas edilen maddeyle, 1999-2005 yılları arasında disiplin suçu nedeniyle görevine son verilen memurlardan daha sonra göreve başlayanların, aradaki geçen sosyal güvenlik prim borçları, mensup oldukları kurum tarafından ödenecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, toplam 630 kişinin bu düzenlemeden yararlanacağını söyledi.

Yıldız, bir soru üzerine, 2007 yılından başlayıp ”al ya da öde” anlaşmasıyla ilgili gerek İran, gerek Rusya gerek Azerbaycan’da Türkiye’nin bir dolar parasının kalmadığını ifade etti.

Öte yandan eklenen bir başka maddeyle de gençlik ve spor faaliyetlerinde görev alanların sigorta işlemlerinin yapılmamasından dolayı, kurum ve kuruluşların cezai işlemle karşılaşması önlendi.

Obama: Bu karar her Amerikalı için bir zaferdir

Haziran 29th, 2012

Obama, mahkemenin 4’e karşı 5 oyla, ülkede ciddi tartışma yaratan sağlık reformunu anayasaya uygun bulmasının ardından, Beyaz Saray’da kameraların karşısına geçti.

Mahkemenin kararından gayet memnun olduğu görülen Obama, Amerikan halkına reform getirdiklerini belirtti. 

Reform sayesinde ülkedeki milyonlarca sigortasız Amerikalının sigortaya kavuşacağını, artık sağlık sigortası şirketlerinin kimseyi ”Önceki sağlık koşulları” gerekçesiyle reddedemeyeceğini, sağlık harcamalarına ”Yaşam limiti” sınırı koyulamayacağını, 26 yaşına kadar gençlerin ailelerinin sağlık sigortalarından yararlanabileceğini dile getiren Obama, kadınların da sırf cinsiyetlerinden dolayı daha fazla sağlık sigortası ödemek zorunda kalmayacağını vurguladı. 

Obama, Amerikalıların geçmişte sadece hasta olmaktan değil, hasta olduktan sonra artacak sağlık harcamalarından da korktuğunu belirterek, bu kararla Amerikan halkının hayatlarının artık daha güvenli hale geldiğini söyledi. Obama, mahkemenin, kararıyla, bireylerin hastalıkları nedeniyle mali çöküşe uğramaması gerektiğini ortaya koyduğunu bildirdi.

-”Amerikalıların iyiliğine olduğu için…”-

Sağlık reformunu, siyasi açıdan popüler bir konu olmasa da yapılması doğru bir mesele olduğu için yerine getirdiğine değinen Barack Obama, ”Bu reform konusunda, iyi bir siyaset olduğu için değil, Amerikalıların iyiliğine olduğu için uğraştım” dedi. 

Konuya ilişkin siyasi tartışmaların önemli noktayı tamamen kaçırdığını ifade eden Obama, siyaset ne derse desin bu kararın ”Amerika’nın her köşesindeki her bir birey için bir zafer” olduğunu vurguladı. 

Obama, reformdan 5, 10, 20 yıl sonra bakıldığında her şeyin çok daha iyi olduğunun görüleceğini belirterek, 2 yıldır tartışılan bu konuda artık daha fazla geriye gidip tartışmanın anlamlı olmadığını, ileriye bakmak ve Amerika’nın önündeki istihdam, bütçe açığı, ülkenin yeniden inşası gibi konulara odaklanmak gerektiğini kaydetti.

Sendikacıların yargılanması AB’yi endişelendirdi

Haziran 29th, 2012

Genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu AB Komisyonu Üyesi Stefan Füle, yaptığı açıklamada, aralarında Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı üyesi Osman İşçi’nin de bulunduğu bir grup sendikacı ve insan hakları eylemcisinin tutuklanmasını ”endişeyle öğrendiğini” belirtti.

AB Komisyonu’nun Türkiye’de insan hakları savunucuları, sendikacılar, avukatlar ve gazeteciler aleyhine çoğunlukla terörle ilgili suçlamalarla açılan davalardaki artışı not ettiğini dile getiren Füle, tekrarlayan şekilde temel hak ve özgürlük ihlallerine yol açan terör ve örgütlü suçlarla mücadeleyi düzenleyen yasaların en kısa sürede değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.

KCK soruşturması kapsamında KESK’e düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlardan 22’si hakkında Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği’nce tutuklama kararı alınmıştı.

KESK Genel Başkanı serbest bırakıldı

Haziran 29th, 2012

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin, terör örgütü PKK’nın üst yapılanması KCK’ya yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınanlardan 6’sı daha tutuklandı.

Özel yetkili cumhuriyet savcılarınca ifadeleri alındıktan sonra tutuklamaya sevk edilen 13 kişinin Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği’ndeki sorguları tamamlandı.

Nöbetçi hakimlik, zanlılardan 6’sının tutuklanmasına karar verirken, KESK Genel Başkanı Lami Özgen ile birlikte 7 kişiyi serbest bıraktı.

Soruşturma kapsamında dün sabah da 22 kişi tutuklanmıştı.

İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Suriye’ye uyarı

Haziran 29th, 2012

Çin’deki temasları sırasında gazetecilerin sorularını cevaplayan İhsanoğlu, Suriye’deki gelişmeleri ‘son derece vahim’ olarak nitelendirdi ve “Artık kanın durmasını istiyoruz.” dedi. İİT’nin Suriye’nin üyeliğini askıya almasıyla Şam’ın bölgedeki izolasyonu daha da derinleşecek. Arap Birliği, Suriye ordusunun sivillere yönelik katliamlarından sonra, 2011 yılı Kasım ayında Esed’den desteğini çekmişti.

Pekin’de “Çin ve İslam Dünyası: Kültürel Etkileşimler” adlı kongreye katılan İhsanoğlu, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, Suriye’nin İTT üyeliğinin dondurulmasının gündemde olduğunu ifade ederek, ancak bunun belirli bir takvim içerisinde gerçekleşebileceğini söyledi. Üyeliği dondurma kararının, teşkilata üye ülkelerin katılacağı bir toplantıda alınabileceğini, böyle bir toplantının ise kasım ayında yapılacağını belirten İhsanoğlu, “Suriye kasım ayına kadar istenilen hususları yerine getirmezse üyeliği dondurulacaktır.” şeklinde konuştu. Suriye’deki durumu “son derece vahim” olarak nitelendiren İhsanoğlu, Suriye’de kanın durmasını istediklerini kaydetti. İhsanoğlu, Suriye’nin Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak, üye devletler adına “şiddetli kınama verdiklerini” de hatırlattı. İİT’nin de Suriye’nin üyeliğini askıya almasıyla Suriye’nin bölgesindeki izolasyonu daha da derinleşecek.

Özgen, Tutuklu KESK’lilere söz verdi

Haziran 29th, 2012

KESK Genel Başkanı Lami Özgen,”Son bir kaç ay içinde arka arkaya KESK’e yönelik geliştirilen operasyonlar KESK’in yürütmüş olduğu fiili meşru sendikal mücadeleye yönelik KESK’in içinde bulunan devrimci, demokrat, yurtseverlere yönelik geliştirilen bilinçli, kasıtlı ve programlı yönelimlerdir” dedi.

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin, terör örgütü PKK’nın üst yapılanması KCK’ya yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan KESK Genel Başkanı Lami Özgen, adliye çıkışında kendisini bekleyen sendika üyelerine seslendi.

KESK’e bağlı sendika üyelerinin tutuklanmasını eleştiren Özgen, ”Son bir kaç ay içinde arka arkaya KESK’e yönelik geliştirilen operasyonlar KESK’in yürütmüş olduğu fiili meşru sendikal mücadeleye yönelik KESK’in içinde bulunan devrimci, demokrat, yurtseverlere yönelik geliştirilen bilinçli, kasıtlı ve programlı yönelimlerdir. Bu yönelimlerle yürüttüğümüz sendikal haklar ve özgürlükler mücadelesini kriminalize etme, içselleştirme, gözden düşürme, etkisiz hale getirme ve bize geri adım attırma ve boyun eğdirmeye yönelik olduğunu biliyoruz. Ama öyle bir mücadele geleneğinden geliyoruz ki asla ve asla sonucu ne olursa olsun, yönelimler ne olursa olsun, bize karşı yürütülen bu baskılara karşı dün boyun eğmedik, bugün de boyun eğmedik, yarın da boyun eğmemeye devam edeceğiz” dedi.

Özgen, şunları kaydetti:

”Bir kez daha tutuklu olan ve yeni tutuklanan arkadaşlarımıza söz veriyoruz. Asla ve asla mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz, geri adım atmayacağız, sonuna kadar bu haklı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Yanımızda olmasanız da, demir parmaklıklar, beton duvarlar arkasında olsanız da bizim onurumuzsunuz. Biz söz verdik onurumuzu çiğnetmeyeceğiz. KESK’li bütün tutsaklar bizim onurumuzdur ve bundan sonraki mücadelemize ışık tutacaklardır.”

Özgen’in açıklamalarından sonra Ankara Adliyesi bahçesinde bulunan sendika üyeleri olaysız dağıldı. Tutuklanan sendika üyeleri de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ait bir minibüs ile cezaevine gönderildi.

2 yılı kalan gaspçı ve tecavüzcüler açık cezaevine

Haziran 29th, 2012

Oya Armutçu’nun haberi

CEZAEVLERİNDEKİ tutuklu ve hükümlü sayısı 125 bin 100’ü aşarken, açık cezaevine geçiş koşullarını kolaylaştıran Adalet Bakanlığı, cezaevlerini boşaltmak için yönetmelik değişikliği ile yeni bir uygulamaya daha geçti. Dünkü Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre, ırza geçme, uyuşturucu ticareti, gasp, hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından ceza alıp koşullu salıverilmelerine 1 yerine 2 yıldan az süre kalanlar da açık cezaevine ayrılabilecekler.

6 bin mahkûma

Aynı şekilde, “Banka zimmeti, askeri ve siyasi casusluk” suçu işleyenler de, tahliyelerine koşullu salıverilmelerine 1 yerine 2 yıldan az süre kalınca açığa geçebilecekler. Yeni uygulama 6 bin mahkûmu kapsıyor. Kapalı cezaevlerinde kalan 1000 mahkûm açığa geçmiş durumda. 5 bininin geçiş işlemleriyse sürdürülüyor. Yeni uygulamalar çerçevesinde koşulları uyanların otomatik açığa geçmesiyle cezaevleri rahatlatılmış olacak.

Kapasite sıkıntısı

İlk kez suç işleyip, 2 yıldan az ceza alanlar da doğrudan açık cezaevine konulacak. Yönetmeliğe göre, ilk kez suç işleyen ve 2 yıl veya daha az süreyle hapis cezası alanlar ile adli para cezası 2 yıl veya daha az süreyle hapse çevrilenlerin cezaları gerekli koşulları taşımaları halinde doğrudan açık ceza infaz kurumlarında çektirilecek. Kapasite sıkıntısı çekilen Şanlıurfa Cezaevi’nde çıkan yangında 13 mahkûmun ölmesinden sonra Adalet Bakanlığı, 15 gün önce yaptığı yönetmelik değişikliği ile açık cezaevine geçişi kolaylaştırmıştı. Bir haftalık süreçte 6 bin mahkûm kapalıdan açık cezaevine geçirilmişti. İlçe cezaevlerine geçiş şartlarında yapılan iyileştirmeyle 10 günde 3 bin mahkûm merkezdekilerden ilçelerdeki boş cezaevlerine gönderildi. 2 yönetmelik değişikliğiyle 15 bin mahkûm kapalıdan açık cezaevine geçiş yapmış olacak.

Hürriyet

Orucu 40 derece sıcakta tutacağız!

Haziran 29th, 2012

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Mühendislik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Orhan Şen, değişen sıcaklık değerleriyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

Geçen seneye oranla bu yaz aylarının daha sıcak geçeceğini açıklayan Prof. Dr. Orhan Şen, sıcakların gittikçe artış göstereceğini ve bu sene Ramazan ayında sıkıntı yaşanacağını bildirerek şunları söyledi: “2- 3 gündür yağmur yağdı ve sıcaklar 1-2 derece düştü ama önümüzdeki haftalardan itibaren tekrar yükselmeler başlayacak. Ramazan ayı sıkıntılı geçecek gibi görünüyor. İstanbul dahil olmak üzere Ramazan ayı Marmara, Ege ve Akdeniz’de daha sıcak, daha sıkıntılı geçecek. Tahminimizce sıcaklar temmuz, ağustos aylarında 32-33 derecelerde ortalama olarak bulacak ama arada pik yaparak 35-36 derecelerde görülebilir. Bunun yanında hissedilen sıcaklıkta artacak. Nemlerin sabah ve akşam yüksek olduğu zamanlarda da sıcaklık 40 dereceleri geçecek.”

PKK’lıların yaralı bıraktığı terörist hainliği anlattı

Haziran 29th, 2012

8 askerimizin şehit edildiği, 19 askerimizin yaralandığı saldırıda terör örgütü PKK’lının anlattığına göre, PKK’lılar bu saldırıda yaralanan terörist arkadaşının silahını alıp, kaçmış.

Yeşiltaş Karakolu’na saldırıyı Mazlum Rus kod adlı Arsin Kotikyan isimli teröristin başında bulunduğu yaklaşık 100 kişilik terörist grup gerçekleştirdi. Grup olaydan 12 gün önce harekete geçti ve Çukurca ilçesi sınırında bulunan ‘Alan Düz’ diye adlandırılan bölgede toplandı.

Burada saldırının ayrıntıları anlatılan teröristler iki gruba ayrıldı. Gruplar gündüz saldırının yapılacağı bölgeye yakın bir yere kadar yürüdü. Geri kalan yol gecenin karanlığından faydalanılarak alındı. 13 kişilik grup hedef saptırmak için farklı bir bölgeden taciz ateşi açtı. ‘Sızma timi’ diye adlandırılan asıl terörist grup saldırıyı gerçekleştirdi.

SALDIRI EMRİ ŞİFRELİ MESAJDA

Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca kırsalı, Yeşiltaş Karakolu’na yapılan saldırının nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin ayrıntılar netleşmeye başladı. 19 Haziran günü yapılan hain saldırıya katılan ve saldırıdan 4 gün sonra yaralı bir şekilde yakalanan Celal kod adlı Abdülcebbar Altıntaş isimli teröristin ifadelerine ulaşıldı. 2003 yılında örgüte katılan ve sözde Zağros Eyaleti, Cilo Taburu More Biriminde (Başkale-Yüksekova- Esender üçgeninde kalan ve Mor Dağları’nın bulunduğu bölge) sorumlu düzeyde faaliyet yürüten Altıntaş, genel görevlerinin örgütlenme ve lojistik temin etme olduğunu kaydetti.

FEHMAN HÜSEYİN’İN YARDIMCISI

Altıntaş hain saldırının detaylarını şöyle anlattı: “Eylemden 10-12 gün kadar önce telsizden şifreli olarak Çukurca ilçesi sınırlarında bulunan ve ‘Alan Düz’ olarak adlandırılan bölgeye gelmemiz yönünde talimat aldık. 3-5 gün yürüdükten sonra toplam 6 örgüt mensubu ile birlikte bölgeye ulaştık. Burada 8 gün kaldık. Bizim grupta bulunan 6 örgüt mensubuna hitaben Reşit Dostum kod adlı Mehmet Can Gürhan (Güney Saha Eyalet Koordinatörü) ve ismini bilmediğim, ancak Bahoz-Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in yardımcısı olan bir bayan örgüt mensubu tarafından, saldırının nasıl yapılacağının anlatıldığı bir toplantı düzenlendi. Bölgede yaklaşık 100 örgüt mensubu toplandık ve 8 gün kaldık.”

2 DOÇKA GÖTÜRDÜK

Eylemden iki gün önce 2 adet Dokça marka silahı bölgeye götürdüklerini belirten Altıntaş, “Bende ve Ozan kod adlı arkadaşımızda telsiz bulunuyordu. Eylemden önceki gün bir yere kadar gündüz yürüdük, geri kalan yolu da gece geçtik” ifadelerini kullandı.

SALDIRI 20 DAKİKA GECİKTİ

Saldırının gece 03.30’da başlamasının planlandığını ancak bilmediği bir nedenle 15-20 dakika gecikme olduğunu dile getiren Altıntaş, şöyle devam etti: “Saldırı Reşit Dostum kod adlı Mehmet Can Gürhan isimli örgütmensubunun telsizden ‘Neden başlamıyorsunuz’ demesinden sonra başladı. Benim gurubum askerin dikkatini dağıtmak ve sızacak grubun işini kolaylaştırmak amacıyla dağın yamacındamevzilendi.”

Teçhizatımı alarak gittiler

Kendilerinin dikkat dağıtması neticesinde asıl saldırıyı yapacak ‘sızma gurubu’nun askeri üsse yaklaştığını anlatan Altınbaş, bu grubun başında Mazlum Azlum Rus kod adlı Arsin Kotikyan isimli Ermenistan doğumlu örgüt mensubunun bulunduğu söyledi. Altınbaş bacağından vurularak yaralandığını dile getirerek, “Silah ve teçhizatlarımı alarak uzaklaştılar. Bana geri gelip seni alacağız dediler. Ama gelen olmadı” şeklinde konuştu

Bahçeli, Manastır’daki Askeri İdadi’yi gezdi

Haziran 29th, 2012

Bahçeli, Balkan gezisi kapsamında kara yolu ile geldiği Manastır’da Atatürk’ün eğitim gördüğü Askeri İdadi’ye geçti. Beraberindekilerle birlikte Askeri İdadi’yi ve buradaki Mustafa Kemal Anı Odası’nı ziyaret eden Bahçeli, anı defterine şunları yazdı:

“Ortaya çıkardığı sonuçlar itibariyle, Türk tarihinde önemli bir yeri bulunan Manastır;ı ziyaret etmekten ve Atatürk müzesinde bulunaktan memnuniyet duydum. Gazi Mustafa Kemal’in erken yaşlarda intisap ettiği askerlik mesleğinin dönüm noktalarından birisi Manastır Askeri İdadisi’dir. Bu tarihi yerin bir bölümünün müzeye çevrilmesi çok anlamlı ve yerinde olmuştur.

Aziz Atatürk;ün tarihe mal olan anılarının bir bölümünün Manastır;da şahit olmak benim açımdan heyecan vericidir. Şahsım ve partim adıma Gazi Mustafa Kemal’i burada bir kez daha burada hürmet ve hayranlıkla anıyor, kendisine Cenabı Allah;tan rahmet diliyorum. Ayrıca bu müzenin yapımında emeği geçen herkese de takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum.”

Bahçeli, daha sonra Manastır kentine bağlı Resne kasabasına geçti. Resne’de Türk çocukları tarafından “Gençliğe Hitabe” okunarak karşılana Bahçeli ve beraberindekiler, burada İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden, II. Meşrutiyet’in ilanına yol açan ayaklanmanın lideri olarak bilinen ve 1897’deki Türk-Yunan savaşındaki başarılarından dolayı ün yapan Resneli Niyazi Bey Sarayı’nı gezdi.

Bahçeli, yarın da Makedonya temasları kapsamında Üsküp, Ohri, Gostivar ve Kalkandelen kentlerini ziyaret edecek, çeşitli temaslarda bulunacak.

Mısır’da Mursi’den peş peşe toplantılar

Haziran 29th, 2012

Mısır Cumhurbaşkanlığı’nın geçici sözcüsü Yasir Ali, Mursi’nin, kurulacak yeni hükümette ülkedeki her kesimden temsilcilerin yer almasını istediğini ancak şimdiye kadar başkanlık konseyi üyeleri, başbakan ve meclisteki partilerin dağılım oranlarının belirlenmediğini, bu konularda görüş alışverişinde bulunulduğunu açıkladı.

Yasir Ali, Mursi’nin, parti başkanları ile bakanlıkların sayısını azaltmak ve partilerin tamamıyla düzenli bir şekilde istişareler yapmak amacıyla görüştüğünü söyledi. 

Reform ve Kalkınma Partisi Başkanı Muhammed Enver es-Sadat da toplantının çok olumlu geçtiğini ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin, yeni hükümeti tecrübeli ve yetenekli kişilerden oluşturmak konusunda vaatte bulunduğunu söyledi.

 Nesil Partisi Başkanı Naci Şehabi ise Mursi’nin, seçim programına uyma ve ülkenin çıkarlarıyla ilgili konularda istişare sözü verdiğini ifade etti.

Rafael Nadal’a göre yenilginin nedeni

Haziran 29th, 2012

Wimbledon Tenis Turnuvası’nda 2. turda elenen tek erkeklerde 2 numaralı seribaşı Rafael Nadal, çatının kapatılması sırasında verilen aranın kendisi için iyi olmadığını ancak karara uymak durumunda olduğunu söyledi.

Kariyerinde Wimbledon’a ilk kez katılan, dünya klasmanında 100. sırada yer alan Çek Lukas Rosol’a 3-2 yenilerek turnuvaya ikinci turda veda eden Nadal, maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı.

26 yaşındaki İspanyol tenisçi, setlerde 2-2’lik eşitlik varken havanın kararması nedeniyle çatının kapatılmasının ve bu nedenle yarım saat maça ara verilmesinin kendisi için iyi mi, kötü mü olduğu yönündeki soruya, ”Benim için iyi karar değildi. Ama sonuçta çatıyı kapadılar ve ben de kabul etmek zorundaydım. Rosol geri geldi ve 5. sette inanılmaz bir performans sergiledi. Yapabileceğim tek şey evime dönmek ve dinlenmek” yanıtını verdi.

Nadal, ”Rosol sana göre çok mu iyiydi?” sorusu üzerine, ”Bu sorunun cevabı çok basit. 5. sette çok iyi oynadı. İlk 3 sette ben iyi oynamadım” dedi.

3 saat 18 dakika süren maçta iyi servis atıp ancak enerjisi düşük oynadığını belirten Nadal, rakibinin kendisine iyi karşılık verdiğini ve sert mücadele ettiğini kaydetti.

Wimbledon’a 2. turda veda ettiği için ne hissettiğinin sorulması üzerine Nadal şunları kaydetti:

”Çok üzgünüm. 2. tur maçıydı, yarı final ya da final değildi. Bu beni daha çok üzüyor. Bu bir spor, son dört ay benim için çok iyi geçmişti. Kariyerimin en iyi 4 ayıydı. Toprak kortta çok iyi bir sezon geçirdim. Ama buraya geliyorsunuz, hırslı bir rakiple oynuyorsunuz. Bu bir trajedi değil, sadece bir tenis maçı.”

Çanakkale Belediyesi’nin 2 personeli tutuklandı

Haziran 29th, 2012

Çanakkale Belediyesi’nde Mayıs ayında başlayan yolsuzluk operasyonu devam ediyor. Daha önce 23 kişinin tutuklanmasının ardından adliyeye sevk edilen 3 kişiden 2’si daha tutulandı.

Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü’nde yolsuzluk iddiaları üzerine Mayıs ayında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 91 kişiden 23 kişi tutuklanmıştı. Devam eden soruşturma çerçevesinde Çanakkale Emniyet Müdürlüğü ekipleri, dün Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Handan Özyayla, G.K, İ.K ve M.Ö’yu ifadeleri alınması için emniyete çağırdı. Emniyette ifadeleri alınanlar, bugün Çanakkale Adliyesi’ne gönderildi. Burada savcılık tarafından da ifadeleri alınan zanlılar, mahkemeye sevk edildi. Mahkeme G.K. ve Özyayla’nın tutuksuz yargılanmasına karar verirken, İ.K. ve M.Ö.’yu tutukladı.

Çağlayan, Türkmenistan için hedef koydu

Haziran 29th, 2012

Türkmenistan’daki temasları kapsamında basın mensuplarına açıklamada bulunan Bakan Çağlayan, ziyaretinin son derece verimli geçtiğini söyledi.

Bugüne kadar Türkmenistan ile sadece müteahhitlik sektörüyle ilgili işlerin hacminin 27,5 milyar dolar seviyesine geldiğini bildiren Çağlayan şöyle konuştu:

”2010 yılında 4,3 milyar dolarlık müteahhitlik işi aldık. 2011 yılında dünyada en büyük krizin yaşandığı ortamda 3,3 milyar dolarlık müteahhitlik işleri aldık. Ve bu yılda öyle gözüküyor ki inşallah 4,5 milyar doları çok daha aşacağımız, belki de yeni bir rakama, 4,5-5 milyar dolarlık seviyesine gideceğimiz bir durumu yakalayacağız.”

Bu durumun Türkiye’nin istihdamına ve ihracatına çok ciddi katkı sağladığını ifade eden Çağlayan, ticaretten, inşaattan sorumlu devlet başkan yardımcılarıyla sorunları ve gelecek planlarını görüştüklerini kaydetti.

-Berdimuhamedov ağustosta Türkiye’yi ziyaret edecek-

Türkmenistan ile Türkiye arasında karşılıklı ziyaretlerin bundan sonra da devam edeceğini belirten Zafer Çağlayan, Türkmen lider Berdimuhamedov’un ağustos ayında Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıkladı.

Eylül ayında Gaziantep’te Türkmenistan tanıtım günleri düzenleneceğini bildiren Bakan Çağlayan, Türkmenistan’da sadece müteahhitlik sektöründe değil, sanayide de yer almak istediklerini, 2013 yılında İstanbul’da düzenlenecek bir toplantıyla Türkmenistan’ın yatırım imkanlarını tanıtacaklarını söyledi. 

Türkmenistan’a 11 defa geldiğini belirten Bakan Çağlayan, her alanda ilişkilerin olumlu seyrettiğini, gerekirse yüz on bir defa dahi gelebileceğini sözlerine ekledi.

Temaslarının ardından Türkmenistan’dan ayrılan Çağlayan’ı Aşkabat Uluslararası Havalanı’nda, Türkmenistan Ticaret ve Dış Ekonomik İlişkiler Bakanı Bayar Abayev ile çok sayıda Türk işadamı uğurladı.

Cumhurbaşkanı Gül 4 kanunu onayladı

Haziran 29th, 2012

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre Gül, 6327 sayılı ”Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 6328 sayılı ”Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu”, 6329 sayılı ”Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Adına Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair 1/2011 Sayılı Ortak Komite Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun” ile 6330 sayılı ”Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Ulusal Yönetimi Lehine Filistin Kurtuluş Örgütü Arasındaki Geçici Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komitenin Anlaşmaya Ek Menşeli Ürünler Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin 2/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanunu” yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.

Kemal Derviş’e ‘darbe’ davetiyesi gündemde

Haziran 29th, 2012

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu sözcüsü İdris Şahin, ”Şu an itibarıyla Kemal Derviş’e gönderilmiş bir davetimiz yok. Ama dinlediğimiz konuklarımızdan edindiğimiz bilgiler ışığı altında bir kısım isimleri de dinleme gereği duyuyoruz. Bunlardan birisi olarak da Kemal Derviş’in dinlenilmesine karar verilebilir” dedi.

Dolmabahçe Sarayı’nın yönetim binasında Nazlı Ilıcak’ın dinlenilmesinden sonra basına açıklama yapan Şahin, bugün itibarıyla bu haftaki çalışmaları tamamladıklarını ve Meclis’in de tatile girmesiyle çalışmaların Ekim ayında devam edeceğini söyledi.

Şahin, bugün Nuri Albayrak ve Nazlı Ilıcak’ı da dinlediklerini anımsatarak, 28 Şubat öncesi ve sonrasında medya-siyaset ilişkilerini ve bu süreç içerisinde başlarından geçen hadiseleri, medyanın bu sürece psikolojik olarak ne şekilde etkisi bulunduğunu, bundan dolayı ne şekilde mağdur olduklarını sorduklarını anlattı.

Albayrak ve Ilıcak’ın özellikle Andıç ve Batı Çalışma Grubu faaliyetleri hakkında bir kısım bilgiler verdiklerini ifade eden Şahin, ekonomik olarak da bir kısım davalar ve tazminatlarla kendilerinin sıkıştırıldığını anlattıklarını söyledi.

Şahin, Albayrak ve Ilıcak’ın, Türkiye’nin artık farklı bir demokratik düzeye girdiğini ve demokrasideki gelişmelerin bundan sonraki süreç içerisinde darbelere zemin hazırlayacak bir ortamın dışına çıktığını ifade ettiklerini de belirtti.

Nazlı Ilıcak’ın o dönem aktif siyaset yaptığını da anımsatan Şahin, Ilıcak’ın, 28 Şubat öncesinde de Refahyol iktidarı ve Refah Partisi’nin iktidara gelmesini asker kanadının istemediğini ifade ettiğini de kaydetti.

Şahin, Ilıcak’ın, o dönemde gazetelerde yapılan haberlerin ve ortamın psikolojik olarak 28 Şubat sürecini tetiklediğini de kendilerine anlattığını belirtti.

İdris Şahin, Komisyon Başkanı Nimet Baş’ın Mesut Yılmaz ile bir telefon görüşmesi yaptığını ifade ettiğini de dile getirerek, Yılmaz’ın, bu telefon görüşmesinde kendisinin yazılı olarak soruları cevaplandırabileceği noktasında bir beyanda bulunduğunu söyledi.

”28 Şubat Alt Komisyonu olarak biz çalışmalarımızda böyle bir usulü uygun görmüyoruz. Biz misafirlerimizi davet ediyoruz” diyen Şahin, arzu edenin gelip komisyonuna bilgi ve görgülerini aktarabileceğini ifade etti.

-”Kemal Derviş’e gönderilmiş bir davetimiz yok”-

Kemal Derviş’in de davet edilip edilmediğinin sorulması üzerine Şahin, ”Şu an itibarıyla Kemal Derviş’e gönderilmiş bir davetimiz yok. Ama dinlediğimiz konuklarımızdan edindiğimiz bilgiler ışığı altında bir kısım isimleri de dinleme gereği duyuyoruz. Bunlardan birisi olarak da Kemal Derviş’in dinlenilmesine karar verilebilir. Ama bu, ana komisyona sunulup karar alındıktan sonra gerçekleşebilecek bir durum. Bunu henüz ana komisyonla paylaşmadık. Alt komisyon olarak düşünüyoruz” diye konuştu.

-Nazlı Ilıcak-

Gazeteci Nazlı Ilıcak da 2 saat boyunca düşüncelerini ve 28 Şubat’ta yaşadıklarını anlattığını belirterek, özellikle Akşam gazetesinden çıkarılışını ve oğlu Mehmet Ali Ilıcak’ın kamuoyunda yıpratılmak için nasıl hedef haline getirildiğini anlattığını söyledi.

Ilıcak, Süleyman Demirel’in 28 Şubat’taki tavrıyla ilgili bazı soruların kendisine yöneltildiğini de kaydederek, ”Ben O’nun genelde meseleyi yumuşatarak götürdüğünü söyledim ve kendisinin açıklamalarından anladığımıza göre nizamiyenin kapısından asker döndü. Daha sıcak bir darbeyi engellemek için böyle davrandığını düşündüğümü söyledim” dedi.

Kendisinin ortaya çıkardığı Andıç’tan da söz ettiklerini anlatan Ilıcak, onunla ilgili bilgiler verdiğini, ayrıca o dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın Batı Çalışma Grubu faaliyetlerini bilmediğini söylediğini, ancak kendi kanaatinin, bilmemesine imkan olmadığı yönünde olduğunu söylediğini de dile getirdi.

Ilıcak, milletvekilliğine son verilmesiyle ilgili süreci de anlattığını ifade ederek, o dönem medyanın kendisini hedefe koyduğunu dile getirdiğini de söyledi.

 

Anayasa yazımında ‘dernek hürriyeti konuşuldu

Haziran 29th, 2012

Anayasa Uzlaşma Yazım Komiyonu, CHP Milletvekili Atilla Kart başkanlığında, AKP Milletvekili Mustafa Şentop, CHP Milletvekili Süheyl Batum, MHP Milletvekili Tunca Toskay, BDP Milletvekili Altan Tan, danışmanlar ve uzmanların katılımıyla bugün bir toplantı yaptı.

Toplantıda, Anayasa Uzlaşma Komisyonuna sunulmak üzere Dernek Kurma Hürriyeti maddesine ilişkin hükümlerin müzakere edildiği belirtildi. Yazılı yapılan açıklamada, komisyonun çalışmalarına devam edeceği de ifade edildi.

(ANKA)

Kamu denetçilerine süper yetkiler

Haziran 29th, 2012

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’na göre, kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyecek, araştıracak ve idareye önerilerde bulunacak.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayladığı ve kamuoyunda ”Ombudsmanlık” olarak bilinen kanun, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikayet mekanizması oluşturulması suretiyle idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı, adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmasını öngörüyor.

Kanuna göre, TBMM Başkanlığı’na bağlı, kamu tüzel kişiliğine haiz, özel bütçeli ve merkezi Ankara’da bulunan Kamu Denetçiliği Kurumu kurulacak. Kurum; başdenetçilik ve genel sekreterlikten oluşacak. Kuruma 1 başdenetçi, 5 denetçi ve genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personelden oluşan 246 kadro ihdas ediliyor. Kurum, gerekli gördüğü yerlerde büro açabilecek.

Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olacak. Ancak cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) sadece askeri nitelikteki faaliyetleri kurumun görev alanının dışında olacak.

Kurum, başdenetçi tarafından yönetilecek ve temsil edilecek.

Denetçilerden biri kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirilecek.

-Kimse talimat veremeyecek-

Başdenetçi ve denetçi aday adayı olmak isteyenler TBMM Başkanlığı’na başvuracak. TBMM Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşacak karma komisyon, başdenetçi seçiminde başvuruda bulunan adaylar arasından üç adayı, müracaat süresinin bittiği tarihten itibaren 15 gün içinde belirleyerek Genel Kurul’a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı’na bildirecek.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, başdenetçi ve denetçilere görevleriyle ilgili emir ve talimat veremeyecek, genelge gönderemeyecek, tavsiye ve telkinde bulunamayacak.

Başdenetçi TBMM Genel Kurulu’nda, denetçiler ise karma komisyonda, ”Görevimi tam bir tarafsızlık, dürüstlük, hakkaniyet ve adalet anlayışı içinde yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine ant içerim” şeklinde yemin edip göreve başlayacak.

Başdenetçi ve denetçilerin görev süreleri 4 yıl olacak.

Başdenetçiye başbakanlık müsteşarı, denetçilere ise başbakanlık müsteşar yardımcısı maaşı ödenecek.

-Başvurulardan ücret alınmayacak-

Kuruma, gerçek ve tüzel kişiler başvurabilecek. Kişinin talebi halinde başvurusu gizli tutulacak.

Başvurulardan; belli bir konuyu içermeyenler, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar, belirtilen şartları taşımayanlar, sebepleri, konusu ve tarafları aynı olanlar ile daha önce sonuçlandırılanlar incelenmeyecek.

Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için idari başvuru yollarının tüketilmesi zorunlu olacak.

Başvurulardan herhangi bir ücret alınmayacak.

Kurumun, istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde verilmesi zorunlu olacak. Bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında soruşturma açılabilecek.

Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilecek. Ancak devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler yerinde incelenebilecek.

Başdenetçi veya denetçiler, bilirkişi görevlendirebilecek.

-Başvurular 6 ayda sonuçlandırılacak-

Kamu Denetçiliği Kurumu, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde sonuçlandıracak. Kurum, inceleme ve araştırma sonucunu ilgili merci ve başvurana bildirecek.

Başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi halinde, durmuş olan dava açma süresi, gerekçeli kararın ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek.

Başvurunun Kurum tarafından yerinde görülerek kabul edilmesi halinde ise ilgili merci Kurumun önerisi üzerine 30 gün içinde herhangi bir işlem tesis etmez veya eylemde bulunmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak.

Kurumun inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren 6 ay içinde sonuçlandırılmaması halinde de durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işleyecek.

Kurum, her yıla ilişkin faaliyet ve önerilerini kapsayan raporu Komisyon’a sunacak. Komisyon, bu raporu 2 ay içinde görüşüp kendi kanaat ve görüşlerini de içerecek şekilde özetleyerek Genel Kurul’a sunulmak üzere Meclis Başkanlığı’na gönderecek. Komisyon’un raporu TBMM Genel Kurulu’nda ivedilikle görüşülecek.

TBMM bütçesinden alınacak Hazine yardımı ile diğer gelirler kurumun gelirlerini oluşturacak.

-Yasaklar-

Başdenetçi, denetçi, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel, siyasi partilere üye olamayacak, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan davranışta bulunamayacak. Görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayırımı yapamayacak; görevleri nedeniyle herhangi bir şekilde öğrendikleri mesleki veya ticari sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile açıklayamayacak, kendilerinin veya başkalarının yararına kullanamayacak.

Bu kişiler, kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü derece de dahil kan ve kayın hısımlarının şikayetlerini inceleyemeyecek. Bu görevleri süresince resmi veya özel hiçbir görev alamayacak, ticaretle uğraşamayacak.

-Soruşturma, TBMM Başkanı’nın iznine bağlı-

Başdenetçi ve denetçi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi, TBMM Başkanı’nın iznine bağlı olacak. İzin verilmesi veya verilmemesine ilişkin karara karşı Danıştay’a itiraz edilebilecek. Bu kişiler hakkındaki soruşturma Yargıtay cumhuriyet başsavcısı tarafından yapılacak, açılacak kamu davası Yargıtay’da görülecek.

Genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılabilmesi de başdenetçinin iznine bağlı olacak ve karara itiraz merci de Ankara Bölge İdare Mahkemesi olacak.

Başdenetçi ve denetçiler hakkında, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nda yer alan yaş haddi hükümleri uygulanmayacak.

Kanunun, Kurum’a başvuru yapılmasına ilişkin maddesi 9 ay sonra, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Kanun hükümlerini ise TBMM Başkanı ve Bakanlar Kurulu yürütecek.