Archive for the ‘Genel’ Category

Yosun

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Gecenin en uç yerinde bir kadın
Örer saçını köpüklü mermere
Parmakları ucundan tutar karanlığın
Ve ömür uzanır bilinmez yere

Saçlarından tuttum gecenin
Yüreğimde ne korku ne keder
İçimde sonsuzluğu bu sevginin
Baktım yüzüne dünyalar değer

O ölüm ötesi kaygılarınla
Bir sevgi kulesidir erişilmez için
Kuru bir dal korkunun uzanışı
Ve ürkek bir tavşan gibi gözlerin

Çıkardım kalbini ay ışığına
Yıkandı acının en derin izi
Belki taş altında kemik ve kül
Bilinmez korkunun karanlık yüzü

Deniz yıllarca besler kalbinde
Sonsuz çırpınışlarını bir arzunun
Duyulur kayanın yeşil dilinde
Bitmeyen açlığı o ilk yosunun

Mustafa Miyasoğlu

Liseli Kız

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız…

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
‘Seni seviyorum’ derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi…

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş…
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

Yavuz Bülent Bakiler

Sevgi

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Nasıl söylesem bilmem,
Ve anlatsam ne ile?
Bu öyle bir duygu ki
Gelmez kaleme, dile…
Sen varsın bakışımda,
Her nefes alışımda,
İçimde ve dışımda,
Günahlarımda bile!

Gözümde, hayalimde
Hiç sorma ki neler var…
Sendedir ufukları
Ve ancak sana kadar…

Dünyayı iki şeyden
İbaret bilirim ben;
Biri, her şey olan sen!
Biri, sen olmayanlar!

Enis Behiç Koryürek

Aşk Şiirleri 3 Kıtalık

Cuma, Haziran 22nd, 2012

3 Kıtalık Aşk Şiirleri


En Güzel Aşk Şiirleri 3 Kıtalık

Sen ve Ben


Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin
Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin
Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım
Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin

Hikaye

Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

Edip Cansever


Hala Koynumda Resmin

Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hâlâ koynumda resmin

Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Hâlâ koynumda resmin

Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın “merhaba” demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Hâlâ koynumda resmin


AŞKIM

Seni seviyorum aşkım
Her ne kadar sana anlatamasamda
Seni seviyorum

Sen de beni sevdiğini söylüyorsun
Korkuyorum aşkım
Sana inanmaktan korkuyorum

Sonu nasıl olacak sanıyorsun ki
HHer ne kadar sevdiğimizi söylesekte
Engeller var aşkım

AŞKIN TARİFİ

Mevsim sonbahar

Hafif yağmurlu bir günün akşamı
Yıldızlar parlak
Meydan okuyorduk adeta
Geçip giden zamana

Şavaşıyoduk sanki
Hep birlikte olabilmek adına
Sevgimizin aşkımızın adına
Nasıl anlatılabilirdi ki başka
Bu aşkın tarifi

Nasıl yaşanırdı acaba
Bundan daha görkemli, daha gösterişli
Titreyen iki bedende, tek yürek
Soğuktan üşüyen ellerimiz

SENİ SEVİYORUM AŞKIM

1 Kıtalık Aşk Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Aşk Şiirleri 1 Kıtalık



1 Kıtalık Aşk Şiir Örnekleri


Özlem Bitti

Sona erdi fırtınalı günlerim
Özlem rüzgarları çiçek açtı, gel
Doğdu özgürlüğün ısındı içim
Özlem taburları çiçek açtı, gel

Seni Seviyorum

Sana baktığımda nedense içim ısınıyor
Güneşin bile ısıtamadığı bu kalbi,beni ısıtıyosun
Bilmiyorum şuan nerdesin
Belki gezip,tozuyosun ama şunu unutmaki
Yakında benim güneşim olacaksın

***

Demek ben suçluyum bir tek sen haklı
Ben zalim bir düşman sense zavallı
En güzeli alıp beni asmalı
Beni affetmedin affetmiyceksin

***

Zorlama kendini veda etmeye
Zorlama gözünden yaşlar dökmeye
Mecbur değilsin birşey demeye
Hiç bir şey demeden gidebilirsin..

****

Seninde gözlerin ıslanır bir gün
Hele bir ümidin kırılsın da gör
Ne yaşama arzun ne aşkın kalır
Kurduğun hayaller yıkılsın da gör

****

Dumansız bir yangın başlar
Amansız bir deprem kopar
Yıkılır kalırsın bir dağ olsan da
Hele bir sevdiğin terketsin de gör
Bu koca dünyayı yakasın gelir
Eski resimleri yırtasın gelir
Bütün aynaları kırasın gelir
Sırtına bir hançer vurulsun da gör

***

Adımın önünde adın yazılı
Resmimin yanında resmin basılı
Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
Hasretin kanıma girdi girecek

****

Hangi mahkum çekmiş böyle işkence
Asmalı mı dersin bu kalbi sence
Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece
Sensizlik kanıma girdi girecek

****

Aldığım her nefes sana yazılı
Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı
Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı
Hasretin kanıma girdi girecek.

***

Sevmeyi bilemedin
Sevilmeye hakkın yok
Gün sayıp beklemedin
Özlenmeye hakkın yok!
Sevdamla coşmadın ki
Dağ deniz aşmadın ki
Umutla koşmadın ki
Kavuşmaya hakkın yok!

****

Aşk nedir bilmedin ki
Sevildin sevmedin ki
Mutluluk vermedin ki
Mutluluğa hakkın yok

***

Aşk nedir bilmezdim
Aşk boş iş deeer geçerdim
Ben sevmeyi öğrenemedim
Bana sevmeyi öğrettin

Döndüm Aşık Veysel Orhan Veli ye

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Bahar rüzgarları eserdi, o bukleli saçlarında,
Ben sana hasret kaldım, bak bu mayıs akşamında,
Gözümden öpme derdim, bir tanem ayrılık olmasın diye,
Sen gidince bak ben döndüm, aşık Veysel, Orhan Veli ye.

Bak daha dondurman bitmemiş, yarım kalmış son cümlen,
Yine yalnız kaldım kalmadı, beni tek bir teselli eden,
Bakırköy sahilinde dinlerdikya çığlık çığlığa,
Martı seslerini, yine seni sordular bu gün.
O… Vefasız unuttumu bizleri, unuttumu seni.

Oysa şimdilerde özlemeyi öğrendim,
Sen unuttuğundan beri,
Saatleri ayrılığa kur, özlem sirenleri hep çalsın,
Kalkınca gönül limanından son gemi,
Ardından sallamayı unutma, o… beyaz mendilini,

Biliyorsun dönmez hiç bir zaman, giden bir daha geri,
Sende geç kalma kaçırma son tren i,
Bak şimdilerde uzayan raylardasın bense,
Uçsuz bucakksız deryada, unutma bunu sen seçtin,
Gerek yok artık ne figana ne feryada.

By:Oğuz Demirci

Aşk İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Aşkla İlgili Şiirler

En güzel Aşk İle İlgili Şiirler

AŞK

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

Özdemir Asaf


AKIL GÖZÜ

Seni bulmakdan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim.

Özdemir Asaf

AŞKIM GÖZLERİNDE KALDI!!!

Bir gelişin vardı, sanki kalbimi durduracaktı
Geldiğin an, sana sarılmak istedim
Ama önümde mezarım vardı olmadı
Aşkım gözlerinde kaldı

Gidişinden anlamadım gittiğini
Kokun yoktu artık tenimde
Dikkat et önündeki çukura düşme
Mezarımdır orası benim
Sen gitti
Aşkım gözlerinde kaldı

Bir gidişin vardı, yüreğimide götürdü
Sanki depremdi kalbimin en derinlerinde
Sağ elime bak…

SONBAHARDA AŞK

bir sonbahar mevsimimde
yaprakların dallarından
ellerin birbirinden ayrıldıgı
yalnızların agladıgı tanışmıştık seninle
yalmızikimiz vardık sanki

ikimiz yaşıyorduk yer yüzünde
sanki buharlasıp bulut olduk gök yüzünde
saatlerce sen benim gözüme baktın
ben senin gözüne
gözlerimle konuşmuştuk adeta

umut dolu sevgi dolu yaklaşmıştık birbirimize
ayrılan sevgililer misali
boş ümitler vaadetmedik
konuşmadan sessizce
sadece sevgi sevgi istedik
sonbahar da aşıklar gibi

BİR AŞK SAYFASI
Şimdi hatırımda iri,mavi ama sıcaklıktan yoksun bakışları
Kulaklarımda aşkımın ruhumu günaha çağıran ağrı akışları

O şimdi yeni başka bir aşka koşmaya başlar
Akıtacak gözyaşım artık kalmadı arkadaşlar

Ben her gün her gece arınık bir sevgi büyütürken ona
O’ysa sebepsiz boş yere bir ayrılık sundu aniden bana

Hicran yaşama sevincimi alıp götüren bir sel oldu
Sevdiğim ’n’olur gel’ diyeceğim anda bana el oldu

Ansızın ocakta ayrıldı anılar ruhuma sarıldı
Mutluluklar ona, acı burukluklar bana kaldı

BU AŞKIN ADI HASRET OLDU
Yokluğun özlemini biledi bir bıçak gibi
Yollarda dolaştım kimsesiz gibi
Özlemin büyüdü bir çığ gibi
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu

Keşke demicem bu sefer diyemicem
Ne keşke diyecek bi sewgiydi bu
Nede sen bir keşkeye sığabilirdin
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu

Yol ayrımı bu yaşadığımız şimdilerde
Yalnızız artık bu koskoca ewrende
Mutluluk ayrılmasın yanından ömrünce
Sen gittin ya
Bu aşkın adı hasret oldu
Sen gittin ya
Ben yarım kaldım…

AŞK
Süzülerek akar boş yüreğime,
Işıklı gözlerin nur bakışları.
Kanatlanır uçar hoş dileğime,
Sineme saplanan yar bakışları.

Yeşeren gönlümde ateş közledim.
İçimdekileri elden gizledim.
Görmedim rüyada nasıl özledim?
Dantele işledim zar nakışları.

Ağaç gövdesine ismini kazdım.
Kıyıda kumsala resmini çizdim.
Adına şiirler ezgiler yazdım.
Gene çare olmaz var akışları.

Ben bir onu sevdim başka bilmedim.
Ağladım yaşımı açık silmedim.
Kader böyle imiş çok da gülmedim.
Eritti bitirdi nar yakışları.

Öznur Karaman

Seni Düşünmek
Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum…

Nazım Hikmet Ran

Birisi

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi Akgün

AŞK BENİM MABEDİMDİ..

Aşk sağ yanımdı
Aşk bir omuzdu yaslandığım
Aşk yanında ağladığım
Gittin bitti…

Aşk küçük çocuktu içimde
Aşk aldığım soluktu
Aşksız ellerim soğuktu
Gittin bitti…

Aşk gözyaşımdı
Aşk senle doğmam

AŞK ŞARKISI

Ellerini ver, öpeceğim,
Binlerce el içindeyim,
Şu beyaz çizgilerden gideceğim.
Ellerini ver, ellerini…
Seni öldüreceğim.

Gözlerinden gireceğim,
İçinde yer edeceğim.
Sana oradan sesleneceğim;
Ellerini ver, ellerini…
Seni öldüreceğim.
Özdemir Asaf

SAÇLARIN
Saçların omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi
İçinde ezgin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi

Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer
Gözünün değdiği yere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gönlümün şimdiki duygusu gibi

Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın
Kararan gözlerin buğusu gibi

Necip fazıl kısakürek

Aşk İki Kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol Behramoğlu

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

Attila İlhan

Yegane varlık

Cuma, Haziran 22nd, 2012
Öyle özledimki,
Güzel gözlerini,
Yanlış anlama,
Sakın sözlerimi.

Uğrunda almışım ,
Göze ölümü,
Korkuyorum canım,
Yokmu çözümü.

Korkuyorum canım,
Zaten hayatta tek korkum,
Sensiz kalma nın,
Vereceği sonsuz işkence.

 

Seni seviyor özlüyorum,
Seni kaybetmekten korkuyorum,
Şu dünyada beni mutlu eden,
Yegane varlık sensin.

By: Oğuz Demirci

Seni seviyorum

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Seni seviyorum, nedensizce seviyorum ,
Seninleyken benliğimi anlıyorum,
Hayatın bir anlamı oluyor,seviyorum çünkü,
Sende kendimden birşeyler buluyorum.

Ah O! Gözler uğruna neler, neler vermezdim,
Yalnız beni görsünler diye,
Hele O! Ellere bir de diyet verirdim,
Beni, yalnız beni sevsinler diye.

Ya O! Dudaklara ne demeli,
Kahreden O! Dudaklar değilmi,
Öpülesi kan kırmızı dudaklar,
Onlara can feda, Seviyorum demeselerde.

Dünyalar benim olurdu inan,
Kalbinde bir parçacık, yerim olsaydı,
Hayatımın son günü bile,
Yine seni severdim, O! Kalp beni unutsada.

By: Oğuz Demirci

Acı Aşk Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Aşk Acısı Şiirleri

Aşk acısı çekenlere Şiirler

Acıyı Katık Ettim

Seninle yaşadığım
Senli günlerim nerde?
Onu da mı götürdün?
Sensizlik var kaderde.

Yoksun,bırakıp gittin
Öksüz kaldım ben sensiz
Sensizlik yıktı beni
Çekip gittin nedensiz.

Kaderimiz bu değil
Boyun eğme kadere
Uğraşıp çabalayıp
Bulalım buna çare.

Sensizliği atalım
Bak yolunu gözlerim
Yokluğun iyi değil
Her gün seni özlerim.

Dön geri gel artık
İnan yoruldum bittim
Dayanacak gücüm yok
Acıyı katık ettim.

Acılı günler

Karanlık çökerdi gözlerime ağlardım
İnan seni bulmak için bütün ömrümü harcadım
Yazık bana gençliğime doyamadım
Bu sonbaharda sana yalvardım

Beni bana bırakırken açtın yara
İlacım sensin ne olur inan bana
Belki ahmağım tutturmuşum bir dava
Ne olur beni affet bu sonbaharda

Dermanı yok dizlerimin gelemem
Her şey sende inan ki göremem
Kaderime küskün bir ömür bu
İnan senden başkasını sevemem

Acı sözlerine de razıyım
Ne olur konuş benimle
Bir iki damla göz yaşı
Her şey kaderimde
Böyle bir ömür yaşamaktansa
Çek vur beni öldür de kurtulayım sensizliğimden
Titrersem namerdim,Yeter ki ya affet ya da öldür beni

Kendimi zincirlere vursam nafile
Sensiz saydığım geçen bu kaçıncı kafile
Bir güneş doğsa ufkum da sensizliğime çare
Yüreğim dağılır olur pare pare

Dereler bile hiç durmayan akışta
Beni hüzünlerimle hep baş başa bırakışında
Girdiğim bu bitmez yarışta
Ne olur beni affet bu son bakışta

Ağlayıp Durdum

“boğdum pençeleşerek günlerle gecelerle
gönlümün isyanını ağır işkencelerle…”

Ben bu sevdadan ne çektim sorma
Her akşam her sabah ağlayıp durdum
Gönlü daldan dala dolaşan bir vefasıza
Her gün her gece yalvarıp durdum

Silecek sandım gözyaşlarımı
Bilecek sandım gönül yaramı
Sonunda alıp umutlarımı
Diyardan diyara dolanıp durdum

Ne o geldi bana ne ben unuttum
Ne o sildi gözyaşımı ne ben kuruttum
Onu istedikçe kalbim, göğsüme vurdum
Her gün her gece ağlayıp durdum

Önemli Aşk Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Önemli En Güzel Aşk Şiirleri

Önemli Aşk ve Sevgi Şiirleri

Hikaye

Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkiyalar basardı.
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!

Benim doğduğum köylerde
Şimal rüzgarları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi,
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!

Cahit Kuleli

Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

Cemal Süreyya

Sevgi Duvarı

Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat–sevicileri
Derdim gülüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi

Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
Çöpçülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi

Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

Can Yücel

Mavi Gözlü Dev

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

Nazım Hikmet

Üçüncü Şahsın Şiiri

gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka’dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarının ucunu yakardın
kipriklerini eğer bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım

Atilla İlhan

Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

Edip Cansever

Hala Koynumda Resmin

Sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
Sımsıcak konuşurdun konuşunca
Hâlâ koynumda resmin

Dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
Sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
Hâlâ koynumda resmin

Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın “merhaba” demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Hâlâ koynumda resmin

Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
Hâlâ koynumda resmin

Ve hâlâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin

Ahmet Telli

Meşhur meçhul aşk

Cuma, Haziran 22nd, 2012
Bir insan ne zaman sevgiye,olan inancını yitirirse,
İşte o!an,hayata dair umutları yıkılır,
Hayalleri söner, yaşama isteğini kaybedip avare yaşar,
Kendini dipsiz bir boşlukta görür.

Hele birde bir insanın sevgisini yitirmişse,
Dünya ona zindan olur hayatı mecburiyet,olarak yaşar.
Zamanla kalbi taşlaşır kolay kolay kırılmaz,
Ama yinedemaziyi anmadan duramaz.

Karşılıksız sevgi acıların demi,aşkını kalbine gömer,
Asla bir daha kimseyi sevemez,
Sevsede içinde hep ya beni sevmezse,
Korkusu tüm sevgisini kemirir.

Sevgi işte O!!! Dağı deldiren,çöllerde viran edip gezdiren,
Paylaştıkça artan arttıkça kendine bağlayan,
Duyguların en güzeli tutkuların en büyüğü,

Ölçüsüne terazi vurulmaz meşhur meçhul aşk.

By:Oğuz Demirci

 

İyi Geceler Aşkım Şiir

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İyi Geceler Aşkım Şiiri
İyi Geceler Aşkım

İyi Geceler Aşkım

Mutsuzluktan kıvranacağımı,
Gözüme uyku girmeyeceğini bile bile,
Uzanıyorum şu kahrolası yatağıma.
Ağlamaktan ıslanmış,
Gözyaşı kokan yastığama,
Koyuyorum dertli başımı.
Ve tüm olup bitenleri gizleyen,
Derdime ortak olan yorganımı,
Bir kefen misali çekiyorum üzerime.
Sabahımı düşünmek bile istemiyorum,
Güneş görmeye hasret kalmış bu odada,
Sonsuza kadar uyumak istiyorum.

Biliyorum yarınımın mutsuz olacağını,
Biliyorum yine bu yastığın ıslanacağını,
Yine bu yorganın bana ortak olacağını,
Biliyorum hepsini yaşamışçasına.

Korkuyorum bir gün gelecek,
Yastığımda ıslanmak,
Yorganımda dinlemek istemiyecek beni,
Ben o günün ne zaman geleceğini de biliyorum.

İyi Geceler Sevgilim Şiir

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İyi Geceler Sevgilim Şiirleri
Yeni İyi Geceler Sevgilim Şiirleri


İyi Geceler Sevgilim

Sen uyu
Bana bırakarak sessizliği
Suretinin kahrına yaş döksün gözlerim
Sen uyu
Düşlerinle sarmaş
Uykusuzluğun yürüyüşleriyle pullansın kirpiklerim
Sen uyu
Ben aşkı çekerim ben aşkı sererim
Senden bir sofracık da kahır içerim
Çatlayıncaya kadar kalbim
Budur ey sevgili aşk dediğin
İyi geceler sevgilim
İyi geceler


İyi Geceler Sevgilim

Yanıyor seher yalnız buz kesmiş sokaklar nedense
Tek sen söndürebilirsin, eğer yanan bu bedense

Her nefes zehir olur çekerim içime içime
Gözlerim nehir olur dökerim içime içime

Ay vurur sarhoş, donuk damlara
İsmini yazarım buğulu camlara

Bir ben gezerim şair şair kaldırımlarda
Şiirler yazarım sana dair kaldırımlarda

uyanma sakın naralarımı duyup da
bölme rüyalarını bana uyup da

sen meleklerin söylediği şarkıyı dinle
bedenim olmasa da kalbim seninle

iyi geceler sevgilim…

İyi Geceler Sevgilim

Sana söylemek istediğim çok şey var,kimseye söyleyemem

Sadece sana..

Sana tüm kalbimi açabilirim,

Seni kalbimin en derin odasına saklar,

Dışardaki tüm kavgalardan sakınırım..

Seni oranın sahibi yapar,

Bütün hücrelerini sana adarım

Seni senden çok severim..

Her gece sana dalmadan önce,

Bütün damlalarını avcumda toplar,

Öpüp sana uçururum..

Gözlerimi kapatıp sanki yanımdaymışsın gibi sarılırım,

Sen kalbime dokunursun sonra…

O zaman ben uçurumun en sonuna gelirim,

Tam düşecekken sen yakalarsın..

Başımı göğsüne koyarsın,

Güzel gözlerinin içinden bembeyaz şarkılar dökülür saçlarıma..

Her hıçkırışımda beni daha çok kalbine sararsın,

Bense daha çok isterim,daha çok ağlarım..

Ama gülerim aslında,,

Beni o kadar çok sev ki bitanem,

İçimdekinin hangimizin kalbi olduğunu anlayamiym derim..

bunları söylerken kirpiklerin düşer,

üstüme ışıktan kum taneleri saçılır..

bütün gecemi onlara bularım..,

Bulutun üstünde uyusan,

O bile incinmez kıpırtılarından..

Bütün uykularım senin olsun,

Yeter ki bi kerecik yanımda uyandığını göriym’

İyi geceler sevgilim

İyi Geceler Sevgilim

Soğuk bir gece, buz ellerim.
Sana yazmak için başımı öne eğdiğimde farkettiğim ayağımdan usulca düşen çorabım.
Üzerime yalnızlığı sindirdiğin yedinci gün,
Bu yedinci günün yedi gecesinde sana karaladığım bu yedinci kağıt.
Aramızda bir şehir sevgili.
Biliyor musun amacına ulaşamadın, izin vermedim.
Seni bir kere daha sevindirmedim.
Beni uzaklaştırmak istediğin duygularla sevişiyor aklım.
Bugün odamın duvarlarını incelerken, sol duvarımdaki çatlağı fark ettim.
Belki bir gün yıkılır da duvarlar burada kalırım ne dersin?
Gerçekten mutlu musun?
Aklım seninle beraber terk etti beni,
Elimde değil ve bunlar normalde değil,
Biliyor musun sokağa çıktığımda aklıma gelmiyorsun,
Bu boş odamın sessizliği, iticiliği, karanlığı seninle eş,
İki gündür çıkmıyorum evimden her şeyi boşladım,
Bunu neden yapıyorum bilmiyorum,
Elim telefona gidiyor arada bakıyorum da halimi soran bir sen yoksun.
Her şeyim tam da, bir akıldan birde senden yoksunum,
Her gece kulağımda o şarkı,
Beyin uçlarım sana hakim olmuş durumda,
Sızıyorum rüyalara…
Sabah kalktığımda ise sokakta “yağmur” sesleri,
İçim ne kadar haykırsa da gel diye:
Hazmedemiyorum benden gittiğin gece ona dönmeni,
Gece üç buçuk uyumadın biliyorum,
Çok düşüncelisin sevgilim inan böylesi en iyisi,
Belli olmuyor mu?
İyiyim gerçekten, gelmene de gerek yok!
Diyemiyorum ki sana “dön geri”
Hangimiz suçluyduk? Yada hanginiz suçlusunuz?
Korkusuna yenilen sen mi?
Issız gecelerde seni zevklerine kurban eden sevgilin mi?
Neyse uyumak istiyorum artık,
Gözlerimin altı mor, zaten pek bir şeyde yemiyorum.
Her gece bir bardak sen tok tutuyor benliği,
Uykularımı bağışladım sana tek çare kalem kırmak,
Bak sana ilk yalanımı söylüyorum; iyiyim ben.
Neyse iyi geceler sevgilim.

İnsan bazen

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İnsan bazen hayatta küçükte olsa,
Tutunacak bir dal arıyor.
Yaşamak için bir umuda,
Başını yaslayacak bir omuza, ihtiyaç duyuyor.

İnsan bazen hayatından beziyor, bunalıyor,
Kendi ipini kendi çekesi geliyor.
Hayata da isyan ediyor,
Kendine de,bir sürü sorular soruyor

İnsan bazen kendini ifade edemiyor,
Acılara kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Mutluluk kağıda kolay dökülmüyor,
Yazdıkça kelimeler kaleme dolanıyor.

İnsan bazen sevgi arıyor ilgi arıyor,
Tam birilerini buldum diyor!
Bu hayatta, beni bir kaç kişi anladı;
Onlarda yanlış anladı…
By: Oğuz Demirci
27-02-2012

Komik aşk şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

en komik aşk şiirleri

Komik Aşk şiirleri kısa

Komik Azerice Aşk Şiiri

Sen meni sev, men seni sevem..
Sen menin için yan..
Men senin için yanim duduşam..
Glasik eşk neyse onu yaşayah..

Ya da sevme haberin olmasın..
Men sana sevdalanıp dolaşam..
Platonik eşk neyse onu yaşayah..

Sevdada oturah, yiyah içah..
Elele olah, gan kusah..
Tombilik eşk neyse onu yaşayah..

İstersen sevdadan kendimi kesim..
Sağımı solumu doğrayım biçim..
Psikopatik eşk neyse onu yaşayah..

Eyle sevek ki gara sevda olah..
Araplara benzeyen gapgara olah..
Gara eşk neyse onu yaşayah..

Yalan söylemeyeh hep doğru diyah..
Beraber oturah beraber yiyah..
Realist eşk neyse onu yaşayah..

Birbirimize türkü söyleyah, mizildiyah..
El ele tarlalarda, bostanlarda gezah..
Romantik eşk neyse onu yaşayah..

Kediyi, gudiği sen diye sevim..
Sen de horozi, guligi men diye sev..
Sembolik eşk neyse onu yaşayah..

El ele tutuşip kendimizi elehtriga verah..
Zangir zangir tityeyah, ölmeyah..
Elektronik eşk neyse onu yaşayah..

Ahırlarda, komlarda buluşah..
Tezek agalahlarinin dibinde oturah..
Otantik eşk neyse onu yaşayah..

İçimde Bir Çiçek Tomurcuk Açıyor

Cuma, Haziran 22nd, 2012
Sen güneş gibi gönlüme,

En yüce duygularla girdin ufuktan,

Nadide bir çiçek gibi,

İçime kokunla sarhoşluk verdin.

Seni düşünüyorum bir tanem,

Ellerin ellerimde göz göze,

Veremem seni kimselere, aşığım delice,

İçimde bir çiçek tomurcuk açıyor,

Yaşıyorum sevginle ölüm yokluğunda,

O! Masum bakışın tatlı tebessümün,

Rüyalarımı süslüyor sensiz gecelerimde,

Ufuklarımı süslüyorsun,gündüzlerimde,

Memleket gibisin her an kalbimde.

By:Oğuz Demirci

”Sen içimdeki sevda tomurcukları oldun,

umut oldun, yarınım oldun.”

Söyle Bir Tanem

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Sitem etme öyle,
Geçen yıllara,
Kalbinde acılar,
Gözlerinde nem.
Boş yere yıkıldı,
Bizim aşkımız,
Kim kimi terk etti,
Söyle bir tanem.
Hani ben ölsemde,
Aşkım yaşardı,
Hani gözlerinden ,
Sevgim taşardı.
Hani kalbin yalnız,
Bana koşardı,
Kim kimi unuttu,
Söyle bir tanem.

Hakkı Yalçın

Cenap Şahabettin Aşk Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Cenap Şehabettin ve Şiirleri
Cenap Şahabettin Şiirleri‎ aşk

SENİN İÇİN

Sesin işler gibi bir şuh kanat gamlarıma
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma

Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken
Koklarım ellerini gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi

Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hıraman görsem
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dalgın dursan

Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede
Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu
Genç eder ufkumu hülyalarımın genç kokusu;
Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?

Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun
Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,
Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam
Ruhum, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhumsun

HAKİKAT-I SEVDÂ

Bir şüphe-i hissiyye ile dalgalanır dil;
Bir heykel-i gül-rû dikilir kalb üzerinde;
İnsan bütün ahzân ü meserrâta muâdil
Bir tatlı dönüş hisseder âvâre serinde

Her cevf-i hayâtî, sevilen şeyden ibaret
Bir lem’a-i nev, şa’şaasıyla eder ihfâ;
Bir berk arkasından ederek ömrü temâşâ
Bin müddet için göz kamaşır İşte muhabbet!

Pek boştur o his, lakin o boşlukla dolar dil;
Âfâk-ı hayatiyyedeki cevfi o örter;
Herkes hep o boşlukta arar bir tutacak yer
Pîrâmen-i ömründeki girdâbâ mukâbil

Sevdâya mukabil duyulur rûhta her gâh
Bir def-i pey-â-pey ile bir cezb-i pey-â-pey;
Bir istiyor insan onu, bir istemiyor, âh
Sevmek bile doğmak gibi, ölmek gibi bir şey!

Dünyaca Ünlü Aşk Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Dünyaca Ünlü Aşk Şiirleri
Dünyaca Ünlü Aşk Şiiri

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

Attila İlhan

**************************

Seni Düşünmek

Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum…

Nazım Hikmet Ran

*******************

Aşk İki Kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol Behramoğlu

***************************

Birisi

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi Akgün

******************************

Birisi

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda

Nahit Ulvi Akgün

**************************

alıntı