Aşkın Nur Yengi Kimdir

Aşkın Nur Yengi Hayatı

Aşkın Nur Yengi Biyografisi

Aşkın Nur Yengi 1971 yılında İstanbul’da doğdu.
İlkokulu Erenköy İlkokulu’nda bitirdikten sonra Konservatuar eğitimi için İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuar bölümüne kaydını yaptırdı.

Aşkın Nur Yengi Halen son sınıf öğrencisi olan Yengi, 12 yaşında Sezen Aksu Onno Tunç orkestrasında hafif müzikle sanat hayatına başladı. Aşkın Nur Yengi 1986 yılında Harun Kolçak’la seslendirdiği Haydi Söyle isimli şarkı ile Eurovision Türkiye Elemelerinde profesyonelliğe adım attı.
Aşkın Nur Yengi Bunu 1987 yılında Kuşadası Altın Güvercin Yarışmasında Yeniden isimli parçayla aldığı birincilikle sürdürdü.

Aşkın Nur Yengi Bu başarılarını 1988’da Anltalya Altın Portakal Müzik Yarışması’nda Portakal Çiçeği, 1989’da Uluslararası Çeşme Festivalinde Artık Hiç Ağlama isimli şarkıları ile birincilik kazanarak devam ettirdi.

Aşkın Nur Yengi halen çıkardığı albümlerle sanat hayatını devam ettirmektedir.

Seni Seviyorum

Seni seviyorum,

çünkü her sabah kalktigimda bir günü daha seninle geçirecek olmanin mutlulugunu yasatiyorsun bana. Ben güne seninle basliyorum ve her gün hayati yeniden kesfediyorum.

Seni seviyorum,
çünkü gökkusaginin her tonunu gölgede birakan en parlak renksin sen. Hersey senin rengini tasiyor ve benim için ancak o zaman anlamli oluyor.

Seni seviyorum,
çünkü soguk günlerde içimi isitan meltemsin. Sicak günlerde ise ferahlik veren kuzey rüzgari. Iliklerime isleyerek esiyorsun.

Seni seviyorum,
çünkü herseyde sen varsin. Nasil olmayacaksin ki? Sanki sen dogdugumdan beri içimdeydin. Yüregimin en derin kösesindeydin. Sanki ortaya çikmak için beni bekliyordun. Ve ben orada oldugunu fark edince hakettigin yere çikardim seni.

Seni seviyorum,
çünkü hep benimlesin. Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam ordasin. Gördügüm her yüz aslinda sensin.

Seni seviyorum,
çünkü gözlerinin içindeki binlerce yildiz, gecenin karanligini delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yildizlara bakiyor gibi hissediyorum. O yildizlarin parlakliginda kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamasiyor ama sikayetçi degilim aydinligindan. Günes dogmasa, yildizlar kaybolmasa diyorum, ama biliyorum ki günesim de sen olacaksin gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydinlik çikacaksin karsima.

Seni seviyorum,
çünkü saçlarin ellerimin arasinda kayip giderken , dünyadaki cenneti bulmus gibi hissediyorum kendimi. Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete. Ben o cennette kalmaya kararliyim.

Seni seviyorum,
çünkü her gülümseyisin içime yeniden yasama sevinci dolduruyor. Her gülümseyisin, karamsarligi yikiyor, umutsuzlugu parçaliyor. Bir çiçek bahçesine çeviriyor çorak dünyayi.

Çiçek dedim ya, bir çiçek adi verseydim sana papatya olurdun. Açisiyla dünyaya, insanlara baharin geldigini müjdeleyen papatya. Iddiasiz ama güzel. Güzel ama kibirsiz.

Seni seviyorum,
çünkü seni sevmeyi, sana dokunmayi, seni dinlemeyi, sana bakmayi, seni koklamayi, seninle paylasmayi seviyorum.
Seninle birlikte insana dair ne varsa onlari da seviyorum.
Seni sevdigimi anlatmaya çalisirken ne kadar çaresiz oldugumu da görüyorum. Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düsünüyorum, seni yeterince anlatabildim mi diye.

Biliyorum ki yetmeyecek, bu kadar sözcükten sonra bile sana sevgimi anlatamamis olacagim.
Sözcüklerin bittigi yerde gözlerime bak.
Onlar bu sevgiyi çok daha iyi anlatacaktir sana…

Gamzelerine gülümsemeler ekeyim yeniden

Gitme !

Gideceksen de sesini bırak, öyle git!
En manasız ezgileri başyapıta cevir,
Kalbimdeki hüzün, balkondaki kış erisin..
Soluğumda sesinden izler,
Gırtlağımda tütün gibi bir acı olsun..
İmkânsızlığına rağmen yutkunayım türkünü..
Bir çığlık parçalansın dudaklarımda,
İncecik sesin kalbime aksın,
Ve arta kalanlar bir hayranlıktan, yanaklarına yansısın
Gamzelerine gülümsemeler ekeyim yeniden, serpe serpe..
Camların buğusunu berraklaştıran sesin yeşersin bahçelerinde..

Gidersen, yanaklarımdaki ayna kırılıp kanayacak
Gözümdeki zenci bebek yetim kalacak..
Seni anlatan bir gülümseyiş
O an, tuzla buz olmuş bir kıyamet artık..

Gidersen;
Gamzelerim ağlayacak,
Gözlerimden firari mavi ırmaklarla..

Koyu bir sessizlik sızlanacak kanepenin üstünde,
“günaydın” ların olmayacak,
Gün aydın olmayacak..
Gidersen hiçbir mum sevda taşımayacak alevinde..
Bugün bir bavula sensizliği doldurup,
Tıklım tıkış anıları da serperek üstüne,
Bu çaresizlikten taşınacağım.
Sen yine de gitme!
Gideceksen de seni bana bırak öyle git

Azat et beni hayat

“Bir savaştı yıllardır seninle yaşanan
Ey hayat sen galipsin eğdin başımı…”

Azat et beni hayat
Ateş saçan şimşeklerden ürkerek
kuytu saçak altlarına sığınan serçeler misali
bezdim yorgun günlere ilticalardan.
Ben inatçı bir dalgaydım
umut sahiline vurmaya çalışan
sense acımasız dalgakıran…

Azat et beni hayat
Büyüdü yüreğim
masallarına kanmam.
Senin ömür dediğin gücenmişlikti
kirpiğimin ucunda tutunup kalan.
Sevda dediğin yaralı bir gül,
hercâi bülbülün nağmeleriyle avunan…

Azat et beni hayat
Bir mânâsı yok artık nedâmetlerin.
Sararan yapraklar yeniden yeşermez
çırp beni dallarından.
En yazık yerinden vur avazımı
Nâmerdim eğer karşı koyarsam…

Alıntı

Gece Nöbeti ; Murathan Mungan

Gece Nöbeti

Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..

Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..

Murathan Mungan

Atatürk’le Doğuş

Atatürk’le Doğuş

Ülkemi aydınlatan; medeniyet, hürriyet,
Atatürk’ten armağan bize cumhuriyet,
Çağdaş bir düzen kurdu; milletin hakimiyet,
Arkasında devleler ardında nice millet.

Burçlardasın Ata’m sen; baştasın başlardasın
En ileri başlarından güneş olup doğarsın.

Türk’ü uyandırdı o, millet yaptı yeniden.
Karanlıktan kurtardı milleti ebediyen.
Dağlar taşlar yıkılsa dünya olsa yeniden,
Zerresi zarar görmez, kurduğu eserinden.

Burçlardasın Ata’m baştasın başlardasın.
En ileri başlardan ışık olur doğarsın.

Yalnızlık Şiirleri Özdemir Asaf

Özdemir Asaf Yalnızlık Şiirleri,
Yalnızlık Şiiri Özdemir Asaf,
Yalnızlık Özdemir Asaf

Özdemir Asafın Yalnızlık Şiiri

Yalnızlık

I
Yalniz kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.

II

Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.

Özdemir Asaf


Yalnızlık Paylaşılmaz

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün’de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Özdemir Asaf

Murathan Mungan Yalnız Bir Opera

Murathan Mungan Yalnız Bir Opera şiiri
Yalnız Bir Opera Murathan Mungan

Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim

İmrendiğin, öfkelendiğin
Kızdığın ya da kıskandığın diyelim
Yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
Dile dökülmeyenin tenhalığında
Kaçırılan bakışlarda
Gündeliğin başıboş ayrıntılarında
Zaman zaman geri tepip duruyordu.
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
Başlangıçta doğruydu belki.
Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,
Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin.

Yaz başıydı gittiğinde, ardından,
Senin için üç lirik parça yazmaya karar vermiştim.
Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.
Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
Yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından
Kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
Çerçevesine sığmayan
Munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
Lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu.

Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs.
Seni bir şiire düşündükçe
Kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi
Uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.
Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük
Usulca düşüyordu bir kağıt aklığına,
Belki de ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.
Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha.
Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi?
“Eylül’de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen” notunu buldum kapımda.
Altına saat:16.00 diye yazmıştın, ve 16.04’tü onu bulduğumda.
Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran zamanı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını.

Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.
Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı.
Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay,
Alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik kalmıstı.
Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış arkadaşlığımıza.
Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi
bakışıyorduk.
Sanki ufacık bir şey olsa birbirimizden kaçacaktık.
Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.
Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.
Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?

Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.
Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada
Bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek
Herşeyi bir başka aşka erteleyeceğiz.

Kış başlıyor sevgilim
Hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
Bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
Oysa yapacak ne çok şey vardı
Ve ne kadar az zaman
Kış başlıyor sevgilim
İyi bak kendine
Gözlerindeki usul şefkati
Teslim etme kimseye, hiçbir şeye
Upuzun bir kış başlıyor sevgilim
Ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.

Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak,
Yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak,
Camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak…
Böyle zamanlarda herşey birbirinin yerini alır
Çünkü herşey bir o kadar anlamsızdır
İçimizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyun
Para etmez kendimizi avutmak için bulduğumuz numaralar
Bir aşkı yaşatan ayrıntları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz
Çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığımız anlar,
Eşyalar gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar
Korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,
Çağrışımlarla ödeşemezsiniz.

Dışarda hayat düşmandır size
İçeride odalara sığamazken siz, kendiniz
Bir ayrılığın ilk günleridir daha
Herşey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkta
Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
Kulak verdiğiniz saat tiktakları
Kaplar tekin olmayan göğümüzü
Geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç
Suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
Bakınıp dururken duvarlara
Boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek,
Unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani,
Unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında
Kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
Kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibi
Yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutkunluk haline, bir trafik kazasına,
Başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye, ameliyata alınmaya
Kendimizi hazırlar gibi.

Yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi
Ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,
Ve kazanmış görünürken derinliğimizi
Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde
Bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar
O tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi
Hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar
Göremeseniz de, bilirsiniz
Hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar.

Bana zamandan söz ediyorlar
Gelip size zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından, ya da herşeye nasıl iyi geldiğinden
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.
Dahası onlar da bilirler.
Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki
hançeri çıkartmak, Yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak
kolay değildir elbet.
Kolay değildir bunlarla baş etmek, uğruna içinizi öldürmek.
Zaman alır.
Zaman alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe
çöker.
Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir.
Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.

Gün gelir bir gün
Başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
O eski ağrı
Ansızın geri teper.
Dilerim geri teper.
Yoksa gerçekten bitmişsinizdir.

Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır anlamları, önemi
kavranır.
Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır.
Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Herşeye iyi gelen zaman sizi kanatır olmuş
Saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
Günlerin dökümünü yap
Benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini
Kim bilebilir ikimizden başka?
Sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış
Bir ilişkiyi, duyguların birliğini,
Bir aşkı beraberlik haline getiren kendiliğindenliği
Yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız herşeyi bir düşün
Emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya
Şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor
Orada olmuş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
Bunlar da bir işe yaramadıysa
Demek yangından kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda.

Bu şiire başladığımda nerde,
Şimdi nerdeyim?
Solgun yollardan geçtim.
Bakışımlı mevsimlerden
İkindi yağmurlarını bekleyen
Yaz sonu hüzünlerinden
Gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim
Geçti her çağın bitki örtüsünden
Oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından
Bakarken dünyaya
Yangınlarla bayındır kentler gibiyim:
Çiçek adlarını ezberlemekten geldim
Eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların
Unuttuklarını hatırlamaktan
Uzun uzak yolları tarif etmekten
Haydutluktan ve melankoliden
Giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden
Duyarlığın gece mekteplerinden geldim
Bütünlemeli çocukluklarıyla geçti
Gençliğimin rüzgara verdiğim yılları
Gökummaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.

Bu şiire başladığımda nerde,
Şimdi nerdeyim?
Yaram vardı, bir de sözcükler
Sonra vaat edilmiş topraklar gibi
Sayfalar ve günler
Işık istiyordu yalnızlığım
Kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum
İlerledikçe…Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde
Aşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü daha şiir bitmeden.
Karardı dizeler.
Aşk…Bitti. Soldu şiir.

Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden
Daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım
Ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde
Aşk yalnız bir operadır, biliyordum:
Operada bir gece uyudum, hiç uyanmadım.
Barbarların seyrettiği trapezlerden geçtim
Her adımda boynumdan bir fular düşüyordu
El kadar gökyüzü mendil kadar ufuk
Birlikte çıkılan yolların yazgısıdır:
Eksiliyorduk
Mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim
Her otelde biraz eksilip, biraz artarak
Yani çoğalarak
Tahvil ve senetlerini intiharlarla değiştirenlerin
Birahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarında
Ağır ve acı tanıklıklardan
Geçerek geldim. Terli ve kirliydim.
Sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhum
Maskeler ve çiçekler biriktiriyordu
Linç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de…
Korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitapları
Ve açık hayatları seviyordu.
Buraya gelirken
Uzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdim
Atlarla birlikte terledim yolları ve geceleri
Ödünç almadım hiç kimseden hiçbir şeyi
Çıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için panayır yerleri…
panayır yerleri…
Ölü kelebekler…
Ölü kelebekler…
Sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim.

Adım onların adının yanına yazılmasın diye
Acı çekecek yerlerimi yok etmeden
Acıyla baş etmeyi öğrendim.
Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?
İpek yollarında kuzey yıldızı
Aşkın kuzey yıldızı
Sanırsın durduğun yerde
Ya da yol üstündedir
Oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar
Ölü yanardağlar, ölü yıldızlar
Ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı.

Aşkın bir yolu vardır
Her yaşta başka türlü geçilen
Aşkın bir yolu vardır
Her yaşta biraz gecikilen
Gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
Gözlerim
Aşkın kuzey yıldızıdır bu
Yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
İlerlerim
Zamanla anlarsın bu bir yanılsama
Ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
Yeniden yollara düşerler
Düşerim
Bir şiir yaşatır herşeyi yaşamın anlamı solduğunda
Ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
Yaşamsa yerli yerinde
Yerli yerinde herşey
Şimdi herşey doludizgin ve çoğul
Şimdi herşey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
Şimdi herşey yeniden
Yüreğim, o eski aşk kalesi
Yepyeni bir mazi yarattı sözcüklerin gücünden
Dönüp ardıma bakıyorum
Yoksun sen
Ey Sanat! Herşeyi hayata dönüştüren.

İstanbul – 1987

Murathan Mungan Şiirleri

Murathan Mungan yazıları
Murathan Mungan sözleri
en güzel Murathan Mungan şiirleri

Bıçak

Yere düşürülen bir bıçak sesi
Kristali tuzla buz olmuş gözlerinin
biliyorum ay kanatıyor
ne zaman sussak geceyi
Kendini benim yerime koy
Oğul öksüzü babalar yerine
Susmayalım. Bıçak uyuyor kelimelerin kalbinde

Kanlı bir şerbet gibi akar dururdu
İpeği ikiye bölen kılıçların ağzı
Bir biz inmedik suya
Kaç mevsimin yağmuru buruştu elimizde
Örtülü çarşılarda ölümü tebdil ettik
uzak durduk kabzasına çağıran intikamdan
Bir biz inmedik suya
Kendini benim yerime koy
Oğul öksüzü babalar yerine
Susuyorum. Ölülerim uyuyor kalbimde

Bana Zamandan Söz Ediyorlar

Gelip size zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.
Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,
öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak,
sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle
yeniden kucaklaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla
başetmek, uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.

Zaman
Alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar
dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir
yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız.
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.

Gün gelir bir gün
başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
o eski ağrı
ansızın geri teper.
Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten
Bitmişsinizdir.

Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır
anlamları, önemi kavranır. Bir zamanlar anlamadan yaşadığın
şey, çok sonra değerini kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı
halini alır.
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır.

Necip Fazıl Kısakürek Anneme Mektup

Necip Fazıl Kısakürek Anneme Mektup şiiri

Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.

Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.

Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim

Necip Fazıl Kisakürek

Dünyadaki En Güzel Şiirler

Dünyanın En Güzel Şiiri
En Güzel Şiir

İşte dünyanın en çok ödül alan şiiri…

Eğer yeniden hayata başlayabilseydim;
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
İlkinde olmadığım kadar neşeli olurdum,
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik asla sorun olmazdı.
Daha fazla risk alırdım hayatta.
Daha fazla seyahat ederdim.
Daha çok güneş doğuşunu izler,
Daha çok dağa tırmanır,
Daha çok nehirde yüzerdim.
Daha çok görmediğim yere giderdim.
Daha az bezelye ve doyasıya dondurma yerdim,
Gerçek sorunlarım olurdu, hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardanım ben.
Elbette mutlu anlarım oldu ama,
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkındamısınız bilmem.
Hayat budur zaten:
Anlar sadece anlar.
Sizde anı yaşayın.
Heryere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan
Gitmeyen insanlardandım ben.
Eğer hayata yeniden başlayabilseydim;
Yanımda hiç bir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlk baharda pabuçlarımı fırlatır atar,
Ve sonbahar bitene kadar çıplak ayaklarla yürürdüm.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım daha olsaydı, eğer.
Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…
Ölüyorum.

Jorge Luis Borges
Çeviri Can AKIN

19 Mayıs Şiirleri

19 Mayıs Şiirleri

19 Mayıs Şiirleri Güzel

19 Mayıs 1919

Büyük komutan Atatürk
Ankara’dan çıktı yola
Vatanı kurtarmak için
Samsunda verdi mola

Yıl 1919 19 Mayıs idi
Amacım mola değil
Vatanı kurtarmak dedi

Aldı arkasına milleti
Kovdu yurdumuzdan
Düşman denen illeti

Düşmanı döktü denize
Vatanı emanet etti bize
19 Mayıs bayramı biz gençliğe
Atamızdan en büyük hediye

—————————–

19 Mayıs

Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.

Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.

Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.

Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.

Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.

———————————-

19 mayıs

Bin dokuz yüz on dokuz,
On dokuz mayısında,
ATATÜRK`ÜM Samsun`da,
Millete seslenmişti.

Tarihte bir lekesi,
Bulunmayan milletin.
Bundan önce seması,
Kararıp islenmişti.

İşte bu kara günde,
Bu sisi silmek için,
Atatürk`üm Samsun`dan,
Millete seslenmişti.

————————————

19 mayıs şiiri

Yıl 1919 Mayıs’ın ondokuzu
İşgal altında ülkem dağıtılmış ordusu.
Anadolu perişan şimdi gözler yollarda,
Bandırma vapuruyla Atam azgın sularda.

Karadeniz hırçın kız Karadeniz dalgalı
Bir yürek çırpınıyor vatanına sevdalı.
O yürekle değişti milletimin kaderi.
Kölelik olamazdı yaşamanın bedeli.

Bir güneş doğuyor bak Samsun ufuklarından!
Bir ışık yükseliyor o kapkara sulardan.
Öyle muhteşem bir nur ki ulaşıyor semaya,
Yeniden hayat verdi o nur Anadolu’ya.

Samsun’da atan yürek Erzurum’dan duyulur.
Bebelerin sütüyle Türk ordusu kurulur.
Havza,Erzurum, Sivas kurtuluşu müjdeler.
Vahdettin, Damat ferit hani şimdi nerdeler?

Milletin iradesi Ankara’da buluştu.
Bu ne güzel bir haber bu ne muhteşem muştu.
Artık zafer yakındır yakındır güzel günler.
Sakarya, Kocatepe top sesleriyle inler.

İzmir’in kurtuluşu düşmanın sonu oldu.
Yurduma göz koyanlar kanlarında boğuldu.
Şimdi anıyor millet ecdadını şükranla.
Gerekirse tarihi yazarız yine kanla!

——————————-

alıntı

19 Mayıs En Güzel Şiirleri

En Güzel 19 Mayıs Şiirleri,

19 Mayıs Şiirleri,

19 Mayıs

Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.

Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.

Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.

Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.

Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.

19 MAYIS

Yol aldın hırçın Karadeniz’de
Umuda ve geleceğe doğru
İnandı sana Türk milleti
Ve uyandı derin uykusundan
İşte bak! geliyor ardından

Başlattığın bir savaştı
Esaretten özgürlüğe,
Karanlıktan aydınlığa ve…

Bir sözün yetti,
İnançla doldu yürekler
Adımlar uygun adım
Yürüyüş başladı Samsun’dan

19 Mayıslar kutlanıyor, kutlanacak
Atam, bu yürüyüş hiç durmayacak

19 MAYIS

Bir gemi açıldı Bandırma’dan Anadolu’ya,
Bir haber salındı Samsun’a, Bolu’ya,
Afyon’a, Sakarya’ya, bozkır içinde Kulu’ya,
Bağımsızlık meşalesi tutuşturuldu 19 Mayıs’ta.

Sömürüye, gericiliğe dur denildi,
Topraklarımıza göz koyanlar bir bir yenildi,
Demreler, Çanakkaleler, nice şehit erler anıldı,
Mustafa Kemal Samsuna çıktı 19. Mayıs’ta.

Savaştan bezmiş millet yine haykırdı çoştu,
Mehmetiyle birlikte ana, bacı cepheye koştu,
Zalim düşman meydanlarda yenildi şaştı,
Türk milleti tarihe haykırdı 19 Mayıs’ta.

Doğudan batıya birer ağ örüldü,
Sana yapılan haksızlık, zulüm görüldü,
Bunca kahpeye bir bir hesap soruldu,
Kurtuluş savaşına adım atıldı 19. Mayıs’ta.

Mustafa Kemal gerçek yolu çizdi
Türkiye’nin yarınlarını bir bir sezdi
Tarih onu altın harflerle yazdı
Açılan yaralara su serpildi 19 Mayıs’ta

Bağrı yanık yağız yüzlü erler,
Özgürlük uğruna koyuyordu serler,
Buna cihanda görülmemiş olay derler,
Türk yeniden şahlanmıştı 19 Mayıs’ta.

Porsuk’ta, Sakarya’da su kanlı aktı,
9 Eylül, İzmir’de düşmanı denize döktü,
Türk genci senin eşin, emsalin yoktu,
Yıktın engeli, aştın dağları 19. Mayıs’ta.

Bir devir battı, bir güneş doğdu,
Tüm milleti neşe, sevinç boğdu,
Haksızı haklı yine kovdu,
Biz barışı kurduk 19. Mayıs’ta

Atam; emaneti senden aldı Türk genci,
Kendin eşsizsin, her sözün inci,
Tüm dünyaya sen verdin bu bilinci,
Cehalete karşı and içtik 19 Mayıs’ta.

Kemalist Türkiye’yi kurduk Anadolu’da,
Atatürkçülük’tü uygarlığa giden yoluta,
Bizim için yalandı, sağıda, soluda,
Biz yeniden uyandık 19 Mayıs’ta.

Ey Türk genci! bu gün senin günün,
Sen yaptığın işle hep öğün,
Türk evladısın yoktur senin sonun,
Sonsuzluğa el uzattın 19 Mayıs’ta.

Ondokuz Mayıs

Özgürlüğünün sevdası, yakıp dururken onu,
Dehası cesareti getirdi mutlu sonu.
Yeniden hayat verdi, yorulmuş bedenlere,
Sönmez bir ışık ordu ardından gidenlere.

Küçücük bir adımla değişti kaderimiz,
Mutluluğa dönüştü, bitmeyen kederimiz.
Taşıyorken Atayı Bandırma bir gururla,
Korkunç bir savaş verdi denizde dalgalarla.

O masmavi gözleri dalarken ufuklara,
Çoktan yelken açmıştı, gemisi umutlara.
Ardı sıra bir avuç, yürekli vatansever,
Kimisi gür silahlı kimisi dua eder.

Yürek yürek birleşti tek vücut oldu millet,
Elbet böyle olacak yakışmaz bize zillet.
Adım adım hedefe, yürürken kutsal birlik,
Toplandı Anadolu, yeniden doğdu dirlik.

İstiklal savaşımız, işte o gün başladı,
Silahtan yoksun ordu dağda taşta kışladı.
Gece gündüz demeden, kutsal savaşımızda,
Birer birer yok oldu haçlılar karşımızda.

Zafer ancak kendine inanlara koşar,
Kendisine güvenen, aşılmaz dağlar aşar.
İşte böyle sevdayla kucaklandı hürriyet,
Gazi ve şehitlere kuruldu Cumhuriyet.

Ey büyük Türk gençliği! emanet artık sende,
Onu koruyacaksın can durdukça bedende.
Dik durun, çok çalışın, onlarla gururlanın,
Tüm dünya devleriyle, yarışa hazırlanın.


19 MAYIS

Gençlik şölenimiz var,
Yurdumun dört bucağında.
Meşaleler yanıyor,bandırma vapurunda.
Güneş doğuyor,o güzelim Samsun’un ocağında…

Denizler artık dar geliyor,
Zalim düşmanların yaptıkları,ar geliyor.
Bakın; bakın enginlere,
Mustafa Kemal’imiz geliyor…

Yeşeriyor artık umutlarımız,
Şenleniyor artık otağımız evimiz.
Bakın; bakın,enginlere…
Mustafa Kemal’imiz geliyor

19 MAYIS

Coşuyor Karadeniz,
Çarpıyor yüreğimiz,
Açıldı Türk’ün önü,
Bekliyor Ata’yı
19 Mayıs günü.

Ata’m Samsun’a çıktı,
Yumruklarını sıktı,
Kurtuluşa hız oldu.
Savaştı içte, dışta,
Dünyaya yıldız oldu.

Samsun’a Yolculuk

Samsun toprağında bir büyük lider
Limana yanaştı yaşlı gemiyle
Millete bir ümit millete önder
Çıkmıştı karaya tüm heybetiyle

Umut taşımıştı yaşlı gemiyle
Yürekler dolusu Anadolu’ya
Yürüdü vakarla tüm görkemiyle
Yeniden hayat verdi yorgun orduya

Samsun böyle bir gün hiç görmemişti
Altın harfler ile yazdı tarihe
Böylesi bir yiğit hiç girmemişti
Yetmez kelimeler sığmaz tarife

Vatana sevdalı bayrağa âşık
Yiğitler toplandı ayak izinde.
Doğmuştu Samsun’a en parlak ışık,
Bulunmaz böylesi tüm yeryüzünde.

Anlaşıldı artık aşkın kuvveti,
Yürüdü ardından sormadı niçin.
Asaletli kandan Türkün kudreti,
Yarıştı vatana can vermek için.

Kazım Karabekir ve Fevzi Paşa,
Sırt sırta Ataya destek verdiler.
Böylesi başlandı kutlu uğraşa,
Dünyaya yiğitlik dersi verdiler.

19 MAYIS

19 Mayıs günü,
Yaşıyor kalbimizde,
Atatürk güneş gibi,
Her zaman içimizde.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan Türk gençleri.

Ülkü verir, hız verir.
Bize 19 Mayıs.
Yurdumuzu kurtaran,
Ata’yı unutmayız.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

19 MAYIS GENÇLİK MARŞI

Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var…

Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
Bir emanet taşırız, Ata’mıza söz verdik.
Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak…

Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı…
Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi…

Evde Dambıl Hareketleri

Dambıl Hareketleri Evde

Evde Dambıl Hareketleri Resimleri

1. Bir çift dambıl alıp ince bir sehpaya uzanın. Dambılları kaldırıp başınızın üstünde, kollarınız gergin bir şekilde tutun. Avuç içleriniz birbirlerine bakıyor olsun.

2. Dirseklerinizde omuzlarınıza kadar olan bölümü oynatmadan, ağırlığı indirin.

3. Kollarınızı düzleştirerek, ağırlığı yeniden başlangıç pozisyonunuza döndürün.

1. Bir çift dambıl alıp, bacaklar omuz da genişliği kadar aralayın. Dambıllar her iki yanınızda, avuç içleriniz birbirlerine bakıyor olsun.

2. Dirseklerinizi oynatmadan ağırlıkları mümkün olduğunca kaldırın.

3. Ağırlıkları yavaşça indirerek yeniden başlangıç pozisyonunuza dönün.

alıntı

Can Yakan Sözler

Can Yakan Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Can Yakan Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Can Yakan Sözler
Can Yakan Sözler

Can Yakıcı Sözler

Değer verdiklerin değerini bilmiyorsa, kendini daha fazla değersiz etmeyeceksin! Hepsini bir kalemde sileceksin.

Bir köpeğin dostluğu daha iyidir; bir dostun köpekliğinden.

Yoluma çıkma sakın çarparım, bana şekil yapma sakın kalbini kırarım.

Canımı yakan gidişlerin değildi zaten canımı alan o zifiri karanlık sözlerindi.

Tek derdim yalnızlık bebeğim, tek sebebim sensin sevdiğim…

Yalnızlık kimine güzel kimine göre özel, sana sevgiyi verdim artık ne özelim nede tüzelim.

Kimileri vardır aşkın en yücesine lâyıktır, kimileri vardır aşkın en yücesini versen de aşağılıktır.

Can yakan sözlerin parçaladı bedenimi şimdi canım yanmaz artık alıştırdın beni.

Hayata gülecek mecalim kalmadı zaten hayat tokat atmıştı seneler önce şimdi yine sayende hayat beni tokatladı..

Sevmişim bir kere gönül söz dinlemez ne çare? Seni sevdim işte ben o gün bittim.

Ey aşıklara mekan olan koca dünya sen döndükçe ben ağlayacağım insanlara aşıklara uzaktan bakacağım.

Azraile meydan okuduğum bu hayatta canımı aldın azraile bırakmadın, şimdi canımı istiyorum yarınlarımı geri ver bana!

Sana güvenerek çıktım acı hayatın yoluna sana inanarak başladım can yakan sözler hayata inanmaya yine benim canımı aldın hayatın ortasında!

Seni sonbahar rüzgarlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum..

Hayatım sessiz bir film gibi oyuncular var ses yok hepsinin sesini kıstım kendim yaşayacağım hayatımı artık kimseye ne el nede bel bağlayacağım.

alıntı

Büyüleyici Sözler

Büyüleyici Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Büyüleyici Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Büyüleyici Sözler
Büyüleyici Güzel Sözler,


Yaşamak Değil Benimkisi, Kuru gürültüler içinde geçen bir zaman benim hayatım, ne aşk kaldı ne sevgi içimde bir büyü bekliyorum gelsin beni bulsun diye..

bir şiir bahçesi olmak isterim kalbinde her şiirimde sen ol her kafiyede senin adın olsun sen sadece benim büyülü sözlerim ol sen sadece benim ol sevgilim.

yazı Beklerken Kışları yaşadım içimde iLk Baharı Beklerken Hep Son Baharları Yaşadı bedenim Şimdi Seni Bekliyorum yeniden gel yeniden içimdeki dünya dönsün Süresizce.

Bir Değil Bin Acı OLsada önümde Senin için Çekerim Bir Değil Bin öLüm Olsada senin için giderim yeterki Büyülü Aşkımız Bozulmasın Bu Büyü Hayatımızdan hiç Çıkmasın Aşkım Sen Hep Benim Bende Senin Olayım Bu Güzel Dünyada.

Bir Rüya Değilsin Sen Benim için Yalan Olan Dünyada 1 gerçeksin içimde, Sen teksin Kalbimde Bu Can Seninle, Sende Kalbimde Yaşa Ölümüne Biriciğim..

nihayet geldi beklediğim hayat sonunda buldu benide güzel bir aşk ben seninle gülerim hayata ne olursa olsun bu büyülü hayatı bir seninle yaşarım aşkım..

çok güzel geliyor hayat seninle bana, bütün güzellikler sanki seninle varoluyor o anda, senmisin etrafı güzelleştiren yoksa aşkımızmı etrafı büyüleyen biriciğim benim..

Zerre kadar Korkum yok Artık öLümden Sadece tek Korkum Sensiz Olmak Sensiz Bir Hayatı yaşamak Sensiz Bir gerçek hayat istemiyorum yalanda Olsa Seninle Yaşamak istiyorum Bu Hayatı Birtanem.

Aşkımın Zirvesinde kimse ulaşamaz bize bizim sevgimiz ne kötülüklere nede karamsarlıkları barındırıyor içinde bizim dünyamızda bir sen varsın birde senin kurduğun büyülü bir dünya var içimde aşkım seviyorum seni.

vakitsiz gelen ayrılıklarla değil senin sözlerine ağladım gece boyunca, bırakıp gitmene değil giderken yüzüme bile bakamamana darıldım saatlerce, Şimdi öLümüne Seviyorum Seni O büyülü gülüşünle

Yarım kalan kalbimi Tamamladın Hayata yeniden Başlattın beni Sakın durdurma bu büyülü hayatı yaşamak istiyorum yaşamın içinde sadece sen ol istiyorum birtanem tek gerçeğim..

yetim kalmış bir çocuk gibiydim hayatta tuttun çıkardın beni benliğimden aldın kendine, şimdi o güzel dünyanda yaşıyorum hayatı doyasıya biriciğim.

Yalan Değil gerçeği Gördüm Sende, Sevgiyi Değil Aşkı Tattım Yalansız Kalbinde.

Terk Edilme Sözleri

Terk Edilme Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel Terk Edilme Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Terk Edilme Sözleri
Terkedilme Sözleri
Terk Edilme Sözleri Kısa

Terkettin beni kaderimle başbaşa oturup ağlarım ikimizin şarkısı çaldığında.

Terk edilmiş bir kazazedeyim hayatta ne anılarım teselli eder beni nede umutlarımda yaşattığım aşkımız gelir geri.

Beni yalan bir sevdaya terk ettin sende o yalan sevdanla yalan olursun tek dileğim!

Yalan değil gerçekten sevdim seni hayal değil yaşadıklarımız birer gerçekti, anılara saygın yok terk edişin bitirdi beni.

Git yalanların içinde kaybol terk ettin ya beni beter ol umarım beni terk ettiğin gibi senden terk edilirsin.

Seni özledim sevgi dolu umutlarımı özledim geceleri adını sayıklamayı özledim ama beni terk edişini hiç düşünmedim.

Kalıcı gönlüm bir ümit senden habersiz bekler, belki insafa gelirsin yeniden kader ikimize güler, terk etme sevgimizi ayırma kalplerimizi!

Yolumu çizdim artık sensiz gidiyorum terk edilmişlerin dünyasına, hüzün keder hepsi bende, sen anlamazsın seveni gülüp geçersin eskisi gibi.

Seni ben hayatıma yazdım ama şimdi yoksun hayatımda terk edip gittin beni umutlarımla.

alıntı

Can Alıcı Mesajlar

Can Alıcı Mesajlar

Tugbam sitesinde en güzel Can Alıcı Mesajlar sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Can Alıcı Mesajlar
Can Alıcı mesajlar kısa
Can alıcı sözler facebook

Canımı Yakan Gidişlerin Değildi Zaten Canımı Alan O Zifiri Sözlerindi..

Sevgiye Koşarak umutları bir bir yakalayarak gittiğim hayatımı gidişlerinle bitirdin Sadece Canımı Değil Benide Benden Aldın…

Azraile meydan Okuduğum Bu hayatta Canımı Aldın Azraile Bırakmadın, Şimdi Canımı iStiyorum yarınlarımı geri Ver Bana!

Sana Güvenerek Çıktım Acı Hayatın Yoluna Sana inanarak Başladım Hayata inanmaya Yine Benim Canımı Aldın hayatın Ortasında!

Seni Sonbahar rüzgarlarına Bırakıyorum Yaktığım Canımı Yeniden Hayata Hazırlıyorum Sensiz Yaşamak Hayata Yeniden Başlamak iStiyorum..

Hayatım Sessiz bir fiLm gibi Oyuncular var Ses yok Hepsinin Sesini Kıstım Kendim Yaşıyacağım Hayatımı Artık Kimseye Ne el Nede Bel Bağlıcam..

Sayende Kirlenmiş Dünyam iLe bıraktın Beni Şimdi Yeniden Kuruyorum Düzenimi Canımı Yaktığın Anılara Gülüyorum ve Sana Lanet ediyorum..

Bir Gecenin kör kuyusunda Kalbimi Elime Aldım, Sadece Sana feryadım Sadece Sana Beddualarım Canımı Aldın Kalbimi Parçaladın..

Hayata Gülecek Mecalim Kalmadı Zaten hayat Tokat Atmıştı Seneler önce Şimdi Yine Sayende hayat Beni Tokatladı..

Sevmişim Birkere Gönül Söz Dinlemez Ne Çare? Seni Sevdim işte ben o gün bittim..

Eyy Aşıklara Mekan oLan Koca Dünya Sen Döndükçe ben Ağlayacağım insanlara Aşıklara Uzaktan Bakacağım..

Musalla Taşıma Yinede Adını Yazdırcam Seni nekadar Sevdiğimi Gör Ve kendinden Utan Senin için Neler Yaptığımı Ve Yapacağımı Anlaman için..

Bu Dünyaya Sevmek Sevilmek Ve Ekmek için Geldik Ekmeği Bulduk Ama Sevmek Sevilmek Bizi Ekmeğimizden Etti.

Güzel Maziiler yaşandı Bitti Nostalji Gibi Esti Geçti Şimdi Sağ Elimde ilK Mektubun Var Sevgilim Sol Elimde iSe intehar Sebebim..

Ziyan Olan Zamana Bakıp Ağlıyorum Canımı Zaten Aldın Şimdi Sadece Kendime Ağlıyorum.

Sana Derdimi ANlatsam Kabusların Olur Sana Sevgimi ANlatsam içine dert Olur Bu yüzden Suskunluğum Bu Yüzden SevgiLiye Susuzluğum..

Harikalar içinde yaşamak vardı seninle anıları paylaşmak vardı şimdi bir şişe biraya mahkum ettin beni vicdansız.

Alkoliksin Dediler Sebebini Sormadılar, içiyorsun Dediler Neden Demediler, Bunlar Aslında Gerçek Aşkı Görmemişler…

Uyumak haram Oldu Sözlerin Bedenime Dolandı Soğuk Gecelerin Sabahında Sıgaramla Paylaşırım Anılarımı…

Vefasız Sevgili Sana feryatlarım Sen Sevmek Nedir bilirmisin gerçek Sevgiyi içinde bulabilirmisin? Sen Sadece Kendini Düşünen Adi Birisin!

Aşk Acısınıda öğrendik Bu Saatten Sonra Sevmekmi Kaldı Hayatımızda? Canımızı Aldırlar Sonunda Sevmek yok Birdaha!

Gül Gibi Kokan tenine Aldandım Güzel Gülüşlerine Yakalandım Sahte Sözlerine inandım şimdi Acılarla Savaşıyorum Anılarımla Beni Bıraktın.

Sana Aşk Değil Dert Lazım Sana Sevgi Değil Acı Lazım Sana Seven Değil Seni Harcayacak Biri Lazım Ozaman Akıllanırsın Sen.

Ne Dostuma Güvenir Oldum Bu Hayatta nede Sevgilime Hepsi Vuruyor Arkandan Günün Birinde Lanet olsun hepsine..

Bu Dünyada Akılda Kalıcı tek Şey Anılarımız oLmuş Yalandan Kullandığımız Sevgi Sözleri oLmuş gerçek ise yerin Altında Bekliyor Bizi…

Yalanda Olsa Seviyorum Seni, Bu hayat Yalan Ama Gerçek Aşkı Bulurum Sonunda Bu Dünyada Gerçek Sandığım Aşklar Yalan Olsada, Yalan Dünyada gerçek Aşkı Yaşıcam inanıyorum Buna.

Gözyaşlarına Aldanacağımı Sanıyorsan Boşuna Ağlama Sözlerinle Güleceğimi Sanıyorsan Boşuna Konuşma Bitti Artık herkez Kendi Yoluna..

Can ALıcı Mesajlar Söyleme Bana Zaten kalbimi Aldın Ellerinin Arasına Lütfen Sana Olan Sevgimi Bir anda parçalama..

Nefesim Tükendi Sayende inancım Kalmadı Hiç Bir Sevgiye Sende Yalan rüzgarı oldun Kalbimin önünde Sanada Güle Güle..

Sen Sözlerimde Değil Yanımda Hiç Değil! Sen Sözlerimde Değil Dümyamda Yoksun Artık Kapat git Anıları!!

Barış Mesajları

Barış Mesajları

Tugbam sitesinde en güzel Barış Mesajları sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Barış Mesajları
Kısa Barış Mesajları
Barış Mesajları Sözleri

Barış içinde Kalsın Ellerimiz Ayrılık Görmesin Gözlerimiz Ben Seni Seviyorum Barışmanı Bekliyorum.

Sana Sevgi ve Barış Dolu Duygularımla geliyorum belki Çocukluk Yaptım Af diliyorum Aşkım Barışalım hadi

Kırılan kalplerimizi Barışarak telafi Edelimmi bebeğim?

Barışmak istiyorum Yeniden hayata geçmek istiyorum Birtanem.

Barışarak Acımasız hayatın üstüne Ve Ayrılıkların üstüne Barış imzası Atmaya Nedersin bebeğim?

Hadi gel Tut Çek Beni Ayrılıkların içinden Al Barış Dolu kalbine Sar Beni Sımsıkı Barışa Susadım Aşkım..

Barışmak için bir ışık bekliyorum hadi vakit kaybetmiyelim aşkım seni yalnız seni istiyorum..

Affetmek büyüklüktür Aşkım Affet beni Barışalım hadi Güldür Ağlayan Yüzümü

Kalbimi kırsanda, Kalbimin içinde Barış Çığlıkları Atıyor Senden Başkası Bu kalbimdeki yarama Merhem Olamıyor Ne olur Barışalım Aşkım

Büyük Umutlarımı kırma Ne olur Hadi Barışalım Sevgimiz için büyük bir Adım Atalım.

Barışmak için ilk Adımı benden Bekleme Kalbinin Sesini dinle Adımlarınla Sesini Dinlet Kalbime!

Seni Severken Yüzünü Görememek üzüyoru Beni Barış Dualarıyla Yalvarıyorum ALLAH ıma Ne Olur Affet Beni Birtanem Hadi gel Barışalım..

Gel Eskisi Gibi Olalım Affet Beni ne Olur Hadi Barışalım

Ben Seni Asi kalbinle Hırçın Duygularınla Sevdim Barışmak için Sana feryat Etmeyi Sevdim bebeğim hadi gel barışalım Eskisi gibi Olalım.

Barış Dolu bir Yıl geçirmek istiyorum Seninle Kavgalar Hüzünler istemiyorum Anılarımda Sadece ikimiz Olalım Mutlu Olalım Acımasız hayatta!

Barış ve Mutlu Bir Hayat istiyorum Seninle Ayrılıkların Olmadığı kalplerin Kırılmadığı hayatı paylaşmak istiyorum Seninle Bebeğim..

Hayatıma Barış getirdin Mutluluk getirdin hayatıma renk getirdin Hayatıma Yeniden beni getirdin Seviyorum Seni bebeğim barış Dolu meleğim..

Hayatta 3 Dileğim var Sen, Mutluluk ve Barış Başka Birşey istemiyorum Hayattan..

Bir ip Yumağı yapalım Dertleri üstünü Barış Duygularımızla Bağlayıp Kimsenin göremeyeceği Kadar uzaklara götürelim ve orda imha edelim dertleri barışlar kalsın hayatımızda.

Bir Yanda Ayrılıklar Bir Yanda Barışlar Bırak Şu Ayrılıkları Gel Barışalım hayatım..

Sevmek Affetmektir Sevmek Anlamaktır Sevmek gerektiği Zaman Barışmak için yeşil ışık yakmaktır hadi Sevdiğini Göster Beni.

Seviyorum Seni Seni Seviyorum Seviyorum Barışı barışları Seninle Seviyorum.

1 Dua Ediyorum Adı Barış bir insanı Seviyorum Adı Duygusuz Bir dilek diliyorum Barış Dolu yıllar geçirmek istiyorum…

Hüzünlü Mesajlar

Hüzünlü Mesajlar

Tugbam sitesinde en güzel Hüzünlü Mesajlar sizler için hazırlandı
. Buyurun Hüzünlü Mesajlar

ümitlerimi Çaldın benden Artık Duymuyorum Dünyanın Sesini..

SEVGI BESTESININ NOTLARINI TUM INSANLARIN YUREGINDE HISSEDECEGI, HUZUNLERINIZIN DOSTLUKLARLA SILINECEGI, UMITLERINIZIN HIC BITMEYECEGI, SAGLIK, MUTLULUK VE BASRI DOLU BIR YILI SEVDIKLERINIZLE IRLIKTE GECIRMENIZ DILEGIYLE. NESE DOLU BIR YIL GECIRIN…

Her yolun açık olucağı huzur mutluluk dolu bir dünya istiyorum çokmu?

SENİ SEVMEK BELKİ ÖLÜM BELKİDE DİRİLİŞ GURURLUYSAN AŞKI AŞIKSAN GURURU UNUT AĞACA DAYANMA KURUR İNSANA DAYANMA ÖLÜR EN UZAK MESAFE BİRBİRİNİ ANLAYAMAYAN İKİ KAFA ARASINDAKİ MESAFEDİR

Belki Bir gün Mutluluklar içinde sana seviyorun Derim 🙁

HUZUN BIR YILDIZ KADAR UZAK, MUTLULUK GOZ BEBEGIN KADAR YAKIN OLSUN UMUTLARIN GERCEK, GERCEK MUTLULUKLARIN SONSUZ OLSUN…

ister çek git istersen yeniden sev bu kalp senin herzaman!

nerdesin birtanem nerdesin sen gelmiyorsan bari sesin gelsin mahkum etme beni sensizliğe yaşayamam…güneş erken batıyor sen yoksun diye geceler alışkın değil sensizliğe ben ben değilim sen gittin gideli nerdesin birtanem nerdesin şimdi

Sana bensiz Bir hayat vermek istemiyorum ben seni seviyorum senin beni sevdiğin gibi..

BIR UCURUMUN ONUNDEYIM BIR ADIM ATSAM UCACAGIM HAYALLERIMLE GOKYUZUNE, KARISACAK GOZ YASLARIM BIR GARIP HUZUNE, BIR TEK PISMANLIGIM KALACAK GERIDE SENI SEVDIGIMI SOYLEYEMEDIM YUZUNE…

Gözyaşlarımla Suluyorum Artık Anılarımı özlüyorum Anılardaki hayatımızı!

KAYBETTİM KÜÇÜK YAŞTA BABAMI KİMSE SİLMEZ YANAKLARIMI YAKAN GÖZYAŞLARIMI KADER İSTEDİ ONLA AYRILMAMI NE GELİR ELDEN EYY ZALİM FELEK….!!!!!! \”\”\”BABAM SENİ ÇOOK ÖZLEDİM

Gülsen 1’kere yüzüme yeniden başlarım seninle seviyorum seni desen hüzünleri üstümden atarım inadına.

GECE MIDIR INSANI HUZUNLENDIREN, YOKSA INSAN MIDIR HUZUNLENMEK ICIN GECEYI BEKLEYEN? GECE MIDIR SENI BANA DUSUNDUREN YOKSA BEN MIYIM SENI DUSUNMEK ICIN GECEYI BEKLEYEN…

Yarınlarımı Bugünlerimle Değişmek istiyorum yarınlarımda seni bekliyorum..

hayat bana yine yalan söyledi tam buldum sandığım aşkımı herşeyimi çaldı benden neden ben tanrım şuaz sevmesini öğrenemedim hep kaybetmeye mahkummu bu yürek ağlamaya gözlerim gülmek nedir bilmedim bu sevdaya düştü düşeli yüreğim ne yaptıysam dinmedi bu acı hep kaldı bende eserinizle övünün şimdi yalan sevdalarım

Belki Biraz Sevseydin beni herseye daha sıcak bakardık Yada Seninle Daha farklı yaşardık Sevgimizi.

HUZUNLERI KARLARA YAZDIM, GUNES CIKINCA ERISIN DIYE, SENI KALBIME YAZDIM ORADAN HIC SILINMEYESIN DIYE

umursamazlıklar içinde bıraktın beni ümitlerimi kırdın hayallerimi yıktın şimdi mutlusun galiba..

Aşk lisede edebiyat defterinin arkasına karaladıgım şiirler kadar saf degil artık….

Hüzünlerimi Yolluyorum Sana nasıl bir durumda olduğumu gör hisset, belki taş kalbin yumuşar.

BAZeN KAR NASIL HAZIN YAGAR BILIRSIN KURSUNI BIR GOKYUZUNDEN AGLAMAKLI ISTE OYLEYIM, KAPKARAYIM BU GUN GEL EN HUZUNLU, EN DOKUNAKLI SESINLE…

Bana gel derken gülüyordun şimdi git derken yüzüme bakmıyorsun bunun adı ayrılık olsun

İÇİMDE ÖZLEMİ BİTMEDEN DAHA GÖNLÜMÜ KEDERE BIRAKIP GİTTİ NE HOŞÇAKAL DEDİ NEDE ELVEDA YABANCILAR GİBİ BIRAKIP GİTTİ BIRAKIP GİTTİ GİTMESEYDİ ONUN KULU OLURDUM ÇİĞNEYİP GEÇTİĞİ YOLU OLURDUM BİR ÖMÜR AŞKIYLA DOLU OLURDUM NE YAZIK BUNLARI BİLMEDEN GİTTİ

okadar anıyı bıraktım geride hüzünlerimi sildim ama seni düşündüğümde hüzünlenir gecelerim sevdim seni bir kere artık adın hüzün çiçeği..

RUZGAR ACI ACI ESERKEN YUZUNDEN OKUNUYORDU HUZUN! HANI BIR GUN YAZARIM DEMISTIN YA, YAZARSIN DIYE BEKLIYORUM…

Sen Benim Artık derdimsin Senin ismin Hüzünlerim Anıların Kederim oldum Bırak beni yeter Bukadar Hüzünlü iLgi!